SAĞLIK
5 saat süren mikro operasyon başarıyla tamamlandı: Kendi dokusuyla hayata tutundu 13 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:18:27 Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, kanser nedeniyle memesi alınan bir hastaya, kendi dokusu kullanılarak mikro cerrahi yöntemle yeni meme oluşturuldu. Şehirde ilk kez uygulanan bu operasyonla, hastanın karın bölgesinden alınan doku damarlarıyla birlikte göğüs bölgesine nakledildi. Rahatsızlığı nedeniyle Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvuran hastada gerçekleştirilen operasyon iki aşamalı olarak tamamlandı. İlk olarak genel cerrahi ekibi tarafından gerçekleştirilen işlemin ardından, Plastik Cerrahi Uzmanları Dr. Muaz Zuhurlu ve Dr. Emre Berkay Zeyrek devraldı. Yaklaşık 5 saat süren operasyonda, "serbest doku aktarımı" adı verilen mikro cerrahi yöntemi uygulandı. Operasyon kapsamında hastanın karın bölgesinden alınan doku, mikroskop altında damar bağlantıları yapılarak göğüs bölgesine taşındı. Uzmanlar, hastanın kendi dokusunun kullanıldığı bu yöntemin, yapay materyallere oranla vücutla daha uyumlu ve kalıcı sonuçlar sunduğunu ifade etti. Yaşam kalitesini artırıyor Uygulanan yöntemin meme kanseri sonrası rehabilitasyon sürecinde ve hastanın yaşam kalitesinin artırılmasında önemli rol oynadığı belirtildi. Sakarya’da ilk kez gerçekleştirilen bu mikro cerrahi müdahalesinin, bölgedeki benzer durumdaki hastalar için bir tedavi alternatifi oluşturması hedefleniyor. Hastanın sağlık durumunun iyi olduğu ve takip sürecinin devam ettiği öğrenildi.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:08 "Yapay zekanın tesellisi tehlike saçıyor, muhakeme yeteneğini bloke ediyor" Uzmanlar, yapay zekanın insan beynini bloke ederek muhakeme yeteneğini zayıflattığı ve yanlış yönlendirmelerle bireyleri intihara kadar sürükleyebileceği uyarısında bulundu. Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elif Yöyen, yapay zekayla kurulan duygusal bağın sosyal izolasyonu derinleştirdiğini ve insanın problem çözme yeteneğini körelttiğini belirtti. Yapay zekayı arkadaş olarak kullanan gençlerin sosyal olarak kendini izole etmeye meyilli olduğunu belirten Yöyen, yapay zekanın özellikle gençler üzerinde bilinçsiz kullanım sonucunda büyük hasarlara yol açabileceğini vurguladı. "Yapay zeka bize hükmetmeye başlıyor" Değişen toplum yapısıyla beraber insanların yalnızlaştığını ve çözümü yapay zekada aradığını belirten Yöyen, "İnsanoğlu yalnızlığa tahammül edebilen bir varlık değildir. İnsan beyni sosyal bir varlıktır. Dolayısıyla insanlar bu sosyalleşme ihtiyaçlarını yapay zekayla sohbet ederek gidermeye çalışıyorlar ve tabii ki oradan aldıkları küçük tavsiyelerle de hayatlarına yön vermeye çalışıyorlar. Fakat bu tavsiyeler aslında kişilerin kendi gerçekte küçük de olsa sorunlarında, problem çözebilme becerilerini azaltıyor. Kız arkadaşınla kavga ettiysen ona bir çiçek al ve özür dile. Oldukça robotik davranmaya başlıyoruz ve yapay zeka bize hükmetmeye başlıyor. Bu anlamda insanın problem çözme ve düşünme, muhakeme edebilme süreçlerini bloke ettiği için masum bile görünse insan beynini bloke eden bu yapısıyla değersiz olduğunu düşünüyorum yapay zekanın" dedi. "Gençler neden buna ihtiyaç duyuyor" Kendini rahat ifade edemeyen ve toplumda kendilerine yer bulamayan gençlerin yapay zekayı arkadaş gibi kullandıklarını vurgulayan ve bu konuda gençlerin ailelerine ve arkadaşlarına büyük rol düştüğünü ifade eden Yöyen, "Öyle görünüyor ki yapay zekayla sohbet eden gençler daha sosyal ve ailesel ilişkileri anlamında kendini geri çekmiş. Daha sosyal anlamda izolasyonuna kendini sürüklemiş, yalnızlaşmış çocuklar. Aileler ya da onların çevresinde bulunanların buna biraz dikkat etmesi gerekiyor" diye konuştu. "Kendi kendinize terapi de yapamazsınız" Terapi uygulamasının bir uzman eşliğinde yapılması gerektiğini belirten Yöyen, "Terapi bir başka kişi tarafından size uygulanabilen bir hizmettir. Evet ağırlıklı olarak konuşma üzerine yapılmış olan bir tedavi biçimidir ama nasıl konuşacağımızı, ne zaman konuşacağımızı, ne zaman geri bildirim vereceğimizi, neyi nasıl yansıtacağımızı özel tekniklerle öğreniyoruz. Bu anlamda kendi kendine terapi diye bir şey yok. Sadece bu kendi var olan sorunlarını yüksek sesle dile getirmek ve bu sorunun varlığını kabul etmek bu konuda bir farkındalık geliştirmek olabilir" ifadelerini kullandı. Yapay zeka algoritmasının verilen bilgilerle şekillendiğini belirten Yöyen, terapi ve tedavi süreçlerinde bir uzman yönlendirilmesiyle kullanılması gerektiğini vurgulayarak, "Yapay zeka ’gel bana derdini anlat, gel bana halini anlat, ben sana teşhis koyayım ve seni yönlendireyim’ gibi bir uygulamada bulunmaz. Bu yüzden sorumluluk tamamen yapay zekayı kullanan bireyin kendisinde olması gerekiyor. Kişinin verdiği bilgilerle yapay zeka şekillendiği ve algoritma öyle yönlendirildiği için kendini doğru ifade edemediğinde yapay zekadan alacağı geri bildirimle depresyon derinleşebilir. ’Artık gerçekten hiçbir çıkar yol bulamıyorum’ diyerek insanları intihara sürükleyebilir" ifadelerini kullandı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:59 Prof. Dr. Çelik: "Obezite artık kozmetik bir sorun değil kronik bir hastalıktır" Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Sebahattin Çelik, obezitenin artık estetik bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu durumun çağın en korkutucu salgını haline geldiğini söyledi. Avrupa Obezite Günü dolayısıyla dünya genelinde ve Türkiye’de artış gösteren kilo problemleri, modern toplumların en büyük sağlık tehditlerinden biri olarak kabul ediliyor. Sadece fiziksel değil, psikososyal etkileriyle de bireylerin yaşam kalitesini düşüren obezite, küresel ölçekte bir pandemi halini alırken, uzmanlar bu durumun kronik bir hastalık olarak ele alınması gerektiği uyarısında bulunuyor. Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde yaklaşık 7 yıldır faaliyette olan Van Obezite Merkezi, bölgedeki obezite ile mücadelede lokomotif rolü üstleniyor. Günümüze kadar 2 binden fazla danışanın sağlık hizmeti aldığı merkezde, başvuranların yüzde 60’ı başarılı bir şekilde kilo vermeyi başardı. Merkezde takip edilen hastaların 200’ü ise cerrahi yöntemlerle tedavi edilerek sağlığına kavuştu. "Obezite, sadece biyolojik nedenlerle açıklanacak bir durum değil" İHA muhabirine konuşan Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Sebahattin Çelik, günümüzde obezitenin ciddi bir salgın halini aldığını belirtti. Prof. Dr. Çelik, "Günümüzde, çağımızın en önemli salgınlarından biri obezitedir. Obezite artık estetik ya da kozmetik bir sorun olarak algılanmıyor, algılanmamalıdır da. Halen estetik amaçlarla obezite tedavisine başvuran ya da bu şekilde düşünen insanlar var; ancak bu kesinlikle yanlıştır. Çünkü obezite; kanserden şeker hastalığına, tansiyona kadar birçok hastalığın ana nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Ayrıca obezite, sadece biyolojik nedenlerle açıklanacak bir durum da değildir; psikolojik ve sosyolojik yönleri olan, ’multifaktöriyel’ dediğimiz bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla bu, sadece şu ilaçla ya da şu ameliyatla düzelecek biyolojik bir problem değildir; psikolojiyi ve sosyal desteği de gerektiren, birçok bölümü ilgilendiren bir hastalıktır. Bu nedenle obeziteyle mücadele de birçok alanı kapsamaktadır" dedi. "Bu bir suçluluk durumu değil, bir hastalıktır" Eskiden insanların açlıktan vefat ettiğini günümüzde ise aşırı kilodan dolayı sağlığını kaybedenlerin sayısının daha fazla olduğuna dikkat çeken Çelik, "Bunları, obezitenin ne kadar ciddi bir problem haline geldiğini vurgulamak için söylüyorum. Öte yandan, obez popülasyondaki insanları suçlamamamız gerekiyor. Bu bir suçluluk durumu değil, bir hastalıktır. Dolayısıyla hastalıkla daha akılcı yöntemlerle mücadele etmemiz gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye genelinde obezite oranı yüzde 30-31 civarında gözüküyor. Van ilimizde de maalesef obezite yüksek oranda seyrediyor. Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde, İl Sağlık Müdürlüğümüzün de katkılarıyla 2019 yılında kurduğumuz Obezite Merkezimiz, şu anda 2 bine yakın danışanıyla aktif hizmet vermeye devam ediyor. Buraya gelen danışanlarımızın çok başarılı bir şekilde tedavi olduklarını ve verilerimize göre ciddi kilo kaybı sağladıklarını biliyoruz" diye konuştu. Obezitenin çok inatçı bir hastalık olduğunu, kilo verdikten sonra tekrar kilo almalarının mümkün olduğunu hatırlatan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kilo verip tekrar geri almak, hastaların yüzde 60’ında izlediğimiz bir durumdur. Ameliyat ettiğimiz hastalarda bile 2-3 yıl sonra bir kısmının geri kilo aldığını görüyoruz. Bu durum şunu gösteriyor: Obezite sadece mideyi küçülterek, bir hap alarak ya da bir iğne yaparak çözülecek bir konu değildir. Bu bir kozmetik sorun değil; şeker hastalığı gibi ömür boyu mücadele gerektiren kronik bir sağlık sorunudur. Şayet iyi donanımlı bir merkezde takip edilirse, hastaların tekrar kilo alma oranı azalacaktır."
Doç. Dr. Ünüvar: "KKKA’da erken tanı ve hastanın izolasyonu, destekleyici tedavilerle birlikte ölüm oranlarını azaltabilir"
20 Haziran 2025 Cuma - 15:27 Doç. Dr. Ünüvar: "KKKA’da erken tanı ve hastanın izolasyonu, destekleyici tedavilerle birlikte ölüm oranlarını azaltabilir" Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, Hastane Enfeksiyon Kontrol Kurulu Başkanı Doç. Dr. Gamze Kalın Ünüvar Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) dolayısıyla risk altında olan bireyleri uyardı. KKKA’nın Bunyaviridae ailesine ait Nairovirus cinsi tarafından neden olunan ciddi ve sıklıkla ölümcül seyreden viral hemorajik bir hastalık olduğuna değinen Doç. Dr. Gamze Kalın Ünüvar, İlk kez 1944 yılında Kırım’da ve ardından 1956 yılında Kongo’da tanımlandığını, KKKA virüsünün esas olarak Hyalomma cinsi keneler aracılığıyla insanlara bulaştığını söyledi. Hastalığın, virüsü taşıyan kenelerin ısırmasıyla ya da hasta hayvanların kan ve dokularıyla teması sonucu insana geçtiğini, sağlık çalışanlarının, enfekte hastaların kan veya vücut sıvılarıyla korunmasız teması sonucunda risk altında olduklarını kaydeden Ünüvar, "Yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, halsizlik, kas ağrıları, kusma ve ishal şeklinde başlar. İleri evrelerde ise burun kanaması, deri altı kanamaları, diş eti kanaması ve iç organlarda kanamalar gibi ciddi hemorajik belirtiler gelişebilir. Hastalığın kuluçka süresi genellikle 1-3 gün arasında değişir ama ancak bu süre bulaş yoluna bağlı olarak 9 güne kadar uzayabilir. Klinik belirtiler ve epidemiyolojik öykü ile birlikte laboratuvar testleri kullanılarak tanı konulur" ifadelerini kullandı. "Erken tanı ve hastanın izolasyonu, destekleyici tedavilerle birlikte ölüm oranlarını azaltabilir" Doç. Dr. Gamze Kalın Ünüvar, "Hastaya, esas olarak destekleyici tedavi sağlanmalıdır. Özgül antiviral tedavide ribavirin kullanılabilmekle birlikte, etkinliği tam olarak kanıtlanmamıştır. Erken tanı ve hastanın izolasyonu, destekleyici tedavilerle birlikte ölüm oranlarını azaltabilir" dedi. "Sağlık çalışanlarının korunmasında standart enfeksiyon kontrol önlemlerinin titizlikle uygulanması kritik önem taşır" Doç. Dr. Gamze Kalın Ünüvar, KKKA enfeksiyonunun önlenmesinde en önemli adımların kenelerle temasın önlenmesi, kene kovucu maddelerin kullanımı ve hastaların izole edilmesinin olduğunu, ayrıca sağlık çalışanlarının korunmasında standart enfeksiyon kontrol önlemlerinin titizlikle uygulanmasının kritik önem taşıdığını söyleyerek, "Tarla, bağ, bahçe, orman ve piknik alanları gibi kene yönünden riskli alanlara gidilirken, kenelerin vücuda girmesini engellemek veya vücuda tutunan keneleri tespit etmek maksadıyla mümkün olduğu kadar vücudu örten açık renkli uzun kollu giysilerin tercih edilmesi, pantolon paçalarının çorap içine sokulması, böcek kovucu spreylerin kullanılması, vücutta kene olup olmadığının sık sık kontrol edilmesi ve kenelerin mümkün olan en kısa sürede uygun yöntemlerle çıkarılması önemlidir. Sonuç olarak KKKA, yüksek morbidite ve mortalite oranlarıyla önemli bir halk sağlığı tehdididir. Bu nedenle, hastalık hakkında farkındalığın artırılması, erken tanı, etkin koruyucu önlemler ve eğitim faaliyetleri hastalığın kontrolü için vazgeçilmezdir" şeklinde konuştu.
İzmir protokolü, Ulukent Semt Polikliniği açılışında buluştu
20 Haziran 2025 Cuma - 15:26 İzmir protokolü, Ulukent Semt Polikliniği açılışında buluştu Menemen Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Ulukent Semt Polikliniği, Sağlık Bakanlığı’na devredilerek hizmete açıldı. İzmir protokolünün katılımıyla gerçekleştirilen açılış töreninde Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "550 metrekare kapalı alana sahip bu modern sağlık merkezimiz; uzman dâhiliye, genel cerrahi, çocuk sağlığı, kadın doğum ve aile hekimliği branşlarıyla hizmet verecek. Vatandaşlarımızın en önemli ihtiyaçlarından birini daha hizmete açmanın mutluluğu ve heyecanını yaşıyoruz" dedi. Menemen Belediyesi, ilçeye yeni bir sağlık tesisi daha kazandırdı. Daha önce Asarlık’a aile sağlığı merkezi kazandıran Menemen Belediyesi tarafından bu kez de Ulukent Semt Polikliniği’nin açılışı gerçekleştirdi. İnşaatı tamamlandıktan sonra Sağlık Bakanlığı’na devredilen tesis, 550 metrekare kapalı alanda yer alıyor ve içinde uzman dahiliye, genel cerrahi, çocuk sağlığı, kadın doğum ve aile hekimliği gibi çeşitli branşları kapsıyor. Tesiste ayrıca ilk müdahale, röntgen, laboratuvar, ultrason gibi hizmetler de yer alıyor. İzmir protokolü katıldı Ulukent Semt Polikliniği açılışına Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ile birlikte İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, AK Parti Genel Merkez Yerel Yönetimlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı, Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Berktaş, İzmir İl Sağlık Müdürü Dr. Burak Öztop ve ilçe protokolü katıldı. "Menemen’imizin sağlıkla büyümesi için var gücümüzle çalışıyoruz" Halk oyunları ekibinin zeybek gösterisiyle başlayan açılış töreninde kürsüye çıkan ilk isim, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan oldu. Başkan Pehlivan, "Bugün gerçekten çok mutlu ve gururluyum. Çünkü Menemen’imizde sağlığa attığımız yeni ve çok kıymetli bir adımı yine hep birlikte hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyorum.göreve geldiğimiz günden bu yana Menemen’de sağlığı bir ayrıcalık değil, bir temel hak olarak gördük. Vicdanı, merhameti ve en önemlisi insanı önceleyen bir belediyecilik anlayışının içinde olduk. Bu anlayışla Asarlık Aile Sağlığı Merkezimizi inşa ettik. Ardından da tesisimizi Sağlık Bakanlığımıza devrettik. Menemen Belediyemizce yaşlı ve engelli vatandaşlarımız için evde bakım, fizyoterapi, diyetisyen, psikolojik destek, pansuman, şeker ve tansiyon ölçümleri, hasta nakil gibi hizmetleri tamamen ücretsiz başlattık. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza medikal malzeme desteğinde bulunduk. Ve şimdi, Ulukent’te yükselen bu semt polikliniğiyle bir adım daha atıyoruz. Ama en büyük adımı, inşallah çok yakında hep birlikte atacağız. Evet, ilçemize yapılacak 400 yataklı devlet hastanesi için tüm altyapı çalışmalarını tamamladık. Sayın Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’ndan hastane sözümüzü aldık. Yani Menemen’imizin 40 yıllık sağlık hayalini artık gerçeğe dönüştürüyoruz. Menemen’imizin sağlıkla büyümesi için var gücümüzle çalışıyoruz." dedi. İzmir İl Sağlık Müdürü Dr. Burak Öztop da polikliniğin 5 ana branşta hizmet vereceğini belirterek, "Yatırımın gerçekleşmesine vesile olan Menemen Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz. Bu anlamlı tesisin menemene hayırlı olmasını diliyor, çalışacak ve gören yapacak sağlık personelimize başarılar diliyorum." dedi. "Pehlivan’ın hizmetlerini saymak için bir buçuk saat lazım" AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı ise, Başkan Pehlivan’ın ilçeye kazandırdıklarından övgüyle bahsetti. Bursalı, "Bu kıymetli eserin ilçemize ve hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum. AK Parti olarak 23 yılda ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ şiarıyla Türkiye’nin dört bir yanına sağlık tesisleri kazandırdık. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde her vatandaşımızın sağlık hizmetine eşit olarak kavuşması için çalıştık ve çalışıyoruz. 400 yataklı hastanemizi ilçemize kazandıracak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Bizler her ortamda Kıymetli Başkanımız Sayın Aydın Pehlivan ile ekibine, ilçemize kazandırdıkları için teşekkür ediyoruz. Belediyenin sitesinde hizmetleri okudum ve burada bu yaptıklarınızı saymak için bir buçuk saat lazım. Hizmet etmek dertlenme işidir. İzmir’de dertlenmeyenler, bahane üretenler de var. Olan da İzmir’e oluyor. Bizler İzmir için dertlenerek daha iyilerini yapacağız. Bu güzel tesisimizde sağlık çalışanlarımıza başarılar, hemşehrilerimize şifalar diliyorum." dedi. "Menemen’in 40 yıllık hayali, gerçeğe dönüşüyor" AK Parti Genel Merkez Yerel Yönetimlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ise "Menemen Belediyemiz geçtiğimiz yıl da Asarlık Mahallesi’nde Aile Sağlığı Merkezi binasını tamamlayarak Bakanlığımıza devretmişti. Bu işbirliği örneği, merkezi hükümet ve yerel yönetim uyumunun vatandaşımıza nasıl doğrudan hizmet olarak döndüğünü net şekilde göstermektedir. Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’ndan yatırımın sözünü aldık. Menemen’in 40 yıllık sağlık hayali gerçeğe dönüşüyor! Menemen’imize yapılacak 400 yataklı Devlet Hastanesi için yer tahsisi tamamlandı. Tüm altyapı hazırlıkları bitirildi. İzmir genelinde sağlık yatırımları aralıksız sürüyor. Ulukent Semt Polikliniği; AK Parti vizyonunun, Menemen’e ve İzmir’e duyduğu sevdanın bir göstergesidir." diye konuştu. "Başkan Pehlivan’a ve ekibine teşekkür ediyorum" İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban’da Kamu hizmetinde vatandaşın memnuniyetinin son derece önemli olduğunu ifade etti. Elban, "Sağlık altyapımız dünyanın gelişmiş ülkelerinin standartlarının üstüne çıktı. Bu standartları daha da yükseltmek zorundayız ki memnuniyet devam etsin. 400 yataklı yeni hastaneyi şehrin merkezine yaparken, uzakta oturan hemşehrimizin de yakınına böyle tesislerle hizmeti götürmeliyiz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sağlık konusundaki vizyonu, verdiği talimatlar ve hizmet kalitesi için kendilerine şükranlarımızı sunuyoruz. İlimiz ciddi manada bir sağlık kenti oldu. Çıtayı daha ileri taşımak için uğraşıyoruz. Menemen’de çok güzel işler ve hizmetler yapan bir belediye başkanımız var. Kendisine ve ekibine bu semt polikliniğinin yapılması konusunda teşekkür ediyorum. Bu tesisin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum." dedi. Menemen Müftüsü Mehmet Seven’in duaları eşliğinde tesisin açılış kurdelesi kesildi. Resmi açılış sonrası protokol üyeleri ve vatandaşlar Polikliniği gezdi.
İl Sağlık Müdürü Bildirici, Tepebaşı’ında sağlık hizmetlerini inceledi
20 Haziran 2025 Cuma - 14:48 İl Sağlık Müdürü Bildirici, Tepebaşı’ında sağlık hizmetlerini inceledi Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ve beraberindeki heyet, Tepebaşı İlçesi’nde sağlık hizmeti sunan mevcut tesisleri ve yapımı tamamlanan yeni sağlık merkezlerine giderek yerinde incelemelerde bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde, ilk olarak Şirintepe ve Şarhöyük Mahallesi’nde hizmet vermekte olan Aile Sağlığı Merkezleri’ne gidildi. Burada görev yapan aile hekimleri ve sağlık çalışanlarıyla bir araya gelen heyet; merkezlerin işleyişi, hasta yoğunluğu, fiziki şartları ve sunulan sağlık hizmetlerinin durumu hakkında detaylı bilgi aldı. Sağlık çalışanlarının talepleri, görüşleri ve ihtiyaçları dinlenerek, hasta memnuniyetine yönelik sürdürülebilir hizmet planlamaları konusunda karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu. Merkezlerde bulunan vatandaşlarla da görüşen İl Sağlık Müdürü Bildirici, halkın taleplerini dinleyerek yerinde çözüm üretmeye yönelik istişarelerde bulundu. Tüm fiziki şartlar yerinde incelendi Programın 2’nci bölümünde ise, yakın zamanda hizmete alınması planlanan yeni sağlık tesislerine geçildi. Bu çerçevede, Tepebaşı İlçesi’nde yapımı tamamlanan ve kısa süre içerisinde hizmet vermeye başlayacak olan Aile Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve aynı kampüslerde yer alan 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonları ziyaret edildi. Yeni yapıların mimari planlaması, iç mekân donanımı, hasta karşılama alanları, muayene odaları, laboratuvarlar ve acil müdahale bölümleri başta olmak üzere tüm fiziki şartlar yerinde değerlendirildi. "Her vatandaşımızın kaliteli sağlık hizmetine ulaşmasını hedefliyoruz" Müdür Bildirici, ziyaretler sonrası yaptığı açıklamada, sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmak ve erişilebilirliği güçlendirmek amacıyla saha ziyaretlerine büyük önem verdiklerini vurguladı. Mevcut merkezlerin hem hizmet kapasitesini hem de altyapı yeterliliğini yerinde görmenin yanı sıra, yeni açılacak merkezlerin ihtiyaçlara uygun şekilde planlanıp planlanmadığını değerlendirme fırsatı bulduklarını belirten Müdür Bildirici, "Sağlık hizmetleri süreklilik gerektiren ve doğrudan vatandaş memnuniyetini etkileyen bir alandır. Bu nedenle gerek mevcut merkezlerde sunulan hizmetlerin takibi, gerekse yeni yatırımların hayata geçirilme süreci titizlikle yürütülmektedir. Hedefimiz, her vatandaşımızın kaliteli, etkin ve zamanında sağlık hizmetine ulaşmasını sağlamaktır" ifadelerini kullandı. Mevcut hizmetlerin değerlendirilmesi ve güçlendirilmesine imkan sağlarken, diğer yandan da yakın zamanda faaliyete geçecek sağlık tesislerinin vatandaşlara en verimli şekilde hizmet vermesi adına önemli bir hazırlık süreci niteliği taşıdığı belirtilen ziyaretlerde Müdür Bildirici’ye Destek Hizmetleri Başkanı Erol Yılmaz ve Tepebaşı İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Tuzcu eşlik etti.
Muğla’da tıbbi biyokimyaya üçüncü uzman
20 Haziran 2025 Cuma - 13:34 Muğla’da tıbbi biyokimyaya üçüncü uzman Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamlayan Araştırma Görevlisi Dr. Kamil Yaşar, 19 Haziran 2025 tarihinde girdiği uzmanlık sınavını başarıyla geçerek kliniğin 3. Tıbbi Biyokimya Uzmanı olmaya hak kazandı. Uzmanlık sınavı, Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ercan Saruhan başkanlığında yapıldı. Sınav jürisinde Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Taner Özgürtaş ve Prof. Dr. Erdim Sertoğlu, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Neşe Çınar ile Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Alper Aksözek yer aldı. Dr. Kamil Yaşar’ın tez çalışması, tez danışmanı Doç. Dr. Ercan Saruhan rehberliğinde "Travmatik Beyin Hasarının Erken Tanı ve Klasifikasyonunda Serum NGAL, GFAP ve NFH Düzeylerinin Prediktif Değerinin Belirlenmesi" başlığıyla hazırlandı. Başarılı sınav performansı sonucunda uzmanlık unvanını almaya hak kazanan Dr. Kamil Yaşar, Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bugüne kadar uzmanlığını tamamlayan 258. araştırma görevlisi hekim oldu. Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi yönetimi tarafından yapılan açıklamada, "Tıbbi Biyokimya uzmanı olmaya hak kazanan Dr. Kamil Yaşar’ı tebrik ediyor, bundan sonraki mesleki yaşamında başarılarının devamını diliyoruz. Hastanemiz, nitelikli uzman hekimler yetiştirmeye kararlılıkla devam etmektedir" ifadelerine yer verildi.
Novo Nordisk ’in ‘90-100 Obezite Farkındalık Projesi’ne ödül
20 Haziran 2025 Cuma - 13:17 Novo Nordisk ’in ‘90-100 Obezite Farkındalık Projesi’ne ödül Danimarka merkezli sağlık firması Novo Nordisk, bu yıl Brandverse Awards ’ta ödüle layık görüldü. Şirketin Dünya Obezite Günü kapsamında hayata geçirdiği ‘90-100 Obezite Farkındalık Kampanyası’, Sosyal Sorumluluk ve Sürdürülebilirlik-Sağlıklı Yaşam Kategorisi’nde bronz ödül aldı. Novo Nordisk, reklam, pazarlama ve pazarlama iletişimi dünyasının en saygın organizasyonlarından biri olan Brandverse Awards 2025’te bronz ödül kazandı. Şirket, ‘Sosyal Sorumluluk ve Sürdürülebilirlik’ çatısı altındaki ‘Sağlıklı Yaşam’ kategorisinde, obeziteye yönelik farkındalık çalışmalarıyla jüri tarafından ödüle layık bulundu. 1 Nisan 2024 - 15 Nisan 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen projelerin değerlendirildiği Brandverse Awards, sektörün önde gelen isimlerinden oluşan jüri kadrosuyla, yılın en etkili marka çalışmalarını onurlandırdı. Kazananlar, projelerin toplumsal etkisi, üretici yaklaşımı ve iletişim gücü dikkate alınarak belirlendi. Yapılan açıklamaya göre, ‘Obezitede Değişimin Öncülüğü’ mottosuyla her yıl sosyal sorumluluk projelerini destekleyen Novo Nordisk ‘in Türkiye’de obezite farkındalığını artırmak amacıyla başlattığı ‘90-100’ kampanyası, kadınlar için 90 santimetre, erkekler için ise 100 santimetreyi aşan bel çevresi ölçümünün sağlık açısından kritik bir gösterge olduğunu vurguluyor. Türkiye’de 23 milyondan fazla obeziteli birey bulunmakta ve bu değerlerin aşılması, kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet ve karaciğer yağlanması gibi 200’e yakın ciddi sağlık sorununa neden olabiliyor. Kampanyanın ana mesajı: "Mezurayı Beline Sar, Çözümü Hekime Sor" Kampanyanın merkezinde, ünlü oyuncu Müge Boz’un rol aldığı etkileyici bir film yer alıyor. Film, izleyiciyi önce şık bir moda çekiminin görsel dünyasına davet ederken, hızla sağlık alanının ciddi gerçeklerine geçiş yapıyor ve obezitenin dış görünüşten çok daha öte bir sağlık sorunu olduğunu ortaya koyuyor.
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "4 yıldır ertelenen ÇÖZGER, engelli ve ilaç raporları hızlıca yenilenecek"
20 Haziran 2025 Cuma - 13:13 Sağlık Bakanı Memişoğlu: "4 yıldır ertelenen ÇÖZGER, engelli ve ilaç raporları hızlıca yenilenecek" Bolu’da 3 yeni hastanenin yapılacağı müjdesini veren Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sağlık Bakanlığı’nca Şam’da 300 yataklı Kalp Damar Hastanesi’nin inşaatı için protokoller imzalandığını duyurdu. Ayrıca Bakan Memişoğlu, geliştirilen sistemle Covid-19 pandemisi sürecinde 4 yıldır ertelenen ÇÖZGER, engelli ve ilaç raporlarının hızlıca yenilenmesinin sağlanacağını söyledi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Halk Sağlığı Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol ile birlikte Bolu’yu ziyaret etti. İlk olarak Valiliğe gelen Bakan Memişoğlu’nu, Bolu protokolü karşıladı. Valilik binasında Vali Abdulaziz Aydın’ın makamında gerçekleşen ziyarette, kentteki sağlık hizmetleri ve projelerle ilgili değerlendirme toplantısı yapıldı. Toplantının ardından Bakan Memişoğlu, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Bolu’da 400 yataklı yeni bir hastane inşa edileceği müjdesini veren Bakan Memişoğlu, 2002 yılında hizmete giren Bolu İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi için de 200 yataklı yeni bir acil durum hastanesinin yapılması hayata geçirileceğini duyurdu. Bakan Memişoğlu, Covid-19 pandemisi sürecinde ertelenen ÇÖZGER, engelli ve ilaç raporlarının güncellenmesi için MHRS sistemi üzerinden randevu alınarak bu raporların hızlıca yenilenmesi sağlanacağını söyledi. Bakan Memişoğlu ayrıca Sağlık Bakanlığı’nca Şam’da 300 yataklı Kalp Damar Hastanesi’nin inşaatı için protokoller imzalandığını duyurdu. "Bu bölgenin merkezi olan Bolu’daki iş yükünün de azalacağını öngörüyoruz" Bolu’da yapımı planlanan 3 yeni hastaneyle ilgili müjde veren Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı programımız kapsamında 49. ilimizi ziyaret ediyoruz. Biz, koruyan, gelişen, geliştiren ve üreten sağlık modelimizle daha iyi sağlık hizmeti sunmak; Türkiye’yi sağlık alanında dünyanın en önemli ülkelerinden birisi yapmak için çalışıyoruz. Bolu, sağlık hizmetleri konusunda geçmişten beri kültürü olan, tıp fakültesi bulunan ve bunu en iyi şekilde sunan illerimizden bir tanesi. Ancak fiziki yapılar olarak yenilenmeye ihtiyaçları var. Bugün onları değerlendireceğiz. Sağlık hizmet sunumunu değerlendireceğiz. Merkez İzzet Baysal Devlet Hastanemizde, yerinde inşallah 400 yataklı, çok kısa zamanda insanlarımızın hizmetine sunacağımız hastanemizi planladık, yatırımı aldık. Çok kısa zamanda da projesini bitirip, inşallah inşaatına başlayacağız. Malum, biliyorsunuz orada kadın doğum bloğunun inşaatı devam etmekte. Onun da hızlandırma sürecini yaşadık. Bunun yanında fizik tedavi hastanemizi de yeniliyoruz. Orada bir müteahhit yenilenmesi oldu. O da inşallah Temmuz’da ihalesi yapılarak sağlık hizmetlerini en kısa zamanda sunar hale getireceğiz. Bunun yanında gerçekten İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanemiz, bölgemizin en iyi sağlık hizmeti sunan; sağlık çalışanlarını ve hekimlerini çok iyi yetiştirmiş, büyük hizmetler sunan, bilim ve araştırma da yapan bir hastanemiz. Bu da bölgemize hizmet veriyor. Bu hastanemiz de zamanında, 2002 yılında hizmete sunulmuş; kapasitesini artırarak şu anda yoğun şekilde sağlık hizmeti sunuyor. Orayla da ilgili yenilenme ve yapılanma sürecini planlayacağız. En azından yakın zaman için 200 yataklı acil durum hastanesini yan tarafında planlamayı ve bir an önce de hizmete sunmak için projelendirmesini öngörüyoruz. Ama Bolu’muzun, sağlık hizmetleri anlamında altyapı olarak çok daha iyi yerlere gideceğinin buradan sözünü vermek istiyoruz. Tabii çevre illerimizdeki inşaatlarımız, hastane yapılanmalarımız arttıkça, gerçekten sağlık anlamında bu bölgenin merkezi olan Bolu’daki iş yükünün de azalacağını öngörüyoruz" dedi. "Hızlı bir şekilde rapor alması için de bir sistem geliştirdik" Covid-19 pandemisi sürecinde ertelenen çölyak, engelli ve ilaç raporlarının güncellenmesi için sistem geliştirdiklerini ifade eden Bakan Kemal Memişoğlu, "Malum, 2020 yılında bir Covid süreci yaşadık. O Covid sürecinden itibaren yaklaşık özellikle ilaç, engelli ve ÇÖZGER raporlarımızın sürelerini birer sene uzatarak 4 senedir uzatıyorduk. Bu sene yeni bir yapılanma ve planlamaya gittik. Özellikle MHRS’de bununla ilgili ayrı bir randevu sistemi geliştirdik. MHRS’ye girenler, ÇÖZGER, ilaç ve engelli raporlarıyla ilgili buradan randevu alıp, inşallah 9 ay ilaçlar için 12 ayda da ertelenen raporlarını yenileme sürecini bitireceğiz. Ve bunların hastanede özel, hızlı bir şekilde rapor alması için de bir sistem geliştirdik. Aynı zamanda biz de bu insanları arayarak raporlarının yenilenme sürecinde yardımcı olacağız. Böylece on milyona yakın insanımızın, dört senedir ertelenen bu raporlarını yenilemiş olacağız. Bu konuda da güzel bir uygulama örneği olacak. Ve insanlarımızın raporlarını bir sene içinde yenilemiş olacağız" diye konuştu. "Şam’da ve Halep’te örnek teşkil edecek iki hastanenin süreçlerini tamamlayacağız" Sağlık Bakanlığı’nca Şam’da 300 yataklı Kalp Damar Hastanesi’nin inşaatı için protokoller imzalandığını duyuran Bakan Memişoğlu, "Türkiye’de sağlık hizmetleri, sadece Türkiye’nin değil, diğer ülkelerden de insanlarımızın hizmet aldığı, aynı zamanda dost, kardeş ülkelere destek verdiğimiz bir sağlık hizmeti sunabilen kapasiteye ve Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu konuda yeteneğe sahip olmuştur. Bugün kardeşimiz Suriye’ye de sağlık hizmetlerinin yeniden yapılanmasında, Sağlık Bakanlığı olarak, Türkiye Cumhuriyeti olarak her türlü desteği veriyoruz. Şam’da ve Halep’te örnek teşkil edecek iki hastanenin süreçlerini tamamlayıp, oradaki kardeşlerimizin de iyi bir sağlık hizmeti alması için onlara desteklerimizi sunacağız. Dün protokolleri imzaladık. Çok kısa zamanda inşallah Şam’da sağlık hizmeti sunan 300 yataklı Kalp Damar Hastanesi’ni de Türkiye’deki sağlık hizmetlerinin bir yansıması olarak, oradaki insanlara sağlık hizmeti sunar hale getireceğiz" ifadelerini kullandı.
Çocuklarda bademcik ve geniz eti sorunlarına dikkat
20 Haziran 2025 Cuma - 12:59 Çocuklarda bademcik ve geniz eti sorunlarına dikkat Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Op. Dr. Mahmut Babalık, özellikle çocukluk çağında sık karşılaşılan bademcik ve geniz eti hastalıklarının, solunum ve bağışıklık sistemi üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceğine dikkat çekti. Bademciklerin boğazın her iki yanında yer alan ve bağışıklık sistemine destek olan lenfoid dokular olduğunu hatırlatan Bursa Hayat Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Op. Dr. Mahmut Babalık, "Ancak sık tekrarlayan enfeksiyonlar bu dokuların işlevini bozabilir ve bazı durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir. Tonsillit yani bademcik iltihabının genellikle viral ya da bakteriyel enfeksiyonlardan kaynaklanmaktadır. Boğaz ağrısı, yüksek ateş, yutma zorluğu, halsizlik ve boyun lenf bezlerinde şişlik yaygın şikâyetlerdir. Viral nedenliyse semptomlara yönelik tedavi yeterli olabilirken, bakteriyel enfeksiyonlarda antibiyotik gerekebilir" diye konuştu. Sık geçirilen enfeksiyonlar nedeniyle bademciklerin kronikleşebileceğini ve bu durumun ağız kokusu, sürekli boğaz ağrısı gibi sorunlara neden olabileceğini vurgulayan Babalık, "Bu gibi durumlarda tonsillektomi yani bademciklerin alınması gerekebilir. Ayrıca, bademcik taşlarının da kötü ağız kokusunun nedeni olabilir" diye konuştu. Dr. Mahmut Babalık, çocukluk çağında geniz etinin büyüyerek solunumu ve işitme sağlığını olumsuz etkileyebileceğini söyledi; "Ağızdan soluma, horlama, burun tıkanıklığı, uyku apnesi ve orta kulakta sıvı birikmesine bağlı işitme kaybı geniz eti büyümesinin belirtileri arasında yer alır. Bu durumda adenoidektomi adı verilen cerrahi müdahale önerilir. Her iki sorunun da cerrahi tedavisinin genel anestezi altında, genellikle 20-45 dakika süren güvenli operasyonlarla giderilebilir. Uygun hastalarda tonsillektomi ve adenoidektomi aynı seansta gerçekleştirilebilir. Bu, hem iyileşme sürecini hem de çocukların yaşam kalitesini olumlu yönde etkiler." Dr. Babalık, ameliyat sonrası 7-10 günlük süreçte ağrı, özellikle boğaz ve kulak bölgesinde hissedilebileceğini, yumuşak gıdalar ve bol sıvı tüketiminin bu süreci rahatlatacağını ifade etti. "Ateş, kanama ve enfeksiyon riski konusunda aileler bilgilendirilmeli ve dikkatli olunmalıdır" diyen KBB Uzmanı Op. Dr. Mahmut Babalık son olarak, "Çocuklarda sürekli tekrarlayan boğaz enfeksiyonları, ağızdan nefes alma ve horlama gibi belirtiler göz ardı edilmemeli. Erken tanı ve doğru tedavi ile hem çocukların sağlığı hem de yaşam kalitesi korunabilir" diyerek ebeveynleri uyardı.
Ankara Kalkınma Ajansı’ndan ‘Engelli ve Yaşlı Refakat Eğitimi’ protokolü
20 Haziran 2025 Cuma - 12:07 Ankara Kalkınma Ajansı’ndan ‘Engelli ve Yaşlı Refakat Eğitimi’ protokolü Ankara Kalkınma Ajansı ve Ankara İl Sağlık Müdürlüğü, ‘Engelli ve Yaşlı Refakat Eğitimi’ protokolüne imza attı. Ankara Kalkınma Ajansı ile Ankara İl Sağlık Müdürlüğü arasında engelli ve yaşlı bireylere bakım veren kişilerin hizmet kalitesini artırmak amacıyla bir iş birliğine imza atıldı. Taraflar arasında imzalanan ‘Engelli ve Yaşlı Refakat Eğitimi’ protokolü, refakat hizmetlerinin niteliğini yükseltmeyi ve bu alanda eğitimli insanlar yetiştirmeyi hedefliyor. İmzalanan protokol ile engelli ve yaşlı bireylere yönelik bakım hizmetlerinin kapsayıcı ve sürdürülebilir bir nitelikte olması hedefleniyor. Protokolün imza törenine, Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Duhan Kalkan, Ankara İl Sağlık Müdürü Ali Niyazi Kurtcebe ve diğer yetkililer katıldı. "İmzalanan proje yaşlılarımıza refakat edecek" Bu projenin yaşlılara yönelik kolaylıklar sağladığını ve onlara refakat edeceğini belirten Ankara İl Sağlık Müdürü Ali Niyazi Kurtcebe "Ankara’daki kıymetli projeler üretiyoruz, geliştiriyoruz ve bunları sahada uygulamaya koyuyoruz. Bugünkü projeyi imza altına alacağımız çalışma protokolüyle beraber özellikle yaşlılarımıza refakat edecek onların hasta refakatlerini gerçekleştirecek. Gerek yakınları olsun gerekse üçüncü kişiler olsun onların eğitimini burada bu protokolle vermeye başlayacağız. Gerçekten biliyorsunuz son yıllarda beraber hem dünyada hem de Türkiye’de hızla yaşlanıyoruz. Yaşlılıkla beraber kronik hastalık yükümüz bir taraftan artıyor. Bu kronik hastalık yükleriyle beraber de bağımlılıklarımız ortaya çıkıyor. Hastaların özellikle kendi işlerini, kendi başına yerleştiremediği, günlük aktivitelerini tek başına gerçekleştiremediği durumlarda, onların mutlaka bir refakatçi ihtiyacı oluyor. Bu gerek hastanede gerekse kendi evlerinde, kendi bulunduğu yerlerde ihtiyaçlar karşımıza çıkabiliyor. Şu anda bizim imza altına alacağımız protokolle beraber daha profesyonel bir şekilde özellikle refakatçi eğitimi, yaşlı hastalara veya hem yaşlılara hem hastalara bir yaş grubundan bağımsız olarak refakatçi eğitimi planlanmış oluyor" diye konuştu. "Bu proje Ankara’nın marka değerini artıracak" Ankara İl Sağlık Müdürlüğü ile İmzalanan protokolün Ankara’nın marka değerini güçlendireceğini belirten Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Duhan Kalkan ise, "Bu plan Ankara’nın marka derini artıracak çok önemli faaliyetleri içeriyor. Ankara’yı özellikle istihdam alanında getirmek istediğimiz noktada planın önemli hususlarından, maddelerinden bir tanesi olacak. İhtiyaçlar var, sorunlar var. Özellikle bölge planında da yer aldığı şekilde bu sorunları çözmeye yönelik adımlar atıyoruz. Cumhurbaşkanımızın da 2025 yılının ‘Aile Yılı’ ilan etmesiyle birlikte özellikle aile yönünün sağlanması ve bu konuda yaşlılarımız bizim için çok kıymetli. Engelli ve yaşlı refakat eğitimini yine Ankara’mızın en güzide kurumlarından bir tanesi olan İl Sağlık Müdürlüğümüzle birlikte hayata geçiriyoruz. İlk etapta 50 kursiyere eğitim vereceğiz. Daha sonra bu sayıyı arttırıp farklı alanlarda da İl Sağlık Müdürlüğü’nüzle yapacağımız iş birliğini çeşitlendirmek ve derinleştirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.