Son Dakika
|
Bıçaklı saldırıya uğrayan taksici dehşet anlarını anlattı!
Niğde’de 27 öğrenci yedikleri yemekten rahatsızlandı
Emeklilerin bayram ikramiyelerinin hesaplara yatacağı tarih belli oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Dünya Çiftçiler Günü Programı'nda açıklamalar
Özkan Yalım yeni bir ek ifade vermek üzere Çağlayan Adliyesine götürüldü
Sarıyer’de İETT otobüsü alev topuna döndü
İzmir’de taksiciye bıçaklı gasp girişimi araç kamerasında
Adalet Bakanı Gürlek: "15 bin sözleşmeli personel alımı yapacağız"
Şarkıcı Yusuf Güney adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
İstanbul merkezli 16 ilde DEAŞ operasyonu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Dışişleri Bakanı Fidan, Katar Türk Okulu'nun inşaatını ziyaret etti
Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde "Mukaddes emanetler" sergisi ziyarete açıldı
Manavgat’da ’pes’ dedirten görüntü cezasız kalmadı
Niğde’de 27 öğrenci yedikleri yemekten rahatsızlandı
Başkentte dolu yağışı
Bolu Belediyesi’ne 5’inci dalga operasyonu
Şarkıcı Yusuf Güney adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
SAĞLIK
Zonguldak’ta Eczacılık Günü paneli düzenlendi
12 Mayıs 2026 Salı - 19:12:23
14 Mayıs Eczacılık Günü kapsamında 17. Bölge Zonguldak Eczacı Odası tarafından düzenlenen panelde, eczacıların sağlık sistemindeki rolü ve mesleki sorunlar ele alındı. Oda konferans salonunda gerçekleştirilen panele,TEB Genel Başkanı Ecz. Mehmet İrfan Demirci, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Bartın Belediye Başkanı Muhammet Rıza Yalçınkaya, Zonguldak İl Sağlık Müdürü Mustafa Özkan Gün, BEUN Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zehra Safi Öz, Tüm Eczacı Kooperatifleri Birliği Başkanı Sait Yücel ve çok sayıda akademisyen ile eczacı katıldı. Programda konuşan TEB Genel Başkanı Mehmet İrfan Demirci, eczacıların sağlık sistemindeki önemine dikkat çekerek, "Birinci basamak sağlık hizmetinin merkezinde eczacılar olmalı" dedi. İnternet üzerinden ilaç ve gıda takviyesi satışına ilişkin düzenlemelere de tepki gösteren Demirci, bu uygulamaların kabul edilemez olduğunu ifade etti. Esra Geyikli ise açılış konuşmasında mesleki dayanışmanın önemine vurgu yaparak, bu tür organizasyonların sektör açısından büyük değer taşıdığını söyledi. Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem de eczacıların toplum sağlığının korunmasında büyük emek ve sorumluluk üstlendiğini belirterek, " Toplum sağlığının korunmasında büyük emek ve sorumluluk üstlenen tüm eczacılarımızın Eczacılık Bayramı’nı kutluyor, özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
12 Mayıs 2026 Salı - 19:10
Dünya Sağlık İçin Hareket Et Günü’nde yürüdüler
Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde 10 Mayıs Dünya Sağlık için Hareket Et Günü etkinlikleri kapsamında Kemal Köksal Şehir Stadyumu’nda "Sağlıklı ve Hareketli Yaşama Merhaba " yürüyüşü düzenlendi. İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Koordinasyonunda düzenlenen yürüyüş etkinliğinde sağlık çalışanlarının yanı sıra Fener İlkokulunda eğitim gören minik öğrenciler düzenlenen etkinliğe katılarak renkli görüntülere sahne oldular. Yürüyüşün ardından Fener İlkokulu öğrencilerine yönelik eski Milli Atlet Hüseyin Orhun Demircan tarafından öğrencilere Şehir stadyumda koşu ve çeşitli fiziksel aktiviteler de bulundurdu. Programın ardından minik öğrencilere elma ikram edildi. Güzel bir organizasyon altında düzenlenen Yürüyüşün ardından bir açıklama yapan Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün , Fiziksel aktif olmanın ve düzenli sağlık kontrolleri yaptırmanın önemine dikkat çekerek , ‘’Toplumda fiziksel aktivitenin artırılması hükümetler, tüm kurum ve kuruluşlar ile sivil toplum örgütleri dahil herkesin sorumluluğunda olup her yaş ve cinsiyetten engelli bireyler de dahil toplumun her kesimi için günlük 30-60 dakika orta yoğunlukta bir fiziksel aktivite ciddi hastalıkları önlemek için güçlü bir araç ve uygun maliyetli bir halk sağlığını iyileştirme yöntemidir. Ülkemizde de 10 Mayıs Sağlık İçin Hareket Et Günü, her yıl Bakanlığımızın Koordinasyonunda diğer paydaş kurum, kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri ile birlikte toplum bilincini ve farkındalığını arttırmak amacı ile 81 ilimizde düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Fiziksel aktivite, günlük yaşam içerisinde kas ve eklemlerimizi kullanarak enerji tüketimi ile gerçekleşen herhangi bir bedensel hareket olarak tanımlanmaktadır. Bireylerin fiziksel ve ruhsal sağlığının geliştirilmesinde temel araçlardan biridir. Bir halk sağlığı sorununu gidermenin yanında, aynı zamanda toplum refahını, çevrenin korunmasını teşvik eder ve gelecek nesillere yönelik bir yatırım oluşturur. Sağlığın korunması ve geliştirilmesi için haftada 150 dakikalık (haftanın 5 günü 30 dakikalık) orta şiddette bir egzersiz yetişkinler açısından yeterlidir. 1-4 yaş arası çocuklar, gün içinde farklı şiddetlerde toplam 180 dakikalık fiziksel aktivite yapmalıdırlar. 5-18 yaş arasındaki çocuk ve ergenler için ise, günde 60 dakika, orta şiddetliden yüksek şiddetli aktivitelere doğru şiddeti değişen aktiviteler önerilmektedir.’’ diyerek sağlıklı yaşam için fiziksel aktivitenin önemini vurguladı.
12 Mayıs 2026 Salı - 18:23
Yağışlar sonrası çiftçilere hububat tarlalarında hastalık riski uyarısı: "Hastalık çıkmadan önce alınan tedbirler verimi korur"
Sivas Valiliği ile Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, il genelinde etkili olan yağışlı hava ve sonrasında artan sıcaklıkların hububat alanlarında sarı pas ve septorya kök çürüklüğü hastalığı riskini artırdığına dikkat çekerek çiftçilere uyarıda bulundu. Sivas’ta son günlerde etkili olan yağışlı hava ve ardından yükselen sıcaklıklar nedeniyle hububat alanlarında sarı pas ve septorya kök çürüklüğü hastalığı riski arttı. Sivas Valiliği ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, üreticilere tarlalarını sık sık kontrol etmeleri ve hastalık belirtilerine karşı erken mücadele başlatmaları çağrısında bulundu. Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Sinan Berk, "İlimizde son dönemlerde etkili olan yağışların ve serin hava şartlarının etkisiyle hububat alanlarında sarı pas hastalığı ve septorya kök çürüklüğü riski ciddi şekilde artmıştır. Bu hastalıklar yüksek ve sık ekim yapılan, aşırı azotlu gübre kullanılan ve hava sirkülasyonunun yetersiz olduğu alanlarda hızla yayılmaktadır. Hastalık çıktıktan sonra değil, çıkmadan önce alınan tedbirler verimi korur" dedi. "Geç kalınan müdahale ürün kaybı demektir" İl ve ilçe müdürlüklerinde görev yapan teknik ekiplerin sezon boyunca arazi kontrollerini sürdürdüğünü belirten Berk, üreticilerin gelişmeleri yakından takip etmelerinin önem taşıdığını ifade ederek, "Geç kalınan müdahale ürün kaybı demektir. Bereketli ve kayıpsız bir sezon diliyoruz" diye konuştu. "Hastalık görüldüğü anda müdahaleye başlanmalıdır" Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde görevli Ziraat Mühendisi Cihangir Bölücek ise pas hastalıklarıyla mücadelede öncelikle kültürel önlemlerin uygulanması gerektiğini belirtti. Bölücek, "Ekim normlarına uyulmalı, sık ekimden kaçınılmalı ve dengeli gübreleme yapılmalıdır. Azotlu gübrenin fazla kullanılması hastalığın yayılmasını artırır. Ayrıca dayanıklı ve toleranslı çeşitlerin tercih edilmesi önemlidir. Tüm bu tedbirlerin ardından hava şartlarına bağlı olarak hastalık yaygınlaşıyorsa, tarlalar düzenli kontrol edilmeli ve hastalık görüldüğü ilk anda mücadeleye başlanmalıdır" ifadelerini kullandı. Sarı pas hastalığı Ziraat Mühendisi Banu Hasdemir de sarı pas hastalığının belirtileri hakkında bilgi vererek, "Sarı pas hastalığında yapraklarda makine dikişi şeklinde sıralı sarı çizgiler ve tozlanma görülür. Tarlaya girildiğinde pantolona sarı renk bulaşıyorsa hastalık aktif şekilde yayılıyor demektir. Septorya hastalığında ise yapraklarda kahverengi lekeler oluşur, zamanla yapraklar kurur ve bitkinin gelişimi zayıflar. Kök çürüklüğünde köklerde zarar meydana gelir, bitkide sararma, cılız kalma ve yatmalar görülür" dedi. Nemli bahar aylarında hızla yayılıyor Bu hastalıklarla mücadele edilmediği takdirde yüzde 50’ye varan verim kayıplarının yaşanabileceğini belirten Hasdemir, ürün kalitesinde düşüş, tohumluk ve yemlik değerinde azalma görülebileceğini, bazı durumlarda ise yem olarak kullanılan ürünlerde acılaşmaların ortaya çıkabileceğini söyledi. Öte yandan uzmanlar, sarı pas hastalığının "Puccinia striiformis" mantarının neden olduğu ciddi bir mantari hastalık olduğunu belirterek, özellikle serin ve nemli bahar aylarında hızla yayılarak önemli verim kayıplarına yol açabildiğine dikkat çekti.
12 Mayıs 2026 Salı - 18:06
Sivas’ta hastanın göğüs duvarındaki 8 kiloluk tümör başarıyla çıkarıldı
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı operasyonla, 77 yaşındaki hastanın göğüs duvarındaki yaklaşık 8 kiloluk dev tümör alındı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı operasyonla, 77 yaşındaki Saniye Elmalı uzun yıllardır yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ciddi sağlık probleminden kurtarıldı. Göğüs Cerrahisi, Genel Cerrahi ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü operasyon, multidisipliner yaklaşımın başarılı örneklerinden biri oldu. Hastanın uzun yıllardır göğüs duvarında bulunan büyük bir kitle ile yaşamını sürdürdüğünü belirten Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Mahmut Özbey, süreçle ilgili yaptığı açıklamada, "Bu tür göğüs duvarı tümörleri nadir görülen olgulardır. Hastamız uzun yıllardır bu kitle ile yaşamış ve daha sonra kliniğimize başvurmuştur. Yapılan değerlendirmelerin ardından cerrahi müdahale kararı aldık. Ancak bu tür büyük ve kompleks ameliyatlar ekip çalışmasını gerektirir. Göğüs Cerrahisi, Genel Cerrahi ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ekipleriyle birlikte multidisipliner bir yaklaşım sergiledik. Ameliyatımız başarıyla tamamlandı ve hastamızın genel durumu oldukça iyi" ifadelerini kullandı. Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Sinan Soylu ise hastanın ameliyat sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Hastamızda sağ göğüs bölgesinde, kaburga travmasına bağlı geliştiği düşünülen ve göğüs duvarını etkileyen büyük bir kitle mevcuttu. Göğüs Cerrahisi ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ekipleriyle birlikte planlı bir operasyon gerçekleştirdik. Oldukça kapsamlı bir cerrahiydi ancak ekip uyumu sayesinde operasyon başarıyla tamamlandı. Hastamızın genel durumu şu an stabil ve iyidir" dedi. Operasyonda Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Handan Derebaşınlıoğlu da yer aldı. Ameliyat sırasında hastadan çıkarılan kitlenin yaklaşık 7 kilo 750 gram ağırlığında olduğu açıklandı. Sağlığına kavuşan Saniye Elmalı ise duygularını, "Uzun yıllardır bu rahatsızlıkla yaşıyordum. Artık dayanacak gücüm kalmamıştı. Hocam ve tüm ekibe minnettarım. Derdimden kurtardılar, hepsinden Allah razı olsun" sözleriyle ifade etti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi yetkilileri, bu tür zorlu vakalarda farklı branşların ortak çalışmasının hem başarı oranını artırdığını hem de hastalara daha güvenli tedavi imkânı sunduğunu vurguladı. Modern tıbbi altyapısı, alanında uzman akademik kadrosu ve hasta odaklı sağlık hizmet anlayışıyla dikkat çeken Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi, gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla bölgenin önemli sağlık merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. Üniversite, bilimsel birikimi ve güçlü sağlık kadrosuyla yalnızca Sivas’a değil, çevre illere de nitelikli sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 17:28
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır"
2
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:18
Erzurum’da "tam buğday ekmeği yaygınlaştırma kampanyası" tanıtım toplantısı düzenlendi
3
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:12
20’li yaşlarda kolon kanseri alarmı: Belirtiler hemoroidle karışıyor
4
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:32
Adana kebabı ve salata ikilisi ’glutatyon’ seviyesini artırıyor
5
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 12:08
Çavdarhisar’da ithal damızlık sığırların sağlık kontrolleri yapıldı
26 Haziran 2025 Perşembe - 12:48
Uzmanı uyardı: "Şeker içeren soğuk içecekler vücutta daha fazla sıvı kaybına yol açar"
Yaz ayları ile birlikte sıcak havalar etkisini göstermeye başladı. Uzmanlar, tansiyon ilaçları gibi ilaçların yaz aylarında terlemeyi arttırdığını ve özellikle 65 yaş üstü vatandaşlarda risk oluşturduğunu ifade etti. Sivas Numune Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Arslan, mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıkların sağlığı olumsuz etkileyebileceği konusunda uyardı. Yaz aylarında özellikle 65 yaş üstü ve 4 yaşından küçük çocukların ve ailelerin 10.00 ila 16.00 saatleri arasında mecbur kalmadıkça dışarı çıkmamaları gerektiklerini belirtti. Uzm. Dr. Arslan, Kalp hastaları, ruh ve sinir hastaları ve tedavi alan bireyler, tansiyon hastaları gibi belli hastalıklara sahip bireylerin ve ilaç kullanan hastaların da gün içinde güneş ışınlarına çok fazla maruz kalmamaları gerektiğini ifade etti. Yaz aylarında serinlemek için özellikle su tüketilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Arslan, "Su dışı sıvı alımında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir. Kafein, alkol ve fazla miktarda şeker içeren soğuk içecekler vücuttan daha fazla sıvı kaybına yol açar" diye konuştu. "Normalde terleme ile vücut ısısı dengede tutulmaya çalışılır" Yaz aylarında vücudun normal terleme yöntemi le vücut ısısını dengede tutmaya çalıştığını söyleyen Uzm. Dr. Burcu Arslan, "Yaz aylarında hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ve bazı bölgelerde sıcaklıklarla nem oranının da artması sonucu sağlığımızı olumsuz etkileyebilmektedir. Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Normalde terleme ile vücut ısısı dengede tutulmaya çalışılır. Ancak aşırı sıcaklarda sadece terleyerek vücut ısısı dengede tutulamaz. Yaşlılar, bebekler ve kronik hastalığı olanlarda terleme mekanizması ile vücut ısısının dengede tutulması her zaman mümkün olmayabilir. Yine ortamdaki nem oranı yüksekse terleme suretiyle vücut ısısı yeterli düzeyde düşmeyebilir" diye konuştu. "Sıcaklardan en çok etkilenen yaş grupları 65 yaş ve üzeri bireyler ve 4 yaşından küçük çocuklar" 65 yaş ve üzeri bireyler ve 4 yaşından küçük çocukların aşırı sıcaklardan daha çok etkilendiklerini ifade eden Uzm. Dr. Burcu Arslan, "Aşırı sıcaktan en çok etkilenen grupları sıralayan Uzm. Dr. Burcu Arslan, "Aşırı kiloluluk, herhangi bir hastalığa bağlı yüksek ateş, aşırı sıvı kaybı, kalp hastalığı, ruh ve sinir hastalığı, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı ile tedavi amaçlı kullanılan tansiyon düşürücüler, idrar söktürücüler gibi bazı ilaçların kullanımı da sıcak havalarda terlemeyi etkileyen diğer faktörlerdendir. Bu gibi durumlarda yükselen vücut ısısı beyin ve diğer hayati organlarda hasara yol açabilir. Aşırı sıcaklardan en çok etkilenen yaş grupları 65 yaş ve üzeri kişiler, 4 yaşından küçük çocuklar, bakıma ihtiyacı olanlar, hamileler, aşırı kilolular, şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları, beyin-damar hastalıkları ve psikolojik hastalıklar gibi bazı hastalık gruplarıdır. Ayrıca herhangi bir hastalığı olmasa dahi dışarıda çalışarak, direkt güneş ışınlarına maruz kalan işçiler ve ağır bedensel iş yapanlar da risk altındadır" şeklinde konuştu. "10.00 ila 16.00 saatlerinde mecbur kalınmadıkça dışarı çıkılmamalıdır" Belli saatler arasında mecbur kalınmadıkça dışarı çıkılmaması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Burcu Arslan, "Günün en sıcak saatlerinde 10.00 ila 16.00 saatlerinde mecbur kalınmadıkça dışarı çıkılmamalıdır. Dışarıda çalışması gerekenler mümkün olduğunca güneş altında korunmasız kalmamaya, aşırı hareketlerden kaçınmaya, sık sık tuz içeren sulu gıdalar almaya dikkat etmelidir. Dışarıda bulunulduğunda açık renkli, hafif, bol ve sıkı dokunmuş kumaşlardan yapılan giysiler tercih edilmeli ve güneşin zararlı ışınlarından koruyan güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde denize girilmemelidir, güneşlenilmemelidir. Bu saatlerin dışında denize girmek isteyenler az 15 koruma faktörlü güneş koruyucu kremleri kullanmalı, gözlük gibi gerekli koruyucu önlemleri almalı ve uzun süre kesintisiz güneşlenmemelidir. Yoğun fiziksel aktivite ve spor yapmak için sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli, her bir saatlik spor için en az 2-4 bardak sıvı alınmalıdır. Ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmalıdır. Risk altındaki yetişkinler ve yaşlılar, günde en az iki kez güneş veya sıcak çarpması yönünden izlenmelidir. Bebekler ise bu açıdan daha sık izlenmelidir. Bebek, çocuk, engelliler ve hayvanlar kapalı ve park etmiş araçlarda kesinlikle bırakılmamalıdır. Araçların iç ısıları, klima olsa dahi park edildikten çok kısa süre sonra yükselmektedir. Araç terk edilirken herkesin dışarı çıktığından emin olunmalıdır. Güneş gören pencereler perde vb. güneşliklerle gölgelendirilmelidir. Vücut ısısının yükselmemesi için sık sık duş alınmalı, bunun mümkün olmadığı durumlarda ayaklar, eller, yüz ve ense soğuk suyla ıslatılmalı veya silinmelidir. Susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2, 2.5 litre sıvı tüketilmelidir. Terleme ile artan sıvı ve mineral kaybının önlenmesi için her zamankinden daha fazla miktarlarda sıvı alınmalıdır. Sıvı alımında su içmek esas olmakla beraber, su dışı sıvı alımında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir. Kafein ve fazla miktarda şeker içeren soğuk içecekler vücuttan daha fazla sıvı kaybına yol açar" dedi.
26 Haziran 2025 Perşembe - 12:33
Samsun ile Özbekistan arasında sağlık turizmi köprüsü
Özbekistan’daki Alfraganus Üniversitesi Tıp Fakültesi akademisyenleri, Samsun’da hastane ziyareti gerçekleştirdi. Ziyarette iki ülke arasındaki sağlık turizmi işbirliği projeleri hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Özbekistan’daki Alfraganus Üniversitesi Tıp Fakültesi akademisyenleri Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ozod Kuliev, Travmatoloji Uzmanı Dr. Bobir Khoshimov, Radyoloji Uzmanı Dr. Munojaat Shodieva, Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Kamola Erkinova ve Endokrinoloji Uzmanı Dr. Nazira Rikhsieva, VM Medical Park Samsun Hastanesi’ni ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyarette, iki ülke arasındaki sağlık turizmi potansiyeli ele alınarak iş birliği imkânları değerlendirildi. VM Medical Park Samsun Hastanesi’nin sunduğu sağlık hizmetleri, uluslararası hasta kabul süreçleri ve tedavi imkanları hakkında heyete kapsamlı bir sunum yapıldı. "Uluslararası sağlık hizmetlerinde bölgesel merkez olma hedefindeyiz" Ziyaret kapsamında açıklamalarda bulunan VM Medical Park Samsun Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, sağlık turizmi ve hastanelerinin hizmet kapasitesiyle ilgili şunları söyledi: "VM Medical Park Samsun Hastanesi, Karadeniz Bölgesi’nde 3. basamak özel sağlık hizmeti sunan bir hastane. Bu nedenle yalnızca Türkiye’de değil, çevre ülkelerde de sağlık alanında referans merkezi olmayı hedefliyoruz. Özbekistan’dan gelen değerli heyeti ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Bu ziyaretin, iki ülke arasında sağlık turizmine yönelik kalıcı ve sürdürülebilir iş birliklerine zemin hazırlayacağına inanıyoruz. Samsun, hem coğrafi konumu hem de sağlık altyapısı ile uluslararası hasta hizmetleri için ideal bir merkez konumunda. Bu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirerek, bölgeye ve komşu ülkelere sağlık alanında katma değer sağlamayı sürdüreceğiz."
26 Haziran 2025 Perşembe - 12:23
Yozgat’ta 72 yaşındaki E.G., kene nedeniyle hayatını kaybetti
Yozgat’ta kene tutunması şikayetiyle hastanede tedavi gören E.G., hayatını kaybetti. Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesine bağlı Akçakışla köyünde yaşayan 72 yaşındaki E.G., kene tutunması şikayetiyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Önceki hafta baş dönmesi, halsizlik ve yüksek ateş şikayetleri ile Akdağmadeni Devlet Hastanesi’ne başvuran E.G., burada yapılan ilk muayenede KKKA (Kırım Kongo Kanamalı Ateşi) şüphesiyle Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne sevk edildi. Tedavi altına alınan yaşlı kadın sağlık ekiplerinin tüm çabalarına rağmen kene tutunmasına bağlı gelişen KKKA (Kırım Kongo Kanamalı Ateşi) nedeniyle hayatını kaybetti. Annesini kaybeden Mesut Güser, "Annem 5-6 gün tedavi gördü. 6 günlük tedavi sonrası kene ısırması sebebiyle Kırım Kongo hastalığından kaybettik. Kırsalda yaşayan insanlarımız özellikle Çorum, Yozgat, Sivas bölgesinde yaşayan vatandaşlarımız dikkatli olsunlar. Çok sıkıntılı bir hastalık, tedavisi zor. Allah kimseye vermesin. Kırsaldan dönünce vatandaşlar üzerini kontrol etsin. Köyde annem bahçede çalışırken kene yakalamış. Çok dikkat etsin vatandaşlarımız" şeklinde konuştu. Bu yıl Yozgat’ta keneden ölenlerin sayısı 3’e yükseldi.
26 Haziran 2025 Perşembe - 12:22
Uzmanlardan sıcak havaya karşı yoğurt tavsiyesi
Sıcak havalarda sağlıklı beslenmenin önemine işaret eden diyetisyen Sena Nur Bubani, tavsiyelerde bulundu. Yağlı ve şekerli yiyeceklerden uzak durulmasının gerektiğini söyleyen Bubani, kalorili içecekler yerine de yoğurt gibi serinletici besinleri önerdi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, aşırı sıcak hava dalgası için uyarıda bulunmuştu. Hafta başından itibaren etkili olan sıcaklıklar, bugün ve yarın artarak devam edecek. Mevsim normallerinin üzerinde seyreden havalar, vatandaşları olumsuz yönde etkilemeye başladı. Sıcak havalardan bunalan vatandaşlar, öğünlerinde hafif ve serinletici beslenmenin peşine düştü. Yağlı yiyeceklerden kaçının Uzmanlar da risk grubuna dahil olanlar başta olmak üzere vatandaşlar için uyarılarda ve tavsiyelerde bulunuyor. Bağcılar Belediyesi’nde görevli diyetisyen Sena Nur Bubani de yaptığı açıklamada doğru beslenmenin önemine dikkat çekti. Sindirimi kolay besinler tüketilmesi gerektiğini söyleyen Bubani, "Sıcak havalarda aşırı yağlı ve şekerli yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Zeytinyağlı sebze yemekleri ve meyvelerin tüketimi artırılmalıdır" dedi. Su tüketimi artırılmalı İçecek tüketimine de değinen Bubani, şöyle devam etti; "Yaz aylarında beslenmede en önemli noktalardan bir tanesi olan su tüketiminin artırılması ihmal edilmemeli ve bol bol su içilmelidir. Bunun yanında yüksek kalorili içecekler yerine yoğurt gibi serinletici besinler tüketilebilir" dedi.
26 Haziran 2025 Perşembe - 12:17
Beslenme ve Aromaterapi Reçeteleri Kongresi, online gerçekleştirilecek
‘Beslenme ve Aromaterapi Reçeteleri Kongresi’, 28-29 Haziran’da online olarak düzenlenecek. Modern tıpta bütüncül yaklaşımların önemi her geçen gün artarken, bu anlayışı merkezine alan ‘Beslenme ve Aromaterapi Reçeteleri Kongresi’, 28-29 Haziran tarihlerinde bir ilk olarak online carmed ilaç sponsorluğunda düzenlenecek. Kongre, beslenme bilimi ile aromaterapinin gücünü bir araya getirerek hastalıkların yönetiminde yeni ve etkili reçeteler sunmayı hedefliyor. Tıp, diyetetik, fitoterapi, fonksiyonel tıp, aromaterapi ve tamamlayıcı tıp alanlarında çalışan uzmanların katılımıyla gerçekleşecek kongrede, hem güncel bilimsel veriler paylaşılacak hem de vaka deneyimleri üzerinden pratik çözümler tartışılacak. Kongre Düzenleme Koordinatörü Uzm. Dr. Eyyüb Yılmaz, bu kongrenin benzerlerinden ayrıldığını vurgulayarak, "Türkiye’de alanında en iyi olan 37 doktoru bir araya getirdik. Kongre boyunca katılımcılara yalnızca teorik bilgi değil, sahada karşılaştıkları vakalara yönelik çok somut çözümler sunacağız. İstiyoruz ki bir kanser hastası kemoterapi görürken nasıl beslenmesi gerektiğini bilsin, hangi destek ürünleri tedavisine yardımcı olur öğrenebilsin" dedi. Pek çok hastalığın arkasında eksik ya da hatalı beslenme olduğuna dikkat çeken Yılmaz, "Hastalıklar ve beslenme arasındaki ilişkiyi net verilerle anlatıyoruz. Kilitlenmiş bir bedeni temizlemeden iyileşmek mümkün değil. Bu anlayışla danışmanlıklar veriyoruz. Alerjik çocuklar, sürekli hasta olan, karın ağrısı çeken çocuklar. Aileler ne yapacağını bilmiyor. Oysa doğru beslenmeyle ve aromaterapötik desteklerle bu sorunlara çözüm üretilebiliyor" diye konuştu. İki günlük program kapsamında: Mikrobiyota sağlığı, metabolik hastalıklar, otoimmün hastalık yönetimi, esansiyel yağlarla evde terapi uygulamaları, hormonal dengeyi sağlayan beslenme modelleri gibi çok sayıda başlık ele alınacak.
26 Haziran 2025 Perşembe - 12:04
Uzmanından ebeveynlere uyarı: "İki yaş bir sendrom değil, kritik bir gelişim evresi"
Çocukların fiziksel, duygusal ve bilişsel gelişiminde önemli bir eşik olan 2 yaş dönemi, ebeveynler için zaman zaman zorlayıcı olabiliyor. Bu sürecin kritik bir dönem olduğunu belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fatma Tuba Coşkun, bu evrenin kriz olarak değil çocuğun gelişiminin bir parçası olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Çocuk gelişiminde 2 yaş, halk arasında sıklıkla ‘2 yaş sendromu’ olarak anılsa da uzmanlar, bunun bir sendrom değil, çocuğun bağımsız birey olma yolundaki ilk adımları olduğunu belirtiyor. Medicana Çamlıca Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fatma Tuba Coşkun, "Bu yaşta çocuklar sınırları test eder, duygularını yoğun yaşar ve ifade edemediklerinde öfke nöbetleri ya da inatçılık gibi tepkiler gösterebilirler. Ancak tüm bu davranışlar, sağlıklı bir gelişimin işaretidir" ifadelerini kullandı. "2 yaş, çocuğun birey olma yolunda çaba gösterdiği ilk dönem" Çocukların bu dönemde benmerkezci bir düşünce yapısına sahip olduklarını belirten Uzm. Dr. Fatma Tuba Coşkun, "Her şeyin kendi istedikleri gibi olması konusunda ısrarcı davranırlar. Paylaşmakta zorlanabilirler ve sıkça ‘hayır’ kelimesini kullanırlar. Henüz duygularını düzenleyemeyen çocuklar, bağırma, ağlama gibi tepkiler verebilir. Ancak bu tepkiler, onların birey olma yolunda verdikleri çabanın dışavurumudur" dedi. Ebeveynlere yol gösterici öneriler Bu süreci daha sağlıklı ve huzurlu geçirmek için ebeveynlere önemli önerilerde bulunan Uzm. Dr. Fatma Tuba Coşkun, şu tavsiyeleri paylaştı: Sabırlı olun: Kriz anlarında sakin kalın ve çocuğunuzun kendini ifade etme çabasını destekleyin. Net ve tutarlı kurallar belirleyin: Sınırları anlayabilmesi için çocuğunuza net ama sevgi dolu kurallar koyun. Seçenek sunun: Küçük tercihler sunarak çocuğunuzun kontrol duygusunu destekleyin. Pozitif yaklaşımı benimseyin: Olumlu davranışlarını takdir edin. Duygularını anlamaya çalışın: Ağlamasının ya da öfkelenmesinin altında yatan nedeni anlamaya çalışın. Kendi duygularınızı yönetin: Ebeveyn olarak duygusal regülasyonunuz, çocuğunuza örnek olur. "Kalıcı bir kriz değil, geçici bir evre" Uzm. Dr. Fatma Tuba Coşkun, "2 yaş dönemi kalıcı bir kriz değil, geçici bir gelişim evresidir. Bu süreci anlayış ve sevgiyle karşılayan ebeveynler, çocuklarının daha sağlıklı bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlar. Bu dönemi bir zorluk değil, çocuğunuzun büyümesinde önemli bir kilometre taşı olarak görmek; hem sizin hem de çocuğunuzun bu süreci daha keyifle yaşamasını sağlayacaktır" açıklamasında bulundu.
26 Haziran 2025 Perşembe - 12:03
Silvan’da laparoskopik ameliyatlar yapılmaya başlandı
Diyarbakır’da Silvan Devlet Hastanesi’nde ilk kez kapalı yöntemle rahim alınması ameliyatı (total laparoskopik histerektomi) yapıldı. Silvan Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum bölümüne şiddetli kanama ve ağrı şikâyetiyle başvuran 45 yaşındaki A.S., yapılan tetkikleri sonucunda rahminin alınmasına karar verildi. Halk arasında kapalı ameliyat olarak da bilinen laparoskopik cerrahi yöntemle gerçekleştirilen operasyon sonucu hasta kısa sürede sağlığına kavuştu. Laparoskopik cerrahi, açık ameliyatlara göre hastanın daha çabuk iyileşmesini ve daha az ağrı hissetmesini sağlayan cerrahi bir yöntem. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Op. Dr. Gamze Karababa ve Op. Dr. Ünal Başaran tarafından başarıyla gerçekleştirilen bu operasyon, Silvan Devlet Hastanesi’nde laparoskopik histerektomi cerrahisi yöntemiyle yapılan ilk jinekolojik ameliyat olması bakımından önem taşıyor. Ameliyat sonrası gözlem ve takiplerinin normal seyretmesinin ardından taburcu edilen A.S., kendisini iyi hissettiğini, sağlık sorunlarından kısa sürede kurtulmuş olmanın mutluluğunu yaşadığını belirtti.
26 Haziran 2025 Perşembe - 11:50
Artan kene vakaları alarm veriyor: Yaşlılar ve çocuklar tehlikede
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte Türkiye genelinde kene ısırığı vakalarında ciddi bir artış yaşanıyor. Uzmanlar, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kırsal bölgelerde yaşayan bireyler için riskin her zamankinden daha yüksek olduğuna dikkat çekti. Kene vakalarındaki artışlar ve yaşanan ölümler, tedirginliğe neden olurken uzmanlardan peş peşe uyarılar geliyor. Kene ısırıklarına karşı alınabilecek önlemlere değinen uzmanlar, kenenin yapışması durumunda neler yapılması gerektiğini de aktardı. Kene ısırığı belirti vermeyebilir, dikkatli kontrol şart İstanbul Gelişim Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Değirmenci, kene ısırıklarının çoğunlukla ağrısız ve fark edilmeden gerçekleştiğini belirterek, "Keneler ısırdıkları sırada anestezik etkili tükürük salgıladıkları için çoğu zaman belirti vermez. Isırılan bölgede birkaç milimetrelik kırmızımsı bir şişlik oluşabilir. Keneler genellikle koltuk altı, kasık, diz arkası ve kulak arkası gibi derinin ince ve nemli olduğu bölgeleri tercih eder" dedi. Kenelerin Lyme hastalığına yol açan Borrelia bakterisini taşıyabileceğini vurgulayan Değirmenci, "3 ila 30 gün içinde ısırık bölgesinde boğa gözü şeklinde kırmızı halkalar oluşabilir. Daha ciddi vakalarda ise Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi ölümcül hastalıklarla karşılaşılabilir. Ateş, halsizlik, kas ve eklem ağrıları bu hastalıkların ilk belirtileridir" uyarısında bulundu. "Kene asla kendiniz tarafından çıkarılmamalı" Dr. Değirmenci, vücuda yapışan kenelerin kesinlikle bireysel müdahale ile çıkarılmaması gerektiğini belirterek, "Hatalı çıkarma girişimleri keneyi ezebilir ve taşıdığı mikroorganizmaların vücuda geçmesine neden olabilir. Bu durumda mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı" dedi. Deriyle teması önlemek için pens ya da eldivenle müdahale edilmesi gerektiğini belirten Değirmenci, kenelerin kapalı bir kapta saklanarak sağlık kuruluşuna götürülmesinin tanı açısından önem taşıdığını ifade etti. 2025’te 7 bin 801 vaka, 13 ölüm: Tehlike büyüyor İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Perfüzyon Bölüm Başkanı ve Veteriner Anatomist Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kartal, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının özellikle Tokat, Sivas, Giresun, Amasya ve Çorum gibi illerde endemik hale geldiğini, hastalığı taşıyan Hyalomma marginatum türü kenelerin ise Türkiye’nin birçok bölgesinde yaygınlaştığını belirtti. Kartal ayrıca, dünya genelinde yaklaşık 900 kene türü bulunduğunu, Türkiye’de ise bugüne kadar 56 kene türünün tespit edildiğini ifade etti. "Sağlık Bakanlığı verilerine göre, KKKA hastalığı Türkiye’de ilk kez 2002 yılında tespit edilmiş olup, 2002-2024 yılları arasında toplam 17 bin 132 vaka kaydedilmiş, bu vakaların 819’u ölümle sonuçlanmıştır. 2025 yılının Ocak-Haziran döneminde ise şu ana kadar 13’ü ölümle sonuçlanan 7 bin 801 yeni vaka rapor edilmiştir" diyen Kartal, "Bu veriler, zoonotik hastalıkların hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından taşıdığı riski gözler önüne seriyor. Ayrıca bu durum, tarımsal üretim süreçlerini ve kırsal yaşamı da doğrudan etkiliyor" değerlendirmesinde bulundu. "Bilimsel ve bireysel önlemler hayat kurtarabilir" Her iki uzman da kenelerle mücadelede hem bireysel hem de çevresel önlemlerin hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Dr. Kartal, "Evcil hayvanlara düzenli akarisit uygulamaları yapılmalı, meralar sürülmeli, yabani otlar temizlenmeli, gelişigüzel ilaçlamalardan kaçınılmalı" şeklinde konuştu. Uzmanlar, bireysel korunma önlemleri arasında açık renkli uzun kıyafetlerin tercih edilmesini, pantolon paçalarının çorap içine sokulmasını ve DEET, ikaridin veya permetrin içeren spreylerin kullanılmasını öneriyor. Ayrıca limon yağı ve okaliptüs gibi doğal kovucular da alternatif yöntemler arasında yer alıyor. Çocuklar ve yaşlılar daha fazla risk altında Her yaş grubu için tehlike oluşturan kene ısırığı, özellikle yeşil alanlarda fazlasıyla vakit geçiren çocuklar ve bağışıklık sistemi daha zayıf olan yaşlılar için büyük sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi gibi hastalıklar, söz konusu yaş grubundaki kişilerin vücudunda daha hızlı ilerleyebiliyor. Çocuklar ve yaşlıların yanında kırsal ve ormanlık alanlarda vakit geçiren kişilerin de kene ısırığından korunmak için önlem alması gerektiğini vurgulayan ve özellikle kırsal ve ormanlık alanlarda yapılan yürüyüşlerde, uzun giysiler ve kapalı ayakkabılar giyilmesi gerektiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Hasan Değirmenci, alınabilecek diğer önlemlere de ayrıca değindi: "Açık alandan döndüğünüzde de vücudunuzu ve kıyafetlerinizi kontrol etmeniz gereklidir. Kenelerin genellikle kulak arkası, saç dipleri, boyun, koltuk altı, göbek çevresi, kasık, diz arkası gibi bölgelerde tutunduğu unutulmamalı ve bu bölgeler özellikle kontrol edilmelidir." "Toplumsal bilinçlenme şart" İstanbul Gelişim Üniversitesi uzmanları, artan kene vakaları karşısında yalnızca bireysel önlemlerin değil, aynı zamanda toplum genelinde bilinçlendirme çalışmalarının da artırılması gerektiğini vurguladı. Uzmanlar doğru bilgiyle hareket ederek, erken müdahale ve önleyici uygulamalar sayesinde ciddi sağlık sorunlarının önüne geçilebileceği ifade etti.
26 Haziran 2025 Perşembe - 11:35
TVHB’den Kırım Kongo Kanamalı Ateşi uyarısı
Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarının, bu yıl da ciddi boyutlara ulaştığını aktararak, "Vatandaşlar bölgesel riskler ve korunma yöntemleri konusunda açık, net ve sık tekrarlanan mesajlarla bilgilendirilmelidir. Veteriner hekimlerin bilgi ve tecrübesi bu kampanyalara entegre edilmelidir" dedi. TVHB Başkanı Ali Eroğlu, KKKA’ya karşı önlem alınması gerektiğine ilişkin bir basın açıklaması yaptı. Eroğlu, Gümüşhane’de 39 yaşındaki Alaattin Uzuntürk ve Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde 66 yaşındaki Celal Sarsılmaz’ın, KKKA hastalığı nedeniyle hayatını kaybettiğini belirterek bu kayıpların gerçeği acı bir şekilde hatırlattığını söyledi. 2002 yılından bu yana artış gösteren kene vakalarının, bu yıl da ciddi boyutlara ulaştığını aktaran Eroğlu, Türkiye genelinde yılın ilk yarısında 7 bin 800’ü aşkın vaka bildirildiğini ve 15 vatandaşın hayatını kaybettiğini dile getirdi. "Etkili kamu spotları bir an önce yayınlanmalıdır" Kenelerin taşıdığı hastalıklarla yalnızca insan sağlığını değil, hayvancılığı, tarımı ve ekolojik dengeyi de tehdit ettiğini belirten Eroğlu, "Bu nedenle mücadele bireysel değil, bütüncül bir anlayışla yürütülmelidir. Ancak kamuoyunda hâlâ yeterli farkındalık oluşmamıştır. Televizyon, radyo ve sosyal medya aracılığıyla etkili kamu spotları bir an önce yayınlanmalıdır. Vatandaşlar bölgesel riskler ve korunma yöntemleri konusunda açık, net ve sık tekrarlanan mesajlarla bilgilendirilmelidir. Veteriner hekimlerin bilgi ve tecrübesi bu kampanyalara entegre edilmelidir" dedi. Başta KKKA olmak üzere kene ısırıkları ile bulaşan pek çok hastalığın önemli ölçüde kontrol altına alınabileceğini aktaran Eroğlu, "Evcil hayvanların düzenli ilaçlanması, meraların sürülmesi, yabani otların temizlenmesi, ormanlık alanların tahribatının önüne geçilmesi, parçalı arazilerdeki riskli bölgelerde mekanik kontrol yöntemlerinin uygulanması, küçük ölçekli işletmelere devlet destekli ilaçlama teşvikleri sağlanması, gibi yöntemlerle hastalığın yayılımı önemli ölçüde kontrol altına alınabilir" ifadelerini kullandı. Eroğlu, doğada vakit geçiren bireylerin alması gereken önlemlere ilişkin, "Açık renkli, uzun giysiler tercih edilmeli, pantolon paçaları çorap içine alınmalı, kene kovucu ürünler kullanılmalı, dönüşte vücut mutlaka kene yönünden kontrol edilmelidir. Kene tespit edilirse çıplak elle dokunmadan çıkarılmalı ve bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" diye konuştu.
26 Haziran 2025 Perşembe - 11:32
Keneyi erken fark etmek hayat kurtarıyor
Havaların ısınmasıyla birlikte kene ısırması vakalarında artış olduğuna işaret eden Denizli Özel Tekden Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Tunç Aydın, "Keneyi fark eder etmez en yakın sağlık kuruluşuna başvurun. Unutmayın, erken fark etmek hayat kurtarır" dedi. Havaların ısınmasıyla birlikte artan kene popülasyonu sonrası, kırsal alanlarda ve piknik yapmak için doğal ortamlara giden insanlara kene ısırması vakalarında artış yaşandı. Denizli Özel Tekden Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Tunç Aydın, kene ısırmaları, en son görülen ve ölümcül hastalıklara neden olan kene türü ile Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı hakkında önemli uyarılarda bulundu. İnsan ve hayvanların vücuduna tutunan kenelerden bulaşan birçok kene kaynaklı hastalık olduğunu belirten Uzm. Dr. Tunç Aydın, "Geçtiğimiz yıl İstanbul’da bir vatandaş tarafından bulunan ve araştırmacılara ulaştırılan Haemaphysalis Longicornis türü kenenin, Uzak Doğu kökenli ve muhtemelen Çin menşeli olduğu belirtilmişti. Bu tespitle birlikte Türkiye’de ilk kez böyle bir tür kayda geçti. Ölümcül ve yaklaşık 30’dan fazla hastalık etkeni taşıdığı belirlendi. Türkiye’de ilk kez 2002 yılında görülen, 2010 yılından bu yana Sivas, Tokat, Erzincan, Giresun, Yozgat ve Amasya’da ölümlere neden olan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), bu hastalıklardan en önemlilerinden birisidir. "Erken müdahale hayat kurtarıyor" Yaz aylarında doğayla iç içe olan vatandaşları uyaran Uzm. Dr. Aydın, açık arazilerde uzun kollu kıyafetlerin tercih edilmesini, pantolon paçalarının çorap içine alınmasını ve eve dönüldüğünde mutlaka vücut kontrolü yapılmasını önerdi. Kene ısırıklarının hafife alınmaması gerektiğinin altını çizen Aydın, kene kaynaklı hastalıklardan korunmak için şu uyarılarda bulundu: "Otluk ve çalılık alanlarda uzun kollu giysiler tercih edelim. Çocuklarımıza açık renkli kıyafetler giydirelim. Böylece keneyi daha rahat fark edebiliriz. Piknik sonrası cilt ve saç diplerinin mutlaka kontrol edelim. Eve dönüşte hemen duş aldıralım. Kene bulursanız asla el ile çıkarmayın. En yakın sağlık kuruluşuna başvurun. Unutmayın, keneyi erken fark etmek hayat kurtarır"
26 Haziran 2025 Perşembe - 11:22
Odunpazarı belediye personeline sağlık eğitimi
Odunpazarı İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından, Odunpazarı Belediyesi Meclis Salonu’nda belediye personeline yönelik hizmet içi eğitim programı düzenlendi. Eğitim programında, personelin sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmasını desteklemek amacıyla beslenme, fiziksel egzersiz, sigara bırakma, psikolojik danışmanlık ve kanser taramaları konularında bilgilendirme yapıldı. Uzmanlar tarafından verilen eğitimde, sağlıklı beslenmenin önemi, düzenli fiziksel aktivitenin faydaları, sigarayı bırakmanın yolları, psikolojik destek hizmetlerinin erişilebilirliği ve erken teşhisin hayat kurtardığı kanser taramaları hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıldı. Odunpazarı İlçe Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, bu tür eğitimlerin hem çalışan sağlığını korumak hem de toplumda sağlık bilincini artırmak açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
26 Haziran 2025 Perşembe - 11:17
Bilecik’te ’Turuncu Kod’ tatbikatı gerçeği aratmadı
Bilecik’te düzenlenen ’Turuncu Kod’ tatbikatı gerçeği aratmazken, senaryosu gereği hastanenin tıbbi atık ünitesinde çalışan bir personelin kimyasal bir maddeye maruz kaldığı ve baygın halde bulunduğu ihbarı üzerine ekipler hızlıca harekete geçti. Bozüyük İlçesi Devlet Hastanesinde Kimyasal Biyolojik Radyolojik Nükleer Tehditler (KBRN) kapsamında ’Turuncu Kod’ tatbikatı düzenlendi. Tatbikat Acil Servis ve KBRN Ünitesi ekipleri tarafından, AFAD ve 112 Acil Sağlık Hizmetleri iş birliğiyle düzenlendi. Tatbikat senaryosu gereği, hastanenin tıbbi atık ünitesinde çalışan bir personelin kimyasal bir maddeye maruz kaldığı ve baygın halde bulunduğu ihbarı üzerine hızlıca harekete geçildi. Olay, Hastane Afet Planı (HAP) çerçevesinde değerlendirilerek, olay yeri güvenlik altına alınarak olay yönetim ekibi toplandı. Risk durumu değerlendirilip, olayın ciddiyeti göz önünde bulundurularak MOR kod verildi ve hazırlık aşaması başlatıldı. Yapılan analizler sonucunda, olayın kimyasal bir tehlike taşıdığı belirlenerek ’Turuncu Kod’ verildi. Bölgesel ve kurumsal alarm seviyesine geçilirken, AFAD KBRN Ekibi bilgilendirilerek, olay yerine intikal etmeleri sağlandı. Güvenli alana taşındı AFAD ekipleri, olay yerinde gerekli güvenlik önlemlerini alarak maruz kalan kişiyi güvenli alana taşıdıktan sonra sağlık ekiplerine teslim edildi. Personel, özel koruyucu ekipmanlar eşliğinde hastanenin KBRN Ünitesi’ne sevk edilerek, burada detaylı arındırma (dekontaminasyon) işlemlerine tabi tutuldu. Arındırma sonrası güvenli bölgeye alınan personelin tedavisine başlandı ve süreç boyunca tüm müdahaleler profesyonel ekipler tarafından dikkatle yürütüldü. Tatbikat sonunda, HAP Başkanı tarafından yapılan durum değerlendirmesi sonucunda olayın başarıyla kontrol altına alındığı raporlanarak süreç ’Yeşil Kod’ verilerek sonlandırıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder