Son Dakika
|
Türkiye’nin konuştuğu olayda sanık İzzet Kalyon yaşananları anlattı
Sedef Güler cinayeti davasında karar!
İzmir Büyükşehir iştiraklerine yönelik operasyonda flaş gelişme
Silahlı saldırganı etkisiz hale getiren cesur taksici o anları anlattı
Rehin alınan taksicinin cesur müdahalesi kamerada
Kene nedeniyle hayatını kaybetti
Ekrem İmamoğlu ve diğer 3 sanığın ‘siyasal casusluk’ suçundan yargılanmasına başlandı
Muhittin Böcek ve oğlunun ifadesi 8,5 saat sürdü
La Liga’da şampiyon Barcelona
İran basını ABD’nin teklifinin kabul edilmediğini duyurdu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bakan Fidan, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Al Thani ile bir araya geldi
Bosna Hersek Yüksek Temsilcisi Schmidt’in görevinden ayrılacağı duyuruldu
Trump, Oval Ofis’teki etkinlik sırasında uyukladı
TFF’den A Milli Takım aday kadrosu haberlerine yalanlama
Aziz Yıldırım’dan birleşme manifestosu
Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu, Belçikalı mevkidaşı ile görüştü
Albayrak: "Uluslararası sistemin meşruiyetini yitirdiğinin en büyük kanıtı Gazze’dir"
SAĞLIK
Başkan Kaya’dan Aydın Şehir Hastanesi’ne övgü
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:47:38
Ayda ortalama 450 bin hastaya hizmet verecek olan Aydın Şehir Hastanesi, polikliniklerin de taşınmasıyla birlikte tam kapasite hizmet vermeye başlarken, hastaneye gelen İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya, duyduğu memnuniyeti dile getirerek "Hastanemiz çok güzel ve ferah olmuş" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmi açılışı yapılan Türkiye’nin 21. Şehir Hastanesi, polikliniklerin de taşınmasıyla birlikte Aydın’da tam kapasite hizmet vermeye devam ediyor. Bin 300 yatak kapasitesi ile Aydın halkına birinci sınıf sağlık hizmeti sunması beklenen hastane 189 poliklinik sayısı ile hizmet vermeye başladı. Sabahın erken saatlerinde polikliniğe gelen vatandaşlar da hastane personelleri tarafından kapıda karşılanarak gidecekleri bölümlere yönlendirildi. "Aydın’a her şey yakışır" Aydın Şehir Hastanesi’nde kalan Yenipazar Belediyesi eski başkanı Zafer Savcı’yı ziyarete gelen İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya da, hastaneden övgü dolu sözlerle bahsetti. Aydın Şehir Hastanesi’nin kente önemli bir değer kattığını ifade eden İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya, hastaneden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Aydın Şehir Hastanesi’ne bugün, yeni açılan Acarlar Yolu’ndan geldik. Öncelikle Özlem Başkanı teşekkür ederim. 5 dakikada İncirliova’dan geldik. Bir köprü kalmış yapılacak. O köprüde yapılınca İncirliova ile Şehir Hastanesi arası 10 dakika sürmez. Bu yol güzel olmuş. Koçarlı’ya İncirliova’ya faydası var. Şehir Hastanesi’ne eski Yenipazar Belediye Başkanımız Zafer Savcı’ya ziyarete geldim. Güzel bakıyorlar. Hastanemiz çok güzel olmuş. Ferah olmuş. Herkes ilgileniyor. Sağ olsunlar. Güvenlikçisinden personeline kadar herkes yardımcı oluyor. İlk gün olması sebebiyle biraz karmaşa var ama en kısa zamanda o da düzene girer. Hastane çok güzel olmuş. Odalar çok güzel. Vesile olan herkesten Allah razı olsun. Aydınımıza hayırlı olsun. Aydın değişen ve gelişen bir il. Herkesin göç ettiği bir il. Aydın’a her şey yakışır" dedi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:28
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır"
Sağlık Bakanlığı, uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan son 3 vatandaşın da Türkiye’ye getirildiğini belirterek, "Yapılan izlemelerde şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır. Süreç, Bakanlığımız tarafından titizlikle ve yakından takip edilmektedir" açıklamasında bulundu.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:17
Sağlık Bakanlığı: "3 vatandaşın Hantavirüs test sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup; önerilen süre boyunca karantinada tutulacaktır."
Sağlık Bakanlığı: "3 vatandaşın Hantavirüs test sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup; önerilen süre boyunca karantinada tutulacaktır."
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:06
Çözüm bulamadığı bel ağrısından ‘ağrı pili’ ile kurtuldu
Gaziantep’te ilaç tedavisine ve defalarca ameliyat olmasına rağmen kronik ağrıları nedeniyle 5 yıldır zorlu bir yaşam süren 61 yaşındaki Saniye Kal, kentte ilk kez uygulanan "ağrı pili" yöntemi sayesinde sağlığına kavuştu. Belinde 5 yıldır hissettiği kronik ağrıları nedeniyle yürüme güçlüğü çeken ve eğilip kalkmakta zorlanan Saniye Kal, bel bölgesinden 6 defa ameliyat olan, beline platin, 20 vida takılan, 4 defa algolojik tedavi alan ve defalarca fizik tedavi gördü. Gittiği hastanelerde ağrılarına ilaç tedavisiyle çözüm bulamayan Kal’ın omurgası, ameliyatla takılan 20 metal vidalarla sabitlendi. Kal, geçirdiği operasyona rağmen şiddetli ağrı, uyku problemi ve yürüme güçlüğü çekmesi nedeniyle hayatını idame ettiremez hale geldi. Ağrılarından "ağrı pili" tedavisi sayesinde kurtuldu Gaziantep Şehir Hastanesi’ne başvuran Kal, algoloji bölümü doktorları muayene etti. Doktorlar Kal’a "ağrı pili" tedavisi uygulanmasına karar verdi. Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniğinden Op. Dr. Abdullah Duman ve ekibinin başarılı operasyonu sonucu Kal, yıllardır süren ağrılarından hastanede uygulanan "ağrı pili" tedavisi sayesinde kurtuldu. Bel bölgesine pil yerleştirilen Kal, 5 yıldır geçmeyen ve son 1 yıldır dayanılmaz bir hal alan ağrılarından kurtulmanın mutluluğunu yaşıyor. "Hastalarımıza umut olmaya devam edeceğiz" Kronik ağrıları nedeniyle yıllardır zorlu bir yaşam süren Saniye Kal’ın kentte ilk kez uygulanan "ağrı pili" yöntemi sayesinde sağlığına kavuştuğunu belirten Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Uluşan, "Hastamız bacak ağrıları nedeniyle birçok ameliyat geçirmiş. Hastamıza 20’ye yakın bir vida ameliyatı uygulanmış. Ama geçmeyen ağrıları nedeniyle hastanemize başvurdu. Gaziantep’te ve bölgede ilk defa uygulanan tedaviyle hastamız sağlığına kavuştu. Hastamız omurgaya yerleştiren ‘ağrı pili’ sayesinde ağrılarından tamamen kurtuldu. Hastamız da çok mutlu. Hastanemizde bu tarz vakaları yapmaya devam edeceğiz ve hastalarımıza umut olmaya devam etmeyi planlıyoruz" dedi. "Hastamızın iyileşmesi bizi mutlu etti" Hastanın sağlık durumu ve "ağrı pili" tedavisiyle ilgili bilgi veren Operatör Doktor Abdullah Duman ise, "Hastamız daha önce 3 kere ayaklarından, 3 kere de torakolomber bölgeden ameliyat olmuştu ve bel bölgesinde 20 adet vida vardı. Buna rağmen ağrıları geçmiyordu. Ağrıları geçmemesi üzerine algoloji hekimlerimiz tarafından takibe alınmıştı. Algoloji hekimleri tarafından hasta için ‘ağrı pili’ düşünülüp bize yönlendirildi. Biz de hocamızla beraber değerlendirdik ve hastamıza ‘ağrı pili’ni uygun gördük. Hastaya detaylı bilgilendirmeyi yaptık. Hastanın da kabul etmesi üzerine yaklaşık yarım saat süren bir operasyonla elektrotları sırtına yerleştirdik. Karnının tarafına da bir jeneratör koyduk ve bu şekilde hastanın ağrılarının azaldığını gördük. Bu durum bizi gerçekten memnun etti" şeklinde konuştu. "Sağılığıma kavuştuğum için çok mutluyum" 5 yıldır hissettiği ağrılardan kaynaklı birçok tedavi yöntemi denediğini ve çok sıkıntılı günler yaşadığını dile getiren hasta Saniye Kal da, hastanede gerçekleştirilen operasyonda bel bölgesine yerleştirilen pil ile şikayetlerinden kurtulduğunu belirterek, "Çok ameliyat geçirdim, ağrılarım çok fazlaydı ve bir türlü geçmiyordu. Geceleri uyuyamıyordum, sürekli belim ve ayaklarım ağrıyordu. Günde 6-7 tane de hap içiyordum. Yaklaşık 5 yıldır bu durumdaydım. Şimdi çok şükür iyiyim. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:18
Erzurum’da "tam buğday ekmeği yaygınlaştırma kampanyası" tanıtım toplantısı düzenlendi
2
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 17:28
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır"
3
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:32
Adana kebabı ve salata ikilisi ’glutatyon’ seviyesini artırıyor
4
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:12
20’li yaşlarda kolon kanseri alarmı: Belirtiler hemoroidle karışıyor
5
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:50
’’Gizli tehlike çölyak: Belirtiler hafif, sonuçlar ağır olabilir’’
27 Haziran 2025 Cuma - 10:39
Prof. Dr. Aysun Bay: "Sektörel güç birliğiyle küresel hedeflere ilerliyoruz"
Türkiye’nin sağlık turizminde küresel marka olma hedefi, 15 stratejik dernek ve 1000’e yakın akademik uzmanın yer aldığı Sağlık Turizmi Konfederasyonu çatısı altında güçleniyor. Türkiye’nin sağlık turizmi alanında küresel bir aktör olma yolundaki stratejik adımları, Sağlık Turizmi Konfederasyonu çatısı altında çok paydaşlı yapılarla güç kazanıyor. Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, Türkiye’nin sağlık turizmi vizyonuna dair önemli açıklamalarda bulundu. Konfederasyonun merkezinin Ankara Beştepe Malta Caddesi’nde bulunduğunu belirten Bay, sadece sağlık değil, hijyen, kalite, estetik, tarım ve çevre gibi pek çok alanda faaliyet gösteren güçlü derneklerin aynı çatı altında buluştuğunu söyledi. Konfederasyon bünyesinde yer alan 15 stratejik derneğin ortak akılla projeler yürüttüğünü kaydeden Bay, sağlık turizminin destekleyici tüm alanlarında sürdürülebilir ve entegre bir model geliştirdiklerini belirtti. Prof.Dr. Bay, Sağlık, hijyen, inovasyon, sigorta, estetik, robotik cerrahi, çevre, tekstil ve gıda gibi geniş bir yelpazeye yayılan bu yapıların, Türkiye’nin küresel sağlık markası olma hedefinde kilit rol oynadığını ifade etti. Sağlık Turizmi Konfederasyonu’na bağlı dernekler arasında Ankara Sağlık Turizmi Derneği, Estetik ve Kozmetoloji Derneği, İnovasyon ve Robotik Cerrahi Derneği, Çevre ve Ekolojik Uyum Derneği gibi farklı uzmanlık alanlarında faaliyet gösteren kurumlar yer alıyor. Ayrıca, Tarım ve Gıda Federasyonu, Sağlık Turizmi Federasyonu ve Avrupa Birliği Federasyonu gibi üstyapılar da Konfederasyon çatısında birleşmiş durumda. Yaklaşık bin akademik kurul üyesi ve çok sayıda sektörel eğitim, çalışma grubu ve uluslararası projeyle faaliyetlerine devam ettiklerini söyleyen Prof. Dr. Aysun Bay, Türkiye’nin sağlık alanında öncü olma hedefinin altını çizdi. Bay, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bizlere çizdiği vizyon doğrultusunda, sağlık turizmini ülkemizin stratejik lokomotiflerinden biri haline getiriyoruz. 2025 yılı itibarıyla 3,5 milyar doları aşan bir gelir elde edilen bu alanda, önümüzdeki yıllarda 10 milyar dolarlık potansiyele ulaşacağımıza inanıyoruz. Sadece tedavi odaklı değil; eğitim, hijyen, sigorta, inovasyon ve teknoloji gibi alanlarda da entegre bir kalkınma modeliyle ilerliyoruz." Konfederasyonun, Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere kamu-özel iş birlikleri, üniversiteler ve uluslararası kuruluşlarla imzalanan protokollerle Türkiye’nin sağlıkta küresel markalaşma sürecine liderlik etmeye devam ettiği bildirildi.
27 Haziran 2025 Cuma - 10:10
’’Obezite hastalığı beraberinde 200’den fazla hastalığa davetiye çıkarıyor’’
Türkiye, Avrupa’da Obezite oranının en yüksek olduğu ülke olarak öne çıkıyor. Farkındalık oluşturabilmek için Lilly İlaç ev sahipliğinde obezite hastalığına ilişkin bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda obezite hastalığının belirtileri ve bununla beraber gelen 200’den farklı hastalığın sonuçları ve obezite ile nasıl mücadele edilebileceği konuşuldu.
27 Haziran 2025 Cuma - 10:07
"Ekrana çok maruz kalıyorsanız 20-20-20 kuralını uygulayın"
Dijital cihazların kullanımındaki artışla ‘dijital göz yorgunluğu’ vakalarının da arttığını belirten Op. Dr. Belma Karini, ekran başında uzun süre kalanlara 20-20-20 kuralını uygulamaları tavsiyesinde bulundu. Karini, görme hijyeni konusuna da dikkat çekti. Gelişen teknolojiyle birlikte dijital cihazlar hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Akıllı telefonlar, bilgisayarlar, tabletler ve televizyonlar derken günün büyük kısmı ekran karşısında geçiyor. Ancak bu yoğun ekran maruziyeti, "dijital göz yorgunluğu" adı verilen ve giderek daha fazla kişiyi etkileyen bir sağlık sorununu da beraberinde getiriyor. Op. Dr. Belma Karini, dijital göz yorgunluğu ve görme hijyeni konusunda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Ekran karşısında gözler alarm veriyor BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Karini, dijital göz yorgunluğunun, uzun süreli ekran kullanımına bağlı olarak gelişen; gözlerde kuruluk, batma, yanma, kızarıklık, kaşıntı, sulanma, bulanık görme gibi belirtilerle kendini gösteren bir sendrom olduğunu belirtti. Karini, bu rahatsızlığın sadece gözlerle sınırlı kalmayıp baş ağrısı, boyun ve sırt ağrısı gibi sistemik semptomlarla da kendini gösterebildiğini söyledi. Özellikle masa başında çalışan yetişkinler ve uzaktan eğitim alan çocuklarda bu sorunun ciddi boyutlara ulaştığını vurguladı. Op. Dr. Karini’ye dijital göz yorgunluğunun temelindeki üç önemli faktörü şöyle aktardı: "İlki, ergonomik olmayan oturuş biçimleri ve ekrana yanlış mesafeden bakmak gibi fiziksel hatalar. İkincisi, uzun süre yakın mesafeye odaklanmaktan kaynaklanan geçici görme sorunları. Üçüncüsü ise, ekran karşısında göz kırpma sıklığının azalması sonucu oluşan kuru göz tablosudur. Bu faktörler birleştiğinde, hem görsel hem de fiziksel rahatsızlıklar kaçınılmaz hale geliyor." Göz sağlığı için basit ama etkili önlemler Göz sağlığını korumak için uygulanabilecek basit yöntemler bulunduğunu ifade eden Dr. Karini, "Bunlardan en etkilisi, 20-20-20 kuralı olarak bilinen alışkanlık: Her 20 dakikada bir, 20 saniye boyunca 6 metre (20 feet) uzağa bakmak" diyerek bu alışkanlığın göz kaslarını rahatlattığını söyledi. Dr. Karini, "Özellikle ekranla yoğun çalışan bireylerin bu uygulamayı benimsemesi gerekmektedir. Ayrıca ekranın göz hizasının biraz altında konumlandırılması, ortam ışığının dengeli olması ve yansımaların azaltılması da göz yorgunluğunu önemli ölçüde azaltabilir" şeklinde konuştu. "Gözlük, beslenme ve uyku faktörleri önem taşıyor" Dijital ekran karşısında yansıma önleyici camlara sahip gözlüklerin kullanılması göz konforunu artırıyor. Kontakt lens kullanıcılarının ise nemlendirici göz damlalarıyla göz yüzeyini desteklemesi öneriliyor. Dr. Karini ayrıca, A ve E vitamini ile Omega-3 bakımından zengin besinlerin tüketilmesinin göz sağlığını olumlu etkilediğini ve düzenli, kaliteli uykunun ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti. Çocuklar daha fazla risk altında Dijital ekranlar sadece yetişkinleri değil, gelişme çağındaki çocukları da ciddi biçimde etkiliyor. Yapılan araştırmalar, 10-17 yaş arası çocukların yüzde 83’ünün günde 3 saatten fazla ekran başında vakit geçirdiğini gösteriyor. Dr. Karini, bu sürenin göz sağlığının yanı sıra miyopi gelişimi, dikkat dağınıklığı ve uyku bozuklukları gibi pek çok sorunu da beraberinde getirdiğini belirtti. Amerikan Pediatri Akademisi’nin ekran kullanım süreleriyle ilgili önerilerine dikkat çeken Dr. Karini, 0-2 yaş grubu için ekranın tamamen yasaklanması, 2-5 yaş arası çocuklar için ise günlük sürenin bir saati aşmaması gerektiğini vurguladı. "Gözleriniz için dijital alışkanlıklarınızı gözden geçirin" Dr. Karini, dijital ekranların artık hayatın vazgeçilmez bir parçası olduğunu kabul etmekle birlikte, bu yeni yaşam tarzının beraberinde getirdiği göz sağlığı risklerine karşı toplumun daha bilinçli olması gerektiğini söyledi. Karini, "Görme hijyenimizi koruyarak hem gözlerimizi hem de genel yaşam kalitemizi koruyabiliriz" sözleriyle açıklamalarını sonlandırdı.
27 Haziran 2025 Cuma - 10:05
Yunusemre’den bağımlılıkla mücadelede ilk adım
Yunusemre Belediyesi ile Manisa Yeşilay Danışmanlık Merkezi işbirliğinde, belediye personeline yönelik olarak düzenlenen bağımlılıkla mücadele seminerinde madde, tütün, alkol ve dijital bağımlılık konuları tüm yönleriyle ele alındı. Yunusemre Belediyesi Ana Hizmet Binası’ndaki toplantı salonunda gerçekleşen seminerde, bağımlılığın fiziksel, psikolojik ve sosyal boyutları katılımcılarla paylaşıldı. Programa, Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Emine Özge Arslan, Sağlık İşleri Müdürü Birsen Öcal ve Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Şaver Yüksel de katıldı. Seminerde sunum yapan Sosyal Hizmetler Uzmanı Merve Ayhan, tütün ürünlerinin zararlarına dikkat çekerek, "Sigara dünyada ve ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunudur. Yüksek oranda nikotin içermesi nedeniyle bağımlılık yapma potansiyeli yüksektir. Her yıl dünyada 8 milyon kişi sigaraya bağlı nedenlerle hayatını kaybediyor." dedi. Ayhan, sigara, nargile ve pipo kullanımının zamanla psikolojik ve fiziksel bağımlılık oluşturduğunu ifade ederken, tütün ürünlerinde 4 binden fazla kimyasal madde bulunduğunu ve bunların ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını vurguladı. Teknoloji bağımlılığına da değinen Ayhan, dijital bağımlılığın da madde ve alkol bağımlılığıyla benzer bir döngüye sahip olduğuna dikkat çekti. Özellikle çocukların küçük yaşta ekranla tanışmasının uzun vadeli olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirtti. Seminer sonunda katılımcılara broşürler dağıtılırken, bağımlılıkla mücadelede erken müdahale ve toplumsal farkındalığın önemi bir kez daha vurgulandı.
27 Haziran 2025 Cuma - 10:05
Medical Point’te gelişmiş teknoloji ile bel fıtığına etkili müdahale
İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Gürkan, uzun süredir bel fıtığına bağlı bacak ve bel ağrısı yaşayan Mesut Güç’ü tam kapalı, endoskopik yöntemle başarıyla ameliyat etti. Sağ bacağında şiddetli ağrı ve çekilme hissi ile birlikte bel ağrısı şikayetleri yaşayan Mesut Güç, yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen bu durum nedeniyle hastaneye başvurdu. Yapılan muayene ve MR görüntülemeleri sonucunda bel fıtığı teşhisi konulan hastaya, endoskopik disk cerrahisi önerildi. Doç. Dr. Gökhan Gürkan, hastanın durumu ve uygulanan tedaviyle ilgili şu açıklamalarda bulundu: "Mesut Bey bize bel ve sağ bacağına yayılan şiddetli ağrılarla başvurdu. Özellikle bacakta çekilme hissi yaşam kalitesini oldukça düşürüyordu. MR görüntülemeleri sonucunda ciddi bir bel fıtığı tespit ettik. Kendisine, tam kapalı endoskopik yöntemle ameliyat önerdik.Bu yöntemle fıtık, yalnızca birkaç milimetrelik bir kesiden kamera eşliğinde çıkarılıyor ve hastalar çok hızlı toparlanıyor.Endoskopik disk cerrahisinin en önemli avantajlarından biri, kesi yerinin çok küçük olması ve hastaların çok kısa bir süre içinde günlük yaşantılarına dönebilmesidir. Mesut Bey de ameliyat sonrası aynı gün yürüyebildi ve bir gün sonra taburcu edildi. Şu anda hiçbir ağrısı kalmadı." Hastanın aynı zamanda bir anestezi asistanı hekimin babası olduğunu belirten Doç. Dr. Gürkan, sağlık camiasından gelen bu güvenin kendileri için ayrıca kıymetli olduğunu vurguladı. Ameliyat sonrası yaşadığı değişimi anlatan Mesut Güç ise, "Sağ bacağımdaki ağrı ve çekme hissi artık tamamen geçti. Gökhan Bey ve Ali Bey çok güzel bir ameliyat yaptı. Şu anda kendimi çok iyi hissediyorum. Hiçbir şikayetim kalmadı. Herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim." dedi. Doç. Dr. Gürkan, bel ve bacak ağrısı, uyuşma ya da yürüyüş bozukluğu gibi şikayetleri olan kişilerin vakit kaybetmeden bir beyin ve sinir cerrahına başvurmaları gerektiğini belirterek, "Uygun hasta grubunda, kapalı bel fıtığı ameliyatı hem konforlu hem de güvenli bir çözümdür" mesajını verdi.
27 Haziran 2025 Cuma - 09:51
Erzurum’da "Organ Nakli Farkındalık" konferansı
Atatürk Üniversitesi Araştırm Hastanesi’nde" Organ Nakli Farkındalık Konferansı" yapıldı. Konferansta Dr. Öğr. Üyesi Necip Altundaş, Atatürk Üniversitesi’nde yürütülen organ nakli çalışmaları hakkında bilgi verdi. Uz. Dr. Abdullah Can ise organ bağışı ve farkındalık eğitimi konularında sunum yaptı. Organ bağışının önemi, etik boyutu ve sağlık sistemindeki yeri gibi başlıkların ele alındığı konferans, sağlık çalışanları ve öğrencilerin yoğun katılımıyla tamamlandı.
27 Haziran 2025 Cuma - 09:46
Veteriner Gıda Hijyenistleri Derneği’nden TVHB’ye ziyaret
Veteriner Gıda Hijyenistleri Derneği, Türk Veteriner Hekimleri Birliği’ni (TVHB) ziyaret etti. Veteriner Gıda Hijyenistleri Derneği Başkanı Ali Küçükoğlu ve üye Naim Deniz Ayaz, TVHB’yi ziyaret etti. Yapılan toplantının ardından açıklamalarda bulunan Eroğlu, Küçükoğlu ve Ayaz, gıda güvenliğinin önemine dikkat çekti. TVHB’de gerçekleşen görüşmede konuşan TVHB Başkanı Eroğlu, Dünya’da 2 konuda yarış olduğunu söyleyerek, "Bunlardan bir tanesi artan nüfusun gıda ihtiyaçlarını karşılamak, diğeri de kaliteli ürün elde edebilmek" dedi. TVHB olarak Dünya Gıda Güvenliği Günü’yle ilgili çalışmalar içerisinde olduklarını belirten Eroğlu, "Veteriner hekimler, özellikle hayvansal proteinin tüketilmesi açısından insanların sağlıklı ve dengeli beslenmesi için stratejik meslek konumundalar" ifadelerini kullandı. Veteriner Gıda Hijyenistleri Derneği Başkanı Ali Küçükoğlu, Dünyada 200’e yakın kanserden çeşitli gıda enfeksiyonlarına varıncaya kadar 200 hastalıktan bahsedildiğini söyleyerek, "Her yıl 1 milyon 600 bin kişinin bu gıda kaynaklı hastalıklardan rahatsızlandığını, etkilendiğini görüyoruz. Bununla beraber özellikle az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerde her yıl 110 milyon dolara yakın gıda kaynaklı enfeksiyonlardan intoksikasyonlardan kaynaklı maliyetin çıktığını da ifade ediyorlar. Tabi bu noktada bir risk değerlendirmesi yapıldığında insanların gıda kaynaklı enfeksiyon ve intoksikasyonlara maruz kalma nedenleri araştırıldığında bunların yüzde 90’ının hayvansal gıdalar olduğunun ancak yüzde 10’unun bitkisel kaynaklı gıdalardan ileri geldiğini görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Veteriner hekimliğin özellikle hayvansal gıdalar noktasında sorumlulukları oldukça büyük" Veteriner hekimlik mesleğinin yalnızca hayvanların tanı ve tedavisinde değil hayvanlardan elde edilen insanların tüketime sunulan gıdalarda da etkin rol oynadığına dikkati çeken Küçükoğlu, "Zaten veteriner fakültelerinin 5 yıllık eğitimleri boyunca özellikle gıda hijyeni, gıda kalitesi ve veteriner halk sağlığı konularında yoğun dersleri almakta. Bunları başarıyla geçtikten sonra hekim unvanı almaktalar. Dolayısıyla veteriner hekimliğin özellikle hayvansal gıdalar noktasında sorumlulukları oldukça büyük" ifadelerine yer verdi. "TVHB’nin gıda ile ilgili yaptığı çalışmaları takip ediyoruz" Dünya nüfusunun yüzde 1’ini Türk toplumunun oluşturduğunu anlatan Küçükoğlu "Biz nüfus olarak dünyanın 18’inci ülkesiyiz. Ama yayın sırasında 14’üncü ülkesiyiz. Yani nüfusa göre yayın anlamında daha fazla yayın yapan, daha fazla akademik çalışma yapan bilim insanlarının oluşturduğu bir ülkede yaşıyoruz. Bunun teması olan bilimin aksiyonda olması, bilimin bu alanda görev alması da bizlerin sorumluluğunun bir kez daha arttırılıyor. Biz TVHB’nin gıda ile ilgili yaptığı çalışmaları, gerek sosyal medyada olsun gerek diğer çalıştaylarında olsun bu tür faaliyetleri zaten izliyoruz, takip ediyoruz. Oldukça önemsiyoruz. Mesleğimizin de çatı bir kurumu. Bizler de dernek olarak, veteriner gıda hijyenistleri derneği olarak bu önemli meseleye her zaman katkı sunmak adına sizlerin yanındayız" açıklamasında bulundu. "Olağanüstü doğa olayları gıda güvencesini tehlikeye altına sokmakta" Üye Naim Deniz Ayaz ise, toplantıda konuşulan konulara ilişkin, "Özellikle gıda güvenliği ve gıda güvencesi üzerine oluşan, son günlerde artan baskı ve bunlarla bilimsel olarak nasıl mücadele edilebileceği, veteriner hekimlerin neler yapabileceği konusunda istişarelerde bulunduk. Bu manada özellikle artan nüfus kırdan şehre göç, küresel iklim değişikliğinin oluşturduğu kuraklık, yağış rejimindeki değişmeler ve elbette olağanüstü doğa olayları gıda güvencesini tehlikeye altına sokmakta" dedi. Zoonotik hastalıkların gıda güvenliği riskini daha fazla stres altına aldığını dile getiren Ayaz, "Bu manada bizim veteriner hekimler olarak yaklaşımımız çiftlikten itibaren tüketiciye ulaşana kadar bütün bir gıda zinciri içerisinde başta zoonoz hastalıklar olmak üzere gıda kayıp ve israfına neden olabilecek etkenlerle mücadele etmek" şeklinde konuştu. Toplantının ana gündemi biyogüvenlik ve su güvenliği Gıda güvenliği konusunda çalışmalar yapmanın veteriner hekimler olarak görevleri olduğuna dikkati çeken Ayaz, "Bugün başkanımla bu manada hayvanlarda biyogüvenlik alanında neler yapmamız gerektiğini, bu konudaki mevzuat açıklarımızı ve bu alanda neler yapabileceğimiz konusunda ilk görüşmemizi gerçekleştirdik. Bu alanda çalışmalar yapmamızın veteriner hekimler olarak üzerimize düşen vazifelerden biri olduğunu değerlendiriyoruz" diye konuştu. Taze ve temiz su üretiminin de önemini vurgulayan Ayaz, sözlerine şöyle devam etti: "Ülkemizin sahip olduğu suyun yüzde 78’ini gıda üretimi amacıyla kullanıyoruz. Temiz ve taze su üretimi. Bu manada alınan küresel kararlar alternatif su kaynaklarının daha yoğun kullanılması ve verimli kullanılması ile ilgili. Bu manada da bir gıda güvenliği riskinin olabileceğini gündeme getirmek istedik. Çünkü bu atık su arıtma testlerinden elde edilen suların gıda üretiminde kullanılmasıyla aynı zamanda bazı zoonotik hastalıkların ve antibiyotik direnç genlerinin de geçmesi söz konusu olabiliyor. Bu manada da neler yapmalıyız? Mevcut kapasitemizdeki atık su arıtma tesisleriyle ilgili olsun, bu suların kullanımı ile ilgili olsun. Kapasitemiz ne durumda, neler yapabiliriz veteriner hekimler olarak üzerimize ne düşebilir konusunda istişarelerde bulunduk. Bu konuda çalışmalarımızı genişletmeyi düşünüyoruz."
27 Haziran 2025 Cuma - 09:43
SANKO Üniversitesi Hastanesi Onkoloji Ünitesi açıldı
Onkoloji hastalarına üst düzey sağlık hizmeti verilmesi amacıyla güçlendirilen kadro ve son teknoloji tıbbi cihazlarla donatılan SANKO Üniversitesi Hastanesi Onkoloji Ünitesi törenle açıldı. SANKO Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, törende yaptığı konuşmada, büyük özveriyle kurulan onkoloji ünitesinin, hastalara şifa dağıtması dileğinde bulundu, emeği geçenlere teşekkür etti. Konukoğlu, "Hastanenin temelini 1993 yılında atarken, ‘bir gün Gaziantep hastaneler şehri olarak hastalara şifa merkezi olacak’ demiştik, bugün yeni ünitemizi hizmete açarken o sözü hatırladım" dedi. SANKO Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Zeki Konukoğlu ise onkoloji ünitesinin kuruluş sürecine değinerek, "Onkoloji Ünitemizin mimarı olarak Pittsburgh Üniversitesi Cerrahi Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Atilla Soran hocamıza teşekkür etmek istiyorum. Amerika’dan bizlere her zaman destek verdi. Prof. Dr. Levent Elbeyli, Prof. Dr. Göktürk Maralcan ve Prof. Dr. Mustafa Yıldırım Hocalarımız sürece sahip çıkarak, bulunduğumuz noktaya gelmemizi sağladılar" dedi. SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı da konuşmasında 1996 hizmete açılan SANKO Üniversitesi Hastanesi’nin gelen talepler doğrultusunda 2009 yılından bu yana iki binada hizmet verdiğine dikkat çekti. Sürekli büyüyen ve gelişen hem hastanenin hem de üniversitenin başarılarına her geçen gün yenilerini eklediğini kaydeden Prof. Dr. Dağlı, "Onkoloji ünitemizin, merkeze ve enstitüye evrilmesiyle daha fazla bilimsel çalışmaya ışık tutacak ve bilimsel çalışmalarda yer alacak olmamız bizler için ayrı bir gururdur. Bu konularda desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen başta Onursal Başkanımız Abdulkadir Konukoğlu olmak üzere Mütevelli Heyet Başkanım Zeki Konukoğlu ve Yönetim Kurulu Başkanımız Adil Sani Konukoğlu’na üniversitemiz ve hastanemiz adına şükranlarımı arz ediyorum. Onkoloji ünitemizin fikir babası olan Atilla Hocam süreci her aşamada adım adım takip etti, Amerika’dan geldi, gece gündüz demeden çevrimiçi toplantılarımıza katıldı. Prof. Dr. Levent Elbeyli Hocamız da daha önceki idarecilik vasfını da kullanarak koordinatör olarak sürekli işin başındaydı. Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Metin Bayram, Genel Sekreterimiz Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, Tıp Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Salih Murat Akkın, Hastanemizin Genel Müdürü Dr. Sermet Kileci ve hastanenin teknik ekibi her türlü desteği verdiler. Deneyimleriyle daima yönlendirici oldular. Emeği geçenlere çok çok teşekkür ediyorum, şehrimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "Gaziantep ve bölge için önemi büyük" SANKO Üniversitesi Onkoloji Ünitesi Süpervizörü de olan Pittsburgh Üniversitesi Cerrahi Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Atilla Soran, kısa zamanda çok güzel bir ünitenin açılışında hep beraber tanıklık etmekten duyduğu memnuniyete vurgu yaptı. Prof. Dr. Soran, "Onkoloji ünitesi ve radyasyon onkolojisi ünitesi bir yıldan daha az süre içerisinde yapıldı. Bu güzel ünite hem hastalarımıza hem de Gaziantep ve bölgedeki kanser hastalarına son teknolojiyi en son tedavi hizmetini verecek şekilde tasarlandı" ifadelerini kullandı. Onkoloji ünitesinin bir sonraki aşamasında onkoloji merkezi ilerideki aşaması ise onkoloji enstitüsüne dönüşerek bölgeye ve tüm Türkiye’ye hizmet etmeyi amaçladıklarının altını çizen Prof. Dr. Soran, "Bu güzel ve anlamlı günde yanımızda olduğunuz için sizlere teşekkür ediyorum. Ayrıca bu süreçleri yöneten ve ünitenin oluşmasında çok hızlı şekilde çalışan ve emeklerini, fikirlerini koyan bütün herkese teşekkür etmek istiyorum. Ünitemiz hayırlı ve uğurlu olsun" diye konuştu. Konuşmaların ardından SANKO Üniversitesi Hastanesi Onkoloji Ünitesi’nin açılışı yapıldı. Onkoloji Ünitesi ve günübirlik tedavi merkezini gezen konuklar, tedavi alan hastalarla sohbet imkanı buldu. Ayrıca çok yakında hizmete girecek olan Radyasyon Onkolojisi Ünitesi ve içinde yer alan son model radyoterapi cihazı ile konuklara tanıtıldı. Düzenlenen törene, SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, SANKO Üniversitesi Mütevelli Heyet Üyeleri Dr. İbrahim Konukoğlu ve İhsan Akyol, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Metin Bayram, Üniversite Genel Sekreteri Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü ve Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Prof. Dr. Ayşen Bayram, İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Said Ustaoğlu, Gaziantep-Kilis Tabip Odası Başkanı Dr. Kazım Doğan Eroğulları, Sani Konukoğlu Vakfı Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Naci Boran, SANKO Üniversitesi Hastanesi Genel Müdürü Dr. Sermet Kileci, Genel Müdür Yardımcıları Rabia Ağar ve Hüseyin Söylemez, Hastane Mesul Müdürü Dr. Mehmet Subaşı, TOBB Gaziantep Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Ayşen Ahi, akademisyenler, hekimler ve yöneticiler katıldı.
27 Haziran 2025 Cuma - 09:15
Uzmanlar uyardı: "Grip sandığınız ölümcül kene ısırığı olabilir"
Yaz aylarında artan kene tutunmalarına karşı uyaran Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Öner Karaçay, "İlk belirtiler arasında baş ağrısı, yüksek ateş, halsizlik ve eklem ağrıları yer alır. Bu semptomlar grip ile karıştırılabilir" dedi.
27 Haziran 2025 Cuma - 09:10
Aşılama geriledi: Milyonlarca Çocuk risk altında
Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Eda Kepenekli, Covid-19 pandemisinin ardından aşı ve bağışıklığa olan güvenin sarsılması, artan aşı karşıtlığı ve kararsızlık nedeniyle milyonlarca çocuğun kızamık, tüberküloz ve çocuk felci gibi ölümcül hastalıklara karşı korumasız kaldığına dikkat çekti.
27 Haziran 2025 Cuma - 08:57
Hava değişikliklerine karşı çocukları koruyun
Sık sık değişen hava sıcaklığı en fazla çocukları tehdit ediyor. Özellikle ilköğretim çağındaki öğrenciler değişen hava sıcaklıklarından en fazla etkilenen grup içinde yer alıyor. Uzmanlar, ilköğretim ve ana sınıflarına devam eden öğrenciler arasında soğuk algınlığının çok sık görüldüğünü ve bunun ihmal edilmesi halinde daha ağır hastalıklara sebebiyet verdiğini söylüyor. Çocukların kolay hastalanmasının, beslenmede eksiklikler olduğunu gösterebileceğine dikkat çeken uzmanlar, çocukların özellikle bu mevsimlerde bol sıvı ve C vitamini ihtiva eden gıdalarla beslenmesi gerektiğini vurguluyor. Hava sıcaklıklarının sürekli farklılaştığı bu dönemde havaları günlük güneşlik görüp çocuklara ince giydirmemek gerektiğini söyleyen uzmanlar, mevsim değişiklikleri yüzünden çocukların en çok hastalandığı dönemde olduğumuza işaret ediyor. Çocuklarda vücut ısısı 38 derecenin üzerine çıktığında ateşlenmenin başladığına dikkat çeken uzmanlar, ateşin dereceyle yapılan koltuk altı ölçümlerinden anlaşılabileceğini belirtiyor. Uzmanlar, vücut ısısının 38 dereceyle 38.9 derece arasında olduğunda, eğer çocuk iyi görünüyorsa ve herhangi bir rahatsızlık belirtisi yoksa endişelenecek bir durum olmadığını söylüyor. Ateşin yükselmesi durumunda ailelerin doktora başvurmadan önce, kendi imkânlarıyla ateşi düşürmek için uğraşmasını tavsiye eden uzmanlar, "Çocuğunuz ateşlendiğinde önce soyulması gerekir. Ortam ısısı 22-24 derecenin üzerinde olmamalı, bol sıvı verilmelidir. Ilık duş aldırılabilirse bu da faydalı olur. Eğer çocuğun yaşı 12’den büyükse, bazı ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir’’ dedi.
26 Haziran 2025 Perşembe - 17:21
İngiliz hasta, Fethiye’de ’Kapalı Omurga Tümörü’ operasyonuyla sağlığına kavuştu
Fethiye Özel Lokman Hekim Esnaf Hastanesi’nde, İngiliz hastaya açık ameliyat yerine uygulanan kapalı (minimal invaziv) omurga tümörü operasyonu, ileri yaştaki hastalar için umut oldu. İngiltere vatandaşı 78 yaşındaki Alan Keith Gardıner, şiddetli sırt ağrısı ve hareket kısıtlılığı şikayetleriyle Fethiye Özel Lokman Hekim Esnaf Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan tetkiklerde, daha önce tanı konmuş malign melanomun omurgaya metastaz yaptığı belirlendi. Hastanın tedavi süreci, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Necati Uğur Hazar tarafından yürütüldü. Yaşı ve genel sağlık durumu nedeniyle açık cerrahinin yüksek risk taşıması üzerine, 3 aşamalı kapalı yöntemle müdahale edildi. "Her bel ağrısı bel fıtığı olmayabilir" Dr. Hazar, "Hastamızda omurgaya yayılmış metastatik tümör nedeniyle ciddi ağrı ve yaşam kalitesinde düşüş vardı. Bu gibi ileri yaş vakalarında klasik açık cerrahiler yüksek risk taşıyabiliyor. Bu yüzden biyopsi, termal ablasyon ve kifoplasti işlemlerini içeren kapalı bir tedavi uyguladık. Ayrıca her bel ağrısı bel fıtığı olmayabilir" dedi. "Hastaneden memnuniyetle ayrıldılar" Operasyon sonrası memnuniyetini dile getiren Alan Keith Gardıner, "Bel ağrısı olduğu için hastaneye geldim. Doktor bey doğru teşhis koydu ve ameliyat oldum. Çok başarılı bir operasyondu. Dün ameliyat oldum, bugün çok iyiyim. Doktordan tüm hastane çalışanlarına kadar herkes çok ilgiliydi, çok memnunum" dedi. "Doktor Bey, her şeyi açıklayıcı bir şekilde anlattı" Eşi Rehana Gardıner ise, "Sadece hastayla değil, doktor bey benimle de yakından ilgilendi. Bu süreci psikolojik olarak ben de yaşadım. Doktor bey her şeyi açıklayıcı bir şekilde anlattı. Çok memnunuz, sağlıklı bir şekilde evimize döneceğiz" dedi. Hastane tarafından yapılan açıklamada; tümörün kesin tanısı için özel iğneyle doku örneği alınarak biyopsi yapıldı. Termal Ablasyon: Radyofrekans veya soğuk ablasyon yöntemiyle tümör hücreleri lokal olarak yok edildi. Kifoplasti; çöken omurga kemiği balon yardımıyla yükseltilip kemik çimentosu ile sabitlendi. Bu vaka, ileri yaşta ve sistemik hastalıkları bulunan bireylerde omurga tümörlerinin tedavisinde kapalı cerrahi yöntemlerin güvenilirliğini bir kez daha ortaya koydu" denildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder