Son Dakika
|
Van’da sokak köpeği dehşeti: Parçalanmaktan son anda kurtuldu
Özkan Yalım: "Özel’in kullandığı Mercedes marka aracın VIP dönüşüm işlemleri belediye tarafından ödendi"
Pentagon, UFO dosyalarını yayınlamaya başladı
Diyarbakır’da inşaat halindeki otelde yangın
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bursa'da geri dönüşüm deposunda korkutan yangın!
Tarlasında silahlı saldırıya uğrayan mahalle muhtarı hayatını kaybetti
Bolu Dağı’nda araç devrildi: Kilometrelerce araç kuyruğu oluştu
ABD, İran’a yönelik ablukayı ihlal ettiği öne sürülen 2 gemiyi vurdu
İranlı Sözcü Bekayi: "ABD’nin yanıtı hala değerlendirme aşamasında"
Profesör açıkladı: "Hantavirüs, kemirgenlerden bulaşıyor"
Bakan Kurum: "Üretim hızımızı saatte 23, günde 550 konuta ulaştırdık"
SAĞLIK
Erzurum’da "tam buğday ekmeği yaygınlaştırma kampanyası" tanıtım toplantısı düzenlendi
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:18:50
"Tam Buğday Ekmeği Yaygınlaştırma Kampanyası" tanıtım toplantısı, Erzurum Şehir Hastanesi Konferans Salonu’nda geniş katılımla gerçekleştirildi. Program, tam buğday ekmeğiyle ilgili hazırlanan tanıtım filminin izletilmesiyle başladı. Ardından protokol üyeleri açılış konuşmalarını gerçekleştirdi. Toplantıda, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Murat Ağırtaş, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Kılıç ve Erzurum Valisi Aydın Baruş katılımcılara hitap etti. Programda, Sağlık Bakanlığı adına sunum yapan Prof. Dr. Zehra Büyüktuncer Demirer, sağlıklı beslenmenin toplum sağlığı açısından önemine dikkat çekti. Demirer, yaptığı konuşmada, "Sağlık kaybının çok önemli bir kısmı, yaklaşık dörtte biri beslenme alışkanlıklarından kaynaklanıyor. Yanlış beslenme bugün birçok hastalığın temel sebeplerinden biri haline gelmiş durumda. Her yıl milyonlarca insan, sağlıksız beslenmeye bağlı hastalıklarla karşı karşıya kalıyor. Özellikle kanser vakalarının önemli bir bölümü ve tip 2 diyabet hastalıkları, yanlış diyet alışkanlıklarıyla ilişkilendiriliyor. Dolayısıyla burada yapılması gereken şey çok açık. Öncelikle risk faktörlerini doğru belirleyeceğiz. Beslenmede nerede hata yaptığımızı tespit edeceğiz ve bunların iyileştirilmesi için planlı politikalar geliştireceğiz. Bugün burada özellikle üzerinde durduğumuz konu ise tam tahıl tüketiminin artırılmasıdır. Çünkü bu, sağlık açısından en önemli koruyucu faktörlerden biri olarak görülüyor. Bunu ortaya koyan yalnızca tek bir çalışma da yok. Yapılan başka araştırmalarda da tam tahıl tüketiminin yetersiz olmasının, ölüm oranları ve hastalık yüküyle doğrudan ilişkili olduğu ortaya konuldu. 28 ülkede, 6 milyondan fazla insanın verileri üzerinde gerçekleştirilen çalışmalarda, yeterli tam tahıl tüketiminin sağlık açısından en önemli koruyucu unsurlardan biri olduğu değerlendirildi" dedi. Sunumun ardından protokol üyeleri tarafından imza töreni gerçekleştirildi. Daha sonra protokol üyeleri tam buğday ürünlerinin sergilendiği stantları gezdi. Programa konuşmacıların yanı sıra Erzurum Tarım ve Orman Müdürü Alpaslan Kenger, Erzurum İl Sağlık Müdürü Gürsel Bedir, Erzurum Kültür ve Turizm İl Müdürü Ahmet Yer, Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mesud Fakirullahoğlu, kurum müdürleri, STK temsilcileri, davetliler ve vatandaşlar katıldı.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:00
Bayburt’ta öğrenciler hijyen ve sağlıklı yaşam konusunda bilgilendirildi
Dünya El Hijyeni Günü kapsamında öğrencilere el yıkama, el hijyeni, diyabet ve obeziteyle mücadelede sağlıklı beslenmenin önemi anlatıldı. Bayburt Devlet Hastanesi personelleri tarafından Şehit Recep Eşiyok İlköğretim Okulunda düzenlenen eğitimde, ’Temiz El Hayat Kurtarır’ sloganıyla el hijyenine dikkat çekildi. Enfeksiyon Kontrol Hemşiresi Elif Tuba Yazıcı, öğrencilere el yıkama alışkanlığının hastalıklardan korunmadaki önemini slayt eşliğinde anlattı. Eğitimde, günlük yaşamda doğru el yıkama yöntemleri ve hijyen kurallarına ilişkin bilgiler paylaşıldı. Diyabet Hemşiresi Zübeyde Kahveci ise diyabet ve obeziteyle mücadelede dengeli ve düzenli beslenmenin önemine değindi. Öğrencilere sağlıklı beslenme, hareketli yaşam ve diyabetten korunma konularında bilgilendirme yapıldı. Etkinlikte düzenlenen eğlenceli aktivitelerle öğrencilerde el hijyeni ve sağlıklı yaşam konusunda farkındalık oluşturuldu.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:33
Bayburt’ta ‘Menopoz Okulu’ eğitimleri devam ediyor
Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan ’Menopoz Okulu’ programı kapsamında Bayburt’ta kadınlara eğitimler veriliyor. Bayburt İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde kent genelindeki çeşitli merkezlerde düzenlenen eğitimlerde, kadınlara menopoz sürecinde yaşanan fiziksel ve psikolojik değişimler hakkında bilgilendirme yapılıyor. Eğitimlerde, sağlıklı beslenme, kilo kontrolü, kemik sağlığının korunması, egzersizin önemi ve ruh sağlığının desteklenmesi gibi konular ele alınıyor. Eğitimler ile kadınların menopoz dönemini sağlıklı, bilinçli ve güçlü bir şekilde geçirmeleri; doğru bilgi, profesyonel destek ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla bu süreci en iyi şekilde yönetebilmeleri amaçlanıyor. Bayburt İl Sağlık Müdürlüğü tarafından toplum sağlığını güçlendirmeye yönelik eğitim ve farkındalık çalışmalarının aralıksız devam edeceği bildirildi.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:57
Göz kuruluğu ve göz hastalıklarında lazer tedavi yöntemleri önemli
Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yavuz Özpınar, son yıllarda lazer teknolojisinin kronik göz kuruluğu tedavisinde de kullanılmaya başlandığını, bu amaçla kullanılan yöntemlerden birinin de IPL (Intense Pulsed Light) tedavisi olduğunu söyledi. Medicana Konya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yavuz Özpınar, IPL tedavisinin özellikle Meibomian bez disfonksiyonuna bağlı göz kuruluğunda uygulanmakta olduğunu söyledi. İşlem sırasında göz çevresindeki cilde kontrollü ışık atımları uygulandığını ifade eden Op. Dr. Özpınar, bu ışık enerjisi ile göz kapaklarındaki yağ bezlerinin fonksiyonunun düzenlenebileceğini, iltihabi süreçlerin azaltılabileceğini ve gözyaşı film tabakasının daha stabil hale getirilebileceğini belirtti. Özpınar, ayrıca tedavinin genellikle birkaç seans şeklinde uygulandığının ve her seansın kısa sürede tamamlandığının altını çizdi. Lazer ile gözlük numarasının tedavisi Miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusurlarının düzeltilmesi amacıyla yapılan lazer işlemleri halk arasında "göz çizdirme" olarak biliniyor. Bu işlemlerde hedeflenen yapının kornea yani gözün ön saydam tabakası olduğunu, kornea şeklinin değiştirilmesiyle ışığın retina üzerine doğru şekilde odaklanmasın sağlandığını belirten Op. Dr. Yavuz Özpınar, "Tedavide bu amaçla kullanılan başlıca lazer yöntemleri mevcuttur. Seçenekler arasında yer alan LASIK (Laser Assisted in Situ Keratomileusis) en yaygın uygulanan yöntemlerden biridir. İşlem sırasında korneanın yüzeyinde ince bir kapak (flap) oluşturulur. Bu kapak kaldırıldıktan sonra excimer lazer kullanılarak, korneanın alt tabakasına mikron düzeyinde şekil verilir. Ardından kapak tekrar yerine yerleştirilir. Görme genellikle hızlı şekilde düzelir ve iyileşme süresi kısadır. Bir diğer tedavi seçeneği iLASIK (Intralase LASIK), LASIK yönteminin daha gelişmiş bir versiyonudur. Bu teknikte kornea kapağı mekanik bıçak yerine femtosaniye lazer ile oluşturulur. Bu durum kapağın daha hassas ve kontrollü şekilde hazırlanmasını sağlar. Daha yüksek teknolojili bir yöntem olduğu için bazı hastalarda daha güvenli ve öngörülebilir sonuçlar sağlayabilir" dedi. Tercih edilen diğer lazer işlemlerinden olan PRK (Photorefractive Keratectomy) yönteminden de bahseden Op. Dr. Özpınar, "Bu yöntemde korneanın yüzey epitel tabakası kaldırılır ve excimer lazer doğrudan kornea yüzeyine uygulanır. Kapak oluşturulmaz. Bu nedenle kornea yapısı ince olan hastalarda tercih edilebilir. İyileşme süresi LASIK’e göre biraz daha uzun olabilir. TransPRK (Transepitelyal PRK), PRK yönteminin daha modern bir versiyonudur. Bu teknikte korneanın yüzey epitel tabakası mekanik olarak kaldırılmaz. Lazer hem epitel tabakayı hem de alttaki kornea dokusunu tek aşamada şekillendirir. Bu sayede işlem daha kısa sürede tamamlanabilir ve cerrahi temas azalır. SMILE (Small Incision Lenticule Extraction) daha yeni geliştirilen bir yöntemdir. Bu teknikte femtosaniye lazer kullanılarak kornea içinde ince bir doku parçası oluşturulur ve çok küçük bir kesiden çıkarılır. Böylece korneanın şekli değiştirilir. Kapak oluşturulmadığı için korneanın biyomekanik yapısı daha iyi korunabilir. Ayrıca bu lazer işlemleri genellikle damla ile yapılan anestezi altında uygulanır ve ağrısızdır. İşlem sonrası hastalar kısa sürede günlük hayatlarına dönebilirler ancak her hasta bu tedaviler için uygun olmayabilir. Kornea kalınlığı, göz numarası ve genel göz sağlığı mutlaka ayrıntılı bir muayene ile değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı. Lazer tedavisinde beklenen teknolojik gelişmeler Göz hastalıklarında lazer teknolojisinin sürekli geliştiğini ve gelecekte daha hassas, daha güvenli ve kişiye özel tedavilerin yaygınlaşmasının beklendiğini vurgulayan Op. Dr. Yavuz Özpınar, "Bu alandaki önemli hedeflerden biri daha yüksek hassasiyete sahip lazer sistemleri geliştirmektir. Yeni nesil cihazlar sayesinde kornea veya retina üzerinde mikron düzeyinde daha kontrollü işlemler yapılması mümkün hale gelmektedir. Bir diğer önemli gelişme alanı yapay zeka destekli lazer planlama sistemleridir. Bu sistemler hastanın kornea haritası, göz yapısı ve görme ihtiyaçlarını analiz ederek kişiye özel tedavi planlarının oluşturulmasına yardımcı olabilir. Böylece tedavi sonuçlarının daha öngörülebilir hale gelmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca retina hastalıklarında daha hedefe yönelik mikro lazer uygulamaları üzerinde çalışmalar da devam etmektedir. Bu yöntemlerin amacı retina dokusuna minimum zarar vererek hastalıklı alanları tedavi edebilmek ve görme fonksiyonunu daha iyi koruyabilmektir. Gelecekte lazer teknolojisinin yalnızca kırma kusurlarının düzeltilmesinde değil, aynı zamanda presbiyopi (yaşa bağlı yakın görme sorunu) gibi durumların tedavisinde de daha etkin yöntemler sunması beklenmektedir. Bunun yanında lazerin ilaç taşıyıcı sistemlerle veya biyoteknolojik tedavilerle birlikte kullanıldığı yeni yaklaşımlar üzerinde de araştırmalar yapılmaktadır. Sonuç olarak lazer teknolojisi göz hastalıklarının tedavisinde önemli bir yere sahiptir ve gelişen teknoloji ile kullanım alanı giderek genişlemektedir. Daha hassas cihazlar, kişiye özel tedavi planları ve yeni cerrahi teknikler sayesinde gelecekte lazer tedavilerinin göz sağlığının korunmasında çok daha önemli bir rol oynaması beklenmektedir" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mayıs 2026 Cuma- 21:25
Prof. Dr. Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması: "İnsandan insana bulaşmıyordu, bir varyantı var, And-v virüsü insandan insana bulaşıyor"
2
08 Mayıs 2026 Cuma- 14:44
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
3
07 Mayıs 2026 Perşembe- 15:13
DAKAF’26’da Lokman Hekim Van Hastanesi gençlerin kariyer hedeflerine ışık tuttu
4
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:12
Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde ilk suda doğum: Kuzey bebek sağlıkla dünyaya geldi
5
08 Mayıs 2026 Cuma- 12:46
Profesör açıkladı: "Hantavirüs, kemirgenlerden bulaşıyor"
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 15:54
Elazığ’da asayiş uygulaması: 286 şahıs yakalandı, 36’sı tutuklandı
Elazığ’da son bir haftada meydana gelen 274 olayda 286 kişi yakalanırken 36’sı tutuklandı. Uyuşturucu, kaçak ürün ve silah operasyonlarında çok sayıda madde ve eşya ele geçirildi. Trafik kontrollerinde ise 3 bin 73 araca ceza kesilirken, 280 araç trafikten men edildi. Elazığ Valiliği, 7-14 Temmuz 2025 tarihleri arasındaki asayiş raporunu paylaştı. Kent genelinde güvenlik güçlerinin müdahale ettiği 274 olayda toplam 286 kişi yakalandı. Yakalananlardan 36’sı tutuklanırken, 16 şüpheliyi yakalama çalışmaları sürüyor. Bir haftalık denetimlerde 67 bin 646 kişi ve 26 bin 597 araç kontrol edildi. Bu uygulamalarda 6 tabanca, 4 tüfek, 42 fişek ile 411 kesici alet ele geçirildi. Uyuşturucuyla mücadele kapsamında ise 207,09 gram esrar, 3,25 gram kokain, 0,8 gram metamfetamin, 9,9 gram bonzai ve bin 678 adet sentetik ecza bulundu. Kaçakçılıkla mücadelede de 480 bin dolu makaron, 300 paket sigara, 12 cep telefonu, bin 897 parfüm ve 480 kozmetik ürün ele geçirildi. Trafik denetimlerinde 14 bin 613 araç kontrol edilirken, 3 bin 73’üne cezai işlem uygulandı. Denetim uygulaması kapsamında 280 araç trafikten men edildi. Kent genelinde meydana gelen 52 trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti, 71 kişi yaralandı.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 15:41
Ardahan’da fırınlar denetleniyor
Ardahan Belediyesi Zabıta Müdürlüğü öncülüğünde kentte ekmek satışı yapan tüm fırınlara yönelik kapsamlı denetimler başlatıldı. Denetimlerde İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin yanı sıra İl Sağlık ve Ticaret Müdürlüğü personeli de yer alıyor. Ardahan’da vatandaşların sağlığını yakından ilgilendiren, sofraların vazgeçilmezi ekmek ve ekmek çeşitleri ile unlu mamuller üretimi faaliyetinde bulunan işletmeler, hijyen, kayıtlılık, izlenebilirlik, ürün fiyatları ve ürünlerin mevzuatta belirlenmiş miktara uyumluluk yönlerinden denetimlerden geçiriliyor. Zabıta Müdürlüğüne bağlı ekiplerle birlikte Tarım ve Orman, Sağlık ve Ticaret Müdürlüğünün ekiplerinin katıldığı denetim çalışmalarında imalathaneler temizlik başta olmak üzere titizlikle incelendi. Ekmeklerin gramajlara uygun olup olmadığının da test edildiği çalışmalarda tespit edilen eksikliklerin tamamlanması için işletme sahiplerine gereken uyarılar yapılarak belirli bir süre verildi.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 13:41
‘İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa’ kampanyasında katılım 7,7 milyon kişiye ulaştı
Sağlık Bakanlığı, ‘İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa’ kampanyasında katılımın 7,7 milyon kişiye ulaştığını açıkladı. Sağlık Bakanlığı tarafından toplumda sağlıklı yaşam bilincinin artırılması amacıyla hayata geçirilen ‘İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa’ kampanyası kapsamında, 10 Mayıs-4 Temmuz 2025 tarihleri arasındaki 8 haftada toplam 7 milyon 673 bin 623 kişinin boy ve kilo ölçümü yapıldı. Ölçümü yapılan kişilerin, yaklaşık yüzde 6’sının ‘zayıf", 33’ünün ‘normal’, yüzde 35’inin fazla kilolu ve yüzde 26’sının ‘obezite’ aralığında olduğu belirlendi. Erkeklerde ‘fazla ‘kiloluluk’ kadınlarda ise ‘obezite’ oranı fazla çıktı. 8’inci haftada 1,4 milyondan fazla ölçüm gerçekleştirildi Kampanyanın 28 Haziran - 4 Temmuz 2025 tarihlerini kapsayan 8’inci haftasında, şimdiye kadarki en yüksek katılım gerçekleşti. Bir hafta içinde 650 bin 510’u erkek, 763 bin 222’si kadın olmak üzere toplam 1 milyon 413 bin 732 kişinin boy-kilo ölçümü yapıldı. Ölçümü yapılanlardan sadece yüzde 6’sı ‘zayıf" aralığında çıktı Ölçümler sonucunda kampanya katılan kişilerin vücut kitle indeksi (VKİ) belirlendi. Bu verilerden hareketle yapılan analizde, 28 Haziran - 4 Temmuz 2025 tarihleri arasında kampanyaya katılan 1 milyon 413 bin 732 kişinin yüzde 6’sının zayıf (VKİ
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 12:30
12 yaşındaki hayali gerçek oldu: "Alo Doktorum" ile dünyaya şifa dağıtıyor
Küçük yaşta annesiyle yaşadığı sağlık sistemi travmasını unutmayan Dr. Nilgün Yönten, yıllar sonra kurduğu "Alo Doktorum" sağlık danışma hattında kendi telefon numarasını paylaşarak herkese gönüllü sağlık danışmanlığı vermeye başladı. Gecenin bir yarısı bile arayan hastalara destek olan Yönten, bu hattın "ruhu olan bir hizmet" olduğunu ve telefon numarasını hiç değiştirmediğini söyledi. Henüz 12 yaşındayken annesiyle birlikte yaşadığı acı bir hastane deneyimi, Dr. Nilgün Yönten’in hayatında bir dönüm noktası oldu. "Bu ülkede doktor olacağım" diyerek yola çıkan Yönten, üniversite yıllarında 28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle okuldan atılmasına rağmen hedefine olan inancını hiç kaybetmedi. Tüm zorluklara rağmen doktor olan Yönten, kurduğu "Alo Doktorum" sağlık danışma hattı üzerinden cep telefonu numarasını paylaşarak binlerce insanın derdine derman oldu. Bugün sadece Türkiye’den değil, dünyanın dört bir yanından hastalar bu numarayı arıyor. "Telefonum herkese açıktır ve ben ölene kadar açık olmaya devam edecek" Hikayesini anlatan Dr. Nilgün Yönten, "Alo Doktorum aslında 12 yaşındaki bir çocuğun hayalinin gerçekleşmesiydi. Biliyorsunuz ülkemizde sağlık sistemi 80’li, 90’lı yıllarda çok daha zorluydu. Annem ile beraber bir muayene gitmiştim. Küçük olduğum için annemde muayeneye yanında bizleri de götürüyordu. Çok sıra bekledik. Sabah 05.00’te sıraya giriyorsunuz, muayene sıranız 11.00’e doğru geliyor. Muayeneye girdiğimizde annem biraz çekimser davrandı. Orada sağlıkçılardan bir arkadaş ‘Hanım, muayene olacaksan gel, olmayacaksan çık git’ dedi. Annem o gün ağlayarak dışarı çıkmıştı ve ben de onunla ağlamıştım. O gün kesinlikle ’doktor olmalıyım anne, bu ülkeye hizmet etmeyelim’ demiştim. Babamın da her zaman söylediği bir şey vardı; ‘Kız çocukları mutlaka okumalı’ derdi. Bu 2 sebep benim için çok kıymetliydi. Üniversite okuduğum dönemlerde baş örtüsü sorunları yaşadık. Okuldan atıldık. Okuldan atıldığımda ettiğim dua şuydu: ‘Allah’ım bana doktor olmayı nasip et. Bu ülkede herkese hizmet etmeyi düstur edineceğim’ diye yemin etmiştim. Bu sebepten dolayı benim bu telefonum herkese açıktır ve ben ölene kadar açık olmaya devam edecek" diye konuştu. "Yemen’den, Afrika ülkelerinden, Kanada’dan, Amerika’dan, İngiltere’den bile arıyorlar" İnsanların aramasından dolayı hiç yorulmadığını ve bundan beslendiği belirten Dr. Nilgün Yönten, "1997’de hekimlik hayatıma başladığım zaman telefon numaramı herkese vermeye başladım. Daha sonra internette telefonum yer almaya başladı. Google’da en üst sırada ‘Alo Doktorum’ hizmeti en üst sırada görülüyor ve bu şekilde yayılmaya başladı. Bu numaramı kapatmadım ve hep hizmet vermeye devam ettim. Dünyanın neresinde olursa olsun bu uygulama görülüyor. Beni sadece Türkiye’den değil, Yemen’den, Afrika ülkelerinden, Kanada’dan, Amerika’dan, İngiltere’den bile arıyorlar. Whatsap’tan yazıyorlar. Bu numara online bir hizmet olarak görülüyor ama bana ait olan bu numara kesinlikle duygusu, ruhu olan bir numaradır. Beni arayan kişi sanki benim yanımdaymış gibi, benim muayenemi almış gibidir. Bazen beni arayan kişinin tek tek tetkiklerini anlattığını bilirim. Bazen yarım saat sürüyor. Bazen gecenin 2’sinde arıyor. 7/24 fark etmeksizin arıyorlar. Unutamadığım çok fazla hikâye var. İnşallah bir gün bunun kitabını yazacağım. Heybemde o kadar çok insanlara dokunuş var ki keyif alıyorum. Diyorlar ki hiç mi yorulmuyorsun. Hayır tam tersi buradan besleniyorum" şeklinde konuştu. Yaşanılan olaylar Telefondan yaşadığı ve unutamadığı olayları anlatan Yönten, "2023 yılında Şubat depreminde insanlar sahra hastanelerine yetişmeye çalışıyorlar. Bir gün bir adam kızı için aradı. Göçük altında kalmış yürüyemiyor. Ben de ona yol gösterdim. Ne yapması gerektiğini söyledim. Hızlı bir şekilde sahra hastanesi ile iletişime geçtim. Emar (MR) çekinmesini sağladık. 4 yaşındaki kızının her gün videolarını çekiyordu bana atıyordu. Onunla beraber süreci yönetiyordum. Bu sadece deprem zamanındaki olaylarda bir tanesi. Aradan 6 ay geçtikten sonra bu baba bana mesaj attı. Ağlayarak okudum. Bana kim olduğumu sordu. Ben de Sağlık Bakanlığına bağlı bir doktorum dedim. Hattın bir özelliği de ben asla şu özel hastanenin yöneticisiyim, doktoruyum demiyorum. Bu numarayla ülkem için, memleketim için hizmet ediyorum. Kanada evli çift bana yazdı. Kilo vermek istediklerini belirttiler. Vücut kitle endekslerini bana attılar. Tetkiklerini istedim. Bana güvenerek geldiler ve vücut kitle endeksleri ameliyatı uygun değildi. Onlara daha rahat kilo vermeleri için mide balonu tedavi uyguladık. Gelmişken bir de ikimizde checkup yaptıralım dediler. Bu ülkeye dövizimizi bırakalım dediler. Bunlar güzel şeyler. Aynı zamanda ülkemi temsil ettiğimi düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 12:27
12 yaşındaki hayali gerçek oldu: "Alo Doktorum" ile dünyaya şifa dağıtıyor
Küçük yaşta annesiyle yaşadığı sağlık sistemi travmasını unutmayan Dr. Nilgün Yönten, yıllar sonra kurduğu "Alo Doktorum" sağlık danışma hattında kendi telefon numarasını paylaşarak herkese gönüllü sağlık danışmanlığı vermeye başladı. Gecenin bir yarısı bile arayan hastalara destek olan Yönten, bu hattın "ruhu olan bir hizmet" olduğunu ve telefon numarasını hiç değiştirmediğini söyledi. Henüz 12 yaşındayken annesiyle birlikte yaşadığı acı bir hastane deneyimi, Dr. Nilgün Yönten’in hayatında bir dönüm noktası oldu. "Bu ülkede doktor olacağım" diyerek yola çıkan Yönten, üniversite yıllarında 28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle okuldan atılmasına rağmen hedefine olan inancını hiç kaybetmedi. Tüm zorluklara rağmen doktor olan Yönten, kurduğu "Alo Doktorum" sağlık danışma hattı üzerinden cep telefonu numarasını paylaşarak binlerce insanın derdine derman oldu. Bugün sadece Türkiye’den değil, dünyanın dört bir yanından hastalar bu numarayı arıyor. "Telefonum herkese açıktır ve ben ölene kadar açık olmaya devam edecek" Hikayesini anlatan Dr. Nilgün Yönten, "Alo Doktorum aslında 12 yaşındaki bir çocuğun hayalinin gerçekleşmesiydi. Biliyorsunuz ülkemizde sağlık sistemi 80’li, 90’lı yıllarda çok daha zorluydu. Annem ile beraber bir muayene gitmiştim. Küçük olduğum için annemde muayeneye yanında bizleri de götürüyordu. Çok sıra bekledik. Sabah 05.00’te sıraya giriyorsunuz, muayene sıranız 11.00’e doğru geliyor. Muayeneye girdiğimizde annem biraz çekimser davrandı. Orada sağlıkçılardan bir arkadaş ‘Hanım, muayene olacaksan gel, olmayacaksan çık git’ dedi. Annem o gün ağlayarak dışarı çıkmıştı ve ben de onunla ağlamıştım. O gün kesinlikle ’doktor olmalıyım anne, bu ülkeye hizmet etmeyelim’ demiştim. Babamın da her zaman söylediği bir şey vardı; ‘Kız çocukları mutlaka okumalı’ derdi. Bu 2 sebep benim için çok kıymetliydi. Üniversite okuduğum dönemlerde baş örtüsü sorunları yaşadık. Okuldan atıldık. Okuldan atıldığımda ettiğim dua şuydu: ‘Allah’ım bana doktor olmayı nasip et. Bu ülkede herkese hizmet etmeyi dustur edineceğim’ diye yemin etmiştim. Bu sebepten dolayı benim bu telefonum herkese açıktır ve ben ölene kadar açık olmaya devam edecek" diye konuştu. "Yemen’den, Afrika ülkelerinden, Kanada’dan, Amerika’dan, İngiltere’den bile arıyorlar" İnsanların aramasından dolayı hiç yorulmadığını ve bundan beslendiği belirten Dr. Nilgün Yönten, "1997’de hekimlik hayatıma başladığım zaman telefon numaramı herkese vermeye başladım. Daha sonra internette telefonum yer almaya başladı. Google’da en üst sırada ‘Alo Doktorum’ hizmeti en üst sırada görülüyor ve bu şekilde yayılmaya başladı. Bu numaramı kapatmadım ve hep hizmet vermeye devam ettim. Dünyanın neresinde olursa olsun bu uygulama görülüyor. Beni sadece Türkiye’den değil, Yemen’den, Afrika ülkelerinden, Kanada’dan, Amerika’dan, İngiltere’den bile arıyorlar. Whatsap’tan yazıyorlar. Bu numara online bir hizmet olarak görülüyor ama bana ait olan bu numara kesinlikle duygusu, ruhu olan bir numaradır. Beni arayan kişi sanki benim yanımdaymış gibi, benim muayenemi almış gibidir. Bazen beni arayan kişinin tek tek tetkiklerini anlattığını bilirim. Bazen yarım saat sürüyor. Bazen gecenin 2’sinde arıyor. 7/24 fark etmeksizin arıyorlar. Unutamadığım çok fazla hikâye var. İnşallah bir gün bunun kitabını yazacağım. Heybemde o kadar çok insanlara dokunuş var ki keyif alıyorum. Diyorlar ki hiç mi yorulmuyorsun. Hayır tam tersi buradan besleniyorum" şeklinde konuştu. Yaşanılan olaylar Telefondan yaşadığı ve unutamadığı olayları anlatan Yönten, "2023 yılında Şubat depreminde insanlar sahra hastanelerine yetişmeye çalışıyorlar. Bir gün bir adam kızı için aradı. Göçük altında kalmış yürüyemiyor. Ben de ona yol gösterdim. Ne yapması gerektiğini söyledim. Hızlı bir şekilde sahra hastanesi ile iletişime geçtim. Emar (MR) çekinmesini sağladık. 4 yaşındaki kızının her gün videolarını çekiyordu bana atıyordu. Onunla beraber süreci yönetiyordum. Bu sadece deprem zamanındaki olaylarda bir tanesi. Aradan 6 ay geçtikten sonra bu baba bana mesaj attı. Ağlayarak okudum. Bana kim olduğumu sordu. Ben de Sağlık Bakanlığına bağlı bir doktorum dedim. Hattın bir özelliği de ben asla şu özel hastanenin yöneticisiyim, doktoruyum demiyorum. Bu numarayla ülkem için, memleketim için hizmet ediyorum. Kanada evli çift bana yazdı. Kilo vermek istediklerini belirttiler. Vücut kitle endekslerini bana attılar. Tetkiklerini istedim. Bana güvenerek geldiler ve vücut kitle endeksleri ameliyatı uygun değildi. Onlara daha rahat kilo vermeleri için mide balonu tedavi uyguladık. Gelmişken bir de ikimizde checkup yaptıralım dediler. Bu ülkeye dövizimizi bırakalım dediler. Bunlar güzel şeyler. Aynı zamanda ülkemi temsil ettiğimi düşünüyorum" ifadelerini kullandı. (FAU-
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 11:51
Diyadin devlet hastanesi’ne değerlendirme ziyareti
Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen "Anne Dostu Hastane Uygulaması" kapsamında, Diyadin Devlet Hastanesi’nde yerinde inceleme ve değerlendirme süreci gerçekleştirildi. Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Koruyucu Sağlık Hizmetleri Birimi’nden İlkay Zengin ve beraberindeki uzman ekip, hastanede saha çalışması yaptı. Gerçekleştirilen ziyarette doğum hizmetlerinin kalitesi, anne-bebek sağlığına yönelik uygulamalar ve hasta memnuniyetine dair çeşitli değerlendirmelerde bulunuldu. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Esra Beşer ile Kamu Hastaneleri Başkanı ve Destek Hizmetleri Başkanı da saha çalışmasına katılarak, süreci yakından takip etti. İl Sağlık Müdürü Beşer, uygulamanın bölge halkı için taşıdığı öneme dikkat çekerek, desteklerinden dolayı Bakanlık ekibine teşekkürlerini iletti. Diyadin Devlet Hastanesi, anne ve bebek sağlığını önceleyen yaklaşımıyla "Anne Dostu Hastane" unvanını kazanma yolunda önemli bir adım daha atmış oldu.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 11:50
Diyadin’de gebelik eğitimi verildi
Ağrı’nın Diyadin ilçesinde, 2025 Aile Yılı etkinlikleri kapsamında anne adaylarına yönelik önemli bir eğitim programı gerçekleştirildi. Diyadin Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü konferans salonunda düzenlenen etkinlikte, "Yaşama İlk Adım Projesi" kapsamında gebelik eğitimi verildi. Ağrı İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde yürütülen program, İbrahim Çeçen Vakfı ve Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Ebelik Bölümü iş birliğiyle hayata geçirildi. Eğitimde anne adaylarına gebelik süreci, doğuma hazırlık, bebek bakımı ve sağlıklı yaşam konularında kapsamlı bilgiler sunuldu. Uzman ebelerin eşliğinde gerçekleşen eğitimlerde, gebelik döneminde dikkat edilmesi gereken noktalar, doğru beslenme, fiziksel ve psikolojik destek gibi başlıklar ele alındı. Program, anne adaylarının bilinçli ve sağlıklı bir gebelik süreci geçirmelerine katkı sunmayı hedefliyor. Yetkililer, bu tür eğitimlerin hem anne hem de bebek sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirterek, benzer etkinliklerin farklı ilçelerde de sürdürüleceğini ifade etti.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 11:30
Kepez’in sünnet kayıtlarında son gün: 16 Temmuz
Kepez Belediyesi’nin bu yıl düzenleyeceği sünnet etkinliği için başvurular, 16 Temmuz Çarşamba günü sona eriyor. Kepez Belediyesi, 6 yaş ve üzeri çocukların katılabildiği organizasyon için son başvuru tarihini 16 Temmuz Çarşamba günü olarak belirledi. Sünnet işlemleri, Kepez Belediyesi çatısı altında hizmet veren Sağlık Merkezi’nde, hijyenik şartlarda ve uzman doktorlar eşliğinde ücretsiz olarak yapılacak. Kepez Belediyesi Sağlık İşleri Müdürü Dr. Vahap Alagöz, "Geleneksel sünnet etkinliğimizi bu yıl da sürdürüyoruz. Miniklerimize sünnet kıyafetleri, eğlence programları ve küçük hediyeler belediye başkanımız tarafından verildi. Bu yıl da aynı hassasiyetle çocuklarımızı sünnet ettirmeyi planlıyoruz. Kayıt sürecinin ardından kesin sayı belirlenecek ve Sağlık Merkezimizde uzman doktorlarımızın gözetiminde işlemler gerçekleştirilecek. Tüm Kepezli vatandaşlarımızı bu anlamlı etkinliğimize davet ediyoruz" dedi.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 11:17
Denizli’de siren sesini duyan sürücülerin duyarlı davranışı takdir topladı
Denizli’de ambulansın sirenini duyan duyarlı sürücüler yolun sağ ve sol şeritlerine geçerek ’Fermuar Sistemi’ ile yol verdi. Denizli İl Sağlık Müdürlüğü’nün sosyal medya hesabından paylaştığı görüntülerde sürücülerin duyarlı davranışı takdir topladı. Denizli’de Güney Acil Sağlık Hizmetleri’nden yola çıkan ambulans, hastaneye hasta taşıması için yola çıktı. Merkezefendi ilçesi Şemikler Mahallesi Menderes Bulvarı üzerinde trafiğin yoğun olduğu saatlerde vakayı hastaneye yetiştirmeye çalışan ambulansın siren sesini duyan duyarlı sürücüler, fermuar sistemine geçerek yol verdi. Ambulans şoförünün dikkatli sürüşü sayesinde herhangi bir olumsuzluk yaşanmadan hasta hastaneye ulaştırıldı. Bu örnek davranış, trafikte acil durum araçlarına zamanında ve güvenli bir şekilde yol vermenin önemini bir kez daha gösterdi. O anlar cep telefonu kamerasıyla da anbean kaydedildi.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 10:12
‘Yaz sıcaklarında klima kullanımına dikkat’
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özkan Akyol, klima hastalığının (lejyoner hastalığı) yaygın kas ve eklem ağrıları, baş ağrısı, halsizlik, huzursuzluk ve ateşle belirti verebileceğini vurgulayarak, özellikle sıcak günlerde klima kullanıma daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Sıcak havalarda konforlu yaşamak ve verimli çalışabilmek için kullanılan klimalar, sağlık açısından ciddi sorunlara neden olabiliyor. Klima yoluyla bulaşan en tehlikeli hastalıkların başında ise klima hastalığı olarak da adlandırılan ‘lejyoner hastalığı’ geliyor. Liv Hospital Samsun Dahiliye Kliniği’nden Uzm. Dr. Özkan Akyol, ilk olarak 1976 yılında ABD’nin Pensilvanya eyaletinde lejyonerlerin yaptığı bir toplantıda bulunan kişilerde görülen klima hastalığının, toplantı salonundaki havalandırma sisteminden kaynaklandığının tespit edildiğini aktardı. "Komaya bile neden olabiliyor" Lejyoner hastalığının, ‘legionelle pneumophilia’ adlı bakterinin sebep olduğu bir tür zatürre olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Özkan Akyol, "Legionelle pneumophilia adlı bakteri klimaların filtre sistemlerinde uygun nem ve ısıda çoğalıp ortam havasına dağılmaktadır. Salgınlar sıklıkla otel ve hastanelerde olmakla birlikte, tek tek vakalar da bildirilmiştir. Klima hastalığının insandan insana bulaştığı görülmemiştir. Akciğerlere girişi için saptanan en önemli yollar solunum cihazları, havalandırma sistemleri ve hastanelerde solunum yollarına uygulanan birtakım işlemlerdir. Dolayısıyla, klimaların bulunduğu büyük otel ve işyerlerinde çalışan kişiler ve sağlık personeli riskli gruplardır" dedi. "Sigara içenler daha kolay yakalanıyor" Bakteriyi alan kişinin vücut direncinin de hastalığın oluşmasında önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Özkan Akyol, "Şeker hastaları, alkol bağımlıları, kemoterapi hastaları, kronik böbrek ve akciğer hastalığı olan kişiler hastalığa daha kolay yakalanır. En yaygın kolaylaştırıcı faktör ise sigara içilmesidir. Bu hastalarda tipik zatürreden farklı olarak akciğere ait şikayetler ön planda değildir. Yaygın kas ve eklem ağrıları, baş ağrısı, halsizlik, huzursuzluk ve ateş ön plandadır. Bunun yanı sıra, başlangıçta kuru öksürük hastaların önemli kısmında görülür. Bulantı, kusma, ishal gibi sindirim sistemi bulguları da yaygındır. Bunlara ek olarak ajitasyon, konsantrasyon bozukluğu ve hatta koma bile görülebilir" ifadelerine yer verdi. "Gribal enfeksiyona benzeyebilir" Hastalığın teşhisinde birtakım serolojik laboratuvar bulgularının yardımcı olabileceğini kaydeden Uzm. Dr. Özkan Akyol, tedavi konusunda ise şu bilgileri paylaştı: "Hastalığın tedavisi uygun doz ve sürede uygulanacak antibiyotiklerle yapılır. Klimaları yoğun kullandığımız şu günlerde, bahsettiğimiz bulguları basit bir gribal enfeksiyon olarak değerlendirmemeli, bunun klimaya bağlı bir zatürre olabileceğini akılda bulundurup tetkikler için uzman bir doktora başvurmakta fayda vardır. Bu hastalık dışında, özellikle iyi temizlenmeyen klimalarda üreyebilecek küf mantarlarının alerjik rinit ve alerjik astıma sebep olabileceğini de unutulmamalıyız. Araçlardaki klimaların doğru kullanılmaması da sinüzit, kulak iltihapları ve yüz felci gibi sorunlara neden olabilmektedir. Bu yüzden araçlarda klima kullanırken havanın direkt yüze ve göğse değil, ön cama doğru yönlendirilmesi bu sorunların oluşmasını engelleyecektir."
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 10:12
Görülme sıklığı artan adenovirüs, yüzme havuzlarında da bulaşabiliyor
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Alper Aykanat, son dönemde çocuklar üzerinde görülme sıklığı oldukça artan adenovirüsün, serinlemek için girilen yüzme havuzlarından da bulaşabileceğini belirterek, uyarılarda bulundu.
14 Temmuz 2025 Pazartesi - 10:11
Atatürk Devlet Hastanesi’ne yeni Göğüs Cerrahisi Uzmanı
Aydın Atatürk Devlet Hastanesi’ne tayini çıkan yeni Göğüs Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Ulu hasta kabulüne başladı. Aydın Atatürk Devlet Hastanesi’nden yapılan açıklamada, "Hastanemizde yeni Göğüs Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Ulu hasta kabulüne başlamış olup, poliklinik binası birinci katta hizmet vermektedir. 2005 yılında Malatya İnönü Üniversitesi tıp Fakültesinden mezun oldu. 2013’ te Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim Araştırma hastanesinden uzmanlığını aldıktan sonra sırasıyla Niğde Devlet Hastanesi, Elbistan Devlet Hastanesi’nde görev yaptı. Mayıs 2025 te Sağlık Bakanlığı tarafından hastanemize tayini yapılmıştır. 1980 Malatya Darende doğumludur. Çalışmalarında başarılar dileriz" denildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder