SAĞLIK
Bel ağrısının ilacı planlı hareket 04 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:19:34 Kas ve iskelet sistemi hastalıkları arasında en sık rastlanan şikayetlerin başında gelen bel ağrıları, modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve yanlış duruş alışkanlıklarıyla tetikleniyor. Burtom Biyofiz Nilüfer Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Kemal Kayserili, bel sağlığını korumada ve mevcut ağrıların tedavisinde "egzersiz" faktörünün hayati önemine dikkat çekti. Egzersizi, düzenli olarak yapılan tekrarlı ve planlı fiziksel aktivite olarak tanımlayan Dr. Kemal Kayserili, bu sürecin sağlıklı yaşam için spor yapmakla eşdeğer olduğunu belirtti. Bel ağrısı ile kas dengesi arasındaki ilişkiye değinen Kayserili, "Egzersiz, hem bel ağrısının tedavisinde önemlidir hem de bel ağrısını önlemede. Şöyle ki nedeni ne olursa olsun, belde ağrı varsa bunun nedeni veya sonucu olarak bozulmuş bir kas dengesi var demektir. Kişiye göre seçilen hareketlerle kısalmış ve gerilmiş kaslar esnetilmeli, güçsüz kalmış kaslar da kuvvetlendirilmelidir" diye konuştu. Kademeli geçiş ve süreklilik şart Tedavi sürecinde izlenmesi gereken yöntemi açıklayan Dr. Kayserili, egzersizlerin ağrı sınırını aşmaması gerektiğini vurgulayarak, "İlk aşamada ağrıya neden olmayan egzersizler seçilmeli ve her gün yapılmalı, tekrar sayıları ve çeşitleri giderek arttırılmalıdır. Duruş, oturuş bozuklukları olan kişide, belini zorlayacak şekilde çalışan ve hareket edenlerde, sedanter yaşayanlarda izlenecek düzenli bir egzersiz programı da bel ağrısını önleyecektir" dedi. Ameliyat sonrası dönemde egzersizin rolü Bel sağlığında cerrahi müdahale gerektiren durumlarda dahi egzersizin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Kemal Kayserili; omurlarda kayma, bel fıtığı ve kanal darlığı gibi operasyonlardan sonra hastaların mutlaka egzersize başlaması gerektiğini ifade etti. Egzersizlerin sıklığı konusunda öneride bulunan Burtom Biyofiz Nilüfer Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Kemal Kayserili, kas hafızası ve güç artışının korunması için zamanlamanın önemini şu sözlerle aktardı: "Egzersiz uygulanmasının, başlangıçta her gün ve günde 2 kez yapılması uygundur. Sonrasında hekim değerlendirmesi ile gün aşırı veya haftada 3 gün şeklinde de devam edilebilir. Ama 2 egzersiz seansı (günü) arası 72 saati geçmemelidir ki kaslarda sağlanan olumlu etkiler esneklik ve güç artışı kaybolmasın." Son olarak, egzersizlerin doğru uygulanması konusunda önemli bir uyarıda bulunan Dr. Kemal Kayserili, "Düzenlenen bel egzersizleri hekim veya eğitimli sağlık personeli eşliğinde anlatılmalı, gösterilmeli ve hastanın egzersizleri nasıl yaptığı gözlenmelidir" ifadesini kullandı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:41 Dr. Hamidanoğlu’dan hayati uyarı Gaziantep Özel ANKA Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hasan Barış Hamidanoğlu gebelikte tansiyon konusunda anne adaylarını uyardı. Gaziantep ANKA Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hasan Barış Hamidanoğlu, "Gebelik süreci, anne adayının hem kendi sağlığı hem de bebeğinin gelişimi açısından büyük bir hassasiyet gerektiriyor. Bu süreçte en sık karşılaşılan risklerden biri olan gebelikte tansiyon, erken fark edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabiliyor" dedi Gaziantep ANKA Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hasan Barış Hamidanoğlu, gebelikte tansiyonun genellikle belirti vermeden ilerleyebileceğine dikkat çekerek, "Bu nedenle düzenli doktor kontrolleri büyük önem taşıyor. Erken tanı sayesinde hem anne hem de bebek için oluşabilecek riskleri en aza indirebiliriz" ifadelerini kullandı. Belirtiler göz ardı edilmemeli Gebelikte yüksek tansiyonun bazı durumlarda baş ağrısı, görme bozuklukları, ani kilo artışı, el ve yüzde şişlik gibi belirtilerle kendini gösterebileceğini ifade eden Op. Dr. Hamidanoğlu, bu şikayetlerin ciddiye alınması gerektiğini vurguladı. Anne ve bebek için risk oluşturabilir Kontrol altına alınmayan gebelik hipertansiyonunun; erken doğum, plasenta sorunları ve bebeğin gelişim geriliği gibi ciddi problemlere neden olabileceğini belirten Op. Dr. Hamidanoğlu, "Bu nedenle tansiyon takibi ihmal edilmemeli, doktorun önerdiği şekilde beslenme ve yaşam tarzı düzenlemeleri yapılmalıdır" diye konuştu. Sağlıklı bir gebelik için öneriler Op. Dr. Hamidanoğlu, anne adaylarına düzenli doktor kontrollerini aksatmamaları , tuz tüketimini sınırlamaları, dengeli ve sağlıklı beslenmeleri, stresten uzak durmaları, doktor önerisi dışında ilaç kullanmamaları önerisinde bulundu. Son olarak Op. Dr. Hamidanoğlu, gebelikte tansiyonun kontrol altına alınmasının mümkün olduğunu belirterek, "Bilinçli ve düzenli takip ile sağlıklı bir gebelik süreci geçirmek mümkün. Anne adaylarımızın en küçük şüphede bile hekime başvurmalarını öneriyoruz" ifadelerini kullandı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:41 Bahar aylarında çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonlarına dikkat Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Baver Demir, "Bahar aylarının gelmesiyle birlikte hava sıcaklıklarında yaşanan ani değişimler, çocukların bağışıklık sistemini etkileyerek üst solunum yolu enfeksiyonlarının artmasına neden oluyor" dedi. Uzm. Dr. Baver Demir, özellikle okul çağındaki çocuklarda Soğuk algınlığı ve benzeri viral hastalıkların bu dönemde daha sık görüldüğüne dikkat çekti. Dr. Demir, "Mevsim geçişlerinde vücut, değişen hava şartlarına uyum sağlamakta zorlanabiliyor. Bu durum, burun akıntısı, öksürük, boğaz ağrısı ve hafif ateş gibi belirtilerle kendini gösteren enfeksiyonların yaygınlaşmasına yol açıyor. Çocukların kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirmesi ve temasın artması da hastalıkların yayılmasını kolaylaştırıyor" ifadelerini kullandı. "Bahar aylarında bağışıklık sistemi çevresel değişimlerden daha fazla etkilenir" Dr. Baver Demir, "Bahar aylarında bağışıklık sistemi çevresel değişimlerden daha fazla etkilenir. Bu dönemde çocukların hastalıklara yakalanma riski artar. Özellikle hijyen kurallarına dikkat edilmesi ve bağışıklığı destekleyici yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi büyük önem taşır" ifadelerini kullandı. Dr. Demir, ebeveynlere çocuklarının sağlığını korumak adına dengeli beslenme, düzenli uyku ve bol sıvı tüketiminin önemine dikkat çekerek, "El yıkama alışkanlığının kazandırılması ve hasta bireylerle temasın sınırlandırılması, enfeksiyonların önlenmesinde en etkili yöntemler arasındadır" şeklinde konuştu. Belirtilerin uzun sürmesi, yüksek ateş veya genel durum bozukluğu gibi durumlarda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Baver Demir, erken müdahalenin hastalığın seyrini olumlu yönde etkilediğini vurguladı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:08 Erzurum’da tıbbın geleceği konuşuldu: Medaı’26 zirvesi sona erdi Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle düzenlenen ve tıp dünyası ile yapay zekâyı bir araya getiren Erzurum MedAI’26 programı, düzenlenen kapanış oturumuyla başarıyla tamamlandı. Erzurum’da tıp ve teknolojinin geleceğine ışık tutan önemli bir organizasyona imza atıldı. İki gün boyunca devam eden Erzurum MedAI’26 programı, alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Tıbbın geleceği ile yapay zekâ teknolojilerinin entegrasyonunun ele alındığı zirvede, uzmanlar değerli bilgi ve tecrübelerini katılımcılarla paylaştı. "Bilim Ve Teknolojiyi Merkeze Almaya Devam Edeceğiz" Programın kapanışına katılan Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, belediye olarak bilime ve teknolojiye verdikleri önemi vurguladı. Aynalı, şehrin geleceğine yön verecek bu tür projelere destek vermekten gurur duyduklarını belirterek, "Erzurum Büyükşehir Belediyesi olarak; bilimi ve teknolojiyi merkeze alan projeleri desteklemeye, şehrimizi geleceğe taşıyacak çalışmalara katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Emeği Geçenlere Teşekkür Organizasyon sonunda, programa katkı sunan tüm paydaşlara ve yoğun katılım gösteren davetlilere teşekkür edildi. Erzurum’un teknoloji üssü olma yolundaki vizyonuna katkı sağlayan MedAI’26, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Yaz aylarında lenfödemden korunmak için 10 önemli öneri
14 Ağustos 2025 Perşembe - 09:36 Yaz aylarında lenfödemden korunmak için 10 önemli öneri Halk arasında "fil hastalığı" olarak da bilinen lenfödem, özellikle kol ve bacaklarda şiddetli şişliklere yol açarak kişinin hareket kabiliyetini kısıtlıyor. Yaz sıcaklarında ise bu şikayetler artış gösteriyor. Memorial Bodrum Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. İbrahim Uyar, lenfödem hastalığı hakkında bilgi vererek yaz aylarında şikayetleri azaltmaya yönelik 10 önemli öneri paylaştı. Lenfödem, lenfatik sistemin bozulmasıyla proteinden zengin sıvıların dokular arasında birikerek şişliğe neden olduğu kronik bir hastalık olarak tanımlanıyor. Doğuştan gelen yapısal bozukluklara bağlı olabileceği gibi sonradan gelişen sağlık sorunları nedeniyle de ortaya çıkabiliyor. En sık nedenleri arasında kalp hastalıkları, kalp yetmezliği, geçirilmiş enfeksiyonlar, kanser ameliyatları, radyoterapi, travmalar ve yaygın varisler bulunuyor. Sıcak hava, kan damarlarının genişlemesine ve dokulara daha fazla sıvı sızmasına neden olarak lenfödem tablosunu ağırlaştırabiliyor. Yaz aylarında artan nem oranı ve terleme ile birlikte cilt sağlığı da önem kazanıyor. Özellikle küçük yaralanmalar veya mantar enfeksiyonları, lenf drenajını zorlaştırarak şikayetleri artırabiliyor. Aşırı kilo, uzun süre ayakta kalmak, uzun yolculuklar, dar kıyafetler, yüksek topuklu ayakkabılar ve yetersiz su tüketimi de risk faktörleri arasında yer alıyor. Doç. Dr. Uyar, yaz aylarında lenfödemden korunmak için uzun süre ayakta kalmaktan kaçının, tuz tüketimini azaltın, günlük yeterli miktarda su için, sıcak ortamlardan uzak durun, dar kıyafetlerden kaçının, rahat ve destekleyici ayakkabılar tercih edin, hafif basınçlı varis çorabı kullanın, bacak kaslarını çalıştıracak hafif egzersizler yapın, dinlenirken bacaklarınızı yukarıda tutun, ileri vakalarda manuel masaj veya basınçlı lenfödem giysilerinden destek alın önerisinde bulundu. Tatil döneminde uzun yolculuk yapacak hastalar için de tavsiyelerde bulunan Uyar, "Tuzlu yiyeceklerden kaçının, kafein ve alkol alımını sınırlayın, uçak yolculuklarında kompresyon giysisi kullanın, koridor koltuğu tercih edin, ağır yük taşımayın ve aktarmalarda hareket ederek lenf dolaşımını destekleyin" dedi.
Uzmanından uyarı: ’’UV blokajı olmayan güneş gözlükleri tehlike saçıyor’’
14 Ağustos 2025 Perşembe - 09:27 Uzmanından uyarı: ’’UV blokajı olmayan güneş gözlükleri tehlike saçıyor’’ Göz Hastalıkları Uzm. Opr. Dr. Ahmet Duhan Özbey, "Kalitesiz, UV blokajı olmayan güneş gözlüklerini kullanmak, hiç gözlük kullanmamaktan daha zararlıdır" dedi. Güneş gözlüğü kullanımının öneminden bahseden Medicana International Samsun Hastanesi’nden Göz Hastalıkları Uzm. Opr. Dr. Ahmet Duhan Özbey, "Güneş ışınları, özellikle göz sağlığımız açısından son derece önemlidir. Bu nedenle yalnızca yaz aylarında değil, tüm mevsimler boyunca gözümüzü güneşten korumamız gerekir. Ancak yaz aylarında güneş ışınlarının etkisi arttığı için bu dönemde korunmanın önemi daha da artar. Güneş gözlüğü kullanımı, göz sağlığını korumak açısından kritik bir alışkanlıktır ve yalnızca yaz aylarında değil, yılın dört mevsimi boyunca önerilmektedir. Güneş ışınları, gözümüzde kalıcı hasarlar bırakabilir. Katarakt ve toksik retina etkileri gibi ciddi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir" diye konuştu. "Hiç kullanmamak daha iyi" Kalitesiz UV blokajı olmayan güneş gözlüklerinin çeşitli hastalıklara sebebiyet vereceğini belirten Dr. Özbey, "Bu nedenle, kullanılan güneş gözlüğünün ultraviyole (UV) ışınları tam olarak engellemesi gerekir. Güneş gözlüklerinde ’UV 400’ etiketi bulunmalı; ayrıca CE veya TSE belgelerine sahip olmalıdır. Güneş gözlüğü camları seçilirken, gözümüze gelen tüm güneş ışınlarını engelleyecek şekilde daha geniş camlı modeller tercih edilebilir. Eğer güneş gözlüğünde yeterli UV filtresi yoksa, kararmış camlar nedeniyle göz bebeği büyür ve bu da zararlı ışınların göze daha kolay girmesine neden olur. Kalitesiz, UV blokajı olmayan güneş gözlüklerini kullanmak, hiç gözlük kullanmamaktan daha zararlıdır. Güneş ışınları, gözümüzün yalnızca retina tabakasına değil, kornea ve lens gibi diğer tabakalarına da kalıcı hasarlar verebilir. Bu hasarların başında, ileri yaşlarda görülen sarı nokta hastalığı (makula dejenerasyonu) gelir. Gençlerde ise farklı göz hastalıkları ortaya çıkabilir. Bu nedenle, her mevsimde UV blokajlı güneş gözlüğü kullanımı büyük önem taşır" şeklinde konuştu.
Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğü Klinik Araştırmalar Etik Kurulu kuruldu
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 18:46 Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğü Klinik Araştırmalar Etik Kurulu kuruldu Yaklaşık 9 aydır sürdürülen çalışmalar tamamlanarak, 27 Mayıs 2023 tarih ve 32203 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Beşeri Tıbbi Ürünlerin Klinik Araştırmaları Hakkındaki Yönetmelik kapsamında Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğü Klinik Araştırmalar Etik Kurulu kuruldu. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) onayı 4 Ağustos 2025 tarihinde alındı. Her biri alanında uzman 9 asil ve 10 yedek üyeden oluşan kurul; Afyonkarahisar ilinde ilk, Türkiye genelinde ise İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki ikinci, ülke çapında ise 52. Klinik Araştırmalar Etik Kurulu olma özelliğini taşıyor. Kurulun amacı; bilimsel yöntemler ışığında ve toplumun endişelerini dikkate alarak, klinik araştırmalara katılan gönüllülerin haklarını, güvenliğini ve esenliğini korumak. Bu süreçte Helsinki Bildirgesi’ne uygun hareket edilerek, ulusal ve uluslararası standartlara sahip İyi Klinik Uygulamaları takip edilecek ve sunulan çalışmalar etik ve bilimsel açıdan bağımsız, kapsamlı ve zamanında değerlendirilecek. Etik Kurulun faaliyete geçmesiyle birlikte Afyonkarahisar’da klinik araştırma yapmak isteyen araştırmacılar, il dışındaki etik kurullara başvurma zorunluluğu olmadan, gerekli izinleri kendi illerinde alarak çalışmalarına başlayabilecekler. Etik Kurul, il dışından yapılacak müracaatları da kabul edecek. Kurul ilk toplantısını İl Sağlık Müdürlüğü eğitim salonunda yapıp ardından İl Sağlık Müdürü Dr. Hakkı Öztürk’ü ziyaret ederek süreç konusunda bilgi verdi.
Boyun fıtığı sandı, omuriliğinde tümör çıktı: Ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 16:20 Boyun fıtığı sandı, omuriliğinde tümör çıktı: Ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi Ordu’nun Ünye ilçesinde, 67 yaşındaki Nuran Güler, boyun fıtığı şikayetiyle başvurduğu Ünye Devlet Hastanesi’nde omuriliğinde tümör olduğunu öğrendi. Ünye’de yaşayan Nuran Güler, boyun fıtığı şikayetiyle hastaneye başvurdu. Ünye Devlet Hastanesi’nde yapılan muayene ve tetkikler sonucunda, hastanın omuriliğinde bir tümör olduğu tespit edildi. Hastaya öncelikle bu tümörün mikrocerrahi teknikle çıkarılması gerektiği belirtildi. Dr. Öğretim Üyesi Hıdır Özer ve ekibi, başarılı bir operasyonla tümörü tamamen alarak hastayı sağlığına kavuşturdu. Başarılı geçen ameliyatın ardından hasta, bir gün yoğun bakımda ve üç gün de serviste takip edildikten sonra sağlıklı bir şekilde taburcu edildi. Dr. Öğretim Üyesi Hıdır Özer, bu zorlu ameliyatın Ünye Devlet Hastanesi’nde anestezi uzmanları, ameliyathane hemşireleri ve anestezi teknikerlerinin de desteğiyle başarıyla tamamlandığını belirtti. Ünye Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Yılmaz Dündar da Ordu İl Sağlık Müdürlüğü öncülüğünde Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile yapılan protokol sayesinde üniversite bünyesindeki beyin cerrahlarının Ünye Devlet Hastanesi’nde ameliyatlar gerçekleştirdiğini söyledi. Başhekim Dündar, bu başarılı operasyonun kendileri için gurur verici olduğunu ifade ederek, benzer ameliyatların hastanede devam edeceğini belirtti ve emeği geçen tüm ekibi tebrik etti.
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Kliniği’ne iki yeni uzman
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 15:28 Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Kliniği’ne iki yeni uzman Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Eğitim Kliniği’nde uzmanlık eğitimlerini tamamlayan Araştırma Görevlisi Dr. Ozan Tekin ve Dr. Şamil Camcıoğlu, girdikleri ihtisas bitirme sınavını başarıyla geçerek kliniğin 4. ve 5. uzmanı oldu. Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sabahattin Sül’ün başkanlığında gerçekleştirilen sınav jürisinde; Göz Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Ahmet Kaderli, Doç. Dr. Sema Tamer Kaderli, Dr. Öğretim Üyesi Göksu Alaçamlı ile Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Melike Korkmaz yer aldı. Dr. Ozan Tekin, tez danışmanı Doç. Dr. Ahmet Kaderli ile hazırladığı "Açık Açılı Glokom Hastalarında Gonyoskopi Asiste Transluminal Trabekülotomi, Kahook Dual Blade ve Trabekülektomi Sonuçlarının Karşılaştırılması" başlıklı tez çalışmasıyla uzmanlık unvanını aldı. Dr. Şamil Camcıoğlu ise tez danışmanları Doç. Dr. Sabahattin Sül ve Dr. Öğretim Üyesi Göksu Alaçamlı ile "Neovasküler Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu Hastalarında İntravitreal Anti-VEGF Tedavisinin Koroidal Neovasküler Membranların Özellikleri Üzerine Etkilerinin OKT ve OKT-A Analiziyle Değerlendirilmesi" başlıklı çalışmasını tamamladı. Dr. Tekin ve Dr. Camcıoğlu, kurumdan uzmanlığını alan 268. ve 269. araştırma görevlisi hekimler oldu. Hastane yönetimi, iki yeni göz hastalıkları uzmanını tebrik ederek meslek hayatlarında başarılar diledi.
Taburcu edildikten sonra kalp krizi geçiren hasta ile hastane karşı karşıya geldi
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 14:48 Taburcu edildikten sonra kalp krizi geçiren hasta ile hastane karşı karşıya geldi Giresun’da göğüs ağrısı ve sol kolunda uyuşma şikâyetiyle başvurduğu Özel Giresun Ada Hastanesi’nden ’kas ağrısı’ ve ’panik atak’ teşhisiyle taburcu edilmesinden sonra kalp krizi geçiren ve stent takılan vatandaş, ’öldürmeye teşebbüs’ ve çeşitli suçlamalarla hastane hakkında savcılığa şikayette bulundu. Hestaneden yapılan açıklamada, suçlamaların gerçeği yansıtmadığı ileri sürüldü. Özel Ada Hastanesi’nde tedavi gören Salih Aydın adlı vatandaş, ’öldürmeye teşebbüs’ ve çeşitli suçlamalarla hastane hakkında Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulundu. Şikayetin ardından Özel Ada Hastanesi’nden yapılan açıklamada, suçlamaların gerçeği yansıtmadığı savunularak, "1 Temmuz 2025 tarihinde göğüs ağrısı ve sol kolda uyuşma şikayetleriyle hastanemiz acil servisine başvuran hasta şüpheli Salih Aydın’ın durumu tıbben öngörülen şekilde değerlendirilmiştir. Acil serviste EKG çekilmiş, kan tahlilleri yapılmış, yaklaşık 1 saat boyunca gözlem altında tutulmuş ve durumu stabil değerlendirilerek taburcu edilmiştir. Ancak hasta kısa bir süre sonra kalp krizi geçirmiş ve tekrar hastanemize getirilmiştir. Bu noktada tüm acil müdahaleler eksiksiz şekilde gerçekleştirilmiş, anjiyografi yapılmış ve tıkanan damara stent yerleştirilmiştir. Devam eden günlerde yapılan tetkiklerle diğer damarların riskli olduğu anlaşılmış, hastaya ve yakınlarına durum şeffaf şekilde anlatılmış, devlet tarafından karşılanmayan özel ilaçlı stent ihtiyacı ve ücret bilgisi açıkça bildirilmiştir. Hasta ve yakınlarının onayları alınmış, imzaları alınmış ve ikinci işlem planlanmıştır. Hasta yeniden anjiyoya alınmış ve gerekli işlemler başarıyla tamamlanmıştır" denildi. "Taahhütte bulunulan ücret ödenmedi" iddiası Hastanın taahhütte bulunduğu ücreti ödemediği de iddia edilen açıklamada, "Tüm bu süreçte acil müdahaleler için hiçbir ücret talep edilmemiştir. Ancak hasta ve yakınları, ikinci işlem sonrasında ücret ödeme taahhüdünde bulunmalarına rağmen taburcu olduktan sonra sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. Üstelik hasta ve yakınları gerçekle ilgisi olmayan, itibarsızlaştırma amaçlı iddialarda bulunmuştur" ifadelerine yer verildi. "Kalp krizi taburcu sonrası görülebilir" Açıklamada, taburcu edildikten dakikalar sonra kalp krizinin mümkün olabileceği ifade edilerek, "Hasta ilk olarak acil servise başvurmuş, kalp şikayetleri nedeniyle tüm tetkikleri yapılmış, EKG çekilmiş ve sonuçlar normal değerlendirilmiştir. Yaklaşık 1 saat boyunca gözlem altında tutularak tedavisi yapılmış, genel durumu iyi görülüp taburcu edilmiştir. Kalp krizinin tam olarak ne zaman geçireceği tıpta kesin olarak bilinemeyeceğinden, ilk tetkikleri normal gelen bir hastanın dakikalar sonra kriz geçirmesi mümkündür. Hasta ikinci kez hastaneye geldiğinde hemen müdahale edilmiş, anjiyo yapılmış ve kriz geçirmesine neden olan damara stent yerleştirilmiştir. Hayati riski ortadan kaldırıldıktan sonra diğer damarlardaki riskli bölgeler değerlendirilmiş ve hastaya detaylı bilgi verilmiştir. Devletin karşılamadığı özel ilaçlı stentlerle ilgili ücret bilgisi sunulmuş, hasta ve yakınları bunu kabul etmiş ve imzalamıştır. Hastanın hayatı hekimlerimiz tarafından kurtarılmış, başarılı bir tedavi süreci uygulanmış ve 4-5 gün sonunda sağlığına kavuşarak taburcu edilmiştir. Buna rağmen hasta yakınları, ödemeyi yapmadan hastayı hastaneden çıkarmış ve ardından asılsız iddialarla kurumumuzu karalamaya çalışmıştır" denildi. İddiaya göre Giresun’da yaşayan Salih Aydın, göğüs ağrısı ve sol kol uyuşması şikâyetiyle başvurduğu Özel Giresun Ada Hastanesi Acil Servisi’nde kalp krizi belirtileri olmasına rağmen ’kas ağrısı’ ve ’panik atak’ teşhisi konulup taburcu edildi. Taburcu edilmesinden sadece dakikalar sonra kalp krizi geçiren Aydın’la yeniden kaldırıldığı hastanenin yoğun bakımında iddiaya göre stent pazarlığı yapıldı. Yaşananların ardından Aydın, ’öldürmeye teşebbüs’ başta olmak üzere çeşitli suçlamalarla Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Şahıs, ayrıca e-nabız kayıtlarının silindiğini de iddia etti.