Son Dakika
|
Gaziantep'te sağanak: Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi, araçlar suya gömüldü
Diyarbakır’da şampiyonluk kutlamalarında 11 yaralı, 10 gözaltı
Kırmızı ışık ihlali yapan otomobil ortalığı savaş alanına çevirdi: 1’i ağır 4 yaralı
Okul saldırısında ağır yaralanan Almina Ağaoğlu vefat etti
Erdoğan'dan nüfus uyarısı: "Doğurganlık hızımız düşüyor, rakamlar tedirgin edici''
Kadın avukat cinayetinde zanlının ifadesi ortaya çıktı: ''İstemeden vurdum''
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Gaziantep'te fırtına sonrası okullar tatil edildi
Fırtınada minarenin yıkılma anı kamerada
Iğdır’da arı saldırısı faciaya dönüştü: 400 koyun telef oldu
İran: "ABD’nin 14 maddelik teklifimize yanıtı Pakistan aracılığıyla bize iletildi"
Arnavutköy’de rüzgarın etkisiyle caminin minaresi sallandı, iki bina tahliye edildi
Heybeliada’nın simgesi dev bayrak direği şiddetli rüzgarda devrildi
Barış Göktürk: "Biz 2 yıl içinde Fenerbahçe’yi kesinlikle şampiyon yaparız"
SAĞLIK
Üniversiteli sağlık öğrencilerinden köyde sağlık taraması
03 Mayıs 2026 Pazar - 19:03:47
Balıkesir Üniversitesi öğrencileri, Balya ilçesine bağlı Kayalar Mahallesi’nde sağlık taraması gerçekleştirdi. Balıkesir Üniversitesi Sağlık Akademisi Grubu tarafından düzenlenen etkinlikte vatandaşların temel sağlık kontrolleri yapılırken, ilk yardım konusunda da bilgilendirmede bulunuldu. Etkinliğe İvrindi Meslek Yüksekokulu ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü öğrencileri aktif olarak katıldı. Programın danışmanlığını İvrindi Meslek Yüksekokulu öğretim elemanlarından Öğr. Gör. Naciye Kaya yürütürken, topluluk başkanlığını Esmanur Yıldırım üstlendi. Öğrenciler, Kayalar kırsal mahallesi sakinlerinin tansiyon, nabız ve genel sağlık kontrollerini gerçekleştirerek, sağlıklı yaşam konusunda farkındalık oluşturdu. Etkinlik boyunca özellikle kırsal bölgelerde sağlık farkındalığının artırılmasının önemine dikkat çekilirken, öğrenciler hem mesleki deneyim kazanma hem de toplumla doğrudan temas kurma fırsatı buldu. Kayalar Mahallesi sakinleri, gerçekleştirilen çalışmadan duydukları memnuniyeti dile getirerek, Balıkesir Üniversitesi öğrencilerine ve akademisyenlerine teşekkür ettiler. Üniversite öğrencilerinin sosyal sorumluluk odaklı çalışmalarının ilerleyen süreçte farklı bölgelerde de devam edeceği belirtildi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 15:43
Küresel sağlık diplomasisinde Türkiye vurgusu
Türkiye, sağlık turizmi ve küresel sağlık diplomasisi alanında önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek "Uluslararası Sağlık Turizmi Zirvesi", dünyanın dört bir yanından üst düzey katılımcıları bir araya getirecek. Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) öncülüğünde, Genel Başkan Prof. Dr. Aysun Bay liderliğinde gerçekleştirilecek zirveye, 50’den fazla ülkeden sağlık bakan yardımcıları, büyükelçiler, uluslararası yatırımcılar, akademisyenler, sağlık yöneticileri ve sektör temsilcilerinin katılması bekleniyor. Türkiye’den ise Sağlık, Ticaret ile Kültür ve Turizm bakanlıkları nezdinde üst düzey katılım öngörülüyor. Zirvede, sağlık turizminde kalite ve akreditasyon, uluslararası hasta güvenliği, yatırım modelleri, kamu-özel iş birlikleri (PPP), dijital sağlık çözümleri ve yapay zeka destekli sağlık sistemleri gibi başlıklar ele alınacak. Organizasyon kapsamında ayrıca ülkeler arası iş birliklerini geliştirmeye yönelik B2B görüşmeler ile stratejik protokol imza süreçleri de gerçekleştirilecek. Prof. Dr. Aysun Bay yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin sağlık turizminde sadece bir hizmet sağlayıcı değil, aynı zamanda küresel sağlık diplomasisinin merkezlerinden biri olma yolunda ilerlediğini belirterek, "Antalya Zirvesi ile amacımız; ülkeler arasında sürdürülebilir iş birlikleri kurmak, yatırım süreçlerini hızlandırmak ve sağlıkta kalite standartlarını uluslararası düzeyde güçlendirmektir" dedi. Zirvenin, Türkiye’nin sağlık turizmindeki güçlü altyapısını, nitelikli insan kaynağını ve stratejik coğrafi konumunu uluslararası kamuoyuna tanıtması açısından önemli bir platform olması bekleniyor.
03 Mayıs 2026 Pazar - 12:32
Bayburt TRSM’den hastalar ve ailelerine sosyal destek
Bayburt Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) tarafından nisan ayı boyunca hastalar ve ailelerine yönelik sosyal rehabilitasyon etkinlikleri düzenlendi. Eğitimden spora, sosyal yardımlaşmadan motivasyon programlarına kadar farklı alanlarda gerçekleştirilen etkinliklerle hastaların toplumla bütünleşmesine ve moral motivasyonlarının artırılmasına katkı sunuldu. Program kapsamında ekonomik yönden desteklenmesi gereken hastalar ve aileleri, ücretsiz giysi mağazasına götürüldü. Hastalar burada kendi ihtiyaç ve beğenilerine göre kıyafet seçme imkânı buldu. TRSM tarafından ayrıca Bayburt Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü iş birliğiyle ’Aile Beceri Eğitimi" düzenlendi. Eğitimde sosyal medya kullanımı ve dijital oyunların ruh sağlığı üzerindeki etkileri ele alındı. Ailelerin de sürece dahil edildiği etkinliklerle hastaların sosyal hayata katılımı desteklenirken, ailelerin dijital dünyaya karşı bilinçlenmesi ve sağlıklı iletişim yöntemleri geliştirmesi sağlandı.
03 Mayıs 2026 Pazar - 12:25
Migrenle mücadelede ilk adım: Hastalar önce tetikleyicileri bulmalı
Nöroloji Uzmanı Dr. Nuray Can Uluğ, migren tedavisinde en kritik aşamanın hastaların kendi ataklarını tetikleyen unsurları belirlemesi olduğunu vurgulayarak, hastalığın sadece bir baş ağrısı değil, yaşam kalitesini düşüren ciddi bir sağlık sorunu olduğunu belirtti. Eskişehir Özel Ümit Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Nuray Can Uluğ, migren hastalığının yönetimi, tedavi yöntemleri ve yaşam tarzı değişiklikleri hakkında açıklamalarda bulundu. Dr. Uluğ, migrenin çocukluk çağlarından itibaren görülebilen, günlük hayatı sekteye uğratan ve doğru tanı konulması gereken bir süreç olduğunu ifade etti. "Doğru tanı büyük önem taşıyor" Her baş ağrısının migren olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dr. Nuray Can Uluğ, tanı sürecinin titizlikle yönetilmesi gerektiğini söyledi. Uluğ, "Öncelikle migreni taklit eden damarsal hastalıklar gibi durumların olup olmadığı araştırılmalı; gerekirse görüntüleme ve kan tahlilleri yapılmalıdır. Ayda bir veya iki kez görülen seyrek ataklarda sadece ağrıyı dindirmeye yönelik tedaviler yeterli olabilir. Ancak ağrılar haftada birkaç güne yayılıyor ve kişi sık sık acil servise başvuruyorsa, koruyucu ve daha kapsamlı bir tedavi planlanmalıdır" dedi. Migren botoksu ve aşı yöntemi Güncel tedavi seçeneklerine de değinen Dr. Uluğ, halk arasında "migren aşısı" olarak bilinen uygulamalar ile migren botoksunun rutin tedaviler arasına girdiğini ve başarılı sonuçlar verdiğini kaydetti. Migrenin sadece ağrıdan ibaret olmadığını; ışığa hassasiyet, kusma ve keyifsizlik gibi belirtilerle sosyal yaşamı felç edebildiğini hatırlattı. Lodos, açlık ve mayalı gıdalara dikkat Atakları tetikleyen çevresel faktörlere karşı hastaları uyaran Dr. Uluğ, son olarak şunları söyledi: "Adet dönemleri, uzun süreli açlık, lodoslu hava, mayalı içecekler ve aroması yüksek gıdalar migreni tetikleyebilir. Hatta şeker tüketimi ile migren arasında doğrudan bir bağlantı görülebilmektedir. Tedavide asıl amacımız, hastaların bu tetikleyicileri fark ederek kendi sorunlarıyla başa çıkma yöntemlerini öğrenmelerine yardımcı olmaktır."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
03 Mayıs 2026 Pazar- 09:34
"Makyaj yaparken göz sağlığınızdan olmayın"
2
03 Mayıs 2026 Pazar- 10:23
Çocuğunuzda bu belirtiler varsa dikkat
3
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:58
Önce bebeğini doğurdu sonra eşine can oldu: "Böbreğimi verdim, kalbim bile olsa veririm"
4
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:40
KBÜ’den Alzheımer ve benzeri hastalıklara umut ışığı
5
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:20
Obezite hastaları Malatya’da tüp mide ameliyatıyla sağlığına kavuşuyor
14 Ağustos 2025 Perşembe - 13:22
Tekirdağ’da diyaliz hastalarına zihinsel egzersiz desteği: Hastalara Şenkal sürprizi
Tekirdağ’da diyaliz hastalarının yaşam kalitesini artırmaya yönelik geliştirilen "Zihin Egzersizleri Programı"nın ikinci uygulaması gerçekleştirildi. Türk Böbrek Vakfı’nın ev sahipliğinde, oyuncu ve spor psikoloğu Eylem Şenkal tarafından hazırlanan "Zihin Egzersizleri Programı" Tekirdağ Hacı Hüseyin Terzi Diyaliz Merkezi’nde hayata geçirildi. Diyaliz hastalarının yalnızca fiziksel değil, zihinsel ve duygusal olarak da desteklenmesini amaçlayan programda, mindfulness temelli nefes ve beden egzersizleri yapıldı. Yaklaşık bir saat süren etkinlikte hastalar, stres yönetimi, uyku kalitesini artırma, bedensel farkındalığı geliştirme ve duygusal dayanıklılığı güçlendirme teknikleri üzerine çalışmalar yaptı. Katılımcılar, egzersizler sayesinde hem kendi iç dünyalarına yönelme fırsatı bulduklarını hem de bu süreçte yalnız olmadıklarını hissettiklerini ifade etti. Program sonunda Başkan Timur Erk, projeye destek veren Eylem Şenkal’a teşekkür ederek, bu tür çalışmaların önümüzdeki dönemde diğer illerde de uygulanacağını belirtti.
14 Ağustos 2025 Perşembe - 13:12
Gezi teknesinde rahatsızlanan vatandaşa Sahil Güvenlikten tıbbi tahliye
Muğla’nın Fethiye ilçesi açıklarında seyreden gezi teknesinde rahatsızlanan vatandaş Sahil Güvenlik ekipleri tarafından tıbbi tahliyesi gerçekleştirildi. Fethiye ilçesi açıklarında seyreden gezi teknesinde rahatsızlanan vatandaş içen yapılan yardım çağrısı sonrası bölgelerde bulunan Sahil Güvenlik botu vatandaşı kıyıda bekleyen 112 ambulans ekibine teslim etti.
14 Ağustos 2025 Perşembe - 12:52
Retina ve vitreus hastalıklarına dikkat
Göz sağlığı, bireyin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Özellikle retina ve vitreus kaynaklı hastalıklar, erken dönemde fark edilip tedavi edilmediğinde kalıcı görme kayıplarına neden olabiliyor. Bu alanda önemli uyarılarda bulunan Özel Hayat Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yurdacan Demir, ileri teknoloji destekli vitreoretinal cerrahilerin (vitrektomi) önemine dikkat çekti. Vitreoretinal cerrahi (vitrektomi) ile Görme Kaybının Önüne Geçilebiliyor Retina yırtıkları, retina dekolmanı, diyabetik retinopati, makula deliği ve epiretinal membran gibi ciddi göz hastalıklarında kullanılan vitreoretinal cerrahi (vitrektomi), gözün arka segmentine özel mikroskobik aletler ve gelişmiş görüntüleme sistemleriyle yapılan ileri düzey bir müdahale yöntemi olarak öne çıkıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Op. Dr. Yurdacan Demir, "Vitreoretinal hastalıklar genellikle sinsice ilerler ve ilk belirtiler kolayca göz ardı edilebilir. Ancak hastalık ilerledikçe ani görme kaybı, ışık çakmaları veya siyah noktalar görme gibi semptomlarla kendini gösterir. Bu belirtiler ciddiye alınmalı ve gecikmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır" dedi. Özel Hayat Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yurdacan Demir, erken müdahalenin önemine dikkat çekerek, "Gelişmiş görüntüleme teknolojileri ve cerrahi cihazlar sayesinde bu hastalıkları erken evrede teşhis edip, görme kaybı yaşanmadan tedavi etmek mümkün hale gelmiştir" ifadelerini kullandı. Hayat Hastanesi’nde Uluslararası Standartlarda Cerrahi Müdahaleler Op. Dr. Demir, Özel Hayat Hastanesi Göz Kliniği’nde uygulanan vitreoretinal cerrahilerin (vitrektomi) uluslararası standartlarda gerçekleştirildiğini belirtti. Tanıdan tedaviye kadar tüm süreçlerde hastalara güvenli ve konforlu bir hizmet sunulduğunu aktaran Op. Dr. Yurdacan Demir, "Alanında uzman hekim kadromuz ve teknolojik altyapımız sayesinde, retina ve vitreus hastalıklarında en güncel yaklaşımları başarıyla uyguluyoruz" şeklinde konuştu.
14 Ağustos 2025 Perşembe - 12:17
Sağlıkta elektronik dönem Ordu’da başladı
Sağlık Bakanlığı’nın, Mayıs 2025’te yürürlüğe giren yönetmeliğiyle sağlıkta elektronik dönüşüm Ordu’da başladı. Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Ali Yılmaz, hastane tarafından başlatılan uygulamaların hasta ve hasta yakınlarına kolaylık sağladığını söyledi. Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Sağlık Bakanlığı’nın mayıs 2025’te çıkarttığı yönetmelik kapsamında evde sağlık hizmetlerinden ilaç rapor yenilemeye kadar birçok işlemin elektronik sistemler üzerinden yapılabildiği 4 yeni uygulamayı devreye aldı. Uygulamaya konulan e-Heyet, e-Rapor, e-Muayene hizmetleri ile hastaların evine giden hekimler, ilgili branşlardaki hekimler ile elektronik bağlantı kurarak, hastaların hastaneye gelmesine gerek kalmadan işlemlerini tamamlıyor. Bununla birlikte yanı sıra yeni açılan ‘ilaç rapor polikliniği’ sayesinde hasta farklı doktorlardan yazılması gereken raporlu ilaçlarını tek bir noktada yazdırabiliyor. "E-Rapor hizmeti sayesinde heyetle bağlantı kurularak, evden rapor yenilenebiliyor" Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Do. Dr. Ali Yılmaz, yatağa bağımlı ve hastaneye gelmekte güçlük çeken hastaların heyet raporlarının artık evden yenilenebildiğini ifade etti. Yılmaz, "Bir hekimimiz hastanın evine giderek e-Nabız üzerinden heyet ile bağlantı kuruyor. Bu sayede hasta hastaneye gelmeden, raporunu evinden yenileyebiliyor. Bu hastalarımız için büyük bir kolaylık" dedi. "İlaç rapor polikliniği hastaların tek bir noktada işlerini kolaylaştırıyor" Kovid-19 salgınında ertelenen ilaç raporlarının yenilenmesi için ‘ilaç rapor polikliniği’ kurduklarını belirten Yılmaz, "Yaklaşık 8 milyon hastanın ilaç raporlarını ötelemişti. Artık bu süreç geride kaldı. Bu ilaç raporlarının ki 8 milyonun Ordu’da yaklaşık 100 bin kişi olduğunu tahmin ediyoruz. Bu ilaç raporlarının gözden geçirilmesi, değerlendirilmesiyle ilgili bir çalışma başlatıldı. Bu, fiziki olarak mevcut hastanelerin işleyişinde bir takım hastaları açısından da işleyiş açısına bir yük getirdi. Buna da şöyle bir çözüm bulduk; biz hastalarımıza MHRS üzerinden ‘ilaç rapor polikliniği’ diye bir rapor polikliniği tanımladık. MHRS üzerinden randevu alınabilen bu poliklinikte, hastalar farklı branş hekimleri arasında dolaşmadan tüm rapor yenileme işlemlerini tek bir hekim üzerinden yapabiliyor" diye konuştu. Kontrole tabi ilaç kullanan, ancak hastaneye gelemeyen hastalar için evde sağlık ekipleriyle çözüm sağlandığını aktaran Başhekim Yılmaz, "Burada da evde sağlık ekibimiz hastane ekibimizle beraber hastanın evine gidiyor. İlgili branş hangi branşsa ona E-Nabız üzerinden bağlanıyor. Hastanın reçetesini düzenliyor, hastayı muayene ediyor, ilgili hekim ile hastayı görüşüyor. Evde muayene edilen hastaların reçeteleri E-Reçete sistemi üzerinden düzenleniyor, raporları ilgili hekim tarafından çıkarılıyor" ifadelerine yer verdi. 11 branşta uzaktan muayene Uzak noktalarda yaşayan, fiziksel olarak hastaneye gelmekte zorlanan hastalar için 11 branşta uzaktan muayene hizmeti başlattıklarını da kaydeden Başhekim Yılmaz, "Ekiplerimiz hastanın evinden E-Nabız üzerinden hekimlerle bağlantı kuruyor. Gerekli durumlarda hasta hastaneye yönlendiriliyor, gerek yoksa tüm işlemler evde tamamlanıyor. Yani 11 branşın işini hastanın evinde çözebiliyoruz" şeklinde konuştu.
14 Ağustos 2025 Perşembe - 12:03
Ameliyat edilen 5 günlük bebek, 400 gramlık tümörün çıkarılmasıyla hayata tutundu
Doğumsal hastalığı nedeniyle 5 günlükken ameliyat edilen, 28 gün yoğun bakımda kalan bebek, yaşama tutunmayı başardı. Baba Ahmet Lahmouni, "Durumu önceden kötüydü şu an çok iyi" derken tanı ve tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Süleyman Çelebi, "Sakrokoksigeal teratom 40 bin canlı doğumda bir görülür, bebeğimizdeki tip-4 en nadir formu. İdrar ve kaka yapamama şikayetiyle genelde bulgu veriyor. Doğum öncesi bir tanısı yoktu ama bazen ultrasonlarda görülmeyebiliyor. Cerrahiyi 5 günlükken yaptık, 3 kilo 90 gram doğmuştu, 400 grama yakın oldukça büyük bir tümörü vardı. Ameliyat olmazsa belli bir süre sonra ölüm demek, sağlıklı bir şekilde taburcu oldu" dedi.
14 Ağustos 2025 Perşembe - 11:59
Adem bebek 5 günlükken ameliyat edildi, 400 gramlık tümörün çıkarılmasıyla hayata tutundu
Doğumsal hastalığı nedeniyle 5 günlükken ameliyat edilen, 28 gün yoğun bakımda kalan Adem bebek yaşama tutunmayı başardı. Baba Ahmet Lahmouni "Durumu önceden kötüydü şu an çok iyi" derken tanı ve tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Süleyman Çelebi, "Sakrokoksigeal teratom 40 bin canlı doğumda bir görülür, bebeğimizdeki tip-4 en nadir formu. İdrar ve kaka yapamama şikayetiyle genelde bulgu veriyor. Doğum öncesi bir tanısı yoktu bazen ultrasonlarda görülmeyebiliyor. Cerrahiyi 5 günlükken yaptık, 3 kilo 90 gram doğmuştu, 400 grama yakın oldukça büyük bir tümörü vardı. Ameliyat olmazsa belli bir süre sonra ölüm demek, sağlıklı bir şekilde taburcu oldu" dedi. Yıllar önce Türkiye’ye göç eden ve İstanbul Sultangazi’de yaşayan Suriyeli çiftin Adem adını verdikleri 3’üncü çocukları 27 Haziran’da dünyaya geldi. Doğum sonrası bebekte dışkı yapamama, ağlamanın durmaması gibi durumlar olunca tedavisine Medical Park Bahçelievler Hastanesi’nde devam edildi. Burada beyin ve çocuk cerrahisi bölümlerinin yaptığı detaylı incelemelerde minik bebekte yaklaşık 40 bin canlı doğumda bir görülen sakrokoksigeal teratomun en ciddi ve daha nadir görülen türü olarak belirtilen 4’üncü tipinin tespiti üzerine hemen harekete geçildi. Bebeğin anne karnındaki gelişimi sırasında üreme hücrelerinin farklılaşarak anormal bir gelişme göstermesiyle oluştuğu ifade edilen hastalık nedeniyle minik bebek doğum sonrası 5’inci gününde acil olarak ameliyata alındı. Leğen kemiği bölgesindeki tümör, ameliyatla alınırken başarılı geçen operasyon hem aileyi hem de sağlık ekibini sevindirdi. Operasyon sonrası bebeğini kontrole getiren 34 yaşındaki Ahmet Lahmouni, sürece ilişkin konuşurken Çocuk Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çelebi ise hastasının tedavisine ilişkin bilgi verdi. Bu tipte tümörlerin tamamen bebeğin vücudunun içinde yer alması, dışarıdan görüntü vermemesi nedeniyle kimi zaman geç fark edilebildiğini aktaran Prof. Dr. Çelebi, ailelere önemli uyarılarda bulundu. "Kitleyi çıkardılar, şu an iyi" Bebeğinin hastalığı hakkında konuşan 34 yaşındaki Ahmet Lahmouni, "Doğum sonrası kontrol yapıldı, kitle çıktı. 3’üncü çocuk, durumu önceden kötüydü sonra kitleyi çıkardılar. 28 gün hastanede yattı, sonra eve aldık, durumu çok iyi. Suriye’den geldik, 14 yıldır buradayız" ifadelerini kullandı. "Doğum öncesi bir tanısı yoktu, 5 günlükken ameliyat ettik" Hastasının durumuna ilişkin konuşan Prof. Dr. Süleyman Çelebi, "Doğum öncesi takipli bir hasta ama bu tümör yerleşim alanı olarak bazen doğum öncesi ultrasonlarda görülmeyebiliyor. Çok detaylı ultrasonlarda çok deneyimli kişiler tarafından görülebilir ama doğum öncesi bir tanısı yok. Doğum sonrası belli sıkıntıların olduğu hissedilince bize gönderiliyor. Beyin ve çocuk cerrahisi ortak değerlendirmede de buradaki tümörün tanısını, adını koyuyoruz. Tümör tamamen çıkartıldıktan sonra da taburcu ediyoruz. Büyümeye devam eden bir tümör. Takipli bir hasta aslında ama tümörün dışarıdan görülmemesi, daha çok idrar kesesi, bacaklara giden, bağırsaklara giden sinirlere yakın olması, karın içinde pelvis (Leğen kemiği) dediğimiz bölgede olması nedeniyle çok fark edilemiyor. Ana planları kötü olan hücrelerden oluşan bir grup tümör, cerrahiyi bebeğimize 5 günlükken yaptık. Tamamen tümörden temizlendi. Ayaklara, bağırsaklara, idrar kesesine giden sinirler korunmuş oldu, ameliyat sonrası da çocuğumuzun ayak hareketleri, işeme, bağırsak fonksiyonları gayet iyiydi" dedi. "Ameliyat olmazsa belli bir süre sonra ölüm demek" Ameliyatın yapılmaması halinde yaşanabileceklere yönelik bilgi veren Prof. Dr. Çelebi sözlerine şöyle devam etti: "Bu operasyon yapılmasa yaşamla mümkün olmayan bir süreç yaşanıyor. Öncelikle tümör büyümeye devam ediyor. Ayak, idrar kesesi ve vücudun genel daha yaşam için gerekli komplekslerini yavaş yavaş bozmaya başlıyor. Zamanla büyüyüp diyafragma dediğimiz akciğer ile karın zarı arasındaki solunum kasını bozabiliyor. Ameliyat olmazsa belli bir süre sonra ölüm demek. Hastanede yaklaşık 28 günlük bir yaşam mücadelesi verdi, ilk birkaç günü önemliydi. 28’inci günün sonunda da sağlıklı bir şekilde taburcu oldu. 40 bin canlı doğumda bir görülür, en sık görüleni tip-1 dediğimiz tümörün dışa doğru büyümesi, tip-4 olan içeride büyümesi; en nadir formu ve genellikle kızlarda görülür, doğal haliyle çoğu zaman görülmeyebilir. Yenidoğan döneminde idrar ve kaka yapamama şikayetiyle genelde bulgu veriyor. Biz de oradan hareketle yola çıkarak tümörü bulup adını koyup ameliyat ediyoruz. Oldukça büyük bir tümör, 5 günlükken ameliyat oldu. 3 kilo 90 gram doğmuştu, 400 grama yakında bir tümörü vardı, tümör çıkarıldıktan sonra kilosu oldukça düşmüştü. Bir bebek doğduktan sonra adı konulamamış ağlama nöbetleri, kaka ve çiş yapma problemleri varsa gözden kaçan bir şey olmaması için mutlaka tarama amaçlı bir ultrason yaptırmalarında fayda var" (HK-SB-
14 Ağustos 2025 Perşembe - 11:56
İlkadım Devlet Hastanesi projesinde yoğun bakım yatak sayısı artırıldı
Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, "İlkadım Devlet Hastanemizde olmasını talep ettiğimiz anjiyo, nükleer tıp merkezi, yenidoğan yoğun bakım, uyku laboratuvarı bölümleri Sağlık Bakanlığı yetkililerimizin desteği ve onayıyla yeni hastane planımıza eklendi. Yoğun bakım yatak sayımızı da bakanlık yetkililerimizin onayı ve desteğiyle 35’ten 65’e yükselttik" dedi. Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras ve müdürlük yöneticileri Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğümüz tarafından düzenlenen İlkadım Devlet Hastanesi tıbbi bölüm planlama ve malzeme tespiti toplantısına katıldı. Ziyaret ve yapılan toplantıya dair açıklamalarda bulunan Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, "Sağlık Bakanlığımızın ilimizdeki önemli yatırımlardan biri olan 350 yataklı İlkadım Devlet Hastanemizde olmasını talep ettiğimiz anjiyo, nükleer tıp merkezi, yenidoğan yoğun bakım, uyku laboratuvarı bölümleri Sağlık Bakanlığı yetkililerimizin desteği ve onayıyla yeni hastane planımıza eklendi. Yoğun bakım yatak sayımızı da bakanlık yetkililerimizin onayı ve desteğiyle 35’ten 65’e yükselttik" diye konuştu. Uras şöyle devam etti: "Yeni hastanemizin daha kaliteli bir sağlık hizmeti sunması adına çalışmalarımız Kamu Hastaneleri Hizmetleri ve Destek Hizmetleri Başkanlığımız entegrasyonunda devam ediyor. Amacımız yakında Sağlık Bakanlığımız tarafından çıkılacak proje ihalesine kadar, hastanemizle tüm tıbbi ve teknik detayları bakanlık yetkililerimizle birlikte değerlendirip, Samsun’un en önemli ilçelerinden biri olan İlkadım’a nitelikli bir hastane kazandırmak. Yeni hastane projemizle ilgili bize verdikleri destekten dolayı Sağlık Bakanlığı yetkililerimize Samsunlular adına teşekkür etmek istiyorum." Ayrıca toplantı öncesi Kamu Hastaneleri Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Hakan Usta’yı ziyaret eden Sağlık Müdürlüğü yöneticileri, Samsun’daki sağlık yatırımları, İlkadım Devlet Hastanesi planlama çalışmaları hakkında genel müdüre bilgi verdi. Ziyarete Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Bekir Şahin, Destek Hizmetleri Başkanı Arslan Kayhan ve Başkan Yardımcısı Özcan Şenyurt katıldı.
14 Ağustos 2025 Perşembe - 11:15
Uzmanından ’sirozdan korunma’ önerileri: "Alkol ve sigara bırakılmalı"
Siroz hastalığından korunma yollarına değinen Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Özgür Ecemiş, "Sirozu önlemek için alkol tüketimini bırakmak, sigara kullanmamak, yağlı ve hayvansal kaynaklı besinlerden uzak durmak, aşırı kilo almamak, Hepatit aşısı olmak, mevcut Hepatit hastalığı varsa tedaviyi aksatmamak ve sık sık kontrole gitmek gerekmektedir. Hepatit B ve C nedeniyle oluşan sirozun ilerlemesi tedavi yoluyla önlenebilir ancak alkol sebebiyle oluşan siroz için ise aynı durum geçerli değildir" dedi. Siroz hastalığına Hepatit ve alkol kullanımının neden olduğunu belirten Liv Hospital Gastroenteroloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Özgür Ecemiş, özellikle Hepatit B ya da C’nin neden olduğu sirozun ilerlemesinin tedaviyle önlenebildiğini, ancak alkol nedeniyle oluşan sirozun ise tedavisinin zor olduğunu söyledi. ’’Halsizlik ve yorgunluk görülebilir’’ Ölümcül siroz hastalığının belirtileri ve tedavisi hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Ecemiş, "Karaciğer yetmezliğiyle sonuçlanabilen siroz hastalığının başlıca nedenleri; Hepatit B ve C ye bağlı kronik karaciğer hastalıkları ve alkoldür. Hastalığın ilk evrelerinde görülen semptomlar halsizlik ve yorgunluk; daha sonraki evrelerde ise karında ve bacaklarda şişlik, gözlerde sarılık, ağızdan kan gelmesi, şuur bulanıklığıdır. Kimi zaman hasta, hastaneye koma halinde götürülebilmektedir" diye konuştu. "Hepatit B ve C nedeniyle oluşan sirozun ilerlemesi tedavi yoluyla önlenebilir" Sirozu önlemenin yollarından bahseden Uzm. Dr. Ecemiş, "Sirozu önlemek için hepatit B ya da C olan ve alkol kullanan kişilerin yakından takip edilmesi ve tedavilerinin düzenlenmesi gerekiyor. Hepatit B ve C nedeniyle oluşan sirozun ilerlemesi tedavi yoluyla önlenebilir ancak alkol sebebi ile oluşan siroz için ise aynı durum geçerli değildir" dedi. "Ultrason ile tanı konulabilir" Siroz hastalarının kendilerine çok iyi bakması gerektiğini hatırlatan Ecemiş, "Siroz hastalığının fiziki muayene belirtileri ciltte gelişen örümcek ağı şeklindeki lezyonlar, karın duvarında varislerin çıkması ve karında su (asit) bulunmasıdır. Fiziki muayene dışında özellikle ultrason ve gerektiği takdirde biyopsi alınması da diğer tanı yöntemleri arasında yer alıyor. Sirozu önlemek için alkol tüketimini bırakmak, sigara kullanmamak, yağlı ve hayvansal kaynaklı besinlerden uzak durmak, aşırı kilo almamak, Hepatit aşısı olmak, mevcut Hepatit hastalığı varsa; tedaviyi aksatmamak ve sık sık kontrole gitmek gerekmektedir" şeklinde konuştu.
14 Ağustos 2025 Perşembe - 10:55
13 yıllık baş ağrısı kabusu, 10 dakikada sona erdi
Afyon’da yaşayan ve 13 yıldır şiddetli baş ağrısı yaşayan Yusuf Aydın, İzmir’de uygulanan sinir blokajı tedavisi sayesinde ağrılarından kurtuldu. İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Fatma Gülhan Şahbaz, yıllardır küme tipi baş ağrısı çeken bir hastasına uyguladığı girişimsel tedaviyle yüz güldürdü. 13 yıldır şiddetli baş ağrısı yaşayan Yusuf Aydın, 10 dakikalık bir işlemle sağlığına kavuşmuş oldu. Tedavi öncesi günlük yaşamının neredeyse tamamını baş ağrısıyla geçirdiğini belirten Yusuf Aydın, "Günde 6-7 kez ağrı çektiğim oluyordu. Geceleri 45 dakika ağrı, ardından 15-20 dakika uyku. İş hayatım, aile düzenim tamamen bozulmuştu. Herkes mutsuzdu, bazen hepimiz ağlıyorduk. 4. seanstan sonra ağrılarımın yüzde 60-70’i kesildi. Şimdi yaşamaktan zevk almaya başladım" dedi. Nadir ve dirençli bir baş ağrısı türü Hastanın tedavi sürecini anlatan Dr. Öğr. Üyesi Fatma Gülhan Şahbaz, "Hastamız 13-14 yıldır şiddetli, tek taraflı göz çevresinde delici tarzda ağrılar yaşıyordu. Gözyaşı artışı ve burun tıkanıklığının eşlik ettiği, ilaca dirençli küme tipi baş ağrısı tanısı koyduk. Bu nadir görülen baş ağrısı türünde hızlı ve etkin müdahale büyük önem taşıyor" dedi. 10 dakikada etkili ve konforlu işlem Uyguladıkları tedavi yöntemini de aktaran Dr. Şahbaz, "Büyük oksipital sinir blokajı, supraorbital sinir tetik nokta ve sfenopalatin ganglion blokajı gibi girişimsel yöntemleri kullandık. 3-4. seanstan itibaren çok iyi yanıtlar aldık. Bugün 6. seansımızı tamamladık. Yaklaşık 10 dakika süren bu işlem, hastayı rahatsız etmiyor ve sonrasında günlük yaşamına devam edebiliyor" diye konuştu.
14 Ağustos 2025 Perşembe - 10:32
Erzurum’da temiz hava için işletmelere farkındalık ziyaretleri
Erzurum’da binaların kapalı alanlarında tütün ve tütün ürünlerinin tüketilmesi yasağı ile ilgili uzmanlar tarafından işletmelere bilgilendirmeler yapıldı. Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü tarafından yapılan paylaşımda, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun gereği kahvehane, kafeterya, birahane, nargile içilen mekânlar, dernek ve vakıflara ait lokaller gibi eğlence hizmeti verilen işletmeler ve lokantalar dâhil kamu ve özel hukuk kişilerine ait tüm binaların kapalı alanlarında tütün ve tütün ürünlerinin tüketilmesinin yasaklandığı hatırlatılarak, "Söz konusu yasağa dikkat çekmek, işletmelerin kapalı alanlarda tütün ürünlerinin kullanımına izin vermeyerek sağlıklı bir yasam için dumansız hava sahasına destek olmalarını sağlamak amacıyla Müdürlüğümüz yöneticileri tarafından işletmeler ziyaret edilmiştir" denildi. Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Doç. Dr. E. Füsun Karaşahin, Başkan Yardımcıları Uzm. Dr. Banu Bedir, Dr. Serdar Gözüm, Şube Müdürü Adem Demirel ve Sağlık Memuru İbrahim Özdemir tarafından gerçekleştirilen ziyaretlerde 4207 sayılı Kanun hakkında bilgilendirme yapıldı. Kanun’da belirtilen yasaklar, idari yaptırımlar ile sigarayı bırakma yöntemlerinin anlatıldığı broşür dağıtıldı.
14 Ağustos 2025 Perşembe - 10:28
Manavgat’ta ücretsiz göz taraması yapıldı
AK Parti Antalya Milletvekili ve Göz Doktoru Tuba Vural Çokal, Manavgat Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan seyyar göz tarama aracında gün boyu vatandaşları muayene etti. Etkinlikte çocuk, yaşlı her yaştan vatandaş ücretsiz göz taramasından geçti. Antalya’nın Manavgat ilçesinde, Cumhuriyet Meydanı eski kaymakamlık binası önünde düzenlenen göz taraması etkinliği yoğun ilgi gördü. AK Parti Antalya Milletvekili ve Göz Doktoru Tuba Vural Çokal’ın yer aldığı etkinlikte, seyyar araçta kurulan muayene ünitesinde vatandaşların göz sağlığı kontrol edildi. Gün boyu devam eden etkinlikte Çokal, her yaştan vatandaşla tek tek ilgilenerek göz muayenelerini yaptı. Çocuklardan yaşlılara kadar pek çok kişi taramadan geçerken, vatandaşlar da Milletvekili Çokal ile sohbet etme fırsatı buldu. "Çocukluğum bu binada geçti" Etkinlik sırasında kısa bir açıklama yapan Çokal, eski kaymakamlık binasının kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirterek duygusal anlar yaşadı. Çokal, "Bugün burada gerçekleştireceğimiz etkinlik öncesinde oldukça duygusal anlar yaşadım. Gözyaşlarıma hakim olamadım. Şu an önünde tarama yaptığımız Manavgat eski kaymakamlık binası, hayatımdaki en önemli anıları barındırıyor. Şu karşısı rahmetli annemin odası. Çocukluğum bu odada annemin yanında geçti. Buraya gelince duygulandım" dedi. Çokal, etkinliğin gerçekleşmesinde emeği geçen tüm sağlık çalışanlarına ve organizasyona katkı sunanlara teşekkür etti.
14 Ağustos 2025 Perşembe - 10:12
Yanlış ve fazla dozda alınan antibiyotiklerin ölümcül etkilerine dikkat
Eskişehirde bir eczacı, arkadaşıma iyi gelen bana da iyi gelir düşüncesiyle tüketilen antibiyotiklerin, ciddi sağlık sorunlarına sebebiyet verebileceğinin altını çizerken, "gereksiz veya yanlış antibiyotik kullanmanın yan etkileri de bulunmaktadır. Vücut sistemleri bozulmakta, bağışıklıkları düşmektedir" dedi. Bir ilacın yanlış dozda kullanımı ya da hatalı saklanması, sadece ilacın etkisini azaltmakla kalmayıp ölümcül sonuçlara yol açabildiği biliniyor. Eskişehir’de yıllardır eczacılık yapan Turancan Erdem, bu hayati konuya dikkat çekerek vatandaşları uyardı. Erdem, ilaçların saklama şartlarından, yanlış antibiyotik kullanımının muhtemel tehlikelerine ve hasta-doktor-eczacı üçgeninin önemine kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Hasta her zaman reçeteye uygun hareket etmeli İlaç kullanımında dikkat edilmesi gereken hususlara değinen Turancan Erdem, "Doğru ilaç kullanımı, doktorun uygun gördüğü teşhis ve tedavi şemasına uygun olarak, kişinin kendisini bilerek ve belirtilen şekilde kullanmasıyla olur. Doktor reçete ederken kullanım dozu ve şemasını yazar. Eczacı da bunu bilerek ve reçeteye bağlı kalarak uygun gördüğü şeyleri anlatır ve doze eder. Birbiriyle çakışacak veya kişiye sıkıntı çıkaracak, sıkıntı dediğimiz şey; alerji, döküntü veya mide problemleri, dokunabilecek durumlar gibi şeyleri bazen daha hassas ve irdeleyici olabildiği için yakalayıp hastayla konuşup ilişki kurabileceği zamanlar olduğu için açıklayıcı olabilmektedir. Bunun dışında tabii ki biz hastaya iyi geleceğini düşündüğümüz takviye edici gıdalarla yardımcı oluruz" diye belirtti. "+4 ile +8 derece arasında muhafaza edilmelidir" Buzdolabında saklanması gereken ilaçlara örnek olarak aşıları söyleyen Turancan, "Normal grip aşısı, hepatit aşıları, rahim ağzı kanser aşıları gibi aşılar, buzdolabında saklanmalıdır. Eczaneler, depodan ilaç sipariş ettiğinde hem depo eczaneleri uyarır hem sistem uyarır, hem de eczaneciler bunu zaten bilir. Bunun yanında buzdolabında saklanması gereken ilaçlar, mutlaka +4 ile +8 derece arasında yani Türkçe tabiriyle buzdolabının yumurtalık veya orta gözlerinde saklanmalıdır. Bunlar bir yerden bir yere taşınacaksa mesela eczaneden alınıp eve götürülecekse bile buz aküleriyle hatta buz çantalarıyla taşınması gerekir. Eğer bu zincir kırılırsa o ilaç maalesef işe yaramamaktadır veya etkinliğini yitirmektedir" diye ifade etti. "Belirli bir ısı çizelgemiz var" Bütün eczanelerin, ilaç depolarının ve ilaç firmalarının belirli kurallara uyması gerektiğinden bahseden eczacı şunları söyledi: "Buzdolabı +4 ile +8 derece arası mükemmel olacak şekilde, oda sıcaklığının ise 15 ile 25 derece arasında tutmak zorundayız. Bunun altında veya üstündeyse, gerekiyorsa havalandırma sistemleri ile, klima gibi veya başka şekilde bunu sıcak yapmak veya soğutmakla yükümlüyüz. Belirli bir ısı çizelgemiz var, takip etmek zorundayız. Zaten sıkıntılı bir sürece giriyorsa, sıcaklığın ilaçlara zarar verebileceği yaz aylarında sistem bizi uyarıyor." Eczanelerden sıklıkla vitaminler alınıyor Eczanelerden genellikle doktorun reçeteyle verdiği ilaçlar alındığını söyleyen Erdem, "Hekimlerimizden vitamin eksikliğine istinaden ona uygun vitaminler gelmektedir. B ve D vitaminleri genellikle hekimler tarafından çokça yazılmaktadır. Bunların dışında, sezonluk olarak hastalarımız tarafından ağrı kesici, grip ve öksürük ilaçlarına talep fazladır" diye aktardı. "Fayda sağlamadığı gibi zararlara da yol açabilir" Vatandaşlarımızın en çok yaptığı hatalardan birinin hastalığının ne olduğunu bilmeden kullanılan antibiyotikler olduğunu vurgulayan eczacı, "Arkadaşımın antibiyotiği vardı. Ona iyi geldi, bana da iyi gelir, kullanayım düşüncesi veya evde şu vardı şuna başlayayım düşüncesiyle kullanılan ilaçlar fayda sağlamadığı gibi zararlara da yol açabilir. Bazen semtomlar ve durumlar farklı olabiliyor. Mesela mide için kullanılacak antibiyotik farklı, üst solunum yolu olduğunda kullanılacak antibiyotik farklı, zatürre olunduğunda kullanılacak antibiyotik farklıdır. Bunu da zaten eczaneler hiçbir şekilde reçetesiz antibiyotik satışı yapamadığı için öncesinde doktora veya hastaneye başvurup orada uygun tedavi ve teşhisini planladıktan sonra eczaneye başvurduklarında en iyi şekilde, neyi ne şekilde kullanması gerektiğini anlatıp söyleyeceklerdir. Gereksiz veya yanlış antibiyotik kullanmanın yan etkileri bulunmaktadır. Vücut sistemleri bozulmakta, bağışıklıkları düşmektedir. Bu neticede ağrı, sızıdan isale kadar çeşitli semptom olarak dönmekte ve en önemlisi o antibiyotiğe karşı ister istemez vücudun bağışıklık kazanmaya başlamasıdır. Mesela bir hekim içinde 10 tane olan bir ilacı sabah akşam 5 gün kullan dediyse onu bizim halkımız genellikle ikinci üçüncü günde iyileştim düşüncesiyle bırakabiliyor ama eğer bırakılırsa bu sefer olay nüks edip tekrarlama riski oluşabiliyor. Böyle olursa da vücut artık ona uyum sağlamış, kuvvetlenmiş oluyor. Bu sefer 5 günde yetmiyor. Ya farklı bir antibiyotik ya da daha fazla kullanması gerekiyor. Dolayısıyla en etkili çözüm için doktorun planlamasına uymak bunun dışında doktor, eczacı ve hasta üçgeninin çok iyi bir şekilde oluşturulması gerekiyor" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder