SAĞLIK - 14 Ağustos 2025 Perşembe 12:03

Ameliyat edilen 5 günlük bebek, 400 gramlık tümörün çıkarılmasıyla hayata tutundu

A
A
A

Doğumsal hastalığı nedeniyle 5 günlükken ameliyat edilen, 28 gün yoğun bakımda kalan bebek, yaşama tutunmayı başardı. Baba Ahmet Lahmouni, "Durumu önceden kötüydü şu an çok iyi" derken tanı ve tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Süleyman Çelebi, "Sakrokoksigeal teratom 40 bin canlı doğumda bir görülür, bebeğimizdeki tip-4 en nadir formu. İdrar ve kaka yapamama şikayetiyle genelde bulgu veriyor. Doğum öncesi bir tanısı yoktu ama bazen ultrasonlarda görülmeyebiliyor. Cerrahiyi 5 günlükken yaptık, 3 kilo 90 gram doğmuştu, 400 grama yakın oldukça büyük bir tümörü vardı. Ameliyat olmazsa belli bir süre sonra ölüm demek, sağlıklı bir şekilde taburcu oldu" dedi.

Yıllar önce Türkiye’ye göç eden ve İstanbul’un Sultangazi ilçesinde yaşayan Suriyeli çiftin Adem adını verdikleri 3’üncü çocukları, 27 Haziran günü dünyaya geldi. Doğum sonrası bebekte dışkı yapamama, ağlamanın durmaması gibi durumlar olunca tedavisine Medical Park Bahçelievler Hastanesi’nde devam edildi. Burada beyin ve çocuk cerrahisi bölümlerinin yaptığı detaylı incelemelerde, minik bebekte yaklaşık 40 bin canlı doğumda bir görülen sakrokoksigeal teratomun en ciddi ve daha nadir görülen türü olarak belirtilen 4’üncü tipinin tespiti üzerine hemen harekete geçildi. Bebeğin anne karnındaki gelişimi sırasında üreme hücrelerinin farklılaşarak anormal bir gelişme göstermesiyle oluştuğu ifade edilen hastalık nedeniyle, minik bebek doğum sonrası 5’inci gününde acil olarak ameliyata alındı. Leğen kemiği bölgesindeki tümör, ameliyatla alınırken başarılı geçen operasyon hem aileyi hem de sağlık ekibini sevindirdi. Operasyon sonrası bebeğini kontrole getiren 34 yaşındaki baba Ahmet Lahmouni, sürece ilişkin konuşurken Çocuk Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çelebi ise hastasının tedavisine ilişkin bilgi verdi. Bu tipte tümörlerin tamamen bebeğin vücudunun içinde yer alması, dışarıdan görüntü vermemesi nedeniyle kimi zaman geç fark edilebildiğini aktaran Prof. Dr. Çelebi, ailelere önemli uyarılarda bulundu.

Ameliyat edilen 5 günlük bebek, 400 gramlık tümörün çıkarılmasıyla hayata tutundu

"Kitleyi çıkardılar, şu an iyi"

Bebeğinin hastalığı hakkında konuşan baba, "Doğum sonrası kontrol yapıldı, kitle çıktı. 3’üncü çocuk, durumu önceden kötüydü sonra kitleyi çıkardılar. 28 gün hastanede yattı, sonra eve aldık, durumu çok iyi. Suriye’den geldik, 14 yıldır buradayız" ifadelerini kullandı.

"Doğum öncesi bir tanısı yoktu, 5 günlükken ameliyat ettik"

Hastasının durumuna ilişkin konuşan Çelebi, "Doğum öncesi takipli bir hasta ama bu tümör yerleşim alanı olarak bazen doğum öncesi ultrasonlarda görülmeyebiliyor. Çok detaylı ultrasonlarda çok deneyimli kişiler tarafından görülebilir ama doğum öncesi bir tanısı yok. Doğum sonrası belli sıkıntıların olduğu hissedilince bize gönderiliyor. Beyin ve çocuk cerrahisi ortak değerlendirmede de buradaki tümörün tanısını, adını koyuyoruz. Tümör tamamen çıkartıldıktan sonra da taburcu ediyoruz. Büyümeye devam eden bir tümör. Takipli bir hasta aslında ama tümörün dışarıdan görülmemesi, daha çok idrar kesesi, bacaklara giden, bağırsaklara giden sinirlere yakın olması, karın içinde pelvis (Leğen kemiği) dediğimiz bölgede olması nedeniyle çok fark edilemiyor. Ana planları kötü olan hücrelerden oluşan bir grup tümör, cerrahiyi bebeğimize 5 günlükken yaptık. Tamamen tümörden temizlendi. Ayaklara, bağırsaklara, idrar kesesine giden sinirler korunmuş oldu, ameliyat sonrası da çocuğumuzun ayak hareketleri, işeme, bağırsak fonksiyonları gayet iyiydi" dedi.

"Ameliyat olmazsa belli bir süre sonra ölüm demek"

Ameliyat edilen 5 günlük bebek, 400 gramlık tümörün çıkarılmasıyla hayata tutundu

Ameliyatın yapılmaması halinde yaşanabileceklere yönelik bilgi veren Prof. Dr. Çelebi sözlerine şöyle devam etti:

"Bu operasyon yapılmasa yaşamla mümkün olmayan bir süreç yaşanıyor. Öncelikle tümör büyümeye devam ediyor. Ayak, idrar kesesi ve vücudun genel daha yaşam için gerekli komplekslerini yavaş yavaş bozmaya başlıyor. Zamanla büyüyüp diyafragma dediğimiz akciğer ile karın zarı arasındaki solunum kasını bozabiliyor. Ameliyat olmazsa belli bir süre sonra ölüm demek. Hastanede yaklaşık 28 günlük bir yaşam mücadelesi verdi, ilk birkaç günü önemliydi. 28’inci günün sonunda da sağlıklı bir şekilde taburcu oldu. 40 bin canlı doğumda bir görülür, en sık görüleni tip-1 dediğimiz tümörün dışa doğru büyümesi, tip-4 olan içeride büyümesi; en nadir formu ve genellikle kızlarda görülür, doğal haliyle çoğu zaman görülmeyebilir. Yenidoğan döneminde idrar ve kaka yapamama şikayetiyle genelde bulgu veriyor. Biz de oradan hareketle yola çıkarak tümörü bulup adını koyup ameliyat ediyoruz. Oldukça büyük bir tümör, 5 günlükken ameliyat oldu. 3 kilo 90 gram doğmuştu, 400 grama yakında bir tümörü vardı, tümör çıkarıldıktan sonra kilosu oldukça düşmüştü. Bir bebek doğduktan sonra adı konulamamış ağlama nöbetleri, kaka ve çiş yapma problemleri varsa gözden kaçan bir şey olmaması için mutlaka tarama amaçlı bir ultrason yaptırmalarında fayda var."

Ameliyat edilen 5 günlük bebek, 400 gramlık tümörün çıkarılmasıyla hayata tutundu

Hasibe Karadağ - Ahmet Faruk Sarıkoç - Emre Baba

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Maksim Gaubets’in Mezopotamya ve Nemrut tutkusu Adıyaman’ın Kahta ilçesinde Nemrut Dağı’nı ziyaret eden Rus yazar Maksim Gaubets, Mezopotamya’yı önce Rusça konuşan toplumlara, daha sonra Türkiye insanına ve dünya insanlarına tanıtmaya devam ediyor. Rus yazar Maksim Gaubets, Mezopotamya’nın Nemrut’tan başlayarak Türkiye’de doğan ve Persian Gulf (Pers Körfezi) veya Şatül Arap’ta birleşen Fırat ile Dicle’nin hayat verdiği Bereketli Hilal, Fertile Crescent olarak dünyanın bildiği Mezopotamya’yı dünya insanlarına tanıtmak için; önce Rusça konuşan toplumlara, daha sonra Türkiye insanına ve dünya insanlarına tanıtmaya devam ediyor. Genç yazar; yazdığı Antik Anadolu’nun Yedi Harikası, Yukarı Mezopotamya’nın Yedi Harikası kitabı ve dünyaca ünlü ressamların resim sergilerinin düzenlediği konferanslarla başta Kommagene olmak üzere Yukarı Mezopotamya’yı tanıtmaya devam ediyor. Maksim Gaubets, yaptığı açıklamada; "Uygar dünyaya bugünkü medeniyetin ilk basamağı olan Mezopotamya’ya vefa borcumuz var. Elimizden geleni yapmak bizlere huzur verir. Yakın bir sürede bunu kitap halinde baskıya alacağız. Amacımız Mezopotamya’nın hak ettiği korumayı alması ve uluslararası tanıtımıdır. Kommagene uygarlığı ve özellikle Antiochos Theos’un Nemrut’ta bıraktığı tarihi mirası korumak ve dünyaya tanıtmak biz yazarçizerlerin görevi olduğunu ve sorumlu olduğumuzu düşünüyorum" dedi.
Gaziantep Yılmaz’dan fırtına seferberliği Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Gaziantep’te bugün etkili olan yağmur ve dolu yağışının ardından mahalleleri tek tek ziyaret ederek yürütülen çalışmaları yerinde inceledi, ekiplerden detaylı bilgi aldı. Yağışın hemen ardından sahaya inen ekiplerin hızlı ve koordineli bir şekilde müdahalede bulunduğunu belirten Başkan Yılmaz, temizlik, su tahliyesi ve altyapı kontrollerinin titizlikle sürdürüldüğünü ifade etti. Ara sokaklar ve ana arterlerde biriken suyun tahliyesi, menfezlerin açılması ve genel temizlik çalışmalarının aralıksız devam ettiği vurgulandı. Başkan Yılmaz, müteahhitlerle görüştü Zarar gören binalarda da incelemelerde bulunan Yılmaz, ilgili müteahhitlerle birebir görüşerek gerekli uyarılarda bulundu. Yapı güvenliğinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, vatandaşların can ve mal güvenliğini riske atacak hiçbir ihmale müsaade edilmeyeceğini ifade etti. Valilik ve büyükşehir ile koordinasyon Vatandaşlarla da bir araya gelen Başkan Yılmaz, yaşanan olumsuzlukların en kısa sürede giderilmesi için tüm imkânların seferber edildiğini belirterek, "Gaziantep Valiliğimiz ve Büyükşehir Belediyemiz ile hızlı bir şekilde koordinasyonu sağlayarak, hemşehrilerimizin günlük yaşamını en kısa sürede normale döndürmek için ekiplerimizle birlikte sahadayız. Süreci anbean takip ediyor, gerekli tüm müdahaleleri hızlıca gerçekleştiriyoruz" dedi. Yılmaz’dan önemli uyarılar Başkan Yılmaz ayrıca vatandaşların can güvenliği konusunda dikkatli olmaları gerektiğini hatırlatarak önemli uyarılarda bulundu. Yağış sonrası oluşabilecek risklere karşı bina altları, saçak altları ve özellikle elektrik kablolarının bulunduğu direklerin çevresinden uzak durulması gerektiğini belirten Yılmaz, ihtimal tehlikelere karşı duyarlı olunmasını istedi. Şehitkamil Belediyesi’nin sahadaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü ifade eden Yılmaz, ekiplerin gece gündüz demeden görev başında olduğunu ve sürecin yakından takip edildiğini sözlerine ekledi.
Antalya Üretime genç kadın eli değdi: O ilçede yıllık 550 bin ton domates hasat ediliyor Antalya’nın Aksu ilçesinde 33 bin dekar alanda üretimi yapılan ve yıllık yaklaşık 550 bin ton hasat edilen domateste ikinci ekim sezonunun ilk hasatları başladı. Boztepe Mahallesi’nde genç çiftçi Melike Sogay’ın serasında yapılan ilk hasat, kadın ve genç çiftçilerin tarımdaki yerini bir kez daha gündeme taşıdı. Türkiye’nin önemli tarım üretim merkezlerinden Antalya’nın Aksu ilçesinde domates üretimi tüm hızıyla devam ediyor. İlçe genelinde 33 bin dekar alanda ekimi yapılan ve yıllık yaklaşık 550 bin ton üretim gerçekleştirilen domateste ikinci ekim sezonunun ilk hasatları başladı. Boztepe Mahallesi’nde üretim yapan 25 yaşındaki Melike Sogay’ın serasında sezonun ilk domatesleri toplandı. Çocuk yaşlardan bu yana üretimin içinde yer aldığını belirten Sogay, ailesiyle birlikte toplam 7 dönüm serada üretim yaptıklarını söyledi. Üç dönümlük alanda pembe domates yetiştirdiklerini belirten Sogay, "Normalde 7 dönüm seramız var. İki buçuk dönümünde patlıcan yetiştiriyoruz. Bir buçuk dönümünde farklı ürünlerimiz var. Burası da domates alanımız. Yeni siftah yaptık, bugün ilk hasadımızı gerçekleştirdik. Yaklaşık 500 kilo civarında ürün aldık" dedi. Hasadın yaz aylarına kadar devam edeceğini ifade eden genç çiftçi, üretimin yoğun emek istediğini belirterek, "Ben bu işi 9 yaşından beri yapıyorum. 9 yaşından 25 yaşıma kadar seraların içindeyim. Sabah 7’de giriyoruz öğlen sıcak olunca çıkıyoruz. Sonra öğleden sonra tekrar giriyoruz, akşam 7’ye kadar devam ediyoruz. Bu hasadımız Haziran-Temmuz ayına kadar sürecek" diye konuştu. Çiftçiliği severek yaptığını belirten Sogay, gençlere de üretim çağrısında bulunarak, "Ben severek yapıyorum. Üretmek çok güzel bir duygu. Herkesin bir kendi işi olmalı. Ben üretim tarafını seçtim. Mutluyuz işimizden. Üretiyoruz, hale götürüp satıyoruz. İnsanların memnun olması da bizi mutlu ediyor. Şu anda domatese talep çok güzel" ifadelerini kullandı. İlk hasada katılan Aksu İlçe Tarım Müdürü Dilek Boğatimur ise genç üreticilerin tarım sektörünün geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Boğatimur, "Bugün burada Melike Hanım’ın misafiri olduk ve ilk hasadı bize de nasip oldu. Gözlerindeki pırıltı bizi çok mutlu etti. Tarım sektörüyle ilgili zaman zaman olumsuz konuşmalar yapılıyor. Ancak böyle genç, parlak, işini severek yapan gençlerimizi ve genç kızlarımızı görünce geleceğe güven duyuyoruz" dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın vizyonunda kadın ve genç çiftçilerin önemli bir yer tuttuğunu belirten Boğatimur, "Bir ilçe tarım müdürü olarak kadın ve genç çiftçilerimizin yanında olduğumuzu söylemek istiyorum. Sadece domates değil, farklı ürünler üretmeleri yönünde de fikir geliştireceğiz. Teknik destek, yeni iş fikirleri ve girişimler konusunda her zaman yanlarında olacağız" diye konuştu. Genç çiftçilerin eğitim çalışmalarında da yer almasını istediklerini kaydeden Boğatimur, "Melike kızımız lise mezunu. Açacağımız tarımsal eğitim akademilerinde kendisini de yanımızda görmek isteriz. Donanımına donanım katmak, kapasitesini geliştirmek adına destek vermek istiyoruz. Kendisine inanıyorum" ifadelerini kullandı. Seralarda bilinçli üretim yapıldığını da vurgulayan Boğatimur, "Sabah çok erken saatlerde seraya giriliyor. Kullanılan ilaçlar ve gübreler doğru dozda, doğru zamanda uygulanıyor. Bugün burada gönül rahatlığıyla dalından domates koparıp yiyebiliyoruz. Genç çiftçilerimiz tarımın geleceğidir" dedi. Ziyarette yer alan Emine Yıldırım da genç üreticinin seracılığın her aşamasına hakim olduğunu belirterek, "Bugün Boztepe Mahallemizde genç çiftçimiz Melike Sogay Hanımefendiyi ziyaret ettik. Kızımız çiftçiliğe bayağı hakim maşallah. Seraların hazırlanmasından başlayarak ürün bitimine kadar her şeyi biliyor. Traktörü de kullanıyor. Seradaki her iş onun elinden geçiyor" dedi. Genç kadın çiftçilerin üretimde yer almasının sevindirici olduğunu ifade eden Yıldırım, "Bu yaşta bütün seraların hazırlığından işçiliğine kadar her aşamaya hakim olması çok hoşuma gitti. Genelde yaşça büyük üreticiler görüyoruz. Ancak böyle genç, eğitimli ve çiftçiliği seven kızlarımızı görmek beni çok mutlu etti. Her zaman kadın çiftçilerimizin yanındayım, destekliyorum" diye konuştu. Yıldırım, ilk hasadın bereketli geçmesini dileyerek, "Bugün serasının ilk hasadıymış. Domatesine çok güzel bakmış. Ürünler çok güzel yetişmiş maşallah. Çiftçiliği de kaliteli yapıyorlar" ifadelerini kullandı.
Adana Teyze ve yeğenin çaldığı parayla alışveriş yaptığı anlar görüntülendi Adana’da bir evden 51 bin TL çalan teyze ile yeğeni, çaldıkları parayla alışveriş yaparken güvenlik kameralarına yansıdı. Teyze tutuklanırken, yeğeninin yakalanması için çalışmalar sürüyor. Tutuklanan şüpheli, "Görüntülerde kişi benim ama kesinlikle hırsızlık yapmadım" dediği öne sürüldü. Olay, 12 Mart’ta Çukurova ilçesine bağlı Toros Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Kibariye S. (38) ile yeğeni D.K. (17), yüzlerini eşarpla gizleyerek bir apartmana girdi. Şüpheliler, 7’nci katta bulunan Jale K.’a ait dairenin kapısını zorlayarak içeri girdi. Evde değerli eşya arayan ikili, yatak odasında bulunan 51 bin TL ve 30 euronun yer aldığı poşeti alarak kaçtı. Şüphelilerin apartmana giriş ve çıkış anları güvenlik kameralarına yansıdı. Ev sahibi Jale K.’ın ihbarı üzerine olay yerine Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri, apartman ve çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda şüphelilerin çaldıkları parayla bir mağazadan mont satın aldığı belirlendi. Bu anlar da saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı. Elde edilen tespitlerin ardından düzenlenen operasyonda Kibariye S. gözaltına alındı. Emniyetteki ifadesinde, "Görüntülerdeki kişi benim ancak hırsızlık yapmadım" dediği öne sürülen şüpheli, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan Kibariye S. tutuklanırken, kaçan şüpheli D.K.’nın yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.