Son Dakika
|
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Çocukların silahla oyunu faciayla bitti
Yaklaşık 7 yılın ardından ABD-Venezuela arasında yolcu uçuşları yeniden başladı
Kosova'da halk, 7 Haziran'da erken genel seçimler için sandık başına gidecek
Parası çalınan askerin imdadına taksi şoförü yetişti
Bayraklı Belediyesi’nde memurların hak arayışı sürüyor
Siirt’te heyelan: Minibüs mahsur kaldı
Mabel Matiz’e 3 yıla kadar hapis talebi
SAĞLIK
Kütahya’ya 500 odalı hastane müjdesi
30 Nisan 2026 Perşembe - 21:57:23
AK Parti Kütahya Milletvekilleri Adil Biçer, İsmail Çağlar Bayırcı ve Mehmet Demir, TBMM’de düzenledikleri basın toplantısında Kütahya’ya yapılacak yeni hastane projesini kamuoyuyla paylaştı. Milletvekili Bayırcı, uzun süredir üzerinde çalışılan projenin onaylandığını duyurarak Kütahyalılara önemli bir sağlık yatırımı müjdesi verdi. Millekvekilleri adına açıklama yapan Bayırcı, 90 bin metrekare kapalı alana sahip olacak ve 500 odadan oluşacak hastanenin, kentin doğu yakasında Zafertepe Mahallesi karşısında yer alan Hacıazizler bölgesinde, çevre yolu kenarında inşa edileceğini açıkladı. Projenin hayata geçirilmesi için göreve geldikleri ilk günden itibaren yoğun bir çaba içerisinde olduklarını belirten Bayırcı, başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı nezdinde yürütülen görüşmelerin olumlu sonuç verdiğini ifade etti. Sağlık yatırımlarının vatandaşla doğrudan temas eden en önemli hizmet alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Bayırcı, Kütahya’da sağlık alanında son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını vurguladı. Özellikle 2024 yılı Mart ayında hizmete açılan şehir hastanesiyle birlikte sağlık hizmetlerinin hem fiziki kapasite hem de hizmet kalitesi açısından ciddi bir seviyeye ulaştığını belirtti. Vatandaşların daha konforlu ve kapsamlı sağlık hizmeti almaya başladığını ifade eden Bayırcı, buna rağmen yatırımların yeterli görülmediğini ve yeni projelerle kentin sağlık altyapısının daha da güçlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi. "İlçelerde de sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi için yoğun çalışmalar yürütüyoruz" Yalnızca merkezde değil, ilçelerde de sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi için yoğun çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Bayırcı, Çavdarhisar’da yapımı süren devlet hastanesinin kısa süre içerisinde hizmete açılacağını ve yaklaşık 105 milyon TL’lik bir yatırım olduğunu belirtti. Bayırcı, Domaniç’te hastanenin hizmet vermeye başladığını, Tavşanlı’da ise 75 yataklı ek hizmet binasının inşaatının devam ettiğini kaydederek, çeşitli ilçelerde sağlık merkezleri ve toplum sağlığı merkezleri projelerinin sürdüğünü de dile getirdi. Sağlık yatırımlarının yalnızca bina ve fiziki kapasiteyle sınırlı olmadığını vurgulayan Bayırcı, doktor sayısının artırılması ve hizmet kalitesinin yükseltilmesi için de yoğun girişimlerde bulunduklarını söyledi. Yapılan son atamalarla birlikte bazı ilçelerde ilk kez belirli branşlarda uzman doktor görevlendirmelerinin gerçekleştirildiğini ifade eden Bayırcı, bu gelişmenin il genelinde sağlık hizmetlerinin niteliğini artırdığını belirtti. Kütahya merkezde boşaltılan ve yıkım kararı alınan eski ek hizmet binasının yerine yapılacak projelere de değinen Bayırcı, bölgede vatandaşların poliklinik hizmeti alabileceği yeni bir sağlık kompleksi ile sağlıklı yaşam merkezi kurulmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Bu projelerle birlikte şehir merkezinde sağlık hizmetlerine erişimin daha da kolaylaştırılmasının hedeflendiği ifade edildi. Açıklamasının sonunda projeye katkı sunan başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm yetkililere teşekkür eden Bayırcı, Kütahya’ya yönelik yatırımların artarak devam edeceğini vurguladı. Bayırcı, "Kütahya’mız için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:35
Zehra Kardaş: "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir"
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Zehra Kardaş, aşının önemine dikkat çekerek, "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" dedi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı tarafından Mustafa Eraslan-Fevzi Mercan Çocuk Hastanesinde "24-30 Nisan Dünya Aşı Haftası" kapsamında bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte, sağlıklı bireyler ve güçlü toplumlar için aşının vazgeçilmez rolüne dikkat çekildi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Zehra Kardaş yaptığı açıklamada, "Aşılar, modern tıbbın en etkili ve güvenli koruyucu sağlık uygulamalarından biridir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre aşılar sayesinde her yıl milyonlarca insan ciddi hastalıklardan korunmakta ve yaşamını sürdürmektedir. Geçmişte büyük salgınlara yol açan pek çok hastalık, aşılama programları sayesinde ya tamamen ortadan kaldırılmış ya da nadir görülür hale gelmiştir" dedi. "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" Dr. Öğretim Üyesi Zehra Kardaş, "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir. Çocukluk çağından erişkinliğe kadar yaşamın her döneminde aşılar, bireyleri enfeksiyonlara karşı korurken aynı zamanda toplum sağlığını da güçlendirir. Özellikle bebekler, yaşlı bireyler ve kronik hastalığı olan kişiler için yaygın aşılama, koruyucu bir kalkan oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı. Dr. Öğretim Üyesi Zehra Kardaş, "Ulusal aşı takvimine uygun olarak yapılan aşılar; kızamık, difteri, boğmaca ve daha birçok hastalığın önlenmesinde büyük başarı sağlamıştır. Aşılar sayesinde çocuklarımız daha sağlıklı büyümekte, hastalık yükü azalmakta ve yaşam kalitesi artmaktadır. Bu özel hafta kapsamında toplumumuzu, aşı takvimine uygun şekilde aşılarını yaptırmaya, sağlık profesyonellerinden doğru bilgi almaya ve koruyucu sağlık hizmetlerinden aktif şekilde yararlanmaya davet ediyoruz" diye konuştu.
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:26
Aydın’da 11 ton süt ürünü imha edildi
Aydın’da süt ve süt ürünlerine yönelik eş zamanlı denetimlerde mevzuata aykırı olduğu belirlenen yaklaşık 11 ton ürün imha edildi. Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde, gıda güvenilirliğinin sağlanması ve halk sağlığının korunması amacıyla il genelinde süt ve süt ürünleri sektörüne yönelik kapsamlı denetimler gerçekleştirildi. Denetimlerde, çiğ süt temininden nihai ürüne kadar tüm aşamalarda hijyen kuralları, soğuk zincirin korunması ve izlenebilirlik şartları kontrol edildi. Yurtlar, hastaneler, okul kantinleri ve yemekhanelerde yapılan incelemelerde toplam 92 adet süt ve süt ürünü numunesi alınarak analiz sürecine gönderildi. Ekipler tarafından onaysız üretildiği tespit edilen yaklaşık 11 ton süt ürünü ise imha edildi. Uygun olmayan ürünler muhafaza altına alınırken, ilgili işletmelere 5996 sayılı Kanun kapsamında idari para cezası uygulandığı bildirildi. Konu ile ilgili Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada "Gıda güvenilirliğinin sağlanması, halk sağlığının korunması ve tüketici haklarının gözetilmesi amacıyla süt ve süt ürünleri sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin mevzuata uygun üretim yapmaları büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda çiğ süt temininden nihai ürüne kadar tüm süreçlerde hijyen kurallarına uyulması, soğuk zincirin kesintisiz korunması, üretim-depolama-dağıtım aşamalarında izlenebilirliğin sağlanması ve Türk Gıda Kodeksi ile ilgili mevzuata uygun üretim yapılması amacıyla İl Müdürlüğümüz kontrol görevlilerince ilimiz genelinde kapsamlı denetimler gerçekleştirilmiştir. Güvenilir gıda üretimi yalnızca işletmelerin değil, üreticiden tüketiciye tüm paydaşların ortak sorumluluğudur. Bu anlayışla toplum sağlığının korunması ve güvenilir gıda arzının sürdürülebilirliği büyük önem taşımaktadır. ’Güvenilir Gıda, Sağlıklı Toplum’ ilkesiyle 81 il müdürlüğümüz kontrol görevlilerince eş zamanlı olarak başlatılan denetim ve numune alma çalışmaları kararlılıkla devam etmektedir" ifadeleri yer aldı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:04
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 30. oturumunda, mahkeme, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren tutuklu iş insanı Adem Soytekin’in de arasında bulunduğu 15 sanığın tahliyesine karar verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 30. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görüldü. Duruşmada verilen aradan önce cumhuriyet savcısı tarafından İBB Veri Uzmanı İsmet Korkmaz, İBB Yazılım Koordinatörü Emrah Yüksel, İBB bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, Ekrem İmamoğlu’nun koruması Çağlar Türkmen, etkin pişmanlık ifadesi veren iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan’ın mevcut delil durumu ve tutukluluk süreleri dikkate alınarak tahliyeleri talep edildi. Tahliyeye ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme, İBB Yazılım Koordinatörü Emrah Yüksel, İBB Veri Uzmanı İsmet Korkmaz, İBB bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, reklamcı Esma Bayrak, Ekrem İmamoğlu’nun koruması Çağlar Türkmen, etkin pişmanlık ifadesi veren iş insanı Adem Soytekin, İSPER A.Ş. çalışanı Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Şube Müdürü Fatih Özçelik, İsmail Akkaya, görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, iş insanları Harun Cengiz Beğenmez, Mehmet Kaya’nın tahliyesine karar verdi. Diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk halinin devamına hükmedildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Nisan 2026 Perşembe- 09:15
Düşme sonrası gittiği hastanede nadir görülen ölümcül hastalığa yakalandığını öğrendi
2
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:04
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Güner: "1 yılda 300 kere doktora giden hasta var"
3
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:11
Grip olduğunu düşündü doktora gitmedi: Hayatının şokunu yaşadı
4
30 Nisan 2026 Perşembe- 09:15
Yüksekova’nın fedakar ebeleri gebeler için yollarda
5
29 Nisan 2026 Çarşamba- 10:56
Op. Dr. Şanal: "Verilen kiloların kalıcı olup olmayacağı hastanın ameliyat sonrasındaki yaşam tarzına bağlı"
01 Eylül 2025 Pazartesi - 19:10
Alaplı Halk Sağlığı Müdürlüğü’ne Dr. Sultan Özdemir atandı
Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde uzun süredir boş bulunan Halk Sağlığı Müdür vekilliğine atanan Pratisyen Dr. Sultan Özdemir görevine başladı. Alaplı İlçe Sağlık Müdür vekili Pratisyen Dr. Sultan Özdemir, tamamen vatandaş odaklı bir hizmet anlayışıyla çalışacaklarını belirtti. İlçe ve köylerin tamamında vatandaşa daha yakın olacaklarını vurgulayan Özdemir, "Her türlü sorunu hızlıca çözüme kavuşturacağız" dedi.
01 Eylül 2025 Pazartesi - 18:28
Uşak modern teknoloji ve akademik güçle donatılmış diş hastanesine kavuşacak
Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, Uşak’a modern ve teknoloji ile donatılmış bir hastane kazandırmak için heyecanla çalıştıklarını ifade etti. Eğitim, araştırma ve sağlık hizmetini entegre eden yapısıyla bölgeye hizmet veren Uşak Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesinin ağız ve diş sağlığı alanında Ege Bölgesi’nin öne çıkan merkezlerinden biri haline geldiğini vurgulayan Rektör Savaş, modern alt yapısı, akademik kadrosu ve geniş hasta yelpazesi ile bölgesel bir referans merkezi olan hastanenin ileriki zamanlarda daha teknolojik ve modern bir binası ile hizmet vereceğini söyledi. Bölge İçin Önemli Bir Yatırım Uşak Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesinin yeni binasında hizmet vermesiyle Uşak ve çevre şehirlerin önemli bir hizmete kavuşacağını belirten Rektör Savaş, geleceğe yönelik bu yatırıma katkı sağlamanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Rektör Savaş, "Yeni hastanemiz, en az 250 diş ünitesine sahip olacak. Aylık poliklinik hasta sayısı 20 binin üzerine çıkarılacak. Gelişmiş ameliyathaneler, sedasyon ve genel anestezi üniteleri ile sadece bölgesel değil, ulusal düzeyde örnek bir sağlık merkezi konumuna ulaşacağız. Bu yatırım, yalnızca Uşak için değil, Ege Bölgesi’nin tümü için stratejik bir sağlık üssü anlamı taşımaktadır." Bölgenin En Önemli Diş Hastanesi Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, hastanenin çok sayıda hastaya hizmet verdiğin belirterek, hastanenin yalnızca Uşak ili için değil, İzmir, Denizli, Afyonkarahisar, Manisa ve Kütahya gibi çevre illerden gelen hastalar için de başlıca başvuru noktası olduğunu ifade etti. Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesinin bölgede çok önemli bir boşluğu doldurduğunu belirten Rektör Savaş, hastanenin birçok tedavi imkanı sunduğunu ve böylelikle hastaların şehir dışına gitmelerine gerek kalmadığını vurguladı. Her Branşta Nitelikli Tedavi Uşak Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi’nin koruyucu, tedavi edici ve estetik diş hekimliğinin tüm dallarında kapsamlı hizmetler sunduğuna dikkat çeken Rektör Savaş, hastanenin her branşta kaliteli bir tedavi imkanı sunduğunu vurguladı.
01 Eylül 2025 Pazartesi - 17:14
"Okul açılışında çocuklarda kaygı ve isteksizlik görülebilir"
Okulların açılmasıyla birlikte çocuklarda kaygı ve isteksizlik görülebileceğini belirten Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Ceren Bilgesoy, "Özellikle ilkokul çağındaki öğrenciler anne-babadan ayrılmayı zorlayıcı bulabiliyor. Bu durum sabahları mide bulantısı, karın ağrısı, uyku düzensizliği ya da ‘okula gitmek istemiyorum’ cümleleriyle kendini gösterebilir. "Bu dönemde ebeveynlerin yaklaşımı belirleyici rol oynar" dedi. Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Psikiyatri Kliniği’nden Dr. Ceren Bilgesoy, okul kaygısının doğal bir süreç olduğunu vurgulayarak ebeveynlere tavsiyelerde bulundu. "Sabah karın ağrısı ve isteksizlik normaldir" Çocuklar için okulun yeni bir düzen, arkadaş çevresi ve ayrılık anlamına geldiğini dile getiren Dr. Ceren Bilgesoy, "Özellikle ilkokul çağındaki öğrenciler anne-babadan ayrılmayı zorlayıcı bulabiliyor. Bu durum sabahları mide bulantısı, karın ağrısı, uyku düzensizliği ya da ‘okula gitmek istemiyorum’ cümleleriyle kendini gösterebilir" dedi. Kısa süreli kaygının çocuğun uyum sürecinin doğal bir parçası olduğunu vurgulayan Bilgesoy, "Bu dönemde ebeveynlerin yaklaşımı belirleyici rol oynar" şeklinde konuştu. "Çocuğun duygularını kabul edin" Çocuğun kaygısını yok saymak yerine onu kabul etmenin önemine dikkat çeken Dr. Bilgesoy, "Ebeveynler ‘Korkma, bir şey olmaz’ demek yerine ‘Kaygılanman çok normal, birçok çocuk böyle hisseder’ diyerek çocuğun duygusunu onaylamalıdır" ifadelerini kullandı. Ayrıca ebeveynlerin kendi kaygısını kontrol etmesi gerektiğini belirten Dr. Bilgesoy, "Çocuk, anne babasının duygularını çok kolay fark eder. Siz ne kadar sakin olursanız, o da kendini o kadar güvende hisseder" dedi. "Sabah rutini ve kısa vedalar" Okula hazırlık sürecinde düzenli bir sabah rutininin kaygıyı azalttığını vurgulayan Dr. Bilgesoy, şunları söyledi: "Kahvaltı, hazırlık ve yola çıkma saatlerinin düzenli olması çocuğa güven verir. Kaotik sabahlar kaygıyı artırır. Ayrıca vedaları kısa tutmak çok önemlidir. Uzayan ayrılıklar kaygıyı besler. Sakin, net ve sevgi dolu bir ‘okulda görüşürüz’ yeterlidir." "Olumlu tarafları vurgulayın, sabırlı olun" Çocuğun okula bakışını olumlu hale getirmek için küçük ayrıntıların önemine değinen Dr. Bilgesoy, "Arkadaşlar, oyunlar ve yeni bilgiler üzerinden okulu cazip hale getirmek gerekir. Çocuğunuzun deneyimlerini sorgulamak yerine, kendi isteğiyle anlatmasına fırsat tanıyın" dedi. Her çocuğun uyum süresinin farklı olduğuna dikkat çeken Dr. Bilgesoy, "Sabırlı olun. Acele etmeyin, çocuğunuza zaman tanıyın" diye konuştu. "Profesyonel destek gerekebilir" Çocuğun kaygısının uzun süre devam etmesi halinde profesyonel desteğe ihtiyaç olabileceğini söyleyen Dr. Bilgesoy, "Kaygı haftalarca sürüyor ve derslere ya da sosyal yaşama katılımı engelliyorsa bir uzmandan yardım almak gerekir" açıklamasında bulundu. "En büyük güç sevgi ve destektir" Okulun ilk günlerinin çocuk için hayat boyu unutulmaz bir deneyim olduğunu hatırlatan Dr. Bilgesoy, "Ebeveynlerin sabırlı, anlayışlı ve sakin tutumu çocuğun kaygısını azaltır, güven duygusunu artırır. Çocuğunuzun okula uyumunda en büyük güç sizin sevgi ve desteğinizdir" dedi.
01 Eylül 2025 Pazartesi - 16:21
Ankara’da otomobil ile servis minibüsü kafa kafaya çarpıştı: 12 yaralı
Ankara’da servis minibüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı kazada 12 kişi yaralandı. Kaza, Çankaya ilçesine bağlı Fakülteler Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Erdem Caddesi yönünde ilerleyen T.U. idaresindeki 06 C 5252 plakalı servis minibüsü, kontrolden çıkarak Yeni Acun Caddesi yönünden gelen 14 BZ 008 plakalı otomobil ile kafa kafaya çarpıştı. Kazada minibüsteki 8, otomobilde ise 4 kişi olmak üzere toplam 12 kişi yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırılan yaralılardan otomobil sürücüsü N.Ç.’nin durumunun kritik olduğu öğrenildi. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.
01 Eylül 2025 Pazartesi - 15:33
Elazığ’da ’Aşı Karşıtlığı’ konulu konferans
Elazığ’ın Sivrice ilçesinde ’Aşı Karşıtlığı’ konulu konferans düzenlendi. Elazığ İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Sivrice Toplum Sağlığı Merkezi tarafından İlçe Kaymakamlığı Konferans Salonu’nda "Aşı Karşıtlığı" konulu bir konferans düzenlendi. Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Öğretim Üyesi Kevser Tuncer’in katılım ve sunumlarıyla gerçekleştirilen konferansa; ilçedeki kamu kurum yetkilileri, sağlık çalışanları ve vatandaşlar katıldı. Konferansta aşı hakkında yanlış bilinenler, bebeklik döneminde yapılan aşılarla alakalı aşı reddi konusu ve güncel konular hakkında çeşitli bilgiler verildi.
01 Eylül 2025 Pazartesi - 14:56
Yaşlı adamın yardımına ambulans helikopter yetişti
Samsun’un Vezirköprü ilçesinde akciğer ödemi nedeniyle hayati tehlike yaşayan vatandaşın yardımına Sağlık Bakanlığı’na ait ambulans helikopter yetişti. Akciğer ödemi tanısıyla ilk olarak Vezirköprü Devlet Hastanesi’ne kaldırılan 67 yaşındaki Arif Y.’nin, durumunun ciddiyeti üzerine Samsun’daki özel bir hastanenin yoğun bakım servisine sevk edilmesine karar verildi. Hızla havalanan ambulans helikopter, Vezirköprü’ye giderek yaşlı hastayı aldı. Ambulans helikopter pistine getirilen Arif Y., burada bekleyen kara ambulansına transfer edilerek, tedavi göreceği özel hastaneye ulaştırıldı. Akciğer ödemine acil müdahale edilmediği takdirde oksijen yetersizliği, kalp durması ve ölüme yol açabileceği belirtildi.
01 Eylül 2025 Pazartesi - 14:21
Beslenme uzmanından geleneksel mutfak uyarıları:
Geleneksel beslenme alışkanlıklarımızın, sağlıklı gıdalar ve doğru pişirme teknikleriyle adeta "koruyucu hekimlik" yaptığına dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Ekin Sayer, "Turşu gibi fermente gıdalar bağışıklık sistemini güçlendirir. Tarçın kan şekerini düzenler, kekik antibakteriyel, sumak ise güçlü antioksidandır" dedi. Türk mutfağının, yüzyıllardır sadece damak tadımıza değil sağlığımıza da hizmet eden zengin bir miras olduğuna işaret eden Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ekin Sayer "Sofralarımızda yer alan pek çok geleneksel yiyecek, günümüz bilimsel araştırmalarıyla birlikte sağlık açısından değerini yeniden kanıtlamaktadır. Doğru kullanıldığında bu kültürel miras, hastalıkları önlemede güçlü bir kalkan haline gelir" dedi. Akdeniz mutfağının en önemli parçası olan zeytinyağlı yemeklerin, sadece hafifliğiyle değil içerdiği tekli doymamış yağ asitleri ve polifenoller sayesinde kalp-damar sağlığını koruduğunu vurgulayan Diyetisyen Sayer "Yapılan çalışmalar, düzenli zeytinyağı tüketiminin kötü kolesterolü (LDL) düşürmeye, iyi kolesterolü (HDL) ise yükseltmeye destek olduğunu göstermektedir. Enginardan taze fasulyeye, yaprak sarmadan taze sebze yemeklerine kadar uzanan zeytinyağlı kültürü, sofralarımızda bir şifa kaynağıdır" diye konuştu. "Bağırsak sağlığının anahtarı fermente gıdalar" Türk mutfağındaki yoğurt, ayran, tarhana, turşu gibi fermente gıdaların, probiyotik içerikleri sayesinde bağırsak florasını desteklediğini belirten Diyetisyen Sayer güçlü bir bağırsak florasının bağışıklık sisteminin temelini oluşturduğunu; bilimsel çalışmaların, probiyotiklerin sindirim sorunlarını azalttığını, bağışıklığı güçlendirdiğini ve hatta ruh halini olumlu yönde etkileyebildiğini ortaya koyduğunu söyledi. "Bakliyatlar ve tahıllar kanserden korumaya yardım eder" Mercimek çorbası, nohut yemeği, kuru fasulye pilav gibi yemeklere atıfta bulunan Diyetisyen Sayer geleneksel mutfağımızda sıkça yer bulan baklagillerin bitkisel protein, lif, folat ve magnezyum açısından oldukça zengin olduğunu vurguladı. Düzenli tüketilmelerinin hem kan şekerini dengelemeye hem kolesterolü düşürmeye hem de bağırsak sağlığını destekleyerek kolon kanserinden korunmaya yardımcı olduğunu sözlerine ekledi. Bulgur gibi işlenmemiş tahılların da glisemik indeksi düşük, doyurucu ve sağlıklı bir alternatif oluşturduğunu dile getirdi. "Kekik antibakteriyel, sumak ise antioksidan" Baharatların ve bitkilerin iyileştirici gücüne değinen Diyetisyen Sayer özellikle nane, kekik, sumak, kimyon ve tarçın gibi baharatların sadece lezzet değil, aynı zamanda antioksidan gücü yüksek olduğunu ve sofrada bulundurulması gerektiğini ifade etti. Örneğin tarçın kan şekerini düzenleyici etkiye sahipken, kekiğin antibakteriyel sumağın ise güçlü antioksidan özelliğiyle bilindiğini anlattı. "Geleneksel yemekler ‘koruyucu hekimlik’ sunuyor" Türk mutfağının sadece yemeklerden ibaret olmadığını; paylaşmak, birlikte yemek yemek ve sofrada çeşitlilik oluşturmanın da kültürümüzün bir parçası olduğuna değinen Diyetisyen Sayer "Soframıza oturduğumuzda mevsiminde sebzeler, doğal fermente ürünler, sağlıklı yağlar ve baharatlarla zenginleşmiş yemekler aslında bize ‘koruyucu hekimlik’ sunar. Modern yaşamla birlikte hazır ve işlenmiş gıdalara yönelmek, bu güçlü kültürel mirası gölgede bırakabiliyor. Oysa kendi mutfağımızın sunduğu geleneksel yiyecekler, sağlığımızı korumanın en doğal ve en lezzetli yoludur. Soframızı yeniden doğallığa çevirmek; hem bedenimize hem de kültürümüze sahip çıkmak anlamına gelir" diye konuştu.
01 Eylül 2025 Pazartesi - 14:20
Okula başlayan çocuklarda kaygıya dikkat
Eylül ayıyla birlikte milyonlarca öğrenci için yeni eğitim-öğretim yılı başladı. Özellikle ilkokula adım atan minikler ve aileleri, heyecanla birlikte kaygı da yaşayabiliyor. Çocuk Psikoloğu Sezin Gönül, bu süreçte ebeveynlere dikkat etmeleri gereken noktalar hakkında uyarılarda bulundu. Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Psikoloğu Sezin Gönül, çocukların kaygılarını kimi zaman "Okuldan korkuyorum, gitmek istemiyorum" gibi sözlerle, kimi zaman da karın ağrısı, mide bulantısı gibi fiziksel belirtilerle ifade edebildiğini belirterek, "Çocuğun duygularını küçümsememek, sorularına sabırla yanıt vermek çok önemli" dedi. "Okulu abartılı anlatmayın" Gönül, anne-babalara şu önerilerde bulundu: "Çocuğunuzun duygularını küçümsemeyin, kendi deneyimlerinizi paylaşarak anlaşıldığını hissettirin. Okulu yalnızca oyunlarla dolu ya da sadece sıkıcı bir yer gibi değil, gerçeği sade bir dille anlatın. Okul başlamadan önce okulu ziyaret edin, kırtasiye alışverişini birlikte yapın." "Okul temalı oyunlar, drama çalışmaları ya da kitap okumaları da kaygıyı azaltabilir" diyen Gönül, uyku ve beslenme düzeninin en az bir hafta önceden normale dönmesi gerektiğini hatırlattı. "Ebeveynin kaygısı çocuğa yansır" Okulun ilk günlerinde ebeveynlerin de kendi kaygılarını yönetmeleri gerektiğini vurgulayan Gönül, "Çocuğunuza kaygınızı yansıtmanız onun endişesini artırır. Vedalaşmaları kısa tutun, ne zaman nereden alacağınızı net söyleyin. Ayrılma kaygısı dört haftadan uzun sürerse bir uzmana başvurun" ifadelerini kullandı. Öz bakım ve dikkat becerileri Çocukların okula başlamadan önce öz bakım becerilerinin geliştirilmesinin önemine değinen Gönül, "Tuvalet ihtiyacını karşılayabilmeli, ayakkabı bağcığını çözebilmeli, çantasını hazırlayabilmeli" dedi. Ayrıca dikkat süresini artırmak için puzzle, lego gibi etkinliklerin faydalı olduğunu aktardı. Ara sınıflara öneriler Ara sınıflara devam eden öğrenciler için de önerilerde bulunan Gönül, uzun tatil sonrası uyku ve teknoloji kullanımının yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Ödevleri son dakikaya bırakan çocuklarda ise ailelerin çok baskıcı olmadan küçük hatırlatmalar yapmasını öneren Gönül, "Yine de yapmıyorsa, sorumluluğu kendisinin almasına fırsat tanıyın." tavsiyesinde bulundu.
01 Eylül 2025 Pazartesi - 13:01
Türkiye yoğun bakım yatırımlarında liderliğe oynuyor
Tekirdağ Şehir Hastanesi’nde düzenlenen Yoğun Bakım Hemşireliği Sertifikalı Eğitim Programı ile hemşireler eğitim alırken, Türkiye’nin yoğun bakım yatak sayısında dünya ülkelerinin önüne geçtiği vurgulandı. Bugüne kadar 91 hemşirenin sertifika aldığı programda bu yıl 10 hemşire eğitim sürecine dahil oldu. Programın hem güncel bilgi hem de pratik beceri kazandırarak ülke genelinde nitelikli sağlık hizmetine katkı sunacağı ifade edildi. "Türkiye yoğun bakım yatak sayısında Avrupa ülkelerini geçti" Tekirdağ İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Çağatay Onar konuşmasında, "2008 yılında yönergesi yayınlanan hizmetlerde, hizmete sunulması ve hizmet standartlarını arttırması adımı üzerine bizde bu işin hakkını vermemiz lazım. Yeni yetiştirdiğimiz arkadaşlarımız, klinik rehberlerimiz ve eğitimcilerimiz sayesinde bilgilerine bilgi katıyorlar. Teorik eğitimlerini aldıkları, işin pratiğini de kavramaları ve uygulamaları sağlanıyor. Övünerek söylememiz gerekir ki son 20 yılda yapılan yatırımlar sayesinde ülkemiz 100 bin kişiye düşen yoğun bakım yatak sayısında dünyada ilk sıralarda gelen ülkelerden. Örnek vermek gerekirse sistemi ile çok övünen Amerika Birleşik Devletleri’nde 100 bin kişiye 36 yatak düşüyor. İspanya’da 7, İngiltere’de 4, Çin’de bu sayı 0.5, Meksika’da 4, İsviçre’de 10’un altında. 2017 verisi bu arada. Türkiye’de ise sonrasında şehir hastanelerinin açılması ile bu sayı çok daha ön plana çıktı ama Türkiye’de 100 bin kişiye düşen yatak sayısı 47, bu 2017 verisi. Şimdi bu sayının 60’a yaklaştığı düşünülüyor. Bunları da gözlemliyoruz ve iftihar ediyoruz. Ben emeği geçen tüm hocalarımıza, eğitim birimimize, devlet büyüklerimize ve başhekimimize teşekkür ediyorum" dedi. "Yoğun bakım en kritik hizmet alanıdır" İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu ise "Yoğun bakım hizmetleri esasen sağlık hizmetleri içerisinde belki de işi en yüksek tabakası olarak düşünebilirsiniz. En önemli, en yoğun ve yaşamla ölümün çarpıştığı bir alanda verilen bir sağlık hizmetidir. Burada bilgi önemli, bilenle bilmeyen bir olur mu? İyi bilmek, yaptığımız işin farkında olarak hayatlara hayat kazandırıyoruz. Bir hayatı kurtaranda bütün insanlığı kurtarmış gibi oluyor. O yüzden yaptığınız işin çok değerli olduğunu, yoğun bakımı seven, burada çalışan, burada emek veren arkadaşlarım bilgilerini sürekli güncelleyerek arttırmasının kıymetli olduğunu biliyorum ve bu kursa katılan, bu kursa eğitimci olarak katılan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
01 Eylül 2025 Pazartesi - 13:00
Yanlış çalışma hastanelik ediyor
Düzce(İHA) – Düzce’de tarlada, bağda hasat dönemi başladı. Üreticiler yıl boyunca ektikleri mahsulleri toplamaya başladı. Ancak yanlış çalışma yöntemlerine karşı Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Fizyoterapisti Reşat Hamurcu uyarılarda bulundu. Çiftçiler, üreticiler için yıl boyunca yaptıkları ekim çalışmalarının meyvelerinin alınma zamanı geldi. Tarlalarda bağlarda çalışan çiftçiler artık yaptıkları çalışmaların sonuçlarını hasat zamanı ile birlikte almaya başladılar. Ancak hasat döneminde mahsuller toplanırken yapılan ufak hatalar dönüşü olmayan ya da tedavisi uzun süren rahatsızlıklara neden oluyor. Özellikle toplanan mahsullerin doldurulduğu kasalar, çuvallar taşınırken yapılan hatalar, tedavisi uzun süren kas ve kemik rahatsızlıklarına neden oluyor. Özellikle hasat döneminde kas iskelet sistemi şikayetlerinin arttığına ve hastaların yoğun şekilde hastanelere başvurduğunu belirten Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Müdür Yardımcısı ve Fizyoterapist Reşat Hamurcu da çiftçilere uyarılarda bulundu. "Başlarken ve bitirince ısınma önemli" Tarlada, bağda çalışmaya başlarken mutlaka basit açma germe hareketleri ve yürüyerek kasları ısındırmak gerektiğini belirten Reşat Hamurcu, "Mevsim itibariyle tarım işçilerinin yoğun olduğu sezon içindeyiz. Bu sezonlarda kas iskelet sistemi yaralanmaları sıklıkla karşımıza geliyor. Bu yaralanmaların önüne geçmek için ısınma hareketleri yaparak çalışmalara başlamamız gerekiyor. Kaslarımızı ısıtmazsak sakatlık riskini artırırız. Isınmadan kastım ise açma germe basit hareketlerle 5-10 dakikalık yürüyüşler ısınmak için yeterli olacaktır. Özellikle yük kaldırmada bölgemizde fındık sezonu malum. Fındık çuvallarını taşımada yanlış bilinen ve yapılanlar var. Fındık çuvalı ya da mahsul çuvalı gibi ağır yükleri taşırken belden eğilirsek belimizi sakatlayabiliriz. Onun için dizlerden çömelerek yükleri alalım ve o şekilde taşımak daha sağlıklıdır. Taşıma yaparken tek taraflı taşıma yapmayalım. Çift taraflı 2 kişi taşıma yapmaya dikkat edelim. Bunların dışında dik arazilerimiz var. Tarla zeminleri engebeli. O nedenle ayak bileği destekli ayakkabılar kullanmaya dikkat edelim. Daha az sakatlanma riski oluşur. Tarlada iş bittiğinde de direkt dinlenmeye geçmeden önce yine 5-10 dakika kasları soğutma şeklinde açma germe hareketleriyle yürüyüş ile esneme hareketleri öneriyoruz. Onun dışında su tüketimi çok önemli. Kas sistemi yaralamalarında su az olduğunda daha çok karşımıza geliyor. O yüzden su ya da sıvı alımına dikkat etmek gerekiyor" dedi. "15-20 dakikada bir pozisyon değiştirmek gerekir" Reşat Hamurcu ayrıca aynı pozisyonda çok uzun süre çalışmanın da sakatlanmalara neden olabileceğini belirterek, "Çalışırken uzun süre aynı pozisyonda kalmamak gerekiyor. 15-20 dakikada bir farklı pozisyonda çalışmak gerekir. Mesela çömelerek çalışıyorsak ayağa kalkıp 2-3 dakikalık ayakta gezintiler yapmamız gerekiyor. Yük taşınacaksa belden taşıma değil, dizleri kırarak yükü kaldırmak, yük gerektiren ağırlık taşınan durumlarda korse kullanılabilir. Çok ağırlıklarda korse beli destekler bel sakatlıklarını azaltır" ifadelerinde bulundu. Hamurcu, patates gibi yerde yetişen mahsullerin toplanmasının ise mutlaka çömelerek yapılması gerektiğini dile getirdi. ’’Sakatlık hissettiğinizde mutlaka yardım alın" Atatürk Devlet Hastanesi Fizyoterapisti Reşat Hamurcu ağrı hissedilen durumlarda mutlaka sağlık kuruluşundan yardım alınması gerektiğini ifade ederek; "Sakatlanma ya da bel ya da iskelet sisteminde herhangi bir eklemde ağrı hissedersek öncelikle bir sakatlık bir yırtık olabilir. Bu durumu artırmamak için ağrı hissediyorsak iş bırakılmalı. Kasın sıcaklığıyla ağrıyı hemen hissetmeye de biliriz. Ağrı çoksa hemen acil servise gidilmesi gerekiyor. Diğer türlü ağrının geçmesini biraz istirahat edip beklemeliyiz. Geçmezse yine dediğim gibi acil servise başvurmak gerekiyor. Çalışma sırasında değil de sonrasında meydana gelen tutulmalarda ise bunun genelde en sık nedeni ter vücutta soğuduğunda terleyip soğuduğumuzda kas spazma gidiyor. Kaslar sıkışıyor ve bu ağrıya sebep oluyor. O sebeple dinlenme, yük taşıma şekli, dinlenerek çalışma, pozisyon değiştirerek çalışma, yükü çömelerek alma bunlar önemli" diye konuştu.
01 Eylül 2025 Pazartesi - 12:52
"Böbrekte kistim var ne yapmalıyım?" sorusu SGM’de cevap bulacak
Sakarya Büyükşehir Belediyesi, 4 Eylül Dünya Polikistik Böbrek Hastalığı Farkındalık Günü’nde "Böbrekte Kistim Var Ne Yapmalıyım?" konulu konferansta vatandaşların merak ettiği sorulara cevap olacak. 4 Eylül Perşembe günü SGM’de vatandaşlarla buluşacak olan Prof. Dr. Hamad Dheir ve Dr. Öğretim Üyesi Mahmud İslam konuyla ilgili tüm detayları aktaracak. Sakarya Büyükşehir Belediyesi, hayatın her alanında vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. 4 Eylül Dünya Polikistik Böbrek Hastalığı Farkındalık Günü’nde Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü ortaklığında vatandaşları bilgilendirici bir konferans ile kafalardaki soru işaretlerini yok edecek. Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü ortaklığıyla "Böbrekte Kistim Var Ne Yapmalıyım" konulu konferans programı, 4 Eylül Perşembe günü saat 14.00’da Sosyal Gelişim Merkezi (SGM) Konferans Salonu’nda vatandaşlarla buluşacak. Konferansın moderatörlüğünü Prof. Dr. Hamad Dheir üstleencek ve Dr. Öğr. Üyesi Mahmud İslam konuşmacı olarak katılacak. Alanında uzman iki isim, konuyla ilgili merak edilen tüm sorulara cevap verecek. Sağlık İşleri Daire Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Böbrek sağlığının yaşam kalitemiz için ne kadar önemli olduğunun farkındayız. Polikistik böbrek hastalığı toplumda sık görülüyor ancak çoğu zaman yeterince bilinmiyor. Erken teşhis ve bilinçlenme ile kendi sağlığımızı ve sevdiklerimizin sağlığını koruyabiliriz. Bu nedenle tüm hemşehrilerimizi farkındalık programımıza davet ediyoruz" denildi.
01 Eylül 2025 Pazartesi - 12:51
Yanlış çalışma hastanelik ediyor
Düzce’de tarlada, bağda hasat dönemi başladı. Üreticiler yıl boyunca ektikleri mahsullerin toplamaya başladı. Ancak yanlış çalışma yöntemlerine karşı Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Fizyoterapisti Reşat Hamurcu uyarılarda bulundu. Çiftçiler, üreticiler için yıl boyunca yaptıkları ekim çalışmalarının meyvelerinin alınma zamanı geldi. Tarlalarda bağlarda çalışan çiftçiler artık yaptıkları çalışmaların sonuçlarını hasat zamanı ile birlikte almaya başladılar. Ancak hasat döneminde mahsuller toplanırken yapılan ufak hatalar dönüşü olmayan ya da tedavisi uzun süren rahatsızlıklara neden oluyor. Özellikle toplanan mahsullerin doldurulduğu kasalar, çuvallar taşınırken yapılan hatalar, tedavisi uzun süren kas ve kemik rahatsızlıklarına neden oluyor. Özellikle hasat döneminde kas iskelet sistemi şikayetlerinin arttığına ve hastaların yoğun şekilde hastanelere başvurduğunu belirten Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Müdür Yardımcısı ve Fizyoterapist Reşat Hamurcu da çiftçilere uyarılarda bulundu. "Başlarken ve bitirince ısınma önemli" Tarlada, bağda çalışmaya başlarken mutlaka basit açma germe hareketleri ve yürüyerek kasları ısındırmak gerektiğini belirten Reşat Hamurcu, "Mevsim itibariyle tarım işçilerinin yoğun olduğu sezon içindeyiz. Bu sezonlarda kas iskelet sistemi yaralanmaları sıklıkla karşımıza geliyor. Bu yaralanmaların önüne geçmek için ısınma hareketleri yaparak çalışmalara başlamamız gerekiyor. Kaslarımızı ısıtmazsak sakatlık risklini artırırız. Isınmadan kastım ise açma germe basit hareketlerle 5-10 dakikalık yürüyüşler ısınmak için yeterli olacaktır. Özellikle yük kaldırmada bölgemizde fındık sezonu malum. Fındık çuvallarını taşımada yanlış bilinen ve yapılanlar var. Fındık çuvalı ya da mahsul çuvalı gibi ağır yükleri taşırken belden eğilirsek belimizi sakatlayabiliriz. Onun için dizlerden çömelerek yükleri alalım ve o şekilde taşımak daha sağlıklıdır. Taşıma yaparken tek taraflı taşıma yapmayalım. Çift taraflı 2 kişi taşıma yapmaya dikkat edelim. Bunların dışında dik arazilerimiz var. Tarla zeminleri engebeli. O nedenle ayak bileği destekli ayakkabılar kullanmaya dikkat edelim. Daha az sakatlanma riski oluşur. Tarlada iş bittiğinde de direk dinlenmeye geçmeden önce yine 5-10 dakika kasları soğutma şeklinde açma germe hareketleriyle yürüyüş ile esneme hareketleri öneriyoruz. Onun dışında su tüketimi çok önemli. Kas sistemi yaralamalarında su az olduğunda daha çok karşımıza geliyor. O yüzden su ya da sıvı alımına dikkat etmek gerekiyor" dedi. "15-20 dakikada bir pozisyon değiştirmek gerekir" Reşat Hamurcu ayrıca aynı pozisyonda çok uzun süre çalışmanın da sakatlanmalara neden olabileceğini belirterek, "Çalışırken uzun süre aynı pozisyonda kalmamak gerekiyor. 15-20 dakikada bir farklı pozisyonda çalışmak gerekir. Mesela çömelerek çalışıyorsak ayağa kalkıp 2 - 3 dakikalık ayakta gezintiler yapmamız gerekiyor. Yük taşınacaksa belden taşıma değil, dizleri kırarak yükü kaldırmak, yük gerektiren ağırlık taşınan durumlarda korse kullanılabilir. Çok ağırlıklarda korse beli destekler bel sakatlıklarını azaltır" ifadelerinde bulundu. Hamurcu, patates gibi yerde yetişen mahsullerin toplanmasının ise mutlaka çömelerek yapılması gerektiğini dile getirdi. Sakatlık hissettiğinizde mutlaka yardım alın" Atatürk Devlet Hastanesi Fizyoterapisti Reşat Hamurcu ağrı hissedilen durumlarda mutlaka sağlık kuruluşundan yardım alınması gerektiğini ifade ederek; "Sakatlanma yada bel yada iskelet sisteminde herhangi bir eklemde ağrı hissedersek öncelikle bir sakatlık bir yırtık olabilir. Bu durumu artırmamak için ağrı hissediyorsak işi bırakılmalı. Kasın sıcaklığıyla ağrıyı hemen hissetmeye de biliriz. Ağrı çoksa hemen acil servise gidilmesi gerekiyor. Diğer türlü ağrının geçmesini biraz istirahat edip beklemeliyiz. Geçmezse yine dediğim gibi acil servise başvurmak gerekiyor. Çalışma sırasında değil de sonrasında meydana gelen tutulmalarda ise bunun genelde en sık nedeni ter vücutta soğuduğunda terleyip soğuduğumuzda kas spazma gidiyor. Kaslar sıkışıyor ve bu ağrıya sebep oluyor. O sebeple dinlenme, yük taşıma şekli, dinlenerek çalışma, pozisyon değiştirerek çalışma, yükü çömelerek alma bunlar önemli" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder