Son Dakika
|
Bursa’da 25 yaşındaki avukata silahlı saldırı düzenleyen şüpheli yakalandı
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı
Bursa’da tekmeli sopalı kavga
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Mabel Matiz’e 3 yıla kadar hapis talebi
Trendyol Süper Lig’de 32. hafta heyecanı
Karayazı’da gölet taştı, yol ulaşıma kapatıldı
İngiltere Kralı III. Charles 11 Eylül Anıtı’nı ziyaret etti, kurban yakınlarıyla bir araya geldi
ABD ordusu: "Abluka kapsamında 42 gemi geri döndürüldü, İran 6 milyar doları aşkın gelirden mahrum kaldı"
Bakan Fidan, Viyana Diplomasi Akademisi’nde düzenlenen konferansa katıldı
Trump: "(İran’a yönelik) Ablukayı kaldırmak istemiyorum"
SAĞLIK
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Filiz Özdemir: "Menenjit belirtileri olan bir çocuk için her dakika kritik"
30 Nisan 2026 Perşembe - 11:15:58
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Filiz Özdemir, menenjit konusunda ebeveynleri uyararak, "Ateş, baş ağrısı ve ense sertliği bir arada görüldüğünde vakit kaybetmeden acile başvurulmalıdır. Bu üçlü tablo menenjit belirtisi olabilir. Çünkü bu belirtileri olan bir çocuk için her dakika kritik" dedi. Güven Çayyolu Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Filiz Özdemir, ebeveynlerin çocuklarında ateşle birlikte şiddetli baş ağrısı, boyun sertliği ve ışık hassasiyeti gözlemlediklerinde bu tabloyu kesinlikle hafife almamaları gerektiğini vurguladı. Özdemir, "Aileler zaman zaman bu belirtileri sıradan bir grip ya da soğuk algınlığı ile karıştırabiliyor. Oysa menenjit, saatler içinde ciddi komplikasyonlara yol açabilen, hızlı müdahale gerektiren tıbbi bir acil durumdur" dedi. "Beyin ve omurilik zarlarının iltihabıdır" Uzm. Dr. Özdemir, menenjitin beyin ve omuriliği çevreleyen zarların iltihaplanması sonucu ortaya çıktığını belirterek, hastalığın bakteriyel ve viral olmak üzere iki ana formda görüldüğünü açıkladı. Özdemir, "Viral menenjit genellikle daha hafif seyreder ve çoğunlukla kendiliğinden iyileşir. Ancak bakteriyel menenjit son derece hızlı ilerleyen, hayatı tehdit edebilen ve kalıcı hasar bırakabilen ağır bir tablodur. Bu iki formu birbirinden ayırt etmek ebeveynler için neredeyse imkânsızdır. Bu yüzden şüphe durumunda derhal uzman görüşü alınmalıdır" şeklinde konuştu. "En sık 5 yaş altı çocuklarda görülür" Menenjitin her yaşta görülebildiğini ancak özellikle bağışıklık sisteminin henüz tam olarak gelişmediği 5 yaş altı çocuklarda çok daha sık ve ağır seyrettiğini vurgulayan Özdemir, yenidoğan döneminin de en riskli süreçlerden biri olduğuna dikkat çekti. Özdemir, "Kreş ve okul öncesi çağdaki çocuklar, toplu ortamlarda bulunmaları nedeniyle menenjit yapan mikroorganizmalarla karşılaşma riskini daha sık yaşar. Özellikle kalabalık ortamlar, bağışıklığı baskılayan hastalıklar ve aşısız kalmak önemli risk faktörleri arasındadır" diye konuştu. "Bebeklerde belirtiler farklı olabilir" Büyük çocuklarda ense sertliği, şiddetli baş ağrısı, yüksek ateş, ışıktan rahatsızlık ve bulantı-kusmanın tipik belirtiler arasında yer aldığını hatırlatan Özdemir, bebeklerde bu tablonun çok daha farklı ve yanıltıcı görünebileceğini söyledi. Özdemir, "Bebeklerde bıngıldağın şişmesi, tiz ve kesik kesik ağlama, aşırı uyuşukluk ya da tam tersine aşırı huzursuzluk ve emmeme gibi belirtiler ön plana çıkabilir. Vücutta küçük kırmızı-mor lekeler belirirse bu durum bakteriyel menenjitin en tehlikeli formlarından birine işaret edebilir ve çocuk derhal acile götürülmelidir" dedi. "Tedavi geciktikçe hasar kalıcı hale gelir" Bakteriyel menenjitin tedavisiz ya da geç tedavi edilmesi durumunda işitme kaybı, görme bozukluğu, öğrenme güçlükleri, felç ve hatta ölüme kadar gidebilen ağır sonuçlar doğurabileceğini belirten Özdemir, şunları söyledi: "Tanıdan sonra antibiyotik tedavisi yapılmalı. Her geçen saat, çocuğun sağlığı açısından kritik öneme sahiptir. Erken başlanan doğru tedavi, kalıcı hasarı önlemede en belirleyici faktördür. Bu yüzden şüphe anında ’Bekleyeyim, geçer’ düşüncesi asla doğru değildir." "En etkili koruma aşıdır" Uzm. Dr. Filiz Özdemir, menenjitin önlenebilir bir hastalık olduğunu ve rutin aşı takviminin bu konuda son derece koruyucu bir rol oynadığını hatırlatarak şu mesajı verdi: "Hib, pnömokok ve meningokok aşıları, menenjite yol açan en sık bakterilere karşı güçlü bir bağışıklık sağlar. Çocuğunuzun aşı takvimini eksiksiz uygulamak, onu bu tehlikeli hastalıktan korumanın en etkili yoludur. Şüphe duyduğunuzda ise beklemeden bir çocuk sağlığı uzmanına başvurun. Erken tanı, çocuğunuzun geleceğini belirleyebilir."
30 Nisan 2026 Perşembe - 11:13
Kızını karaciğer nakli beklerken kaybetti, oğlu organ bağışıyla hayata tutundu
Antalya’da yaklaşık 1 yıldır karaciğer nakli için bekleyen 10 yaşındaki Süleyman Taşkesen, 9 yaşındaki bir çocuğun vefatının ardından ailesinin organlarını bağışlamasıyla sağlığına kavuştu. 7 yıl önce aynı hastalık nedeniyle 15 yaşındaki kızını kaybeden Arzu Taşkesen, oğlunun nakil olmasının ardından donör aileye yazdığı mektupta, "Size o kadar minnettarım ki bana yaşattığınız mutluluğun tarifi yok. Ama artık yüreğimde bir sızı daha var" sözleriyle hem minnetini hem de yaşadığı üzüntüyü dile getirdi. Nakli gerçekleştiren Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu ise kadavra bağışının önemine dikkat çekerek, "Bazen aileler ya da hasta yakınları canlı uygun donör bulamıyor. Burada kadavra bağışı hayat kurtarıcı oluyor" dedi. Gaziantep’te yaşayan ve 1 yaşındayken karaciğer yetmezliği tanısı konulan 10 yaşındaki Süleyman Taşkesen’in ailesi, yaklaşık 1 yıl önce Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi’ne başvurdu. Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu tarafından değerlendirilen Süleyman, uygun canlı donör bulunamaması nedeniyle kadavra bağışıyla gerçekleşecek nakil için bekleme listesine alındı. Yaklaşık 1 yıldır nakil bekleyen Süleyman için beklenen haber, 2 hafta önce geldi. 9 yaşındaki bir çocuğun vefatının ardından ailesinin organlarını bağışlaması üzerine Taşkesen ailesine uygun karaciğer bulunduğu bildirildi. Gaziantep’te yaşayan aile, haberi aldıkları akşam yola çıkarak Antalya’ya geldi. Süleyman Taşkesen, Antalya’ya ulaştığı sabah Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu ve ekibi tarafından ameliyata alındı. Başarılı geçen naklin ardından küçük çocuk, yıllardır mücadele ettiği hastalığın sıkıntılarından kurtulup sağlığına kavuştu. "Aynı aile daha önce kızları için de başvurmuştu, maalesef kaybettik" Nakil süreciyle ilgili bilgi veren Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu, Süleyman’a 2 hafta önce kadavradan karaciğer nakli gerçekleştirdiklerini belirterek, ailenin yaklaşık 1 yıl önce merkeze başvurduğunu söyledi. Süleyman için uygun canlı donör bulunamadığını anlatan Aliosmanoğlu, "Biz Süleyman’a 2 hafta önce kadavradan karaciğer nakli gerçekleştirdik. Yaklaşık 1 yıl önce başvuruda bulundular. Uygun canlı donör olmadığı için kadavra listesine almıştık. Uygun canlı donör olmadığını bilerek vurguluyorum. Ülkemizde maalesef kadavra bağışı az, yeterli değil" dedi. Aynı ailenin yıllar önce kızları için de karaciğer nakli başvurusunda bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Aliosmanoğlu, "Birkaç yıl önce yine Süleyman’ın ablası için bize kadavra listesinden karaciğer nakli için başvurmuştu aynı aile. Maalesef o kızımıza kadavra çıkmadığı için onu kaybettik. Ona nakil gerçekleştiremedik ama Süleyman’da Allah’tan böyle bir şansımız oldu" diye konuştu. "Vefat eden bir çocuğumuzun karaciğerini Süleyman’a naklettik" Vefat eden bir çocuğun ailesinin organ bağışı kararıyla Süleyman’ın nakil şansı bulduğunu ifade eden Aliosmanoğlu, ameliyat sonrası sürecin iyi ilerlediğini söyledi. Aliosmanoğlu, "Vefat eden bir çocuğumuzun karaciğerini ailesi bağışlamıştı. Biz de iki hafta önce Süleyman’a nakil ameliyatını gerçekleştirdik ve her şey gayet iyi gidiyor. 4-5 gün önce de Süleyman’ı taburcu ettik" ifadelerini kullandı. "Kadavra bağışı hayat kurtarıcı oluyor" Organ bağışının özellikle canlı donör bulunamayan hastalar için hayati önem taşıdığını belirten Aliosmanoğlu, kadavra bağışı konusunda toplumsal duyarlılığın artması gerektiğini kaydetti. Prof. Dr. Aliosmanoğlu, "Bazen aileler ya da hasta yakınları canlı uygun donör bulamıyor ve burada kadavra bağışı hayat kurtarıcı oluyor. Hatta keşke yeterli kadavra bağışı olsa da canlı nakilleri hiç yapmasak diye uğraşıyoruz ama maalesef o hassasiyete ya da o duruma ulaşamadık ülkemizde. Mümkün olduğu kadar bağışı artırmamız gerekiyor, ki çocuklarımız, gençlerimiz normal hayatlarına dönsünler, hayatlarını yaşasınlar. Buradan tüm ülkemize sesleniyoruz, herkesi organ bağışında bulunmaya davet ediyoruz" diye konuştu. Türkiye’de yıllık yaklaşık bin 500 ile 2 bin civarında karaciğer nakli gerçekleştiğini aktaran Aliosmanoğlu, buna yakın sayıda hastanın da karaciğer nakli beklediğini belirtti. Aliosmanoğlu, "Bildiğim kadarıyla yaklaşık 30 bin civarında da böbrek nakli için bekleyen hastamız var. Bunların büyük çoğunluğu diyalizle devam ediyor ve buna bağlı komplikasyonlarla uğraşıyor. Yeterli bağış olduğunda aslında bu listeler erir. Hem karaciğer nakli hem böbrek nakli için umarım kadavra organ bağışında bu sayıları artırırız" ifadelerini kullandı. "Beyin ölümü bitkisel hayatla karıştırılmamalı" Kadavra bağışının beyin ölümü gerçekleşen hastalardan yapılabildiğini anlatan Aliosmanoğlu, beyin ölümünün geri dönüşü olmayan bir durum olduğunu vurguladı. Hasta yakınlarının zaman zaman beyin ölümünü bitkisel hayatla karıştırabildiğini belirten Aliosmanoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Kadavra bağış beyin ölümü olan hastalardan oluyor. Beyin ölümü olan bir insanın geri dönme ihtimali yok. Bu durum ayrıntılı testlerle tespit ediliyor. Hasta yakınlarımız bunu bazen bitkisel hayatla karıştırıyor. ‘Yeniden bir umut belki hastamız geri döner ya da canlanır’ gibi düşünebiliyorlar ama beyin ölümü tanısı konulduğunda böyle bir ihtimal kesinlikle yok. Bağış olmadığında beyin ölümü olan kişi zaten vefat etmiş oluyor. Ama ailesi organ bağışladığında, o kişinin organları en az 4-5 kişiye yeniden hayat oluyor." Kızını aynı hastalıktan kaybetti, oğluna umut oldu Anne Arzu Taşkesen, oğlunun nakil sürecini anlatırken 7 yıl önce aynı hastalık nedeniyle kızlarını kaybettiklerini dile getirdi. Kızına geç kalındığını ve nakil yapılamadığı için onu kaybettiklerini belirten Taşkesen, "Biz Süleyman için geçtiğimiz kasım ayında nakil işlemleri için başvurduk. Daha önce kızımız için de nakil için başvurmuştuk, 15 yaşındaydı. Ona çok geç kalmıştık ve yetişemedik. Siroz oldu ve kaybettik. Süleyman’da daha bilinçli olduk, erken müdahale etmek istedik" dedi. Kendisinin de taşıyıcı olduğunu, genetik bir rahatsızlık nedeniyle canlı donör olmasının risk taşıdığını söyleyen anne Taşkesen, "Canlı verici olmak istedim ama taşıyıcı olduğum için, genetik bir rahatsızlığım olduğu için bendeki karaciğer de biraz riskli oluyordu. Onun için doktorumuz kadavraya yazdırmak istedi. Biz de kadavra listesine yazdırdık" diye konuştu. "Bir çocuktan haber geldi, hemen yola çıktık" Nakil olacağı haberini Gaziantep’te aldıklarını anlatan anne Taşkesen, o an hem sevinci hem de başka bir ailenin acısını aynı anda yaşadıklarını söyledi. Taşkesen, "Bir çocuktan vefat haberi geldi, o çocuğa da çok üzüldük. Gaziantep’teydik, hemen akşam yola çıktık. Sabahında buradaydık ve Süleyman hemen ameliyata girdi. Ameliyat çok şükür çok iyi geçti. Hiç beklemediğimiz bir anda oldu. O çocuğun ailesine bu bağışı yaptıkları için çok teşekkür ediyoruz" dedi. "Çocuklarını iki dakika kaybetseler beni anlarlar" Organ bağışının sadece bir hastayı değil, bütün aileyi etkileyen bir karar olduğunu vurgulayan Taşkesen, "İnsan başına gelmeyince anlamıyor. Benim yaşadığımı yaşamaları lazım birinin beni anlaması için. İnsanın çocuğu en değerli şeyi. İki dakika kaybetseler beni anlarlar. Organ bağışı yapmak insanların tek bir kişiyi değil; anneyi, babayı, kardeşi, akrabayı, herkesi ilgilendiriyor. O sadece bir kişi değil; bir aile, bir akraba, bir topluluk. O bizim bir dünyamız. Ameliyat olduğu için çok mutluyuz" ifadelerini kullandı. "Sürekli ‘Rahat uyumak istiyorum’ diyordu" Süleyman’ın nakil öncesi ciddi sıkıntılar yaşadığını anlatan anne Taşkesen, oğlunun özellikle kaşıntı ve uyku düzensizliği nedeniyle çok zorlandığını dile getirdi. Sürekli endişe içinde yaşadıklarını belirten Taşkesen, şöyle konuştu: "Ne olacak, nasıl olacak, kurtaracak mıyız diye sürekli bir endişe içindeydik. Çok şükür artık çok mutluyuz. Herkesi bilinçli olmaya davet ediyorum. Süleyman’ın nakil öncesi kaşıntıları oluyordu, uyku düzeni yoktu. Uykudan uyanıp sürekli kaşınıyordu. ‘Yeter artık, ben bundan kurtulmak istiyorum, rahat uyumak istiyorum, istediğimi yemek istiyorum’ diye hep dert yanıyordu. Artık inşallah normal, sağlıklı bir insan olarak hayatına devam edecek." Donör aileye mektup yazdı: "Bana yaşattığınız mutluluğun tarifi yok" Oğluna karaciğeri bağışlanan kişinin bir çocuk olduğunu öğrenince çok üzüldüğünü belirten anne Taşkesen, donör aileye duyduğu minneti bir mektupla dile getirdi. Kendisi de evlat acısı yaşadığı için donör ailenin acısını çok iyi anladığını söyleyen Taşkesen, "Kimin organ bağışladığını öğrenmek istemiştim. Bir çocuk olduğunu öğrenince çok üzüldüm. Bir yandan ailesine çok teşekkür ediyorum. Onların acısını ben de bir çocuk kaybettiğim için anlıyorum. Böyle bir şey yapmak çok zor bir şey. Çok zor bir şeyi başarmışlar. Hele bir çocuğunun organını bağışlamak çok zor ama bilinçlenmek böyle bir şey" dedi. Taşkesen, donör aileye yazdığı mektupta şu ifadeleri kullandı: "Merhaba hiç tanımadığım ama acısını yüreğimde hissettiğim can aile. Bundan 7 sene önce ben de karaciğer hastalığından kızımı kaybettim. 15 yaşındaydı, 23 Nisan doğumlu. Doğum günü geldi, kızım 22 oldu. 18 yaşında oğlum, 10 yaşında oğlum ve 8 yaşında kızım var. Süleyman 1 yaşındayken onun da hasta olduğunu öğrendim. Hep onda bir şey olur korkusuyla yaşadım. 10 yaşında yeşil gözlü, hayat dolu bir çocuk Süleyman. Dün bir telefonla Gaziantep’ten çıkıp yeniden buraya yetişmeye çalıştık. İçimde hem korku hem sevinç vardı. Çocuğum iyileşecekti. Sürekli kaşınan, her yerini yara yapan, geceleri uyumayan Süleyman artık deliksiz uyuyacaktı ve büyüyecekti. Size o kadar minnettarım ki. Bana yaşattığınız mutluluğun tarifi yok. Ama artık yüreğimde bir sızı daha var. Süleyman’ın içindeki güzel yürek Can. Allah’ım rahmet eylesin, sizi cennetinde kavuştursun. Allah sizden bin kere razı olsun. Allah’a emanet olun. Süleyman’ın annesi." "7 senedir yüreğimde kızımın ateşiyle yaşıyorum" Mektubunda 7 yıl önce kaybettiği kızından da bahsettiğini belirten Taşkesen, "Kızım 15 yaşındaydı. Çok çektik. O da organ nakli olsaydı belki kurtarabilirdim. 7 sene oldu, 7 senedir yüreğimde onun ateşiyle yaşıyorum. Keşke herkes bilinçlense ve hiçbir çocuk, hiçbir hasta ölmese diyorum" ifadelerini kullandı. "10 yıldır çocuğumuz çok çekti" Baba Taşkesen de oğlunun yıllardır hastalıkla mücadele ettiğini ve naklin ardından büyük mutluluk yaşadıklarını söyledi. Kızlarını kaybetmenin acısını da taşıdıklarını belirten baba Taşkesen, "İbrahim hocaya çok teşekkür etmek istiyorum. 10 yıldır çocuğumuz çok çekti. Bizi bu hastalıktan kurtardığı için hocamıza minnettarız. Geceleri çocuğum hiç rahat değildi. Kızımızın da acısı vardı. İbrahim hocaya ve ekibine teşekkür ediyorum" dedi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 11:03
Ağrı’da öğrenci yurtları ve pansiyonlarda gıda denetimi sürüyor
Ağrı Valiliği himaye ve koordinesinde oluşturulan Gıda Denetim Komisyonu, öğrenci yurtları ve pansiyonlarda sunulan gıdaların güvenilirliği ile hijyen şartlarına yönelik denetimlerini sürdürüyor. Ağrı İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İl Sağlık Müdürlüğü personelinden oluşan komisyon tarafından 10-28 Nisan 2026 tarihleri arasında il genelinde kapsamlı incelemeler gerçekleştirildi. Denetimlerde 36 pansiyon ve 5 öğrenci yurdu olmak üzere toplam 41 işletme incelendi. Ekiplerce yapılan kontrollerde gıda güvenilirliği, hijyen şartları, ürünlerin muhafaza şartları, personel hijyeni, temizlik uygulamaları ve haşereyle mücadele çalışmaları ayrıntılı olarak değerlendirildi. İşletmelerin ilgili mevzuata uygunluğu titizlikle incelenirken, gerekli görülen durumlarda yetkililere bilgilendirme ve yönlendirmelerde bulunuldu. Öğrencilerin sağlığının korunmasına yönelik denetimlerin aralıksız sürdüğü bildirildi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 10:56
Kütahya Şehir Hastanesi’nde diyabet eğitimi
Kütahya Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen 2026 yılının ilk diyabet okulu eğitimi başarıyla tamamlandı. Hastane toplantı salonunda gerçekleştirilen programa 30 kişi katıldı. İki gün süren eğitim kapsamında, farklı branşlardan 6 uzman hekim ile birlikte diyetisyen ve hemşireler görev aldı. Katılımcılara diyabet hastalığının yönetimi, beslenme düzeni, ilaç kullanımı, fiziksel aktivitenin önemi ve günlük yaşamda dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında kapsamlı bilgiler verildi. Eğitim süresince teorik bilgilerin yanı sıra pratik uygulamalara da yer verilerek, katılımcıların diyabetle başa çıkma konusunda bilinç düzeylerinin artırılması hedeflendi. Program boyunca katılımcılar, uzmanlara sorular yönelterek merak ettikleri konular hakkında detaylı bilgi alma imkânı buldu. Eğitim sonunda programa katılan bireylere katılım belgeleri takdim edildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
29 Nisan 2026 Çarşamba- 10:56
Op. Dr. Şanal: "Verilen kiloların kalıcı olup olmayacağı hastanın ameliyat sonrasındaki yaşam tarzına bağlı"
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:31
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ebeler unutulmadı
3
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:04
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Güner: "1 yılda 300 kere doktora giden hasta var"
4
29 Nisan 2026 Çarşamba- 12:27
Uzmanlardan ’Kene’ uyarısı: "Vaka sayısı artacak, ölümcül olabiliyor, ciddiye alalım"
5
29 Nisan 2026 Çarşamba- 09:57
Karnında 8 kiloluk böbrekle yaşayan hasta, 30 dakikalık ameliyatla sağlığına kavuştu
04 Eylül 2025 Perşembe - 19:33
Silopi’de vatandaşlar sigaranın zararları hakkında bilgilendirildi
Şırnak’ın Silopi ilçesinde İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Sigara Farkındalık Etkinliği"ne Kaymakam Çağlar Partal katıldı. Etkinlik kapsamında Kaymakam Partal, esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelerek sigaranın insan sağlığına verdiği zararlar hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Vatandaşlara sigarayı bırakmaları yönünde çağrıda bulunan Partal, sigarasız bir yaşamın önemine dikkat çekti. Sağlık ekipleri de gün boyunca vatandaşlara bilgilendirici broşürler dağıtarak sigaranın yol açtığı hastalıklar konusunda farkındalık oluşturdu.
04 Eylül 2025 Perşembe - 19:33
Siirt’te bağımlılıkla mücadele için farkındalık sempozyumu düzenlendi
Siirt İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Halk Sağlığı Haftası etkinlikleri kapsamında "Bağımlılık Sempozyumu" gerçekleştirildi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen programa, kurum müdürleri, kamu kurumlarının yöneticileri, personelleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Sempozyumda tütün, alkol, madde, teknoloji ve kumar bağımlılığı farklı yönleriyle ele alındı. Uzmanlar bağımlılığın bireysel ve toplumsal etkileri, korunma yolları, tedavi süreçleri ve işbirliğinin önemi hakkında sunumlar yaptı. Katılımcılar, sempozyumun bağımlılıkla mücadelede farkındalık oluşturma açısından önemli bir adım olduğunu ve kentte yürütülen çalışmalara katkı sağladığını belirtti.
04 Eylül 2025 Perşembe - 17:58
Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Velioğlu: "Kişiye özel yenilikçi ileri tedavi ürünleri artık ülkemizde yerli olarak üretilecek"
Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Uzm. Dr. Hasan Basri Velioğlu, "Kişiye özel yenilikçi ileri tedavi ürünleri artık ülkemizde yerli olarak üretilecek ve erken dönemde hastalarımıza başlanabilecek" dedi. Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Uzm. Dr. Hasan Basri Velioğlu, 4 Eylül’de Resmi Gazete’de Sağlık Bakanlığı’nın insan doku ve hücrelerinden elde edilen ürünler ve bu ürünler ile ilgili merkezler hakkındaki yönetmeliğe ilişkin açıklama yaptı. "Kişiye özel yenilikçi ileri tedavi ürünleri artık ülkemizde yerli olarak üretilecek" Velioğlu, amaçlarının; hücre, doku ve ileri tedavi tıbbi ürünler alanında, Türkiye’yi dünyada söz sahibi ülkelerden biri haline getirmek olduğuna dikkati çekerek, "Kişiye özel yenilikçi ileri tedavi ürünleri artık ülkemizde yerli olarak üretilecek ve erken dönemde hastalarımıza başlanabilecek. Bu yenilikçi tedavi ürünlerinden bahsetmek gerekirse; Gen tedavi ürünleri, kök hücre tedavi ürünleri, doku mühendisliği tedavi ürünleri gibi örnek verebilirim. Özellikle vurgulamak istiyorum; CAR-T cell gibi hücre bazlı ileri tedavi ürünlerini artık ülkemizde üreteceğiz ve hastalarımıza uygulayarak yurtdışına göndermeyeceğiz" diye konuştu. "Uluslararası kurallara göre ürettiğimiz bu tıbbi ürünler dünya çapında da kullanılabilecek" Artık ameliyat ve tedavilerde yurtdışından getirilen doku ve hücre ürünleri yerine, hastanın kendi dokusunu ya da uygun bağışçılardan alınan örneklerle üretilen yerli ürünlerin kullanılabileceğini aktaran Velioğlu, "Bu sayede vücudun tedaviyi reddetme riski azalacak ve tedavilerin başarı şansı artacak. Uluslararası kurallara göre ürettiğimiz bu tıbbi ürünler, sadece ülkemiz için değil, dünya çapında da kullanılabilecek. Ayrıca ürettiğimiz ve geliştirdiğimiz ileri tedavi ürünleri ve uygulamaları için, pek çok ülkeden hasta, ülkemizi tercih edecek. Bu da Türkiye’nin sağlık turizmi potansiyelini artıracak" ifadelerini kullandı. "Adana Şehir Hastanesinde doku hücre merkezini faaliyete geçirdik" Ürünlerin ve uygulamaların güvenliğinden de bahseden Velioğlu, şunları kaydetti: "Doku ve hücre merkezlerinde ürettiğimiz ürünleri, yazılımla üretiminden başlayarak, hastaya uygulanmasına kadar anlık takip edeceğiz. Böylelikle hastalara uygulanan hücre ve doku bazlı tedavilerin güvenli, etkin, sonuçlarının izlenebilir olmasını sağlayacağız, her aşamasını da bakanlık olarak denetleyeceğiz. Ayrıca Kişiye özel tedavi ürünleri, Bakanlığımız öncülüğünde ve TÜSEB koordinasyonunda yürütülecek çalışmalarla geliştirilecek. Bu sayede yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine ve çeşitliliğinin artırılmasına da katkı sağlanacak. Bu hususta kamuda ilk adım olarak Adana Şehir Hastanesinde doku hücre merkezini faaliyete geçirdik. Üretime başladık. Diğer şehir hastanelerimizde planlıyoruz. Bu mevzuatın Ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum."
04 Eylül 2025 Perşembe - 16:24
Eş ve Sağlık kurası gerçekleşti
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 124. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kurası ve 124. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Mazeret (Eş ve Sağlık) Kurası’nın gerçekleştiğini duyurdu. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 124. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kurası ve 124. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Mazeret (Eş ve Sağlık) Kurası’nın noter huzurunda gerçekleştirildiğini duyurdu. Bakan Memişoğlu paylaşımında, şu ifadelere yer verdi: "Kuraya bin 724’ü Uzman Tabip ve 13 bin 181’i Tabip olmak üzere toplam 14 bin 905 hekimimiz katılmıştır. Kura ile görev yerleri belirlenen 14 bin 905 meslektaşıma yürekten başarılar diliyor; sonuçların ülkemiz, milletimiz ve büyük sağlık ailemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum."
04 Eylül 2025 Perşembe - 15:57
Söke’de Halk Sağlığı Haftası etkinlikleri
Halk Sağlığı Haftası dolayısıyla Söke İlçe Sağlık Müdürlüğü, Belediye Meydanı’nda stant açarak vatandaşları sağlık konusunda bilgilendirdi. Stantta erken teşhisin önemi, sağlıklı beslenme, sigarayı bırakma, fiziksel aktivite, çocuk ve ergen gelişimi, dijital bağımlılık ve diyabette beslenme gibi konularda afiş ve broşürler dağıtıldı. Etkinlikler kapsamında Yenikent Zeytindalı Parkı’nda "Sağlıklı Kal Yürüyüşü" gerçekleştirilecek. İlçe Sağlık Müdürü Dr. Esma Gürsoy ve Sağlıklı Hayat Merkezi Sorumlu Hekimi Dr. Elvan Akkuş, Halk Sağlığı Haftası çerçevesinde yapılan etkinliklerin toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
04 Eylül 2025 Perşembe - 15:23
Çanakkale’de tütünle mücadele
Çanakkale’de 3-9 Eylül tarihleri arasında olan ‘Halk Sağlığı Haftası’ nedeniyle İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri sahada tütünle mücadele için çalışmalar düzenledi. Çanakkale’de ‘Halk Sağlığı Haftası’ nedeniyle İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri sahada vatandaşlarla bir araya geldi. ‘Halk Sağlığı Haftası’ çerçevesinde düzenlenen etkinlikleri İl Sağlık Müdür Vekili Uzman Doktor Yavuz Adanur ve Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uzman Doktor Aslı Okan yerinde inceledi. Mobil sigara bırakma polikliniği ve timleri sahada Mobil sigara bırakma polikliniği ve mobil sigara bıraktırma timleri kordonda ilk kez vatandaşlarla buluştu. Sigara bırakma konusunda sertifikalı hekimler vatandaşlara bu süreçte sunulan desteklerden bahsederek tütün ürünlerinin zararlarını anlattılar. Sigarayla mücadelede yeni yaklaşım ‘yerinde sigara bırakma danışmanlığı’ İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde ‘Sigara Bırakma Polikliniği Hizmeti’ sunan hekimler tarafından ‘yerinde sigara bırakma danışmanlığı’ ile kamu kurum ve kuruluşlarında sigara bırakma desteği veriliyor. Dumansız hava sahası için ekipler denetimde Dumansız hava sahası denetimleri için tütün denetim ekibi, iş yerlerini ziyaret etti. Ziyaretlerde vatandaşlara tütünün zararları ve sigara bırakma konusunda İl Sağlık Müdürülüğü ekipleri tarafından verilen destekleri anlattılar.
04 Eylül 2025 Perşembe - 15:23
Manisa’da kanser taramasına mobil çözüm
Manisa Valiliğinin destekleriyle Manisa Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü tarafından Manisa İl Sağlık Müdürlüğü’ne hibe edilen Mobil Meme Kanseri Tarama Aracı, Sağlık Bakanlığı’nın cihaz tahsisiyle hizmet vermeye başladı. KETEM ve Sağlıklı Hayat Merkezlerine ulaşma imkânı bulunmayan vatandaşların kanser tarama hizmetlerine erişimini kolaylaştıracak olan araç için Manisa İl Sağlık Müdürlüğü’nde tören düzenlendi. Törene Manisa Valisi Vahdettin Özkan, AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, Manisa OSB Yönetim Kurulu Başkanı Sait Türek, İl Sağlık Müdürü Mehmet Fatih Zeren, İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İlhan Şen ve Yunusemre Kaymakamı Celalettin Cantürk katıldı. Vali Vahdettin Özkan, tüm paydaşlara teşekkür ederek, "Kanser gibi hayatı yüksek derecede riske eden bir hastalığı erken teşhis ederek bertaraf etmek can kurtarıyor. Mobil tarama aracı özellikle sağlıkta erişilebilirliği artırıyor, yoksul ve imkânı sınırlı vatandaşlara hizmeti ayağına götürüyor" dedi. AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu da erken teşhisin önemine dikkat çekerek, "Sağlık Bakanlığımızın ücretsiz sunduğu kanser taramaları bu araçla daha geniş kitlelere ulaştırılacak. Erken teşhis hayat kurtarır, sağlıklı nesillerin temelidir" ifadelerini kullandı. Manisa İl Sağlık Müdürü Mehmet Fatih Zeren ise Manisa OSB’ye teşekkür ederek, "İlimiz kanser taramalarında ülke ortalamasının üzerinde. Mobil mamografi aracı, KETEM ve Sağlıklı Hayat Merkezlerimize gidemeyen vatandaşlarımız için büyük bir imkân. Unutmayalım ki erken teşhis hayat kurtarır" dedi. Törende Vali Özkan, OSB Başkanı Sait Türek’e katkılarından dolayı plaket takdim etti.
04 Eylül 2025 Perşembe - 15:18
Menteşe Derinkuyu’da içme suyu şebeke hattı yenileniyor
MUSKİ Genel Müdürlüğü, Menteşe İlçesi Derinkuyu Mahallesi’nde içme suyu şebeke hattında yenileme çalışması başlattı. Çalışmalar hakkında açıklamalarda bulunan Mahalle Muhtarı Arif Karaca, "Bu yıl yapılan çalışmalarla su sorunu yaşamadık. Halkımız çok memnun. Bu nedenle Başkanımız Ahmet Aras’a teşekkür ederim" dedi. Çalışmalar çerçevesinde araziler içerisinden geçen 1000 metrelik içme suyu hattının 300 metrelik kısmı, dayanıklılığı ve uzun ömürlülüğü ile öne çıkan borular kullanılarak revize ediliyor. Bunun yanı sıra vatandaşların evlerine sağlıklı içme suyunun ulaştırılabilmesi için 20 adet abone hattı imalatı gerçekleştiriliyor. Vatandaşların günlük yaşamına doğrudan katkı MUSKİ ekipleri tarafından yürütülen yenileme çalışmaları tamamlandığında, Derinkuyu Mahallesi’nde yaşayan vatandaşlar daha güçlü bir içme suyu altyapısına kavuşacak. Özellikle eski hatlarda yaşanabilecek arızaların ve su kayıplarının önüne geçilmesiyle birlikte, bölgede hem hizmet kalitesi artacak hem de su kaynaklarının daha verimli kullanılması sağlanacak. Daha güvenilir ve sürdürülebilir altyapı Modern boru sistemleri ile yapılan yenileme çalışmaları sayesinde hattın kullanım ömrü uzatılırken, muhtemel kesintilerin de minimuma indirilmesi hedefleniyor. Bu yatırımla birlikte vatandaşlar, daha kesintisiz ve güvenilir bir şekilde içme suyuna erişim sağlayacak. "Bu yıl su sorunumuz kalmadı halkımız çok memnun" Çalışmalar hakkında açıklamalarda bulunan Derinkuyu Mahalle Muhtarı Arif Karaca, eskiden beri bu borular mülkiyetten geçtiği için gittim MUSKİ ’ye dilekçe verdim. Hemen geldiler baktılar. Sonra programa alınmışlar ve çalışmalara başladılar. Halkımız bu sene su hizmetinden memnun. Bu işler kolaylaştığı için Sayın Ahmet başkanım teşekkür ederim" dedi. "Muğla genelinde çalışmalar devam ediyor" MUSKİ Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, yalnızca Derinkuyu Mahallesi’nde değil, Muğla genelinde benzer altyapı yatırımlarının sürdürüldüğü ifade edildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Vatandaşlarımıza en kaliteli ve kesintisiz hizmeti sunabilmek için altyapı yenileme çalışmalarımıza devam ediyoruz. Derinkuyu Mahallesi’nde yürütülen bu çalışma, bölge halkının uzun vadede sağlıklı ve güvenilir içme suyuna erişimini sağlayacak. Aynı zamanda su kayıplarının önlenmesiyle çevresel ve ekonomik anlamda da önemli bir kazanım elde edilecek." MUSKİ, Muğla’nın tüm ilçelerinde içme suyu ve kanalizasyon altyapısını güçlendirmek amacıyla projelerine aralıksız devam ediyor.
04 Eylül 2025 Perşembe - 14:52
Belirti vermeyen kanserden erken teşhis sayesinde kurtuldular
Denizli’de hiçbir belirtileri olmayan iki kadın, kanser taramaları sayesinde erken evrede tespit edilen kanseri yendi. Pamukkale Sağlıklı Hayat Merkezi KETEM Biriminde görevli Dr. Tülay Alan, kanserde erken teşhisin hayat kurtardığını vurgulayarak, herkesin taramalarını zamanında yaptırmalarını istedi. Denizli’de Pamukkale Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesindeki Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi’nde (KETEM) kanser taramasında birinci evre kanser teşhisi konan 50 yaşındaki Rahşan Yıllı ve Mobil Kanser Tarama Tırında kanser tespit edilen 67 yaşındaki Dudu Kaya, tedavileri sonrası kanserden kurtuldu. Hiçbir şikayeti yokken KETEM’de rutin tarama sonrası kanser olduğunu öğrendiğini ifade eden Rahşan Yıllı; "Ben Dr. Tülay Hanım sayesinde KETEM’e başvurdum. Hiçbir şikayetim yoktu, fakat doktorumuzun kontrollerimize gelip gelmediğimizi sorgulaması sonrası geldim. İyi ki gelmişim ve iyi ki KETEM var, İyi ki Tülay Hanım gibi doktorlarımız var. Ben buraya geldim, yapılması gereken tetkikler yapıldı, teşhisim meme kanseriydi. Doktorum, çok güzel bir yaklaşımla olabilecekleri, tetkik ve tedavi aşamalarını anlattı. İlk etapta tabii ister istemez tedirgin olup korkuyorsunuz. Biz sadece bizim başımıza geldiğini düşünüyoruz, ama burada, bu durumun herkesin başına gelebileceğini, gayet güzel anlatıp psikolojik olarak da bizleri çok rahatlatıyorlar. Sonrasında beni devlet hastanesine yönlendirdi, oradaki doktorlarımız da KETEM’den geldiğimizi söyleyince zaten çok iyi ilgileniyorlar. Meme operasyonu geçirdim, yerine protez takıldı, kemoterapi süreci atlattım, şimdi akıllı ilaç kullanıyorum. Gerekli kontrollerim devam ediyor, şu an bir problemim yok. Tedavim biteli bir yıl olmak üzere. KETEM ekipleri, asla bizi yalnız bırakmıyorlar, tedavimin her aşamasında sürekli aradılar, bilgi aldılar, halimi sordular. Ben kanserin birinci evresindeydim, ilerlemeden, adı bile konmadan kurtulmuş oldum. Herkese sesleniyorum, hiç zaman kaybetmeden taramalarınızı yaptırın, KETEM’e gelin. Erken Teşhis Hayat Kurtarır bunu asla unutmayın!" diye konuştu. Dudu Kaya da 2024 yılı Ramazan ayında mahallesine gelen Mobil Kanser Tarama Tırında kardeşinin zoruyla yaptırdığı taramada kanser olduğunu öğrendiğini söyleyerek şunları ifade etti: "Kardeşim, gel sana bir şey göstereceğim diye zorla beni taramaya götürdü. İyi ki götürmüş, o sayede erken evrede kanser tespit edildi. Tedavi sürecim iyi geçti ve erken teşhisin hayat kurtardığını yaşayarak öğrendim. Ben memnunum, iyileştim ve herkese bu hizmetlerden yararlanmasını tavsiye ederim" Pamukkale Sağlıklı Hayat Merkezi KETEM Biriminde görevli Dr. Tülay Alan ise 3-9 Eylül Halk sağlığı Haftası kapsamında kansere dikkat çekerek erken teşhisin bu hastalıkta hayat kurtarıcı etkisinin büyük olduğuna vurgu yaptı. Alan: "Kanser dünyada ve Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunudur. Kalp damar hastalıklarından sonra ölüm nedeni olarak ikinci sırada yer almaktadır. 2022 yılında kansere bağlı ölümler dünyada 10 binden fazla tespit edilmiştir. İleriki yıllarda da birçok kansere neden olan etmenler yüzünden bu rakamlar daha da artış gösterecektir. O yüzden kanserin önlenmesine yönelik çalışmalarımızda KETEM olarak hem önleme hem de tarama çalışmaları yapmaktayız. Çevresel koşullar, beslenme, obezite, alkol, tütün ve birtakım virüsler kanserin artmasına neden olmaktadır. Merkezimizde bir takım bilinçlendirme ve farkındalık çalışmalarıyla birlikte biz hem tarama hem de önleme çalışmalarını yürütüyoruz. Özellikle dünyada bazı virüsler, aynı zamanda kansere neden olmaktadır. Papilloma virüs (HPV), hepatit gibi virüsler, hatta helikobakter pilori gibi virüsler de yine kanser açısından risk faktörüdür. Bütün risk faktörlerini anlatıp erken teşhisi sağlayarak toplumdaki bu kanser yükünü azaltmayı amaçlamaktayız. KETEM’lerde meme, rahim ağzı ve kolon kanseri taramalarını yapmaktayız. Ülkemizde Kanser Dairesi Başkanlığının belirlediği tarama yaş aralıkları vardır; Meme için 40-69 yaş grubunu, rahim ağzı (HPV) açısından 30- 65 yaş grubunu, gaitada gizli kan ve kolorektal kanserler açısından da 50-70 yaş grubunu taramaktayız. Taramalar, KETEM’ler, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Aile Hekimlerimizce de yapılmaktadır" şeklinde konuştu.
04 Eylül 2025 Perşembe - 14:37
Halk Sağlığı Haftası Etkinlikleri Başladı: Ana Tema "Koruyan, Geliştiren Sağlık"
İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Halk Sağlığı Haftası dolayısıyla organize edilen programlar ile halk sağlığının ve koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekilecek. Bu yılın ana teması ise "Koruyan, Geliştiren Sağlık" olarak belirlendi. Hafta kapsamında düzenlenecek faaliyetler; "7 Güne 7 Tema" yaklaşımıyla gerçekleştirilecek. Her gün farklı bir sağlık teması çerçevesinde etkinlikler düzenlenecek ve vatandaşlar bilgilendirilecek. Halk sağlığının; bireyin sağlıklı, üretken ve kaliteli bir yaşam sürmesi için kritik öneme sahip olduğunu belirten İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Süleyman Ersoy, halk sağlığı hizmetlerinin bireyden topluma yayılan geniş bir yelpazeyi kapsadığını ifade ederek, "Halk sağlığı, bireyi sağlıklı ve üretken bir şekilde tutarak toplumsal gelişmeyi sağlamayı hedefler. Bu hedefe ulaşmak için bireylerin sağlıklarını korumak ve geliştirmek için gereken tüm sağlık hizmetlerini sunmak esastır" dedi. Etkinlikler çerçevesinde Cacabey Meydanında açılan stantlarda vatandaşların sağlıklarının kontrol edilmesi için tansiyon ölçümleri yapılarak bilgilendirme broşürleri dağıtılarak çorba ikramında bulunuldu.
04 Eylül 2025 Perşembe - 14:05
Tunceli’de Halk Sağlığı Haftası çeşitli etkinliklerle başladı
Tunceli’de 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası, İl Sağlık Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen programla başladı. Toplumun en değerli hazinesi olan sağlığı korumak, vatandaşlarda sağlık bilinci oluşturmak ve erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla her yıl kutlanan Halk Sağlığı Haftası, bu yıl da Tunceli’de çeşitli etkinliklerle başladı. 3-9 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan programlar, sadece bireylerin değil, tüm toplumun sağlık bilincini artırmayı hedefliyor. İl Sağlık Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen etkinliklerin açılış törenine Vali ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, İl Sağlık Müdürü Dr. Muhammed Duran, kurum temsilcileri, sağlık çalışanları ve vatandaşlar katıldı. Sağlıklı bir toplumun ancak bilinçli bireylerle mümkün olduğunu dile getiren Vali Şefik Aygöl, "Vatandaşlarımızı düzenli sağlık kontrolleri yaptırmaya, sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmeye ve erken teşhisin önemine dikkat etmeye davet ediyorum" dedi. İl Sağlık Müdürü Dr. Muhammed Duran ise bu yılın ana temasının "Koruyan, Geliştiren Sağlık" olduğunu belirterek etkinliklerin hem il merkezinde hem de ilçelerde devam edeceğini söyledi. Duran, Halk Sağlığı Haftası’nın "7 Güne 7 Tema" yaklaşımıyla kutlandığını ifade ederek her gün farklı bir başlığın öne çıkarıldığını anlattı.
04 Eylül 2025 Perşembe - 13:49
Elazığ’da sigarayı bırakan 2 vatandaşa ‘Teşekkür Belgesi’ verildi
Elazığ’da sigarayı bırakan 2 vatandaşa İl Sağlık Müdürü Dr. Emrah Gecekuşu tarafından ‘Teşekkür Belgesi’ verildi. Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası kapsamında yürütülen etkinliklerde sigarayı bırakan 2 vatandaşa ‘Teşekkür Belgesi’ verildi. Bu haftanın en önemli ana temalarından bir tanesinin tütün ve tütün mamullerinin zararları hakkında farkındalık oluşturmak olduğunu dile getiren İl Sağlık Müdürü Dr. Emrah Gecekuşu, sigarayı bırakma iradesi gösteren 2 kişiye teşekkür belgesi verdiklerini dile getirdi. İl Sağlık Müdürü Dr. Emrah Gecekuşu, "Bilindiği üzere ülkemizde her yıl 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası olarak kutlanmaktadır. Halk sağlığı, bireyi sağlıklı ve üretken bir şekilde tutarak toplumsal gelişmeyi sağlamayı hedefler. Bu haftanın amacı halk sağlığının ve koruyucu sağlık hizmetlerinin önemini vurgulamak ve sağlığımızı olumsuz etkileyen zararlı alışkanlıklar hakkında farkındalık oluşturmaktır. Bu haftanın en önemli ana temalarından bir tanesi de uyuşturucu olan tütün ve tütün mamullerinin zararları hakkında farkındalık oluşturmaktır. Sigarayı bırakmak irademize bağlıdır. O iradeyi göstermek lazım. Bu gün burada iradelerini ortaya koyarak sigarayı bırakan 2 vatandaşımıza teşekkür belgesi takdim ettik. İnşallah yapacağımız etkinlik ve farkındalıklarla binlerce hemşerimizin sigarayı bırakmalarına vesile oluruz. Bu konuda İl Sağlık Müdürlüğümüze bağlı ilimizin çeşitli bölgelerine konumlu 4 tane Sağlıklı Hayat Merkezimiz bulunmaktadır. Tüm merkezlerimizde ücretsiz sigara bırakma poliklinikleri bulunmakta ve bu konuda danışmanlık hizmetleri verilmektedir. Bu vesileyle burada tüm vatandaşlara çağrıda bulunmak istiyorum. Tütün ve tütün ürünleri, kalp hastalıkları, bazı kanser türleri ve solunum yolu problemleri gibi ciddi rahatsızlıklara neden olur. Hem kendiniz hem sevdikleriniz için dumansız bir hayata adım atın, sigarayı bir an önce bırakın ve hayatın gerçek tadına varın" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder