SAĞLIK
Kadınlar bilinçlenerek güçlendi 29 Nisan 2026 Çarşamba - 16:07:51 Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından kadınların yaşam kalitesini artırmak ve koruyucu sağlık bilincini yaygınlaştırmak amacıyla hayata geçirilen "Kadın Sağlığı Eğitimi" programı tamamlandı. 10 hafta süren eğitimlerin ardından katılımcılar sertifikalarını aldı. Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen programa katılan 19 katılımcı, eğitimi başarıyla tamamlayarak sertifika almaya hak kazandı. Altınova TEK Atölye’de düzenlenen sertifika programında katılımcılara sertifikaları, Sosyal Yardımlar Şube Müdürü Zeliha Tümer ile Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü’nde görevli Sosyal Hizmet Uzmanı Simge Nur Öksüz tarafından takdim edildi. Kadınlara kapsamlı eğitimler verildi Program kapsamında katılımcılara; beden farkındalığı, ruhsal ve fiziksel sağlık, ruhsal iyilik hali, üreme sağlığı, iletişim becerileri ve kadın hakları gibi birçok başlıkta eğitimler verildi. Eğitim sürecinde, kadınların deneyimlerini rahatlıkla paylaşabilecekleri güvenli bir ortam oluşturularak bilgiye çekinmeden erişmeleri sağlandı. Bu sayede katılımcıların sağlık bilinci artırılırken onlara sosyalleşme fırsatı da sunuldu. Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın "Sağlıklı kadın, güçlü aile; güçlü aile, güçlü toplum" vizyonuyla hayata geçirilen eğitim programları önümüzdeki dönemde de devam edecek.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 15:47 Denizli’de parkinson hastaları için yeni dönem Denizli Büyükşehir Belediyesi, parkinson hastalarının yaşam standartlarını yükseltmek ve toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla önemli bir iş birliğine imza attı. Denizli Büyükşehir Belediyesi Engelsiz Spor ve Yaşam Merkezi’nde düzenlenen lansmanla tanıtılan "Parkinson Egzersiz Destek Programı", bilimsel metotlarla hazırlanan özel bir rehabilitasyon sürecini kapsıyor. "ParkinSon değil başlangıç" temasıyla hayata geçirilen proje, DBB Gençlik ve Spor Hizmetleri ile Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlıkları koordinasyonunda, uzman nörologlar, fizyoterapistler ve spor eğitmenleri eşliğinde yürütülecek. "Sporun iyileştirici gücünü hastalarımızla buluşturuyoruz" Programın açılışında konuşan Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Ayşe Sarıkaya, projenin fiziksel kazanımlarına dikkat çekerek, "Sporun iyileştirici gücünü parkinson hastalarımızla buluşturuyoruz. Amacımız, hastalarımızın fiziksel hareketliliğini artırırken denge ve koordinasyon becerilerini en üst seviyeye çıkarmaktır" dedi. "Sosyal bir dayanışma ağı oluşturuyoruz" Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şenay Polatır ise projenin sosyal belediyecilik boyutuna vurgu yaparak, "Dezavantajlı grupların hayatını kolaylaştırmak bizim önceliğimizdir. Bu programla sadece bir egzersiz protokolü değil, aynı zamanda hastalarımızın sosyal hayata tutunabilecekleri bir dayanışma ağı oluşturuyoruz" ifadelerine yer verdi. "Klinik denetim ve bilimsel yaklaşım şart" Tıbbi perspektiften programın önemini anlatan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Göksemin Demir, multidisipliner yaklaşımın altını çizdi. Prof. Dr. Demir, "Parkinson ile mücadelede ilaç tedavisi kadar uzman denetimindeki egzersizler de hayatidir. Nörolojik mekanizmayı destekleyen bu özel hareketler, hastalığın etkilerini minimize ederek yaşam standardını bilimsel olarak yükseltecektir" dedi. Kamu-özel sektör iş birliğine dikkat çeken Prof. Dr. Demir, Denizli Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu’na bu önemli iş birliği için teşekkürlerini iletti. Lansmanda egzersiz demonstrasyonu gerçekleştirildi Konuşmaların ardından program kapsamında uygulanacak olan yoga ve pilates branşlarından kesitlerin sunulduğu bir egzersiz demonstrasyonu gerçekleştirildi. Uzman eğitmenler eşliğinde yapılan egzersizler, katılımcılara hareket kabiliyetlerini yeniden kazanma, denge kontrolünü sağlama ve kas güçlerini artırma noktasında somut bir motivasyon sağladı. Lansman ile start verilen program, parkinson hastalarının düzenli olarak katılacağı eğitim seansları ve takip süreçleriyle Denizli’de toplum sağlığına katkı sunmaya devam edecek.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 15:13 Şırnak’ta sağlık alanındaki öncelikler Sağlık Bakanı Memişoğlu’na aktarıldı AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile gerçekleştirdiği görüşmede kentteki sağlık yatırımları ve öncelikli ihtiyaçları değerlendirdiklerini açıkladı. Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nu ziyaret ederek kentin sağlık alanındaki ihtiyaçları ile devam eden yatırımları görüştü. Tatar, görüşmede 500 yataklı Şırnak Devlet Hastanesinin Eğitim ve Araştırma Hastanesine dönüştürülmesine yönelik çalışmaların ele alındığını belirtti. Tatar ayrıca Silopi Kadın Doğum Hastanesinin mayıs ayı sonunda hasta kabulüne başlayacağını ifade etti. Tatar ayrıca yoğun bakım kapasitesinin artırılması, tıbbi cihaz eksiklerinin giderilmesi ve İdil Devlet Hastanesinin statüsünün yükseltilmesine ilişkin taleplerini de Sağlık Bakanı Memişoğlu’na ilettiklerini söyledi. Milletvekili Tatar, amaçlarının vatandaşların sağlık hizmetlerine il dışına gitmeden hızlı ve etkin şekilde ulaşabilmesi olduğunu ifade etti. Tatar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na desteklerinden dolayı teşekkür etti. Beytüşşebap Devlet Hastanesinin bu yıl hizmete açılacağı, Cizre’de Kadın Doğum Hastanesi ile Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesinin yıl içerisinde hizmet vereceği kaydedildi. İdil Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nin de yıl içinde vatandaşların hizmetine sunulacağı belirtildi.
Elazığ’da 3 aile sağlığı merkezi törenle hizmete girdi
10 Eylül 2025 Çarşamba - 12:38 Elazığ’da 3 aile sağlığı merkezi törenle hizmete girdi Elazığ’da yapımı tamamlanan 3 aile sağlığı merkezi düzenlenen törenlerle hizmete açıldı. Elazığ’da vatandaşların birinci basamak olarak daha rahat tedavi olabilecekleri aile sağlığı merkezleri, Kızılay, Güneykent ve Şahinkaya mahallelerinde hizmet vermeye başladı. Kentte yapımı süren 4 aile sağlığı merkezinin de en kısa sürede hizmete gireceği bildirildi. Merkezlerin açılış programında konuşan Vali Numan Hatipoğlu, "4 aile sağlığı merkezimizin de inşaatı devam ediyor. Birinci basamak sağlık hizmetleri bizim sağlık hizmetlerimizin ilkini oluşturuyor ve çok önemli görevler görüyor. Bu anlamda mahallelerimizde dengeli bir şekilde dağılması vatandaşımızın erişilebilirliği açısından büyük bir önem taşıyor. İlimize ve mahallelerimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. 3’üncü basamak sağlık hizmetinde randevu sisteminin önüne geçmek için aile sağlığı merkezleri önemlidir. Aile hekimlerimiz çok büyük ve önemli iş görüyorlar. Bu anlamda doğrudan hastanelerden randevu alabilmeleri sebebiyle de vatandaşımızın daha fazla gelmesi ve ilk muayene ve kontrol için buraları kullanmaları büyük bir önem taşıyor" dedi. Elazığ için kıymetli olan merkezlerin açılışını gerçekleştirdiklerini belirten AK Parti Elazığ Milletvekili Prof. Dr. Erol Keleş ise, "İlki Kızılay Aile Sağlığı Merkezimiz. Burası 2 hekimlik bir aile sağlığı merkezi. Son dönemde sevk zinciriyle ilgili özellikle vatandaşlarımızın hastanelerden randevu almadaki sıkıntılarından dolayı bakanımızın ciddi emekleri sonucu birinci basamak dediğimiz aile sağlığı merkezlerimizin sayısını arttırmak, içerisini teknolojik açıdan donatmak ve aynı zamanda personel açısından sıkıntılarını gidererek birinci basamaktan alınması gereken hizmetin kalitesinin arttırılması amaçlanıyor. Bu amaçla, şehrimizde şu anda 3 acil sağlık merkezinin açılışını gerçekleştireceğiz, 4’ü de çok yakın zamanda açılacak. İnşallah merkezler, bulunduğu bölgedeki insanlarımıza hem kaliteli hem de kolay ve rahat erişilebilir sağlık hizmeti sunacak. Aynı zamanda illerde bulunan 3’üncü basamak hastanelerimizin sağlık yükünü de almış olacak. Şu anda yeni bir genelgeyle aile sağlığı merkezlerinde çalışan aile hekimlerimiz 3’üncü basamak hastanelerden randevu alabiliyor. Aile hekimlerimize bir kota verildi. Bir vatandaşımız eğer 3’üncü basamak hastaneden randevu alamadıysa aile hekimine müracaat ederek aile hekiminin muayenesinden sonra aile hekimimiz de uygun görürse vatandaşımız yerine hekimimiz hastaneden randevu alabilir. Bu uygulama devreye girdi" ifadelerini kullandı. Açılışlara Vali Numan Hatipoğlu, AK Parti Elazığ Milletvekili Prof. Dr. Erol Keleş, İl Sağlık Müdürü Dr. Emrah Gecekuşu, Belediye Başkan Yardımcısı Nazif Bilginoğlu ve sağlık çalışanları katıldı.
Elazığ’da 3 Aile Sağlığı Merkezi açıldı
10 Eylül 2025 Çarşamba - 12:30 Elazığ’da 3 Aile Sağlığı Merkezi açıldı Elazığ’da yapımı tamamlanan 3 Aile Sağlığı Merkezi düzenlenen törenlerle hizmete açıldı. Elazığ’da Sağlık Bakanlığı tarafından yapımı desteklenen 3 Aile Sağlığı Merkezi hizmete açıldı. Vatandaşların, birinci basamak olarak daha rahat tedavi olabilecekleri Aile Sağlığı Merkezleri, Kızılay, Güneykent ve Şahinkaya Mahallelerinde hizmet vermeye başladı. Açılışlara Vali Numan Hatipoğlu, AK Parti Elazığ Milletvekili Prof. Dr. Erol Keleş, İl Sağlık Müdürü Dr. Emrah Gecekuşu, Belediye Başkan Yardımcısı Nazif Bilginoğlu ve sağlık çalışanları katıldı. Kentte yapımı devam eden 4 Aile Sağlığı Merkezinin de en kısa süre içerisinde vatandaşların hizmetine açılacağı bildirildi. Vali Numan Hatipoğlu, "4 Aile Sağlığı Merkezimizin de inşaatı devam ediyor. Birinci basamak sağlık hizmetleri bizim sağlık hizmetlerimizin ilkini oluşturuyor ve çok önemli görevler görüyor. Bu anlamda mahallelerimizde dengeli bir şekilde dağılması vatandaşımızın erişilebilirliği açısından büyük bir önem taşıyor. İlimize ve mahallelerimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. 3’üncü basamak sağlık hizmetinde randevu sisteminin önüne geçmek için Aile Sağlığı Merkezleri önemlidir. Aile hekimlerimiz çok büyük ve önemli iş görüyorlar. Bu anlamda doğrudan hastanelerden randevu alabilmeleri sebebiyle de vatandaşımızın daha fazla gelmesi ve ilk muayene ve kontrol için buraları kullanmaları büyük bir önem taşıyor" dedi. Elazığ için kıymetli olan 3 Aile Sağlığı Merkezinin açılışını gerçekleştirdiklerini belirten AK Parti Elazığ Milletvekili Prof. Dr. Erol Keleş, "İlki Kızılay Aile Sağlığı Merkezimiz. Burası 2 hekimlik bir aile sağlığı merkezi. Son dönemde sevk zinciriyle ilgili özellikle vatandaşlarımızın hastanelerden randevu almadaki sıkıntılarından dolayı bakanımızın ciddi emekleri sonucu birinci basamak dediğimiz Aile Sağlığı Merkezlerimizin sayısını arttırmak, içerisini teknolojik açıdan donatmak ve aynı zamanda personel açısından sıkıntılarını gidererek birinci basamaktan alınması gereken hizmetin kalitesinin arttırılması amaçlanıyor. Bu amaçla, şehrimizde şuan da 3 tane Acil Sağlık Merkezinin açılışını gerçekleştireceğiz. 4 Aile Sağlığı Merkezimiz de çok yakın zamanda açılacak. İnşallah Aile Sağlığı Merkezleri, bulunduğu bölgedeki insanlarımıza hem kaliteli hem de kolay ve rahat erişilebilir sağlık hizmeti sunacak. Aynı zamanda illerde bulunan 3’üncü basamak hastanelerimizin sağlık yükünü de almış olacak. Şuan da yeni bir genelgeyle Aile Sağlığı Merkezlerinde çalışan aile hekimlerimiz 3’üncü basamak hastanelerden randevu alabiliyor. Aile hekimlerimize bir kota verildi. Bir vatandaşımız eğer 3’üncü basamak hastaneden randevu alamadıysa aile hekimine müracaat ederek aile hekiminin muayenesinden sonra aile hekimimiz de uygun görürse vatandaşımız yerine hekimimiz hastaneden randevu alabilir. Bu uygulama devreye girdi" ifadelerini kullandı.
KBB Uzmanı Çalışkan: "İki haftadan uzun süren ses kısıklığı ciddi hastalık habercisi olabilir"
10 Eylül 2025 Çarşamba - 12:05 KBB Uzmanı Çalışkan: "İki haftadan uzun süren ses kısıklığı ciddi hastalık habercisi olabilir" KBB Uzmanı Op. Dr. Mustafa Çalışkan, ses kısıklığının sadece basit nedenlerden değil, ses tellerinde polip, nodül, tümör gibi ciddi hastalıkların veya tiroid ameliyatı sonrası sinir hasarlarının da habercisi olabileceğini belirterek iki haftadan uzun süren ses kısıklığında mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söyledi. Ses kısıklığı, günlük yaşamda sıkça karşılaşılan ve çoğu zaman geçici bir sorun olarak görülen bir belirtidir. Ancak BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Mustafa Çalışkan, ses kısıklığının bazı durumlarda ciddi sağlık problemlerinin habercisi olabileceğine dikkat çekti. Basit nedenler kadar ciddi riskler de var "Ses kısıklığı, sadece fazla konuşmak ya da boğazı tahriş eden basit nedenlerle ortaya çıkabileceği gibi; ses telleri, gırtlak veya sinir yapılarında gelişen ciddi hastalıkların ilk belirtisi de olabilir" diyen Op. Dr. Çalışkan, ses kısıklığının en sık nedenleri arasında sesin kötü ve aşırı kullanımı, sigara ve alkol tüketimi, mide asidinin yemek borusuna geri kaçtığı reflü gibi faktörlerin yer aldığını ifade etti. Op. Dr. Çalışkan, "Bu tür nedenlere bağlı ses kısıklıkları genellikle ses istirahati ve ilaç tedavisiyle düzelebilir. Ancak belirtiler ısrarcıysa, altında yatan başka bir sorun olabileceğini düşünmeliyiz" dedi. Polip, nodül ve tümörlere dikkat Bazı hastalarda ses tellerinde oluşan polipler, nodüller veya kötü huylu tümörlerin ses kısıklığına yol açabileceğini vurgulayan Çalışkan, bu tür durumların yalnızca medikal tedaviyle sınırlı kalmayabileceğini, cerrahi müdahale ya da radyoterapi gibi ileri düzey tedavi seçeneklerinin gerekebileceğini belirtti. "Özellikle uzun süredir sigara içen bireylerde ya da ailesinde gırtlak kanseri öyküsü bulunan kişilerde ses kısıklığı dikkate alınmalı, erken tanı için detaylı bir kulak burun boğaz muayenesi yapılmalıdır" şeklinde konuştu. Tiroid ameliyatı ve travmalar sonrası ses problemleri Ses kısıklığının bazı özel durumlarda da ortaya çıkabileceğini ifade eden Çalışkan, tiroid ameliyatı sonrası ses tellerini kontrol eden sinirin zarar görmesinin kalıcı ses problemlerine neden olabileceğini söyledi. "Ayrıca boyun bölgesinde bulunan tümörlerin bu sinire baskı yapması veya boğaza alınan darbeler, sesin kalitesinde ciddi bozulmalar yapabilir" dedi. İki haftadan uzun süren ses kısıklığı önemli Son olarak ses kısıklığının süresine özellikle dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Çalışkan, şu uyarıyı yaptı: "Ses kısıklığı eğer iki haftadan uzun sürüyorsa, bu durum mutlaka bir KBB uzmanına danışılmalıdır. Erken tanı sayesinde hem ciddi hastalıkların önüne geçilebilir hem de sesin doğal ve sağlıklı işlevi korunabilir."
Çocuklarda boy kısalığına karşı ebeveynlere uzmanından uyarılar
10 Eylül 2025 Çarşamba - 11:58 Çocuklarda boy kısalığına karşı ebeveynlere uzmanından uyarılar Çocuk Endokrinolojisi Bölümü’nden Uz. Dr. Jamala Mammadova, çocuklarda boy kısalığı hakkında ebeveynlerin dikkat etmesi gereken noktaları açıkladı. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bölümü’nden Uz. Dr. Jamala Mammadova, çocukluk döneminin en kritik değişkenlerinden birinin büyüme olduğunu belirterek, "Büyümenin temelleri anne karnında atılıyor. Çocukların büyüme hızı ve miktarında beslenme, hormonal nedenler, diyabet ve astım gibi rahatsızlıklar ile çevresel faktörler önemli rol oynuyor. Boyları cinsiyet ve yaş popülasyon ortalamasının altında kalan çocukların, boy kısalığında erken teşhis ve tedavi büyük önem taşıyor" dedi. "Çocuklarda her yaşa göre beklenen yıllık büyüme hızı farklıdır" Okul çağındaki büyüme hızına dikkat çeken Mammadova, "Çocuklarda her yaşa göre beklenen yıllık büyüme hızı farklıdır. İlk bir yılda yaklaşık 20–25 cm, ikinci yılda 10–12 cm, okul öncesi dönemde 6–8 cm, okul çağında 5–6 cm, ergenlik döneminde ise 8–12 cm civarındadır. Eğer bir çocuğun boyu, yaşıtlarının yüzde 3’lük diliminin altındaysa veya büyüme hızı kendi yaşına göre beklenenden düşükse, bu durum boy kısalığı olarak değerlendirilir" diye konuştu. Mammadova, boy kısalığını anlamak için 4 önemli işaret bulunduğunu belirterek: Yaşıtlara göre kısa boy çocuğun boyunun, aynı yaş ve cinsiyetteki çocuklara kıyasla belirgin şekilde kısa olması. Yavaş büyüme hızı: Çocuğun boy artışının, düzenli ölçümlerde beklenenden az olması. Fiziksel orantısızlık: Kol, bacak veya gövde arasındaki orantısızlıklar, altta yatan bir sağlık sorununa işaret edebilir. Gelişimsel işaretler: Ergenlikte gecikme, diş çıkmasında veya motor becerilerde gerilik gibi belirtiler boy kısalığını da işaret edebilir" şeklinde konuştu. Boy kısalığının birden fazla nedeni olabilir Boy kısalığının nedenlerine değinen Mammadova, "Ailevi kısa boy, hormonal sorunlar, kronik sağlık sorunları, beslenme eksiklikleri, genetik bozukluklar veya nedeni bulunamayan sebepler boy kısalığına yol açabilir" ifadelerini kullandı. "Erken teşhis çocuğun boy potansiyelini etkiliyor" Erken teşhisin önemine dikkat çeken Mammadova, "Boy kısalığı olan çocuğun boyunun uzaması durumu, boy kısalığının nedenine bağlıdır. Erken teşhis ve uygun tedaviyle birçok çocuk genetik potansiyeline uygun boya ulaşabilir. Tedavi sürecinde düzenli takip şarttır" dedi. Beslenme tek başına yeterli olmayabilir Beslenmenin büyüme üzerindeki etkisine vurgu yapan Mammadova, "Yetersiz beslenme, özellikle protein, kalsiyum, D vitamini, çinko ve demir eksiklikleri, büyüme geriliğine yol açabilir. Ancak sadece beslenmeyle sorun çözülemez. Boy kısalığı şüphesinde bir çocuk endokrinoloji uzmanına başvurulmalıdır" diye konuştu.
Çocuk sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Bihter Gürsel Al Hatem’de
10 Eylül 2025 Çarşamba - 11:28 Çocuk sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Bihter Gürsel Al Hatem’de Hekim kadrosu ve branş çeşitliliğini her geçen gün artıran Gaziantep Özel Hatem Hastanesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Bihter Gürsel Al’ı kadrosuna dahil etti. 1986 yılında Gaziantep’te dünyaya gelen Dr. Bihter Gürsel Al , 2014 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ihtisasını 2021 yılında Gaziantep Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalında tamamlayan Dr. Bihter Gürsel Al , Eylül 2025 itibarıyla mesleki çalışmalarına Gaziantep Özel Hatem Hastanesi’nde devam ediyor. Gaziantep’te başarılı çalışmaları ile tanınan Uzm. Dr. Bihter Gürsel Al ‘ın, Yenidoğan Aylık Düzenli Takipleri , Yenidoğan Hastalıkları , Bebek ve Çocuklarda Beslenme , Çocukluk Çağı Ateşli Hastalıklarının Tanı ve Tedavisi , Anemi ve Vitamin Eksiklikleri , Alt ve Üst Solunum Yolu Hastalıkları Tanı ve Tedavisi , Çocukluk Çağı Alerjik Hastalıkları Tanı ve Tedavisi (Astım , Atopik Dermatit , Egzama , Besin Alerjileri ) , Sağlıklı Çocukta Büyüme ve Gelişme , Çocukluk Çağı Rutin Aşıları ve Özel Aşıların Takibi ve Çocukluk Çağı Obezitesitıbbi ilgi ve uzmanlık alanları arasında yer alıyor. Mesleki İngilizceye hakim olan Dr. Bihter Gürsel Al, ulusal ve uluslararası düzeyde birçok kongre, kurs ve eğitim programına da katıldı.
10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü: "İntiharları önlemek mümkün"
10 Eylül 2025 Çarşamba - 11:25 10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü: "İntiharları önlemek mümkün" Dünyada her yıl 1 milyon kişinin intihar nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Mehmet Çevik, ’10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü’ dolayısıyla bilgilendirmelerde bulundu. Çevik, "Her bir intihar, yaklaşık 135 kişinin bu durumdan yoğun bir şekilde etkilenmesine neden olmaktadır. Bu, tüm dünyada her yıl intihar davranışı ile derinden etkilenen 108 milyon insana denk gelmektedir. Oysa nazik bir söz söylemek ve yargılamadan dinlemek; fark sağlayarak o kişinin hayatını kurtarmanıza vesile olabilir" dedi. Liv Hospital Samsun Psikiyatri Kliniği’nden Uzm. Dr. Mehmet Çevik, bilgilendirmelerde bulundu. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ), Uluslararası İntiharı Önleme Derneği’nin bir girişimi olarak 2003 yılında dünyada intihar olgusu konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla 10 Eylül tarihini Dünya İntiharı Önleme Günü olarak ilan ettiğini vurgulayan Çevik, "DSÖ verilerine göre dünyada her yıl yaklaşık bir milyon kişi intihar nedeniyle ölmektedir. Bu değer kabaca her 40 saniyede 1 ölüm demektir" ifadelerini kullandı. "Kaybedilen her hayat onlarca kişinin yakınını temsil ediyor" Her 25 intihar girişiminden 1’inin ölümle sonuçlandığını, bundan çok daha fazla kişinin de intiharla ilgili ciddi düşünceleri olabildiğini işaret eden Uzm. Dr. Çevik, "Kaybedilen her hayat birinin eşini, çocuğunu, ebeveynini, arkadaşını veya meslektaşını temsil etmektedir. Her bir intihar yaklaşık 135 kişinin bu durumdan yoğun bir şekilde etkilenmesine neden olmaktadır. Bu, tüm dünyada her yıl intihar davranışıyla derinden etkilenen 108 milyon insana denk gelmektedir" diye konuştu. "İntiharı önlemek büyük oranda mümkündür" Toplumun bir üyesi olarak, çocuk olarak, ebeveyn olarak, arkadaş olarak, meslektaş olarak veya komşu olarak kişilerin hayatında bir fark oluşturmanın mümkün olduğunu işaret eden Uzm. Dr. Çevik, şu önerilerde bulundu: "İntihar davranışını önlemek için her gün yapabileceğiniz birçok şey var. Örneğin, her fırsatta konuyla ilgili farkındalığı artırabilir, intihar nedenleri ve intihar amaçlı uyarı işaretleri hakkında kendinizi ve başkalarını eğitebilir, çevrenizde sıkıntı yaşayanlara şefkat gösterebilir, yine kendi çevrenizdeki kişilerin intihar, intihar davranışı ve ruhsal sağlık sorunları ile ilgili ön yargılarını onlara fark ettirebilirsiniz." "İntiharın önlenmesinde kilit oyuncu olabilirsiniz" "Eğer bir kişinin intihar düşüncesi olduğuna inanıyorsanız bunu kişiyle konuşmaktan korkmayın" diyen Çevik, "Kişiyi yargılamadan, sevecen ve basit bir biçimde kendine zarar verme düşüncesi olup olmadığını sorun. İntihar girişiminde bulunmuş kişiler genellikle ölmek istemediklerini, bunun yerine birinin kendilerine müdahalede bulunup onları durdurmasını istediklerini belirtirler. Çoğu, umutsuzluklarını hisseden ve onlara iyi olup olmadığını soran birilerini aradığını söyler. Nazik bir söz söylemek ve yargılamadan dinlemek fark sağlayarak o kişinin hayatını kurtarmanıza vesile olabilir" şeklinde konuştu.
Kandaki sessiz tehlike
10 Eylül 2025 Çarşamba - 11:12 Kandaki sessiz tehlike Medical Point Gaziantep Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran, toplumda oldukça yaygın görülen kolesterol yüksekliği (hiperkolesterolemi) hakkında önemli uyarılarda bulundu. Sessiz seyreden bu rahatsızlığın, başta kalp-damar hastalıkları olmak üzere birçok ciddi sağlık sorununa zemin hazırladığını belirten Dr. Taşkıran, erken tanı ve yaşam tarzı değişikliklerinin hayati önem taşıdığını vurguladı. "Kolesterol yüksekliği sessizce organlara zarar verebilir" Dr. Taşkıran, kolesterolün vücut için gerekli bir madde olduğunu ancak kandaki seviyesinin yükselmesinin damar sertliği (ateroskleroz), kalp krizi ve inme gibi hayati risklere yol açabileceğini ifade etti. "Kolesterol yüksekliği çoğu zaman herhangi bir belirti vermez. Ancak yıllar içinde damar yapısını bozarak geri dönüşü olmayan hasarlara neden olabilir" diyen Dr. Taşkıran, özellikle ailesinde kalp hastalığı öyküsü bulunan bireylerin düzenli olarak kolesterol düzeylerini kontrol ettirmesi gerektiğini hatırlattı. Kolesterolü kontrol altında tutmak için öneriler Kolesterol yüksekliğinin önlenebilir bir sağlık sorunu olduğunu vurgulayan Dr. Taşkıran, Doymuş yağ ve trans yağ tüketimini sınırlayın, sebze, meyve ve tam tahılları beslenme düzeninize dahil edin, haftada en az 150 dakika orta tempolu egzersiz yapın, sigara ve alkol tüketiminden uzak durun, gerekli görüldüğü durumlarda, hekiminizin önerdiği ilaç tedavisini aksatmayın" dedi. "Kontrollerinizi ihmal etmeyin" Medical Point Gaziantep Hastanesi Dahiliye Polikliniği’nde, kolesterol yüksekliği ve diğer metabolik hastalıklarla ilgili detaylı değerlendirme ve tedavi hizmeti sunduklarını belirten Dr. Taşkıran, "Doğru teşhis ve yaşam tarzı değişiklikleriyle bu sorunun üstesinden gelmek mümkündür. Yeter ki sağlığınızı ihmal etmeyin" diye konuştu.
Karaman’da Halk Sağlığı Haftası’nda pilates etkinliği
10 Eylül 2025 Çarşamba - 10:55 Karaman’da Halk Sağlığı Haftası’nda pilates etkinliği Karaman’da Halk Sağlığı Haftası etkinlikleri çerçevesinde pilates etkinliği düzenlendi. Her yıl Eylül ayının ilk haftasında kutlanan Halk Sağlığı Haftası dolayısıyla Karaman’da çeşitli etkinlikler gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Sağlıklı Hayat Merkezleri tarafından vatandaşların farkındalığını artırmak, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etmek ve toplumda hareketli yaşamı yaygınlaştırmak amacıyla Kemal Kaynaş Stadyumu’nda pilates etkinliği düzenlendi. "Bize ulaşmak çok kolay" Sağlıklı Hayat Merkezi’nde fizyoterapist olarak görev yapan Özlem Ünal etkinlik hakkında, "Halk Sağlığı Haftası’nda halkımızın sağlığını ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla böyle güzel bir pilates etkinliği düşündük. Burada toplanma amacımız aslında Sağlık Bakanlığımızın ev kadınlarına büyük bir iyiliğiydi. Sağlıklı hayat merkezinde her zaman amacımız yaşam kalitesinin artırmak, kronik hastalıkları önlemek ve hareket alanımızı genişletmek. Bizlere aile hekimlerinden, sağlıklı hayat merkezlerinden veya telefonla iletişime geçerek ulaşabilirsiniz. Kısacası bize ulaşmak çok kolay. Bu uygulamalar Türkiye’nin 81 ilinde Sağlık Bakanlığı’nın teşvikiyle devam etmektedir" diye konuştu. Etkinliğe katılan kadılarsa bu tür etkinliklere düzenli olarak katıldıklarını ve memnun olduklarını dile getirdiler.
Operasyona alınan hastanın karnından ’dev tümör’ çıktı
10 Eylül 2025 Çarşamba - 10:52 Operasyona alınan hastanın karnından ’dev tümör’ çıktı Kahramanmaraş Sular Akademi Hastanesi’nde gerçekleştirilen bir operasyonda hastanın karnını tamamen dolduran yaklaşık 40 santimetrelik kitle çıktı. Kitlenin çıkarılmasıyla kurtulan hasta sağlığına kavuştu. 52 yaşındaki Dilek Erbay şehir dışından gelerek Sular Akademi Hastanesi’ne başvurdu. Burada hastanın uzun süre takip edildiği, ancak rahim ve yumurtalıklarının alınmış olması ve ayrıca "myasthenia gravis" isimli kas hastalığı bulunduğu öğrenildi. Bir çok merkezde ameliyat edilmek istenilmeyen hasta, Sular Akademi Hastanesi bünyesindeki üçüncü basamak yoğun bakım, nöroloji ve anestezi ekibinin ortak değerlendirmesiyle operasyon planlandı. Yapılan başarılı ameliyat ile hastadan yaklaşık 30-40 santimetre boyutunda kitle çıkarıldı. Ameliyatı gerçekleştiren Op. Dr. Ferah Kazancı, kadın doğumla ilgili tüm kanser cerrahisi operasyonlarını, güçlü yoğun bakım ve patoloji desteğiyle üniversite hastanesi standartlarında çalışmalar yaptıklarını ifade etti. "Karnın tamamen kitlesiyle dolu olduğu görüldü" Dr. Kazancı, "Şehir dışından gelen hastamızın tüm karnını dolduran, yaklaşık 30-40 santimetre boyutunda bir kitlesi vardı. Daha önce uzun süre takip edilmiş ancak kitlenin kaynağı tam olarak tespit edilememiş. Yapılan ultrason incelemesinde de karnın tamamen kitlesiyle dolu olduğu görüldü. Hastamızın daha önce rahim ve yumurtalıkları alınmıştı. Ayrıca ’myasthenia gravis’ dediğimiz kas güçsüzlüğüne yol açan bir hastalığı vardı. Bu nedenle birçok merkezde ameliyat edilmek istenmemiş. Ancak bizim üçüncü basamak yoğun bakım imkanlarımız, nöroloji uzmanlarımız ve güçlü anestezi ekibimiz sayesinde hastayı multidisipliner bir yaklaşımla değerlendirdik ve ameliyatını gerçekleştirdik. Operasyon sırasında kitleyi çıkardık ve acil patolojik inceleme (frozen) yaptırdık. Çok şükür, kanser hücresine rastlanmadı. Ameliyat sonrası dönemde yoğun bakımda hastamızın takibini detaylı ve özverili bir şekilde yaparak sağlıklı bir şekilde taburcu ettik" diye konuştu. Hastanede jinekolojik onkoloji alanında kadın doğuma dair tüm kanser cerrahisi ameliyatlarını gerçekleştirdiklerine de dikkat çeken Dr.Kazancı, "Ekibimiz, yoğun bakım imkanlarımız ve patoloji laboratuvarlarımızla bu hizmeti üniversite hastanesi standartlarında sunuyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.