SAĞLIK
Efeler’de OED cihazları hizmete girdi 28 Nisan 2026 Salı - 17:04:45 Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, Aydın basınının unutulmaz ismi merhum Erman Çetin’in anısını yaşatan, modern tıbbın en önemli ilk yardım araçlarından biri olan OED cihazlarını hizmete sundu. Efeler Belediyesi ile Aydın Gazeteciler Cemiyeti (AGC) iş birliğiyle, kentin en işlek noktaları OED (Otomatik Eksternal Defibrilatör) cihazlarıyla donatıldı. Geçtiğimiz yıl 28 Nisan’da, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Erman Çetin, vefatının yıl dönümünde anlamlı bir törenle anıldı. Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş ve yönetiminin tam kadro katıldığı programa; Erman Çetin’in ailesi, Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ümit Özmen, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, gazeteciler, sivil toplum kuruluşlarının, siyasi partilerin temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Çetin’in adı Efeler sokaklarında insanları hayata bağlayan bir simgeye dönüştü. Uğur Mumcu Parkı’nda düzenlenen etkinlikle birlikte; Adnan Menderes Bulvarı üzerindeki Uğur Mumcu Parkı, Menderes Park, Fatih Mahallesi kapalı pazar yeri, İmamköy Mahallesi Doğa Otel, Zafer Meydanı’ndaki belediye otoparkı, Pınarbaşı Mesire Alanı, Efeler Belediyesi hizmet binası girişi ve ESKO iş hanı olmak üzere kentin 8 farklı noktasına yerleştirilen cihazlar hizmete girdi. Etkinliğin ardından katılımcılar, düzenlenen lokma hayrında bir araya geldi. Programda konuşan Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, "Aydın Gazeteciler Cemiyeti’nin fikriyle yola çıktığımız bir sosyal sorumluluk projesinin paydaşı olmaktan mutluyuz. Geçen yıl; önceki dönem Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, Aydın’ın değerli gazetecisi kıymetli kardeşim Erman Çetin’in hiç beklenmedik kaybına uyanmıştık. Aydın kıymetli bir değerini kaybetti. Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş ile görüştük. Birlikte böyle bir sosyal sorumluluk projesi yaptık. Aydın’da 8 noktaya yerleştirdik. OED cihazı ani kalp durmalarında tamamen otomatik ilk yardım yapacak bir cihaz. Aydın’da bulunan spor salonlarından da bu cihazı temin etmelerini isteyeceğiz. Bundan sonra böyle acı kayıplar yaşamak istemiyoruz. Tekrar Erman Çetin’e Allah’tan rahmet, ailesi, yakınları, sevenleri ve basın camiasına baş sağlığı diliyorum. Proje fikrinin sahibi Aydın Gazeteciler Cemiyeti’ne de teşekkür ediyorum. Umarız birlikte ortak çalışmalarımıza devam ederiz" dedi. Erman Çetin’i çocukluğundan beri tanıdığını ifade ederek konuşmasına başlayan Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş, "Erman Çetin Başkanımız benim çocukluğumdan beri tanıdığım, biz daha okula giderken ilçemizde gazetecilik yapan bir ağabeyimizdi. Zaman geçti aynı şehirde gazetecilik yaptık, aynı cemiyette basın camiamız için sorumluluk aldık. Maalesef hiç beklemediğimiz bir anda Erman ağabeyimizi kaybettik. Erman Çetin şehrimiz için önemli bir değerdi ve ismini yaşatmak için, aynı zamanda da şehrimize faydalı olabilecek bir anı bırakmak istedik. Son dönemde erken yaşta gelen kalp krizi nedeniyle çok sayıda vatandaşımızı kaybettik. Başka değerlerimizi kaybetmeyelim, Erman Çetin’in de adını yaşatalım diye bu proje ortaya çıktı. Anıl başkanımıza projemizi ilettik ve hemen kabul etti. Bugün de ilk adımı attık. Umarım tüm Aydın’da bunu yaygınlaştırırız." diye konuştu.
28 Nisan 2026 Salı - 14:55 Uzmanı uyardı: Baharda cilt hastalıkları artıyor Acıbadem Bodrum Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhsin Akbaba, bahar aylarında artan güneş ışınları, yükselen sıcaklık, polen yoğunluğu ve terleme gibi çevresel faktörlerin cilt sağlığını doğrudan etkilediğini belirterek, "Bu dönemde hem mevcut deri hastalıkları alevlenebilir hem de bazı cilt sorunları ilk kez ortaya çıkabilir" dedi. "Güneş alerjisi baharda daha sık görülüyor" Bahar aylarında cildin dış etkenlere karşı daha hassas hale geldiğini vurgulayan Akbaba, "Kış aylarında güneşten uzak kalan cilt, bahar aylarında ani şekilde güneşe maruz kaldığında savunmasız kalır. Bu nedenle baharın ilk dönemlerinde güneş alerjisi vakalarında belirgin bir artış gözlemliyoruz. Bu durum genellikle güneşe çıkıldıktan kısa süre sonra ortaya çıkar. Özellikle yüz, boyun, kol ve dekolte gibi güneşe açık bölgelerde kaşıntılı, kızarık ve kabarık döküntüler görülür" diye konuştu. "Bitki teması kalıcı lekeler bırakabilir" Açık havada geçirilen sürenin artmasıyla birlikte bitkilerle temasın da arttığını belirten Akbaba, şu uyarılarda bulundu: "Özellikle limon, incir ve bazı yabani bitkilerle temas sonrası gelişen fitodermatit sık görülür. Bu durumda ciltte önce kızarıklık ve yanma hissi oluşur ardından güneş ışığıyla etkileşime girerek kahverengi lekeler ortaya çıkabilir. Bu lekeler bazı hastalarda uzun süre kalıcı olabilir." "Terleme mantar enfeksiyonlarını tetikliyor" Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte artan terlemenin cilt üzerinde nemli bir ortam oluşturduğunu belirten Akbaba, "Bu durum mantar enfeksiyonları için uygun zemin hazırlar. Özellikle ayaklarda, kasık bölgesinde ve vücudun kıvrım alanlarında kaşıntılı, kızarık ve bazen pullanma ile seyreden lezyonlarla kendini gösterir. Kişisel hijyenin yanı sıra uygun kıyafet seçimi de mantarı önleme noktasında önemlidir. Sentetik ve hava almayan kıyafetler enfeksiyonları artırabilir" uyarısında bulundu. "Polen ve çevresel faktörler alerjiyi artırıyor" Bahar aylarında polen yoğunluğunun artmasıyla sadece solunum yollarının değil, cilt hastalıklarının da tetiklendiğini söyleyen Akbaba, "Kontakt dermatit vakalarında da bu dönemde belirgin artış görülür. Polenler, bitkiler ve bazı kozmetik ürünleri ciltte kaşıntı, kızarıklık ve hassasiyete yol açabiliyor. Ayrıca atopik dermatit (egzama) hastalarında da bu dönemde alevlenmeler görülebilir. Cilt bariyeri zaten hassas olan bireylerde çevresel alerjenler kaşıntı ve kuruluğu daha da artırır" dedi. "Ani güneş maruziyeti yanıklara neden olabiliyor" Bahar aylarında güneş daha masum gibi algılansa da UV etkisinin oldukça güçlü olduğunu söyleyen Akbaba, "Özellikle ilk güneşlenmelerde cilt korunmasız kalabiliyor. Bu durum güneş yanıklarına neden olabiliyor. Ciltte kızarıklık, hassasiyet, yanma hissi ve bazı durumlarda su toplaması gibi bulgular ortaya çıkabiliyor" diye konuştu. "Akne şikayetleri artış gösterebilir" Artan sıcaklık ve terlemeyle birlikte ciltte yağ üretiminin de arttığını belirten Akbaba, "Akneye yatkın bireylerde sivilce oluşumu artabilir. Gözeneklerin tıkanmasıyla birlikte iltihaplı lezyonlar oluşabilir. Bu dönemde uygun cilt temizliği ve bakımı önem kazanır" dedi. "Basit önlemlerle korunmak mümkün" Bahar aylarında cilt sağlığını korumak için alınacak basit önlemlerin büyük fark gösterebileceğini vurgulayan Akbaba, şunları kaydetti: "Güneşten korunmak en önemli adımdır. Yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanımının yanı sıra cilt tipine uygun nemlendiriciler düzenli olarak kullanılarak cilt bariyeri güçlendirilmeli. Ayrıca pamuklu ve hava alabilen kıyafetler tercih edilmeli, terleme sonrası cilt temizlenmeli ve bitki teması sonrası cilt yıkanmalıdır. Bahar aylarında ortaya çıkan veya artış gösteren cilt problemleri hafife alınmamalı özellikle uzun süren, şiddetlenen ya da yayılım gösteren lezyonlarda bir dermatoloji uzmanına başvurulması önemlidir."
Hekimsen Başkanı Kurban: "Hekim başına düşen hasta sayısı azalacak"
11 Eylül 2025 Perşembe - 16:48 Hekimsen Başkanı Kurban: "Hekim başına düşen hasta sayısı azalacak" Hekimsen Genel Başkanı Uzman Doktor Adil Kurban, "Hekim başına düşen hasta sayısı azalacak. Bu şekilde hekimler hastaya daha çok vakit ayırabilecek" dedi. Hekimsen Genel Başkanı Uzm. Dr. Kurban, hazırlanan yeni yasa tasarısı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Kurban, yasa tasarısının sağlık sisteminde huzuru ve adaleti tesis edeceğini belirterek, hem hekimleri hem de vatandaşları rahatlatacağını ifade etti. Aynı zamanda Adil Kurban, düzenleme ile sağlık giderlerinin azaltılacağını, tıbbi hataların da önüne geçileceğini açıkladı. "Bu kurum, dünya hekimlerini bir araya getirecek" Yasa tasarısının 2 yıllık bir süreç içerisinde, hekimler ve destek verecek kesimler tarafından hazırlandığını dile getiren Kurban, "Son birkaç bölümde çok spesifik, uzmanlaşmış insanlardan ayrıca destek aldık. Türkiye’deki sağlık sisteminde huzuru sağlayacak, adeta barışı tesis edecek, hiyerarşik olarak hakkaniyetli bir dağıtım getirecek. Maaşlarda da, mesela başımızda hiçbir zaman marjinal güçlerin işgal ettiği Sivil Toplum Kuruluşları (STK) bu şekilde olmayacak. Kısmen Tabipler Birliği, bütün ekipler tarafından temsil edilecek. Deontoloji, bizim tıp ahlakımızı ilgilendiren, zanaatımızı anlatan bir ifade, bir bilim dalıdır. Deontoloji bölümüyle tüm dünyada aslında bakarsanız bir süre sonra hekimlerin ‘Deontoloji Birliği’ kurma çabaları gerçekleşecek. Bu kurum, dünya hekimlerini bir araya getirecek. Bu da ne sağlayacak? Dünya barışına çok büyük katkısı olacak" ifadelerini kullandı. "Emekli olduklarında maaşla ne ev ne araba alabilirler" Dünya barışı üzerinde hekimlerin çok büyük etkisi olacağını aktaran Kurban, "Çalışmamızda Hekimsen Sendikası olarak devleti temsil etmiyoruz. Sosyal Güvenlik Kurumu’nu da (SGK) temsil etmiyoruz. Devletin bir kurumu da sadece değiliz. STK bağlamında da eskiden, 40-50 yıl önceye kadar insanlar emekli oldukları zaman aldıkları maaşla ev alabilirlerdi, araba alabilirlerdi ya da çocuklarını evlendirebilirlerdi. Şimdi emekli olduklarında maaşla ne ev ne araba alabilirler. En fazla ikinci el bir araba alabilirler. Bunu da bir kenara bırakın, kendi çocuklarını evlendirecek olsalar kendilerine para kalmaz. Bu şekilde bir durum söz konusu" dedi. "Sağlık çalışanlarının bir gelecek kaygısı olmasını istemiyorum" Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) tarzında bir yapılanmayı sendika bünyelerinde kurmak istediklerini anlatan Kurban, "Bu bir örnek teşkil edecek. Bu bağlamda, OYAK gibi yapılanmaya giden bir arkadaşım, 300-400 bin gibi girdiği yerden, emekli olduğunda 3-4 milyon para alarak çıkacak. Şu an sağlık çalışanlarının bir gelecek kaygısı olmasını istemiyorum, ümitsiz olmalarını istemiyorum. Ülke dışında çalışmayı hayal etmelerini de istemiyorum. Kendi ülkelerinde mutlu olabileceklerini görüyorum ve biliyorum. Bunun için bu yasa tasarısı hazırlandı" şeklinde konuştu. "Hekim başına düşen hasta sayısı azalacak" İlaç kullanımın ve sağlık giderlerinin azalacağına dikkati çeken Kurban, "Bu yasa tasarısı içerisinde öyle bölümler var ki, mesela malpraktis hekimlerin korkacak bir durumu kalmadı. Devletimiz de bu işten çok karlı çıkacak, milletimiz de karlı çıkacak ve tıbbi hatalar azalacak. Sonuçta bundan kim zarar edecek derseniz, kavga çıkmasını isteyenler, huzursuzluk çıkmasını isteyenler, bu millete fitne sokmak isteyenler. Bunlar bundan rahatsız olacak. Mesela bu yasa tasarısı sağlık giderlerini azaltacak. Belki yarı yarıya azaltacak. Neden azaltacak? Çünkü ilaç kullanımı azalacak. Türkiye ilaç üretecek. O da olayın başka bir yönü. Yine hekim başına düşen hasta sayısı azalacak. Bu şekilde hekimler hastaya daha çok vakit ayırabilecek. Gereksiz tetkik de istemeyecekler, bundan sonra daha az isteyecekler. Biz aslında gereksiz yapılacak her şeyi sağlık sistemi içerisinde temizlemeye çalışacağız" diye konuştu.,
Karabük’te V-NOTES yöntemi ile ameliyat dönemi başladı
11 Eylül 2025 Perşembe - 16:34 Karabük’te V-NOTES yöntemi ile ameliyat dönemi başladı Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nde, modern tıbbın en yeni cerrahi tekniklerinden biri olan V-NOTES (Vaginal Natural Orifice Transluminal Endoscopic Surgery) yöntemiyle ameliyatlar başarıyla uygulanmaya başlandı. Hastane yönetimi tarafından temin edilen tıbbi cihaz ve sarf malzemeleriyle, uygulanmaya başlanan yöntem kapsamında şu ana kadar rahim sarkması, yumurtalık kisti ve rahim alınması gibi şikayetlerle başvuran 50 hasta sağlığına kavuştu. Karın bölgesinde kesi yapılmadan, vajinal yoldan özel portlar ve laparoskopik aletler yardımıyla gerçekleştirilen V-NOTES yöntemi, daha az ağrı, izsiz iyileşme, düşük enfeksiyon riski ve kısa sürede taburculuk gibi avantajlar sağlıyor. Yöntem sayesinde birçok jinekolojik operasyon estetik açıdan da iz bırakmadan tamamlanabiliyor. Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Erkan Doğan, yaptığı açıklamada, uygulamanın hasta konforunu önemli ölçüde artırdığını belirtti. Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nde görev yapan uzman hekimleri ve sağlık çalışanlarını tebrik eden Doğan, "Karabük’ün sağlığı için gece gündüz fedakârca çalışan, özverili ve nitelikli hizmetleriyle her zaman fark oluşturan kadın doğum uzmanlarımızı, klinik çalışanlarımızı, ameliyathane anestezi ekibini ve cerrahi hemşirelerimizi tebrik ediyor; başarılarının devamını diliyorum" ifadelerini kullandı.
Meme estetik cerrahisinde ideal dönem sonbahar ve kış ayları
11 Eylül 2025 Perşembe - 15:47 Meme estetik cerrahisinde ideal dönem sonbahar ve kış ayları Meme estetik cerrahisinde sonbahar ve kış aylarının en ideal dönem olduğuna dikkat çeken Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr. Güllü Korkmaz Solmaz, "Bu dönemde yapılan operasyonlar, kadınlara bir sonraki yaz sezonuna kadar tam iyileşme süresi tanıyor" dedi. Meme estetiğinin, günümüzde kadınların en çok tercih ettiği estetik cerrahi işlemler arasında yer aldığı ifade edildi. Göğüslerin şekil, boyut ve simetrisinde yaşanan sorunların düzeltilmesine yönelik yapılan bu operasyonların, yalnızca estetik kaygıları gidermediği, aynı zamanda psikolojik ve fiziksel rahatlığı da beraberinde getirdiğine dikkat çekildi. Ayrıca göğüslerde görülen şekil farklılıklarının, büyüklük sorunları, sarkmalar veya asimetriler kadınların yalnızca sağlığını değil, özgüvenini de olumsuz etkileyebildiği kaydedildi. Medline Adana Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr. Güllü Korkmaz Solmaz’da, meme estetik operasyonlarının kişinin kendine olan güvenini artırdığını belirterek, yazın bitmesi ile birlikte bu işlemler için uygun zamanların da yaklaştığını söyledi. "Amaç doğal bir görünüm elde etmek" Meme estetiğine olan ilginin son yıllarda oldukça arttığına değinen Dr. Güllü Korkmaz Solmaz, "Kadınların bu ameliyatları tercih etme nedenleri farklılık gösteriyor. Kimi doğuştan gelen küçük göğüslerinden rahatsız olurken, kimi doğum ya da kilo değişiklikleri sonrası sarkma ve hacim kaybı nedeniyle başvuruyor. Bazı hastalar ise iki göğüs arasındaki belirgin boyut farkını gidermek istiyor. Buradaki ortak amaç ise doğal görünümlü ve kişinin bedenine uyumlu bir sonuç elde etmek oluyor. Meme cerrahisi dendiğinde toplumda akıllara genellikle küçültme ameliyatları geliyor. Oysa ki göğüs büyütme, toparlama ve asimetri düzeltme işlemleri sık uygulanan yöntemler olarak öne çıkıyor. Büyütme ameliyatlarında genellikle silikon implantlar veya kişinin kendi yağ dokusu kullanılıyor. Küçültme operasyonları ise özellikle boyun ve sırt ağrısından şikâyet eden kadınlar için sağlık açısından büyük fayda sağlıyor. Sarkma şikâyetiyle gelen hastalarda ise toparlama ameliyatlarıyla daha dik ve estetik bir görünüm elde ediliyor" diye konuştu. "Doktor ile hasta iletişimi önem kazanıyor" "Başarılı bir sonuç için ameliyat öncesinde doğru planlama, gerçekçi beklentiler ve hasta ile cerrah arasındaki iletişim önem kazanıyor" diyen Dr. Solmaz, "Her hastanın beklentisi farklı olduğundan doktorun belki de en önemli görevi, kişinin vücut yapısına ve ihtiyaçlarına en uygun sonucu planlamak ve bunu hastaya doğru ifade etmek oluyor. Bir diğer önemli konu ise ameliyat için doğru zamanı seçmektir. Özellikle çocuk sahibi olmayı planlayan kadınların, doğum ve emzirme süreçlerinden sonra operasyon yaptırmaları en doğru tercih olarak öne çıkıyor. Bu sayede hem elde edilen sonuçlar daha kalıcı oluyor hem de operasyon sonrası yaşanabilecek şekil değişikliklerinin önüne geçiliyor" şeklinde konuştu. "Sonbahar ve kış iyileşme için süre tanıyor" Dr. Solmaz açıklamasının devamında, "Meme estetik cerrahisi her mevsim yapılabilir ancak özellikle sonbahar ve kış ayları en ideal dönem oluyor. Bu dönemde yapılan operasyonlar, kadınlara bir sonraki yaz sezonuna kadar tam iyileşme süresi tanıyor. Serin hava, iyileşme sürecini daha konforlu kılarken; kalın kıyafetler bandaj ve özel giysilerin gizlenmesini kolaylaştırıyor. Ayrıca bu dönemde güneşe maruziyetin azalması, izlerin daha sağlıklı iyileşmesine katkı sunuyor. Meme estetiği sonrası iyileşme süreci de kişiden kişiye değişiyor. Hastalar genellikle 1-2 hafta içinde günlük yaşama dönebilir ancak tam iyileşme süresi yapılan işleme göre değişiklik gösterir. Her ameliyatta olduğu gibi enfeksiyon, yara izi, implant ile ilgili sorunlar veya his değişiklikleri gibi riskleri bulunmaktadır. Bu süreçte doktor önerilerine uymak, düzenli kontrole gitmek ve sabırlı olmak önem kazanıyor" ifadelerini kullandı.
Kireçlenmeye ameliyatsız çözüm: Kök hücre
11 Eylül 2025 Perşembe - 15:33 Kireçlenmeye ameliyatsız çözüm: Kök hücre İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Medical Point Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Kemal Kayaokay, kireçlenme ve eklem kıkırdağı hasarlarında kök hücre tedavisinin, cerrahiye alternatif etkili bir yöntem olduğunu söyledi. Kayaokay, "Vücuttan alınan kök hücreleri özel işlemlerle hazırlayıp problemli ekleme enjekte ediyoruz. Böylece doğal bir iyileşme sürecini başlatıyor ve daha etkili olmasını sağlıyoruz" dedi. Yaşam süresinin artması ve insanların hayata daha aktif katılması ile Toplumda diz ve eklem rahatsızlıklarının giderek arttığını vurgulayan Doç. Dr. Kayaokay, özellikle Kondromalazi (kıkırdakta aşınma), kireçlenme (osteoartrit), menisküs yırtıkları ve kıkırdak hasarlarında kök hücre tedavisinin başarılı sonuçlar verdiğini belirtti. Kayaokay, "Kök hücre, vücudun kendi kendini onarma potansiyelinden faydalanarak hasarlı dokunun yeniden yapılandırılmasına yardımcı oluyor. Bu yöntem, cerrahi dışı çözüm arayan hastalar için önemli bir seçenek sunuyor" dedi. Ağrıyı azaltıyor, hareket kabiliyetini artırıyor Son yıllarda yapılan Yurtiçi ve yurtdışı klinik çalışmaların, kök hücre tedavisinin ağrı kontrolünde ve hareket kabiliyetini artırmada etkili olduğunu gösterdiğini ifade eden Kayaokay, "Özellikle başlangıç ve orta düzeydeki vakalarda kıkırdak yenilenmesini destekliyor, eklemdeki iltihabı azaltıyor ve hastaların yaşam kalitesini yükseltiyor" diye konuştu. Her hastaya uygun değil Her tedavinin her hasta için uygun olmadığını vurgulayan Kayaokay, "İleri düzey kireçlenmelerde veya ciddi yapısal bozukluklarda kök hücre yeterli olmayabilir. Genç yaşta spor yapan bir hastadaki kıkırdak lezyonu ile ileri yaşlardaki hastalardaki kıkırdak lezyonlarının hastaya göre değerlendilmesi gerekir.Bu nedenle hastayı detaylı şekilde değerlendirip en doğru tedavi planını kişiye özel hazırlıyoruz" dedi. Erken tanı hayati Geçmeyen diz, kalça veya ayak bileği ağrısı olanları uyaran Kayaokay, sözlerini şöyle tamamladı: "Yürürken zorlanıyor , günlük hareketleriniz kısıtlanıyorsa ya da spor yaparken ağrılarınız artıyor ise vakit kaybetmeden bir ortopedi uzmanına başvurun. Kıkırdak hasarları menisküs lezyonları gibi birçok eklem hastalığını ilerlemeden Kök hücre tedavisiyle kontrol altına almak mümkün. Erken tanı, kalıcı hasarı önlemenin anahtarıdır."
Güven Sağlık Grubu 50. yılında ‘Güvende Doğanlar Çocuk Kulübü’nü çocuk şenliği ile tanıttı
11 Eylül 2025 Perşembe - 14:21 Güven Sağlık Grubu 50. yılında ‘Güvende Doğanlar Çocuk Kulübü’nü çocuk şenliği ile tanıttı Güven Sağlık Grubu, 50. Kuruluş yılında Güven Hastanesinde doğan çocuklar için özel olarak kurgulanan ‘Güvende Doğanlar Çocuk Kulübü’nü çocuk şenliği ile tanıttı. Güven Hastanesi Genel Müdürü Uzm. Dr. Hakkı Akman, "Çocuklar bizim ayrılmaz parçamız" dedi. Güven Sağlık Grubu, 50. kuruluş yılını yalnızca sağlık hizmetlerinde değil, toplumsal katkı projelerinde de özel adımlarla taçlandırıyor. Bu kapsamda hayata geçirilen, dünyaya Güven Hastanesi’nde "merhaba" diyen çocuklara özel olarak kurgulanan "Güvende Doğanlar Çocuk Kulübü", düzenlenen Çocuk Şenliği ile tanıtıldı. Çocuk Şenliği’nde minikler, yaş gruplarına özel atölyelerde fikir üretme yeteneklerini ortaya koyarken, güvenli oyun alanlarında doyasıya eğlendi. Zeka geliştirici oyunlar, sanat çalışmaları, spor aktiviteleri ve eğitici atölyelerle dolu program, çocuklara keyifli anlar yaşattı. Etkinlik boyunca aileler ve çocuklar birlikte vakit geçirmenin mutluluğunu yaşadı. "Çocuklar bizim ayrılmaz parçamız" Etkinliğin açılışında konuşan Güven Hastanesi Genel Müdürü Uzm. Dr. Hakkı Akman, çocukların sağlık grubunun vizyonundaki önemine dikkati çekerek, "Çocuklar Güven Sağlık Grubu’nun ayrılmaz bir parçasıdır. 50. yılımızda sadece hastalıkların tedavisine odaklanmak değil, sağlıklı büyümeyi destekleyen bütüncül bir yaklaşımı kurumsal bir yapıya dönüştürmek istedik. Güvende Doğanlar Çocuk Kulübü ile gebelikten başlayarak 18 yaşına kadar çocukların fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimlerini bilimsel temelde desteklemeyi hedefliyoruz" dedi. Uzm. Dr. Akman ayrıca, kulübün yalnızca çocuklara değil ebeveynlere de rehberlik eden bir yapıya sahip olduğunun altını çizerek, "Anne ve babaların bilinçlenmesi, çocukların sağlıklı büyümesi için en önemli adımdır. Bu nedenle kulübümüzde hem çocuklara özel atölyeler hem de ebeveynlere yönelik bilgilendirme programları yer alıyor" ifadelerini kullandı. Güvende Doğanlar Çocuk Kulübü Güvende Doğanlar Çocuk Kulübü, yalnızca Güven Hastanesi’nde doğan çocuklara özel olarak hayata geçirildi. Kulüp, gebelikten başlayarak 18 yaşına kadar uzanan dönemde çocukların sağlıklı gelişimlerini desteklemek üzere kurgulandı. 0-3, 4-5, 6-7 ve 8-10 yaş gruplarına göre yapılandırılan kulüp; her yaş grubu için ayrı atölyeler, oyun etkinlikleri, eğitim içerikleri ve aile katılımını teşvik eden programlar sunuyor. Böylece çocukların yalnızca fiziksel değil, zihinsel ve sosyal gelişimlerine de katkı sağlanması amaçlanıyor. Kulüp aynı zamanda "ilk 1000 gün" yaklaşımına da özel bir vurgu yapıyor. Gebelik dönemi ve doğum sonrası ilk iki yılın, çocuğun gelişiminde kritik bir dönem olduğuna dikkat çekilerek, bu sürece yönelik özel bilgilendirme ve destekleyici içerikler sunuluyor. Ebeveynler için hazırlanan eğitimler, seminerler ve dijital takip kolaylıkları sayesinde aileler de çocuklarının gelişim sürecine aktif olarak dahil ediliyor.
Akdeniz Belediyesinin onkobüsü hayatlara dokunuyor
11 Eylül 2025 Perşembe - 14:00 Akdeniz Belediyesinin onkobüsü hayatlara dokunuyor Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi tarafından hayata geçirilen ’onkobüs servisi’, kanser tedavisi gören vatandaşlara sağladığı ücretsiz ulaşım desteğiyle büyük takdir topluyor. 2025 yılı itibariyle toplam bin 566 hasta, belediyenin sunduğu bu hizmetten faydalandı. Belediyenin Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren onkobüs, tedavi günlerinde hastaları evlerinden alarak ilgili sağlık kuruluşlarına götürüyor. Tedavi sonrası ise hastalar aynı araçla evlerine bırakılıyor. Özellikle kemoterapi ve radyoterapi gibi yoğun tedaviler sonrası oluşan yorgunluk, bu hizmet sayesinde hafifliyor. "Hastalarımızın yalnız olmadığını hissettirmek istiyoruz" Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkanı Vekili Zeyit Şener, onkobüs hizmetinin hasta ve yakınlarının yaşamına doğrudan dokunduğunu belirterek, "Kanser tedavisi gören vatandaşlarımızın sadece hastalıkla değil, ulaşım gibi zorlu koşullarla da mücadele ettiklerini biliyoruz. Onkobüs servisi ile bu yükü bir nebze olsun hafifletmek istedik. Hastalarımızın kendilerini yalnız hissetmemesini, yanlarında olduğumuzu bilmelerini istiyoruz" dedi. Vatandaşlardan memnuniyet mesajları Bir buçuk yıldır kanser tedavisi gören Mithat Köse, "Daha önceleri hastaneye minibüsle gidip geliyordum. Evden minibüs durağına yürüyerek gitmek zorunda kalıyordum ve bu vücudumdaki enfeksiyonu artırdı. Onkobüs hizmetinden faydalanmaya başladıktan sonra çok rahatladım. Hem Akdeniz Kaymakamına hem de belediye çalışanlarına teşekkür ediyorum" diye konuştu. Eşi Sultan Köse ise "Biz çok zor durumdaydık, hızır gibi yetiştiler. Çok teşekkür ediyorum" diyerek duygularını ifade etti. Hizmetten nasıl yararlanılır? Onkobüs servisinden ücretsiz olarak yararlanmak isteyen vatandaşlar, ’0324 336 65 83’ numaralı telefonu arayarak veya 0552 768 88 88 numaralı WhatsApp hattı üzerinden randevu oluşturabiliyor.
TVHB Merkez Konseyi Üyesi Yıldız: "Tek Sağlık Yasası çıkmalıdır"
11 Eylül 2025 Perşembe - 13:11 TVHB Merkez Konseyi Üyesi Yıldız: "Tek Sağlık Yasası çıkmalıdır" Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Üyesi Önder Yıldız, hayvanlardan insanlara geçen hastalıklara karşı önlemler alınması gerektiğini vurgulayarak, "Hayvanlardan insanlara bulaşan zoonotik hastalıklarla mücadelede en etkili yol Tek Sağlık uygulamasıdır. Bu amaçla, Tek Sağlık Yasası çıkmalıdır" dedi. İnsan, hayvan ve çevre sağlığına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen 3’üncü Uluslararası 8’inci Ulusal Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Kongresi, Ankara Ticaret Odası (ATO) Meclis Salonu’nda başladı. Türk Veteriner Hekimleri Birliği’ni (TVHB) temsilen Merkez Konseyi Üyesi Önder Yıldız, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necmettin Ünal, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar ile çok sayıda veteriner hekim ve kurum temsilcisinin katıldığı kongre, 11-13 Eylül tarihlerinde ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi’nde devam edecek. "Veteriner hekimler hayvan ve insan sağlığını korumaktan sorumludur" Veteriner hekimlerin insan ve hayvan sağlığından sorumlu olduğuna değinen TVHB Merkez Konseyi Üyesi Yıldız, "Hayvanlar için antimikrobiyallerin varlığı ve kullanımı, hayvan sağlığı ve refahını sağlamak için esastır. Ancak uygunsuz antimikrobiyal kullanımları, insan ve hayvan sağlığını olumsuz yönde etkileyebilecek antimikrobiyal direncin gelişimine sebep olmaktadır. Veteriner hekimler hayvan ve insan sağlığını korumaktan sorumludur. Düne göre antimikrobiyal direnç ve gıda güvenliği daha önemli hale gelmiştir. Bilim insanları, önlem alınmadığı takdirde, gelecekte en basit mikrobiyal hastalıkların dahi tedavilerinin çok güçleşeceği konusundan endişe duymaktadır. Antimikrobiyal direnç tüm dünya ülkelerinin ortak sorunu olup, bu konuda vakit kaybetmeden, tüm ülkeler hazırlanacak projeler çerçevesinde daha ileri seviyelerde ortak çalışma yürütmek durumundadırlar. Yarın çok geç olabilir. Bu konuda Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü, Birleşmiş Milletler Gıda Örgütü ve Dünya Veteriner Hekimleri Birliği gibi uluslararası kuruluşları önemli görevler beklemektedir" diye konuştu. "Tek Sağlık Yasası çıkmalıdır" Hayvanlardan insanlara geçen hastalıklara karşı önlemler alınması gerektiğini vurgulayan Yıldız "Bir an önce, İnsan sağlığı, hayvan sağlığı ve çevre sağlığı her üçü birlikte tek sağlık konsepti olarak değerlendirilerek, disiplinler arası bir uygulama ile arzu edilen seviyede veteriner halk sağlığı pratiğine geçilmelidir. Tek sağlık konsepti hayvanlardan insanlara bulaşabilen ve küresel halk sağlığını tehdit eden bulaşıcı hastalıkların kontrolünde, antibiyotik direnci ile mücadelede ve gıda güvenliğinin sağlanmasında beşeri hekimler, veteriner hekimler ve diğer sağlık personelinin bir arada çalışmasını gerektiren kavramdır. Korunma tedaviden daha etkili ve daha ekonomik olup, hayvanlardan insanlara bulaşan zoonotik hastalıklarla mücadelede en etkili yol Tek Sağlık uygulamasıdır. Bu amaçla, Tek Sağlık Yasası çıkmalı, ülkemizde Tek Sağlık’ın icra edileceği işlevsel yapılar, dünyadaki Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri benzeri Hastalık Kontrol ve İzleme Merkezi kurulmalıdır" şeklinde konuştu.
Kuzey Kıbrıs’ta sezon öncesinde futbolcular sağlık kontrolünde
11 Eylül 2025 Perşembe - 12:22 Kuzey Kıbrıs’ta sezon öncesinde futbolcular sağlık kontrolünde Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu (KTFF) ile Yakın Doğu Üniversitesi arasında imzalanan sponsorluk protokolü kapsamında futbolcuların sağlık kontrolleri yapılmaya başlandı. KTFF ile Yakın Doğu Üniversitesi arasında imzalanan sponsorluk protokolü kapsamında futbolcuların sağlık kontrolleri Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi, Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi ve Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi’nin altyapısı ile yapılmaya başlandı. Futbolcuların bireysel performanslarını geliştirmelerine de destek olacak AKSA Süper Lig’de mücadele eden Çetinkaya TSK ve Küçük Kaymaklı futbolcuları, Lefkoşa’da Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde sağlık kontrollerini tamamlarken Dumlupınar SK ve Gençler Birliği, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi’nde sağlık kontrolünden geçti. Lapta, Alsancak Yeşilova ve Esentepe futbolcuları ise Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi’nde sağlık kontrollerini tamamladı. Modern sağlık altyapısı ve uzman hekim kadrosu ile gerçekleştirilen sağlık taramaları, futbolcuların bireysel performanslarını geliştirmelerine de destek olacak. AKSA Süperlig ve AKSA 1. Lig’de müsabakaların başlaması ile 2025-2026 futbol sezonunu boyunca futbolcu ve hakemlerin sağlık kontrolleri, meydana gelebilecek sakatlıkların tedavisi, fizyoterapi ve rehabilitasyon hizmetleri de sağlanmaya devam edecek. KTFF Başkanı Hasan Sertoğlu: "İki güçlü kurumun iş birliği ile kusursuz bir sağlık süreci geçirileceğine olan inancım tamdır" KTFF Başkanı Hasan Sertoğlu başlayan sağlık kontrolleri ile ilgili açıklamalarda bulunarak, futbolcuların ciddi bir taramadan geçirildiğini ve kapsamlı bir teste tabi tutulduğunu ifade etti. Sertoğlu, uzun yıllardır peşinde oldukları bir sağlık anlaşmasına Yakın Doğu Üniversitesi ile vardıklarını ve iki güçlü kurumun işbirliği ile kusursuz bir sağlık süreci geçirileceğine olan inancının tam olduğunu ifade etti. Kulüplerin de varılan anlaşmadan memnuniyet duyduğunun altını çizen Sertoğlu, "Kulüplerimizin sağlık kontrolleri önceki gün itibariyle başladı. Bu bağlamda onlardan da iyi geri dönüşler alıyoruz. Günde 3 kulübümüz Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi, Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi ve Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi’nde ciddi bir sağlık taramasından geçiyor" diye konuştu. Prof. Dr. İrfan Suat Günsel: "Sporun her alanında ülkemize değer katmaya devam edeceğiz" Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu ile imzaladıkları sponsorluk anlaşması kapsamında futbolcuların Yakın Doğu Oluşumu’nun Lefkoşa, Girne ve Yeniboğaziçi’nde sağlık kontrollerinden geçmeye başlaması ile ilgili açıklama yaptı. Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, "Hayata geçirdiğimiz sponsorluk protokolünü, sporun geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olarak görüyoruz. Sağlık, eğitim ve sporun kesişim noktasında konumlanan bu iş birliği; futbolcularımızın sağlıklı bir şekilde sahada yer almalarına, kulüplerimizin sürdürülebilirliğine ve gençlerimizin akademik gelişimlerine güçlü bir katkı sunacaktır" ifadelerini kullandı. Salih Işık: "Atılan bu adım; futbolun tüm paydaşlarına büyük faydalar sağlayacaktır" Çetinkaya Türk Spor Kulübü Koordinatörü Salih Işık ise imzalanan sponsorluk protokolünün ülke futbolu için çok önemli bir adım olduğunu belirtti. Işık, "Futbolun en temel ihtiyaçlarından biri olan sağlık alanında atılan bu adım; futbolun tüm paydaşlarına büyük faydalar sağlayacaktır" dedi. Anlaşmanın kulüpler için maddi açıdan da önemli bir destek niteliği taşıdığının altını çizen Salih Işık, "Günümüz şartlarında finansal sürdürülebilirlik, sporun gelişimi için en az sağlık kadar önemlidir. Dolayısıyla bu protokol, sportif ve ekonomik anlamda Türk futboluna değer katacaktır" ifadelerini kullandı.