SAĞLIK
Efeler’de OED cihazları hizmete girdi 28 Nisan 2026 Salı - 17:04:45 Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, Aydın basınının unutulmaz ismi merhum Erman Çetin’in anısını yaşatan, modern tıbbın en önemli ilk yardım araçlarından biri olan OED cihazlarını hizmete sundu. Efeler Belediyesi ile Aydın Gazeteciler Cemiyeti (AGC) iş birliğiyle, kentin en işlek noktaları OED (Otomatik Eksternal Defibrilatör) cihazlarıyla donatıldı. Geçtiğimiz yıl 28 Nisan’da, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Erman Çetin, vefatının yıl dönümünde anlamlı bir törenle anıldı. Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş ve yönetiminin tam kadro katıldığı programa; Erman Çetin’in ailesi, Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ümit Özmen, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, gazeteciler, sivil toplum kuruluşlarının, siyasi partilerin temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Çetin’in adı Efeler sokaklarında insanları hayata bağlayan bir simgeye dönüştü. Uğur Mumcu Parkı’nda düzenlenen etkinlikle birlikte; Adnan Menderes Bulvarı üzerindeki Uğur Mumcu Parkı, Menderes Park, Fatih Mahallesi kapalı pazar yeri, İmamköy Mahallesi Doğa Otel, Zafer Meydanı’ndaki belediye otoparkı, Pınarbaşı Mesire Alanı, Efeler Belediyesi hizmet binası girişi ve ESKO iş hanı olmak üzere kentin 8 farklı noktasına yerleştirilen cihazlar hizmete girdi. Etkinliğin ardından katılımcılar, düzenlenen lokma hayrında bir araya geldi. Programda konuşan Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, "Aydın Gazeteciler Cemiyeti’nin fikriyle yola çıktığımız bir sosyal sorumluluk projesinin paydaşı olmaktan mutluyuz. Geçen yıl; önceki dönem Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, Aydın’ın değerli gazetecisi kıymetli kardeşim Erman Çetin’in hiç beklenmedik kaybına uyanmıştık. Aydın kıymetli bir değerini kaybetti. Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş ile görüştük. Birlikte böyle bir sosyal sorumluluk projesi yaptık. Aydın’da 8 noktaya yerleştirdik. OED cihazı ani kalp durmalarında tamamen otomatik ilk yardım yapacak bir cihaz. Aydın’da bulunan spor salonlarından da bu cihazı temin etmelerini isteyeceğiz. Bundan sonra böyle acı kayıplar yaşamak istemiyoruz. Tekrar Erman Çetin’e Allah’tan rahmet, ailesi, yakınları, sevenleri ve basın camiasına baş sağlığı diliyorum. Proje fikrinin sahibi Aydın Gazeteciler Cemiyeti’ne de teşekkür ediyorum. Umarız birlikte ortak çalışmalarımıza devam ederiz" dedi. Erman Çetin’i çocukluğundan beri tanıdığını ifade ederek konuşmasına başlayan Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş, "Erman Çetin Başkanımız benim çocukluğumdan beri tanıdığım, biz daha okula giderken ilçemizde gazetecilik yapan bir ağabeyimizdi. Zaman geçti aynı şehirde gazetecilik yaptık, aynı cemiyette basın camiamız için sorumluluk aldık. Maalesef hiç beklemediğimiz bir anda Erman ağabeyimizi kaybettik. Erman Çetin şehrimiz için önemli bir değerdi ve ismini yaşatmak için, aynı zamanda da şehrimize faydalı olabilecek bir anı bırakmak istedik. Son dönemde erken yaşta gelen kalp krizi nedeniyle çok sayıda vatandaşımızı kaybettik. Başka değerlerimizi kaybetmeyelim, Erman Çetin’in de adını yaşatalım diye bu proje ortaya çıktı. Anıl başkanımıza projemizi ilettik ve hemen kabul etti. Bugün de ilk adımı attık. Umarım tüm Aydın’da bunu yaygınlaştırırız." diye konuştu.
28 Nisan 2026 Salı - 14:55 Uzmanı uyardı: Baharda cilt hastalıkları artıyor Acıbadem Bodrum Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhsin Akbaba, bahar aylarında artan güneş ışınları, yükselen sıcaklık, polen yoğunluğu ve terleme gibi çevresel faktörlerin cilt sağlığını doğrudan etkilediğini belirterek, "Bu dönemde hem mevcut deri hastalıkları alevlenebilir hem de bazı cilt sorunları ilk kez ortaya çıkabilir" dedi. "Güneş alerjisi baharda daha sık görülüyor" Bahar aylarında cildin dış etkenlere karşı daha hassas hale geldiğini vurgulayan Akbaba, "Kış aylarında güneşten uzak kalan cilt, bahar aylarında ani şekilde güneşe maruz kaldığında savunmasız kalır. Bu nedenle baharın ilk dönemlerinde güneş alerjisi vakalarında belirgin bir artış gözlemliyoruz. Bu durum genellikle güneşe çıkıldıktan kısa süre sonra ortaya çıkar. Özellikle yüz, boyun, kol ve dekolte gibi güneşe açık bölgelerde kaşıntılı, kızarık ve kabarık döküntüler görülür" diye konuştu. "Bitki teması kalıcı lekeler bırakabilir" Açık havada geçirilen sürenin artmasıyla birlikte bitkilerle temasın da arttığını belirten Akbaba, şu uyarılarda bulundu: "Özellikle limon, incir ve bazı yabani bitkilerle temas sonrası gelişen fitodermatit sık görülür. Bu durumda ciltte önce kızarıklık ve yanma hissi oluşur ardından güneş ışığıyla etkileşime girerek kahverengi lekeler ortaya çıkabilir. Bu lekeler bazı hastalarda uzun süre kalıcı olabilir." "Terleme mantar enfeksiyonlarını tetikliyor" Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte artan terlemenin cilt üzerinde nemli bir ortam oluşturduğunu belirten Akbaba, "Bu durum mantar enfeksiyonları için uygun zemin hazırlar. Özellikle ayaklarda, kasık bölgesinde ve vücudun kıvrım alanlarında kaşıntılı, kızarık ve bazen pullanma ile seyreden lezyonlarla kendini gösterir. Kişisel hijyenin yanı sıra uygun kıyafet seçimi de mantarı önleme noktasında önemlidir. Sentetik ve hava almayan kıyafetler enfeksiyonları artırabilir" uyarısında bulundu. "Polen ve çevresel faktörler alerjiyi artırıyor" Bahar aylarında polen yoğunluğunun artmasıyla sadece solunum yollarının değil, cilt hastalıklarının da tetiklendiğini söyleyen Akbaba, "Kontakt dermatit vakalarında da bu dönemde belirgin artış görülür. Polenler, bitkiler ve bazı kozmetik ürünleri ciltte kaşıntı, kızarıklık ve hassasiyete yol açabiliyor. Ayrıca atopik dermatit (egzama) hastalarında da bu dönemde alevlenmeler görülebilir. Cilt bariyeri zaten hassas olan bireylerde çevresel alerjenler kaşıntı ve kuruluğu daha da artırır" dedi. "Ani güneş maruziyeti yanıklara neden olabiliyor" Bahar aylarında güneş daha masum gibi algılansa da UV etkisinin oldukça güçlü olduğunu söyleyen Akbaba, "Özellikle ilk güneşlenmelerde cilt korunmasız kalabiliyor. Bu durum güneş yanıklarına neden olabiliyor. Ciltte kızarıklık, hassasiyet, yanma hissi ve bazı durumlarda su toplaması gibi bulgular ortaya çıkabiliyor" diye konuştu. "Akne şikayetleri artış gösterebilir" Artan sıcaklık ve terlemeyle birlikte ciltte yağ üretiminin de arttığını belirten Akbaba, "Akneye yatkın bireylerde sivilce oluşumu artabilir. Gözeneklerin tıkanmasıyla birlikte iltihaplı lezyonlar oluşabilir. Bu dönemde uygun cilt temizliği ve bakımı önem kazanır" dedi. "Basit önlemlerle korunmak mümkün" Bahar aylarında cilt sağlığını korumak için alınacak basit önlemlerin büyük fark gösterebileceğini vurgulayan Akbaba, şunları kaydetti: "Güneşten korunmak en önemli adımdır. Yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanımının yanı sıra cilt tipine uygun nemlendiriciler düzenli olarak kullanılarak cilt bariyeri güçlendirilmeli. Ayrıca pamuklu ve hava alabilen kıyafetler tercih edilmeli, terleme sonrası cilt temizlenmeli ve bitki teması sonrası cilt yıkanmalıdır. Bahar aylarında ortaya çıkan veya artış gösteren cilt problemleri hafife alınmamalı özellikle uzun süren, şiddetlenen ya da yayılım gösteren lezyonlarda bir dermatoloji uzmanına başvurulması önemlidir."
Bebek emzirme odasını eleştiren anneye başhekimden teşekkür
12 Eylül 2025 Cuma - 17:54 Bebek emzirme odasını eleştiren anneye başhekimden teşekkür Amasya’da semt polikliniğinde bebek emzirme odasının şartlarını yetersiz bulup eleştirilerini sosyal medyada paylaşan anneye, polikliniğin bağlı olduğu hastanenin yeni başhekiminden teşekkür geldi. Başhekim Doç. Dr. Hicabi Sezgin, "Yapıcı eleştiriler bizim için çok değerli. Gereken tadilat yapılarak annelerimize yakışır ortam sağlayacağız. 10 gün sonra farkı göreceksiniz" dedi. Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağlı Şehit Kadir Çakı Semt Polikliniğine tedavi için götürdüğü bebeğiyle girdiği emzirme odasının şartlarını yetersiz bulan bir anne cep telefonu kamerasıyla çektiği görüntüleri sosyal medyada paylaştırdı. Vatandaşların da yorumlarıyla eleştiriler yaptığı paylaşıma hastanenin başhekiminden açıklama geldi. Bir ay önce başhekimlik görevini devralan Doç. Dr. Hicabi Sezgin, Şeyhcui Mahallesi’ndeki semt polikliniğine giderek 3 gün önce başlanan yenileme çalışmasını takip etti. Bebek emzirme odasının da yenileme planında yer aldığını vurgulayan Başhekim Sezgin, "Vatandaşımıza teşekkür ediyorum. Yapıcı eleştiriler çok değerli. Bizim burayla ilgili halihazırda yürütülmekte olan bir projemiz vardı. Burada çok hızlı şekilde gereken tadilatlar yapılarak annelerimize yakışır bir ortamı sağlayacağız. Zemin de yenilenecek. Ferah bir şekilde çocuklarıyla ilgilenmelerini sağlayacağız. 10 gün sonra farkı göreceksiniz" diye konuştu. Görüntüleri çeken anneyi hastaneye davet eden Sezgin, "Buyursun gelsin, misafirimiz olsun. Belki başka önerileri olacaktır. Onları değerlendirelim. Burası yenilendikten sonra burayı tekrar birlikte de gezebiliriz. En azından değişimi kendisi görmüş olur" şeklinde konuştu.
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Polikliniği yeni binasının temeli atıldı
12 Eylül 2025 Cuma - 17:32 Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Polikliniği yeni binasının temeli atıldı Akdeniz Üniversitesi Nöroloji Polikliniği’nin yeni hizmet binasının temeli atıldı. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi K Blok yanına 2 bin 111 metrekare alana yapılacak yeni Nöroloji Polikliniği nöroloji hastalarına uygun şekilde 1 katlı, 8 poliklinik odası ile öğretim üyesi odaları, EEG, EMG üniteleri, müdahale odaları, dersliklerden oluşacak. Yeni bina tamamlandığında hem hastalara hem de sağlık çalışanlarına daha ferah ve modern bir ortamda hizmet verecek. Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde ağustos ayında 900 yataklı yeni hastane binasının temelinin atılmasının ardından Nöroloji Polikliniğinin yeni binası için de inşaat çalışmaları başladı. Akdeniz Üniversitesi’nde yine bir temel atma töreninde daha bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu belirten Antalya Valisi Hulusi Şahin, "Üç haftada bir, ayda bir Akdeniz Üniversitesi’nde olumlu, güzel, geleceğe yönelik mutlaka bir adım atılıyor. Bu bir temel atma oluyor. Ya bir yeni bilimsel bir çalışma, ya bir proje oluyor. Ama Akdeniz Üniversitesi Antalya’nın göz bebeği, medarı iftiharı olmaya devam ediyor. Bunda emeği geçen başta kıymetli rektör hocamız Prof. Dr. Özlenen Özkan hocamıza ve hepimizin medarı iftiharı çok kıymetli Prof. Dr. Ömer Özkan hocamıza, rektör yardımcılarımıza, dekanlarımıza, hocalarımıza ve bu büyük Akdeniz Üniversitesi ailesinin tüm mensuplarına teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Vali Şahin, "Tedavisi uzun süren zor ve zahmetli olan hastalıklar için uzun süreli bir rehabilitasyon ve bakım süreci gerektiriyor. Bunun için de gerçekten farklı müstakil bir binaya ihtiyaç olduğu anlaşılıyor. Bu sebeple Rektör Hocamızın liderliğinde Mimarlık Fakültemizin katkıları, kıymetli Aktaş ailesinin de destekleriyle böyle güzel bir tesis inşallah hayata geçirilecek. Ömer Hoca’nın titizliği sayesinde üç ay içerisinde inşallah bitecek. Hep birlikte kırmızı kurdeleyi İrfan Bey ve çok kıymetli eşleriyle beraber kesmek nasip olur diyorum. Hayırlara vesile olmasını diliyorum" diye konuştu. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ise, Akdeniz Üniversitesi’nin sağlık alanındaki yatırımlarına hız kesmeden devam ettiğini belirterek birkaç hafta önce 900 yataklı yeni hastane binasının, bugün de nöroloji polikliniğinin yeni binasının temelini attıklarını söyledi. "Nöroloji hastalarına özel MR ve tomografi cihazları" Yeni polikliniğin özellikle hareket kısıtlılığı bulunan nöroloji hastaları için konforlu bir tedavi ortamı sunacağını vurgulayan Rektör Özkan, "Yıl başında Nöroloji Servisini K Bloğa taşıyarak yatak sayısını 2 katına çıkarmıştık. Hastalarımız yeni yerlerinden çok memnunlar. Nöroloji bölümünde yatılı ve hareketi kısıtlı hasta sayısı fazla. Bu açıdan burada yatan hastaları tomografi ve MR için başka bloklara götürmek konforsuz olduğu için biz bu binaya MR ve tomografi cihazlarını kazandırdık. Nörolojinin kendine ait MR ve tomografisi var. Bizim yönetimimizden önce Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nin kendine ait tomografi ve MR’ı yokmuş. Başkasının MR ve tomografi cihazları ile hizmet satın alıyormuşuz. Bu kanayan yarayı da böylece tedavi ettik. Şu anda birçok MR ve tomografi cihazımız var. Randevular da olabildiğince kısa sürede veriliyor. Bu yeni yapılacak Nöroloji Polikliniği ile hocalarımız rahat rahat çalışacak, hastalarımız ve çalışanlarımız ferah, nitelikli bir ortamda hizmet alacaklar" şeklinde konuştu. "Estetik ve modern altyapı ile uzun ömürlü yatırım" Prof. Dr. Özkan, yeni polikliniğin modern altyapısıyla dikkat çekeceğini ifade ederek, "EEG ve EMG üniteleri, toplantı salonları ve estetik tasarımıyla nöroloji kendi alanında güçlü bir merkez olacak. Bu bina planlanırken güzel, estetik bir yapı olmasını da çok arzu ettim. Burada ilk defa bir hastane projesine Mimarlık Fakültemizin çok ciddi katkıları oldu. Bir diğer nokta, bu binanın çok uzun yıllar hizmet vermesi. 900 yataklı hastanemiz temelini görünce çok mutlu oldum. Altı kaya. Dünyada birçok ülkede yapılar çok uzun ömürlü. Bu binamızın da yüzyıllarca dimdik ayakta kalacağına, en güzel hizmetleri vereceğine inanıyorum. Binamızın dayanıklılığında katkı veren Mühendislik Fakültesi hocalarımıza da çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Hayırsevere teşekkür Konuşmasının sonunda Rektör Özkan, yeni binanın yapımına katkıda bulunan bağışçı İrfan Aktaş’a teşekkür ederek, "Yaptığınız bu hayırla birçok insan şifa bulacak, öğrencilerimiz kaliteli eğitim alacak. İsminiz daima güzel anılacak. Tekrar teşekkür ediyorum. Antalya’ma, üniversiteme, öğretim üyelerimize, öğrencilerimize tekrar hayırlı, uğurlu olsun" dedi. Konuşmaların ardından İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Sözen tarafından yapılan dua sonrası Vali Şahin, Rektör Özkan, hayırsever İrfan Aktaş temel atma butonuna basarak hayırlı olmasını diledi. Törene, Vali Hulusi Şahin ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın yanı sıra Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci, Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şükrü Özen, Prof. Dr. Cengiz Toker, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, Genel Sekreter Dr. Ali Evren İmre, fakülte dekanları, başhekim yardımcıları, hastane yöneticileri ve çalışanlar katıldı.
Balıkesir’de Multidisipliner Sepsis sempozyumu yapılacak
12 Eylül 2025 Cuma - 15:52 Balıkesir’de Multidisipliner Sepsis sempozyumu yapılacak Dünya genelinde her yıl 13 Eylül’de kutlanan Dünya Sepsis Günü, sepsisle mücadelede küresel farkındalığı arttırıyor. Balıkesir Tıp Fakültesi Yoğun Bakım Bilim Dalı öncülüğünde, Üniversite Uygulama ve Araştırma Hastanesi ev sahipliğinde, Prof. Dr. Tülin Akarsu Ayazoğlu başkanlığında düzenlenen Multidisipliner Sepsis Sempozyumu, bölgesel ve ulusal düzeyde önemli bir bilimsel etkinlik olarak hayata geçiriliyor. Bu yılın teması olan "5 Gerçek 5 Eylem", sepsisle ilgili beş temel gerçeği ve milyonlarca hayatı kurtarabilecek beş kritik eylemi öne çıkarıyor. Sepsis, halen dünya genelinde her 5 ölümden 1’inin sorumlusu olmaya devam ediyor. Her yıl yaklaşık 48,9 milyon kişi sepsis nedeniyle hastalanıyor ve 13,7 milyon kişi hayatını kaybediyor. En çok etkilenenler ise çocuklar, gebeler, yaşlılar ve bağışıklık sistemi baskılanmış bireyler. Sempozyumda; yoğun bakım, enfeksiyon hastalıkları, dahiliye, acil tıp, çocuk sağlığı sağlık bilimleri hemşirelik bölümü gibi farklı branşlardan uzmanlar bir araya gelerek sepsisin tanısı, tedavisi, önlenmesi ve sağlık politikaları üzerindeki etkilerini tartışacak. Ayrıca 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda sepsisle mücadelede atılması gereken adımlar da ele alınacak. Neden bu sempozyum önemli? Sepsis, sadece tıbbi değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal bir krizdir. Sepsis, sağlık bütçelerinin yüzde 2,65’ini tüketmekte ve hasta başına ortalama 1 milyon 757 bin 533,04 Türk Lirası hastane maliyeti oluşturmaktadır. Sepsisin antimikrobiyal dirençle olan yakın ilişkisi, mücadelede bütüncül yaklaşımları zorunlu kılmaktadır. İklim değişikliği, pandemiler ve insani krizler gibi küresel tehditler, sepsis riskini her geçen gün artırmaktadır. Birlikte sepsisi durdurabiliriz Prof. Dr. Tülin Akarsu Ayazoğlu başkanlığında düzenlenen bu sempozyum, sadece akademik bilgi paylaşımı değil, aynı zamanda sepsise karşı ulusal bir farkındalık ve harekete geçiş çağrısıdır. Tüm sağlık profesyonellerini, ve toplum temsilcilerini bu sürecin parçası olmaya davet ediyoruz.
Sağlıklı bir gelecek için şeker tüketimi kontrol altında olmalı
12 Eylül 2025 Cuma - 14:49 Sağlıklı bir gelecek için şeker tüketimi kontrol altında olmalı Aşırı şeker tüketimi, sağlığı olumsuz etkiliyor. Sağlıklı bir gelecek için şeker tüketiminin kontrol altına alınması gerekiyor. Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Diyetisyeni Betül Karaöz, Dünya Şeker Tüketimine Dikkat Haftası sebebiyle aşırı şeker tüketiminin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Obezite, diyabet, kalp damar hastalıkları ve diş sağlığı sorunları gibi insan sağlığını olumsuz etkileyen durumların birçoğunun fazla şeker tüketiminden kaynaklandığını belirten Karaöz, "Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), günlük alınan kalorinin en fazla yüzde 10’unun serbest şekerlerden gelmesini, ideal olarak ise yüzde 5’in altında tutulmasını tavsiye etmektedir. 2 yaşından küçük çocuklarda ise ilave şeker içeren besinlerin tüketimi önerilmemektedir. Araştırmalar, günlük tüketilen şeker miktarının önerilen miktarın neredeyse 2 katına çıktığını göstermektedir. Bu durum toplum sağlığı için ciddi bir risk oluşturmaktadır" dedi. Karaöz, sağlıklı yaşam için ş tavsiyelerde bulundu: "Renkli, doğal meyve tabakları ile tatlı ihtiyacını karşılamak. Gazlı içecekler yerine su, ayran veya taze sıkılmış meyve suları tercih etmek. Paketli gıdaların etiketlerini okumak ve şeker içeriği daha düşük olanları tercih etmek. Düzenli egzersiz ile kan şekerlerini dengede tutmak. Atıştırmalık olarak kuruyemiş, yoğurt veya kuru meyveler ile yapılmış sağlıklı tatlılar tüketmek". Karaöz, şeker tüketimindeki tercihlerin sağlığımız için büyük farklar oluşturduğunu kaydetti.
Çocuklarda okul kaygısıyla ilgili dikkat edilmesi gerekenler
12 Eylül 2025 Cuma - 14:48 Çocuklarda okul kaygısıyla ilgili dikkat edilmesi gerekenler Okulların açılmasıyla birlikte çocuklarda görülen okul kaygısı hakkında bilgi veren Klinik Psikolog Gonca Malkoç Arı, hem çocuklar hem de ebeveynler için bu sürecin heyecan verici ama aynı zamanda kaygı barındıran bir dönem olduğuna dikkat çekti. Özel Ümit Hastaneleri Klinik Psikolog Gonca Malkoç Arı, konuyla ilgili olarak, "Kimi çocuklar okul deneyimini ilk kez yaşayacakken, kimileri ise yeni bir seneye başlamanın getirdiği değişimlerle karşı karşıya kalır. Bu geçiş sürecinde zaman zaman kaygı ve korku gibi duygular yaşamak son derece doğaldır. Önemli olan çocuğun okula başlaması için zihinsel, bedensel ve psikolojik olarak hazır olmasıdır" dedi. "Performans kaygısına yol açabilir" Özellikle okula yeni başlayan çocuklarda farklı duyguların gözlemlenebileceğini belirten Psikolog Arı, "Çocuğun yeni bir ortama alışması, aile bireylerinden ayrılması ya da akademik olarak kendini hazır hissetmemesi performans kaygısına yol açabilir. Ayrıca okul kavramını öğrenmek, kurallara uyum sağlamak, yeni öğretmenlerle tanışmak ve birçok akranıyla aynı sınıfı paylaşmak gibi değişiklikler çocukları duygusal yönden etkileyebilir" şeklinde konuştu. "Çocukları yargılamadan dinlemeliyiz" Ebeveynlerin bu süreçte nasıl davranması gerektiğine de değinen Arı, şöyle devam etti: "Aileler bu süreçte çocuklarıyla açık iletişim kurmalı, uyku ve beslenme rutinlerini düzenlemeli ve buna sadık kalmalı, olumlu tutum sergilemeli ve çocuklarını yargılamadan dinlemelidir. Eğer çocuğunuzda kaygı, korku ya da adaptasyon süreciyle ilgili güçlükler gözlemliyorsanız mutlaka bir uzmandan destek almanızı öneririm."
Ağır ruhsal hastalıklar ve şizofreni hastalarının damgalanmasıyla mücadele ediliyor
12 Eylül 2025 Cuma - 13:35 Ağır ruhsal hastalıklar ve şizofreni hastalarının damgalanmasıyla mücadele ediliyor DENİZLİ (İHA) – Denizli’de ceza infaz kurumları ve tutuk evleri personellerine, ağır ruhsal hastalıklar ve şizofreni hastaların damgalanmasıyla mücadele hakkında eğitim verildi. Adalet Bakanlığı Hasan Erbil Eğitim Merkezi Müdürlüğünde Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü Ceza İnfaz Kurumları ve Tutuk Evleri personellerine yönelik, Toplum ve Ruh Sağlığı Merkezi Sorumlu Hekimi ve Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Nur İnci Kenar tarafından ağır ruhsal hastalıklar ve şizofreni hastaların damgalanması ile mücadele hakkında eğitim düzenlendi. Toplum Ruh Sağılığı Merkezleri tarafından damgalamanın azaltılmasına yönelik çalışmalar yapıldığını belirten Doç. Dr. Ayşe Nur İnci Kenar, eğitimde şu bilgileri paylaştı: "Ağır ruhsal hastalıklarda, özellikle şizofrenide hastaların, toplum ve basın tarafından damgalanması ile mücadele kapsamında eğitim faaliyetlerine devam edilmektedir. Damgalama (Stigma), bireyde utanç verici bir özellik olduğu anlamına gelen işarettir. Ruhsal hastalıklarda damgalanma fiziksel hastalıklardan farklıdır. Ruhsal bozukluklar kişinin düşünme, duygularını ifade etme ve sosyal ortamda ipuçlarını anlama gibi önemli insani özelliklerini değiştirir. ‘Şizofreni hastaları saldırgandır, şizofreninin tedavisi yoktur, şizofreni hastaları toplumdan uzaklaştırılmalıdır’ gibi ağır ruhsal hastalıklarla ilgili ön yargılar, damgalamaya katkıda bulunmaktadır" Verilen eğitimlerin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Kenar, "Topluma hastalığı tanıtmak, ailenin eğitimi ve desteklenmesi, medyanın olumlu değişiminin sağlanması, psikiyatrik rehabilitasyon alanlarında eğitim ve çalışmalar yürütülmektedir. Şizofreni hastalarından korkmayın, onlara destek olun ve hoşgörülü yaklaşın. Şizofreni hakkında bilgi edinin, hastalıkla ilgili olumsuz önyargılarınızı değiştirin. Çalışabilme ve üretebilme şansı tanıyın çünkü sizin çocuğunuz da bir gün şizofreni olabilir" dedi. Eğitim Merkezi Başkanı Cumhuriyet Savcısı Erhan Kilik, bilgilendirmenin sonunda Doç. Dr. Ayşe Nur İnci Kenar’a çiçek takdim ederek teşekkürlerini sundu.
Hayırsever desteğiyle Niğde’ye yeni aile sağlığı merkezi
12 Eylül 2025 Cuma - 12:43 Hayırsever desteğiyle Niğde’ye yeni aile sağlığı merkezi Niğde’de hayırsever Ramazan Gürbüz tarafından yaptırılacak modern Aile Sağlığı Merkezi için protokol imzalandı. Niğde Valiliği’nde düzenlenen imza törenine Vali Dr. Cahit Çelik’in yanı sıra Belediye Başkanı Emrah Özdemir, İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Doğan Bahadır İnan ve bağışçı Ramazan Gürbüz katıldı. İmzalanan protokol kapsamında, Merkez Aşağıkayabaşı Mahallesi’nde belediyeye ait taşınmaz üzerine Emine-Mahmut Gürbüz Aile Sağlığı Merkezi inşa edilecek. Vali Cahit Çelik, yaptığı konuşmada hayırsever katkılarının Niğde’nin sağlık yatırımlarına güç kattığını belirterek, "Devletin yaptığı yatırımların yanı sıra, Ramazan amca gibi hayırsever vatandaşlarımızın kamu hizmetlerine destek vermesi bizler için çok kıymetli. Kendisine bu anlamlı katkısından ötürü teşekkür ediyorum. Belediye Başkanımıza da tahsis sürecindeki desteği için ayrıca teşekkür ediyorum. İnşallah Ramazan amcamızın anne ve babasının ismini taşıyan bu merkez, uzun yıllar vatandaşlarımıza hizmet edecek" dedi. Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise hayırseverliğin toplumda örnek teşkil ettiğini vurgulayarak, "Ramazan amca, ilimize sağlık alanında çok güzel bir eser kazandıracak. Bizler de belediye olarak her türlü desteği verdik. Bu tür katkılar, diğer hayırseverlerimize de örnek olacak. İnşallah burada şifa bulacak çok hastamız olacak. Bu anlamlı hayrın kabul olmasını diliyorum. Başta sayın Valimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Hayırsever Ramazan Gürbüz ise Niğde’de yaşamasa bile memleketine olan sevgisini dile getirerek merkeze anne ve babasının isminin verilecek olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yapılan konuşmaların ardından hazırlanan protokol imzalandı. Tamamlanmasının ardından mülkiyeti Milli Emlak’a devredilecek olan merkez Sağlık Bakanlığı’na tahsis edilerek hizmet sunacak.