Son Dakika
|
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı
Bursa’da tekmeli sopalı kavga
Endonezya'da tren kazası: 14 ölü, 84 yaralı
Yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 81 şüpheli adliyeye sevk edildi
Sahte vekâletle 770 milyon liralık vurguna suçüstü
Almanya: "BM'nin yenilenmesi gerekmektedir"
Arnavutköy sahilinde erkek cesedi bulundu
Ayasofya’da dev restorasyonda kritik aşama: Kubbe kapatılıyor
Kene kabusu geri döndü, 21 yaşındaki genç hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Ederson, PFDK’ya sevk edildi
Trump’tan Merz’e: "Ne hakkında konuştuğunu bilmiyor"
Bulgaristan İçişleri Bakanı Emil Dachev Selimiye Camii’ne hayran kaldı
ABD’den İran’ın "gölge bankacılık" sistemine yaptırım
Dışişleri Bakanı Fidan, Hırvat mevkidaşı Grlic-Radman ile bir araya geldi
Bakan Çiftçi: "Madenci eyleminin sağduyu ve ve nezaket içinde sona ermesi anlamlı bir tablo ortaya koymuştur"
Okul saldırısında hayatını kaybeden Belinay’ın babası konuştu
SAĞLIK
Efeler’de OED cihazları hizmete girdi
28 Nisan 2026 Salı - 17:04:45
Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, Aydın basınının unutulmaz ismi merhum Erman Çetin’in anısını yaşatan, modern tıbbın en önemli ilk yardım araçlarından biri olan OED cihazlarını hizmete sundu. Efeler Belediyesi ile Aydın Gazeteciler Cemiyeti (AGC) iş birliğiyle, kentin en işlek noktaları OED (Otomatik Eksternal Defibrilatör) cihazlarıyla donatıldı. Geçtiğimiz yıl 28 Nisan’da, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Erman Çetin, vefatının yıl dönümünde anlamlı bir törenle anıldı. Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş ve yönetiminin tam kadro katıldığı programa; Erman Çetin’in ailesi, Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ümit Özmen, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, gazeteciler, sivil toplum kuruluşlarının, siyasi partilerin temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Çetin’in adı Efeler sokaklarında insanları hayata bağlayan bir simgeye dönüştü. Uğur Mumcu Parkı’nda düzenlenen etkinlikle birlikte; Adnan Menderes Bulvarı üzerindeki Uğur Mumcu Parkı, Menderes Park, Fatih Mahallesi kapalı pazar yeri, İmamköy Mahallesi Doğa Otel, Zafer Meydanı’ndaki belediye otoparkı, Pınarbaşı Mesire Alanı, Efeler Belediyesi hizmet binası girişi ve ESKO iş hanı olmak üzere kentin 8 farklı noktasına yerleştirilen cihazlar hizmete girdi. Etkinliğin ardından katılımcılar, düzenlenen lokma hayrında bir araya geldi. Programda konuşan Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, "Aydın Gazeteciler Cemiyeti’nin fikriyle yola çıktığımız bir sosyal sorumluluk projesinin paydaşı olmaktan mutluyuz. Geçen yıl; önceki dönem Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, Aydın’ın değerli gazetecisi kıymetli kardeşim Erman Çetin’in hiç beklenmedik kaybına uyanmıştık. Aydın kıymetli bir değerini kaybetti. Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş ile görüştük. Birlikte böyle bir sosyal sorumluluk projesi yaptık. Aydın’da 8 noktaya yerleştirdik. OED cihazı ani kalp durmalarında tamamen otomatik ilk yardım yapacak bir cihaz. Aydın’da bulunan spor salonlarından da bu cihazı temin etmelerini isteyeceğiz. Bundan sonra böyle acı kayıplar yaşamak istemiyoruz. Tekrar Erman Çetin’e Allah’tan rahmet, ailesi, yakınları, sevenleri ve basın camiasına baş sağlığı diliyorum. Proje fikrinin sahibi Aydın Gazeteciler Cemiyeti’ne de teşekkür ediyorum. Umarız birlikte ortak çalışmalarımıza devam ederiz" dedi. Erman Çetin’i çocukluğundan beri tanıdığını ifade ederek konuşmasına başlayan Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Naci Eriş, "Erman Çetin Başkanımız benim çocukluğumdan beri tanıdığım, biz daha okula giderken ilçemizde gazetecilik yapan bir ağabeyimizdi. Zaman geçti aynı şehirde gazetecilik yaptık, aynı cemiyette basın camiamız için sorumluluk aldık. Maalesef hiç beklemediğimiz bir anda Erman ağabeyimizi kaybettik. Erman Çetin şehrimiz için önemli bir değerdi ve ismini yaşatmak için, aynı zamanda da şehrimize faydalı olabilecek bir anı bırakmak istedik. Son dönemde erken yaşta gelen kalp krizi nedeniyle çok sayıda vatandaşımızı kaybettik. Başka değerlerimizi kaybetmeyelim, Erman Çetin’in de adını yaşatalım diye bu proje ortaya çıktı. Anıl başkanımıza projemizi ilettik ve hemen kabul etti. Bugün de ilk adımı attık. Umarım tüm Aydın’da bunu yaygınlaştırırız." diye konuştu.
28 Nisan 2026 Salı - 16:12
Tokat’ta 3 yaşındaki çocuğa kene tutundu, tedavi altına alındı
Tokat’ın Zile ilçesinde kene tutunması sonucu rahatsızlanan 3 yaşındaki çocuk, tedavi altına alındı. Edinilen bilgilere göre, Zile ilçesinde yaşayan 3 yaşındaki M. B.’nin vücuduna kene tutunmasının ardından bir süre sonra ateş ve halsizlik şikayetleri başladı. Durumunun kötüleşmesi üzerine ailesi tarafından sağlık kuruluşuna götürülen küçük çocuk, burada yapılan ilk müdahalenin ardından ileri tetkik ve tedavi amacıyla Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Hastanede tedavi altına alınan M. B.’nin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi. Öte yandan Zile ilçesinde 10 gün önce S.G de kene tutunması sonucu kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.
28 Nisan 2026 Salı - 15:25
Burhaniyeliler kan bağışını sevdi
Burhaniye ilçesinde, Balıkesir Kızılay Kan Merkezi’nin düzenlediği kan bağısı kampanyası ilgi gördü. Çok sayıda vatandaş, Cumhuriyet Meydanı’nda konuşlanan Kızılay Kan Bağışı Otobüsünde kan vermek için sıraya girdi. Düzenlenen kampanyaların ilgi gördüğünü anlatan yetkililer, herkesi kan bağışı yapmaya çağırdı. İki haftada bir Burhaniye’ye gelindiğini kaydeden Kızılay yetkilileri her defasında bağışçı sayısının 45-50 rakamını düşmediğini kaydederken, bağışçılarda kan bağışı ile sıhhat bulduklarını söylediler. Kan vermeyi sevdiğini kaydeden Mahsum Kaya, "Kan verdim rahatladım. Kan verince rahatlıyorum. Herkesi kan vermeye davet ediyorum" dedi. Kemal İşi de, "Bugün de kan vermeye geldim. 5-6 kere verdim. Bir hastaya vesile oldum. Herkesi kan vermeye davet ediyorum. Çok iyi oluyor. İnsan kendini çok iyi hissediyor" diye konuştu. Mustafa Sütçüoğlu ise, "Ben Kızılay’a devamlı kan veriyorum. Bu sene 8.yılım. Verdiğim zaman iyi hissediyorum kendimi. İyi oluyorum. Herkesin Kızılay’a kan vermesini tavsiye ediyorum" dedi.
28 Nisan 2026 Salı - 14:55
Uzmanı uyardı: Baharda cilt hastalıkları artıyor
Acıbadem Bodrum Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Muhsin Akbaba, bahar aylarında artan güneş ışınları, yükselen sıcaklık, polen yoğunluğu ve terleme gibi çevresel faktörlerin cilt sağlığını doğrudan etkilediğini belirterek, "Bu dönemde hem mevcut deri hastalıkları alevlenebilir hem de bazı cilt sorunları ilk kez ortaya çıkabilir" dedi. "Güneş alerjisi baharda daha sık görülüyor" Bahar aylarında cildin dış etkenlere karşı daha hassas hale geldiğini vurgulayan Akbaba, "Kış aylarında güneşten uzak kalan cilt, bahar aylarında ani şekilde güneşe maruz kaldığında savunmasız kalır. Bu nedenle baharın ilk dönemlerinde güneş alerjisi vakalarında belirgin bir artış gözlemliyoruz. Bu durum genellikle güneşe çıkıldıktan kısa süre sonra ortaya çıkar. Özellikle yüz, boyun, kol ve dekolte gibi güneşe açık bölgelerde kaşıntılı, kızarık ve kabarık döküntüler görülür" diye konuştu. "Bitki teması kalıcı lekeler bırakabilir" Açık havada geçirilen sürenin artmasıyla birlikte bitkilerle temasın da arttığını belirten Akbaba, şu uyarılarda bulundu: "Özellikle limon, incir ve bazı yabani bitkilerle temas sonrası gelişen fitodermatit sık görülür. Bu durumda ciltte önce kızarıklık ve yanma hissi oluşur ardından güneş ışığıyla etkileşime girerek kahverengi lekeler ortaya çıkabilir. Bu lekeler bazı hastalarda uzun süre kalıcı olabilir." "Terleme mantar enfeksiyonlarını tetikliyor" Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte artan terlemenin cilt üzerinde nemli bir ortam oluşturduğunu belirten Akbaba, "Bu durum mantar enfeksiyonları için uygun zemin hazırlar. Özellikle ayaklarda, kasık bölgesinde ve vücudun kıvrım alanlarında kaşıntılı, kızarık ve bazen pullanma ile seyreden lezyonlarla kendini gösterir. Kişisel hijyenin yanı sıra uygun kıyafet seçimi de mantarı önleme noktasında önemlidir. Sentetik ve hava almayan kıyafetler enfeksiyonları artırabilir" uyarısında bulundu. "Polen ve çevresel faktörler alerjiyi artırıyor" Bahar aylarında polen yoğunluğunun artmasıyla sadece solunum yollarının değil, cilt hastalıklarının da tetiklendiğini söyleyen Akbaba, "Kontakt dermatit vakalarında da bu dönemde belirgin artış görülür. Polenler, bitkiler ve bazı kozmetik ürünleri ciltte kaşıntı, kızarıklık ve hassasiyete yol açabiliyor. Ayrıca atopik dermatit (egzama) hastalarında da bu dönemde alevlenmeler görülebilir. Cilt bariyeri zaten hassas olan bireylerde çevresel alerjenler kaşıntı ve kuruluğu daha da artırır" dedi. "Ani güneş maruziyeti yanıklara neden olabiliyor" Bahar aylarında güneş daha masum gibi algılansa da UV etkisinin oldukça güçlü olduğunu söyleyen Akbaba, "Özellikle ilk güneşlenmelerde cilt korunmasız kalabiliyor. Bu durum güneş yanıklarına neden olabiliyor. Ciltte kızarıklık, hassasiyet, yanma hissi ve bazı durumlarda su toplaması gibi bulgular ortaya çıkabiliyor" diye konuştu. "Akne şikayetleri artış gösterebilir" Artan sıcaklık ve terlemeyle birlikte ciltte yağ üretiminin de arttığını belirten Akbaba, "Akneye yatkın bireylerde sivilce oluşumu artabilir. Gözeneklerin tıkanmasıyla birlikte iltihaplı lezyonlar oluşabilir. Bu dönemde uygun cilt temizliği ve bakımı önem kazanır" dedi. "Basit önlemlerle korunmak mümkün" Bahar aylarında cilt sağlığını korumak için alınacak basit önlemlerin büyük fark gösterebileceğini vurgulayan Akbaba, şunları kaydetti: "Güneşten korunmak en önemli adımdır. Yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanımının yanı sıra cilt tipine uygun nemlendiriciler düzenli olarak kullanılarak cilt bariyeri güçlendirilmeli. Ayrıca pamuklu ve hava alabilen kıyafetler tercih edilmeli, terleme sonrası cilt temizlenmeli ve bitki teması sonrası cilt yıkanmalıdır. Bahar aylarında ortaya çıkan veya artış gösteren cilt problemleri hafife alınmamalı özellikle uzun süren, şiddetlenen ya da yayılım gösteren lezyonlarda bir dermatoloji uzmanına başvurulması önemlidir."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
28 Nisan 2026 Salı- 10:46
Bağırsağı kangrene gidiyordu, kapalı ameliyatla kurtarıldı: "Bir gün geç kalsam bugün burada olmayacaktım"
2
28 Nisan 2026 Salı- 11:03
Yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ Mersin’de kullanılmaya başlandı
3
24 Nisan 2026 Cuma- 10:38
Erzurum’da 261 işletmeye denetim
4
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:31
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ebeler unutulmadı
5
28 Nisan 2026 Salı- 12:26
Bolu’daki vahşetin sebebi Lohusa Depresyonu mu
13 Eylül 2025 Cumartesi - 12:43
Anne ve anne adaylarına tütün uyarısı: Sigara içiyorsan bebeğin de içiyor
Kadın hastalıkları ve Doğum Uzmanı Ezgi Aydın , kadınlar arasında gittikçe yaygınlaşan sigara tüketiminin, hamilelik ve emzirme döneminden itibaren bebekleri tehdit ettiğini belirterek anne ve anne adaylarına "Sigara içiyorsan bebeğin de içiyor" dedi. Dünyanın en önemli sağlık sorunlarından biri olan tütün ve tütün mamulleri tüketiminin sadece içene değil çevresine ve özellikle kadınlarda gelecek neslin sağlığını da olumsuz etkilediğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Ezgi Aydın, sigara içen kadınların bebeklerinin anneden daha fazla olumsuz etkilendiğini kaydetti. Ülkemizde kadınların sigara kullanma oranının her geçen gün arttığını bu durumun gelecek neslin sağlığını da riske attığını belirterek, "Maalesef istatistiklere bakıldığında gelişmiş ülkelerde sigara kullanım oranı daha fazla. Ve bu oran onca mücadele ve kamu spotuna rağmen her geçen gün artıyor. İşin en acı yanı ise sigara kullanan kadınlar hamilelik ve emzirme döneminde de bu kötü alışkanlığı devam ettirmesi" diyerek kadınlara "Alkol ve sigara sütünüzü zehirliyor. Eğer siz içiyorsanız bebeğiniz de içiyor" uyarısında bulundu. Anne sütünün ve emzirmenin faydalarının saymakla bitmeyecek kadar çok olduğunu kaydeden Kadın hastalıkları ve Doğum Uzmanı Ezgi Aydın, "Bebek ve anne sağlığı için hayati bir öneme sahip olan emzirme, bazen annelerin duyarsızlığı nedeniyle çocuğun sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle emzirme döneminde içilen sigara ve tüketilen alkol maalesef çocuğa direkt etki ediyor. Yani aslında bin bir şifası bulunan anne sütü bebekler için sıkıntılı bir besin olabiliyor" diyerek özellikle anne ve anne adaylarının sigara ve alkolden uzak durmasını tavsiye etti.
13 Eylül 2025 Cumartesi - 12:05
Bakan açıkladı: Sağlıkta 17 bin yeni atama yapılacak
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, eylül ayında 17 bin hekim dışı sağlık personelinin atamasının yapılacağını duyurdu. Bakan Memişoğlu, Samsun Şehir Hastanesi’nin kasım ayında hizmete açılacağını da açıkladı.
13 Eylül 2025 Cumartesi - 12:01
Düzce’de riskli gebeler yakın takipte
DÜZCE(İHA) – Düzce Sağlık Müdürlüğüne bağlı ekipler riskli gebeleri yakından takip ederek annelerin rahat bir gebelik dönemi geçirmesi sağlanıyor. Ekipler riskli gebeleri evlerinde ziyaret ederek destek veriyor. Anne ölüm oranlarının azaltılmasına yönelik çalışmalar kapsamında, Sağlık Bakanlığı bünyesinde ve Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından; akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve sahadan uzmanların katılımıyla ‘Riskli Gebeliklerin Yönetimi ve Anne Ölümlerine Etkisi’ konulu çalıştay gerçekleştirildi. Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü ile yapılan ortak çalışmalar sonucunda, yüksek riskli gebelerin İl Sağlık Müdürlükleri tarafından etkin bir şekilde takip edilebilmesi amacıyla Muayene Bilgi Yönetim Sistemi (MBYS) "Gebelik İşlemleri" bölümüne "Yüksek Riskli Gebe Listesi" ekranı eklenmiş ve gebe listelerinin takibine imkan sağlandı. Bu düşünceyle, Düzce’deki yüksek riskli gebeler, Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı ve İlçe Toplum Sağlığı Merkezlerinde görevli ekiplerce evlerinde ziyaret ediliyor. Düzce İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, "Anne ve bebek sağlığını korumaya yönelik çalışmalar kapsamında ekiplerimiz, ilimizdeki yüksek riskli gebelerin takibine başlamıştır. Gebelerimiz tek tek aranarak ev ziyaretleri yapılmış ve gebelik süreci boyunca izlemlerin düzenli yapılmasının önemi konusunda bilgilendirme ve rehberlik hizmeti verilmektedir. Yüksek riskli gebelerin düzenli takibi için MBYS sistemi üzerinden oluşturulan bu yeni ekran ve saha uygulamaları ile anne ölümlerinin azaltılması hedeflenmektedir. Sağlık ekiplerimizin özverili çalışmaları sayesinde yüksek riskli gebelerin güvenli ve sağlıklı bir gebelik dönemi geçirmeleri amaçlanmaktadır. Tüm anne ve anne adaylarımızın gebelik süresince yanlarında olmaya devam edeceğiz" dedi.
13 Eylül 2025 Cumartesi - 11:49
Çan’da öğrenciler sağlık elşici oldu
Çanakkale’de 3-9 Eylül tarihleri arasında olan ‘Halk Sağlığı Haftası’ nedeniyle İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından Çan’da öğrencilere verilen eğitimler sonunda sağlık elçisi olarak görevlendirildiler. Çanakkale’de ‘Halk Sağlığı Haftası’ nedeniyle İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri sahada vatandaşlarla bir araya geldi. Düzenlenen etkinlikler çerçevesinde İl Sağlık Müdürlüğü ve Çan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle Mehmet Akif Ersoy İlkokulunda okul şenliği gerçekleştirildi. Okul bahçesinde kurulan Sağlıklı Beslenme, Aile Hekimliği, Ağız Diş Sağlığı Kişisel Hijyen ve Hastalıklardan Korunma, 112 Acil Sağlık Hizmetleri, UMKE istasyonlarında sağlık personelleri tarafından öğrencilere uygulamalı eğitim verildi. Ardından öğrenciler sağlık elçileri olarak görevlendirildi. Etkinliğe; Çan Kaymakamı Dr. Emre Nebioğlu, İlçe Milli Eğitim Müdürü Turhan Çokgezer, İlçe Sağlık Müdürü Dr. Türkan Dönmez Nebioğlu, sağlık personelleri öğrenciler ve öğretmenlerin katılımıyla gerçekleştirildi.
13 Eylül 2025 Cumartesi - 11:49
Uzmanı açıkladı: "Rutinlere dönmek adaptasyonu kolaylaştırıyor"
Tatil dönüşü işe adapte olmakta zorlanan çalışanlara tavsiyelerde bulunan Uzman Psikolog Kerime Begüm Özkaya, adaptasyon sürecinin önemine vurgu yaparak, "Artık sorumluluklarımı yerine getirmem gerekiyor mantığıyla hareket etmek işe uyum sürecini kolaylaştırır" dedi. Yoğun bir iş temposunun ardından tatil yaparak dinlenen çalışanlar, dönüşte iş hayatına yeniden adapte olmakta zorlanabiliyor. Tatil sırasında anı yaşamak, dönüşte ise sorumluluklara odaklanmak zihinsel sağlığı korumada önemli bir rol oynuyor. Günlük rutine dönmek, spor yapmak, sosyal aktiviteler ve müzik dinlemek işe uyum sürecini kolaylaştırıyor. Tatilde iş, işte ise tatil düşünmek uyum sürecini daha da zorlaştırıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Medicana Sivas Hastanesi’nde görevli Uzman Psikolog Kerime Begüm Özkaya, tatil sonrası adaptasyon için sabah erken kalkmanın, zihne olumlu mesajlar göndermenin ve rutinleri sürdürmenin önemine değinerek, "Artık sorumluluklarımı yerine getirmem gerekiyor mantığıyla hareket ederek, kendimizi zinde ve sağlıklı hissedip işe adapte olmamız gerekir" dedi. "Alışamama problemleri oluşuyor" Kerime Begüm Özkaya, zihne yollanan mesajların adapte sürecinde önemli olduğunu belirterek, "Hepimiz yoğun bir şekilde çalışıyoruz, anne babalar da evlerinde yoğun bir tempo içerisindeler. İş hayatı olsun, ev hayatı olsun fark etmeden çalışıyoruz. Çalıştıktan sonra hepimiz tatili hak ettiğimiz için güzel bir şekilde tatilimizi yapıyoruz. Tatil dönüşü ister istemez tekrar işe dönüş zorlukları, işe alışamama problemleri sıklıkla karşımıza çıkıyor. Bunun için ise sabah erken uyanın ve zihninize ‘evet tatilimi yaptım, şu an işime adapte olmam gerekiyor, sorumluluklarımı bitirmem gerekiyor’ şeklinde mesajlar gönderin. Bu noktada zihnimize yolladığımız mesajlar, kendimizi işe adapte etme konusunda çok önemlidir. Tatilden önce ne yapıyorsak, sabah erken kalkmak, yürüyüş yapmak, gün ışığından yararlanmak, çayımızı, kahvemizi, suyumuzu içmek ve rutinlerimizi devam ettirmek, işe düzgün bir şekilde adapte olmamız açısından önemlidir. Spor, kendimizi iyi hissetmemiz için çok önemli bir etkendir. Müzik yine aynı şekilde önemlidir. Yaptığımız etkinlikler, faaliyetler, sohbetler, buluşmalar ve sosyal aktiviteler, kendimizi işe adapte etmemiz için oldukça değerlidir. Bu ayrımı çok iyi yapmak gerekiyor" dedi. "Anı yaşamak önemlidir" Özkaya, tatildeyken iş, işteyken tatil düşünen bir kitle olduğunu ifade ederek, "Tatile gittiğimiz zaman anı yaşamak ve iş olduğunda ise işteki sorumlulukları yerine getirmek çok önemlidir. Tatildeyken iş düşünenler, işteyken tatil düşünen bir kitle vardır. Bu durumu zihinsel olarak çok iyi ayırt etmemiz gerekir. Tatildeyken evet çalıştım, tatili hak ettim demek önemlidir. Sorumluluklarımı yerine getirmem gerekiyor diyebilmek ve kafa zindeliğini toplayıp işe güzel bir şekilde başlamak çok önemlidir. İşe başladığımızda ise tatilimi yaptım, artık sorumluluklarımı yerine getirmem gerekiyor mantığıyla hareket ederek kendimizi zinde ve sağlıklı hissedip işe adapte olmamız gerekir" diye konuştu.
13 Eylül 2025 Cumartesi - 11:43
Uzmanı açıkladı: "Rutinlere dönmek adaptasyonu kolaylaştırıyor"
Tatil dönüşü işe adapte olmakta zorlanan çalışanlara tavsiyelerde bulunan Uzman Psikolog Kerime Begüm Özkaya, adaptasyon sürecinin önemine vurgu yaparak, "Artık sorumluluklarımı yerine getirmem gerekiyor mantığıyla hareket etmek işe uyum sürecini kolaylaştırır" dedi. Yoğun bir iş temposunun ardından tatil yaparak dinlenen çalışanlar, dönüşte iş hayatına yeniden adapte olmakta zorlanabiliyor. Tatil sırasında anı yaşamak, dönüşte ise sorumluluklara odaklanmak zihinsel sağlığı korumada önemli bir rol oynuyor. Günlük rutine dönmek, spor yapmak, sosyal aktiviteler ve müzik dinlemek işe uyum sürecini kolaylaştırıyor. Tatilde iş, işte ise tatil düşünmek uyum sürecini daha da zorlaştırıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Medicana Sivas Hastanesi’nde görevli Uzman Psikolog Kerime Begüm Özkaya, tatil sonrası adaptasyon için sabah erken kalkmanın, zihne olumlu mesajlar göndermenin ve rutinleri sürdürmenin önemine değinerek, "Artık sorumluluklarımı yerine getirmem gerekiyor mantığıyla hareket ederek, kendimizi zinde ve sağlıklı hissedip işe adapte olmamız gerekir" dedi. "Alışamama problemleri oluşuyor" Kerime Begüm Özkaya, zihne yollanan mesajların adapte sürecinde önemli olduğunu belirterek, "Hepimiz yoğun bir şekilde çalışıyoruz, anne babalar da evlerinde yoğun bir tempo içerisindeler. İş hayatı olsun, ev hayatı olsun fark etmeden çalışıyoruz. Çalıştıktan sonra hepimiz tatili hak ettiğimiz için güzel bir şekilde tatilimizi yapıyoruz. Tatil dönüşü ister istemez tekrar işe dönüş zorlukları, işe alışamama problemleri sıklıkla karşımıza çıkıyor. Bunun için ise sabah erken uyanın ve zihninize ‘evet tatilimi yaptım, şu an işime adapte olmam gerekiyor, sorumluluklarımı bitirmem gerekiyor’ şeklinde mesajlar gönderin. Bu noktada zihnimize yolladığımız mesajlar, kendimizi işe adapte etme konusunda çok önemlidir. Tatilden önce ne yapıyorsak, sabah erken kalkmak, yürüyüş yapmak, gün ışığından yararlanmak, çayımızı, kahvemizi, suyumuzu içmek ve rutinlerimizi devam ettirmek, işe düzgün bir şekilde adapte olmamız açısından önemlidir. Spor, kendimizi iyi hissetmemiz için çok önemli bir etkendir. Müzik yine aynı şekilde önemlidir. Yaptığımız etkinlikler, faaliyetler, sohbetler, buluşmalar ve sosyal aktiviteler, kendimizi işe adapte etmemiz için oldukça değerlidir. Bu ayrımı çok iyi yapmak gerekiyor" dedi. "Anı yaşamak önemlidir" Özkaya, tatildeyken iş, işteyken tatil düşünen bir kitle olduğunu ifade ederek, "Tatile gittiğimiz zaman anı yaşamak ve iş olduğunda ise işteki sorumlulukları yerine getirmek çok önemlidir. Tatildeyken iş düşünenler, işteyken tatil düşünen bir kitle vardır. Bu durumu zihinsel olarak çok iyi ayırt etmemiz gerekir. Tatildeyken evet çalıştım, tatili hak ettim demek önemlidir. Sorumluluklarımı yerine getirmem gerekiyor diyebilmek ve kafa zindeliğini toplayıp işe güzel bir şekilde başlamak çok önemlidir. İşe başladığımızda ise tatilimi yaptım, artık sorumluluklarımı yerine getirmem gerekiyor mantığıyla hareket ederek kendimizi zinde ve sağlıklı hissedip işe adapte olmamız gerekir" diye konuştu. (YÇ-RM-
13 Eylül 2025 Cumartesi - 11:19
AK Parti İl Başkanı Yıldız: Ağrı’ya 400 yataklı devlet hastanesi yapılacak
AK Parti Ağrı İl Başkanı İlhami Yıldız, 400 yatak kapasiteli ve 80 bin metrekare kapalı alana sahip yeni devlet hastanesinin temelinin 2026 yılında atılacağını açıkladı. AK Parti Ağrı İl Başkanı İlhami Yıldız, yaptığı açıklamada, göreve geldiği ilk günden itibaren bu yatırım için yoğun bir çaba harcadıklarını belirterek, "İlk sözümüzü tuttuk, Ağrı’mıza ve hemşerilerimize hayırlı olsun." ifadesini kullandı. Modern ve kapsamlı bir sağlık tesisini kente kazandırmanın gururunu yaşadıklarını dile getiren Yıldız, "400 yataklı, 80 bin metrekare kapalı alana sahip yeni devlet hastanemizin temeli 2026 yılında atılacak. Bu yatırım yalnızca bir bina değil; Ağrı’nın geleceğine atılan sağlam bir sağlık adımıdır. Göreve başladığım gün hemşerilerime bir söz verdim. Ağrı’nın sağlık altyapısını güçlendirecek bu yatırımı hayata geçirmek için gece gündüz çalıştık."dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya desteklerinden dolayı teşekkür eden Yıldız,"Bu süreçte bizlerden desteğini esirgemeyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Sağlık Bakanımız Sayın Kemal Memişoğlu’na ve sürece her daim sahip çıkan İçişleri Bakanımız Sayın Ali Yerlikaya’ya şükranlarımı sunuyorum. Bu hastane; sadece bir sağlık yatırımı değil, AK Parti’nin hizmet ve eser siyasetinin Ağrı’daki güçlü bir yansımasıdır."ifadelerini kullandı. Yıldız, hastanenin tamamlanmasıyla birlikte Ağrı’da sağlık hizmetlerinin kalitesinin artacağını ve vatandaşların çevre illere sevk edilmeden birçok sağlık hizmetine erişebileceğini de vurguladı.
13 Eylül 2025 Cumartesi - 10:45
Bayburt’ta ’Sağlık Okuryazarlığı’ eğitimleri devam ediyor
Bayburt’ta sağlık okuryazarlığını artırmaya yönelik eğitimler, Sağlıklı Hayat Merkezinde verilmeye devam ediyor. Kanser taramaları, tütün bağımlılığı, kronik hastalıklar ve ruh sağlığı gibi konuların ele alındığı Sağlıklı Hayat Akademisi (SAHA) Elçileri Eğitimini tamamlayan İl Göç İdaresi çalışanları, katılım belgelerini düzenlenen törenle aldı. Katılımcılara belgeleri, programa katılan İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Harun Sivlim ve Sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcısı Emre Turan tarafından verildi. Eğitimlerin, Bayburt’ta vatandaşların sağlık bilincini artırmaya ve sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırmaya katkı sağladığı vurgulandı.
13 Eylül 2025 Cumartesi - 10:31
Kızılay’dan okullarda ilk yardım rehberi: "Öğrenciler için güvenli davranış, öğretmenler için doğru müdahale"
Türk Kızılay yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte okullarda yaşanabilecek acil durumlara karşı ilk yardım eğitimi verdi. 2025-2026 eğitim öğretim yılı, 8 Eylül 2025 Pazartesi günü ilk ders ziliyle başladı. Öğrenci, öğretmen ve okul personeline yönelik ilk yardım bilgilendirme çalışmalarını sürdüren Türk Kızılay, okullarda yaşanabilecek acil durumlara karşı doğru müdahalenin hayat kurtarıcı etkisine dikkat çekiyor. Kızılay Acil Sağlık Yardımları Müdürü ve İlk Yardım Eğitmeni Elif Taşkın Aytekin’in anlatımıyla hazırlanan uygulamalı videolarda; bayılma, burun kanaması, yaralanma, kırık ve tıkanma gibi sık karşılaşılan durumlara yönelik ilk yardım uygulamaları örneklerle aktarıldı. Güvenli davranışla kazaların önüne geçmek mümkün 12 yaş altı çocuklarda güvenli davranışın hayati önem taşıdığına dikkati çeken Aytekin, öğrencilerin sabah kahvaltısını yapmadan okula gitmemeleri, koşarken dikkatli olmaları ve ayakkabı bağcıklarını bağlamalarının önemine değindi. Aytekin ayrıca servis araçlarında emniyet kemeri takılması, ayakta seyahat edilmemesi ve ön koltukta oturulmaması gerektiğini de vurguladı. Okullarda en sık yapılan hatalı ilk yardım müdahaleleri Yanlış uygulamaların iyi niyetle yapılmasına rağmen ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Aytekin, sık rastlanan hatalı müdahaleleri sıralayarak, Burun kanamasında başı geriye eğmek, yaralanmalarda doğrudan cilde buz uygulamak, kısmi tıkanmada sırt darbesi yapmak, kırık ve çıkıkta bölgeyi hareket ettirmek bayılmada su içirmeye veya kolonya koklatmaya çalışmak, doğru ilk yardım hayat kurtarıyor" ifadelerini kullandı. Okullarda sıkça karşılaşılan durumlara yönelik doğru müdahaleler ise şöyle sıralanıyor: Bayılma: Öğrenci sırt üstü yatırılmalı, ayaklar 30 santimetre kaldırılmalı, baş yan çevrilmeli ve 112 aranmalı. Burun Kanaması: Baş öne eğilmeli, burun kanatlarına 10-15 dakika baskı yapılmalı; kanama durmazsa sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Yaralanma: Kanama temiz bir bezle durdurulmalı, bölge ilk yardım çantası malzemeleriyle sarılmalı. Kırık veya Çıkık: Öğrenci hareket ettirilmemeli, üçgen bandajla sabitlenmeli ve sağlık kuruluşuna yönlendirilmeli. Tıkanma: ‘Öğrenci öksürüyor veya konuşuyorsa müdahale edilmemeli; nefes alamıyor ve morarıyorsa ‘Heimlich Manevrası’ uygulanmalı, 5 sırt darbesi ve 5 karın basısı uygulanmalı. Bilinç kapanırsa temel yaşam desteği yapılmalı ve 112 aranmalı. Animasyonlarla ilk yardım Türk Kızılay’ın hazırladığı 10 animasyonluk ilk yardım eğitim seti, www.ilkyardim.org.tr adresinden ücretsiz olarak izlenebiliyor. Güvenli davranış bilinci ve temel ilk yardım becerilerinin kazandırılması amacıyla hazırlanan içeriklerle öğrencilerin kendi akranlarına yardımcı olabilecek seviyeye ulaşmaları hedefleniyor.
13 Eylül 2025 Cumartesi - 09:55
Prostat kanserinde erken tanı tedavide başarıyı arttırıyor
Erkek üreme sisteminin bir parçası olan prostat bezinde gelişen ve erkeklerde en sık tanı konulan ikinci kanser türü olan prostat kanserinden dünyada her yıl 350 bin’den fazla kişi hayatını kaybediyor. Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Üroloji uzmanı Prof. Dr. Halil Lütfi Canat, dünyada her yıl 1.5 milyon’a yakın yeni vaka görülmekte olduğuna dikkat çekerek, "Zamanında tarama testlerinin yapılmaması ve prostat kanserinin çoğu zaman erken evrede belirti vermemesi nedeniyle tanı koymada gecikme, bu hastalığın tedavisini zorlaştırmakta ve maalesef ölüm oranlarını artırmaktadır" dedi. Prostat kanserinde erken tanının, tedavide başarı şansını belirleyen en önemli faktörlerden biri olduğunun altını çizen Canat, "Günümüzde prostat kanseri taramasında, 50 yaşından itibaren kanda bakılan PSA (Prostat Spesifik Antijen) testi ve parmakla rektal muayene yapılmaktadır. Şüpheli durumlarda manyetik rezonans (MR) görüntüleme ve sonrasında yapılan biyopsi tanıyı kesinleştirmek için uygulanır. Özellikle aile öyküsü bulunan ve genetik yatkınlığı olan yüksek riskli bireylerde taramanın, 40-45 yaşlarında başlatılması önerilmektedir. Hastalık ilerlediğinde sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, idrar akışında zayıflama, idrarda ya da menide kan görülmesi ve bel veya kalça bölgesinde ağrı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu gibi belirtiler varlığında da prostat kanseri araştırması yapılmalıdır. Prostat kanseri için risk faktörleri arasında yaş en önemli unsurlardan biridir ve 50 yaşın üzerindeki erkeklerde görülme sıklığı belirgin şekilde artmaktadır. Bunun yanı sıra, aile öyküsü de önemli bir risk faktörüdür ki; birinci derece akrabasında prostat kanseri bulunan erkeklerin hastalığa yakalanma ihtimali belirgin olarak artmaktadır. Ayrıca sağlıksız yaşam tarzı, obezite, doymuş yağdan zengin beslenme ve fiziksel hareketsizlik de riski yükselten unsurlar arasındadır" dedi. Prostat kanserinden korunmak için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının oldukça önemli olduğunu belirten Canat, "Düzenli egzersiz yapmak, sebze, meyve ve liften zengin dengeli bir beslenme düzeni benimsemek, kırmızı et ve yağ oranı yüksek gıdaları sınırlamak, sigara ve alkol tüketimi olmaması riskin düşürülmesine katkı sağlar. Prostat kanseri tedavisinde hastalığın evresi, tümörün biyolojik özellikleri ve hastanın genel sağlık durumu dikkate alınır. Erken evre ve düşük riskli hastalarda aktif izlem seçeneği gündeme gelirken, hastalığın evresine göre cerrahi tedavi, radyoterapi, hormon tedavisi, kemoterapi ve yeni nesil hedefe yönelik tedaviler de uygulanabilmektedir. Sonuç olarak prostat kanseri, erken teşhis edildiğinde tedavi başarısının yüksek olduğu ve ölüm oranlarının oldukça düşük olduğu bir hastalıktır. 15 Eylül Dünya Prostat Kanseri Farkındalık Günü, toplumda bu konuda bilinç oluşturmak, düzenli taramaların ve sağlıklı yaşam tarzının önemini vurgulamak için önemli bir fırsat sunmaktadır" dedi.
13 Eylül 2025 Cumartesi - 08:59
Kars’ta küçükbaş hayvanlara kayıt altına alınıyor
Kars’ta küçükbaş hayvanlar küpe takılarak kayıt altına alınırken, küçükbaş hayvanların hastalıklara karşı aşıları da vuruluyor. Kars İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında yeni doğan ve küpesiz kuzu ve oğlakların kulaklarına küpe takılarak kayıt altına alınıyor. Böylece hem hayvan varlığının sağlıklı şekilde takip edilmesi hem de üreticilerin destekleme programlarından etkin şekilde faydalanması sağlanıyor. Tarım ve Orman Müdürü Arpaçay’a bağlı Tomarlı köyünde aşılama çalışmalarını yerinde görerek yetkililerden bilgi aldı. Aydın, daha sonra kollarını sıvayarak aşılama çalışmalarına katıldı. Küçükbaş hayvanları kayıt altına aldıklarını ifade eden Tarım ve Orman Müdürü Enver Aydın, "İlimiz Türkiye hayvancılığın en önemli merkezlerinden birisi, geniş mera ve yayla alanlarımız ve özellikle büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığımızla Türkiye hayvancılık merkezlerinden bir tanesiyiz. Yaklaşık 2 milyon civarında büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığımız var. Kuzularla beraber bunun 1,5 milyonu küçükbaş hayvanlardan oluşuyor. Yakın süreçte büyükbaş hayvanları açılama faaliyetlerimizi çok yoğun bir şekilde sürdürdük ve bir noktaya getirdikten sonra şimdi küçükbaş hayvanlarımızla ilgili hem kimliklendirme çalışması, hem de aşılama faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Bu kapsamda ilimizde görevli bütün veteriner hekimlerimiz ve veteriner sağlık çalışanı arkadaşlarımızla beraber ilimizde bulunan bütün küçükbaş hayvancılık işletmelerinde bulaşıcı hastalıklara karşı aşılama faaliyetlerini yürütüyoruz. Bunun yanında da kimliklendirme çalışmalarıyla birlikte bu hayvanlarımızda biz küpeleme faaliyetlerini yoğun bir şekilde başladık, devam ediyoruz" dedi. Koyunlarının kimliklendirildiğini belirten işletme sahibi yürütülen aşılama ve kimliklendirme çalışmalarında emeği geçenlere teşekkür etti. Öte yandan, Kars’ta Tarım ve Orman Müdürlüğü’nce 2025 yılı aşılama programı kapsamında koyun ve keçilere yönelik Koyun Keçi Vebası (PPR) ve Brucella Rev 1 aşılamaları yapılıyor. Aşılama çalışmalarının 2025 yılı sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor.
12 Eylül 2025 Cuma - 20:22
Uşak’ta 2 katlı ev ve ahır yangında küle döndü
Uşak’ta 2 katlı ev ve bir ahır çıkan yangında kullanılmaz hale geldi. Yangın, merkeze bağlı Sorkun köyünde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, otluk alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen yangın M.Ö’ye ait 2 katlı eve ve bahçede bulunan ahıra sıçradı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye 112 Sağlık, jandarma, itfaiye ve Uşak Orman İşletme Müdürlüğü’ne bağlı ekipler sevk edildi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın diğer evlere sıçramadan kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında 2 katlı ev ve ahır tamamen kullanılmaz hale gelirken, jandarma ekiplerince ahırdan 2 inek ve 1 buzağın tahliye edildiği öğrenildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder