Son Dakika
|
Kan donduran torun dehşetine rekor ceza
İzmir’de taksi şoförü cinayetinin iddianamesi kabul edildi
Avcılar kıyılarında tedirgin eden görüntü
Diyarbakır’da yolcu otobüsü devrildi: 1 ölü, 13 yaralı
Adalet Bakanı Gürlek: "Takipsizlik verilen tüm dosyalar incelenecek"
Bahçeli: "Okullarımızdaki saldırılar çok yönlü ele alınmalıdır''
Romanya'da enerji santralinde patlama
İzmir’de genç doktorun hayatını kaybettiği kazanın görüntüleri ortaya çıktı
İstanbul için şiddetli yağış uyarısı
Ankara’da boya fabrikasında çıkan yangında 1 işçi hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Beşiktaş’ın kupada rakibi Alanyaspor
Trump: "Ablukayı sonlandırırsak, İran’la asla anlaşma yapılamaz"
Pakistan Başbakanı Şerif’ten ABD Başkanı Trump’a ateşkes teşekkürü
Suriye Devlet Başkanı eş-Şara, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü
İran-ABD ateşkesi TSİ 03.00’te sona erecek
İletişim Başkanı Duran’dan Özgür Özel’e tepki
MHP Lideri Bahçeli’den Süper Lig’e yükselen Erzurumspor’a tebrik mesajı
SAĞLIK
Kalça ağrısına kapalı cerrahiyle konforlu çözüm
22 Nisan 2026 Çarşamba - 11:35:14
Hayat Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. F. Volkan Tercan, kalça eklemi hastalıklarının tanı ve tedavisinde güncel bir yöntem olan kalça artroskopisine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Minimal invaziv cerrahi teknikle uygulanan yöntem, hastalara hem güvenli hem de konforlu bir tedavi süreci sunuyor. Kalça artroskopisinin ileri teknolojiye dayalı kapalı bir cerrahi yöntem olduğunu belirten Op. Dr. Tercan, "Kalça eklemi içerisini yüksek çözünürlükle görüntüleyebilen özel kamera sistemleri sayesinde hem tanı koyabiliyor hem de gerekli cerrahi müdahaleleri aynı seansta gerçekleştirebiliyoruz. Bu yaklaşım, hastalarımız için daha güvenli ve konforlu bir süreç sağlıyor" dedi. Yöntemin özellikle belirli hasta gruplarında başarılı sonuçlar verdiğine dikkat çeken Op. Dr. F. Volkan Tercan, femoroasetabular sıkışma sendromu (FAI), kalça labrum yırtıkları, kıkırdak hasarları, eklem içinde serbest cisimler ile hareket kısıtlılığı ve kronik kalça ağrıları gibi durumlarda kalça artroskopisinin etkili bir seçenek olarak öne çıktığını ifade etti. Açıklamasında minimal invaziv cerrahinin sağladığı avantajlara da değinen Hayat Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. F. Volkan Tercan, "Kalça artroskopisi sayesinde daha küçük kesilerle işlem yapıyoruz. Bu da daha az ağrı, daha düşük komplikasyon riski ve daha hızlı iyileşme anlamına geliyor. Hastalarımızın büyük bir kısmını aynı gün veya ertesi gün taburcu edebiliyoruz" diye konuştu. Ameliyat sonrası sürecin en az operasyon kadar önemli olduğunu vurgulayan Op. Dr. F. Volkan Tercan, planlı bir fizik tedavi ve rehabilitasyon sürecinin hastaların hareket kabiliyetini yeniden kazanmasında kritik rol oynadığını belirtti. Kalça artroskopisinin her hasta için uygun olmadığının altını çizen Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. F. Volkan Tercan, "İleri düzey kireçlenmesi olmayan, erken ve orta evre kalça problemleri yaşayan hastalarda bu yöntem oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Doğru hasta seçimi, tedavi başarısını doğrudan etkiler" ifadelerini kullandı. Uzun süreli kalça ağrılarının yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü de hatırlatan Op. Dr. F. Volkan Tercan, doğru hasta grubunda uygulanan kalça artroskopisinin ağrıyı azaltarak bireylerin aktif yaşamlarına daha hızlı dönmelerine katkı sağladığını sözlerine ekledi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 11:25
Kırklareli’nde bir ilk: Kornea nakli başarıyla gerçekleştirildi
Kırklareli’nde ve Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde bir ilke imza atılarak ilk kez kornea nakli ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Sağ gözünde görme kaybı yaşayan 72 yaşındaki bir hasta, Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Polikliniğine başvurdu. Yapılan muayene ve tetkikler sonucunda hastanın gözündeki rahatsızlığın tedaviye yanıt vermemesi üzerine kornea nakli yapılmasına karar verildi. Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Akif Erol ve Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım Kocapınar tarafından gerçekleştirilen operasyonda, il dışından temin edilen kornea ile hastaya nakil işlemi uygulandı. Yaklaşık 2 saat süren operasyon, alanında uzman ekibin titiz çalışmasıyla sorunsuz bir şekilde tamamlandı. Ameliyat sonrası genel durumu iyi olan hasta, kısa süre içerisinde taburcu edildi. Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, ilimizde ve hastane bünyesinde ilk kez gerçekleştirilen bu operasyonun önemli bir başarı olduğu vurgulanırken, emeği geçen sağlık çalışanlarına teşekkür edildi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 11:09
ETÜ’de pediatrik rehabilitasyonda erken müdahale ele alındı
Erzurum Teknik Üniversitesi’nde (ETÜ), çocuk sağlığı alanında farkındalık oluşturmak ve sağlık bilimleri öğrencilerinin mesleki gelişimlerine katkı sunmak amacıyla "Küçük Adımlar, Büyük Gelecekler: Pediatrik Rehabilitasyonda Erken Müdahale ve Duyu Bütünleme Zirvesi" düzenlendi. ETÜ bünyesinde faaliyet gösteren ETÜ Çocuk Kulübü tarafından, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında organize edilen etkinlik, Sağlık Bilimleri Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Sağlık alanında öğrenim gören öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği programda, pediatrik rehabilitasyonda erken müdahalenin önemi, riskli bebeklerde değerlendirme ve tedavi süreçleri ile çocuklarda görülen duyu bütünlüğü problemlerine yönelik güncel yaklaşımlar ele alındı. Zirvede konuşmacı olarak yer alan Bülent Elbasan ve Ayça Elbasan, riskli bebeklerde erken dönemde yapılacak doğru değerlendirmelerin tedavi sürecine etkisi, serebral palsili çocuklarda rehabilitasyon yönetimi ve duyu bütünleme uygulamalarının çocuk gelişimindeki rolü hakkında katılımcılara kapsamlı bilgiler aktardı. Programda, teorik bilginin yanı sıra klinik uygulamalardan örneklerin paylaşılması öğrencilerin alanla ilgili bilgi birikimini artırırken, çocuk rehabilitasyonu alanında multidisipliner yaklaşımın önemi de vurgulandı. Öğrencilerin mesleki gelişimlerine katkı sağlamayı hedefleyen etkinlik, soru-cevap bölümüyle devam ederken, katılımcılar uzman isimlerle birebir iletişim kurma fırsatı buldu.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 11:06
Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde OPDU Kliniği ve Acil Tıbbi Müdahale Odası hizmete girdi
Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, aynı gün iki önemli açılışa ev sahipliği yaptı. OPDU Psikolojik Değerlendirme, Danışma ve Destek Kliniği ile Acil Tıbbi Müdahale Odasının törenle hizmete alınması, fakültenin hasta güvenliği ve bütüncül sağlık anlayışına verdiği önemi bir kez daha gözler önüne serdi. Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Türkiye’de alanında öncü nitelik taşıyan iki yapının açılışını büyük bir coşkuyla gerçekleştirdi. Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun katılımıyla düzenlenen törende; TÜBİTAK destekli OPDU Psikolojik Değerlendirme, Danışma ve Destek Kliniği ile Acil Tıbbi Müdahale Odası resmen hizmete açıldı. Akademisyenlerin, sağlık profesyonellerinin, öğrencilerin ve davetlilerin yoğun ilgi gösterdiği tören, fakültenin bilimsel vizyonunu ve insan odaklı sağlık anlayışını somutlaştıran önemli bir dönüm noktası olarak tarihe geçti. Diş Hekimliğinde Yeni Bir Boyut: Beden Kadar Zihin de Önemli Açılışların en dikkat çekici bölümünü, Ortodontik Psikolojik Destek Uygulaması’nın (OPDU) kurumsal zemine kavuşması oluşturdu. Proje yürütücüsü ve Atatürk Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. İsmail Seçer öncülüğünde hayata geçirilen OPDU-BDT projesi; ortodontik tedavi ve ortognatik cerrahi süreçlerinde hastaların yaşadığı psikolojik güçlükleri bilimsel bir çerçevede ele alan özgün bir müdahale modeli olarak şekillendi. Bu model, yalnızca diş ve çene yapısının düzeltilmesiyle yetinmeyip tedavi sürecinin bireyin benlik algısı, sosyal ilişkileri ve psikolojik iyi oluşu üzerindeki derin etkilerini de bilimsel yöntemlerle hedef almaktadır. Projenin TÜBİTAK tarafından "yenilikçi uygulamalar" kapsamında desteklenmiş olması, bu özgün yaklaşımın ulusal düzeyde de tanındığının ve değerinin tescillendiğinin önemli bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir. OPDU Kliniği aynı zamanda güçlü bir uluslararası iş birliğinin ürünüdür. Türkiye’nin yanı sıra Finlandiya ve Norveç’ten alanında saygın akademisyenlerin katkısıyla şekillenen bu ortak çalışma, projeyi yerel bir uygulama olmaktan çıkararak uluslararası bilimsel etkileşimi besleyen bir araştırma ve uygulama platformuna dönüştürmüştür. Rektör Hacımüftüoğlu: "Teknik Mükemmelliğin Yanına İnsani Derinliği Koyuyoruz" Açılış töreninde söz alan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, tıbbi farmakoloji kökeninden gelen birikimini de yansıtır bir perspektifle, sağlığa bütüncül bakışın önemine vurgu yaptı. Rektör Hacımüftüoğlu şunları söyledi: "Bir insanın aynaya bakma biçimini, gülümseme cesaretini, toplumsal özgüvenini doğrudan şekillendiren ortodontik tedaviyi yalnızca teknik bir müdahale olarak görmek artık yeterli değildir. İşte bugün açılışını yaptığımız OPDU Kliniği, bu dönüşümün psikolojik boyutuna da sahip çıkan bir yapıdır. Teknik mükemmelliğin yanına insani derinliği koyuyoruz." Hasta Güvenliğinde Yeni Standart: Acil Tıbbi Müdahale Odası Törende gerçekleştirilen ikinci önemli açılış, Diş Hekimliği Fakültesi bünyesine kazandırılan Acil Tıbbi Müdahale Odası oldu. Özellikle invaziv işlemlerin yoğun biçimde uygulandığı diş hekimliği ortamlarında, ani gelişebilecek tıbbi krizlere zamanında ve etkili müdahale büyük önem taşımaktadır. Senkop, anafilaktik şok, alerjik reaksiyon, hipoglisemi ve kardiyak acil gibi durumlarda gerekli ekipman ve ilaçların tek bir noktada, hazır ve erişilebilir biçimde bulundurulması; hayati riskleri azaltmakta ve komplikasyonların büyümesini önlemektedir. Odanın hizmete girmesiyle birlikte gerektiğinde ileri sağlık kuruluşlarına yapılacak sevk süreçleri de daha planlı ve kontrollü bir yapıya kavuşmuş olacak. Kurumsal Güvence ve Hukuki Standart Uluslararası sağlık akreditasyon standartları açısından da büyük önem taşıyan bu yapı, fakültenin sağlık hizmet kalitesini ve kurumsal güvenilirliğini daha ileri bir düzeye taşımaktadır. Acil durumlara uygun altyapının varlığı; yalnızca hasta memnuniyetini artırmakla kalmayıp muhtemel hukuki risklerin de önüne geçilmesine katkı sağlamaktadır. Bu durum, fakültenin hem ulusal hem de uluslararası standartlarla uyumlu bir klinik çevre oluşturma kararlılığının somut bir yansıması olarak değerlendirilmektedir.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
21 Nisan 2026 Salı- 16:20
Aile hekimliğinde yönetmelik ve maaş kesintisi tepkisi
2
21 Nisan 2026 Salı- 11:32
Dünya Kalp Cerrahisinin kalbi İstanbul’da attı
3
21 Nisan 2026 Salı- 16:53
Baygın haldeki genç kızın yardımına ambulans helikopter yetişti
4
21 Nisan 2026 Salı- 14:16
Eskişehir’de süt ve süt ürünlerine sıkı denetim
5
21 Nisan 2026 Salı- 14:01
Türkiye Aşı Enstitüsü Başkanı Kara: "Covid aşıları kalp krizini tetiklemez"
03 Ekim 2025 Cuma - 14:42
’Dünya Yürüyüş Günü’ etkinliği gerçekleştirildi
Eskişehir’de gerçekleştirilen ’Dünya Yürüyüş Günü’ etkinliği ile yürüyüşün sağlık üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekildi. İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı tarafından düzenlenen etkinlik, Dede Korkut Parkı’nda gerçekleştirildi. Yürüyüşün sağlığa olan olumlu etkilerine dikkat çekilen etkinlikte, vatandaşların düzenli fiziksel aktiviteye teşvik edilmesi amaçlandı. Etkinliğe kurum temsilcileri ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. "Sağlığınız için günlük 10 bin adım atmayı unutmayın" İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerinin etkinlikle ilgili yapmış olduğu açıklamada, "Hep birlikte attığımız her adım, sağlıklı bir yaşam için farkındalık oluşturmanın yanı sıra, toplumsal birlikteliğimizi de güçlendirdi. Düzenli yürüyüş; kalp ve damar sağlığını korur, obezite riskini azaltır, ruh sağlığını destekler, günlük enerjiyi artırır. Bugün olduğu gibi her gün, sağlığınız için 10 bin adım atmayı unutmayın" ifadeleri yer aldı.
03 Ekim 2025 Cuma - 14:34
Eskişehir Şehir Hastanesi’nde Yaşlılar Günü standı kuruldu
Eskişehir Şehir Hastanesi’nde kurulan 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü standında yaşlıların topluma kattığı değere dikkat çekildi. Yaşlı bireylerin topluma kattıkları değerleri hatırlatmak ve onlara duyulan saygıyı vurgulamak amacıyla her yıl 1 Ekim kutlanan Dünya Yaşlılar Günü sebebiyle Eskişehir’de çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Bu çerçevede, Eskişehir Şehir Hastanesi’nde de bir stant kuruldu. Stantta, geçmişin yaşayan hafızaları olan yaşlıların topluma kattığı değer bir kez daha vurgulandı. Hastane yetkilileri, tüm büyüklerin Dünya Yaşlılar Günü’nü kutladı.
03 Ekim 2025 Cuma - 12:56
Uzmanı ebeveynleri uyardı: "Bu hareketlilik, kalp sorunlarını ustalıkla gizleyebilir"
Okul çağındaki çocuklarda da görülebilen kalp rahatsızlıkları ile ilgili açıklama yapan Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Osman Yılmaz, "Çocuğunuz parkta veya kreşte yaşıtlarından önce pes ediyor, hafif bir koşu sonrası nefes darlığı, aşırı terleme veya göğüste huzursuzluk hissediyor ya da efor sonrası dinlenmesine rağmen nabzı yani kalp hızı halen çok fazla seyrediyorsa, çocuk kardiyolojisi uzmanına danışılması gereklidir" dedi. Yetişkinlerde görülebilen kalp rahatsızlıkları, okul çağındaki çocuklarda da baş gösterebiliyor. Gün içerisinde koştururken birden duran, nefesini tutan, göğsü sıkışan ya da arkadaşlarından önce yorulan çocuklarda kalp sağlığı ile ilgili bir hastalığının belirtisi olabiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Osman Yılmaz, "3-6 yaş arası çocuklar, enerji patlaması yaşar. Zıplarlar, koşarlar, hayal kurarlar ancak bu hareketlilik, kalp sorunlarını ustalıkla gizleyebilir. Doğuştan kalp defektleri, ritim bozuklukları veya nadir genetik durumlar, belirti vermeden sinsice ilerleyebilir" dedi. Çocuklarda kalp sorunlarının bazılarının ‘tembellik’ sanılarak gözden kaçırıldığını ifade eden Prof. Dr. Osman Yılmaz, "Okul öncesi dönemde basit bir muayene, hayat kurtarıcı olabilir. Çocuğunuz parkta veya kreşte yaşıtlarından önce pes ediyor, hafif bir koşu sonrası nefes darlığı, aşırı terleme veya göğüste huzursuzluk hissediyor ya da efor sonrası dinlenmesine rağmen nabzı yani kalp hızı halen çok fazla seyrediyorsa, çocuk kardiyolojisi uzmanına danışılması gereklidir" dedi. Belirtiler hastalığın habercisi Dudaklarda, tırnaklarda veya ciltte morarmanın veya ani solgunluğun kalbin oksijen dağıtımında sorun olduğunun işareti olabileceğini ileten Prof. Dr. Osman Yılmaz, "Bu belirtiler özellikle soğukta veya ağlarken belirginleşir. Bunun için çocuğunuzun banyo sonrası veya oyun sırasında cildinin incelenmesi gerekir. Gece terlemeleri, kesik kesik nefes veya huzursuz uyku, kalp ritim sorunlarının habercisi olabilir. Aşırı uyuklamalara da dikkate edilmelidir. Çocuğunuzun odasını 23-24 derecede tutun ve uyku düzenini not edin. Uyurken nabzını kontrol edin, dakikada 70-100 arası ve düzenli olmalı. Enfeksiyonlara eğilim, boğaz enfeksiyonları veya viral hastalıklar kalbi hedef alabilir ve miyokardit gibi ciddi sorunlara yol açabilir. El yıkamayı, diş fırçalamayı eğlenceli bir alışkanlık haline getirin" dedi. Aşırı tuz ve şeker ileriki dönemlerde tansiyon sebebi olabilir. Çocuklara renkli sebzeler, balıketi gibi omega-3 kaynakları ve ev yapımı meyve püreleri yedirilebilir. Çocuklar aylık periyotta tartılmalı ve büyüme eğrisi takip edilmelidir" dedi. Okul öncesi kalp kontrolleri önemli Okul öncesi dönemde çocuk kardiyolojisi doktoruna kontrollerin yaptırılmasının önemli olduğunu ileten Prof. Dr. Osman Yılmaz, "Kontroller sırasında hekiminiz stetoskopla üfürüm veya ritim bozukluğu kontrolü, EKG ve EKO, enfeksiyon veya anemi izleri için ise kan tahlilleri yapılması gerekir. Bu rutin kontrol, sonrasında çocuğun karşı karşıya kalabileceği önemli sağlık sorunlarının önüne geçecektir. Eğer ailede kalp hastalığı öyküsü varsa, hekim kontrolleri yıllık olmalıdır" dedi.
03 Ekim 2025 Cuma - 12:49
Başhekim Yılmaz: "Anne sütü sadece besin değil, aynı zamanda bebekler için ilaç"
Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Ali Yılmaz, anne sütünün sadece bir besin olmadığını, çocuklar için koruyucu bir ilaç olduğunu söyledi. Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından, 1-7 Ekim Normal Doğum ve Emzirme Haftası etkinlikleri kapsamında Altınordu ilçesindeki alışveriş merkezinde stant açıldı. Stantta, gebeler ile annelere yönelik bilgilendirici broşür dağıtıldı ve ihtiyaç duyulmadığı takdirde sezaryen doğum yerine normal doğum süreci ile anne sütünün ve emzirmenin önemi anlatıldı. Hastanenin Başhekimi Doç. Dr. Ali Yılmaz, Sağlık Bakanlığı koordinesinde sağlığın güçlendirilmesi, geliştirilmesi ve sağlıklı bir gelecek bırakılması adına çeşitli çalışmaların yapıldığını, anne ve çocuk sağlığının, bu çalışmaların en önemli ayağı olduğunu kaydetti. Anne ve çocuk sağlığına fazlasıyla önem verdiklerini, bir takım yeni projeler, çalışmalar ve bilgilendirmeler yaptıklarını anlatan Doç. Dr. Yılmaz, "Anne ve çocuk sağlığı, bir toplumun sağlık verilerinin düzeltilmesi açısından çok önemli bir etken. Bu süreç annelerimizin gebe kalmasıyla başlıyor ve gebelik süreciyle devam ediyor. Doğum süreci ve sonrasında emzirme süreciyle devam ediyor. Biz burada insanlarımızın yanında ve onlara yardımcı olmayı hedefliyoruz" dedi. Bebek dostu olan hastanelerinin, bu yıl ‘Anne dostu hastane’ unvanını da aldığını aktaran Yılmaz, Ordu’da yaklaşık 500 gebeye eğitim verdiklerini ve babaların da katıldığı programlarda sertifika verdiklerini ifade ederek, gebeleri doğuma hem mental, hem de fiziksel açıdan hazırladıklarını belirtti. Doç. Dr. Yılmaz, "Doğum sürecinde de yanlarında oluyoruz. Sezaryenin bir cerrahi müdahale olduğu, normal doğumla ilgili ön yargılarını kırmaya çalışıyoruz. Doğum sonrası sürecimizde emzirme polikliniğimizde annelerimizin yanındayız. Süt sadece bir besin değil, aynı zamanda bir bağ. Çocuklarımız için bir koruyucu ilaç. Bu anlamda emzirme polikliniğimiz aktif olup annelerimiz ile çocuk arasındaki bağı kurması yönünde ciddi bir çalışma yapılıyor" ifadelerine yer verdi. İlk 6 ay sadece anne sütünün önemine değinen Yılmaz ayrıca, bebeğin 2 yaşına kadar da emzirilmesi yönünde teşvikte bulunduklarını ifade eden Yılmaz, "Ordu’da şuanda kadın doğum hastanemizde emzirme polikliniği, gebe polikliniği ve ebe polikliniğimiz aktif olarak çalışıyor. Bütün hastalarımız gelebilirler, bize kayıt olabilirler. Hem mental, hem de tıbbi açıdan onları takip edip, çocuklar belli bir yaşa gelinceye kadar onların yanında olacağımızı söylüyoruz" şeklinde konuştu.
03 Ekim 2025 Cuma - 12:43
20 yıllık evli çift, aldıkları tedavilerle gebelik haberi aldı
Diyarbakır’da Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Hakan Çoksüer’in yanında tedavi alan 20 yıllık evli çift, gebelik haberi aldı. 20 yıllık evli olan Meryem ve Kemal Savğa çifti, doğal yolan çocuk sahibi olamayınca tedavi olmak için birçok klinik ve doktora başvurdu. Tedaviler alan çift, başarısız sonuçlar alınca Prof. Dr. Hakan Çoksüer’e başvurdu. Savğa çifti, ileri derecede yumurta rezervi düşüklüğünden dolayı tedavi oldu. Çift tedailerin ardınadan gebelik haberi aldı. Prof. Dr. Çoksüer, hastaya eksozom, PRP, akupunktur ve fitoterapi uyguladıklarını belirterek, "Ayrıca hastamızın yumurtalarının zayıflığı nedeniyle, tamamen kişiye özgü bir tedavi planı geliştirdik. Yumurta kalitesini korumak için ise düşük dozlu bir protokol tercih ettik. Bugün de gebelik kesesini gördük. İnşallah çocuklarını hayırla kucaklarına alırlar. Süreçlerini takip ediyoruz. Doğru teşhis, doğru tedavi ile sonuca ulaşılıyor" dedi.
03 Ekim 2025 Cuma - 12:26
Sinop’ta ilk radikal prostat ameliyatı başarıyla yapıldı
Sinop Atatürk Devlet Hastanesi, kentte ve kendi tarihinde bir ilke imza attı. Üroloji Uzmanları Opr. Dr. Özgür Gürboğa ve Opr. Dr. Egemen Öztürk, radikal prostatektomi (radikal prostat ameliyatı) uygulamasını Sinop’ta ilk kez gerçekleştirdi. Birden fazla hastada başarıyla tamamlanan operasyonlar, prostat kanseri tedavisi gören hastalara artık kendi şehirlerinde ileri düzey cerrahi imkânı sunuyor. Ameliyatları gerçekleştiren Opr. Dr. Özgür Gürboğa, "Radikal prostatektomi, ileri cerrahi beceri ve güçlü ekip koordinasyonu gerektirir. Bu ameliyatları ilimizde ilk kez gerçekleştirmiş olmak hem bizim hem de hastalarımız için çok kıymetli," dedi. Op. Dr. Egemen Öztürk ise, "Sinop’ta artık bu düzeyde bir operasyon yapılabiliyor olması, hastalarımızın şehir dışına gitme zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Kendi yaşadıkları yerde güvenle tedavi olabilmeleri en büyük motivasyonumuz" ifadelerini kullandı. Gerçekleştirilen ameliyatların ardından hastaların sağlık durumlarının iyi olduğu, taburculuklarının sorunsuz yapıldığı ve iyileşme süreçlerinin yakından takip edildiği bildirildi. Hastane yönetimi, operasyonlarla hem teknik hem de bilimsel kapasitenin kanıtlandığını vurguladı. Yapılan açıklamada, "Sinop’ta kamu sağlık hizmetlerinin geldiği nokta açısından önemli bir gelişmedir. Sağlık alanını her geçen gün daha ileriye taşımak için çalışıyoruz. Emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkür ederiz" denildi.
03 Ekim 2025 Cuma - 11:59
Alaşehir’de ’Dünya Yürüyüş Günü’ etkinliği
Manisa’nın Alaşehir ilçesinde İlçe Sağlık Müdürlüğü personelleri, "Dünya Yürüyüş Günü" kapsamında farkındalık oluşturmak amacıyla kurum önünde dövizlerle toplanarak etkinlik düzenledi. Dünya Sağlık Örgütü tarafından bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesinde fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekmek, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etmek amacıyla 3-4 Ekim tarihleri arasında ilan edilen "Dünya Yürüyüş Günü" kapsamında Manisa’nın Alaşehir ilçesinde etkinlik düzenlendi. Alaşehir’de günün anlamına dikkat çekmek için İlçe Sağlık Müdürlüğü kurum önünde dövizlerle toplantı yaptılar. Etkinlikte katılımcılar, "Sağlığın için yürü", "Her gün 10 bin adım", "Yürüyüş en iyi ilaçtır" yazılı dövizler taşıyarak vatandaşlara fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekti. Alaşehir İlçe Sağlık Müdürü Dr. Süleyman Çağrı Bozkurt, etkinliğin amacının toplumda farkındalık oluşturmak olduğunu belirterek, "İlçe Sağlık Müdürlüğü olarak paydaş kurum, kuruluşlar ve sivil toplum örgütleriyle birlikte toplum bilincini artırmak amacıyla bu etkinliği düzenledik. Amacımız, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etmek ve vatandaşlarımızı düzenli yürüyüş yapmaya teşvik etmektir" dedi. Etkinlikte vatandaşlara yürüyüşün sağlık üzerindeki olumlu etkileri anlatılarak, düzenli yürüyüşün obezite, diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıkların riskini azalttığı, ruh halini ve uyku kalitesini iyileştirdiği vurgulandı.
03 Ekim 2025 Cuma - 11:55
Grip ve nezleyi karıştırmayın
Kayseri Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Selma Erşangur, grip ve nezlenin halk arasında çok karıştırıldığını söyleyerek, "Nezle daha hafif semptomlarla giderken, gripte bütün vücutta kırgınlık hissedilebilir" dedi. Özellikle toplu alanlarda kalabalıktan kaynaklı olarak bulaş riskinin arttığını söyleyen Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Selma Erşangur, "Tabi ki kışın soğukların artmasıyla solunum yolları enfeksiyonları artmaktadır. Solunum yolu enfeksiyonlarını da üst solunum ve alt solunum enfeksiyonları olarak ikiye ayırabiliriz. Üst solunum yolu enfeksiyonları en sık dünyada doktora başvuru nedenleridir. Nezle, grip, alt solunum yolu enfeksiyonunda da pnömoni yani zatürre olarak bilmekteyiz. Nezle ile grip hep halkımız tarafından karıştırılmaktadır. Nezle daha hafif semptomlarla gider. Sadece kulak çınlaması, hafif bir burun akıntısı, hafif bir boğaz ağrısı ile hafif baş ağrısıyla gitmektedir. Grip ise bütün vücutta kırgınlık, kemik-kas ağrıları, gözlerde kızarma, derinden gelen bir öksürük, kulaklarda ağrı, dolgunluk hissiyatı yapar ve ateş çıkartır. Bunların mevsimsel olmasının başlıca nedeni soğuk havalarda insanların bağışıklık sistemlerinin düşmesidir. Bunun nedeni de solunum yolları florasında mukozanın aşırı kuru havalarda çatlaklık oluşur ve mikroorganizmalar, virüsler daha kolay olarak içeriye girerler. Ayrıca soğuğa çok dayanıklıdır virüsler. Çoğalmaları artmaktadır. Aynı zamanda kış aylarında toplu yaşanan mekanlarda insanların işte gerek mescitlerde gerek AVM’lerde gerek çay ocaklarında çocuklar açısından da kreş ve okullarda kalabalık arttığı için birbirlerine bulaş çok daha fazla olmaktadır" dedi. Selma Erşangur, ilaç kullanımına dikkat edilmesi gerektiğini söyleyerek, "Güneş ışınlarının azalması D vitamini düşüklüğüne neden olduğu için özellikle D vitamini, çinko, demir, C vitamini eksikliği yine bu hastalıkların daha fazla artmasına neden olur. Bu çok önemli ki özellikle kreş yaşındaki çocukların birbirleriyle oyuncak alışverişi yapmaları, oyuncakları ağıza götürmeleri nedeniyle ve servisler de toplu taşıma araçları olduğu için çocuklara çok dikkat edilmesi gerekiyor. Bütün insanlar etkilenir ama 65 yaş üstü, gebeler, kronik hastalığı olan özellikle diyabet, astım, KOAH, bronşit, immün sistemi düşürecek olan düşüren romatizmal hastalıklar ve işte malinite ve bunlar için kullanılan immün sistemi düşüren ilaçları kullanan insanlar daha fazla etkilenmektedir. Hamilelerin özellikle ilk 3 ayda çok dikkat etmeleri gerekiyor" ifadelerini kullandı.
03 Ekim 2025 Cuma - 11:47
Uzmanından uyarı: "Gripten korunmak için aşı yaptırın"
Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Salahattin Okur, gripten korunmanın en etkili yolunun ’aşı’ olduğunu vurgulayarak "Öğretmenler, okul çağı çocukları, kreş çalışanları ve sağlık çalışanları gibi gruplar bir an önce aşı olmalıdır" dedi. Sonbahar aylarının gelmesiyle grip salgını başladı. İnfluenza virüsünün gribe yol açan bir enfeksiyon hastalığı olduğunu belirten Acıbadem Adana Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Salahattin Okur, "Hastalığa yol açan influenza virüsünün yapısı kolaylıkla değişebilmektedir. Bu da virüsün bağışıklık sistemimizden kaçmasına ve her yıl gribe yakalanmamıza neden olur. Her 10-30 yılda bir ortaya çıkan büyük yapısal değişiklikler ise pandemi dediğimiz, tüm dünyayı etkileyen büyük salgınlara yol açar" ifadelerini kullandı. Grip virüsünün damlacık yoluyla bulaştığını hatırlatan Dr. Okur, virüsle enfekte olan kişiyle yakın temas etmenin yeterli olduğunu, bu temas sırasında öksürüp, hapşıran kişinin çok sayıda damlacığı etrafa yaydığını ve bu şekilde virüslerin hava yoluyla karşısındakine geçebileceğini ifade etti. Özellikle çocukların toplu olarak bulunduğu okullar, alışveriş merkezleri gibi kalabalık yerlerde daha dikkatli olmak gerektiğinin altını çizen Dr. Okur, şunları söyledi: "Tokalaşma, eşyayla temas etme veya yüzeylere dokunmanın ardından ellerle yüz, göz veya buruna temas edilirse virüs kendisine yayılım alanı bulur ve hücrelere tutunmaya başlar. Bunun sonucunda da vücut virüsle karşılaşır. Bu nedenle gripli bir kişi virüsü etrafa yaymamak için öksürüp hapşırırken ağzını bir mendille, mendil bulamıyorsa kollarıyla kapatmalıdır. Ellere hapşırmak en tehlikeli olanıdır. Ellere bulaşan virüs buradan dokunulan her yere yayılır. Gripli kişi sık sık ellerini yıkamalıdır. Su ve sabun bulunamadığı durumda el antiseptikleriyle eller ovalanarak da temizlik sağlanabilir. Çocukları korumak için de tüm bunları öğretmeli, bu kuralları uyguladıklarından emin olmalıyız. Gribin toplumda yayılmaması için virüsün en etkili olduğu hastalığın ilk günlerinde okula, işe gidilmeyip evde istirahat edilmeli." "Nezle ile karıştırmayın, grip semptomları şiddetlidir" Grip ve nezlenin birbirine karıştırıldığına da değinen Dr. Okur, "Grip ani başlangıçlı ateş, öksürük, boğaz ağrısı, baş ağrısı, burunda tıkanıklık, akıntı, kas ve eklem ağrılarıyla seyreder. Hastalar bu klinik tabloyu sıklıkla ‘kamyon çarpmış gibi’ diye tanımlamaktadır. Öksürük şiddetli olabilir, iki hafta veya daha uzun sürebilir. Grip ve soğuk algınlığı, burun akıntısı ve öksürük gibi benzer semptomlara sahip olabilir. Ancak soğuk algınlığı semptomları genellikle hafifken, grip semptomları şiddetli olabilir ve ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Soğuk algınlığı ve gribe farklı virüsler neden olur" diye konuştu. "Nefes darlığı varsa doktora başvurun" Ateşin uzun sürmesi, koyu renkli balgam, göğüs ağrısı veya nefes darlığı yaşanması halinde mutlaka doktora başvurulmasını öneren Dr. Okur, grip mevsiminde ileri yaş, bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullananlar, 5 yaş altı çocuklar ve gebelerde semptomlar hafif olsa dahi tanı için test yaptırılması gerektiğini söyledi. Dr. Okur, gribe yakalanmamak için sık el temizliği, sağlıklı beslenme, mevsime göre giyinme, hasta kişilerin okul veya iş ortamında olmaması gerektiğini vurgulayarak, "Mutlaka maskeyle önlem alınma gibi kişisel önlemlerin yanı sıra özellikle risk altındaki kişiler için en etkili korunma yolu aşıdır. Risk grubundaki bu kişiler, ölümlerin büyük oranda nedeni olan pnömoni (zatürre) açısından da risk altındalar ve doktorlarına danışarak aşı olmalılar. Grip aşısının her yıl en geç ekim ayında yaptırılması gerekmektedir. Bununla birlikte hastalıkla karşılaşma ihtimali yüksek olan öğretmenler, okul çağı çocukları, kreş çalışanları ve sağlık çalışanları gibi gruplar bir an önce aşı olmalıdır. Ayrıca grip için ilk 72 saatte başlayan tedavi ve bol sıvı tüketmek etkili olacaktır" dedi.
03 Ekim 2025 Cuma - 11:41
İşitme kaybını erken dönemde belirlemek önemli
İşitme kaybını erken dönemde belirlemek amacıyla Ulusal İşitme Tarama Programları yürütülüyor. Türkiye’de yılda doğan her bin bebekten 2-3’ü işitme kaybı ile dünyaya geliyor. Çam Sakura Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof. Dr. Özgür Yiğit, Türkiye’de yılda yaklaşık 1 milyona yakın bebek doğduğunu belirterek, "Her bin bebekten 2-3’ü işitme kaybı ile dünyaya gelmektedir. İşitme kayıpları, annenin geçirmiş olduğu hastalıklar, kullandığı bazı ilaçlar, bebeğin düşük doğum ağırlığı, yoğun bakımda kalma durumu, ağır sarılık geçirmesi, kullandığı bazı ilaçlar, enfeksiyonlar, travmalar, kalıtsal/kalıtsal olmayan hastalıklar gibi doğumsal ve doğumsal olmayan birçok nedene bağlı olarak oluşmaktadır" dedi. Bir ya da her iki kulakta işitme kaybı varlığının bebeklikten itibaren dikkat, öğrenme ve sosyal işlevlerdeki sıkıntıları artırdığının altını çizen Yiğit, "İşitme engelliliğinden korumak amacıyla yapılan çalışmaların en başında sağlık taramaları gelmektedir. İşitme kaybını erken dönemde belirlemek amacıyla ülkemizde Ulusal İşitme Tarama Programları yürütülmektedir. Bu kapsamda yenidoğan tüm bebeklere ve ilkokul 1. sınıfa giden çocuklara işitme taramaları yapılmaktadır. Sağlık taramaları erken tanı ve tedavi için kullanılan en iyi yöntemlerden biridir. Bu nedenle çocukların yenidoğan döneminde ve okul çağında işitme taramalarından geçmesi son derece önemlidir. İşitme engeli tespit edilen birey kısa sürede rehabilite edilmeli ve bu bireylerin sosyal ve akademik ortamlarda diğer bireylerle eşit şartlarda yaşamlarını sürdürmeleri sağlanmalıdır. İşitme engelli bireylerin karşılaştıkları zorlukları belirlemek, toplumsal bilinç oluşturmak, bu konu ile farkındalık oluşturmak oldukça gereklidir" dedi.
03 Ekim 2025 Cuma - 11:39
Midyat Devlet Hastanesinde tam otomatik gaita analiz sistemi hizmete alındı
Mardin’in Midyat İlçe Devlet Hastanesi mikrobiyoloji laboratuvarına kazandırılan tam otomatik gaita analiz sistemi ile birlikte, artık hastalar ilçe dışına sevk edilmeden kendi ilçelerinde daha hızlı, güvenilir ve kaliteli sağlık hizmetine ulaşabilecek. Hastane Başhekimi Uzman Dr. Mehmet Burak Peköz, Midyat Devlet Hastanesine kazandırılan bu sistem sayesinde laboratuvar sonuçlarının artık daha hızlı, güvenilir ve standart hale geldiğini söyledi. Pekgöz, "Bu gelişme, hem hastalarımızın tanı sürecini kısaltmakta hem de sağlık hizmetlerimizin kalitesini artırmaktadır. Artık birçok gaita incelemesi hastanemizde yapılabilmekte, böylece sevk ihtiyacı ortadan kalkmaktadır" dedi. Yeni sistem ile birlikte, erken teşhis imkanı ile hastalıkların ilerlemeden tedavisine destek verildiği, hasta memnuniyetini artırdığı, zaman ve maddi kayıpların önüne geçildiği, sevkleri azaltarak hem hastalar hem de sağlık çalışanları için kolaylık sağladığı, laboratuvar koşullarını güçlendirdiği, analizlerin doğruluğunu ve kalitesini artırdığı, insan kaynaklı hatalarının en aza indirildiği belirtildi. Bu yatırımla birlikte Midyatlı vatandaşların, kendi ilçelerinde ileri teknolojiye dayalı daha hızlı, güvenilir ve kaliteli sağlık hizmetine kavuştuğu da bildirildi.
03 Ekim 2025 Cuma - 11:26
Tıp dünyasında yeni adımlar: Akademisyenler ve hekimler birlikte üretiyor
Medical Point Gaziantep Hastanesi ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte, Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin seçkin akademik kadrosu ile Medical Point Gaziantep Hastanesi’nin deneyimli hekimleri, karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımını esas alan bir çalıştayda bir araya geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi, sağlık ve akademi dünyası arasındaki köprüleri güçlendirmeyi hedefleyen anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin seçkin akademik kadrosu ile Medical Point Gaziantep Hastanesi’nin deneyimli hekimleri, karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımını esas alan bir çalıştayda bir araya geldi. Etkinlik, üniversitenin sağlık bilimleri alanında görev yapan öğretim üyeleri ile hastanede görevli uzman doktorların katılımıyla gerçekleştirildi. Soru-cevap formatında interaktif olarak düzenlenen programda, sağlık sektöründeki güncel gelişmeler, akademik araştırmaların kliniğe yansıması, tıp eğitiminde karşılaşılan zorluklar, sağlıkta multidisipliner yaklaşım ve hasta odaklı hizmet anlayışı gibi birçok önemli konu ele alındı. Toplantının en dikkat çekici yönlerinden biri, üniversite-hastane iş birliğinin sadece teoriyle sınırlı kalmaması, aynı zamanda ortak projeler, klinik araştırmalar ve akademik yayınlar üzerinden geleceğe dönük somut adımların konuşulması oldu. Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan ve Medical Point Gaziantep Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ekber Şahin’in bulunduğu etkinlikte, ilerleyen dönemlerde ortak sempozyumlar, bilimsel çalışmalar ve eğitim programları düzenlenmesi konusunda karşılıklı iyi niyet beyanları paylaşıldı. Etkinlik sonunda yapılan değerlendirmelerde, bu tarz organizasyonların hem bilimsel gelişime hem de sağlık hizmetlerinin niteliğine katkı sağlayacağı yönünde görüş birliği sağlandı. Hastane olarak akademik iş birliğine tam destek Medical Point Gaziantep Hastanesi, Hastane olarak akademik iş birliğine destek verdiklerini açıkladı. Hastane yönetimi yaptığı açıklamada, "Hastane yönetimi olarak; sağlık hizmetlerinde kaliteyi artırmanın yalnızca akademik bilgiyle değil, uygulama ile de mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu kapsamda, üniversitelerle kurulan yapıcı iş birliklerinin hem mesleki gelişim hem de hasta memnuniyeti açısından büyük önem taşıdığına inanıyor, bu tür etkinliklerin düzenli aralıklarla sürdürülmesini hedefliyoruz. Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin değerli akademik kadrosuna katılımları ve katkıları için teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder