SAĞLIK - 03 Ekim 2025 Cuma 11:47

Uzmanından uyarı: "Gripten korunmak için aşı yaptırın"

A
A
A
Uzmanından uyarı: "Gripten korunmak için aşı yaptırın"

Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Salahattin Okur, gripten korunmanın en etkili yolunun ’aşı’ olduğunu vurgulayarak "Öğretmenler, okul çağı çocukları, kreş çalışanları ve sağlık çalışanları gibi gruplar bir an önce aşı olmalıdır" dedi.


Sonbahar aylarının gelmesiyle grip salgını başladı. İnfluenza virüsünün gribe yol açan bir enfeksiyon hastalığı olduğunu belirten Acıbadem Adana Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Salahattin Okur, "Hastalığa yol açan influenza virüsünün yapısı kolaylıkla değişebilmektedir. Bu da virüsün bağışıklık sistemimizden kaçmasına ve her yıl gribe yakalanmamıza neden olur. Her 10-30 yılda bir ortaya çıkan büyük yapısal değişiklikler ise pandemi dediğimiz, tüm dünyayı etkileyen büyük salgınlara yol açar" ifadelerini kullandı.


Grip virüsünün damlacık yoluyla bulaştığını hatırlatan Dr. Okur, virüsle enfekte olan kişiyle yakın temas etmenin yeterli olduğunu, bu temas sırasında öksürüp, hapşıran kişinin çok sayıda damlacığı etrafa yaydığını ve bu şekilde virüslerin hava yoluyla karşısındakine geçebileceğini ifade etti. Özellikle çocukların toplu olarak bulunduğu okullar, alışveriş merkezleri gibi kalabalık yerlerde daha dikkatli olmak gerektiğinin altını çizen Dr. Okur, şunları söyledi:


"Tokalaşma, eşyayla temas etme veya yüzeylere dokunmanın ardından ellerle yüz, göz veya buruna temas edilirse virüs kendisine yayılım alanı bulur ve hücrelere tutunmaya başlar. Bunun sonucunda da vücut virüsle karşılaşır. Bu nedenle gripli bir kişi virüsü etrafa yaymamak için öksürüp hapşırırken ağzını bir mendille, mendil bulamıyorsa kollarıyla kapatmalıdır. Ellere hapşırmak en tehlikeli olanıdır. Ellere bulaşan virüs buradan dokunulan her yere yayılır. Gripli kişi sık sık ellerini yıkamalıdır. Su ve sabun bulunamadığı durumda el antiseptikleriyle eller ovalanarak da temizlik sağlanabilir. Çocukları korumak için de tüm bunları öğretmeli, bu kuralları uyguladıklarından emin olmalıyız. Gribin toplumda yayılmaması için virüsün en etkili olduğu hastalığın ilk günlerinde okula, işe gidilmeyip evde istirahat edilmeli."



"Nezle ile karıştırmayın, grip semptomları şiddetlidir"


Grip ve nezlenin birbirine karıştırıldığına da değinen Dr. Okur, "Grip ani başlangıçlı ateş, öksürük, boğaz ağrısı, baş ağrısı, burunda tıkanıklık, akıntı, kas ve eklem ağrılarıyla seyreder. Hastalar bu klinik tabloyu sıklıkla ‘kamyon çarpmış gibi’ diye tanımlamaktadır. Öksürük şiddetli olabilir, iki hafta veya daha uzun sürebilir. Grip ve soğuk algınlığı, burun akıntısı ve öksürük gibi benzer semptomlara sahip olabilir. Ancak soğuk algınlığı semptomları genellikle hafifken, grip semptomları şiddetli olabilir ve ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Soğuk algınlığı ve gribe farklı virüsler neden olur" diye konuştu.



"Nefes darlığı varsa doktora başvurun"


Ateşin uzun sürmesi, koyu renkli balgam, göğüs ağrısı veya nefes darlığı yaşanması halinde mutlaka doktora başvurulmasını öneren Dr. Okur, grip mevsiminde ileri yaş, bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullananlar, 5 yaş altı çocuklar ve gebelerde semptomlar hafif olsa dahi tanı için test yaptırılması gerektiğini söyledi. Dr. Okur, gribe yakalanmamak için sık el temizliği, sağlıklı beslenme, mevsime göre giyinme, hasta kişilerin okul veya iş ortamında olmaması gerektiğini vurgulayarak, "Mutlaka maskeyle önlem alınma gibi kişisel önlemlerin yanı sıra özellikle risk altındaki kişiler için en etkili korunma yolu aşıdır. Risk grubundaki bu kişiler, ölümlerin büyük oranda nedeni olan pnömoni (zatürre) açısından da risk altındalar ve doktorlarına danışarak aşı olmalılar. Grip aşısının her yıl en geç ekim ayında yaptırılması gerekmektedir. Bununla birlikte hastalıkla karşılaşma ihtimali yüksek olan öğretmenler, okul çağı çocukları, kreş çalışanları ve sağlık çalışanları gibi gruplar bir an önce aşı olmalıdır. Ayrıca grip için ilk 72 saatte başlayan tedavi ve bol sıvı tüketmek etkili olacaktır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çankırı Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil: "Hocaya hürmet göstermeyen bir nesil neyi başarabilir" Çankırı’da okurlarıyla buluşan akademisyen ve yazar Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, okumanın, araştırmanın toplumun sosyal gelişimine önemli katkı sağladığını ifade ederek, "Günümüzde ise hoca yan baktı diye tüm aile hocayı okula dövmeye gidiyor. Gençler, o hocanın önünde ölüyor. Sizin hocanız öğrencileri için canını verecek birisi. Hocaya hürmet göstermeyen bir nesil neyi başarabilir" dedi. Valilik koordinasyonunda gerçekleştirilen Çankırı 2. Kitap Günleri, yazarlar ve okurlarını buluşturuyor. Kitap günlerinin konuğu olan yazar Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, okurlarıyla bir araya geldi. Söyleşide eğitim, tarih ve edebiyatın toplum üzerindeki etkilerine dikkat çeken Şimşirgil, toplumun manevi değerlerinin tarih, edebiyat ile dini değerlerle oynanarak bozulduğunu dile getirdi. Yaşanan okul saldırılarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Şimşirgil, "Matematik, fizik ve kimya dersleri çok kıymetli ve önemlidir ama insana şahsiyet vermez, şahsiyet kazandırmaz. Matematik öğrendim diye benim şahsiyetim yükselmez. Ama tarih, edebiyat ve din dersleri insana şahsiyet kazandırır. Tarihi, edebiyatı ve dini mutlaka çok iyi bilmemiz gerekir. Bu üçüyle oynuyorlar, bu üçünü bozuyorlar. Bizim edebiyatımız baştan sona ahlaktır. Ama ahlakımızı bitiriyorlar. Çevrenizde argo kelimeler değil, güzel sözler söyleyin. Bir güzel söz, bu cihan cehennemini sekiz cennet yapar. Kitabımız Kur’an-ı Kerim ’Oku’ diye başlıyor. Dini ’Oku’ diye başlayan bir millet okumaz mı, söyleyin bana. Şimdi ise okullarda hocaya saygı yok, hocaya hürmet yok. Eskiden ailemiz hocaya getirirdi, ‘Eti senin kemiği benim’ derlerdi. Ama eti de hocanın, kemiği de hocanın olması gerekiyor. Günümüzde ise hoca yan baktı diye tüm aile hocayı okula dövmeye gidiyor. Gençler, o hocanın önünde ölüyor. O sizin hocanız, öğrencileri için canını verecek birisi. Hocaya hürmet göstermeyen bir nesil neyi başarabilir?" dedi. "Tarihi unutan millet, hafızasını yitiren, cami köşesinde bırakılıp yetim kalmış çocuğa benzer" Okumanın ve dinlemenin önemine de değinen Şimşirgil, "Tarih edeptir, tarih gelecektir, tarih güçtür, tarih hafızadır. Tarihi unutan millet, hafızasını yitiren, cami köşesinde bırakılıp yetim kalmış çocuğa benzer. Tarihimizi ve edebiyatımızı iyi bilelim. Dinlemeyen ve okumayan hiçbir şey olamaz arkadaşlar. Bizim milletimiz ya okurdu ya da alimleri dinlerdi. Bizim evlerimiz sohbet halkasıydı; insanlar toplanırdı, kadınlar kendi aralarında, erkekler ise kendi aralarında toplanırlar, okurlar ve dinlerlerdi. Benim şimdi kitaplarda okuduğum şeylerin hepsini küçükken babaannemden dinlemiştim. Onlar eskiden alim kadınlardı. Şimdi kitapları okudukça onların bana söyledikleri sözleri görüyorum. Onlar da okuma yazma bilmiyordu ama dinledi ve öğrendi. Sınıfa mı girdin, dinleyeceksin, arkadaşın bir şey mi söylemek istedi, onu uyararak ders dinlediğini söyle. Başarının sırrı üç kelime; ‘neredeysen orada ol.’ Teneffüste ise arkadaşınla olacaksın. Yüce Rabbimiz ‘her günahla gel ama bir günahla gelme’ der, ‘kul hakkı.’ Kul hakkına girmeyelim" diye konuştu.
Karaman Karaman’da lale tarlasına ziyaretçi akını: 2 günde 30 bin kişi gezdi Karaman’ın Kazımkarabekir ilçesine bağlı Kızılkuyu köyünde 50 dekarlık alanda ekimi yapılan lale tarlası, kapılarını ziyaretçilere açtı. Türkiye’nin en büyük lale üretim alanı olma özelliğini taşıyan bölgeyi, ilk 2 günde 30 bin kişi ziyaret etti. Yurt içindeki park ve bahçeleri süsleyen laleler, doğa tutkunları ve fotoğraf meraklılarının ilgi odağı olmaya devam ediyor. Karaman Valisi Hayrettin Çiçek ve il protokolü, lale tarlasını ziyaret ederek incelemelerde bulundu ve tesis yetkililerinden üretim faaliyetleri hakkında bilgi aldı. Festival havasının hakim olduğu alanda üniversite öğrencileri ve esnaflar kurdukları stantlarda çiçekten taçlar ve çeşitli hediyelik eşyaların satışını gerçekleştiriyor. "6 günde 200 bin ziyaretçi bekliyoruz" Lale üretim tesisinin sorumlusu Yavuz Selim Ateş, bu yıl 50 dekar alanda yaklaşık 15 milyon adet çiçek soğanı üretimi gerçekleştirdiklerini belirterek, "Arazilerimizi ücretsiz bir şekilde ziyarete açtık. 2026 yılında da geleneği bozmadık. İlk hafta sonu yoğun yağışa rağmen 30 binden fazla ziyaretçi ağırladık. Bu ayın 26’sına kadar toplamda 200 binden fazla ziyaretçiye ulaşmayı hedefliyoruz. Bu rakamlar bölgenin turizm ve ekonomi potansiyelini net bir şekilde ortaya koyuyor" dedi. "Üretimin yüzde 95’ini yerli olarak sağlıyoruz" Türkiye’deki park ve bahçelere dikilen lale soğanlarının yaklaşık yüzde 95’ini yerli imkanlarla üretip pazarladıklarını ifade eden Ateş, ihracat ağını da genişlettiklerini vurguladı. Ateş, "Başta ABD olmak üzere Hollanda, Almanya, Rusya ve Azerbaycan gibi ülkelere ihracat yapıyoruz. Yeni pazarımız olarak Kanada’yı da listemize ekledik. 2027 yılında üretim alanlarımızı 3 katına çıkarmayı planlıyoruz. Mevcut depomuzun kapasitesini artırmak için yeni bir deponun temelini atıyoruz ve yeni seralar kuruyoruz. Tamamen ihracat odaklı bir modele geçmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Lale tarlasını gezmeye gelen vatandaşlar ise sunulan görsel şölenden dolayı memnuniyetlerini dile getirerek, rengarenk çiçekler arasında hatıra fotoğrafı çektirdi.
Manisa Mesir coşkusu sokaklara taştı 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, uluslararası ekiplerin de katıldığı kortejle görsel şölene dönüştü. ’Hoş geldin Mesir’ kortejiyle binlerce Manisalı sokaklara akın ederken, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, bu köklü geleneği her yıl daha ileriye taşımak için çalışacaklarını vurguladı. Manisa’nın 5 asırlık köklü mirasını simgeleyen festivale katılan farklı ülkelerin halk dansları ekipleri, kortej boyunca sergiledikleri performanslarla vatandaşların büyük beğenisini topladı. Hayri İplikçi Parkı’ndan başlayan ve Cumhuriyet Meydanı’nda son bulan yürüyüşün ardından düzenlenen bando gösterileri ve halk oyunları sunumları, festivalin ilk gün coşkusunu zirveye taşıdı. Başkan Dutlulu, "Dolu dolu bir festival bizi bekliyor" Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan kalabalığa hitap eden Belediye Başkanı Besim Dutlulu, festivalin tarihi önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "486 yıldır devam eden ve 5 asra yaklaşan bu mirası dünyaya daha güçlü bir şekilde tanıtacağız. Yaşadığımız acı kayıplar nedeniyle konser etkinliklerimizi mayıs ayına erteledik, ancak festivalimiz içeriğiyle yine dopdolu. Gastronomiden tiyatroya, aromaterapiden fitoterapiye kadar pek çok etkinlikle hemşehrilerimize keyifli bir festival süreci sunacağız. Her yıl çıtayı daha da yükselteceğiz." Manisa’nın zor bir dönemden geçtiğini belirten Başkan Dutlulu, konuşmasında merhum Belediye Başkanları Ferdi Zeyrek ve Gülşah Durbay’ı da anarak şunları söyledi: "Şehrimiz zorlu bir süreçten geçti. Bu acıları el birliğiyle atlatmaya çalışıyoruz. Ferdi Başkanımızı ve Gülşah Başkanımızı bir kez daha saygı ve rahmetle anıyorum. Onların hayal ettiği, daha güzel bir Manisa için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bu festivalin tüm Manisa’ya hayırlı olmasını diliyorum. Hepinizi çok seviyorum." Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ve eşi Özge Ekmen Dutlulu’nun yanı sıra korteje, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Gölmarmara Belediye Başkanı Cem Aykan, Manisa’yı Mesiri Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Ahmet Ata Temiz, Ulaş Aydın ve Erk Kayabaş ile daire başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, belediye meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Aydın Didim’de 23 Nisan coşkusu akşam etkinlikleriyle taçlanacak Didim’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, fener alayı, çocuk korosu ve konserle akşam etkinlikleri kapsamında coşkuyla kutlanacak. Aydın’ın Didim ilçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, akşam saatlerinde düzenlenecek etkinliklerle kutlanacak. Didim Belediyesi tarafından organize edilen programda, fener alayı, çocuk korosu ve konserle bayram coşkusu zirveye taşınacak. Didim Belediyesi, 23 Nisan kutlamalarını akşam saatlerinde gerçekleştireceği etkinliklerle taçlandırmaya hazırlanıyor. Hem bayram sevincinin hem de ortak hafızanın bir araya geleceği program kapsamında, geçmişte yaşanan acı olaylarda hayatını kaybeden çocuklar ve eğitim emekçileri de anılacak. Kutlamalar, saat 18.30’da Didim Belediyesi önünden başlayacak fener alayı ile start alacak. Marşlar ve bayraklar eşliğinde gerçekleştirilecek yürüyüşle bayram coşkusu ilçe sokaklarına taşınacak. Fener alayının ardından saat 19.30’da Cumhuriyet Kent Meydanı’nda Didim Belediyesi Çocuk Korosu sahne alacak. Miniklerin seslendireceği eserlerle katılımcılara hem duygusal hem de keyifli anlar yaşatılması hedefleniyor. Program, saat 20.00’de Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenecek Pera konseri ile devam edecek. Sevilen şarkıların seslendirileceği konserde, bayram coşkusunun doruğa ulaşması bekleniyor. Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, tüm halkı etkinliklere davet ederek "Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği, ulusal egemenliğimizin en anlamlı simgelerinden biri olan bu bayramı Didim’de hem coşku hem de derin bir anlamla kutlayacağız. Bu yıl 23 Nisan’da, çocuklarımızın umutlarını büyütmenin ve onları yaşatmanın sorumluluğunu bir kez daha yüreğimizde hissediyoruz. Tüm halkımızı bu özel akşamda bir araya gelmeye davet ediyorum" dedi.