SAĞLIK
Başkan Er: "Yılın 12 ayı haşere ve vektörlerle mücadele var" 24 Nisan 2026 Cuma - 12:51:43 Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "İnsanların sağlığını tehdit eden her türlü haşere ve vektörle mücadele çalışmaları yılın her ayında yapıyoruz" dedi. Malatya Büyükşehir Belediyesi, halk sağlığını korumaya yönelik önemli hizmetlerinden biri olan vektörlerle mücadele hususunda 2026 yılı ilaçlama sezonuna başladı. Büyükşehir Belediyesi, yılın her döneminde sürdürdüğü ilaçlama çalışmalarıyla vatandaşların daha sağlıklı ve huzurlu bir çevrede yaşamlarını sürdürülebilmeleri adına büyük bir gayret gösteriyor. Özellikle havaların ısınmasıyla artış gösteren vektörlere karşı mücadele çalışmaları, modern yöntemler ve güçlü ekipman desteğiyle yürütülmesi adına hazırlıklar tamamlandı. Bu kapsamda 61 kişilik uzman kadro ve 26 araçtan oluşan güçlü ekipmanlarla Büyükşehir Belediyesi, Malatya merkez, 13 ilçe ve 719 mahallede kesintisiz ilaçlama hizmeti vermeye devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi hizmet binası önünde 2026 yılı ilaçlama sezonunun başlamasıyla ilgili açılış programı düzenlendi. Programda Konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, insanların sağlığını tehdit eden her türlü haşere ve vektörle mücadele çalışmalarını Büyükşehir Belediyesi olarak yılın 12 ayı gerçekleştirdiklerini söyledi. "Yaşam kalitesini artırmak için vektörlerle mücadele çok önemli" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 2026 yılı ilaçlama sezonunun açılışında yaptığı konuşmada, Malatya Büyükşehir Belediyesi olarak önceliklerinin insan sağlığını korumak ve insanların yaşam kalitesini artırmak olduğunu ifade etti. Vektörlerle mücadelenin insanların yaşam kalitesini artırması noktasında çok önemli olduğuna dikkati çeken Başkan Er, "İnsanların sağlığını tehdit eden her türlü haşere ve vektörle mücadele çalışmaları yılın her ayında yapıyoruz. 12 ay mücadele var. Yaz geldi diye bir farkındalık oluşuyor ama kış boyunca larva ile mücadele yapıldı. Bundan sonrada uçkun ile sahada mücadele edilecek" dedi. "Dron ile ilaçlama yapıyoruz" Geçmişte dumanla yapılan vektörle mücadelenin olduğunu hatırlatan Başkan Er, şunları kaydetti: "Araç geçtiği zaman her tarafta "İşte bak ilaçlama yapılıyor" denilirdi. İnsanlar buna alışkın oldukları için "İlaçlama yapılmıyor" diyorlar ama her sokak ve mahalle ilaçlanıyor. O eski alışkanlık mazotlu, yakıtlı ve dumanlı bir ilaçlama değil daha sağlıklı, çevreyi rahatsız etmeyecek bir ilaçlama yöntemi uyguluyoruz. Bir kere bu araçlarımızla ilaçlama çalışmalarımız var. Dron ile ilaçlama yapıyoruz. Ormanlık, ulaşılması zor olan alanlarda, dağlık ve bataklık olan yerlerde de dron ile ilaçlama yapıyoruz. Yani teknolojinin bize verdiği imkanlarla ilaçlama çalışmalarını yürütüyoruz." "61 uzman ekibimiz 26 araçla sahada olacak" Büyükşehir Belediyesi’nin mücadelesinin yanında vatandaşların da buna katılımının önemli olduğunu dile getiren Başkan Er, "Evlerin etrafındaki su birikintileri ve çöplere karşı herkes duyarlı olursa arkadaşlarımız daha çok efor sarf edecek, daha çok yeri ilaçlayacak ve insanlarımız daha huzurlu olacak. Bir de ahırların şehrin dışına çıkarılması lazım. Vatandaşlarımızın duyarlılığı bu konuda çok önemli. Gördüklerini çağrı merkezimize bildirmelerini istiyoruz. Biz dikkat ediyoruz. Farkında olmadan saha içinde görmediğimiz alan varsa vatandaşlarımız çağrı merkezini arayıp, haberdar edebilirler. 61 uzman ekibimiz ve 26 aracımızla Malatya’nın her tarafında hummalı bir şekilde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Geçen sene ilaçlamada iyiydik. Bu sene de Allah’ın izniyle sıfıra doğru arkadaşlarımız çok büyük gayret gösteriyorlar" diye konuştu. "Kapıkaya’da çöp döküm sahasının ihalesini yaptık" Başkan Er, çevreye büyük önem verdiklerine dikkati çekerek, şunları ifade etti: "Biz sadece deprem yaralarını sarmıyoruz geleceğin Malatya’nın inşa ediyoruz diyoruz. Bu imar ve ihya hizmet açısından böyle. Kapıkaya’da çöp döküm sahasının ihalesini yaptık. 5-6 ay içerisinde inşallah orası hayata geçirilecek. Yeşil, çevreci ve akıllı bir şehrimiz olsun istiyoruz. O nedenle geleceğin Malatya’sını inşa etme yolunda hepimize ayrı ayrı görevler düşüyor." Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in konuşmasının ardından ’2026 yılı ilaçlama sezonu’ ile ilgili bilgilendirme yapıldı.
24 Nisan 2026 Cuma - 12:40 Gercüş’te sağlık ekiplerinden köy köy "aşı" seferberliği Batman’ın Gercüş ilçesinde sağlık ekipleri kapı kapı gezerek çocukların bağışıklık sistemini güçlendiriyor. "Aşı Haftası" kapsamında kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlara ulaşmayı hedefleyen Toplum Sağlığı Merkezi doktor ve hemşireleri, kapı kapı gezerek çocukların bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Aşılamanın önemine dikkat çeken Hemşire Gülistan Ülker, "Kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlarımıza yerinde hizmet götürüyoruz. Bakanlığımızın yayınladığı aşı uygulama takvimine sadık kalarak, ulusal kampanya dahilinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Amacımız sadece bireysel değil, aynı zamanda toplumsal bağışıklığı sağlayarak çocuklarımızı komplikasyonlardan ve ciddi hastalıklardan korumak’’ dedi. Ülker, geçmişte aşı yetersizliği nedeniyle yaşanan çocuk ölümlerine ve kalıcı hastalıklara değindi. Ülker, "Eskiden bu imkanlar yokken çocuklar çok ağır hastalıklar geçiriyor, hatta hayatını kaybedebiliyordu. Bugün ise kızamık ve çocuk felci gibi ciddi risklere karşı koruma sağlıyoruz. Çocuklarımızın hasta olmaması ve sağlıklı büyümeleri için buradayız’’ diye konuştu. Sağlık hizmetinin ayaklarına kadar gelmesinden duydukları memnuniyeti dile getiren köy sakinleri ve veliler, uygulamadan dolayı yetkililere teşekkür etti. Devletin sunduğu bu hizmetin çok kıymetli olduğunu belirten vatandaşlar, "Hocalarımız kapımıza kadar gelip çocuklarımızın sağlığıyla ilgileniyor. Allah devletimize zeval vermesin" diyerek memnuniyetlerini ifade etti.
RSV’den aşı ile korunmak mümkün
05 Ekim 2025 Pazar - 09:11 RSV’den aşı ile korunmak mümkün Dr. Başak Burgazlıoğlu, "RSV, sadece çocukları değil, yaşlıları da tehdit ediyor. Aşı ile ciddi komplikasyonların önüne geçmek mümkün" diye konuştu. Sonbahar ve kış aylarında sıkça görülen solunum yolu enfeksiyonlarından biri olan RSV (Respiratuvar Sinsityal Virüs), özellikle bebekler, ileri yaş grupları ve kronik hastalığı bulunan bireyler için hayati riskler taşıyor. Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Başak Burgazlıoğlu, RSV’ye karşı geliştirilen yeni nesil aşıların önemine dikkat çekerek, risk gruplarındaki bireylerin korunması gerektiğini vurguladı. "Rsv, sadece çocukların değil, yaşlıların da tehdidi" Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burgazlıoğlu, RSV’nin yalnızca çocukluk çağı hastalığı gibi algılanmasının yanlış olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "RSV, her yaş grubunu etkileyebilir. Ancak en büyük risk, 65 yaş üzerindeki bireylerde, kronik kalp ve akciğer hastalıkları olanlarda ve bağışıklığı baskılanmış kişilerde ortaya çıkıyor. Ayrıca, erken doğan bebeklerde ve ilk 2 yaş altındaki çocuklarda da ağır tablolara yol açabiliyor. RSV aşısı, özellikle belirli risk gruplarına öneriliyor. 65 yaş ve üzerindeki bireyler, kronik kalp veya akciğer hastalığı olanlar, bağışıklık sistemi baskılanmış bireyler, hamile kadınlar (özellikle 32-36. gebelik haftaları arasında)." "Hamile kadınlara uygulanan RSV aşısı, doğacak bebeği ilk altı ay boyunca RSV enfeksiyonlarına karşı koruma altına alabiliyor, diyen Dr. Burgazlıoğlu, aşının sonbaharda RSV sezonu başlamadan önce, yapılmasının önemini vurguladı. Yapılan bilimsel çalışmalar, RSV aşılarının oldukça etkili olduğunu gösterdiğini belirten Dr. Burgazlıoğlu, "RSV aşıları, 65 yaş üzeri bireylerde yüzde 70’e kadar koruyuculuk sağlıyor. Bu, yoğun bakıma yatış ve zatürre gibi ciddi komplikasyonların önlenmesinde çok değerli bir katkı sunuyor. İnfluenza (grip) aşısı gibi her yıl tekrar edilmesi zorunlu olmayan RSV aşısı, tek doz ile en az bir RSV sezonu boyunca etkili koruma sağlayabiliyor. Aşı uzun vadeli koruyuculuğuna ilişkin çalışmaların sürüyor. Aşı şimdilik yılda bir kez uygulanıyor. Fakat bireylerin kendi risk profiline göre, hekime danışarak düzenli kontrol ve takip yaptırması çok önemli" dedi. Dr. Burgazlıoğlu, RSV’nin bireysel sağlık kadar toplum sağlığı açısından da tehdit oluşturduğunu vurgularken, özellikle risk gruplarının aşı konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini söyledi: "RSV enfeksiyonu hastaneye yatışı, solunum desteği ihtiyacını ve ölüm riskini artırabiliyor. Geliştirilen aşılar sayesinde artık bu riski önemli ölçüde azaltmak mümkün. Hedef gruptaki bireylerin, gecikmeden hekimlerine başvurarak aşı planlamalarını yaptırmaları büyük önem taşıyor."
Ataşehir Belediyesi sağlık hizmetlerinin kapsamını ve niteliğini genişletiyor
04 Ekim 2025 Cumartesi - 14:44 Ataşehir Belediyesi sağlık hizmetlerinin kapsamını ve niteliğini genişletiyor Ataşehirlilere sunduğu sağlık hizmetlerini artırmayı amaçlayan Ataşehir Belediyesi, bir yandan tıp merkezlerinin binalarını yenilerken bir yandan da araç filosunu genişletiyor. Ataşehir Belediyesi, ilçe halkının sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla mevcut bulunan iki hasta nakil aracına ilave olarak, yeni bir hasta nakil aracı ve bir acil yardım ambulansı ekleyerek toplam araç sayısını 4’e yükseltti. Ataşehir Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü’nün sevk ve idaresinde, randevu sistemiyle çalışan hasta nakil araçları ve acil yardım ambulansıyla; Ataşehir’de ikamet eden binek araçlara binemeyecek durumda olan yatalak hastalara hafta içi mesai saatleri içerisinde nakil hizmeti sunuluyor. Sağlık merkezleriyle kapsamlı hizmet sağlanıyor Ataşehir Belediyesi sağlık hizmetleri kapsamında; "Prof. Dr. Türkan Saylan Tıp Merkezi", "Gönüllü Hizmet Vakfı Huriye Öğücü Sağlık Polikliniği" ile "Kadın Sağlığı, Mamografi ve Kemik Yoğunluğu Görüntüleme Merkezi" ile muayene ve tedavi sağlıyor. "Yeni Hayat Gençlik Merkezi" ile bağımlılıkla mücadele, aile terapisi ve psikolojik destek hizmetleri sağlayan Ataşehir Belediyesi, "Evde Sağlık" hizmetleriyle de hasta, yatalak, engelli veya kronik rahatsızlığından dolayı bakıma muhtaç tüm Ataşehirlilerin yanında olmaya devam ediyor. Tıp Merkezi ve Mamografi Merkezi tek bir yapı altında buluşacak Ataşehir Belediyesi tarafından Atatürk Mahallesi’nde yapımı devam eden Mustafa Saffet Sağlık Kompleksi; Prof. Dr. Türkan Saylan Tıp Merkezi ile Kadın Sağlığı ve Mamografi Merkezi’ne ev sahipliği yapacak. Tıp Merkezi; acil müdahale alanı, röntgen, biyokimya, mikrobiyoloji, radyoloji, laboratuvar, diş ve 7 uzmanlık alanında poliklinik hizmetini yeni yerinde vermeye yakın bir zamanda başlayacak. Kadın Sağlığı ve Mamografi Merkezi ise kadınlara yönelik sağlık hizmetlerine yeni yerinde devam edecek. Geçtiğimiz ay yeni binasında hizmet vermeye başlayan "Gönüllü Hizmet Vakfı Huriye Öğücü Sağlık Polikliniği" de, Ataşehir halkına daha geniş alanda daha kaliteli sağlık hizmetlerinin sunulmasına imkan sağlıyor. "Yatırımlarımızı sürdürüyor ve planlamalarımızı yapıyoruz" Ataşehir Belediyesi’nin sağlık hizmetleri hakkında bilgi veren Başkan Onursal Adıgüzel, "Ataşehirli komşularımızın güvenli ve kaliteli sağlık hizmetlerine ulaşabilmesi için yatırımlarımızı sürdürüyor ve planlamalarımızı yapıyoruz. Tıp merkezlerimizi yeniliyor, araç filomuzu güçlendiriyoruz. İki hasta nakil aracımız vardı, şimdi filomuza bir hasta nakil aracı ve bir acil yardım ambulansı katarak filomuzu büyütüyoruz. Hasta nakil ve ambulans hizmetlerimizle ihtiyaç sahibi komşularımızın yanlarında olmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.
Veteriner Hekimler Odası Başkanı Karanfil de hayvanları unutmadı
04 Ekim 2025 Cumartesi - 14:43 Veteriner Hekimler Odası Başkanı Karanfil de hayvanları unutmadı DÜZCE (İHA) – Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla Veteriner Hekimler Odası Başkanı Şerif Ali Karanfil, yeni çıkartılan sahipsiz Hayvanlar yasasının sokak hayvanları sorununu azaltacağını umduklarını dile getirdi. Her yıl 4 Ekim’de kutlanan Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla Düzce Veteriner Hekimler Odası Başkanı Şerif Ali Karanfil, basın açıklaması yayımladı. Vet. Hek. Karanfil açıklamasında yeni çıkartılan 5199 sayılı hayvanları koruma kanununun sahipsiz hayvanların korunması için bir sığınak olacağını umut ettiklerini belirterek şu ifadelere yer verdi, "İnsanoğlu, tabiatın dengesi için var olmaları gerektiğine inanmaya başladığı dünyamızın ortağı hayvanların daha iyi korunması, bakılması, beslenmesi, refahı amacıyla çeşitli örgütler kurmuştur. İlki Dünyada 1822 yılında İngiltere’de Hayvanları Koruma Birliği, ülkemizde 1908 yılında Hayvanları Koruma Derneği’dir. Hollanda’nın Lahey kentinde Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu kurulmuş, 1931 yılında aldığı bir kararla 04 Ekim’i Hayvanları Koruma Günü ilan etmiştir. Her yıl ayrı bir tema ile kutlanan bugünün amacı evrende insanlardan başka canlılar olduğunu anlamak, onların yaşam alanlarına müdahale etmemek, yaşam hakkına saygı duymaktır. worldanimalday.org.uk’a göre bugünü kutlamanın misyonu ‘bir hayvanın statüsünü yükseltmek için dünya çapında hayvan standartlarını iyileştirmek’ olarak tanımlanmıştır. Bu yaşam ortaklarımızın beklentileri, yaşayacak kadar yemek-su, dışlanmamak, sevilmek ve güvenli bir bakıştır. Yaşam haklarına saygı duyulmayan, hayvan refahı hiçe sayılmış hayvan topluluğu yüreğimizi sızlatmalıdır." "Kanunun sahipsizlik kavramını bitirmesi açısından umut olacak" Şerif Ali Karanfil 5199 sayılı kanunun sahipsiz hayvanlar için sahiplilik kavramını getireceğine inandıklarını belirterek şunları dile getirdi, "Sahipsizlik kavramının sıkıntılarını hep yaşadığımız, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda eksikliğini düşünüp ifade ettiğimiz ve son değişiklikle belediye sınırları dışındaki hayvanlara sağlanacak hizmetler ve mücadele için, Özel İdarelere yetki ve sorumluluk verilmesinin, yaşadığımız sorunları önemli derecede azaltacağını düşünmekteyiz. 5199 sayılı yasada yapılan düzenleme ile sahipsiz hayvanları toplaması, kısırlaştırması ve aşılanıp sahiplendirinceye kadar hayvan bakımevlerinde tutma sorumluluğu ve yetkisi verilen Mahalli idarelerin sahiplendirme çalışmalarına, toplumun da öncelikle ticaretini yapanlardan ziyade bu idarelerden sahiplenme işlemini yaparak destek vermesi çözüme destek verecektir. Oda olarak bizler de hafta boyunca tüm Veteriner Hekimlerimiz ile birlikte okullarda bu bilinci ve hayvan sevgisini artırmaya yönelik programların içinde olmaktayız. Yeni düzenlemenin içinde nüfusu 25 binin altında kalan Belediyelerin Hayvan Bakımevi kurma zorunluluğu getirmemiş olması Ülkemizde 10 milyon, Düzce’de 10 bin civarında olan sahipsiz hayvan için yeni hayvan bakımevlerine ihtiyacını, mevcutlarının kapasitesinin artırılması zorunluluğunu beraberinde getirmektedir ki bu da on katı daha bakımevi anlamına gelmektedir. Yeni yaşam alanları oluşturulurken hayvan refahını önemsemek, asgari teknik ve hijyen şartlarına hassasiyet göstermek, yeterli derecede Veteriner Hekim, yardımcı veteriner sağlık personeli ve diğer personellerin istihdamı önemsenmelidir ki aksi bir durumunun çözüme katkı sağlamaktan uzaklaşacağı mesleki değerlendirmemizdir. Ülke çapında ihdasları yapılan Veteriner İşleri Daire Başkanlıkları ve Veteriner İşleri Müdürlüklerine teknik bir idarecilik olması da göz önünde bulundurularak Veteriner Hekimlerin atama ya da görevlendirmelerinin yapılması sorunun çözümü ve yönetilmesinde yapılacak en doğru uygulamaların başında gelecektir. Hayvan bakımevleri ve doğal yaşam alanlarında asgari teknik ve hijyen şartlarında yaşama fırsatı bulmuş yaşam haklarına saygı duyulan hayvanların varlığını gördüğümüz bir dünya ve Türkiye özlemi ile 4 Ekim Hayvanları Koruma Gününü kutluyorum."
Meme kanseri 20’li yaşlara kadar indi
04 Ekim 2025 Cumartesi - 13:33 Meme kanseri 20’li yaşlara kadar indi Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde "Meme Kanseri Farkındalık Ayı" kapsamında düzenlenen yürüyüş ve etkinliklerle erken tanının önemine dikkat çekildi. Tekirdağ sahilinde bir araya gelen vatandaşlar, pankartlarla marşlar eşliğinde sahil dolgu alanına kadar yürüdü. Yürüyüşe Tekirdağ Yelken Spor Kulübü sporcuları, denize açıldıkları yelkenlerle eşlik etti. Sahil dolgu alanında vatandaşlar, "Pembe Festival" sloganıyla kurulan stantları gezdi. Etkinlikte meme kanseriyle ilgili bilgilendirmeler yapılırken, erken teşhisin önemi vurgulandı. Tekirdağ Meme Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Sibel Gürdal, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Ekim ayı bilindiği gibi Meme Kanseri Farkındalık Ayı. Biz de bugün farkındalık etkinlikleri kapsamında meme kanserli hastalar için burada bir Pembe Festival düzenledik. Festivalde hem erken tanının önemini hem de meme kanserinin tedavi edilebilir, önlenebilir ve taranabilir bir hastalık olduğunu anlatabilmek için buradayız. Meme kanseri son yıllarda oldukça genç yaşlara kadar indi. 20’li, 30’lu yaşlarda görebiliyoruz. 40’lı yaşlardan sonra risk daha fazla artsa da artık erken yaşlara inmiş durumda. Buradan özellikle genç hastalara, gebelere ve lohusalara seslenmek istiyorum. Kanser tümörü süt gibi, süt bezesi gibi düşünülerek doktora gitmeleri geciktirilebiliyor. Bu çok önemli bir hata. Kadınların dikkatli olmaları gerekiyor, gebeyken de lohusayken de böyle bir ihtimali unutmadan doktora başvurmaları gerekir." Prof. Dr. Gürdal, ileri yaşlarda riskin daha yüksek olduğuna dikkat çekerek, "20’li ve 30’lu yaşlarda tüm meme kanserlerinin yüzde 3’ünü görüyoruz ama yine de ortaya çıkabiliyor. Eğer elinize bir kitle geliyorsa ya da bir bulgu varsa, bu bir enfeksiyon gibi de görünebilir. Özellikle gençlerde mastit düşünülerek doktora başvurmaları geciktirildiğinde, biyopsi alınması ertelendiğinde daha kötü seyreden meme kanserlerinin tanısı geç konulabiliyor" dedi.