SAĞLIK
Sakarya’da Modern Diş Sağlığı Ünitesi hizmete girdi 20 Nisan 2026 Pazartesi - 20:25:28 Sakarya’nın Serdivan ilçesinde faaliyet gösteren Ada Tıp Hastanesi’nin yenilenen Ağız ve Diş Sağlığı Ünitesi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Sakarya Valisi Rahmi Doğan ve Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın katıldığı törende, Türkiye’nin sağlık turizmindeki başarısı ve yerel sağlık yatırımlarının önemi vurgulandı. Serdivan ilçesinde düzenlenen açılış programına Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ve AK Parti Sakarya Milletvekili Murat Kaya katıldı. Protokol üyeleri, yenilenen teknolojik altyapıya sahip diş sağlığı ünitesini gezerek yetkililerden bilgi aldı. "Türkiye sağlık sektöründe parmakla gösteriliyor" Açılış töreninde konuşan Vali Doğan, Türkiye’nin sağlık alanındaki küresel başarısına dikkat çekerek, "Sağlık sektöründe hem kamu olarak hem de özel sektör olarak gelmiş olduğumuz nokta parmakla gösterilecek seviyede. Kamu olarak hastanelerimizdeki hizmetimize baktığınızda, özel sektördeki hastanelerimizin hizmetine baktığınızda gerçekten bütün dünyanın gözü burada. Bir sağlık turizmi başladı biliyorsunuz. Bu çerçevede ülkemize gelen binlerce insan burada tedavi oluyorlar ve tedavilerini sürdürüyorlar. Geçen hafta içerisinde Sapanca’da yapılan bir program vardı. Programa Bakan Mehmet Şimşek geldi. Sunumunun bir yerine saç ekilmiş bir Shakespeare fotoğrafı koymuştu. O da Türkiye’ye gelip saç ektirdi diye. Bugün geldiğimiz noktada gerçekten sağlık sektöründeki başarılar hem donanım anlamında hem de personel anlamındaki bu başarılar parmakla gösteriliyor. Yeni açılacak Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’ni ben test ettim. İlk hastalarından birisi benim. İlk tedaviyi bende yaptılar, çok konforlu ve ilimize yaraşır bir vaziyette. Hayırlı uğurlu olsun temennilerimi iletiyorum" dedi. "Deprem sonrası Sakarya’ya umut oldu" Serdivan’ın gelişiminde sağlık kurumlarının rolüne vurgu yapan Sakarya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Yusuf Alemdar, "Serdivan’ın bugünkü gelişimi ve bugün başta Sakarya’mız olmak üzere bölge illere hizmet veren bu kurumumuz Serdivan’ın gelişimindeki en önemli taşlardan biri olduğuna ben şahidim. Deprem sonrasında yıkılmış bir şehrin insanlarının yeniden hayata tutunabilmesi, yeniden ufuklarının yeşermesi için Serdivan bölgesinde kurulmuş olan Ada Tıp Hastanesi bu bölgede bu insanlara umut oldu. Başta sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere emeği geçen, bizleri yalnız bırakmayan milletvekillerimize, bürokratlarımıza, iş adamlarımıza teşekkür ediyoruz" diye konuştu. "Dünyada başka böyle bir sağlık sistemi yok" AK Parti Sakarya Milletvekili Murat Kaya ise, "Tabii sağlık sektöründe güzel hizmetler yapılıyor Sakarya’da gördüğümüz kadarıyla, bildiğimiz kadarıyla da en iyisi Ada Tıp. Gittiğimiz programlarda görüyoruz ki dünyada başka böyle bir sağlık sistemi yok. Böyle güzel sağlık sistemini bize kazandıran Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Sağlık hizmetinin böyle verildiği başka ülke yok. Biz memnunuz bu sistemden. İnşallah sistemi de bu şekilde götürmeye de devam edeceğimizi ifade ediyorum" şeklinde konuştu.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:17 Eskişehir’de Mart ayında 7 bin 368 eve sağlık ziyareti yapıldı Eskişehir’de Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında 7 bin 368 ziyaret hane yetkililerce ziyaret edildi. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 18 araç ve 18 ekip ile yürütülen Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında, Mart ayında toplam 7 bin 368 ziyaret gerçekleştirildi. İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, evde sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekerek, "Evde sağlık hizmetleri; kronik hastalığı nedeniyle yatağa, cihaza ya da eve bağımlı olan ve yaşlılık sebebiyle sağlık hizmetine ulaşmakta güçlük yaşayan bireyler için büyük bir kolaylık sağlamaktadır. Gerçekleştirilen ziyaretlerden 149’una diyetisyen, 248’ine eczacı, 146’sına ise psikolog eşlik etmiştir. Bu sayede hastalarımıza daha kapsamlı bir sağlık hizmeti sunmaktayız. Evde sağlık hizmetleri kapsamında muayene, takip, pansuman, kan alma ve tetkik işlemleri ile sağlık kurulu hizmetlerini bütüncül bir yaklaşımla sunuyoruz. Amacımız, sağlık hizmetlerini bireylerimizin yaşam alanlarına taşıyarak konforlarını ve tedavi süreçlerini desteklemektir" diye konuştu. "479 ziyaret gerçekleştirdik" Evde Sağlık Hizmetleri’nin Evde Sağlık Koordinasyon Merkezi (ESKOM) bünyesinde 18 araç ve 18 ekip ile sürdürüldüğünü belirten Bildirici, vatandaşların 444 38 33 (444 EV DE) numaralı Ulusal Çağrı Merkezi üzerinden hizmete başvurabileceklerini ifade etti. 80 yaş üzeri bireylere yönelik yürütülen Sağlıklı Yaş Alma Merkezi (YAŞAM) hizmetlerine de değinen İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, "Aile hekimliği birimlerimizden elde edilen veriler doğrultusunda belirlenen vatandaşlarımız; evlerinde ziyaret edilmekte, hastanelerimizde oluşturulan YAŞAM polikliniklerinde hizmet almakta veya gerekli durumlarda uzaktan sağlık hizmetlerinden faydalanmaktadır.2026 yılı Mart ayında 80 yaş üzeri vatandaşlarımıza YAŞAM hizmetleri kapsamında toplam 479 ziyaret gerçekleştirdik" diyerek sözlerini tamamladı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:13 Mobil sağlık hizmetleri alay kasabasında vatandaşlara sağlık hizmeti verecek Niğde İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı mobil sağlık timleri, 22 Nisan Çarşamba günü Alay Kasabası’nda vatandaşlarla buluşacak. Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde sunulan birinci basamak sağlık hizmetleri kapsamında, kent merkezine uzak kasaba ve köylerde yaşayan vatandaşlara yerinde ve ücretsiz sağlık hizmeti ulaştırılmaya devam ediliyor. Bu kapsamda sahaya çıkan Mobil Sağlıklı Hayat Ekibi, sağlık hizmetlerine erişimde güçlük yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlıyor. Niğde İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada; "Gerçekleştirilecek çalışmalar kapsamında vatandaşlara mobil sigara bırakma polikliniği hizmeti sunulacak, uzman doktor tarafından sigara bırakma danışmanlığı verilecek. Ayrıca 2-6 yaş grubundaki çocukların büyüme ve gelişim değerlendirmeleri yapılırken, ailelere bilgilendirme sağlanacak. Program çerçevesinde Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi tarafından rahim ağzı ve kolorektal kanser taramaları gerçekleştirilecek. Bunun yanı sıra diyetisyen eşliğinde sağlıklı beslenme ve obezite ile mücadele konusunda danışmanlık hizmeti verilecek, koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri sunulacak" ifadelerine yer verildi. Mobil ekip ayrıca evde sağlık hizmeti alan hasta ve yaşlı bireylerin sağlık durumlarını da yerinde değerlendirerek gerekli yönlendirmelerde bulunacak.
Tekirdağ’ın sağlık ordusu büyümeye devam ediyor
09 Ekim 2025 Perşembe - 13:17 Tekirdağ’ın sağlık ordusu büyümeye devam ediyor Tekirdağ’da sağlık ordusu gücüne güç katmaya devam ediyor. Tekirdağ’da sağlık ordusu yeni atamalarla güçlenmeye devam ediyor. Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen son kura ile il genelinde 213 hekimin atanmasının ardından, 2025 yılı 2. dönem ilk defa ve yeniden atama kuraları kapsamında Tekirdağ’a 13 uzman tabip, 8 uzman diş tabibi, 3 tabip, 1 diş tabibi ve 2 eczacı olmak üzere toplam 27 yeni sağlık personeli daha kazandırıldı. Kapaklı Devlet Hastanesi’nin Eylül ayında yeni hizmet binasında faaliyete geçmesinin ardından, 1. Basamak Aile Sağlığı Merkezleri ile 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonlarında hizmet alanlarının arttığı vurgulandı. Sağlık Bakanlığı, Tekirdağ’da personel planlaması doğrultusunda hızlı bir atama süreci yürütüyor. Yeni dönemde Tekirdağ’a atanacak uzman tabipler arasında ortopedi ve travmatoloji, anesteziyoloji ve reanimasyon, beyin ve sinir cerrahisi, kulak burun boğaz, kadın hastalıkları ve doğum, nöroloji, iç hastalıkları, genel cerrahi ve çocuk sağlığı branşları yer alıyor. Ayrıca ağız, diş ve çene cerrahisi, çocuk diş hekimliği, protetik diş tedavisi, restoratif diş tedavisi, periodontoloji ve ortodonti alanlarında da uzman diş hekimleri görev yapacak. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, 2025/5 KPSS ile Tekirdağ’a atanacak 155 personel arasında 87 sağlık teknikeri, 46 hemşire, 3 mühendis, 3 ebe, 2 çocuk gelişimci, 1 diyetisyen, 1 fizyoterapist, 1 avukat ve 3 tekniker bulunuyor. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Lütfi Çağatay Onar, yeni atamaların sağlık hizmetlerinde kaliteyi daha da yükselteceğini belirterek, Tekirdağ halkına hayırlı olmasını diledi.
Dermatologlar Diyarbakır’da bir araya geldi
09 Ekim 2025 Perşembe - 13:16 Dermatologlar Diyarbakır’da bir araya geldi Diyarbakır’da 10’ncu Dermatolojik Cerrahi Kozmetoloji ve 1’nci Doğu Dermatoloji Günleri programı başladı. Bir otelde gerçekleşen program İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başladı. Ardından dermatologlara slayt gösterisi izletildi. Slayt gösterisinden sonra konuşmalar yapıldı. Açılış konuşmasını yapan Dermatolojik Cerrahi Derneği Başkanı Kongre Onursal Başkanı Prof. Dr. Seher Bostancı, etkinliğin oldukça yararlı bir kurs olduğunu dile getirdi. Doğu Dermatoloji ve Kozmetoloji Derneği Başkanı Doç. Dr. Hamza Aktaş, ise 2023 yılında Doğu Dermatoloji ve Kozmetoloji Derneği’ni kurarken, aslında tam da bugün yaşadıkları bu anı hayal ettiklerini söyledi. Aktaş, "Diyarbakır’ı ve bölgemizi bilimle buluşturmayı, bilimsel etkinlik denilince akla gelen ilk şehirlerden birinin Diyarbakır olmasını hedeflemiştik. Kuruluşumuzun ardından derneğimiz, kısa sürede birçok eğitim düzenleyerek bu hedefe doğru önemli adımlar attı. Bu yolculuk, bizi Dermatolojik Cerrahi Derneği ile bir araya getirdi. İşte bu buluşma, bugün burada gerçekleşen kongremizin temellerinin atılmasına vesile oldu" dedi. Kongre Başkanı ve eğitmen olarak konuşan Doç. Dr. Ekrem Civaş ise, 230’un üzerinde katılımcı, 42 endüstri desteği, 18 firma standı, 1 uydu sempozyumu, 66 konuşmacı ve oturum başkanıyla kongrenin devam ettiğini söyledi. Civaş, "Ayrıca toplam 60 sözel ve poster bildiri, 60’ın üzerinde kursiyer ve 5 farklı cilt ve kozmetik kursuyla oldukça zengin bir bilimsel program yürütüyoruz" ifadelerini kullandı. Kongrenin 12 Ekim tarihine kadar devam edeceği belirtildi.
Nefes darlığı şikayetiyle hastaneye başvuran çiftçinin karnından 4 kiloluk kitle çıkarıldı
09 Ekim 2025 Perşembe - 13:09 Nefes darlığı şikayetiyle hastaneye başvuran çiftçinin karnından 4 kiloluk kitle çıkarıldı Van’ın Erciş ilçesinde çiftçilikle geçimini sağlayan Medeni Çelik, nefes darlığı ve karnındaki şişlik şikayetiyle başvurduğu hastanede 10 kişilik ekibin katıldığı 3,5 saatlik ameliyat sonucunda karın bölgesinde 4 kilogramlık kitle çıkarıldı. Erciş ilçesine bağlı Pay Mahallesi’nde yaşayan Çelik, karnındaki şişkinlik, nefes darlığı ve halsizlik nedeniyle Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurdu. Burada yapılan tetkiklerde karnında kitle tespit edilen Çelik, ameliyata alındı. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Sebahattin Çelik ve 10 kişilik ekip tarafından yapılan ameliyatta, Çelik’in karın bölgesinden 17 santimetre uzunluğunda ve 4 kilogram ağırlığında kitle çıkarıldı. 3,5 saat süren ameliyat 10 kişilik ekiple gerçekleştirildi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrah Prof. Dr. Sabahattin Çelik, hastanın karın ağrısı ve nefes darlığı şikayetleriyle başvurduğunu belirterek, "Sağlık Bilimleri Üniversitesi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan tetkikler sonucunda, karnın sağ tarafında diyaframdan başlayıp pelvise kadar uzanan, oldukça geniş bir alanı kaplayan dev bir kitle tespit edildi. Hastada karında şişkinlik, ağrı ve rahatsızlık şikayetleri mevcuttu. Hastamızı yaklaşık bir hafta önce göğüs cerrahisi ve üroloji bölümleriyle birlikte multidisipliner bir ekip olarak ameliyat ettik. Kitle, karaciğerin arka kısmından kaynaklanan, diyaframı ve sağ akciğer diyaframını içine alan, aşağıya doğru bağırsaklara kadar uzanan 4 kilogram ağırlığında bir yumuşak doku kitlesiydi. Patoloji sonucu henüz çıkmadı, dolayısıyla kitlenin tam türünü henüz bilmiyoruz ancak oldukça agresif bir tümördü. Ameliyat yaklaşık 3-3,5 saat sürdü. Toplamda 5 cerrah ve hemşire ile ameliyathane ekibi dahil yaklaşık 10 kişilik bir ekip görev aldı. Ameliyat başarıyla tamamlandı, hastamızın genel durumu şu anda iyi. Büyük ihtimalle yarın taburcu edeceğiz" diye konuştu. "Hastanemiz büyük ameliyatların merkezi olma yolunda" Sağlık Bilimleri Üniversitesi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, gerçekleştirilen operasyonun önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Hastanemiz giderek daha komplike vakaların gerçekleştirildiği, büyük ameliyatların yapıldığı bir merkez haline geliyor. Bugün de bunun bir örneğini yaşıyoruz. Biz istiyoruz ki tüm hastalar il dışına gitmeden tüm tedavi süreçlerini hastanemizde yürütebilsin. Bu mihvalde çalışmalarınızı sürdürüyoruz. Bugünkü vakada da gördüğümüz gibi birden çok branşın dahil olduğu büyük bir ameliyt. Bu tür organizasyonlar önemlidir, hastanelerin kalitesi açısında, birden fazla cerrahın farklı bölümlerden ameliyata eşlik ederek operasyonun başarılı bir şekilde yapılmış olmasından dolayı hem hocalarıma hem sağlık çalışanlarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum, hastamıza da acil şifalar diliyorum." Erciş’in Pay Mahallesi’nde ikamet eden ve çiftçilikle geçimini sağlayan Medeni Çelik, nefesimde bir sıkıntı olduğunu ve bu şikayetiyle hastaneye başvurduğunu söyleyerek, "Sabahattin Hoca yapılan tetkiklerle karın bölgemde bir kitle olduğunu fark etti. Böylece hastalığın varlığını anladık ama maalesef oldukça geç fark ettik. Kitle oldukça büyüktü, yaklaşık 4 kilo civarındaydı. Yalnızca biraz kırgınlık hissediyordum ama çalıştığım için bunu yorgunluğa bağlıyordum. Kilo artışı zannetmedim açıkçası. İşten dolayı yoruluyorum diyordum, o kadar. Yaklaşık son 40 güne kadar hiçbir belirti hissetmedim. Ancak sonrasında durum fark edilir hale geldi. Bunun üzerine doktorumuz Sabahattin Çelik’in yardımlarıyla hastaneye başvurdum. Yapılan tetkikler sonucu kitle tespit edildi. Çok şükür, şu an iyiyim. Başta doktorlarımız olmak üzere emeği geçen herkesten Allah razı olsun" dedi. Sabahattin Çelik, ameliyat olan hasta Medeni Çelik’e bağışladığı televizyondan dolayı teşekkür etti.
Uzmanından uyarı: "Behçet hastalığı 25 yaş altı genç erkeklerde daha ağır seyrediyor"
09 Ekim 2025 Perşembe - 12:30 Uzmanından uyarı: "Behçet hastalığı 25 yaş altı genç erkeklerde daha ağır seyrediyor" Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Romatoloji Bölümü’nde Profesör Doktor Ahmet Omma, Behçet hastalığının 25 yaş altı erkeklerde daha ağır ve şiddetli seyrettiğine dikkati çekti. Behçet hastalığı, ilk kez 1937 yılında Türk dermatoloji uzmanı ve bilim insanı Hulusi Behçet tarafından tanımlandı. Bilim insanı Behçet, o dönemde bu hastalığı özellikle ağzında yara çıkması, göz lezyonları oluşması ve ciltte yara çıkması olarak tanımlasa da ilerleyen süreçte sistemik hastalık olan Behçet’te, genital bölgede ülserler, beyin, mide, bağırsak damar ve eklem tutumlarının yanında göz tutulumu da görülebiliyor. Behçet hastalığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Romatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Omma, özellikle romatoloji literatüründe Behçet hastalığının Türk ismiyle anılan tek hastalık olduğunu kaydetti. Behçet hastalığının belirgin bulgularına dikkati çeken Prof. Dr. Omma, "Behçet hastalığının ilk bulgusu aslında ağızda yara çıkması. Bu hastaların ağızlarında en az yılda üç defa ya da daha fazla sık sık ağız içinde yaralar çıkar. Bu dilinin kenarında olabilir, dudağında olabilir. Ağız içinde sık sık yara çıkan hastalardır bunlar. Sonra ağıza ilave olarak genital bölgede yara bu hastalarda olabiliyor. Baktığınız zaman genital bölgedeki yaralar işte kabaca bir aya kadar olabilir ve iz bırakır. Özellikle ağızdakileri iz bırakmazlar. Bu hastaları ayrıntılı muayene etmezseniz o genital bölgedeki yarayı göremezsiniz. Yine ağızdaki yaralara, genital bölgedeki yaralara ilave olarak gözü tutar özellikle Behçet hastalığı. Gözü tuttuğu zaman erken dönemde erkek hastaları da özellikle kötü seyredebilir. Bakıldığı zaman Japonya’da mesela körlüğün önemli bir nedenidir. Bizim ülkemizde de keza öyle. Eğer tedavide geç kalınırsa bu hastalarda, tedavi eğer yetersiz olursa bu hastaların bu göz hasarı hastalarda, körlüğe kadar gidebilir" ifadelerini kullandı. Behçet hastalığının eklemleri de tuttuğunu vurgulayan Prof. Dr. Omma, özellikle diz ve ayak bileklerinde şişlik yaptığını dile getirerek "Hastalık beyni tutar, bazen sebepsiz inme geçiren hastalarda, açıklanamayan baş ağrısı olan hastalarda Behçet hastalığını dışlamak gerekiyor. Bağırsağı tutabilir entero Behçet dediğimiz, nadir de olsa, nispeten ülkemizde azdır bu. Bir kısım Japonlarda falan nispeten daha fazla. Ama bazen de bu iltihabi bağırsak hastalığıyla, tüberkülozla, kanserle karışabiliyor özellikle bağırsağı tuttuğu zaman. Yine en korktuğumuz tutulum yerlerden bir tanesi damar tutulumu yapar. İlk tanımlandığında o dönemde damardan fark edilmemiş damar tutulumu olduğu. Ama bakılmış ki daha sonra bizim maskülit dediğimiz, özellikle hastalarda toplar damarları tutar. Ayak damarlarında tıkanıklık yapabilir. Karın damarlarını tutar. Yine boyun damarlarını, beyin damarlarını, Behçet hastalığını neredeyse tutmadığı damar yok gibidir. Ama ekseriyâ toplar damarı tutar hastalarda ve buna bağlı bazen bacak damarlarını tutarak bacaklarda yaralar çıkarır. İyileşmeyen yaralar yapabilir. Gerçekten damarı tuttuğu zaman bu da hastalarda ciddi manada sakatlık hatta ölüme kadar gidebilir" diye konuştu. "Behçet hastalığı 25 yaş altı erkekleri tuttuğu zaman maalesef kötü gider" Hastalığın vücutta neredeyse tutmadığı organ olmadığını aktaran Omma, "Behçet hastalığı, cinsiyet olarak kadın ve erkeklerde eşit oranda görülür. Özellikle genç erkeklerde 25 yaş altı genç erkekleri tuttuğu zaman maalesef kötü gider. Erken dönemde gözü tutmuşsa özellikle damar tutulumu varsa, beyin tutulumu varsa bu hastalara kötü gidiyor. Nispeten yaşla beraber bakıldığı zaman 40 yaşı geçince Behçet hastalığının aktivitesi azalıyor. Hastalık sönmeye başlıyor. Ama ileri dönemde de çıkan Behçet bulguları var. Bunlardan bir tanesi özellikle atar damar lezyonu, arter dediğimiz atar damar tutulumları daha geç olabiliyor. Beyin tutulumları özellikle 40 yaşından sonra daha geç de olabiliyor. Ama klasik bilgi yaş ilerledikçe Behçet’in aktivitesi nispeten azalıyor" dedi. Behçet hastalığında tedavinin vücutta görüldüğü yere göre farklı yöntemler uygulandığını belirten Omma, "Ağızda yara çıkan hastalarda genital bölgede yarası olan sadece bu tür şikayeti olan hastalara bizim kolşisin dediğimiz bir ilaçla başlıyoruz. Ama diğer saydığım organ tutulumlarına bağlı olarak beyin tutulumu, damar tutulumu, göz tutulumu gibi tutulumu olan hastalarda bizim tedavimiz gittikçe ağırlaşıyor. Özellikle bağışıklık sistemini baskılayan daha ağır ilaçlarımız var. Bu ilaçları da geciktirmeden bu hastalara vermek lazım" ifadelerine yer verdi. Behçet hastalığı tanısını ilk olarak 1980’li yıllarda alan Yusuf Kılıç’ın (54) 16 yaşındayken gözünde yara çıkması şikayetiyle hastaneye başvurduğunu belirten Omma, 90’lı yıllarda ileri tedavilere erişimin kolay olmaması sebebiyle 20 yaşında görme kabiliyetini kaybettiğini söyledi. Behçet hastalığı tanısı konulan kişilerin ömür boyu hastalıkla mücadele edeceğine dikkati çeken Yusuf Kılıç, ergenlik çağından beri vücudundan yaralar çıktığını belirterek "Son olarak mide kanamasıyla mart ayının sonunda bir mide kanaması geçirdim. Bu arada Behçet hastası olduğumu söyleyince o tedavinin sonucunda romatolojiden doktorlarımız geldi. Bana imuran tedavisine başladılar. O yeterli gelmeyince şimdi daha ileri seviyedeki olan tedaviye başladık. 3 gündür oluyorum bu tedaviyi. Genel tetkikler de yapılıyor. Damarların görünümü falan çekilecek. Dün koldan bacaktan çekildi. Bugün de yeni bir çekim olacağını söylemişlerdi" dedi. "Psikolojik anlamda da çok yıpratıyor" Hastalıkla beraber günlük hayatında ağır işlerde de çalıştığını dile getiren iki çocuk babası Kılıç, "Behçet hastalığı tamamen vücuttan çıkacak, iyileşecek bir hastalık değil. Behçet hastalığına yakalanan kişi bunu ömür boyu taşıyacak. O yüzden yapılması gereken şeylere çok dikkat edip bununla yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Hayatımızı biraz daha kolaylaştırmak için. Psikolojik anlamda da çok yıpratıyor. Ek tedavi olarak da bu da eklenebilir. Ben alıyorum böyle bir tedavi. Çok da faydasını da gördüm" diye konuştu.
Manisa’da anne sütünün önemine dikkat çekildi
09 Ekim 2025 Perşembe - 11:51 Manisa’da anne sütünün önemine dikkat çekildi Emzirme Haftası Etkinlikleri kapsamında Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesinde emzirme atölyesi yapıldı. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr.Fadime Hasret Akman, anne sütünün önemine değinerek anne sütünün hem bebeğin hem de annenin sağlığını koruduğunu belirtti. Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesinde 1-7 Ekim Emzirme Haftası kapsamında, "Anne Sütü ve Emzirmenin Önemi" konulu emzirme atölyesi yapıldı. Eğitime sağlık çalışanları, hekimler, anne ve anne adayları, hastane idarecileri ve İl Sağlık Müdürlüğü’nün değerli temsilcileri katılım sağladı. Açılış konuşmasını Emzirme Eğitimi Hemşiresi Ezgi Pekdoğru Demir yaptı. Ardından Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Salim Babuş, Uzm.Dr.Özge Özalp Berkarda ve Uzm. Dr. Hasret Akman konuşma yaptı. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr.Fadime Hasret Akman, "1-7 Ekim emzirme haftası kutlu olsun. Anne sütünün önemini ne kadar anlatsak azdır. Anne sütü ile beslediğimiz bir bebeğin sadece karnını doyurmuş olmuyoruz. Bebeğin bağışıklığını arttırıyoruz, zekasını arttırıyoruz. Sadece bugününe dokunmuyoruz bebeğin. Bundan 30 yıl sonrasına da dokunuyoruz. Obezite, bağırsak hastalıkları, kanser hastalıklarına yakalanma riskini azaltıyoruz. Sadece bebeğe de dokunmuyoruz üstelik. Annenin de depresyon geçirmesini engelliyoruz. Meme ve yumurtalık kanserine yakalanma riskini azaltıyoruz. İşte bu yüzden anne ve bebek sağlığını korumak için, emzirme konusunda bilgi almak için tüm emziren tüm anneleri sağlık kuruluşlarına bekliyoruz" diye konuştu.
Meme kanserini erken teşhisle yendi, şimdi diğer kadınlara umut oluyor
09 Ekim 2025 Perşembe - 11:28 Meme kanserini erken teşhisle yendi, şimdi diğer kadınlara umut oluyor Denizli’de 1 yıldır meme kanseriyle mücadele eden 41 yaşındaki Ayşegül Günbal, erken teşhis sayesinde başarılı bir tedavi süreci geçiriyor. Erken tanının önemini diğer kadınlara anlatmayı ödev edinen Ayşegül Günbal, taramaya yönlendirdiği 2 kadında da meme kanserinin erken tanısını sağladı. Denizli’de yaşayan 41 yaşındaki Ayşegül Günbal, göğsündeki şekil bozukluğunu ilk olarak önemsemedi. Daha sonra sonraki süreçte içinin rahat etmediğini belirten Ayşegül Günbal, Pamukkale Üniversitesi Hastanesine giderek tarama yaptırdı. Yapılan taramalar neticesinde meme kanseri olduğunu öğrenen Ayşegül Günbal, çok korktuğunu, ancak doktorların erken teşhis ile meme kanseri tedavi edilebildiğini ve sürecin yönetilebilir olduğunu söylediğini ifade etti. 1 yıllık tedavi sürecinin zorlu olduğunu ancak sağlığına kavuştuğunu ifade eden Ayşegül Günbal, "Tedavi sürecim boyunca birçok şey öğrendim. En önemlisi de şu oldu: Erken tanı hayat kurtarıyor. Ben bu hastalığı yaşadım ama yaşadıklarımın başka kadınların da başına gelmesini istemiyorum. Bu yüzden çevremdeki kadınlara yaşadığım süreci anlatmaya başladım. Başta kız kardeşim olmak üzere pek çok kadını taramaya yönlendirdim. Onların bazıları da taramalar sonucu riskli durumlarla karşılaştı. İki arkadaşımda meme kanseri erken evrede tespit edildi ve hemen tedavilerine başlandı. Şimdi onlar da aynı benim gibi süreci yönetiyorlar. Artık tek bir amacım var; Daha fazla kadının erken tanı ile bu hastalığı kolaylıkla atlatabilmesini sağlamak. Kadınlara önerim, elle muayeneyi ihmal etmeyin. Vücudunuzu tanıyın. Her yıl düzenli olarak tarama yaptırın. Kanserle mücadelede erken teşhis gerçekten hayat kurtarıyor" dedi. "Ablamın sayesinde ben de bilinçlendim" Ablası Ayşegül Günbal sayesinde hastaneye başvuran Nurgül Dağüstü, "Açıkçası ben de ablam sayesinde hastaneye geldim. Onun yaşadığı süreç beni çok etkiledi. Kendi kendime düşündüm: ‘Ben neden kontrole gitmiyorum?’ Sonra Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’ne başvurdum, taramalarımı yaptırdım. Çok şükür herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadı ama artık çok daha dikkatliyim. Çevremdeki kadınlara da sürekli söylüyorum: Bu korkulacak bir süreç değil. Gidip tetkiklerinizi yaptırın ve muhtemel bir hastalık varsa erken teşhisle önlem alın. Ablamın sayesinde ben de bilinçlendim. Bu konuda daha dikkatliyim artık" ifadelerini kullandı. "Erken tanı ile yüz güldüren sonuçlar almak mümkün" Tıbbi Onkoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gamze Gököz Doğu hastanın tedavi süreci ile ilgili şunları dile getirdi: "Meme kanseri hem dünyada hem de ülkemizde en sık karşılaşılan kanser türlerinden biri. Ancak sevindirici olan şu ki, erken evrede tespit edilen vakalarda tedavi başarısı oldukça yüksek. Ayşegül Hanım da bize başvurduğunda hastalığı erken evredeydi. Bu nedenle tedaviye hemen başladık ve yaklaşık bir yıllık sürecin sonunda çok başarılı sonuçlar aldık. Bu süreçte Ayşegül Hanım’ın gösterdiği sabır, kararlılık ve mücadele azmi gerçekten örnek alınacak düzeydeydi. Sadece kendi sağlığı için değil, çevresindeki kadınlar için de adım attı. Tarama konusunda farkındalık oluşturdu. Onun yönlendirmesiyle hastanemize gelen iki kadında daha meme kanseri erken evrede teşhis edildi ve tedavi süreçleri başlatıldı. Bu, erken teşhisin ne kadar önemli olduğunu bizlere bir kez daha gösteriyor. Hastalarımıza bu bilinci kazandırmak, kontrolleri aksatmamalarını sağlamak bizim için çok önemli. 10-20 yıl boyunca takip ettiğimiz, sağlıklı bir yaşam sürdüren birçok hastamız var. Bu başarıların temelinde ise düzenli tarama ve erken tanı yatıyor. Özellikle 40 yaş üzeri kadınların yılda bir kez mamografi çektirmelerini ve kendi kendine muayeneyi öğrenmelerini mutlaka öneriyoruz. Unutmayın; geç kalınmış bir tanı, bazen hayatlara mal olabilir. Ama erken tanı ile yüz güldüren sonuçlar almak mümkün."