Son Dakika
|
ASAYİŞ
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
Pezeşkiyan: "Lübnan'a yönelik saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir"
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
Manş Denizi'nde göçmen faciası: 4 ölü
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "Ateşkes Lübnan'ı da kapsamalı"
Yusuf Güney gözaltına alındı
İsrail ordusu: "Hizbullah lideri Naim Kasım'ın yeğeni Beyrut'ta öldürüldü"
İspanya, Tahran Büyükelçiliği'ni yeniden açıyor
İsrail'in kapattığı Mescid-i Aksa, 41 gün sonra yeniden ibadete açıldı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
Manş Denizi'nde göçmen faciası: 4 ölü
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "Ateşkes Lübnan'ı da kapsamalı"
Yusuf Güney gözaltına alındı
Kendilerini polis ve savcı olarak tanıtıp 2 milyon liralık vurgun yaptılar
İspanya, Tahran Büyükelçiliği'ni yeniden açıyor
Beşiktaş ile Antalyaspor 60. randevuda
Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde sokakta fareler cirit atıyor
SAĞLIK
Yozgat’taki hasta ambulans helikopterle sevk edildi
09 Nisan 2026 Perşembe - 17:18:10
Yozgat’ta karbonmonoksit zehirlenmesi nedeniyle tedavisi süren hasta ambulans helikopter ile Ankara’ya sevk edildi. Yozgat Şehir Hastanesi’nde tedavi gören 15 yaşındaki S.K. isimli hasta, karbonmonoksit zehirlenmesi nedeniyle ileri tetkik ve tedavi amacıyla Ankara Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilen ambulans helikopter sayesinde hastanın nakli hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirildi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:26
Türkiye’de tek örnekti, Muğla Büyükşehir’e devredildi
Milas Güllük Mahallesinde su ve kanalizasyon hizmetlerinin özelleştirilmesi ve terfi hatlarını da içeren altyapı işletme imtiyaz sözleşmesi 2005 yılında imzalanmıştı. Türkiye’de su ve kanalizasyon hizmetlerinin özelleştirilen tek mahallesi suyun tonunu 100 liranın üzerinde içmeye başlayınca vatandaşların da talebi ile şirket ile Muğla Büyükşehlir Belediyesi arasında hizmetlerin devri sözleşmesi imzalandı. 35 yıllığına özel bir şirkete devredilen bu proje, Türkiye’de su hizmetlerinin özelleştirilmesi konusunda ilk ve tek örnek olarak biliniyor. 7 kişi yaşamını yitirmişti Muğla’nın Milas ilçesi Güllük mahallesinde, Haziran 2013’te özel şirket tarafından işletilen atık su terfi istasyonunda meydana gelen faciada 7 işçi, metan gazı zehirlenmesi sonucu hayatını kaybetmişti. Depoya bakım için inen işçilerin yüksek miktarda metan gazına maruz kaldığı ve olayın teknik tedbirsizlikten kaynaklandığı açıklanmıştı. 187 milyon TL karşılığında MUSKİ’ye devri yapıldı Yıllar içerisinde şirket tarifelerinin MUSKİ’ye kıyasla yaklaşık iki kat daha yüksek olması, su kesintileri ve altyapı sorunları vatandaşların tepkisine neden oldu. Bölge halkı, artan mağduriyet nedeniyle MUSKİ ve CİMER’e yoğun şikâyetlerde bulundu. Yaşanan sorunlar üzerine Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın talimatıyla bir devir komisyonu kuruldu. Yapılan teknik ve mali incelemeler sonucunda işletmenin değeri belirlenirken, borç ve yükümlülükler düşüldükten sonra 187 milyon TL karşılığında MUSKİ’ye devri konusunda anlaşmaya varıldı. Tüm içme suyu ve kanalizasyon hizmetleri MUSKİ’ye devroldu 1 Nisan 2026 itibarıyla özel şirketin imtiyaz sözleşmesi sona erdirilirken, Güllük, Kıyıkışlacık’ın bir bölümü ve Zeytinlikuyu Mahallesi’nde su ve kanalizasyon hizmetlerinde tek yetkili kurum MUSKİ oldu. Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezinde Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, MUSKİ Genel Müdürü Yılmaz Şengül ve Şirket Yetkilisi İhsan Hızarcıoğlu’nun katılımıyla düzenlenen imza töreni ile Güllük’te yıllardır devam sorun çözüme kavuştu. Böylece yıllardır tartışma konusu olan yüksek su ücretleri sorunu çözüme kavuşmuş oldu. Devir töreninde konuşan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Güllük Mahallesi, Kıyıkışlacık Mahallesi’nin bir bölümü ve Zeytinkuyu Mahallesi’nde içme ve atık su hizmetleri geçmişte yapılan bir imtiyaz sözleşmesiyle 35 yıllık bir süreyle arkadaşlar özel şirketlere devredilmişti. Türkiye’de ilk tek örnektir. O dönem aslında yaygınlaştırma amacıyla başlayan bu uygulama daha sonra durdurulmuş ve başka illere ilçelere sirayet etmemiş. Buradaki hemşehrilerimiz bizim MUSKİ’nin verdiği tabii ki hizmeti hem ücret açısından hem de hizmet açısından yaklaşık arkadaşlar maliyet açısından baktığınızda 110 bine yakın abone Muğla’daki tarifelerin yaklaşık iki katı civarında bir su ve atık su bedeli ödemek zorunda kalıyorlardı. Bugün bu sözleşmeyi imzalıyoruz. Tekrar teşekkür ediyorum. Özellikle MUSKİ Genel Müdürlüğümüz ve ekibine. Karşılıklı toplantılar yapıldı, değer tespitleri yapıldı ve Danıştay’a gönderildi. Danıştay onayladıktan sonra da evet bu devir yapılabilir dedikten sonra da biz artık bugün sizlerin karşısına gururla çıkmış olduk. MUSKİ tekrar bütün Muğla’da tarifeler neyse aynı tarifeleri orada uygulayacak. Aynı zamanda yatırım eksiklikleri varsa onları da tamamlayacak. Firmamızın çalışanlarını da mağdur etmek istemiyoruz. Çünkü oradan firma çekilince onun orada hizmet veren yıllardır emekçileri var. İşte burada arkadaşlarımız var, emekçi arkadaşlarımız. Bu zor şartlarda onların da işlerini kaybetmesine bizim gönlümüz kesinlikle razı vermiyor. 50’ye yakın çalışanımız var. Tabii biz o arkadaşlarımızı da yine aynı bölgede MUSKİ’nin çatısı altında bu sefer istihdam edeceğiz ve oradaki faaliyetleri aynı şekilde o arkadaşlarımızın emeğiyle devamını sağlayacağız. Bu sözleşmenin, bu devrin Miladımıza, Muğla’mıza, ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:22
Hayrabolu Devlet Hastanesine dahiliye uzmanı atandı
Hayrabolu Devlet Hastanesi Dahiliye Bölümü’ne atanan Uzm. Dr. Oğuzhan Çalışkan, görevine başladı. Hayrabolu Devlet Hastanesi’nde İç Hastalıkları (Dahiliye) Hekimi Uzm. Dr. Oğuzhan Çalışkan poliklinik hizmeti vermeye başladı. Hastane yönetimi, Dr. Çalışkan’ın deneyimli kadrosuyla birlikte hizmet kalitesinin artacağını ve vatandaşların sağlık alanındaki ihtiyaçlarının daha hızlı karşılanacağını belirtti. Göreve başlayan Dahiliye Uzmanı Dr. Çalışkan, "Hayrabolu ve çevresindeki vatandaşlarımıza en iyi şekilde hizmet sunmak için elimden geleni yapacağım" dedi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 16:22
"Bağımlılıkla mücadele topyekün olmalı"
Erzurum’da "Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu" toplantısı, Vali Aydın Baruş başkanlığında, gerçekleştirildi. Toplantı öncesinde açıklamalarda bulunan Vali Baruş, Erzurum’da bağımlılıkla mücadele kapsamında yürütülen çalışmaların olumlu sonuçlar verdiğini belirterek; "Gençlerimizi, çocuklarımızı ve tüm vatandaşlarımızı hedef alan zararlı yapılara karşı mücadelemiz kararlılıkla sürdürülüyor" dedi. Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca kolluk kuvvetlerinin değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken Vali Baruş, bu süreçte kurumlar arası iş birliği ile toplumsal farkındalığın artırılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Toplantıda, İl Sağlık Müdürlüğü ve Yeşilay Erzurum Şube Başkanlığı tarafından yürütülen faaliyetlere ilişkin sunumlar gerçekleştirildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Nisan 2026 Çarşamba- 16:06
Van’da sağlıkta yeni dönem
2
09 Nisan 2026 Perşembe- 10:13
Ünlülere operasyonlar sürerken uzmanlardan ‘uyuşturucu’ uyarısı: "Bir kereden çok şey olur"
3
08 Nisan 2026 Çarşamba- 15:09
Yatağan’daki hastanede kesisiz cerrahi ameliyatı başarıyla uygulandı
4
08 Nisan 2026 Çarşamba- 10:29
11 yıldır hasret çeken çift, abdominal serklaj ameliyatının ardından bebeklerine kavuştu
5
08 Nisan 2026 Çarşamba- 10:48
Bebeklikte kansere yakalanan minik kahramanların umut veren zaferi
28 Ekim 2025 Salı - 10:43
Göz sağlığı, okul başarısının görünmeyen anahtarı
Eğitim süreci, çocukların bilgi edinme, eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirdikleri kritik bir dönem. Bu sürecin sağlıklı ilerlemesi için fiziksel ve zihinsel sağlık kadar göz sağlığı da büyük önem taşıyor. Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Özsütçü, çocuklarda göz sağlığının, öğrenme sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, "Çocukların ders materyallerini net görebilmesi, yazıları rahatça okuyabilmesi ve tahtadaki bilgileri doğru şekilde algılayabilmesi; doğrudan akademik başarılarını etkileyen temel faktörler arasında yer alır. Çocuklarda sık görülen miyopi (uzağı görememe), hipermetropi (yakını görememe) ve astigmatizma gibi kırma kusurları, tahtadaki yazıların net seçilememesine, derse ilgisizliğe ve motivasyon kaybına yol açabilir. Ayrıca göz tembelliği ve şaşılık gibi rahatsızlıklar da okuma-yazma becerilerini olumsuz etkileyebilir. Sürekli göz kısma, baş ağrısı, göz yorgunluğu ve dikkat dağınıklığı gibi belirtiler de görme sorunlarının erken uyarı işaretleri olabilir. Erken tanı, bu problemlerin akademik başarı üzerindeki etkisini en aza indirmede kritik rol oynar" dedi. Çocuklarda düzenli göz muayenelerinin, yalnızca okul başarısını değil, genel yaşam kalitesini de artırdığını belirten Özsütçü, "Okul çağına gelmeden önce ve eğitim hayatı boyunca belirli aralıklarla yapılacak kontroller sayesinde, görme kusurları erken dönemde tespit edilip tedavi edilebilir. Çocuklarda göz sağlığının korunması, okul başarısının sürdürülebilirliği için temel bir unsurdur. Görme problemlerinin erken tespiti ve uygun tedavi yöntemleriyle, akademik performans güçlendirilebilir. Ailelerin, öğretmenlerin ve sağlık profesyonellerinin iş birliğiyle çocukların göz sağlığı düzenli olarak izlenmeli ve kontroller ihmal edilmemelidir" dedi. Özsütçü, göz sağlığını korumak için şu önerilerde bulundu: "Doğru Aydınlatma: Ders çalışırken veya kitap okurken yeterli ışık kullanılmalı. Ekran Kullanımını Sınırlama: Uzun süre bilgisayar, tablet ve telefona bakmaktan kaçınılmalı. Dengeli Beslenme: A vitamini, omega-3 yağ asitleri ve antioksidanlardan zengin gıdalar tercih edilmeli. Yeterli Uyku: Düzenli uyku gözlerin dinlenmesini sağlar. Göz Hijyenine Dikkat: Gözleri ovuşturmamak ve temiz ellerle temas etmek enfeksiyon riskini azaltır".
28 Ekim 2025 Salı - 10:26
Kış aylarında beslenme: Bağışıklığı güçlendirmenin püf noktaları
Kars’ta havaların soğumasıyla birlikte kış mevsimi kapıya dayandı. Diyetisyen Gözde Aydın, bu dönemde bağışıklık sistemini güçlü tutmanın ve hastalıklardan korunmanın yollarını anlattı. Mevsimsel değişimlere uyum sağlamanın, vücudu soğuk hava koşullarına karşı korumanın ve hastalık riskini azaltmanın en etkili yolunun doğru ve mevsimine uygun besinleri tercih etmek olduğunu belirten Aydın, "Birinci önceliğimiz renkli ve çeşitli besinlerle dolu bir diyetin sürdürülmesidir" dedi. Kış aylarında taze meyve ve sebze çeşitliliği azalsa da, bu dönemde A, C ve E vitaminlerinden zengin birçok besin bulunuyor. Diyetisyen Aydın, "Portakal, mandalina, nar, ıspanak, brokoli, havuç ve turp gibi sebze ve meyveler antioksidan yönünden zengindir. Bu besinleri sofralarımızdan eksik etmemeliyiz" diye konuştu. Aydın ayrıca, omega-3 yağ asitlerinin bağışıklık sistemi için önemine dikkat çekerek, "Ceviz, chia tohumu, keten tohumu ve özellikle haftada en az iki kez balık tüketimi kış aylarında oldukça faydalıdır" şeklinde konuştu. Bağırsak sağlığının bağışıklıkla doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayan diyetisyen, probiyotiklerden zengin yoğurt ve kefirin günlük beslenmede mutlaka yer alması gerektiğini söyledi. Ayrıca, yeşil çay, beyaz çay ve bitki çayları gibi içeceklerin polifenol ve flavonoid açısından zengin olduklarını belirten Aydın, bu çayların bağışıklığı desteklemeye yardımcı olduğunu ifade etti. Zencefil ve zerdeçal gibi baharatların da antioksidan etkileriyle kış aylarında sofralarda yer alması gerektiğini hatırlatan Aydın, su tüketiminin önemine değinerek sözlerini şöyle tamamladı: "Havaların soğumasıyla birlikte su içme isteği azalabiliyor. Ancak hafif düzeyde susuzluk bile bağışıklık üzerinde olumsuz etki yaratır. Kış mevsiminde de günde en az 2-2,5 litre su içmeye özen göstermeliyiz"
28 Ekim 2025 Salı - 10:12
Bakan Memişoğlu: ''Yaralanan 26 vatandaşımızın tamamı taburcu edilmiştir"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Balıkesir’deki depremde; atlama ve düşme gibi ikincil sebeplerden dolayı yaralanan 26 vatandaşımızın tamamının tedavileri hastanelerimizde yapılmış, tüm yaralılarımız taburcu edilmiştir" dedi.
28 Ekim 2025 Salı - 10:08
Sağlıklı Hayat Merkezi’nde erken teşhisle kanseri yendi
Elazığ’da 42 yaşındaki Ravza Nur Yıldırım, Sağlıklı Hayat Merkezi’ndeki Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) sayesinde meme kanserini erken teşhisle yenmeyi başardı. Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı 3 Nolu Sağlıklı Hayat Merkezi’nde gerçekleştirilen rutin tarama davetiyle merkeze başvuran Ravza Nur Yıldırım’a yapılan tetkiklerde meme kanseri teşhisi konuldu. Hızla tedaviye başlayan Yıldırım, altı aylık süreçte kemoterapi ve radyoterapi tedavileri gördü. Yıldırım, tedavilerinin ardından sağlığına kavuştu. Erken teşhisin hayatını kurtardığını aktaran Yıldırım, 40 yaş üzeri kadınların hiçbir belirti olmasa da tarama yapması gerektiğini söyledi. Sağlıklı Hayat Merkezi hekimi Uzm. Dr. Mehmet Akif Açıkkapu erken teşhisin önemine dikkat çekerek, "Hastamız Ravza Nur Yıldırım tarafımızdan aranarak merkezimize davet edildi. Yapılan mamografi sonucunda meme kanseri tespit edildi ve ileri basamak hastaneye yönlendirilerek tedavisine başlandı. Tedavi sonrası oluşan yan etkiler için diyetisyen, fizyoterapist ve diş hekimi desteği sağlandı. Bakanlığımız, erken teşhis ve tedavi sürecinde tüm kurumlarıyla vatandaşlarımıza destek olmaktadır. 20 yaş üzeri kadınlara kendi kendine meme muayenesi, 40 yaş ve üzeri kadınlara yılda bir klinik muayene ve 40-69 yaş aralığındaki kadınlara mamografi çekimi öneriyoruz. Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Aile Sağlığı Merkezleri bu hizmetleri ücretsiz olarak sunmaktadır" şeklinde konuştu. Erken teşhisin hayatını kurtardığını belirten Ravza Nur Yıldırım, "Sağlıklı Hayat Merkezi tarafından mamografi çekimine davet edildim. Çekim ve tetkikler sonucunda meme kanseri olduğumu öğrendim. Eğer aramasalardı bunu fark etmeyecektim. Mamografiyle ilgili yanlış bilgilerden dolayı önyargım vardı ama kabul ettiğim için şimdi çok mutluyum. Tedavim sonrası merkezdeki fizyoterapist, diyetisyen ve psikologlardan destek almaya devam ediyorum. 40 yaş üzeri kadınların hiçbir belirtisi olmasa da mutlaka taramaya gitmelerini öneriyorum" dedi.
28 Ekim 2025 Salı - 10:07
Doç. Dr. Kaplan: "Sessiz katil kapınızda olabilir, hipertansiyona dikkat"
Medical Point Gaziantep Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Kaplan, hipertansiyonun "sessiz ama tehlikeli" bir hastalık olduğuna dikkat çekerek vatandaşları düzenli kontrol yaptırmaları konusunda uyardı. Medical Point Gaziantep Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Kaplan, "Modern yaşamın getirdiği stres, yanlış beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam tarzı, günümüzde en sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olan hipertansiyonu (yüksek tansiyonu) her geçen gün daha yaygın hale getiriyor" dedi. Doç. Dr. Mehmet Kaplan, "Hipertansiyon, çoğu zaman belirti vermeden ilerler. Baş ağrısı, baş dönmesi ya da yorgunluk gibi şikayetlerle kendini gösterebilir ama çoğu hastada hiçbir belirti olmadan da ciddi kalp, böbrek ve beyin hasarına yol açabilir. Bu yüzden tansiyonunuzu düzenli ölçtürmek hayati önem taşır" ifadelerini kullandı. Kaplan, hipertansiyonun sadece ileri yaşlarda değil, genç nüfusta da görülmeye başladığını belirterek, dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve tuz tüketiminin azaltılmasının hastalığın kontrolünde büyük rol oynadığını vurguladı. Ayrıca, Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde hipertansiyon hastalarına özel takip ve tedavi programlarının uygulandığını ifade eden Kaplan, "Erken teşhis ve doğru tedaviyle hipertansiyon kontrol altına alınabilir. En önemli adım, kişinin kendi sağlığına bilinçli yaklaşmasıdır. Tuzu azaltın, sebze ve meyve tüketimini artırın. Sigara ve alkolden uzak durun. Düzenli egzersiz yapın. Tansiyonunuzu düzenli aralıklarla ölçtürün" diye konuştu.
28 Ekim 2025 Salı - 09:34
Diyarbakır’da kadınlar, meme kanseri taramaları için Aile Sağlığı Merkezi’ne başvuruyor
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde kanser taramaları için Aile Sağlığı Merkezi’ne başvuran kadınlar, taşımayla Kayapınar Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi’ne (KETEM) getirilerek kanser taramaları yapılıyor. Diyarbakır’da 40-69 yaş arası kadınlar, meme kanseri taramaları yapılması için Bağlar Batıkent Aile Sağlığı Merkezi’ne başvurdu. Buraya başvuran kadınlar, İl Sağlık Müdürlüğü araçlarıyla Aile Sağlığı Merkezi’nden alınıp Kayapınar Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezine (KETEM) getirilerek taramaları yapılıyor. Halk Sağlığı uzmanı doktor Hikmet Emin Yorulmaz, meme kanserinin kadın kanserlerinde ilk sırada olduğunu 40-69 yaş arası kadınların 2 yılda bir kez Meme kanseri taramalarını yaptırmaları için davet edildiğini ifade etti. Ayrıca iki kanser taramasının daha olduğunu belirten Yorulmaz, "50-70 Yaş arası kadın-erkek vatandaşlara 2 yılda bir Kalın Bağırsak Kanseri Taraması ve 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir kez Rahim Ağzı Kanseri Taraması yapmaktayız. Erken Teşhis tedavinin başarılı bir şekilde sonuçlanmasına sağlayarak sağ kalım oranını arttırmaktadır" dedi. Yorulmaz, hastanın kanser ilerlediği zaman kemoterapi, radyoterapi süreçleri ve daha zorlu bir sürece girdiğine dikkat çekerek, "Biz, erken teşhisle bunun önüne geçmiş oluyoruz, hastanın konforunu artırıyoruz. Taramalarımız 81 ilimizde. Diyarbakır’ımızda da, Kayapınar, Bismil, Yenişehir ve Bağlar ilçelerinizdeki KETEM’lerimiz de yapılıyor. Aynı zamanda Ergani ve Kayapınar Sağlıklı Hayat Merkezleri’miz de var. Burada da yapılıyor. Taşımalı hizmet sistemimiz var. Taşımalı hizmetimizde de yapılıyor. Aile Sağlığı Merkezleri’mizden yaş aralığı uygun olan kadınlar davet edilerek taşıma ile belirleniyor. KETEM’lerde uygun taramaları yapıyoruz. Tarama sonucu şüpheli kişiler Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma Hastanesi’nde hizmet veren ileri Teşhis Merkezi’ne sevk edilmekte, tanı takibi yapılmaktadır. Tanı alan kişilerin ise takibi tarafımızdan yapılmaktadır" şeklinde konuştu.
28 Ekim 2025 Salı - 09:32
Kadınlar, meme kanseri taramaları için Aile Sağlığı Merkezi’ne başvuruyor
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde kanser taramaları için Aile Sağlığı Merkezine başvuran kadınlar, taşımayla Kayapınar Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi’ne (KETEM) getirilerek kanser taramaları yapılıyor. Diyarbakır’da 40-69 yaş arası kadınlar, meme kanseri taramaları yapılması için Bağlar Batıkent Aile Sağlığı Merkezine başvurdu. Buraya başvuran kadınlar, İl Sağlık Müdürlüğü araçlarıyla Aile Sağlığı Merkezinden alınıp Kayapınar Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezine (KETEM) getirilerek taramaları yapılıyor. Halk Sağlığı uzmanı doktor Hikmet Emin Yorulmaz, meme kanserinin kadın kanserlerinde ilk sırada olduğunu 40-69 yaş arası kadınların 2 yılda bir kez Meme kanseri taramalarını yaptırmaları için davet edildiğini ifade etti. Ayrıca iki kanser taramasının daha olduğunu belirten Yorulmaz, "50-70 Yaş arası kadın-erkek vatandaşlara 2 yılda bir Kalın Bağırsak Kanseri Taraması ve 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir kez Rahim Ağzı Kanseri Taraması yapmaktayız. Erken Teşhis tedavinin başarılı bir şekilde sonuçlanmasına sağlayarak sağ kalım oranını arttırmaktadır" dedi. Yorulmaz, hastanın kanser ilerlediği zaman kemoterapi, radyoterapi süreçleri ve daha zorlu bir sürece girdiğine dikkat çekerek, "Biz, erken teşhisle bunun önüne geçmiş oluyoruz, hastanın konforunu artırıyoruz. Taramalarımız 81 ilimizde. Diyarbakır’ımızda da, Kayapınar, Bismil, Yenişehir ve Bağlar ilçelerinizdeki KETEM’lerimiz de yapılıyor. Aynı zamanda Ergani ve Kayapınar Sağlıklı Hayat Merkezlerimiz de var. Burada da yapılıyor. Taşımalı hizmet sistemimiz var. Taşımalı hizmetimizde de yapılıyor. Aile Sağlığı Merkezlerimizden yaş aralığı uygun olan kadınlar davet edilerek taşıma ile belirleniyor. KETEM’lerde uygun taramaları yapıyoruz. Tarama sonucu şüpheli kişiler Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma Hastanesi’nde hizmet veren ileri Teşhis Merkezine sevk edilmekte, tanı takibi yapılmaktadır. Tanı alan kişilerin ise takibi tarafımızdan yapılmaktadır" şeklinde konuştu.
28 Ekim 2025 Salı - 09:30
Beslenme alışkanlıklarının meme kanseri üzerindeki etkileri
Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, beslenme alışkanlıklarının meme kanseri üzerindeki etkileriyle ilgili olarak, "Genç yaşta yüksek lif tüketimi, ileriki yıllarda meme kanseri riskini yüzde 12 oranında azaltabilmektedir. Beslenmede çeşitlilik ve denge olmalıdır" dedi. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri ve beslenme ilişkisi ile ilgili önemli bilgiler verdi. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre her 8 kadından 1’inin yaşamı boyunca bu hastalıkla karşılaşabildiğini belirten Diyetisyen Erden, genetik faktörlerin rolü büyük olsa da yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarının meme kanseri riski üzerinde doğrudan etkili olduğunu dile getirdi. "Araştırmalar, doğru porsiyonda tüketimin riski azalttığı göstermektedir" Bitkisel besinlerin gücünün, meme kanserinden korunma ve kanser tedavisi sürecinde ispatlandığını vurgulayan Diyetisyen Erden, "Yapılan çalışmalar, doğru porsiyonda sebze ve meyve tüketiminin meme kanseri riskini azalttığını göstermektedir. Özellikle brokoli, karnabahar, lahana gibi turpgillerde bulunan sulforafan adlı bileşik, kanser hücrelerinin çoğalmasını baskılayabilmesi açısından her kadının beslenmesinde yer almalıdır. Yeterli lif alımı, bağırsak sağlığını desteklediği gibi östrojen metabolizmasını da düzenlemektedir. 90 bin kadın üzerinde yapılan bir çalışmaya göre, genç yaşta yüksek lif tüketimi, ileriki yıllarda meme kanseri riskini yüzde 12 oranında azaltabilmektedir" şeklinde konuştu. "Şeker ve karbonhidrat riski arttırıyor" Akdeniz tipi beslenmede öne çıkan zeytinyağı ve omega-3 yağ asitlerinin, anti-inflamatuar etki göstererek iltihaplanmayı azalttığını ve koruyucu niteliği olduğunu söyleyen Diyetisyen Erden, trans ve aşırı doymuş yağların aşırı tüketiminin ise risk artışıyla ilişkilendirildiğini ifade etti. Şeker ve rafine karbonhidrat tüketiminin meme kanseri riskini artıran diğer etkenlerden biri olduğuna dikkat çeken Diyetisyen Erden, "Yüksek glisemik indeksli beslenme, insülin direncini tetikleyerek tümör hücrelerinin büyümesine zemin hazırlayabilmektedir. Bu nedenle beyaz ekmek, şekerli içecekler ve paketli gıdaların sınırlandırılması önerilmektedir. Alkol ve salam, sosis, sucuk gibi işlenmiş et ürünleri de kanserojen etkilerinden dolayı meme kanseri için güçlü bir risk faktörü olarak sınıflandırılmaktadır. Risk artırıcı etkisi bilimsel olarak kanıtlanmış durumdadır" ifadelerini kullandı. "Akdeniz tipi beslenme koruyucu ve destekleyici" Yeşil çayda bulunan kateşinler, domatesteki likopen, üzüm ve yaban mersinindeki polifenollerin güçlü antioksidan etki göstererek hücreleri koruduğunu belirten Diyetisyen Erden bu besinlenmede çeşitliliğin ve dengeli bir tabak düzeninin önemli olduğu konusunda uyarıda bulundu. Yapılan bilimsel çalışmalarda ortak kararın Akdeniz tipi beslenmeye yakın bir model olduğuna işaret eden Diyetisyen Erden şunları dile getirdi: "Sebze, meyve, tam tahıl, baklagil, sağlıklı yağ ve balık ağırlıklı bir beslenme biçimi, hem koruyucu hem de tedavi sürecinde destekleyici rol oynamaktadır. Sağlıklı beslenme tek başına kanseri engellemez, fakat riski azaltmak ve tedavi başarısını artırmak için en güçlü yaşam tarzı araçlarından biridir."
28 Ekim 2025 Salı - 09:21
Lokman Hekim Van Hastanesi’nde tıbbi onkoloji uzmanı hasta kabulüne başladı
Van’ın önde gelen sağlık kuruluşlarından Lokman Hekim Van Hastanesi, hasta odaklı sağlık hizmetini her geçen gün geliştirmeye devam ediyor. Kadrosuna katılan yeni hekimlerle hizmet kapasitesini artıran hastane, Tıbbi Onkoloji Bölümü’nde hasta kabulüne başlayan Uzman Dr. Ömer Faruk Akgül ile kanser tedavisinde kaliteli ve modern bir hizmet sunmayı hedefliyor. Konuya ilişkin konuşan Dr. Ömer Faruk Akgül, tıbbi onkolojinin kanserin ilaçla tedavisiyle ilgilenen bir branş olduğunu belirtti. Dr. Akgül, "Tıbbi onkoloji, kemoterapi, immünoterapi ve akıllı ilaç tedavilerini yönetir; bu tedavilere bağlı yan etkiler hakkında hastaları bilgilendirir ve gerekli önlemleri alır" dedi. "Meme kanserinde üç temel tedavi yöntemi uygulanır" Meme kanserinin dünyada en sık görülen kanser türlerinden biri olduğuna dikkat çeken Akgül, "Gün geçtikçe risk faktörlerinin çeşitlenmesi ve artması, vaka sayısında da ciddi bir yükselişe yol açıyor. Obezite, alkol ve sigara kullanımı bu hastalık için önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Bunlara ek olarak genetik yatkınlık, dışarıdan hormon kullanımı, geç yaşta doğum yapmak, hiç doğum yapmamak ya da emzirmemek; erken yaşta adet görmeye başlamak (erken menarş) ve geç menopoza girmek gibi durumlar da meme dokusunun uzun süreli hormona maruz kalmasına neden olarak meme kanseri riskini artırabiliyor. Meme kanseri tanısı konulduktan sonra ilk aşama, hastalığın evrelendirilmesidir. Çünkü meme kanserinde üç temel tedavi yöntemi uygulanır: cerrahi tedavi, radyoterapi (ışın tedavisi) ve ilaç tedavisi. Tıbbi onkoloji açısından bakıldığında meme kanseri tek bir hastalık değildir; birçok alt tipi vardır. Kabaca özetlemek gerekirse; hormon duyarlı tip, HER2 pozitif tip ve genellikle gençlerde görülen, daha agresif seyreden üçlü negatif tip olarak sınıflandırılabilir. Bu alt tiplerin her birinin tedavi yaklaşımı farklı olduğu için, tümörün biyolojik özelliklerinin belirlenmesiyle kişiye özel (bireyselleştirilmiş) bir tedavi planı oluşturulur" diye konuştu. "40 yaş üzerindeki kadınlar düzenli mamografi ve ultrason taramaları yaptırmalı" Ekim ayı farkındalık kampanyaları kapsamında ‘Erken teşhis hayat kurtarır’ prensibine dikkat çeken Dr. Akgül, "Bu noktada iki önemli önerimiz var: Birincisi, kadınların kendi kendine meme muayenesi yapmasıdır. Adet gören kadınlara: Adetten sonraki ilk hafta içinde, hormon seviyelerinin düşük olduğu dönemde memedeki şişlik ve hassasiyetin azaldığı zaman ayna karşısında veya duşta kendi memelerini muayene etmeleri önerilir. Menopoza giren kadınlara: Belirli bir adet döngüsü olmadığı için her ayın aynı gününde, düzenli bir alışkanlık haline getirerek muayenelerini yapmaları tavsiye edilir. Muayene sırasında memede sertlik, kitle, deride çekinti, renk değişikliği veya meme başında akıntı gibi bulgular fark edilirse vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Ayrıca 40 yaş üzerindeki kadınların düzenli olarak mamografi ve ultrason taramalarını yaptırmaları büyük önem taşımaktadır" şeklinde konuştu. Dr. Akgül, tıbbi onkolojinin yalnızca meme kanseri ile sınırlı olmadığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Beyin, baş-boyun, akciğer, mide, özofagus, karaciğer, pankreas, bağırsak, böbrek ve üreme organları gibi birçok kanser türü de tıbbi onkolojinin ilgi alanına giriyor. Son yıllarda özellikle mide ve yemek borusu kanserlerinde immünoterapi ilaçlarının geri ödeme kapsamına alınmasıyla hastalara daha etkili ve konforlu tedavi seçenekleri sunulabiliyor." Van’da 10 koltuklu modern bir kemoterapi ünitesi kurulduğunu aktaran Akgül, hastaların burada güvenli ve konforlu bir ortamda tedavi aldığını kaydetti.
28 Ekim 2025 Salı - 09:19
Tatvan Devlet Hastanesi’nde ‘Beyaz Kod’ tatbikatı gerçekleştirildi
Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi’nde muhtemel şiddet olaylarına karşı hazırlık amacıyla ‘Beyaz Kod’ tatbikatı gerçekleştirildi. Tatvan Devlet Hastanesi’nde muhtemel şiddet olaylarına karşı hazırlık amacıyla ‘Beyaz Kod’ tatbikatı gerçekleştirildi. Senaryo gereği, Adilcevaz’a bağlı bir köyden gelen hasta yakını, Hematoloji Polikliniğinde sıra bulamaması üzerine öfkelendi ve çevresine yüksek sesle tepki gösterdi. Durumun büyümesi üzerine, hastane personeli tarafından "Beyaz Kod" (1111) çağrısı yapıldı. Kısa süre içerisinde olay yerine hastane güvenlik personeli ve jandarma ekipleri intikal etti. Gerekli müdahalenin ardından şahıs güvenli bir şekilde hastane dışına çıkarıldı. Tatvan Devlet Hastanesi yetkilileri, yapılan tatbikatların hastane çalışanlarının muhtemel şiddet vakalarına karşı hızlı, koordineli ve etkin bir şekilde hareket etmelerini sağlamak açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
28 Ekim 2025 Salı - 01:26
Bakan Memişoğlu: "Depremde, doğrudan deprem kaynaklı bir yaralanma olmamıştır"
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Balıkesir’de meydana gelen ve çevre illerde de hissedilen depremde, doğrudan deprem kaynaklı bir yaralanma olmamıştır" dedi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda atlama ve düşme gibi ikincil sebeplerden kaynaklanan 19 yaralının 4’ünün tedavisinin tamamlanmasının ardından taburcu edildiğini belirterek şu ifadelere yer verdi: "Balıkesir’de meydana gelen ve çevre illerde de hissedilen depremde, doğrudan deprem kaynaklı bir yaralanma olmamıştır. Tüm yaralılarımızın genel sağlık durumları iyi olup, tedavileri hastanelerimizde devam etmektedir. Kendilerine acil şifalar diliyorum. Rabb’im ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin."
27 Ekim 2025 Pazartesi - 20:39
Dikme Köyü Aile Sağlığı Merkezi’nin açılışı yapıldı
KARS (İHA) – Hayırsever iş insanı kendi köyüne yaptığı Aile Sağlığı Merkezi’nin açılışı yapıldı. Merkez Dikme köyünde düzenlenen programa Vali Ziya Polat, Milletvekili Adem Çalkın, AK Parti İl Başkanı Muammer Sancar, Hayırsever Berat Yılmazer kurum daire amirleri ile köylüler katıldı. Programın açılışında konuşan Milletvekili Adem Çalkın, sağlık merkezinin hayırlı olması dileklerinde bulundu. Çalkın, "Biz sağlık alanında Cumhurbaşkanımızın önderliğinde çok büyük hizmetler yaptık. Elbette devletimiz güçlüdür. Burada çok ince bir durum var. Devletin yükünü alanlardan Allah Razı olsun. Örnek bir aile, örnek bir davranış, bu sağlık merkezinin köyümüze ve ilimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Daha sonra söz alan Vali Ziya Polat ise sağlık merkezinin yapımında emeği geçenlere teşekkür etti. Yapılan konuşmaların ardından Aile Sağlık Merkezi’nin açılışı yapıldı. Açılışı yapılan sağlık merkezi protokol üyelerince gezildi. Dikme Köyü Aile Sağlığı Merkezi 2023 yılında hayırsever Berat Yılmazel ile Sağlık Müdürlüğü arasında yapılan protokol doğrultusunda 2025 yılında yapımı tamamlanarak Sağlık Bakanlığı tarafından açılış onayı verildi. Sağlık evi toplam 100 metrekare olup, 1 acil müdahale odası, 1 muayene odası, 1 aşı gebe bebek izlem odası, 1 emzirme ve bebek bakım odası, 1 mutfaktan oluşuyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder