Son Dakika
|
Trump: "(İran’da düşürülen ABD savaş uçağı) Bu bir savaş, savaş halindeyiz"
Bakan Fidan’dan diplomasi trafiği
Mardin’de kaybolan yaşlı kadın ölü bulundu
İzmir’de parkta 2 yaşındaki çocuğa bıçakla saldıran şüpheli tutuklandı
Pakistan'da 6,3 büyüklüğünde deprem
Gaziantep’te 4 yaşındaki Asiye Ateş’e pitbull saldırısı davasında karar
10 yıldır aranan FETÖ üyesi çatı katında yakalandı
Putin'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür
Bakan Kurum’dan tarihi kentsel dönüşüm müjdesi
Maltepe’de minibüs araca çarptı: Kaza anı kamerada
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Boğaz’da gemi arızası: Trafik çift yönlü askıya alındı
Pakistan'da 6,3 büyüklüğünde deprem
NASA, Artemis II görevinden Dünya’nın yeni fotoğrafını paylaştı
10 yıldır aranan FETÖ üyesi çatı katında yakalandı
SEDAŞ’ın kazdığı çukura belediye aracı düştü
Kolluk kuvvetleri, basın kartını ibraz eden gazetecilerden ayrı bir kimlik talep etmeyecek
Define ararken yakalandı, hırsızlıktan gözaltına alındı
SAĞLIK
Bursa’da diyabetli öğrencilere sensör desteği
03 Nisan 2026 Cuma - 14:45:25
Bursa Büyükşehir Belediyesi, sosyal güvencesi bulunmayan Tip 1 diyabet hastası üniversite öğrencilerine yönelik, ‘Şeker Sensörü Desteği’ başlatıyor. Bursa’da gençlerin daha iyi bir eğitim alabilmesi ve gelecek kaygısı yaşamaması için çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’ye örnek olacak bir projeyi daha hayata geçiriyor. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde hayata geçirilen ‘Sürekli Glikoz Ölçüm Sensörü’ desteğiyle, üniversitelerin örgün eğitim programlarında öğrenim gören 18 yaş üzerindeki Tip 1 diyabetli gençlerin, kan şekeri seviyelerini gün içerisinde anlık olarak takip edebilmesi amaçlanıyor. Türkiye’de Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından söz konusu sensörler yalnızca 2-18 yaş aralığındaki hastalar için karşılanırken, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan destek programıyla önemli bir sorun daha çözüme kavuşturulmuş olacak. Projeye, 15 Nisan-15 Mayıs tarihleri arasında başvurular alınacak. Projeden yararlanmak isteyen öğrencilerin Bursa’da ikamet etmesi, 18 yaşını doldurmuş olması, Tip 1 diyabet tanısına sahip bulunması ve üniversitelerin örgün eğitim programlarında aktif olarak öğrenim görmesi gerekiyor. Değerlendirme sürecinin ardından uygun bulunan öğrencilere sensör desteği sağlanacak. Başvurular için https://www.bursa.bel.tr/form/?form_id=b8b53cd277 adresi ziyaret edilebilir.
03 Nisan 2026 Cuma - 14:44
Yüksek tansiyonda "dil altı ilaç" her zaman doğru çözüm değil
Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, halk arasında "dil altı tansiyon ilacı" olarak bilinen yaklaşımın, her yüksek tansiyon durumunda doğru ve güvenli bir çözüm olmadığını belirterek, mutlaka tıbbi değerlendirme gerektiğini vurguladı. Halk arasında ani tansiyon yükselmelerinde "hayat kurtarıcı" olarak görülen dil altı ilaç kullanımı, sanılanın aksine her zaman güvenli değil. Kontrolsüz ve hızlı şekilde düşürülen tansiyon; beyin, kalp ve böbreklerde kalıcı hasara yol açabiliyor. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, dil altı tansiyon ilaçları hakkında bilgiler vererek uyarılarda bulundu. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, "Halk arasında ’dil altı tansiyon ilacı’ diye bilinen bazı ilaçlar, yıllardır ani tansiyon yükselmelerinde hızlı bir çözüm gibi görülüyor. Oysa bugün daha net biliyoruz: Her yüksek tansiyon tablosunda bu yaklaşım doğru değildir. Üstelik tansiyonu hızlı ve kontrolsüz biçimde düşürmeye çalışmak, bazı hastalarda faydadan çok zarar verebilir. Hipertansiyon toplumda çok yaygın olduğu için, bu alışkanlığın ne kadar geniş bir kesimi etkileyebileceğini görmek zor değildir. Bu nedenle mesele yalnızca bireysel bir tercih değil, aynı zamanda önemli bir halk sağlığı konusudur. Önce temel noktayı netleştirelim. Toplumda "dil altı tansiyon ilacı" diye anılan bazı ilaçlar, resmi ürün bilgilerine göre aslında ağızdan kullanılan tabletlerdir. Yani halk arasında yerleşen ifade ile resmi kullanım tanımı aynı şey değildir. Bir uygulamanın yıllardır biliniyor olması, onun herkes için doğru ve güvenli olduğu anlamına gelmez" dedi. Asıl soru sayı değil, tablo Dr. Yücel, "Tansiyon yükseldiğinde çoğu kişinin aklına önce şu soru gelir: ‘Kaç çıktı?’ Elbette sayı önemlidir. Ancak hekimlik açısından daha önemli soru çoğu zaman şudur: Bu yükselmeye eşlik eden tehlikeli bir belirti var mı? Çünkü her yüksek tansiyon aynı değildir. Bazen kişi sakinleştiğinde, birkaç dakika dinlendikten sonra ve doğru teknikle yeniden ölçüm yapıldığında değerler düşebilir. Ağrı, korku, panik, uykusuzluk, yoğun stres, merdiven çıkmak, yeni sigara içmiş olmak ya da kafein almak bile ölçümü geçici olarak yükseltebilir. Bu nedenle tek bir ölçüme bakarak kesin hüküm vermek her zaman doğru değildir. Öte yandan bazen asıl tehlike yalnızca rakam değildir; göğüs ağrısı, nefes darlığı, konuşma bozukluğu, yüzde kayma, kol ya da bacakta güçsüzlük, görme kaybı, bilinç bulanıklığı, bayılma ya da çok şiddetli alışılmadık baş ağrısı gibi belirtilerdir. Hekimlerin dikkat ettiği nokta tam da budur: Yalnızca tansiyonun kaç çıktığı değil, bu yüksekliğin vücutta neyle birlikte görüldüğü. Bu yüzden konu, "Tansiyonum yükseldi, bir hap alayım" kadar basit değildir. Bazı hastalarda asıl ihtiyaç evde kendi kendine ilaç almak değil, gecikmeden acil tıbbi değerlendirme yapılmasıdır" diye konuştu. "Her yüksek tansiyon acil değildir ama bazıları gerçekten acildir" "Her yüksek tansiyon acil değildir ama bazıları gerçekten acildir" diyen Dr. Yücel, "Toplumda sık yapılan hatalardan biri, her yüksek tansiyon değerini aynı kefeye koymaktır. Oysa güncel tıbbi yaklaşım iki farklı tabloyu birbirinden ayırır. Birincisi, tansiyon yüksek olsa da ciddi yakınması olmayan ve hedef organ hasarı düşündüren belirti taşımayan durumdur. Bu kişilerde amaç çoğu zaman tansiyonu dakikalar içinde sert biçimde düşürmek değildir. Önce ölçüm doğrulanır, hasta dinlendirilir, ilacını düzenli alıp almadığı sorgulanır ve tedavi gerekiyorsa hekim kontrolünde düzenlenir. İkincisi ise gerçekten tehlikeli olan tablodur. Yüksek tansiyona göğüs ağrısı, nefes darlığı, ani nörolojik belirti, bilinç değişikliği, görme kaybı ya da konuşma bozukluğu eşlik ediyorsa durum acil olabilir. Böyle bir tabloda evde çözüm aramak yerine acil yardım zincirine başvurmak gerekir. Toplumda yaygın bir inanış vardır: ‘Tansiyon ne kadar yüksekse, o kadar hızlı düşürmek gerekir.’ Oysa bu düşünce her zaman doğru değildir. Özellikle ileri yaşta ve uzun süredir hipertansiyonu olan kişilerde vücut belirli kan basıncı düzeylerine zaman içinde uyum sağlayabilir. Bu nedenle tansiyonun ani biçimde düşürülmesi, bazı hastalarda beyin, kalp ve böbrek gibi organlara giden kan akımını olumsuz etkileyebilir. Kısacası yalnızca rakamı görmek yetmez; o rakamın hangi bağlamda ortaya çıktığını da bilmek gerekir. Panikle yapılan ve kontrolsüz müdahaleler baş dönmesi, halsizlik, bayılma, düşme ve bazı durumlarda organ kanlanmasında bozulma gibi sorunlara yol açabilir. Özellikle yaşlı hastalarda bu risk daha da önemlidir. Bu nedenle güncel yaklaşım, belirti ve organ hasarı olmayan durumlarda "hemen ve sert biçimde düşürelim" anlayışından uzaklaşmıştır. Esas olan güvenli, kontrollü ve doğru değerlendirilmiş bir yaklaşımdır" şeklinde konuştu. Evde ne yapılmalı, ne yapılmamalı? Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, şöyle devam etti: "Öncelikle kişi çok yüksek bir ölçüm gördüğünde panik yapmamalıdır. Ölçüm doğru teknikle mi yapıldı, manşon uygun muydu, kişi birkaç dakika dinlenmiş miydi, kısa süre önce kahve, sigara, efor ya da yoğun stres olmuş muydu; bunların hepsi önemlidir. Uygun koşullarda birkaç dakika dinlenip ölçüm tekrarlanmalıdır. Evde doğru ölçüm için de birkaç basit kurala dikkat etmek gerekir: Ölçümden önce kısa bir dinlenme süresi olmalı, kişi konuşmadan oturmalı, sırtı desteklenmeli, kol kalp seviyesinde tutulmalı ve ölçüm mümkünse art arda birkaç kez değerlendirilmelidir. Tek ve aceleyle yapılmış bir ölçüm, özellikle kaygılı anlarda yanıltıcı olabilir. İkinci önemli nokta, başkasının ilacını kullanmamaktır. Komşunun, eşin, dostun ya da akrabanın ‘bana iyi geliyor’ dediği bir ilaç, başka biri için güvenli olmayabilir. Tansiyon ilaçları kişiye özel tedavi planının parçasıdır. Aynı ilaç, farklı hastalarda farklı etki ve riskler doğurabilir. Üçüncü nokta, bu ilaçları "evde dursun, yükselince alırım" mantığıyla genel bir çözüm gibi görmemektir. Böyle bir yaklaşım, altta yatan tehlikeli bir durumu gözden kaçırabilir. Kimi zaman mesele yalnızca tansiyonun yükselmesi değil; kalp, beyin, aort veya böbrekle ilgili ciddi bir sorunun ilk işareti olabilir. Bir başka sık hata da, düzenli kullanılan tansiyon ilaçlarını hekim önerisi olmadan azaltmak, kesmek ya da yalnızca şikâyet olduğunda almak şeklindeki düzensiz kullanımdır. Oysa tansiyon tedavisi çoğu hastada günlük ve planlı bir yaklaşımdır. Kriz anına odaklanıp uzun vadeli tedaviyi ihmal etmek, sorunu çözmek yerine büyütebilir." Hangi durumlarda acile başvurulmalı? Yücel, şu bilgileri verdi: "Yüksek tansiyona şu belirtilerden biri eşlik ediyorsa kişi beklememeli; 112’yi aramalı ya da en yakın acil servise başvurmalıdır: Göğüs ağrısı veya göğüste baskı hissi, nefes darlığı, konuşma bozukluğu, yüzde kayma, kol veya bacakta güçsüzlük, ani görme kaybı veya belirgin görme bozukluğu, bilinç bulanıklığı, sersemlik ya da bayılma, çok şiddetli ve alışılmadık baş ağrısı. Bu belirtiler varken konuyu yalnızca "tansiyon yükseldi" diye görmek yanıltıcı olabilir. Çünkü bazen yüksek tansiyon asıl sorunun nedeni değil, sonucudur; bazen de acil müdahale gerektiren hastalıklarla birlikte görülür. Toplumda bazı uygulamalar yıllar içinde öylesine yerleşir ki, insanlar bunları neredeyse tartışılmaz doğru kabul eder. "Dil altı tansiyon ilacı" anlayışı da büyük ölçüde böyle bir alışkanlığın ürünüdür. Geçmişte bazı ortamlarda bu tür uygulamalar daha sık görülmüş olabilir. Ancak güncel tıbbın bakışı, yüksek tansiyon yönetiminde daha seçici, daha kontrollü ve daha güvenli olma yönündedir. Bugün asıl amaç, tansiyonu gelişigüzel ve hızla düşürmek değil; hangi hastanın gerçekten acil durumda olduğunu ayırt etmek ve tedaviyi buna göre planlamaktır. Bu da bize çok açık bir kamu sağlığı mesajı verir: Her yüksek tansiyon tablosu ‘dil altına bir hap atıp geçsin’ anlayışıyla yönetilmemelidir." Doğru yaklaşım; doğru hastada, doğru değerlendirme Dr. Yücel, açıklamasını şöyle tamamladı: Yüksek tansiyonla yaşayan kişiler için en etkili koruma, yalnızca kriz anında ne yapılacağını bilmek değildir. Düzenli takip, ilaç uyumu, tuz kısıtlaması, kilo kontrolü, egzersiz ve hekim önerilerine bağlı kalmak, ani yükselmelerde panik çözüm aramaktan çok daha değerlidir. Halk arasında ‘dil altı tansiyon ilacı’ diye bilinen ilaçlar, sanıldığı kadar basit bir çözüm değildir. Tansiyonu hızlıca düşürmek her zaman doğru tedavi anlamına gelmez. Doğru yaklaşım; doğru hastada, doğru zamanda ve doğru değerlendirmeyle belirlenir. Akılda tutulması gereken en önemli cümle belki de şudur: Yüksek tansiyon tek başına bir sayı değildir; bazen dikkatle değerlendirilmesi gereken bir uyarıdır. Bu uyarıyı doğru okumak, yanlış bir alışkanlıktan daha değerlidir. Kısa hatırlatma: Her yüksek tansiyon tablosu evde ‘dil altı’ diye bilinen ilaçlarla müdahale gerektirmez. Asıl önemli olan, tehlike işareti olup olmadığını ayırt etmek ve gerektiğinde zaman kaybetmeden tıbbi yardım almaktır."
03 Nisan 2026 Cuma - 14:02
Sağlık çalışanları bu kez hayat kurtarmak için sevdiklerini aradı
Samsun’da "Biri kalbe, diğeri hayata dokunur" mottosuyla yola çıkılan çalışmada sağlık personeli, mesai saatleri içinde yakınlarını arayarak hem sevgilerini dile getirdi hem de kanser taramalarının önemini hatırlattı. "İkisini de söyle" Samsun İl Sağlık Müdürlüğü "Ulusal Kanser Haftası" kapsamında farkındalık oluşturmak amacıyla ezber bozan bir etkinliğe imza attı. Kampanya kapsamında paylaşılan sloganlarda, "Seni çok seviyorum" demenin manevi değeri ile "Kanser taramanı yaptırdın mı" sorusunun hayati önemi birleştirildi. Erken teşhisin kanserle mücadeledeki yüzde 100’e yakın başarı oranına dikkat çekilen çalışmada, sevdiklerimizin sağlığını korumanın da bir sevgi ifadesi olduğu vurgulandı. "Taramalar ücretsiz olarak yapılıyor" Etkinlik hakkında bilgi veren Samsun İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Duygu Suvacı, "1-7 Nisan Kanser Farkındalık Haftası kapsamında sağlık çalışanlarımızla birlikte sevdiğimiz arkadaşlarımızı aradık ve kanser taramalarını hatırlattık. Kuru kuru sevmeyelim; sevdiklerimizin sağlığı bizim için önemlidir. Kanser taramalarımızı yaptırmalıyız. Erken tanı hayat kurtarır. Dünyada ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alan kanser, aslında önlenebilir bir hastalıktır. Erken tanı ile hayat kurtarabiliriz. Sevdiklerimizin kanser taramalarını hatırlatalım. Bizler sağlık çalışanları olarak sevdiklerimizi aradık ve kanser taramalarını hatırlattık. Sizler de sevdiklerinizi kanser taramaları için KETEM’lere, sağlıklı hayat merkezlerine, toplum sağlığı ve aile sağlığı merkezlerine yönlendirin. Bugün 1 dakika ayırırsanız, kanser taramalarınız için bu, size belki kocaman bir ömür olarak geri dönecektir. Bizler üç farklı kanser taraması yapmaktayız: 30-65 yaş arası kadınları rahim ağzı kanseri için, 40-69 yaş arası kadınları meme kanseri için 50-70 yaş arası hem kadın hem erkek hastaları kalın bağırsak kanseri taraması için merkezlerimize bekliyoruz" dedi.
03 Nisan 2026 Cuma - 14:00
Gördes Huzurevi’nde hem sağlık taraması hem moral etkinliği
Manisa’nın Gördes ilçesinde huzurevi sakinlerine yönelik düzenlenen kapsamlı sağlık taramasında yaşlı bireylerin sağlık durumları kontrol edilirken, program doğum günü kutlamaları ve kültürel etkinliklerle renklendi. Manisa İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri ile İlçe Sağlık Müdürlüğü iş birliğinde, Gördes Huzurevi sakinlerine yönelik kapsamlı bir sağlık taraması gerçekleştirildi. Program kapsamında huzurevi sakinlerine kanser taramaları, psikolojik danışmanlık hizmetleri ve obezite taramaları yapılarak genel sağlık durumları değerlendirildi. Gördes Huzurevi’nde düzenlenen programa, Manisa İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uz. Dr. Metin Gümüş, Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Ümit Atman, İlçe Sağlık Müdürü Emrullah Demirel, Gördes Devlet Hastanesi Başhekimi Nöroloji Uzmanı Bahadır Erdoğan ile sağlık personeli katıldı. Huzurevi Müdürü Hakkı Altunkeyik, "Manisa İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı ekiplerimiz tarafından huzurevi sakinlerimize yönelik anlamlı bir sağlık etkinliği gerçekleştirdik. Amacımız, büyüklerimizin sağlığını korumak ve düzenli kontrollerini aksatmadan sürdürmektir. Bu kapsamda her yıl düzenli olarak kanser ve obezite taramalarını gerçekleştiriyoruz. Bugün bizleri yalnız bırakmayan tüm sağlık yöneticilerimize ve fedakâr sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Sağlık taramasının ardından huzurevi sakinlerinin doğum günleri kutlanarak pasta kesildi. Programın devamında ise Gördes Kültür ve Doğa Derneği tarafından yöresel türküler seslendirilip halk oyunları sergilendi. Sağlık hizmetleri ile kültürel etkinliklerin bir araya geldiği program, huzurevi sakinlerine hem sağlık hem de moral açısından destek sağladı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
01 Nisan 2026 Çarşamba- 11:57
Tıbbın gücü kadar moralin de iyileştirici bir yönü var
2
03 Nisan 2026 Cuma- 09:56
Kanser tedavisinde yeni dönem: Akıllı radyoterapi
3
02 Nisan 2026 Perşembe- 09:49
Ağrı’da sağlık yatırımları sahada incelendi
4
03 Nisan 2026 Cuma- 09:54
Meme kanseri hastaları doktorlarıyla bowling pistinde buluştu
5
03 Nisan 2026 Cuma- 09:48
Doç. Dr. Dişel: "Her hasta için farklı bir yol haritası oluşturmak mümkün hale geldi"
07 Kasım 2025 Cuma - 09:19
Azerbaycanlı 8 yaşındaki çocuk, kemik iliği nakliyle Türkiye’de hayata tutundu
Azerbaycan’dan bağışıklık hastalığı nedeniyle İstanbul’a gelen 8 yaşındaki Umud Shahbazov, başarılı kemik iliği naklinin ardından yeni yaşına umutla girdi. Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Kemik İliği Nakil Merkezi ekibi, küçük Umud için hastanede sürpriz bir doğum günü kutlaması düzenledi. Azerbaycan’ın Kürdemir şehrinde yaşayan ve bağışıklık hastalığı tanısı ile uzun süredir ağır enfeksiyonlar geçirdiği için tedaviler alan 8 yaşındaki Umud Shahbazov, kemik iliği nakli için Türkiye’ye getirildi. Yapılan tetkiklerde ablası Leman Shahbazov’un uygun donör olduğu belirlenince kemik iliği nakli kararı alındı. Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Kemik İliği Nakil Merkezi’nde gerçekleştirilen operasyon başarıyla tamamlandı. Nakil sonrası süreçte sağlığı iyiye giden küçük Umud’a, hastane ekibince sürpriz bir doğum günü organizasyonu yapıldı. "Kardeşten nakillerde başarı oranı çok yüksek" Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Hilmi Apak, Umud’un tedavi süreci hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Apak, "Umud’a kardeşinden yapılan nakil sonrası hücre tutunması çok iyi ilerliyor. Kardeş donörlerden yapılan nakiller, genetik uyumun yüksek olması nedeniyle başarı oranı en yüksek gruplardan biridir. Merkezimizde birçok ülkeden gelen çocuklara bu tür nakilleri başarıyla uyguluyoruz" dedi. "Moral desteği tedavinin bir parçasıdır" Prof. Dr. Apak, kemik iliği naklinin sadece tıbbi bir işlem olmadığını, aynı zamanda umut ve dayanışma anlamı taşıdığını belirterek, "Lösemi gibi ağır hastalıklarda moral desteği tedavinin bir parçasıdır. Ailenin ve sağlık ekibinin desteği, çocukların iyileşme sürecinde büyük rol oynuyor. Umud’un tedavi süreci de bunun en güzel örneklerinden biri oldu" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Apak, "Her başarılı nakil, bir çocuğun geleceğe umutla bakması demektir. Umud’un hikayesi, adı gibi gerçekten umut verici" diye konuştu. Hastane ekibinden doğum günü sürprizi Tedavi sürecinde 8’inci yaşına giren Umud için hastane personeli doğum günü kutlaması düzenledi. Umud yeni yaşına doktorları, hemşireleri ve sağlık çalışanlarıyla birlikte pastasını keserek girdi.
06 Kasım 2025 Perşembe - 18:06
Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’nde tesis ve hasta güvenliği konuşuldu
Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’nde ‘Tesis ve Hasta Güvenliği Toplantısı’ gerçekleştirildi. Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’nde tesis ve hasta güvenliğinin güçlendirilmesine yönelik toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda hasta güvenliği uygulamaları, risk yönetimi, acil durum süreçleri ve tesis güvenliği başlıkları ele alındı. Kalite Yönetim Birimi tarafından organize edilen toplantıya Hastane Başhekimi Op. Dr. Hasan Keser, hastane yönetimi ve birim sorumluları katıldı. Başhekim Op. Dr. Hasan Keser, toplantıda yaptığı konuşmada, "Hasta ve çalışan güvenliği, sağlık hizmetlerimizin temelini oluşturuyor. Bu kapsamda yürüttüğümüz kalite çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyoruz. Tüm çalışma arkadaşlarıma, birim sorumlularımıza özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum" dedi.
06 Kasım 2025 Perşembe - 17:09
Sincan Belediyesinden Organ Bağışı Haftası’na özel farkındalık semineri
Sincan Belediyesi tarafından düzenlenen Organ Bağışı Haftası’na farkındalık semineri Lale Konferans Salonu’nda gerçekleşti. Sincan Belediyesi, toplum sağlığını güçlendirmek ve organ bağışının önemine dikkat çekmek amacıyla bir farkındalık semineri düzenledi. Lale Konferans Salonu’nda gerçekleşen etkinlikte Genel Cerrahi Uzmanları, Doç. Dr. Ümit Özçelik, Doç. Dr. Yılmaz Özdemir ve Opr. Dr. Mesut Pekmez, organ bağışının hayati önemine ve binlerce hastanın yaşam umudu olduğuna dikkati çekerek: "Organ ihtiyacı bir gün bizimde kapımızı çalabilir, kapımızı çalmasın ama biz her zaman bilincinde olalım. Yılın 365 günü farkındalık istiyoruz" dedi. Programda ayrıca; organ bağışı süreci, kimlerin bağışta bulunabileceği ve bağış yapmanın yasal prosedürleri ve organ bağışı kartları hakkında da bilgi verildi. Vatandaşlar seminer sonrasında akıllarına takılan her soruya yanıt bulurken, farkındalık semineri dolayısıyla Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan’a teşekkür etti.
06 Kasım 2025 Perşembe - 16:41
Tarsus’ta yaşlılıkta ruh sağlığı üzerine söyleşi düzenlendi
Tarsus Belediyesi, yaşlı bireylerin ruh sağlığına dikkat çekmek için Emekli Evinde düzenlediği söyleşide kaygı, depresyon ve duygusal dayanıklılığa ilişkin bilgilendirme yaptı. Tarsus Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü, yaşlı bireylerin ruh sağlığına dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla ‘Yaşlılıkta Ruh Sağlığı ve Mutlu Yaşam Üzerine Söyleşi’ etkinliği düzenledi. Emekli Evinde gerçekleştirilen etkinlikte Psikolog Kerim Çukurova, ‘kaygı, depresyon ve üzüntüyle başa çıkma’ konularında bilgi verdi. Katılımcılar, günlük yaşamda karşılaştıkları duygusal zorluklar üzerine sohbet ederken, ruh sağlığını korumaya yönelik pratik öneriler paylaşıldı. Etkinlikte, yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırmak, psikolojik dayanıklılığı güçlendirmek ve toplumsal farkındalık oluşturmak amaçlandı. Söyleşi sonunda katılımcılar, birlikte olmanın ve paylaşmanın ruh sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine vurgu yaptı. "Ruhsal iyiliği de koruyan bir belediyecilik anlayışıyla çalışıyoruz" Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Yaş almak, hayatın farklı dönemlerinde yeni öğrenmeler ve kabullenişler demektir. Biz, her yaştan vatandaşımızın kendini değerli hissettiği, sosyal olarak desteklendiği bir kent yaşamını önemsiyoruz. Tarsus’ta yalnızca bedensel değil, ruhsal iyiliği de koruyan bir belediyecilik anlayışıyla çalışıyoruz" dedi.
06 Kasım 2025 Perşembe - 16:41
Haliliye’deki okul kantinlerinde denetim
Haliliye Belediyesi Zabıta Müdürlüğü Motorize Ekipler Amirliği, öğrencilerin sağlığını korumak amacıyla ilçedeki okul kantinlerinde denetim gerçekleştirdi. Haliliye Belediyesi Zabıta Müdürlüğü Motorize Ekipler Amirliği tarafından yürütülen denetimlerde ekipler, kantinlerde satılan gıda ürünlerinin son kullanma tarihlerini kontrol etti ve hijyenik olup olmadıklarını inceledi. Öğrencilerin güvenli ve sağlıklı gıdaya ulaşması için yapılan denetimlerde, ürünlerin uygun ortamlarda muhafaza edilip edilmediği de denetlendi. Gerçekleştirilen kontrollerde bir okul kantininde son kullanma tarihi geçmiş gıda ürünlerine rastlanırken, bu ürünlere el konuldu ve işletmeye idari yaptırım uygulandı. Diğer kantinlerde genel olarak kurallara uygunluk tespit edilirken, ekipler işletmecilere hijyen kurallarına dikkat etmeleri ve öğrencilerin sağlığını riske atacak ürünlerin satışından kaçınmaları yönünde uyarılarda bulundu. Haliliye Belediyesi Zabıta Müdürlüğü Motorize Ekipler Amirliği, öğrencilerin sağlığının korunması için okul kantinlerinde düzenli denetimlerin süreceğini belirtti.
06 Kasım 2025 Perşembe - 16:35
Turuncu renkle lösemiye farkındalık
LÖSEV heyeti, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar’ı ziyaret etti. Ziyarette lösemi hakkında farkındalığın güçlendirilmesi, çocuklara destek ve dayanışma mesajı öne çıktı. Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV) yetkilileri, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası farkındalık etkinlikleri kapsamında Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette LÖSEV’i temsilen İzmir İl Koordinatörü Ebru Alkan, Sosyal Hizmetler Koordinatörü Serap Kırcı, MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu ile tedavilerini başarıyla tamamlayarak sağlığına kavuşan çocuklar yer aldı. Görüşmede haftanın önemi, lösemiyle mücadelede toplumsal bilincin artırılması ve hastaların yaşadığı sürece yönelik desteklerin sürdürülmesi gerektiği vurgulandı. Heyet, lösemi farkındalığının simgesi olan ’turuncu’ renkle toplumun birlik içinde destek vermesinin önemine dikkat çekti. Rektör Prof. Dr. Rana Kibar, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek LÖSEV’in çalışmalarına üniversite olarak destek verdiklerini söyledi. Prof. Dr. Kibar, "LÖSEV’in kıymetli çalışmalarını desteklemek ve lösemi farkındalığını üniversite camiasında yaymak temel sorumluluğumuzdur. Lösemiyle savaşan çocuklarımızın yanında olmaya devam edeceğiz." dedi. Ziyarette Prof. Dr. Kibar’a haftanın sembolü olan turuncu kurdele takıldı. Rektör Kibar, lösemiyi yenerek sağlığına kavuşan çocukların mücadelesini takdir ederek onlara özel hazırlanan hediyeleri bizzat takdim etti.
06 Kasım 2025 Perşembe - 16:22
Yenikent’te lazerle hemoroid tedavisi başladı
Yenikent Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde hemoroit ve halk arasında kıl dönmesi olarak bilinen hastalıklar lazer yöntemiyle tedavi ediliyor. Sakarya Yenikent Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde hemoroid, anal fistül ve pilonidal sinüs (kıl dönmesi) hastalıklarının tedavisinde lazer yöntemiyle modern cerrahi uygulamaları başladı. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Dila Önal, uygulanan lazer tedavilerinin, klasik cerrahi yöntemlere göre daha az ağrı, daha kısa iyileşme süresi ve hastaların günlük yaşamlarına daha hızlı dönmelerine imkan sağladığını aktardı. Op. Dr. Önal, "Bu tedaviler çoğu zaman uzun süreli hastane yatışı gerektirmediğinden hasta konforunu artırmaktadır" dedi.
06 Kasım 2025 Perşembe - 16:17
Türk Kızılay Manisa’dan tedavi gören vatandaşlara giysi desteği
Türk Kızılay Manisa İl Merkezi tarafından Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde tedavi gören vatandaşlara pijama, iç çamaşırı ve kıyafet desteğinde bulunuldu. Türk Kızılay Manisa İl Merkezi Başkanı Öner Gürsel ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Cengiz Cengisiz ve hastane yönetimini ziyaret etti. Gürsel ve yönetim kurulu üyeleri ziyarette, tedavileri devam eden hastalara pijama, iç çamaşırı ve kıyafet desteğinde bulunuldu. Türk Kızılay Manisa İl Başkanı Öner Gürsel, yaptığı açıklamada "Kızılay olarak her zaman vatandaşlarımızın yanında olmayı bir görev olarak benimsiyor ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu tür ziyaretlerle hem hastalarımıza moral hem de dayanışma ruhunu canlı tutuyoruz. İyiliği paylaşmak bizim için bir gelenek değil, bir sorumluluk" ifadelerini kullandı. Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. Cengiz Cengisiz, Türk Kızılay Manisa İl Merkezi Başkanı Öner Gürsel ve hayırseverlere yapılan yardımlardan dolayı teşekkürlerini iletti.
06 Kasım 2025 Perşembe - 16:07
Organ Bağışı Haftası’na anlamlı destek: "Sana aşık olmadan da kalbimi verebilirim"
Medicana Sağlık Grubu, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir filme imza attı. "Seni hiç tanımasam da, birbirimiz için yaratılmış olabiliriz" mesajıyla çekilen filmde, Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nde mücadele eden 6 takımın 12 sporcusu yer alarak organ bağışına davette bulundu. Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin Ana Sponsoru olan Medicana Sağlık Grubu, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası nedeniyle 6 basketbol takımının 12 oyuncusunu farkındalık için buluşturdu. "Seni hiç tanımasam da, birbirimiz için yaratılmış olabiliriz" mesajıyla hazırlanan farkındalık filmiyle, basketbolun birleştirici gücüyle organ bağışına dikkat çekmek ve toplumda farkındalık oluşturmak hedeflendi. 6 takım, 12 sporcu aynı parkede Filmde Fenerbahçe Beko’dan Onuralp Bitim, Metecan Birsen, Anadolu Efes’ten Erkan Yılmaz, David Mutaf, Beşiktaş Gain’den Berk Uğurlu, Yiğit Arslan, Galatasaray MCT Technic’ten Tibet Görener, Muhsin Yaşar, Tofaş Spor’dan Tolga Geçim, Yiğitcan Saybir, ONVO Büyükçekmece’den Doğan Şenli, Metin Türen yer aldı. Medicana, filmle organ bağışının bir yaşam armağanı olduğunu vurgularken; herkesi sporun birleştiren gücünü de işin içine katarak farkındalığın bir parçası olmaya davet etti. "Birbirimiz için yaratılmış olabiliriz!" Başarılı oyuncuların söylediği, "Sana aşık olmadan da kalbimi verebilirim", "Ruh eşin olmasam da sana uyum sağlayabilirim", "Seni hiç tanımasam da birbirimiz için yaratılmış olabiliriz" gibi sloganlarla daha fazla kişinin organ bağışı yapmasını hedefleyen film, "Organ bağışı, yalnızca tıbbi bir işlem değil; gönülden, saf bir fedakârlık ve insanlık mirasıdır" mesajını vermeyi amaçlıyor.
06 Kasım 2025 Perşembe - 15:22
Elazığ’da TSM’lerde yürütülen çalışmalar ele alındı
Elazığ’da Toplum Sağlığı Merkezleri’nde (TSM ) yürütülen çalışmalar ele alındı. Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından TSM’lerde sunulan hizmetlerin ele alındığı değerlendirme toplantısı düzenlendi. Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Ali Atar’ın başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya TSM başkanları, idareciler ve ilgili birim çalışanları katıldı. Toplantıda, Toplum Sağlığı Merkezlerinde yürütülen çalışmalar ele alınırken, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri konusunda karşılıklı görüş alış verişinde bulunuldu.
06 Kasım 2025 Perşembe - 14:34
Mersin’de lösemili çocuklara moral veren hediye kutuları dağıtıldı
Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin, ‘Lösemili Çocuklar Haftası’ dolayısıyla hazırladığı hediye kutuları moral desteği sağladı. Büyükşehir Belediyesi, ‘Lösemili Çocuklar Haftası’ dolayısıyla, Mersin Şehir Hastanesi Onkoloji servisinde tedavi gören çocuklar ve ailelerini yalnız bırakmayarak, ‘Büyük Kalpler İçin Destek Kutusu’ sloganıyla hazırlanan hediye kutuları ile moral desteği sağladı. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan hediye kutuları, çocukların seveceği oyuncaklar, boyama kitabı ve boya seti, sesli okuma kitabı, bardak, yapboz ve kutu oyunlarının yanı sıra, maske, eldiven ve ıslak mendil gibi hijyen ürünlerini de içerdiği bildirildi. "Çocuklarımıza ve ailelerine, yalnız olmadıklarını hissettirmek istiyoruz" Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığında görev yapan Sosyal Hizmet Uzmanı Mustafa Tönbe, lösemi tedavisi gören çocukların, okullarından, sosyal çevrelerinden ve aile hayatlarından uzun süre uzak kaldıklarını belirtti. Tönbe "Çocuklarımıza, tedavi sürecinde yalnız olmadıklarını hissettirmek ve psikolojik destek sağlamak adına, ‘Onkoloji Hastası Çocuklara Paket Projesi’ni hayata geçirdik. Çocuklarımızın daha çok tıbbi ve medikal ihtiyaçları olduğundan, bu ihtiyaçlarına yönelik bir kutu hazırladık. Ayrıca sosyal eksikliklerini giderebilmek için de sesli kitap, oyuncak, yapboz ve matara gibi hediyeler ekledik. Projemizde hediye kutularımız, yaş grubu ve cinsiyete göre ayrıldı. Yaş aralığını 3-6 ve 6-12 olarak belirledik" diye konuştu. 2025 yılı içerisinde 4’üncü hediye dağıtımını gerçekleştirdiklerini sözlerine ekleyen Tönbe, projenin ilerleyen yıllarda da sürdürüleceğini söyledi. "Hastalık sürecinde, bir elin üzerimizde olduğunu bilmek çok anlamlı" Hastanede tedavi gören çocukların ailelerinden Fidan İnanç, belediyenin sunduğu moral desteğinin kendileri için büyük bir anlam taşıdığını ifade etti. İnanç "Belediyemizin, hazırladığı hediye kutuları ile çocuklarımızın yüzünü güldürmesi çok güzel. Çocuklarımız mutlu ve motive oluyorlar. Kutu içindeki hediyelerle bizi düşündüğünüzü anlıyor ve çok mutlu oluyoruz. Çünkü hastane koridorlarında unutulmak istemiyoruz. Hastalıkla mücadele ederken, hep bir elin üzerimizde olduğunu bilmek çok anlamlı. Büyükşehir Belediyemiz bizi hiç yalnız bırakmıyor" diyerek duygularını paylaştı.
06 Kasım 2025 Perşembe - 14:28
İstanbul İl Sağlık Müdürü Güner: "Organ bekleyen bir çocuğun annesinin sevincini düşünerek organlarımızı bağışlamamız lazım"
Kartal’da İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 3-9 Kasım ’Organ Bağışı Haftası’ kapsamında farkındalık oluşturmak için futbol maçı düzenlendi. İl Sağlık Müdürlük Takımı ile Ünlüler Takımı’nın karşı karşıya geldiği maçı 4-3 Ünlüler Takımı kazanırken, konunun önemine ilişkin İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, "Organlarımız toprak olmasın istiyoruz" mesajını verdi. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 3-9 Kasım ’Organ Bağışı Haftası’ kapsamında farkındalık oluşturmak adına futbol maçı düzenlendi. "Bağışlayın, hayat verin" sloganıyla hayata geçirilen ve Kartal 75. Yıl Stadı’nda düzenlenen maçta İl Sağlık Müdürlüğü takımı ile Ünlüler Takımı, birincilik için kıyasıya mücadele etti. "Organ bekleyen bir çocuğun annesinin sevincini düşünerek organlarımızı bağışlamamız lazım" İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, Organ Bağışı Haftası’nın önemine ilişkin yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Ana amacımız aslında organ bağışını arttırmak. İstanbul’da 8 bin 472 organ nakil için bekliyor. Bu sayı şu an için çok düşük. Organlarımızı bağışlamak ve bağışları artırmak istiyoruz. Şunu biliyoruz ki bugün buradaki emeği ve burada toplanan kişileri gören kişiler de bu sorumluluğu paylaşacak ve bu sorumluluğu paylaştıktan sonra onlar da artık bir organ gönüllüsü olacaklar. Şu anda E-Nabız ve E-Devlet üzerinden organlarımızı bağışlayabiliyoruz. Organ bekleyen bir çocuğun annesinin sevincini düşünerek organlarımızı bağışlamamız lazım. Bir organ bekleyen babanın çocuğunun yeniden hayata döndüğünde ve sağlığına kavuştuğundaki mutluluğunu düşünerek organlarımızı bağışlayalım. Yaşam verelim, can verelim istiyoruz. Organlarımız toprak olmasın istiyoruz" dedi. "Organ bağışı ne kadar çok artarsa o kadar çok hastaya erişebileceğiz" Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Kaan Kırali de organ bağışı farkındalığının önemine dikkat çekerek, "Biz de organ nakli yaptığımız kalp ve akciğer hastalarımızla birlikte bu turnuvayı 8 yıldır düzenliyoruz, geleneksel bir hale getirdik. Bu şekilde hem kalp yetmezliği hem de akciğer yetmezliğinde bir farkındalık oluşturmak istiyoruz. Bugün de bu etkinliğin 7’incisini düzenliyoruz. Mühim olan organ bağışıdır. Organ bağışı ne kadar çok artarsa biz de kalp yetmezliği ve akciğer yetmezliğinden ciddi şekilde mustarip olan tüm hastalara çok rahat erişebileceğiz. Buradan tüm vatandaşlarımızı organ nakli yapmaya çağırıyoruz. İnşallah bu sayıyı her geçen gün arttırırız" dedi. Karşılaşmanın ardından günün anlamına yönelik katılımcılara teşekkür belgesi verildi. Düzenlenen futbol maçına İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Kaan Kırali, sağlık çalışanları ve çok sayıda futbolsever katıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder