Son Dakika
|
Depreme alışverişte yakalandılar, yarıda bırakıp kaçtılar
İran, İsrail'e misilleme saldırılarını sürdürüyor
MÜSİAD eski Başkanı Bayram Ali Bayramoğlu adliyeye sevk edildi
İBB soruşturmasında Muhittin Böcek’in 2 şoförü gözaltına alındı
UEFA’dan Atilla Karaoğlan’a görev
İran Meclis Başkanı Galibaf'tan ABD'ye: "Tüm hareketlerinizi izliyoruz"
Trump'ın İran'a sunduğu 15 maddelik planın detayları ortaya çıktı
Galatasaraylı futbolcu Metehan Baltacı tahliye edildi
AK Parti Sözcüsü Çelik’ten Özel’e tepki
Yenidoğan Çetesi davasında yeni gelişme!
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Depreme alışverişte yakalandılar, yarıda bırakıp kaçtılar
ABD Başkanı Trump: "İran müzakere halinde ve bir anlaşmaya varmayı çok istiyor"
Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt ve Bahreyn’e yeni saldırılar
Hürmüz'de Hint gemilerine uygulanan yasak nedeniyle Hindistan'da gaz krizi
Kurtulmuş: "Gazze soykırımı insanlığın ortak bir ayıbı olarak hepimizin gözü önündedir"
Rusya'da altın ihracatına kısıtlama getirildi
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında Mehmet Murat Çalık savunma yaptı
SAĞLIK
Ortaca Gökbel Mahallesi’nin içme suyu altyapısı yenilendi
26 Mart 2026 Perşembe - 12:11:08
MUSKİ Genel Müdürlüğü, Ortaca ilçesi Gökbel Mahallesi’nde içme suyu altyapısını kapsamlı şekilde yenileyerek mahallede yaşanan su sıkıntılarına kalıcı çözüm sağladı. Bu kapsamda yaklaşık 10 kilometrelik içme suyu şebekesi modernize edilirken, Boğaz mevkiindeki eski depo 100 tonluk yeni depo ile değiştirildi ve vatandaşların arazisinden geçen 2 bin 500 metrelik hat güvenli yol güzergahına taşınarak muhtemel arızalara müdahale süresi azaltıldı. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, içme suyu altyapı sistemlerinin modernize edilerek vatandaşlara kesintisiz su sağlanması talimatları doğrultusunda Ortaca’da çalışmalarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, Gökbel Mahallesi’nde içme suyu hatlarını kapsamlı şekilde yeniledi. Mahallede yaklaşık 10 kilometrelik şebeke modernize edilirken, Boğaz mevkiindeki eski depo 100 tonluk yeni depo ile değiştirildi ve vatandaşların arazisinden geçen 2 bin 500 metre uzunluğundaki hat yol güzergahına alındı. Hatlar modernleştirilerek su arzı artırıldı Ortaca ilçesi Gökbel Mahallesi’nde yaz aylarında artan nüfus nedeniyle su arzı yetersiz kalıyor, eski ve kireçlenmiş hatlar sık sık tıkanıyor, vatandaşların arazilerinden geçen hatlar ise arızalara müdahaleyi zorlaştırıyordu. Bu sorunları çözmek için mahallede yeni bir içme suyu sondaj kuyusu açıldı ve terfi hattı aracılığıyla mevcut depoya entegre edilerek ilave su kaynağı sağlandı. Ekonomik ömrünü tamamlamış hatlar yenilenirken, vatandaşların evlerinin temellerinin altından geçen yaklaşık 2 bin 500 metrelik şebeke hattı yol güzergahına taşındı. Aynı zamanda Boğaz mevkiinde bulunan ve ekonomik ömrünü tamamlamış olan 50 ton kapasiteli deponun yerine 100 ton kapasiteli yeni depo montajı gerçekleştirilerek kapasitesi artırılmış oldu. Bu çalışmalar sayesinde hem altyapı modernize edildi hem de arızalara müdahale süresi kısaltılarak su kayıplarının yaklaşık yüzde 40 oranında azaltılması sağlandı. Mahallede farklı sokaklarda yürütülen yenileme çalışmalarıyla ise toplamda yaklaşık 10 kilometrelik içme suyu şebekesi modern ve işletmeye uygun hale getirildi. Gökbel Mahallesi’nin içme suyu altyapısı, sürdürülebilir şekilde güçlendirilerek yaz dönemlerinde yaşanan su yetersizliği riskine karşı dayanıklı hale getirildi. Mahallede yapılan modernizasyon çalışmalarının tüm dertlerini çözeceğini vurgulayan Gökbel Mahallesi Muhtarı Mehmet Arslanpay, "2004’ten beri borular zamanla eridi toprağın altında. Sağ olsun bu boruların tamamı yenilendi. Genel Müdürümüz olsun, Ahmet Başkanımız olsun sağ olsunlar yardımcı oldular. Bize 100 tonluk bir depo getirdiler. Bunu buraya kurdu. Bu çok güzel oldu, iyi oldu. Borular yenilendi, depo yenilendi, pompalar yenilendi. Şimdi önümüzdeki yaz rahat geçeceğiz Allah’ın izniyle" dedi.
26 Mart 2026 Perşembe - 11:49
Hisarcık’ta şap hastalığı için büyükbaş hayvanlardan kan numunesi alındı
Kütahya’nın Hisarcık ilçesine bağlı Hasanlar Köyü’nde, büyükbaş hayvanlarda uygulanan şap aşısının etkinliğini değerlendirmek amacıyla önemli bir çalışma gerçekleştirildi. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri tarafından yürütülen uygulama kapsamında, Hasanlar köyünde bulunan 10 büyükbaş hayvandan kan numunesi alındı. Yapılan çalışma ile şap aşılaması sonrası hayvanlarda oluşan bağışıklık düzeyinin belirlenmesi ve aşılama performansının ölçülmesi hedefleniyor. Alınan kan örnekleri laboratuvar ortamında incelenerek, aşının koruyuculuk oranı ve sürü sağlığı üzerindeki etkileri değerlendirilecek. Yetkililer, şap hastalığının hayvancılık sektörü için büyük risk oluşturduğunu belirterek, düzenli aşılama ve kontrol çalışmalarının önemine dikkat çekti. Ayrıca bu tür saha çalışmalarının, hastalıkların erken tespiti ve önlenmesi açısından kritik rol oynadığı vurgulandı. Hasanlar Köyü’nde yapılan bu uygulamanın, bölgedeki hayvan sağlığının korunmasına ve üreticilerin bilinçlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.
26 Mart 2026 Perşembe - 11:33
Mersin Büyükşehir Belediyesi DMD hastasına ergoterapi desteğini sürdürüyor
Mersin Büyükşehir Belediyesi Otizm Aile Danışma Merkezinde, DMD hastası 3,5 yaşındaki Koray Özmen’e yönelik ergoterapi desteği ile günlük yaşam becerilerinin korunmasına yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Otizm Aile Danışma Merkezi, 0-7 yaş aralığındaki tanılı çocuklara yönelik destek hizmetlerini sürdürmeye devam ediyor. Merkezde serebral palsi, otizm, down sendromu, gelişimsel gerilikler ve çeşitli genetik mutasyonlara sahip çocuklara ergoterapi, duyu bütünleme ve özel eğitim hizmetleri sunulurken, Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastası 3,5 yaşındaki Koray Özmen de bu destekten faydalanan çocuklar arasında yer alıyor. DMD hastası minik Koray’a destek Kaslarda ilerleyici zayıflamaya neden olan genetik hastalık DMD ile mücadele eden minik Koray, Otizm Aile Danışma Merkezinde ergoterapi desteği alıyor. Ergoterapi ile mevcut becerileri korumaya ve kayıpları geciktirmeye yönelik çalışmalar yürütülüyor. Bu kapsamda Koray’ın günlük yaşam becerilerinin korunması, bağımsız hareket edebilme becerisinin desteklenmesi ve ilerleyen süreçte ihtiyaç duyulabileceği yardımcı cihazların kullanımına yönelik hazırlıklar yapılıyor. Aynı zamanda aileye de ev içi düzenlemeler, destekleyici ekipman kullanımı ve çocuğun bağımsızlığını artırmaya yönelik eğitimler veriliyor. Bu çalışmalar sayesinde Koray’ın hareket kabiliyetinin, mümkün olan en uzun süre korunması hedefleniyor. Öte yandan Koray Özmen için valilik onaylı yardım kampanyası da devam ediyor. Yaklaşık 8 aydır süren kampanya şu anda yüzde 12 seviyesinde. Türkiye’de tedavisi bulunmayan genetik hastalıklarla mücadele eden Koray gibi çocuklar için, toplumsal desteğin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Minik Koray’ın tedavi sürecine destek olmak isteyen vatandaşlar, ‘DMD Koray Özmen’ isimli sosyal medya hesabı üzerinden kampanyayı takip edebilir. "Koray’la öncelikli hedefimiz, var olan becerilerini korumak" Otizm Aile Danışma Merkezinde görev yapan Ergoterapist Kutlay Karakoyun, DMD hastalığı hakkında bilgi vererek, "DMD ilerleyici bir kas hastalığı. Bu çocuklar küçükken yürüyebiliyor, koşabiliyor ve oyun oynayabiliyorlar. Fakat ilerleyen süreçte yürüme kabiliyetleri yavaşlamaya başlıyor. Daha sonra merdiven inmeleri zorlaşıyor ve bir süre sonra yürüme becerisini kaybetmeye başlıyorlar. Zıplama becerileri gidiyor. 8-12 yaş civarında bu çocuklar, tekerlekli sandalyeye geçiyorlar. Ailelerin de bu süreçte desteğe ihtiyacı oluyor" dedi. 3,5 yaşındaki DMD hastası minik Koray’ın ergoterapi sürecini anlatan Karakoyun, "Koray, şu an merdiven inip çıkmakta yavaş yavaş zorluklar yaşamaya başladı. Çok küçük olduğu için durumun pek farkında değil ama ailesi bu süreci elinden geldiğince desteklemeye çalışıyor. Koray’la öncelikli hedefimiz, var olan becerilerini korumak ve kaybetmeyi geciktirmek. Belki tamamen durduramayacağız ama bu süreçteki kaybı olabildiğince erteleyebiliriz" diye konuştu. "0-7 yaş arasındaki bütün tanı gruplarında çocuklara ücretsiz destek veriyoruz" İlerleyen süreçte Koray’ın yardımcı cihazlara da ihtiyacı olabileceğini kaydeden Karakoyun, "Bunların nasıl kullanılacağını, aileye ve Koray’a öğretmek gerekecek. Ev içerisinde tutunma barları, ışıklandırma gibi, Koray’ı bağımsızlık yönünde destekleyecek çalışmalar olacak. Bunları da aileye öğreteceğiz. Koray’ın valilik onaylı kampanyası devam etmekte. Bu konuda da herkesten az çok demeden destek bekliyoruz. Büyükşehir Belediyesi Otizm Aile Danışma Merkezi olarak, 0-7 yaş arasındaki bütün tanı gruplarında çocuklara ücretsiz destek veriyoruz. İhtiyaç duyan vatandaşlarımız başvurularını yapıp, buradan ücretsiz hizmet alabilir" ifadelerine yer verdi. Anne Özmen Mersinlilere seslendi: "Oğlumdan desteklerinizi esirgemeyin" Anne Sezin Özmen, oğlu Koray’ın DMD hastalığına dair sürecinden bahsederek, "Koray 3,5 yaşında ve 2 yıldır DMD hastalığıyla mücadele ediyor. 4 Ağustos’ta valilik onaylı başlayan kampanyamız 8 aydır sürüyor ve şu anda yüzde 12’deyiz. Buradan bir anne olarak herkese sesleniyorum. Çok yavaş ilerliyoruz. Koray Mersin’in evladı. Oğlumdan desteklerinizi esirgemeyin. Lütfen oğlumu görmezden gelmeyin. ‘DMD Koray Özmen’ isimli instagram sayfamızdan da takip edebilirsiniz. Şimdiden teşekkür ederim" dedi.
26 Mart 2026 Perşembe - 11:26
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Demirçubuk’tan menenjit hakkında uyarılar
Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Gümüş Demirçubuk, menenjit hakkında uyararak önlemler hakkında bilgilendirmede bulundu. Dr. Demirçubuk, "Menenjit, erken teşhis edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, ense sertliği, mide bulantısı ve ışığa hassasiyet gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" dedi. Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Gümüş Demirçubuk, hastalığın bazı türlerinin bulaşıcı olabileceğine dikkat çekerek, hijyen kurallarına özen gösterilmesini, kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca kaçınılmasını ve risk grubundaki bireylerin aşı durumlarını kontrol ettirmesini önerdi. Dr. Demirçubuk, "Uygun antibiyotiklerle tedavi edilse bile çok yüksek hastalık ve ölüm riski ve kalıcı sakatlık bırakma riski büyük olan bir hastalıktır. O yüzden aşı ile korunma büyük öncelik taşımaktadır iki türlü aşısı bulunan meningokok menenjiti ülkemizde aşı takviminde bulunmamaktadır. özel aşı statüsünde uygulanan bu aşılar biz çocuk doktorları tarafından takip ettiğimiz hastalara uygulanmaktadır. İngiltere’nin kent bölgesinde men b suçuna bağlı bir menenjit salgını haber haberi yayınlandı ve buna bağlı olarak İngiltere bölgesinde insanlar menenjit aşısı için kuyruklar oluşturdu. Aşılanma büyük önceliğimiz ve biz hastalarımıza muhakkak öneriyoruz" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
25 Mart 2026 Çarşamba- 15:59
Patnos Devlet Hastahanesi’nde modern cerrahi operasyonu
2
25 Mart 2026 Çarşamba- 12:16
Annesini kanserden kaybeden lise öğrencisi, kanseri teşhis eden yapay zeka destekli proje geliştirdi
3
25 Mart 2026 Çarşamba- 08:59
"Her az yiyen çocuk iştahsız değil"
4
25 Mart 2026 Çarşamba- 16:10
Ankara’da ‘Dünya Tüberküloz Günü’ sempozyumu düzenlendi
5
25 Mart 2026 Çarşamba- 09:40
Tıp Fakültesi öğrencileri antibiyotik kullanımı hakkında bilgilendirdi
09 Aralık 2025 Salı - 17:39
Sağlıklı Hayat Merkezi Çocuk Akademisi faaliyetleri başladı
12 yaş grubu çocuklara ve ailelerine yönelik bilgilendirmeler yapılacak. Bartın İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen programda anne ve babalara; çocuk sağlığı, hijyen, beslenme, ekran kullanımı ve davranış yönetimi konularında bilgilendirmeler yapılarak vatandaşların bilinçlendirilmesi amaçlanıyor. İl Sağlık Müdürlüğü tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Çocuk Akademisi ile sağlıklı yaşam alışkanlıklarının aile içinde kalıcı hâle getirilmesi hedeflenirken eğitimlere yalnızca anne ve babalar değil; anneanne, babaanne ve dedeler de katılabiliyor. Program, ilk etapta kurum personelimiz ile belediye personeline yönelik olarak Şehit Furkan Sağlıklı Hayat Merkezinde başlatıldı." ifadeleri kullanıldı. Başlayan eğitimler, Sağlıklı Hayat Merkezinde görev yapan Çocuk Gelişimci Dilek İncekara tarafından verildi. Programda Çocuk Akademisi’nin yanı sıra Bebek Akademisi ile gebelik döneminden itibaren anne babalara ve anne baba adaylarına; bebek bakımı, beslenme, bağışıklama ve ebeveynlik rolleri gibi konularda rehberlik sunulacağı belirtildi. Genç Akademisi ile ergenlik dönemindeki gençlere; ruhsal ve fiziksel değişimler, sağlıklı yaşam alışkanlıkları, teknoloji ve ekran kullanımı, stresle başa çıkma ve zararlı alışkanlıklardan korunma konularında destek verildiği ifade edildi. Bartın’da bu eğitime katılmak isteyen vatandaşların, Sağlıklı Hayat Merkezlerine başvurması ya da 0378 228 40 10 numaralı telefonu arayarak kayıt oluşturmaları gerekiyor.
09 Aralık 2025 Salı - 17:27
Başkan Durbay’ın sağlık durumuyla ilgili hastaneden açıklama
Manisa Şehir Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. Serkan Saka, Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın sağlık durumu hakkında yaptığı açıklamada, tedavinin çoklu organ yetmezliği tanısıyla yoğun bakımda sürdüğünü belirtti. Bir süredir kolon kanseri nedeniyle tedavi gören Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın sağlık durumuyla ilgili Manisa Şehir Hastanesi’nden resmi açıklama yapıldı. Hastane Başhekimi Uzm. Dr. Serkan Saka tarafından yapılan yazılı açıklamada, Durbay’ın 1 Aralık tarihinden itibaren hastanede tedavi altına alındığı ve sürecin yoğun bakım ünitesinde devam ettiği bildirildi. Başhekim Saka açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bir süredir kolon kanseri nedeniyle tedavi görmekte olan Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay, 1 Aralık Pazartesi günü kan tablosunda ve beslenme durumunda saptanan bozukluklar nedeniyle Manisa Şehir Hastanesi Dahiliye Servisi’ne yatırılmıştır. 2 Aralık Salı günü, böbrek ve karaciğer fonksiyon testlerinde belirlenen bozulmalar üzerine hastamızın tedavi ve takiplerinin yoğun bakım ünitesinde sürdürülmesine karar verilmiştir. Takip eden günlerde gerekli tıbbi müdahaleler uygulanmıştır. Mevcut durumda Gülşah Durbay’ın tedavisi, çoklu organ yetmezliği tanısıyla yoğun bakım koşullarında ileri tıbbi imkanlar kullanılarak sürdürülmektedir. Hastanın solunum durumu stabildir ve cihaz desteği gerektirmemektedir. Bu kritik süreçte gelişmeler oldukça hastanemiz tarafından bilgilendirmeler yapılacaktır."
09 Aralık 2025 Salı - 15:22
Kuşadası Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü’nden ‘mikroçip taktırın’ uyarısı
Kuşadası Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Erdinç Toy, evcil hayvan sahiplerinin 31 Aralık 2025 tarihine kadar kedi ve köpeklerine mikroçip taktırıp, Ev Hayvanı Kayıt Sistemi’nde (PETVET) kimliklendirmek zorunda olduklarını belirtip, "Uygulamanın can dostların sağlığı açısından bir sakıncası yok. Kaybolmaları halinde de bulunmalarını kolaylaştırıyor. Kedi ve köpeklerinde mikroçip olmayan evcil hayvan sahipleri hakkında yeni yılda idari para cezası uygulanacak" dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürürlüğe alınan düzenleme ile 2021 yılından itibaren evde beslenen kedi ve köpeklere çip takma zorunluluğu getirildi. Mikroçip uygulamasıyla PETVET’e hayvanın adı, pasaport numarası, türü, ırkı, cinsiyeti, rengi, doğum tarihi, hayvan sahibinin adı, bulunduğu il, ilçe, mahalle bilgileri ile acil durumda ulaşılabilecek kişi bilgileri kaydedilmeye başlandı. Ev hayvanlarının aşıları, sahip değişikliği, kayıp durumu ve hayvana yapılan operasyon bilgilerinin de bulunduğu uygulama kapsamında da Kuşadası’nda bugüne kadar İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre 6 bin 251 kedi ve 6 bin 714 köpek kayıt altına alındı. Kuşadası Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Erdinç Toy, evcil hayvan sahiplerine kedi ve köpeklerine mutlaka mikroçip taktırmaları yönünde uyarıda bulundu. Uygulamanın can dostların sağlığı açısından hiçbir zararının olmadığını belirten Toy, "İl ve ilçe tarım müdürlüklerinde veteriner hekimler tarafından kedi ve köpeklerin deri altına pirinç büyüklüğünde bir mikroçip yerleştiriliyor. Mikroçiplerde, hayvan sahiplerinin iletişim bilgileri yer alıyor. Yeni yıldan sonra kedi ve köpeklerinde mikroçip bulunmayan evcil hayvan sahipleri hakkında idari para cezası uygulanacak" dedi. Mikroçip uygulamasının evcil kedi ve köpeklerin kaybolması veya kaçması halinde kolayca bulunabilmelerini de sağladığına dikkat çeken Kuşadası Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Erdinç Toy, "Türkiye’nin herhangi bir yerinde, mikroçipi okuyabilen bir cihaz, kedi veya köpeğin sırt bölgesine okutularak sahibine ulaşılabiliyor. Ayrıca, eğer hayvan terkedilmişse, bu sistem sayesinde gerekli işlemlerin başlatılmasında da fayda sağlıyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla yalnızca 0-6 aylık kedi ve köpeklerin mikroçiplendirilmesine izin verileceğini de hatırlatmak istiyorum. Bu düzenleme ile 6 aylıktan büyük ve çipsiz kalan hayvanlar resmiyette sahipsiz sayılacak" diye konuştu.
09 Aralık 2025 Salı - 15:16
Sinanbey’in yeni aile sağlık merkezi yükseliyor
Sinanbey Mahallesinde arsa tahsisi İnegöl Belediyesi tarafından yapılan, inşaat çalışmaları ise hayırsever Selçuk Armağan tarafından gerçekleştirilen Öznur-Selçuk Armağan Aile Sağlığı Merkezinin Şubat ayında hizmete girmesi hedefleniyor. Merkezden 8 bin dolayında vatandaş faydalanacak. Vatandaşların kendi muhitlerinde sağlık hizmetlerinden faydalanmasını sağlayan Aile Sağlığı Merkezlerinin sayısı devlet-belediye-hayırsever iş birliği ile arttırılıyor. İnegöl’de farklı bölgelerde yeni aile sağlığı merkezleri bir bir yükselirken, Sinanbey Mahallesinde yapımı süren Öznur-Selçuk Armağan Aile Sağlığı Merkezi’nde Belediye Başkanı Alper Taban ile hayırsever Selçuk Armağan incelemelerde bulundu. İnegöl İlçe Sağlık Müdürü DR. Mehmet Kavak ile Sinanbey Mahallesi Muhtarı Kenan Alkuş’un da katıldığı incelemede yapım çalışmaları ve aile sağlığı merkezine ilişkin bilgiler verildi. 8 bin kişiye hizmet verecek 7 Mayıs 2025 tarihinde Bursa Valiliği’nde protokolü imzalanan aile sağlığı merkezi, İnegöl Belediyesi’nin tahsis ettiği 230 m2 arsa üzerinde yükseliyor. 163 m2 kapalı alana sahip merkezin 9 araçlık otoparkı da mevcut. Tamamlandığında 3 hekimin hizmet vereceği merkezde; 3 muayene odası, tıbbi müdahale odası, gebe izlem odası, aşı ve emzirme odaları, ofis alanları ile gerekli ıslak hacimler yer alıyor. Toplamda 8 bin dolayında vatandaşın faydalanacağı merkez Sinanbey ve Osmaniye Mahallesi sakinlerine hizmet verecek. Sağlık sistemi vatandaşımızın mahallesine kadar indirgenmiş durumda Şubat ayında hizmete açılması hedeflenen Öznur-Selçuk Armağan Aile Sağlığı Merkezine ilişkin açıklama yapan Belediye Başkanı Alper Taban, "Bugün Sinanbey Mahallemizdeyiz. Burada Öznur-Selçuk Armağan Aile Sağlığı Merkezimizin inşaatında incelemelerde bulunduk. Öncelikle ben Kaymakamımıza, Sağlık Müdürümüze, Muhtarımıza çok teşekkür ediyorum. Kıymetli yüklenicimiz Selçuk Armağan ve ailesine çok teşekkür ediyorum. Burada arsasını tahsis ettiğimiz alanda 3 hekimin yer aldığı bir Aile Sağlığı Merkezi oluşturuluyor. Sağlık çok değerli, çok kıymetli. Toplum sağlığını, halk sağlığını önemsiyoruz. Mahallelerde yaygın bir şekilde, nerede ihtiyaç varsa buralarda sağlık merkezleri oluşturup gerek Bakanlığımız gerek Belediyemiz gerekse de hayırseverlerimiz gibi modellemelerle bu alanlar içerisinde bu yapıları bir bir hayata geçirmeyi arzu ediyoruz. Vatandaşlarımız hastaneye gitmeden önce Aile Hekimine ulaşsın istiyoruz. Çünkü Aile Hekimimiz tüm fertlerin sağlığını yakinen takip eden bir konumda. Buradan Sayın Cumhurbaşkanımız ve Bakanımıza teşekkür ediyoruz. Bu sistem çok kıymetli bir sistem. Yurt dışında sağlığın ne kadar pahalı ve ne kadar maliyetli olduğunu da biliyoruz. Biz burada bu sağlık sistemini vatandaşımızın mahallesine kadar indirgemiş durumdayız" dedi. Hayırsever Armağan ailesine teşekkür Yapımı süren Aile Sağlığı Merkezinin protokolünün Mayıs ayında imzalandığını hatırlatan Başkan Taban, "Artık bitimine de az bir zaman kaldı. İnşaat tamamlandıktan sonra Sağlık Müdürlüğümüz burayla ilgili ihtiyaç olan personel görevlendirme sürecini tamamlayacak. Akabinde de vatandaşlarımız burada aile hekimlerinden hizmetlerini alıyor olacaklar. Ben tekrar hayırseverimize teşekkür ediyorum. Hayırseverlerimiz şehrimiz adına çok kıymetli. Dolayısıyla Selçuk Armağan ailesine çok teşekkür ediyorum. Buradan hizmet alanlardan da hayır duasını alacaklar.
09 Aralık 2025 Salı - 14:54
39 yaşındaki şahsın ölümünde ’doktor ihmali’ iddiası
Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde 39 yaşındaki Yunus Çınar, iddiaya göre kendisini tedavi eden doktorun 12 parmak bağırsağını kesmesi sonucu hayatını kaybetti. Acılı anne ve eş, olayla ilgili suç duyurusunda bulundu. Yaşananlarla ilgili konuşan Yunus Çınar’ın eşi Kübra Çınar, eşinin ihmaller sonucu hayatını kaybettiğini iddia ederek, "Yaklaşık 45 gün önce eşimi kaybettim. Eşim burada özel bir hastanede mide fıtığı ameliyatı oldu. Ameliyat sonrasında çıkmayı beklerken doktor C.Ç. tarafından sürekli oyalanarak bekletildik. Doktor beşinci gün eşimin durumunun kötü olduğunu ve tekrar ameliyata alınması gerektiğini söyledi, biz de kabul ettik. Tekrar ameliyata alındıktan sonra bizden habersiz entübe edilerek yoğun bakıma yatırıldı. Yoğun bakım sonrası biz sevk istedik fakat gerekli olmadığını belirtti. Biz gidişatın iyi olmadığını düşünerek İstanbul’da biz özel hastaneye sevk ettirdik. Burada yapılan tetkiklerde 12 parmak bağırsağının delik olduğunu söylediler. Doktor, bunu bizden gizlemiş. İstanbul’da özel hastanede sayısız ameliyata girdi. Çünkü bu bağırsaktan sızan asitler eşimin tüm organlarını çürütmüş. Doktor C.Ç., Antalya’da özel bir hastanede tekrar işe başlamış. Başka insanların canı yanmasın. Sağlık Bakanlığı’nın bu dosyaya soruşturma izni vermesini istiyoruz. Bize verilen evraklarda sayısız değişiklikler yapılmış. Doktor C.Ç., teşhiste önce sadece reflü hastalığı yazmıştı. Biz diğer hastaneye sevk olduktan sonra e-Nabız’a girerek abimin akut böbrek yetmezliği, albumin anormalliği, sıvı elektrolit uyuşmazlığı şeklinde 3 hastalık daha eklenmiş. Biz bu doktorun gereken cezayı almasını, başka canların yanmamasını istiyoruz. Sağlık Bakanlığı’nın bu konuyu araştırmasını istiyoruz. Biz kendi araştırmalarımızda Çerkezköy’deki bir diğer özel hastanede de bir hastanın ölümüne sebep olduğunu öğrendik" dedi. "Sağlık Bakanlığı’ndan soruşturma izni talep ediyoruz" Konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını ifade eden Kübra Çınar, "Suç duyurusunda bulunduk. Sağlık Bakanlığı’na şikayetlerimizi yaptık. Dediğim gibi bunun bir süreç olduğunu söylediler ve Sağlık Bakanlığı’ndan onay gelmesini bekliyorlar. Biz de sesimizi duyurmak istedik" diye konuştu. "Başka canlar yanmasın" Anne Nezahat Çınar ise, "Doktorların ikisi de bu durumu biliyordu. Üstünü kapattılar, söylemediler. Çocuğumu yoğun bakıma attılar. Götürtmediler bizi başka hastaneye çünkü bu durumu biliyorlardı. ‘Çocuğun savaşmıyor’ diyorlardı. Bağırsakların delindiğini söylediler yeni doktorda. Bu C.Ç.’nin bilgisi vardı. ’Bilmiyorum’ diyordu bize ama gencecik yaşta oğlumun canına kıydılar. Bunların bu meslekten ekmek yememesi lazım. T.S. ve C.Ç., durumu kapatmaya çalıştılar. Burda çok hatası varmış. Burda başka hastanede de hatası olmuş. Gittiği hastanelerde insanları öldürüyorlar. Benim çocuğum hayatının baharındaydı, 2 çocuğu vardı, eşi var idi. Başka insanların canı yanmasın. İşi var idi, gücü var idi. Kaç tane ameliyat geçirdi çocuğum, bir tane ameliyatta hayatını kaybetti. Sağlık Bakanlığı’ndan rica ediyorum. Bunlar yargılansın. 1986 doğumluydu. Daha 39 yaşında melek gibi bir çocuktu. Bu doktorların can yakmamasını istiyorum. Ben acı çekiyorum, başkaları çekmesin. Şimdi Antalya’ya gitmiş. Orada biz özel hastanede görev vermişler. Kaç tane can yakmış? Araştırın" dedi.
09 Aralık 2025 Salı - 14:54
Beğeni ve etkileşim için deprem görüntüsü çekenlere uzmanından uyarı: "Canınızı tehlikeye atıyorsunuz"
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Erdoğan, deprem anında birçok kişinin kendi can güvenliğinden önce cep telefonu ile görüntü çekmeye çalışması ve bu anları sosyal medyada paylaşmasının tedavi edilmesi gereken bir davranış olduğunu söyledi. Son dönemlerde Türkiye’nin birçok noktası depremlerle sarsılırken son olarak dün Antalya’da gece saatlerinde 4.3, öğlen ise 4.9 şiddetinde deprem meydana geldi. Her iki depremde de kent sakinleri büyük panik yaşarken Antalya Valiliği’nden yapılan resmi açılamada depremler nedeniyle kentte her hangi bir olumsuzluğun yaşanmadığı belirtildi. Yaşanan depremlerde vatandaşlar panikle kendilerini açık alanlara atarken bazı vatandaşlar ise deprem anını ve meydana gelen sarsıntıları cep telefonları ile kaydederek sosyal medya mecralarında paylaştı. "Önemli bir sorun" Son dönemlerde yaşanan depremlerde birçok kişinin kendisini korumak, güvenli bölgeye uzaklaşmak ve çök-kapan gibi uygulamalar yapmak yerine cep telefonları ile o anı videoya kaydetmeye çalışmasının önemli bir sorun olarak karşılarına çıktığını belirten Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Erdoğan, "Özellikle insanların deprem gibi bir durumda kendisini korumak, uzaklaşmak, çök-kapan gibi uygulamalar yapmak yerine, eline telefonu alıp video kaydetmeye çalışması, hareket eden nesneleri kaydetmeye, depremi kaydetmeye çalışması önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor" dedi. "Etkileşim ve beğeni uğruna" Tehlikeli anlarda dahi sosyal medya ve internet kullanımının önemli bir sorun olduğunu altını çizen Erdoğan, "Çünkü özellikle deprem gibi, can ve mal kaybına neden olabilecek bir olayda bile insanlar, telefonu alıp video kaydetmeye, bunu sosyal medyada paylaşmaya, çeşitli uygulamalarda başlık açmaya çalışabiliyor deprem anında. Bu önemli bir sorun, eskiden mal canın yongası denirdi. Artık sosyal medya canın yongası oldu diyebilirim. Böyle bir değişim olduğunu görüyorum. Bunun en önemli nedenlerinden birisi son dönemdeki sosyal medya ve internet bağımlılığı. İnsanlar önemli durumlarda bile sosyal medya, internette paylaşım yapmak, burada etkileşim almak, beğeni almak uğruna canlarını tehlikeye atabiliyorlar" ifadelerini kullandı. "Psikiyatrik yardım almalılar" Erdoğan, insanları beğeni almak uğruna hayatlarını riske attığını belirterek, "Özellikle bu tarz kişilerde tedavi gerekebiliyor. Çünkü kişiler canlarını hiçe sayarak, sosyal medyada paylaşım yapmak, beğeni almak, buralarda etkileşim almak için telefonla oynamak, video çekmek, burada başlık açmak gibi durumları yapabiliyorlar. Tehlikeli olabilecek durumlarda dahi sosyal medya kullanımı, internet kullanımı önemli bir sorun. Mesela son dönemde özellikle önemli bir durum trafik kazalarının da önemli bir nedeni sosyal medya kullanımı, internet kullanımı. Yaptığımız bir çalışmada araç başındayken özellikle güvenlik açısından sosyal medya bağımlılığının, internet bağımlılığının çok önemli bir risk faktörü olduğunu bulduk. O yüzden bu tarz davranışları olan bireylerin mutlaka psikiyatrik yardım almalarını tavsiye ediyorum" diye konuştu.
09 Aralık 2025 Salı - 14:51
Gaziantep’te kadın hasta, kadavradan yapılan böbrek nakli ile sağlığına kavuştu
Gaziantep’te 15 yıldır böbrek rahatsızlığı olan, 3 yıldır böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi gören 50 yaşındaki Arzu Öztürk, kadavradan yapılan başarılı böbrek nakliyle yeniden sağlığına kavuştu. Gaziantep Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirilen nakil, hastanede kadavradan yapılan ilk böbrek nakli olarak kayıtlara geçti. Gaziantep’te yaşayan ve 15 yıldır böbrek rahatsızlığı nedeniyle tedavi gören Arzu Öztürk, her iki böbreğinin de işlevini neredeyse tamamen yitirmesi üzerine Gaziantep Şehir Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan tetkiklerin ardından Öztürk’ün böbrek nakline ihtiyaç duyduğu belirlendi ve kendisi kadavra organ bekleme listesine alındı. Bu süreçte Adana’da beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın ailesinin organ bağışında bulunması üzerine bağışlanan böbrek, Gaziantep Şehir Hastanesi tarafından kabul edildi. Genel Cerrahi ve Organ Nakli Uzmanı Doç. Dr. Ercan Korkut ve Nefroloji Uzmanı Uzman Dr. Mehmet Tuncay’ın öncülüğünde gerçekleştirilen başarılı operasyonla böbrek, Arzu Öztürk’e nakledildi. Nakledilen böbreğin vücut tarafından kabul edilmesiyle sağlığına kavuşan Öztürk, yıllardır sürdürdüğü zorlu tedavi sürecinin ardından yeniden normal yaşamına dönmenin mutluluğunu yaşadı. Öte yandan, Gaziantep Şehir Hastanesi’nde bugüne kadar çok sayıda canlı vericiden nakil yapılmasına rağmen, ilk kez kadavradan böbrek naklinin başarıyla uygulanması önemli bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. "Organ bağışı konusunda hassasiyetin artarak devam etmesini ümit ediyoruz" İlk defa kadavradan bir organ naklini gerçekleştirdikleri için mutlu olduklarını söyleyen Gaziantep İl Sağlık Müdürü Beytullah Şahin, "Bugün Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü, Gaziantep Şehir Hastanesi olarak önemli bir başarıya daha imza atmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Bugün bir hastamıza, daha önce biliyorsunuz Gaziantep Şehir Hastanemiz açılalı 2 yıla yakın bir süre oldu. Bu süre zarfında birçok hizmet verilmeye başlanmakla birlikte organ nakilleri de hastanemizde yapılır oldu. Karaciğer ve börek nakilleri hastanemizde düzenli olarak yapılıyor. Ancak bu vaka farklı bir vaka. Vaka ilk defa kadavradan bir organ naklini bu hastanede gerçekleştirmiş olduk. Bu başarılı ameliyat emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma ben teşekkür ediyorum. Ayrıca bu organ naklinde gönüllü olarak bağışta bulunan ailemize de ben çok çok teşekkür ediyorum. Bu örnek davranışları için ve organ bağışı konusunda hassasiyetin artarak devam etmesini ve birçok canlara can katmalarını ve yeni canların filizlenmelerini ümit ediyoruz. Bu hastamızda bu organ nakli söz konusu olduktan sonra hızlı bir şekilde organ nakil merkezimizin çalışanları titiz ve hızlı saniyelere yarışır tarzda bir çalışma sergileyerek başarılı bir organ nakil gerçekleştirmiş oldular. Hastamızda başarılı bir şekilde hayatına devam ediyor. Bundan sonraki süreçte de biz vatandaşlarımızdan organ bağışında bulunmalarını ve yeni canlara canları filizlendirmelerini ümit ediyorum" dedi. "Organ bağışının arttırılması bizim sosyal bir sorumluluğumuz" Organ bağışının arttırılmasının sosyal bir sorumluluk olduğunu belirten Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ilgın Türkçüoğlu, "Hastamız 50 yaşında böbrek hastasıydı ve organ nakli için sırada beklemekteydi. Bir organ çıktığı için kadavradan ameliyatını gerçekleştirebildik. Organ bağışı aslında çok önemli çünkü böyle hastalara aslında bir çare oluyor. Hem kendisinin hem de ailesinin yaşam konforunu arttıran bir uygulama ve bu anlamda organ bağışının arttırılması bizim aslında sosyal bir sorumluluğumuz olduğunu düşünüyorum. Hastamız 50 yaşında olması nedeniyle torunları var, çocukları var. Dolayısıyla bundan sonraki hayatını daha kaliteli, daha konforlu geçirebilecek. Yani bir organ bağışıyla aslında bir hastaya değil birkaç kişiye, ailesine de biz katkı sağlamış oluyoruz. Onların da yaşam kalitesini arttırmış oluyoruz. O nedenle organ bağışının artması dediğim gibi hepimizin sosyal sorumluluğu çok önemli. Hastamıza da çok geçmiş olsun diliyorum. Çok başarılı bir şekilde ameliyatı tamamlandı. Ekibin de eline sağlık organ nakli merkezine tebrik ediyorum" ifadelerine yer verdi. "Çarşamba günü geldim, cuma günü nakil çıktı, sağlığıma kavuştum" Hastalık sürecinde çok zorlu zamanlar geçirdiğini ve gerçekleştirilen nakil ile sağlığına kavuştuğunu aktaran Arzu Öztürk, "Bu nakil için çok bekledim. Bende bu hastalık 15 yıldır var. Bir buçuk senedir de organ nakli bölümünde listedeydim. Allah’a çok şükür ki çıktı. Yani çok kötü bir durumdaydım. İki böbreğim de iflas etmiş gibiydi. Yüzde 10 kalmıştı. Sağ olsun doktorlarımız sayesinde başarıyla gerçekleştirildi. Çok kötü günler geçirdim. Yani ben ameliyat olmadan 3 gün önce çok kötü şekilde ayağa kalkamaz bir halde yattım. Sonrasında tedavi için doktoruma geldim. Keratinlerim yüksekti. Çarşamba günü geldim, cuma günü bana nakil çıktı. Çok hüzünlendim, çok duygulandım. İnanamadım yani. Yemek yiyemiyordum. Yani kısıtlı yiyordum yemekleri. Su içiyordum, suyu bol içiyordum ama yemeklerde rahatsızlık veriyordu. Ayağa kalkınca başım dönüyordu, baygınlık, halsizlik böyle hisler vardı. Şu an hiçbir şey yok. Allah’a şükür çok iyiyim. Organ naklini çok tavsiye ediyorum. Bütün Gaziantep halkına organ nakline duyarlılık göstermesini istiyorum. Bana bu organı bağışlayan aileye de Allah’tan rahmet ve başsağlığı diliyorum" şeklinde konuştu. "Kadavradan yaptığımız ilk naklimiz" Kadavradan yapılan ilk nakil işlemi olduğunu belirten Nefroloji Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Tuncay, doku uyumu nedeniyle sağlığına kavuştuğunu ifade etti. Uzman Dr. Tuncay, "Yaklaşık 5 yıldır kronik böbrek yetmezliği, polikistik böbreğe bağlı takip ettiğimiz bir hasta. Bu hastanın iki önemli tarafı var. Bizim ilk kadavradan naklimiz. Ayrıca hiç diyalize girmeden nakil yapma şansına sahip olduğumuz ender hastalarımızdan biri. Nakili çok başarılı geçti. Kadavra hazırlama süreci biraz sancılı ve zorluydu. Hastalar için beklemesi oldukça zor. Arzu Hanım, doku uyumu dolasıyla tercih ettiğimiz bir hastamız oldu. Ameliyatımız da çok başarılı geçti. Ameliyat sonraki sürecimiz de gayet iyi. Hızlıca hastamızın böbrek fonksiyonları toparladı. Bugün de başarılı bir şekilde taburcu edeceğiz. Umarım bundan sonraki nakillerimiz hızla devam eder. Halkımızın kadavra bağışına ciddi bir şekilde önem vermesi lazım. Yani çok hayat kurtarıcı bir şey. Çok kıymetli bir şey. Aslında organını kaybetmeyen, kaybolan organın nasıl bir şey olduğunu fark etmiyor. Umarım bağış sayımız artar. Biz de daha başarılı nakillere imza atarız" şeklinde konuştu. "Nakillerin yüzde 80’inin kadavradan gerçekleştirilmek istiyoruz" Nakilleri artık kadavradan gerçekleştirmek istediklerini söyleyen, Genel Cerrahi ve Organ Nakli Uzmanı Doç. Dr. Ercan Korkut, "Arzu hanıma başarılı bir şekilde kadavradan böbrek nakli gerçekleştirdik. Arzuladığımız şey kadavra organ bağış oranının artması, canlı oranının tam tersine dönmesi. Yani biz nakillerimizin yüzde 80’ini canlıdan gerçekleştiriyoruz. İstediğimiz şey nakillerin yüzde 80’inin kadavradan gerçekleştirilmesi" diye konuştu.
09 Aralık 2025 Salı - 14:49
15 yıldır böbrek rahatsızlığı olan 50 yaşındaki kadın kadavradan yapılan böbrek nakliyle sağlığına kavuştu
Gaziantep’te 15 yıldır böbrek rahatsızlığı olan, 3 yıldır böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi gören 50 yaşındaki Arzu Öztürk, kadavradan yapılan başarılı böbrek nakliyle yeniden sağlığına kavuştu. Gaziantep Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirilen nakil, hastanede kadavradan yapılan ilk böbrek nakli olarak kayıtlara geçti. Gaziantep’te yaşayan ve 15 yıldır böbrek rahatsızlığı nedeniyle tedavi gören Arzu Öztürk, her iki böbreğinin de işlevini neredeyse tamamen yitirmesi üzerine Gaziantep Şehir Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan tetkiklerin ardından Öztürk’ün böbrek nakline ihtiyaç duyduğu belirlendi ve kendisi kadavra organ bekleme listesine alındı. Bu süreçte Adana’da beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın ailesinin organ bağışında bulunması üzerine bağışlanan böbrek, Gaziantep Şehir Hastanesi tarafından kabul edildi. Genel Cerrahi ve Organ Nakli Uzmanı Doç. Dr. Ercan Korkut ve Nefroloji Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Tuncay’ın öncülüğünde gerçekleştirilen başarılı operasyonla böbrek, Arzu Öztürk’e nakledildi. Nakledilen böbreğin vücut tarafından kabul edilmesiyle sağlığına kavuşan Öztürk, yıllardır sürdürdüğü zorlu tedavi sürecinin ardından yeniden normal yaşamına dönmenin mutluluğunu yaşadı. Öte yandan, Gaziantep Şehir Hastanesi’nde bugüne kadar çok sayıda canlı vericiden nakil yapılmasına karşın, ilk kez kadavradan böbrek naklinin başarıyla uygulanması önemli bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. "Organ bağışı konusunda hassasiyetin artarak devam etmesini ümit ediyoruz" İlk defa kadavradan bir organ naklini gerçekleştirdikleri için mutlu olduklarını söyleyen Gaziantep İl Sağlık Müdürü Beytullah Şahin, "Bugün Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü, Gaziantep Şehir Hastanesi olarak önemli bir başarıya daha imza atmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Bugün bir hastamıza, daha önce biliyorsunuz Gaziantep Şehir Hastanemiz açılalı 2 yıla yakın bir süre oldu. Bu süre zarfında birçok hizmet verilmeye başlanmakla birlikte organ nakilleri de hastanemizde yapılır oldu. Karaciğer ve börek nakilleri hastanemizde düzenli olarak yapılıyor. Ancak bu vaka farklı bir vaka. Vaka ilk defa kadavradan bir organ naklini bu hastanede gerçekleştirmiş olduk. Bu başarılı ameliyat emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma ben teşekkür ediyorum. Ayrıca bu organ naklinde gönüllü olarak bağışta bulunan ailemize de ben çok çok teşekkür ediyorum. Bu örnek davranışları için ve organ bağışı konusunda hassasiyetin artarak devam etmesini ve birçok canlara can katmalarını ve yeni canların filizlenmelerini ümit ediyoruz. Bu hastamızda bu organ nakli söz konusu olduktan sonra hızlı bir şekilde organ nakil merkezimizin çalışanları titiz ve hızlı saniyelere yarışır tarzda bir çalışma sergileyerek başarılı bir organ nakil gerçekleştirmiş oldular. Hastamızda başarılı bir şekilde hayatına devam ediyor. Bundan sonraki süreçte de biz vatandaşlarımızdan organ bağışında bulunmalarını ve yeni canlara canları filizlendirmelerini ümit ediyorum" dedi. "Organ bağışının arttırılması bizim sosyal bir sorumluluğumuz" Organ bağışının arttırılmasının sosyal bir sorumluluk olduğunu belirten Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ilgın Türkçüoğlu, "Hastamız 50 yaşında böbrek hastasıydı ve organ nakli için sırada beklemekteydi. Bir organ çıktığı için kadavradan ameliyatını gerçekleştirebildik. Organ bağışı aslında çok önemli çünkü böyle hastalara aslında bir çare oluyor. Hem kendisinin hem de ailesinin yaşam konforunu arttıran bir uygulama ve bu anlamda organ bağışının arttırılması bizim aslında sosyal bir sorumluluğumuz olduğunu düşünüyorum. Hastamız 50 yaşında olması nedeniyle torunları var, çocukları var. Dolayısıyla bundan sonraki hayatını daha kaliteli, daha konforlu geçirebilecek. Yani bir organ bağışıyla aslında bir hastaya değil birkaç kişiye, ailesine de biz katkı sağlamış oluyoruz. Onların da yaşam kalitesini arttırmış oluyoruz. O nedenle organ bağışının artması dediğim gibi hepimizin sosyal sorumluluğu çok önemli. Hastamıza da çok geçmiş olsun diliyorum. Çok başarılı bir şekilde ameliyatı tamamlandı. Ekibin de eline sağlık organ nakli merkezine tebrik ediyorum" ifadelerine yer verdi. "Çarşamba günü geldim, cuma günü nakil çıktı, sağlığıma kavuştum" Hastalık sürecinde çok zorlu zamanlar geçirdiğini ve gerçekleştirilen nakil ile sağlığına kavuştuğunu aktaran Arzu Öztürk, "Bu nakil için çok bekledim. Bu hastalık 15 yıldır var bende. Bir buçuk senedir de organ nakli bölümünde listedeydim. Allah’a çok şükür ki çıktı. Yani çok kötü bir durumdaydım. İki böbreğim de iflas etmiş gibiydi. Yüzde 10 kalmıştı. Sağ olsun doktorlarımız sayesinde başarıyla gerçekleştirildi. Çok kötü günler geçirdim. Yani ben ameliyat olmadan 3 gün önce çok kötü şekilde ayağa kalkamaz bir halde yattım. Sonrasında tedavi için doktoruma geldim. Keratinlerim yüksekti. Çarşamba günü geldim, cuma günü bana nakil çıktı. Çok hüzünlendim, çok duygulandım. İnanamadım yani. Yemek yiyemiyordum. Yani kısıtlı yiyordum yemekleri. Su içiyordum, suyu bol içiyordum ama yemeklerde rahatsızlık veriyordu. Ayağa kalkınca başım dönüyordu, baygınlık, halsizlik böyle hisler vardı. Şu an hiçbir şey yok. Allah’a şükür çok iyiyim. Organ naklini çok tavsiye ediyorum. Bütün Gaziantep halkına organ nakline duyarlılık göstermesini istiyorum. Bana bu organı bağışlayan aileye de Allah’tan rahmet ve başsağlığı diliyorum" şeklinde konuştu. "Kadavradan yaptığımız ilk naklimiz" Kadavradan yapılan ilk nakil işlemi olduğunu belirten Nefroloji Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Tuncay, doku uyumu nedeniyle sağlığına kavuştuğunu ifade etti. Uzm. Dr. Tuncay, "Yaklaşık 5 yıldır kronik böbrek yetmezliği, polikistik böbreğe bağlı takip ettiğimiz bir hasta. Bu hastanın iki önemli tarafı var. Bizim ilk kadavradan naklimiz. Ayrıca hiç diyalize girmeden nakil yapma şansına sahip olduğumuz ender hastalarımızdan biri. Nakili çok başarılı geçti. Kadavra hazırlama süreci biraz sancılı ve zorluydu. Hastalar için beklemesi oldukça zor. Arzu Hanım, doku uyumu dolasıyla tercih ettiğimiz bir hastamız oldu. Ameliyatımız da çok başarılı geçti. Ameliyat sonraki sürecimiz de gayet iyi. Hızlıca hastamızın böbrek fonksiyonları toparladı. Bugün de başarılı bir şekilde taburcu edeceğiz. Umarım bundan sonraki nakillerimiz hızla devam eder. Halkımızın kadavra bağışına ciddi bir şekilde önem vermesi lazım. Yani çok hayat kurtarıcı bir şey. Çok kıymetli bir şey. Aslında organını kaybetmeyen, kaybolan organın nasıl bir şey olduğunu fark etmiyor. Umarım bağış sayımız artar. Biz de daha başarılı nakillere imza atarız" şeklinde konuştu. "Nakillerin yüzde 80’inin kadavradan gerçekleştirilmek istiyoruz" Nakilleri artık kadavradan gerçekleştirmek istediklerini söyleyen, Genel Cerrahi ve Organ Nakli Uzmanı Doç. Dr. Ercan Korkut, "Arzu hanıma başarılı bir şekilde kadavradan böbrek nakli gerçekleştirdik. Arzuladığımız şey kadavra organ bağış oranının artması, canlı oranının tam tersine dönmesi. Yani biz nakillerimizin yüzde 80’ini canlıdan gerçekleştiriyoruz. İstediğimiz şey nakillerin yüzde 80’inin kadavradan gerçekleştirilmesi" diye konuştu.
09 Aralık 2025 Salı - 14:32
Dr. Yusuf Azizoğlu Devlet Hastanesi 8 yataklı palyatif bakım servisi hizmet vermeye devam ediyor
Silvan Dr. Yusuf Azizoğlu Devlet Hastanesi iç hastalıkları uzmanı ve palyatif servis hekimi Uz. Dr. Yunus Demirkol, palyatif servisinde yapılan işlemler ve vatandaşlara sunulan hizmetler hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Dünya Sağlık Örgütünün palyatif bakımı, hasta ve ailesinin yaşamı tehdit eden sorunlarla karşılaştığında, ağrının ve diğer fiziksel, psikososyal ve manevi problemlerin erken dönemde belirlenmesi, dikkatlice değerlendirilmesi ve tedavi edilmesiyle acının önlenmesi, böylece hasta ve ailesinin yaşam kalitesinin artırılması olarak tanımladığını dile getiren Uz. Dr. Demirkol, palyatif bakım merkezlerinde kanser, Parkinson, Alzheimer, ileri evre kalp ve böbrek yetmezliği, geçirilmiş serebrovasküler olay olmak üzere birçok hastalığa hizmet verdiklerini söyledi. Demirkol bu hastalıklara bağlı gelişen şiddetli ağrılar, bası yaraları, enfeksiyonlar, beslenme bozuklukları ve solunum sıkıntılarının başlıca hasta profilini oluşturduğunu ifade etti. Palyatif serviste doktor liderliğinde multidisipliner bir ekip ile hizmet verdiklerini vurgulayan Demirkol, bu ekipte hemşire, psikolog, diyetisyen, sosyal çalışmacı, fizyoterapist ve manevi destek için din görevlilerinin yer aldığını aktardı. Palyatif bakım ile yoğun bakım arasındaki farklılığa da değinen Demirkol, yoğun bakımda hastanın primer hastalığına yönelik küratif bir tedavi hedeflediklerini, palyatif bakımda ise hastalığa yönelik değil, bu hastalıkların yol açtığı semptomlara yönelik tedavi uyguladıklarını belirtti. Palyatif bakım kavramının olmadığı eski dönemlerde hasta yakınlarının hastayla yapayalnız kaldığını bildiren Demirkol, primer hastalık tedavisi bittikten sonra ailelerin ne yapacaklarını bilmez halde eve gitmek zorunda kaldığını ifade etti. Palyatif serviste verilen eğitimler sayesinde hasta yakınlarının, eve döndüklerinde nasıl bakım vereceklerini öğrendiklerini belirten Demirkol, bası yarası olan bir hastaya pansuman yapmayı, mide ile cilt arasına yerleştirilen beslenme tüpü ile beslenmeyi öğrenen yakınların aldıkları eğitimle güvenle eve dönebildiklerini söyledi. Bazı hastaların kısa süreli, bazılarının ise 1-2 ay gibi uzun sürelerle serviste kaldığını ifade eden Demirkol, bilinci kapalı ve yemek yiyemeyecek halde gelen bir hastanın, tedaviler sonrası dualar ederek evine dönebilmesinin bütün yorgunluklarını unutturduğunu söyledi. Tescilli 8 adet tek kişilik yataklı odada hizmet verdiklerini anlatan Demirkol, serviste, hasta ve yakınlarının ortak kullanımına açık mutfak, ibadethane, taziye alanı ve dinlenme-aktivite odası bulunduğunu aktardı. Demirkol ayrıca yalnızca Silvan ve Diyarbakır’dan değil, Batman, Siirt ve Muş gibi çevre illerden gelen hastalara da hizmet verdiklerini, toplumdaki farkındalığı artırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.
09 Aralık 2025 Salı - 14:04
Elazığ’da acil sağlık hizmetleri etkinliği
Elazığ’da Acil Sağlık Hizmetleri Haftası etkinlikleri kapsamında kurulan stantta, vatandaşlar bilgilendirildi. Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Acil Sağlık Hizmetleri Haftası etkinlikleri, vatandaşların yoğun uğrak yerlerinden olan bir alışveriş merkezinde düzenlenen stant çalışması ile devam etti. Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri (UMKE) tarafından kurulan standı ziyaret eden vatandaşlara temel yaşam desteği ve OED kullanımı hakkında çeşitli bilgiler verilerek, uygulamalı pratikler eşliğinde UMKE ekipman ve malzemelerin tanıtımı yapıldı.
09 Aralık 2025 Salı - 14:00
Uzmanlardan kritik uyarı: "Her 3 çocuktan biri fazla kilolu ya da obez"
Niğde’de görev yapan çocuk sağlığı uzmanları, çocukluk çağı obezitesinin giderek büyüyen bir halk sağlığı sorununa dönüştüğüne dikkat çekti. Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Dr. Aysel Yıldız Boyraz ve Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Dr. Dursun Muhammet Özdemir, obezitenin yalnızca kilo fazlalığı değil, çocukların bugünü ve geleceğini tehdit eden ciddi bir sağlık sorunu olduğuna vurgu yaptı. "Hareketsiz yaşam ve yanlış beslenme riski artırıyor" Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Dr. Aysel Yıldız Boyraz, obezitenin Dünya Sağlık Örgütü tarafından, kişinin fiziksel ve psikolojik sağlığını ve sosyal yaşamını olumsuz etkileyecek düzeyde vücut yağ dokusunun artması olarak tanımlandığını belirterek, "Hareketsiz yaşamın yaygınlaşması ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının artmasıyla birlikte obezite sıklığı her geçen gün yükseliyor. Genetik yatkınlık, hareketsiz yaşam tarzı, azalmış fiziksel aktivite, düzensiz uyku, psiko-sosyal etkenler ve bazı ilaçlar obeziteye zemin hazırlayan başlıca nedenler arasında yer alıyor" ifadelerini kullandı. "Obeziteye eşlik eden hastalıklara dikkat" Obeziteye eşlik eden sağlık sorunlarına da dikkat çeken Boyraz, çocuklarda hipertansiyon, diyabet, metabolik sendrom, uyku bozuklukları, uyku apnesi, polikistik over sendromu, erken veya hızlı ilerleyen ergenlik, ağız ve diş problemleri, mide reflüsü gibi pek çok komplikasyonun görülebildiğini vurguladı. Erişkin dönemde gelişen obezitenin çok daha ağır ve kalıcı sağlık sorunlarına yol açabildiğini ifade eden Boyraz bu nedenle çocukluk çağında erken müdahale ve önleyici yaklaşımın önemini vurguladı. Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Dr. Dursun Muhammet Özdemir ise Türkiye’de tablonun endişe verici boyutlara ulaştığını belirterek, "Türkiye’de artık her üç çocuktan biri obez ya da fazla kilolu. Bu durum yalnızca dış görünüşle ilgili bir mesele değil. Kalp ve damar hastalıkları, diyabet ve hipertansiyon gibi pek çok kronik hastalığın temeli çocukluk döneminde atılıyor" dedi. "Kalp hastalıklarının temeli çocukluk çağında atılıyor" Çok sayıda obez çocuk hasta muayene ettiklerini ifade eden Özdemir, "Obez çocuklarda kalp çevresinde yağlanma, erken yaşta tansiyon yüksekliği ve damar sertliğine rastlayabiliyoruz. Yetişkinlerde gördüğümüz pek çok kalp hastalığının tohumlarının aslında çocukluk çağında atıldığını gözlemliyoruz" şeklinde konuştu. Sağlık Bakanlığı’nın bu yıl yayımladığı Obezite ile Mücadele ve Eylem Planı’na da değinen Özdemir, ailelerin bu süreçte kilit role sahip olduğunu vurgulayarak, "Bu eylem planında özellikle ailelerin bilgi ve farkındalık düzeyinin artırılması merkezi bir öneme sahip. Çocuk bu yolculuğu tek başına yürütemez. Neyi görürse onu örnek alır. Bu nedenle aile içinde atılan küçük adımlar bile uzun vadede çocukların kalbini koruyan güçlü bir kalkana dönüşür" diye konuştu. Özdemir, ailelere yönelik de şu uyarılarda bulundu: "Şekerli içeceklerin evden kaldırılması, paketli atıştırmalıkların tüketilmemesi, noodle ve enerji içeceği gibi ürünlerden uzak durulması, sofrada sebze ve doğal gıdaların artırılması, ekran süresinin azaltılması ve her gün en az bir saat fiziksel aktivite sağlanması, çocukların metabolik ve kalp-damar sağlığı üzerinde son derece güçlü koruyucu etkilere sahiptir. Erken dönemde yapılacak müdahaleler, ilerleyen yıllarda ortaya çıkabilecek pek çok ciddi sorunun önüne geçebilir."
09 Aralık 2025 Salı - 13:40
Kanser taraması ücretsiz olarak yapılıyor
DÜZCE(İHA) – Düzce Sağlık Müdürlüğü tarafından kanser taramalarını yaygınlaştırmak ve daha fazla kişiye ulaşmak için ilçe ilçe, köy köy gezen ekipler ücretsiz sağlık taraması yapılıyor. Düzce Sağlık Müdürlüğü tarafından kanser taramalarını yaygınlaştırmak ve daha fazla kişiye ulaşmak amacıyla; Merkez Toplum Sağlığı Merkezi ekiplerimizce Cumayeri Aile Sağlığı Merkezi önünde konuşlandırılan sağlık tırında tarama gerçekleştiriliyor. İlçede yaşayan 40-69 yaş arası kadınlara meme kanseri, 30-65 yaş arası kadınlara rahim ağzı kanseri, 50-70 yaş arası kadın ve erkekler de bağırsak kanseri taramalarını ücretsiz olarak yaptırabilecek. Kanserin, erken teşhis edildiğinde önlenebilir bir hastalık olduğunu hatırlatarak ekipler Mobil Kanser Tarama tırının 2 hafta boyunca Cumayeri Aile Sağlığı Merkezi önünde olacağını söyledi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder