SAĞLIK
19 Mart 2026 Perşembe - 16:05 Antalya’da kadavradan organ bağışı emekli öğretmene bayram sevinci yaşattı Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde kadavradan böbrek nakli yapılan emekli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Muharrem Yeğenoğlu, 10 yıl süren bekleyişin ardından sağlığına kavuştu. Yeğenoğlu, "Bu Allah’ın bir lütfu. Herkese organ bağışında bulunmalarını tavsiye ediyorum" diyerek yaşadığı mutluluğu paylaştı. Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesinde yaşayan 67 yaşındaki emekli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Muharrem Yeğenoğlu, 10 yıldır mücadele ettiği böbrek yetmezliği hastalığından Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Merkezi’nde gerçekleştirilen nakil ile kurtuldu. Yaklaşık 9 yıldır organ nakli bekleme listesinde bulunan Yeğenoğlu’na Ramazan Bayramı öncesinde uygun kadavradan böbrek bulundu. Başarılı geçen operasyonun ardından sağlığına kavuşan Yeğenoğlu, Ramazan Bayramı öncesi gelen nakille bayram sevincini ikiye katladı. "10 yıldır nakil bekliyordum" Organ nakli sürecini paylaşan Yeğenoğlu, "Kadavradan nakil oldum ve şu anda taburcu oldum. Sıhhat, sağlığım iyi. Bu sıhhat sağlığımın iyiliğinde emeği geçen bütün hocalarıma teşekkür ediyorum. Ben 10 yıldır nakil bekliyordum, diyalize giriyordum. Diyaliz kolay bir şey değil. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeniyim. Şimdi ben önce böbreğini bana veren kardeşimin ahirete intikal ettiğini biliyorum. O aileye büyük bir sabır diliyorum. İnşallah böbreğini veren kardeşim de ahirette bunun sevabını bol bol alacak. Çünkü bir cana can kattı. Hayatta en güzel şey bu" dedi. "Organ nakli caiz" Organ naklinin caiz olduğunun altını çizen Yeğenoğlu, "Organ nakli yapılıyor, caiz. Çünkü insan vefat ettiği zaman ruh Allah’a gidiyor. Beden çürüyor toprakta. Onun için insanlarımız biraz korku içerisindeler. Hiç korkuya gerek yok. Rahat rahat organlarını bağışlayabilirler. Vatandaş zannediyor ki organlarımı ölmeden alıyorlar. Hayır, öyle bir şey yok. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra bütün doktorlarımız bunun üzerinde duruyorlar. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra artık organ nakli yapılıyor. Kadavra bu şekilde yapılıyor. Onun için korkuya gerek yok" diye konuştu. "Yeniden doğdum" Nakil sonrası adeta yeniden doğduğuna vurgu yapan Yeğenoğlu, "Bir cana can katmak kadar hayatta en sevimli olan nedir ki acaba? Değil mi? Bir insana en büyük iyiliklerin iyiliği yani. Ben bundan dolayı kardeşlerime, ülkemizdeki bütün vatandaşlara hiç çekinmeden, rahatlıkla sıkıntıda olan kardeşlerine yardım edebilmeleri için organ bağışında bulunmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü biz 10 yıldır böbrek bekliyorduk. Şimdi ben yeniden doğdum. Yeniden bir hayata kavuştum. Dünyada en büyük iyilik bu. Çekinmeden kardeşlerimiz rahatlıkla organ nakli yapabilirler. Zaten hocalarımız bunu televizyonlarda anlatıyorlar. Diyanet İşleri Başkanlığı hutbelerinde, vaazlarında organ bağışının caiz olduğunu ve iyi bir şey olduğunu, cana can kattığını, yeniden bir hayata kavuşturduklarını kürsülerde söylüyorlar. Vatandaşımızı bilgilendirmeye çalışıyorlar" dedi. "Yaşantım sınırlıydı" Organ nakli öncesinde yaşantısının sınırlı olduğunu söyleyen Yeğenoğlu, "Yaşantımız sınırlıydı. Ama şimdi biraz daha rahatlayacağız. Çok diyet yapıyordum, yemem içmem azdı. Tuzsuz yiyorduk. Şimdi daha rahat hareket edeceğim. İnsanlarla daha iyi bir diyalog kuracağım. İç içe olacağız. Bu şekilde dediğim gibi ikinci bir hayatım olmaya başladı. Çok memnunum, çok huzurluyum. Allah razı olsun hepinizden" şeklinde konuştu. "Büyük bir bayram hediyesi oldu" Bağışlanan böbreğin kendisi için büyük bir bayram hediyesi olduğuna değinen Yeğenoğlu, "Ben diyorum ki bu Allah’ın bir lütfu. Allah’ın bana verdiği bir lütuf, bereket. Onun için bütün kardeşlerime organ naklinde bulunmalarını tavsiye ediyorum. Bundan büyük mutluluk olmaz diyorum. Korkmasınlar. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra hocalarımız karar veriyor. Öyle halkın anlattığı efsanelere bakmayalım. Gerçekten bu benim için büyük bir bayram hediyesi oldu. Şimdi böbreği bana nasip olan kardeşimi bilmiyorum, görmedim, tanımadım ama bana bir hayat verdi. Bundan daha büyük sevap olur mu? Onun için insanlarımız dünyada sevap kazanmak istiyorsa, kendisinden sonraki insanlara faydalı olmak ve onun da sevabını kazanmak istiyorlarsa lütfen organlarını bağışlasınlar" ifadelerini kullandı.
Görme engelli öğrenci, yapay zeka asistanı sayesinde 4 yılda ilk kez tek başına kantine gidebildi
07 Ocak 2026 Çarşamba - 16:41 Görme engelli öğrenci, yapay zeka asistanı sayesinde 4 yılda ilk kez tek başına kantine gidebildi Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde(OMÜ) hayata geçirilen "Yapay Zekâ Görme Engelli Asistanı" projesini kullanan görme engelli üniversite öğrencisi Seda Arslan, eğitim gördüğü 4 yıl boyunca ilk kez kimseye ihtiyaç duymadan tek başına kantine gidebildiğini söyledi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi, görme engelli bireylerin kampüs binalarında kimseye ihtiyaç duymadan güvenli ve bağımsız şekilde hareket edebilmesini amaçlayan "Yapay Zekâ Görme Engelli Asistanı" projesini uygulamaya aldı. Yapay zekâ destekli uygulama sayesinde kullanıcılar, bina girişlerinden sınıflara, kantinlere ve ortak alanlara kadar adım adım yönlendiriliyor. Projeyi deneyimleyen OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü 4. sınıf öğrencisi görme engelli Seda Arslan, uygulamanın hayatında önemli bir değişim oluşturduğunu ifade etti. Görme engelli bireyler için bir yerde yürümenin tamamen ezbere dayalı olduğunu belirten Arslan, "Gittiğimiz yerlerde kendi kendimize kodlar oluşturuyoruz. Üniversitede 4 yılda kendi kendime kodlarımı oluşturmuştum ama hiç kantine inmemiştim. Tek başımayken, yanımda bir arkadaşım olmadığında kantine hiç gitmiyordum" dedi. Uygulamayı deneme sürecinde ilk kez tek başına kantine gittiğini vurgulayan Arslan, "Bu süreçte uygulamayı denerken artık tek başıma kantine inebildim. Denemesini de yaptık ve hiçbir zorlanma yaşamadım. Binanın girişinden her aşamasına kadar erişilebilirliği sağlamak için tüm adımlar tek tek hesaplanmış" diye konuştu. Fakültede ilk görme engelli öğrencilerden biri olduğunu belirten Arslan, bu yıl mezun olacağını ifade ederek, "Bizden sonra görme engelli arkadaşlarımız da geldi. Ben mezun olduktan sonra da üniversiteye gelecek görme engelli öğrencilerin, kampüs kapısından girdikleri andan itibaren kimseye ihtiyaç duymadan sadece telefonlarıyla bu süreci yönetebilecek olmaları bizi çok mutlu ediyor" ifadelerini kullandı.
79. Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası etkinliği gerçekleştirildi
07 Ocak 2026 Çarşamba - 14:49 79. Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası etkinliği gerçekleştirildi Kayseri’de, 79. Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası kapsamında Melikgazi İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Verem Biriminde farkındalık etkinliği düzenlendi. Etkinliğe İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Duygu Horoz, başkan yardımcıları, ilçe sağlık müdürleri, Kayseri Verem Savaş Derneği yöneticileri ile ilgili birim uzmanları ve sağlık çalışanları katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Kayseri İl Tüberküloz Koordinatörü Dr. Aliye Bozdağ; tüberkülozla mücadelenin önemine dikkat çekerek, Türkiye’nin veremle mücadelede dünyaya örnek gösterilen etkin bir sisteme sahip olduğunu söyledi. Dr. Bozdağ; yürütülen çalışmalar sayesinde hastalığın görülme sıklığında önemli ölçüde azalma sağlandığını ifade ederek, nihai hedefin tüberkülozsuz bir dünya oluşturmak olduğunu vurguladı. Kayseri Verem Savaş Derneği 2. Başkanı Gülseren Tokmak ise veremin insanlık tarihi kadar eski bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Tokmak, dernek olarak İl Sağlık Müdürlüğü ile koordineli şekilde çalıştıklarını kaydederek; verem hastalarının tanı, tedavi ve sosyal destek süreçlerinde her türlü katkıyı sunmaya devam ettiklerini dile getirdi. Etkinlikte konuşan İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan; veremle mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Dr. Erşan, veremin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu vurgulayarak; "Toplumda farkındalık ne kadar artarsa, mücadelede o kadar başarılı oluruz. Bu farkındalığın temelinde eğitim yer almaktadır. Sahada görev yapan ekiplerimiz ve tüm sağlık çalışanlarımız bu süreçte büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Veremle mücadelede emeği geçen tüm sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyor, Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası’nı kutluyorum" ifadelerini kullandı.
Verem Hastalığı ve Korunma Yolları’ konulu resim ve kompozisyon yarışmasının kazanları belirlendi
07 Ocak 2026 Çarşamba - 14:15 Verem Hastalığı ve Korunma Yolları’ konulu resim ve kompozisyon yarışmasının kazanları belirlendi 05-10 Ocak Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası etkinlikleri kapsamında Denizli İl Sağlık Müdürlüğü, Denizli İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Denizli Verem Savaşı Dispanseri ve Denizli Verem Savaşı Derneği işbirliğiyle ‘Verem Hastalığı ve Korunma Yolları’ konulu resim ve kompozisyon yarışması düzenlenerek dereceye giren öğrencilere ödül verildi. 79. Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen resim ve kompozisyon yarışması ödül törenine; Denizli İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Aytekin Polat, Denizli Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Safa Ateş, Denizli Verem Savaş Derneği Başkanı Dr. Bülent Bilgiç, yarışmada dereceye giren öğrenciler, öğretmenleri ve aileleri katıldı. Ödül töreni, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Denizli Verem Savaş Derneği Başkanı Dr. Bülent Bilgiç, verem hastalığı hakkında farkındalık oluşturmak için her yıl bu yarışmayı düzenlediklerini belirterek bu yarışmaların gelecek nesli oluşturacak çocuklarda verem hastalığı hakkında bilinçlenme sağlandığını belirtti ve emeği geçenlere teşekkür etti. Tüberküloz İl Koordinatörü Dr. Betül Abdüloğlu da verem hastalığı hakkında bilgi vererek bulaşıcı özelliği nedeniyle dünyanın hala dörtte birinin tüberküloz mikrobuyla karşı karşıya kaldığını ve hastalıkta Hastalığın tedavisinde uzun süreli ve düzenli ilaç kullanımının çok önemli olduğunu vurguladı. Konuşmaların ardından ödül töreni düzenlendi. Komposizyon yarışmasında Mustafa Şipar Anadolu Lisesinden Gülsüm Mayuk 1., Anafartalar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinden Gözde Çoban 2., Yaşar Saniye Gemici Anadolu Lisesinden Rabia Öksüz 3. oldu. Resim yarışmasında da Hacı İrfan Mersin Cumhuriyet Ortaokulundan Rümeysa Darama 1., Mükerrem Mehmet Eke Ortaokulundan Feyza Kasal 2., Esma Su Dursun 3. oldu. Ayrıca Doğrudan Gözetim yapan Aile Hekimlerine ve Verem Savaş Dispanserinde yılın personelleri seçilen sağlık çalışanlarına teşekkür belgesi, BCG Sertifikası alan ebelere de aşı belgeleri takdim edildi. Yine 2025 yılında Denizli Verem Savaşı Dispanserine kayıtlı tedavisi biten, bulaştırıcılığı olmayan remisyonda bir hastaya Tüberküloz İl Koordinatörü Dr. Betül Abdüloğlu tarafından çiçek verildi.
Kayseri’de ambulanslar 174 bin kişinin yardımına koştu
07 Ocak 2026 Çarşamba - 14:06 Kayseri’de ambulanslar 174 bin kişinin yardımına koştu Kayseri Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Figen Gürbeden, 2025 yılında 362 bin acil yardım çağrısı aldıklarını ve 174 bin vatandaşa hastane öncesi sağlık hizmeti sunduklarını söyledi. Kayseri İl Ambulans Servisi olarak 60 istasyon, 836 personel, 98 kara ambulansı ve 1 helikopter ambulans ile hastane öncesi acil sağlık hizmetleri sunumunun gerçekleştirildiğini aktaran Kayseri Sağlık Hizmetleri Başkanı Figen Gürbeden, geride kalan 2025 yılını değerlendirdi. 174 bin kişiye hastane öncesi sağlık hizmeti sunduklarını kaydeden Gürbeden, "Geçen yılın başında 86 olan ambulans sayımız bu yıl katılan 12 ambulansla 98’e ulaşmış durumda. Bakanlığımızın ilimize 12 ambulans tahsisi oldu, bu durumdan dolayı çok memnunuz. 2025 yılı Kayseri’de hastane öncesi acil sağlık hizmetleri açısından çok yoğun geçti. Çok şükür personelimizin yaralandığı çok ciddi kaza olmadığı için memnunuz. Geçen yıl 362 bin acil yardım çağrısı aldık. Bu çağrıların 162 binine ambulans görevlendirilmesi gerçekleştirildi. Bu görevlendirmelerde de 174 bin vatandaşımıza da hastane öncesi sağlık hizmeti sunduk. 162 bin vakanın bin 22’si maalesef asılsız çağrıydı. Ekiplerimiz olay yerine ulaştıklarında herhangi bir hasta veya kazaya rastlamadılar. Zaman, bizim için çok kıymetli. O yüzden vatandaşlarımızın bu şekilde 112’yi meşgul etmemelerini istiyoruz" dedi. "Helikopter ambulans 181 vaka için havalandı" Şehirde bulunan helikopter ambulansın da 181 vakaya müdahale ettiğini aktaran Gürbeden, "Türkiye’de 17 ilde helikopter ambulansla sağlık hizmeti sunuluyor. 2009 yılından bu yana da ilimizde konuşlanmış bir helikopter ambulansımız var. 2025 yılında 181 vakaya helikopter ambulansla müdahale edildi. Hem il içinde hem de bölgemizdeki vakalara ayrıca sevk vakalarında da diğer illere destek olduk. 5 hastanın da uçak ambulansla diğer illere naklini sağladık" ifadelerini kullandı. 2026 yılında da hizmetlerin artarak devam edeceğini sözlerine ekleyen Dr. Figen Gürbeden, "Hizmet içi eğitimlerimize devam etmeyi planlıyoruz. Ayrıca yeni açmayı planladığımız 2 istasyonumuz var. En kısa zamanda onları da Kayseri şehir merkezinde faaliyete geçirmeyi planlıyoruz" diye konuştu.
Kayseri’de ambulanslar 174 bin kişinin yardımına koştu
07 Ocak 2026 Çarşamba - 13:57 Kayseri’de ambulanslar 174 bin kişinin yardımına koştu Kayseri Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Figen Gürbeden; 2025 yılında 362 bin acil yardım çağrısı aldıklarını ve 174 bin vatandaşa hastane öncesi sağlık hizmeti sunduklarını söyledi. Kayseri İl Ambulans Servisi olarak 60 istasyon, 836 personel, 98 kara ambulansı ve 1 helikopter ambulans ile hastane öncesi acil sağlık hizmetleri sunumunun gerçekleştirildiğini aktaran Kayseri Sağlık Hizmetleri Başkanı Figen Gürbeden; geride kalan 2025 yılını değerlendirdi. 174 bin kişiye hastane öncesi sağlık hizmeti sunduklarını kaydeden Gürbeden; "Geçen yılın başında 86 olan ambulans sayımız bu yıl katılan 12 ambulansla 98’e ulaşmış durumda. Bakanlığımızın ilimize 12 ambulans tahsisi oldu, bu durumdan dolayı çok memnunuz. 2025 yılı Kayseri’de hastane öncesi acil sağlık hizmetleri açısından çok yoğun geçti. Çok şükür personellerimizin yaralandığı çok ciddi kaza olmadığı için memnunuz. Geçen yıl 362 bin acil yardım çağrısı aldık. Bu çağrıların 162 binine ambulans görevlendirilmesi gerçekleştirildi. Bu görevlendirmelerde de 174 bin vatandaşımıza da hastane öncesi sağlık hizmeti sunduk. 162 bin vakanın bin 22’si maalesef asılsız çağrıydı. Ekiplerimiz olay yerine ulaştıklarında herhangi bir hasta veya kazaya rastlamadılar. Zaman, bizim için çok kıymetli. O yüzden vatandaşlarımızın bu şekilde 112’yi meşgul etmemelerini istiyoruz" dedi. "Helikopter ambulans 181 vaka için havalandı" Şehide bulunan helikopter ambulansın da 181 vakaya müdahale ettiğini aktaran Gürbeden; "Türkiye’de 17 ilde helikopter ambulansla sağlık hizmeti sunuluyor. 2009 yılından bu yana da ilimizde konuşlanmış bir helikopter ambulansımız var. 2025 yılında 181 vakaya helikopter ambulansla müdahale edildi. Hem il içinde hem de bölgemizdeki vakalara ayrıca sevk vakalarında da diğer illere destek olduk. 5 hastanın da uçak ambulansla diğer illere naklini sağladık" ifadelerini kullandı. 2026 yılında da hizmetlerin artarak devam edeceğini sözlerine ekleyen Dr. Figen Gürbeden; "Hizmet içi eğitimlerimize devam etmeyi planlıyoruz. Ayrıca yeni açmayı planladığımız 2 istasyonumuz var. En kısa zamanda onları da Kayseri şehir merkezinde faaliyete geçirmeyi planlıyoruz" diye konuştu. (TB-
Gelin, kaynanasına karaciğerini verdi
07 Ocak 2026 Çarşamba - 12:58 Gelin, kaynanasına karaciğerini verdi Karadeniz Bölgesi’nde karaciğer nakli yapılan tek merkez olan Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’nde örnek bir organ nakli operasyonu başarıyla gerçekleştirildi. Giresun’da yaşayan 59 yaşındaki Ayşe Öztürk, gelini tarafından verilen karaciğerle hayata tutundu. Yaklaşık bir buçuk yıl önce sırt ağrısı şikâyetiyle hastaneye başvuran Ayşe Öztürk’ün yapılan tetkiklerinde karaciğerinde kitle tespit edildi. Tedavi için Samsun OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’ne başvuran Öztürk’ün karaciğer nakli olması gerektiğine karar verildi. İlk olarak oğlu Şenol Öztürk’ten alınan kan örnekleri uyum sağlamazken, gelini 34 yaşındaki 2 çocuk annesi Tuğba Öztürk’ten alınan örneklerin uyumlu olduğu belirlendi. 17 Aralık’ta yapılan operasyonla nakil gerçekleştirildi. "Buna kayıtsız kalamazdım" Karaciğer Nakli Sorumlusu Doç. Dr. Oğuzhan Özşay’ın koordinesinde Doç. Dr. Kağan Karabulut, Prof. Dr. Burcu Üstün, Prof. Dr. Ersin Köksal ve Dr. Esra Turunç tarafından gerçekleştirilen ameliyat başarıyla tamamlandı. Sağlığına kavuşan Ayşe Öztürk, "Hekimlerimizden ve gelinimden Allah razı olsun. Bana çocuk gibi baktılar. Gelinimin Allah tuttuğunu altın etsin" dedi. Karaciğerini kayınvalidesine veren Tuğba Öztürk ise "Sonuçta bir insan hayatı söz konusuydu. Buna kayıtsız kalamazdım. İnsan bu süreci birebir yaşayınca organ naklinin ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlıyor. Herkesin bu konuda daha duyarlı olması gerekiyor" diye konuştu. "Eşim sağ olsun" Ayşe Öztürk’ün oğlu Şenol Öztürk de, "Annemin sırt ağrısıyla başlayan bir süreçti. Yapılan tetkiklerde kitle tespit edildi. Hocalarımız karaciğer naklinin şart olduğunu söyledi. Önce benden denendi ancak kanım uymadı. Eşim sağ olsun, onun kanı uydu. Şu anda hem annemin hem de eşimin sağlık durumu çok iyi" dedi. "Hayal peşinden gelerek başladım" Karaciğer Nakli Sorumlusu Doç. Dr. Oğuzhan Özşay, OMÜ’nün Karadeniz Bölgesi’nde karaciğer nakli yapan tek merkez olduğunu vurgulayarak, "2018 yılında buraya bir hayalin peşinden gelerek başladım. Bu hayal, canlı vericili karaciğer nakliydi. Bugün Karadeniz’de bu nakilleri yapan tek merkez olmanın gururunu yaşıyoruz. Canlı vericili karaciğer nakli son dönem karaciğer hastaları için büyük bir gereklilik. Ülkemizde bunun giderek artacağını düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. "Bu yıl itibarıyla üniversitemiz rehberliğinde bin 396 vatandaşımız organ bağışında bulundu" OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın ise organ bağışının önemine dikkat çekerek, "Organ yetersizliği yaşayan bazı hastalarımızın ilaçla ya da cerrahi yöntemlerle tedavisi mümkün olmuyor. Bu hastalar için tek çare organ veya doku naklidir. Bu noktada hekimlerimiz devreye giriyor. Kadavradan organ temini nispeten daha kolayken, canlıdan organ bulmak oldukça zordur. Bunun en önemli nedeni toplumdaki bilinç eksikliğidir. 2025 yılı itibarıyla 4’üncü canlı organ naklimizi gerçekleştirdik. Canlıdan organ nakli son derece büyük ve hassas bir süreçtir. Bu operasyonlarda yaklaşık 25 kişilik bir ekip görev almakta ve eş zamanlı olarak iki ameliyathaneye ihtiyaç duyulmaktadır. Üniversitemizde 2019 yılından bu yana canlıdan organ nakilleri yapılmaktadır. Bugüne kadar toplam 82 karaciğer nakli gerçekleştirilmiş olup, bunların 76’sı kadavradan, 6’sı ise canlı vericiden yapılmıştır. 2025 yılında karaciğer nakilleri hız kazanmış ve bu yıl içinde 20 karaciğer nakli gerçekleştirilmiştir. Ayrıca üniversitemizde bugüne kadar toplam 596 böbrek nakli yapılmıştır. 2025 yılında 4’üncü canlı vericili karaciğer nakli yapılan hastamızı da ziyaret ettik. Üniversite olarak bu sağlık hizmetlerini toplumun hizmetine sunmaya devam ediyoruz. Bu yıl itibarıyla üniversitemiz rehberliğinde bin 396 vatandaşımız organ bağışında bulundu. Unutulmamalıdır ki ülkemizde yaklaşık 33 bin kişi organ beklemektedir. Bu hastalar için tek umut organ bağışıdır. Toplumda bu bilincin oluşması büyük önem taşımaktadır" dedi.
Selçuk Üniversitesinde sağlık hizmetleri ve eğitimde güçlü yatırımlar
07 Ocak 2026 Çarşamba - 12:03 Selçuk Üniversitesinde sağlık hizmetleri ve eğitimde güçlü yatırımlar Selçuk Üniversitesi, 2025 yılı içerisinde hayata geçirdiği yatırımlarla sağlık hizmetleri ve eğitim alanındaki altyapısını önemli ölçüde güçlendirdi. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde gerçekleştirilen yatırımlar kapsamında ileri teknolojiye sahip Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi hizmete alındı. Konya’da ilk kez kullanılan bu sistemle bir yılı aşkın sürede 150’nin üzerinde ameliyat başarıyla gerçekleştirildi. Ayrıca hastanede 5 yeni ameliyathane hizmete alınarak cerrahi kapasite artırıldı. Sağlık altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalar çerçevesinde Kalp ve Damar Cerrahisi Yoğun Bakım Ünitesi yenilendi, anjiyo biriminin kapasitesi artırıldı. Konya’da bir ilk olan Dijital PET-CT cihazı nükleer tıp kliniğine kazandırılarak özellikle kanser tanı ve tedavisinde ileri teknoloji imkânları sunulmaya başlandı. Türkiye’nin ilk ve tek Multipl Skleroz (MS) Merkezi Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi bünyesinde hastaların hizmetine açıldı. Onkoloji ile Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon polikliniklerinde yenileme çalışmaları gerçekleştirilirken, toplum sağlığına katkı sağlamak amacıyla Gebe Okulu hizmete alındı. Göz hastalıkları servisinde kullanılan tıbbi cihazlar yenilendi, ameliyathanelerdeki görüntüleme sistemleri ve cerrahi ekipmanlar güncellendi. Ameliyat öncesi süreçlerin daha etkin yürütülmesi amacıyla preoperatif poliklinik hizmete açıldı. Ayrıca hastanenin jeneratör ve kritik altyapı sistemleri güçlendirildi. Yapılan yatırımlar sonucunda 2025 yılı içerisinde Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde poliklinik, yataklı servis ve ameliyathane hizmetlerinden yararlanan hasta sayısında yaklaşık yüzde 25 artış sağlandı. Tıp Fakültesi Hastanesine 2025 yılı içerisinde yapılan yatırımların toplam bedeli 125 milyon lirayı aştı. Eğitim altyapısına yönelik yatırımlar kapsamında Eczacılık Fakültesi için inşa edilen yeni bina hizmete alındı ve eğitim-öğretim faaliyetleri yeni binasında başladı. Bu yatırımla birlikte öğrencilere daha modern ve donanımlı eğitim ortamları sunuldu. Diş Hekimliği Fakültesi kliniklerinde yürütülen modernizasyon çalışmaları kapsamında 16 yeni diş ünite kuruldu. Fakültede dijital panoramik ve periapikal röntgen sistemleri, ortodonti yazılımları ve 3D yazıcı altyapısı güçlendirilerek eğitim ve hasta hizmetleri altyapısı modern hale getirildi. Diş Hekimliği Fakültesinde gerçekleştirilen yatırımların toplam maliyeti 60 milyon lirayı aştı. Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, 2025 yılında hayata geçirilen yatırımların üniversitenin sağlık ve eğitim alanındaki vizyonunu somut şekilde ortaya koyduğunu belirterek, "Hayata geçirdiğimiz yatırımlarla hem sağlık hizmetlerimizin kalitesini yükselttik hem de öğrencilerimizin uygulama ağırlıklı, çağın gerektirdiği donanımlarla eğitim almasını sağladık. Selçuk Üniversitesi olarak bilimsel üretimi, teknolojik altyapıyı ve insan odaklı hizmet anlayışını merkeze alarak çalışmalarımıza devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Samsun’da 7 bin hasta evde sağlık hizmeti alıyor
07 Ocak 2026 Çarşamba - 12:03 Samsun’da 7 bin hasta evde sağlık hizmeti alıyor Samsun Üniversitesi (SAMÜ) Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdinç Yavuz, evde sağlık hizmetleri konusunda Türkiye genelinde çok iyi çalışmalar yapıldığını, Samsun’da da 7 bine yakın hastanın evde bakım hizmeti aldığını söyledi. Samsun İl Sağlık Müdürlüğü, SAMÜ ve Türkiye Aile Hekimleri Samsun Uzmanlık Derneği tarafından düzenlenen "2. Evde Sağlık Hizmetleri Sempozyumu"na ülkenin dört bir yanından 100’e yakın hekim katıldı. Evde sağlık hizmetlerinde görevli hekimlere yönelik düzenlenen sempozyumda, alanında uzman kişiler tarafından sunumlar yapıldı. Prof. Dr. Erdinç Yavuz da Türkiye ve Samsun’daki evde bakım hizmetleriyle ilgili bilgilerini paylaştı. Düzenlenen sempozyum hakkında bilgi veren Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Erdinç Yavuz, "Bu sempozyumda evde sağlık hizmetlerinde çalışan hekimlere yönelik eğitim planladık. Evde sağlık hizmetleri artık 81 ilde yaygınlaştı. Evdeki hastalara yönelik ciddi bir hizmet veriliyor. Biz de bu hastalara hizmet veren hekim arkadaşlarımıza kapsamlı bir eğitim planladık. Evde sağlık hizmetlerinin önemli konuları olan basınç yaraları, beslenme gibi alanlarda eğitimler verdik. Beslenmeyle ilgili bu hastalarımızda büyük problemler yaşanıyor. Mide bulantıları, kilo kaybı gibi sık görülen klinik sorunlar olabiliyor. Bunlarla ilgili ayrıntılı ve kapsamlı bir sağlık eğitimi verdik. Sempozyumda Türkiye’nin dört bir yanından gelen, alanında uzman değerli hocalarımız yer aldı. Oldukça kalabalık bir eğitim kadrosuyla, Karadeniz başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından gelen, evde sağlık hizmetlerinde fedakârca görev yapan yaklaşık 100 hekimle bir araya geldik" dedi. "Türkiye’de çok güçlü bir evde sağlık hizmeti veriliyor" Ülke genelinde çok güçlü bir evde bakım hizmeti verildiğinin altını çizen Prof. Dr. Yavuz, "Evde sağlık hizmetleri çok önemli. Hastanelerimiz ve aile hekimliği uygulamamız tüm halkımıza sağlık hizmeti sunuyor. Ancak evden çıkamayan, yatağa bağımlı olan kişilere yönelik hizmetler evde sağlık hizmetleriyle tamamlanıyor. Bu konuda ülkemizde son 10 yıldır çok ciddi ilerlemeler kaydedildi. Hem bu hastalara hizmet veren sağlık personeli sayısı arttı hem de verilen hizmetlerin kalitesi ve kapsamı genişledi. Türkiye’de çok güçlü bir evde sağlık hizmeti verildiğini düşünüyorum. Bu sempozyumun amaçlarından biri de bu hizmetleri eğitimle daha üst seviyeye taşımak. Evde sağlık hizmetleri, sağlık sisteminin önemli bir parçası haline geldi" diye konuştu. "Samsun’da 7 bine yakın hasta evde bakım hizmeti alıyor" Yerel düzeyde evde bakım hizmetleriyle ilgili de bilgi veren Yavuz, "2005 yılında ilk yönetmelik yayımlandı. 2010 yılından sonra ciddi bir ivme kazandı. 2015’teki yönetmelikle tüm Türkiye’ye yayıldı. 2023’teki son yönetmelikle mevzuat en üst seviyesine ulaştı. Aslında eski bir hizmet ama farkındalığı özellikle halkımız arasında düşük. Eve bağımlı bir hastanız varsa 444 38 33 numaralı telefonu arayarak evde sağlık hizmetlerine başvurabiliyorsunuz. En kısa sürede hizmet veriliyor. Samsun’da 7 bine yakın evde sağlık hastası bulunuyor. Ayrıca sağlıklı yaşam merkezlerimiz var. Bu da bakanlığımızın yeni uygulamalarından biri. 80 yaş ve üzeri hastalara, herhangi bir kronik hastalık şartı aranmadan hizmet veriyoruz. Hem hastanedeki poliklinik hizmetlerini organize ediyoruz hem de evde ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Evde sağlık hizmetlerinin kapsamı oldukça genişledi ve ciddi bir hizmet sunuluyor" şeklinde konuştu. Bir gün süren sempozyum 3 oturumdan oluştu. Her oturumda alanında uzman isimler tarafından hekimlere yönelik çeşitli eğitimler ve sunumlar gerçekleştirildi.
Piezo Rinoplasti’nin avantajları neler, KBB uzmanı anlattı
07 Ocak 2026 Çarşamba - 11:53 Piezo Rinoplasti’nin avantajları neler, KBB uzmanı anlattı KBB Uzmanı Op. Dr. Nargız Salahova, ultrasonik dalgalarla uygulanan piezo rinoplasti tekniğinin burun estetiğinde sunduğu avantajları anlattı. Özel Ümit Batıkent Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Op. Dr. Nargız Salahova, son yıllarda burun estetiğinde öne çıkan piezo rinoplasti tekniği hakkında merak edilenleri anlattı. Salahova, "Ultrasonik dalgalarla çalışan piezo cihazı sayesinde yapılan bu yöntem, ameliyat sonrası konforu arttırmasıyla dikkat çekiyor. Rinoplasti (burun estetiği) ameliyatı ile burnun şeklini değiştirerek ya da yumuşatarak yüzün diğer hatlarıyla daha dengeli bir görünüm elde edilmesini amaçlanıyor. Rinoplasti; genellikle estetik nedenlerle tercih edilse de, burun travmaları sonrası oluşan nefes alma problemleri gibi işlevsel sorunların giderilmesinde de önemli rol oynuyor" dedi. Piezo rinoplasti nedir Op. Dr. Salahova; Piezo rinoplastinin; ultrasonik dalgalarla çalışan piezo cihazı kullanılarak gerçekleştirilen modern bir burun estetiği yöntemi olduğunu aktararak; "Geleneksel tekniklere kıyasla daha kontrollü kemik şekillendirme imkânı sunan bu yöntem, çevre dokulara minimum zarar verdiği için ödem, şişlik ve morluk gibi ameliyat sonrası etkileri azaltmayı hedefler" diye konuştu. Piezo rinoplasti hangi tekniklerle uygulanır Op. Dr. Salahova, piezo rinoplastinin kapalı ve açık olmak üzere iki farklı teknikle uygulanabildiğini belirterek, şöyle konuştu: "Kapalı teknik piezo rinoplastide; burun cildinde herhangi bir dış kesi yapılmaz, piezo cihazının ince uçlarıyla burun kemikleri içeriden şekillendirilir, ameliyat sonrası şişlik ve morluk riskinin en aza indirilmesi açısından en çok tercih edilen yöntemler arasında yer alır. Açık teknik piezo rinoplastide ise; burun cildine küçük bir kesi yapılarak uygulanır. Burun kemikleri piezo cihazı ile kontrollü şekilde şekillendirilir. Bu teknikte de ameliyat sonrası ödem, morluk ve şişlik minimum seviyede tutulur." Ameliyat sonrası konfor ön planda Piezo rinoplastinin en önemli avantajlarından birinin en az travma ile uygulanabilmesi olduğunu vurgulayan Op. Dr. Salahova, bu sayede hastaların ameliyat sonrası süreci daha rahat geçirdiğini ifade etti ve ekledi: "Hem estetik hem de fonksiyonel açıdan başarılı sonuçlar sunan bu teknik, ameliyat sonrası konforu artırarak hastalar için önemli bir avantaj sağlıyor."