SAĞLIK - 07 Ocak 2026 Çarşamba 11:53

Kanserde nakil umudu: Karaciğer nakli oldu, yeni hayatına ‘merhaba’ dedi

A
A
A

Karaciğer nakli, karaciğere metastaz yapmış kalın bağırsak kanseri hastaları için yeni bir umut oldu. Prof. Dr. Murat Dayangaç ve Doç. Dr. Özgür Açıkgöz’ün öncülüğünde Türkiye’de ilk kez kolorektal kanser metastazı olan bir hastada başarıyla uygulanan karaciğer nakli, benzer durumdaki hastalara yeni bir tedavi süreci sundu.

Kalın bağırsak kanseri, karaciğere metastaz yaptığı durumlarda tedavi sürecini olumsuz etkiliyor. Günümüzde diğer tedavi seçeneklerinden yanıt alınamayan uygun hastalarda yapılan karaciğer nakli çalışmaları, metastazlı hastalar için yeni bir umut kapısı açıyor. 36 yaşındaki Sibel Karmış, 2019 yılında kalın bağırsak ve karaciğere yayılmış kanser teşhisi aldı. Kalın bağırsak ve karaciğer ameliyatlarının ardından uzun süre kemoterapi alan Karmış’ın karaciğerindeki hastalık ilerlemeye devam etti. Medipol Mega Üniversite Hastanesinde Onkoloji ve Organ Nakli Konseylerinde yapılan değerlendirmeler sonucunda karaciğer nakli için uygun bulunan hasta, nakil sonrası sağlığına kavuştu. Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Murat Dayangaç ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Açıkgöz başarılı geçen tedavi sürecini, Sibel Karmış ise yaşadığı mutluluğu anlattı.

Hikayesi 2019 yılında başladı

Prof. Dr. Dayangaç, "Hastanın tanısı konulduğunda hastalık karaciğere de yayılmıştı. Henüz 30 yaşında kanser mücadelesi başlayan Sibel Hanım, önce acil şartlarda kalın bağırsak ameliyatı geçirdi ve ardından kemoterapi tedavisi gördükten sonra karaciğer ameliyatı oldu. Bir süre hastalık kontrol altında görünse de kısa süre karaciğerde yeni tümörler ortaya çıktı. Modern kanser tedavilerine rağmen olumlu sonuç alınamayan Sibel hanım, karaciğer nakli sayesinde bugün tamamen tümörsüz ve sağlıklı bir yaşam sürüyor" dedi.

Kanserde nakil umudu: Karaciğer nakli oldu, yeni hayatına ‘merhaba’ dedi

Karaciğer naklinde umut

Kalın bağırsak kanserinin dünya genelinde en sık görülen kanserlerden biri olduğunu belirten Prof. Dayangaç, hastaların yaklaşık yarısında karaciğere metastaz geliştiğini söyledi. Metastazlı hastalarda en etkili tedavinin tümörlerin cerrahi olarak çıkarılması olduğunu ancak tümörlerin yaygınlığı, karaciğer damarlarına yakınlığı veya vücudun başka bölgelerinde yayılım bulunması nedeniyle çoğu hastada bunun mümkün olmadığını belirtti. Cerrahi yapılsa bile hastaların üçte ikisinde 2-3 yıl içinde karaciğerde tekrar tümör geliştiğini vurgulayan Prof. Dayangaç, kemoterapi ve immünoterapi gibi modern tedavilerin ise ancak yüzde 10-15 oranında beş yıllık sağ kalım sağlayabildiğini kaydetti. Son yıllarda bu hasta grubunda giderek önem kazanan karaciğer naklinin büyük bir umut oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Dayangaç, Oslo Üniversitesi öncülüğündeki çalışmaların doğru seçilmiş hastalarda nakille beş yıllık sağ kalımın yüzde 60’a ulaştığını gösterdiğini söyledi.

Bugün tamamen tümörsüz ve sağlıklı

Her hastaya karaciğer naklinin uygulanamayacağını dile getiren Prof. Dr. Dayangaç, adayların uluslararası kriterlere uygun olması gerektiğini belirterek yaş, genel sağlık durumu, ana tümörün tamamen çıkarılmış olup üzerinden en az bir yıl geçmiş olması ve karaciğer dışında hastalık bulunmamasının temel şartlar olduğunu aktardı. Naklin yalnızca kapsamlı onkoloji merkezlerinde yapılabileceğini söyleyen Prof. Dr. Dayangaç, Medipol Üniversitesi’nde hem güçlü bir onkoloji altyapısına sahip olduklarını hem de yöntemin etkinliğini bizzat gördüklerini ifade etti. Bugün 36 yaşında olan Sibel Karmış’ın süreci hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Dayangaç, karaciğerdeki tümörün damar yapılarına çok yakın olması nedeniyle cerrahi sonrası kısa sürede tekrar ettiğini, tüm seçenekler değerlendirildikten sonra konsey kararıyla karaciğer nakli yapıldığını söyledi. Dayangaç, iki yıl önce gerçekleşen naklin ardından hastanın bugün tamamen tümörsüz ve sağlıklı bir yaşam sürdürdüğünü belirtti.

Kanserde nakil umudu: Karaciğer nakli oldu, yeni hayatına ‘merhaba’ dedi

Tıbbi onkolojide nadir bir uygulama

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Açıkgöz, kolon kanserinin karaciğere yayılım gösterdiği ileri evre olan Sibel Karmış’ın gerçekleştirilen nadir karaciğer nakli sürecini anlattı. Dr. Açıkgöz, Karmış’ın bağırsak tıkanıklığıyla başvurduğunu ve kolon kanseri nedeniyle acilen ameliyat edildiğini belirterek, operasyon sonrası yapılan tetkiklerde karaciğerde metastaz tespit ettiklerini aktardı. Hastada hızlı bir şekilde kemoterapiye başlandığını söyleyen Doç. Dr. Açıkgöz, metastazların küçülmesiyle hastanın karaciğerindeki kanserli odakların cerrahi olarak çıkarıldığını ifade etti. Bu işlem sonrası idame tedavisine geçildiğini ve hastanın yaklaşık 1-1,5 yıl bu tedaviyi aldığını belirtti.

Yeniden metastaz ve nakil kararı

Doç. Dr. Özgür Açıkgöz sözlerine şöyle devam etti: "2023 yılında Karmış’ın karaciğerinde yeniden metastatik lezyonlar ortaya çıktı. Bunun üzerine hastanemizi Multidisipliner Cerrahi Konseyi toplandı ve organ nakli ekibiyle birlikte hastamızın durumunu ayrıntılı biçimde değerlendirdik. Tümörlerin yeniden cerrahi olarak çıkarılmasının riskli olabileceği görüşü öne çıkınca, literatürdeki başarılı sonuçlar da incelenerek hastaya karaciğer nakli seçeneği sunuldu. Hastamız bu süreci kabul etti ve 2023 yılında karaciğer nakli gerçekleştirildi. Nakil sonrası kontrollerinde hiçbir olumsuzluk görülmedi."

"Umudunuzu kaybetmeyin"

Yaşadığı zorlu kanser sürecini anlatan 36 yaşındaki Sibel Karmış, 2019 yılında bağırsak ve karaciğere metastaz yapmış kanser teşhisi aldığını belirtti. Karmış, önce bağırsak ameliyatı, ardından iki ay sonra karaciğer ameliyatı geçirdiğini ve 2-3 yıl boyunca hastalığın tekrar etmediğini, ancak sonrasında yeniden alevlendiğini anlattı. Zorlu ameliyat süreci ve hastanede geçen iki aylık yatış sonrası doktorlarının nakil önerisiyle umut bulduğunu ifade eden Karmış, "Başta zor bir süreçti, ‘neden ben?’ diye düşündüm. Ama en azından kanserim bitti. Şimdi ilaçlarımı alıyor ve kontrollerime devam ediyorum. Umudunu kaybetmesinler, Allah’ın izniyle bir kapı açılıyor. Ben hocalarımı tanıdığım için çok mutluyum, Allah razı olsun" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Uzmanlar: "Bayramda ikramları olabildiğince hafif tutun" Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü, yaptığı paylaşımda bayramda yapılan ikramlara dikkat çekerek, "Yapılan ikramlar gün içerisinde kan şekerinin yüksek seyretmesine neden olabilir" ifadesini kullandı. Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü tarafından yapılan paylaşımda, Diyetisyen Melike Karataş, bayram gelenekleri ve Erzurum’un kültüründe. misafire şeker, çikolata ile birlikte karbonhidrat, yağ ve şeker oranı yüksek su böreği, baklava gibi ikramlar sunulmasının vazgeçilmezlerden olduğunu anlatarak, "Ancak bu ikramların ziyaret edilen her evde sunulması ve tüketilmesi gün içerisinde kan şekerinin yüksek seyretmesine sebep olabilir. Gün boyu tekrar eden bu beslenme döngüsüyle özellikle çocuklar, yaşlılar ya da diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon (yüksek kan basıncı) gibi hastalığı bulunanlar için sağlık sorunları yaşama riski artar. Bunun önüne geçmek için ikramlıklar hazırlanırken şerbetli yerine sütlü tatlı hazırlanması; porsiyonların küçük tutulması; sebzeli veya yoğurtlu salataların (kabak tarator, yoğurtlu kereviz salatası, pancar salatası vb.) ikramlıklara eklenmesi; içecek olarak şekeri yüksek meyve suları yerine ayran ya da şekersiz açık çay, şekersiz Türk kahvesi gibi içeceklerin tercih edilmesi daha iyi olacaktır" dedi. Su içmek ihmal edilmemeli Erzurum için yine kültürel alışkanlıklar ve iklim şartları göz önünde bulundurulduğunda Ramazan ayı içerisinde iftar sonrası çayın çok önemli bir yer kapladığının görüldüğünü vurgulayan Karataş, "Hatta çoğu zaman çay içme alışkanlığı su tüketiminin önüne geçer. Bu alışkanlık Bayram’da da devam eder. Her ne kadar sağlıklı bireyler için günlük 6-8 çay bardağına kadar az demli çayın sağlık üzerine olumlu etkisi olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış olsa da içilen çayın demli olması, miktarının 6-8 çay bardağından fazla olması ya da su tüketiminin önüne geçmesi sağlık açısından riskler oluşturur. Su tüketiminin az olması, vücudun susuz kalmasına yol açabilir ya da bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına sebep olabilir. Bu sebeple su tüketimi ihmal edilmemeli, günlük olarak en az 2-2,5 litre su içilmelidir" şeklinde konuştu. Hareketin artırılması hedeflenmeli! Bayram nedeniyle değişen beslenme düzeninin yol açabileceği hazımsızlığa dikkat çeken Karataş, "Bağırsak hareketlerinin azalması ya da kan şekeri yükselmesi gibi olumsuz durumlarla mücadelede etkili yöntemlerden biri de hareketin artırılmasıdır. Bayram dolasıyla yapılacak ziyaretler aktif bir gün geçirmek için fırsat olabilir. Bunu sağlamak adına ziyaretler esnasında yürüme mesafesinde olan yerlere araç yerine yürüyerek gitmek, günlük hareketi artırmaya yardımcı olur. Hatta gün içerisinde zaman ayrılarak 30 dakikalık bir yürüyüş planlanabilir. Hayatın her alanında önemli bir yere sahip olan sağlıklı ve dengeli beslenme bir yaşam tarzı hali olmalıdır. Bununla birlikte böyle özel zamanlarda doğru beslenme sağlık için daha da önem arz edebilmektedir" diye konuştu.
Bursa Bursa’da bayram yoğunluğunu fırsat bilen 2 kadın 16 bin liralık ürün çaldı Bursa’da bir giyim mağazasında yaşanan hırsızlık olayı "bu kadarına da pes" dedirtti. Bayram alışverişi nedeniyle oluşan yoğunluğu fırsat bilen iki kadın, mağazadan yaklaşık 16 bin TL değerinde ürünü çalarak kayıplara karıştı. O anlar saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı. Olay Bursa’nın Yıldırım ilçesinde meydana geldi. Giyim mağazasını yeni devralan iş yeri sahibi Melih Bülbül’ün iddiasına göre, komşu esnaf daha önce kendisini bölgede yaşanan hırsızlık olaylarına karşı uyarmıştı. Ancak uyarıdan kısa süre sonra mağaza da hırsızların hedefi oldu. İddiaya göre iki kadın şüpheli, müşteri gibi mağazaya girerek bir süre içeride dolaştı. Bayram yoğunluğu nedeniyle çalışanların başka müşterilerle ilgilenmesini fırsat bilen şüpheliler, seçtikleri ürünleri fark ettirmeden mağaza dışına çıkarmaya başladı. Ürünleri dışarı taşıyan şüphelilerin daha sonra poşetlere koyarak uzaklaştıkları öğrenildi. Durum iş yerinin güvenlik kameralarını izleyen iş yeri sahibinin babası tarafından fark edildi. Hemen mağaza çalışanlarına haber verilse de yoğunluk nedeniyle geç fark edilen olayda şüpheliler çoktan kayıplara karıştı. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini incelemeye alırken, şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı. Yaşanan olaya tepki gösteren iş yeri sahibi Melih Bülbül, "Burayı yeni devraldığımızda komşular hırsızlık olaylarının çok olduğunu söylemişti. Biz de dikkatli oluruz dedik ama ilk ayımızda başımıza geldi. Ramazan ayında olması bizi ayrıca üzdü. Emek veriyoruz, mücadele ediyoruz. İnşallah bir an önce yakalanırlar" dedi. İş yeri sahibi, benzer durumların yaşanmaması için şüphelilerin bir an önce yakalanmasını beklediklerini söyledi.