Son Dakika
|
Mücteba Hamaney, iki aracı ülkenin ilettiği teklifi reddetti
Sultangazi’de kuyumcu soygunu girişimi kamerada
Ümraniye’de araca çarpan beton mikseri devrildi: 1 yaralı
İran, İsrail'in merkezini balistik füze ile vurdu
Usta sanatçı Orhan Gencebay, hastaneye kaldırıldı
Antalya Kepez Kaymakamlığında silah sesleri duyuldu
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten İsrail'e Mescid-i Aksa tepkisi!
Liverpool - Galatasaray maçını Szymon Marciniak yönetecek
İsrail’den Lübnan’a "hedefli kara operasyonu"
İsrail ordusu: "Son 24 saatte İran’daki 200’ü aşkın hedef vuruldu"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Barrack: "ABD’nin Suriye’yi Lübnan’a asker göndermeye teşvik ettiği haberleri asılsızdır"
İmamın cemaate telefon tepkisi
İran, Besic Komutanı Süleymani’nin öldürüldüğünü doğruladı
Bakan Gürlek: "Adalet devletin vicdanıdır"
Netanyahu, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Huckabee ile bir araya geldi
ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği’ne saldırı girişimi
Kabil'deki hastane saldırısında can kaybı 408'e yükseldi
SAĞLIK
BEUN Hastanesinden kalp hastalarına umut; Kriyobalon Ablasyon yöntemi ilk kez Zonguldak’ta
17 Mart 2026 Salı - 18:43:31
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi, güçlü akademik kadrosu ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla sağlık alanında önemli başarılara imza atmaya devam ediyor. Bu kapsamda kalp ritim bozukluklarının en yaygın türlerinden biri olan atrial fibrilasyonun tedavisinde kullanılan "Kriyobalon Ablasyon Yöntemi", Zonguldak’ta ilk kez BEUN Hastanesi Kardiyoloji Bölümü doktorları tarafından başarıyla uygulandı. Atrial fibrilasyon, kalbin üst odacıklarında oluşan düzensiz elektriksel aktiviteler sonucu ortaya çıkan ve çarpıntı, nefes darlığı, halsizlik gibi şikâyetlere yol açabilen yaygın bir ritim bozukluğu olarak biliniyor. Tedavi edilmediği durumlarda inme başta olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına neden olabilen bu rahatsızlık, modern kardiyoloji yöntemleriyle kontrol altına alınabiliyor. Zonguldak Bülent Ecevit Hastanesi Kardiyoloji Bölümü ve Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı akademisyenleri tarafından gerçekleştirilen Kriyobalon Ablasyon işlemi, minimal invaziv bir yöntem olarak dikkat çekiyor. İşlem sırasında kalpte ritim bozukluğuna neden olan odaklar, soğuk enerji kullanılarak izole ediliyor ve böylece kalbin normal ritmine dönmesi sağlanıyor. Bu yöntem sayesinde hastalarda ritim kontrolü sağlanırken yaşam kalitesinin de önemli ölçüde artırılması hedefleniyor. BEUN Hastanesinde başarıyla gerçekleştirilen bu işlem, Zonguldak’ta ilk kez uygulanması bakımından büyük önem taşıyor. Yüksek başarı oranı ve kısa işlem süresi ile öne çıkan kriyobalon ablasyon yöntemi sayesinde, uygun hastalar, mega şehirlerdeki ileri merkezlere gitmek zorunda kalmadan modern tedavi imkânlarına Zonguldak’ta ulaşabilecek. Bu gelişme, Batı Karadeniz Bölgesi’nde sağlık hizmetlerinin niteliğini artıran önemli bir adım olacak. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Üniversite Hastanesinde ilk kez gerçekleştirilen kriyobalon ablasyon işlemiyle ilgili yaptığı açıklamada şu sözleri dile getirdi: "Üniversite Hastanemiz, güçlü akademik kadrosu, nitelikli sağlık çalışanları ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla sağlık alanında yenilikçi uygulamaları hayata geçirmeye devam etmektedir. Atrial fibrilasyon tedavisinde kullanılan kriyobalon ablasyon yönteminin Hastanemizde başarıyla uygulanması, bölgemizde sunulan sağlık hizmetlerinin niteliğini artıran son derece önemli ve gurur verici bir gelişmedir. Bu başarılı uygulamada emeği geçen Kardiyoloji Bölümümüzün kıymetli hekimleri başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Bilimsel bilgi birikimini modern tıbbi teknolojiyle bir araya getirerek hastalarımıza en güncel ve güvenilir tedavi imkânlarını sunan değerli sağlık kadromuz, Üniversite Hastanemizin sağlık alanındaki güçlü konumunu her geçen gün daha da pekiştirmektedir. Üniversite Hastanemizde gerçekleştirilen bu nitelikli girişim sayesinde, yalnızca Zonguldak’taki değil Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki hastalarımız da büyük şehirlere gitme zorunluluğu duymadan ileri düzey tedavi hizmetlerine bulundukları bölgede ulaşabilme imkânına kavuşmaktadır. Bu vesileyle tedavi gören hastalarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, sağlık hizmeti almak üzere Hastanemize başvuracak tüm hastalarımıza Yüce Allah’tan acil şifalar diliyorum. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi, bölgenin sağlık üssü olma misyonuyla bilimsel gelişmeleri yakından takip ederek modern tıbbın sunduğu en ileri tedavi yöntemlerini vatandaşlarımızla buluşturmaya kararlılıkla devam edecektir."
17 Mart 2026 Salı - 16:31
Çarşamba Devlet Hastanesi’nde ameliyat başarısı
Samsun Çarşamba Devlet Hastanesi’nde ameliyathane koordinasyon kurulu toplantısı, Başhekim Dr. Öğr. Üyesi Emre Özgen başkanlığında gerçekleştirildi. Cerrahi branşların sorumlu hekimleri ile hemşirelerin katıldığı toplantıda ameliyathaneye ilişkin sayısal veriler değerlendirildi. Toplantının açılışında konuşan Başhekim Özgen, 2026 yılı Şubat ayında ameliyat masası başına düşen operasyon sayısında önceki yıllara göre önemli artış yaşandığını belirterek, "Bu başarı; ameliyathane ekiplerimizin özverili çalışmaları, disiplinli organizasyon yapımız ve kalite odaklı hizmet anlayışımızın bir sonucudur. Artan iş yüküne rağmen hasta güvenliği ve hizmet kalitesinden taviz verilmemesi en önemli göstergemizdir" dedi. Kaliteli, verimli ve erişilebilir sağlık hizmeti sunma hedefi doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Dr. Özgen, toplantılarda alınan geri bildirimlerin süreçlere yön verdiğini ifade ederek ekipler arası koordinasyonun güçlenmesiyle hizmette iyileşmelerin somut sonuçlarının alındığını dile getirdi. Özgen, ameliyathane bünyesinde görev yapan tüm sağlık personeline teşekkür etti. Hastanede 7 ameliyat salonunda gerçekleştirilen çalışmalarda, A, B ve C grubu kapsamında 829 büyük ameliyat yapılırken, toplam ameliyat sayısının bin 496 olduğu bildirildi.
17 Mart 2026 Salı - 15:19
’Lejyoner Hastalığı Kontrol Programı Eğitimi" düzenlenecek
Akciğerlerde ciddi enfeksiyonlara sebep olan lejyoner hastalığına karşı farkındalığın artırılması ve konaklama birimlerinde su sistemlerinin güvenli yönetiminin sağlanması amacıyla, Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğü tarafından "Lejyoner Hastalığı Kontrol Programı Eğitimi" düzenlenecek. Gerçekleştirilecek eğitim programıyla ilgili kurumdan yapılan yazılı açıklamada, "Lejyoner hastalığı, ülkemizde bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar arasında yer almaktadır. Bu çerçevede konaklama birimlerinin, su sistemlerinde legionella bakterisinin çoğalmasını önlemeye yönelik gerekli tedbirleri alması ve bu süreçleri eğitimli sorumlu personel aracılığıyla yürütmesi zorunludur. Eğitim programı, konaklama birimlerinde görev alacak sorumlu personelin mevzuat, risk değerlendirmesi ve su yönetimi planları konularında bilgi ve yetkinliğini artırmayı hedeflemektedir. Eğitim 2 yapılacak olup, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Eğitim Salonunda gerçekleştirilecektir. Eğitime, otel, motel, tatil köyü, misafirhane, kaplıca, huzurevi, alışveriş merkezi gibi su sistemlerinin yoğun kullanıldığı konaklama ve toplu kullanım alanlarından başvurular kabul edilecektir. Yataklı tedavi kurumlarının başvuruları ise resmi yazışma yoluyla alınacaktır. Eğitime katılacak personelin en az lise mezunu olması gerekmekte olup, katılım sağlayacak kişilerin ilgili mevzuat gereği eğitim almış sorumlu personel olarak görevlendirilmesi öngörülmektedir" ifadelerine yer verildi. Öte yandan, lejyoner hastalığının genellikle klimalar, jakuziler ve su sistemlerinden solunum yoluyla bulaşan ciddi bir akciğer enfeksiyonu olduğu belirtildi.
17 Mart 2026 Salı - 14:56
Sağlık-Sen’den tıp bayramında birlik mesajı
Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanlığı Cizre ilçe ve işyeri temsilcileri tıp bayramının hafta sonuna denk gelmesinden dolayı ilk mesai gönünde hazırladıkları karanfilleri tüm sağlık çalışanlarını gözeterek birlik ve beraberlik şiarıyla kutladı. Sağlık-Sen Cizre Devlet Hastanesi İşyeri Temsilcisi Mehmet Budak, Cizre ilçe temsilcisi, kadınlar komisyonu ilçe temsilcisi ve gençlik kolları ilçe temsilcisi ile birlikte Cizre Devlet Hastanesinde görev yapan Sağlık çalışanlarına karanfil dağıttı. "Sağlık çalışanlarının hak ve hukuku gözetmenmelidir" Sağlık Sen Cizre Devlet Hastanesi İşyeri Temsilcisi Mehmet Budak, icap nöbeti tutan ancak bu nöbetin ücretini alamayan, malpraktis uygulamasındaki eksiklikler nedeniyle mağdur olan, görevi sırasında şiddete maruz kalan hatta hayattan koparılan sağlık çalışanlarının haklarının mutlaka korunması gerektiğini söyledi. Budak, "Bu konularda sağlık çalışanlarının yetkili sendikası Sağlık-Sen olarak üzerimize düşen her türlü görevi yapacağımızın bilinmesini isteriz. Unutulmamalıdır ki sağlık hizmeti bir ekip işidir. 14 Mart’ın sağlık çalışanları için gerçek bir bayram havasında geçmesi için çalışanlarımızın beklentilerini gerçek anlamda karşılayan açıklamalar yapılması, sorunların çözümü için somut adımlar atılmalıdır" dedi. Karanfil dağıtımına Sağlık-Sen İlçe Temsilcisi Veli Özalp, İşyeri Temsilcisi Mehmet Budak, İlçe Gençlik Kolları Temsilcisi Fikret Sarak, Kadınlar Komisyonu İlçe Temsilcisi Serpil Akcan katıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
14 Mart 2026 Cumartesi- 13:54
Maçta kaleciyle çarpışan genç futbolcunun böbreği parçalandı, ameliyatla hayatı kurtuldu
2
17 Mart 2026 Salı- 12:25
Uzmandan bayram öncesi diş sağlığı uyarısı
3
16 Mart 2026 Pazartesi- 12:32
Usta sanatçı Orhan Gencebay, hastanede tedavi altında
4
17 Mart 2026 Salı- 10:14
34 yaşındayken bayram arifesinde kanser olduğunu öğrendi, robotik cerrahiyle sağlığına kavuştu
5
17 Mart 2026 Salı- 10:53
Profesör uyardı: "Grip aşılarının etkinliği bu sezon düşük"
14 Ocak 2026 Çarşamba - 21:06
Karadeniz Ereğli’de cerrahi kadrosu güçleniyor
Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında genel cerrahi branşında önemli bir görevlendirme yapıldı. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Olcay Çınar, ilçedeki sağlık kadrosuna dahil olarak hasta kabulüne başladı. İlçede vatandaşların nitelikli sağlık hizmetine erişimini kolaylaştırmak amacıyla yapılan planlamalar doğrultusunda, cerrahi operasyonlar ve tanı süreçlerinde deneyimli bir ismin daha göreve başladığı bildirildi. Op. Dr. Olcay Çınar’ın, Karadeniz Ereğli Anadolu Hastanesi bünyesinde genel cerrahi servisinde hizmet vereceği öğrenildi. Yapılan bu takviyeyle birlikte ilçedeki cerrahi müdahale kapasitesinin artırılması ve hastaların tedavi süreçlerinin hızlandırılması hedefleniyor.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 20:42
Yolu kapalı mahallede hastalanan bebek, helikopterle hastaneye ulaştırıldı
Malatya’nın Pütürge ilçesinde kar nedeniyle yolu kapalı mahallede rahatsızlanan 1 yaşındaki bebek, ambulans helikopterle hastaneye sevk edildi. Edinilen bilgilere göre, Meşedibi Mahallesi’nde 1 yaşındaki bebeğin sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine yetkililerden yardım istendi. Olumsuz hava şartları ve yolların kapalı olması nedeniyle bölgeye ambulans helikopter yönlendirildi. Bebek, zorlu hava şartlarına rağmen bölgeye ulaşan helikoptere askerler tarafından alınarak Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sevk edildi. Tedavi altına alınan bebeğin sağlık durumunun takip edildiği öğrenildi.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 18:58
Yuttuğu madeni para canından edecekti, endoskopik yöntemle kurtarıldı
Siirt’te boğazına madeni 5 lira kaçan 8 yaşındaki çocuk, hastanede iki bölümün doktorunun endoskopik müdahalesiyle kurtarıldı. Yabancı cisim yutma şikayetiyle ailesi tarafından Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirilen 8 yaşındaki Y.K.’ya yapılan ilk değerlendirme ve görüntüleme tetkiklerinin ardından ilgili branşlar tarafından operasyona alındı. Y.K.’nın yemek borusuna kadar ilerlediği tespit edilen madeni para, Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Yaren Dirik ve Kulak Burun Boğaz (KBB) Hekimi Dr. Yasin Gökçınar tarafından endoskopik yöntemle çıkartıldı. Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanı Dr. Yasin Gökçınar, 8 yaşındaki çocuk hasta için sabah saatlerinde başvurulduğunu söyledi. Sabah açlığında çocuğu ameliyata aldıklarını belirten Dr. Gökçınar, "Görüntülemeyle, hastanın hikayesi ve ailesinin 5 lira yuttuğunu söylemesi üzerine tetkiklerini değerlendirip ameliyata aldık. Bu süre zarfında hastamız aç bekledi, her hangi bir şey yiyip içmedi. Bu, önemli. Herhangi bir yabacı cisim yutma, soluk borusuna kaçması durumunda önemli bir durum. Acil hava yolu durumu gelişebilir. Hava yolu tıkanması durumunda direkt solunum sıkıntısı oluşabiliyor ve hasta hayatını kaybedebiliyor. Çocuklarımızın yabancı cisimlerle oynamasına çok aşırı müsade etmemekte fayda var. Çocuk, şanslı bir çocuk. Çünkü soluk borusu yerine mutak borusuna girmiş bir para. Soluk borusuna gitseydi hayatını kaybedebilirdi. Mideye gitmeden hocamızın da desteğiyle çıkartmış olduk. Hastamız taburcu oldu, gayet iyi durumda." Gastroenteroloji uzmanı Dr. Yaren Dirik ise, hastanın para yutma şikayetiyle geldiğini söyleyerek, "Yaptığınız ön tetkiklerde kulak burun boğazla birlikte değerlendirdiğimizde paranın yemek borusuyla ağız tabanı arasında, KBB’nin hem de gastroenteolojinin ortak girişiyle yapabileceği bir alanda olduğunu tespit ettik. Tespitten sonra KBB ile istişarede bulunduk. Ortaklaşa işleme aldık ve madeni 5 lirayı ameliyatsız bir şekilde endoskopik olarak çıkardık" diye konuştuk.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 18:21
Akşehir Devlet Hastanesi 2025’te 900 bine yakın hastaya hizmet verdi
Konya’nın Akşehir İlçe Devlet Hastanesi, 2025 yılı boyunca sunduğu sağlık hizmetleriyle bölgenin en önemli sağlık merkezlerinden biri olmayı sürdürdü. Hastane, yıl içinde 900 bine yakın hastaya sağlık hizmeti sundu. Başhekim Uzm. Dr. Bülent Erdem, 2025 yılına ilişkin yaptığı değerlendirmede, verilen hizmetlerin büyüklüğüne dikkat çekti. Erdem, yıl boyunca 300 bine yakın acil hasta, 17 bin yatan hasta tedavisi gerçekleştirildiğini belirterek, "Hastanemiz sadece ayaktan değil, ileri düzey tedavi ve yataklı hizmetlerde de önemli bir yükü üstlenmiştir. Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine hızlı, kaliteli ve güvenli şekilde ulaşması için tüm ekibimizle özveriyle çalışıyoruz. 2025 yılında elde edilen bu rekor düzeyindeki rakamlar, hastanemizin bölge için ne kadar önemli bir görev üstlendiğinin açık göstergesidir" ifadelerini kullandı. 2025 yılında hastanede 25 bine yakın ameliyat yapılırken, yaklaşık bin hastaya yoğun bakım, bin 300 yenidoğan hastaya ise özel bakım hizmeti verildi. Aynı yıl içerisinde bin doğum başarıyla gerçekleştirildi. Tanı ve tedavi hizmetlerinde de yüksek rakamlara ulaşıldı. Hastanede 150 bin röntgen, 37 bin tomografi, 55 bin ultrason ve 48 bin MR çekimi yapıldı. Ayrıca 600 anjiyo, 2 bin 750 endoskopi ve kolonoskopi işlemi gerçekleştirildi. Fizik tedavi ve kronik hastalık hizmetlerinde de önemli bir rol üstlenen Akşehir Devlet Hastanesi’nde 45 bin 600 seans fizik tedavi, 7 bin 200 seans diyaliz hizmeti sunuldu. Evde sağlık hizmetleri kapsamında ise 7 bin 214 ev ziyareti yapılarak hastalara yerinde sağlık hizmeti ulaştırıldı. Yaklaşık 69 uzman hekim, 30 pratisyen hekim, 300 hemşire, 50 ebe ve toplamda 950 personel ile hizmet veren hastane, 1 milyar 200 milyon liralık yıllık bütçesiyle Akşehir ve çevre ilçeler için adeta bir sağlık devi konumunda bulunuyor.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 16:55
Eskişehir’de aile hekimlerine tütün bağımlılığı tedavisi eğitimi
Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü’nce aile hekimlerine yönelik tütün bağımlılığı tedavisi eğitimi verildi. Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Şebnem Eker Güvenç ve İzleme, Değerlendirme ve İstatistik Birimi Sorumlusu Ahmet Yaşar’ın katılım sağladığı programda aile hekimlerinin bilgi ve deneyimlerini artırarak, hasta yönetiminde daha güçlü bir yapı oluşturması hedefleniyor. Sahadaki uygulamaları destekleyecek şekilde ilerleyen programın üçüncü günü, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Günhan Yavaşoğlu’nun sunumuyla başladı. Katılımcı aile hekimlerinin soru ve katkılarıyla interaktif şekilde ilerleyen eğitim, bilgi paylaşımı ve deneyim aktarımına güçlü bir zemin oluşturuyor.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 15:55
B-Reçete bilgilendirme toplantısı Muğla’da düzenlendi
Bitki koruma ürünlerinin doğru, kontrollü ve izlenebilir şekilde kullanılması amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayata geçirilecek B-Reçete Sistemi hakkında, ziraî ilaç bayileri, reçete yazma yetkilileri ve sektör paydaşlarına yönelik bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi B Salonunda gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmasını yapan Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Muğla’nın tarımsal üretimde önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Tarladan sofraya kadar izlenebilir ve sürdürülebilir bir üretim sistemi hedefiyle geliştirilen B-Reçete Sistemi’nin Ocak 2026 itibarıyla pilot uygulama kapsamında hayata geçirildiğini belirtti. Baydar, sistem sayesinde bitki koruma ürünlerinin hatalı ve gereğinden fazla kullanımının önlenmesi, pestisit kalıntılarının azaltılması, çevre ve insan sağlığının korunması ile denetim etkinliğinin artırılmasının amaçlandığını ifade etti. Ayrıca mevcut kayıt ve izleme uygulamalarının elektronik ortama taşınarak ürün ve parsel bazlı izlenebilirliğin sağlandığını vurguladı. Konuşmasında çevre duyarlılığına da değinen Baydar, il genelinde başarıyla yürütülen zirai ambalaj atıklarının toplanması ve bertarafı projesi ile çevreye yönelik sorumluluğun somut adımlarla ortaya konulduğunu belirterek, "Temiz su, temiz toprak ve temiz çevre hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Bu toplantının, B-REÇETE Sisteminin doğru anlaşılması ve sahada etkin uygulanması açısından faydalı olacağına inanıyor, katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Toplantıda konuşan Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Yunus Bayram ise bitkisel üretimde zirai mücadelenin kaçınılmaz olduğunu, ancak bu mücadelenin doğru yönetilmemesi halinde ürün kayıplarının yanı sıra insan, çevre ve hayvan sağlığı açısından ciddi riskler oluşturduğunu ifade etti. B-Reçete sisteminin Türkiye’de bir ilk olduğuna dikkat çeken Bayram, "Bayiden üreticiye, reçete yazandan il ve ilçe müdürlüklerine kadar herkes bu sistemin bir paydaşıdır. Sistem sayesinde hangi tarlada, hangi ürüne, ne kadar bitki koruma ürünü kullanıldığı il, ilçe ve parsel bazında izlenebilecektir" şeklinde konuştu. Bayram ayrıca, B-Reçete sisteminin 4 pilot ilde 5 etken madde ile uygulanmaya başlandığını, 1 Temmuz 2026 itibarıyla ise tüm illerde hayata geçirileceğini belirterek, sistemle birlikte zirai ilaçların üretimi, satışı ve uygulamasının elektronik ortamda kayıt altına alınarak izleneceğini söyledi. Bu uygulamanın, zirai ilaçların hatalı ve aşırı kullanımının önlenmesi ile pestisit kalıntılarının azaltılmasına önemli katkı sağlayacağını vurguladı.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 15:22
Bebeğin Down Sendromlu doğacağını bildirmedi, 81 milyon liralık cezaya çarptırıldı
Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde çocukları Down Sendromlu olarak dünyaya gelen aile, kendilerine tarama yapılmadığı ve bilgi verilmediği gerekçesiyle şikayette bulundu. Arabulucu tarafından hastane ve doktordan 700 bin lira isteyen aile, talepleri kabul edilmeyince açtıkları davadan yasal faizle birlikte 81 milyon lira tazminat kazandı. Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yaşayan Kızmaz ailesi, gebelik sürecinde 2021 yılında Diyarbakır merkezde bulunan özel bir hastaneye başvurdu. Hamilelik süreci içerisinde aynı doktora muayene olan aile 3 Temmuz 2021’de Ergani Devlet Hastanesinde çocuklarını kucaklarına aldı. Çocuklarının Down Sendromlu olduğunu hemşireden öğrenen aile, mutluluk ve hüznü bir arada yaşadı. Doktorların hamilelik sürecinde kendilerine bilgi vermediğini ve teste almadığını iddia eden aile, Diyarbakır’daki özel hastane ve doktordan şikayetçi oldu. Avukat Ferhat Yiğit’e giden aile dava açılması için işlemlerin başlatılmasını istedi. Arabuluculuk sistemi üzerinden iletişime geçilen hastaneden 700 bin lira talep eden ailenin isteği reddedilince Ergani 1’inci Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldı. Dava geçtiğimiz aralık ayında karara bağlandı. Mahkeme, aileyi haklı bularak doktoru 43 milyon lira tazminat ödemeye mahkum etti. Geçen süre göz önüne alınarak yasal faiz ve yargılama ücreti ile birlikte bu rakam 81 milyon liraya yükseldi. Hastane, karara itiraz ederek durumu üst mahkemeye taşıdı. Doktor test yaptırmamış Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan ailenin avukatı Ferhat Yiğit, iki haftadan bu yana gündemi meşgul eden Down Sendromlu çocuk davası olarak yanlış bilinenleri açıklamak istediğini söyledi. Yiğit, ‘’İki hafta önce, davamız karara çıktıktan sonra, bazı hekim sendikaları davamızla alakalı toplumu, kamuoyunu yanlış bilgilendirecek düzeyde bilgiler paylaştılar. Bu paylaşımlar içerisinde özellikle mağdur ailemizi rencide edecek karikatürlerden de bahsettiler, paylaşım yaptılar. Biz de buna ilişkin sosyal medyada gerekli cevapları verdik. Akabinde kendileri ulusal basını da kullanarak vermiş oldukları yanlış bilgileri tekrarlamaya çalıştılar. Bize de cevap hakkı doğdu. Bu davamızı 2021 yılının 10’uncu ayında açtık. Dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk sisteminden kaynaklı olarak taraflara ulaştım, 700 bin liralık bir teklifle gittik kendilerine. Taraftar bu teklifimizi kabul etmedi, davamız 2021 yılının 10’uncu ayında açıldı, 2025 yılının 12’nci ayında da karara çıktı. Hekimin aydınlatma yükümlülüğü ihlal ettiği yönünde karar çıktı. Hekim muayeneye giden aileye hiçbir suretle tarama testi önermedi, yazılı bir onama almadı, aydınlatma hükümlülüğünü ihlal ettiği için de gebe müvekkilimize gebeliğin sonlandırma seçeneği hakkı tanımadı. Bundan kaynaklı da ailemiz çocuklarının sağlıklı olduğunu düşünerek doğumu gerçekleştirdi. Doğum esnasında çocukların Down Sendromlu olduğunu öğrendiler. Biz de hastanede ilgili raporlarını aldık, incelediğimizde tarama testi verilmemişti, davamız bu şekilde görüldü, bu şekilde karara çıktı. Miktarı basında 77 milyon lira olarak geçti lakin şöyle bir durum var, dava 43 milyon lira üzerinden karar çıktı. Bunun dışında 26 milyon lira bir faiz işlemiş, faizi vardı, birkaç yargılama masrafı, icra harçları ve vekalet ücretleri dahil edildiğinde şu an güncel borç miktarı 81 milyon liradır. Dava üst mahkeme aşamasında, davamız devam ediyor. Biz bağımsız yargının vereceği her karara saygı duyacağız, hiçbir şekilde toplumu yanlış bilgilendirmedik bilgilendirilmesini de istemiyoruz aile hakkında bizim hakkımızda davanın hakimi hakkında çirkin ithamlardan bulunan herkese karşı da zaten suç duyurusunda bulunduk bulunmaya da devam ediyoruz bu dosya emsal nitelikte bir dosyadır o yüzden üst mahkemenin vereceği kararı biz de merakla bekliyoruz’’ dedi. ‘’Doktor sağlıklı olduğunu söyledi’’ Down Sendromlu olarak dünyaya gelen M.K.’nin babası Hüseyin Kızmaz da ’’Daha önce kontrole götürdüğümüzde bize çocuğumuzun sağlıklı olduğunu söyledi doktor. Her şeyin yolunda olduğunu, herhangi bir sorun olmadığını söyledi kendisi. Daha sonra doğum gerçekleşti Diyarbakır Ergani Devlet Hastanesinde. Hemşire tarafından ben çağrıldım, çocuğun babası sen misin dedi, evet dedim. Senin çocuğun Down Sendromlu diye söyledi. Ben de nasıl böyle bir şey olur dedim, daha önce biz kontrole götürdük, doktor bize sağlıklı olduğunu, her şeyin yolunda olduğunu söylemişti. Demek ki hiç bakmamış, hiç incelememiş. Şikayetçiyim kendisinden çünkü böyle bir dünyaya ben özürlü çocuğu getirmek istemezdim. Bize söz hakkı tanısaydı, biz de doktorun yanına tam yok deme zamanında gitmişiz. Yani bir gebeliğe son verebilirdik bizi bilgilendirseydi, istemiyoruz diyebilirdik. Bize sağlamdır dedi, her şey yolundadır dediği için biz bir seferde bunu öğrendik. Bu davayı açmamızın amacı da bizim gibi diğer aileler doğumhanenin önünde mağdur olmasın. Daha önceden bilgi sahibi olsunlar. Doktorlar da kendi işini dürüst bir şekilde yapsın, sonuçta burada bir çocuğun hayatı söz konusu. Kimsenin bizim yerimizde olmasını, bizim gibi mağdur olmasını istemiyoruz. Sosyal medyadaki haberlerin tamamı yanlış doktor diyor ben imzalı kağıt vermişim, üç sefer söylemişim, Allah’tan geleni kabul ederiz demiş. Bunların hepsi yalan, elinde zaten öyle bir evrak olmuş olsaydı mahkeme bu kararı vermezdi’’ diye konuştu.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 12:49
Elazığ’da sağlık tesisleri değerlendirildi
Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından birinci basamak sağlık tesislerinin ihtiyaç ve sorunlarının ele alındığı bir değerlendirme toplantısı düzenlendi. İl Sağlık Müdürü Dr. Emrah Gecekuşu başkanlığında birinci basamak sağlık tesislerinin ihtiyaç ve sorunlarının ele alındığı bir değerlendirme toplantısı düzenlendi. Hizmet başkanları, idareciler, taşınır kayıt kontrol yetkilileri ve satın alma personellerinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda birinci basamak sağlık tesislerinin demirbaş ve tıbbi sarf malzeme ihtiyaçlarının belirlenmesi ve temini konularında görüş alışverişinde bulunuldu.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 12:44
Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nin hizmetleri değerlendirildi
Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nde 2025 yılında sunulan hizmetlerin ele alındığı bir değerlendirme toplantısı düzenlendi. Elazığ İl Sağlık Müdürü Dr. Emrah Gecekuşu başkanlığında Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nde 2025 yılında sunulan hizmetlerin ele alındığı bir değerlendirme toplantısı düzenlendi. Hizmet başkanları, idarecileri, hastane yönetimi ve ilgili birim sorumlularının katılımıyla gerçekleştirilen toplantı sırasında 2025 yılında sunulan hizmetler, karşılaşılan sorunlar, personel durumu ve 2026 yılında planlanan çalışmalar hakkında bilgi ve görüş alışverişinde bulunuldu.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 12:36
’Prostat büyümesi her zaman ameliyat gerektirmez’
İyi huylu prostat büyümesinin yaşla birlikte doğal bir süreç olduğunu belirten Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Çağlar Yıldırım, "Sıvı alımının dengelenmesi, beslenme düzenlenmesi ve kabızlık varsa bunun giderilmesi tedavinin temelini oluşturur. Bu aşamadan sonra ilaç tedavileri devreye girer. Prostat dokusunu gevşeterek idrar kanalını rahatlatan ilaçlar, hacim küçültücü tedaviler ve bazı bitkisel içerikler kullanılabiliyor. Her prostat büyümesi tedavi gerektirmez, tedavi gerektiğinde de her zaman cerrahiye başvurulmaz" dedi. Liv Hospital Samsun Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Çağlar Yıldırım, prostatın tüm erkeklerde mesane çıkışında yer alan ve bazı salgı görevleri bulunan bez yapısında bir organ olduğunu belirtti. İyi huylu prostat büyümesinin tek başına bir hastalık olmadığını ifade eden Opr. Dr. Yıldırım, bunun yaşlanma ile ortaya çıkan doğal bir değişiklik olduğunu söyledi. Opr. Dr. Yıldırım, "Ortalama 20 gram civarında olan prostat dokusu, ilerleyen yaşla birlikte 25–30 gramın üzerine çıktığında prostat büyümesinden söz edilir. Her büyüme hastalık anlamına gelmez" açıklamasında bulundu. "Belirtiler başladığında hastalık haline geliyor" Prostatın içinden idrar kanalının geçtiğini hatırlatan Opr. Dr. Yıldırım, "Büyüme bu kanala baskı yapması halinde şikâyetler ortaya çıkar. Eğer büyüme idrar akımını bozacak seviyeye ulaşırsa hastalık belirtileri başlar ve bu aşamada tedavi gerekliliğini değerlendiririz. İyi huylu prostat büyümesi yaşla birlikte neredeyse tüm erkeklerde görülür. Erkeklerin yaklaşık yarısında tedavi ihtiyacı gelişir. Yaklaşık yüzde 15’inde ise cerrahiye ihtiyaç duyulur" şeklinde konuştu. "Tedavi her zaman ameliyat anlamına gelmez" Tedavide ilk basamağın yaşam tarzı değişiklikleri olduğunu vurgulayan Opr. Dr. Yıldırım, "Sıvı alımının dengelenmesi, beslenme düzenlenmesi ve kabızlık varsa bunun giderilmesi tedavinin temelini oluşturur. Bu aşamadan sonra ilaç tedavileri devreye girer. Prostat dokusunu gevşeterek idrar kanalını rahatlatan ilaçlar, hacim küçültücü tedaviler ve bazı bitkisel içerikler kullanılabiliyor. Her prostat büyümesi tedavi gerektirmez, tedavi gerektiğinde de her zaman cerrahiye başvurulmaz" diye konuştu. "Cerrahi kararında net kriterler var" Cerrahi tedavi kararının belli kriterlere göre verildiğini vurgulayan Opr. Dr. Yıldırım, "İşeme yalnızca prostatla ilgili değildir. Mesanenin kasılma gücü ve idrar kanalının durumu da önemlidir. Bu nedenle ameliyat öncesi bazı hastalarda mesane ve idrar kanalını kamera ile inceleyerek mekanik tıkanıklığı netleştirmek isteriz" ifadelerini kullandı. Yıldırım, tedaviye direnç, tekrarlayan enfeksiyonlar, kanama, idrar tıkanıklığı, böbrek yetmezliği veya mesane taşı gibi durumların cerrahiye yaklaştıran faktörler olduğunu söyledi. "Lazer ameliyatlar öne çıkıyor" Günümüzde iyi huylu prostat büyümesinde en güncel cerrahi yöntemlerin lazerle yapılan ameliyatlar olduğunu belirten Op. Dr. Yıldırım, "Kullanılan lazer tipine göre HOLEP, THULEP veya BIPOLEP adını alan bu yöntemlerde, prostatı portakal gibi düşünürsek kabuğu bırakıp iç dokuyu tamamen çıkarıyoruz. Bazı hastalarda su buharı yöntemi olan REZUM, çok büyük prostatlarda ise açık prostatektominin tercih edilebilir" dedi. "HOLEP ve THULEP altın standart olma yolunda" HOLEP ve THULEP ameliyatlarının iyi huylu prostat büyümesinde kapalı cerrahide altın standart olma yolunda ilerlediğini söyleyen Opr. Dr. Çağlar Yıldırım, bu yöntemlerin idrar kanalından endoskopik olarak yapıldığını ifade etti. "Bu ameliyatlarda kanama daha azdır, daha fazla doku çıkarıldığı için yeniden ameliyat ihtiyacı düşüktür. Hastanede ve sondalı kalış süresi kısalır" diyen Opr. Dr. Yıldırım, lazer enerjisinin çevre dokulara zarar vermemesi sayesinde sinir hasarının neredeyse hiç görülmediğini, sertleşme fonksiyonlarının korunduğunu da vurguladı. Kan sulandırıcı ilaç kullanan bazı hastalarda bu ilaçları kesmeden dahi ameliyat yapılabildiğini belirten Opr. Dr. Yıldırım, yöntemin önemli avantajlar sunduğunu sözlerine ekledi.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 12:29
"Serviks kanseri düzenli tarama ve aşı ile önlenebilir"
Liv Hospital Gaziantep Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayça Bozoklar Nuh, serviks kanseri ile ilgili bilgi verdi. Serviks kanserinin günümüzde tarama programları ve aşılama sayesinde önlenebilir kanserler arasında yer aldığını söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayça Bozoklar Nuh, "Serviks kanseri, düzenli tarama testleri ve HPV aşısı sayesinde büyük oranda önlenebilen bir kanser türüdür. Smear testi ve HPV DNA taramaları ile kanser henüz gelişmeden önce ortaya çıkan hücresel değişiklikleri tespit etmek mümkündür. "HPV aşısı, özellikle cinsel yaşam başlamadan önce uygulandığında en yüksek koruyuculuğu sağlar" dedi. Ocak ayının dünya genelinde Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri Farkındalık Ayı olarak anıldığını hatırlatan uzmanlar, erken tanı ve koruyucu sağlık uygulamalarının serviks kanserini büyük ölçüde önleyebildiğine dikkat çekiyor. Serviks kanserinin günümüzde tarama programları ve aşılama sayesinde önlenebilir kanserler arasında yer aldığını belirten Liv Hospital Gaziantep Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayça Bozoklar Nuh, toplumda farkındalığın artırılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. "En sık nedeni HPV enfeksiyonu" Serviks kanserinin en önemli nedeninin cinsel yolla bulaşan Human Papilloma Virüsü (HPV) olduğunu ifade eden Op. Dr. Ayça Bozoklar Nuh, HPV’nin oldukça yaygın bir virüs olduğuna dikkat çekerek, "HPV enfeksiyonlarının büyük bir kısmı bağışıklık sistemi tarafından kendiliğinden temizlenir. Ancak bazı yüksek riskli HPV tipleri kalıcı enfeksiyona yol açabilir ve yıllar içinde serviks kanseri gelişimine zemin hazırlayabilir. Serviks kanseri, düzenli tarama testleri ve HPV aşısı sayesinde büyük oranda önlenebilen bir kanser türüdür. Smear testi ve HPV DNA taramaları ile kanser henüz gelişmeden önce ortaya çıkan hücresel değişiklikleri tespit etmek mümkündür. Bu nedenle herhangi bir şikâyet olmasa dahi kadınların düzenli jinekolojik muayenelerini ihmal etmemesi son derece önemlidir" ifadelerini kullandı. "HPV aşısı güçlü bir koruma sağlıyor" HPV aşısının serviks kanserine karşı etkili bir koruma sunduğunu belirten Op. Dr. Ayça Bozoklar Nuh, aşının ideal olarak cinsel yaşam başlamadan önce yapılmasının önerildiğini ifade ederek, "HPV aşısı, özellikle cinsel yaşam başlamadan önce uygulandığında en yüksek koruyuculuğu sağlar. Ancak ileri yaşlarda da HPV’ye bağlı kanser riskini azaltmada önemli bir rol oynar. Aşı, tarama testlerinin yerine geçmez; ancak koruyucu sağlık yaklaşımının önemli bir parçasıdır" şeklinde konuştu. "Kontroller ihmal edilmemeli" Serviks Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında tüm kadınlara çağrıda bulunan Op. Dr. Ayça Bozoklar Nuh, tarama programlarına katılımın ve doğru bilginin önemine dikkat çekerek, "Tarama programlarına katılmak, HPV aşısı hakkında doğru ve güvenilir bilgi edinmek ve düzenli sağlık kontrollerini aksatmamak, serviks kanserinden korunmada atılabilecek en etkili adımlardır" diye konuştu.
14 Ocak 2026 Çarşamba - 12:16
Uzmanı uyardı: İdrar rengi, o hastalığın habercisi olabilir
Bazı hastalarda belirti göstermeden ilerleyen hastalıklardan biri olan safra taşı rahatsızlığı ile ilgili açıklama yapan Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Erol Çakmak, "Safra kanalına düşen taşlar, ciddi ve hayati riskler oluşturabilir" dedi. Safra taşı rahatsızlığının büyük kısmının belirti vermeden ilerlerken çoğu zaman tesadüfen fark ediliyor. Özellikle sarılık ve idrar renginde koyulaşma gibi bulgular safra yollarında tıkanıklığın işareti olabiliyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Erol Çakmak, safra taşlarının çoğu hastada herhangi bir belirtiye yol açmadığını belirterek bu durumun hastalığın masum olduğu anlamına gelmediğine dikkat çekti. Safra kesesinin, karaciğerin altında yer alan ve sindirime yardımcı olan safrayı depolayan armut şeklinde bir organ olduğunu ifade eden Prof. Dr. Erol Çakmak, "Safra taşları, safranın içeriğinde bulunan kolesterolün kristalleşmesi sonucu zamanla oluşur. Safrada aşırı kolesterol veya bilirubin bulunması ya da safra kesesinin yeterince boşalamaması taş oluşumuna neden olabilir. Safra taşlarının büyük bir kısmı belirti vermez ve çoğu zaman ultrasonografik incelemeler sırasında tesadüfen tespit edilir" dedi. "İdrar rengindeki değişim önemli bir uyarı olabilir" Safra kesesi içerisindeki taşların, safra kesesi çıkışını tıkaması ya da safra kanalına düşmesi durumunda çeşitli şikâyetlerin ortaya çıkabileceğini vurgulayan Çakmak, "Bu durumlarda karın ağrısı, sarılık, idrar renginin kırmızı veya kahverengiye dönmesi, ateş, üşüme, titreme, bulantı ve kusma gibi belirtiler görülebilir. Safra kanalına düşen taşlar, pankreasın iltihabi hastalığı olan akut pankreatite yol açarak ciddi ve hayati riskler oluşturabilir" ifadelerine yer verdi. Zorlu safra taşı vakalarında lazer destekli tedavi Safra taşı tanısında; muayene bulgularının yanı sıra kan ve idrar tetkikleri, ultrasonografi, gerekli durumlarda bilgisayarlı tomografi ve MR gibi görüntüleme yöntemlerinin kullanıldığını belirten Prof. Dr. Çakmak, "Safra kesesi hastalıklarının tedavisinde en sık tercih edilen yöntem laparoskopik cerrahidir. Safra kesesi ameliyatlarının yüzde 5’inden daha azı açık cerrahi ile yapılmaktadır. Safra kanalına taş düşmesi durumunda ERCP yöntemiyle ağızdan girilerek endoskopik olarak taş çıkarılmaya çalışılır. Ancak bazı zorlu taşlar bu yöntemle çıkarılamayabilir." Son yıllarda geliştirilen kolanjioskop cihazının bu noktada önemli bir avantaj sağladığını ifade eden Çakmak, "Ucu yaklaşık 1 milimetre çapında kamera bulunan bu sistem sayesinde safra yollarını doğrudan görüntüleyebiliyor, zorlu taşları lazerle kırarak çıkarabiliyoruz. Bu yöntem sayesinde hastalar daha büyük ve riskli ameliyatlardan korunmuş oluyor. Bununla beraber bu cihaz ile safra ve pankreas kanallarındaki darlıklar, şüpheli lezyonlar ve tümörler doğrudan görüntülenebiliyor, tanı amaçlı biyopsiler alınabiliyor" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder