Son Dakika
|
Ümraniye’de araca çarpan beton mikseri devrildi: 1 yaralı
İran, İsrail'in merkezini balistik füze ile vurdu
Usta sanatçı Orhan Gencebay, hastaneye kaldırıldı
Antalya Kepez Kaymakamlığında silah sesleri duyuldu
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten İsrail'e Mescid-i Aksa tepkisi!
Liverpool - Galatasaray maçını Szymon Marciniak yönetecek
İsrail’den Lübnan’a "hedefli kara operasyonu"
İsrail ordusu: "Son 24 saatte İran’daki 200’ü aşkın hedef vuruldu"
Son sözü Arda Güler söyledi, Real Madrid farklı kazandı
Trump: "Öyle ya da böyle, Hürmüz Boğazı’nı yakında yeniden açacağız"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Ümraniye’de araca çarpan beton mikseri devrildi: 1 yaralı
Antalya Kepez Kaymakamlığında silah sesleri duyuldu
Liverpool - Galatasaray maçını Szymon Marciniak yönetecek
İsrail’den Lübnan’a "hedefli kara operasyonu"
UEFA Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finalistler belli oluyor
Kazakistan’da seçmenin yüzde 88’i yeni Anayasa’ya "evet" dedi
Tekirdağ’da park halindeki tır alev alev yandı
SAĞLIK
Selendi’de iki mahallenin daha altyapı sorunu tarih oluyor
16 Mart 2026 Pazartesi - 13:34:18
Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, il genelindeki altyapı sorunlarını çözüme kavuşturmak hedefiyle yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. "17 ilçeye eşit hizmet" anlayışıyla çalışmalarını sürdüren MASKİ, Selendi ilçesine bağlı Halılar ve Atatürk mahallelerinde kanalizasyon ve yağmur suyu çalışması başlattı. MASKİ Genel Müdürlüğü, Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen proje kapsamında Selendi ilçesine bağlı Halılar Mahallesi’nde bin 200 metrelik kısmi kanalizasyon hattı ve Atatürk Mahallesine 500 metre yağmursuyu hattı çalışmalarına başladı. Proje kapsamında, yüklenici firma tarafından titizlikle yürütülen toplam 1.700 metrelik çalışmaların tamamlanmasıyla mahallelerde uzun yıllardır süregelen altyapı sorunlarının kalıcı olarak çözüme kavuşacağı belirtildi. "Halk sağlığını tehdit ediyordu" Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı’ndan Harita Teknikeri Fatma Nur, yürütülen çalışmalarla ilgili şu bilgileri verdi: "Halılar Mahallemizin kanalizasyon hattı konusunda ciddi sıkıntıları vardı. Meydandaki fosseptik; yazın koku, kışın ise taşma sorunlarına yol açarak halk sağlığını tehdit ediyordu. Muhtarımız ve mahalle sakinlerinin talepleri üzerine hemen harekete geçtik. Yeni hattımızı ana şebekeye bağlayarak bu sorunu ortadan kaldıracağız. Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu’nun öncülüğünde, halkımızın yaşam kalitesini artırmak için çalışmaya devam edeceğiz." Yıllardır süren altyapı eksikliğinin giderilmesinden dolayı memnuniyetlerini dile getiren vatandaşlardan Akile Utangan, "Yıllardır koku ve taşkın sorunlarıyla mücadele ediyorduk. Evlerimizi dahi havalandıramadığımız zamanlar oluyordu. Şimdi çalışmalar başladı ve hızla ilerliyor. Emeği geçen herkese teşekkürler." derken, Halılar Mahalle Muhtarı Mehmet Ali Gürbüz, "Kış aylarında sürekli taşmalar meydana geliyordu. Yaşadığımız sorunları Başkanımız Besim Dutlulu’ya ilettik. Kendisi sağ olsun, talebimizi çok kısa sürede değerlendirerek ekipleri yönlendirdi. Mahallemiz artık rahat bir nefes alacak." ifadelerini kullandı. Bir başka mahalle sakini Murat Sade ise şunları söyledi: "Fosseptik kuyusu benim bahçemin içerisinde olmasından dolayı ciddi koku ve taşkın sorunlarıyla boğuşuyorum yıllardır. 10 yıldır süregelen bu soruna daha önce çözüm bulunamamıştı. Başkanımız Besim Dutlulu’nun çözüm odaklı yaklaşımı sayesinde sesimiz duyuldu. Çalışmaların tamamlanmasını dört gözle bekliyoruz."
16 Mart 2026 Pazartesi - 13:21
Kalın bağırsak kanseri panelinde kritik uyarılar
1-31 Mart Ulusal Kolorektal Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında 5 farklı branşı tek masada buluşturan Medipol Sağlık Grubu, farkındalık paneliyle güncel tedavi yöntemlerini masaya yatırdı. Tarama programlarından akıllı ilaçlara, kapalı cerrahi avantajlarından beslenme alışkanlıklarına kadar her detayın ele alındığı panelde, kanserden korunmak için 45 yaşından itibaren düzenli kontrolün bir zorunluluk olduğu belirtildi. Kalın bağırsak kanserinde erken tanı ve doğru tedavi planlamasının hayati önem taşıdığına dikkat çekmek amacıyla 1-31 Mart Ulusal Kolorektal Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında önemli bir etkinlik düzenlendi. Medipol Sağlık Grubu tarafından düzenlenen "Kalın Bağırsak Kanseri Farkındalık Paneli", Medipol Mega Üniversite Hastanesi Konferans Salonu’nda yapıldı. Panelin moderatörlüğünü Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Celalettin Haksal üstlenirken; Gastroenteroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yılmaz Bilgiç, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Yıldırım Altınok, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Atakan Topçu ve Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır kolorektal kanserin tarama yöntemlerinden güncel tedavi yaklaşımlarına kadar birçok önemli başlığı farklı disiplinlerin bakış açısıyla ele aldı. Kanserden korunmak için sağlıklı yaşam önemli Kanserden korunmada yaşam tarzının büyük rol oynadığını belirten Prof. Haksal, "Özellikle beslenme ve düzenli hareketçok önemli. Ortalama 1,5 ila 2 litre su tüketimi vücut için oldukça önemlidir. Bunun yanında lif açısından zengin gıdalarla beslenmek ve hayvansal ağırlıklı beslenmeden mümkün olduğunca uzak durmak gerekir. Sedanter yaşam birçok hastalık için risk oluşturuyor" dedi. Kolon ve rektum kanseri ameliyatlarında kapalı yöntem avantaj sağlıyor Kolon ve rektum kanseri ameliyatlarında uygulanan yöntemlere de değinen Prof. Haksal, "Bazı durumlarda hastalarda "stoma" olarak bilinen torba uygulaması gerekebiliyor. Bu durum özellikle rektum bölgesindeki tümörlerin konumuna göre değişebilir. Çoğu vakada torbanın geçicidir. Günümüzde kapalı yöntemle yapılan ameliyatlarda hastalar daha az ağrı hisseder, daha erken ayağa kalkabilir ve günlük yaşamlarına daha hızlı dönebilir. Açık ameliyatlarda iyileşme süresi daha uzun olurken kapalı cerrahi sayesinde hastanede kalış süresi de ortalama 5-7 günlere kadar düşebilmektedir. Ameliyat sonrasında hastaların erken dönemde yürütülmesi ve beslenmeye kademeli olarak başlanması iyileşme sürecini olumlu yönde etkiliyor" ifadelerini kullandı. Yaş sınırı 45’e çekildi Kolon kanserinde taramanın büyük önem taşıdığını belirten Prof. Bilgiç, "Son yıllarda kolonoskopi tarama yaşı erkene çekildi. Daha önce 50 yaş üzerindeki bireylere önerilen taramalar artık 45 yaşından itibaren yapılmasını tavsiye ediyoruz. Özellikle ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunan kişilerde risk daha yüksek olabiliyor. Kolonoskopi sırasında eğer polip tespit edilirse büyüklüğü ve yayılımı incelenir ve buna göre tedavi planı yapılır. Aynı zamanda hastanın bir sonraki tarama zamanını da buna göre belirliyoruz. Hareketsiz yaşam tarzı, liften fakir ve yağdan zengin beslenme, obezite ve aile öyküsü kolon kanseri için önemli risk faktörleri arasında yer alıyor" şeklinde konuştu. Rektum kanserinde ameliyat öncesi ışın tedavisi Rektum kanserinde tedavi sürecinin çoğu zaman ameliyat öncesinde planlandığını belirten Doç. Altınok, "Işın tedavisi tümörü küçültmek amacıyla uygulanıyor. Hastaları öncelikle ayrıntılı şekilde değerlendiriyoruz ve hastalığın evresine göre tedavi planı oluşturuluyor. Ameliyat öncesinde uyguladığımız radyoterapi ile tümörün boyutunu küçültmeyi hedefliyoruz. Bu sayede cerrahi işlem daha kontrollü ve daha küçük bir kesiyle gerçekleştirilebiliyor. Tedavi sürecini bilgisayar destekli planlama ile hazırlıyoruz. Hangi bölgenin ışınlanacağı detaylı olarak belirleniyor ve işlem kısa sürede tamamlanıyor.Işın tedavisi yalnızca hedeflenen bölgede etkili oluyor. Bazı yan etkiler görülebilse de bunlar çoğu zaman hastaların tolereedebileceği düzeyde oluyor ve tedavi sürecinde hastalar günlük yaşamlarına büyük ölçüde devam edebiliyor" dedi. Kolon kanserinde erken evrede tedavi şansı yüksek Kolon kanserinin erken evrede yakalandığında tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunu belirten Doç. Topçu, "Hastalık dünya genelinde en sık görülen kanser türleri arasında yer alıyor. Özellikle tarama yöntemleri sayesinde hastalık erken evrede tespit edilebiliyor. Kolon kanseri erken evrede yakalandığında yalnızca cerrahi tedavi ile tamamen kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Bu nedenle tarama programları büyük önem taşıyor. Evre 1 hastalarda genellikle kemoterapiye ihtiyaç duyulmaz. Evre 2’de ise bazı hastalarda ek tedavi gerekebilir. Daha ileri evrelerde ise kemoterapi ile birlikte hedefe yönelik akıllı ilaçlar da tedavi seçenekleri arasına girebilir. Kolorektal kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi yöntemleri günümüzde daha yönetilebilir hale geldi. Bu nedenle hastaların tedavi sürecini mutlaka hekim kontrolünde yürütmeleri gerekiyor" diye konuştu. Pet tetkikleri tanıda yol gösterici olabilir Kanser hastalıklarının değerlendirilmesinde kullanılan görüntüleme yöntemlerinin önemli bilgiler sağlayabildiğini belirten Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır, PET tetkiklerinde verilen radyasyon dozunun genellikle düşük seviyelerde olduğunu söyledi. Dr. Çakır, özellikle çocuklarda gereksiz radyasyon maruziyetinden kaçınılması gerektiğini vurgulayarak "Bu tetkiklerde verilen radyasyon dozları oldukça düşüktür ancak yine de çocuk hastalarda mümkün olduğunca dikkatli davranmak gerekir. Eğer alternatif bir bakım seçeneği varsa, tetkik sırasında çocuğun yanında başka bir yakının bulunması tercih edilebilir" dedi. Gebelerde ise radyasyon konusunun çok daha hassas bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dr. Çakır, gerekli durumlarda görüntüleme yöntemlerinin dikkatle planlandığını ifade etti.
16 Mart 2026 Pazartesi - 12:32
Usta sanatçı Orhan Gencebay, hastanede tedavi altında
Yüksek ateş şikayetiyle hastaneye başvuran usta sanatçı Orhan Gencebay, koronavirüs şüphesiyle müşahede altına alındı. Gencebay’ın tedavisine hastanede devam ediliyor.
16 Mart 2026 Pazartesi - 11:56
Minik Esila için sağlıkçılar tek yürek oldu
Eskişehir’de sağ kulağında mikrotia bulunan 8 yaşındaki Esila Yetim, Sağlık-Sen’in desteğiyle 23 Haziran’da ameliyat olacak. Esila Yetim’in , Kulak kepçesinin doğuştan tam gelişmemesi, küçük kalması veya hiç oluşmaması olarak tanımlanan mikrotia anomalisi ile dünyaya geldi. Ailesinin tedavi için yıllarca kapı kapı dolaştığı Esila için Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanlığı harekete geçti. Sendikadaki sağlık çalışanlarının görüşmeleri sonucunda, minik Esila’nın Konya’da ameliyat edilmesi için 23 Haziran 2026 tarihine gün alındı. Heyecanla ameliyat tarihini bekleyen aile, bu süreçte kendilerine destek sağlayan herkese teşekkür etti. "Çok mutluyuz ve destek olan herkese teşekkür ediyoruz" Konuyla ilgili konuşan Anne Elif Yetim, "Kızımız doğuştan Mikrotia Tip 3 olarak dünyaya geldi. Ameliyat sürecimiz var. Bu süreçte yardımcı olan ve yanımızda duran herkese çok teşekkür ederim, hepsinden Allah razı olsun. Ameliyat tarihimiz 23 Haziran. Çok mutluyuz ve destek olan herkese tekrar teşekkür ediyoruz" dedi. "Konya’ya gidip ameliyat tarihimizi aldık" Baba Rafet Yetim, "Annem bir vakıfla görüşmüş. Vakıf bize Prof. Dr. Osman Akdağ ile bağlantı kurulabileceğini belirtti. Oradaki arkadaşlar, Sağlık-Sen Şube Başkanımız Hasan Hüseyin Köksal ile görüştüler. Kendisi sağ olsun, bir görüşme ayarladı, sonrasında süreç sonuçlandı. Konya’ya gidip ameliyat tarihimizi aldık ve oradan mutlu bir şekilde döndük" şeklinde konuştu. "İnşallah bir gülen yüz ortaya çıkacak" Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal ise, şunları söyledi: "Durumu öğrenince bir sağlık çalışanı olarak öncelikle İstanbul ve İzmir’de neler yapabileceğimize baktık. Konu bize intikal ettikten sonra önce çocuğumuzu tanıdık, konuyu araştırdık ve bir çalışma başlattık. Ardından bu durumu grubumuzla, özellikle kadın kollarımızla paylaştık. Hem Ramazan ayının maneviyatı hem de Sağlık-Sen’in 6 bin kişilik güçlü üye sayısıyla aileye nasıl destek olabileceğimize dair bir çalışma yürüttük. Emek veren tüm kadınlarımıza ve bağışçılarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah bir gülen yüz ortaya çıkacak ve biz de Sağlık-Sen olarak buna katkı sunmuş olacağız. Önümüzde yaklaşık 6 aylık zorlu bir süreç var. İnşallah Konya’da özel bir klinikte tedavisi başlayacak; 3 aylık yoğun bir tedavi döneminin ardından tekrar şehrimize dönecek. 6 ayın sonunda inşallah çocuğumuzun hayatına sorunsuz bir şekilde devam etmesi planlanıyor. Uzman ekiplerin oluşturduğu güzel bir çalışma grubu var; araştırma yaparak Türkiye’de bu operasyonu gerçekleştiren iki kişiden birine ulaştık. Alanında yetkinliği oldukça yüksek bir isim. İnşallah Esila kızımızın yüzü gülecek."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
14 Mart 2026 Cumartesi- 13:54
Maçta kaleciyle çarpışan genç futbolcunun böbreği parçalandı, ameliyatla hayatı kurtuldu
2
16 Mart 2026 Pazartesi- 12:32
Usta sanatçı Orhan Gencebay, hastanede tedavi altında
3
13 Mart 2026 Cuma- 16:10
Kronik solunum hastalıkları tedavisinde rehabilitasyon programlarıyla nefes kontrolünde olumlu etki
4
15 Mart 2026 Pazar- 10:19
Sağlıklı pişirme yöntemleri besin değerlerini koruyor
5
15 Mart 2026 Pazar- 12:17
Uzmanından sınav kaygısıyla ilgili önemli uyarılar
21 Ocak 2026 Çarşamba - 12:07
Karı koca istikrarla kilolarından kurtuldular
Bursa’da fazla kiloların getirdiği sağlık sorunlarıyla mücadele eden Halil-Fatma Yavaş çifti, 6,5 yıl önce aile hekiminin tavsiyesi ile Sağlık Bakanlığı’na bağlı Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvurdu. Kısa sürede zayıflayıp, sağlık sorunlarından kurtulan Yavaş çifti, aradan geçen zamana rağmen kontrollerini aksatmadan devam ediyor. Yavaş çiftinin sağlıklı zayıflama süreci hakkında açıklamalarda bulunan Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’nde görevli Diyetisyen Umur Doğay Önal, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda hizmet veren Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne, Halil ve Fatma Yavaş’ın yaklaşık 6,5 yıl önce başvurduğunu belirtti. Tiroit ve yüksek tansiyonu bulunan Halil Yavaş’ın 102 kilodan 74 kiloya düşerek, 28 kilo verdiğine dikkat çeken Diyetisyen Önal, "Hafize hanım ise yüksek tansiyon, tiroit, kolesterol yüksekliği ve insülin direnci vardı. 96,5 kilodan 80 kilo 700 grama düşerek, 15 kilo 800 gram vermeyi başardı. Her iki danışanımızın da tiroit ve yüksek tansiyon değerleri düzeldi. Kan değerlerinde olumlu gelişmeler gözlemlendi. Araya pandemi girmesine, yaş ve tiroit faktörü olmasına rağmen verdikleri kiloları korudular. Güzel bir başarı gösterdiler" dedi. 6,5 senedir kontrollere devam etmeleri de bu başarıyı pekiştirdiğini sözlerine ekleyen Önal, "Her iki danışanımızı da tebrik ediyorum. Zayıflamak isteyen vatandaşlarımızı Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlıklı hayat merkezlerine bekliyoruz. İnanıyoruz ki sizler de başaracaksınız" şeklinde konuştu. "Gençliğime döndüm" Aile hekimi tarafından sağlıklı hayat merkezine yönlendirildiklerini vurgulayan Halil Yavaş ise, "Burada bize çok yardımcı oldular. 6,5 yıldır devam ediyoruz. İlk zamanlarda çok sıkıntı yaşamaya başlamıştım. Merdiven çıkamıyordum. Yürüyemiyordum. Bir yere gideceksem araçla gidiyordum. Diyetisyenimizin bize önerdiği diyeti uygulayarak, şu anda 75 kilo civarına düşmüş durumdayım. Yürüyüşlerim, hareketlerim rahatladı. Arabaya binesim gelmiyor. Her tarafa yürüyerek gidiyorum. Günlük 10 bin adım atıyorum. Şu anki kilom sayesinde sanki 50 yıl önceki öğrencilik yıllarımı tekrar yaşıyorum. Tekrar o yaşlarımdaki kilolarıma indim. Diyetisyenimizin programına uyduk. Diğer vatandaşlarımızın da bu seviyeye gelmeleri için doktorlarına müracaat edip, bizim gibi devamlı kontrol altına girmelerini tavsiye ediyorum" diye konuştu. "Kilo vermek çok iyi geldi" Tek başına yapamayacağını düşünüp eşi için de sağlıklı hayat merkezinden randevu aldığını dile getiren Fatma Yavaş ise, "Ben 96 kilo ile geldim. Eşim 103 kilo ile geldi. Pandemide herkes kilo aldı. Biz kilo verdik. Diyetisyenimizi hiç bırakmadık, devamlı geldik. Ayaklarım çok ağrıyordu. Artık yürürken, torunumla ilgilenirken, yemek yaparken daha çabuk hareket edebiliyorum. Kilo vermek yaşın getirdiği zorluklara karşı iyi geldi" ifadelerini kullandı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 12:03
ETÜ’de akademik temelli bireysel sağlık danışmanlığı
Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü, bireylerin sağlıklı yaşam alışkanlıklarını geliştirmelerini ve fiziksel aktiviteye bilinçli biçimde yönelmelerini desteklemek amacıyla Bireysel Sağlık Danışmanlığı Hizmeti sunmaya başladı. Akademik temelli olarak yürütülen hizmet, koruyucu ve geliştirici sağlık yaklaşımlarını esas alıyor. Danışmanlık süreci bireylerin yaşam koşulları, fiziksel aktivite düzeyleri, günlük gereksinimleri ve kişisel hedefleri doğrultusunda yapılandırılıyor. Sunulan önerilerin uygulanması ise danışanların kendi tercih ve sorumluluğunda gerçekleştiriliyor. Danışmanlık sürecinde, tıbbi değerlendirme gerektirebilecek riskli durumlar veya "kırmızı bayrak" olarak değerlendirilen belirti ve semptomların saptanması halinde, bireyler danışmanlık sistemine kabul edilmeden ilgili sağlık kuruluşlarına yönlendiriliyor. Bireysel Sağlık Danışmanlığı Hizmeti, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü bünyesinde görev yapan, alanında doktora derecesine sahip öğretim elemanları tarafından yürütülüyor. Akademisyenler, uzmanlık alanlarına göre bireylere özel değerlendirme ve danışmanlık sağlıyor. Görüşmeler, Sağlık Bilimleri Fakültesi bünyesindeki uygun alanlarda veya öğretim elemanlarına tahsis edilen görüşme odalarında gerçekleştiriliyor. Hizmet; nörolojik rehabilitasyondan ortopedik yaklaşımlara, sporcu sağlığı ve performans danışmanlığından pediatrik ve geriatrik rehabilitasyona kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Ayrıca bel, boyun ve postür sağlığına yönelik beden farkındalığı, doğru duruş ve ergonominin günlük yaşama entegrasyonuna ilişkin rehberlik de sunuluyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, üniversitelerin temel misyonlarından birinin topluma katkı sağlamak olduğuna dikkat çekerek: "Sağlık Bilimleri Fakültemiz bünyesinde yürütülen Bireysel Sağlık Danışmanlığı Hizmeti, üniversitemizin akademik bilgi ve uzmanlığını topluma yansıtan uygulamalardan biridir. Bu hizmet aracılığıyla, bireylerin fiziksel aktivite ve sağlıklı yaşamla ilgili konularda daha bilinçli tercihler yapmalarına rehberlik edilmesini amaçlıyoruz. Akademisyenlerimizin uzmanlık alanları doğrultusunda sunduğu bu danışmanlıkların, toplumda sağlık farkındalığının güçlenmesine katkı sağlayacağına inanıyorum" diye konuştu.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 12:03
İnegöl Belediyesi’nden ücretsiz hastane servisi
İnegöl Belediyesi, kronik hastalığı bulunan ve hastalıkları süreklilik arz eden vatandaşlar için Bursa’daki hastanelere ulaşımı kolaylaştırmak adına "Ücretsiz Hastane Servisi" uygulaması kapsamında 2025 yılında 302 sefer düzenledi, 5400 hastanın ücretsiz transferini sağladı. İnegöl Belediyesi, kronik hastalığı bulunan ve tedavileri kapsamında Bursa’daki hastanelere düzenli olarak gitmek zorunda olan vatandaşlara yönelik önemli bir sosyal destek hizmeti olan "Ücretsiz Hastane Servisi" uygulamasını sürdürüyor. Tedavisi süreklilik arz eden vatandaşların ulaşım sorununu ortadan kaldıran uygulama kapsamında 2025 yılında 302 ayrı sefer düzenlendiği ve toplamda 5 bin 400 vatandaşın ücretsiz transferinin sağlandığı duyuruldu. Hafta içi her gün ücretsiz ulaşım imkanı İnegöl Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda sunduğu bu hizmetten hafta içi her gün faydalanmak mümkün. Servisler, belirlenen gün ve saatlerde İnegöl’den Bursa’daki hastanelere ücretsiz olarak ulaşım sağlıyor. Uygulama kapsamında; Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri saat 07.00’de Ziraat Bankası önünden hareket eden servisler Bursa Şehir Hastanesi ile Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne ulaşım sağlıyor. Salı ve Perşembe günleri ise saat 08.00’de yine Ziraat Bankası önünden kalkan servisler Bursa Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne hasta taşımacılığı gerçekleştiriyor. Bir gün öncesinden telefonla kayıt yaptırmak yeterli Ücretsiz hastane servisi hizmeti, kronik hastalığı bulunan veya tedavisi süreklilik gerektiren vatandaşlara yönelik olarak sunuluyor. İnegöl Belediyesi’ne ait araçlarla gerçekleştirilen ulaşım hizmeti sayesinde vatandaşlar hem maddi yükten kurtuluyor hem de güvenli ve konforlu bir şekilde sağlık kuruluşlarına ulaşıyor. Bu uygulamadan faydalanmak isteyenlerin bir gün öncesinden 153 Çözüm Merkezini arayıp kayıt oluşturması yeterli. "Önceliğimiz hemşehrilerimizin hayatını kolaylaştırmak" Uygulamaya ilişkin açıklamalarda bulunan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, insan odaklı hizmet anlayışıyla hareket ettiklerini ve özellikle sağlık alanında vatandaşların hayatını kolaylaştırmanın önemine dikkat çekti. İnegöl Belediyesi’nin ücretsiz hastane servisi uygulamasının vatandaşlar tarafından da memnuniyetle karşılandığını kaydeden Başkan Taban "İnegöl Belediyesi olarak en büyük önceliğimiz, hemşerilerimizin hayatını kolaylaştırmak ve her şartda onların yanında olmaktır. Özellikle sağlık gibi hayati bir konuda, kronik hastalığı bulunan vatandaşlarımızın tedavi süreçlerinde yaşadığı ulaşım sıkıntılarını biliyoruz. Bu nedenle, onlara ücretsiz hastane servisi desteği sunarak, sadece bir ulaşım hizmeti değil; aynı zamanda gönüllere dokunan, güven veren bir destek sağlamayı amaçlıyoruz. Bizler için her vatandaşımız çok değerli. Hastalıkla mücadele eden hemşehrilerimizin yanında olmak, onların yükünü biraz olsun hafifletmek, sorumluluğumuzun ve insanlık görevimizin gereğidir. Onların sağlıklarına kavuşmaları için gereken desteği sağlamak, bizlerin en büyük mutluluğudur. İnegöl Belediyesi olarak sosyal belediyecilik anlayışımızla, her zaman vatandaşımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Zor zamanlarda destek olmak, dayanışmanın ve gerçek hizmetin en güzel örneğidir. Bu hizmetimizin, kronik hastalarımıza ve ailelerine biraz olsun rahatlık getirmesini temenni ediyorum" dedi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 11:31
Dr. Aytekin: "Rahim ağzı kanserinden erken tanı ile hayat kurtarmak mümkün"
Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Elif Kuşçu Aytekin, rahim ağzı kanseri ile ilgili bilgi verdi. Dr. Aytekin, "Rahim ağzı kanseri, rahmin alt kısmında yer alan ve "serviks" olarak adlandırılan bölgede gelişen ciddi bir kanser türüdür. Dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanserler arasında yer alan rahim ağzı kanserinin en önemli nedeni, HPV (Human Papilloma Virüsü) enfeksiyonudur. HPV virüsü çoğu zaman belirti göstermeden vücuda yerleşebilir ve uzun yıllar fark edilmeden ilerleyebilir. Bu durum, düzenli taramaların hayati önemini daha da artırmaktadır" dedi. Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Elif Kuşçu Aytekin, rahim ağzı kanserine karşı farkındalığın artırılması gerektiğini belirterek, "Smear testi ve HPV taramaları, rahim ağzı kanserinin henüz belirti vermeden önce oluşmasını sağlar. Erken dönemde teşhis edilen vakalarda tedavi başarısı son derece yüksektir. Bu nedenle kadınların herhangi bir şikayeti olmasa bile düzenli aralıklarla jinekolojik kontrollerini yaptırmaları büyük önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi. "Rahim ağzı kanserinde belirtiler önemli" Op. Dr. Elif Kuşçu Aytekin, "Rahim ağzı kanseri ilerleyen evrelerde bazı belirtilerle kendini gösterebilir. Anormal vajinal kanamalar, ilişki sonrası kanama, adet dönemleri dışında lekelenmeler, pelvik ağrı, kasık bölgesinde rahatsızlık hissi ve adet düzeninde değişiklikler en sık karşılaşılan uyarıcılar arasında yer almaktadır. Ancak hastalık erken evrede çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiği için, yalnızca şikayetlere bağlı kalmadan tarama testlerinin yapılması hayati önem taşır" dedi. Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Elif Kuşçu Aytekin rahim ağzı kanserinin belirterek, çok eşli olmak, cinsel ilişkiye 20 yaşından önce başlanmak, sigara içmek, bağışıklık sisteminin zayıf olması, böbrek veya karaciğer nakilli olmak, genital organlarda viral ve bakteriyal enfeksiyonların sıkça görülmesi, çok sayıda doğum yapmak, tarama testlerini düzenli yaptırmamak olduğunu ifade etti. Rahim ağzı kanserinin teşhisinde Smear testi Op. Dr. Elif Kuşçu Aytekin, "Smear testi, rahim ağzı hücrelerinde oluşabilecek anormal değişiklikleri tespit etmek amacıyla yapılan, kolay ve güvenilir bir tarama yöntemidir. Jinekolojik muayene sırasında rahim ağzından özel bir fırça yardımıyla hücre örneği alınır. İşlem genellikle ağrısızdır ve birkaç dakika içerisinde tamamlanır. Sağlıklı bir sonuç alınabilmesi için testin adet döneminde yapılmaması önerilmektedir. Türkiye’de 21-29 yaş arası evli kadınlara üç yılda bir Smear testi önerilmektedir. Ancak doktorun gerekli görmesi halinde bu aralık daha sık olabilir. 30 yaş ve üzerindeki kadınlarda ise Smear testine ek olarak HPV testi de mutlaka yapılmalıdır. Çünkü HPV taraması, kanser gelişme riski yüksek olan kadınların erken dönemde tespit edilmesini sağlar" diye konuştu.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 11:12
Nazilli’de kadınlar güne sporla başlıyor
Aydın’ın Nazilli ilçesinde düzenlenen grup çalışmalarıyla sağlıklı yaşam bilinci güçlendirilirken, fiziksel aktivitenin günlük hayattaki önemi uygulamalı eğitimlerle anlatılıyor, kadınlar ise güne sporla başlıyor. Sağlıklı ve aktif bir yaşamın teşvik edilmesi amacıyla Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki Cumhuriyet Sağlıklı Hayat Merkezi’nde yürütülen grup çalışmaları devam ediyor. Düzenlenen etkinliklerde, hareketli yaşam alışkanlığının bireylerin hem bedensel hem de ruhsal sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekiliyor. Fizyoterapistler eşliğinde gerçekleştirilen çalışmalarda, günlük yaşamda kolaylıkla uygulanabilecek fiziksel aktiviteler hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Katılımcılara, düzenli hareket etmenin kas-iskelet sistemini korumadaki rolü, duruş bozukluklarının önlenmesi ve yaşam kalitesinin artırılmasına katkıları aktarıldı. Bilgilendirmenin ardından gerçekleştirilen uygulamalı bölümde, temel egzersiz hareketleri katılımcılarla birlikte yapıldı. Uzmanlar tarafından doğru hareket teknikleri gösterilirken, sağlıklı yaşamın sürdürülebilir hale gelmesi için fiziksel aktivitenin yaşamın bir parçası olması gerektiği vurgulandı. Gerçekleştirilen çalışmalarla, toplumda sağlıklı yaşam farkındalığının artırılması ve bireylerin daha aktif bir yaşam tarzına yönlendirilmesi hedeflenirken, Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada "Cumhuriyet Sağlıklı Hayat Merkezinde fizyoterapistlerimiz tarafından grup eğitimlerimiz devam ediyor. Bu kapsamda Fizyoterapistlerimiz tarafından gruplarımıza ’Fiziksel Aktivite Danışmanlığı’ verildi. Danışmanlık sonrası uygulamalı olarak hareketler gösterilip, hareketler hep birlikte yapıldı" ifadeleri yer aldı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 11:10
Elazığ’da 14 yaşındaki çocuk, ‘Kunduracı göğsü’ hastalığından kurtuldu
Elazığ’da göğüs kafesinde ileri derecede kunduracı göğsü deformitesi bulunan hasta Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesinde yapılan operasyonla sağlığına kavuştu. Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi Göğüs Cerrahisi polikliniğine müracaat eden 14 yaşındaki Ali Eymen Bulut’a doktorlar tarafından Kunduracı Göğsü (Pectus Excavatum) teşhisi koyuldu. Tedavi süreci başlayan Bulut Göğüs Cerrahi Kliniği Opr. Dr. Çağlayan Atakan Bilgin tarafından ameliyat edilmeye karar verildi. Yapılan ameliyat neticesinde hastanın göğüs duvarına çelik bir bar yerleştirildi. Göğüs kafesi deformitesinde bariz düzelme görünen hasta, bir süre hastanede tedavi edildikten sonra taburcu edildi. Hasta hakkında bilgiler veren Göğüs Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Çağlayan Atakan Bilgin, "Hastamız 14 yaşında. Bize göğüs bölgesinde ağrı, nefes darlığı şikayetiyle başvurdu. Yaptığımız testlerde hastalığının Pectus Excavatum olduğunu tespit ettik. Pectus Excavatum göğüs ön duvarı deformiteleri içerisinde en sık görülenidir. Kliniğimizde de bu hastalık için modifiye Nuss prosedürü ameliyatı uygulamaktayız. Ameliyatımız göğüs ön duvarının en çökük olduğu yerden bir titanyum bar yerleştirilmesi ve her iki tarafa sabitlenmesiyle sonuçlanmaktadır. Hastanın nefes alışverişi, kalp ritimleri ve genel eforu düzelmektedir. Kliniğimizde bu ameliyat ücretsiz bir şekilde özel hastane konforunda yapılmaktadır. Hastalığımız aynı zamanda halk arasında kunduracı göğsü olarak bilinmektedir. Hastalarımızın ameliyatı sonucunda hem fiziksel semptomlar hem de estetik kaygılar giderilmektedir. Hastanemize hastamıza, tüm ekibimize çok teşekkür ediyorum" dedi. Hastanın Babası Ahmet Bulut ise "Oğlumun göğüs ağrısı ve nefes darlığı vardı. Göğsünün biraz içe çökük olduğunu biz geç fark ettik. Biraz araştırdıktan sonra kunduracı göğsü olarak tabir eden hastalık olduğunu öğrendik. Randevu alarak Çağlayan hocamıza muayene olduk. Hocamız ilk muayenede teşhisi koydu. Bize hastalık hakkında açıklayıcı ve net bilgiler verdi. Biz de daha sonra ameliyata karar verdik. Ameliyatımız yapıldı. Çok başarılı bir ameliyat geçirdik. Şu anda hastamızın sağlık durumu iyi. Hastane zaten bildiğimiz bir hastane. Teknik imkanları da çok güzel. Şu anda bir sıkıntımız yok" ifadelerini kullandı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 11:04
Manisa’da rahim ağzı kanseri tarama aracı hizmete girdi
Manisa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından temin edilen Mobil Rahim Ağzı Kanseri Tarama Aracı, düzenlenen törenle hizmete alındı. Araçla özellikle kırsal ve ulaşımı zor bölgelerde yaşayan kadınlara ücretsiz tarama hizmeti sunulacak. Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında, toplumda serviks (rahim ağzı) kanseri sıklığını azaltmak ve tarama hizmetlerini daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla Manisa İl Sağlık Müdürlüğü’ne ait Mobil Kanser Tarama Aracı hizmete girdi. İl Sağlık Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen hizmete alım törenine, Manisa Valisi Vahdettin Özkan’ın eşi Dr. Ruhan Özkan da katıldı. Özel olarak dizayn edilen mobil tarama aracıyla, Manisa genelinde özellikle ulaşımı zor olan köy ve kırsal alanlarda erken teşhis amacıyla tarama yapılacak. "Erken tanı ile ölüm oranları ciddi şekilde azaltılabiliyor" Mobil tarama aracına ilişkin bilgi veren Manisa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren, serviks kanserinin kadınlarda dünya genelinde en sık görülen dördüncü kanser türü olduğunu belirtti. Türkiye’de de en sık görülen ilk 10 kanser arasında yer aldığını ifade eden Zeren, tarama yöntemleri sayesinde erken tanı konulduğunda hastalığa bağlı ölüm oranlarının büyük ölçüde azaltılabildiğinin bilimsel olarak kanıtlandığını vurguladı. "30-65 yaş arası kadınlara ücretsiz tarama" Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında serviks kanseri taramasının, 30-65 yaş arasındaki kadınlara 5 yılda bir HPV-DNA testi ile yapıldığını hatırlatan Zeren, bu hizmetin Aile Sağlığı Merkezleri, KETEM’ler, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve mobil tarama araçlarında ücretsiz olarak sunulduğunu söyledi. "Manisa taramada Türkiye’nin en başarılı illerinden" Manisa’nın rahim ağzı kanseri taramalarında Türkiye genelinde başarılı bir konumda olduğunu ifade eden Zeren, "2025 yılında hedef nüfusumuzun yüzde 98’ine ulaşarak 76 bin 577 kadının taramasını gerçekleştirdik. Bu rakamla büyükşehirler arasında en fazla, Türkiye genelinde ise üçüncü en fazla tarama yapan il olduk" dedi. "Kırsal ve dezavantajlı gruplara ulaşılacak" Mobil HPV tarama aracının, kanser taramalarında hizmet ağını genişletmek ve özellikle kırsal bölgelerde yaşayan, sağlık hizmetlerine erişimde zorluk yaşayan vatandaşlara ulaşmak amacıyla Manisa’ya kazandırıldığını belirten Zeren, araçta vatandaşların diğer kanser taramaları hakkında da bilgilendirileceğini ve gerekli yönlendirmelerin yapılacağını söyledi. Serviks kanseri farkındalık ayında hizmete başladı Serviks Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında hizmet vermeye başlayan mobil tarama aracının Manisa’ya hayırlı olmasını dileyen Zeren, erken teşhisin hayat kurtardığını bir kez daha hatırlattı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 10:45
İzmirli gazeteci Hasan Yıldırım, organ nakli için donör bekliyor
Bir süredir yakalandığı siroz hastalığı ile mücadele eden gazeteci Hasan Yıldırım, karaciğer nakli için donör bekliyor. Ulusal bir televizyon kanalının İzmir temsilciliği görevini yapan 58 yaşındaki Hasan Yıldırım, yaklaşık bir sene önce rahatsızlanınca hastaneye başvurdu. Yapılan tetkiklerde siroza yakalandığı ortaya çıktı. Yüksek moralle mesleğini sürdürmeye devam eden, diğer yandan tedavisini de aksatmayan Yıldırım, geçtiğimiz ay Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde cerrahi operasyon geçirdi. Taburcu olan olan Yıldırım, sahadaki görevine geri döndü. Bir süre önce fenalaşan Yıldırım, yeniden hastaneye kaldırılarak yoğun bakıma alındı. Doktorları, Yıldırım’ın organ nakli olması yönünde karar aldı. Karaciğer nakli gerekiyor Yoğun bakımda üç gün geçiren Hasan Yıldırım, ikamet ettiği Buca’daki evinde artık nakil için gelecek sevindirici haberi beklemeye başladı. Ne alkol ne sigara hiçbir kötü alışkanlığı olmadığını belirten Yıldırım, siroz olduğunu duyduğunda çok şaşırdığını ancak moralini yüksek tutarak, doktorlarının da tavsiyelerini dinleyerek mesleğini sürdürmeye devam ettiğini aktardı. Hastalığının ilerlemesi üzerine doktorlarının organ nakline karar verdiğini belirten Yıldırım, tekrar sağlığına kavuşabilmek için karaciğer bağışlayacak donör beklediğini söyledi. Meslek hayatı boyunca organ bağışının önemi ile ilgili çokça haberler yaptığını, farkındalık için yapılan etkinliklere destek verdiğini anlatan Yıldırım, maalesef ailesinden kimsenin nakil için gerekli şartları taşımadığını belirtti. Hem İstanbul’dan hem bir süre bulunduğu Manisa’dan, İzmirli dostlarından yoğun telefon aldığını ifade eden Yıldırım, geçmiş olsun dileğinde bulunan, dualarıyla kendisine destek olan ve moral veren herkese teşekkür etti. Gazetecilikte 36 yılı geride bıraktı Meslek hayatına İstanbul’da bir haber ajansında başlayan Hasan Yıldırım, uzun yıllar polis muhabirliği yaptı. Ailevi sebeplerden ötürü daha sonra Manisa’nın Akhisar ilçesine taşındı. Manisa’da mesleğine devam eden Yıldırım, yaklaşık 10 yıl önce de İzmir’e yerleşti. Yıldırım, halen bir televizyon kanalının İzmir temsilciliği görevine devam ediyor.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 10:13
Prof. Dr. Pekdemir: "Gençlerde ani ölümlerin yüzde 90’ı genetik nedenlerden kaynaklanıyor"
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Pekdemir, genç yaşta meydana gelen ani ölümlerin ve kalp krizlerinin büyük çoğunluğunun genetik nedenlere bağlı olduğunu söyledi. Son dönemlerde genç yaştaki bireylerde kalp krizi sonucu hayatını kaybetme vakalarındaki artışı değerlendiren İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Pekdemir, "Özellikle 15-20 yaş altı grupta meydana gelen ani ölümler çoğu zaman yanlış şekilde kalp krizi olarak değerlendiriliyor. Bu yaş grubunda ani ölümlerin yüzde 90’ı genetik nedenlere bağlıdır" dedi. Koroner arter hastalığının dünya genelinde ölümlerin en önemli nedenlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Pekdemir, "Koroner arter hastalığı kalp damarlarının yaşlanmasına ve kireçlenmesine bağlı gelişiyor. Ancak gençlerdeki ani ölümlerin büyük kısmı genetik faktörlerden kaynaklanıyor. Gençlerde görülen ani ölümlerin nedenleri arasında koroner arter anomalileri, doğuştan kalp kası hastalıkları, hipertrofik kardiyomiyopati, uzun QT sendromu, Brugada sendromu, geçirilmiş viral enfeksiyonlar ve bazı ilaç ya da uyuşturucu kullanımları bulunuyor" ifadelerini kullandı. Yirmili yaş altındaki ani ölümlerin, erişkin yaşta görülen kalp damar tıkanıklığıyla ilişkili olmadığını ve genetik nedenlerle ortaya çıkan bu rahatsızlıkların önceden tespit edilebileceğini kaydeden Prof. Dr. Pekdemir, "Ailelerinde 40-45 yaş altında ani ölüm öyküsü olan gençler, ağır spor ve atletik faaliyetlere başlamadan önce mutlaka kardiyolojik taramadan geçmeli. Basit EKG, fizik muayene ve ekokardiyografi ile risk önceden tespit edilebilir. Böylece genetik bir hastalık varsa önlemler alınabilir ve gerekli tedavi erkenden başlanabilir" diye konuştu.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 10:02
Dyt. Hilal Şahin Güneşsu, bağışıklık sistemini güçlendirmenin yollarını açıkladı
Diyetsen Hilal Şahin Güneşsu, bağışıklık sistemini güçlendirmenin yollarını açıkladı. Güneşsu, vücuda besin alımının, doğumla başlayıp ölümle son bulan ve insan vücudunun gelişimi ile hastalıkların tedavisinde rol oynayan fizyolojik bir süreç olduğunu söyledi. Diyetsen Hilal Şahin Güneşsu, "Uygulanan çeşitli diyetler arasında; Akdeniz tipi diyet, Batı tipi diyet, vejetaryen diyet, Japon diyet, çok düşük kalorili diyet sayılabilir. Bu tarz diyetler, bağırsak florası üzerindeki etkileri ile bağışıklık sistemini de etkileyebilmektedir. Akdeniz tipi diyet olumlu yönde etki ederken, Batı tipi diyet ise olumsuz yönde etki ekmektedir" dedi. Güneşsu, "Vitaminlerden; A vitamini, C vitamini, B grubu vitaminler, E vitamini, D vitamini yine bağışıklık güçlendirici özellikte olup, minerallerden olan çinko, selenyum, demir ve bakır da yine bağışıklığı güçlendirmeye yardımcıdır. Omega 3 ve omega 6, probiyotikler flavonoidler, beta glukarn, ginseng, zerdeçal gibi takviyelerden yararlanmak da yine olumlu etkiler sağlayacaktır. Anlaşılacağı gibi, beslenme ile bağışıklık sistemi etkileşim içerisinde olup, besin öğelerinin uygun dozlarda ve doğru zamanlarda alınması bağışıklığı doğrudan olumlu yönde etkileyecektir" diye konuştu.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 09:49
"Soğuk hava, kas ve eklem ağrılarını tetikliyor"
Soğuk havaların kas ve eklem ağrılarını artırabildiğine dikkat çeken Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Tuğba Baysak Tunçay, "Soğuk havalarda vücut ısısını korumak için yüzeye yakın kan damarları daralır. Bu durum kaslara giden kan akışını azaltır ve kaslarda sertlik ile ağrıya yol açabilir. Soğuk havalarda kas ağrılarını önlemek için ortam ısısına uygun giyinmek ve soğuk hava akımlarından korunmak önemlidir. Hafif günlük hareketler, esneme ve yürüyüşler kan dolaşımını artırarak kas gerginliğini azaltır" dedi. Soğuk havalarda artan kas ve eklem ağrıları yaşam kalitesini düşürebiliyor. VM Medical Park Pendik Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uzm. Dr. Tuğba Baysak Tunçay, kış aylarında kas ağrılarının neden arttığını ve alınması gereken önlemleri anlattı. Sıcaklıkların düşmesiyle birlikte kasların daha gergin ve sert hale geldiğini belirten Uzm. Dr. Tunçay, "Soğuk havalarda vücut ısısını korumak için yüzeye yakın kan damarları daralır. Bu durum kaslara giden kan akışını azaltır ve kaslarda sertlik ile ağrıya yol açabilir. Soğuk kasların daha fazla kasılmasına neden olur. Esnekliği ve hareket kabiliyetini kısıtlayarak, özellikle boyun, omuz, bel ve bacak bölgelerinde ağrılar daha sık görülebilir. Artrit ve fibromiyalji gibi kronik rahatsızlığı olan bireylerde ise soğuk hava ağrıları daha da şiddetlendirebilir" şeklinde konuştu. "Risk altında olan bireyler" Soğuk havaların herkesi etkileyebileceğini ancak bazı gruplarda riskin daha yüksek olduğunu belirten Uzm. Dr. Tunçay, yaşlı bireylerde dolaşım ve kas kütlesinin azalmasının soğuğa karşı hassasiyeti artırdığını ifade ederek şu bilgileri paylaştı: "Uzun süre hareketsiz kalan ofis çalışanları sırt ve kalça bölgelerinde gerginlik yaşayabilir. Spor yapan bireylerde ise yeterli ısınma yapılmadan gerçekleştirilen egzersizler sakatlanmalara yol açabilir. Raynaud sendromu ve otoimmün hastalığı olan kişilerde de soğuk havayla birlikte şikâyetler artabilir." "Isınmadan egzersiz yapmayın" Soğuk havada gergin kasların zorlanmaya daha yatkın olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Tunçay, "Kaslar yeterince ısınmadan yapılan ani hareketler burkulma ve kas yırtılmalarına neden olabilir. Günlük hayatta hızlı yürüyüş veya ağır yük kaldırmak bile risk oluşturabilir" dedi. "Esneme ve kas güçlendirme egzersizleri önemli" Kas ağrılarından korunmada esneme ve güçlendirme egzersizlerinin büyük rol oynadığını belirten Uzm. Dr. Tunçay, "Dinamik esneme hareketleri kasları aktiviteye hazırlar. Hızlı yürüyüş gibi akıcı ve tekrarlayan hareketler kaslara kan, ısı ve oksijen taşıyarak sakatlanma riskini azaltır. Kış aylarında bu egzersizlerin kapalı alanlarda yapılması daha faydalıdır" ifadelerini kullandı. "Günlük önlemlerle kas ağrıları azaltılabilir" Kas ağrılarını önleyebilecek günlük rutinlerden bahseden Uzm. Dr. Tunçay, "Soğuk havalarda kas ağrılarını önlemek için ortam ısısına uygun giyinmek ve soğuk hava akımlarından korunmak önemlidir. Hafif günlük hareketler, esneme ve yürüyüşler kan dolaşımını artırarak kas gerginliğini azaltır. Sıcak banyo ve ısıtma pedleri de rahatlama sağlayabilir" açıklamasında bulundu. Ne zaman uzman hekime danışılmalı? Kas ağrılarının birkaç günden uzun sürmesi, hareket kabiliyetini kısıtlaması veya giderek artması durumunda doktora başvurulması gerektiğine değinen Uzm. Dr. Tunçay, "Altta yatan bir sorun olup olmadığı değerlendirilmelidir. Özellikle tekrarlayan yaralanmaları veya kronik rahatsızlıkları olan bireyler kış aylarında düzenli kontrollerini ihmal etmemelidir" dedi. "Beslenme ve yaşam tarzı önemli rol oynuyor" Kas sağlığının korunmasında beslenme ve yaşam tarzının da etkili olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Tunçay, "Yeterli su tüketiminin kas kramplarını önlemeye yardımcı olur. D vitamini eksikliği ise kas ağrılarına yol açabilir. Takviye kullanımı için mutlaka doktora danışılması gerekir. Ayrıca fast food gibi işlenmiş gıdalar vücutta iltihaplanmayı artırarak kas rahatsızlıklarını tetikleyebilir" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 09:46
İki hafta Gölyaka’da sağlık taraması yapacak
DÜZCE(İHA) – Düzce Sağlık Müdürlüğü tarafından kanser taramalarını yaygınlaştırmak ve daha fazla kişiye ulaşmak için ilçe ilçe, köy köy gezen ekipler ücretsiz sağlık taraması yapılıyor. Düzce Sağlık Müdürlüğü tarafından kanser taramalarını yaygınlaştırmak ve daha fazla kişiye ulaşmak amacıyla; Merkez Toplum Sağlığı Merkezi ekiplerimizce Gölyaka İlçe Devlet Hastanesi önünde konuşlandırılan sağlık tırında tarama gerçekleştiriliyor. İlçede yaşayan 40-69 yaş arası kadınlara meme kanseri, 30-65 yaş arası kadınlara rahim ağzı kanseri, 50-70 yaş arası kadın ve erkekler de bağırsak kanseri taramalarını ücretsiz olarak yaptırabilecek. Kanserin, erken teşhis edildiğinde önlenebilir bir hastalık olduğunu hatırlatarak ekipler Mobil Kanser Tarama tırının 2 hafta boyunca Gölyaka İlçe Devlet Hastanesi bahçesinde bulanacak olan Mobil Kanser Tarama tırına tüm vatandaşlar bekliyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder