Son Dakika
|
Son sözü Arda Güler söyledi, Real Madrid farklı kazandı
Trump: "Öyle ya da böyle, Hürmüz Boğazı’nı yakında yeniden açacağız"
Fatih'te 3 katlı binada yangın çıktı: 1 ölü 5 yaralı
Erdoğan: ''Ülkemizi savaşın içerisine çekmeye çalışanlara karşı dikkatliyiz''
Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti
İETT otobüsü çarptı, hayatını kaybetti
Tahran'da Kudüs Günü yürüyüşü sırasında saldırı meydana geldi
MSB: İran'dan ateşlenen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "ABD yönetimi, AB’yi bölmek istiyor"
Okullarda ikinci ara tatil için son ders zili bugün çalıyor
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Bursa’da çiftlikte yangın: 580 kanatlı hayvan telef oldu
Sergen Yalçın rahatsızlanınca basın toplantısına katılamadı
Netanyahu, öldüğüne dair çıkan iddialara videolu yanıt verdi
Kuveyt’te İtalyan askerlerinin bulunduğu üsse dron saldırısı
Bakan Bak: "Arda Güler’in golü Türk futbolu adına gurur verici"
Hakkâri-Çukurca kara yoluna çığ düştü: Sürücüler yolda kaldı
ABD bayrağı, Karakas'ta 7 yıl aradan sonra ilk kez yeniden göndere çekildi
SAĞLIK
ADÜ Hastanesi’nde hastalara böbrek sağlığı anlatıldı
15 Mart 2026 Pazar - 17:49:42
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi’nde Dünya Böbrek Günü kapsamında toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla bilgilendirme etkinliği düzenlendi. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi bünyesinde kurulan bilgilendirme standında, böbrek sağlığının korunması ve kronik böbrek hastalıklarının erken teşhisine yönelik vatandaşlara bilgi verildi. Nefroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yavuz Yeniçerioğlu ve diyaliz hemşirelerinin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, kurulan stantta hastalar ve hasta yakınlarıyla bir araya gelen sağlık çalışanları böbrek hastalıklarının erken tanısının önemine dikkat çekerek sağlıklı yaşam alışkanlıkları hakkında bilgilendirme yaptı. Vatandaşlara böbrek sağlığını korumaya yönelik öneriler aktarılırken düzenli sağlık kontrollerinin önemine de vurgu yapıldı. Dünya Böbrek Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, kronik böbrek hastalıklarının erken teşhis edilmesinin tedavi sürecinde büyük önem taşıdığı belirtilirken, toplumda böbrek sağlığı konusunda bilinç oluşturulmasının hedeflendiği ifade edildi.
15 Mart 2026 Pazar - 14:08
Sakarya’da glütensiz ürünler tek noktada toplandı
Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından Demokrasi Meydanı’nda hayata geçirilen Çölyak Ürün Satış Noktası, çölyak hastaları ve glüten hassasiyeti bulunan vatandaşlara hizmet vermeye başladı. Açılan merkezde, glütensiz ürünlere ulaşmakta zorlanan vatandaşlar için 120 farklı ürün çeşidi bir arada sunuluyor. Adapazarı ilçesinde bulunan Demokrasi Meydanı’nın bulvar tarafında kurulan satış noktasında, tamamı glütensiz ve katkısız ürünler raflardaki yerini aldı. Temel gıda ihtiyaçlarına yönelik un çeşitleri, makarna ve ekmek gibi ürünlerin yanı sıra; kek, kurabiye, hurma özü, keçiboynuzu özü ve Hindistan cevizi özü gibi yan ürünler de satışa sunuluyor. Özellikle mutfaklarda sıkça ihtiyaç duyulan un çeşitlerinde geniş bir alternatif sağlanan merkezde; mısır, pirinç ve nohut ununun yanı sıra kinoa, fındık ve badem unu gibi ürünler de bulunuyor. Piyasa şartlarına göre daha uygun fiyatlarla satışa sunulan ürünler, glüten hassasiyeti olan bireylerin ihtiyaçlarını tek noktadan karşılamasına imkan tanıyor. Erişim kolaylığı ve ürün çeşitliliği sebebiyle kısa sürede ilgi gören satış noktası, sadece temel gıdalarla sınırlı kalmayıp özel diyet ihtiyaçlarına hitap eden içerikleriyle de hizmet veriyor.
15 Mart 2026 Pazar - 12:17
Uzmanından sınav kaygısıyla ilgili önemli uyarılar
Uzman Klinik Psikolog Gonca Malkoç Arı, sınav kaygısının belirli bir düzeyde normal olduğunu ancak yoğunlaştığında öğrencilerin başarısını olumsuz etkileyebileceğini belirterek, doğru destek ve yöntemlerle bu kaygının yönetilebileceğini söyledi. Psikolog Gonca Malkoç Arı, sınav öncesi belirli düzeyde kaygının performansı artırabileceğini ancak yoğun ve kontrol edilemeyen kaygının öğrencilerin hem akademik başarısını hem de psikolojik sağlığını olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Kaygının insan yaşamının doğal bir parçası olduğunu ancak özellikle sınav dönemlerinde yoğunlaşan kaygının kontrol edilememesi durumunda bir kaygı bozukluğuna dönüşebileceğini belirten Arı, "Sınav öncesi hissedilen belirli düzeyde kaygı performansı artırabilir. Ancak bu duygu yoğun, sürekli ve kontrol edilemez hale gelirse hem akademik başarıyı hem de psikolojik sağlığı olumsuz etkiler" dedi. Sınav kaygısı nedir? Öğrencinin performansını gerçek potansiyelinin altında göstermesine neden olan yoğun endişe hali olduğunu belirten Arı, özellikle ergenlik dönemindeki öğrencilerde bu durumun daha sık görüldüğünü ifade etti. Psikolog Arı, "Sürekli, ’Ya başaramazsam’, ’Ya rezil olursam’ gibi düşünceler öğrencinin zihnini meşgul eder. Bu durum dikkat ve konsantrasyonu düşürür, bilgiyi hatırlamayı zorlaştırır" diye konuştu. Ne zaman sorun haline gelir? Sınav kaygısının bazı durumlarda profesyonel destek gerektirebileceğini söyleyen Arı, şu belirtilere dikkat çekti: "Günler hatta haftalar önce başlayan yoğun endişe, uykusuzluk, mide bulantısı ve karın ağrısı gibi fiziksel belirtiler, ders çalışmayı sürekli erteleme ya da tamamen kaçınma, sınav anında zihnin boşalması. Sınav kaygısı kısa süreli ve durumsal olabilir ancak bu kaygı hayatın diğer alanlarına da yayılıyorsa ve kişi sürekli bir başarısızlık beklentisi içindeyse, burada kaygı bozukluğundan söz edebiliriz." Ailelere önemli uyarı Klinik uygulamalarda en sık karşılaşılan kaygı sorunlarının yaygın kaygı bozukluğu, panik atak, sosyal kaygı ve obsesif kompulsif belirtiler olduğunu belirten Uzm. Klinik Psikolog Gonca Malkoç Arı, sınav dönemlerinin bu rahatsızlıkları tetikleyebildiğini ifade etti. Aile tutumlarının sınav kaygısı üzerinde belirleyici olduğuna dikkat çeken Arı, "Sürekli başarı odaklı ve kıyaslayıcı bir yaklaşım çocuğun kaygısını artırır. Destekleyici, anlayışlı ve süreç odaklı bir yaklaşım ise kaygıyı azaltır" ifadelerini kullanarak kaygı bozukluklarının tedavi edilebilir olduğunu vurguladı.
15 Mart 2026 Pazar - 11:35
Menteşe Devlet Hastanesi’nde ‘14 Mart Tıp Bayramı’ ve ‘İftar Sofrası’ buluşması
Menteşe Devlet Hastanesi’nde düzenlenen 2. Geleneksel İftar Programı’nda sağlık çalışanları aynı sofrada buluştu. Programda birlik ve beraberlik vurgusu yapılırken, 14 Mart Tıp Bayramı da eş zamanlı olarak kutlandı. Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ruhunu yaşatmak amacıyla Menteşe Devlet Hastanesi personeli iftar programında bir araya geldi. Bu yıl ikincisi düzenlenen geleneksel iftar buluşmasında hastane çalışanları aynı sofrayı paylaşarak Ramazan ayının manevi atmosferini birlikte yaşadı. Düzenlenen programda kurum içi dayanışma ve birlik duygusunun güçlenmesine vurgu yapılırken, sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarına da dikkat çekildi. Programda konuşan Hastane Başhekimi Op. Dr. Şadi Ballı, Ramazan ayının manevi iklimini mesai arkadaşlarıyla paylaşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ballı, "Ramazan’ın bereketini ve manevi iklimini mesai arkadaşlarımızla aynı sofrada paylaşmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Tüm çalışanlarımızla bir araya gelmek kurumumuzdaki dayanışma ve birlik ruhunu daha da güçlendiriyor. Bu anlamlı buluşma ekip olmanın değerini bir kez daha hissetmemize vesile oldu. Rabbim hep birlikte bayrama da kavuşmayı nasip etsin" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
14 Mart 2026 Cumartesi- 13:54
Maçta kaleciyle çarpışan genç futbolcunun böbreği parçalandı, ameliyatla hayatı kurtuldu
2
13 Mart 2026 Cuma- 16:10
Kronik solunum hastalıkları tedavisinde rehabilitasyon programlarıyla nefes kontrolünde olumlu etki
3
15 Mart 2026 Pazar- 10:19
Sağlıklı pişirme yöntemleri besin değerlerini koruyor
4
14 Mart 2026 Cumartesi- 21:32
Samsun’da sağlık çalışanları Tıp Bayramı’nı kutladı ardından iftarda buluştu
5
15 Mart 2026 Pazar- 09:54
Bayramda tatlı tüketimine dikkat
22 Ocak 2026 Perşembe - 12:37
Siirt’te ’Sigarayı Bırak Kazan Kampanyası’nda ödüller sahiplerini buldu
Siirt Valisi Dr. Kemal Kızılkaya öncülüğünde başlatılan ve İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde yürütülen "Bırak Kazan Kampanyası" kapsamında sigarayı bırakan vatandaşlara ödülleri takdim edildi. Bağımlılıkla mücadele konusunda farkındalık oluşturmak ve vatandaşları sağlıklı bir yaşama teşvik etmek amacıyla hayata geçirilen kampanya kapsamında, sigarayı bırakan katılımcılar arasından yapılan kura sonucunda belirlenen isimler ödüllendirildi. Kampanyaya katılarak ödül almaya hak kazanan vatandaşları makamında kabul eden Vali Dr. Kemal Kızılkaya, sigarayı bırakan 4 vatandaşa sembolik olarak ödüllerini takdim ederek, kendilerini tebrik etti. Ödülün asıl değerinin altın değil sağlık olduğuna dikkat çeken Vali Kızılkaya, bağımlılıkla mücadele kapsamında bir farkındalık ortaya koymayı hedeflediklerini söyledi. Vali Kızılkaya, kampanyaya 210 vatandaşın başvuruda bulunduğunu belirterek, "Bu çalışma ile birçok sigara bağımlısının sağlıklı bir yaşama adım atmasını sağladık. Kampanyaya katılan ve sigarayı bırakan 4 vatandaşımızı sembolik olarak ödüllendirdik. Aslında bu kampanyaya katılan herkes kazanmıştır. Her türlü bağımlılıkla mücadele etmek hepimizin ortak sorumluluğudur" dedi. Sigarayı bırakan ve ödül kazanan vatandaşlardan Sabri Abaca, çocukları için sigarayı bırakma kararı aldığını ifade ederken, bir diğer ödül sahibi Leyla Bağrıyanık ise kampanya sayesinde sigarayı bıraktığını ifade ederek emeği geçen herkese teşekkür etti.
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:55
Kış aylarında göz kuruluğu şikayetleri artıyor
Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Koçluk, kış aylarında artan yakınmaların göz ardı edilmemesi ve düzenli göz kontrollerinin aksatılmaması gerektiğini söyledi. Kış aylarının bir getirisi olan soğuk hava, rüzgar ve ısıtıcıların kullanıldığı kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirilmesi kimi zaman göz sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle soğuk ve rüzgarlı havalarda göz yüzeyinin nem dengesi bozuluyor, bunun sonucunda da göz kuruluğu şikayetleri oraya çıkıyor. Göz kuruluğu en sık gözlerde yanma, batma, kızarıklık, kum kaçmış hissi ve zaman zaman bulanık görme gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Medline Adana Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yusuf Koçluk, bu sorunun günlük yaşam konforunu düşürmesine rağmen çoğu zaman ihmal edildiğini belirterek alınabilecek önlemleri anlattı. Soğuk ve rüzgar olumsuz etkiliyor Prof. Dr. Koçluk, soğuk havanın etkisiyle gözyaşının daha hızlı buharlaştığını belirterek, "Rüzgar, göz yüzeyindeki koruyucu gözyaşı tabakasını zayıflatarak kuruluğu artırır. Kış aylarında kapalı ortamlarda kullanılan kalorifer, klima ve sobalar ise havadaki nem oranını düşürerek göz yüzeyinin kurumasına neden olur. Bununla birlikte bilgisayar, tablet ve telefon gibi dijital ekranlara uzun süre bakmak, göz kırpma sayısını azaltarak göz kuruluğunu daha da belirgin hale getirir. Özellikle masa başında çalışanlar, öğrenciler ve uzun süre ekran kullanan kişiler kış aylarında bu sorunu daha sık yaşayabilir" dedi. Enfeksiyon riskine yol açıyor Koçluk, göz kuruluğunun sadece rahatsız edici bir his oluşturmayıp tedavi edilmediğinde göz yüzeyinde hassasiyet artışına, enfeksiyon riskinin yükselmesine ve görme kalitesinde geçici düşüşlere yol açabildiğini belirterek, "Kontakt lens kullanan kişilerde bu durum daha belirgin hissedilebilir. Ayrıca ileri yaş, bazı kronik hastalıklar ve düzenli kullanılan bazı ilaçlar da göz kuruluğu riskini artıran faktörler arasında yer alır. Göz kuruluğu, yalnızca gözlerde hissedilen fiziksel rahatsızlıklarla sınırlı kalmayıp günlük yaşam kalitesini de olumsuz etkiler. Uzun süreli okuma, araç kullanma, ekran başında çalışma gibi dikkat gerektiren aktiviteler sırasında göz yorgunluğu ve odaklanma güçlüğü ortaya çıkabilir. Bu durum hem iş verimliliğini hem de sosyal yaşamı etkileyerek kişinin yaşam konforunu düşürür. Özellikle kış aylarında artan şikayetler, göz sağlığının düzenli olarak değerlendirilmesi gerekliliğini daha da önemli hale getirir" dedi. Erken tanı önem kazanıyor Göz kuruluğunda erken tanı ve şikayetlerin kontrol altına alınması ve ilerleyici sorunların önlenmesi açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Koçluk, "Kış aylarında artan yakınmaların göz ardı edilmemesi ve düzenli göz kontrollerinin aksatılmaması, göz sağlığının gelecekte de korunmasına katkı sağlar. Kuruluk hissi, yanma ya da batma gibi yakınmalar uzun süre devam ediyorsa, altta yatan farklı bir göz hastalığının olup olmadığının değerlendirilmesi önemlidir" diye konuştu. Prof. Dr. Koçluk, kış aylarında göz kuruluğuna karşı şu önerilerde bulundu: "Rüzgarlı ve soğuk havalarda dışarı çıkarken koruyucu gözlük kullanın. Kapalı ortamlarda ortamı nemlendirici cihazlardan faydalanın. Bilgisayar ve telefon kullanımında düzenli aralar verin, bilinçli şekilde göz kırpmaya özen gösterin. Gözlerinizi ovalamaktan kaçının. Bol su tüketerek vücudun genel nem dengesini koruyun. Göz kuruluğu şikayetleri devam ederse, göz doktorunun önerdiği suni gözyaşı damlalarını kullanın. Şikayetler uzun sürüyorsa bir göz hastalıkları uzmanına başvurun."
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:20
Bahçede düştü, hayatı değişti
Dünya genelinde kadınlarda yaygın olarak görülen ve Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonunun neden olduğu rahim ağzı kanseri; düzenli hekim kontrolü ve 2006’dan beri uygulanan HPV aşısıyla önlenebiliyor. 68 yaşında rahim ağzı kanseri teşhisi alan ve son üç yıldır kansere karşı mücadele veren Canan Birgi de, aşının ve düzenli kontrolün önemi hakkında kadınları uyardı. Canan Birgi, "Rahim ağzı kanseriyle ilgili bir bilgim yoktu. Bir gün düştüm ve kanamam oldu. Onun üzerine teşhis aldım. Tümör 6 santimetre olduktan sonra öğrendim. O nedenle tüm kadınlara önerim düzenli kontrollerini yaptırmaları" diye konuştu. Serviks kanseri ya da rahim ağzı kanseri, HPV virüsünün neden olduğu bir kanser tipi olarak bugün dünya genelinde milyonlarca kadını tehdit ediyor. 2006’dan beri uygulanan HPV aşısı ve düzenli pap smear testiyle kansere neden olan HPV virüsü, kansere neden olmadan önlenebiliyor. Aşısı sayesinde dünyadan yok edilebilecek kanser türü olarak bilinen serviks kanserine karşı, toplumda bilincin gelişmesi ise çok önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Bu nedenle her yıl ocak ayında rahim ağzı kanserine karşı farkındalık çalışmaları yapılarak toplumda bilincin artırılması hedefleniyor. Hikayesiyle kadınlara mesaj veren emekli bankacı Canan Birgi (70), 68 yaşında aldığı rahim ağzı kanseri teşhisine ilişkin konuştu. Medicana International İzmir Hastanesi’nde immünoterapi alarak hastalıkla mücadele eden Canan Birgi, bir kaza sonucu düşmesi neticesinde kanser olduğunu öğrendiğini aktardı. Muğla Milas’tan tedavi için İzmir’e gelen Canan Birgi, "Rahim ağzı kanseri teşhisi 27 Aralık 2022’de konuldu. 3 yıldır tedavi görüyorum. Önceleri çok kötüydüm ama şimdi iyiyim. Benim rahatsızlığım uzun süre belli olmadı. Tümör 6 cm olmuş. Düşünceye kadar hiçbir belirti vermedi. Bahçede düşünce kanamam oldu. Bir arkadaşım kadın doğum doktoru ona başvurdum. "Canan, İzmir’e mi Muğla’ya mı gideceksin, bir an önce gitmen lazım" dedi. İzmir’de de kardeşim var, bu yüzden tedavi için İzmir’e geldim. Tedaviye başlandı ve şimdi çok iyiyim" ifadelerini kullandı. Utanılacak bir şey değil Rahim ağzı kanserine ilişkin teşhis alana kadar bir bilgisinin olmadığını, kanserin nedenlerini sonradan araştırınca öğrendiğini aktaran Canan Birgi, "Rahim ağzı kanseri olduğumu öğrendiğimde çok üzüldüm. "Neden ben?" dedim. Ama artık alıştım, iyiyim ve kimseden de saklamadım. Utanılacak bir şey değil. Düşünce öğrendim ama sonradan kendime dönüp baktığımda sürekli yorulduğumu, halsiz olduğumu hatırlıyorum. Yani tümör 6 santimetre olmuş. Öncesinde kendimi sağlıklı sanıyordum. Tedaviden tedaviye İzmir’e geliyoruz. Şu an immünoterapi yapılıyor. Tedavi sürecinde ilk olarak Medicana’ya geldim. Kemoterapi verdiler, ışın tedavisi yaptılar" diye konuştu. Rahim ağzı kanserine karşı kadınlara da mesaj veren Canan Birgi, "Kadınlara önerim; her sene kontrollerini yaptırsınlar. "Bende olmaz" demesinler. Oluyor yani Bana teşhis konulduğunda 68 yaşındaydım" sözlerini kaydetti. Kanserin tek sebebi: HPV Medicana International İzmir Hastanesi Medical Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Gülcan Bulut, hem hastası Canan Birgi’nin durumunu değerlendirdi hem de hastalığa ilişkin detayları paylaştı. Rahim ağzı kanserinin temel sebebinin HPV virüsü olduğunun altını çizen Doç. Dr. Gülcan Bulut, "HPV’nin birçok tipi (suşu) vardır. Bu suşların bazıları kansere yol açarken bazıları ise yalnızca genital siğillere neden olur. Genital siğiller onkolojinin değil, daha çok jinekolojinin ilgi alanındadır. Onkolojiyi ilgilendiren ise HPV’nin kanserle ilişkili olan 16, 18 gibi yüksek riskli özel suşlarıdır. Bu suşlar rahim ağzı kanserine neden olabilmektedir" sözlerini kaydetti. HPV aşısında 9 farklı HPV suşu olduğunu aktaran Doç. Dr. Gülcan Bulut, "Aşı HPV’nin yayılmasını ve kansere sebep olmasını engeller. HPV’nin cinsel yolla bulaştığı kabul edilir. Başka doğrudan temas yolları da bildirilmiştir ancak genel bulaş şekli cinsel temastır. Bu nedenle, cinsel aktivite başlamadan önce, ergenlik dönemindeki çocukların aşılanması önerilir. Böylece kişi çocukluk döneminden itibaren HPV’ye karşı bağışıklık kazanmış olur. Tıpkı Hepatit B aşısında olduğu gibi, HPV’ye yakalanmadan önce aşılanmak koruyuculuk sağlar. HPV bulaşmamış bireylerde aşı ile bağışıklık kazanıldığında ilerleyen dönemlerde HPV’nin kansere neden olması engellenir. Serviks kanserinin gelişim sürecinde önce HPV bulaşı olur, ardından bulaştığı bölgede kronik inflamasyon ve dönüşüm reaksiyonları gelişir. Bu süreçte "Servikal İntraepitelyal Neoplazi (CIN)" adı verilen öncül lezyonlar oluşabilir. Jinekologlar bu lezyonları smear (Pap smear) testleri ile takip eder. Amaç, henüz kanser gelişmeden öncül lezyonları tespit etmektir. Aşıyla bağışıklık kazanıldığında ise bu lezyonların oluşması engellenmiş olur" ifadelerini kullandı. Koruyucu tedbirler hastalığın ortaya çıkmaması için önemli İmmünoterapi alan hasta Canan Birgi’nin operasyon sınırını geçmiş bir hasta olduğuna ve bu nedenle ameliyatla tümörünün alınamadığına vurgu yapan Doç. Dr. Gülcan Bulut, "Bu noktada hastaların ‘Ameliyat yapılamıyorsa tedavi edilemiyor’ şeklinde bir kaygısı olabiliyor; oysa operasyon sınırı geçilmiş olsa bile kombine kemo-radyoterapi uygulanarak tedavi sağlanabilir. Canan Hanım da kemo-radyoterapi aldı. Daha sonraki dönemde mediastende bir lenf bezi patolojisi gelişti ve yapılan incelemelerde hastalığın nüks ettiği tespit edildi. Ancak güzel tarafı, Canan Hanım’ın immünoterapiye çok iyi yanıt vermesiydi. Hem immünoterapiye hem de radyoterapiye iyi yanıt verdiği için hâlâ tam yanıtla izlenebiliyor. Metastatik evrede olmasına rağmen tedavi edilebilir durumda. Ancak en önemli nokta, hastalığın hiç ortaya çıkmamasıdır. Koruyucu tedbirler bu nedenle büyük önem taşır. Ne yazık ki özellikle belli bir yaş üzerindeki birçok kişi hâlâ aşılanmadığı için önümüzdeki yıllarda serviks kanseri vakaları görülmeye devam edecektir" açıklamasını yaptı. Doç. Dr. Gülcan Bulut, sözlerini şöyle tamamladı: "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünyadan ilk olarak silinecek olan kanser tipi serviks kanseri olarak tanımlanmaktadır. Böyle olunca da HPV aşısının ne kadar önemli olduğuna vurgu yapmak gerekir. Serviks kanseri aşıyla önlenebilen en önemli kanser türüdür."
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:15
Gördes Devlet Hastanesi Başhekimliğine Uzm. Dr. Bahadır Erdoğan atandı
Gördes Devlet Hastanesi Başhekimliği görevine atanan Uzm. Dr. Bahadır Erdoğan, görevine başladı. Gördes Devlet Hastanesi Başhekimlik görevinden Akhisar İlçe Sağlık Merkezi Aile Hekimliğine atanan Dr. Akın Aslan’dan boşalan göreve, Akhisar Kirazoğlu Devlet Hastanesi’nde görev yapan Uzm. Dr. Bahadır Erdoğan getirildi. Göreve başladığı günden itibaren hastane içi işleyiş ve sağlık hizmetlerinde yaşanan sorunları yerinde tespit ettiklerini belirten Uzm. Dr. Bahadır Erdoğan, çözüm odaklı yaklaşımları ve projeleriyle dikkat çekiyor. Erdoğan, ilerleyen süreçte hastaneye ek bina kazandırarak kapasite artışı hedeflediklerini belirterek, "Şu an 25 yatak kapasitesiyle hizmet veren hastanemizi 50 yatak kapasitesine çıkararak C grubu hastane statüsüne yükseltmek istiyoruz" dedi. Gerekli tıbbi cihazların temin edilmesiyle birçok branşta hizmet verileceğini ifade eden Erdoğan, "Amacımız ilçe dışına yapılan sevkleri en aza indirmek ve Gördes halkına daha nitelikli sağlık hizmeti sunmak" diye konuştu. Uzm. Dr. Bahadır Erdoğan ayrıca haftanın iki günü Nöroloji Polikliniğinde hasta kabul edeceğini belirterek, Gördes Devlet Hastanesi’nde 9 uzman hekim, 6 pratisyen hekim, 2 diş hekimi, 35 hemşire, 11 ebe olmak üzere toplam 133 personelle sağlık hizmeti sunulduğunu ifade etti. 1993 yılında Ankara’da doğan Bahadır Erdoğan, ilk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladı. 2009 yılında Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesini kazanan Erdoğan, 2015 yılında mezun oldu. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dalı’nda 4 yıl görev yapan Erdoğan, 2021 yılında Akhisar Kirazoğlu Devlet Hastanesi’ne atandı. Burada 5 yıl görev yapan Erdoğan, 2026 yılı Ocak ayında Gördes Devlet Hastanesi Başhekimliği görevine başladı. Evli ve bir çocuk babası olan Erdoğan, iyi derecede İngilizce biliyor.
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:11
NEÜ’de "Modern Dünyada Duruş Sahibi Olmak" konuşuldu
Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Tıp Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Bir Duruş Öğrenci Topluluğu tarafından düzenlenen "Modern Dünyada Duruş Sahibi Olmak" başlıklı konferans, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Aydemir’in katılımıyla gerçekleştirildi. NEÜ Tıp Fakültesi Asım Duman Konferans Salonu’nda tertip edilen etkinliğe; NEÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şükrü Nail Güner, Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Faruk Akça, NEÜ Tıp Fakültesi Başkoordinatörü ve Bir Duruş Öğrenci Topluluğu Danışmanı Prof. Dr. Hasan Hüseyin Kozak, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Bir Duruş Öğrenci Topluluğu Başkanı Sudenaz Çoşkun, topluluğun kuruluş amacına değinerek, "Eylemlerin ancak bir duruşla kalıcı olabileceğine inanıyoruz. Her duruşun düşünceyle başladığını, düşüncelerin ise kavramlarla şekillendiğini düşünüyoruz. Bu nedenle Kavram Konuşmaları etkinliğinin ilkini bugün gerçekleştiriyoruz" şeklinde konuştu. Açılış konuşmasının ardından "Modern Dünyada Duruş Sahibi Olmak" konulu konferansı vermek üzere sahneye Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Aydemir davet edildi. Aydemir, insanın irade sahibi bir varlık oluşu, sorumluluk bilinci, seküler düşünce anlayışı ve modern dünyada ahlaki duruşun anlamı üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. İnsanın yalnızca biyolojik ve maddi bir varlık olarak ele alınmasının, ahlak, hukuk ve sorumluluk kavramlarını anlamsızlaştırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Aydemir, insanın iradesinin ve tercih yetisinin yok sayılmasının, modern dünyada ciddi bir değer krizine yol açtığını söyledi. Aydemir, insanın davranışlarını anlamlı kılan unsurun irade ve niyet olduğunu aktararak, "İyilik ve kötülük, doğru ve yanlış ancak irade sahibi bir varlık için anlamlıdır" dedi. Bilim, irade ve sorumluluk vurgusu Bilimsel yaklaşım ile hayatın anlamı arasındaki ilişkiye de değinen Prof. Dr. Aydemir, bilginin varlığı kadar onu ortaya koyan iradenin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Doğadaki düzenin, bilginin, sistemin sahipsiz olamayacağını kaydeden Aydemir, modern bireyin giderek daha bencil ve sorumluluktan kaçan bir yapıya sürüklendiğine dikkat çekerek, insanın hem kendisine hem çevresine hem de hayata karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi. Program, Prof. Dr. Halis Aydemir’e hediye takdimi gerçekleştirilmesinin ardından hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.
22 Ocak 2026 Perşembe - 11:09
Mobil sağlık timleri, köy köy gezerek sağlık dağıtıyor
Niğde İl Sağlık Müdürlüğünce oluşturulan mobil sağlık timleri, kent merkezine uzak köy ve beldelerde yaşayan vatandaşlara yerinde ve ücretsiz sağlık hizmeti sunuyor. Sağlık hizmetlerine erişimde güçlük yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan çalışma kapsamında çok sayıda alanda tarama, muayene ve danışmanlık hizmeti veriliyor. Mobil sağlık ekipleri, Sigara Bırakma Polikliniği çalışmaları çerçevesinde yerinde danışmanlık hizmeti sunarken, ağız ve diş sağlığı alanında görevli diş hekimleri koruyucu hizmetler ve mobil diş üniteleriyle vatandaşlara ulaşıyor. Kanserle mücadele kapsamında KETEM tarafından kanser taramaları gerçekleştirilirken, anne ve gebe sağlığı hizmetleri doğrultusunda riskli gebelere yönelik muayene ve bilgilendirme faaliyetleri sahada yürütülüyor. Sağlık timlerinde ayrıca 2-6 yaş grubu çocukların büyüme ve gelişimlerini değerlendiren çocuk gelişimi uzmanları, sağlıklı beslenme ve obeziteyle mücadele kapsamında danışmanlık veren diyetisyenler ve aşılara yönelik bilgilendirme yapan ilgili birim çalışanları görev alıyor. Evde sağlık hizmeti alan hasta ve yaşlıların da sağlık durumları uzman hekimler tarafından yerinde değerlendiriliyor. İl Sağlık Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Doğan Bahadır İnan, yapılan çalışmalara ilişkin yaptığı açıklamada, Niğde genelinde bir sağlık timi oluşturduklarını belirterek, "Oluşturulan sağlık timiyle ilimizin en uzak noktalarına ulaşarak hem hastalarımızı hem de sağlıklı bireylerimizi taramayı ve sağlıklı Türkiye yüzyılı vizyonunu sahada güçlendirmeyi hedefledik. 2-6 yaş arası çocuklarımızı, yaşlılarımızı, rahatsızlığı olan ya da rahatsızlığının farkında olmayan vatandaşlarımızı muayene ettik. Diş hekimimizle mobil diş ünitelerimiz aracılığıyla diş sorunlarına yerinde müdahale ettik, kanser taramalarını gerçekleştirdik ve ebelerimizle gebelerimizin muayenelerini yaptık. Böylece gittiğimiz yerlerde halkımızın neredeyse tamamını sağlık açısından taramış olduk. Bu çalışmayı Niğde’de tüm belde, kasaba ve köylerimizde yapmayı planlıyoruz. Vatandaşlarımızın ilgisi yoğun oldu, memnuniyetleri bizi de mutlu etti" dedi. Birçok alanda tarama ve danışmanlık hizmeti Halk Sağlığı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Muhammet Bayraktar ise mobil sağlık timlerinin içeriğine dikkat çekerek, sigara bırakma danışmanlığı, çocuk gelişimi, obeziteyle mücadele, kanser erken teşhis taramaları ve evde sağlık hizmetlerinin sahada eş zamanlı yürütüldüğünü ifade etti. Bayraktar, "Soğuk kış şartlarına rağmen vatandaşlarımız çalışmalarımıza büyük ilgi gösterdi. İl Sağlık Müdürlüğümüzün yıllık planlaması doğrultusunda bu hizmetler yıl boyunca devam edecek" diye konuştu. Muayeneye gelen vatandaşlar ise kent merkezine uzak bölgelerde yaşadıkları için zaman zaman sağlık hizmetlerine ulaşmakta zorlandıklarını belirterek, mobil sağlık ekiplerinin sunduğu hizmetlerden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Yerinde sunulan sağlık hizmetlerinin kendileri için büyük kolaylık sağladığını ifade eden vatandaşlar, uygulamanın devam etmesini istediklerini söyledi.
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:55
Mersin’de kadınlara nefes ve hareket eğitimi
Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Kadınlara Özel Nefes ve Hareket Eğitimi’ ile kadınlar, doğru nefes teknikleri ve hareket egzersizleri sayesinde hem bedensel hem de zihinsel olarak rahatlayarak güne daha enerjik başlıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde yer alan Trafik Park Kadın ve Çocuk Atölyesinde devam eden ‘Kadınlara Özel Nefes ve Hareket Eğitimi’ ile kadınlar; doğru nefes alma tekniklerini, doğru nefes almanın beden ve zihin sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini ve hayat enerjisinin bedene yayılmasını keşfeden bir yolculuğa çıkıyor. ‘Matını al gel, nefese ve ana odaklanıyoruz’ mottosuyla süren egzersizlere katılan onlarca kadın, çalışmalarla birlikte güne enerjik başlama fırsatı buluyor. Kadınlar her hafta Trafik Park Kadın ve Çocuk Atölyesinde bir araya gelerek sağlıklı, verimli ve kaliteli nefes almanın yollarını keşfediyor. Yapılan çalışmalarda bedensel ve zihinsel faydaların yanı sıra, sosyalleşme imkanları da kadınları memnun ediyor. "Kadınlar burada zihinsel ve duygusal yüklerini boşaltabiliyor" Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Trafik Park Kadın ve Çocuk Atölyesi’nin Birim Sorumlusu Yasemin Tekin, nefes alma teknikleri kapsamında yapılan bu çalışmaların, kadınlara mental imkan da çok iyi geldiğini söyledi. Kadınların memnuniyetini de vurgulayan Tekin, "Kadınlar gün içerisinde hem zihinsel, hem de duygusal olarak birçok yük taşıyorlar ve bu egzersizlerle yüklerini boşaltabiliyorlar. Normalde bu tür faaliyetler oldukça pahalı ama burada hizmetimizi ücretsiz veriyoruz. Kadınlar aynı zamanda sosyalleşme fırsatı da buluyorlar. Gün içerisinde rahatlıyor, nefeslerini açıyor, arkadaş oluyor ve sorunlarını paylaşabiliyorlar. Bu şekilde güzel bir döngü devam ediyor" dedi. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığının, kadınlara yönelik bu tür faaliyetlerinin devam edeceğine de değinen Tekin, "Kadınlara spor, sosyal ve psikoloji gibi alanlarda da desteklerimiz devam ediyor. Bütün kadınların yanındayız. Hiçbir kadın kendini yalnız hissetmesin" sözlerini kaydetti. "Nefes egzersizleri, enerji ve dengeyi hissetmemizi sağlıyor" Kadınlarla egzersiz çalışmalarını gönüllü olarak yürüten yoga ve nefes eğitmeni Deniz Sarıalioğlu, egzersizlerin nefesin hayatla olan bağını hatırlattığını ve doğru nefes almanın insanın enerjisini yükseltmesine yardımcı olduğunu vurguladı. Doğru nefes almanın bedensel etkilerine de değinen Sarıalioğlu, "Nefesin enerjiyi artırdığı, sinir sistemini dengeye aldığı, kendi özümüzle yaşamamızda vesile olduğu bir gerçek. Bu uygulamalar tıbbi anlamda da destekleniyor. Kadınlara bunu hatırlatmayı, enerjilerinin kendilerine iyi gelmesini, dengede olmayı hissetmelerini istedim" diye konuştu. Anda kalmanın önemini çalışmalarla pekiştirdiklerini sözlerine ekleyen Sarıalioğlu, "Büyükşehir Belediyemiz bu çalışmalar için alan açtı. Kendim ve katılanlar adına çok teşekkür ediyorum. Umarım daha çok kişiye ulaşabiliriz" ifadelerini kullandı.
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:36
Türk sağlık sistemindeki hukuksal reformlar Amerika’ya örnek olacak
Tıbbi Histoloji ve Embriyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bahar Uslu, ABD’de ’Üreme Tıbbi Yüksek Direktörü’ oldu. Prof. Dr. Uslu, Türkiye’nin sağlık sistemindeki hukuksal reformların Amerika’da uygulanması için çalışma yapacak. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı Uzmanı Adanalı Prof. Dr. Bahar Uslu, kadın-doğum, tüp bebek ve kısırlık çalışmalarında 40 yıldır uygulanmakta olan tedavi yöntemlerindeki eksik ve sakıncalı yönleri bularak, daha pratik ve doğru sonuçlar alınmasını sağlayan yeni bir yöntem geliştirdi. Türk doktorun geliştirdiği yöntem, dışarıdan destekli hamilelik, tüp bebek edinme gibi bilimsel araştırmalar kapsamında ‘Uslu Yöntemi’ olarak tıp literatürüne geçti. Türkiye’nin tüp bebek uzman eğitiminde diğer ülkelere göre önde olması ve gerekli hukuksal reformlar üzerine makale yazıp çalışma yapan Prof. Dr. Bahar Uslu, şimdi ABD’de ’Üreme Tıbbi Yüksek Direktörü’ oldu. Prof. Dr. Uslu, Türkiye’nin sağlık sistemindeki hukuksal reformların Amerika’da uygulanması için çalışma yapacak. Konuyla ilgili İHA muhabirine konuşan Prof. Dr. Bahar Uslu, "Modern tıp denilen dünya tıbbındaki eksiklikleri Amerika’ya gittikten sonra fark ettim. Ben tabii bir tüp bebek uzmanıyım. Embriyoloji uzmanlığının düzenlemeleri olmadığını, hukuki düzenlemelerin eksik olduğunu, etik değerlerin göz ardı edildiğini fark ettim ve dünyadaki ilk embriyo hakları yayınlarını yapan kişiyim. Amerika’da geçtiğimiz aylarda Alabama Yüksek Mahkemesi iki tüp bebek kliniğini kapattı. Çünkü çocukları olmayan bir ailenin hırsızlık girişimiyle embriyoları darbetmesi sonucunda mahkeme ne karar vereceğini şaşırdı. Embriyonun bir doku parçası mı ya da ne olarak değerlendirilmesine karar verememiş ve benim yayınlarıma ulaşmışlar. Dolayısıyla mahkemeler beni bilirkişi olarak tayin ettiler. Benim yayınlarımı okumuşlar, onlar hakkında görüşlerimi ilettim. İnsan potansiyeli taşıdığı için bu kaybın insan öldürmekten farksız olduğunu onlara anlattım" ifadelerini kullandı. "Takip edilen Amerika, Türkiye’yi örnek almış olacak" Donald Trump yönetimindeki sağlık sisteminin embriyo ve tüp bebek konusuna daha fazla önem gösterdiğine vurgu yapan Prof. Dr. Uslu, "Amerika hükümeti yeni seçimlerde biraz da bu konuya çokta kıymet veriyor, eksikliklerini de fark ettiler. Büyük ihtimalle bana verilen bu yardım etmem gereken durumun bununla ilgisi olduğunu düşünüyorum ve bu unvanı alan ilk Türk hekim olmak ayrıca bana büyük gurur veriyor. Bu görevimde embriyoyu korumakla, hasta haklarını korumakla, kurumu korumakla yetkilendirildim. Bunun kanunlarını hazırlayacağım, regülasyonlarını hazırlayacağım ve takip edilen Amerika, Türkiye’yi örnek almış olacak" dedi. Prof. Dr. Bahar Uslu, Türkiye’deki tıp kanununun yıllar önce çıktığını ve bu kanundaki düzenlemelerin ABD’de çıkartılacak kanuna da örnek teşkil edeceğini belirtti.
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:31
Çocuklarda egzamanın en önemli ve en rahatsız edici belirtisi şiddetli kaşıntı
Egzama nedenleri, belirtileri tanı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi veren Çocuk Alerjisi Uzmanı Dr. Gülnar Aliyeva, "Atopik dermatitin en önemli ve en rahatsız edici belirtisi şiddetli kaşıntıdır. Kaşıntı özellikle geceleri artar, uyku düzenini bozar ve çocuklarda huzursuzluk, dikkat dağınıklığı ve kronik yorgunluğa neden olabilir" dedi. Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Çocuk Alerjisi Bölümü’nden Uzm. Dr. Gülnar Aliyeva, çocuklarda sık görülen atopik dermatit hakkında önemli uyarılarda bulundu. Aliyeva, hastalığın belirtilerinden risk faktörlerine, tanı sürecinden tedavi yöntemlerine kadar birçok konuda ailelerin bilinçli olması gerektiğini vurguladı. "Aile öyküsü önemlidir" Bu hastalıkta cildin koruyucu yapısının zayıfladığını belirten Aliyeva, "Bu hastalıkta cildin koruyucu yapısı zayıflamıştır ve cilt dış etkenlere karşı daha hassas hale gelir. Cilt üzerinde bulunan faydalı mikroorganizmaların dengesi bozulabilir ve bağışıklık sistemi normalden farklı tepkiler verebilir. Hastalık için en önemli risk faktörü, ailede egzama, astım ya da alerjik nezle gibi alerjik hastalıkların bulunmasıdır. Bunun yanı sıra hava kirliliği, sigara dumanı, iklim şartları, yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları ve stres hem hastalığın gelişiminde hem de alevlenmelerinde rol oynar. Sabun, deterjan ve parfüm gibi cildi tahriş eden ürünler, ev tozu, polenler, hayvan tüyleri, bazı mikroorganizmalar ve stres atopik dermatit belirtilerini artırabilen başlıca tetikleyicilerdir. Atopik dermatit, ilerleyen yıllarda besin alerjisi, alerjik rinit ve astım gibi diğer alerjik hastalıkların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir" ifadelerini kullandı. "Kaşıntı sadece cildi değil, uykuyu da etkiliyor" Atopik dermatitin en rahatsız edici belirtisinin kaşıntı olduğunu belirten Aliyeva, "Atopik dermatitin en önemli ve en rahatsız edici belirtisi şiddetli kaşıntıdır. Kaşıntı özellikle geceleri artar, uyku düzenini bozar ve çocuklarda huzursuzluk, dikkat dağınıklığı ve kronik yorgunluğa neden olabilir. Bebeklik döneminde hastalık genellikle yanaklarda kızarıklık, kuruluk ve pullanma şeklinde başlar; zamanla saçlı deri, kulak arkası, boyun ve gövdeye yayılabilir. Kol ve bacakların dış yüzleri bu dönemde sık tutulur. Çocukluk çağında ağız çevresi, göz çevresi ile dirsek ve diz arkaları gibi cilt kıvrımlarında daha sık görülür. Ergenlik döneminde ise bu bölgelere ek olarak eller ve göz kapaklarında da tutulum olabilir. Hastalık dalgalı seyir gösterir; belirtiler zaman zaman hafifler, zaman zaman alevlenir" dedi. "Alerji testi tek başına tanı için yeterli değildir" Tanıda öykü ve muayenenin belirleyici olduğunu söyleyen Aliyeva, "Atopik dermatit tanısı genelde hastanın öyküsü ve dermatolojik muayene ile konur. Küçük çocuklarda, uygun tedaviye rağmen düzelmeyen ya da orta ve ağır şiddette seyreden atopik dermatit varlığında besin alerjileri açısından değerlendirme yapılabilir. Bu yaş grubunda en sık sorumlu olan besinler inek sütü, yumurta, buğday ve kuruyemişlerdir. Yaş ilerledikçe ev tozu akarları, hayvan tüyleri ve polen gibi solunum yoluyla alınan alerjenlerin önemi artar. Yapılan alerji testleri mutlaka hastanın şikâyetleri ve klinik çalışmalarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Doktor önerisi olmadan besinlerin diyetten çıkarılması doğru değildir. Atopik dermatit, bazı diğer cilt hastalıklarıyla benzer çalışmalarıyla gösterebileceği için uzun süren, şiddetli veya tedaviye yanıt vermeyen durumlarda ayırıcı tanı yapılması önemlidir" şeklinde konuştu. "Doğru cilt bakımı tedavinin temel taşıdır" Tedavide cilt bakımının önemine dikkat çeken Aliyeva, "Atopik dermatit tedavisinin temelini tetikleyici faktörlerin kontrol altına alınması ve doğru cilt bakımı oluşturur. Cildin düzenli olarak nemlendirilmesi, uygun banyo alışkanlıklarının kazandırılması ve cildi tahriş edebilecek ürünlerden kaçınılması tedavinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Alevlenme dönemlerinde doktorun önerdiği tedavilerle belirtiler kontrol altına alınır. Bunun yanında enfeksiyonlardan korunma, stresin azaltılması ve hasta ile ailenin bilgilendirilmesi tedavinin başarısını artırır. Doğru ve düzenli takip ile atopik dermatit büyük ölçüde kontrol altına alınabilir ve hastaların yaşam kalitesi belirgin şekilde iyileştirilebilir" ifadelerini kullandı.
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:18
Çermik Devlet Hastanesi Anne Dostu Hastane ünvanı aldı
Diyarbakır’ın Çermik İlçe Devlet Hastanesi, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen, Anne Dostu Hastane kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda, Anne Dostu Hastane ünvanını almaya hak kazandı. Çermik Devlet Hastanesi bu başarıyla 2026 yılında Türkiye genelinde bu ünvanı alan ilk sağlık tesisi oldu. Program çerçevesinde gerçekleştirilen değerlendirmelerde anne adaylarının gebelik, doğum ve doğum sonrası süreçlerde güvenli, mahremiyete dayalı ve kanıta dayalı sağlık hizmetlerine erişimi, normal doğumun desteklenmesi, anne ve bebek sağlığını önceleyen uygulamalar ile hasta güvenliği kriterleri kapsamlı şekilde ele alındı. Yapılan incelemeler sonucunda Çermik Devlet Hastanesinin tüm standartları başarıyla karşıladığı tespit edildi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, ’’Anne Dostu Hastane ünvanı, anne ve bebek sağlığını önceleyen nitelikli ve güvenli sağlık hizmetlerinin bir göstergesidir. Çermik Devlet Hastanemizin 2026 yılında bu ünvanı Türkiye’de ilk alan sağlık tesisi olması memnuniyet vericidir. Sürece katkı sunan tüm sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Anne ve bebek sağlığını esas alan uygulamaları il genelinde sürdürmeye devam edeceğiz’’ dedi. Hastane yönetimi de elde edilen ünvanın ekip çalışmasının bir sonucu olduğunu vurgulayarak, anne ve bebek sağlığına yönelik hizmetlerin aynı titizlikle sürdürüleceğini bildirdi.
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:10
Çermik’e Aile Sağlığı Merkezi yapılıyor
Diyarbakır’ın Çermik ilçesi Alabuğday Mahallesi’ne, Aile Sağlığı Merkezi yapılacak. Sağlık Bakanlığının 2026 yılı kamu yatırım programı kapsamında onaylanan Çermik Alabuğday Aile Sağlığı Merkezinin hayata geçmesi ile birlikte, Çermik Devlet Hastanesinin iş yükü de azalmış olacak. Alabuğday Mahallesi civarındaki 20’ye yakın mahallenin de yeni yapılacak olan Aile Sağlığı Merkezinden yararlanması bekleniyor. Böylelikle hastalar, kendilerine daha yakın bir Aile Sağlığı Merkezinden hizmet almış olacak.
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:02
Bayburt’ta sağlık personeline afet bilinci eğitimi verildi
Bayburt İl Sağlık Müdürlüğü bünyesindeki Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) birimi tarafından sağlık personelinin afetlere hazırlık düzeyini artırmak amacıyla ’Hastane Afet Bilinci Eğitimi ve UMKE Tanıtım Toplantısı’ düzenlendi. Bayburt Devlet Hastanesinde gerçekleştirilen programda, afet ve acil durumlarda hastanelerin işleyişi ve personelin üstleneceği kritik roller masaya yatırıldı. Eğitimde; Hastane Afet ve Acil Durum Planları (HAP) başta olmak üzere, afet anında sağlık tesislerinin yönetim süreci ve personelin görev sorumlulukları detaylı bir şekilde aktarıldı. Etkinliğin ikinci bölümünde ise UMKE birimi tarafından tanıtım sunumu gerçekleştirildi. Katılımcılara; UMKE’nin organizasyon yapısı, çalışma esasları, afet bölgelerindeki saha uygulamaları ve müdahale kapasitesi hakkında teknik bilgiler verildi. Sağlık personelinin sorularının yanıtlanması ve karşılıklı görüş alışverişiyle sona eren eğitim faaliyetiyle, il genelindeki sağlık tesislerinin afetlere karşı direncinin artırılması ve koordinasyonun en üst seviyeye çıkarılması hedefleniyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder