POLİTİKA - 11 Ekim 2025 Cumartesi 16:29

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İçerde ekonomide hayat pahalılığının çözmenin yanı sıra ülkemizi terör belasından kurtarma gayretindeyiz. Enflasyon düşmeye devam ediyor"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İçerde ekonomide hayat pahalılığının çözmenin yanı sıra ülkemizi terör belasından kurtarma gayretindeyiz. Enflasyon düşmeye devam ediyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Türkiye’den çok daha büyük olduğunu belirterek "Türkiye 783 bin km2 ile ufku sınırlandırılmayacak bir ülkedir. Türkiye’nin itibari, gücü, sözünün ağırlığı ekonomisinin de nüfusunun da topraklarının da çok çok ötesindedir" dedi.



3 günlük Rize ve Trabzon programları kapsamında bugün Çamlıhemşin ilçesindeki Ayder Yaylası’na geçen Erdoğan, Ayder gezisi sonrasında Rize il merkezindeki İsmail Kahraman Kültür Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısına katıldı. Toplantıda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, memleketi Rize’ye hem hasret gidermek hem yaşanan afetten ötürü geçmiş olsun dileklerini iletmek hem de yapımı tamamlanan eserleri hizmete almak için geldiğini söyledi. Erdoğan, konuşmasında Gazze barışına değinerek Gazze’de ateşkes konusunda Hamas ile İsrail arasında varılan mutabakatı değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Önceki gün Gazze ile ilgili yüreklerimize su serpen bir haber aldık. Bizimde dahil olduğumuz görüşmelerde ateşkes konusunda Hamas ile İsrail arasında mutabakat sağlandı. Dün sürecin nasıl geliştiğini, nasıl ilerlediğini, süreç boyunca Türkiye’nin nasıl bir diplomasi trafiği yürüttüğünü anlattım. Aynı şekilde Amerikan Başkanı Sayın Trump ile kardeş ülkelerimiz Mısır ve Katar liderlerinin müzakerelere verdiği desteğe dikkat çektim. Bir defa şuna açık ve net söylemek isterim. Türkiye unutmayın Türkiye’den çok daha büyüktür. Türkiye 783 bin km2 ile ufku sınırlandırılmayacak bir ülkedir. Türkiye’nin itibari, gücü, sözünün ağırlığı ekonomisinin de nüfusunun da topraklarının da çok çok ötesindedir. Unutmayın su yatağında akar. Yaşadığımız her hadise bize bunu tekrar tekrar hatırlatıyor. Türkiye kendi tabii mecrasında geleceğe doğru emin adımlarla ilerliyor. Nitekim ülkemiz aktif dış politikası, ilkeli duruşu ve diplomatik tecrübesiyle son sürecin lokomotiflerinden biri oldu. Filistinli kardeşlerimiz özellikle Hamas çok basiretli bir tavırla barışa hazır olduklarını gösterdi. Bölgedeki diğer Müslüman ülkelerde görüşmelere destek oldu. Böylece iki yıllık zulmün, soykırımın, yıkımın, vahşetin ardından Gazze’de buruk da olsa ilk defa yüzler gülmeye başladı" dedi.


"Gazze’ye önce ben gideceğim sonra siz"


İsrail hükümetinin attığı imzanın arkasında durması gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunun altını tekrar önemle çiziyorum şahsınız da Filistin‘i ve Filistinlileri selamlıyorum. Kim ne derse desin Gazzeli mazlum ve mağdurları sevindiren her çaba, her imza, her adım bizim için de makbuldür. Gazze’ye önce ben gideceğim sonra siz. Gazze’de iki yıldır süren katliamı ve soykırımı kalıcı biçimde durduracak her projeye desteğimiz tamdır. Türkiye olarak hep şunu söyledik. Adil bir barışın kaybedeni olmaz. Yapılan anlaşmanın Gazze’de ve diğer Filistin topraklarında kalıcı barışa, huzura ve güvenliğe vesile olmasını canı gönülden arzu ediyoruz. Bu sürece destek veren tüm liderlere teşekkür ediyorum. Türkiye’nin vicdanlı, hakkaniyetli ve ilkeli duruşunu orada da güçlü biçimde temsil eden istihbaratçılarımızı ve diplomalarımızı tebrik ediyorum. Artık bundan geriye dönüş olmamalı. İsrail hükümeti attığı imzanın arkasında durmalıdır. Bölgenin tamamıyla birlikte kendi vatandaşlarının da güvenliğine tehdit oluşturan saldırgan politikalarına tamamen son vermelidir. Gazze’ye insani yardım girişlerinde hiçbir pürüz çıkarılmamalıdır. İki devletli çözüm bölgemizde kalıcı barışın anahtarıdır. İki devleti özellikle iki ayrı çözümle Müslümanı, Hristiyan ve Musevisi ile bölgedeki tüm halklar için en hayırlı yol olduğuna inanıyoruz. Biz dün olduğu gibi yarın da adil barışı savunmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.


"Filistinli kardeşlerimize tüm gücümüzle sahip çıkacağız"


"Bize umut bağlayan Türkiye için ellerini semaya kaldıran bizimle sevinen bizimle üzülen mazlumlara mahcup olmamak için adeta çırpınıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İki yıl boyunca çok büyük acılar çeken, çok ağır zulümlere maruz kalan Filistinli kardeşlerimize tüm gücümüzle sahip çıkacağız. Bundan kimsenin şüphesi endişesi olmasın. Her fırsatta vurguluyorum bugün bir kez daha tekrarlıyorum bize milletimizle birlikte mazlumların hayır duaları yeter. Hakkın rızasına, halkın duasına mazhar olabiliyorsak ne mutlu bize. Bilhassa Gazzeli yetimlerin, Gazzeli öksüzlerin ciğer paresini kara toprağa vermiş o yüreği yanık Gazzeli anne babaların samimi dualarını alabiliyorsa işte en büyük bahtiyarlık bizim için budur. Gerisi fani dünyanın gelip geçici meşgaleleridir. Allah’a şükürler olsun ki milletimizde bizim bu samimiyetimizi görüyor. Tüm hayatını karşıtlık üzerine bina etmiş bir avuç müzmin dışında benim milletim gayretlerimizi görüyor ne için mücadele ettiğimizi çok iyi biliyor. Bizde milletimizi hayal kırıklığı yaşatmamak için büyük bir fedakarlıkla çalışıyoruz. Bize umut bağlayan Türkiye için ellerini semaya kaldıran bizimle sevinen bizimle üzülen mazlumlara mahcup olmamak için adeta çırpınıyoruz. Rabbim bizi milletimize ve insanlığa hizmet yolundan ayırmasın diyorum" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Çorum’da UNESCO gastronomi şehri olma hazırlıkları sürüyor Çorum’un, binlerce yıllık mutfak kültürü ile gastronomi alanında UNESCO listesine girmesi için yürütülen çalışmalarla ilgili bilgilendirme yapıldı. Çorum’da UNESCO listesine gastronomi alanında girmek amacıyla yürütülen "Gastro Çorum" projesi, şehri kültür, turizm ve gastronominin buluşma noktası haline getiriyor. Bu çerçevede, gastronomi şehri olma çalışmalarına katkı sağlayacak bir yarışma düzenleniyor. Çorum’a özgü lezzetlerin korunması, geliştirilmesi ve modern sunum teknikleriyle yeniden yorumlanmasını hedefleyen yarışma kapsamında, yarışmacılar Çorum’da yetişen ürünleri kullanarak hazırlayacakları yemeklerle hünerlerini sergileyecek. 1 Mayıs’ta kayıtların bittiği "Çorum Mutfağına Saygı" yarışması iki aşamalı olarak düzenlenecek. İlk etap 21-22 Mayıs tarihlerinde, ikinci etap ise 4-7 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Ayrıca, 3-7 Haziran’da, insanlık tarihinin en eski pişirme yöntemlerinden biri olan ateşle pişirmeyi merkezine alan Çorum Açık Ateş Şenlikleri gerçekleştirilecek. "Çorum Mutfağına Saygı" yarışması ve "Açık Ateş Şenlikleri" ve UNESCO gastronomi adaylığı çalışmalarıyla ilgili bilgilendirilme toplantısı yapıldı. Toplantıda yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi verildi. "Biz istiyoruz ki bunu önce yerel kamuoyu sonra da dünya kamuoyu bilsin" Düzenlenen programda konuşan Çorum Valisi Ali Çalgan, "Çorum için şu heyetin, buradaki hazırunun, şehri idare edenlerin, şehir dinamiklerinin bir araya gelerek bu şehre ne yapabiliriz düşüncesi sonunda ortaya çıkmış bir şey değil. Şehrimizin mutfak kültürü bizi böyle bir çalışma yapmaya mecbur bırakmıştır. Bu üretilmiş bir çalışmanın sonucu değil. Bize dayatılmış bir sonuçtur. Biz İstiyoruz ki bunu önce yerel kamuoyu sonra da dünya kamuoyu bilsin" dedi. "Çorum Anadolu’da kurulmuş olan Anadolu’daki ilk başkent" Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın da, "Çorum sıradan bir şehir değil. Anadolu’daki ilk başkent. Yöresel mutfak noktasında çok da istekli olmadığımız bir noktadan şu 3-5 yıl içerisinde Çorum Belediyesi’nin açmış olduğu 17 tane sosyal tesis içerisine Çorum mutfağını yöresel mutfağını kurmak suretiyle açtığı çığır. Onun dışında bizim Çorum su böreğimiz, tatlılarımız çok bulunamıyordu. Şu an aynı kalitede üretmek suretiyle birçok noktada bunların bulunduğu bambaşka noktalar var. Hamdolsun 3-5 yıl içerisinde bu gastronomi zenginliğimizi taşımayı başardık" diye konuştu. "Yemek kültürü de atalarımız ve dedelerimizle beraber Çorum’umuza buraya gelmiş bulunmakta" Çorum’da yemek kültürünün çok eskiye dayandığını vurgulayan AK Parti Çorum Milletvekili Avukat Yusuf Ahlatçı da, "1071 ve Malazgirt’ten Oğuzlar’ın saf bir boyu olan Oğuz boyu bu coğrafyaya yerleşmiş. Şimdi ilçelerimizin isimlerine bakıyorum. Oğuzlar, Dodurga, Bayat, Kargı ve diğerleri tamamı Oğuz boyunun saf boy isimlerinden oluşuyor. Dolayısıyla bu yemek kültürü de atalarımız ve dedelerimizle beraber Çorumumuza gelmiş bulunmakta" şeklinde konuştu. "Dünyanın farklı ülkelerinde farklı şekilde hafızalara yerleştireceğiz" Çorum mutfağının farklı bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Çorum Esnaf ve Sanatkarlar Odası (ÇESOP) Başkanı Recep Gür ise, "Çorum gerçekten hepimizin için çok önemli, olmasa olmaz şehirlerimizden bir tanesi. Dünyanın birçok ülkesini geziyoruz ama Çorum mutfağının bizde farklı bir yeri var. İnşallah Çorum mutfağını gastronomide de dünyanın farklı ülkelerinde farklı şekilde hafızalara yerleştireceğiz" ifadelerini kullandı. "Çorum’un en güçlü yanlarından birisi şuanki hayatta canlı bir şekilde varlığını sürdürüyor olması" Konsept ve Büyüme Danışmanı Yasemin Cerit Doğan da, "Burada hem yerel üretim, hem yerel ürünlerimiz, coğrafi işaretli ürünlerimiz ve de bu ürünleri üreten üreticilerimizi kapsayan programlar geliştiriyoruz. Bunun yanında uluslararası bilgi paylaşımı ve işbirliği UNESCO’nun da çok önem verdiği bir şey. Çünkü bir şehrin içinde yaptıklarımız aslında sadece burada kalıyor. Bunun hem ulusal anlamda diğer şehirlerimizle işbirliğiyle hem de uluslararası anlamda diğer ülkelerle paylaşarak çoğalmasını sağlıyoruz. En önemlisi de aslında katılımcı ve çok paydaşlı bir program modeli olması. Bu ne demek; hem toplumsal hem kamu tarafında hem özel sektörün hem de sivil toplum kurumlarının beraber aynı çatı altında aynı hedefe doğru yürüdüğü bir programdan söz ediyoruz. Çorum’un en güçlü yanlarından biri de aslında bu ekosistemin geçmişte kalmış olması değil, şu andaki hayatta da canlı bir şekilde varlığını sürdürüyor olması" dedi. "Çorum’un gastronomi şehri olmaması için hiçbir neden yok" Çorum gastronomisinin hak edeceği yerine geleceğini vurgulayan Halk Mutfakları Araştırmacısı, YazarAdnan Şahin, "Çorum’un gastronomi şehri olmaması için hiçbir neden yok. Tabii ki gastronomi şehri olma azmi yetmiyor. Olması gereken bazı teknik hususlar var. Bu anlamda yürünecek yol bence sonuçtan çok daha değerli. Çünkü siz bu yolu yürüdüğünüz zaman zaten şehrin gastronomik anlamda gelmesi gereken yere geleceğinden de bir şüphemiz yok" diye konuştu. Öte yandan, UNESCO listesine girmek için Çorum Valiliği, Hitit Üniversitesi, Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ile turizm temsilcilerinin yer aldığı "Gastronomi Yürütme Kurulu"nun çalışmaları yoğun bir şekilde devam ediyor. Mart ayı itibarıyla Çorum’un tescilli coğrafi işaretli ürün sayısı Çorum leblebisi, has naklava ve Alaca boranası gibi değerlerin katılımıyla 31’e ulaştı. Daha önce EMITT ve ITB Berlin gibi dev fuarlarda boy gösteren Çorum mutfağı, 4-7 Haziran tarihleri arasında İspanya, İtalya ve Brezilya başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinden açık ateş pişirme ustalarını ağırlayacak. Ünlü şeflerin katılımıyla gerçekleştirilecek bu özel etkinlikte geleneksel pişirme teknikleri dünyaya tanıtılacak. Çorum ayrıca, Ekim ayında İspanya’nın San Sebastian kentinde düzenlenecek olan dünyanın en prestijli gastronomi fuarlarından San Sebastian Gastronomika’da da yerini alarak uluslararası arenada gövde gösterisi yapacak.