SPOR - 13 Nisan 2026 Pazartesi 23:59

Burak Yılmaz: "Bahis soruşturması bana karşı yapıldı"

A
A
A

Gaziantep FK Teknik Direktörü Burak Yılmaz, görevinden istifa ettiğini açıklayarak, bahis soruşturması sadece bana karşı yapıldı. Ben temizim çünkü. Temiz olduğum için sonuna kadar gidilsin dedim gitmediler. Beni susturmak için bunu yaptılar. Ondan sonra da bugüne kadar beni her maçta doğradılar" dedi.

Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında Çaykur Rizespor’a deplasmanda 2-1 mağlup olan Gaziantep FK’nın Teknik Direktörü Burak Yılmaz, kendisi yüzünden hakemlerin Gaziantep FK’nın aleyhinde kararlar verildiğini öne sürerek görevinden istifa ettiğini açıkladı. Karşılaşmanın ardından gerçekleşen basın toplantısında konuşan Yılmaz, "Kazanmak için her şeyi yaptık Rizespor’dan daha ziyade hakemi tutamadık hiç. Rizespor’u tebrik ederim galibiyetinden dolayı ama hakemin ikinci golden sonraki yaptığı şey. Yazık günah. Kazanmaya yakın olan bizdik. Bugün oyunu geçip sizinle başka bir şey konuşmak istiyorum. Yürekli olan bir dijital platform varsa Gaziantepspor’a yapılan hakem hatalarını çıkartsın. Bugün yediğimiz ikinci gol bence yüzde yüz fauldü. 1-0 önce geçtikten sonra hakem tatlı tatlı doğramalarını yaptı. Aut olan pozisyonu korner verdi. Bu durum futbolda gelen giden ve bundan sonra da olacak şeyler" dedi.

MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ve TFF Yöneticisi Fuat Göktaş’ın ilk önce kendisini arayarak bahis oynadığının tespit edildiğini, sonrasında yeniden arayarak ‘Yanlış Burak Yılmaz’mış’ dediğini dile getiren Yılmaz, "Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu dokunulmaz mı? Neler geldi neler geçti. İstedikleri gibi orada Fuat Göktaş ile istedikleri gibi oynatıyorlar, indiriyorlar. Yaşadığım problemi anlatayım size Devre arasında Fuat Göktaş beni aradı. 'Bir tane Burak Yılmaz bahis oynamış' dedi. 'Ne diyorsun abi' dedim. 'Ben 2010-2011'i yaşamışım, 'bahis olayı benim karın ağrım' dedim telefonu kapattım. 15 dakika sonra tekrar aradı. 'Özür dilerim yanlış Burak Yılmaz'mış. Iğdır'da birisiymiş, çıkarttırdım' dedi. Benim alnım açık başım dik. Nasıl bahis oynanır, nerden oynanır bilmem öyle şeyleri ve ihtiyacımda yok. Ben Mecnun başkanı aradım ve karıştı ortalık. Sonra 3 gün sonra Kocaeli maçında hakem hiçbir şey yokken beni attı. Atılana kadar hiçbir şey yapmadım. Ama atıldıktan sonra verdiğim tepki hatalıydı. Ondan sonra Fuat Göktaş'ı aradım. Bir tane yalan söylüyorsam Allah’ın, dinin, kitabın üzerine yemin ederim. Fuat Göktaş'ı aradım ve yanlış konuştum. Çünkü bana yoklama çektiler. Ben miyim diye acaba bana yoklama çektiler. Yanlış konuştum kendisine ve ondan sonra da bugüne kadar beni her maçta doğradılar. Federasyon bunu yapıyor. Bahis oynayanları çıkarttırdım dedi. Demediyse Allah şahidim olsun. Ben Kocaeli maçından sonra açtığım telefonda yanlış kelimeler söyledim Fuat Göktaş’a o da benim hatam ama ondan sonra bana ve Gaziantepspor’a gereğini yaptılar ve beni doğradılar. Federasyon bu şekilde ilerliyor. Hakemler kötü. Merkez Hakem Kurulu başkanı kötü. Niye gitmiyor? Nedir bunların dokunulmazlığı? Hakemler çok kötü kardeşim. Galatasaray da şikayetçi, Karagümrük de şikayetçi. Niye, nasıl düzelecek abi. Ahbap-çavuş ilişkisiyle yürüyor ona üzülüyorum" ifadelerini kullandı.

"Bugün istifa ediyorum"

Gaziantep şehrine de kırgın olduğunu sözlerine ekleyen Yılmaz, "Ben istifa ediyorum bugün. Bıktım çünkü her gün İbrahim başkanla konuş, Mecnun başkanla konuş. Mecnun başkan bana dedi ki, o Burak Yılmaz açıklanmadı çünkü altyapıları açıklamadık. Hayır, kardeşim burada bir adaletsizlik ve terbiyesizlik var. Burada bir hak yeme var. Bunu bir tek ben söylüyorum çünkü benim anlım açık ve ak. Ama şükürler olsun. Bu böyle gitmez. Dünya Kupası'na getirdiler bizi hepsinin başımızın üstüne yeri var. Ama Türk futbolu nereye gidiyor. Dibe çöktü. Niye herkes hakem konuşuyor. Ben neden bugün Rizespor’un iyi oynamasını konuşmuyorum. Ben teknik direktörlüğe başlayalı iki buçuk sene oldu ve anlım açık başım dik. Gaziantep’e çok kırgınım. Habire konuşmalar oluyor. 'Burak Yılmaz para alıyor' diye. Oyuncularım için çok fedakarlık yaptım. Primler yatsın diye. Kendi içindeki çatışmalardan dolayı beni çok kırdılar. Bu zamana kadar neden gitmedin derseniz bir söz verdim. Başkanım ağır ameliyat geçirdi ve seni bırakmayacağım dedim. Ama bu hakemlerle olmaz. Şampiyon olanda içime sinmez, küme düşende içime sinmez. Bu federasyon başkanıyla olmaz. Ferhat Gündoğdu denilen adamın, Fuat Göktaş denilen adamın orada kuklası olmuş herkes. Bana ceza verecekler, istediklerini verseler. Birilerinin bunu söylemesi lazımdı. Hiç kimse bana bahis oynamış muamelesi yapmaz. Fuat Göktaş’a sesleniyorum buradan. Bana yoklama çekti. Benim Trabzonspor’da bu konuda karın ağrım var. Bana yapamazsın. Yalanım varsa çıksınlar cevap versinler. Bırakıyorum ben" ifadelerini kullandı.

"Sadece bana karşı yapıldı"

Bahis noktasında kendisinin temiz olduğunu ve verdiği bir röportaj nedeniyle tüm olumsuzlukları yaşadığını ifade eden Yılmaz, "Benimle Antalya’da bir röportaj yapılıyordu. Bahisle alakalı sonuna kadar gidilsin dedim. Sizde bir laf vardır horona girdin mi dik oynarsın. Dik oynayacaksın. Sonuna kadar gideceksin isim ayırt etmeyeceksin. ‘Sen bilmiyor musun kimlerin ne olduğunu?’ Ben biliyorum diye sen bana yoklama çekiyorsun böyle röportaj yaptım diye. Benimle bu konuşmayı yaptıktan iki saat sonra hocalar açıklandı, Burak Yılmaz neden yoktu. Fuat Göktaş, Ferhat Gündoğdu. İkisi almışlar sazı eline bir oraya bir buraya indiriyorlar. Sadece bana karşı yapıldı. Ben temizim çünkü. Temiz olduğum için sonuna kadar gidilsin dedim gitmediler. Beni susturmak için bunu yaptılar, çok net. Ben buradayım bir tane canım var o da benim değil. Beni tehdit edemezsiniz" dedi.

Enver Kalender - Kubilay Ateş - Hasan Fehmi Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Marmaris Körfezi masaya yatırıldı Muğla’nın Marmaris ilçesinde SEAMAR Projesi kapsamında düzenlenen söyleşide Marmaris Körfezi’nin çevresel durumu, bilimsel veriler ışığında değerlendirilirken; iklim değişikliği, kirlilik baskıları ve çözüm önerileri ele alındı. Marmaris’te deniz ekosisteminin korunması ve iklim değişikliğine karşı dayanıklılığın artırılması amacıyla önemli bir söyleşi düzenlendi. Marmaris Belediyesi tarafından Avrupa Birliği ve Türkiye’nin ortak finansmanıyla yürütülen Marmaris’te Deniz Ekosisteminin İyileştirilmesi ve İklim Dayanıklılığının Artırılması Projesi (SEAMAR) kapsamında gerçekleştirilen programda, Marmaris Körfezi’nin çevresel durumu bilimsel veriler ışığında ele alındı. Marmaris Belediyesi Özel Kalem ve AR-GE Müdürü Didem Gamze Işıksal’ın ev sahipliğinde düzenlenen "Geçmişten Günümüze Marmaris Körfezi’nin Genel Çevre Sorunları ve Çözüm Önerileri" başlıklı söyleşide, körfezin geçmişten günümüze yaşadığı değişim, mevcut riskler ve çözüm alanları kapsamlı şekilde değerlendirildi. Söyleşiye konuk olarak katılan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nedim Özdemir ise su kalitesi, ekosistem dinamikleri, kirlilik baskıları ve iklim değişikliğinin körfez üzerindeki etkilerini anlattığı bir sunum yaptı. Somut verilerin ortaya konduğu sunumda uzun dönemli ölçüm ve analiz sonuçları davetlilerle paylaşıldı. Söyleşide, körfezde artan çevresel baskılar, turizm ve insan faaliyetlerinin etkileri, iklim değişikliğine uyum ve risk yönetimi ile koruma ve iyileştirme odaklı çözüm önerileri üzerine değerlendirmeler yapıldı. Ayrıca sürdürülebilir bir Marmaris için atılması gereken adımlar da vurgulandı.
Ağrı Lise öğrencisi kadın ölümlerini romanlaştırdı Ağrı Eleşkirt 70. Yıl Sağlık Meslek Lisesi öğrencisi Zelal Yılmaz son yıllarda artan kadın cinayetlerine sessiz kalamayarak tepkisini roman yazarak dile getirdi. Daha hayatının baharında olan genç yazar, her gün yazılı, görsel ve sosyal medyadaki gördüğü kadın cinayetlerine sessiz kalamayarak isyanını zihin dünyası içinde oluşturduğu bir karekterle dile getirerek kanayan bu sosyal yaraya parmak bastı. Son yıllarda haber bültenlerinde kadına yönelik şiddet ve cinayet haberleri art arda yer almaya devam ediyor. Bir olayın etkisi geçmeden bir yenisinin yaşanması, bu trajedilerin zamanla sıradanlaşmasına neden olurken, hayatını kaybeden kadınların isimleri ise hızla unutuluyor. Genç yazar Zelal Yılmaz da tam olarak bu noktadan yola çıkarak kaleme aldığı "Ölümsüz Kadınlar" adlı kitabında, unutulan hikâyelere dikkat çekmeyi amaçlıyor. Yılmaz, özellikle kamuoyunda yankı uyandıran olaylardan etkilenerek bu kitabı yazmaya karar verdiğini ifade ediyor. Bir olayın diğerini gölgede bırakması ve yaşananların kısa sürede gündemden düşmesi, yazarın en büyük motivasyon kaynaklarından biri olmuş. Yılmaz, eserinde yalnızca toplumsal bir soruna dikkat çekmekle kalmıyor, aynı zamanda kurgusal bir karakter üzerinden adalet arayışını da gözler önüne seriyor. Kitabın merkezinde yer alan "Ben Yürek" adlı karakter, 24 yaşında bir avukattır. İzmir’de kazandığı bir davanın ardından kaçırılarak işkenceye maruz kalan Yürek’in hayatı, yaşadığı travmalar ve karşılaştığı adaletsizliklerle derin bir kırılma yaşar. Akıl hastanesine düşen Yürek, burada sevgiyle tanışsa da hayatındaki zorluklar son bulmaz. Kendi ifadesiyle, bir taciz girişimine karşı kendini savunmak zorunda kalır ve bu olayın ardından yaşadıkları daha da ağırlaşır. Sonrasında ise kabul etmediği bir dava nedeniyle sokak ortasında silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeder. Hikâyesi, "Bu adalet değildi." sözleriyle okuyucuya güçlü bir mesaj bırakır. Yazar, bu eserle yalnızca bir karakterin hikâyesini anlatmakla yetinmiyor; aynı zamanda gerçek hayatta yaşanan acıların unutulmaması gerektiğini vurguluyor. "İnsan aslında öldüğünde değil, unutulduğunda ölür" düşüncesinden hareket eden Yılmaz, kadınların isimlerini ve yaşadıklarını yaşatmayı hedefliyor. Eleşkirt 70. Yıl Sağlık Meslek Lisesi Müdürü Kasım Bozkurt; "Öğrencimiz toplumsal meselelere duyarlı akranlarına göre farkındalığı oldukça yüksek azimli örnek bir öğrencimizdir. Kendisi bütün öğretmen arkadaşlarımızın ve takdir ettiği öğrencilerin örnek aldığı biridir" dedi. "Ölümsüz Kadınlar", yalnızca bir roman değil; aynı zamanda bir farkındalık çağrısı olarak öne çıkıyor.