Son Dakika
|
Son sözü Arda Güler söyledi, Real Madrid farklı kazandı
Trump: "Öyle ya da böyle, Hürmüz Boğazı’nı yakında yeniden açacağız"
Fatih'te 3 katlı binada yangın çıktı: 1 ölü 5 yaralı
Erdoğan: ''Ülkemizi savaşın içerisine çekmeye çalışanlara karşı dikkatliyiz''
Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti
İETT otobüsü çarptı, hayatını kaybetti
Tahran'da Kudüs Günü yürüyüşü sırasında saldırı meydana geldi
MSB: İran'dan ateşlenen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "ABD yönetimi, AB’yi bölmek istiyor"
Okullarda ikinci ara tatil için son ders zili bugün çalıyor
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
ABD bayrağı, Karakas'ta 7 yıl aradan sonra ilk kez yeniden göndere çekildi
Trump: "İran'ı her açıdan yendik ve tamamen yerle bir ettik"
Bakan Fidan: "Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir"
Fenerbahçe, Tedesco ile devam kararı aldı
İran’da ABD’ye ait İHA’nın düşürüldüğü anların görüntüleri ortaya çıktı
İran Meclis Başkanı Galibaf: "ABD, İsrail için herkesi feda eder"
Bakan Fidan, Bangladeş Dışişleri Bakanı Rahman ile bir araya geldi
POLİTİKA
RTÜK Başkanı Daniş’ten İslamofobiyle Mücadele Uluslararası Günü paylaşımı
15 Mart 2026 Pazar - 10:24:03
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, 15 Mart İslamofobiyle Mücadele Uluslararası Günü’ne ilişkin paylaşım yaptı. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 15 Mart İslamofobiyle Mücadele Uluslararası Günü’nün uluslararası toplumun ortak vicdanını harekete geçirmek ve nefret, ayrımcılık ve önyargıya karşı güçlü bir farkındalık oluşturmak amacıyla ilan edilmiş önemli bir gün olduğunu vurgulayarak şu ifadelere yer verdi: "Yakın tarih, nefretin ve ön yargının insanlığa nasıl ağır bedeller ödetebileceğini acı örneklerle göstermektedir. Avrupa’nın ortasında, Bosna-Hersek’te yaşanan Srebrenitsa katliamı, inancı ve kimliği nedeniyle hedef alınan binlerce masum insanın acısıyla insanlık hafızasında derin bir yara bırakmıştır. Yıllar sonra dünyanın başka birçok köşesinde yaşanan, 2017 yılında Kanada’nın Quebec kentinde bir camiye yapılan saldırı, 2019 yılında Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki iki camiye düzenlenen saldırı, 2021 yılında Kanada’nın Ontario eyaletinde Müslüman bir ailenin araçla hedef alınması, 2022 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde Albuquerque Müslüman Cinayetleri, 2023 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde Müslüman bir çocuğun nefret saldırısında hayatını kaybetmesi, 2023-2024 yıllarında Avrupa’da Cami Saldırıları Dalgası 2024 yılında Kanada’da Ottawa Camii Kundaklama Girişimi gibi saymakla bitiremeyeceğimiz İslamofobik saldırılar tüm dünyaya nefretin ve aşırıcılığın küresel ölçekte ne kadar yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini tüm dünyaya göstermiştir. Bugün ise Gazze’de yaşanan trajediler, sivillerin, kadınların ve çocukların maruz kaldığı ağır insani tabloyla uluslararası toplumun ortak vicdanını derinden sarsmaktadır. İnsan hayatının ve insan onurunun korunması, hangi coğrafyada yaşarsa yaşasın herkes için ortak bir sorumluluktur. Bosna’dan Kanada’ya, Yeni Zelanda’dan Gazze’ye kadar dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan bu acı olaylar, nefretin sınır tanımadığını açıkça göstermektedir. Nefret söylemi yalnızca sözlerden ibaret değildir; zamanla ayrımcılığa, ayrımcılık ise insan hayatını tehdit eden şiddet ortamlarına dönüşebilmektedir. Bu noktada medya ve yayıncılık, toplumların birbirini anlamasında ve doğru bilginin yayılmasında kritik bir role sahiptir. Yayıncılık faaliyetlerinin ön yargıları büyüten değil, empatiyi güçlendiren; ayrıştıran değil, birleştiren bir anlayışla yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak bizler; insan onuruna saygıyı esas alan, nefret söylemine karşı duyarlı, farklı inanç ve kültürlere saygıyı güçlendiren sorumlu yayıncılık anlayışının geliştirilmesini temel bir sorumluluk olarak görmekteyiz. Bu anlayış doğrultusunda Kurulumuz öncülüğünde; 25-26 Mayıs 2021 tarihlerinde ‘Uluslararası Medya ve İslamofobi Sempozyumu’, 15 Mart 2022 tarihinde ‘İkinci Uluslararası Medya ve İslamofobi Forumu’, 10 Nisan 2023 tarihinde ‘Uluslararası Medya ve İslamofobi’ programının üçüncüsü ve 14 Mart 2024 tarihinde ‘Küresel ve Yerel Boyutlarıyla İslamofobi’ temasıyla dördüncü forum gerçekleştirilmiştir. Söz konusu programlarla, İslamofobi ile mücadele yollarının akademisyenler, bürokratlar ve medya uzmanları nezdinde ele alınması; medya odaklı farkındalığın ve kurumsal iş birliğinin güçlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu vizyon ile 2025 yılı içinde Uluslararası Medya ve İslamofobi Forumu’nun beşincisine yönelik hazırlık çalışmaları da sürdürülmektedir. İslamofobi ile mücadele; yalnızca Müslümanların değil, insanlığın ortak sorumluluğudur. Karşılıklı saygının, empati kültürünün ve doğru bilginin güçlendiği bir iletişim ortamı, daha adil ve daha barışçıl bir dünyanın kurulmasına katkı sağlayacaktır. Bu vesileyle Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak; ayrımcılığa, nefret söylemine ve ötekileştirici yaklaşımlara karşı sorumlu yayıncılık anlayışının güçlendirilmesi yönündeki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz."
15 Mart 2026 Pazar - 10:19
Kazakistan’da tarihi referandum için İstanbul’da sandıklar kuruldu
Kazakistan Cumhuriyeti’nde anayasanın büyük ölçüde değişmesini öngören tarihi referandum, sabah saatlerinde halk oylamasına açıldı. Kazak halkının büyük katılım sağlaması beklenilen referandum için Türkiye’de de İstanbul başkonsolosluğu olmak üzere 4 ayrı noktada sandıklar kuruldu. Büyük çoğunluğunu öğrencilerin oluşturduğu binlerce Kazak vatandaşı, ülkelerinin geleceğini belirleyen referandum için sandıklara yoğun ilgi gösterdi. Kazakistan Cumhuriyeti’nde anayasanın yaklaşık yüzde 80 oranında değişmesini öngören anayasa teklifi, bugün sabah saatlerinde halk oylamasına açıldı. "Tarihi Referandum" olarak nitelenen halk oylaması nedeniyle Kazak halkı sandıklara akın ederken, seçime yoğun katılım olması bekleniyor. Kazakistan dışında farklı ülkelerde de oy kullanma işlemleri aynı gün başlarken, Türkiye dahil onlarca ülkede Kazaklar sandıkları doldurdu. Türkiye’de İstanbul başkonsolosluğu dahil olmak üzere 4 farklı noktada sandıklar kurulurken, büyük çoğunluğunu öğrenciler olmak üzere binlerce kişi sandıklara akın etti. Sabah erken saatlerde başlayan oy verme işlemlerinin akşam saat 20.00’da bitmesi öngörülürken, referandum hakkında konuşan Kazakistan Cumhuriyeti Başkonsolosu Nuriddin Amankul, seçimlerin ülkesi için tarihi değere sahip olduğunu belirterek hayırlara vesile olmasını diledi. Amankul, "Kazakistan vatandaşlarının referandumda oy haklarını kullanması için çeşitli noktalarda sandıklar açıldı. 419 numaralı sandık ise İstanbul’da açıldı. Sabahtan bu yana yoğun bir şekilde oy verme işlemleri devam ediyor. Sabah saat 07.00’da oy verme işlemleri başlarken, akşam saat 20.00’a kadar devam edecek. Şimdiye kadar kardeş Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşayan öğrencilerimiz, vatandaşlarımız yoğun şekilde oy vermek için geliyor. Bu referandumun amacı daha önceden çalışmaları yapılan yeni anayasa ile ilgili. Ülkemiz için açıkçası çok önemli bir referandum. Anayasamızın değişip değişmeyeceğine ise halkımız karar verecektir" dedi. Kazak vatandaşı Arslan Ebubekir, "Bugün 15 Mart ve İstanbul’a Kazakistan Anayasası’nın değişmesini öngören referandum için oy vermeye geldik. Hayırlı olacağını düşünüyoruz, her yeniliğin daha iyi olacağını düşünüyorum, güzel olacağını düşünüyorum" diye konuştu. Halk oylamasında oyunu kullanmaya gelen başka bir öğrenci ise, "Ben farklı bir şehirden seçim için İstanbul’a geldim. Biraz heyecanlıyım, ülkem için hayırlı olsun demek istiyorum. İyi olacağını düşünüyorum, herkes iyi olmasını istiyor, o nedenle iyi olacak umarım" ifadelerini kullandı.
15 Mart 2026 Pazar - 00:14
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mart Tıp Bayramı iftarına katıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mart Tıp Bayramı iftarına katıldı
14 Mart 2026 Cumartesi - 23:44
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından "Antarktika Bilim Araştırma Heyeti" açıklaması
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, bir televizyon kanalının haberinde Antarktika Bilim Araştırma Heyeti’nde yer aldığı iddia edilen isimleri yalanlayarak, Antarktika Bilim Araştırma Heyeti’ndeki bilim insanlarını açıkladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından, Sözcü Televizyonun bir haberinde Antarktika Bilim Araştırma Heyeti’nde yer aldığını iddia ettiği isimler yalanlandı. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "İzleyicilerinizle paylaştığınız içerik tümüyle gerçek dışıdır. Sözcü Televizyonu, Haberinizde ismini zikrettiğiniz kişilerin Antarktika’ya giden bilim heyetinde oldukları ifadesi doğru değildir" denildi. Bakanlık tarafından Antarktika Bilim Araştırma Heyeti’nde yer alan bilim insanlarının, Karadeniz Teknik Üniversitesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersan Başar, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (MAM) Başuzman Araştırmacı Dr. Göksu Uslular, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Ana Bilim Dalı Uzman Doktor Yusuf Eminnvabi, Koç Üniversitesi Fizik Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi Proje Bursiyeri Diğdem Yıldız, Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atilla Karataş, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Ayşegül Feray Gökdere, Tarım ve Orman Bakanlığı Toprak, Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü Araştırmacı Çağlar Sagun, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Başkan Yardımcılığı Araştırmacı Dr. Hicret Aslı Yalçın, Gebze Teknik Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü, Araştırma Görevlisi Gözde Yeşiltaş, İstinye Üniversitesi Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sertaç Öztürk, Gebze Teknik Üniversitesi Yer ve Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Meltem Çelen, Millî Savunma Bakanlığı Harita Genel Müdürlüğü Ölçme Dairesi Personeli Astsubay Muharrem İspekter, İstanbul Teknik Üniversitesi, Harita Mühendisliği Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Fahri Karabulut, İstanbul Teknik Üniversitesi Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Öğrencisi Proje Bursiyeri Beyza Doruk, Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı (SHODB) Elektronik Harita Dairesi Mesaha Personeli Ast. Raşit Eren ve Bulgaristan Antarktika Enstitüsü Araştırmacı Doç. Dr. Stoyan Todorov Georgiev olduğu açıklandı. Televizyon kanalından düzeltme metni beklendiği belirtilen açıklamada, "Antarktika ve Arktik Kutup Bilim Programı, nitelikli bilimsel araştırma projeleriyle gerçekleştirilmeye devam etmektedir. Hukuki haklarımız saklı kalmak kaydıyla, bu düzeltme metnini kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına sayfanızda ve TV kanalınızda paylaşmanızı bekliyoruz. Bu vesileyle, ülkemizin kutup bilim çalışmalarına katkı sunan bilim insanlarımıza teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
13 Mart 2026 Cuma- 22:17
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir"
2
14 Mart 2026 Cumartesi- 20:41
Bakan Fidan: "Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir"
3
13 Mart 2026 Cuma- 09:46
Öğrenciler, ’zimem defteri’ geleneğiyle borçları ödedi
4
14 Mart 2026 Cumartesi- 22:39
MHP Lideri Bahçeli: "Türkiye vicdan, emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir"
5
14 Mart 2026 Cumartesi- 22:31
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sağlık sistemimiz bugün, hiç olmadığı kadar güçlüdür, dayanıklıdır"
12 Şubat 2026 Perşembe - 17:57
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile bir araya geldi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile Cumhurbaşkanı Külliyesi’nde bir araya geldi.
12 Şubat 2026 Perşembe - 17:41
AK Parti’den belediyelere Ramazan genelgesi: "Denetim, sosyal yardım ve manevi hassasiyet vurgusu"
AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı, yaklaşan mübarek Ramazan ayı öncesinde AK Partili belediyelere kapsamlı bir genelge gönderdi. AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir’in imzasıyla iletilen genelgede, Ramazan ayının ruhuna uygun programlar yapılması, sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması ve milli-manevi değerlere hassasiyetle hareket edilmesi vurgulandı. AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı, Ramazan ayı öncesinde AK Partili belediyelere genelge gönderdi. Genelgede Ramazan ayının paylaşma, yardımlaşma ve dayanışmanın en güçlü şekilde yaşandığı müstesna bir zaman dilimi olduğuna dikkat çekildi. AK Parti’nin milletin kurduğu bir hareket olduğu belirtilerek, AK Partili belediyelerin de bu anlayışla Ramazan ayında birlik ve beraberliğin güçlenmesine katkı sunacak çalışmalar yürütmesi istendi. Ramazan ayında vatandaşların sağlıklı ve uygun fiyatlı ürünlere ulaşabilmesi için belediyelerin tüm imkanlarını seferber etmesi gerektiği kaydedilen genelgede, özellikle gıda güvenliği, hijyen ve uygun fiyat uygulamalarına yönelik denetimlerin Ramazan ayı boyunca artırılması istendi. Belediyelerin marketler, pazar yerleri, fırınlar ve gıda satış noktalarında düzenli kontroller gerçekleştirmesi, vatandaşların mağduriyet yaşamaması için gerekli önlemlerin titizlikle uygulanması gerektiği de ifade edildi. Genelgede Ramazan ayı boyunca planlanan tüm etkinliklerin Ramazan’ın ruhuna, milli-manevi ve tarihi değerlere uygun hassasiyetle gerçekleştirilmesi, programlarda yer alacak katılımcıların bu çerçevede belirlenmesinin altı çizildi. Başta Gazze olmak üzere tüm mazlum coğrafyalara destek bilincinin Ramazan boyunca güçlü şekilde ortaya konulması ve etkinliklerde boykot ürünlerine yer verilmemesi de genelgede ön plana çıkan hususlardan biri oldu. Sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, dağıtım sürecinde vatandaşların mahremiyetinin gözetilmesi, belediye başkanlarının Ramazan boyunca vatandaşlara iftar vakitlerinde, gönül sofralarına katılması, ev ziyaretleri gerçekleştirilmesine vurgu yapılan genelgede, yaşlılara, engelli vatandaşlara, şehit yakınlarına iftar ve sahur programlarının düzenlenmesi kaydedildi. Öte yandan belediyelere gönderilen genelgede, şehit yakınları ve gazilerin ziyaret edilmesi, kendileri için özel iftar programları düzenlenmesi, üniversite öğrencileri, gençler, çocuklar, yaşlılar, yetimler ve kimsesizlere yönelik özel iftar programları yapılması da öne çıktı. "Belediye başkanı şehrinden mesuldür" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir, yaklaşan Ramazan ayı dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Demir, Ramazan’ın tüm İslam âlemine, Türkiye’ye ve şehirlere hayırlar getirmesini temenni etti. Demir, Ramazan ayında birlik ve beraberliğin güçleneceğini belirterek, AK Partili belediyelerin her zaman olduğu gibi vatandaşların yanında olacağını söyledi. Belediye başkanlarının Ramazan boyunca vatandaşlarla daha güçlü bir gönül bağı kuracağını ifade eden Demir, "Belediye başkanlarımız, Sayın Cumhurbaşkanımızın selamlarıyla vatandaşlarımızla, iftar ve sahur sofralarında bir araya gelecekler. Bulundukları yerlerin şehremini olarak Hz. Ömer misali, şehrinde tüm vatandaştan kendisini mesul hissederek Ramazan ayını geçirecekler" ifadelerini kullandı. Ramazan ayının gönül buluşmalarına vesile olacağını dile getiren Demir, belediye başkanlarının iftar ve sahur sofralarında vatandaşlarla bir araya geleceğini, dertleri dinleyip çözüm üreteceğini ifade etti. AK Parti’nin ‘kimsesizlerin kimsesi’ anlayışıyla hareket ettiğini vurgulayan Demir, ihtiyaç sahibi vatandaşların asla yalnız bırakılmayacağını belirtti.
12 Şubat 2026 Perşembe - 16:47
Bakan Bak: "Suça sürüklenen her çocuk, toplumsal hayata kazandırılması gereken bir bireydir"
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Suça sürüklenen her çocuk, toplumsal hayata kazandırılması gereken bir bireydir" dedi. TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı. Komisyonda Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak sunum yaptı. Bak’ın sunumu öncesi konuşan Komisyon Başkanı Durgut, "Komisyonumuz çocukların ve gençlerin suça sürüklenmesini yalnızca adli bir mesele olarak değil, sosyal, kültürel, organizasyonel ve yapısal boyutları olan çok yönlü bir mesele olarak ele almaktadır. Bu çerçevede koruyucu ve önleyici politikalarının güçlendirilmesi en temel önceliklerimiz arasındadır. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın yürüttüğü sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle gençlerimizi risk alanlarından uzaklaştıran, aidiyet duygusunu güçlendiren, özgüven, disiplin ve sorumluluk bilinci kazandıran çok önemli faaliyetleri olduğunu biliyoruz. Gençlik merkezlerimizde yürütülen kültür, sanat ve beceri eğitimleri, gençlik kamplarımızda verilen sosyal ve hayat becerileri programları, 81 ilde devam eden gönüllülük faaliyetleri sayesinde milyonlarca gencimiz aktif vatandaşlık bilinciyle toplumsal fayda üretme imkânı bulmaktadır. Bu çalışmalar, gençlerimizi suça sürükleyebilecek risk faktörlerine karşı güçlü bir sosyal koruma kalkanı oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı. "Suça sürüklenen her çocuk, toplumsal hayata kazandırılması gereken bir bireydir" Bakan Bak, "Suça sürüklenen çocuklara ilişkin uluslararası çocuk adaleti literatürü; son yıllarda cezalandırıcı ve güvenlik odaklı yaklaşımların yerini koruyucu, önleyici ve güçlendirici modellere bırakması gerektiğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşların çalışmaları, çocukların suça sürüklenmesinde bireysel tercihlerden ziyade yoksulluk, dışlanma, eğitimden kopuş, aile içi sorunlar, güvenli alan eksikliği ve psikososyal kırılganlıklar gibi yapısal faktörlerin belirleyici olduğunu vurgulamaktadır. Bu çerçevede çağdaş çocuk adaleti anlayışı; çocuğu suçun faili olarak değil, risk altında bir özne olarak ele almakta ve devletlerin sorumluluğunu, bu riskleri ortaya çıkmadan azaltmak şeklinde tanımlamaktadır. Uluslararası teorik çerçeve üç temel düzeyi öne çıkarmaktadır: Önleyici müdahale, erken destek ve yeniden toplumsallaşma. Bu yaklaşım, çocukların adli sistemle temasını en aza indirmeyi, temasın kaçınılmaz olduğu durumlarda ise çocuğun gelişimini, onurunu ve geleceğini önceleyen sosyal destek mekanizmalarını esas almaktadır. Suça sürüklenen her çocuk, yalnızca adli bir vaka değil, aynı zamanda korunması, desteklenmesi ve yeniden toplumsal hayata kazandırılması gereken bir bireydir. Bu nedenle meseleye yalnızca güvenlik ya da cezalandırma ekseninden değil, çocuk adaleti, sosyal politika ve önleyici hizmetler perspektifinden yaklaşmak zorundayız" dedi. "Bakanlığımızın çalışmaları tamamlayıcı, önleyici ve güçlendirici sosyal politika anlayışıyla şekillenmektedir" Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak suça sürüklenme riskini doğuran koşulları azaltmayı, çocuk ve gençleri güvenli alanlarla buluşturmayı, aidiyet, sorumluluk ve yaşam becerilerini güçlendirmeyi temel bir kamu görevi olarak gördüklerinin altını çizen Bak, "Bakanlığımızın çalışmaları, tam da bu noktada tamamlayıcı, önleyici ve güçlendirici sosyal politika anlayışıyla şekillenmektedir. Uluslararası çocuk adaleti literatürünün ortaya koyduğu temel ilkelerden biri, çocukların suça sürüklenmesini önlemenin en etkili yolunun onları erken yaşta güvenli, kapsayıcı ve yapılandırılmış sosyal alanlarla buluşturmak olduğudur. Bu yaklaşım doğrultusunda Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler, çocuk ve gençlerin serbest zamanlarını nitelikli biçimde değerlendirebilecekleri gençlik merkezleri, genç ofisler, spor tesisleri ve kamplar aracılığıyla yaygın bir önleyici hizmet ağı sunuyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında bulunan 570 gençlik merkezimiz, 376 genç ofisimiz, 43 gençlik kampımız, 25 Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezimiz, 89 Sporcu Eğitim Merkezimiz ve toplamda 4 bin 814 spor tesisimizle çocuklarımıza ve gençlerimize alan açıyor, onların hayatlarına dokunuyoruz. Bu alanlar, yalnızca etkinlik mekânları değil, aynı zamanda gençlerimizin, çocuklarımızın aidiyet geliştirdiği, kendilerini güvende hissettiği ve toplumsal bağlar kurabildiği koruyucu ve gelişim odaklı ortamlardır" diye konuştu. "Bir çocuğun hayatına zamanında dokunmak, bir suçun önüne geçmekten çok daha fazlasıdır; bir geleceği kurtarmaktır" Çocukları suça sürükleyen koşulları ortadan kaldırmann yalnızca bugünün değil, yarınının da meselesi olduğunu ifade eden Bak, "Suça sürüklenen çocuklar meselesi, hiçbir kurumun ya da politikanın tek başına taşıyabileceği bir sorumluluk değildir. Bu alan, ortak aklı, kurumsal iş birliğini ve uzun vadeli bir toplumsal iradeyi zorunlu kılmaktadır. Bir çocuğun hayatına zamanında dokunmak, bir suçun önüne geçmekten çok daha fazlasıdır; bir geleceği kurtarmaktır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler çocuk adaletine katkıyı önleme, güçlendirme ve yeniden toplumsallaşma ekseninde ele alan bütüncül bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürmeye kararlıyız" dedi.
12 Şubat 2026 Perşembe - 16:34
Büyükşehir’in ücretsiz diş sağlığı hizmetine CHP’den ’ret’ oyu
Aydın’ın 17 ilçesinde Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinikleri açılması için Başkan Özlem Çerçioğlu’na yetki verilmesine yönelik görüşülen gündem maddesine CHP kanadından ’ret’ oyu geldi. Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Şubat ayı meclis toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Polat Bora Mersin başkanlığında gerçekleştirildi. Zabıt özetinin okunmasıyla başlayan toplantıda gündem maddeleri görüşülerek karara bağlandı. Gündemin en dikkat çeken maddesi ise Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından 17 ilçede yapılması planlanan Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinikleri ile ilgili oldu. Büyükşehir Belediye başkanı Özlem Çerçioğlu’na ücretsiz diş sağlığı hizmeti çalışmalarının yapılabilmesi için yetki verilmesine yönelik görüşülen gündem maddesi mecliste tartışmaya neden oldu. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grubu, gündem maddesine ’ret oyu’ vererek, maddenin ilgili komisyona sevk edilmesini istedi. Kısa süreli tansiyonun yükseldiği mecliste CHP grubunun ’ret oyunu’ eleştiren AK Parti Grup Sözcüsü Nuri Güler ise Nazilli’de hayata geçirilen Diş Sağlığı Polikliniği üzerinden örnekler vererek uygulamanın önemine dikkat çekti. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu kapsamında belediyelerin koruyucu ve destekleyici sağlık hizmetleri sunabileceğini ifade eden Güler, Nazilli’de pilot olarak başlatılan uygulamanın 17 ilçeye yaygınlaştırılmasının özellikle dar gelirli vatandaşlar, emekliler, öğrenciler ve kırsal mahallelerde yaşayanlar için önemli bir sosyal destek olacağını vurguladı. Sağlık hizmetlerine karşı olmadıklarını belirten CHP grubu ise ilgili maddenin sağlık ve hukuk komisyonlarından gelecek değerlendirme sonrası oylanmasını talep ettiklerini belirtti. AK Parti grubu da, madde içeriğinin yalnızca belediye başkanına yetki verilmesi olduğunu ve bu nedenle komisyon sevkine gerek olmadığını savundu. Yaşanan kısa süreli tartışmanın sonrasında gündem maddesi, oy çokluğuyla sağlık ve hukuk komisyonlarına sevk edildi.
12 Şubat 2026 Perşembe - 16:31
Denizli’de kamu kurumlarının çalışmaları masaya yatırıldı
Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger bölge ve il müdürleriyle gerçekleştirdiği toplantıda kamu hizmetlerinde disiplin, mevzuata uygunluk, mesaiye riayet ve vatandaş memnuniyeti konuları ele alınırken, Ramazan ayı öncesi denetimlerin artırılması talimatı verildi. Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger başkanlığında, Denizli’de merkezi bulunan bölge müdürleri ve il müdürlerinin katılımıyla Valilik Makam Toplantı Salonu’nda kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda kamu kurum ve kuruluşlarının yürüttüğü faaliyetlerde mevzuata uygunluk, kurumsal disiplin ve hizmet standartlarının esas alınmasının önemi vurgulandı. Vali Köşger, kamu hizmetlerinin vatandaş odaklı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini belirterek, "Devletimizin temsilcisi, milletimizin hizmetindeyiz; çalışmalarımız bu doğrultuda olmalı" ifadelerini kullandı. Vatandaşlara sunulan hizmetlerin zamanında ve etkin şekilde sonuçlandırılmasının önemine dikkat çeken Vali Köşger, personelin mesai saatlerine azami hassasiyet göstermesi gerektiğini vurguladı. Devlet memurlarının görev saatleri içerisinde işlerinin başında bulunmalarının önemine değinen Vali Köşger, vatandaşların kamu dairelerinde işlerini aksatmadan yürütebilmesi gerektiğini ifade etti. Toplantıda ayrıca yıllık izinlerin planlı şekilde kullanılması, kurumsal işleyişte yukarıdan aşağıya yapılan planlamalara riayet edilmesi ve personel görevlendirmelerinde hakkaniyet ile mevzuata uygunluğun esas alınması gerektiği belirtildi. Kamu görevlerinde makamların geçici olduğunu hatırlatan Vali Köşger, her kademedeki yönetici ve personelin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini kaydetti. Yaklaşan Ramazan ayı dolayısıyla Ticaret İl Müdürlüğü ile Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün gıda ve et denetimlerini yoğunlaştırması yönünde talimat veren Vali Köşger, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve sorunların çözüm odaklı bir yaklaşımla ele alınmasının önemine dikkat çekti. Toplantı, il müdürlerinin devam eden çalışmalar hakkında bilgi vermesi ve karşılıklı görüş alışverişinde bulunulmasının ardından sona erdi.
12 Şubat 2026 Perşembe - 16:28
Başkan Güneş’i ziyaret eden İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu: "Paylaşımlar ve ifadeler toplumsal birliğimize zarar verdiği kadar geleceğimizde de olumsuz izler bırakıyor"
Eskişehir’e gelen ve Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’i ziyaret eden İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Paylaşımlar ve ifadeler toplumsal birliğimize zarar verdiği kadar geleceğimizde de olumsuz izler bırakıyor. O izlerin yaşanmaması için, hafızamızda yer etmemesi için de üstlenilmesi icap eden mesuliyetler var" dedi. İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz, sosyal medya hesabından bir paylaşım yaparak Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e kılık ve kıyafeti üzerinden hakaret etmişti. Korkmaz’ın paylaşımının kamuoyunda geniş yankı uyandırması sonrası Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca konuyla ilgili resen soruşturma başlatılmıştı. İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışma neticesinde yakalanan Korkmaz, sorgusu akabinde ’Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmiş ve partisinden ihraç edilmişti. Yaşananların ardından İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Mehmet Emin Korkmaz’ın ifadelerini reddettiklerini belirterek eleştirilerde bulunmuştu. Geçtiğimiz günlerde de Başkan Güneş’i ziyaret edeceğini açıklayan Dervişoğlu, bugün Mihalgazi İlçesi’ne geldi. Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş, Dervişoğlu ve beraberindeki heyeti kapıda karşılayarak makamında ağırladı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Paylaşımlar ve ifadeler toplumsal birliğimize zarar verdiği kadar geleceğimizde de olumsuz izler bırakıyor. O izlerin yaşanmaması için, hafızamızda yer etmemesi için de üstlenilmesi icap eden mesuliyetler var. Bugün bu ziyaretimizde hem sizi ziyaret etmiş olmamız hem de değerli İl Başkanımızın, Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanı Gürhan Bey’in burada bulunması bizim açımızdan ziyadesiyle memnuniyet verici bir durum. Geçen hafta yaptığımız telefon görüşmesinde üzüntümüzü bildirdik, bu gibi şeylerin yaşanmaması gerektiğine de işaret ettik. Ayrıca daha da ötesinde örflerin, geleneklerin muhafaza edilmesi noktasında eğer bugün duyarlılık sergileyemezsek, yarınlara doğru bir miras bırakmayı da beceremeyiz. Bu yönüyle baktığımızda da bugünkü ziyaretimiz bir sorumluluğun yerine getirilmesidir" dedi "Kadınımız gerçekten Kurtuluş Savaşı’nda mücadele etmiş" AK Parti Eskişehir Başkanı Gürhan Albayrak ise "İYİ Parti olarak bu konuda üzerinize düşeni yaptınız. Bir meczubun bazı konuları ortaya atmış olması ister istemez bizleri üzdü. Tabii ki Mihalgazi ilçemiz gerçekten hani bir yerde Anadolu kültürünü, Anadolu irfanını çok iyi sergileyen bir yapıda olan bir ilçemiz. Seracılık noktasında Türkiye’nin belki en önemli noktalarında olan bir ilçemiz ve de tabii ki burada İlçe Başkanımız ve İlçe Belediye Başkanımıza yapılan hareket bizi tabii derinden üzdü, Türkiye’yi derinden üzdü ve Türkiye’nin gerçekten kadirşinas milleti, halkı ne yaptı? Sayın Başkanımıza ne yaptı, sahip çıktı, gönlüne bastı, yüreğine onu aldı koydu. Onun için de inşallah ülkemiz bir daha böyle bir sıkıntı yaşamaz ve bu noktada da tabii ki her zaman diyoruz, bu ülkenin bir tarihi var, bir geçmişi var, örfü var, adeti var. Ondan dolayı da bu konuda hani tabiri caizse Nene Hatun’ların olduğu bir ülke bu ülke. Onun için de bu ülkedeki insanımız, kadınımız gerçekten Kurtuluş Savaşı’nda mücadele etmiş. Neyle yapmış? Bu aynen bu halle yapmış, ak yazmasıyla yapmış, şalvarıyla yapmış. O kültürü her zaman için bu ilçemiz yönetti, yürüdü. Ve bu noktada da ben tabii ki inşallah ülkemiz bir daha böyle sıkıntılar yaşamaz diye düşünüyoruz" diye konuştu. "Bu arkadaş bizim partimizden daha önce istifa etmiş zaten" Mehmet Emin Korkmaz’ın daha önce partiden istifa ettiğine değinen İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, "Bunu bir sıkıntı olarak görmeyelim, siz de güzel ifade ettiniz; bir meczubun yaptığı diye. Bu arkadaş bizim partimizden daha önce istifa etmiş zaten. İstifa etmiş, 4 gün sonra da geri dönmüş. Aslında prosedür uygulanmış olsa istifa eden birinin yeniden üye olabilmesi İl Başkanlığı’nın kararına bağlı. O karar yok, biz Disiplin Kurulu’na sevk ettiğimizde gördük. Aslında yani üyemiz bile değildir diyebilirdik ama netice itibarıyla herhangi bir sıfat da taşımıyor yani düz bir üye fakat o internet ortamındaki paylaşımlarda herkes kendisine istediği, arzu ettiği unvanı yazıyor. Ben meselenin cinsiyet üzerinden, inançlar, kıyafetler üzerinden bu noktaya getirilmiş olmasından ötürü çok yaralandım. Dolayısıyla arkadaşlarımızla birlikte zaman geçirmeden vaziyet almamız gerektiği hususunda da bir ortak karar geliştirdik. Bu konuda ortak düşünüyoruz bir kere. Türkiye’de yüksek bir siyasi tansiyon var. Siyasi partiler birbirlerine rakip olabilirler. İktidar varsa demokrasinin demokrasi olabilmesi için muhalefetin de olması lazım. Ama müştereklerin korunmasına muvaffak olabilecek bir dil ve söylem geliştirmek de görevimiz olmalı. Vatandaşın siyasetçiye olan inancı ve güveni kamuoyu araştırmalarına bakıldığında her geçen gün aşağıya doğru geliyor. Dolayısıyla sistemden kaynaklanan handikap toplumun bütün alanlarına da nüfuz ediyor. Yani bir muhalefet partisinin genel başkanı bir AK Partili belediyeyi ziyarete geldiğinde Adalet ve Kalkınma Partisi’nin İl Başkanı’nın da orada olması aslına bakarsanız siyasi tansiyonun dengelenmesi açısından da benim açımdan ziyadesiyle önemli, bu da güzel bir mesaj olsun topluma" dedi. Albayrak ise Dervişoğlu’na, "Biz genel olarak bunu Eskişehir’de bir nebze yapıyoruz. Çünkü biz şunu diyoruz; burası Yunus’un diyarı diyoruz. Yunus Emre ne diyor? "Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz" diye cevap verdi. "Hiç hoş olmadı" Son olarak konuşan Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş, Mehmet Emin Korkmaz için "İYİ Partilidir, değildir bilemem ama hiç hoş olmadı" ifadelerini kullandı.
12 Şubat 2026 Perşembe - 16:19
Giyim tarzı nedeniyle hedef alınan Belediye Başkanı Akgün’e öğretmeninden destek
Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Akgün’ün sosyal medyada giyim tarzı üzerinden hedef alınmasının ardından, emekli öğretmen Abdülkadir Tunç eski öğrencisine Kahramanmaraş’tan gelerek destek ziyaretinde bulundu. İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz tarafından giyim tarzı gerekçe gösterilerek sosyal medya üzerinden hedef alınan Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Akgün’e anlamlı bir destek geldi. Akgün’ün İmam Hatip Lisesi’ndeki matematik öğretmeni Abdülkadir Tunç, yaşanan polemikler üzerine Kahramanmaraş’tan Eskişehir’e gelerek eski öğrencisinin yanında yer aldı. Tunç, sadece bir belediye başkanı olarak değil, zor günlerinde kendisine kucak açan vefalı bir öğrencisi olarak gördüğü Akgün’e yapılan saldırıların haksız olduğunu vurguladı. "Bir insanın gönlündeki güzelliği hissetmek gerekiyor" Eski öğrencisine destek vermek için kente gelen Abdülkadir Tunç, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Kahramanmaraşlıyım. Mihalgazi Lisesi’nin müdürlüğünü yaptım, Zeynep Hanım’ın da İmam Hatip Lisesi’nden matematik öğretmeniydim. Bir insanın sadece kıyafetinin değil, gönlündeki güzelliği hissetmek gerekiyor. Zeynep Hanım, Maraş depremlerinde beni buraya davet etti ve 5 ay boyunca beni burada özel misafir ederek krallar gibi karşıladı. Depremde o benim yanımda oldu, ben de şimdi Kahramanmaraş’tan onun yanında olmaya geldim. Zeynep Hanım’la yollarda yürürken karşılaşırdık ve özel bir muhabbetimiz olurdu. Kendisine başarılar diliyorum, her zaman yanındayız."
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:51
Dervişoğlu, İYİ Parti kurucusu Korkmaz’ın başörtüsü için hakaret ettiği Mihalgazi Belediye Başkanı’nı ziyaret etti
Eskişehir’e gelen İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz’ın sosyal medya üzerinden kılık ve kıyafetine hakaret ettiği Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e ziyarette bulundu. İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz, sosyal medya hesabından bir paylaşım yaparak Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e kılık ve kıyafeti üzerinden hakaret etmişti. Korkmaz’ın paylaşımının kamuoyunda geniş yankı uyandırması sonrası Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca konuyla ilgili resen soruşturma başlatılmıştı. İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışma neticesinde yakalanan Korkmaz, sorgusu akabinde ’Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmiş ve partisinden ihraç edilmişti. Yaşananların ardından İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Mehmet Emin Korkmaz’ın ifadelerini reddettiklerini belirterek sert eleştirilerde bulunmuştu. Geçtiğimiz günlerde de Başkan Güneş’i ziyaret edeceğini açıklayan Dervişoğlu, bugün Mihalgazi İlçesi’ne geldi. Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş, Dervişoğlu ve beraberindeki heyeti kapıda karşılayarak makamında ağırladı.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:42
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye'nin kapısı daha sık çalınıyor" dedi.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:36
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "(Meclisteki kavga) Bu anayasaya da aykırıdır, demokratik tahammüllere de aykırıdır"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM’de iki bakanın yemin töreninde yaşanan yumruklu kavgaya ilişkin, "Asla benim görüşüme uymayan konuya ben zorla idare ederim ve bunu yaptırmam diyemezsiniz. Bu anayasaya da aykırıdır, demokratik tahammüllere de aykırıdır. Ve asla kabul edilemez. Ben bu davranışın son derece haksız, yersiz ve Türkiye demokrasisine karşı yapılmış bir hareket olduğunu düşünüyorum" dedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Urska Klakocar Zupancic ile yaptığı görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Kurtulmuş, "Maalesef 75 bini aşkın insanın haksız yere hayattan koparıldığı, büyük bir zulümle öldürüldüğü, İsrail tarafından, Netanyahu tarafından uygulanan soykırım karşısında dünyada sessiz kalmayan ülkelerden birisi de Slovenya’dır. Slovenya, özellikle Filistin davasına verdiği destekle ve geçtiğimiz yıl Filistin Devleti’nin resmen tanınması sürecindeki olağanüstü destekleriyle tarihin doğru tarafında yer almış Avrupa’nın önemli ülkelerinden birisidir. İspanya, Norveç ve İrlanda’yla birlikte Slovenya’nın yolunu açmış olduğu Filistin’i tanıma süreci, geçtiğimiz sene bildiğiniz gibi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında 11 Batılı ülkenin daha Filistin Devleti’ni tanımasına vesile olmuştur. Özellikle değerli arkadaşım Madam Zupancıç’in Slovenya Meclisi’nde Filistin Devleti’nin tanınması oylaması sırasında göstermiş olduğu fevkalade güçlü liderlik dolayısıyla burada huzurlarınızda takdirlerimizi, tebriklerimizi ve teşekkürlerimizi ifade etmek istiyorum. Gerçekten o zorlu oylamada muhalefetin engelleme çalışmalarına rağmen fevkalade dirayetli bir yönetim sergileyerek, Filistin Devleti’nin tanınmasına vesile olmuş ve tarihi bir adımın atılmasına öncülük etmiştir. Bu adım Batı ülkeleri bakımından da yolu açan, yol gösteren bir özellik taşımaktadır" dedi. Filistin’de adalet sağlanmadan, iki devletli bir çözüm kabul edilmeden Orta Doğu’ya asla barış gelmeyeceğini söyleyen Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Netanyahu ve çetesinin Gazze halkına karşı sürdürmekte olduğu katliamı, soykırımı unutturmasına da asla müsaade etmememiz lazım. Bu büyük bir insanlık suçudur. Her ne kadar barış dönemine geçiliyor gibi görünse de asla bu katliamların, soykırımların unutturulmaması ve sözde bir barış sağlanıyormuş gibi yapılarak Netanyahu ve çetesinin elini yıkayarak bu kanlı senaryodan kendisini tecrit etmesine müsaade edilmemelidir. Bunun için Filistin davasına böylesine yürekten destek veren dostlarımızla aynı platformda bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz." Dün TBMM’de bakanların yemin töreninde yaşananlarla ilgili soru üzerine Kurtulmuş, "Dünkü yemin töreni Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın amir hükümleri uyarınca ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü gereğince gerçekleştirilmiştir. Ve bu çerçevede yasal bir zorunluluktur. Bakanların yemin etmesiyle birlikte işlem tamamlanmıştır. Dolayısıyla Anayasa’dan kaynaklanan bu işlemin yerine getirilmesini önlemeye kalkmak, hele hele bunu kürsü işgali gibi birtakım yöntemlerle önlemeye kalkmak asla ve asla demokrasinin içerisinde yoktur. Demokrasinin içerisinde yüksek perdeden eleştirilerinizi yaparsınız. Görüşlerinizi kalkar söylersiniz. Türkiye Büyük Millet Meclisi bu anlamda herkesin görüşünü rahatlıkla ifade edebileceği imkana sahiptir. Ama asla benim görüşüme uymayan konuya ben zorla idare ederim ve bunu yaptırmam diyemezsiniz. Bu anayasaya da aykırıdır, demokratik tahammüllere de aykırıdır. Ve asla kabul edilemez. Ben bu davranışın son derece haksız, yersiz ve Türkiye demokrasisine karşı yapılmış bir hareket olduğunu düşünüyorum. Beğenmeyebilirsiniz. Türkiye Cumhuriyeti’nde bakanların nasıl atanacağı bellidir. Milletimiz sandıkta kararını vermiş ve Sayın Cumhurbaşkanına milletimiz belli süre içerisinde yönetme yetkisini vermiştir" dedi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu taslak raporunun Mecliste grubu olmayan partilere gönderilip gönderilmediğine ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, "Komisyonda olan bütün partilerin temsilcilerine raporun nihayet şekli gönderilecektir. Ve tabii ki yine bu salonda kendi arkadaşımızı toplayarak, rapor hakkında müzakere yapılacak. Oylamayla birlikte de rapor tamamlanarak, bu süreç bütünüyle nihayete etmiş olacaktır" diye konuştu. "Türkiye’de bireysel özgürlükler alanının, kılık kıyafette başta olmak üzere tamamıyla garanti altına alınması için anayasal bir düzenleme şarttır" Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in kıyafeti nedeniyle hedef alınmasıyla ilgili soru üzerine Kurtulmuş, "Bu çok bayat bir tartışma. Geçmiş yıllarda başörtüsü yasakları üzerinden ne kadar büyük bedeller ödediğimizi ülke olarak biliyoruz. Hatta kimileri tamamıyla kendi şahsi tasarruflarıyla kendilerini devlet, yasa, Anayasa, hatta Anayasa Mahkemesi yerine koyarak bu anlamda çeşitli yasakları uyguladılar ve bu memleketin gencecik evlatlarını üniversite kapılarında, kamu görevlilerini devlet hizmetinden mahrum bıraktılar. Çok şükür bunların hepsi geride kaldı. Ama öyle anlaşılıyor ki insanların kıyafetlerini yasaklayan bu örümcek kafa hala tamamıyla ortadan kalkmamış. Halkın oyuyla seçilmiş olan bir belediye başkanına kıyafeti dolayısıyla hakaret etmek kimin haddi? Böylesine bir hadsizlik olabilir mi? Sana mı soracak hangi kıyafeti giyeceğini? Dolayısıyla bu fevkalade yanlıştır. Ancak dediğim gibi sağda solda uyumuş gibi görünen, susmuş gibi görünen örümcek kafalıların bir daha hortlamaması için Türkiye’de bireysel özgürlükler alanının, kılık kıyafette başta olmak üzere tamamıyla garanti altına alınması için anayasal bir düzenleme şarttır. Bunun için de zaten bizim baştan beri söylediğimiz yeni, sivil, demokratik, katılımcı, kapsayıcı bir anayasa yapılması konusunda bütün siyasi partiler, bundan sonraki süreçte üzerine düşen sorumlulukları yerine getirir ve bir çalışma yapılır. Bu Türkiye’nin ödevidir. Bu sadece konulardan birisidir. Yani Türkiye hala darbecilerin yapmış olduğu bir anayasayla yönetilmemelidir" dedi. "Tek çözüm iki devlet" Zupancic ise, bir basın mensubunun İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki eylemlerinin giderek artmasıyla ilgili sorusu üzerine, "Hala hayatlar kaybediliyor. Yerleşimlerin bir genişlemesi söz konusu. Çok samimiyete söylemek istiyorum. Benim kişisel görüşüm özellikle bu barış nihayete erdirdiğinde bu barışın istikrarsız olacağı şeklindeydi. Filistin halkı temel yaşam hakkına, yaşama hakkına sahiptir. Bu noktada istikrarlı bir barışa ihtiyaçları var. Ancak bu olmayacak. İsrail’deki makamlar hala aynı kalırsa benim şahsi görüşüm, hala ceza mahkemesinden bir karar çıkmış, bir kişi hala bu mahkemenin karşısına gelmiş ve bu ülkeyi yönetmeye devam ediyorsa bu durum böyle devam edecek. Ve bu nedenle asgari en iyi istikrara ulaşabilmek için hem Filistin halkıyla hem de İsrail’de serbest görüşlü zihni salim insanlarla görüşmek lazım diye düşünüyorum. Çünkü İsrail’deki birçok kişi birlikte yaşamak istiyor zaten. Yani kaliteli bir şekilde Filistinlerle birlikte yaşamak isteyen İsrailliler var. Tek çözüm iki devlet. Ancak bunun sağlanması için bizim liderliğe ihtiyacımız var. Liderlere ihtiyacımız var. Ve bu liderlerin böylesi bir çözümü uygulamaya ehil olmaları lazım. Ve böylesi liderler olana kadar yani açık bir şekilde bu soykırımı devam ettirenler devam ettikçe böyle bir çözüme ulaşmak maalesef çok zor olacak" diye konuştu.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:25
Başkan Taşkın: Eski Malatya’da eğitime yeni bir merkez kazandırdık
Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Eski Malatya Meydan Çarşısı’nda esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi, ardından Battalgazi Belediyesi tarafından öğrencilere ücretsiz eğitim verilen Kurs Merkezi’nde incelemelerde bulundu. Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Eski Malatya Meydan Çarşısı’nda incelemelerde bulunarak esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Ziyaret kapsamında Battalgazi Belediyesi tarafından öğrencilere ücretsiz eğitim desteği sunmak amacıyla kısa süre önce faaliyete geçirilen Eğitim Kurs Merkezi’ni de ziyaret eden Başkan Taşkın, merkezde eğitim gören öğrenciler ve görev yapan öğretmenlerle görüşerek yürütülen eğitim faaliyetleri hakkında bilgi aldı. "Öğrencilerimizin sınav sürecine destek olmayı amaçlıyoruz" Kurs merkezinin önünde değerlendirmelerde bulunan Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Eski Malatya’ya kazandırılan eğitim merkezinin bölgedeki öğrenciler için önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, "Battalgazi’mize kazandırdığımız güzel bir eserin önündeyiz. Eski Malatya’da faaliyete başlayan eğitim merkezimizde, başta bu bölgedeki mahallelerimiz olmak üzere merkezdeki birçok mahalleden öğrencilerimizi bir araya getirdik. Üniversiteye hazırlık ve liseye hazırlık dersleri veriyoruz. Çok yoğun bir talep var. Modern bir tesis oluşturduk. Her branştan tecrübeli öğretmenlerimizle çocuklarımıza eğitim hizmeti sunuyor, onları sınavlara en iyi şekilde hazırlıyoruz" dedi. Merkezin yaklaşık bir buçuk aydır faaliyet gösterdiğini ifade eden Taşkın, mahalle muhtarlarının da duyurular konusunda destek verdiğini belirterek, "Hemen hemen her mahallemizden öğrencilerimiz burada eğitim alıyor. Bu çocukları kendi emanetimiz, kendi evlatlarımız gibi görüyoruz. Ailelerine ve mahallelerine mahcup olmamak için elimizden gelen tüm gayreti göstereceğiz. Temennimiz, bu merkezde eğitim alan öğrencilerimizin sınavlarda önemli başarılar elde etmesidir" diye konuştu. Öğretmenlerle de bir araya gelen Başkan Taşkın, eğitim sürecinin niteliğine dikkat çekerek, "Burada görev yapan öğretmenlerimizden en büyük beklentimiz, öğrencilerimize kendi çocukları gibi özen göstermeleridir. Biz nasıl kendi evladımıza itina gösteriyorsak, sizlerin de aynı hassasiyetle hareket edeceğinize inanıyoruz. Disiplinli ve özverili bir çalışmayla bu merkezden çok güzel başarılar çıkacaktır. Battalgazi’mizin ve Eski Malatya’mızın gözü bu merkezde olacaktır" ifadelerini kullandı. Yeni eğitim merkezleri için çalışmalar sürüyor Battalgazi Belediyesi olarak eğitim alanındaki yatırımlara devam edeceklerini vurgulayan Başkan Taşkın, Eski Malatya’da faaliyete geçen kurs merkezinin benzerlerinin ilçenin farklı noktalarında da hayata geçirilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Taşkın, yeni merkezlerin 2026 yılı sonbahar dönemine kadar tamamlanmasının planlandığını ifade ederek, "Eski Malatya’mıza ve Battalgazi’mize kazandırdığımız bu eğitim merkezinin öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum. İnşallah burada yetişen çocuklarımızın başarıları hepimizi gururlandıracaktır" diye konuştu.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:14
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dün 8 çivi vermeyi başarı gören zihniyet, bugün çöp konteynerleriyle, kilit taşıyla, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen pikapla övünüyor. Ne hizmet ediyorlar ne de bizim hizmet etmemizi istiyorlar"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye’nin kapısı daha sık çalınıyor" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katıldı.Burada konuşan Erdoğan, AK Parti olarak kadroyu güçlendirmeye devam ettiklerini ve partiye yönelik büyük bir teveccühün söz konusu olduğunu belirterek, "Geçen ay Grup Toplantımızda 3 yeni milletvekilimiz AK Parti saflarına dahil oldu. 4 ilçe ve belde belediye başkanımız da Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantımızda AK Parti ailesine katıldı. Türkiye Yüzyılı’nın inşasına omuz vermek için partimize intisap eden tüm arkadaşlarımıza bir kez daha hoş geldiniz diyorum" ifadelerini kullandı."Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır"Muhalefetin şiddet, hakaret, ve tahrik dozu giderek artan propagandasına rağmen AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın çekim merkezi olmayı sürdürdüğüne değinen Erdoğan, "AK Parti bugün Türkiye’nin hem en büyük siyasi partisi hem de en kurumsal siyasi hareketidir. Cumhur İttifakı ise devletimizin bekasının milletimizin birlik ve dirliğinin en sağlam güvencesidir. Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır. Şayet AK Parti güçlü, Cumhur İttifakı ayaktaysa evelallah 86 milyonun her bir ferdi güvendedir. Türkiye’nin aydınlık yarınları teminat altındadır" dedi."Türkiye’nin en büyük şansı AK Parti ve Cumhur İttifakı’dır"Bölgedeki ve dünyadaki gelişmeleri, yakın takip ettiklerini, ezberlerin bozulduğunu ve kurumların irtifa kaybettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mevcut düzen temelden çatırdarken yerine ne geleceğini kimse kestiremiyor. Bütün bunlara baktığımızda Cumhur İttifakı’nın ülkemiz ve milletimiz açısından ne manaya geldiği özellikle bugünlerde daha iyi anlaşılıyor. Şurası tartışmasız bir hakikattir; belirsizliklerin küresel düzeyde, arttığı her gün yeni bir krizin patlak verdiği, haklının güçlü değil güçlünün haklı olduğu günümüz jeopolitiğinde Türkiye’nin en büyük şansı AK Parti ve Cumhur İttifakı’dır. Tecrübeli, liyakatli, dürüst, çalışkan kadroların iş başında olmasıdır" açıklamasında bulundu."Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor"Son 10 yılda yaşanan gelişmelere değinen ve gelişmiş ülkeler dahil olmak üzere dünyanın herhangi başka bir devletinin başına gelse yerle yeksan olabileceği nice krizi başarıyla yönettiklerini söyleyen Erdoğan, "Doğal afetinden savaşlara kadar en zorlu badirelerin üstesinden alnımızın akıyla geldik. Türkiye’yi sıcak çatışmaların tarafı haline getirmeye yönelik tuzakların tamamını boşa çıkardık. Dengeli, itidalli ve stratejik aklı merkezi alan dış siyasetimizle ülkemizi krizlerin çözümünde anahtar ülke konumuna getirdik. Ana muhalefetin başındaki zat yabancılar karşısında şekilden şekle girerken biz her alanda Türkiye’yi şanla, şerefle temsil ettik ve ettirdik. Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye’nin kapısı daha sık çalınıyor. Türkiye’nin ne diyeceği, nasıl tavır alacağı dikkatle takip ediliyor. Türkiye gündemi belirlenen ülke değil, gündem belirleyen bir ülke olarak adından daha fazla söz ettiriyor. Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsek az" dedi.Türkiye’nin şanlı tarihine yakışır bir biçimde uluslararası alanda güçlü bir varlık gösterdiklerini aktaran Başkan Erdoğan, gelecekte ay yıldızlı al bayrağın daha gururla dalgalanacağını, büyük ve güçlü Türkiye’nin ayak seslerinin daha fazla duyulacağını söyledi. Erdoğan, "Kızıl elmamız olan Türkiye yüzyılı kuvveden fiile geçene kadar durmadan duraksamadan çalışmaya inşallah devam edeceğiz" ifadelerini kullandı."Hiçbir görev diğerinden önemli veya önemsiz değildir"AK Parti’nin bir kadro ve dava hareketi olduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:"Kökü mazide gözü atide kutlu bir mücadelenin neferleriyiz. Görevi, unvanı, makamı ne olursa olsun teşkilatımızın her bir mensubu bu mücadelede son derece stratejik bir vazife icra etmektedir. Dolayısıyla il, ilçe başkanlığı ne kadar önemliyse mahalle temsilciliği de o derece önemlidir. Belediye başkanlığı ne kadar mühimse belediye ve il meclis üyeliği de o derece mühimdir. Sandık müşahitlerimizin yeri nasıl doldurulamazsa elinde broşürle kapı kapı dolaşan gönüllülerimizin de yerini kimse alamaz. Hiçbir görev diğerinden önemli veya önemsiz değildir. Mesele verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmek, bulunduğu konumda en ideali ortaya koymak, elinden gelenin en iyisini yapabilmektir. Mesele milletin bize emaneti olan hakkını verebilmektir. Mesele aşkla, sevdayla, heyecanla, sabır ve samimiyetle koşturmaktır. Mesele tevazuyu elden bırakmadan, kibre kapılmadan, niyeti ve istikameti bozmadan son ana kadar millete hizmetkar olabilmektir. Millete hizmet yolunda bıkkınlığa, yorgunluğa ve rehavete yer olmadığını hiçbirimiz unutmamalıyız. Bizim siyaset geleneğimizde hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz. Sizlerden tarihi bir dönemde Türkiye’nin istikbali adına son derece tarihi bir misyonu yerine getirdiğinizin şuuruyla çalışmanızı istiyor, bunu sizden bekliyor ve sizlere sonsuz güveniyorum.""Gönül sofralarımızda aynı pideyi bölüşmenin manevi lezzetini tadacağız"Gelecek hafta başlayacak olan Ramazan ayını her yıl olduğu gibi bu senede dolu dolu geçirme niyetinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Talimatlarımız doğrultusunda Teşkilat Başkanlığımız, Kadın ve Gençlik Kollarımızın da katkısını alarak oldukça kapsamlı bir plan hazırladık. Buna göre Aile ve Gençlik Fonu’ndan aldıkları desteklerle yeni yuva kuran genç çiftlerimize ilk Ramazanlarında misafir olacağız. Şehit yakınlarımız ve gazilerimizle bir araya geleceğiz. Gönül sofralarımızda aynı pideyi bölüşmenin manevi lezzetini tadacağız. Artık Ak Gençlik klasiğine dönüşen ‘İftara Beş Kala ve Sahura Beş Kala’ çalışmalarımıza bu yılda devam ettiriyoruz. Özellikle deprem bölgesindeki kardeşlerimizin yanlarında olmaya büyük önem veriyoruz. Teslim ettiğimiz konutların gerçek anlamda birer yuvaya dönüşeceği bu mübarek ayda vatandaşlarımızla iftar ve sahur sofralarında buluşacağız. Kadın kollarımız aynı şekilde farklı etkinliklerle rahmet ve bereket ayını en güzel şekilde değerlendirecek yoksulların kapısını çalacak gariplerin elinden tutacak yetimin, öksüzün gözyaşını silecek" ifadelerine yer verdi.Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında da çalışmaların ihmal edilmeyeceğine dikkati çeken Erdoğan, Avrupa’da yaşayan Türklerle iftar programlarında bir araya geleceklerini kaydetti. Ayrıca Erdoğan, Gazzelileri ve Suriyelileri de bu Ramazan’da unutmayacaklarını sözlerine ekledi."Aradan 87 yıl geçti, Türkiye değişti, gelişti ve güçlendi ama CHP’nin afetlere karşı yaklaşımında hiçbir değişim yaşanmadı"Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27 Aralık’ta Hatay’da 455 bininci afet konutunun anahtarlarının hak sahibine takdim edildiğini hatırlatarak, "Afet konutlarının ödeme planıyla ilgili müjdelerimizi halkımızla paylaştık. Öncesinde ana muhalefet partisi ‘boş senet imzalatıyorlar’ gibi zırvalarla milletimizi galeyana getirmeye çalıştı. ‘Faizle afet konutu satıyorlar’ diyerek milletin gözünün içine baka baka açıkça yalan söylediler. Deprem bölgesine bir çivi çakmadıkları halde bir de çıkıp abuk sabuk iddialarla depremzedelerimizi hükümetimize karşı kışkırtmaya çalıştılar. 1939 Erzincan depremi olduğunda dönemin iktidarı vatandaşa yardım namına sadece 8 çivi tevzi etmiş fakat bu 8 çiviyle ev inşa etmenin sırrını milletimize öğretmemişti. Aradan 87 yıl geçti, Türkiye değişti, gelişti ve güçlendi ama CHP’nin afetlere karşı yaklaşımında hiçbir değişim yaşanmadı. Dün 8 çivi vermeyi başarı gören zihniyet bugün de çöp konteynerleriyle, kilit taşıyla, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen pikapla övünüyor. Depremin üzerinden üç yıl geçmiş hala ortada doğru düzgün eserleri yok. Aslında 455 bin konuta kara çalmasa, çöp konteynerleriyle övünmesini bir yere kadar anlayışla karşılar, ‘çapları bu kadarmış’ der geçeriz. Bu erdemi de göstermiyorlar. Ne iş yapıyorlar ne de bizim iş yapmamızı istiyorlar. Ne hizmet ediyorlar ne de bizim millete hizmet etmemizi istiyorlar. Kendilerini devletin yegane sahibi olarak görme huylarından bir türlü vazgeçmediler. Ey CHP, biz sizin cemaziyelevvelinizi çok iyi biliriz" dedi."Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür"İstanbul Belediye Başkanı olarak görev yaptığını ve İstanbul’u çöp, çukur ve çamur bataklığından devraldıklarını hatırlatan Başkan Erdoğan, "İstanbul’u bu halde devraldık, 140 kilometre Istranca dağlarından İstanbul’a suyu biz getirdik. Şimdi çıkmışlar dün mecliste yaşanan sahneleri inanıyorum ki izlediniz. CHP’nin faşizan ve kibirli zihniyetine hep beraber bir kez daha tanık olduk. Yeni bakanlarımızın yemin etmesine engel olmak için her türlü eşkıyalığı, milletin kürsüsünü işgal etmek dahil her türlü zorbalığı sergilediler. Engelleyemeyeceksiniz, durduramayacaksınız. Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür. Evet, anayasal bir hak. Yeminler yapıldı mı? Yapıldı. İş bitti mi? Bitti. Ne oldu? Rahat dursanız da güzel güzel bu yeminler yapılsa olmaz mıydı? Olurdu ama bunlarda demokratik anlayış yok. Bunlar o faşist anlayıştan vazgeçemezler. Bunların iliklerine kadar sinmiş. Bozgunculuk yaparak, milli iradeye karşı edepsizlik ederek, gazi meclisin saygınlığına gölge düşürerek çirkin ve çirkef siyasetlerini genel kurul salonuna taşıyarak nasıl bir zihniyete sahip olduklarını tekrar gösterdiler. Bu kendini bilmezlere sormak lazım. Türkiye Büyük Millet Meclisi sizin keyfinize göre kavga çıkaracağınız bir eylem alanı mıdır? Siz gazi meclise milletin hakkını, hukukunu savunmaya mı geldiniz? Yoksa terör estirmeye mi? Kavgayı, nefreti, öfkeyi, hakareti yüce meclise taşımaktan hiç mi rahatsız olmuyor, hiç mi utanmıyorsunuz? Daha ne kadar kendinizi rezil edecek, küçük düşürecek, size oy veren vatandaşlarımızın başını yere eğdireceksiniz. Ana muhalefetin siyaset kurumuna olan güveni dinamitleyen, meclisin vakarına zarar veren hepsinden öte aziz milletimizi rencide eden dünkü saldırılarını telin ediyor ve reddediyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder