Son Dakika
|
Son sözü Arda Güler söyledi, Real Madrid farklı kazandı
Trump: "Öyle ya da böyle, Hürmüz Boğazı’nı yakında yeniden açacağız"
Fatih'te 3 katlı binada yangın çıktı: 1 ölü 5 yaralı
Erdoğan: ''Ülkemizi savaşın içerisine çekmeye çalışanlara karşı dikkatliyiz''
Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti
İETT otobüsü çarptı, hayatını kaybetti
Tahran'da Kudüs Günü yürüyüşü sırasında saldırı meydana geldi
MSB: İran'dan ateşlenen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "ABD yönetimi, AB’yi bölmek istiyor"
Okullarda ikinci ara tatil için son ders zili bugün çalıyor
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
İran’da şarapnel parçasının isabet etmesiyle genç şoföre mezar olan tır görüntülendi
ABD bayrağı, Karakas'ta 7 yıl aradan sonra ilk kez yeniden göndere çekildi
Trump: "İran'ı her açıdan yendik ve tamamen yerle bir ettik"
Bakan Fidan: "Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir"
Fenerbahçe, Tedesco ile devam kararı aldı
İran’da ABD’ye ait İHA’nın düşürüldüğü anların görüntüleri ortaya çıktı
İran Meclis Başkanı Galibaf: "ABD, İsrail için herkesi feda eder"
POLİTİKA
Başkan Albayrak, sağlık çalışanları ile bir araya geldi
15 Mart 2026 Pazar - 13:14:20
AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla hastanelerdeki sağlık çalışanlarıyla buluştu. AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir Şehir Hastanesi ve Yunus Emre Devlet Hastanesi’ni ziyaret etti. Hastane personeli ile bir araya gelen Başkan Albayrak, sağlık çalışanlarının önemine dikkat çekti. Albayrak’ın konuyla ilgili sosyal medya paylaşımında ise, "Gece gündüz demeden, büyük bir sabır ve adanmışlıkla milletimize hizmet eden kıymetli sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı tebrik ediyorum. Emekleri ve fedakârlıklarıyla insan hayatına dokunan hekimlerimize ve tüm sağlık çalışanlarımıza minnettarız. İyi ki varsınız" ifadelerine yer verdi.
15 Mart 2026 Pazar - 12:47
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan "Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü" paylaşımı
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "15 Mart Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü" nedeniyle yaptığı paylaşımda, "Mescid-i Aksa’nın 15 gündür kapalı olması İslam toplumlarının hedef alındığı sistematik baskı ve ayrımcılığın boyutlarını açıkça gözler önüne seren bir başka kural tanımazlıktır" ifadelerine yer verdi. Meclis Başkanı Kurtulmuş, "Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü" dolayısıyla X hesabından paylaşımda bulundu. Kurtulmuş paylaşımında, "15 Mart’ın, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından ‘Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü’ olarak ilan edilmesinin dördüncü yıl dönümünde, İslam karşıtlığının, nefret söyleminin ve ayrımcılığın yalnızca Müslümanları değil, insanlığın ortak değerlerini hedef alan küresel bir tehdit olduğunu bir kez daha güçlü biçimde hatırlatıyoruz. Bugün özellikle Gazze’de yaşanan gelişmeler ve komşumuz İran’a yönelik saldırılar sonucu bölgede artan gerilimler; Müslüman toplumların hedef alındığı nefret dilinin tüm insanlık için ne kadar tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini ortaya koymaktadır. Mescid-i Aksa’nın 15 gündür kapalı olması İslam toplumlarının hedef alındığı sistematik baskı ve ayrımcılığın boyutlarını açıkça gözler önüne seren bir başka kural tanımazlıktır" ifadelerine yer verdi. Kurtulmuş’un paylaşımının devamı şöyle: "Bu bağlamda, Mescid-i Aksa’nın kapılarına kilit vurmak, milyonlarca Müslümanın inancına açık bir saldırıdır. Mescid-i Aksa, savaş şartlarında bile ibadete kapanmaması gereken kutsal bir mabeddir. Bu hakîkati bugün hiç kimse görmezden gelemez. Siyonist rejimin zulüm ve barbarlığı Müslümanların Mescid-i Aksa’da ibadet etme hakkını elinden alamaz. Uluslararası toplum ve küresel sistemin bu açık haksızlık karşısındaki suskunluğu ise yaşananlar kadar kaygı vericidir. ’15 Mart Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü’ vesilesiyle, Müslümanları hedef alan her türlü ön yargının, ayrımcılık ve düşmanlığın son bulduğu; farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü daha adil ve barışçıl bir dünya özlemini bir kez daha güçlü biçimde vurguluyoruz."
15 Mart 2026 Pazar - 12:19
İsveç’te yaşayan Konyalılarla buluşan Başkan Altay: "Gönül coğrafyamızın neresinde bir hemşehrimiz varsa Konya’mızın ve ülkemizin duası, muhabbeti oradadır"
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konyalıların yoğun olarak yaşadığı İsveç’in başkenti Stokholm’de iftar programına katılarak Konyalı iş insanları ve derneklere ziyaretlerde bulundu. İsveç’teki Türk toplumu, Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) İsveç Bölge Başkanlığının düzenlediği geleneksel iftar programına katılan Başkan Altay, salon girişinde son günlerde sosyal medyada gündem olan "Kabe’de hacılar hu der" ilahisi eşliğinde büyük coşkuyla karşılandı. UID İsveç Bölge Başkanı Özer: "Başkanımız, Avrupa’da yaşayan hemşehrilerini hiçbir zaman Konya’dan ayrı görmemiştir" İsveç’te yaşayan Türklerin, özellikle de Konyalıların yoğun ilgi gösterdiği iftar programında konuşan UID İsveç Bölge Başkanı Özer Eken, "Bu anlamlı gecede bizleri onurlandıran çok kıymetli bir misafirimiz var. Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız, değerli ağabeyim Uğur İbrahim Altay aramızda. Başkanımız Konya’yı sadece bugünüyle değil, geleceğe taşıyan vizyoner bir anlayışın temsilcisidir. Şehrini geliştiren, büyüten ve hizmet anlayışını gönül belediyeciliğiyle birleştiren bir liderimizdir. Ama bizler için en kıymetli yönü şudur: Avrupa’da yaşayan hemşehrilerini hiçbir zaman Konya’dan ayrı görmemiştir. Bizleri memleketin bir parçası olarak görmüş, gönül bağını her zaman güçlü tutmuştur. Bugün burada bulunması Konya ile İsveç arasındaki gönül köprüsünü daha da sağlamlaştırmasına vesile olan en güzel göstergedir" dedi. "Hazreti Mevlana’nın şehri Konya’dan selamlar getirdim" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da yaptığı konuşmada, Hazreti Mevlana’nın şehri Konya’dan selamlar ve sevgiler getirdiğini belirterek, "Aynı lokmayı paylaşmanın, aynı duaya amin demenin, aynı sevinçte ve aynı hüzünde birleşmenin ne kadar büyük bir nimet olduğunu Ramazan ayında bir kez daha hatırlamış oluyoruz. Allah bu mübarek günler hürmetine birliğimizi, dirliğimizi daim eylesin inşallah" ifadelerini kullandı. UID’nin yurt dışında yaşayan Türk vatandaşların sosyal kültürel ve demokratik hayatta daha güçlü şekilde var olmaları adına yürüttüğü çalışmaları çok kıymetli bulduğunu aktaran Başkan Altay, "Farklı toplumlar arasında barışı, uyumu ve karşılıklı anlayışı güçlendiren, ırkçılığa, İslam düşmanlığına, yabancı düşmanlığına ve her türlü ayrımcılığa karşı kararlı bir duruş sergileyen bu gayretler, insanlığın ortak vicdanı için de son derece değerlidir" diye konuştu. "Sizler emeğinizle, ahlakınızla, duruşunuzla, çalışkanlığınızla milletimizin vakarını taşımaktasınız" Başkan Altay, Avrupa’da yaşayan Türklerin başarılarına da değinerek, "Bugün Avrupa’nın farklı şehirlerinde yaşayan kardeşlerimiz bir yandan bulundukları ülkelerin sosyal ve ekonomik hayatına katkı sunarken diğer yandan kendi kökleriyle bağlarını muhafaza ederek çok önemli bir vazife üstlenmektedirler. Sizler emeğinizle, ahlakınızla, duruşunuzla, çalışkanlığınızla milletimizin vakarını taşımaktasınız. Bu vesileyle ifade etmek isterim ki gönül coğrafyamızın neresinde bir vatandaşımız, hemşehrimiz, bir kardeşimiz varsa Konya’mızın ve ülkemizin duası, muhabbeti de oradadır" şeklinde konuştu. "Cumhurbaşkanımızın güçlü, kararlı ve etkin liderliğinde ülkemiz; barış ve istikrar için diplomasi yürüten güçlü bir irade ortaya koymaktadır" Türkiye’nin yakın coğrafyasında savaşların, çatışmaların, zulmün ve insani trajedilerin giderek derinleştiği bir dönemden geçtiğini vurgulayan Başkan Altay, "Başta Gazze olmak üzere birçok ülkede masumların feryadı yüreklerimizi dağlamaktadır. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısı İran’ın egemenliğini açıkça ihlal ederken, İran’ın Körfez ülkelerine saldırısı bölgenin huzurunu tehdit ediyor. Temennimiz daha fazla kan dökülmeden sağ duyunun hakim olması ve diplomasiye yol açılmasıdır. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü, kararlı ve etkin liderliğinde ülkemiz; mazlumların yanında duran, haksızlık karşısında susmayan, barış ve istikrar için diplomasi yürüten güçlü bir irade ortaya koymaktadır. Türkiye bugün, bölgesinde sözü dinlenen, duruşu dikkatle takip edilen, gücüyle güven veren bir ülkedir" ifadelerini kullandı. "Sıcak ve samimi karşılamaları için Konyalı hemşehrilerime teşekkür ederim" Konya’nın her ilçesinin olduğu gibi Kulu’nun da çok kıymetli olduğunu vurgulayan Başkan Altay, "Kulu’muzun kalkınması için canla başla çalışıyoruz. Bize desteklerini esirgemeyen Kululu hemşehrilerime buradan sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Sıcak ve samimi karşılamaları ve ev sahipliği dolayısıyla UID Başkanımız başta olmak üzere tüm Konyalı hemşehrilerime teşekkür ediyorum. Hepinizin şimdiden mübarek Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum" sözleriyle konuşmasını tamamladı. İftar programında; UID Başkan Yardımcısı Halil Demir, İsveç-Türkiye Dostluk Grubu Başkanı Mattias Karlsson ve Türkiye’nin Stokholm Büyükelçisi Yönet Can Tezel de selamlama konuşmaları yaptı. Başkan Altay Konyalı iş insanlarıyla bir araya geldi Yoğun geçen İsveç programı kapsamında Başkan Altay Stokholm’deki hizmet sektöründe faaliyet gösteren Konyalı iş insanlarıyla da bir araya geldi. Başkan Altay, "Gurbette emekleriyle ayakta duran, ticarette söz sahibi olan ve hem şehrimizi hem ülkemizi başarıyla temsil eden Konyalıları görmek gerçekten gurur verici. Nerede olursa olsun Konya’yı unutmayan, memleket sevgisini yüreğinde taşıyan tüm kardeşlerime gönülden teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Konyaspor Kulübü’nü ziyaret etti, spor yapan gençlerle buluştu İsveç’te futbol, basketbol, badminton ve geleneksel okçuluk branşlarında bölgesel liglerde hizmet veren, engelli sporculara yönelik faaliyetlerde de bulunan Konyaspor Kulübü’nü ziyaret eden Başkan Altay, Kulüp Başkanı Hasan Uludağ ve Başkan Yardımcısı Bayram Uludağ’dan bilgi alarak spor yapan gençlerle bir araya geldi. İsveç’te Konyaspor isminde bir kulüp olmasından büyük heyecan duyduğunu kaydederek, "Buradaki başarılarınızı takdir ediyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum" diyen Başkan Altay, daha sonra Kulüp Şeref Defterini imzaladı. Dernek ziyaretlerinde bulundu İsveç programı kapsamında Fittja Türk Kültür Derneği ile Ömeranlı Kültür ve Dayanışma Derneği’ni de ziyaret ederek Stokholm’de yaşayan Konyalılarla hasbihal eden Başkan Altay, dernek üyelerinin taleplerini dinledi. Konyaspor’un son dakika golünün heyecanını gurbetçi Konyalılara yaşadı Başkan Altay, Fittja Türk Kültür Derneği ziyaretinde güzel bir de hatıra da yaşadı. Derneğe girdiği esnada Kocaelispor ile 1-1 devam eden maçta son dakikada penaltı kazanan Konyaspor’un penaltı atışını ekranda maçı izleyen dernek üyesi Konyalılarla birlikte takip eden Başkan Altay, yeşil beyazlı takımın galibiyet golünün heyecanına ortak oldu. Başkent Stokholm’deki ziyaretler kapsamında Türkiye’nin Stokholm Büyükelçisi Yönet Can Tezel’i ziyaret ederek çalışmalarında kolaylıklar dileyen Başkan Altay, Handen Camisi ve Fittja Ulu Camii cemaatiyle de bir araya gelerek gurbetçi Konyalılarla görüş alışverişinde bulundu.
15 Mart 2026 Pazar - 12:08
Adalet Bakanı Gürlek: "İslam’a ve Müslümanlara yönelik düşmanlık kararlılıkla reddedilmelidir"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İslam’a ve Müslümanlara yönelik düşmanlık kararlılıkla reddedilmelidir" dedi. Bakan Gürlek, "İslamofobi" kavramının yalnızca bir korkuyu ifade etmediğini belirterek, dünyanın birçok yerinde Müslümanlara yönelen tutumun ön yargı, ayrımcılık ve açık bir düşmanlık içerdiğini ifade etti. Paylaşımında, "Fobi kavramı esasen bir korkuyu tanımlarken, dünyanın birçok yerinde Müslümanlara yönelen tutum; bir korkudan ziyade İslam’a, Müslüman kimliğine ve İslam medeniyetine yönelik sistematik bir karşıtlık ve dışlama biçimi olarak ortaya çıkmaktadır" ifadelerine yer veren Gürlek, meselenin çoğu zaman bir korkudan ziyade İslam karşıtlığı ve İslam düşmanlığı olduğuna dikkat çekti. Minarelerden, başörtüsünden ya da bir inancın kamusal görünürlüğünden rahatsızlık duymanın korkuyla açıklanamayacağını belirten Gürlek, bir insanın inancı, kimliği veya kültürü nedeniyle hedef alınmasının insan onuruyla bağdaşmayacağını kaydetti. Adalet Bakanı Gürlek paylaşımında ayrıca, "İslam’a ve Müslümanlara yönelik düşmanlık kararlılıkla reddedilmelidir. Toplumların barışını ve ortak geleceğini tehdit eden her türlü ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadele etmek, farklılıkları zenginlik olarak gören, insan onurunu ve karşılıklı saygıyı merkeze alan bir anlayışı güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur" dedi. Bakan Gürlek, Türkiye’nin İslam düşmanlığına, ırkçılığa, yabancı düşmanlığına ve her türlü ayrımcılığa karşı insan onurunu, eşitliği ve hukukun üstünlüğünü savunmaya kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
13 Mart 2026 Cuma- 22:17
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir"
2
14 Mart 2026 Cumartesi- 20:41
Bakan Fidan: "Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir"
3
14 Mart 2026 Cumartesi- 22:39
MHP Lideri Bahçeli: "Türkiye vicdan, emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir"
4
13 Mart 2026 Cuma- 09:46
Öğrenciler, ’zimem defteri’ geleneğiyle borçları ödedi
5
14 Mart 2026 Cumartesi- 22:31
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sağlık sistemimiz bugün, hiç olmadığı kadar güçlüdür, dayanıklıdır"
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:51
Dervişoğlu, İYİ Parti kurucusu Korkmaz’ın başörtüsü için hakaret ettiği Mihalgazi Belediye Başkanı’nı ziyaret etti
Eskişehir’e gelen İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz’ın sosyal medya üzerinden kılık ve kıyafetine hakaret ettiği Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e ziyarette bulundu. İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz, sosyal medya hesabından bir paylaşım yaparak Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e kılık ve kıyafeti üzerinden hakaret etmişti. Korkmaz’ın paylaşımının kamuoyunda geniş yankı uyandırması sonrası Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca konuyla ilgili resen soruşturma başlatılmıştı. İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışma neticesinde yakalanan Korkmaz, sorgusu akabinde ’Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmiş ve partisinden ihraç edilmişti. Yaşananların ardından İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Mehmet Emin Korkmaz’ın ifadelerini reddettiklerini belirterek sert eleştirilerde bulunmuştu. Geçtiğimiz günlerde de Başkan Güneş’i ziyaret edeceğini açıklayan Dervişoğlu, bugün Mihalgazi İlçesi’ne geldi. Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş, Dervişoğlu ve beraberindeki heyeti kapıda karşılayarak makamında ağırladı.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:42
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye'nin kapısı daha sık çalınıyor" dedi.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:36
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "(Meclisteki kavga) Bu anayasaya da aykırıdır, demokratik tahammüllere de aykırıdır"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM’de iki bakanın yemin töreninde yaşanan yumruklu kavgaya ilişkin, "Asla benim görüşüme uymayan konuya ben zorla idare ederim ve bunu yaptırmam diyemezsiniz. Bu anayasaya da aykırıdır, demokratik tahammüllere de aykırıdır. Ve asla kabul edilemez. Ben bu davranışın son derece haksız, yersiz ve Türkiye demokrasisine karşı yapılmış bir hareket olduğunu düşünüyorum" dedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Urska Klakocar Zupancic ile yaptığı görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Kurtulmuş, "Maalesef 75 bini aşkın insanın haksız yere hayattan koparıldığı, büyük bir zulümle öldürüldüğü, İsrail tarafından, Netanyahu tarafından uygulanan soykırım karşısında dünyada sessiz kalmayan ülkelerden birisi de Slovenya’dır. Slovenya, özellikle Filistin davasına verdiği destekle ve geçtiğimiz yıl Filistin Devleti’nin resmen tanınması sürecindeki olağanüstü destekleriyle tarihin doğru tarafında yer almış Avrupa’nın önemli ülkelerinden birisidir. İspanya, Norveç ve İrlanda’yla birlikte Slovenya’nın yolunu açmış olduğu Filistin’i tanıma süreci, geçtiğimiz sene bildiğiniz gibi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında 11 Batılı ülkenin daha Filistin Devleti’ni tanımasına vesile olmuştur. Özellikle değerli arkadaşım Madam Zupancıç’in Slovenya Meclisi’nde Filistin Devleti’nin tanınması oylaması sırasında göstermiş olduğu fevkalade güçlü liderlik dolayısıyla burada huzurlarınızda takdirlerimizi, tebriklerimizi ve teşekkürlerimizi ifade etmek istiyorum. Gerçekten o zorlu oylamada muhalefetin engelleme çalışmalarına rağmen fevkalade dirayetli bir yönetim sergileyerek, Filistin Devleti’nin tanınmasına vesile olmuş ve tarihi bir adımın atılmasına öncülük etmiştir. Bu adım Batı ülkeleri bakımından da yolu açan, yol gösteren bir özellik taşımaktadır" dedi. Filistin’de adalet sağlanmadan, iki devletli bir çözüm kabul edilmeden Orta Doğu’ya asla barış gelmeyeceğini söyleyen Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Netanyahu ve çetesinin Gazze halkına karşı sürdürmekte olduğu katliamı, soykırımı unutturmasına da asla müsaade etmememiz lazım. Bu büyük bir insanlık suçudur. Her ne kadar barış dönemine geçiliyor gibi görünse de asla bu katliamların, soykırımların unutturulmaması ve sözde bir barış sağlanıyormuş gibi yapılarak Netanyahu ve çetesinin elini yıkayarak bu kanlı senaryodan kendisini tecrit etmesine müsaade edilmemelidir. Bunun için Filistin davasına böylesine yürekten destek veren dostlarımızla aynı platformda bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz." Dün TBMM’de bakanların yemin töreninde yaşananlarla ilgili soru üzerine Kurtulmuş, "Dünkü yemin töreni Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın amir hükümleri uyarınca ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü gereğince gerçekleştirilmiştir. Ve bu çerçevede yasal bir zorunluluktur. Bakanların yemin etmesiyle birlikte işlem tamamlanmıştır. Dolayısıyla Anayasa’dan kaynaklanan bu işlemin yerine getirilmesini önlemeye kalkmak, hele hele bunu kürsü işgali gibi birtakım yöntemlerle önlemeye kalkmak asla ve asla demokrasinin içerisinde yoktur. Demokrasinin içerisinde yüksek perdeden eleştirilerinizi yaparsınız. Görüşlerinizi kalkar söylersiniz. Türkiye Büyük Millet Meclisi bu anlamda herkesin görüşünü rahatlıkla ifade edebileceği imkana sahiptir. Ama asla benim görüşüme uymayan konuya ben zorla idare ederim ve bunu yaptırmam diyemezsiniz. Bu anayasaya da aykırıdır, demokratik tahammüllere de aykırıdır. Ve asla kabul edilemez. Ben bu davranışın son derece haksız, yersiz ve Türkiye demokrasisine karşı yapılmış bir hareket olduğunu düşünüyorum. Beğenmeyebilirsiniz. Türkiye Cumhuriyeti’nde bakanların nasıl atanacağı bellidir. Milletimiz sandıkta kararını vermiş ve Sayın Cumhurbaşkanına milletimiz belli süre içerisinde yönetme yetkisini vermiştir" dedi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu taslak raporunun Mecliste grubu olmayan partilere gönderilip gönderilmediğine ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, "Komisyonda olan bütün partilerin temsilcilerine raporun nihayet şekli gönderilecektir. Ve tabii ki yine bu salonda kendi arkadaşımızı toplayarak, rapor hakkında müzakere yapılacak. Oylamayla birlikte de rapor tamamlanarak, bu süreç bütünüyle nihayete etmiş olacaktır" diye konuştu. "Türkiye’de bireysel özgürlükler alanının, kılık kıyafette başta olmak üzere tamamıyla garanti altına alınması için anayasal bir düzenleme şarttır" Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in kıyafeti nedeniyle hedef alınmasıyla ilgili soru üzerine Kurtulmuş, "Bu çok bayat bir tartışma. Geçmiş yıllarda başörtüsü yasakları üzerinden ne kadar büyük bedeller ödediğimizi ülke olarak biliyoruz. Hatta kimileri tamamıyla kendi şahsi tasarruflarıyla kendilerini devlet, yasa, Anayasa, hatta Anayasa Mahkemesi yerine koyarak bu anlamda çeşitli yasakları uyguladılar ve bu memleketin gencecik evlatlarını üniversite kapılarında, kamu görevlilerini devlet hizmetinden mahrum bıraktılar. Çok şükür bunların hepsi geride kaldı. Ama öyle anlaşılıyor ki insanların kıyafetlerini yasaklayan bu örümcek kafa hala tamamıyla ortadan kalkmamış. Halkın oyuyla seçilmiş olan bir belediye başkanına kıyafeti dolayısıyla hakaret etmek kimin haddi? Böylesine bir hadsizlik olabilir mi? Sana mı soracak hangi kıyafeti giyeceğini? Dolayısıyla bu fevkalade yanlıştır. Ancak dediğim gibi sağda solda uyumuş gibi görünen, susmuş gibi görünen örümcek kafalıların bir daha hortlamaması için Türkiye’de bireysel özgürlükler alanının, kılık kıyafette başta olmak üzere tamamıyla garanti altına alınması için anayasal bir düzenleme şarttır. Bunun için de zaten bizim baştan beri söylediğimiz yeni, sivil, demokratik, katılımcı, kapsayıcı bir anayasa yapılması konusunda bütün siyasi partiler, bundan sonraki süreçte üzerine düşen sorumlulukları yerine getirir ve bir çalışma yapılır. Bu Türkiye’nin ödevidir. Bu sadece konulardan birisidir. Yani Türkiye hala darbecilerin yapmış olduğu bir anayasayla yönetilmemelidir" dedi. "Tek çözüm iki devlet" Zupancic ise, bir basın mensubunun İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki eylemlerinin giderek artmasıyla ilgili sorusu üzerine, "Hala hayatlar kaybediliyor. Yerleşimlerin bir genişlemesi söz konusu. Çok samimiyete söylemek istiyorum. Benim kişisel görüşüm özellikle bu barış nihayete erdirdiğinde bu barışın istikrarsız olacağı şeklindeydi. Filistin halkı temel yaşam hakkına, yaşama hakkına sahiptir. Bu noktada istikrarlı bir barışa ihtiyaçları var. Ancak bu olmayacak. İsrail’deki makamlar hala aynı kalırsa benim şahsi görüşüm, hala ceza mahkemesinden bir karar çıkmış, bir kişi hala bu mahkemenin karşısına gelmiş ve bu ülkeyi yönetmeye devam ediyorsa bu durum böyle devam edecek. Ve bu nedenle asgari en iyi istikrara ulaşabilmek için hem Filistin halkıyla hem de İsrail’de serbest görüşlü zihni salim insanlarla görüşmek lazım diye düşünüyorum. Çünkü İsrail’deki birçok kişi birlikte yaşamak istiyor zaten. Yani kaliteli bir şekilde Filistinlerle birlikte yaşamak isteyen İsrailliler var. Tek çözüm iki devlet. Ancak bunun sağlanması için bizim liderliğe ihtiyacımız var. Liderlere ihtiyacımız var. Ve bu liderlerin böylesi bir çözümü uygulamaya ehil olmaları lazım. Ve böylesi liderler olana kadar yani açık bir şekilde bu soykırımı devam ettirenler devam ettikçe böyle bir çözüme ulaşmak maalesef çok zor olacak" diye konuştu.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:25
Başkan Taşkın: Eski Malatya’da eğitime yeni bir merkez kazandırdık
Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Eski Malatya Meydan Çarşısı’nda esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi, ardından Battalgazi Belediyesi tarafından öğrencilere ücretsiz eğitim verilen Kurs Merkezi’nde incelemelerde bulundu. Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Eski Malatya Meydan Çarşısı’nda incelemelerde bulunarak esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Ziyaret kapsamında Battalgazi Belediyesi tarafından öğrencilere ücretsiz eğitim desteği sunmak amacıyla kısa süre önce faaliyete geçirilen Eğitim Kurs Merkezi’ni de ziyaret eden Başkan Taşkın, merkezde eğitim gören öğrenciler ve görev yapan öğretmenlerle görüşerek yürütülen eğitim faaliyetleri hakkında bilgi aldı. "Öğrencilerimizin sınav sürecine destek olmayı amaçlıyoruz" Kurs merkezinin önünde değerlendirmelerde bulunan Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Eski Malatya’ya kazandırılan eğitim merkezinin bölgedeki öğrenciler için önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, "Battalgazi’mize kazandırdığımız güzel bir eserin önündeyiz. Eski Malatya’da faaliyete başlayan eğitim merkezimizde, başta bu bölgedeki mahallelerimiz olmak üzere merkezdeki birçok mahalleden öğrencilerimizi bir araya getirdik. Üniversiteye hazırlık ve liseye hazırlık dersleri veriyoruz. Çok yoğun bir talep var. Modern bir tesis oluşturduk. Her branştan tecrübeli öğretmenlerimizle çocuklarımıza eğitim hizmeti sunuyor, onları sınavlara en iyi şekilde hazırlıyoruz" dedi. Merkezin yaklaşık bir buçuk aydır faaliyet gösterdiğini ifade eden Taşkın, mahalle muhtarlarının da duyurular konusunda destek verdiğini belirterek, "Hemen hemen her mahallemizden öğrencilerimiz burada eğitim alıyor. Bu çocukları kendi emanetimiz, kendi evlatlarımız gibi görüyoruz. Ailelerine ve mahallelerine mahcup olmamak için elimizden gelen tüm gayreti göstereceğiz. Temennimiz, bu merkezde eğitim alan öğrencilerimizin sınavlarda önemli başarılar elde etmesidir" diye konuştu. Öğretmenlerle de bir araya gelen Başkan Taşkın, eğitim sürecinin niteliğine dikkat çekerek, "Burada görev yapan öğretmenlerimizden en büyük beklentimiz, öğrencilerimize kendi çocukları gibi özen göstermeleridir. Biz nasıl kendi evladımıza itina gösteriyorsak, sizlerin de aynı hassasiyetle hareket edeceğinize inanıyoruz. Disiplinli ve özverili bir çalışmayla bu merkezden çok güzel başarılar çıkacaktır. Battalgazi’mizin ve Eski Malatya’mızın gözü bu merkezde olacaktır" ifadelerini kullandı. Yeni eğitim merkezleri için çalışmalar sürüyor Battalgazi Belediyesi olarak eğitim alanındaki yatırımlara devam edeceklerini vurgulayan Başkan Taşkın, Eski Malatya’da faaliyete geçen kurs merkezinin benzerlerinin ilçenin farklı noktalarında da hayata geçirilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Taşkın, yeni merkezlerin 2026 yılı sonbahar dönemine kadar tamamlanmasının planlandığını ifade ederek, "Eski Malatya’mıza ve Battalgazi’mize kazandırdığımız bu eğitim merkezinin öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum. İnşallah burada yetişen çocuklarımızın başarıları hepimizi gururlandıracaktır" diye konuştu.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:14
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dün 8 çivi vermeyi başarı gören zihniyet, bugün çöp konteynerleriyle, kilit taşıyla, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen pikapla övünüyor. Ne hizmet ediyorlar ne de bizim hizmet etmemizi istiyorlar"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye’nin kapısı daha sık çalınıyor" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katıldı.Burada konuşan Erdoğan, AK Parti olarak kadroyu güçlendirmeye devam ettiklerini ve partiye yönelik büyük bir teveccühün söz konusu olduğunu belirterek, "Geçen ay Grup Toplantımızda 3 yeni milletvekilimiz AK Parti saflarına dahil oldu. 4 ilçe ve belde belediye başkanımız da Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantımızda AK Parti ailesine katıldı. Türkiye Yüzyılı’nın inşasına omuz vermek için partimize intisap eden tüm arkadaşlarımıza bir kez daha hoş geldiniz diyorum" ifadelerini kullandı."Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır"Muhalefetin şiddet, hakaret, ve tahrik dozu giderek artan propagandasına rağmen AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın çekim merkezi olmayı sürdürdüğüne değinen Erdoğan, "AK Parti bugün Türkiye’nin hem en büyük siyasi partisi hem de en kurumsal siyasi hareketidir. Cumhur İttifakı ise devletimizin bekasının milletimizin birlik ve dirliğinin en sağlam güvencesidir. Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır. Şayet AK Parti güçlü, Cumhur İttifakı ayaktaysa evelallah 86 milyonun her bir ferdi güvendedir. Türkiye’nin aydınlık yarınları teminat altındadır" dedi."Türkiye’nin en büyük şansı AK Parti ve Cumhur İttifakı’dır"Bölgedeki ve dünyadaki gelişmeleri, yakın takip ettiklerini, ezberlerin bozulduğunu ve kurumların irtifa kaybettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mevcut düzen temelden çatırdarken yerine ne geleceğini kimse kestiremiyor. Bütün bunlara baktığımızda Cumhur İttifakı’nın ülkemiz ve milletimiz açısından ne manaya geldiği özellikle bugünlerde daha iyi anlaşılıyor. Şurası tartışmasız bir hakikattir; belirsizliklerin küresel düzeyde, arttığı her gün yeni bir krizin patlak verdiği, haklının güçlü değil güçlünün haklı olduğu günümüz jeopolitiğinde Türkiye’nin en büyük şansı AK Parti ve Cumhur İttifakı’dır. Tecrübeli, liyakatli, dürüst, çalışkan kadroların iş başında olmasıdır" açıklamasında bulundu."Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor"Son 10 yılda yaşanan gelişmelere değinen ve gelişmiş ülkeler dahil olmak üzere dünyanın herhangi başka bir devletinin başına gelse yerle yeksan olabileceği nice krizi başarıyla yönettiklerini söyleyen Erdoğan, "Doğal afetinden savaşlara kadar en zorlu badirelerin üstesinden alnımızın akıyla geldik. Türkiye’yi sıcak çatışmaların tarafı haline getirmeye yönelik tuzakların tamamını boşa çıkardık. Dengeli, itidalli ve stratejik aklı merkezi alan dış siyasetimizle ülkemizi krizlerin çözümünde anahtar ülke konumuna getirdik. Ana muhalefetin başındaki zat yabancılar karşısında şekilden şekle girerken biz her alanda Türkiye’yi şanla, şerefle temsil ettik ve ettirdik. Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye’nin kapısı daha sık çalınıyor. Türkiye’nin ne diyeceği, nasıl tavır alacağı dikkatle takip ediliyor. Türkiye gündemi belirlenen ülke değil, gündem belirleyen bir ülke olarak adından daha fazla söz ettiriyor. Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsek az" dedi.Türkiye’nin şanlı tarihine yakışır bir biçimde uluslararası alanda güçlü bir varlık gösterdiklerini aktaran Başkan Erdoğan, gelecekte ay yıldızlı al bayrağın daha gururla dalgalanacağını, büyük ve güçlü Türkiye’nin ayak seslerinin daha fazla duyulacağını söyledi. Erdoğan, "Kızıl elmamız olan Türkiye yüzyılı kuvveden fiile geçene kadar durmadan duraksamadan çalışmaya inşallah devam edeceğiz" ifadelerini kullandı."Hiçbir görev diğerinden önemli veya önemsiz değildir"AK Parti’nin bir kadro ve dava hareketi olduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:"Kökü mazide gözü atide kutlu bir mücadelenin neferleriyiz. Görevi, unvanı, makamı ne olursa olsun teşkilatımızın her bir mensubu bu mücadelede son derece stratejik bir vazife icra etmektedir. Dolayısıyla il, ilçe başkanlığı ne kadar önemliyse mahalle temsilciliği de o derece önemlidir. Belediye başkanlığı ne kadar mühimse belediye ve il meclis üyeliği de o derece mühimdir. Sandık müşahitlerimizin yeri nasıl doldurulamazsa elinde broşürle kapı kapı dolaşan gönüllülerimizin de yerini kimse alamaz. Hiçbir görev diğerinden önemli veya önemsiz değildir. Mesele verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmek, bulunduğu konumda en ideali ortaya koymak, elinden gelenin en iyisini yapabilmektir. Mesele milletin bize emaneti olan hakkını verebilmektir. Mesele aşkla, sevdayla, heyecanla, sabır ve samimiyetle koşturmaktır. Mesele tevazuyu elden bırakmadan, kibre kapılmadan, niyeti ve istikameti bozmadan son ana kadar millete hizmetkar olabilmektir. Millete hizmet yolunda bıkkınlığa, yorgunluğa ve rehavete yer olmadığını hiçbirimiz unutmamalıyız. Bizim siyaset geleneğimizde hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz. Sizlerden tarihi bir dönemde Türkiye’nin istikbali adına son derece tarihi bir misyonu yerine getirdiğinizin şuuruyla çalışmanızı istiyor, bunu sizden bekliyor ve sizlere sonsuz güveniyorum.""Gönül sofralarımızda aynı pideyi bölüşmenin manevi lezzetini tadacağız"Gelecek hafta başlayacak olan Ramazan ayını her yıl olduğu gibi bu senede dolu dolu geçirme niyetinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Talimatlarımız doğrultusunda Teşkilat Başkanlığımız, Kadın ve Gençlik Kollarımızın da katkısını alarak oldukça kapsamlı bir plan hazırladık. Buna göre Aile ve Gençlik Fonu’ndan aldıkları desteklerle yeni yuva kuran genç çiftlerimize ilk Ramazanlarında misafir olacağız. Şehit yakınlarımız ve gazilerimizle bir araya geleceğiz. Gönül sofralarımızda aynı pideyi bölüşmenin manevi lezzetini tadacağız. Artık Ak Gençlik klasiğine dönüşen ‘İftara Beş Kala ve Sahura Beş Kala’ çalışmalarımıza bu yılda devam ettiriyoruz. Özellikle deprem bölgesindeki kardeşlerimizin yanlarında olmaya büyük önem veriyoruz. Teslim ettiğimiz konutların gerçek anlamda birer yuvaya dönüşeceği bu mübarek ayda vatandaşlarımızla iftar ve sahur sofralarında buluşacağız. Kadın kollarımız aynı şekilde farklı etkinliklerle rahmet ve bereket ayını en güzel şekilde değerlendirecek yoksulların kapısını çalacak gariplerin elinden tutacak yetimin, öksüzün gözyaşını silecek" ifadelerine yer verdi.Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında da çalışmaların ihmal edilmeyeceğine dikkati çeken Erdoğan, Avrupa’da yaşayan Türklerle iftar programlarında bir araya geleceklerini kaydetti. Ayrıca Erdoğan, Gazzelileri ve Suriyelileri de bu Ramazan’da unutmayacaklarını sözlerine ekledi."Aradan 87 yıl geçti, Türkiye değişti, gelişti ve güçlendi ama CHP’nin afetlere karşı yaklaşımında hiçbir değişim yaşanmadı"Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27 Aralık’ta Hatay’da 455 bininci afet konutunun anahtarlarının hak sahibine takdim edildiğini hatırlatarak, "Afet konutlarının ödeme planıyla ilgili müjdelerimizi halkımızla paylaştık. Öncesinde ana muhalefet partisi ‘boş senet imzalatıyorlar’ gibi zırvalarla milletimizi galeyana getirmeye çalıştı. ‘Faizle afet konutu satıyorlar’ diyerek milletin gözünün içine baka baka açıkça yalan söylediler. Deprem bölgesine bir çivi çakmadıkları halde bir de çıkıp abuk sabuk iddialarla depremzedelerimizi hükümetimize karşı kışkırtmaya çalıştılar. 1939 Erzincan depremi olduğunda dönemin iktidarı vatandaşa yardım namına sadece 8 çivi tevzi etmiş fakat bu 8 çiviyle ev inşa etmenin sırrını milletimize öğretmemişti. Aradan 87 yıl geçti, Türkiye değişti, gelişti ve güçlendi ama CHP’nin afetlere karşı yaklaşımında hiçbir değişim yaşanmadı. Dün 8 çivi vermeyi başarı gören zihniyet bugün de çöp konteynerleriyle, kilit taşıyla, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen pikapla övünüyor. Depremin üzerinden üç yıl geçmiş hala ortada doğru düzgün eserleri yok. Aslında 455 bin konuta kara çalmasa, çöp konteynerleriyle övünmesini bir yere kadar anlayışla karşılar, ‘çapları bu kadarmış’ der geçeriz. Bu erdemi de göstermiyorlar. Ne iş yapıyorlar ne de bizim iş yapmamızı istiyorlar. Ne hizmet ediyorlar ne de bizim millete hizmet etmemizi istiyorlar. Kendilerini devletin yegane sahibi olarak görme huylarından bir türlü vazgeçmediler. Ey CHP, biz sizin cemaziyelevvelinizi çok iyi biliriz" dedi."Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür"İstanbul Belediye Başkanı olarak görev yaptığını ve İstanbul’u çöp, çukur ve çamur bataklığından devraldıklarını hatırlatan Başkan Erdoğan, "İstanbul’u bu halde devraldık, 140 kilometre Istranca dağlarından İstanbul’a suyu biz getirdik. Şimdi çıkmışlar dün mecliste yaşanan sahneleri inanıyorum ki izlediniz. CHP’nin faşizan ve kibirli zihniyetine hep beraber bir kez daha tanık olduk. Yeni bakanlarımızın yemin etmesine engel olmak için her türlü eşkıyalığı, milletin kürsüsünü işgal etmek dahil her türlü zorbalığı sergilediler. Engelleyemeyeceksiniz, durduramayacaksınız. Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür. Evet, anayasal bir hak. Yeminler yapıldı mı? Yapıldı. İş bitti mi? Bitti. Ne oldu? Rahat dursanız da güzel güzel bu yeminler yapılsa olmaz mıydı? Olurdu ama bunlarda demokratik anlayış yok. Bunlar o faşist anlayıştan vazgeçemezler. Bunların iliklerine kadar sinmiş. Bozgunculuk yaparak, milli iradeye karşı edepsizlik ederek, gazi meclisin saygınlığına gölge düşürerek çirkin ve çirkef siyasetlerini genel kurul salonuna taşıyarak nasıl bir zihniyete sahip olduklarını tekrar gösterdiler. Bu kendini bilmezlere sormak lazım. Türkiye Büyük Millet Meclisi sizin keyfinize göre kavga çıkaracağınız bir eylem alanı mıdır? Siz gazi meclise milletin hakkını, hukukunu savunmaya mı geldiniz? Yoksa terör estirmeye mi? Kavgayı, nefreti, öfkeyi, hakareti yüce meclise taşımaktan hiç mi rahatsız olmuyor, hiç mi utanmıyorsunuz? Daha ne kadar kendinizi rezil edecek, küçük düşürecek, size oy veren vatandaşlarımızın başını yere eğdireceksiniz. Ana muhalefetin siyaset kurumuna olan güveni dinamitleyen, meclisin vakarına zarar veren hepsinden öte aziz milletimizi rencide eden dünkü saldırılarını telin ediyor ve reddediyorum" değerlendirmesinde bulundu.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:06
TBMM Başkanı Kurtulmuş ile Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Zupancic ortak basın toplantısı
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, " Anayasa’dan kaynaklanan bu işlemin yerine getirilmesini önlemeye kalkmak. Hele hele bunu kürsü işgali gibi yemin edecek bakanı yemin ettirmemek gibi eskilerin tabiriyle bir takım yöntemlerle önlemeye kalkmak asla ve asla demokrasinin içerisinde yoktur" dedi. Kurtulmuş, Slovenya Ulusal meclis Başkanı Urska Klakocar Zupancic ile ortak basın toplantısı düzenledi. Tören Salonu’nda düzenlenen toplantıya Türk ve Slovenya yetkililer katıldı. Kurtulmuş, Türkiye ve Slovenya hükümetleri arasında var olan ilişkilerin Parlamenter diplomasinin iki ülke Parlamentosu tarafından da güçlendirilmesinde ortak bir niyet ve enerjiye olduğunu belirterek, dostluk grupları yanında iktisat komisyonlarının ve ayrısı ayrıca iki ülke üyesi olduğu uluslararası asambleler çerçevesinde de iki ülkenin heyetlerinin, iki ülkenin üyeleri çok yakın temas içerisinde çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti. Kurtulmuş, "Maalesef uzunca bir süredir devam eden yetmiş beş bin kişiyi aşkın insanın haksız yere hayattan koparıldığı büyük bir zulümle öldürüldüğü soykırımın yani İsrail tarafından Netanyahu tarafından uygulanan soykırım karşısında dünyada sessiz kalmayan ülkelerden birisi de Slovenya’dır. Slovenya özellikle Filistin davasına verdiği destekle orada zulüm gören soykırıma tabi tutulan Filistin’in masum insanlarına verdiği destekle ve en sonunda geçtiğimiz yıl Filistin Devleti’nin resmen tanınması sürecindeki olağanüstü destekleriyle tarihi doğru yol tarafında yer almış insanlık cephesinin içerisinde yer almış Avrupa’nın önemli ülkelerinden birisidir. İspanya Norveç ve İrlanda’yla birlikte Slovenya’nın yolunu açmış olduğu Filistin’i tanıma süreci geçtiğimiz sene bildiğiniz gibi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında 11 batılı ülkenin daha Filistin Devleti’ni tanımasına vesile olmuştur. Özellikle değerli bir arkadaşım Madam Zupancıç’in Slovenya Meclisi’ndeki oylamalar sırasında yani Filistin Devleti’nin tanınması oylaması sırasında göstermiş olduğu fevkalade güçlü liderlik dolayısıyla burada huzurlarınızda takdirlerimizi tebriklerimizi ve teşekkürlerimizi ifade etmek istiyorum. Gerçekten o zorlu oylamada muhalefetin engelleme çalışmalarına rağmen fevkalade dirayetli bir yönetim sergileyerek Filistin Devleti’nin tanınmasına vesile olmuş ve tarihi bir adımın atılmasına öncülük etmiştir. Bu adım Batı ülkeleri bakımından da yolu açan yol gösteren bir özellik taşımaktadır" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Filistin’de hakkaniyet ve adalet sağlanmadan Filistin Devleti’nin de var olduğu iki devletli bir çözüm kabul edilmeden Orta Doğu’ya asla barış gelmeyecektir. Orta Doğu’daki ve dünyanın birçok yerindeki gelişmelerinde tekrar altını çizerek ifade etmek isterim ki Netanyahu ve çetesinin Gazze halkına karşı sürdürmekte olduğu katliamı, soykırımı unutturmasına da asla müsaade etmememiz lazım. Bu büyük bir insanlık suçudur. İnsanlık tarihinin gördüğü en büyük suçlardan birisidir. Dünyadaki diğer gelişmelerin gölgesinde asla kalmamalı. Her ne kadar bir barış dönemine geçiliyor görünüşte de asla bu katliamların, soykırımların unutturulmaması ve burada sözde bir barış sağlanıyormuş gibi yapılarak Netanyahu ve çetesinin elini yıkayarak bu kanlı senaryodan kendisini tecrit etmesine müsaade edilmemektir. Bunun için Filistin davasına böylesine yürekten destek veren dostlarımızla aynı platformla, aynı ülkelerde bulmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz." Dün TBMM’de Bakanların yemini öncesinde yaşananları hakkında sorulan soruya Kurtulmuş, "Dünkü yemin töreni Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın amir hükümleri uyarınca ve Türkiye Büyük Millet Meclisi iç tüzüğü gereğince gerçekleştirilmiştir. Ve bu çerçevede yasal bir zorunluluktur. Bakanların yemin etmesiyle birlikte işlem tamamlanmıştır. Dolayısıyla Anayasa’dan kaynaklanan bu işlemin yerine getirilmesini önlemeye kalkmak. Hele hele bunu kürsü işgali gibi yemin edecek bakanı yemin ettirmemek gibi eskilerin tabiriyle bir takım yöntemlerle önlemeye kalkmak asla ve asla demokrasinin içerisinde yoktur. Demokrasinin içerisinden yüksek perdeden eleştirilerinizi yaparsınız. Görüşlerinizi kalkar söylersiniz. Türkiye Büyük Millet Meclisi bu anlamda herkesin görüşünü rahatlıkla ifade edebileceği imkana sahiptir. Ama asla benim görüşüme uymayan konuya ben zorla idare ederim ve bunu yaptırmam diyemezsiniz. Bu anayasaya da aykırıdır. Demokratik tahammüllere de aykırıdır. Ve asla kabul edilemez. Ben bu davranışın son derece haksız, yersiz ve Türkiye demokrasisine karşı yapılmış bir hareket olduğunu düşünüyorum. Beğenmeyebilirsiniz. Türkiye Cumhuriyeti’nde bakanların nasıl atanacağı bellidir. Milletimiz sandıkta kararını vermiş. Ve Sayın Cumhurbaşkanı milletimizi belli süre içerisinde yönetme yetkisine vermiştir" dedi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu taslak raporu grubu olmayan partilere gönderilip gönderilmediğine ilişkin soruya Kurtulmuş, "Bir anlamda gibi süreç gidiyor. Bu anlamda komisyonda olan bütün partilerin temsilcilerine raporun nihayet şekli gönderilecektir. Ve tabii ki yine bu salonda arkadaşlarımızı toplayarak kendi arkadaşımızı toplayarak rapor hakkındaki müzakere yapılacak. Oynamayla birlikte de rapor tamamlanarak bu süreç bütünüyle nihayet etmiş olacaktır" diye konuştu. Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in kıyafetiyle ilgili tartışmaya Kurtulmuş şöyle cevap verdi: "Bu çok bayat bir tartışma. Ben geçmiş yıllarda başörtüsü yasakları üzerinden ne kadar büyük bedeller ödediğimizi ülke olarak biliyoruz. Hatta kimileri tamamıyla kendi şahsi tasarruflarıyla kendilerini devlet, yasa, Anayasa hatta Anayasa Mahkemesi yerine koyarak bu anlamda çeşitli yasakları uyguladılar ve bu memleketin gencecik evlatları üniversite kapılarında kamu görevlilerini devlet hizmetinden mahrum bıraktılar. Çok şükür bunların hepsi geride kaldı. Ama öyle anlaşılıyor ki insanların kıyafetlerini yasaklayan bu örümcek kafa hala tamamıyla ortadan kalkmamış. Bu örümcek kafanın zaman zaman korkmadığını görmekten büyük bir üzüntü duyuyor. Halkın oyuyla seçilmiş olan bir belediye başkanına kıyafeti dolayısıyla hakaret etmek kimin haddi nedir? Böylesine bir hadsizlik olabilir mi? Sana mı soracak hangi kıyafeti giyeceğini? Dolayısıyla bu fevkalade yanlıştır. Ancak dediğim gibi sağda solda uyumuş gibi görünen, susmuş gibi görünen örümcek kafalıların bir daha hortlamaması için Türkiye’de bireysel özgürlükler alanının kılık kıyafetle başta olmak üzere tamamıyla garanti altına alınması için Anayasal bir düzenleme şarttır. Bunun için de zaten bizim baştan beri söylediğimiz yeni, sivil, demokratik, katılımcı, kapsayıcı bir anayasa yapılması konusunda bütün siyasi partiler bundan sonraki süreçte üzerine düşen sorumlulukları yerine getirir ve bir çalışma yapılır. Bu Türkiye’nin ödevidir. Bu sadece konulardan birisidir. Yani Türkiye hala darbecilerin yapmış olduğu bir Anayasayla yönetilmemelidir." Zupancic, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki eylemlerin giderek arttığına yönelik soruya, "Hala hayatlar kaybediliyor. Yerleşimlerin bir genişlemesi söz konusu. Çok samimiyete söylemek istiyorum. Benim kişisel görüşüm. Özellikle bu barış nihayete erdirdiğinde bu barışın istikrarsız olacağı şekildeydi. Filistin halkı temel yaşam hakkına, yaşama hakkına sahiptir. Bu noktada istikrarlı bir barışa ihtiyaçları var. Ancak bu olmayacak. İsrail’deki makamlar hala aynı kalırsa benim şahsi görüşüm, hala ceza mahkemesinden bir karar çıkmış, bir kişi hala bu mahkemenin karşısına gelmiş ve bu ülkeyi yönetmeye devam ediyorsa bu durum böyle devam edecek. Ve bu nedenle asgari en iyi istikrara ulaşabilmek için hem Filistin halkıyla hem de İsrail’de serbest görüşlü zihni salim insanlarla görüşmek lazım diye düşünüyorum. Çünkü İsrail’deki birçok kişi birlikte yaşamak istiyorlar zaten. Yani kaliteli bir şekilde Filistinlerle birlikte yaşamak isteyen İsrailler var. Tek çözüm iki devletli Ancak bunun sağlanması için bizim liderliğe ihtiyacımız var. Liderlere ihtiyacımız var. Ve bu liderlerin böylesi bir çözümü uygulamaya ehil olmaları lazım. Ve böylesi liderler olana kadar yani açık bir şekilde bu soykırıma sebep olanları ve bu soykırıma devam ettirenler devam ettikçe böylesi bir çözüme ulaşmak maalesef çok zor olacak" diye konuştu.
12 Şubat 2026 Perşembe - 15:03
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır. AK Parti güçlü, Cumhur İttifakı ayaktaysa Türkiye’nin aydınlık yarınları teminat altındadır"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye’nin kapısı daha sık çalınıyor" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katıldı.Burada konuşan Erdoğan, AK Parti olarak kadroyu güçlendirmeye devam ettiklerini ve partiye yönelik büyük bir teveccühün söz konusu olduğunu belirterek, "Geçen ay Grup Toplantımızda 3 yeni milletvekilimiz AK Parti saflarına dahil oldu. 4 ilçe ve belde belediye başkanımız da Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantımızda AK Parti ailesine katıldı. Türkiye Yüzyılı’nın inşasına omuz vermek için partimize intisap eden tüm arkadaşlarımıza bir kez daha hoş geldiniz diyorum" ifadelerini kullandı."Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır"Muhalefetin şiddet, hakaret, ve tahrik dozu giderek artan propagandasına rağmen AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın çekim merkezi olmayı sürdürdüğüne değinen Erdoğan, "AK Parti bugün Türkiye’nin hem en büyük siyasi partisi hem de en kurumsal siyasi hareketidir. Cumhur İttifakı ise devletimizin bekasının milletimizin birlik ve dirliğinin en sağlam güvencesidir. Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır. Şayet AK Parti güçlü, Cumhur İttifakı ayaktaysa evelallah 86 milyonun her bir ferdi güvendedir. Türkiye’nin aydınlık yarınları teminat altındadır" dedi."Türkiye’nin en büyük şansı AK Parti ve Cumhur İttifakı’dır"Bölgedeki ve dünyadaki gelişmeleri, yakın takip ettiklerini, ezberlerin bozulduğunu ve kurumların irtifa kaybettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mevcut düzen temelden çatırdarken yerine ne geleceğini kimse kestiremiyor. Bütün bunlara baktığımızda Cumhur İttifakı’nın ülkemiz ve milletimiz açısından ne manaya geldiği özellikle bugünlerde daha iyi anlaşılıyor. Şurası tartışmasız bir hakikattir; belirsizliklerin küresel düzeyde, arttığı her gün yeni bir krizin patlak verdiği, haklının güçlü değil güçlünün haklı olduğu günümüz jeopolitiğinde Türkiye’nin en büyük şansı AK Parti ve Cumhur İttifakı’dır. Tecrübeli, liyakatli, dürüst, çalışkan kadroların iş başında olmasıdır" açıklamasında bulundu."Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor"Son 10 yılda yaşanan gelişmelere değinen ve gelişmiş ülkeler dahil olmak üzere dünyanın herhangi başka bir devletinin başına gelse yerle yeksan olabileceği nice krizi başarıyla yönettiklerini söyleyen Erdoğan, "Doğal afetinden savaşlara kadar en zorlu badirelerin üstesinden alnımızın akıyla geldik. Türkiye’yi sıcak çatışmaların tarafı haline getirmeye yönelik tuzakların tamamını boşa çıkardık. Dengeli, itidalli ve stratejik aklı merkezi alan dış siyasetimizle ülkemizi krizlerin çözümünde anahtar ülke konumuna getirdik. Ana muhalefetin başındaki zat yabancılar karşısında şekilden şekle girerken biz her alanda Türkiye’yi şanla, şerefle temsil ettik ve ettirdik. Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda bir Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye’nin kapısı daha sık çalınıyor. Türkiye’nin ne diyeceği, nasıl tavır alacağı dikkatle takip ediliyor. Türkiye gündemi belirlenen ülke değil, gündem belirleyen bir ülke olarak adından daha fazla söz ettiriyor. Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsek az" dedi.Türkiye’nin şanlı tarihine yakışır bir biçimde uluslararası alanda güçlü bir varlık gösterdiklerini aktaran Başkan Erdoğan, gelecekte ay yıldızlı al bayrağın daha gururla dalgalanacağını, büyük ve güçlü Türkiye’nin ayak seslerinin daha fazla duyulacağını söyledi. Erdoğan, "Kızıl elmamız olan Türkiye yüzyılı kuvveden fiile geçene kadar durmadan duraksamadan çalışmaya inşallah devam edeceğiz" ifadelerini kullandı."Hiçbir görev diğerinden önemli veya önemsiz değildir"AK Parti’nin bir kadro ve dava hareketi olduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:"Kökü mazide gözü atide kutlu bir mücadelenin neferleriyiz. Görevi, unvanı, makamı ne olursa olsun teşkilatımızın her bir mensubu bu mücadelede son derece stratejik bir vazife icra etmektedir. Dolayısıyla il, ilçe başkanlığı ne kadar önemliyse mahalle temsilciliği de o derece önemlidir. Belediye başkanlığı ne kadar mühimse belediye ve il meclis üyeliği de o derece mühimdir. Sandık müşahitlerimizin yeri nasıl doldurulamazsa elinde broşürle kapı kapı dolaşan gönüllülerimizin de yerini kimse alamaz. Hiçbir görev diğerinden önemli veya önemsiz değildir. Mesele verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmek, bulunduğu konumda en ideali ortaya koymak, elinden gelenin en iyisini yapabilmektir. Mesele milletin bize emaneti olan hakkını verebilmektir. Mesele aşkla, sevdayla, heyecanla, sabır ve samimiyetle koşturmaktır. Mesele tevazuyu elden bırakmadan, kibre kapılmadan, niyeti ve istikameti bozmadan son ana kadar millete hizmetkar olabilmektir. Millete hizmet yolunda bıkkınlığa, yorgunluğa ve rehavete yer olmadığını hiçbirimiz unutmamalıyız. Bizim siyaset geleneğimizde hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz. Sizlerden tarihi bir dönemde Türkiye’nin istikbali adına son derece tarihi bir misyonu yerine getirdiğinizin şuuruyla çalışmanızı istiyor, bunu sizden bekliyor ve sizlere sonsuz güveniyorum.""Gönül sofralarımızda aynı pideyi bölüşmenin manevi lezzetini tadacağız"Gelecek hafta başlayacak olan Ramazan ayını her yıl olduğu gibi bu senede dolu dolu geçirme niyetinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Talimatlarımız doğrultusunda Teşkilat Başkanlığımız, Kadın ve Gençlik Kollarımızın da katkısını alarak oldukça kapsamlı bir plan hazırladık. Buna göre Aile ve Gençlik Fonu’ndan aldıkları desteklerle yeni yuva kuran genç çiftlerimize ilk Ramazanlarında misafir olacağız. Şehit yakınlarımız ve gazilerimizle bir araya geleceğiz. Gönül sofralarımızda aynı pideyi bölüşmenin manevi lezzetini tadacağız. Artık Ak Gençlik klasiğine dönüşen ‘İftara Beş Kala ve Sahura Beş Kala’ çalışmalarımıza bu yılda devam ettiriyoruz. Özellikle deprem bölgesindeki kardeşlerimizin yanlarında olmaya büyük önem veriyoruz. Teslim ettiğimiz konutların gerçek anlamda birer yuvaya dönüşeceği bu mübarek ayda vatandaşlarımızla iftar ve sahur sofralarında buluşacağız. Kadın kollarımız aynı şekilde farklı etkinliklerle rahmet ve bereket ayını en güzel şekilde değerlendirecek yoksulların kapısını çalacak gariplerin elinden tutacak yetimin, öksüzün gözyaşını silecek" ifadelerine yer verdi.Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında da çalışmaların ihmal edilmeyeceğine dikkati çeken Erdoğan, Avrupa’da yaşayan Türklerle iftar programlarında bir araya geleceklerini kaydetti. Ayrıca Erdoğan, Gazzelileri ve Suriyelileri de bu Ramazan’da unutmayacaklarını sözlerine ekledi."Aradan 87 yıl geçti, Türkiye değişti, gelişti ve güçlendi ama CHP’nin afetlere karşı yaklaşımında hiçbir değişim yaşanmadı"Cumhurbaşkanı Erdoğan, 27 Aralık’ta Hatay’da 455 bininci afet konutunun anahtarlarının hak sahibine takdim edildiğini hatırlatarak, "Afet konutlarının ödeme planıyla ilgili müjdelerimizi halkımızla paylaştık. Öncesinde ana muhalefet partisi ‘boş senet imzalatıyorlar’ gibi zırvalarla milletimizi galeyana getirmeye çalıştı. ‘Faizle afet konutu satıyorlar’ diyerek milletin gözünün içine baka baka açıkça yalan söylediler. Deprem bölgesine bir çivi çakmadıkları halde bir de çıkıp abuk sabuk iddialarla depremzedelerimizi hükümetimize karşı kışkırtmaya çalıştılar. 1939 Erzincan depremi olduğunda dönemin iktidarı vatandaşa yardım namına sadece 8 çivi tevzi etmiş fakat bu 8 çiviyle ev inşa etmenin sırrını milletimize öğretmemişti. Aradan 87 yıl geçti, Türkiye değişti, gelişti ve güçlendi ama CHP’nin afetlere karşı yaklaşımında hiçbir değişim yaşanmadı. Dün 8 çivi vermeyi başarı gören zihniyet bugün de çöp konteynerleriyle, kilit taşıyla, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen pikapla övünüyor. Depremin üzerinden üç yıl geçmiş hala ortada doğru düzgün eserleri yok. Aslında 455 bin konuta kara çalmasa, çöp konteynerleriyle övünmesini bir yere kadar anlayışla karşılar, ‘çapları bu kadarmış’ der geçeriz. Bu erdemi de göstermiyorlar. Ne iş yapıyorlar ne de bizim iş yapmamızı istiyorlar. Ne hizmet ediyorlar ne de bizim millete hizmet etmemizi istiyorlar. Kendilerini devletin yegane sahibi olarak görme huylarından bir türlü vazgeçmediler. Ey CHP, biz sizin cemaziyelevvelinizi çok iyi biliriz" dedi."Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür"İstanbul Belediye Başkanı olarak görev yaptığını ve İstanbul’u çöp, çukur ve çamur bataklığından devraldıklarını hatırlatan Başkan Erdoğan, "İstanbul’u bu halde devraldık, 140 kilometre Istranca dağlarından İstanbul’a suyu biz getirdik. Şimdi çıkmışlar dün mecliste yaşanan sahneleri inanıyorum ki izlediniz. CHP’nin faşizan ve kibirli zihniyetine hep beraber bir kez daha tanık olduk. Yeni bakanlarımızın yemin etmesine engel olmak için her türlü eşkıyalığı, milletin kürsüsünü işgal etmek dahil her türlü zorbalığı sergilediler. Engelleyemeyeceksiniz, durduramayacaksınız. Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür. Evet, anayasal bir hak. Yeminler yapıldı mı? Yapıldı. İş bitti mi? Bitti. Ne oldu? Rahat dursanız da güzel güzel bu yeminler yapılsa olmaz mıydı? Olurdu ama bunlarda demokratik anlayış yok. Bunlar o faşist anlayıştan vazgeçemezler. Bunların iliklerine kadar sinmiş. Bozgunculuk yaparak, milli iradeye karşı edepsizlik ederek, gazi meclisin saygınlığına gölge düşürerek çirkin ve çirkef siyasetlerini genel kurul salonuna taşıyarak nasıl bir zihniyete sahip olduklarını tekrar gösterdiler. Bu kendini bilmezlere sormak lazım. Türkiye Büyük Millet Meclisi sizin keyfinize göre kavga çıkaracağınız bir eylem alanı mıdır? Siz gazi meclise milletin hakkını, hukukunu savunmaya mı geldiniz? Yoksa terör estirmeye mi? Kavgayı, nefreti, öfkeyi, hakareti yüce meclise taşımaktan hiç mi rahatsız olmuyor, hiç mi utanmıyorsunuz? Daha ne kadar kendinizi rezil edecek, küçük düşürecek, size oy veren vatandaşlarımızın başını yere eğdireceksiniz. Ana muhalefetin siyaset kurumuna olan güveni dinamitleyen, meclisin vakarına zarar veren hepsinden öte aziz milletimizi rencide eden dünkü saldırılarını telin ediyor ve reddediyorum" değerlendirmesinde bulundu.
12 Şubat 2026 Perşembe - 14:48
Bakan Göktaş: "Amacımız genç ve dinamik nüfus yapımıza sahip çıkmak ve ülkemizin rekabetçi konumunu güçlendirmek"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Aile odaklı çalışmalarımızı merkeze alan, politikalarımızı aile etrafında güçlendirecek bir vizyonu ortaya koyduk. Bizim amacımız genç ve dinamik nüfus yapımıza sahip çıkmak ve ülkemizin rekabetçi konumunu güçlendirmek" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, katıldığı bir televizyon kanalında gündeme dair soruları yanıtladı. Göktaş, sosyal medyanın çocukların üzerindeki etkisinin küresel bir sorun haline geldiğini anlatarak, birçok ülkenin bu konuda hazırlığı olduğunu söyledi. 2024-2028 Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planı’nın başlıklarından birinin "dijital çağda aileyi güçlendirmek" olduğunu aktaran Göktaş, "Sosyal medyanın çocuklarımızın fiziksel, zihinsel gelişimlerinde olumsuz etkileri olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Bu kapsamda da dünyada pek çok gelişmeleri izlerken bu sürecin bir parçası olmakla beraber bizler de ülkemizde 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesinin hayata geçirilmesini elzem olarak gördük. Çalışmalarımızı son aşamaya getirdik. AK Parti grubumuz yakın zamanda Meclis Başkanlığına bunu sevk edecektir önümüzdeki günlerde" ifadelerini kullandı. "Uyum süreci verilecek" Kontrol mekanizmasının nasıl olacağına dair bilgi veren Göktaş, "Biz sosyal medya platformlarının nasıl yapmaları gerektiğini söylemiyoruz. Çünkü onlar gerek yapay zeka destekli, gerek araçları kullanarak aslında kimin sosyal medyayı kullandığını çok net bir şekilde görebildiklerini, anlayabildiklerini bizlere söylediler. Dolayısıyla o tespiti de kendilerinin yapmalarını ve uygun bir modeli kendilerinin geliştirmelerini istiyoruz. Biz bu yasal düzenleme geçtikten sonra yürürlüğe girme süreci de olacak, bir yönetmelik çıkacak ve uyum süreci verilecek" açıklamasında bulundu. "Çocuklarımızı korumak adına bu adımları atmaya kararlıyız" Amaçlarının çocukları korumak olduğunu vurgulayan Göktaş, ailelere de büyük sorumluluk düştüğünü belirtti. Göktaş, "Kendilerinin de bu konuda hem çocuklarına farkındalık oluşturmasını istiyoruz. Kendi telefonlarını verdikleri takdirde istediğimiz başarıya ulaşamayız. Sosyal medya artık sınırsız dipsiz bir kuyu. Çocuklarımızın odak süresinin son 10 yılda yüzde 30 azaldığını çok net bir şekilde biliyoruz ve sadece 8 saniye odaklanabiliyorlar. 8 saniyede bir sürekli odak değiştiriyorlar. Dolayısıyla bizler de çocuklarımızı korumak adına bu adımları atmaya kararlıyız" şeklinde konuştu. "Hedefimiz hem çocuklarda hem ebeveynlerde o farkındalığı, o bilinçlendirmeyi oluşturmak" Göktaş, 2026-2030 dönemini kapsayan Eylem Planı’nın çocukları korumak adına önemli bir çalışma olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çocuklarımızı çevrim içi korumak, aynı zamanda her türlü riskten korumak, olası akran zorbalığından, diğer olumsuzluklardan korumak, zararlı içeriklerden korumak adına 4 stratejik hedef üzerine kurulu bu eylem planımız. Öncelikle farkındalık ve bilinçlendirme. Burada hem aileleri hem çocuklara bakım veren herkesi, çocuklara hizmet veren pedagojik formasyonu olsun, bakım hizmeti veren öğretmenler, ebeveynlere bu farkındalık çalışmasını ve bilinçlendirme çalışmasını yürüteceğiz. Koruyucu ve önleyici mekanizmaların desteklenmesi ve güçlendirilmesi. Üçüncü temel stratejik hedefimiz ise dijital risklere karşı müdahale ve destek mekanizmalarımızın oluşturulması ve ayrıca güçlendirilmesi. Diğer bir stratejik hedefimiz ise yasal düzenlemelerimizin kurumsal düzenlemelerinde güçlendirilmesi. 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesi de bu sürecin bir parçası. Hedefimiz hem çocukları hem ebeveynleri o farkındalığı, o bilinçlendirmeyi oluşturmak. Aynı zamanda paydaş kurumları da bu alanda çalışmanın bir parçası haline getirmek." Çocuklar için uygun içeriklerin de oluşturulacağını söyleyen Göktaş, "Sadece internet odaklı değil, aynı zamanda da çocukların kendilerini geliştirebilecekleri güvenli içeriklerin, çocuk dostu uygulamaların da hem televizyon içeriklerinde hem genel olarak medyada, kültürde, sanatta hayatın her aşamasında çocuk odaklı çalışmaların da güçlendirilmesini önemsiyoruz" diye konuştu. "İBB tamamen kendi içinde bir denetim mekanizmasını oluşturduklarını iddia ediyor" İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) kreşlerinde yaşanan şiddet olayına ilişkin değerlendirmede bulunan Bakan Göktaş, "Vaka basına yansıdıktan sonra biz aileyi ziyaret ettik. 3 yaşındaki bir çocuğun İBB kreşinde istismara maruz kaldıklarını iddia ettiler ve bu süreçte yalnız bırakıldıklarını söylüyorlar. Ben de tabii ki Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı olarak, çocuklardan sorumlu Bakanlık olarak aileyi ziyaret ettim. Aile özellikle dedi ki ‘Biz bu kreşin bakanlık denetiminde olduğunu düşünüyorduk.’ Aslında bu vaka bize İBB tarafından iletilmedi. Bakanlık denetimi altında olan veya bakanlık ruhsatlı bir kreş olsaydı, böyle bir vakada öncelikle ilgili kurumlara bilgi vermekle yükümlü. Özel kreşler bu şekilde çalışıyor, belediye kreşlerimiz bu şekilde çalışıyor. Fakat burada ruhsatsız ve denetim dışı işletilen bir sistem olduğu için İBB tamamen kendi içinde bir denetim mekanizmasını oluşturduklarını iddia ediyor" ifadelerine yer verdi. "Amacımız genç ve dinamik nüfus yapımıza sahip çıkmak ve ülkemizin rekabetçi konumunu güçlendirmek" 2025 Aile Yılı kapsamında doğum yardımları, memurlara yarı zamanlı çalışma modeli gibi pek çok alanda faaliyetler yürüttüklerini ifade eden Göktaş, "Aile Yılı vatandaşlarımız tarafından büyük bir teveccühle karşılığı olan bir Aile Yılı’na dönüştü. Aile odaklı çalışmalarımızı merkeze alan, politikalarımızı aile etrafında güçlendirecek bir vizyonu ortaya koyduk. Bizim amacımız genç ve dinamik nüfus yapımıza sahip çıkmak ve ülkemizin rekabetçi konumunu güçlendirmek" açıklamasında bulundu. "Aileyi merkeze alan ve aile içindeki her bir ferdi güçlendiren çalışmalarımızı sürdüreceğiz" Türkiye’nin nüfus olarak Avrupa’nın en genç ülkelerinden biri olduğunu dile getiren Bakan Göktaş, "Fakat yıllar boyunca yaşlanmaya devam ediyoruz. 65 yaş üstü vatandaş sayımız yüzde 11 ve önümüzdeki yıllarda yaşlanmaya doğru bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de buna benzer bir eğilim var. Bizler de özellikle genç ve dinamik nüfus yapımızı korumak, ama aynı zamanda kuşaklar arası bağları kuvvetlendirmek adına bu çalışmalarımızı yürütüyoruz. Aile Yılı 31 Aralık’ta bitmedi. Biz yürüttüğümüz bütün bu çalışmalarımızı daha kalıcı hale getirebilmek için ve politikalarımızı kalıcı hale getirebilmek için Sayın Cumhurbaşkanımız 2026-2035 yılında da ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ olarak ilan etti. Bu kapsamda da çalışmalarımızı ilgili bütün kurumlarımızla da yürütmeye devam edeceğiz. Aileyi merkeze alan ve aile içindeki her bir ferdi güçlendiren çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Modeli’yle hanenin gelirini belli bir gelir seviyesine getirecek şekilde bir destek sunacağız" Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi’nin temel amacına ve sosyal yardım sisteminden farkına değinen Göktaş, şu ifadeleri kullandı: "Bu model 12. Kalkınma Planımızda aslında hedefler doğrultusunda sosyal yardım sistemimizin köklü bir dönüşüm anlayışıyla ele aldık. Bu kapsamda da bakanlığımızın aslında çok uzun bir süredir 14 farklı kurumla Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Modeli’ne çalışıyoruz. Bu çalışmamızın son aşamasına geldik. Geçtiğimiz yıl simülasyon çalışmaları yürüttük. Bu kapsamda aslında Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Modeli’yle hane içerisinde yaşayan fertlerin özelliklerini de dahil ederek hanenin gelirini belli bir gelir seviyesine getirecek şekilde bir destek sunacağız. Bu yıl pilot çalışmalarımızı başlattık. Önümüzdeki yıl inşallah bütün Türkiye’ye yaygınlaştıracağımız aslında 2.0 yeni nesil bir sosyal destek sistemini hayata geçirmiş olacağız. 2027’de bütün Türkiye’ye yaygınlaştıracağımız bir model. Bu sene pilot çalışmalarımızı yine bazı illerde yürütüyoruz."
12 Şubat 2026 Perşembe - 14:47
Başkan Zekiye Tekin, Bilecik’i temsil etti
Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin, ’Köklerden Geleceğe Teşkilat Çalıştayı’na katıldı. AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı tarafından teşkilatın kurumsal hafızasını güçlendirmek ve Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda yeni politikalar üretmek amacıyla düzenlenen ’Köklerden Geleceğe Teşkilat Çalıştayı’ AK Parti Kongre Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Çalıştaya Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin’de katıldı. Teşkilat yapısının güçlendirilmesi, saha çalışmalarının etkinliğinin artırılması ve kadın kollarının Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda üstleneceği rolün ele alındığı programda; geçmişten bugüne edinilen tecrübelerin geleceğe aktarılması ve yeni stratejilerin belirlenmesi masaya yatırıldı. Kadınların siyasetteki etkinliğinin artırılması, yereldeki başarıların genele taşınması ve teşkilat hafızasının kurumsal bir yapı içinde sürdürülebilir hale getirilmesi konularında önemli değerlendirmelerin yapıldığı çalıştayda, ortak akıl ve istişare kültürü ön plana çıktı.
12 Şubat 2026 Perşembe - 14:43
Okandan’dan yeni bakanlara tebrik: "Kayseri’de ağırlamaktan onur duyacağız"
AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan; AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla düzenlenen 177. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı öncesinde, Cumhurbaşkanı’nın tensipleriyle Adalet Bakanlığı görevine atanan Akın Gürlek ile İçişleri Bakanlığı görevine atanan Mustafa Çiftçi ile bir araya gelerek hayırlı olsun dileklerini iletti. Başkan Okandan, yeni bakanlara görevlerinde başarı temennisinde bulunarak; "Bakanlarımıza yeni görevlerinde üstün muvaffakiyetler diliyor, bu önemli vazifelerinin ülkemiz için hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyorum. Kendilerini Kayseri’de ağırlamaktan büyük onur ve mutluluk duyacağız" ifadelerini kullandı. İl Başkanı Okandan, toplantı öncesinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile de bir araya geldi. Görüşmede ertelenen Kayseri programı ele alınırken, Bakan Fidan’ın ziyaretin en kısa sürede yeni bir tarihle gerçekleştirileceğini belirttiği bildirildi. AK Parti 177. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı; AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla yoğun bir gündem eşliğinde gerçekleştirildi. Bakanların da Kayseri’deki vatandaşlara selamlarını ilettiği öğrenildi.
12 Şubat 2026 Perşembe - 14:43
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Milli iradeye karşı edepsizlik ederek Gazi Meclis’in saygınlığına gölge düşürerek nasıl bir zihniyete sahip olduklarını gösterdiler"
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Milli iradeye karşı edepsizlik ederek Gazi Meclis’in saygınlığına gölge düşürerek nasıl bir zihniyete sahip olduklarını gösterdiler"
12 Şubat 2026 Perşembe - 14:35
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye’nin kapısı daha sık çalınıyor. Türkiye, gündemi belirlenen değil gündem belirleyen olarak adından söz ettiriyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye’nin kapısı daha sık çalınıyor. Türkiye, gündemi belirlenen değil gündem belirleyen olarak adından söz ettiriyor."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder