POLİTİKA
Eski Adalet Bakanı Tunç, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların , çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’ 14 Mart 2026 Cumartesi - 07:06:58 Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, memleketi Bartın’da katıldığı sahur programında yaptığı konuşmasında uluslararası kuruluş, mahkeme ve sözleşmelerin Filistin’deki soykırımı engelleyemediğini belirterek, ’’Maalesef soykırımı önleyecek, kadınların, çocukların katledilmesini engelleyecek bir sistem dünyada kurulamadı’’ dedi Önceki Dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın İli Dernekler Federasyonu (BİDEF) tarafından bir kafede düzenlenen sahur programına katıldı. Sahur yemeği öncesinde konuşan Yılmaz Tunç, ’’Gerçekten şu son çeyrek asırda ülkemizin başına gelmeyen kalmadı. Darbeler, muhtıralar, parti kapatma davaları, türlü türlü senaryolar. Bütün bu engelleri hep milletimiz sayesinde aşmayı başardık ve milletimize o nedenle biz borçluyuz. Milletimizden biz alacaklı değiliz, milletimiz bizden alacaklı. Dolayısıyla biz onlara ne kadar hizmet etsek azdır. Milletin hissiyatını anlayıp, yönetimde onları temsil edebiliyorsak, onların düşüncelerini icraata dönüştürebiliyorsak, iradesine uygun davranabiliyorsak, taleplerini yerine getirebiliyorsak, o zaman biz görevimizi yapmış oluruz’’ dedi. ’’Soykırımı önleyecek sistem dünyada kurulamadı’’ İsrail tarafından 2.5 yıldır Filistin’de gerçekleştirilen katliamları da hatırlatan Eski Adalet Bakanı Tunç, uluslararası kuruluş, mahkeme ile sözleşmelerin Filistin’deki kadın ve çocukların katledilmesini engelleyemediğini ifade etti. İsrail ve gerçekleştirdiği soykırımlara karşı uluslararası mekanizmaların çalışmadığını ifade eden Tunç, ’’Etrafımız bir ateş çemberi. Dünya önemli bir sınavdan geçiyor. Maalesef iki buçuk yılı aşkın bir zamandır, Filistin’deki soykırım devam ediyor. Ateşkese rağmen oradaki sıkıntılar devam ediyor. Maalesef oradaki soykırım önleyecek, çocukların katledilmesini, kadınlara katledilmesini önleyecek bir sistem dünyada kurulamadı. Uluslararası hukuk yok sayılıyoruz. Uluslararası sözleşmeler kağıt üstünde kalıyor. Uluslararası mahkemeler kuruluyor, kararlar alıyor ama uygulayan yok. Birleşmiş Milletler, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi mekanizmalar zaten hiç çalışmıyor’’ ifadelerini kullandı. ’’Hukukun gücü değil, gücün hukukunun geçerli olduğu devri yaşıyoruz’’ Tunç, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran ile Lübnan’a yönelik saldırıları ile ilgili ise ’’Hukukun gücü değil de, gücün hukukunun geçerli olduğu bir dönemi, devri yaşıyoruz maalesef. Bu anlamda Türkiye olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde her türlü adaletin yanında, barışın, hakkaniyetin yanındayız. Diplomasiyle sorunların çözülmesi taraftarıyız. O anlamda dengeli bir dış politika, güçlü bir irade ortaya koyan bir Cumhurbaşkanımız var’’ şeklinde konuştu. ’’Teröre zemin teşkil eden tüm unsurları ortadan kaldırdık’’ Yılmaz Tunç, 41 yıldır Türkiye’de devam eden terör sorununa karşı son 23 yılda teröre karşı zemin, mazeret teşkil eden tüm unsurların birer birer ortadan kaldırıldığını vurgulayarak, ’’Yaklaşık yarım asırdan bu yana terör belasıyla meşgul olan bir ülkeyiz. Trilyonlarca lira kaybımız oldu. Teröre harcadı. Eğer harcamasaydık, bugün Türkiye her alanda, çok daha farklı, çok daha ileri bir noktada olurdu. Sadece maddi kayıplar değil, milletimizi huzursuz eden, acılara boğan, şehitler vermemize, gazilerimize neden olan terör belasından kurtulmanın mücadelesini yaptık. Bu mücadele kırk bir yıldan beri sürdü. Son 23 yılda da özellikle teröre zemin teşkil eden, mazeret teşkil eden bütün unsurları ortadan kaldırdı. Ayrımcılık yapmadık. Etnik ayrımcılık yapmadık, dini milliyetçilik yapmadık. Türkiye’de seksen bir vilayetine yatırım götürdük. Teröre zemin teşkil edecek her şeyi ortadan kaldırarak, işte son bir buçuk yıldır terörsüz Türkiye sürecini konuşuyoruz. Olağanüstü Hali 2002’de bir kaldırdık, ondan sonraki süreçte adım adım bugünlere kadar geldik ve terör örgütünün kendini feshiyle sonuçlanan bir noktaya geldik. Sadece Türkiye içerisinde değil, bölgede silahları bırakması ve terörün kendini feshetmesi süreci başarıya ulaştığında, Türkiye çok daha hızlı bir şekilde kalkınmasını, gelişmesini sürdürecek’’ ifadelerine yer verdi. ’’Savaşan tarafların ikisiyle de konuşabilen tek lider; Recep Tayyip Erdoğan’’ Eski bakan Tunç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünya genelinde dengeli politika yürüttüğünü vurgulayarak, ’’Daha adil bir dünya için daha güçlü bir Türkiye gerekir. İşte bu güçlü Türkiye için de, birlik beraberliğimizi daha da kuvvetlendirmek gerekir. Bütün ülkelerle konuşabilen, savaşan tarafların her ikisiyle de konuşabilen, dünyada ikinci bir lider yok. O lider Recep Tayyip Erdoğan. O nedenle Sayın Cumhurbaşkanımız inşallah, bu dengeli politikasıyla hem ülkemizin güvenliğini, milletimizin güvenliğini koruyarak, hem de dünyadaki bu çatışmaların sona erdirilmesi, barışın hakim olabilmesiyle ilgili çabalarını sürdürmeye inşallah devam edecek’’ diye konuştu. Konuşmalardan sonra okunan Kur-an-ı Kerim ve edilen duaların ardından ise sahur yapıldı. Programın son bölümündeki soru, öneri ve temenniler kısmında Tunç, sivil toplum kuruluşlarının dilek ve taleplerini dinledi. Program günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 04:24 AK Parti Bursa Milletvekili Varank ve MİT Başkanı Kalın, sahurda vatandaşlarla bir araya geldi Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. MİT Başkanı Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Varank, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan bir Ramazan-ı Şerif ayının daha sonlarına yaklaşıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları yaptığınız ibadetleri kabul eylesin. İnşallah en güzel şekilde Ramazan bayramına kavuşmayı tabii ki Kadir Gecesi’ni idrak edeceğiz. En güzel şekilde Kadir Gecesi’ni idrak etmeyi de bizlere nasip eylesin. Her sene Ramazan-ı Şerif ayında bir güzellik olarak vatandaşlarımıza çağrıda bulunuyoruz. Ben bir Bursa’da bir de Ankara’da bunu yapmaya çalışıyorum. Hemşerilerimizi sahura davet ediyoruz. Sağ olsun hemşerilerimiz de bizleri yalnız bırakmıyorlar. Bu güzel ortamı oluşturmak için, bizlerle beraber olmak için bizimle buluşuyorlar. Ben gelen her bir kardeşimize çok teşekkür ediyorum. Gerçekten Ramazan-ı Şerif demek, birlik demek, beraberlik demek. Aslında aynı değerler etrafında buluşabilmek demek. İşte sahur sofraları da sahur birliktelikleri de aslında bu toplumun en güzel değerlerinden bir tanesi. İşte bu güzellikle de biz sizlerle beraber buluşmuş olduk. Rabbim inşallah bu güzellikleri yaşamaya devam etmeyi bizlere nasip eylesin" dedi. Coğrafyanın içinde bulunduğu zor şartlara değinen Varank, şunları kaydetti: "Tabii zor bir coğrafyada yaşıyoruz değerli kardeşlerim. Etrafımız adeta bir ateş çemberi ve bu ateş çemberi içerisinde Türkiye’yi salimen rotasında tutabilmek büyük mücadeleler büyük fedakarlıklar gerektiriyor. Hamdolsun Sayın Cumhurbaşkanımız da aslında Türkiye Cumhuriyeti’ni o rotada tutabilmek, tam bağımsız büyük Türkiye’yi inşa edebilmek için büyük bir mücadele içerisinde inşallah bizler de bir olursak, beraber olursak, hep birlikte birbirimize tutunursak işte Sayın Cumhurbaşkanımıza en büyük desteği vermiş oluruz. Biz öyle inanıyoruz ve biz bir olduğumuzda da Türkiye’nin üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey olmaz. Biz yeter ki beraber olabileceğimiz fırsatları çoğaltalım. İşte kendi değerlerimize sahip çıkalım. Bu Ramazan-ı Şerif’i çok farklı bir şekilde yaşıyoruz. Hepiniz etrafınızda görüyorsunuzdur. 7’den 77’ye adeta herkes bu Ramazan-ı Şerif’in havasını yaşamaya devam ediyor. İnşallah önümüzdeki Ramazanlar da böyle olsun diyoruz. Rabbim birlik beraberliğimizi daim etsin diyor. Geldiğiniz için tekrar teşekkür ediyor sizlere." Varank’ın konuşmasının ardından, MİT Başkanı Kalın ve vatandaşlar hep beraber sahur yaptı.
13 Mart 2026 Cuma - 23:31 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Bu coğrafyada Türkiye, bir istikrar adası, bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Gücü elinde bulunduranların, istediklerini istedikleri şekilde yapmaya çalıştıkları, güçsüzleri de ezmeye çalıştıkları, bu anlamda bu dönemin yeni kuralı olarak ortaya koyduğu bir dönemin başlangıcındayız. Ne zaman biteceğini, ne şekilde ilerleyeceğini şimdiden kestirmenin çok zor olduğu bir dönemdeyiz. Bütün bu çatışmaların, güç mücadelelerinin merkezinde olan bölge, Türkiye’nin amiral gemisi olduğu bu bölgedir. Bu coğrafyada Türkiye, Allah’a çok şükür, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde, bir istikrar adası olarak bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" dedi. İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, 10’uncu Milli İrade Platformunun düzenlediği iftar programına katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başta olmak üzer çok sayıda davetlinin katıldığı iftar programında konuşan Erdoğan, Milli İrade Platformunun yüzlerce sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek güçlü bir zemin oluşturduğuna vurgu yaptı. "Toplumsal vicdanın, ahlaki refleksin ve ortak aklın filizlendiği yer çoğu zaman sivil toplum alanıdır" Bilal Erdoğan, "Bu platformun, ülkemizin gündemi, dünyanın gidişatıyla hakkında söyleyecek bir sözü olması gerektiğine inanıyoruz. Sivil toplum kuruluşlarının fikirlerini ifade edebildiği, bu zeminin oluşmasına vesile olan Cumhurbaşkanımıza özellikle teşekkür etmek isterim. Sivil toplum faaliyetlerimizde, hakikatin bilincinde olarak, hareket etmeye özen gösteriyoruz. Bir milletin kaderi, devlet kurumlarının gayretiyle toplumun içinden doğan dinamizmle şekillendirilir. Toplumların gücü, dayanışma kültüründen, ortak sorumluluk bilincinden ve elini taşın altına koyabilme iradesinden doğar. Toplumsal vicdanın, ahlaki refleksin ve ortak aklın filizlendiği yer çoğu zaman sivil toplum alanıdır. Sivil toplum kuruluşları, toplumun nabzını en yakından tutan yapılardır. Toplumdaki yapıları görünür kılar, yeni fikirlerin ortaya çıkmasına vesile olur ve toplumsal enerjiyi doğru istikamete yönlendirir. Bugün burada bulunan kuruluşların büyük bir kısmı, eğitimden insani yardıma, gençlik çalışmalarından, kültürel faaliyetlere kadar, geniş bir alanda çok kıymetli çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışmalar, toplumun kendi kendini yenileme faaliyetini ortaya koyan önemli örneklerdir" şeklinde konuştu. "Türkiye, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde bir istikrar adası olarak, bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise, "Milli İrade Platformu zaten milletin iradesini, Türkiye’nin medeniyet değerlerine sahip çıkmak üzere kurulmuş olan fevkalade kurulmuş olan bir sivil toplum kuruluşudur. Bu iftarın konusu ‘milli birlik’. Özellikle içinden geçmekte olduğumuz, son dönemlerde yaşadığımız büyük türbülansların yaşandığı dönemde belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz husus, milli birlik ve beraberliktir. Özellikle dünyanın yeni bir döneme girdiği, artık hiçbir uluslararası kuralın, kurumun ortada kalmadığı, hatta uluslararası ilişkilerin terminolojisinin bile altüst olduğu bir döneme doğru giriyoruz. Gücü elinde bulunduranların, istediklerini istedikleri şekilde yapmaya çalıştıkları, güçsüzleri de ezmeye çalıştıkları, bu anlamda bu dönemin yeni kuralı olarak ortaya koyduğu bir dönemin başlangıcındayız. Ne zaman biteceğini, ne şekilde ilerleyeceğini şimdiden kestirmenin çok zor olduğu bir dönemdeyiz. Bütün bu çatışmaların, güç mücadelelerinin merkezinde olan bölge, Türkiye’nin amiral gemisi olduğu bu bölgedir. Bu coğrafyada Türkiye, Allah’a çok şükür, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde, bir istikrar adası olarak, bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır. Bu bölgede, bu şartlar altında, daha dirayetli daha güçlü, daha sağlam bir şekilde yere basmak zorundayız. Bunu, güçlü Türkiye olarak ortaya koyduğumuz bu dönemden esas muradımız ise tam manasıyla üstünlüğünü sağlamıştır. Dışarıdan ortaya koyulacak hiçbir oyuna fırsat vermeyecek kadar birbirine kenetlenmiş olan bir toplumun yeniden güçlü bir şekilde inşasıdır" dedi. "Terörsüz Türkiye sürecinin aslında terörsüz bölgenin de kilidi olduğu, kapısı olduğunu biliyoruz" Kurtulmuş, konuşmasının devamında, Terörsüz Türkiye hedefine değinerek, "Tamda bu dönemde ‘Terörsüz Türkiye’, önemli bir mesafe kat etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız öncülüğünde bir devlet politikası olarak ortaya konulan Terörsüz Türkiye projesinde, TBMM’de, bütün partiler bir araya gelerek, ortak bir rapor hazırlamış ve Türkiye’de, milli birliğin, kardeşliğin, dayanışmanın ve demokrasinin geliştirilmesi için neler yapılabileceğini ortak bir yol haritası olarak deklare etmiştir. Bu memleketteki 86 milyon yurttaşımızın tamamının arasında hiçbir farklılık göz etmeksizin ve hiçbir farklılığı ortaya çıkarmaya müsaade etmeksizin birliği, beraberliği, ezeli olan kardeşliğimizi ebedi hale getirmek için el birliği ile gayret edeceğiz. Terörsüz Türkiye sürecinin aslında terörsüz bölgenin de kilidi olduğu, kapısı olduğunu biliyoruz. Bu bölgede bütün farklı unsurlarıyla etnik ve mezhebi farklılıklarıyla bölge halklarının aradığı tek şey birlik, beraberlik ve kardeşlik ve dayanışmadır. Bu çerçevede kazanmış olduğumuz yeni ivmenin sadece Türkiye’nin 1’inci asrının en önemli sorunu olan terörü ortadan kaldırmak değil, aynı zamanda Türkiye’nin ve bölgenin ihtiyacı olan kardeşliği, birliği, beraberliği, dayanışmayı da çok güçlü bir şekilde kuvvetlendireceğini inanıyorum" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 23:27 Bakan Güler: "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürüyor" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" dedi. "En büyük Harbiyeli" Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kara Harp Okulu’na (KHO) girişinin 127. yıl dönümü, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) komuta kademesinin katıldığı törenle kutlandı. Törene, Bakan Güler’in yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu da katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, KHO öğrencileri tarafından "Geleneksel Yoklama" yapıldı. Harbiyeliler tarafından hazırlanan müzik dinletisi, Seymen ve Zeybek oyunu sahnelendi. Kara Harp Okulu’nun komutanların, devlet adamlarının ve fikir insanlarının yetiştiği, Türkiye’nin köklü eğitim kurumlarından biri olduğunu aktaran Bakan Güler, "İşte Mustafa Kemal’in de bu şanlı yuvanın kapısından içeri girdiği gün sadece bir askeri öğrencinin eğitim hayatı başlamamış aynı zamanda bir milletin kaderine etki edecek büyük bir liderin yolculuğu da başlamıştır. Harbiye’de kazandığı disiplin düşünce derinliği ve sorumluluk bilinci; onu Milli Mücadele’yi zafere taşıyan ve Cumhuriyetimizi kuran bir önder haline getirmiştir. Bugün, aynı kutlu mirasın taşıyıcıları olan sizlerin de Harbiye’de kazandığınız bilgi ve birikim hem bir meslek yolculuğunun hem de asil milletimizin güvenliğini ve devletimizin istikbalini omuzlayacak bir komutanın yetişme sürecidir" ifadelerini kullandı. Bakan Güler, kendisinin de 52 yıl önce teğmen rütbesi ile Harp Okulu’ndan mezun olduğunu hatırlatarak, "İnanıyorum ki tarih boyunca buradan yetişen her Harbiyeli de aynı duygu ve düşüncelerle ülkemize ve şanlı ordumuza hizmet etmiştir ve etmeye devam etmektedir" dedi. "İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir" Dünyanın yeni bir jeopolitik kırılma döneminden geçtiğinin altını çizen Bakan Güler, şu ifadeleri kullandı: "Güçlü olanın kendi çıkarlarını dayattığı bu ortamda uluslararası hukuk ihlal edilmekte küresel nizamı sağlamak için oluşturulan kurumlar etkisini kaybetmekte diplomasi ise giderek daha kırılgan bir zeminde yol almaktadır. Orta Doğu’dan Karadeniz’e Doğu Akdeniz’den Kafkasya’ya uzanan geniş bir hatta savaşlar vekalet çatışmaları enerji rekabeti ve jeopolitik hesaplaşmalar aynı anda yaşanmaktadır. Özellikle yakın coğrafyamızdaki gelişmeler bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. Nitekim 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir." "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürmekte" Türkiye’nin ilk günden itibaren tüm gelişmeleri büyük bir dikkatle takip edildiğini dile getiren Bakan Güler, "Diplomasiyi önceleyerek çatışmaların sona erdirilmesi için çaba sarf ederken bekamıza yönelebilecek ihlallere karşı koymakta son derece muktedir olduğumuzu da her fırsatta ifade ediyoruz. Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" şeklinde konuştu. Türkiye’nin en zorlu jeopolitik kuşaklardan birinde yer aldığının altını çizen Bakan Güler, "Binlerce yıllık köklü geleneğiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; disiplinli yapısı, yüksek kabiliyetleri ve sahip olduğu saygın konumuyla ülkemizin ve milletimizin güvenliğinin en güçlü teminatıdır. Öte yandan devam eden sıcak çatışmalar dahil yaşanan kriz ve savaşlar askeri doktrini savunma ve güvenlik tedbirlerini ve stratejik aklı sürekli geliştirmemiz gerektiğini de ortaya koymaktadır" dedi. "Tarihi süreç yürütülebiliyorsa kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur" Bölgesel ve küresel gerilimlere işaret eden Bakan Güler, "Terörsüz Türkiye" hedefinin gerekli ve stratejik olduğunu belirterek, "Bugün tarihi süreç yürütülebiliyorsa bu, en başta kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur. Dolayısıyla gazi ve muzaffer ordumuz kendisine tevdi edilen tüm görevleri başarıyla yerine getirdiği gibi bu mücadelede de üzerine düşeni yapmıştır ve yapmaya da azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Binlerce yıllık engin devlet tecrübesiyle yürütülen süreç; bütün kirli hesapları altüst ederek, asırlık oyunları bozacak, kalıcı güvenlik, huzur ve refah ortamı oluşturacak ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimize daha emin adımlarla ilerlememize imkan tanıyacaktır" ifadelerine yer verdi.
Deprem üzerinden siyaset yapanlara eleştiri: "Devlet ilk andan itibaren, tüm kademeleriyle sahadaydı"
14 Şubat 2026 Cumartesi - 15:16 Deprem üzerinden siyaset yapanlara eleştiri: "Devlet ilk andan itibaren, tüm kademeleriyle sahadaydı" Bursa Büyükşehir Belediyesi Şubat ayı 1. Olağan Meclis Toplantısı’nda, AK Parti Grup Sözcüsü Sinan Kahraman, Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde muhalefetin eleştirilerine sert ifadelerle karşılık verdi. Bursa’da düzenlenen meclis toplantısında gündem, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yapılan değerlendirmeler oldu. Toplantıda söz alan AK Parti Grubu adına konuşan Sinan Kahraman, deprem sonrası yürütülen çalışmaların kapsamına dikkat çekerek, afet üzerinden siyaset yapılmasını eleştirdi. Kahraman, devletin tüm imkânlarıyla sahada olduğunu, inşa ve ihya sürecinin hızla sürdürüldüğünü vurguladı. Bu süreçte önemli sayıda konut ve iş yerinin tamamlandığını, teslimlerin başladığını belirterek, yapılan çalışmaların yalnızca üstyapıyla sınırlı kalmadığını; altyapı, eğitim, sağlık ve sosyal alanları kapsayan bütüncül bir yaklaşımla yürütüldüğünü ifade etti. "Devlet ilk andan itibaren, tüm kademeleriyle sahadaydı" Devlet birimlerinin geç kaldığına yönelik söylemlerin gerçeği yansıtmadığını belirten AK Parti Bursa Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi ve Grup Sözcüsü Sinan Kahraman, "Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, geride kalan ailelerine sabır diliyorum. 6 Şubat sabahı yalnızca binalar yıkılmadı. Hayatlar yarım kaldı, ocaklar söndü, şehirler sustu. Bu millet o gün nasıl tek yürek olduysa, devlette ilk andan itibaren tüm kademeleri ve askeriyle sahadaydı. Bazıları hala masa başında konuşuyor olabilir. Ama biz icraat konuşuyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bugün itibariyle 450 bin konut ve iş yeri tamamlandı, bir kısmı teslim edildi. Bu dünya tarihinde eşi benzeri olmayan inşa sürecidir. Bu rakam bir istatistik kesinlikle değildir. Bu rakam yuvasına dönen anne, okuluna kavuşan çocuktur. Bazıları konteynır üzerinden siyaset yaparken, biz şehir kurduk. Bazıları tweet atarken biz vinç kaldırdık. Bazıları algı üretti biz anahtar teslim ettik. Bunu sadece betonla değil, altyapısıyla, okuluyla, hastanesiyle, camisiyle, sosyal alanlarıyla beraber yaptık. Deprem doğaldır ama çaresizlik asla değildir. Cumhurbaşkanımızın ve Devlet Bahçeli’nin liderliğinde, kararlı duruşuyla milletini enkaz altında kesinlikle bırakmamıştır. Bizim siyasetimiz laf siyaseti değildir, hizmet siyasetidir. AK Parti krizde konuşmaz, çalışır. Felakette polemik yapmaz, sahaya iner. Zor günde ortadan kaybolmaz, milletin yanında durur. Bugün hala devlet nerede diyenlere buradan sesleniyorum, devlet askeriyle ilk dakikadan itibaren oradaydı, kepçe başındaydı, vatandaşın evinin anahtarındaydı. Deprem üzerinden siyaset yapmak kolaydır. Ama deprem bölgesinde 450 bin konut üretmek liderlik ister. O lider de bellidir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve onunla beraber yol yürüyen Devlet Bahçeli" şeklinde konuştu.
CHP’li Gürsel Tekin: "Sorunları çözmek için geldik"
14 Şubat 2026 Cumartesi - 14:33 CHP’li Gürsel Tekin: "Sorunları çözmek için geldik" Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin, Silivri’de katıldığı bir programda sosyal projelerle ilgili çalışmaları olduğunu ifade etti. CHP’li Tekin, CHP’den herkes ile temas kurmak istediğini ifade ederek, "Sorun çıkaran değil sorunları çözmek için geldik" dedi Mahkeme kararıyla CHP İl Başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin, Silivri’de Liman Ayık Yaşam Derneği’ni ziyaret etti. İstanbul İl Başkanı Tekin, tesiste rehabilitasyon gören vatandaşların hayat hikayelerini ve bağımlılıktan kurtulma süreçlerini dinledi. "Türkiye için bir beka meselesi haline gelebilir" Uyuşturucu bağımlılığı ile ilgili konuşan Tekin, "Bir yasa değişikliği konusunda araştırma ve soruşturma komisyonu oluşması için çok büyük çabalar sarf ettik. Dedik ki, bakın bu siyaset üstü bir mesele. Bugün önüne geçemezsen yarın Türkiye için bir beka meselesi haline gelebilir. Aslında şuan yaşadığımız, zaman zaman haberlerde gördüğümüz iki kişi öldürüldü, kardeşini öldürdü, annesini öldürdü hikayelerinin arkasında uyuşturucu meselesi var" dedi. "Önümüzdeki günlerde başka çalışmalarımız da var" İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin açıklamasının devamında, "Çok şükür bu meselelerle uğraşıyoruz. Önümüzdeki günlerde başka çalışmalarımız da var. Büyük şehirlerde tersine dönüş ile ilgili çalışmalarımız var. Bakanlıklarla da görüşmeler yapıyoruz. Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde kiralar pahalı, aidatlar pahalı. Düşünün yani bir evde oturuyorsunuz. Ev sizin ama kiracısınız" diye konuştu. "Ben herkesle temas kurmak isterim. Yeter ki temas kurmak istesinler" Cumhuriyet Halk Partisi’nden herkesle temas kurmak istediğini ifade eden Tekin, "Ben partide herkesle temas kurmak isterim. Yeter ki temas kurmak istesinler. Biz başta geldiğimizde de biz sorun çıkaran değil sorunları çözmek için geldik dedik. Biz de yolumuza devam ediyoruz. Sosyal işlerle meşgulüz" şeklinde konuştu.
İsmetpaşa Mahallesinin talepleri Ankara’da karşılık buldu
14 Şubat 2026 Cumartesi - 13:40 İsmetpaşa Mahallesinin talepleri Ankara’da karşılık buldu Şırnak merkez İsmetpaşa Mahallesi Muhtarı Metin Biter, mahalleye kazandırılması planlanan eğitim ve sosyal donatı projeleri için Ankara’da temaslarda bulundu. Biter, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar ile bir araya gelerek mahalle ve kent genelindeki talepleri rapor halinde sundu. Görüşmede özellikle eğitim yatırımları ön plana çıktı. Muhtar Biter, İsmetpaşa Mahallesi Orhan Uysal Ortaokulu karşısında bulunan eski ÇATOM alanına 2026 yılının birinci döneminde 4 derslikli anaokulu yapılması talebini ilettiklerini belirtti. Biter, söz konusu projeye ilişkin Milletvekili Tatar’dan destek sözü aldıklarını ifade ederek, "Mahallemizin en önemli ihtiyaçlarından biri okul öncesi eğitim alanıdır. Bu yatırım, çocuklarımızın geleceği açısından büyük önem taşıyor" dedi. Biter ayrıca, İsmetpaşa Mahallesi Sere Serge bölgesine cami, kadın ve erkekler için ayrı taziye evi ile bir okul kazandırılması yönündeki taleplerini de gündeme getirdiklerini kaydetti. Sunulan rapor doğrultusunda taleplerin detaylı şekilde değerlendirildiğini aktaran Biter, Milletvekili Tatar’ın projelerin hayata geçirilmesi için gerekli girişimlerde bulunacağını söyledi. Şırnak’ın gelişimi adına Ankara’da yoğun mesai harcadığı belirtilen Milletvekili Arslan Tatar’ın, eğitimden sosyal donatı alanlarına kadar birçok yatırım projesi üzerinde çalışma yürüttüğü öğrenildi. Mahalle sakinleri ise planlanan anaokulu ve sosyal alan projelerinin hayata geçirilmesiyle birlikte bölgedeki önemli bir eksikliğin giderileceğini dile getirdi.
Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Turan: "Ülkemizde İsrail’in yayılmacı politikalarının devam etmesine müsaade etmeyiz"
14 Şubat 2026 Cumartesi - 13:11 Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Turan: "Ülkemizde İsrail’in yayılmacı politikalarının devam etmesine müsaade etmeyiz" Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Hasan Turan, "Ülkemizde İsrail’in yayılmacı politikalarının devam etmesine müsaade etmeyiz, etmeyeceğiz de. Biz, kendi elimizdeki imkan ve kabiliyetlerle mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve aynı zamanda AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları hakkında ve Gazze’de yaşanan insani krizle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Gazze’de sivilleri hedef alan saldırıların uluslararası hukuku ve insan haklarını açık şekilde ihlal ettiği vurgulayan Turan, yaşananların insani felaketin ötesinde sistematik bir soykırım niteliği taşıdığına dikkat çekti. Kadın, çocuk ve yaşlıların hedef alındığı saldırılar sonucu, 10 binlerce sivilin hayatını kaybettiğini, sağlık altyapısının tamamen çöktüğü ve temel yaşam malzemelerine erişimin engellendiği vurgulayan Turan, Türkiye’nin, Filistin halkının haklı davasını uluslararası platformlarda güçlü şekilde savunmayı sürdürdüğü ve sürdüreceğini belirtti. TBMM çatısı altında yürütülen parlamenter diplomasi faaliyetleriyle Filistin’in dünya kamuoyunda gündemde tutulmasına yönelik çalışmaların devam ettiğinin altını çizen Turan, bu kapsamda İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının durdurulmasını, kalıcı ateşkesin sağlanmasını ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması çağrısı yineledi. Ayrıca Turan, uluslararası toplumun yaşananlara karşı sessiz kalmasının kabul edilemez olduğu vurgulayarak, başta Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere tüm uluslararası kuruluşların sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği ifade etti. Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu’nun, Filistin halkıyla dayanışmayı sürdüreceğini, adil ve kalıcı bir barışın tesis edilmesi için çalışmalarına devam edeceği belirten Turan, Türkiye’nin Filistin’in daimi koruyucusu olduğunu sözlerine ekledi. "Bugüne kadar 100 bine yakın kardeşimiz şehit oldu" İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye sistematik bir şekilde soykırım uyguladığını belirten Turan, "7 Ekim 2023’te Siyonist işgalci İsrail’in Gazze’ye yapmış olduğu saldırılar sonucu, bugüne kadar 100 bine yakın kardeşimiz şehit oldu. 150 binden fazla kardeşimiz yaralandı. Gazze adeta yerle bir edildi. Tarifsiz zulümler yaptılar. Adeta çağın gördüğü en büyük soykırım suçunu işlediler. Bu suçu işlerken yalnız işlemediler. Başta ABD olmak üzere batı emperyalizmi, batılı yönetimler de İsrail’in bu suçlarına ortaklık ve sponsorluk yaptı. Filistin halkıyla dayanışmak ve mazlumu korumak yerine, zalimle dayanışma içinde olduklarını ilan ettiler. ‘İsrail’in kendisini müdafaa etme hakkı vardır’ dediler. Halbuki işgale uğrayan, 100 yıldır toprakları işgal edilen Filistin halkıydı. 1917 yılında Osmanlı Devleti, Filistin topraklarından çekildikten sonra Filistin halkı bir gün bile gün yüzü görmedi. O gün bu gündür sürekli katliamlarla karşı karşıya kaldılar. 1948’de İsrail’in kurulmasından bu yana Filistin halkı sistematik bir şekilde zulümle karşı karşıya" diye konuştu. "Türkiye, bu zulme karşı topyekün bir mücadele veriyor" Türkiye’nin, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına karşı dünyada güçlü bir duruş sergilediğinin altını çizen Turan, "Türkiye başta olmak üzere az sayıda ülke, tarihin doğru yerinde durarak bu zulme karşı topyekün bir mücadele veriyor. Hem devletimizle hem de milletimizle bu soykırımın karşısında durmaya gayret ediyoruz, engellemek için çabalıyoruz. Bu çabalarımız 13 Ekim’de bir karşılık buldu. İkinci defa bir ateşkes imzalandı ama ateşkese rağmen 13 Ekim’den bu yana bine yakın kardeşimizi şehit ettiler. Bine yakın saldırıyla da ateşkesi her seferinde ihlal ettiler. Altına imza attıkları ateşkes anlaşmasına da uymuyorlar. Ateşkese öncülük edenler de bugüne kadar caydırıcı bir şekilde İsrail’e karşı tedbirler almadı, alamadı. Siyonist anlayış sadece Filistin halkını değil, esasında küresel düzeni de tehdit ediyor" şeklinde konuştu. "Dünya, açık ve net bir şekilde Siyonizm ile yeni yüzleşiyor" Siyonizm’in son günlerde kabul edilemez bir boyuta ulaştığını ve batılı ülkelerin bu kirli oyunlarla yeni yüzleştiğini ifade eden Turan, "İsrail, BM ekiplerine de saldırı düzenliyor. ABD yöneticilerini de tehdit ediyor. Bugün karşı karşıya bulunduğumuz gerçeklik, Siyonizmin nasıl da bir insanlık düşmanı ideoloji olduğunu bütün gerçekliğiyle dünyaya gösteriyor. Dünya, açık ve net bir şekilde Siyonizm ile yeni yüzleşiyor. Ülkemizde rahmetli Erbakan Hoca sürekli olarak Siyonizm tehdidinin altını çiziyordu. 7 Ekim’den bu yana dünyanın yaşamış olduğu bu süreç, Siyonizmin, Siyonist anlayışının ne kadar büyük tehdit olduğunu, insanlık düşmanı bir ideoloji olduğunu bütün dünyaya en net ve en açık bir şekilde gösterdi. İsrail, var olabilmek için bütün bölgeyi yakıyor, yıkıyor. Hiçbir kural, hiçbir hukuk tanımıyor" ifadelerine yer verdi. "Türkiye kendi mücadelesine devam edecek" Türkiye’nin, Filistin Devleti’nin haklı davasında sonuna kadar yanında olacağının altını çizen Turan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye kendi mücadelesine devam edecek. Birilerinin inisiyatifi ne olursa olsun sürdürecek. İster orada barış gücünün içinde olalım, ister olmayalım, ülkemizde İsrail’in yayılmacı politikalarının devam etmesine müsaade etmeyiz. Etmeyeceğiz de. Biz, kendi elimizdeki imkan ve kabiliyetlerle mücadelemizi sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz, bugüne kadar mazlumları himaye etmekten ve zalimlere karşı çıkma noktasından hiçbir zaman vazgeçmedi. Her zaman zalimin hasmı, mazlumun da dostu oldu. Bedeli ne olursa olsun ‘mazlumları zalimlere terk etmeyeceğiz’ dedi. Sonunda kazanan yine mazlumlar oldu. Gazze’de ve Filistin’de mazlumların kazanacağı günleri ve zalimlerin de işlemiş oldukları zulümlerin hesabının sorulacağı günleri göreceğiz. Tarih bunu bize de gösterecektir."
Başkan Er, " Farklılıklarımız bizim zenginliğimizdir"
14 Şubat 2026 Cumartesi - 13:04 Başkan Er, " Farklılıklarımız bizim zenginliğimizdir" Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen ’Hz. Hızır Orucu’ paneline katılan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Farklılıklarımız bizim zenginliğimizdir. Cemevlerimiz, camilerimiz ve kiliselerimiz bu şehrin ortak değerleridir" dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kongre ve Kültür Merkezi’nde Erenler Cemevi tarafından düzenlenen ’Hz. Hızır Orucu’ paneline katıldı. Panel öncesi konuşan Başkan Er, "Hızır; dara düşenin imdadına yetişen, umudu yeşerten, paylaşmayı ve dayanışmayı öğreten bir gönül mektebidir. İnancı artıran, karanlıkta ışık olan, gönüllere ferahlık veren bir rahmet vesilesidir. Hızır orucu ise sabrın, şükrün ve kardeşliğin en güzel nişanelerinden biridir. Edilen dualar ve paylaşılan lokmalar toplumumuzun birlik ruhunu diri tutan, bizi birbirimize daha da yakınlaştıran kadim değerlerimizdendir" ifadelerini kullandı. "Aynı acıyı ve aynı sevinci yaşayan büyük bir aileyiz" Farklılıkları zenginlik olarak gördüklerini dile getiren Başkan Er, "Malatya Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman şunu ifade ediyoruz. Farklılıklarımız bizim zenginliğimizdir. Her inanca, her düşünceye ve her fikre eşit mesafede duran bir anlayışa sahibiz. Cemevlerimiz, camilerimiz ve kiliselerimiz bu şehrin ortak değerleridir. Çünkü bizler Malatya’da aynı sofrayı paylaşan, aynı acıyı ve aynı sevinci yaşayan büyük bir aileyiz. Özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından bir kez daha gördük ki bizi ayakta tutan en büyük güç dayanışma ve kardeşlik ruhudur. İşte Hızır’ın öğretileri de tam olarak budur. Zor zamanda yanında olmak, lokmayı bölüşmek ve gönülleri bir kılmak. Hızır’ın bereketi ve duası üzerimizden eksik olmasın. Birliğimiz daim, kardeşliğimiz güçlü olsun. Bu programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyor, panelimizin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Lokmalarımız Hak katında kabul, muhabbetimiz daim olsun" dedi.
Bakan Çiftçi, operasyonda yaralanan özel harekat polisiyle görüntülü konuştu
13 Şubat 2026 Cuma - 21:20 Bakan Çiftçi, operasyonda yaralanan özel harekat polisiyle görüntülü konuştu İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kayseri’de polis ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda bacağından yaralanan özel harekat polisi ile görüntülü konuştu. Bakan Çiftçi, kahraman polise geçmiş olsun dileklerini iletti. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, sabah saatlerinde gerçekleştirdikleri operasyonda bacağından yaralanan özel harekat polisini hastanede ziyaret etti. Ziyarete Vali Çiçek’in yanı sıra Kayseri İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan da eşlik etti. Ziyaret sırasında İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de, tedavi altındaki polisle telefonda görüntülü konuştu. Bakan Çiftçi, konuşmasında kahraman polise geçmiş olsun dileklerini iletti. O anları sosyal medya hesabında paylaşan Vali Gökmen Çiçek, "Sabah saatlerinde, Polis Özel Harekat ekiplerimizce gerçekleştirilen operasyonda yaralanan kıymetli komiserimizi tedavi gördüğü hastanede ziyaret ettik. Ziyaret sırasında İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi ile kahramanımızı telefonla görüntülü görüştürdük. Sayın bakanımız da kahramanımıza geçmiş olsun dileklerini iletti. Milletimizin huzur ve güvenliği için büyük bir fedakarlık ve cesaretle görev yapan tüm kahramanlarımıza şükran borçluyuz. Çok şükür ki sağlık durumu iyiye gidiyor. Kendisine acil şifalar, ailesine ve emniyet teşkilatımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz" dedi.
Isparta Belediyesi personel buluşmalarının final programı
13 Şubat 2026 Cuma - 20:45 Isparta Belediyesi personel buluşmalarının final programı Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen, personel buluşmaları programının finalinde Sağlık İşleri Müdürlüğü, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü, Veteriner İşleri Müdürlüğü ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü personeliyle bir araya geldi. Programda konuşan Başkan Başdeğirmen, özveri ile çalışan personeline teşekkür etti. Isparta Belediyesi’nin personel buluşmalarının finali düzenlenen programla gerçekleştirildi. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen, personel buluşmaları programının finalinde Sağlık İşleri Müdürlüğü, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü, Veteriner İşleri Müdürlüğü ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü personeliyle bir araya geldi. Programa belediye başkan yardımcıları tam kadro katıldı. Program öncesi 4 müdürlüğün personeli Başkan Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen’e çiçek taktim etti. Ardından Başkan Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen masaları tek tek gezerek personelle selamlaştı. "Türkiye çapında gerçekten ses getiren bir müdürlük olduk" Isparta Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Ahmet Çankar, Veteriner İşleri Müdürlüğü’nün Başkan Şükrü Başdeğirmen’in destekleriyle Türkiye genelinde örnek gösterilen bir müdürlük haline geldiğini belirterek, 7/24 özveriyle çalışan ekip arkadaşlarına da teşekkür etti. Çankar, "Veteriner İşleri Müdürlüğü olarak Türkiye çapında gerçekten ses getiren bir müdürlük olduk. Başkanımız sayesinde oldu. Çok büyük destekler verdiler. 7 gün 24 saat mesai arkadaşlarımızla özverili bir şekilde çalıştık. Hem halk sağlığı hem hayvan sağlığı açısından örnek bir belediyecilik sergileyerek diğer belediyelerin örnek aldığı, ziyaret ettiği ve kılavuzluk yapılan bir belediye haline geldik. Bunu da başkanımız sayesinde başardık. Burada emeği geçen, gece gündüz demeden özveriyle çalışan, Allah’ın sessiz kullarının dermanı olan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" dedi. Isparta Belediyesi Sağlık İşleri, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler ile Sosyal Hizmetler Müdürü Ender Güven, Başkan Şükrü Başdeğirmen’in talimatları doğrultusunda 2019 yılından bu yana ilçe, köy ve beldeler ayrımı yapmadan tüm vatandaşlara sağlık ve sosyal destek sunduklarını belirterek, Sosyal Hizmetler Müdürlüğü olarak da "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" anlayışını ilke edindiklerini söyledi. Güven, "Sayın başkanımızın talimatlarıyla 2019 yılından bu yana Isparta’nın ilçeleri, köyleri, beldeleri ayırt etmeksizin bütün insanlarımıza elimizden gelen tüm sağlık desteğini sunduk. Sosyal Hizmetler Müdürlüğü da olarak "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" dedik, bunu kendimize ilke edindik. Sayın başkanımızın değerli eşi Şadiye Hanımefendi burada bizim en büyük destekçimizdi. Hem sağlıkta hem sosyalde hem de kültür ve sanatta. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Saygılarımı sunuyorum" diye konuştu. "Daha çok nice yıllarda sizlerle böyle güzel birlik ve beraberliklerimiz olsun" Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, 30 müdürlüğün son 4 müdürlüğüyle gerçekleştirilen buluşmayla personelle yapılan toplantıların tamamlandığını belirterek, bu programların birlik ve beraberliği güçlendirdiğini söyledi. Başkan Başdeğirmen, "Bugün 30 müdürlüğümüzün son 4 müdürlüğüyle beraberiz ve böylelikle mesai arkadaşlarımızla hoş vakit şeklinde yapmış olduğumuz buluşmaların son seferine geldik. Rabbim sağlık versin. Daha çok nice yıllarda sizlerle böyle güzel birlik ve beraberliklerimiz olsun. Hiç kimse eksilmeden sağlık, sıhhat ve afiyet içerisinde inşallah. Bizler istiyoruz ki beraber olduğumuz zamanlarda bu şekilde rahat bir ortam olsun. Çünkü yaptığınız işin içerisinde her şeyin doğru ya da farklı bir şekilde yürüdüğünü sizler görüyorsunuz. Uyarınız, öneriniz veya bir teklifiniz olabilir düşüncesiyle bizler de bu şekilde bir program düzenlemeyi uygun gördük. Ve şu ana kadar yaptığımız toplantılardan da çok güzel geri dönüşler aldık. Bizim de varsa eksiklerimiz onları da tamamlamaya çalıştık" dedi. Konuşmaların ardından Başkan Başdeğirmen, isimlerinin yazılı olduğu kalemleri personele hediye etti. Ayrıca çocuklarla ve engelli personelle de yakında ilgilenen Başkan Başdeğirmen ve eşi Şadiye Başdeğirmen, çocuklara top, bebek ve Ispartaspor forması verdi. Hediye taktimi sonrası çekilen hatıra fotoğraflarıyla personel buluşmaları programı sona erdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın’ı kabul etti
13 Şubat 2026 Cuma - 20:42 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın’ı kabul etti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın’ı kabul etti. Görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın, "Ücretlerde ve personel sisteminde reform ihtiyacını cumhurbaşkanı yardımcımızla görüştük. Ücretleri de kapsayacak şekilde kamu personel sisteminde reform yapılması gerektiğini Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’a ilettik. 1960’lı yıllardan sonra yapılan yasal ve yönetsel düzenlemelerle bugünkü halini alan kamu personel sistemimizin; günün ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığını ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemimize uygun hızlı, etkili ve makul bir hale getirilmesi gerektiğini belirttik. Sorunun varlığını kabul ederek yapılan lokal müdahaleler sistemi yaşatmayı değil günü kurtarmayı sağlıyor" dedi. Kamu personel sisteminin kuşatıcı reformla yeniden inşa edilmesi gerektiğini söyleyen Yalçın, "4 milyondan fazla kamu görevlisini ve ülkemizin her bir karış toprağında kamu hizmeti üretilmesini sağlayan kamu personel sistemimizin; lokal müdahalelerle değil genel, kapsayıcı ve kuşatıcı reformla yeniden inşa edilmesi gerekmektedir. Bunun için Memur-Sen olarak; 2024 ve 2025 yılımızı buna ayırarak bütün başlıklarıyla personel sistemimizi ele aldık. ‘Kamu Personel Sistemi; Tarihçe-Tespit-Teklif’ Raporumuzla personel sisteminin bütün alanlarına ışık tuttuk. Özellikle son gerçekleştirdiğimiz ve imzalamadığımız 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri sonrası kamuda yaşanan ücret dengesizliği, kapsamlı bir düzenleme yapılması gerektiğini açıkça gösteriyor" ifadelerini kullandı. "Kamuda tartışmaların yükseldiği bir süreç yaşanıyor" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a ilettiği konulardan bahseden Yalçın, şunları kaydetti: "Kamuda tartışmaların yükseldiği bir süreç yaşanıyor. Ücret reformunu da kapsayacak bir personel reformuna ihtiyaç olduğu herkes tarafından açıkça görülüyor. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’a; kamu personel alım sistemi, memurların genel hakları ve yasaklar, kamu personel rejiminde statüler, mali ve sosyal haklar, emeklilik sistemi, kapsayıcı merkezi yönetim, 1. Dereceye 3600 ek gösterge, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları, 4688 sayılı Kanun’un değiştirilmesi, çözüm bekleyen genel sorunlar başlıkları çerçevesinde kamunun genel fotoğrafını ifade ederek sorunlar ve çözüm önerilerimizi ilettik. Toplu sözleşme masasında bugüne kadar birçok konu başlığında emsali olmayan ve ilk örneklerini teşkil eden kazanımlar elde ettik." "Cumhurbaşkanı Yardımcımız Yılmaz‘a ilgileri için teşekkür ediyorum" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a ilgisi için teşekkür eder Yalçın, "Fakat hem sendikal Kanunun eksikleri hem de sürenin yetersizliği nedeniyle mevcut eksiklikler giderilememiştir. Kamu Personel Sistemi’nde yapılacak değişikliğe uygun olarak 4688 sayılı Kanunun kapsamı genişletilmeli, süresi artırılmalı, günlük tutanak getirilmeli, hakem heyeti tarafsız ve adil olmalı, grev hakkı verilmeli, emekli kamu görevlileri örgütlenmeli ve ILO normlarına uygun hale getirilmelidir. Yetkili Konfederasyonun katılımıyla personel sistemi ele alınmalı, sorunlar geçici ya da lokal düzenlemelerle değil bütüncül bakış açısıyla çözülmelidir. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz‘a ilgileri için teşekkür ediyorum" dedi.