POLİTİKA - 13 Şubat 2026 Cuma 23:44

Bakan Gürlek: "(İBB soruşturması) Vatandaş ve parti içinden gelen ihbar ve şikayetlerle soruşturmaya başladık"

A
A
A
Bakan Gürlek: "(İBB soruşturması) Vatandaş ve parti içinden gelen ihbar ve şikayetlerle soruşturmaya başladık"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturmayla ilgili, "Vatandaş ve parti içinden gelen ihbar ve şikayetlerle soruşturmaya başladık. Şüphelinin sıfatı savcıyı ilgilendirmez Suç var mı yok mu ona bakarız. İhbarlar ve şikayetler vardı bir kısımda kendi içlerinden başvurular vardı. Makul şüphe varsa Cumhuriyet Savcısı soruşturma başlatmak zorunda. Biz de gelen ihbarlar ve şikayetler doğrultusunda soruşturmaya başladık. Para kuleleri dosyasını biz zaten inceliyorduk. Ciddi iddialar vardı para kuleleri ile ilgili" dedi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, bir televizyon kanalında katıldığı programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Gürlek, "Ben öncelikli olarak bu önemli görevi bana tevdi eden Sayın Cumhurbaşkanımız, Cumhurbaşkanımıza itimatları, takdir ve tensipleri için şükranlarımı arz etmek istiyorum. Yemin töreninden sonra yayınladıkları nazik tebrik mesajı ile de desteklerini ifade eden MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye de hassaten teşekkürlerimi sunuyorum. Dualarını esirgemeyen, tebrik ve iyi niyet dileklerini ileten bütün vatandaşlarıma, özellikle biliyorsunuz 33 yıl sonra Nevşehir’den ilk bir bakan seçildi, özellikle Nevşehirli hemşerilerime saygılarımı sunuyorum" diye konuştu.

"O gün gerçekten ben şahsım adına üzüldüm"

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaşanan olaylar hakkında sorulan sorulara cevap veren Bakan Gürlek, "O gün gerçekten ben şahsım adına üzüldüm. Şundan; neden? Burası Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanlığı bir görevi, yani Yüce Türk Meclisi. Burada şahısların bir sorunu yok; benim şahsım Ali, Akın, Veli önemli değil. Burada Adalet Bakanı olarak bir kurum adına yemin ediyoruz. Yüce Meclis, biliyorsunuz Gazi Meclisimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bir Meclis. Oradaki olayların yaşanması gerçekten beni üzdü, yani şaşkınlık yaşadım. Ben bunun örgütlü olarak bir yapı olup olmadığını bilemem. Normalde usulü siz daha iyi biliyorsunuz; Meclis Başkanvekilimiz Bekir Bey anons etti, ilk isim olarak beni anons etti. Ben kürsüye çıktım. Bir metin var biliyorsunuz, metnin usulen okunması gerekiyor. Metin okunurken birden karıştı, yani ortalık karıştı" sözlerini söyledi.

"Bunlar bize yakışmadı, çok saygın milletvekillerine yakışmadı"

Mecliste yaşanan olayları hoş karşılamadığını ifade eden Gürlek, milletvekillerini seçen milli iradeye kavganın yakışmadığını belirterek, şunları kaydetti:

"Orası biliyorsunuz Türkiye’nin en seçkin yeri. İnsanların vatandaşın iradesiyle, milletin iradesiyle seçmiş olduğu milletvekillerinin görev yaptığı bir yer. Ben açıkçası bu kadar karışıklık olduğunu bilmiyordum. Birden kürsüye saldırılar başladı. Ama bu konuda daha önce özellikle AK Parti grup başkanvekilleri arkadaşlarımız, AK Parti’deki çok değerli milletvekillerimiz beni uyardılar; ‘Bir karışıklık bekliyoruz, bu konuda sen de biraz dikkatli olur musun?’ dediler. Sonraki olayları ben de televizyondan izledim. Çok karışıklık oldu. Bunlar keşke yaşanmasaydı. Bizim şunu yapmamamız lazım; kurumları yıpratmamamız lazım. Orası milletin iradesinin tecelli ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi. Buradaki şahıs Akın Gürlek değil. Burada bir Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı’nın yemin töreni var. Bizim kesinlikle çok saygı duyduğumuz, çok saygın bir kurum, milletin iradesinin tecelli ettiği parlamentoyu bu tartışmalarla, kürsü işgal etmek, bunlar bize yakışmadı, çok saygın milletvekillerine yakışmadı. En önemlisi de milletvekillerini seçen milli iradeye de yakışmadı. Bunları ben de televizyondan izledim, açıkçası hoş karşılamadım."

"Vatandaş ve parti içinden gelen ihbar ve şikayetlerle soruşturmaya başladık"

İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturmasının nasıl başladığıyla ilgili soru üzerine Bakan Gürlek, "Vatandaş ve parti içinden gelen ihbar ve şikayetlerle soruşturmaya başladık. Şüphelinin sıfatı savcıyı ilgilendirmez. Suç var mı yok mu ona bakarız. İhbarlar ve şikayetler vardı bir kısımda kendi içlerinden başvurular vardı. Makul şüphe varsa Cumhuriyet Savcısı soruşturma başlatmak zorunda. Biz de gelen ihbarlar ve şikayetler doğrultusunda soruşturmaya başladık. Para kuleleri dosyasını biz zaten inceliyorduk. Ciddi iddialar vardı para kuleleri ile ilgili. Soruşturma başladı diye kimse suçlu değildir, soruşturma gerçeği ortaya çıkarmak için başlatılabilir. Soruşturmalar bu şekilde oluyor; maddi deliller dediğiniz gibi işte MASAK raporları, telefon trafikleri, daha sonra tanık beyanları, ihbarcı beyanları. Sadece bu sizin söylediğiniz İBB soruşturması değil, ben genel anlamda söylemek istiyorum. Bütün soruşturmalarda soruşturmaya başlanır, sonraki delil durumuna göre savcılık takdir eder; ya kamu davası açar ya da kamu davası açmayıp ‘takipsizlik’ dediğimiz kararı verir" ifadelerini kullandı.

"İBB soruşturmasında çok ciddi iddialar vardı"

İddianame hakkında sorulan soruları yanıtlayan Bakan Gürlek, "İddianame kabul edildiği için, iddianameyi herkes okuyor rahatlıkla. Burada artık gizlilik kararı kalktı, iddianame kabul edildiği için kamuya açık. Herkes bir şekilde iddianameyi okuyup yorumlayabiliyor. Cumhuriyet savcısının ciddi iddia karşısında ‘Ben bunu işlemiyorum, ben bunu yapmıyorum’ deme lüksü yoktur. İBB soruşturmasında çok ciddi iddialar vardı. Ben savcı olarak ya da benim yerime başka bir arkadaş olarak da mutlaka ciddi iddia varsa bunun üzerine gitmek gerekiyor. İddianamede biliyorsunuz biz değerlendirme yaptık. 3000 sayfa iddianame; bunların bir kısmını yönetici, bir kısmını örgüt üyesi, bir kısmını örgüte yardım eden olarak nitelendirdik" şeklinde konuştu.

"Soruşturmada da ciddi deliller vardı ve bu deliller daha sonradan maddi deliller olarak ortaya çıktı"

Soruşturmaya başladıklarında ellerinde delil olduğunu ve bu delillerin sonradan maddi delil olarak ortaya çıktığını söyleyen Bakan Gürlek, "Soruşturma gerçeği ortaya çıkarmak amacıyla başlanabilir. Ve şu da çok önemli; savcı hem sanık lehine hem de sanık aleyhine delilleri toplamakla yükümlüdür. Bakın biz bunu yaptık İBB dosyasında; delilleri ayrıştırdık. Biz şahsın hem lehine olan delilleri topluyoruz hem aleyhine olan delilleri topluyoruz. Buradaki şahısların unvanları, makamları, belediye başkanı olması; bunlar ilgilendirmez. Cumhuriyet savcısı soruşturmayı gerektirecek şüphe var mı yok mu ona bakar. Bizim başladığımız soruşturmada da ciddi deliller vardı ve bu deliller daha sonradan maddi deliller olarak ortaya çıktı. Biliyorsunuz en son da iddianamenin açılması aşamasına geldi. Biz aynı zamanda dosya kapsamında sanıkların lehine olan delilleri de topladık. Yani bu yaptık. Delil durumu değişirse onları da lehlerinde değerlendirdik" diye konuştu.

"Gerçekten hesap hareketlerinde rüşvet verildikten beş dakika sonra hesap hareketi ortaya çıkmış"

Aziz İhsan Aktaş ile İBB arasında yaşanan olayları aktaran Bakan Gürlek, araştırmanın boyutlarından bahsederek şunları kaydetti:

"Aziz İhsan Aktaş’ın bir belediyeden alacağı var. Aziz İhsan Aktaş diyor ki ‘Ben belediyeden alacağımı istiyorum, işte benden komisyon istiyorlar, yani rüşvet istiyorlar.’ Aziz İhsan Aktaş’a diyoruz ki biz; ‘Sen ispatla.’ O da diyor ki; ‘Benimle şurada görüştüler’ diyor. Bakın, çok önemli. ‘Nerede görüştüler?’ diyoruz; atıyorum ‘Ankara’da Otogar’da görüştüler’ diyor. Biz bunu teyit etmemiz için bakıyoruz. Şüpheli şahısla Aziz İhsan Aktaş’ın aynı yerde görüşüp görüşmediğini, ortak baz istasyonu verip vermediğini alıyoruz. Daha sonra Aziz İhsan Aktaş diyor ki; ‘Ben para verdim’ diyor. ‘Parayı nerede verdin?’ diyoruz; ‘Burada’ diyor. ‘Nereden çektin?’ diyoruz; ‘Balgat’taki bir banka şubesinden çektim’ diyor. Bakıyoruz gerçekten de yazıyoruz bankaya; Balgat’taki şubeden para çekilmiş. Daha sonra Aziz İhsan Aktaş diyor ki; ‘Yani parayı rüşveti verdikten sonra beş dakika sonra benim hakedişim hesabıma yattı’ diyoruz. Bunu da teyit etmek zorundayız. Bakıyoruz gerçekten hesap hareketlerinde rüşvet verildikten beş dakika sonra Aziz İhsan Aktaş’ın hesap hareketi ortaya çıkmış."

"Mahkemeler siyasi şov yeri değil"

İBB davasının canlı yayınlaması hakkında sorulan soruya cevap veren Bakan Gürlek, "Gizli tanığa baskı asla söz konusu değildir. Her etkin pişmanlıktan yararlanan ve itirafçı olan beraat edecek diye bir algı yanlış. Meclis iradesiyle mahkeme canlı yayınlanabilir. Mahkemeler siyasi şov yeri değil. 143 tane eylem var; iddianameyi muhtemelen okumuşsunuzdur, bizden de daha iyi biliyorsunuzdur. 143 eylemi siz incelemişsinizdir; tek bir eylemden dolayı gizli tanığın, yani gizli tanığın beyanından dolayı cezalanan bir eylem yok. Gizli tanık elbette tanık beyanıdır. Biz tek başına gizli tanık beyanına dayanarak bir işlem yapmadık. Gizli tanığa baskı, öyle bir şey yok" dedi.

"Bizim yasa dışı bahis illetinden kurtulmamız gerekiyor"

Yasa dışı bahis operasyonları hakkında soru üzerine Bakan Gürlek, "Bizim yasa dışı bahis illetinden kurtulmamız gerekiyor. Yasal düzenleme eksikliği varsa yasal düzenleme yapacağız. Yasa dışı bahiste sürekli yöntem değişiyor. Biz bu işin sonuna kadar gideceğiz kökünü kazıyacağız. Yasa dışı bahis paralarının Türkiye’ye kazandırılması gerekiyor. Yasa dışı bahis belasından vatandaşlarımızı kurtarmak istiyoruz. Görev yaptığımız süre boyunca bu konuyla mücadele ettik. Adalet Bakanı olarak görevde bulunduğum sürece de bu illetin üzerine kararlılıkla gideceğiz" diye konuştu.

"Uyuşturucu bu ülkenin en büyük sorunu"

Uyuşturucunun Türkiye’nin en büyük sorunu olduğuna dikkati çeken Gürlek, "Uyuşturucu bu ülkenin en büyük sorunu. Anneler ve aileler bana geliyor. Aileler özellikle çocukların uyuşturucu kullanmasından dolayı çok üzgün. Anneler babalar bana geliyorlar, telefonda mesaj atıyorlar bize oğlumuzu bu illetten kurtar diyorlar. Uyuşturucu ile ilgili biz gerekli adımları attık. İnşallah Adalet Bakanlığı döneminde de elimizden geleni yapacağız. Uyuşturucu içenlere 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası var. Biz bu işin sonuna kadar gideceğiz. Uyuşturucuda sistem şu şekilde işliyor. Torbacı diye tabir edilen bir kişi var torbacının altında da bunu dağıtan bir kişi var. 4 tane ana dağıtıcıya ulaştık. Daha sonra barona ulaşıyorsunuz. Hedefimizde uyuşturucu baronları var" şeklinde konuştu.

"Sosyal medyada bilgi kirliliği var"

Sosyal medya ile alakalı bir çalışma yapılıp yapılmayacağıyla ilgili soru üzerine Gürlek, "Sosyal medyada bilgi kirliliği var. Sosyal medya ile ilgili bildiğim kadarıyla bir yasa çalışması var. Yani sosyal medyada bir şahıs yorum yapacaksa, bir yazıyı yayınlayacaksa kesinlikle kimliği belli olacak. Bu kimliği doğrulanmadan sahte hesapla ya da yurt dışından bir fake hesapla bunu yapmayacak. Biliyoruz itibar suikastları oluyor, herkese itibar suikastı oluyor; hakim savcı arkadaşlara oluyor, yargılamayı etkilemeye çalışıyorlar. Bunlar yanlış. Eğer sosyal medyada şahıs bir açıklama yapıyorsa, bir hedef gösteriyorsa o kişinin kimliği belli olduğu için artık onun da cezai sorumluluğu başlayacak" ifadelerini kullandı.

"‘Alo Adalet’ hattı kuracağız"

"Alo Adalet" hattının kurulacağını açıklayan Bakan Gürlek, "Şu an en büyük sorun yargılamanın gecikmesi. ‘Sıfır gecikme’ diye bir proje başlattık. Benim yeni adalet bakanlığı döneminde şu şekilde bir sistem kurmayı düşünüyorum: ‘Alo adalet’ hattı kuracağız. İlk kez açıklıyorum. Nedir, vatandaş atıyorum bir boşanma davası var, 17 celseden beri boşanma davası bitmemiş. Burada vatandaş hatta ulaşabilir" dedi.

"CHP’nin kapatılması ihbarı tamamen yanlış bilgi"

Cumhuriyet Halk Partisi’nin kapatılması iddiaları hakkındaki soruyu yanıtlayan Bakan Gürlek, "Siyasi partilerin kapatılması olmaz. Bunu zorlaştıran da zaten AK Parti. CHP’nin kapatılması ihbarı tamamen yanlış bilgi" diye konuştu.

Furkan Doğan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da sel sularının bastığı barınakta mahsur kalan 27 köpek botlarla kurtarıldı Antalya’da sağanak yağışlar sonrası Serik ilçesinde bulunan Köprüçay ırmağının debisini yükselmesi nedeniyle Boğazkent mahallesinde bulunan özel hayvan barınağını su bastı. Barınak sorumlularının ihbarı üzerine bölgeye polis ve arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Arama kurtarma ekipleri ve hayvanseverlerin 3 saatlik çalışması sonrası barınakta mahsur kalan 27 köpek kurtarıldı. Botlarla bakımevine ulaşan arama kurtarma ekipleri kurtardıkları köpekleri 1 kilometre mesafede bekleyen hayvanseverler ve Antalya Büyükşehir Belediyesi ekiplerine teslim edildi. Kurtarılan köpekler Büyükşehir Belediye hayvan barınağına götürüldü. Boğazkent mahalle muhtarı Özkan Uysal "Saat 19.30 gibi aldığımız haberde 30 a yakın köpeğin özel barınakta mahsur kaldığını duyduk. Ekipler geldi. Yaklaşık 3 saattir bununla uğraşıyorlar. 10 tanesini kurtardık. 17 tanesi içeride. Ama hiç birinde bir sıkıntı yok. Ona dua ediyoruz. Ama su baskını devam ediyor" dedi. Hayvanseverlerden Seren Şahin ise hayvanların yaşam alanı olan alanda su baskını olduğunu haber aldıklarını belirterek " Irmak taşmış, köpekler mahsur kalmış. Bizden yardım istediler. Bende elimizden geldiğince her yere duyurdum. Ekipler Alanya’da sel olduğu için yeni geldiler. Köpeklerden ilk aşamada 10 tanesini kurtardık. 17 tanesi kurtarılmayı bekliyor. Ben öldüler diye saatlerdir ağlıyordum. Çok şükür yaşıyorlar. Öncelikle yavru köpekler geldi. Kalanlar getirilecek onları bekliyoruz." Hayvansever Mürüvet Kuşçu, "Kurtarılmış olmaları bize yeter. Duyduğumuz andan beri bütün arkadaşlar panik içindeydik. Onların kurtulması önemliydi. Bize bu yetiyor."
Aksaray Polise zor anlar yaşattı, gazeteciyi görünce "Çekin beni" dedi Aksaray’da bekçiler tarafından 2. kez alkollü olarak yakalanan sürücü, ekiplere zor anlar yaşattı. Polisin alkollü sürücüyle olan imtihanı kameralara yansırken 38 bin 21 lira para cezası kesilen sürücü, gazetecileri görünce "çekin beni" dedi. Olay gece yarısı Taşpazar Mahallesi Ebulfez Elçibey Caddesi üzerinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerinde denetim yapan İl Emniyet Müdürlüğü mahalle ve çarşı bekçileri yolda zikzak çizdiğini gördükleri 68 ED 731 plakalı otomobili durdurdu. İsmail K. (28) isimli sürücünün konuşmalarından ve araç kullanımından şüphelenen bekçiler olay yerine trafik ekibi çağırdı. Kısa sürede olay yerine gelen İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şubesi ekipleri sürücüyü ilk olarak ehliyet ve ruhsat kontrolünden geçirdi. Yapılan sorgulamasında sürücünün daha önce alkollü araç kullanmaktan yakalandığı ve ehliyetine el konulduğu, bundan dolayı da ehliyetsiz araç kullandığı belirlendi. Ardından sürücüye alkol metre üfleterek ölçüm yapan trafik ekipleri sürücünün 0.90 promil alkollü olduğunu tespit etti. Cezai işlemler için araçtan indirilen alkollü sürücü kendisini durduran bekçileri suçladı. "Bıyığımı keseyim 23, kesmeyim 30 gösteriyorum" Bekçilerin yüzünden yakalandığını belirten alkollü sürücü, "Yani şurada insan gibi ilahiyle gezeyim dedim, çevirdiler. Bir tane bekçi var o beni durduruyor. Benim hayatım dağlarda geçti. Bu mu karşılığı, yazıklar olsun. Benim suçum yok. ‘Dur’ dediler durdum. Siz beni salak zannediyorsunuz. Ben sarhoş falan değilim. Ben 29 yaşındayım. 30’a gireceğim. Minyon tipliyim. Bıyığımı keseyim 23 gösteriyorum, bıyığı kesmeyim 30 gösteriyorum" dedi. Gazetecileri görünce sevinçle zıplayarak "Çekin beni" dedi Gazetecilerin görüntü aldığını gören sürücü adeta mutluluktan havalara uçup koşarak gazetecilerin yanına geldi. Sevinç hareketleriyle gazetecileri tanıdığını iddia eden sürücü, "Ağabey beni çekin. Ben bunlara da yalvardım ‘Bana gazeteci çağırın’ diye yalvardım. Beni haber yap bütün Aksaray beni görsün. Ben alkolüm az iken burada yakalandım." diye konuştu. Ehliyetine 2 yıl el konularak 38 bin lira ceza kesildi Polislerin uzan uğraşlar sonucu işlemlerini tamamladığı genç sürücüye ehliyetsiz ve 2 kez alkollü araç kullanmaktan 38 bin 21 lira para cezası kesilerek, daha önce 6 ay süreyle el konulan ehliyetine 2. Kez yakalandığı için 2 yıla süreyle el konuldu. Yakalandığı otomobil ise olay yerine çağırılan bir yakınına teslim edildi.