POLİTİKA
12 Mart 2026 Perşembe - 22:43 AK Parti’nin "Gelenekten Geleceğe İftarı"nda 400 usta sanatçı bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığı tarafından düzenlenen "Gelenekten Geleceğe Bir İstanbul Buluşması" temalı iftar programında, geleneksel Türk-İslam sanatlarına hayat veren 400 usta isim aynı sofrada buluştu. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nın ev sahipliğinde geleneksel Türki-İslam sanatçısı için düzenlediği iftar programı gerçekleşti. İl Başkanlığında yapılan iftar programına AK Parti Genel Merkez Kültür ve Sanat Politikaları Başkan Yardımcısı Jülide İskenderoğlu, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, İl Başkan Yardımcısı ve Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Helin Görgül ile Türkiye’nin dört bir yanından gelen çok sayıda sanatçı katıldı. Sanatın medeniyetin en ince dili olduğunu vurgulayan AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı ve Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Helin Görgül, sanatçıların kültürel mirasın yaşayan taşıyıcıları olduğunu belirtti. Görgül, "Bugün burada bulunan her bir sanatkarımız, bu kadim mirasın çok kıymetli yaşayan taşıyıcılarıdır. Sizler asırlardan süzülüp gelen bu sanat damarını geleceğe taşıyan kıymetli emanetçilersiniz. İnanıyoruz ki toplumun ruhu kültür ve sanatında saklıdır. Eğer sanat ve zanaat yaşıyorsa, o toplumun hafızası da yaşıyor demektir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde 24 yıldır kültürel inşa çalışmaları yürüttüklerini ifade eden AK Parti Genel Merkez Kültür ve Sanat Politikaları Başkan Yardımcısı Jülide İskenderoğlu, "Gelenekli sanatlarımızı sadece müzelik değerler olarak görmüyoruz. Onları yaşayan ve hayatın içinde nefes alan birer disiplin olarak geleceğe taşımak, ’Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken o yüzyılın eserlerini ve kodlarını sizlerle belirlemek niyetindeyiz. Sanatçılarımızın emeğinin zayi olmadığı, sanatın el üstünde tutulduğu bu çalışmalara devam edeceğiz. Sizin dertleriniz derdimiz, başarınız gururumuz olacak" diye konuştu. "İstanbul, Yaradan’ın sunmuş olduğu en önemli sanat eseri" Kültür ve sanatına sahip çıkmayan bir milletin geleceği inşa edemeyeceğinin altını çizen AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir, "İstanbul, Yaradan’ın sunmuş olduğu en önemli sanat eserlerinin başında gelmektedir. Böylesine kutsal, tarihi ve kadim bir şehrin üzerinde yaşıyoruz. Napolyon’un ’Dünya tek bir ülke olsa başkenti İstanbul olurdu’ sözü çok iddialı ve yerindedir. Benim bir hayalim var; neden seneye İstanbul dünyada ’Ramazan’ın Başkenti’ olmasın? Tüm dünya insanları İstanbul’un ortaya koyduğu bu güzel resmi görmeye gelsinler. İl Başkanlığı olarak bu noktada bir çalışma yürüteceğiz" ifadelerini kullandı.
12 Mart 2026 Perşembe - 22:14 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Birilerinin bölüp parçaladığı bu coğrafyayı derleyip toparlamak bizim milletimize düşer, Türkiye’ye düşer" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, bölgedeki bölüp parçalama senaryolarına işaret ederek, "Bir asır boyunca bu senaryo bütün detaylarıyla uygulanmış ve ne yazık ki sonuç da alınmıştır. Şimdi bu oyunu bozuyoruz. Birilerinin bölüp parçaladığı bu coğrafyayı derleyip toparlamak bizim milletimize düşer, Türkiye’ye düşer" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, TBMM Tören Salonu’nda düzenlenen "Emekçilerle İftar Programı"na katıldı. Kurtulmuş, işçi ve memur sendikalarının temsilcileri ve işçilerle Türkiye demokrasisinin kalbi, milli iradenin tecelligahı TBMM’deki iftar sofrasında bir arada bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Bu mübarek ramazan akşamında Allah oruçlarımızı, dualarımızı, niyazlarımızı, dileklerimizi kabul etsin. İnşallah sağlık afiyet içerisinde sevdiklerimizle beraber nice ramazanlara ulaşmayı hayırlısıyla her birimize nasip etsin" ifadesini kullandı. Ramazan ayının manevi ikliminin oluşturduğu güzelliklerin başta Türkiye olmak üzere bütün İslam dünyasına ve bütün insanlığa huzur, barış, esenlik getirmesini temenni eden Kurtulmuş, "Ümit ediyorum ki içinden geçmekte olduğumuz bu zor dönemin koşulları en kısa süre içerisinde değişir ve başta Türkiye olmak üzere bütün Müslüman ülkeler huzur ve selamete erer" diye konuştu. "Bu aziz millet sıradan bir millet değildir" Dünyanın zor bir dönemden geçtiğini, şimdiye kadar kabul edilen ne kadar kural varsa bunların hepsinin altüst olduğu ve kuralın yerine kuralsızlığın geçtiği bir sürecin yaşandığını ifade eden Kurtulmuş, gücü elinde bulunduranın güçsüz gördüğünü istediği gibi terbiye etmeye çalıştığı, orman kanunlarının geçerli olduğu bir döneme de girildiğine işaret etti. Kurtulmuş, "İçinde yaşadığımız dönemin şartları bizi çok daha uyanık olmaya mecbur bırakmaktadır. Çok daha güçlü olmak, olan biteni çok iyi anlamak ve kendi içimizde birliği, dirliği, beraberliği, kardeşliği tahkim etmek mecburiyetindeyiz. Başka şansımız yoktur. Çünkü Türkiye, diğer ülkeler gibi değildir. Bütün muhataplarının hem bölgesinde büyük bir güç olarak telakki ettiği hem de tarihten getirmiş olduğu mirasına her an sahip çıkabilecek bir güç ve potansiyele sahip olduğunu gördüğü oldukça önemli bir ülkedir. Böyle baktığınız zaman Türkiye, sıradan bir ülke, bu aziz millet de sıradan bir millet değildir" şeklinde konuştu. Türkiye’ye karşı dost düşman herkesin bakışlarının başka bir ülkeyi değerlendirdiklerinden çok daha farklı olduğunu belirten Kurtulmuş, "Düşmanlarımız, rakiplerimiz Türkiye’nin güçlü bir şekilde ayakta durmamasını isterler. Aynı şekilde dostlarımız ve bizden bir şekilde dostluk sözleri duymak isteyenler de Türkiye’nin daha güçlü olmasını, ayaklarını daha sağlam bir şekilde yere basmasını arzu ederler. Onun için bizler elimizdeki bütün imkanları seferber ederek her alanda barışı, iç huzuru, güvenliğimizi ve kardeşliğimizi tesis etmek mecburiyetindeyiz" dedi. "Türkiye’nin her köyünde, her mezrasında sadece kardeşlik türküleri söylenecek" TBMM’de oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun, Terörsüz Türkiye sürecinde ortaya koyduğu çalışmasının büyük bir demokratik başarı olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Komisyon’un nihai raporunun da Türkiye’nin geleceğiyle ilgili ümitvar olmak için fevkalade değerli bir çalışma olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki siyasi partiler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin muktedir olduğunu, en zor meseleleri bile çözebilecek bir demokratik olgunluğa sahip olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bunun yanında milletimizin büyük bir çoğunluğunun, Türkiye’deki bu çalışmaya yürekten destek verdiğini ve bir an evvel bu işin artık tamamıyla sonlandırılmasıyla ilgili dilek ve temennilerini ifade etmişlerdir. Ümit ediyorum ki böylesine zor bir süreçte inşallah Türkiye bu meseleyi de geride bırakacak ve artık bu ülkenin her yerinde, her köşesinde sadece kardeşliğin diliyle konuşulacak, Türkiye’nin her köyünde, her mezrasında sadece kardeşlik türküleri söylenecektir." Gelecek dönemde emekle ilgili konuşacak konuların en başında "emeğin değeri" konusunun geleceğini ifade eden Kurtulmuş, "Ülkelerin bir kısmının yeraltı zenginlikleri olabilir, bir kısmının yerüstü zenginlikleri olabilir, kiminin serveti olabilir, kiminin çok büyük zenginlikleri olabilir ama bütün insanların ortak olan tek varlığı emektir. Yani herkesin emeği vardır ve herkesin emeğinin değerinin korunması önemlidir. Zaten başından itibaren insanlık tarihi boyunca çalışma hayatıyla ilgili verilen mücadelenin de ana fikri bu terminoloji etrafında dönmek durumundadır. Emeğin değeri bilinmezse, emeğin kadri kıymeti bilinmezse o toplumda birliğin dirliğin olması, o toplumda paylaşmanın olması asla mümkün olmaz" ifadesini kullandı. "Emeğin değerinin bilinmesi, emeğin değerinin korunması en temel siyasal ödevlerimizden, toplumsal ödevlerimizden birisidir" Savaşlardan, çatışmalardan, enerji arzındaki sıkıntılardan, iklim değişikliklerinden bahsedildiği bir dönemde, belki de dünyanın en önemli sorununun gelir dağılımındaki adaletsizlik olduğunu söyleyen Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: "1970’lerden sonraki süreçte, yani yüksek teknolojilerin hızlı bir şekilde dünyada yayılmasıyla birlikte gelir dağılımındaki adaletsizlik dünyanın hemen her ülkesinde, her bölgesinde alabildiğince açılmıştır. Bu dünyanın en temel sorunlarından birisidir. Bunun için emeğin değerinin bilinmesi, emeğin değerinin korunması en temel siyasal ödevlerimizden, toplumsal ödevlerimizden birisidir. Dünyada adaletin sağlanabilmesinin en temel şartlarından birisi de gelir dağılımındaki adaletin temin edilmesidir. Gelir dağılımında adalet olmazsa, toplumsal sınıflar arasındaki gerilim başka hiçbir şey olmaksızın zaten artmaya müsait hale gelir. Orta sınıf çöker. Orta sınıf çöktüğü zaman toplumda zenginle fakir arasındaki uçurum ayrı çatışma konularını da gündeme getirir. Onun için diyoruz ki, gelir dağılımı adaletine odaklanan, bunun için emeğin değerini artırmayı temel felsefesi olarak kabul eden ve böylece adaletli bir ekonomik düzeni kurmak isteyen niyetler ve bu yöndeki çabalar fevkalade önemlidir ve dünya barışına büyük bir katkı sunar" Dünyada gelecek dönemde gelir dağılımıyla ilgili adaletsizliği artıracak gelişmelere de işaret eden Kurtulmuş, dijitalleşmenin artması, robotik alandaki gelişmeler ve yapay zekanın gelişmesiyle birlikte emek alanıyla ilgili yeni tartışmaların ortaya çıktığını söyledi. Kurtulmuş, sadece emek ve ekonomiyle ilgili değil, bu konudaki gelişmelerin hukuk alanında da ciddi tartışmaları beraberinde getireceğini vurguladı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye olarak gelişmeleri hem çok yakın takip etmek hem de bu gelişmelerle birlikte emeğin değerini korumak gibi bir vazifelerinin bulunduğunun altını çizdi. Emeği birinci derece ilgilendiren önemli gelişmelerden birisinin de bu döneme ilişkin "kırılganlıklar" olduğunu ifade eden Kurtulmuş, jeostratejik birtakım gerilimlerin ve kırılganlıkların dünyadaki ekonominin bildik gidişatını da derinden ve çarpıcı şekilde etkileyeceğine dikkati çekti. "Türkiye olarak daha sıkı kenetlenmek, daha ciddi bir şekilde birliği, dirliği, kardeşliği artırmak zorundayız" İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının üçüncü yılına girdiğini dile getiren Kurtulmuş, "Birileri Netanyahu’ya gaz veriyor, ikinci Davut’sun diyorlar. Yani ‘Sen yürü, Davut’un krallığını kuracaksın’ diye dini bir misyonla donatmaya çalışıyorlar. Netanyahu’dan olsa olsa ikinci Davut değil, ikinci Hitler çıkar, ikinci Führer çıkar, o istikamette ilerliyor. Gazze’deki en ağır bedeli çocuklar, kadınlar ve yaşlılar ödüyor. Şifa Hastanesi’nde öldürülenlerle bugün İran’da ilkokulda öldürülen çocukların acısı aynıdır ve bedeli yine hep dediğim gibi masum ve mazlum insanlar ödemektedir. Onun için bizim Türkiye olarak hem bölgemizdeki gelişmelerden hem de dünyadaki bu küresel türbülanstan etkilenmemek için daha sıkı kenetlenmek, daha ciddi bir şekilde birliği, dirliği, kardeşliği artırmak zorundayız" ifadesine yer verdi. Türkiye’de uzun yıllar bu milletin insanları sımsıkı sarılıp kucaklaşmasın diye oynanan oyunları hatırlatan Kurtulmuş, binlerce gencin hayatını kaybettiği 1980’lerdeki sağ-sol çatışmasının Türk halkının kendi iç kavgası olmadığını emperyalistlerin bu milletin üstüne tahmil ettiği bir çatışma olduğunu kaydetti. Bu ülkede çıkarılmak istenen Alevi-Sünni, Türk-Kürt çatışmasına prim verilmediğini, bundan sonra da verilmeyeceğini belirten Kurtulmuş, "Bu ülkede hiçbir vatandaşımızın hiçbir gerekçeyle bir diğerinden ayrıldığı senaryoya asla ve asla eyvallah etmeyeceğiz. Türk’ün, Arap’ın, Kürt’ün, Sünni’nin, Alevi’nin, Şii’nin hiçbirisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan hiçbir vatandaşımızın bir diğerinden farkı yoktur. Bütün bu farklılıklarımızı, etnik, mezhebi, kültürel, hayat tarzına ilişkin farklılıklarımızı ise sadece büyük zenginliğimizin bir parçası olarak kabul edeceğiz" dedi. "Bu oyunu bozuyoruz" Türkiye gibi bu kadar zengin kültürel bir mirasa sahip birkaç ülkenin bulunduğunu dile getiren Kurtulmuş, Anadolu’da taşınan her bir kültürel farklılığı, "pırlanta değerinde tarihsel miras" şeklinde niteledi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye’nin gerçekleşmesiyle, bölgede terörün sona ermesi, halkların arasına sokulmaya çalışılan fitnenin ortadan kaldırılmasıyla birlikte bu coğrafyanın her yerinde insanların barış ve huzur içerisinde olacağını vurguladı. Bu topraklarda yaşayan Arap’ı, Kürt’ü, Türk’ü birbirinden ayırt edecek bir tek rasyonel sebep bulunmadığını vurgulayan Kurtulmuş, bunların bölgeyi bir asır evvel bölüp parçalayıp kendilerince kolay lokma haline getirmek isteyenlerin ortaya koyduğu senaryolar olduğunu anlattı. Kurtulmuş, "Üzülerek ifade ediyorum ki bir asır boyunca bu senaryo bütün detaylarıyla uygulanmış ve ne yazık ki sonuç da alınmıştır. Şimdi bu oyunu bozuyoruz. Allah’ın izniyle birilerinin bölüp parçaladığı bu coğrafyayı derleyip toparlamak bize düşer, bizim milletimize düşer, Türkiye’ye düşer" dedi. Bunun için gayretle mücadele ettiklerini kaydeden Kurtulmuş, "Her birimiz bulunduğumuz her noktada, her yerde bu kardeşlik türkülerini birlik ve beraberlikle ilgili konuları gündeme getireceğiz ve sonuç alacağız. Bir asır evvel yapmış oldukları o ayrılık senaryosunun üzerinden nasıl bu aziz millet hep bir araya gelerek, ’Ya Allah’ diyerek ayağa kalktı, bir büyük kurtuluş mücadelesi verdi, istiklalini kazandıysa biz de Allah’ın izniyle istikbalimizi garanti altına alarak yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. Kurtulmuş, İstiklal Marşı’nın kabul edilmesinin 105. yıl dönümünü iftiharla kutladıklarını da ifade ederek, "Mehmet Akif Bey, sadece İstiklal Marşı’mızın yazarı değil, o dönemdeki milletimizin tamamının sahip olduğu ruhu anlatabilen bir büyük insandır. O ruhu bugün de taşıyoruz, o ruhu bugün de yaşıyoruz. Mehmet Akif Bey, aynı zamanda Burdur Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin de fevkalade önemli, kahraman kurucularından birisidir. Kendisinin şahsında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bütün kurucularını, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere saygıyla anıyorum ve Türkiye’nin bu ulusal kurtuluş mücadelesinde yaşadıklarımızın bizim için yarınımızın da teminatı olduğunun altını çizerek ifade ediyorum" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, sözlerini şu dua ile sonlandırdı: "Allah birliğimizi, dirliğimizi daim etsin, hanelerimize neşe, birlik ve beraberlik versin. Cenab-ı Allah bu milletimize kıyamete kadar beraber olmayı nasip etsin. Allah bizi sevsin, bizleri sevdirsin ve kendisini hakkıyla sevenlerden olmayı nasip etsin. Ahirimiz ve akıbetimiz hayır olsun, dinimiz ve dünyamız mamur olsun diyorum." TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasının ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, milletvekilleri ve işçilerle fotoğraf çektirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Somali’den inşallah güzel müjdeler bekliyoruz, güzel haberler bekliyoruz"
15 Şubat 2026 Pazar - 18:46 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Somali’den inşallah güzel müjdeler bekliyoruz, güzel haberler bekliyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çağrı Bey sondaj gemisinin Somali’ye uğurlanma töreni öncesi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile yaptığı telefon görüşmesinde, gemi personeline yolculuklarının hayırlara vesile olması temennisinde bulunurken, müjdeli haberler beklediğini dile getirdi. Türkiye’nin enerji filosunun yeni gemilerinden Çağrı Bey Derin Deniz Sondaj Gemisi, bugün Mersin’in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı’ndan Somali’ye törenle uğurlandı. Uğurlama töreni öncesi Taşucu Limanı’ndaki gemiye çıkarak incelemelerde bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yetkililerden brifing aldı. Bakan Bayraktar, brifingin ardından Mersin Valisi Atilla Toros, milletvekilleri, Somalili heyet ve gemi personelinin de bulunduğu Çağrı Bey gemisinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefon görüşmesi yaptı. Bakan Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefonda yaptığı konuşmasında, "Efendim, Çağrı Bey, malumunuz bizim en yeni sondaj gemilerimizden bir tanesi. 7. nesil ve kulesi 114 metre olduğu için Süveyş kanalından geçemiyor. Yani oradaki köprüyü geçemiyor. Malum bizim boğazlardan da geçemiyor. Dolayısıyla mecburen Cebelitarık, Güney Afrika Ümit Burnu, orayı seyretmek suretiyle yaklaşık 45- 50 gün içerisinde inşallah Mogadişu’ya varacak. Yani nisan ayının ilk haftasında biz inşallah oraya varmasını hedefliyoruz. Bu gemide 180 mürettebat var. Şimdi kaptanımız burada, bütün Mersin milletvekillerimiz, valimiz hep beraber burada gemiyi göndermek için son hazırlıklarımızı yapıyoruz. Bir de sizlerin hayır duasını alalım dedik. İnşallah bu Ramazan öncesi, Ramazan bereketiyle de gelir, inşallah Somali’den hayırlı haberleri size, milletimize ve Somali halkına vermiş oluruz" dedi Bakan Bayraktar, telefon görüşmesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, dünyanın en derin ikinci kuyunun kazılacağı bilgisini de aktardı. "İnşallah bu sondajlarla sadece ülkemizde değil, tüm dünyada artık Türkiye’nin bütün bu gemilerinin sesini duyacağız, duyuracağız" Bayraktar’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da gemidekilere hitap ederek, "Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın değerli mensupları ve Çağrı Bey Sondaj Gemimizin değerli mensupları; öncelikle bu yolculuğunuzun hayırlara vesile olmasını Allah’tan temenni ediyorum. Nisan ayına kadar sürecek olan uzun bir yolculuğunuz var ama bu yolculuk, gerçekten kutlu bir yolculuk olacak ve biz sizden, Somali’den inşallah güzel müjdeler bekliyoruz, güzel haberler bekliyoruz. Rabbim yar ve yardımcınız olsun. İnşallah bu sondajlarla sadece ülkemizde değil, tüm dünyada artık Türkiye’nin bütün bu gemilerinin sesini duyacağız, duyuracağız. Onun için ben bu kutlu yolculuğun hayırla vesile olmasını diliyorum ve sizlere tekrar Rabbimden muvaffakiyetler niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı.
Bakan Kacır: "Teknoloji ekosistemimizin küresel rekabet gücünü yükseltmeye devam edeceğiz"
15 Şubat 2026 Pazar - 18:41 Bakan Kacır: "Teknoloji ekosistemimizin küresel rekabet gücünü yükseltmeye devam edeceğiz" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Yenilikçi işlere imza atan, tüm sektörlerimizin gelişmesine hız kazandıran dijital şirketlerimizi desteklemeye; dijital teknoloji ekosistemimizin küresel rekabet gücünü yükseltmeye devam edeceğiz" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Dijital Teknolojiler İş Konseyi İstişare Toplantısı’na katıldı. Toplantı sonrası sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan Kacır, şu ifadeleri kullandı: "DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi ile bir araya geldik. Dijital altyapılardan yapay zeka uygulamalarına, inovasyonu destekleyici adımlardan regülasyonlara kadar pek çok konuyu ele aldık. Yenilikçi işlere imza atan, tüm sektörlerimizin gelişmesine hız kazandıran dijital şirketlerimizi desteklemeye, dijital teknoloji ekosistemimizin küresel rekabet gücünü yükseltmeye devam edeceğiz." Bakan Kacır dijital dönüşüm için 7 adımı paylaştı Girişim sermayesi fonlarının hacmini artırdıklarını kaydeden Bakan Kacır, bunların "TÜBİTAK BİGG, Teknoloji ve İnovasyon Fonu, Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Fonu, Kalkınma Ajansları Fonların Fonu programları, büyük şirketlerin ekosistem yatırımına yönelik düzenlemeler, hisseye dönüştürülebilir tahvil düzenlemesi" olduğunu belirtti. "Ulusal veri merkezi ve yapay zeka kapasitemizi büyütüyoruz" ifadesini kullanan Kacır, HIT-30 Veri Merkezi ve Yapay Zeka Çağrıları, TÜBİTAK ULAKBİM ARF Süperbilgisayarı, EuroHPC Süperbilgisayar ortaklıklarını örnek gösterdi. İşletmelerin dijital dönüşümünü hızlandırdıklarına vurgu yapan Bakan Kacır, buna örnek olarak da "Dijital Dönüşüm Teşvik Programı, KOSGEB-EBRD iş birliğiyle KOBİ Dijital Dönüşüm Programı, Rekabet Öncesi İşbirliği Programları"nı gösterdi. Yurt dışından yetenek transferini desteklediklerini belirten Kacır, "Türkiye Tech Visa, http://yetenektransferi.gov.tr"yi işaret etti. "Girişimciler için yeni hızlandırıcı merkezler kuruyoruz" diyen Bakan Kacır, Atatürk Havalimanı’ndaki Terminal İstanbul, GO Girişim Ofisleri’ni örnek gösterdi. "Gençlerimizin dijital yetkinlikler kazanmasını sağlıyoruz" diyen Kacır, "TEKNOFEST, DENEYAP Türkiye, Milli Teknoloji Akademisi Uzmanlık Eğitimleri, Sektör Kampüste Programı, Milli Teknoloji Atölyeleri, Milli Teknoloji Kulüpler Birliği"ni hatırlattı. "İşgücümüzün ve iş süreçlerinin dijital dönüşümünü destekliyoruz" diyen Bakan Kacır, buna da model fabrikalar ve Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri’ni örnek olarak gösterdi.
Dışişleri Bakanlığı: "İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da egemenliğini dayatmayı hedefleyen son kararını en güçlü biçimde kınıyoruz"
15 Şubat 2026 Pazar - 18:23 Dışişleri Bakanlığı: "İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da egemenliğini dayatmayı hedefleyen son kararını en güçlü biçimde kınıyoruz" Dışişleri Bakanlığı, "İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria’da egemenliğini dayatmayı ve yerleşim faaliyetlerini genişletmeyi hedefleyen son kararını en güçlü biçimde kınıyoruz" açıklamasını yaptı. Dışişleri Bakanlığı, İsrail hükümetinin Batı Şeria’da arazi tesciliyle alakalı aldığı kararı kınadı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria’da egemenliğini dayatmayı ve yerleşim faaliyetlerini genişletmeyi hedefleyen son kararını en güçlü biçimde kınıyoruz. Filistin halkını yurdundan zorla yerinden etmeyi ve İsrail’in yasa dışı ilhak adımlarını hızlandırmayı amaçlayan bu adım, uluslararası hukukun açık ihlalidir ve hükümsüzdür. İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliği bulunmamaktadır. Netanyahu hükümeti tarafından işgal altındaki Batı Şeria’da yoğunlaştırılan yayılmacı politikalar, bölgede devam eden barış çabalarını baltalamakta ve iki devletli çözüm perspektifine zarar vermektedir. Uluslararası toplumu İsrail’in fiili durum oluşturma girişimlerine karşı kararlı bir duruş sergilemeye çağırıyoruz. Türkiye, 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan, coğrafi bütünlüğe sahip, bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulmasına yönelik çabaları desteklemeyi sürdürecektir" denildi.
CHP Genel Başkanı Özel: "Egeliler hem kendi evlatlarına hem genel başkanlarına sahip çıktı"
15 Şubat 2026 Pazar - 17:31 CHP Genel Başkanı Özel: "Egeliler hem kendi evlatlarına hem genel başkanlarına sahip çıktı" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Muğla’da düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingine katıldı. Milas Atapark meydandaki vatandaşlara seslenen Özel, Muğla’da yerel seçimlerde elde edilen başarıya dikkat çekerek, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ile Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’u tebrik etti. Muğla’da 13 ilçenin 11’inin kazanıldığını hatırlatan Özel, "Egeliler hem kendi evlatlarına hem genel başkanlarına sahip çıktı" dedi. Merkezi bütçe üzerinden iktidarı eleştiren Özel, "Muğla 2025’te 68 milyar lira vergi ödedi. Muğla’ya ayrılan pay 5,7 milyar lira. Muğla’dan kepçeyle alıp çay kaşığıyla verdiler" ifadelerini kullandı. Tarım alanlarının daraldığını, çiftçilerin üretimden uzaklaştığını savunan Özel, ortalama çiftçi yaşının 58’e çıktığını belirterek, "Gençler köyde kalmak istemiyor. Bu tablo büyük bir tehlikedir" dedi. Muğla’da yüksek kira sorunu olduğunu söyleyen Özel, ortalama kiraların 30 bin liraya ulaştığını ifade etti. CHP’nin programında kiralık sosyal konut modelinin yer aldığını kaydeden Özel, "İktidarımızda gelire göre kira dönemi başlayacak. Çok kazanan çok, az kazanan az ödeyecek" dedi. Cumhuriyet tarihinde verilen maden ruhsatları ile son 20 yıldaki ruhsat sayılarını karşılaştıran Özel, "80 yılda bin 186 ruhsat verildi. Son 20 yılda 386 bin ruhsat verildi. Muğla’nın yüzde 60’ı maden ruhsat alanı" ifadelerini kullandı. Erken seçim çağrısı Konuşmasının sonunda erken seçim çağrısını yineleyen Özel, "Erdoğan’dan zam değil, seçim sandığını istiyoruz" dedi. 19 Mart’tan bu yana meydanlarda olduklarını belirten Özel, "Yolun üçte birini yürüdük. Bu iktidarı değiştireceğiz" ifadelerini kullandı. Özel, "Hakkımızı kimse vermeyecek, kendimiz alacağız" sözleriyle konuşmasını tamamladı.
AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir: "İstanbul tüm Türkiye’yi şahlandıracak bir sorumluluğa sahip"
15 Şubat 2026 Pazar - 16:44 AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir: "İstanbul tüm Türkiye’yi şahlandıracak bir sorumluluğa sahip" AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Mahalle Başkanları İstişare ve Değerlendirme kampı, yoğun katılımla gerçekleştirildi. AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Bizim Cumhurbaşkanımıza bir İstanbul borcumuz var. İstanbul’un yükselişi Türkiye’nin yükselişidir. İstanbul sadece kendisini değil, tüm Türkiye’yi de şahlandıracak bir sorumluluğa sahip" dedi. "Her Mahallesiyle, Her Hikâyesiyle İstanbul" teması ve "İstanbul’da Bir Olmak" sloganıyla AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Mahalle Başkanları İstişare ve Değerlendirme Kampı, 13-15 Şubat 2026 tarihleri arasında yoğun katılım ve güçlü bir teşkilat ruhuyla Ankara Kızılcahamam’da gerçekleştirildi. Üç gün süren programda; mahalle teşkilatlarının sahadaki performansı, koordinasyon mekanizmaları ve önümüzdeki döneme ilişkin stratejik yol haritası kapsamlı şekilde ele alındı. Programın ilk gününde, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan bir sunum gerçekleştirdi. Ardından düzenlenen "Teşkilat Zirvesi - Kuruluştan Geleceğe" oturumunda, AK Parti teşkilat yapısının dünden bugüne geçirdiği dönüşüm ve geleceğe dair vizyon başlıkları istişare edildi. Zirvenin moderatörlüğünü AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş üstlenirken; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı, Amasya Milletvekili Haluk İpek, Ekrem Erdem, Mustafa Ataş, İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu ve İstanbul Milletvekili Erkan Kandemir tecrübelerini paylaştı. "Biz Türkiye’nin vicdanıyız" Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, "Biz sadece iktidar değiliz. Biz bu siyasi hareketin, bu partinin ve Türkiye’nin vicdanıyız. Bizim için bu bir parolaya dönüştü" dedi. Kamp programının önemine değinen Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş, "Toplantımızın hayırlara vesile olmasını, bu kamp programının da önemli bir dönemin başlangıcı olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum" diye konuştu. "İstanbul’un yükselişi Türkiye’nin yükselişidir" Programın ikinci günü, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir’in mahalle başkanlarına hitabıyla başladı. Ekonomik iyileşmenin de hissedilebilir bir şekilde yaşanmasıyla yıl sonu itibarıyla, 2027’ye girerken AK Parti dikiz aynasına baktığında arkasında kimseyi görmeyecek duruma geleceğini söyleyen Özdemir, şöyle konuştu: "Bir yıllık süreçte her türlü sıkıntıya, zorluğa rağmen toplumumuzla bağımızı daha da kuvvetlendirdik. Anketlerimizde, İstanbul’da şu anda önemli bir ilerlemenin var olduğunu ifade etmek istiyorum. Kazandığımız 2023 seçimine göre dahi daha iyi bir noktadayız. Belediye Başkanlıklarımızda, ilçe belediyelerimizde 6 puan Nisan ayına göre daha yukarıdayız. Büyükşehirde de Nisan ayına göre daha ileri noktadayız. Bunları düzenli aralıkta ölçerek, ipi göğüsleyeceğimiz güne kadar bu yolculuğu devam ettireceğiz. Hepimiz biliyoruz, mermeri delen suyun sertliği değil sürekliliğidir. Gayretle, aşkla ve şevkle çalışacağız, bizim Cumhurbaşkanımıza bir İstanbul borcumuz var. İstanbul’un yükselişi Türkiye’nin yükselişidir. İstanbul aynı zamanda sadece kendisini değil, tüm Türkiye’yi de şahlandıracak bir sorumluluğa sahip. Bu sorumluluk bilinciyle hep birlikte kendi evlatlarımızı, kendi torunlarımızı gözümüzün önüne getirerek onların daha güzel bir geleceğe sahip olması için, onların bizim çektiğimiz sıkıntıları çekmemesi için, onların üniversite kapılarında özgürlük mücadelesi çekmemesi için çalışacağız." "Tayyip Erdoğan zamanında yaşayanlar diye bir kavram olacak" İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan’ın gerçekleştirdiği söyleşide, gençlik çalışmaları ve sivil toplum perspektifi üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Mahalle Başkanlarından gelen soruları da cevaplandıran Bilal Erdoğan, "Dünya lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın evladı olarak bu duygu nasıl bir şeydir?" sorusuna, "Çok güzel bir duygu. Sadece oğlu olarak değil, gerçekten Türkiye’yi izleyen birisi olarak da kendimi çok şanslı hissediyorum. Neden? Gerçekten Tayyip Erdoğan zamanında yaşayanlar diye bir kavram olacak. Tayyip Erdoğan’dan sonra anlatacaklar, herkes böyle ağzını açıp dinleyecek. ‘Vay be siz gördünüz mü? Gerçekten siz onun teşkilatında mıydınız?’ diyecekler. ‘Hiç elini tuttun mu?’ diyecekler. Gerçekten Tayyip Erdoğan tarihimiz açısından öyle biri. Ben inanın bunları söylerken babamı anlattığımı düşünerek söylemiyorum. Gerçekten ben bir tarihi figürü anlatan bir siyaset bilimci, iktisatçı, ekonomist, akademisyen gibi hissediyorum kendimi. Çok şanslıyız. O anlamda ben oğlu olduğum için, daha çok gördüğüm ve zaman geçirdiğim için de kendimi gerçekten çok şanslı hissediyorum" dedi.
Bakan Tekin: "6 Şubat’ta depremde yıkılan yaklaşık 9 bin 700 derslik yerine 15 bin derslik eğitim ve öğretime kazandırıldı"
15 Şubat 2026 Pazar - 14:26 Bakan Tekin: "6 Şubat’ta depremde yıkılan yaklaşık 9 bin 700 derslik yerine 15 bin derslik eğitim ve öğretime kazandırıldı" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "6 Şubat depremlerinde, 11 ilde yıkılan yaklaşık 9 bin 700 derslik yerine şu anda 15 bin civarında derslik eğitim ve öğretime kazandırıldı. Eylül ayına kadar bu sayı 25 bine çıkacak" dedi. Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası’nın (Türk Eğitim-Sen) 8. Olağan Genel Kurulu Ankara bir otelde gerçekleştirildi. Genel Kurulda konuşan Milli Eğitim Bakanı Tekin, şu ifadelere yer verdi: "Başta ana dilimiz olmak üzere milli kültürümüzün çok önemli olduğunu biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak biliyoruz ve bunun için mücadele ediyoruz. Çocuklarımız Türkçeyi hayatının merkezine alması lazım ve temel eğitimde Türkçe, ortaöğretimde Türk Dili ve Edebiyatı derslerinde 4 temel beceri üzerinden ölçen ve 70 ile geçilen bir hale getirdik. Bu bizim için önemli. Çocuklarımızın hem milli kültürü içselleştirmesi açısından hem de akademik başarılarının güçlenmesi açısından ana dilimize vakıf olarak yetişmeleri bizim politikalarımızın merkezindedir." "6 Şubat’ta yıkılan yaklaşık 9 bin 700 derslik yerine 15 bin derslik eğitim ve öğretime kazandırıldı" Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’te yaşanan depremlerin ardından eğitim öğretime kazandırılan dersliklere ilişkin bilgi veren Bakan Tekin, "6 Şubat’ta deprem bölgesinde toplam 11 ilde yıkılan yaklaşık 9 bin 700 derslik yerine şu anda 15 bin civarında derslik eğitim ve öğretime kazandırıldı. Eylül ayına kadar bu sayı 25 bine çıkacak. Yıkılan 9 bin derslik yerine 25 bin derslik yapmışız. Bunu nasıl eleştiriyorlar? Ben onu da anlamıyorum. Bakın bir örnek vereyim size, 24 Ocak 2020 Elazığ depreminde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi, bizde birer okul yapalım demişler. 6 yıl önce bu taahhütte bulunmuşlar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi 24 derslikli Gazi Meslek Lisesi yapacağım demiş. Ne zaman yaptı? Bu yıl ocak ayında teslim etti yani 6 yıl sonra. İzmir Büyükşehir Belediyesi 6 yıl sonra 32 derslikli Atatürk Lisesi’nin sadece ihalesini yaptı. Sonra da oturuyorlar 25 bin derslik yaptık bunu eleştiriyorlar. İnsan da biraz utanma olur, ahlak olur" açıklamalarında bulundu. "Türk Eğitim-Sen, milletimizin vicdanında kök salan bir teşkilattır" Türk Eğitim-Sen’in eğitim çalışanının derdini milli bir mesele olarak gördüğünü belirten Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, "Türk milletinin söz konusu olduğu her durum ve koşulda, yönünü Türk milletinden yana belirleyen Türk Eğitim-Sen, milletimizin vicdanında kök salan bir teşkilattır. Bu teşkilat; ilkelerini rüzgara göre değiştirenlerin değil, istikametini değerlerine göre belirleyenlerin sendikasıdır. Bizim duruşumuz, günü kurtaran hesapların değil; hak, adalet, liyakat ve haysiyet çizgisinin timsalidir. Eğitim çalışanının alın terini korumayı, yalnız bir sendikal görev değil, millete karşı bir sorumluluk sayarız. Çünkü biliyoruz ki, eğitim güçlenirse Türkiye güçlenir, eğitim çalışanı huzur bulursa gelecek aydınlanır. Türk Eğitim-Sen; eğitim çalışanının derdini gündelik bir şikayet sananlara karşı, o derdi milli bir mesele olarak görenlerin teşkilatıdır. Çünkü eğitim meselesi, gelecek meselesidir, devletin beka meselesidir. Biz bu yüzden, her şart altında eğitim çalışanın yanında durmayı bir tercih değil, bir ahlak meselesi sayarız" diye konuştu. "Türk Eğitim-Sen yalnızca bir sendika değil; bir iradenin adıdır" Türk Eğitim-Sen’in sendikal istikametinden taviz vermeden mücadelesini sürdüreceğini vurgulayan Geylan, "Türk Eğitim-Sen bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ilkeli, kararlı ve ahlaklı sendikal istikametinden zerre-i miktar taviz vermeden mücadelesini sürdürecektir. Türk Eğitim-Sen yalnızca bir sendika değil; bir iradenin adıdır. Bu irade; öğretmenin hakkını savunan, akademisyenin emeğini koruyan, idari personelin sesini duyan, tüm eğitim çalışanlarının alın terini sahiplenen iradedir. Bu irade; hukuku, adaleti, liyakati ve hakkaniyeti esas alan iradedir" şeklinde konuştu.
CHP Genel Başkanı Özel’in mitingi öncesi CHP Milas İlçe Başkanı Kılbey istifa etti
15 Şubat 2026 Pazar - 13:42 CHP Genel Başkanı Özel’in mitingi öncesi CHP Milas İlçe Başkanı Kılbey istifa etti Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in Muğla’nın Milas ilçesinde bugün saat 14.00’te gerçekleştireceği miting öncesi, bahçesindeki zeytin ağaçlarını kestirdiği iddia edilen CHP Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey istifa etti. Milas ilçesine bağlı Menteş Mahallesi’nde, CHP Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey’in iddiaya göre bahçesindeki zeytin ağaçlarını kestirdiği gündeme gelmişti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Milas’ta bugün yapılacak olan mitingi öncesi CHP Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey görevinden istifa etti. CHP Milas İlçe Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, "Partimizin vizyonu ve yereldeki güçlü duruşu, şahsi görüşlerin her zaman üzerinde yer alan sarsılmaz bir bütündür. Bu doğrultuda Milas İlçe Başkanımız, son dönemde yaşanan gelişmeler ışığında; Genel Başkanımızın liderliğindeki kararlı yürüyüşümüze ve örgütümüzün disiplinli duruşuna herhangi bir zarar gelmesini önlemek amacıyla görevinden istifa etmiştir. Yeni yönetim süreciyle ilgili bilgilendirmeler en kısa sürede kamuoyu ile paylaşılacaktır" denildi. "Hangi yüzle ağaç sevgisinden bahsedeceksiniz?" İstifanın yeterli olmadığını, mitingin iptal edilmesini gerektiğini kaydeden AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör ise istifa haberi sonrası şu ifadelere yer verdi: "CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün Milas’ta ’Zeytin Mitingi’ yapmak üzere Milas ilçemize gelmektedir. Ancak Özel’in bilmesi gereken çok acı bir gerçek vardır. Savunmaya geldiği zeytinlerin katili, bizzat kendi ilçe başkanıdır. Özel bu mitingi derhal iptal etmelidir. Daha birkaç gün önce Akbelen üzerinden çevrecilik şovu yapan CHP Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey’in, Menteş Mahallesi’ndeki zeytinleri nasıl acımasızca kestirdiği tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmıştır. Skandalın patlak vermesiyle istifa etmek zorunda kalan İlçe Başkanı, zeytinliğinde inşaat rantı oluşturabilmek için CHP’li Milas Belediyesi’nin Ruhsat ve Denetim Müdürü olan damadı Cenk Soydan ile el ele vermiştir. Özgür Özel’e soruyoruz. Hangi yüzle kürsüye çıkacaksınız? İlçe başkanınızın damadıyla kurduğu ’ruhsatlı zeytin kıyımı’ şebekesi belgeleriyle ortadayken, Milaslılara hangi yüzle ağaç sevgisinden bahsedeceksiniz? Özel, yanınıza alıp halkı selamlayacağınız ilçe başkanınız nerede? Kendi bahçesindeki zeytini ranta kurban eden bir ismi kürsüye çıkaramayacak olmanın utancı, bu mitingin neden derhal iptal edilmesi gerektiğinin en açık kanıtıdır. Hülleli satışa cevabınız nedir? Kendi başkanınızın, sorumluluktan kaçmak için el yazısıyla alelacele damadına yaptığı ’hülleli’ satışı ve noterden verdiği inşaat yetkilerini miting meydanında anlatacak mısınız? İstifa yetmez, iptal gerek. Suçüstü yakalanan ilçe başkanınızın istifası, bu organize samimiyetsizliği örtmeye yetmez. Bu miting artık bir hak arama değil, Milas halkının aklıyla alay etme mitingidir. Eski ilçe başkanınızın basına verdiği demeçte ’zeytinleri kestik’ itirafı, partinizin gerçek yüzünün bir yansımasıdır. Kendi bahçesindeki asırlık ağacı ranta kurban eden bir zihniyetin, Akbelen’de enerji bağımsızlığımıza karşı durması tam bir ikiyüzlülüktür. AK Parti Muğla İl Başkanlığı olarak Özgür Özel’e çağrımız nettir: Bu utanç tablosuyla yüzleşin. Elleri zeytin karasına bulanmış bir teşkilatla bu meydanda duramazsınız. Bu mitingi derhal iptal edin ve kendi ilçe başkanınız ile belediye kadrolarınızın gerçekleştirdiği bu doğa katliamı için Milas halkından özür dileyin. Milas halkı, kendi damatlarına ruhsat, kendi zeytinliklerine dozer gönderenlerin sahte çevreciliğini yutmayacaktır."
Bakan Bayraktar: "Hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak"
15 Şubat 2026 Pazar - 12:20 Bakan Bayraktar: "Hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin, enerjide çok büyük bir iddia ortaya koyduğunu, çok büyük bir hedefle yola çıktığını belirterek, "Bizim hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak, dışa bağımlılıktan kurtarabilmek. Bunun her alana yansıması olacak. Ekonomiye çok büyük bir yansıması olacak. Çünkü Türkiye her yıl 60 ila 70 milyar dolar enerji ithalatına para ödüyor" dedi. Bakan Bayraktar, Taşucu Limanı’ndan Somali’ye gidecek 7. nesil ultra derin deniz sondaj gemisi ‘Çağrı Bey’ için düzenlenecek uğurlama törenine katılmak üzere Mersin’e geldi. Mersin programına valilik ziyareti ile başlayan Bakan Bayraktar, Valilik Şeref Defterini imzalayıp Vali Atilla Toros ile bir süre görüştükten sonra AK Parti Mersin İl Başkanlığına geçti. Burada partilileriyle bir araya gelen Bakan Bayraktar yaptığı konuşmasında, Mersin’in, Türkiye’nin en önemli şehirlerinden bir tanesi olduğunu belirterek, "Çünkü her yönüyle büyük bir potansiyele sahip. Tarım deseniz öyle, sanayi deseniz öyle, lojistikte Türkiye’nin ekonomisine can veren şehirlerden bir tanesi. Limanıyla, diğer unsurlarıyla. Enerjisiyle inşallah dediğim gibi hem Türkiye’de hem dünyada artık adı duyulacak bir şehir haline geliyor. Dolayısıyla bu anlamda bizim ülkemiz için göz bebeği şehirlerimizden, büyüyen ve çok daha büyük bir büyüme potansiyeli olan şehirlerimizden bir tanesi" diye konuştu. Mersin’in, bu büyümenin getirdiği belli zorluklarla da karşı karşıya olduğunu söyleyen Bayraktar, "Yani nüfusumuz artıyor, ihtiyaçlarımız artıyor, özellikle altyapı ihtiyacımız, enerji altyapısındaki ihtiyaçlarımız artıyor. Bu anlamda da biz bu ihtiyaçların karşılanması için, sabah buraya ilk geldiğimiz dakikadan itibaren İl Başkanımız, il yönetimindeki arkadaşlarımız, vekillerimiz, zaten onlarla her zaman Ankara’da da burada da bir aradayız. Onlar şehrin sorunlarını, beklentilerini bizlere ifade ediyorlar. Biz de şehrimizdeki bu sorunları, sıkıntıları nasıl giderebiliriz, nasıl çözümler üretebiliriz onlarla ilgili özellikle bu sabahtan itibaren istişarelerimizi tekrar yaptık. Verimli toplantılar yaptığımızı düşünüyorum. İnşallah bunların neticelerini sizler de hissedeceksiniz" ifadelerini kullandı. Yapılan bu işlerin, elektrik ve doğal gaz gibi aslında temel evrensel hizmetler olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, "Yani bunlarsız hayat, elektriksiz bir hayatı düşünmek mümkün değil. Tabii biz bir taraftan da bu hizmetleri sunarken, bunun arkasında neler yaptığımızı, yani enerjide Türkiye’nin hedeflerini, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonunda enerjideki hedeflerimizi de böyle özellikle dava ve yol arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde kısaca ifade ediyoruz" şeklinde konuştu. "Hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak" Türkiye’nin enerjide çok büyük bir iddia ortaya koyduğunu, çok büyük bir hedefle yola çıktığını belirten Bakan Bayraktar, şöyle devam etti: "Bizim hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak, dışa bağımlılıktan kurtarabilmek. Bunun her alana yansıması olacak. Ekonomiye çok büyük bir yansıması olacak. Çünkü Türkiye her yıl 60 ila 70 milyar dolar enerji ithalatına para ödüyor. Diyebilirsiniz ki ’yapmayalım.’ Ama yapmadan da bu sefer işte ihtiyacımız olan enerjiyi karşılama şansımız yok. Ve elektrik ihtiyacı özellikle başta büyük bir hızla artıyor. Şimdi Mersin’in altyapısıyla ilgili bu sabah yaptığımız toplantıda, temel öne çıkan şeylerden birisi, özellikle kırsaldaki ihtiyaçlar. Evet şebeke eskiyor, 30 yıllık 40 yıllık şebekemiz yaşlanıyor ama başka bir şey daha var. Kırsalda eskiden sadece belki aydınlatma amaçlı kullandığımız elektrik, bugün artık her beyaz eşyanın olduğu, klimaların olduğu, yakında elektrikli araçların olduğu bir ihtiyaç sürecine doğru gitmiş. Dolayısıyla bu talep artmış. Bu artan talebin önümüzdeki süreçte daha da artacağını öngörüyoruz. Onun için bizim enerji ithalatımız artabilir." "Ne yapıyoruz bunun için" diyerek konuşmasını sürdüren Bakan Bayraktar, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye denizlerinde ve karalarında doğal gaz arıyor, petrol arıyor. Yurt içinde arıyor, yurt dışında arıyor. İnşallah bugün öğleden sonra çok özel bir törene Taşucu’nda şahitlik yapacağız. Dolayısıyla petrolünü, doğal gazını arayan, üreten, Gabar’da Türkiye’nin en kaliteli petrolünü üreten, Karadeniz’in derinliklerinden kendi doğal gazını çıkarıp 4 milyon haneye sunan bir Türkiye haline geldi ülkemiz. Çok kısa bir süre içerisinde. İnşallah daha da üretimimiz artacak ve bu alandaki dışa bağımlılığımızı günden güne azaltacağız. İşte yenilenebilir enerji yapıyoruz, diğer santrallerimiz inşallah Akkuyu, biraz önce ifade ettiğim gibi Türkiye’nin elektrik ihtiyacını tek başına yüzde 10’nu karşılayacak. Mersin’le ilgili raporlara bakıyordum; Mersin şu anda net ithalatçı bir şehrimiz. Yani ürettiği elektrikten daha çoğunu tüketiyor. Ama Allah’ın izniyle Akkuyu devreye girdiği gün itibarıyla Mersin, elektrik ihracatçısı bir şehrimiz haline geliyor. Yani Türkiye’nin enerjisine enerji katacak. İnşallah ekonomisine güç kattığı gibi bu alanda da gerçekten örnek önemli illerimizden biri haline gelecek. Ve bunun etrafında da tabii inşallah sanayi, özellikle üretim, istihdam bu anlamda da gençlerimize çok farklı iş kapıları da burada açılmış olacak. Hakikaten uluslararası evsafta bir şehir, daha da o özelliğine sahip olacak." "Türkiye bu enerjideki dışa bağımlılığı kırdığı anda, bölgesinde ve dünyada sözü geçen bir ülke haline gelecek" Bu anlamda yapılan çalışmaların hem Mersin’e hem Türkiye’ye faydalı hizmetler olması temennisinde bulunan Bayraktar, "Bu anlamda biz gece gündüz demeden, yorulmadan, durmadan mücadeleye devam edeceğiz. Ve şuna inanıyorum; Türkiye bu enerjideki dışa bağımlılığı kırdığı anda, işte o zaman Türkiye hakikaten çok daha güçlü bir ekonomiye sahip, çok daha bölgesinde ve dünyada sözü geçen bir ülke haline gelecek. Biz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir ısrarla, inatla, güçlü bir kararlılıkla onun liderliğinde bu hedefe erişeceğimize yürekten inanıyorum" dedi.
Bakan Bayraktar: "Hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak"
15 Şubat 2026 Pazar - 12:14 Bakan Bayraktar: "Hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin, enerjide çok büyük bir iddia ortaya koyduğunu, çok büyük bir hedefle yola çıktığını belirterek, "Bizim hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak, dışa bağımlılıktan kurtarabilmek. Bunun her alana yansıması olacak. Ekonomiye çok büyük bir yansıması olacak. Çünkü Türkiye her yıl 60 ila 70 milyar dolar enerji ithalatına para ödüyor" dedi. Bakan Bayraktar, Taşucu Limanı’ndan Somali’ye gidecek 7. nesil ultra derin deniz sondaj gemisi ‘Çağrı Bey’ için düzenlenecek uğurlama törenine katılmak üzere Mersin’e geldi. Mersin programına valilik ziyareti ile başlayan Bakan Bayraktar, Valilik Şeref Defterini imzalayıp Vali Atilla Toros ile bir süre görüştükten sonra AK Parti Mersin İl Başkanlığına geçti. Burada partilileriyle bir araya gelen Bakan Bayraktar, yaptığı konuşmasında, Mersin’in, Türkiye’nin en önemli şehirlerinden bir tanesi olduğunu belirterek, "Çünkü her yönüyle büyük bir potansiyele sahip. Tarım deseniz öyle, sanayi deseniz öyle, lojistikte Türkiye’nin ekonomisine can veren şehirlerden bir tanesi. Limanıyla, diğer unsurlarıyla. Enerjisiyle inşallah dediğim gibi hem Türkiye’de, hem dünyada artık adı duyulacak bir şehir haline geliyor. Dolayısıyla bu anlamda bizim ülkemiz için göz bebeği şehirlerimizden, büyüyen ve çok daha büyük bir büyüme potansiyeli olan şehirlerimizden bir tanesi" diye konuştu. Mersin’in, bu büyümenin getirdiği belli zorluklarla da karşı karşıya olduğunu söyleyen Bayraktar, "Yani nüfusumuz artıyor, ihtiyaçlarımız artıyor, özellikle altyapı ihtiyacımız, enerji altyapısındaki ihtiyaçlarımız artıyor. Bu anlamda da biz bu ihtiyaçların karşılanması için, sabah buraya ilk geldiğimiz dakikadan itibaren İl Başkanımız, il yönetimindeki arkadaşlarımız, vekillerimiz, zaten onlarla her zaman Ankara’da da burada da bir aradayız. Onlar şehrin sorunlarını, beklentilerini bizlere ifade ediyorlar. Biz de şehrimizdeki bu sorunları, sıkıntıları nasıl giderebiliriz, nasıl çözümler üretebiliriz onlarla ilgili özellikle bu sabahtan itibaren istişarelerimizi tekrar yaptık. Verimli toplantılar yaptığımızı düşünüyorum. İnşallah bunların neticelerini sizler de hissedeceksiniz" ifadelerini kullandı. Yapılan bu işlerin, elektrik ve doğalgaz gibi aslında temel evrensel hizmetler olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, "Yani bunlarsız hayat, elektriksiz bir hayatı düşünmek mümkün değil. Tabii biz bir taraftan da bu hizmetleri sunarken, bunun arkasında neler yaptığımızı, yani enerjide Türkiye’nin hedeflerini, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonunda enerjideki hedeflerimizi de böyle özellikle dava ve yol arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde kısaca ifade ediyoruz" şeklinde konuştu. "Hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak" Türkiye’nin, enerjide çok büyük bir iddia ortaya koyduğunu, çok büyük bir hedefle yola çıktığını belirten Bakan Bayraktar, şöyle devam etti; "Bizim hedefimiz Türkiye’yi enerjide bağımsız kılmak, dışa bağımlılıktan kurtarabilmek. Bunun her alana yansıması olacak. Ekonomiye çok büyük bir yansıması olacak. Çünkü Türkiye her yıl 60 ila 70 milyar dolar enerji ithalatına para ödüyor. Diyebilirsiniz ki ’yapmayalım’. Ama yapmadan da bu sefer işte ihtiyacımız olan enerjiyi karşılama şansımız yok. Ve elektrik ihtiyacı özellikle başta büyük bir hızla artıyor. Şimdi Mersin’in altyapısıyla ilgili bu sabah yaptığımız toplantıda, temel öne çıkan şeylerden birisi, özellikle kırsaldaki ihtiyaçlar. Evet şebeke eskiyor, 30 yıllık 40 yıllık şebekemiz yaşlanıyor ama başka bir şey daha var. Kırsalda eskiden sadece belki aydınlatma amaçlı kullandığımız elektrik, bugün artık her beyaz eşyanın olduğu, klimaların olduğu, yakında elektrikli araçların olduğu bir ihtiyaç sürecine doğru gitmiş. Dolayısıyla bu talep artmış. Bu artan talebin önümüzdeki süreçte daha da artacağını öngörüyoruz. Onun için bizim enerji ithalatımız artabilir." "Ne yapıyoruz bunun için?" diyerek konuşmasını sürdüren Bakan Bayraktar, şu ifadeleri kullandı; "Türkiye denizlerinde ve karalarında doğalgaz arıyor, petrol arıyor. Yurt içinde arıyor, yurt dışında arıyor. İnşallah bugün öğleden sonra çok özel bir törene Taşucu’nda şahitlik yapacağız. Dolayısıyla petrolünü, doğalgazını arayan, üreten, Gabar’da Türkiye’nin en kaliteli petrolünü üreten, Karadeniz’in derinliklerinden kendi doğalgazını çıkarıp 4 milyon haneye sunan bir Türkiye haline geldi ülkemiz. Çok kısa bir süre içerisinde. İnşallah daha da üretimimiz artacak ve bu alandaki dışa bağımlılığımızı günden güne azaltacağız. İşte yenilenebilir enerji yapıyoruz, diğer santrallerimiz inşallah Akkuyu, biraz önce ifade ettiğim gibi Türkiye’nin elektrik ihtiyacını tek başına yüzde 10’nu karşılayacak. Mersin’le ilgili raporlara bakıyordum; Mersin şu anda net ithalatçı bir şehrimiz. Yani ürettiği elektrikten daha çoğunu tüketiyor. Ama Allah’ın izniyle Akkuyu devreye girdiği gün itibariyle Mersin, elektrik ihracatçısı bir şehrimiz haline geliyor. Yani Türkiye’nin enerjisine enerji katacak. İnşallah ekonomisine güç kattığı gibi bu alanda da gerçekten örnek önemli illerimizden biri haline gelecek. Ve bunun etrafında da tabii inşallah sanayi, özellikle üretim, istihdam bu anlamda da gençlerimize çok farklı iş kapıları da burada açılmış olacak. Hakikaten uluslararası evsafta bir şehir, daha da o özelliğine sahip olacak." "Türkiye bu enerjideki dışa bağımlılığı kırdığı anda, bölgesinde ve dünyada sözü geçen bir ülke haline gelecek" Bu anlamda yapılan çalışmaların hem Mersin’e hem Türkiye’ye faydalı hizmetler olması temennisinde bulunan Bayraktar, "Bu anlamda biz gece gündüz demeden, yorulmadan, durmadan mücadeleye devam edeceğiz. Ve şuna inanıyorum; Türkiye bu enerjideki dışa bağımlılığı kırdığı anda, işte o zaman Türkiye hakikaten çok daha güçlü bir ekonomiye sahip, çok daha bölgesinde ve dünyada sözü geçen bir ülke haline gelecek. Biz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir ısrarla, inatla, güçlü bir kararlılıkla onun liderliğinde bu hedefe erişeceğimize yürekten inanıyorum" dedi.