POLİTİKA
Bakan Tekin: "Her bir öğrencimizi geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:11:15 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu 29. Dönem Genel Kurulu’na katıldı. Bakan Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı olarak her bir öğrencimizi eşit fırsatlar temelinde, kaliteli ve erişilebilir eğitim imkanlarıyla geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu 29. Dönem Genel Kurulu’na katıldı. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi yerleşkesinde bulunan 100. Yıl Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı Öcal Oğuz, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi rektör yardımcısı Fulya Bayraktar, UNESCO genel kurul üyeleri ile çok sayıda öğretim görevlisi katıldı. Milli Eğitim Bakanı Tekin, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu 29. Dönem Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin UNESCO ile uzun yıllara dayanan iş birliğine ve eğitimin barışın tesisi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Bakan Tekin, UNESCO’nun İkinci Dünya Savaşı sonrası "eğitim, bilim ve kültür yoluyla kalıcı barış" hedefiyle kurulduğunu hatırlatarak, Türkiye’nin 1949 yılından bu yana bu yapının aktif bir üyesi olduğunu vurguladı. Milli Komisyonun kamu kurumları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren yapısıyla Türkiye’nin UNESCO ile ilişkilerinde önemli bir köprü görevi üstlendiğini ifade etti. Tekin, Türkiye’nin UNESCO Yürütme Kurulu’na üst üste üçüncü kez seçilmesinin uluslararası güvenin göstergesi olduğunu belirterek, 15 Aralık’ın "Dünya Türk Dili Ailesi Günü" olarak ilan edilmesinin de Türk dili açısından önemli bir kazanım olduğunu söyledi. "Her bir öğrencimizi geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" Bugünün UNESCO çatısı altında yalnızca sembolik bir ilan olarak kalmaması, somut faaliyetlerle desteklenmesi ve uluslararası alanda daha güçlü bir görünüm kazanması amacıyla çalışmalar başlattıklarını belirten Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı olarak 2023 yılı Haziran ayından itibaren Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı derslerine ilişkin yaptığımız düzenlemelerle, öğrencilerimizin kendilerini daha iyi ifade edebilmelerini hedefledik. Ayrıca Türk Devletleri Teşkilatı kapsamında yürüttüğümüz çalışmalarla bu sürece katkı sağlamaya gayret ediyoruz. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın hayata geçirilmesinde UNESCO aracılığıyla nitelikli eğitime yapılan vurgu son derece önemlidir. Bu kapsamda, Milli Eğitim Bakanlığı olarak her bir öğrencimizi eşit fırsatlar temelinde, kaliteli ve erişilebilir eğitim imkanlarıyla geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerinde bulundu. "Çok sayıda programa UNESCO ile birlikte katkı sunuyoruz" UNESCO ile öğrencilerin buluşturulmasının her daim hedeflendiğini ifade eden Tekin, "UNESCO bünyesinde çok sayıda programa katkı sunuyoruz. Üniversitelerde ve okullarda oluşturulan UNESCO kulüpleri, staj ve lisansüstü burs programları ile UNESCO kürsüleri aracılığıyla eğitimin her kademesindeki öğrencilerin UNESCO’nun öncelikli alanlarıyla buluşturulması sağlanmaktadır. Ayrıca UNESCO Öğrenen Şehirler Programı kapsamında toplumun tüm kesimlerinin bu süreçlere dahil edilmesi, nitelikli eğitim konusunda güçlü bir farkındalık oluşturulmasına katkı sağlamaktadır" dedi. Eğitim alanındaki çalışmalara da değinen Bakan, nitelikli ve erişilebilir eğitim hedefi doğrultusunda yürütülen projelerin sürdüğünü, UNESCO programlarıyla iş birliğinin artırıldığını kaydetti. Ayrıca "Türk dünyası tur rehberi" projesinin tamamlandığını ve eylül ayında öğrencilerin kullanımına sunulacağını açıkladı.
TİHEK’ten İsrail’in Gazze’ye yönelik kara harekatı başlatması hakkında basın açıklaması
16 Eylül 2025 Salı - 20:04 TİHEK’ten İsrail’in Gazze’ye yönelik kara harekatı başlatması hakkında basın açıklaması Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), İsrail’in Gazze’ye yönelik kara harekatı başlatması hakkında basın açıklaması yaptı. TİHEK yaptığı basın açıklamasında, "İsrail, kurulduğu günden bu yana Filistin topraklarında sistematik işgal, etnik temizlik ve şiddet politikaları yürütmektedir. 7 Ekim 2023’ten itibaren devam eden saldırılar kapsamında Gazze’nin tamamını işgal etmeyi hedefleyen yeni bir kara harekâtı başlatılmıştır. Gelinen noktada tanklar şehir merkezine girerek sivilleri hedef almakta ve temel yaşam alanlarını yoğun bombardımanlar ile yok etmektedir. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz’ın ’Gazze yanıyor’ paylaşımı, daha önce Netanyahu, Gallant ve birçok İsrailli yetkilinin ifadeleri ile ortaya koyduğu gibi yaşanan soykırımın İsrail’in bilinçli bir şekilde uyguladığı bir devlet politikası olduğunu bir kez daha teyit etmektedir" ifadelerini kullandı. 64 binden fazla Filistinlinin İsrail tarafından öldürüldüğü vurgulanan açıklamada, "Çocuk, kadın, yaşlı gözetilmeksizin masum sivillerin katledilmesi; hastane, okul, ibadethane, Birleşmiş Milletler (BM) tesisleri ve sığınma alanlarının bombalanması, sağlık personelinin, gazetecilerin ve yardım çalışanlarının kasıtlı olarak hedef alınması Gazze’deki temel insan haklarının fiilen yok edildiğini ortaya koymaktadır. 7 Ekim 2023 tarihinden günümüze kadar, 64 binden fazla Filistinli İsrail tarafından öldürülmüş, 164 binden fazlası yaralanmıştır. Bu tablo, İsrail’in tüm Filistin halkını hedef aldığını ve bölgeyi soykırım yoluyla işgal etmeyi amaçladığını göstermektedir. İsrail’in yürüttüğü bu soykırım, Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi kararlarıyla ortaya konulmuş, uluslararası hukukçuların, akademisyenlerin, BM raportörlerinin ve uluslararası insan hakları kuruluşlarının hazırladığı raporlar da bu durumu belgelemiştir" denildi. İsrail’e silah, teçhizat ve teknolojik donanım transferinin derhal durdurulması gerektiği vurgulanan açıklamada, "BM Filistin Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu’nun hazırladığı ve BM İnsan Hakları Konseyinin 60. Oturumunda görüşülen raporda, bu saldırıların Gazze’deki Filistinlileri tamamen veya kısmen yok etme niyetiyle gerçekleştiği belirtilmiş, İsrail’in soykırım yaptığı açıkça ifade edilmiştir. İsrail’in bu hukuk tanımaz saldırıları, yalnızca Filistin halkına değil, tüm bölgeye ve küresel barışa büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Uluslararası toplumun bu vahşete sessiz kalması, cezasızlığın normalleşmesine ve yeni insanlık trajedilerine yol açacaktır. BM Filistin Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu tarafından hazırlanan raporda da belirtildiği üzere; soykırım eylemlerinin işlenmesinde kullanılabilecek silah, teçhizat ve teknolojik donanımın İsrail’e transferi derhal durdurmalı, kişi ve şirketlerin, soykırımın işlenmesine veya teşvik edilmesine yönelik her türlü yardım ve desteği kesmelidir" ifadelerine yer verilmiş. Katliamların durdurulması ve kalıcı barışın tesis edilmesinin insanlığın ortak sorumluluğu olan bir mesele olduğu vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Ayrıca BM üyesi ülkeler, soykırıma doğrudan veya dolaylı olarak karışan kişi ve şirketler hakkında derhal soruşturma başlatılmalıdır. Nitekim, soykırımcı İsrail’in gerçekleştirdiği katliamların durdurulması ve kalıcı barışın tesis edilmesi, insanlığın ortak sorumluluğu olan acil bir küresel meseledir. Buna ek olarak, başta BM olmak üzere uluslararası toplum, İsrail’in soykırım, savaş suçu ve insanlığa karşı suçlar niteliğindeki eylemlerine karşı derhal etkili önlemler almalı ve uluslararası müdahale için acilen harekete geçmelidir. Bu bağlamda, özellikle İsrail’in BM ve diğer uluslararası kuruluşlar nezdindeki temsilinin sonlandırılması; Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından İsrail’e ve İsrailli yetkilere yönelik alınan kararların eksiksiz bir şekilde uygulanması elzemdir. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu olarak, İsrail’in işgal ve soykırım politikalarının son bulması için uluslararası toplumun somut ve kararlı adımlar atmasını talep ediyor; İsrail’in Gazze’deki işgalini ve Filistinli sivillere yönelik katliamlarını durdurması amacıyla dünya kamuoyunu harekete geçmeye çağırıyoruz."
Başkan Yazıcıoğlu: "Vatandaşların yaşam kalitesini artırıyoruz"
16 Eylül 2025 Salı - 17:55 Başkan Yazıcıoğlu: "Vatandaşların yaşam kalitesini artırıyoruz" Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, farklı noktalarda süren yol, otopark, sosyal tesis ve altyapı çalışmalarını inceleyerek "Tokat’ın çehresini yeniliyoruz" dedi. Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, teknik ekibiyle birlikte kentin farklı noktalarında devam eden belediye çalışmalarını yerinde inceledi. Vatandaşların yaşam kalitesini artıracak projelerin hız kesmeden sürdüğünü belirten Yazıcıoğlu, "Tokat değişiyor, biz de çalışmaya devam ediyoruz" dedi. Belediye çalışmalarını yerinde inceledi Başkan Yazıcıoğlu; saha incelemeleri kapsamında Ali Mezarlığı girişi yol genişletme, Yenimahalle Omcalık Sokak otopark yapımı, Hıdırlık Sosyal Tesisleri ek bina ve ırmak kenarı yeni büfe inşaatı, Karşıyaka Spor Kompleksi tadilatı, Karşıyaka Mahallesi Denge Rezidans önü yol düzenlemesi, Güneşli Mahallesi’nde Madımak Sokak perde beton ve asfalt hazırlığı, Fidanlık Caddesi çift yönlü asfalt çalışması, Sancak Caddesi yol parke çalışması ile Barbaros Caddesi asfalt ve kavşak düzenleme alanlarında yürütülen çalışmaları gezdi. "Tokat’ın çehresini yeniliyoruz" Üretken belediyecilik anlayışını sahaya yansıttıklarını söyleyen Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, "Ekiplerimizle şehrimizin farklı noktalarında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yol genişletme, otopark, sosyal tesis, spor kompleksi tadilatı, asfalt ve kavşak düzenlemeleriyle Tokat’ın çehresini yeniliyoruz. Hedefimiz daha modern, yaşanabilir ve ulaşımı kolay bir şehir oluşturmak. Tokat’ta değişim devam ediyor" ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanlığı: "(İsrail’in, Gazze’ye kara harekatı başlatması) Netanyahu hükümetinin soykırım planlarının yeni bir aşamasıdır"
16 Eylül 2025 Salı - 16:35 Dışişleri Bakanlığı: "(İsrail’in, Gazze’ye kara harekatı başlatması) Netanyahu hükümetinin soykırım planlarının yeni bir aşamasıdır" Dışişleri Bakanlığı’nca, İsrail’in Gazze’ye kara harekatı başlatmasına ilişkin yapılan açıklamada, "Netanyahu hükümetinin soykırım planlarının yeni bir aşamasıdır" denildi. Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Gazze’ye kara harekatı başlatmasına ilişkin açıklama yaptı, Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "İsrail’in, Gazze şehrinde kara harekatı başlatması Netanyahu hükümetinin soykırım planlarının yeni bir aşamasıdır. İsrail’in saldırıları sonucunda Gazzelilerin sığınabildiği ender yerlerden olan ve bir milyondan fazla Filistinlinin bulunduğu Gazze şehrine yönelik kara harekatı, devam eden katliamları daha da artıracak, yüz binlerce Filistinlinin yeniden yer değiştirmesine yol açacak ve Filistinlilerin acılarını daha da derinleştirecektir" ifadeleri kullanıldı. "Başlatılan kara harekatı, İsrail’in ateşkes istemediğini bir kere daha ortaya koymuştur" Ayrıca açıklamada, kara harekatı başlatmalarının İsrail’in ateşkesi istemediğinin bir kez daha ortaya koyduğu belirtilerek, şunlar kaydedildi: "Uluslararası toplumun rehine-tutuklu takasını ve insani yardımların kesintisiz erişimini de sağlayacak bir ateşkes anlaşması için gayretlerini sürdürdüğü bir dönemde başlatılan kara harekatı, İsrail’in ateşkes istemediğini bir kere daha ortaya koymuştur. Gazze’de ateşkesin sağlanması için başta BM Güvenlik Konseyi olmak üzere uluslararası toplumun sorumluluklarını yerine getirmesi elzemdir. Bu amaç doğrultusunda, uluslararası hukuka saygılı ülkelerle iş birliğimizi sürdüreceğiz."
Bakan Bayraktar: "Adıyaman üretim, enerji ve tarımda öncü şehir olacak"
16 Eylül 2025 Salı - 16:08 Bakan Bayraktar: "Adıyaman üretim, enerji ve tarımda öncü şehir olacak" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, deprem sonrası yeniden ayağa kalkış sürecinde Adıyaman’ın sanayi, enerji ve tarım potansiyeliyle Türkiye’nin kalkınmasında öncü şehirlerden biri olacağını söyledi. Bakan Alparslan Bayraktar, Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası’nda STK temsilcileri ve sanayicilerle bir araya geldi. Bakan Bayraktar, burada yaptığı konuşmada, Adıyaman’ın yeniden ayağa kalkış sürecinde önemli bir mesafe kat edildiğini, şehrin sosyal, iktisadi ve içtimai hayatının normale dönmeye başladığını belirtti. Bayraktar, şunları kaydetti: "Çok büyük bir deprem yaşadık, asrın felaketi dediğimiz büyüklükte bir afetle karşı karşıya kaldık. Ancak devlet ve millet el ele vererek büyük bir çaba ortaya konuldu. İnşallah Cenab-ı Hak böyle bir felaketi bir daha bizlere yaşatmaz ama Adıyaman ayağa kalkıyor." Adıyaman’ın büyüyen bir üretim ve enerji kenti olduğuna dikkat çeken Bayraktar, son yirmi iki yılda şehrin elektrik tüketiminin altı kat arttığını ifade etti. Bu artışın nüfus ve şehirleşmenin yanı sıra sanayi ve ticaretin gelişmesinden kaynaklandığını belirten Bayraktar, Atatürk Barajı ve Türkiye Petrollerinin Adıyaman için stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Bayraktar, "Türkiye Petrolleri burada önemli bir istihdam sağlıyor. Enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmak için her varil bizim için altın değerindedir" dedi. Bayraktar, tekstil sektörünün küresel sıkıntılar ve artan işçilik maliyetleri nedeniyle zor günler geçirdiğini, bu sektöre can suyu olabilecek desteklerin verileceğini dile getirdi. Türkiye’nin enerji alanındaki politikalarına da değinen Bayraktar, "Cari açığı düşürmek için ihracatı artırmamız lazım. Ancak ithalatı da azaltmalıyız. Petrol, doğalgaz ve kömür gibi enerji ithalatını azaltmak için çalışıyoruz. Bu noktada Adıyaman’daki petrol üretimi, Karadeniz’deki doğalgaz keşfi ve Gabar’daki üretim çok önemlidir" ifadelerini kullandı. Türkiye Petrollerinin sadece yurt içinde değil yurt dışında da önemli çalışmaları olduğunu vurgulayan Bayraktar, Somali, Libya, Irak, Orta Asya ve Pakistan’da yürütülen petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerine değindi. Bayraktar, Adıyaman’ın tekstil, üretim, enerji, petrol ve tarımdaki potansiyeliyle gelecekte Türkiye’nin kalkınmasında öncü bir şehir olacağını kaydetti. Programda Adıyaman Valisi Osman Varol, Milletvekilleri İshak Şan, Mustafa Alkayış, Hüseyin Özhan ve Resul Kurt, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Keleş, Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Mehmet Torunoğlu ile AK Parti İl Başkanı Bülent Kablan da yer aldı.
Bitlis’te ’Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’ programı gerçekleştirilirdi
16 Eylül 2025 Salı - 15:35 Bitlis’te ’Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’ programı gerçekleştirilirdi AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, herhangi bir şekilde terörle bir müzakere içerisinde olmadıklarını belirterek, "Herhangi bir şekilde bir pazarlık yürütülüyor değil. Herhangi bir şekilde al-ver süreçleri yürümüyor. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak terörle mücadeleyi sahada kazandık. Şimdi onu aslına bakarsanız bütünüyle topluma yaymanın peşindeyiz" dedi. Bölge milletvekilleri ile birlikte "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" kapsamında Bitlis’e gelen Hasan Basri Yalçın, ilk olarak AK Parti Bitlis İl Başkanlığını ziyaret etti. "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" programı kapsamında partililerle bir araya gelen Yalçın, burada gazetecilere terörsüz Türkiye süreci ile ilgili açıklamalarda bulundu. Yalçın, birlik ve beraberlik vurgusu yaparken, Türkiye Yüzyılı hedeflerinin milletle birlikte hayata geçirileceğini ifade etti. Yalçın, "Türkiye’de belli bir süredir siyasetin temel meselesi haline gelen, Cumhurbaşkanımızın ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin öncülüğünü ettiği terörsüz Türkiye sürecini konuşuyoruz. Terörsüz Türkiye inşallah Türkiye’nin 40 yılı aşkın bir süredir ayağında bir pranga olan, temel meselelerinden bir tanesi olan terör meselesini tamamen Türkiye’nin gündeminden kaldırmak üzere başlatılmış bir inisiyatif. Bugün ana muhalefetin haline baktığınızda kendi arasında bir koltuk kavgasını hala devam ettiren bir muhalefet var. Türkiye’nin hiçbir sorununa, hiçbir gelecek perspektifine olumlu katkı sunmak, Türkiye’nin önüne bir alternatif sunmak gibi bir kaygıları yok. Cumhur ittifakı perspektifiyle Türkiye yüzyılının ne olduğunu, Türkiye yüzyılının İzmir’e, Diyarbakır’a, Bitlis’e, Eskişehir’e, Sinop’a, Edirne’ye ne gibi bir katkı sunacağını anlatmaya çalışıyoruz. Çok kısaca söylemek gerekirse bütün gün bu tür konuşmalar gerçekleştireceğiz birçok yerde. Çok kısaca söylemek gerekirse terör bu ülkenin başına 40 yıldır bela, 40 yılı aşkın bir süredir bela olmuş bir hadisedir. Kaybettiğimiz canlarımız oldu. Yerine koyamayacağımız canlarımız oldu. Şehitlerimiz, gazilerimiz oldu. Tabii ki onları geri kazandırmak mümkün değil. Ama terör sadece buna da mal olmadı" dedi. Terörün ekonomik olarak bu ülkenin beline vurulmuş en büyük darbelerden bir tanesi olduğunu da ifade eden Yalçın, "Milyarlarca dolarlarımız bizim terörle mücadele ile geçti. Terörle mücadele nedeniyle o alanlara harcanmak zorunda kaldık. Sadece terörle mücadeleye harcadığımız ekonomik kaynaklarımız mı? Hayır, daha da beteri aslına bakarsanız terör ülkemizin bir coğrafyasını, bir bölgesini gelişebileceğinden daha az gelişmesine neden oldu. Bütün bunları ortadan kaldırmak, ülkenin üzerinde terörle ilgili hiçbir imajın bulunmamasını sağlamak için Türkiye’de artık terör örgütünün var olmasını tamamen ortadan kaldırmak için bu süreç başlatıldı. Meclisimiz bir yönüyle bu sürecin bir parçası. Güvenlik kuvvetlerimiz çok deriniyle bu işin bir parçası. Bizde AK Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak aslında siyasetimizin bir parçası olarak bunu anlatıyoruz. Nedir Türkiye’ye önerdiğimiz şey? Türkiye artık terörle anılan bir ülke olmasın. Biz terörle mücadelemizi askeri anlamda tamamladık. Şükürler olsun ki son yıllarda, belli bir dönemde terör artık bizim canımıza kıyamaz. Şehirlerimizi, illerimizi, ilçelerimizi, köylerimizi tehdit edemez hale geldi. Bunun kıymetini biliyoruz. Bu çok yoğun bir kolluk gücü mücadelesiyle gerçekleştirildi. Bu aslına bakarsanız savunma sanayine yaptığımız büyük yatırımlar sayesinde gerçekleşti. Bu coğrafyada derelerde, vadilerde, dağlarda terör örgütü mensupları varken güvenlik kuvvetlerimiz belki de bu dağların üzerinde binlerce güvenlik mensubuyla tedbir almak mecburiyetinde kalıyordu. Belki de beş tane teröristin izini sürmek için 5 bin, 10 bin askerimiz sahayı taramak mecburiyetinde kalıyordu. Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayinde gerçekleştirdiği yatırımlarla o askerlerin, polislerin yaptığı görevi, bugün tek başına İHA’larımız, SİHA’larımız yapıyor. Bölgeyi kolayca tarıyor. Bu nedenle de aslına bakarsanız coğrafya bir şekilde güvenli hale geldi. Şimdi sadece askeri tedbirlerin de ötesinde siyaseten de, toplumsal olarak da, ekonomik olarak da böyle bir meselenin tekrar Türkiye’nin gündemine gelmesini engelleyecek ne varsa onu gerçekleştirelim istiyoruz. Herhangi bir şekilde terörle bir müzakere içerisinde değiliz. Herhangi bir şekilde bir pazarlık yürütülüyor değil. Herhangi bir şekilde al-ver süreçleri yürümüyor. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak terörle mücadeleyi sahada kazandık. Şimdi onu aslına bakarsanız bütünüyle topluma yaymanın peşindeyiz. Türkiye’de terör diye bir sorun olmasın. Toplum bu terörün hiçbir etkisinden etkilenmesin istiyoruz. Tam anlamıyla yapmaya çalıştığımız şey bu" diye konuştu. "Tüm Türkiye bu terörün maliyetinden kurtulsun. Ülkemizde huzur, refah ve adalet olsun" diyen Yalçın, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ülkemizde sükûnet olsun. İşte temel meselemiz bu. Biz her zaman olduğu gibi Türkiye’ye yeni bir şey öneriyoruz. Biz her zaman olduğu gibi Türkiye’nin önünü açmaya çalışıyoruz. Çabamız bunadır. Bunu gerçekleştirmek istiyoruz. İşte bugünkü programlarımızda aslında toplumla kucaklaşmak, topluma terörsüz Türkiye sürecini anlatmak, terörsüz Türkiye sürecinin Türkiye için, Türkiye yüzyılı için bir perspektif olduğunu anlatmak. Türkiye’nin çok temel meseleleri vardı. Terör de bunlardan bir tanesiydi. Bunların birçoğunda ilerleme kat edildi. Biz sadece artık kendi sorunlarını, kendi sınırları içerisinde çözen, kendi sınırları içerisinde sorunlarını çözmeye çalışan bir Türkiye’nin ötesinde bir Türkiye hayal ediyoruz. Biz bölgesel ve küresel meselelerde söz sahibi olan, bölgesel ve küresel meselelerde dostlarını kimseye karşı savunmasız bırakmayan bölgesel ve küresel istikrarı inşa etmeye çalışan ve bunun en temel aktörlerinden birisi olan güçlü ve büyük Türkiye’yi inşa etmeye çalışıyoruz. Savunma sanayinde çok büyük yenilikler yapabiliriz. Ekonomimizi hiçbir zaman kırılganlıkla test edilmeyecek kadar güçlü hale getirebiliriz. Türkiye’yi dış politikada, küresel siyasette dünyanın lider ülkelerinden birisi haline getirebiliriz. Ama Türkiye yüzyılına erişmek istiyorsak terör meselesini tamamen toprağın altına gömmek, bir daha çıkmamak üzere ortadan kaldırmak mecburiyetindeyiz. Amacımız sadece bir seçim propagandası üretmek, seçim sloganlarını tekrar etmek değil. Amacımız Türkiye’nin yolunu açmak, amacımız küresel barışa katkıda bulunmak, amacımız bölgesel istikrarı ortaya çıkarmak. Herhangi bir ülke, herhangi bir devlet bize dost ve müttefik herhangi bir ülke dönüp baktığında Türkiye yüzyılında Türkiye’yi görsün ve güven hissetsin istiyoruz. Türkiye’de inşa ettiğimiz huzur ve güven ortamını küresel siyasete, bölgesel siyasete de yaymak istiyoruz. İşte bu amaçla Türkiye yüzyılı diyoruz. İşte bu amaçla terörsüz Türkiye diyoruz." Bitlis’te çeşitli temaslarda bulunan Yalçın ve beraberindeki heyet, kentteki vatandaşlarla da bir araya gelerek sorun ve talepleri dinledi. Program kapsamında esnaf ziyaretleri de gerçekleştiren heyet, "Türkiye Yüzyılı" vizyonu çerçevesinde yapılan ve yapılması planlanan çalışmalar hakkında bilgi verdi.