SPOR - 16 Mayıs 2026 Cumartesi 09:44

Beşiktaş’ta şampiyonluk sonrası büyük çöküş

A
A
A
Beşiktaş’ta şampiyonluk sonrası büyük çöküş

Trendyol Süper Lig’de 2020-2021 sezonunu şampiyonlukla tamamlayan Beşiktaş, bu başarının ardından adeta derin bir sessizliğe ve istikrarsızlığa büründü. Siyah-beyazlılar, şampiyonluk kupasını kaldırdığı o tarihten bu yana geçen 5 sezonda zirve yarışının tamamen uzağında kaldı.

Trendyol Süper Lig’de 2025-2026 sezonunu 60 puanla dördüncü sırada tamamlayan Beşiktaş, sezon hedefi olarak belirlediği Türkiye Kupası’na da yarı finalde veda etti. Son 5 sezondur gerek yönetimsel gerek teknik ekip gerekse de kadroda istikrarsızlıklar yaşayan siyah-beyazlılar, başarının oldukça uzağında kaldı.

Zirvenin 22 puan gerisinde ilk sinyal

Şampiyon apoletiyle girdiği 2021-2022 sezonunda ünvanını korumak ve istikrar yakalamak isteyen Beşiktaş, saha içinde tam bir hayal kırıklığı yaşattı. Sezon boyunca istikrarsız bir grafik çizen siyah-beyazlılar, ligi ancak 59 puanla 6. sırada tamamlayabildi. Dönemin şampiyonu Trabzonspor’un tam 22 puan gerisinde kalan Kara Kartal, zirve yarışına çok erken havlu atarak gelecek kötü günlerin ilk sinyalini verdi.

Ahmet Nur Çebi başkanlığında, Teknik Direktör Sergen Yalçın idaresinde başlanan, daha sonra ise Önder Karaveli ve Valerien Ismael ile süren sezonun tesellisi TFF Süper Kupa şampiyonluğu oldu.

2022-2023 sezonunda zirveye yaklaşma çabası yetmedi

Bir önceki sezonun yaralarını sarmak isteyen Beşiktaş, 2022-2023 sezonunda nispeten daha derli toplu bir görüntü sergiledi. Şenol Güneş ile birlikte sezon genelinde şampiyonluk için mücadele etse de kritik virajlarda yaşanan kayıplar siyah-beyazlıları hedeften uzaklaştırdı. Sezonu 78 puanla 3. sırada bitiren Beşiktaş, her ne kadar puanını yükseltse de liderin 10 puan gerisinde kalmaktan kurtulamadı ve kupasız kapattı.

2023-2024 sezonunda 46 puanlık uçurum

Beşiktaş, 2023-2024 sezonunda ise adeta tarihinin en büyük çöküşlerinden birine imza attı. Teknik direktör değişiklikleri ve yönetimsel krizlerin gölgesinde geçen sezonda siyah-beyazlılar, sahada da varlık gösteremedi. Sezonu yalnızca 56 puanla ve yine 6. sırada kapatan Kara Kartal, ezeli rakibi ve şampiyon Galatasaray’ın tam 46 puan gerisine düştü.

Şenol Güneş, Burak Yılmaz, Rıza Çalımbay, Fernando Santos ve Serdar Topraktepe’nin teknik direktörlük koltuğuna oturduğu, Ahmet Nur Çebi yönetiminin yerine de Hasan Arat yönetiminin göreve geldiği sezon, kulüp tarihinin en kötü dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti.

2024-2025 sezonunda değişimler de çare olmadı

Kötü gidişata dur demek ve yeniden zirveye oynamak amacıyla girilen 2024-2025 sezonu da Beşiktaş için umutları yeşertmeye yetmedi.

Galatasaray karşısında alınan 5-0’lık TFF Süper Kupa zaferiyle Teknik Direktör Giovanni van Bronckhorst’la başlanan dönemde siyah-beyazlı ekip, topladığı 62 puanla ligi 4. sırada noktalayabildi. Kartal, şampiyonluk ipini göğüsleyen Galatasaray ile arasındaki 33 puanlık farkı eritmeyi başaramadı.

Bu sürecin ardından Hasan Arat yönetimi istifa etti ve geçici süreliğine Hüseyin Yücel başkanlık yaptı. Aralık ayının son günlerinde de Serdal Adalı olağanüstü genel kurulda göreve seçildi.

Ayrıca sezon da Teknik Direktör Ole Gunnar Solskjaer idaresinde bitti.

2025-2026 sezonunda da değişmeyen istikrarsızlık

İçinde bulunduğumuz 2025-2026 sezonunda da Beşiktaş için senaryo değişmedi. Zirve yarışına ortak olma iddiasıyla sezona başlayan ancak istikrarı bir türlü yakalayamayan siyah-beyazlılar, çıktığı mücadelelerde dikiş tutturamadı. Henüz ligin ikinci haftasında Solskjaer ile yolların ayrıldığı ve Sergen Yalçın’ın ikinci dönemini yaşamaya başladığı sezonu 60 puanla dördüncü sırada tamamlayan Beşiktaş, son 5 yılda şampiyonluk yarışının ana aktörleri arasında olamadı.

5 yılda sıralama değişti, makas kapanmadı

2020-2021 sezonundaki şampiyonluğun ardından Beşiktaş; iki kez 6.’lık, iki kez 4.’lük ve bir kez de 3.’lük elde etti. Şampiyonluk yarışındaki rakipleriyle arasındaki puan farkı zaman zaman azalan siyah-beyazlılar, son 5 sezonda sergilediği bu kötü grafikle eski günlerini aratır hale geldi.

Avrupa’da da gerileme dönemine girdi

Beşiktaş’ın Avrupa’daki gerileme dönemi, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde en son yer aldığı 2021-2022 sezonundaki grup aşamasıyla başladı. Büyük umutlarla girilen dev organizasyonda siyah-beyazlılar, kötü bir dönem yaşadı. Grubu sıfır puanla, son sırada tamamlayan Kara Kartal, Devler Ligi’nde varlık gösteremedi. Bir sonraki 2022-2023 sezonunda ise ligdeki kötü derece nedeniyle Avrupa kupalarına vize dahi alınamadı.

Beşiktaş’ta şampiyonluk sonrası büyük çöküş

Konferans ve Avrupa Ligi’nde grup aşamasını geçemedi

2023-2024 sezonunda UEFA Konferans Ligi’nde boy gösteren Beşiktaş, burada da beklentilerin altında kaldı. Siyah-beyazlı ekip, nispeten daha zayıf rakiplerin yer aldığı turnuvada grup aşamasından öteye gidemeyerek taraftarına erken bir veda izletti. Benzer bir senaryo 2024-2025 sezonunda da tekrar etti. UEFA Avrupa Ligi’nde yeni formatla oynanan lig aşamasında mücadele eden Kara Kartal, ligi 3 galibiyet ve 5 mağlubiyet sonucu 28. sırada bitirerek bir üst tura adını yazdıramadı.

Uygar Aydın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya’da yüksek rakımlı bölgelerde çiğdem mesaisi Malatya’nın yüksek rakımlı bölgelerinde doğal olarak yetişen çiğdemler, bölge halkı tarafından toplanarak hem ekonomiye katkı sağlıyor hem de yeniden canlandırılması planlanan festivalle kültürel değer olarak yaşatılmak isteniyor. Malatya’nın kırsal bölgelerinde doğal olarak yetişen çiğdemler, vatandaşların yoğun ilgisini çekiyor. Sabahın erken saatlerinde doğaya çıkan vatandaşlar, dağlık ve taşlık arazilerde çiğdem toplarken, bazı çobanlar ise topladıkları ürünleri satarak aile ekonomisine katkı sağlıyor.Hekimhan ilçesine bağlı Söğüt Mahallesi kırsalında yaklaşık bin 800 rakımda toplanan çiğdemlerin, yetiştiği bölgeye göre Mayıs-Temmuz ayları arasında olgunlaştığı belirtildi. Toplanan çiğdemlerin il ve ilçe merkezlerinde satışa sunulduğu ifade edildi. Hekimhan Söğüt Mahallesi Muhtarı İsmail Yaşar, çiğdemin bölgeye özgü önemli bir bitki olduğunu belirterek geçmiş yıllarda bölgede çiğdem festivali düzenlendiğini hatırlattı. Festivalin yeniden hayata geçirilmesi için çalışma yürüttüklerini ifade eden Yaşar, "Çiğdem bölgemize has bir bitki. Sağlık açısından faydalarıyla ilgili üniversitelerde çalışmalar yürütülüyor. İnşallah belediyemiz ve sponsorlarımızın desteğiyle bu yıl festivali yeniden düzenlemeyi hedefliyoruz" dedi. Çiğdemin ekonomik katkı sağladığını da kaydeden Yaşar, "Çobanlarımız topladıkları çiğdemleri il merkezi ve ilçe merkezlerinde satıyor. Gurbetçilerimiz yoğun talep gösteriyor. Kargoyla gönderimler yapılıyor. Bu da aile ekonomisine katkı sağlıyor" ifadelerini kullandı. Yaşar ayrıca, bitkinin sağlık alanındaki faydalarına ilişkin akademik çalışmaların sürdüğünü ve çalışmalar tamamlandıktan sonra tescil süreci için girişimlerde bulunacaklarını söyledi.
İstanbul Şampiyon Galatasaray sezonu Kasımpaşa’da tamamlayacak Şampiyon Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 34. ve son haftasında yarın Kasımpaşa’ya konuk olacak. Trendyol Süper Lig’in 34. ve son haftasında şampiyon Galatasaray yarın saat 20.00’de deplasmanda Kasımpaşa ile mücadele edecek. Ligde sarı-kırmızılıların 24 galibiyet, 5 beraberlik ve 4 mağlubiyet sonucunda 77 puanı bulunuyor. Lacivert-beyazlılar ise 7 galibiyet, 11 beraberlik ve 15 mağlubiyet sonucunda topladığı 32 puanla 14. sırada yer alıyor. Geçtiğimiz hafta evinde oynadığı Antalyaspor’u mağlup ederek şampiyonluğunu ilan Galatasaray, ligin son haftasında Kasımpaşa’yı mağlup ederek sezonu tamamlamak istiyor. 44. randevu Kasımpaşa ile Galatasaray, Süper Lig tarihinde bugüne kadar 43 kez karşı karşıya geldi. Söz konusu müsabakalarda sarı-kırmızılılar 27 defa sahadan galip ayrılırken, Paşa ise 7 kez rakibini mağlup edebildi. 9 maçta ise kazanan taraf çıkmadı. Rekabette Aslan’ın 90 golüne, lacivert-beyazlılar 48 golle yanıt verdi. Ligin ilk yarısında RAMS Park’ta oynanan maçı Galatasaray 3-0’lık skorla kazandı. Deplasman karnesi Galatasaray, Süper Lig’de mağlubiyetlerinin hepsini deplasman maçlarında yaşadı. Sarı-kırmızılılar söz konusu 16 karşılaşmada 11 galibiyet, 1 beraberlik ve 4 mağlubiyetle 34 puan topladı. Aslan dış sahada son olarak Samsunspor ile karşı karşıya gelirken, rakibine 4-1’lik skorla yenildi. Ligin en golcü ve en az gol yiyen takımı Galatasaray, Süper Lig’de hücumda ve savunmada da zirvede yer alıyor. Sarı-kırmızılılar ligde çıktığı 33 mücadelede rakip fileleri 77 kez havalandırdı ve ligin en golcü takımı. Aslan ayrıca Göztepe ile birlikte 29’ar golle en az gol yiyen takım konumunda bulunuyor. Victor Osimhen cezalı Galatasaray’da, Kasımpaşa maçında Nijeryalı futbolcu Victor Osimhen, sarı kart cezasından dolayı forma giyemeyecek. Sakatlıkları bulunan Gabriel Sara ile Yaser Asprilla’nın da forma giymesi beklenmiyor. Adnan Deniz Kayatepe düdük çalacak Kasımpaşa ile Galatasaray arasında oynanacak maçı hakem Adnan Deniz Kayatepe yönetecek. Kayatepe’nin yardımcılıklarını Murat Tuğberk Curbay ile Osman Gökhan Bilir yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise İlker Yasin Avcı olacak.
Aydın Altı Nokta Başkanı Özen: "Erişilebilirlik, bağımsız yaşamın temelidir" Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile ilan edilen Erişilebilirlik Günü’ne dikkat çeken Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şubesi Başkanı Bayram Özen; "Erişilebilirlik, bağımsız yaşamın temelidir" dedi. Altı Nokta Körler Derneği Aydın Şubesi Başkanı Bayram Özen, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nın son günü ve Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile ilan edilen "Erişilebilirlik Günü" dolayısıyla bir basın açıklaması yayımladı. Başkan Özen, erişilebilirliğin engelli bireyler açısından bir tercih ya da ayrıcalık değil, temel bir insan hakkı olduğunu belirterek, erişilebilirlik kültürünün toplumun tüm kesimleri tarafından sahiplenilmesi gerektiğini ifade etti. Engelliler Haftası boyunca Aydın’da gerçekleştirilen etkinlikler, farkındalık çalışmaları ve kurum ziyaretleriyle görme engelli bireylerin yaşadığı sorunları kamuoyunun gündemine taşıdıklarını kaydeden Özen, özellikle erişilebilirlik konusunda toplumsal duyarlılığın artırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Hafta kapsamında düzenlenen farkındalık yürüyüşüne de değinen Özen, yürüyüş sırasında bir aracın kaldırım rampasını kapatmış olmasının dikkat çekici bir tablo ortaya koyduğunu belirterek "Engelliler Haftası kapsamında gerçekleştirdiğimiz yürüyüş sırasında bir aracın kaldırım rampasını kapatmış olması, erişilebilirlik konusunda hala ciddi bir bilinç eksikliği bulunduğunu göstermiştir. Erişilebilirlik yalnızca fiziki düzenlemelerden ibaret değildir. Erişilebilirlik; engelli bireylerin bağımsız, güvenli ve eşit bir yaşam sürdürebilmesinin temel şartıdır" dedi. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan genelgeyle 16 Mayıs’ın "Erişilebilirlik Günü" olarak ilan edilmesini son derece kıymetli bulduklarını ifade eden Bayram Özen, söz konusu yaklaşımın yalnızca sembolik düzeyde kalmaması gerektiğini vurguladı. Özen açıklamasında "Cumhurbaşkanlığımız tarafından ilan edilen Erişilebilirlik Günü’nü son derece önemli ve değerli buluyoruz. Bu yaklaşım, engelli bireylerin toplumsal yaşama tam ve eşit katılımı açısından güçlü bir iradenin ortaya konulduğunu göstermektedir. Ancak erişilebilirlik anlayışı yalnızca belirli günlerde hatırlanan bir konu olmamalı, sokakta, kaldırımlarda, toplu taşımada, kamu kurumlarında, dijital platformlarda ve hayatın her alanında eksiksiz şekilde uygulanmalıdır" ifadelerini kullandı. Hafta boyunca kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli paydaşlarla gerçekleştirilen temasların önemine de değinen Özen, erişilebilir bir Türkiye hedefi doğrultusunda toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Gaziantep Nostaljik perde ve halıları sanat eserine dönüştürüyor Gaziantep’te çocukluk döneminde başladığı resim çizme serüvenine farklı ve dikkat çeken bir boyut kazandıran ressam Ferhat Gümüş, nostaljik perde ve halıları tuval olarak kullanarak sanatına yenilik katıyor. Gaziantep’te yaşayan 25 yaşındaki ressam Ferhat Gümüş, bir zamanlar neredeyse her evde olan çiçek desenli perdeler ile eski halıların üzerine fırça ve sprey boyalarla portre çalışmalar yapıyor. Bir dönem evlerin pencerelerini süsleyen ve nostalji rüzgarları estiren perdelerin üzerine çeşitli portre ve figürler çizen genç ressamın yaptığı çalışmalar büyük beğeni topluyor. Hikayesi olan insanları çiziyor Özellikle 80’ler ve 90’ların simgesi olan yoğun çiçek desenli perdelere Gaziantep’in simgelerinden biri haline gelen "Çingene Kızı" başta olmak üzere hikayesi olan insanları çizen Gümüş, talep üzerine tarihi şahsiyetleri de halı ve perdelere çizerek onları sanatıyla ölümsüzleştiriyor. Eski dönemlerde pencereleri kapatmak amacıyla kullanılan ve üzerinde çeşitli motifler barındıran ağır duvar halıları ve perdeleri tuvale dönüştürerek, resimlerini modern sanatla buluşturuyor. Hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor Klasik resim anlayışının dışına çıkan, eski halı ve nostaljik perdeler üzerinde sanatsal çalışmalar yapan Gümüş, geleneksel ve çağdaş sanatı özel çalışmalarıyla buluşturarak hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor. "14 yıldır ressamlık yapıyorum" Eski halı ve nostaljik perdeleri tuvale dönüştürerek resimlerini modern sanatla buluşturduğunu ifade eden Gümüş, "14 yıldır ressamlık yapıyorum. Küçükken 62’den ya da 26’dan tavşan yapılıyordu. Evde ablam 62’den ve 26’dan tavşan yapmayı gösterdi ve bana çok enteresan gelmişti. Daha sonra bütün rakamlardan ve harflerden bir şeyler oluşturmaya çalıştım. Bir şeyleri buldukça da çok mutlu oldum. İnsanlar, ‘küçük yaşta bunu nasıl yaptın?’ diyerek hayretler içinde kalınca daha mutlu oldum. Resim çizmeye devam ettim ve kendimi geliştirmeye başladım. Üniversitede sadece teknik resim yapmayı görmüştüm. Mimari dekorasyon bölümünü okudum. Bölümde çamurla çömlek yapılıyordu ama beni çok tatmin etmedi. Daha çok resim yapmaya yöneldim. Teknik resimlerle ilerledim. Ondan sonra bir şirkette tasarımcı olarak çalıştım. Daha sonra eski halı ve perdelerin üzerine resim çizmeye başladım" dedi. "Eski hatıraları canlandırmayı seviyorum" Geleneksel ve nostaljik motiflerin toplum tarafından sevildiğini belirten Gümüş, "Eski halı ve perdeleri tuval olarak kullanmadan önce cadde ve sokaklardaki karalanmış duvarların üzerine çizimler yapmaya başladım. Duvarları kullanmamın sebebi duvarlarda insanların bıraktığı izlerden ötürü onları bir şekle çevirmek istedim. Bu şekilde kendimi geliştirdim. Daha sonra halı ve perdeleri kullandım. Perdelerde çocukluğumuzun popüler perdeleriydi. İnsanlar bu perdelere baktıkları zaman çocukluluğuna gidiyor ve hatıralarını hatırlıyorlar. Ben de eski hatıraları canlandırmak ve sanatımı yansıtmak için eski halı ve perde kullanıyorum" şeklinde konuştu. "Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum" Eski perde ve halıların üzerine hikayesi olan insanları ve yaşlı insanların yüzlerini çizmeyi sevdiğini dile getiren Gümüş, "Yaşlı insanların yüzlerindeki çizgilerin her biri bir hatıra ve halılardaki her bir desende de farklı bir hikaye olduğuna inanıyorum. İnsanlar bu halı ve perdeleri görünce çok mutlu oluyor. Ben de çok mutlu oluyorum. Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum. Yeni yaptığım bir perde de sokak sanatçılarının kendi imzaları var. Bunlar benim çok sevdiğim insanlar ve her birinden imzalarını aldım. Bu perde benim için tamamen özel bir perdedir. İki tane halım var. Birinde genç ve güzel bir kadın var. Diğerinde yaşlı, yüzünde bir hikaye barındıran ve baktıkça bir şey anlatmaya çalışıyormuş hissiyatı veren yaşlı bir kadın var. Her perdenin kendi hikayesi ve üzerindeki insanın da kendi ayrı hikayesi var. Bunlar birleştikçe ayrı bir bütün oluyorlar ve gözüme daha estetik geliyor. İnsanların bu perdelere ve halılara baktıkça kendinden bir anı bulmaları beni çok mutlu ediyor" diye konuştu.