POLİTİKA
HAK-İŞ Başkanı Arslan, Global Sumud Filosu ile vicdan yolculuğuna devam ediyor 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:37:50 HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Siyonist İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü saldırılar, abluka politikaları ve insani yardımların engellenmesine karşı uluslararası dayanışmayı büyütmek amacıyla katıldığı Global SUMUD Filosun’da yoluna devam ediyor. Filo yoğun fırtına nedeniyle Yunanistan’ın Meis Adası açıklarına demir attı. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Gazze halkının sesi olmak, insani yardım koridorlarının açılması çağrısını dünyaya duyurmak ve Filistin halkının haklı mücadelesine destek vermek amacıyla 14 Mayıs tarihinde Marmaris’ten hareket eden Global SUMUD filosu ile yola çıkmıştı. "Hiçbir fırtına, insanlık vicdanının yolculuğunu durduramaz" Arslan, yola çıkmalarının hemen ardından etkili olan yoğun rüzgâr ve yüksek dalgalar nedeniyle Küresel SUMUD Filosu’nun Yunanistan’ın Meis Adası açıklarına demir attığını ifade etti. Arslan, "Bilinmelidir ki; denizlerde kopan hiçbir fırtına, insanlık vicdanının yolculuğunu durduramaz. Biz bu yola sadece bir limana ulaşmak için değil; Gazze’de abluka altında yaşam mücadelesi veren kardeşlerimizin sesi olmak, dünyanın sessiz kaldığı zulmü haykırmak ve insanlığın ortak vicdanını harekete geçirmek için çıktık. Bugün dalgalar büyüse de kararlılığımız daha da büyümektedir" dedi. Arslan, Türkiye kamuoyuna, büyük HAK-İŞ teşkilatına ve uluslararası sendikal harekete de destek çağrısı yaptı. Arslan, "Bu onurlu mücadelemize vereceğiniz kıymetli desteklerle yanımızda olmanızı, Gazzeli yetim çocukların, gözü yaşlı anaların sesinin tüm dünyaya duyurulmasına destek olmanızı, katkı vermenizi bekliyoruz" dedi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:58 Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: "Kültür Yolu Festivali, Eskişehir esnafına can suyu olacak" Eskişehir’de Kültür Yolu Festivali’nin açılışına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, etkinliklerin yerel esnafa can suyu olacağını belirterek, "Eskişehir mutfağı en özel başlıklarımızdan biri. Burada 33 ’Lezzet Noktası’ belirledik" dedi. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin Eskişehir ayağı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla başladı. Festivalin açılış töreni, şehrin kültürel yerlerinden biri olan Odunpazarı Modern Müzesi’nde (OMM) gerçekleştirildi. "Eskişehir dördüncü durağımız" Festivalin kapsamına ve geçmişine değinen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Eskişehir, Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne bu yıl Aydın, Mersin, Sakarya, Ordu ve Kahramanmaraş ile birlikte dahil olmuş bulunuyor. 9 gün boyunca, şehrimizde belirlediğimiz 11 farklı noktada ve 59 farklı başlıkta tam 177 etkinlik gerçekleştireceğiz. Ailecek, kültür ve sanat adına aradığınız her şeyi bulabileceğiniz dolu dolu bir festival siz sevgili Eskişehirlileri bekliyor. Saygıdeğer Misafirler, 6’ncı yılımızdayız. Büyük düşünerek, sebeplerini masaya yatırıp, gereklerini hesaplayıp, sonuçlarını, kazanımlarını öngörerek girdiğimiz bu yol bugün süresiyle, kapsamıyla, etkinlik, sanatçı ve katılımcı sayısıyla dünyanın en büyük festivaline; Türkiye’nin bir marka değerine dönüşmüştür" şeklinde konuştu. "Eskişehir mutfağı en özel başlıklarımızdan biri" Şehrin zengin mutfak kültürüne ve festival kapsamındaki ’Lezzet Noktası’ uygulamasına dikkat çeken Bakan Ersoy, "Türk mutfağının hakkını vermek için yoğun mesai harcıyoruz. TGA ile birlikte gastronomiyi Türkiye’nin turizm stratejisinin merkezine yerleştirmiş bulunuyoruz. Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni de ’Lezzet Noktası’ uygulamasıyla bu anlamda çok güçlü bir vitrin olarak kullanıyoruz. Bu uygulama; şehirlerin gastronomi varlığını görünür kılan, yerel işletmeleri destekleyen ve festivalimize katılanları şehirlerimizin kültürüyle buluşturan bir destinasyon geliştirme modelidir. Temelleri Anadolu’nun buğday kültüründe şekillenen; Kırım Tatar, Balkanlar ve Kafkas gelenekleriyle hemdem olup zenginleşen Eskişehir mutfağı festivalimizin en özel başlıklarından biri konumunda. Cevizli haşhaş ekmeği, haşhaşlı çörekler, çibörek, balaban köfte gibi özel lezzetler bu kültürel harmanın damaklarımızda iz bırakan eşsiz sonuçlarıdır. Misafirlerimizin de bu harika sonuçların tadına varmalarını sağlayacağız. Eskişehir’de; şefler, gastronomi profesyonelleri, akademisyen ve sektör temsilcilerinden oluşan danışma kurulları ile birlikte 33 ’Lezzet Noktası’ belirledik. Değindiğim geleneksel lezzetleri, met ve nuga helvası ile taş fırın ürünlerini, boza, turşu ve farklı fermente tatları ve elbette ülkemizin ve uluslararası mutfakların farklı lezzetlerini kapsayan bir gastronomi rotası ziyaretçilerimizi bekliyor. Ayrıca ev sahibi olarak Sayın Şef Deniz Ahmet Köse, gastronomimizin değerli isimlerini misafir ederek birlikte festivalimizi deneyimleyecek ve tanıtım faaliyetlerinde bulunacaklar" ifadelerini kullandı. "Festivaller yerel ekonomiyi doğrudan hareketlendiriyor" Kültür sanat etkinliklerinin esnafa ve şehir ekonomisine sağladığı katkılara değinen Bakan Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "Artık görüyoruz ki festivaller sadece konser salonlarını, sergileri ya da meydanları değil; şehrin sokaklarını, esnafını, restoranlarını ve yerel ekonomisini de doğrudan hareketlendiriyor. Daha önceki şehirlerimizde Lezzet Noktalarında yer alan işletmelerimizden çok güzel geri dönüşler aldık. Esnaflarımız, festival döneminde normalde bir haftada yakaladıkları yoğunluğu bir günde yaşadıklarını ifade etti. Bu tablo bizler için son derece kıymetli. Üstelik Lezzet Noktaları yalnızca festival süresiyle sınırlı kalmıyor. Belirlenen bu gastronomi durakları festival sonrasında da yıl boyunca dijital platformlar üzerinden ziyaretçilere rehberlik edecek şekilde konumlandırılıyor. Böylece Eskişehir’in kendine özgü mutfak kültürü ve yerel lezzetleri yıl boyunca görünür olmaya devam edecek; şehrimizin gastronomi hafızası çok daha geniş kitlelere ulaşacaktır. İşte Türkiye Kültür Yolu Festivali bütün bu unsurları, değer, etkinlik ve uygulamaları bir araya getirdiğinde şehirlerimizin etkin şekilde tanıtımına, iç turizmde ciddi bir hareketliliğe, esnafımıza ve dolayısıyla yerel ekonomiye doğrudan pozitif etki sunmaktadır. Bu etki her yıl artmaktadır." "Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni şehrimizde ağırlamanın gururunu yaşıyoruz" Açılışta konuşan Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, "Eskişehir yalnızca Türkiye’nin değil tüm Türk dünyasının ortak kültürel havzasında ne denli özel bir yere sahip olduğunun resmi bir ifadesidir. Bu ruhla bugün burada Türkiye’nin ve dünyanın en kapsamlı kültür sanat organizasyonlarından bir olan Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni şehrimizde ağırlamanın haklı gururunu ve heyecanını yaşıyoruz. Eskişehir’imize teşrifleriyle bizleri onurlandıran Sayın Bakanımıza şahsım ve tüm hemşerilerim adına şükranlarımı sunuyorum" diye belirtti. Programa, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’ın yanı sıra AK Parti Eskişehir Milletvekilleri, Fatih Dönmez, Ayşen Gürcan ve İdris Nebi Hatipoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, İl Emniyet Müdürü Tolga Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, İl Kültür ve Turizm Müdürü Bülent Avnamak ile diğer protokol mensupları katıldı. Bakan Ersoy, müzedeki programının ardından Eskişehir Valiliği’ni ziyaret edecek. Burada kentteki yatırımların ve projelerin ele alınacağı İl Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirilecek. Toplanın ardından Ersoy, AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı’nda partililerle bir araya gelecek.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:48 Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy: "Kültür Yolu Festivali, Eskişehir esnafına can suyu olacak" Eskişehir’de Kültür Yolu Festivali’nin açılışına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, etkinliklerin yerel esnafa can suyu olacağını belirterek, "Eskişehir mutfağı en özel başlıklarımızdan biri. Burada 33 ’Lezzet Noktası’ belirledik" dedi. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin Eskişehir ayağı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla başladı. Festivalin açılış töreni, şehrin kültürel yerlerinden biri olan Odunpazarı Modern Müzesi’nde (OMM) gerçekleştirildi. "Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni şehrimizde ağırlamanın gururunu yaşıyoruz" Açılışta konuşan Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, "Eskişehir yalnızca Türkiye’nin değil tüm Türk dünyasının ortak kültürel havzasında ne denli özel bir yere sahip olduğunun resmi bir ifadesidir. Bu ruhla bugün burada Türkiye’nin ve dünyanın en kapsamlı kültür sanat organizasyonlarından bir olan Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni şehrimizde ağırlamanın haklı gururunu ve heyecanını yaşıyoruz. Eskişehir’imize teşrifleriyle bizleri onurlandıran Sayın Bakanımıza şahsım ve tüm hemşerilerim adına şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı. "Eskişehir dördüncü durağımız" Festivalin kapsamına ve geçmişine değinen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Eskişehir, Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne bu yıl Aydın, Mersin, Sakarya, Ordu ve Kahramanmaraş ile birlikte dahil olmuş bulunuyor. 9 gün boyunca, şehrimizde belirlediğimiz 11 farklı noktada ve 59 farklı başlıkta tam 177 etkinlik gerçekleştireceğiz. Ailecek, kültür ve sanat adına aradığınız her şeyi bulabileceğiniz dolu dolu bir festival siz sevgili Eskişehirlileri bekliyor. Saygıdeğer Misafirler, 6’ncı yılımızdayız. Büyük düşünerek, sebeplerini masaya yatırıp, gereklerini hesaplayıp, sonuçlarını, kazanımlarını öngörerek girdiğimiz bu yol bugün süresiyle, kapsamıyla, etkinlik, sanatçı ve katılımcı sayısıyla dünyanın en büyük festivaline; Türkiye’nin bir marka değerine dönüşmüştür" şeklinde konuştu. "Eskişehir mutfağı en özel başlıklarımızdan biri" Şehrin zengin mutfak kültürüne ve festival kapsamındaki ’Lezzet Noktası’ uygulamasına dikkat çeken Bakan Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türk mutfağının hakkını vermek için yoğun mesai harcıyoruz. TGA ile birlikte gastronomiyi Türkiye’nin turizm stratejisinin merkezine yerleştirmiş bulunuyoruz. Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni de ’Lezzet Noktası’ uygulamasıyla bu anlamda çok güçlü bir vitrin olarak kullanıyoruz. Bu uygulama; şehirlerin gastronomi varlığını görünür kılan, yerel işletmeleri destekleyen ve festivalimize katılanları şehirlerimizin kültürüyle buluşturan bir destinasyon geliştirme modelidir. Temelleri Anadolu’nun buğday kültüründe şekillenen; Kırım Tatar, Balkanlar ve Kafkas gelenekleriyle hemdem olup zenginleşen Eskişehir mutfağı festivalimizin en özel başlıklarından biri konumunda. Cevizli haşhaş ekmeği, haşhaşlı çörekler, çibörek, balaban köfte gibi özel lezzetler bu kültürel harmanın damaklarımızda iz bırakan eşsiz sonuçlarıdır. Misafirlerimizin de bu harika sonuçların tadına varmalarını sağlayacağız. Eskişehir’de; şefler, gastronomi profesyonelleri, akademisyen ve sektör temsilcilerinden oluşan danışma kurulları ile birlikte 33 ’Lezzet Noktası’ belirledik. Değindiğim geleneksel lezzetleri, met ve nuga helvası ile taş fırın ürünlerini, boza, turşu ve farklı fermente tatları ve elbette ülkemizin ve uluslararası mutfakların farklı lezzetlerini kapsayan bir gastronomi rotası ziyaretçilerimizi bekliyor. Ayrıca ev sahibi olarak Sayın Şef Deniz Ahmet Köse, gastronomimizin değerli isimlerini misafir ederek birlikte festivalimizi deneyimleyecek ve tanıtım faaliyetlerinde bulunacaklar" şeklinde konuştu. "Festivaller yerel ekonomiyi doğrudan hareketlendiriyor" Kültür sanat etkinliklerinin esnafa ve şehir ekonomisine sağladığı katkılara değinen Bakan Ersoy, "Artık görüyoruz ki festivaller sadece konser salonlarını, sergileri ya da meydanları değil; şehrin sokaklarını, esnafını, restoranlarını ve yerel ekonomisini de doğrudan hareketlendiriyor. Daha önceki şehirlerimizde Lezzet Noktalarında yer alan işletmelerimizden çok güzel geri dönüşler aldık. Esnaflarımız, festival döneminde normalde bir haftada yakaladıkları yoğunluğu bir günde yaşadıklarını ifade etti. Bu tablo bizler için son derece kıymetli. Üstelik Lezzet Noktaları yalnızca festival süresiyle sınırlı kalmıyor. Belirlenen bu gastronomi durakları festival sonrasında da yıl boyunca dijital platformlar üzerinden ziyaretçilere rehberlik edecek şekilde konumlandırılıyor. Böylece Eskişehir’in kendine özgü mutfak kültürü ve yerel lezzetleri yıl boyunca görünür olmaya devam edecek; şehrimizin gastronomi hafızası çok daha geniş kitlelere ulaşacaktır. İşte Türkiye Kültür Yolu Festivali bütün bu unsurları, değer, etkinlik ve uygulamaları bir araya getirdiğinde şehirlerimizin etkin şekilde tanıtımına, iç turizmde ciddi bir hareketliliğe, esnafımıza ve dolayısıyla yerel ekonomiye doğrudan pozitif etki sunmaktadır. Bu etki her yıl artmaktadır" diye belirtti. Programa; Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz’ın yanı sıra AK Parti Eskişehir Milletvekilleri, Fatih Dönmez, Ayşen Gürcan ve İdris Nebi Hatipoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, İl Emniyet Müdürü Tolga Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, İl Kültür ve Turizm Müdürü Bülent Avnamak ile diğer protokol mensupları katıldı. Bakan Ersoy, müzedeki programının ardından Eskişehir Valiliği’ni ziyaret edecek. Burada kentteki yatırımların ve projelerin ele alınacağı İl Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirilecek. Toplanın ardından Ersoy, AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı’nda partililerle bir araya gelecek.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:11 Bakan Tekin: "Her bir öğrencimizi geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu 29. Dönem Genel Kurulu’na katıldı. Bakan Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı olarak her bir öğrencimizi eşit fırsatlar temelinde, kaliteli ve erişilebilir eğitim imkanlarıyla geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu 29. Dönem Genel Kurulu’na katıldı. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi yerleşkesinde bulunan 100. Yıl Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı Öcal Oğuz, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi rektör yardımcısı Fulya Bayraktar, UNESCO genel kurul üyeleri ile çok sayıda öğretim görevlisi katıldı. Milli Eğitim Bakanı Tekin, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu 29. Dönem Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin UNESCO ile uzun yıllara dayanan iş birliğine ve eğitimin barışın tesisi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Bakan Tekin, UNESCO’nun İkinci Dünya Savaşı sonrası "eğitim, bilim ve kültür yoluyla kalıcı barış" hedefiyle kurulduğunu hatırlatarak, Türkiye’nin 1949 yılından bu yana bu yapının aktif bir üyesi olduğunu vurguladı. Milli Komisyonun kamu kurumları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren yapısıyla Türkiye’nin UNESCO ile ilişkilerinde önemli bir köprü görevi üstlendiğini ifade etti. Tekin, Türkiye’nin UNESCO Yürütme Kurulu’na üst üste üçüncü kez seçilmesinin uluslararası güvenin göstergesi olduğunu belirterek, 15 Aralık’ın "Dünya Türk Dili Ailesi Günü" olarak ilan edilmesinin de Türk dili açısından önemli bir kazanım olduğunu söyledi. "Her bir öğrencimizi geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" Bugünün UNESCO çatısı altında yalnızca sembolik bir ilan olarak kalmaması, somut faaliyetlerle desteklenmesi ve uluslararası alanda daha güçlü bir görünüm kazanması amacıyla çalışmalar başlattıklarını belirten Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı olarak 2023 yılı Haziran ayından itibaren Türkçe ve Türk Dili ve Edebiyatı derslerine ilişkin yaptığımız düzenlemelerle, öğrencilerimizin kendilerini daha iyi ifade edebilmelerini hedefledik. Ayrıca Türk Devletleri Teşkilatı kapsamında yürüttüğümüz çalışmalarla bu sürece katkı sağlamaya gayret ediyoruz. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın hayata geçirilmesinde UNESCO aracılığıyla nitelikli eğitime yapılan vurgu son derece önemlidir. Bu kapsamda, Milli Eğitim Bakanlığı olarak her bir öğrencimizi eşit fırsatlar temelinde, kaliteli ve erişilebilir eğitim imkanlarıyla geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerinde bulundu. "Çok sayıda programa UNESCO ile birlikte katkı sunuyoruz" UNESCO ile öğrencilerin buluşturulmasının her daim hedeflendiğini ifade eden Tekin, "UNESCO bünyesinde çok sayıda programa katkı sunuyoruz. Üniversitelerde ve okullarda oluşturulan UNESCO kulüpleri, staj ve lisansüstü burs programları ile UNESCO kürsüleri aracılığıyla eğitimin her kademesindeki öğrencilerin UNESCO’nun öncelikli alanlarıyla buluşturulması sağlanmaktadır. Ayrıca UNESCO Öğrenen Şehirler Programı kapsamında toplumun tüm kesimlerinin bu süreçlere dahil edilmesi, nitelikli eğitim konusunda güçlü bir farkındalık oluşturulmasına katkı sağlamaktadır" dedi. Eğitim alanındaki çalışmalara da değinen Bakan, nitelikli ve erişilebilir eğitim hedefi doğrultusunda yürütülen projelerin sürdüğünü, UNESCO programlarıyla iş birliğinin artırıldığını kaydetti. Ayrıca "Türk dünyası tur rehberi" projesinin tamamlandığını ve eylül ayında öğrencilerin kullanımına sunulacağını açıkladı.
Bakan Bayraktar: "Adıyaman üretim, enerji ve tarımda öncü şehir olacak"
16 Eylül 2025 Salı - 16:08 Bakan Bayraktar: "Adıyaman üretim, enerji ve tarımda öncü şehir olacak" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, deprem sonrası yeniden ayağa kalkış sürecinde Adıyaman’ın sanayi, enerji ve tarım potansiyeliyle Türkiye’nin kalkınmasında öncü şehirlerden biri olacağını söyledi. Bakan Alparslan Bayraktar, Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası’nda STK temsilcileri ve sanayicilerle bir araya geldi. Bakan Bayraktar, burada yaptığı konuşmada, Adıyaman’ın yeniden ayağa kalkış sürecinde önemli bir mesafe kat edildiğini, şehrin sosyal, iktisadi ve içtimai hayatının normale dönmeye başladığını belirtti. Bayraktar, şunları kaydetti: "Çok büyük bir deprem yaşadık, asrın felaketi dediğimiz büyüklükte bir afetle karşı karşıya kaldık. Ancak devlet ve millet el ele vererek büyük bir çaba ortaya konuldu. İnşallah Cenab-ı Hak böyle bir felaketi bir daha bizlere yaşatmaz ama Adıyaman ayağa kalkıyor." Adıyaman’ın büyüyen bir üretim ve enerji kenti olduğuna dikkat çeken Bayraktar, son yirmi iki yılda şehrin elektrik tüketiminin altı kat arttığını ifade etti. Bu artışın nüfus ve şehirleşmenin yanı sıra sanayi ve ticaretin gelişmesinden kaynaklandığını belirten Bayraktar, Atatürk Barajı ve Türkiye Petrollerinin Adıyaman için stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Bayraktar, "Türkiye Petrolleri burada önemli bir istihdam sağlıyor. Enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmak için her varil bizim için altın değerindedir" dedi. Bayraktar, tekstil sektörünün küresel sıkıntılar ve artan işçilik maliyetleri nedeniyle zor günler geçirdiğini, bu sektöre can suyu olabilecek desteklerin verileceğini dile getirdi. Türkiye’nin enerji alanındaki politikalarına da değinen Bayraktar, "Cari açığı düşürmek için ihracatı artırmamız lazım. Ancak ithalatı da azaltmalıyız. Petrol, doğalgaz ve kömür gibi enerji ithalatını azaltmak için çalışıyoruz. Bu noktada Adıyaman’daki petrol üretimi, Karadeniz’deki doğalgaz keşfi ve Gabar’daki üretim çok önemlidir" ifadelerini kullandı. Türkiye Petrollerinin sadece yurt içinde değil yurt dışında da önemli çalışmaları olduğunu vurgulayan Bayraktar, Somali, Libya, Irak, Orta Asya ve Pakistan’da yürütülen petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerine değindi. Bayraktar, Adıyaman’ın tekstil, üretim, enerji, petrol ve tarımdaki potansiyeliyle gelecekte Türkiye’nin kalkınmasında öncü bir şehir olacağını kaydetti. Programda Adıyaman Valisi Osman Varol, Milletvekilleri İshak Şan, Mustafa Alkayış, Hüseyin Özhan ve Resul Kurt, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Keleş, Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Mehmet Torunoğlu ile AK Parti İl Başkanı Bülent Kablan da yer aldı.
Bitlis’te ’Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’ programı gerçekleştirilirdi
16 Eylül 2025 Salı - 15:35 Bitlis’te ’Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’ programı gerçekleştirilirdi AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, herhangi bir şekilde terörle bir müzakere içerisinde olmadıklarını belirterek, "Herhangi bir şekilde bir pazarlık yürütülüyor değil. Herhangi bir şekilde al-ver süreçleri yürümüyor. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak terörle mücadeleyi sahada kazandık. Şimdi onu aslına bakarsanız bütünüyle topluma yaymanın peşindeyiz" dedi. Bölge milletvekilleri ile birlikte "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" kapsamında Bitlis’e gelen Hasan Basri Yalçın, ilk olarak AK Parti Bitlis İl Başkanlığını ziyaret etti. "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" programı kapsamında partililerle bir araya gelen Yalçın, burada gazetecilere terörsüz Türkiye süreci ile ilgili açıklamalarda bulundu. Yalçın, birlik ve beraberlik vurgusu yaparken, Türkiye Yüzyılı hedeflerinin milletle birlikte hayata geçirileceğini ifade etti. Yalçın, "Türkiye’de belli bir süredir siyasetin temel meselesi haline gelen, Cumhurbaşkanımızın ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin öncülüğünü ettiği terörsüz Türkiye sürecini konuşuyoruz. Terörsüz Türkiye inşallah Türkiye’nin 40 yılı aşkın bir süredir ayağında bir pranga olan, temel meselelerinden bir tanesi olan terör meselesini tamamen Türkiye’nin gündeminden kaldırmak üzere başlatılmış bir inisiyatif. Bugün ana muhalefetin haline baktığınızda kendi arasında bir koltuk kavgasını hala devam ettiren bir muhalefet var. Türkiye’nin hiçbir sorununa, hiçbir gelecek perspektifine olumlu katkı sunmak, Türkiye’nin önüne bir alternatif sunmak gibi bir kaygıları yok. Cumhur ittifakı perspektifiyle Türkiye yüzyılının ne olduğunu, Türkiye yüzyılının İzmir’e, Diyarbakır’a, Bitlis’e, Eskişehir’e, Sinop’a, Edirne’ye ne gibi bir katkı sunacağını anlatmaya çalışıyoruz. Çok kısaca söylemek gerekirse bütün gün bu tür konuşmalar gerçekleştireceğiz birçok yerde. Çok kısaca söylemek gerekirse terör bu ülkenin başına 40 yıldır bela, 40 yılı aşkın bir süredir bela olmuş bir hadisedir. Kaybettiğimiz canlarımız oldu. Yerine koyamayacağımız canlarımız oldu. Şehitlerimiz, gazilerimiz oldu. Tabii ki onları geri kazandırmak mümkün değil. Ama terör sadece buna da mal olmadı" dedi. Terörün ekonomik olarak bu ülkenin beline vurulmuş en büyük darbelerden bir tanesi olduğunu da ifade eden Yalçın, "Milyarlarca dolarlarımız bizim terörle mücadele ile geçti. Terörle mücadele nedeniyle o alanlara harcanmak zorunda kaldık. Sadece terörle mücadeleye harcadığımız ekonomik kaynaklarımız mı? Hayır, daha da beteri aslına bakarsanız terör ülkemizin bir coğrafyasını, bir bölgesini gelişebileceğinden daha az gelişmesine neden oldu. Bütün bunları ortadan kaldırmak, ülkenin üzerinde terörle ilgili hiçbir imajın bulunmamasını sağlamak için Türkiye’de artık terör örgütünün var olmasını tamamen ortadan kaldırmak için bu süreç başlatıldı. Meclisimiz bir yönüyle bu sürecin bir parçası. Güvenlik kuvvetlerimiz çok deriniyle bu işin bir parçası. Bizde AK Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak aslında siyasetimizin bir parçası olarak bunu anlatıyoruz. Nedir Türkiye’ye önerdiğimiz şey? Türkiye artık terörle anılan bir ülke olmasın. Biz terörle mücadelemizi askeri anlamda tamamladık. Şükürler olsun ki son yıllarda, belli bir dönemde terör artık bizim canımıza kıyamaz. Şehirlerimizi, illerimizi, ilçelerimizi, köylerimizi tehdit edemez hale geldi. Bunun kıymetini biliyoruz. Bu çok yoğun bir kolluk gücü mücadelesiyle gerçekleştirildi. Bu aslına bakarsanız savunma sanayine yaptığımız büyük yatırımlar sayesinde gerçekleşti. Bu coğrafyada derelerde, vadilerde, dağlarda terör örgütü mensupları varken güvenlik kuvvetlerimiz belki de bu dağların üzerinde binlerce güvenlik mensubuyla tedbir almak mecburiyetinde kalıyordu. Belki de beş tane teröristin izini sürmek için 5 bin, 10 bin askerimiz sahayı taramak mecburiyetinde kalıyordu. Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayinde gerçekleştirdiği yatırımlarla o askerlerin, polislerin yaptığı görevi, bugün tek başına İHA’larımız, SİHA’larımız yapıyor. Bölgeyi kolayca tarıyor. Bu nedenle de aslına bakarsanız coğrafya bir şekilde güvenli hale geldi. Şimdi sadece askeri tedbirlerin de ötesinde siyaseten de, toplumsal olarak da, ekonomik olarak da böyle bir meselenin tekrar Türkiye’nin gündemine gelmesini engelleyecek ne varsa onu gerçekleştirelim istiyoruz. Herhangi bir şekilde terörle bir müzakere içerisinde değiliz. Herhangi bir şekilde bir pazarlık yürütülüyor değil. Herhangi bir şekilde al-ver süreçleri yürümüyor. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak terörle mücadeleyi sahada kazandık. Şimdi onu aslına bakarsanız bütünüyle topluma yaymanın peşindeyiz. Türkiye’de terör diye bir sorun olmasın. Toplum bu terörün hiçbir etkisinden etkilenmesin istiyoruz. Tam anlamıyla yapmaya çalıştığımız şey bu" diye konuştu. "Tüm Türkiye bu terörün maliyetinden kurtulsun. Ülkemizde huzur, refah ve adalet olsun" diyen Yalçın, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ülkemizde sükûnet olsun. İşte temel meselemiz bu. Biz her zaman olduğu gibi Türkiye’ye yeni bir şey öneriyoruz. Biz her zaman olduğu gibi Türkiye’nin önünü açmaya çalışıyoruz. Çabamız bunadır. Bunu gerçekleştirmek istiyoruz. İşte bugünkü programlarımızda aslında toplumla kucaklaşmak, topluma terörsüz Türkiye sürecini anlatmak, terörsüz Türkiye sürecinin Türkiye için, Türkiye yüzyılı için bir perspektif olduğunu anlatmak. Türkiye’nin çok temel meseleleri vardı. Terör de bunlardan bir tanesiydi. Bunların birçoğunda ilerleme kat edildi. Biz sadece artık kendi sorunlarını, kendi sınırları içerisinde çözen, kendi sınırları içerisinde sorunlarını çözmeye çalışan bir Türkiye’nin ötesinde bir Türkiye hayal ediyoruz. Biz bölgesel ve küresel meselelerde söz sahibi olan, bölgesel ve küresel meselelerde dostlarını kimseye karşı savunmasız bırakmayan bölgesel ve küresel istikrarı inşa etmeye çalışan ve bunun en temel aktörlerinden birisi olan güçlü ve büyük Türkiye’yi inşa etmeye çalışıyoruz. Savunma sanayinde çok büyük yenilikler yapabiliriz. Ekonomimizi hiçbir zaman kırılganlıkla test edilmeyecek kadar güçlü hale getirebiliriz. Türkiye’yi dış politikada, küresel siyasette dünyanın lider ülkelerinden birisi haline getirebiliriz. Ama Türkiye yüzyılına erişmek istiyorsak terör meselesini tamamen toprağın altına gömmek, bir daha çıkmamak üzere ortadan kaldırmak mecburiyetindeyiz. Amacımız sadece bir seçim propagandası üretmek, seçim sloganlarını tekrar etmek değil. Amacımız Türkiye’nin yolunu açmak, amacımız küresel barışa katkıda bulunmak, amacımız bölgesel istikrarı ortaya çıkarmak. Herhangi bir ülke, herhangi bir devlet bize dost ve müttefik herhangi bir ülke dönüp baktığında Türkiye yüzyılında Türkiye’yi görsün ve güven hissetsin istiyoruz. Türkiye’de inşa ettiğimiz huzur ve güven ortamını küresel siyasete, bölgesel siyasete de yaymak istiyoruz. İşte bu amaçla Türkiye yüzyılı diyoruz. İşte bu amaçla terörsüz Türkiye diyoruz." Bitlis’te çeşitli temaslarda bulunan Yalçın ve beraberindeki heyet, kentteki vatandaşlarla da bir araya gelerek sorun ve talepleri dinledi. Program kapsamında esnaf ziyaretleri de gerçekleştiren heyet, "Türkiye Yüzyılı" vizyonu çerçevesinde yapılan ve yapılması planlanan çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Dışişleri Bakanlığının yeni yerleşkesinin temel atma töreni yarın gerçekleştirilecek
16 Eylül 2025 Salı - 15:24 Dışişleri Bakanlığının yeni yerleşkesinin temel atma töreni yarın gerçekleştirilecek Dışişleri Bakanlığının hizmet ihtiyaçlarını karşılamak üzere inşa edilecek yeni yerleşkenin temel atma töreni yarın gerçekleştirilecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından elde edilen bilgilere göre, Bakanlığın hizmet ihtiyaçlarını karşılamak üzere 15 Temmuz Şehitler Bulvarı Ümitköy Kavşağında inşa edilecek yeni yerleşkenin temel atma töreni yarın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilecek. Dışişleri Bakanlığı ve bağlı AB Başkanlığı halen Ankara’da dokuz ayrı binada hizmet veriyor. Yeni projede Bakanlığın tüm binaları tek bir yerleşkede toplanacak ve Dışişleri Bakanlığı temsil niteliğine uygun, çağın ihtiyaçlarına cevap veren bir yerleşkeye sahip olacak. Tasarruf tedbirlerine uygun proje Tasarruf tedbirleri de dikkate alınarak, yeni yerleşke devlet bütçesine hiçbir yük getirmeksizin inşa edilecek. Yerleşkenin finansmanı için halen Dışişleri Bakanlığı’na tahsisli olan ve atıl durumda bulunan taşınmazın gelirinden faydalanılacak. Böylelikle, kamu kaynakları etkili, ekonomik ve verimli kullanılmış olacak. 3 yılda tamamlanması hedefleniyor. Yeni yerleşkenin yapımı 27 Mart’ta imzalanan protokol kapsamında Dışişleri Bakanlığı ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) arasında yürütülüyor. 28 Temmuz’da TOKİ tarafından gerçekleştirilen yapım ihalesinin ardından, 15 Ağustos’ta fiilen başlayan inşaat çalışmalarının 3 yılda tamamlanması hedefleniyor. Özgün ve anıtsal mimariye sahip olacak yeni yerleşke diplomatik faaliyetlere uygun bir anlayışla dizayn edildi. Yaklaşık 300 bin metrekare kapalı alana sahip olacak yerleşke, yüksek güvenlik standartları ile gelişmiş fiziki ve teknolojik altyapısıyla öne çıkacak. Çevre dostu bir yaklaşımla tasarlanan projede, çok sayıda toplantı salonu, açık tören alanı, müze-sergi alanı ve sosyal alanlar yer alacak. Yerleşke, sadece bir çalışma mekânı değil, aynı zamanda üretkenliği, iletişimi ve kurumsal aidiyeti pekiştiren ve daha da güçlendiren bir merkez olacak. Çağdaş mimarisi, yenilikçi tasarımı ve yabancı konukların kabul edileceği temsil alanlarıyla Türkiye’nin ve Dışişleri Bakanlığı’nın kurumsal itibarını yansıtırken her yönüyle çağımızın gereklerine uygun, modern, güvenli ve rahat bir çalışma ortamı sağlayacak.
Başkan Kocagöz: "İlçemizi güzelleştirmeye devam edeceğiz"
16 Eylül 2025 Salı - 15:15 Başkan Kocagöz: "İlçemizi güzelleştirmeye devam edeceğiz" Kepez Belediyesi, 2024 Nisan ayından bu yana ilçeye 30 kilometrelik yeni ulaşım ağı kazandırdı. Ulaşım yatırımları kapsamında ayrıca 80 kilometre sathi kaplama ve 53 kilometre sıcak asfalt serimi gerçekleştirildi. Kurumlarla işbirliği içinde yürütülen çalışmalarla; içme suyu, yağmur suyu, kanalizasyon, doğalgaz, elektrik ve internet gibi temel ihtiyaç alanlarında da ilçeye 477 kilometrelik alt yapı hattı kazandırıldı. Kepez Belediyesi, Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, 2024 Nisan ayından bu yana ilçeye 30 kilometre yeni ulaşım ağı kazandırdı. Çalışmalar kapsamında, ilçede 80 kilometre sathi kaplama ve 53 kilometre sıcak asfalt serimi gerçekleştirildi. Yalnızca araç trafiği değil, yaya yolları da Kepez Belediyesi’nin öncelikleri arasında yer aldı. Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, özellikle okul, cami, sağlık ocağı ve yoğun kullanılan güzergahlarda toplam 92 kilometre kaldırım çalışması gerçekleştirdi. Kış aylarında artan yağışlara karşı hazırlıklı olmak isteyen Kepez Belediyesi, su baskınlarını önlemek amacıyla 4 kilometrelik yağmur suyu hattı inşa etti. Bu çalışmalarla birlikte, yağmur sularının cadde ve sokaklardan kontrollü bir şekilde tahliyesi sağlanacak. 477 kilometrelik alt yapı hamlesi Kepez Belediyesi, alt yapı çalışmalarında kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde çalışarak; içme suyu, yağmur suyu, kanalizasyon, doğalgaz, elektrik ve internet gibi alanlarda ilçeye 477 kilometre alt yapı yatırımı kazandırdı. ASAT tarafından ilçeye 29 kilometre kanalizasyon hattı, 111 kilometre içme suyu hattı ve bin 819 metre yağmur suyu drenaj hattı döşendi. Bir firma işbirliğiyle 159 kilometrelik doğal gaz altyapısı vatandaşların hizmetine sunuldu. CK Akdeniz tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında 86 kilometrelik elektrik altyapısı yenilenirken, 91 kilometrelik fiber internet altyapısı sayesinde Kepez’de dijital altyapı da modernize edildi. "İlçemizi güzelleştirmeye devam edeceğiz" Kepez’i modern ve konforlu bir ilçe haline getirme hedefiyle hizmet çalışmalarını yürüttüklerini belirten Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "2024 Nisan ayından bu yana ulaşımdan altyapıya, dijital hizmetlerden çevre düzenlemelerine kadar birçok alanda önemli yatırımları Kepez’imize kazandırdık. 30 kilometrelik yeni ulaşım ağı, 80 kilometre sathi kaplama ve 53 kilometrelik sıcak asfalt serimiyle ilçemizin yollarını daha güvenli ve konforlu hale getirdik. Bununla birlikte, 92 kilometrelik kaldırım çalışmasıyla yayalarımıza güvenli bir ulaşım imkanı sunduk. Kurumlarımızla iş birliği içinde yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde; içme suyu, kanalizasyon, doğal gaz, elektrik ve internet gibi temel hizmetleri de ilçemize kazandırıyoruz. Bu hizmetlerin hayata geçmesinde emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma, iş birliği yaptığımız kurumlara ve bizlere her zaman destek olan hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Kepez’in her mahallesine, her sokağına dokunmaya ve ilçemizi güzelleştirmeye devam edeceğiz" dedi.
Gürsel Tekin: "Bu üçlü çok güçlü, bu üçlü ile uğraşamazsınız"
16 Eylül 2025 Salı - 14:43 Gürsel Tekin: "Bu üçlü çok güçlü, bu üçlü ile uğraşamazsınız" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanlığına mahkeme kararıyla kayyum olarak atanan Gürsel Tekin, bugün CHP’nin Sarıyer’deki bulunan binasına gelerek basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Gürsel Tekin, "Arkadaşlarımız ne kadar kötülük yaparsa yapsın. Biz kötülüğe kötülük ile gitmeyeceğiz dedik. Üç tane adamız. Bu üçlü çok güçlü. Bu üçlü ile uğraşamazsınız" dedi. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılmasının ardından yerine kayyum olarak atanan Gürsel Tekin, sabah saatlerinde CHP’nin Sarıyer’de bulunan binasına geldi. Burada çalışmalarını sürdüren Gürsel Tekin daha sonra gazetecilere açıklamalarda bulundu. "Sürekli sizin yalanlarınızı düzeltmek zorunda değiliz" Her gün yalanları düzeltmekten yorulduklarını kaydeden Gürsel Tekin, "Allah insanları yalandan korusun. Biz başladığımız günden itibaren çıkan her türlü yargı kararına saygı duyacağımızı ifade ettik. İster lehimize, ister aleyhimize. Ama bakıyoruz, oturuyoruz, işinizi yaparken sürmanşetler, tuhaf tuhaf haberler. Bin kere sizden rica ettim, ne olursunuz yapmayın. Ben ve arkadaşlarım size bir telefon kadar yakınız. Bizim Sarıyer Seçim Kurulu’na evet bir başvurumuz var. Belki şimdi onlar da heyecanla izliyorlardır. ‘Bu başvuru nedir?’ diyeceklerdir. Başvurunun konusu maalesef biz ilk günden itibaren binayı aldığımızda, karar defterini alamadık. Karar defteri konusunda başvurumuz var. Dilekçemiz ve karar defterimiz burada. Çeşitli kararlar almışız, tasdik etmişiz. Karar defterimiz de Seçim Kurulu tarafından tasdik edilmiş. Onun dışında herhangi bir itirazımız ya da herhangi bir başvurumuz bulunmamaktadır. Yapmayı, etmeyin, günahtır, ayıptır. İnsanlıktan hiç mi nasibinizi alamadınız. Bu ne rezilliktir? Gün içerisinde bir grup Ankara’da, bir grup İstanbul’da yeter yani. Biz de insanız, bizim de sınırlarımız var. Sürekli sizin yalanlarınızı düzeltmek zorunda değiliz" açıklamasında bulundu. "Bu üçlü, çok güçlü. Bu üçlüyle uğraşamazsınız" Arka planda hepimizin bir tek gücü olduğunu ifade eden Gürsel Tekin, "Bizim nezaketimizi, zarafetimizi zedelemeye kalkışmayın. Biz ilk gün bunların tamamını icrayla alabilirdik. Biz bunu denemedik. Arkadaşlarımız ne kadar kötülük yaparsa yapsın, biz kötülüğü kötülükle gitmeyeceğiz dedik. Şuraya bakın, üç tane adamız. Bu üçlü, çok güçlü. Bu üçlüyle uğraşamazsınız. Arka planda hepimizin bir tek gücü var. Gücümüzü Allah’tan alıyoruz. Sonra da Cumhuriyet Halk Partisi’nin altı okundan alıyoruz. Bir an önce kusursuz, sorunsuz meseleleri çözmek için görev almışız. Çıkan açıklama yapıyor. Bunların tamamı yalandır, yanlıştır. Bizim dilekçemizde burada, bu dilekçe sonucu aldığımız karar defterimizde burada. Bu karar defterimizi de Sarıyer Seçim Kurulu tasdikledi" şeklinde konuştu. CHP Kurultay davasının ertelenmesi hakkında konuşan Tekin, "Dün de söyledim biz bir an önce partimizin bu kararlardan kurtulup, yoluna devam etmesini istiyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun. Diyecek bir şey yok" ifadelerini kullandı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile uzlaşma görüşmesi olmadığını belirten Tekin, "Canhıraş çok mücadele ettik ama maalesef görüyorum Aziz İhsan Aktaş’ın arkadaşları bize sık sık cevap vermeye çalışıyorlar. Sabrımızı, metanetimizi korumaya çalışıyoruz" dedi. "Hakkımı helal etmiyorum" söylemine ilişkin Tekin, "Diyeceksiniz ki ne hakkın var? Biz partinin emekçileriyiz. Partinin bu emekçisine baktığınızda tertemiz. Siyasette zenginleşmemiş, kirli işlere bulaşmamış, bir ekibin parçası olmamış, kongreler olurken delege tarafı olmamış insanlarız. Hele doğduğum, büyüdüğüm Kadıköy Meydanı’nda bu insanları nasıl yuhalattınız? Bizim suçumuz, günahımız, bu itirafçıların, iftiracıların arkadaşı olmamak mıdır? Sürekli soruyorsunuz ya binanız orası mıdır, burası mıdır? Biz de Seçim Kurulu’na başvurumuzu yaptık. Bizim binamız neresi? Dediler ki; sizin binanız Sarıyer, bitti. Burası resmi olarak il binasıydı. İl Binası demek Genel Başkanımızın çalışmayacağı anlamına gelmez. Bu binanın tamamı Genel Başkanın emrindedir. Elbette burası çalışma ofisi olur. Sayın Genel Başkanımız çalışma ofisi olarak kullanır, biz minik odalara sıkışmasını biliriz. Bizim bir oda derdimiz yok. Ben İl Başkanı olduğumda biz minik minik odalarda çalışıyorduk, sorun odaların büyüklüğü değil" şeklinde konuştu.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "Adıyaman, asrın felaketinin ardından büyük oranda ayağa kalkmış"
16 Eylül 2025 Salı - 14:31 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "Adıyaman, asrın felaketinin ardından büyük oranda ayağa kalkmış" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, Adıyaman’da partililerle bir araya gelerek açıklamalarda bulundu. Bakan Bayraktar, "Adıyaman, asrın felaketinin ardından büyük oranda ayağa kalkmış" dedi. AK Parti Adıyaman İl Başkanlığında partililerle bir araya gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan Adıyaman’ın kısa süre içerisinde ciddi anlamda ayağa kalktığını ve 2,5 yıl içerisinde bir çok kez kente gelerek temaslarda bulunduğunu vurguladı. "Adıyaman, asrın felaketinin ardından büyük oranda ayağa kalkmış" AK Parti Adıyaman İl Başkanlığında düzenlenen "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" programına katılarak açıklamalarda bulunan Bakan Bayraktar, "Adıyaman enerji şehri olan bir ilimizdir. Adıyaman Türkiye’nin en büyük petrol üreten sahalarından Karakuş Sahası’na yıllarca ev sahipliği yapmıştır. Günlük 8-9 bin varil üretime sahibiz. Önemli bir bölge müdürlüğümüzün olduğu Türkiye Petrolleri ve yaklaşık 2 bin 300’e yakın çalışanımızın olduğu önemli bir yerdir. Adıyaman’a geçtiğimiz 2,5 yıl içerisinde birçok kez geldim. Her geldiğimde çok daha ilerlemiş ama bu geldiğimde özellikle çok ciddi bir şekilde, büyük oranda ayağa kalkmış bir il olarak gördüm. İnşallah geri kalan işlerde tamamlanacak" diye konuştu. Düzenlenen programa, AK Parti İl Başkanı Bülent Kablan, milletvekillerinden İshak Şan, Hüzeyin Özhan, Mustafa Alkayış ile partililer katıldı.
AK Partili Çopuroğlu’ndan Kayseri Serbest Bölge’ye ziyaret
16 Eylül 2025 Salı - 14:14 AK Partili Çopuroğlu’ndan Kayseri Serbest Bölge’ye ziyaret AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu, Kayseri ihracatının yüzde 25’lik kısmının karşılandığı Kayseri Serbest Bölge’yi (KAYSER A.Ş.) ziyaret ederek yapılan çalışmaları yerinde inceledi. Kayseri Serbest Bölge Yönetim Kurulu Başkanı ve Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, Milletvekili Çopuroğlu’nu ağırlayarak çalışmalar hakkında bilgi verdi. Kayseri Serbest Bölge’de yapılan toplantının ardından, firmalar ziyaret edilip Kayseri A.Ş. Su Arıtma Tesisi ve altyapı çalışmaları yerinde incelendi. Kayseri’nin ihracata açılan kapısı Kayseri Serbest Bölgedeki çalışmalar hakkında bilgi veren Başkan Palancıoğlu şu şekilde konuştu: "Kayseri Serbest Bölgemizde eski bölgenin yerleşik fabrika alanının olduğu birinci bölgenin altyapı çalışmaları hız kazandı. Şu anda 55 kilometrelik yolun 5,5 kilometresinde kanalizasyon, yağmur suyu hattı, doğalgaz, elektrik, fiber kablo gibi altyapı çalışmalarının tamamı inşallah hızla devam ediyor. Serbest bölgede birçok çalışmalar yaptık. Bunların yanında altyapı faaliyeti önemli. Bittikten sonra da inşallah yol çalışmalarımız başlayacak. Bugün sayın Kayseri Milletvekilimiz Şaban Çopuroğlu Bey’i misafir ediyoruz. Burada yaptığımız çalışmalarla ilgili bilgi verdik, ziyaret ettik. Cenab-ı Allah tüm sanayici kardeşlerimize yardım eylesin. Hakikaten Türkiye için sanayiciler son derece önemli. İhracat yapıyorlar, istihdam yapıyorlar, üretim yapıyorlar. Katma değeri yüksek üretimler söz konusu. Serbest bölge de Kayseri’nin dışarıya açılan, ihracata açılan kapısı. Serbest bölgede yaklaşık Kayseri’nin yüzde 25’lik ihracatı yapılıyor. Dolayısıyla tüm sanayici kardeşlerimize teşekkür ediyoruz. Serbest bölgede her gün yeni yatırımlar hız kazanıyor. İnşallah altyapı faaliyetlerinin bitmesi ile birlikte büyük bir mesafe kaydetmiş olacağız. Hayırlı olsun." Çopuroğlu: "55 kilometreye yakın bir alanı iğne oyası yapar gibi işliyorlar" Salı gününü Sanayiciler Günü ilan eden Milletvekili Çopuroğlu, yapılan çalışmaların iğne oyası yapar gibi tek tek işlendiğini belirterek, "Salı günü Sanayici Günü çerçevesinde Kayseri Serbest Bölge’de bir toplantı gerçekleştirdik. Serbest Bölge Başkanımıza ve İcra Heyet Başkanımıza teşekkür ediyoruz. Buradaki yapılan çalışmaları da değerlendirme fırsatımız oldu. Çalışmaları yerinde görelim dedi, Başkanım. 55 km’ye yakın bir alanı tek tek yani iğne oyası yapar gibi işliyorlar. Altyapı çalışması, üstyapı çalışmasını kışa yetiştirmeye çalışıyorlar. Burada sanayicimizin kahve davetine icabet ettik, kendisine teşekkür ediyoruz. Hem hasbihal etme şansımız oldu hem de ortak noktalarda yapabileceklerimizi konuştuk. Bundan sonraki ziyaretlerimizde bu şekilde devam etmeye gayret edeceğiz. Biraz da öğrendiğimiz kadarıyla da kış gelmeden herhalde bitecek diye düşünüyoruz. Kolaylıklar diliyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz CHP davanın hiçbir yerinde yokuz. Şikayet edenler de yargılananlar da CHP’nin koridorlarında"
16 Eylül 2025 Salı - 14:02 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Biz CHP davanın hiçbir yerinde yokuz. Şikayet edenler de yargılananlar da CHP’nin koridorlarında" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP kurultay davasına ilişkin, "Biz bu davanın hiçbir yerinde AK Parti olarak yokuz. Şikayet edenler de yargılananlar da CHP’nin koridorlarında dolaşıyorlar" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Olağanüstü Ortak Zirvesi’ne katılmasının ardından yurda dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı. Bir gazetecinin, "Şam yönetimiyle SDG arasındaki entegrasyon süreci ne durumda? Türkiye, bu sorunun barışçıl bir şekilde çözümü konusunda bir inisiyatif yürütüyor mu? Günün sonunda bu işin nereye varması bekleniyor?" sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda Suriye’de birlik ve beraberliğin sağlanması ve kalıcı barışın ülkenin her köşesinde hakim olmasının Türkiye olarak en büyük arzuları olduğunu, bunun için Suriye halkının yanında durmaya devam ettiklerini söyledi. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir görüşmesinin olduğunu, bu konuları etraflıca ele aldıklarını hatırlatan Erdoğan, şu şekilde cevap verdi: "Suriye Demokratik Güçleri konusunda bizim onlara yönelik mesajlarımız da belli. Suriye Demokratik Güçleri ile Şam yönetimi arasındaki entegrasyon arayışları, Suriye’nin toprak bütünlüğü açısından önemli bir adım. Zaman zaman Suriye yeniden tek yürek ve tek yumruk olmasın diye kışkırtmalar yaşanıyor. Suriye’de şu anda uluslararası diplomasiyle yerel dinamiklerin iç içe geçtiği karmaşık bir süreç var. Biz burada kesinlikle Suriye’yi yalnız bırakamayız. Onun için de ilgili arkadaşlarım başta Dışişleri Bakanım, İstihbarat Başkanım, Suriye ile sıkı bir diyalog içerisindeler." Suriye’de artık eski zamanların geride kaldığını, yeni bir dönemin başladığını vurgulayan Erdoğan, "Ancak biliyorsunuz güneyden İsrail, Suriye’yi sıkıştırıyor, yıpratmaya çalışıyor. Oradan ’böl, parçala, yönet mantığıyla’ bir şeyler koparmanın gayreti içerisindeler" dedi. Tüm bunlara rağmen Suriye’de herkesi kucaklamayı önemseyen bir yönetimin şu anda iş başında olduğunu bildirdi. Suriye’de dengeleri değiştirdiğini ve bunu şu anda hazmedemeyenlerin olduğunu belirten Erdoğan, "Herkesin bu yeni durumu iyi anlaması, adımlarını buna göre atması en doğru, en basiretli ve Suriye’nin şartlarına en uygun yol olacaktır. Şimdi ben sizlere de sormak isterim. Barış ile hep beraber kazanmak varken çatışmayla kaybetmek niye? Bunun üzerinde duralım. Provokasyonlara kapılmadan, yanlış yollara sapmadan, Müslüman kanından beslenenlerin oyunlarına gelmeden ilerlememiz şart. Biz, hiçbir ayrım yapmadan tüm Suriyelilerin yanındayız. Özellikle başta Dışişleri Bakanım olmak üzere İstihbarat Başkanım çok sıkı bir diyalog ve ilişki ile Suriye’nin yönetimindeki muhataplarıyla sık sık görüşmeler yapıyorlar. Bu görüşmeleri de sürdürecekler. Sonunda kazanan inşallah inanıyorum ki Suriye olacaktır, bütün bölgemiz olacaktır" şeklinde konuştu. "Kimse Kıbrıs Adası üzerinde yeni acıları ortaya çıkartacak oyunlar kurmamalıdır" "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ekim ayında cumhurbaşkanlığı seçimi var. Seçim sonuçlarının Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kazanımları ve iddiaları konusunda riskler taşıyıp taşımadığı hususunu nasıl değerlendirirsiniz?" sorusuna Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemen bir devlet olarak bağımsız yargısı gözetiminde seçimlerini gerçekleştireceğini belirtti. "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bizim kardeşimizdir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatlerini kendi hak ve menfaatlerimiz olarak görüyoruz. Buna el uzatılmasına da müsaade etmeyiz" diyen Erdoğan, Türkiye’nin, uluslararası hukuk zemininde ve Birleşmiş Milletler kararlarında meşru şekilde tanınan garantörlük haklarına sahip olduğunu vurguladı. Erdoğan, bu hakların hangi siyasi parti iktidara gelirse gelsin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin varlığına ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarına güvence sağladığının altını çizdi. Kıbrıs Adası’nın yıllarca bölgesel ve küresel güçlerin oyun alanı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, yakın tarihin oynanan oyunların ne kadar kanlı olabileceğini gösterdiğini ifade etti. ‘Kimse Kıbrıs Adası üzerinde yeni acıları ortaya çıkartacak oyunlar kurmamalıdır’ diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ne biz ne Kıbrıs Türk halkı yaşadıklarını unutmuştur. Acılarla dolu hafızalar taptazedir. Benzer acıları bir daha kimse Kıbrıs Türkü’ne yaşatamaz, biz buna izin vermeyiz. Ben Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti seçimlerinin hayırlı olmasını temenni ediyorum" dedi. "Libya’da Doğu ile Batı arasında yapıcı bir diyalog tesis edilmesi gerektiğini düşünüyoruz" "Türkiye’nin son aylarda Libya’nın doğusunu kontrol eden Hafter yönetimiyle ilişkilerinde olumlu yönde belirgin bir ilerleme olduğunu görüyoruz. Bingazi yönetiminin Türkiye’nin Trablus’la imzaladığı deniz yetki alanları anlaşmasını onaylayacağına yönelik güçlü bir beklenti de var. Buna karşılık Yunanistan’ın Hafter yönetimine baskısı da ortada. Hafter’in Türkiye ziyareti gündemde mi? Bingazi’nin anlaşmayı imzalamasını bekliyor muyuz?" sorusuna Erdoğan, "Hafter’in oğlunun istihbaratımızla teması olduğu gibi zaman zaman Dışişleri ile de diyaloğu var. Yani bizden kopuk bir durumları zaten yok. Biz Libya’da Doğu ile Batı arasında yapıcı bir diyalog tesis edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Libya’nın egemenliğinin, toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin korunmasını istiyoruz. Adımlarımızı da bu amaçlar doğrultusunda atıyoruz." yanıtını verdi. Sürecin başından itibaren meşru Trablus hükümetine Türkiye’nin destek verdiğini ancak son dönemde izlenen politikaların sadece Trablus’a değil, Libya’nın doğusuna da diplomatik kanallar açılması yönünde geliştiğini aktaran Erdoğan, "Bu, çok boyutlu diplomasi çabalarımız, Türkiye’nin bölgesel vizyonunun, barışa ulaşmadaki amacının bir yansımasıdır. Libya’da siyasi sürecin adil, muteber ve şeffaf seçimler yoluyla ilerletilmesini bekliyoruz. Libya’nın huzura ve istikrara kavuşmasını engellemek isteyenler, tabii ki olacak. Biz de Libya halkının yanında olmaya, diyalog zeminini güçlendirmeye devam edeceğiz. Bingazi yönetiminin de Türkiye ile Trablus arasında imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasını onaylaması, uluslararası hukuk açısından büyük bir kazanım olacaktır" ifadelerini kullandı. "İta amirlerinden izin almadan konuşamayan bir CHP yönetimi var" "Biz uçakla Katar’a doğru havalanırken Ankara’da önemli bir dava vardı. Ana muhalefet partisi CHP’nin şaibelerle anılan kurultayı ile ilgili bir duruşma gerçekleşti. Dava herhangi bir tedbir de alınmadan 24 Ekim’e ertelendi. Siz bu konuda neler söylemek istersiniz?" şeklindeki soruya Erdoğan, "Kararını verdi mi, verdi. Dolayısıyla şimdi bu ara kararla süreç ertelenmiş oldu. Bu ertelenmeyle birlikte bu ara karardan sonra beklenen yeniden mahkemenin yapılmasıdır. Bakalım orada ne gibi bir karar çıkacak. Bunu da açık ve net göreceğiz. Biz bu davanın hiçbir yerinde AK Parti olarak yokuz. Şikayet edenler de yargılananlar da CHP’nin koridorlarında dolaşıyorlar. Aramızdaki fark bu. Bunların iç tartışmalarını bastırmak için öncelikle bize sataşmaktan vazgeçmesi lazım. Neymiş? CHP’den bazı başkanlar, meclis üyeleri, bizim partimize katılmışlar. Katılmak isteyenlere biz ’niye geliyorsunuz’ mu diyeceğiz? Bizim kapımız açık. ’Hayırlı olsun’ deriz ve aramıza onları da alırız. Nitekim en son Beykoz Belediye Başkanı Özlem Vural Gürzel, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı’ndan sonra, o da aramıza katıldı. Meclis üyeleriyle beraber aramıza geldiler ve şu anda onlarla birlikte yola devam ediyoruz." Her ne kadar bu kavganın CHP içinde yaşansa da herkesi etkilediğine dikkat çeken Erdoğan, "Rüşvet, haraç, yolsuzluk, sahtekarlık, irtikap ve delege pazarlığı bunların içinde var. Önce sen, kendi içindeki bu olumsuzlukları temizlemeye bak. Bunu temizlemeden sağa sola çamur atma. Meselenin bu yönünü kimse görmezden gelemez. İta amirlerinden izin almadan konuşamayan bir CHP yönetimi var. Böyle siyaset olur mu? AK Parti’nin içinde böyle bir şey yok. Söz isteyen bütün arkadaşlarımıza biz mikrofonlarımızı açık tutarız. Asla onların mikrofonlarını kapatmayız. CHP yöneticilerinin kurdukları her cümle ya kulaklarına fısıldanıyor ya da ellerine tutuşturuluyor. Böyle bir yapı var. Bu yol, yol değil. Onun için de biz ara karardan sonra yargının vereceği kararı, bu mutlak butlan mı olur, başka türlü bir karar mı çıkar, hepsini yargının vereceği karardan sonra göreceğiz" değerlendirmelerinde bulundu.