POLİTİKA
Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu başladı 12 Mayıs 2026 Salı - 22:14:24 Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu, siyasetçiler, yerel yöneticiler, sivil toplum örgütleri ve uluslararası temsilcilerin katılımıyla başladı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen ve 16 Mayıs’a kadar sürecek olan Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nun açılış töreni, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ali Emiri Konferans Salonu’nda düzenlendi. Açılışa, Büyükşehir Belediyesi Başkanı Serra Bucak, Başkan Yardımcısı Doğan Hatun, DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Barış Anneleri Meclisi, milletvekilleri, siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri, uluslararası alanda faaliyet yürüten demokratik kitle örgütleri temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı. Forumda cemiyetin kutuplaşmadan kurtulması, demokratik çözüm, yerel yönetimlerin rolü ve Kürt meselesinin hukuk temelinde çözümü görüşüldü, kayyım politikaları, birlikte hayat, yerel demokrasi ve demokratik toplum başlıkları öne çıktı. Forumda ayrıca Amed’in "kalıcı ve onurlu barışın adresi" olduğu mesajı verildi. Forumun açılışında konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanı Serra Bucak, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olarak barış ve demokratik toplumu hep birlikte gerçekleştirme sürecine yerelden, yerel yönetimlerden güçlü bir ses ve yanıt vermeyi hedeflediklerini kaydetti. Bucak, "Bu çabamıza destek verdiğiniz için hepinize tek tek, ayrı ayrı çok teşekkür ediyoruz. Forumun çıktılarını elbette bizler de sizler gibi heyecanla bekliyoruz. Ve bu dayanışmanın daimi olmasını istiyoruz. Bizler bu barış sürecine, seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine yeniden gönderilmesi olarak bakıyoruz. Ve bunun bir an evvel gerçekleşmesini ümit ediyor, bunu talep ediyoruz" dedi. Sivil toplum örgütlerine destekleri için teşekkür eden Başkan Bucak, "Her çalışmamızda yer alan, bizimle dayanışan, dayanışmalarını bizden esirgemeyen, bizden de dayanışma isteyen; gösterdikleri ilgi, alaka ve emeklerinden ötürü teşekkür ediyorum. Forum koordinasyonumuza içten teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. Form katılımcıların konuşmalarıyla devam etti.
12 Mayıs 2026 Salı - 18:15 CHP Genel Başkanı Özel: "Türkiye’de gıda enflasyonu dünyanın 17 katı" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Türkiye’de gıda enflasyonu dünyanın 17 katı" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Geçen hafta Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayii Fuarı’nı ziyaret ettiklerini ifade eden Özel, "Orada yerli teknolojilerimizi inceledik, firma ve kurumlarımızı ziyaret ettik. ASELSAN’dan HAVELSAN’a, TUSAŞ’ımızından TÜBİTAK’ımıza kadar tüm kurumlarımızı ve bu ekosisteme katkı sağlayan, çok önemli görevler yapan şirketleri, pırıl pırıl mühendisleri, gözleri pırıl pırıl gencecik insanları gördük. Çok önemli saatler geçirdik orada. Elbette savunma sanayiini bir partiye, bir döneme mal edenlere rağmen 1973’te kurulan TUSAŞ’ı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında gökleri işaret eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten başlayarak TUSAŞ’taki büyük atılımla birlikte bugünlere kadar nasıl geldiğimizi konuştuk. Kimin emeği, katkısı varsa ayırmadan, sakınmadan hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Orada da kimseyi ayırmadan ziyaretlerde bulunduk" ifadelerini kullandı. "Türkiye’de gıda enflasyonu dünyanın 17 katı" Yıllık enflasyonun yüzde 32,4’e yükseldiğini belirten Özel, "Dört ay önce 30’un biraz altındayken, yıl sonunda yüzde 16’ya düşecek demişlerdi. Yüzde 30’dan 16’ya doğru düşeceğini iddia ettikleri enflasyonu dört ayın sonunda yıllık yüzde 32,4’e getirdiler. Son dört aydaki enflasyon yüzde 14,6. Ancak bu sene her ay üst üste binen enflasyonlar büyük bir tehlikeye dikkat çekiyor. Yüzde 14,6 ile bir yılda hedeflenen yüzde 16’lık enflasyonu dört ayda tüketmiş, dört ayda oraya ulaşmış noktadayız. Bundan sonra enflasyondaki her artış kar topu gibi büyüyerek fiyatları daha yüksek, maaşları daha yetersiz bir hale getirecek. Nisan ayı enflasyonumuz yüzde 4,2 olarak gerçekleşti. Yani dünyadaki 100 ülkenin bir yıllık enflasyonundan fazla. Hani diyorlar ya ‘Enflasyon bütün dünyada sorun’, dünyadaki 100 ülke bir yılda bizim bir ayda yaşadığımız enflasyondan azını yaşıyor. O yüzden dünyanın gelişmiş ülkelerinde böyle bir sorun yok. Kaldı ki işsizlikte, yüksek enflasyonda, yüksek faizde, yoksullukta, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz.. En önemli sorunlardan bir tanesi de birazdan çiftçilerimizden bahsederken bahsedeceğim. Gıda enflasyonu. Dünyanın 17 katı bir gıda enflasyonu ile boğuşmak durumundayız" dedi. "Diyanet İşleri kesim bedelini 18 bin lira olarak belirlemiş, 21 kat artırmış" Ak Parti iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşının 257 lira ve en düşük emekli maaşı ile iyi bir koçun 150 lira olduğunu söyleyen Özel, "Bugün aynı iyi koç 45 bin lira, en düşük emekli maaşı 20 bin lira. 1,5 koç alan emekli, yarım koç alamayan, iki emekli birleşse bir kurbanlık alamayan duruma geldiler. Ak Parti iktidara geldiğinde asgari ücret emekli maaşından düşüktü ve 187 liraydı. İyi bir koç, 150 liraydı. Bir asgari ücret, bir kurbanlığın fazlasını alıyordu. Bugün asgari ücretli kurban almaya gittiğinde, elinde 28 bin lira var. Kurbanlık 45 bin lira. Bu sene Diyanet İşleri kesim bedeline 18 bin lira demiş. 21 kat artırmış. O Diyanet İşleri Başkanı’nı atayan bu hükümet, ikramiyeyi sadece dört kat artırmış. Sekiz yılda 21 kat artan Diyanet İşleri’nin hesabı, dört kat artan emeklinin ikramiye hesabı. Bu duruma getirdiler" şeklinde konuştu. "Kendi çalışmasıyla dünya kadar servet yapmış, malına çöktüler" Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ve oğlunun hukuk süreci hakkında değerlendirmede bulunan Özel, "Böcek’in oğlunun ve gelininin kaydettiği, eşiyle mahrem görüntülerinden bir tanesini kamuoyuna verdiler. Hatta dilim varmıyor ama bu iftirayı atan siteyi hâlâ engellemiyorlar. Ele geçirilmiş bir delinin bir sitesi var. Oradan gelininin aslında Muhittin Böcek’in sevgilisi olduğu, çocuğun Muhittin Böcek’ten olduğu, oğluyla evlendirdiği gibi iğrenç iftirayla bir video servis ettiler. ‘Devamı gelecek’ dediler. Biz de basından okuduk, Gökhan Böcek’in sinir krizi geçirdiği, ‘Tamam getirin ne istiyorsanız imzalayacağım’ dediği ortaya çıktı. Sonra Muhittin Böcek’in ifadesi alınıyor. Muhittin Böcek’i okudunuz. ‘Adaylığımla ilgisi yok, partiye her zaman olan bağışlardı. Oğluma geniş zamanlı, ‘Parti bir şey isterse ver, demiştim. Genel Başkan, ‘Partimize sahip çıkın, maddi manevi arkasında olun kampanyanın’ demişti. Geniş zamanlı talimatım vardı geniş zamanlı aldı. Almış, götürmüş benim haberim yok.’ Çünkü Muhittin Bey’e mal varlığına el konulana kadar, kamyon muavinliği, otobüs şoförlüğü ile başlamış. Kendi çalışmasıyla dünya kadar servet yapmış, malına çöktüler. Torununa iftira attılar. Büyüyecek o çocuk, büyüyecek. Tarih önünde biz bunları ispatlamazsak o çocuk bu iftiralarla büyüyecek" ifadelerini kullandı.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu hukukçuları dinledi
02 Ekim 2025 Perşembe - 14:24 Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu hukukçuları dinledi TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 13’üncü toplantısında hukuk derneklerinin temsilcilerini dinledi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 13’üncü kez toplandı. Komisyonda görüşlerini paylaşan Hukukçular Derneği Başkanı Melih Gülseren, devletin üniter yapısının önemine dikkat çekerek, "Atılacak adımlar bu çerçevede atılmalıdır. Kürt kökenli vatandaşlarımız Çanakkale, Kurtuluş Savaşı’nda can vermiş, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda yer almışlardır. Kürt vatandaşların talebi azınlık talebi olarak görülmemelidir. Komisyonun hedefi terörün ülke gündeminden çıkarılmadır. Kürt kökenli vatandaşlarımıza yönelik küçültücü kelimeler kullanılmaktadır. Silahların tamamen bırakılmasından sonra yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Sosyal haklara ilişkin düzenlemeler yapılmalıdır" ifadelerini kullandı. Özgürlük için Hukukçular Derneği Genel Merkezi yöneticisi Serhat Çakmak, hakimlerin güvencelerinin arttırılması gerektiğini söyleyerek, "Hakim ve savcıların kararlarında uluslararası yargı etiği kurallarına göre uygun karar verebilmesi için yasal düzenlemeler yapılması gerekmektedir. 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası’nın 13/7 maddesinin değiştirilmesi gerekmektedir. Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 maddesinin Venedik Komisyonu raporları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin son dönem aldığı kararlar doğrultusunda mülga edilmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu. Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği Başkanı Kemal Akkurt, toplumun tamamını kapsayacak bir uzlaşı olması gerektiğine işaret ederek, "Yurtta sulh cihanda sulh bilinciyle hareket edilmelidir. Emek, özgürlük, dayanışma ekseninde geliştirilerek politikalarla sürdürülmelidir. Kutuplaşmalar, toplumsal barışın zedelenmesine ve demokratik tartışmaların azalmasına yol açmamalıdır. Açılım politikaları, iktidar partisinin TBMM’de istediği yasal düzenlemelere kurban edilmemelidir. Barış, özgürlükten yana olan partiler kendi içlerinde birlikteliği güçlendirmeli, toplumsal muhalefetin ortak bir hedef etrafında toplanmaları hedeflenmelidir" diye konuştu. Hukuki Araştırmalar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Oymak, Türkiye’nin tarihi bir fırsat yakaladığını belirterek, "Terörsüz Türkiye çalışmaları devlet politikasıdır. Terörsüz Türkiye, milliyetçi perspektiften bakıldığında devletin güvenlik güçlerinin devletin sınırlarında, sınır ötesinde, şehir merkezlerinde, il ve ilçelerde hakimiyet kurması, güvenlik zaferi olması yanında devletin onurunun korunması, vatandaşın devlete güvenmesinin pekişmesi anlamına gelmektedir" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultanbeyli’de 50 projenin açılışını gerçekleştirecek
02 Ekim 2025 Perşembe - 13:57 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultanbeyli’de 50 projenin açılışını gerçekleştirecek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 4 Ekim Cumartesi günü Sultanbeyli’de düzenlenecek Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’ne katılacak. Törende, Sultanbeyli Belediyesi tarafından hayata geçirilen 50 proje vatandaşların hizmetine sunulacak. Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, törenden önce basın mensuplarıyla bir araya gelerek 1,5 yılda tamamladıkları yatırımlar hakkında bilgi verdi. Tombaş, göreve geldikleri günden itibaren yoğun bir tempoyla çalıştıklarını belirterek, "Vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına hızlı ve kalıcı çözümler üretmek için ilk günden itibaren sahadayız. Eğitimden spora, ulaşımdan kentsel dönüşüme kadar birçok alanda Sultanbeyli’yi ileriye taşıyacak projeleri tek tek hayata geçiriyoruz. Bugün 50 projeyi tamamlamanın ve Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle açılışını yapacak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. "Kentsel dönüşüm önceliğimiz" Kentsel dönüşüm çalışmalarına büyük önem verdiklerini vurgulayan Tombaş, "Deprem ülkemizin bir gerçeği. Bu kapsamda ilçemizde dönüşümü hızlandırmak için SULKON iştirak şirketimizi kurduk. Battalgazi Mahallesi’nde 404 daireden oluşan projeyi başlattık. Ayrıca Mimar Sinan Mahallesi’nde 710 dairelik kentsel dönüşüm projemizin protokolünü imzaladık. Böylece sadece 1,5 yılda 1.114 konutu hayata geçirdik" diye konuştu. Tombaş, yeni yapılacak Mehmet Akif Spor Kompleksi’nin 26 bin metrekare inşaat alanına sahip olduğunu belirterek, "Yarı olimpik havuz, voleybol ve basketbol sahaları, 2 bin kişilik tribün ve sosyal yaşam alanlarıyla Türkiye’nin en büyük spor komplekslerinden biri olacak" ifadelerini kullandı. Gençlik ve sosyal yaşam projeleri İstanbul’un en fazla genç nüfusuna sahip ilçelerinden biri olduklarını hatırlatan Tombaş, gençlik projelerine özel önem verdiklerini söyledi. Hasanpaşa Gençlik Merkezi’nin tamamlandığını, Hamidiye Gençlik Merkezi projesine başlandığını belirten Tombaş, "Üniversiteyi kazanan gençlerimize başarı ödülü veriyoruz. Lisans için 12 bin TL, ön lisans için 8 bin TL destek sağlıyoruz. Ayrıca abonman desteğimiz devam ediyor" dedi. Doğa ile iç içe yaşam alanları oluşturduklarını kaydeden Tombaş, "140 bin metrekare Fetih Korusu ve 110 bin metrekare Aydos Korusu’nu vatandaşlarımızın kullanımına açtık. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği Aydos Kafe’nin sayısını artıracağız" şeklinde konuştu. Eğitim, teknoloji ve çevre yatırımları Başkan Tombaş, TEKNOFEST kuşağına özel projeler geliştirdiklerini de belirterek, "Robotik kodlamadan yapay zekaya kadar birçok alanda eğitim veren Bilim Sultanbeyli Merkezimizi açtık. Çocuklarımız için Sultanbeyli Kreş hizmetini başlattık. Okula yeni başlayan öğrencilere ücretsiz kırtasiye seti dağıttık" dedi. Sıfır Atık vizyonuyla Kompost Üretim Tesisi’ni kurduklarını söyleyen Tombaş, "Sokak hayvanlarının tedavisi için yaşam alanı oluşturduk. Sultanbeyli FİT markasıyla ücretsiz fitness salonlarımızı mahallelere yaygınlaştırıyoruz. SULMEK kursları ve yeni iletişim merkezi SİMER ile vatandaşımıza 7/24 hizmet veriyoruz" ifadelerini kullandı. Basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başkan Tombaş, törenin yapılacağı miting alanında yürütülen hazırlıklarla ilgili bilgi paylaştı.
Gürsel Tekin: "Paralı troller ve gazeteciler çocuklarınızın gözlerinin içine bakamayacaksınız"
02 Ekim 2025 Perşembe - 13:52 Gürsel Tekin: "Paralı troller ve gazeteciler çocuklarınızın gözlerinin içine bakamayacaksınız" Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanlığı için görevlendirilen Gürsel Tekin, "Asla biz hırsızlığa, arsızlığa, yolsuzluğa, milletin malına el uzatanlar değiliz. Siz ne garip bir şeydir, üç kuruş paraya satılarak insanları infaz etmesini biliyorsunuz. Yalan yanlış, iftira haberlerinizin tamamını çürütmek adına söz hakkımı kullanmak istiyorum. En kısa süre içerisinde söz hakkımı kullandırmazsanız ister istemez hukuksal haklarımı aramak zorunda kalacağım. Cesaretiniz varsa yayınlarınıza çağıracaksınız. Paralı troller ve gazeteciler çocuklarınızın gözlerinin içine bakamayacaksınız" dedi. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılmasının ardından yerine görevlendirilen Gürsel Tekin, medya kuruluşlarına çağrıda bulundu. Tekin yaptığı açıklamada, "2 Eylül’den itibaren çağrı heyeti olarak göreve geldik. O günden itibaren olabildiğince partimizin kurumsal kimliğinin tartışılmaması için elimizden gelen bütün çabaları sarf ettik. Ama öncelikle Cumhuriyet Halk Partisi’nin tabanına, örgütüne, gerçek CHP’lilerin seçmenlerine çok teşekkür ediyorum. Çünkü onlar bizim ne yaptığımızı, kim olduğumuzu, nelerle karşı karşıya kaldığımızı çok iyi biliyorlar. Hesaplayamadığımız troller, kendisine sözde gazeteciyim, yorumcuyum diyen paracı gazeteciler. Öyle bir hale getirdiler ki, benim kimseden korkmayacağımı beni tanıyanlar bilir. Etrafımızdaki insanlarla ilgili yalan yanlış, iftira, aşağılıkça haberlerle insanlara saldırttınız. Öyle bir duruma getirdiniz ki, bizi tanıyan insanların bile kafaları karıştı. Şunu bilin; bizim sizden ders alacak bir karakterimiz yok. Asla biz hırsızlığa, arsızlığa, yolsuzluğa, milletin malına el uzatanlar değiliz. Siz ne garip bir şeydir, üç kuruş paraya satılarak insanları infaz etmesini biliyorsunuz. Bunu nerede yapıyorsunuz? Gelin karşımızda yapın. Nereye sığınıyorsunuz? Televizyonlara. Kim bu televizyonlar? Bu televizyonlara defalarca çağrıda bulundum. Şimdi tekrar çağrıda bulunmak istiyorum. Bugüne kadar yalan yanlış, iftira haberlerinizin tamamını çürütmek adına söz hakkımı kullanmak istiyorum. Üç kez sosyal medyamdan paylaştım. Bugün son kez kamuoyunun huzurunda paylaşmak istiyorum. En kısa süre içerisinde söz hakkımı kullandırmazsanız ister istemez hukuksal haklarımı aramak zorunda kalacağım" ifadelerini kullandı. "Organize işlerin hangi noktalarında olduğunuzu gözlerinizin içine bakarak söyleyeceğim" Yayınlara davet beklediğini belirten Tekin, "Söylediğiniz her cümleyi benim terbiyem müsaade etmediği için söylemek istemiyorum. Cesaretiniz varsa yayınlarınıza çağıracaksınız, hem sizin o iftiralarınıza cevap vereceğim hem de süreçle ilgili merak ettiğiniz şeyler de olabilir. Organize işlerin hangi noktalarında olduğunuzu gözlerinizin içine bakarak söyleyeceğim. Siz ne zannediyorsunuz? Suskunluğumuz sadece ve sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliği, Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçmeni, Cumhuriyet Halk Partisi’nin örgütüne olan saygımızdan dolayıdır. Yoksa o kadar şeyler biliyoruz ki, o kadar şeyler söyleriz ki, özellikle o paralı troller ve gazeteciler çocuklarınızın gözlerinin içine bakamayacaksınız. Bir tarafta her türlü kirliliğin içinde olacaksınız, bir tarafta organize işin bir parçası olacaksınız, bir tarafta da döneceksiniz tertemiz 3 tane CHP’li partisine sahip çıktığı için onları insanlara düşman olarak ilan edeceksiniz. Evet, saç kesilecek tel görülecek" dedi.
Bakan Tekin: "(Gazze) İnsan hakları mahkemeleri, daha ne olacak ki müdahale etsinler?"
02 Ekim 2025 Perşembe - 13:02 Bakan Tekin: "(Gazze) İnsan hakları mahkemeleri, daha ne olacak ki müdahale etsinler?" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Gazze’ye yardım götürmek için yola çıkan Küresel Sumud Filosu’nun İsrail tarafından engellenmesi ve Gazze’de yaşanan soykırıma ilişkin, "Uluslararası metinler, evrensel insan hakları bildirgeleri ve bunları korumakla mükellef olan insan hakları mahkemeleri, daha ne olacak ki müdahale etsinler?" dedi. Öğretmenlerin dijital yetkinliklerinin artırılmasını hedefleyen ‘Öğretmen Eğitimi Dijital Ekosistem Projesi’ Ankara’da bir otelde düzenlenen programla tanıtıldı. Projenin lansmana Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Temsilcisi Paolo Marchi, kamu kurum ve kuruluşları temsilcileri katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Bakan Tekin, eğitimin en önemli işlevinin temel hak ve hürriyetlerin güvence altına alındığı bir dünya oluşturmak olduğunu belirterek, dünyanın her noktasında eğitimcilere büyük sorumluluk düştüğünü söyledi. Tekin, "Eğer bugün dünyada bir insan hakkı ihlali varsa dünyanın neresinde olursa olsun savaşı, savaş yapmayı ve başkasının hakkını ihlal etmeyi kendisinde bir hak olarak gören bir zalim varsa, kuşkusuz bunda biz eğitimcilerin payı var. Eğer biz hayatın merkezine, işlerimizin, çalışmalarımızın merkezine insan hakları ihlallerinin olmadığı bir dünyayı, barışın, demokrasinin ve insan haklarının egemen olduğu bir dünyayı yeterince verebilseydik bugün dünyada vahşet yapan siyasetçiler, vahşet yapan, soykırım yapan devlet adamları olmazdı" ifadelerini kullandı. "İnsan hakları mahkemeleri, daha ne olacak ki müdahale etsinler?" Tüm dünyada evrensel olarak kabul edilen insan hakları evrensel metinlerine uyulmadığına ve Gazze’de yaşanan soykırıma sessiz kalındığına dikkati çeken Bakan Tekin, "Neden insan hakları evrensel metinleri ve insan haklarını korumakla mükellef uluslararası otoriteler bu vazifelerini yerine getirirken etnik ya da dini perspektiften bakarak davranıyor. Eğer böyle davranmaya hakları varsa yaptıkları işin evrensel olduğunu söylemeye hakları yok demektir. Uluslararası metinler, evrensel insan hakları bildirgeleri ve bunları korumakla mükellef olan insan hakları mahkemeleri, daha ne olacak ki müdahale etsinler?" şeklinde konuştu. "İnsan haklarına saygıyı, yaşadığımız dünyaya saygıyı müfredatımızın odağına yerleştirdik" Bakanlık olarak temel hak ve hürriyetler açısından insanlar arasında ayrım gözeten ifadeleri müfredattan çıkarttıklarını dile getiren Tekin, "Programımızın, müfredatımızın odağına insana saygıyı, insan haklarına saygıyı, barışa, içinde yaşadığımız dünyaya saygıyı müfredatımızın odağına yerleştirdik. Bu bizim için çok önemli. Yani biraz önce konuşmama başlarken eğitim öğretim sistemlerinin asla ıskalamaması gereken temel referans noktasını biz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin içerisine yerleştirdik" diye konuştu. Bakan Tekin, eğitimde ulusal ve uluslararası kuruluşlarla iş birliği yapmayı önemsediklerini vurgulayarak şunları kaydetti: "Bu projeyi hayata geçirecek, bu projeyi devam ettirecek kuşkusuz en ana aktör öğretmen arkadaşlarımız. Ben önümüzdeki dönemde de Milli Eğitim Bakanlığı’nın birçok uygulamasında bu tür yetkinliklerin, bu tür becerilerin Bakanlık tarafından farklı şekilde değerlendirileceğini, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin ana unsurlarından bir tanesinin bu olduğunu öğretmen arkadaşlarımıza bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Biz bu projeyi önemsiyoruz." 1 Şubat 2023 tarihinde başlatılan ve Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA-III) 2021-2027 dönemi kapsamında desteklenen proje, 36 ay süreyle devam edecek. UNICEF tarafından yürütülen proje kapsamında öğretmenlere Öğretmen Bilişim Ağı’nda (ÖBA) yayımlanacak 10 modülden oluşan çevrim içi dijital beceri eğitim paketi tanıtılacak.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ’Bakanlığın bir taciz davasına müdahil olmadığı’ iddialarını yalanladı
02 Ekim 2025 Perşembe - 12:57 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ’Bakanlığın bir taciz davasına müdahil olmadığı’ iddialarını yalanladı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bazı basın yayın organlarında yer alan ‘Bakanlığın bir taciz davasına müdahil olmadığı’ yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bazı basın yayın organlarında yer alan ‘Bakanlığın bir taciz davasına müdahil olmadığı’ yönündeki iddiaları resmi sosyal medya hesabından yapılan paylaşım ile yalanladı. Bakanlık, söz konusu dava süreciyle ilgili 14 Ağustos tarihinde itiraz ettiklerini ve davanın devam eden temyiz incelemesini de yakından takip ettiklerini açıkladı. "İddialar gerçeği yansıtmamaktadır" Bakanlık tarafından yapılan paylaşımda şu ifadeler yer aldı: "Bazı basın yayın organlarında yer alan bakanlığımızın bir taciz davasına müdahil olmadığı yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu mesnetsiz iddialara yönelik aşağıdaki açıklamanın yapılması uygun görülmüştür. Bakanlık olarak müdahil olduğumuz dava süreci ile ilgili verilen tahliye kararına 14 Ağustos 2025 tarihinde itiraz ettiğimizi, davanın devam eden temyiz incelemesini de yakından takip ettiğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız. Bakanlığımızı karalamak amacıyla yapılan bu tip yalan haberlere itibar edilmemesi önemle rica olunur. Bakanlık olarak hiçbir talep beklemeden ve taraflarının kim olduğuna bakmadan tüm şiddet ve istismar davalarına müdahil olmaya ve mağdurların yanında yer almaya devam edeceğiz. Söz konusu yalan haberle ilgili yasal haklarımızı kullanacağız."
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Sumud Filosu’na saldırıyla birlikte Netanyahu ve çetesi yalnızlaşmaya devam edecektir"
02 Ekim 2025 Perşembe - 12:29 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Sumud Filosu’na saldırıyla birlikte Netanyahu ve çetesi yalnızlaşmaya devam edecektir" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "En son Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda soykırımcı Netanyahu kürsüye çıktığında bütün milletleri temsil eden, neredeyse dünyanın tamamını temsil eden delegelerin salonu terk etmesi, açık bir protestoyu ortaya koymaları, öyle görünüyor ki İsrail’in eli kanlı hükümetini akıllandırmamış. Bu saldırıyla birlikte Netanyahu ve çetesi yalnızlaşmaya devam edecektir" dedi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplandı. Kurtulmuş, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, "Ümit ederim ki en kısa süre içerisinde konuşmalarımızı, dinlemelerimizi, düzeltmelerimizi tamamlayarak, burada bundan sonraki süreçle ilgili gerekli olan tedbirlerin, atılacak olan adımların çerçevesini çizer, çok hafızalı bir çerçeve ortaya koyarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu konularda çalışma yapmasını sağlamak üzere tavsiyelerimizi genel kurula iletiriz" dedi. "Bu saldırıyla birlikte Netanyahu ve çetesi yalnızlaşmaya devam edecektir" Küresel Sumud Filosu’na İsrail ordusunca yapılan saldırıya dikkat çeken Kurtulmuş, "Öyle anlaşılıyor ki İsrail’in ortaya koymuş olduğu sınırlar, kendi sözde karasuları sınırlarını aşan bazı gemiler halen Gazze’ye doğru yol almaktadır. Öncelikle şunu ifade etmek istedim. İsrail terör kuvvetlerinin müdahale ettiği yer uluslararası sulardır. Bütün kurallara uygun bir şekilde uluslararası sulardan geçen her geminin orada seyrüsefer güvenliği vardır. Buna asla mani olamaz. Yapılan işlerin hepsi tamamıyla uluslararası hukuka aykırı, insancıl hukuka aykırı ve hiçbir şekilde tasvip edilemeyecek barbarca saldırılardır. Bu saldırıları bir kere daha Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak sonuna kadar kınadığımızı ifade etmek istiyorum. Ayrıca İsrail bu saldırısıyla birlikte uluslararası yalnızlaşmayı kafaya koyduğunu da ortaya koymuştur. En son Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda soykırımcı Netanyahu kürsüye çıktığında bütün milletleri temsil eden, neredeyse dünyanın tamamını temsil eden delegelerin salonu terk etmesi, açık bir protestoyu ortaya koymaları, öyle görünüyor ki İsrail’in eli kanlı hükümetini akıllandırmamış. Bu saldırıyla birlikte Netanyahu ve çetesi yalnızlaşmaya devam edecektir" dedi.