POLİTİKA - 02 Ekim 2025 Perşembe 13:02

Bakan Tekin: "(Gazze) İnsan hakları mahkemeleri, daha ne olacak ki müdahale etsinler?"

A
A
A
Bakan Tekin: "(Gazze) İnsan hakları mahkemeleri, daha ne olacak ki müdahale etsinler?"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Gazze’ye yardım götürmek için yola çıkan Küresel Sumud Filosu’nun İsrail tarafından engellenmesi ve Gazze’de yaşanan soykırıma ilişkin, "Uluslararası metinler, evrensel insan hakları bildirgeleri ve bunları korumakla mükellef olan insan hakları mahkemeleri, daha ne olacak ki müdahale etsinler?" dedi.


Öğretmenlerin dijital yetkinliklerinin artırılmasını hedefleyen ‘Öğretmen Eğitimi Dijital Ekosistem Projesi’ Ankara’da bir otelde düzenlenen programla tanıtıldı. Projenin lansmana Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Temsilcisi Paolo Marchi, kamu kurum ve kuruluşları temsilcileri katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Bakan Tekin, eğitimin en önemli işlevinin temel hak ve hürriyetlerin güvence altına alındığı bir dünya oluşturmak olduğunu belirterek, dünyanın her noktasında eğitimcilere büyük sorumluluk düştüğünü söyledi. Tekin, "Eğer bugün dünyada bir insan hakkı ihlali varsa dünyanın neresinde olursa olsun savaşı, savaş yapmayı ve başkasının hakkını ihlal etmeyi kendisinde bir hak olarak gören bir zalim varsa, kuşkusuz bunda biz eğitimcilerin payı var. Eğer biz hayatın merkezine, işlerimizin, çalışmalarımızın merkezine insan hakları ihlallerinin olmadığı bir dünyayı, barışın, demokrasinin ve insan haklarının egemen olduğu bir dünyayı yeterince verebilseydik bugün dünyada vahşet yapan siyasetçiler, vahşet yapan, soykırım yapan devlet adamları olmazdı" ifadelerini kullandı.



"İnsan hakları mahkemeleri, daha ne olacak ki müdahale etsinler?"


Tüm dünyada evrensel olarak kabul edilen insan hakları evrensel metinlerine uyulmadığına ve Gazze’de yaşanan soykırıma sessiz kalındığına dikkati çeken Bakan Tekin, "Neden insan hakları evrensel metinleri ve insan haklarını korumakla mükellef uluslararası otoriteler bu vazifelerini yerine getirirken etnik ya da dini perspektiften bakarak davranıyor. Eğer böyle davranmaya hakları varsa yaptıkları işin evrensel olduğunu söylemeye hakları yok demektir. Uluslararası metinler, evrensel insan hakları bildirgeleri ve bunları korumakla mükellef olan insan hakları mahkemeleri, daha ne olacak ki müdahale etsinler?" şeklinde konuştu.



"İnsan haklarına saygıyı, yaşadığımız dünyaya saygıyı müfredatımızın odağına yerleştirdik"


Bakanlık olarak temel hak ve hürriyetler açısından insanlar arasında ayrım gözeten ifadeleri müfredattan çıkarttıklarını dile getiren Tekin, "Programımızın, müfredatımızın odağına insana saygıyı, insan haklarına saygıyı, barışa, içinde yaşadığımız dünyaya saygıyı müfredatımızın odağına yerleştirdik. Bu bizim için çok önemli. Yani biraz önce konuşmama başlarken eğitim öğretim sistemlerinin asla ıskalamaması gereken temel referans noktasını biz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin içerisine yerleştirdik" diye konuştu.


Bakan Tekin, eğitimde ulusal ve uluslararası kuruluşlarla iş birliği yapmayı önemsediklerini vurgulayarak şunları kaydetti:


"Bu projeyi hayata geçirecek, bu projeyi devam ettirecek kuşkusuz en ana aktör öğretmen arkadaşlarımız. Ben önümüzdeki dönemde de Milli Eğitim Bakanlığı’nın birçok uygulamasında bu tür yetkinliklerin, bu tür becerilerin Bakanlık tarafından farklı şekilde değerlendirileceğini, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin ana unsurlarından bir tanesinin bu olduğunu öğretmen arkadaşlarımıza bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Biz bu projeyi önemsiyoruz."


1 Şubat 2023 tarihinde başlatılan ve Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA-III) 2021-2027 dönemi kapsamında desteklenen proje, 36 ay süreyle devam edecek. UNICEF tarafından yürütülen proje kapsamında öğretmenlere Öğretmen Bilişim Ağı’nda (ÖBA) yayımlanacak 10 modülden oluşan çevrim içi dijital beceri eğitim paketi tanıtılacak.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da denizin dibi dileklerle doldu: Ev, araba ve sağlık istekleri Antalya’da Hıdırellez gecesi denize atılan dilek kağıtları ve poşetler dalgıçlar tarafından toplanırken, denizden çıkan dilekler arasında ev, araba ve sağlık istekleri dikkat çekti. Antalya’da her yıl 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece kutlanan Hıdırellez kapsamında denize atılan dileklerin yer aldığı poşet ve kağıtlar, dalgıçlar tarafından toplanarak temizlendi. Baharın gelişini, bolluk ve bereketi simgeleyen Hıdırellez’de vatandaşlar, dileklerini su geçirmez poşetler içerisinde kırmızı kurdele veya keselerle sararak denize bırakıyor. Dalgıçlar, gerçekleştirdikleri deniz temizliği çalışmalarında diğer atıkların yanı sıra bu dilek poşetlerini de toplayarak çevre kirliliğinin önüne geçmeye çalışıyor. Deniz tabanı dileklerle doldu Deniz tabanının Hıdırellez dilekleriyle dolu olduğunu belirten dalgıç Hüseyin Fırat, "Baharın gelişi, bereket, sağlık ve umutla ilişkilendirilen Hıdırellez 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece kutlanır. Maalesef bizim de bu hafta sonu yaptığımız dalışta Hıdırellez’den kalma dilekler karşımıza çıktı. Her yer kağıt parçası, elimden geldiğince topladım ama bitecek gibi değil. Lapa lapa olmuşlar. Hıdırellez dileklerini topluyor ve denizi temizliyoruz. Kırmızı keselerin içi hep dilek notlarıyla dolu. Hatta birisi anahtarlarla birlikte atmış dileğini, muhtemelen ev diliyor. Neredeyse her dilek kağıdının veya kesesinin içinde de madeni 1 TL vardı. Her biri 1 TL olmak üzere toplam 58 TL topladım" dedi. Dilekler arasında ev, araba, evlilik, torun, sınırsız para, hastalığın geçmesi ve çocuk gibi istekler yer aldı Bazı poşetlerde birden fazla kişinin dileğinin yer aldığını anlatan Fırat, "Açtığım poşetlerden 7-8 farklı kağıt çıktı. Birçok kişi dileklerini koyduğu poşet ve kesenin içine bir de taş koymuştu. Dilek kağıtlarının dalgaların etkisiyle karaya vurmasını engellemeyi amaçlamışlar. Dilek notları genellikle kırmızı keselerin içine konulmuş veya kırmızı iple bağlanmıştı. Mürekkepli kağıtlar, kaplamalı notlar, kurdeleler ve poşetler maalesef denizleri kirletiyor. Kimsenin inancıyla dalga geçmek istemedik. Amacımız deniz kirliliğine dikkat çekmekti. 1 saatlik dalışta 1’er TL’den olmak üzere toplamda 58 TL madeni para topladık. Doğadan bir şey istiyorsak, doğaya zarar vermeden yapmalıyız" diye konuştu. Konyaaltı Varyant ve Atatürk Parkı çevresinde dalış yaparak denizden poşet ve kağıtları toplayan Fırat, dilekler arasında ev, araba, cep telefonu, elektrikli süpürge, evlilik, torun, sınırsız para, hastalığın geçmesi ve çocuk gibi isteklerin yer aldığını söyledi.