Son Dakika
|
NATO: "İran'ın Türkiye'yi hedef almasını kınıyoruz''
İran’dan Körfez ülkelerine 468 balistik füze fırlatıldı
Dışişleri Bakanı Fidan, İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile görüştü
MSB: İran'dan atılan balistik füze engellendi
Fatma Nur öğretmen son yolculuğuna uğurlandı
İsrail, İran'da füze ve savunma sistemlerinin bulunduğu tesisleri vurdu
Artvin-Şavşat karayolunda heyelan
İsrail Savunma Bakanı Katz: "Hamaney'in halefi de kesin bir hedef olacak"
İran: "Avrupa Birliği, uluslararası hukuka bağlılığını sürdürmeli"
Pezeşkiyan: "Ülke durma noktasına gelmedi"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Bakan Fidan, ABD’li mevkidaşı ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ömer Halisdemir Anıtı’nda dua etti
Pezeşkiyan'dan İspanya'ya: "Batı dünyasında hala duyarlı vicdanlar var"
ABD'nin Bağdat Büyükelçiliği'nden Irak'taki ABD vatandaşlarına acil tahliye çağrısı
Putin: "Belki de Avrupa pazarlarına doğal gaz tedarikini hemen şimdi durdurmamız mantıklı olurdu"
Bakan Kacır: "İhracatımızı 273 milyar dolara çıkardık"
Laricani: "Trump, Netanyahu’nun palyaçoluklarıyla ABD halkını İran’la haksız bir savaşa sürükledi"
POLİTİKA
CHP Genel Başkanı Özel: "Biz her zaman Türkiye’nin birliğini, uluslararası meselelerde siyaset üstünde ele alınmasını savunduk"
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:59:07
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin, "Biz her zaman Türkiye’nin birliğini, uluslararası meselelerde siyaset üstünde ele alınmasını savunduk" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisince Kağıthane’de düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde partililere seslendi. ABD-İsrail tarafından İran’a yönelik saldırılara değinen Özel, "İran’a demokrasi gelmesini beklesek de, bu işi yapacak olan İranlıların kendisidir. Ellerde Iraklıların kanı olanlar, Netenyahu gibiler İran’a demokrasi getiremez. Buna sessiz kalan herkes bu suçun ortağıdır. 160 tane kız çocuğu ABD-İsrail bombalarıyla öldürüldü, Batı sessiz. Gözü dönmüş İsrail, dizginlenemez Trump bunları yapınca herkes Türkiye’nin güvenliğini konuşmaya başladı. İç cephe kuvvetli olsun dendi. Biz her zaman Türkiye’nin birliğini, uluslararası meselelerde siyaset üstünde ele alınmasını savunduk" dedi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:53
Başkan Kul: "Vatandaşımızın her bir kuruşu bize emanet"
Samsun’un Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, "Vatandaşımızın her bir kuruşu bize emanettir ve biz bu emanetin bekçisi olmaya devam edeceğiz" dedi. Başkan Şenol Kul, Mart ayı Meclis Toplantısı’nda gündeme dair açıklamalarda bulundu. Belediye binasının yıkım süreci ve tadilat masrafları üzerinden yürütülen dezenformasyon çalışmalarına tepki gösteren Başkan Kul, şeffaf belediyecilik vurgusu yaptı. Belediye binasının yıkılacağı bilinmesine rağmen içine fahiş masraflar yapıldığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Başkan Kul, "Siyaset nezaket ve dürüstlük işidir; iddiayı ortaya atan, ispatla yükümlüdür. Birileri bir şey yazıyor ve herkesin buna inanması bekleniyor. Göreve geldiğimiz günden bugüne kadar binamızda yapılan tüm tadilatların toplam bedeli sadece 1 milyon 300 bin TL civarındadır. 15 milyon TL gibi hayali rakamlarla kamuoyunu yanıltmaya çalışanlara en güzel cevabı resmi kayıtlarımız vermektedir. Vatandaşımızın her bir kuruşu bize emanettir ve biz bu emanetin bekçisi olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Terme’nin çehresini değiştirecek Büyük Meydan Projesi ve diğer vizyon yatırımların hayata geçmesinde güçlü bir iş birliği yürüttüklerini ifade eden Başkan Kul, destekleri için Samsun’un siyasi liderlerine teşekkür etti. Başkan Kul, "İlçemizdeki dev projelerin hayata geçmesinde ve Terme’ye kazandırılan her hizmette bizlerden desteğini esirgemeyen Milletvekilimiz Mehmet Muş ile Samsun Büyükşehir Belediye Başkanımız Halit Doğan’a Terme halkı adına canıgönülden teşekkür ediyorum. Mevcut esnafımızı da gözeterek attığımız bu adımlarla, şehrimizin yarınlarını el birliğiyle inşa ediyoruz" şeklinde konuştu.
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:45
AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok gündeme dair önemli açıklamalar
TBMM Genel Kurulunda İYİ Parti’nin grup önerisi üzerine AK Parti Grubu adına söz alan Önceki Dönem İçişleri Bakanı, AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Altınok, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Maalesef, bölgemiz bir ateş çemberi içerisinde ama bu ateş çemberi içerisinde olmak bugünün meselesi değil sadece; İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Batılı emperyalist devletlerin İsrail’in kuruluşunu sağlamalarından sonraki süreçte Orta Doğu’da kan ve gözyaşı hiçbir zaman durmadı. Maalesef, akmaya devam ediyor; daha bundan altı ay öncesine kadar burada İsrail’in Gazze’deki Filistinlilere yapmış olduğu katliamı konuşuyorduk; 70 binin üzerinde insan, büyük bir kısmı kadın ve çocuk olmak üzere katledildi ama kimsenin, Batı değerlerini savunduğunu iddia eden Batılı devletlerin hiçbirisinin hemen hemen sesi çıkmadı. Bugün de yine İran gibi Orta Doğu coğrafyasının en kadim devletlerinden bir tanesine İsrail- Amerika iş birliğiyle saldırılıyor. Sebep ne? "Nükleer silahı olmasın ve balistik füzeleri olmasın." Bunu diyen ülkeler hem nükleer silaha sahip hem de balistik füzelere sahip, en güçlü silahlara sahip ülkeler. ‘Bizde olacak, bir başkasında olmayacak. Biz mahallenin kabadayısı olacağız, bir başkası sesini çıkaramayacak’ anlayışıyla çoluğu çocuğu, insanları katletmeye devam ediyorlar bu mübarek ramazan gününde. Bütün bu gelişmeler neticesinde, değerli arkadaşlar, ülkemiz açısından en büyük avantajımız Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın küresel vizyonu sayesinde ülkemizi, devletimizi bu ateş çemberinin dışında tutabilme gayretimiz ve başarımızdır diye düşünüyorum. İsrail’in niyetini biliyoruz, arzımevut niyetlerini de biliyoruz, İran’la kalmayacaklarını da biliyoruz; Orta Doğu coğrafyasında güçlü, kendilerine rakip olabilecek, kendilerine "hayır" diyebilecek bir devletin var olmasını istemediklerini biliyoruz. Buna göre, yirmi üç yıldır Ak Parti hükûmetleri döneminde çok büyük işler yapmış olmamıza rağmen en önemli işimiz savunma sanayi noktasında ülkemizi getirdiğimiz çok muazzam noktadır. Eksikliklerimiz yok mu? Tabii ki var eksikliklerimiz. İnşallah Kaan’ı da kendi savaş uçaklarımızı da başka alanlardaki ihtiyaç duyduğumuz diğer silahlarımızı da en kısa sürede, en gayretli bir şekilde üretme ve savunma sanayi noktasında dışa bağımsız olma oranımızı, yüzde 80’lere çıkardığımız o oranı, yüzde 90’lara, 95’lere çıkarabilme gayretini özellikle göstermekteyiz, o gayreti göstereceğiz. Buradaki en önemli işimiz Türkiye’deki 86 milyon insanımızla bir ve beraber olabilme noktasındaki gayretimizi devam ettirebilmemizdir. Farklı siyasi partilerde olabiliriz, farklı siyasi fikirlerimiz olabilir ama ortak noktamızın Türkiye Cumhuriyeti devleti ve 86 milyon insanımızın iyi ve sağlıklı bir memlekette, sağlıklı bir ortamda, güvenli bir ortamda yaşayabilmelerini sağlamak olduğunu hepimizin bilmesi lazım gelir. Bu noktada, özellikle terörsüz Türkiye çalışmalarında hemen hemen bütün siyasi partilerin katılımıyla ortak noktalarda buluşulabildiğini göstermiş olan bu Türkiye Büyük Millet Meclisinin bundan sonraki çalışmalarda da ülkemizin menfaati, milletimizin geleceği adına atılabilecek olumlu adımlarda birlik ve beraberlik içerisinde hareket edeceğine inanıyorum.’’
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:37
BBP Genel Başkanı Destici: "Türk milleti vatanı söz konusu olduğunda canını düşünmez"
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Türkiye ne Afganistan’a benzer ne Suriye’ye benzer, ne Irak’a benzer ne Filistin’e benzer, ne Sudan’a Somali’ye, ne Venezuela’ya ne İran’a benzer. Türkiye, Türk milleti vatanı söz konusu olduğunda canını düşünmez" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin Keçiören İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen İftar programına katıldı. Programda konuşan Destici, dünya Müslümanlarının durumuna değinerek, "Doğu Türkistan’dan Filistin’e, Kafkaslar’dan Türkmen eline, Myanmar’a kadar hala pek çok Türk coğrafyasında ve İslam coğrafyasında kan ve gözyaşı akmaya devam ediyor. Gazze’deki kardeşlerimiz yıkık dökük binalar arasında Ramazan’ı geçirmeye çalışıyor. Doğu Türkistan’dakiler Kızılçin’in zulmü altında Ramazan’ı karşılıyor. Myanmar’dakiler, Yemen’dekiler, Sudan’dakiler, Somali’dekiler bir taş çorbayı bulamadan iftar yapıyor, üç hurma bulamadan sahur yapıyor" ifadelerini kullandı. Türk milletinin vatanı için yapabileceklerini aktaran Destici, "Türkiye ne Afganistan’a benzer ne Suriye’ye benzer, ne Irak’a benzer ne Filistin’e benzer, ne Sudan’a Somali’ye, ne Venezuela’ya ne İran’a benzer. Türkiye, Türk milleti vatanı söz konusu olduğunda canını düşünmez. Rahmetli şehit liderimiz Muhsin Başkanımızın tam buna uygun bir güzel sözü var. Biz kan dökmeyi seven bir millet değiliz. Ama gerektiğinde dünyanın şah damarını kesmesini de biliriz. Onun için Türkiye’ye parmak sallayanlar şunu bilsinler ki Türkiye’nin o parmak sallayanları da o parmakları da onun arkasındaki güçleri de kıracak, yenecek, mağlubiyete uğratacak gücü de, azmi de, kararlılığı da vardır" diye konuştu. Programa, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ve partililer katıldı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
04 Mart 2026 Çarşamba- 15:09
Dışişleri Bakanı Fidan, İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile görüştü
2
02 Mart 2026 Pazartesi- 18:53
Başkan Yalım, Atatürk Mahallesi’nde yüzlerce vatandaşla iftar sofrasında bir araya geldi
3
03 Mart 2026 Salı- 22:54
Bakan Fidan: "Savaşın yayılma riski bizi endişelendiriyor"
4
04 Mart 2026 Çarşamba- 21:07
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu topraklarda huzur ve barış içinde yaşamak istiyorsak caydırıcılığımızı sürekli arttırmak zorundayız"
5
04 Mart 2026 Çarşamba- 18:35
Ekonomiye ilişkin düzenlemeleri de içeren kanun teklifi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda
03 Mart 2026 Salı - 15:18
RTÜK Başkanı Daniş: "Gazetecilerin görevlerini bağımsız bir ortamda icra etmeleri temel bir haktır"
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, "Gazetecilerin görevlerini özgür, güvenli ve bağımsız bir ortamda icra etmeleri temel bir haktır" dedi. RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, sosyal medya hesabından İsrail’de gözaltına alınan Türk gazetecilere ilişkin yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Hakikatin dünyaya ulaştırılmasını engellemeye yönelik basın mensuplarına dönük müdahalelere bir yenisi daha eklenmiştir. CNN Türk muhabiri Emrah Çakmak ile kameraman Halil Kahraman’ın İsrail’de gözaltına alındığını öğrenmiş bulunuyoruz. Gazetecilerin görevlerini özgür, güvenli ve bağımsız bir ortamda icra etmeleri temel bir haktır. Söz konusu basın mensuplarının en kısa sürede serbest bırakılması için gerekli girişimler sürdürülmekte olup süreç hassasiyetle ve titizlikle takip edilmektedir".
03 Mart 2026 Salı - 15:00
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Coğrafyamızın dört bir ucunda bu hadiseler yaşanırken Türkiye olarak barış, huzur ve istikrar odaklı çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Uğradığı menfur saldırıda vefat eden Fatma Nur Çelik öğretmenimize Rabbimden gani gani rahmet diliyorum. Elleri öpülesi öğretmenlerimize yönelik şiddetin hiçbir gerekçesi hiçbir mazereti olamaz. Milletçe hepimizi hüzne boğan bu olayın üzerine kararlılıkla gidilecek, failin hak ettiği cezayı alması için gereken mutlaka yapılacaktır" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ev Sahibi Türkiye 500 Bin Sosyal Konut" projesi kapsamında Ankara için gerçekleşen kura törenine katıldı. 31 bin 73 konutun kura çekiminin yapıldığı tören Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleşti. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ev Sahibi Türkiye 500 Bin Sosyal Konut projesine 8 milyon 800 bin başvuru olduğunu bunun da AK Parti hükümetine duyulan güvenin göstergesi niteliği taşıdığını söyledi."Elleri öpülesi öğretmenlerimize yönelik şiddetin hiçbir gerekçesi hiçbir mazereti olamaz"Konuşmasının başında Çekmeköy’de öğrencisi tarafından bıçaklanarak ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik’e değinen Erdoğan, "Sözlerimin hemen başında dün İstanbul Çekmeköy’de bir lisede uğradığı menfur saldırıda vefat eden Fatma Nur Çelik öğretmenimize Rabbimden gani gani rahmet diliyorum. Merhum öğretmenimizin ailesi ve yakınlarına sabır, büyük bir fedakarlıkla ülkemize hizmet eden eğitim camiamıza baş sağlığı temenni ediyorum. Elleri öpülesi öğretmenlerimize yönelik şiddetin hiçbir gerekçesi hiçbir mazereti olamaz. Bırakın şiddeti Hazreti Ali Efendimizin ‘bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum’ buyurduğu öğretmene, hocaya yönelik saygısızlık etmek bile inancımızda ve kültürümüzde kabul edilmez bir davranıştır. Başsavcılığımız adli, bakanlığımız idari soruşturmayı başlatmıştır. Milletçe hepimizi hüzne boğan bu olayın üzerine kararlılıkla gidilecek, failin hak ettiği cezayı alması için gereken mutlaka yapılacaktır. Aynı saldırıda yaralanan öğretmenimize ve öğrencimize de yüce Allah’tan acil şifalar diliyorum. Rabbim Fatma Nur öğretmenimizin mekanını inşallah cennet eylesin" ifadelerini kullandı."Bölgemizin bu cendereden bir an önce kurtulması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız"Dünyanın dört bir tarafında Müslümanların Ramazan ayını hüzünle karşıladığını ve bazı coğrafyalarda Ramazan ayında kan akmaya devam ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze’de, Batı Şeria’da ve işgal altındaki diğer Filistin topraklarında yaşayan kardeşlerimiz Ramazan’ı yine mahzun bir şekilde karşıladı. İsrail hükümeti insani yardım girişlerini kasten engelleyerek Ekim ayındaki mutabakatı açıkça ihlal ediyor. Ateşkese rağmen son 5 ayda 620’nin üzerinde Gazze’li kardeşimiz İsrail saldırılarında şehit oldu. Somali’de, Sudan’da, Arakan’da ve daha pek çok yerde mazlumlar şehri Ramazan’ı ne yazık ki buruk bir kalple geçiriyor. Bunların üzerine bölgemizdeki gerilim dalgası maalesef günden güne yayılma eğilimi gösteriyor. Geçtiğimiz hafta Afganistan’la Pakistan arasında patlak veren çatışmalara Siyonist lobinin tahrikleriyle İran’a karşı düzenlenen hava harekatı eklendi. Körfez’deki kardeş ülkelere yönelik füze ve kamikaze, dron saldırıları ise istikrarsızlık ortamını daha da derinleştirdi. Maalesef bu mübarek günlerde bölgemizin farklı noktalarındaki topraklar kan ve gözyaşıyla ıslanmaya devam ediyor. Coğrafyamızın dört bir ucunda bu hadiseler yaşanırken Türkiye olarak barış huzur ve istikrar odaklı çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Ülkemizi ve milletimizi bu tehlikelerden uzak tutabilmek için gerekli tüm önlemleri aldık ve alıyoruz. Yürüttüğümüz barış odaklı diplomasiyle sorunların masa başında diyalog ve müzakere yoluyla adil ve hakkaniyetli bir biçimde çözümü için yoğun gayret sarf ediyoruz. Daha fazla kan dökülmeden, ateş daha fazla yayılmadan, kardeş ülkeler arasına daha fazla husumet girmeden bölgemizin bu cendereden bir an önce kurtulması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız. Sizlerden dayanışma mevsimi olan Ramazan-ı Şerif’te gönül ve kültür coğrafyamızdaki kardeşlerimizi unutmamanızı bilhassa istirham ediyorum. Hem edeceğiniz dualarla hem de yapacağınız yardımlarla mazlum ve mağdurların yanında olacağınıza yürekten inanıyorum" diye konuştu."Bu milletin hizmetkarı olmayı, şeref ve haysiyet meselesi olarak görüyoruz"Erdemliler Hareketi olarak millete hizmet yolunda yola koyulduklarını ifade eden Erdoğan, "Bu milletin hizmetkarı olmayı, milletin emanetine sahip çıkmayı kendimiz için şeref ve haysiyet meselesi olarak görüyoruz. Bugüne kadar ne yaptıysak Cenabı Allah’ın yardımı aziz milletimizin de desteğiyle yaptık. Önümüze konulan tüm engelleri aziz milletimizin basiretiyle, ferasetiyle, dirayetiyle aştık. Şeyh Edebali’nin o hikmet dolu öğüdünü ‘insanı ki devlet yaşasın’ prensibini kendimize her alanda rehber edindik. Büyük millet olmanın ne demek olduğunu aynı maziyi paylaşmanın, aynı vatanda yaşamanın, aynı ufka bakmanın ne manaya geldiğini kalplere ve zihinlere titizlikle nakşettik. Merhum Nurettin Topçu’nun ‘bin yıllık tarihi içerisinde üç kıtada yüzlerce şehir yapan, medeniyet merkezleri açan Anadolu’nun benzi soluk çocukları’ olarak tarif ettiği bu milletin yüzünü güldürmek, geleceğini inşa etmek için geceyi gündüze kattık. Özellikle altyapı ve şehircilik noktasında, gerek bakanlıklarımız gerekse belediyelerimizle üzerimize ne düşüyorsa yapmaya çalıştık. Şehirleri yalnızca binalardan meydanlardan cadde ve sokaklardan ibaret görmedik. Şehirleri yaşayan, nefes alan, hafızası olan geçmişle gelecek arasında köprü kuran canlı birer varlık olarak gördük. Şehirleri insanıyla, kültürüyle, tarihiyle, tabiatıyla, mimari yapılarıyla birer sanat eseri olarak gördük. Şehirleri medeniyetimizin şehirleri olarak gördük. İşte bu anlayışla hamdolsun sayısız eseri yatırımı proje hizmeti şehirlerimize ve milletimize kazandırmanın kıvancını yaşadık" ifadelerini kullandı.14 yılda 1 milyon 740 bin sosyal konutVatandaşların güvenli ve konforlu bir şekilde hayatını sürdürebilmesi, barınma ihtiyacını olabilecek en düşük maliyetlerle gidermesi noktasında farklı projeleri devreye aldıklarını ifade eden Erdoğan, "Biliyorsunuz kentsel dönüşüm seferberliğimizi 2012’de İstanbul Başakşehir’de başlatmıştık. Aradan geçen 14 yılda milyonlarca vatandaşımızın ev ve iş yerlerini dönüştürdük. Dar gelirli vatandaşlarımızı yeni yuvalarıyla buluşturduk. Şehirlerimizi parklarıyla, millet bahçeleriyle, yürüyüş ve bisiklet yollarıyla gençlik merkezleri ve sosyal yaşam alanlarıyla donattık ve güzelleştirdik. Alt yapısı hazır olan arsaları vatandaşlarımızın kullanımına tahsis ettik. TOKİ’miz bu süreçte fevkalade bir performans ortaya koydu ve böylelikle 1 milyon 740 bin sosyal konutu milletimizin hizmetine sunduk. Alt gelir grubundaki beş milyonu aşkın vatandaşımızın depreme dayanıklı ve emniyetli yaşam alanlarında ikamet etmesini sağladık" dedi."Milletimize verdiğimiz sözü tutarak 3 yıl içinde tam 455 bin 327 bağımsız bölümü tamamladık"Yaşanan 6 Şubat depremlerinin ardından bölgedeki toplu konut projelerinin söz verildiği gibi yapıldığını ve deprem bölgesinde yaşananların siyasete malzeme edildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Değerli kardeşlerim şehircilikte en büyük başarı hikayesini deprem bölgemizde yazdık. Milletimize verdiğimiz sözü tutarak 3 yıl içinde tam 455 bin 327 bağımsız bölümü tamamladık. 455 bin konutun altyapı masraflarının tamamını devlet olarak biz üstlendik. Ve kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde 50 indirim yaptık. Ayrıca depremzedelerimiz için çok rahat ve oldukça avantajlı bir ödeme planı oluşturduk. Buna göre yeni evlerine yerleşecek vatandaşlarımız ilk iki yıl boyunca hiç ödeme yapmayacak. Devamında ise 18 yıla yayılan sabit ve çok düşük bedelli taksitlerle zorlanmadan ödemesini gerçekleştirecek. Peşin ödemek isteyen vatandaşlarımız da meclisimizde yapacağımız düzenlemeyle neredeyse dörtte biri fiyatına ev sahibi olacak. Kredi kullanmayı planlayan kardeşlerimize ise kamu bankalarımız gerekli kolaylıkları sağlayacak. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyorum. Hak sahibi kardeşlerimizin ödeme miktarları ve takviminden çok memnun olduğunu bizler için hayır dualar ettiğini biliyorum. Bizler milletimize mahcup etmeyen Cenabı Allah’a hamdolsun diyoruz. Asrın felaketini yaşadığımız günlerde devlet ve millet olarak yeniden ayağa kalkmaya çalışırken ana muhalefet partisi başta olmak üzere bulanık suda balık avına çıkıp selden kütük kapma yarışına girenlere, depremzedelerimizin acısını ahlaksızca istismar etmeye girişenlere meydanlarda içi boş vaatlerde halkımızı kandırmaya çalışıp ‘bedava ev, bedava iş yeri, bedava traktör’ sözleri verenlere iktidarımızın ve ittifakımızın enkaz altında kalması için kendilerini seferber edenlere ez cümle deprem turistlerinin tamamına böylece en güzel cevabı vermiş olduk. Bu vesileyle devletine güvenen, milletine inanan, o imtihan günlerinde ümit ve metanetini koruyarak bizlere destek olan tüm kardeşlerime bir kez daha canı gönülden teşekkür ediyorum. 6 Şubat’ta ebediyete uğurladığımız kardeşlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyor. Geride kalanlara başsağlığı diliyorum. Rabbim bizleri bir daha böyle büyük acılarla, afetlerle sınamasın diye dua ediyorum" diye konuştu."Sahibi Türkiye kampanyasına yönelik bu yoğun ilgi aynı zamanda hükümetimize olan güvenin de bir göstergesiydi"Yüzyılın konut projesi olarak nitelendirdikleri "Ev Sahibi Türkiye 500 Bin Sosyal Konut" projesinin milletin nezdinde büyük bir teveccüh gördüğüne dikkati çeken Erdoğan, "Projemize tam 8 milyon 800 bin vatandaşımız başvurdu. Ev Sahibi Türkiye kampanyasına yönelik bu yoğun ilgi aynı zamanda hükümetimize olan güvenin de bir göstergesiydi. Şehirlerimizin çoğunda kurallarımızı çektik. Hak sahiplerimizi belirledik. Bugün de sizlerle birlikte Etimesgut Gölbaşı, Mamak, Pursaklar ve Sincan’da toplam 21 bin 780, Sincan Temelli’de 4 bin, Polatlı’da 1500, Beypazarı’nda 750, Çubuk ve Elmadağ’da toplam 1000, Kahramankazan’da 300, Nallıhan’da 200, Çayırhan’da 100, Şereflikoçhisar ve Çamlıdere’de toplam 400, Güdül’de 142, Bala’da 110, Evren’de 41, Akyurt, Ayaş, Haymana, Kalecik ve Kızılcahamam’da ise toplam 750 olmak üzere Ankara genelindeki 31 bin 73 konutumuzun kurallarını çekeceğiz. Yeni evlerimizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Şunu da ayrıca hatırlatmak istiyorum; 500 bin sosyal konut projemizde sadece bina yapmıyoruz. Değerlerimizi ve kültürümüzü tüm renkleriyle yaşatacak mahalleler de inşa ediyoruz. İçinde çocuklarımızın neşeyle oynayacağı, gençlerimizin spor yapacağı, yaşlılarımızın sağlık hizmeti alacağı ve vatandaşlarımızın misafirlerini ağırlayacağı mahalle konaklarımızı da şehirlerimize kazandırıyoruz. Bunlar da ülkemize, milletimize hayırlı uğurlu olsun" ifadelerine yer verdi.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile kura çekimi için sahneye geldi. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hüseyin Hazırlar’ın yaptığı dua sonrası Erdoğan, butona basarak kurayı başlattı.
03 Mart 2026 Salı - 14:39
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Daha fazla kan dökülmeden, kardeş ülkeler arasına daha fazla husumet girmeden bölgemizin bu cendereden kurtulması için imkanları seferber etmiş durumdayız."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Daha fazla kan dökülmeden, kardeş ülkeler arasına daha fazla husumet girmeden bölgemizin bu cendereden kurtulması için imkanları seferber etmiş durumdayız."
03 Mart 2026 Salı - 14:38
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yürüttüğümüz barış odaklı diplomasiyle sorunların masa başında diyalog ve müzakere yoluyla adil ve hakkaniyetli çözümü için yoğun gayret sarf ediyoruz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yürüttüğümüz barış odaklı diplomasiyle sorunların masa başında diyalog ve müzakere yoluyla adil ve hakkaniyetli çözümü için yoğun gayret sarf ediyoruz."
03 Mart 2026 Salı - 14:20
Bakan Fidan, ABD’nin Suriye Temsilcisi Barrack’ı kabul etti
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile bir araya geldi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ı Ankara’da kabul etti.
03 Mart 2026 Salı - 13:52
AK Parti Sözcüsü Çelik’ten İsrail güçlerince gözaltına alınan muhabir ve kameraman hakkında açıklama
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail güçlerince gözaltına alınan CNN Türk muhabiri Emrah Çakmak ve kameraman Halil Kahraman’ın bir an evvel serbest bırakılması gerektiğini ifade etti. AK Parti Sözcüsü Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İsrail güçlerinin CNN Türk muhabiri Emrah Çakmak ve kameraman Halil Kahraman’ı gözaltına alması basın özgürlüğüne saldırıdır. Bu gözaltı kararı kabul edilemez. Gazetecilerin bir an evvel serbest bırakılması gerekir. Konuyu yakından takip ediyoruz" ifadelerine yer verdi.
03 Mart 2026 Salı - 13:30
Bakan Fidan, Alman mevkidaşı Wadephul ile telefonda görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Johann David Wadephul ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Dışişleri Bakanı Fidan, Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, bölgede devam eden saldırılar ele alındı. Çatışmaların sona ermesi için yürütülen çalışmalar değerlendirildi.
03 Mart 2026 Salı - 13:01
MHP lideri Bahçeli: "ABD’nin İsrail’in tahrik ve tertibine gelerek İran’a saldırganlığı dengeleri sakatlayacak mahiyettedir ve gayri meşrudur"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "ABD’nin siyonizmin tahrik ve tertibine gelerek İran’a saldırması bölgesel ve küresel dengeleri sakatlayacak mahiyettedir. Bu saldırganlık gayr-i meşrudur. Bu saldırganlık gayr-i hukukidir" dedi.
03 Mart 2026 Salı - 12:33
Ortadoğu en yoğun, en geniş ve en derinlikli çatışma havzalarından birine doğru ilerliyor
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler öğretim üyesi Doç. Dr. Mustafa Yetim, Ortadoğu’nun maalesef İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra gördüğümüz en yoğun, en geniş ve en derinlikli çatışma havzalarından birine doğru ilerlediğini belirterek, "Bölgede Türkiye’yi hiçbir aktörün hedef alabilme ihtimali yok." diye belirtti. Doç. Dr. Mustafa Yetim, İran-İsrail- ABD gerilimi ekseninde Ortadoğu’daki son gelişmeleri değerlendirdi. 2023 sonrası Gazze işgali ve soykırımı sonrasında İran’ın İsrail açısından geleneksel bir rekabet alanı olmaktan çıkarak doğrudan sıcak çatışmaya evrilen bir sürecin parçası hâline geldiğini dile getiren Doç. Dr. Yetim, söz konusu rekabetin başlangıçta İran’ın desteklediği devlet dışı silahlı oluşumlar üzerinden, Hizbullah ve Husiler gibi aktörlerle yürütüldüğüne dikkat çekti. Sürecin daha sonra Lübnan cephesi, Husi cephesi ile Irak ve Suriye sahalarına yayıldığını belirten Yetim, geçen yılın Nisan-Mayıs aylarında İran ile İsrail arasında doğrudan çatışmaların yaşandığını hatırlattı. Gelinen noktada çatışmanın artık Ortadoğu havzasına ilerlediğine dikkat çeken Doç. Mustafa Dr. Yetim, Suriye, Mısır ve Türkiye dışında Ortadoğu’nun tamamen bir savaş alanına döndüğü bir süreç yaşadığımızı ifade etti. Doç. Dr. Mustafa Yetim değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: İsrail’in stratejik hedefi: İran’ı zayıflatmak Başından itibaren İsrail, İran’ı da geçmişte Suriye’ye, Lübnan’da yaptığı ve şu anda Yemen’e yaptığı gibi bir operasyon alanına çevirmek istiyor. Meselenin özünde bu var. Yani İran’ı zayıflatmak. İran’ı bir şekilde kendi içine döndürmek, yıpratmak, onun bölgesel nüfuzunu kırarak tamamıyla kendi kontrol alanına çevirmek için operasyonlar sürdürüyor. Tabi İsrail’in bu operasyonlarına İran’ın yeterince caydırıcı bir güçte tepki verememesi İsrail’in daha fazla hırçınlaşmasına yol açtı. İsrail’in ortaçağ aktörü olduğunu ve herhangi bir yara, herhangi bir kan kokusu gördüğünde buraya daha fazla taciz edeceğini düşündüğümüzde daha fazla saldırganlaşacağını düşündüğümüzde, İran’ın geldiği nokta bununla özetlenebilir. ABD’nin bir taraftan İran’la müzakere ve diyalog mesajları verirken diğer taraftan birden İran’a karşı saldırıya geçtiğine şahit olduk. Buna Haziran da şahit olduk. Şimdi de şahit oluyoruz. Dolayısıyla burada aslında öncesinde ısıtılmış bir plan olduğunu düşünebiliriz. Yani İran’ı hazırlıksız yakalama ve o sırada da İsrail’in, Amerika’nın işgal hazırlıklarını, istihbarat hazırlıklarını çok daha derin bir şekilde yürütmesi şeklinde. Son çatışma da bunun bir örneği. Ortadoğu’da II. Dünya Savaşı’ndan sonra gördüğümüz en yoğun çatışma dönemi Son çatışmayı diğerlerinden ayıran bir şey var: artık net bir şekilde Tahran, İran her tarafı bombalanıyor. Şu anda İran, Körfezde, Levant’ta ve Yemen’deki aktörleri üzerinden ve kendisi direkt olarak çatışmayı Ortadoğu havzasına genişletmiş durumda. Yani şu anda şahit olduğumuz süreç Suriye, Mısır ve Türkiye dışında Ortadoğu’nun komple bir savaş alanına döndüğü bir süreç. İran meşru müdafaayı kullanırken haklı olarak Körfez’deki Amerikan üslerini hedef alıyor. Bu da Körfez ülkelerinin de İran’a karşı bir tepki oluşturmasına yol açıyor. Dolayısıyla çok komplike bir dönemdeyiz ve Ortadoğu maalesef İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra gördüğümüz en yoğun, geniş ve derinlikli bir çatışma havzasına doğru ilerliyor. İran devriminin temelinde anti Amerikarikanizm ve İsrail karşıtlığı olduğunu düşünürsek, bu sürecin bu noktaya gelmesinde de bir payı olduğunu söyleyebiliriz. Zamanla genişleyen bir İran nüfusu ve bunu tersyüz etmek isteyen bir İsrail. Aslında hikâyenin özeti bu. Zamanla genişleyen, Levant’a, Yemen’e, Suriye’ye, Irak’a genişleyen bir İran nüfusu -belki zaman zaman körfezi tehdit eden bir İran nüfusu- yani ‘Şii Hilali’, ‘Direniş Cephesi’ dediğimiz mesele ve bunun karşısında da bunu durdurmak, caydırmak ve geriletmek isteyen bir İsrail. Plan İran’ı içe döndürmek ve uzun yıllar yıpratmak İsrail ile Amerika Birleşik Devletleri’nin verdiği mesajlar şu anda İran’ı tamamen içe döndürmek üzerine. İran’ı iç problemlerle muhatap ederek içeride bir ayaklanma, kaos, terörizm çıkararak geçmişte Lübnan’ın, Suriye’nin, Irak’ın yaşadığı gibi onlarca yıl, hatta daha uzun yıllar İran’ı bitap ederek, yıldırarak, rejimi tamamen kendisini kontrol etmeye çalışan bir aygıta dönüştürerek, kendi operasyonları için çok daha konforlu bir alana dönüştürerek bu savaşı sürdürmek istediklerini söyleyebiliriz. Bölgede hiçbir aktörün Türkiye’yi hedef alma ihtimali yok Bu nokta da Türkiye’nin elinden gelenini yaptığına şahit oluyoruz. Bölge ülkeleriyle, Amerika Birleşik Devletleri ve çatışan taraflarla diplomasi kanalları kullanılıyor. Fakat Türkiye için şu anda kapasitesi oranında savaşı engelleyebilecek bir durum olmadığına da şahit oluyoruz. Çünkü çatışma genişliyor; Hizbullah’ın da savaşa müdahil olduğu dün akşamdan itibaren aktarıldı. Irak’ta da, Yemen’de de benzer şeyler. Dolayısıyla şu anda bu çatışmayı durdurabilecek, sindirebilecek bir süreç karşımızda yok maalesef bazı. Türkiye’yi hedef alma ihtimali üzerinden bazı yapay argümanlardan, bu ihtimalden bahsediliyor. Bölgede Türkiye’yi aklı başında hiçbir aktörün hedef alabilme ihtimali yok. Yüzde doksan dokuz yok. Ama tabi yüzde bir ihtimalle birileri öyle bir çılgınlık yaptığında bu onlar için farklı şeyler ifade edecektir. Yani Türkiye’nin kapasitesi, askeri kapasitesi, siyasi kapasitesi, toplumsal kapasitesi Ortadoğu’daki herhangi bir ülkeye benzemez ve bunu İsrail’in de İran’ın da gayet tabi bildiğini düşünüyoruz. Onun için Türkiye’yi böyle karşılarına almaktansa bu çatışmaları dindirmek için Türkiye’nin mevcut küresel, bölgesel pozisyonundan faydalanmaları bütün çatışan taraflar için en uygun seçenek olarak karşımıza çıkıyor. Bölgesel barış umudumuzu tüm kötülüklere, ihtimal dışı kaotik yapılara rağmen koruduğumuzu ifade edelim."
03 Mart 2026 Salı - 12:31
AK Parti Sözcüsü Çelik: "(İstanbul’da öğretmenini öldüren öğrenci olayı) olay tüm boyutlarıyla incelenmektedir"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "İstanbul’da bir lisemizde gerçekleşen lanetli bir saldırı sonucu öğretmenimiz Fatma Nur Çelik hayatını kaybetti. Olaya ilişkin ilgili kurumlarımız derhal soruşturma başlatmıştır, olay tüm boyutlarıyla incelenmektedir" dedi. Sözcü Çelik, İstanbul’da bir lisede 17 yaşındaki öğrencisi tarafından öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik olayına ilişkin açıklama yaptı. Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda olaya ilişkin soruşturma başlatıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "İstanbul’da bir lisemizde gerçekleşen lanetli bir saldırı sonucu öğretmenimiz Fatma Nur Çelik hayatını kaybetti. Çok üzgünüz. Olaya ilişkin ilgili kurumlarımız derhal soruşturma başlatmıştır, olay tüm boyutlarıyla incelenmektedir. Bu menfur saldırıyı gerçekleştiren cani hukuk önünde hesap verecektir. Fatma Nur öğretmenimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Mekanı cennet olsun. Değerli ailesinin, tüm eğitim camiamızın ve milletimizin başı sağ olsun. Yaralanan öğrencimize ve öğretmenimize de acil şifalar diliyoruz."
03 Mart 2026 Salı - 12:24
Suriye Barış Pınarı Harekat Bölgesinde 7 yıllık görev tamamlandı
Türkiye’nin yaklaşık 7 yıldır görev yürüttüğü Barış Pınarı Harekat Bölgesi’ndeki idari yapılanma desteği tamamlandı. Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, bölgedeki tüm birimlerin çekildiğini, yalnızca insani yardım ve sağlık hizmetlerinin kısmen sürdüğünü açıkladı. Türkiye’nin yaklaşık 7 yıldır görev yürüttüğü Barış Pınarı Harekat Bölgesi’ndeki idari yapılanma desteği tamamlandı. Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, bölgedeki tüm birimlerin çekildiğini, yalnızca insani yardım ve sağlık hizmetlerinin kısmen sürdüğünü açıkladı. Şıldak, düzenlediği asayiş ve güvenlik toplantısında Barış Pınarı Harekâtı bölgesine ilişkin son durumu kamuoyuyla paylaştı. Şıldak, Suriye’deki gelişmeler ve Cumhurbaşkanlığın ve İçişleri Bakanlığının talimatları doğrultusunda Şanlıurfa Valiliği tarafından yürütülen "Milli Danışmanlık" görevinin 7 yıllık sürecin sonunda tamamlandığını bildirdi. Barış Pınarı Bölgesinde görev tamamlandı Şıldak, açıklamasında, "Barış Pınarı Harekat Bölgesi, biliyorsunuz Suriye´deki son gelişmeler, ülkemizin de yakından takip ettiği süreç doğrultusunda Şanlıurfa Valiliği olarak ´Milli Danışmanlık´ görevini yürüttüğümüz Barış Pınarı Harekat Bölgesinden 7 yıllık periyodun sonunda Cumhurbaşkanlığımızın ve İçişleri Bakanlığı´nın talimatları çerçevesinde, o bölgeden çekildik. En son Cuma günü itibariyle buradaki bütün birimlerimiz çekilmiş oldu. Sadece insani yardım ve sağlık hizmetlerini kısmen devam ettiriyoruz. Bu bilgiyi de sizinle paylaşmak istiyorum" ifadelerini kullandı.
03 Mart 2026 Salı - 12:09
Suriye Barış Pınarı Harekat Bölgesi’nde 7 yıllık görev tamamlandı
Türkiye’nin yaklaşık 7 yıldır görev yürüttüğü Barış Pınarı Harekat Bölgesi’ndeki idari yapılanma desteği tamamlandı. Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, bölgedeki tüm birimlerin çekildiğini, yalnızca insani yardım ve sağlık hizmetlerinin kısmen sürdüğünü açıkladı. Türkiye’nin yaklaşık 7 yıldır görev yürüttüğü Barış Pınarı Harekat Bölgesi’ndeki idari yapılanma desteği tamamlandı. Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, bölgedeki tüm birimlerin çekildiğini, yalnızca insani yardım ve sağlık hizmetlerinin kısmen sürdüğünü açıkladı. Şıldak, düzenlediği asayiş ve güvenlik toplantısında Barış Pınarı Harekâtı bölgesine ilişkin son durumu kamuoyuyla paylaştı. Şıldak, Suriye’deki gelişmeler ve Cumhurbaşkanlığın ve İçişleri Bakanlığının talimatları doğrultusunda Şanlıurfa Valiliği tarafından yürütülen "Milli Danışmanlık" görevinin 7 yıllık sürecin sonunda tamamlandığını bildirdi. Barış Pınarı Bölgesinde görev tamamlandı Şıldak, açıklamasında, "Barış Pınarı Harekat Bölgesi, biliyorsunuz Suriye´deki son gelişmeler, ülkemizin de yakından takip ettiği süreç doğrultusunda Şanlıurfa Valiliği olarak ´Milli Danışmanlık´ görevini yürüttüğümüz Barış Pınarı Harekat Bölgesinden 7 yıllık periyodun sonunda Cumhurbaşkanlığımızın ve İçişleri Bakanlığı´nın talimatları çerçevesinde, o bölgeden çekildik. En son Cuma günü itibariyle buradaki bütün birimlerimiz çekilmiş oldu. Sadece insani yardım ve sağlık hizmetlerini kısmen devam ettiriyoruz. Bu bilgiyi de sizinle paylaşmak istiyorum" ifadelerini kullandı. (BB-LO-Y
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder