POLİTİKA
MHP’li Akçay: "Esnaf ve sanatkarlarımızın kredilere erişimi kolaylaştırılmalıdır" 03 Mayıs 2026 Pazar - 19:01:33 MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, "Esnaf krediye ulaşamazsa maliyetler artacak, bu maliyetler ürün fiyatlarına yansıyacak; enflasyon daha da artacaktır. Bununla birlikte istihdam azalacak, esnaf evinin geçimini dahi yapamaz hale gelecektir. Esnaf ve sanatkarlarımızın kredilere erişimi kolaylaştırılmalıdır" dedi. MHP’li Erkan Akçay, Manisa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin 29. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Burada esnafa hitap eden Akçay, esnaf ve sanatkar sayısının 2,5 milyona yaklaştığını belirterek, "Mart ayı sonu itibarıyla ülkemizde 2 milyon 264 bin esnaf ve sanatkar ve bunlara ait 2 milyon 553 bin iş yeri bulunmaktadır. Manisa ilimizde 91 odaya bağlı 60 bin 365 esnafımız faal olarak çalışmaktadır. Dolayısıyla Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu en yaygın örgütlenme ağına sahip sivil toplum kuruluşudur, meslek odasıdır. Çevremizdeki savaşlara, küresel ve bölgesel kaos ve krizlere, artan enerji ve ulaşım maliyetlerine paralel olarak artış gösteren enflasyona rağmen 2026 yılının ilk üç çeyreğinde yaklaşım 75 bin esnafımız yeni işyeri açmıştır" dedi. "Basit usuldeki bazı esnafların gerçek usule geçirilmesine yönelik düzenleme gözden geçirilmelidir" Esnaf ve sanatkarların en önemli beklentilerinden birinin basit usuldeki bazı esnafların gerçek usule geçirilmesine yönelik düzenlemenin iptal edilmesi olduğunu söyleyen Akçay, "Ticari kazancı basit usulle tespit edilen mükelleflerin kazançları 2021’de gelir vergisinden istisna edilmiş ve gelir vergisi beyanname verme yükümlülüğü kaldırılmıştı. Ancak 8 Eylül 2025’te tarihi kararla büyükşehirlerdeki esnafımızın 2026 yılı itibarıyla gerçek usule geçirilmesi öngörülmüştür. Vergi adaletinin sağlanması ve kayıt dışılıkla mücadeleyi destekliyoruz. Ancak aynı işi yapan, aynı ciroya sahip iki esnafın sırf tabela adresi farklı diye farklı vergilendirilmesini de hakkaniyetli bulmuyoruz. Yaptığımız çalışmalar neticesinde 10 Aralık 2025’te yeni bir düzenleme yapılarak bundan kısmen dönülmüş, büyükşehir sınırlarında nüfusu 2 bini geçmeyen eski köy ve beldelerimizdeki esnaflarımız bu zorunluluktan muaf tutulmuştur. Bu düzeltme kırsaldaki esnafımız için önemlidir, doğru buluyoruz. Fakat bu adım sorunu kökten çözmemektedir. Hesap ortadadır; basit usulden gerçek usule geçişin bir esnafa yıllık maliyeti vergiler hariç 90 bin lirayı bulmaktadır. Kıt kanaat geçinen esnafımıza ’Sen artık şirket gibi yönetileceksin’ demek, o dükkana kilit vurmak anlamına gelir. Bu karar, iş yerlerinin kapanmasına ve kaçak çalışmanın artmasına yol açabilecektir. Ustaların dükkân kapatmasıyla, zaten kanayan yaramız olan çırak yetişmeme sorunu iyice çıkmaza girecektir. Yarın otomobil ve traktörleri, kombileri tamir edecek usta bulamayabiliriz. Usta yoksa çırak yoksa hizmet zinciri kopar. Kaybeden sadece esnaf değil hepimiz oluruz. Bu düzenleme yeniden gözden geçirilmelidir. Ahilik kültüründen gelen esnafımız sadece bir tüccar değil devlet-millet kaynaşmasının, mahallenin emini ve bekçisidir. Onlar defter, beyanname ve stopaj sarmalına muhatap edilmemelidir. Konu sadece nüfus kriterine veya coğrafi sınıra hapsedilmemelidir. Yıllık cirosu kar haddi belirli bir seviyenin örneğin asgari ücretin yıllık tutarının belli bir katının altında kalan esnaf basit usulde kalmaya devam etmelidir. Genç ve yeni esnafa destek verilmelidir. Mesleği yeni başlayan çırak ve kalfalar için geçiş süreci iki veya üç yıl ertelenmelidir. Kademeli geçiş, 2026 yılında gerçek usule geçecek esnafa ilk yıl için beyanname başına damga vergisi muafiyeti ve muhasebe desteği sağlanmalıdır" dedi. "Esnaf ve sanatkarlarımızın krediye ulaşımı kolaylaştırılmalıdır" Esnaf ve sanatkârların krediye ulaşmasının kolaylaştırılması gerektiğini söyleyen MHP Grup Başkanvekili Akçay, "Vergi ya da SGK prim borcu bulunan esnaf ve sanatkarlarımız devletimizin sübvanse ettiği Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kooperatifi tarafından verilen krediye ulaşmakta sıkıntı yaşamaktadır. Vergi ve prim borçları nedeniyle kredi kullanamayan esnaf ve sanatkârlar finansman sorunu yaşamaktadır. Esnaf krediye ulaşamazsa maliyetler artacak, bu maliyetler ürün fiyatlarına yansıyacak; enflasyon daha da artacaktır. Bununla birlikte istihdam azalacak, esnaf evinin geçimini dahi yapamaz hale gelecektir. Esnaf ve sanatkârlarımızın kredilere irişimi kolaylaştırılmalıdır. Esnaf ve sanayicimize yönelik destek ve teşvik sistemi sadeleştirilerek etkinleştirilmelidir. Bankacılık kesimi esnaf ve sanatkârlara sürekli destek verebilir hale getirilmelidir. Esnaf ve sanatkârların KOSGEB kredi ve desteklerinden etkin şeklide yararlanabilmesi için sadece esnaf ve sanatkârlara özgü programlar uygulamaya konulmalıdır. E-hacizler, esnafın gayrimenkulü dahil olmak üzere bankadaki parasına uzanmaktadır. Bu nedenle insanlar borcunu ödemek istese bile gayrimenkulüne ve bankadaki parasına haciz konulduğu için ödeyememektedir. Bu sorunun çözümü için kapsamlı bir borç yapılandırması çalışması başlatılmalıdır" dedi. Esnaf ve sanatkarların beklentilerine değinen Akçay, "Esnaf ve sanatkarların faaliyet çerçevesine ilişkin yasal düzenlemeler yapılmalıdır. AVM ve büyük market zincirlerinin şehir merkezinde şube açmaları kurallara bağlanmalıdır. Haksız rekabet şartları oluşturarak küçük esnafa iş fırsatı bırakmayan belediye işletmeciliği yeniden düzenlenmelidir. Küçük esnafın emekliliği için gerekli prim gün sayısı 9000 günden 7200 güne düşürülmelidir. Esnaflarımız elektrik ve doğalgaz faturalarındaki yüksek fatura bedellerini maliyete yansıtmak zorunda kalmaktadır. Esnaf ve sanatkârlar için özel bir elektrik ve doğalgaz tarifesi uygulanmalıdır. Şoför esnafının yenileyeceği araç ve kullanacağı yakıta ilişkin farklı vergi uygulanmalıdır. Şoför esnafımıza fiili hizmet zammı ve yıpranma payı hakkı verilmelidir" dedi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 18:29 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş: "Görevler davamız için bir araçtır" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, "AK Partimiz aramızdan bazıları milletvekili olsun, belediye başkanı olsun, bakan olsun diye yola çıktığımız bir siyasi hareket değildir. Biz büyük ve güçlü Türkiye’yi gerçekleştirmek, dünya mazlumlarına umut olmak heyecanıyla, coşkusuyla, mücadele azmiyle Anadolu insanının gelecek azmini inşallah nesillerle buluşturmak için görev üstlenmiş kadrolarız" dedi. AK Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından Merinos Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Mahalle Başkanları Toplantısı, yoğun katılımla gerçekleşti. Toplantıda AK Parti Bursa milletvekilleri, belediye başkanları, mahalle temsilcileri ve çok sayıda davetli yer aldı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş yaptığı konuşmada, "Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin düşmanı değiliz. Biz millete hizmet yolunda milletimize daha iyisini sağlamak için rekabet ettiğimiz bir anlayışla Türkiye’de siyaset yapıyoruz, iddiamızı ortaya koyuyoruz, fikrimizi ortaya koyuyoruz ve her durumda milletimizin kararlılığını başımıza taç ederiz. Ama bu demek değildir ki yolsuzlukla, arsızlıkla, ahlaksızlıkla şehirlerimiz adil olamaz. Bunun karşısında da milli iradenin gücüyle ve ilgili kurumlarla mutlaka devletimiz gereğini yapmalıdır" dedi. "Yalanların karşısında doğruları söylemeye devam edeceğiz" AK Parti belediyeciliğine vurgu yapan Büyükgümüş, "AK Parti belediyeciliğinin Bursa’yı sarıp sarmalayan, gönüllere hitap eden, kardeşliği şehrinin mayası olarak gören bu güzel anlayışla inşallah şu kürsüde gördüğümüz sıcak tebessümüyle Bursa’yı bir başkan olarak kuşatacağına inanıyoruz. Biz de kardeşleri olarak her daim değerli başkanımızın Bursa’da taş üstüne taş koyacak herkesin yanında olduğunu bir kez daha bu güzel hazirunla birlikte ifade etmek istiyoruz. Olaylar çerçevesinde yalanların karşısında doğruları, iftiraların karşısında hakikati söylemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Bizim boşa ayıracak vaktimiz yok" Büyükgümüş, "Teşkilatlarımızla birlikte vakarlı, kararlı ama son 25 yılına ülkemizin, dünya mazlumlarının damgasını vurmuş bir siyasi hareket olmanın da gereğiyle inşallah çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Onun için o onu demiş, bu bunu demiş, o öyle yapmış, bu böyle yapmış, şu bu yalanı söylemiş. Bizim ona ayıracak vaktimiz yok. Bizim siyasi geleneğimizde, bizim siyaset anlayışımızda asla ve asla teşkilatçılık itibariyle söylüyorum, hiyerarşi yayıl yoktur. Biz bakanlarından mahalle teşkilatlarına, kabinesinden köy temsilcilerine kadar bir ve bütün halinde davamızın, ideallerimizin tahakkuk etmesi için, liderimizin vizyonunun, fikrinin, heyecanının Anadolu’ya yayılması için gönül seferberliğiyle çalışan inançlı kadrolarız" diye konuştu. "Görevler davamız için bir araçtır" Büyükgümüş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Onun için bizim açımızdan siyasette bazı süreçler ve burada elde edilen görevler sadece davamızı, ideallerimizi gerçekleştirmek için birer araç niteliğindedir. Çok açık söyleyeceğim. Burada davamızın en güçlü şehirlerinden biri olan Bursa’dan ifade edeceğim. AK Partimiz aramızdan bazıları milletvekili olsun, belediye başkanı olsun, bakan olsun diye yola çıktığımız bir siyasi hareket değildir. Biz büyük ve güçlü Türkiye’yi gerçekleştirmek, dünya mazlumlarına umut olmak, heyecanıyla, coşkusuyla, mücadele azmiyle Anadolu insanının gelecek azmini inşallah nesillerle buluşturmak için görev üstlenmiş kadrolarız." "Cumhurbaşkanımıza mahcup olmamak zorundayız" AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise, "En başta mahalle başkanlarımızdan başlayarak sahadaki çalışmalarımızda vatandaşın sesini dinleyerek, onlarla hemhal olarak biz AK Parti’nin nasıl bir hizmet yaptığını göstererek Bursa’da başarılı olmak ve Cumhurbaşkanımıza mahcup olmamak zorundayız. Bu minval üzere hep beraber hareket edeceğiz ve bunun üzerinde de çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Yakında projelerimiz bir bir hizmete girecek" Bursa’daki yatırımlara değinen Gürkan, "Hızlı tren 2026 yılı sonunda hizmete girecek. Bursaray, hızlı tren ve şehir hastanesi bağlantıları kısa sürede tamamlanacak. Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi’nin de ki şehrimizin ikinci şehir hastanesi sayılır. Biliyorsunuz birincisi bin 355 yataklı bir hastanemizdi. Bu ikincisi de bin 315 yataklı. Gerçekten çok büyük bir kompleks olarak hayırlısıyla altıncı, yedinci ayda faaliyete geçerek Bursalı hemşehrilerimize hizmetine başlamış olacak" dedi. "Bursa’nın hiçbir meselesi sahipsiz değildir" Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba da konuşmasında şunları söyledi: "Bursa Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere tüm yerel yönetimlerimizle birlikte Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu eser ve hizmet siyasetini Bursa’da en güçlü şekilde sürdürmekte kararlıyız. Kıymetli teşkilat mensuplarımız. Bursa’nın hiçbir meselesi sahipsiz değildir. Bu kadim şehrin ulaşımı, altyapısı, çevresi, sosyal hizmetleri, gençleri, esnafı, emeklisi, kadını, çocuğu hepimizin sorumluluğundadır. Şehrimizin hangi mahallesinde bir ihtiyaç varsa, hangi sokağında bir beklenti varsa, hangi vatandaşımızın çözüm bekleyen bir meselesi varsa biz orada olacağız."
03 Mayıs 2026 Pazar - 16:56 CHP Genel Başkanı Özel: "Düğünü de cenazeyi de AK Parti’lilerle, MHP’lilerle birlikte yapıyoruz" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Vallahi biz, köyümüzde, beldemizde, ilçemizde düğünü AK Parti’lilerle, MHP’lilerle beraber yapıyoruz. Cenazeyi birlikte kaldırıyoruz. Biz bu ülkeyi ayrıştıran, bölen değil, birleştiren Türkiye’nin kurucu iradesiyiz" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Karabük’te Albay Karaoğlanoğlu Caddesi’nde düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde konuştu. Kentin yeterli yatırım alamadığını savunan Özel, partisinin iktidara gelmesi halinde ülkenin refaha kavuşacağını söyledi. Özel, "Bizi ayakta tutan, ellerinizdeki ay yıldızlı al bayraklardır. Türkiye İttifakı renklerini o bayraktan alır. Milli takım kazanınca sevinen, filenin sultanları ile birlikte gözyaşı döken, dünyanın öbür ucundaki güreşçinin zaferiyle ayağa kalkan kim varsa Türkiye İttifakı’ndadır. Bizim gönlümüz onlarla birliktedir" diye konuştu. Ülkenin değerlerine saygı duyan herkesle birlikte hareket edeceklerini belirten Özel, "Kim bu ülkede bu ülkenin sınırlarına, kurucularına, bayrağına, toprağına saygılıysa bizim için hiç uzakta değildir. Biz son dönemde yapılan saldırılarda bir partiyi değil, bir ülkeyi savunuyoruz. Bir ülkenin demokrasiyle yönetilmesini savunuyoruz" ifadelerini kullandı. "Gün didişme günü değil" Konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Özel, Cumhuriyet Halk Partisi’ni "baba ocağı" olarak nitelendirerek, şunları kaydetti: "Cumhuriyet Halk Partisi baba ocağıdır. Herkes baba ocağına doğar. Kimi orada kalır, kimi başka yeri arar. Ama huzuru bozulan bilir ki orada bir baba ocağı vardır. Kapısı açık, çayı demli, çorbası sıcak bir ocaktır. O baba ocağının tapusu ne bendedir ne de bir başkasında; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e aittir. Gün, demokratların, Cumhuriyetçilerin, milliyetçilerin birbiriyle didişme günü değil; Cumhuriyet’e ve sandığa sahip çıkma günüdür." "Devr-i sabık yapmayacağız" Özel, konuşmasının devamında geçmişe dönük bir hesaplaşma anlayışı içinde olmayacaklarını da belirterek, "Gençler ‘gün gelecek, devran dönecek’ diyor. Bunu duyan kimse ‘CHP gelirse bizden hesap soracak’ diye düşünmesin. Biz kimseyi verdiği oydan, üye olduğu partiden dolayı sorumlu tutmayız. Devr-i sabık yapmayız" dedi. Toplumsal birlik mesajı veren Özel, "Biz bu ülkeyi ayrıştıran değil, birleştiren bir anlayıştan geliyoruz. Kutuplaştırmaya değil, kucaklaştırmaya geliyoruz" ifadelerini kullandı. Gazze açıklaması Özel, konuşmasında Gazze’ye yardım taşıyan Küresel Sumud Filosu’na yönelik saldırıya da değinerek, "Geçtiğimiz günlerde Gazze’ye yardım taşıyan filoya saldırı oldu, 20’si Türk 175 kişi gözaltına alındı. Buna ilişkin gerekli tepkinin verilmediğini düşünüyoruz. Yapılan açıklamaları kınıyoruz" diye konuştu.
03 Mayıs 2026 Pazar - 16:55 BBP Genel Başkanı Destici: "Böyle giderse, nüfusumuz 50 milyonun altına düşer" Büyük Birlik Partisi (BBP) Eskişehir Olağan İl Kongresi’nde konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Bundan 30 sene önce çocuk sayımız aile başı 3 iken, bugün 1 buçuğun altına inmiş. Dünyada nesli en fazla tükenmekte olan ilk 5 milletin içindeyiz, ülkenin içindeyiz. Böyle giderse, 50 milyonun altına düşeriz" dedi. Büyük Birlik Partisi Olağan İl Kongresi Hasan Polatkan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongre, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından toplu fotoğraf çekimi yapılan programda ilk olarak Büyük Birlik Partisi Eskişehir İl Başkanı Taha Baksan açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Kürsüye çıkan Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, gündeme dair konular hakkında konuştu. "Günyüzü’ne 38 milyon metrekare sanayi bölgesi yapılacak" Eskişehir sanayisi hakkında da konuşan Destici, "En son Türkiye’de biliyorsunuz sanayimiz, üretimimiz, imalatımız Marmara Bölgesi’ne sıkışmış vaziyettedir. İşte burada Sakarya Erenler Belediye Başkanımız var, sağ olsunlar 2024 Mart 31’den beri diğer belediye başkanlarımızla birlikte inanılmaz bir çalışma gösteriyorlar. Günyüzü Belediye Başkanımız da burada aynı şekilde, inanılmaz bir çalışma gösteriyorlar. Kendilerini tebrik ediyorum ve inşallah daha da başarılı olacaklar. Kendilerine emanet edilen, bize emanet edilen belediyelerde inşallah zirveyi yakalayacaklar. Dolayısıyla devletin, hükümetin bu üretimi, imalatı, sanayi bölgelerini Anadolu’ya kaydırma, ama nereden? İşte yukarıdan aşağıya doğru Mersin Limanı, İskenderun Limanı, Hatay, Adana buralara indirme hedefi var. 15 civarında sanayi bölgesi ilave edilecek. Bizim talebimiz, gayretlerimizle sağ olsunlar Cumhurbaşkanımız da Sanayi Bakanımız da bizleri kırmadılar ve bunlardan bir tanesi de Günyüzü oldu. Tam 38 bin dönüm yeni sanayi bölgesi, 38 milyon metrekare" ifadeleri kullandı. "Gerçek hayattan kopup dijital bağımlılığın esiri olan çocuklar var" Geçtiğimiz ay gerçekleşen okul saldırılarına değinen ve olayda ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede bugün hayat mücadelesini kaybeden 11 yaşındaki Almina Ağaoğlu’na rahmet dileyen Destici, şöyle devam etti: "14 yaşındaki bir ortaokul son sınıf, 8. sınıf öğrencisi saldırganın kendi okulunda gerçekleştirdiği silahlı saldırı sonucu 9 öğrencimiz, yavrumuz ve 1 öğrencilerini kurtarmak için öğrencilerin önüne kendini kapayan öğretmenimiz şehit oldu. Kendilerini bir kere daha rahmetle ve şükranla yad ediyoruz. Biz hem şehit öğrencilerimizin ve öğretmenimizin ailelerini ziyaret ederek taziyede bulunurken, aynı zamanda hastanedeki yavrularımızı da ziyaret etmiştik. Maalesef onların içinde 2 tanesi ağır yaralıydı. Bugün 11 yaşındaki Almina Ağaoğlu yavrumuzun da öldüğünü, şehadete erdiğini büyük bir üzüntüyle öğrendik. Onlar cennete gittiler, sabiler, günahsızlar. Cenab-ı Hak cennetin en güzel köşesinde onları misafir etsin. Aileleri büyük acı yaşıyor, inşallah cennetinde de onları buluştursun diyoruz. Tabii biz Büyük Birlik Partisi olarak bu suça sürüklenen çocuklar, aileden kopan çocuklar, okuldan, aileden, gerçek hayattan kopup dijital bağımlılığın esiri olan çocuklar var. Maalesef bu çocukların psikolojileri bozuluyor." "Eskiden aile başına 3 çocuk düşerken bugün 1 buçuklara kadar düştü" Aile yapısı hakkında da konuşan ve Türkiye’de doğruganlık oranının yarı yarıya düştüğünü söyleyen Destici, "Kıymetli kardeşlerim, değerli hemşehrilerim; bakın, nüfus olarak aşağıya iniyoruz. Bundan 30 sene önce çocuk sayımız aile başı 3 iken, bugün 1 buçuğun altına inmiş. Dünya literatüründeki tanımıyla söylüyorum nesli en fazla tükenmekte olan ilk 5 milletin içindeyiz. Yani böyle giderse, hani 100 milyonu geçme hayalimiz vardı ya 50 milyonun altına düşeriz. O zaman ailemizi de kaybederiz, ülkemizi de kaybederiz, topraklarımızı da kaybederiz. Onun için aile yapımıza sahip çıkmalıyız. Çocuklarımızı mümkün olduğu kadar genç yaşta evlendirmeliyiz. Evliliklerini yaptıktan sonra çocuk sahibi olmaları noktasında açıktan teşvik etmeliyiz. Dezavantajlı kesimler, ekonomik olarak en büyük sıkıntıyı yaşayan kesimler, asgari ücretliler. Onun için diyoruz ki; mademki topyekün artıramıyorsunuz, ’bütçe sıkıntısı var’ diyorsunuz, o zaman Asgari Ücret Tespit Komisyonu gibi bir ’Asgari Hane Geçim Rakamı Tespit Komisyonu’ kurulsun" ifadelerini yer verdi. Mustafa Destici, program sonunda bugün hayatını kaybeden Eskişehirli gazeteci Ertuğrul Yılmaz için başsağlığı dileklerinde bulundu. Ayrıca Dectici, Eskişehirspor’a da başarılar diledi. Programa Genel Başkan Destici’nin yanı sıra, AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak ve birçok protokol üyesi katılım gösterdi.
Bakan Göktaş: "Mobil Sosyal Hizmet Merkezlerimizle bu yıl 226 bin 668 vatandaşımıza ulaştık"
04 Kasım 2025 Salı - 10:53 Bakan Göktaş: "Mobil Sosyal Hizmet Merkezlerimizle bu yıl 226 bin 668 vatandaşımıza ulaştık" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sosyal Hizmet Merkezi bulunmayan ilçe ve köylerin yanı sıra il merkezinin yoğunluklu bölgelerinde vatandaşlarla yüz yüze buluşma imkânı sunan mobil sosyal hizmet aracı ekiplerinin büyük bir özveriyle çalıştığını, vatandaşlara rehberlik, bilgilendirme ve yönlendirme hizmetlerinin etkin bir şekilde ulaştırıldığını kaydetti. 2025 "Aile Yılı" hedefleri ve Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi doğrultusunda, sosyal hizmet modellerini tanıtmak amacıyla Mobil Sosyal Hizmet Merkezi araçlarının ülke genelinde görevlendirildiğini açıklayan Göktaş, bu kapsamda 31 ilde hizmet vermek üzere planlanan üç Mobil Sosyal Hizmet Merkezi aracının, 14 Mayıs’tan itibaren sahada aktif olarak görev yaptığını ve bugüne kadar 21 ildeki faaliyetlerin başarıyla tamamlandığını bildirdi. Halihazırda Balıkesir, Yozgat ve Şanlıurfa’da hizmetlerin sürdüğünü belirten Bakan Göktaş, "Kayseri, Nevşehir, Ordu, Giresun, Trabzon, Gaziantep ve Hatay illerimizde de çalışmalarımızın 31 Aralık 2025’e kadar bitirilmesini hedefliyoruz. Sosyal hizmet modelleri hakkında rehberlik, tanıtım ve danışmanlık hizmetlerinin sunulduğu Mobil Sosyal Hizmet Merkezlerimiz aracılığıyla bugüne kadar 226 bin 668 vatandaşımıza ulaştık" diye konuştu. "Vatandaşlarımızın taleplerini titizlikle kayıt altına aldık" Sosyal hizmet mobil aracıyla Bakanlık hizmetlerinin yanı sıra "Aile Yılı" kapsamında yapılanlar ile tüm yenilikçi ve kapsayıcı çalışmaların vatandaşlara aktarıldığını kaydeden Bakan Göktaş, "Yaptığımız hizmetlerin vatandaşlarımız tarafından bilinmesini ve daha yaygın şekilde kullanılmasını önemsiyoruz" dedi. Vatandaşların mobil hizmet araçları vasıtasıyla talep ve beklentilerini doğrudan, aracısız bir şekilde Bakanlık birimlerine iletebildiğinin altını çizen Bakan Göktaş, "Mobil hizmet araçlarımızla vatandaşımızın taleplerini titizlikle kayıt altına alıyor ve ilgili birimlerimize ivedilikle iletiyoruz. Bu veriler, bundan sonraki hizmet planlamalarımıza ışık tutacak, politikalarımızı bu yönde şekillendirecektir" değerlendirmesinde bulundu. Bakan Göktaş, devlet olarak her bir vatandaşa, sosyal hizmetleri eşit, adil ve erişilebilir şekilde sunmak için gayret gösterdiklerine vurgu yaparak, şöyle konuştu: "Mobil Sosyal Hizmet araçlarımız, sahadaki gücümüzü ve vatandaşlarımızla kurduğumuz gönül köprüsünün ne kadar sağlam olduğunu bir kez daha göstermiştir. Mobil sosyal hizmet araçlarımızla, Türkiye’nin dört bir yanında olmaya, "İnsanı yaşat ki Devlet yaşasın" düsturumuzla hizmet etmeye devam edeceğiz." Deprem bölgelerinde etkin hizmet Bakan Göktaş, Mobil Sosyal Hizmet araçlarının deprem bölgesinde afetlerden sonra da etkin şekilde görev yaptığına vurgu yaparak, "Mobil SHM’lerimizi depremin yaralarını sarmak ve ihtiyaçları gidermek amacıyla etkin şekilde vatandaşlarımızın hizmetine sunuyoruz." dedi. Mobil Sosyal Hizmet Merkezlerinin görevli olduğu illerde aile danışmanlığı, çocuk, kadın, engelli ve yaşlı hizmetleri başta olmak üzere koruyucu ve önleyici sosyal hizmet modellerini etkin bir şekilde tanıttığını bildiren Bakan Göktaş, bağımlılıkla mücadele ve aile içi iletişim gibi kritik konularda da rehberlik sağladığını kaydetti.
YÖK’ten Hakan Fidan’ın diplomasına yönelik açıklama
04 Kasım 2025 Salı - 10:40 YÖK’ten Hakan Fidan’ın diplomasına yönelik açıklama Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yapılan açıklamada, "Hakan Fidan’ın mezuniyet ve denklik süreçlerinde herhangi bir usulsüzlük söz konusu değildir" denildi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK), CHP Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan’ın Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın diplomasına ilişkin iddialarıyla ilgili bir açıklama yaptı. YÖK’ten yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya mecralarında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yükseköğretimine ilişkin asılsız iddialar yer almaktadır."Government and Politics" alanındaki lisans eğitimine 1994 yılında başlayan Sayın Hakan Fidan, Almanya’da bulunan ABD menşeili "University of Maryland University College" adlı yükseköğretim kurumundan 1997 yılında mezun olmuştur. Bilindiği üzere lisans öğrenim süreleri her ülkenin kendi iç mevzuatı ve düzenlemeleri uyarınca farklılık gösterebilmektedir. Gerekli kredileri tamamlayan ve diğer şartları sağlayan Fidan, Yükseköğretim Kuruluna denklik başvurusunda bulunmuştur. Sayın Fidan, denklik işlemleri devam ederken Bilkent Üniversitesinde Uluslararası İlişkiler bölümünde yüksek lisans eğitimine başlamıştır. Yüksek lisans eğitimi sürecinde Sayın Hakan Fidan’ın kurulumuza yaptığı denklik başvurusu olumlu sonuçlanmış ve Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 15 Ocak 1998 tarihli kararıyla "Politik Bilimler" alanında Lisans Diploma Denklik Belgesi düzenlenmiştir. Sayın Hakan Fidan’ın mezuniyet ve denklik süreçlerinde herhangi bir usulsüzlük söz konusu değildir. 1996 yılında Resmi Gazete’de yayımlanan Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğine göre denklik almadan yüksek lisans eğitimine başlanması ve devam edilmesi mümkündür. Ancak denklik işlemleri olumlu sonuçlanan adaylar, denklik belgesini lisansüstü eğitimin tamamlanmasına kadar teslim etmek ve yüksek lisans eğitimlerinde de başarılı olmak şartıyla diploma almaya hak kazanırlar".
İmralı heyetinden terör örgütü elebaşı Öcalan ile yapılan görüşmeyle ilgili açıklama
04 Kasım 2025 Salı - 10:21 İmralı heyetinden terör örgütü elebaşı Öcalan ile yapılan görüşmeyle ilgili açıklama İmralı Heyeti, silahlı terör örgütü PKK Elebaşı Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmeyle ilgili yazılı bir açıklama yayınladı. Yayınlanan açıklamada, "3 Kasım 2025 tarihinde İmralı’da Abdullah Öcalan ile yaklaşık üç saat süren son derece olumlu bir görüşme gerçekleştirdik. Sağlığı ve morali oldukça güçlüydü. Görüşmemizde özetle şu değerlendirmeleri yaptı: ’İçinde bulunduğumuz süreci ilerletebilmek, tarihi ve sosyolojiyi daha fazla ciddiye almayı gerektiriyor. Türk-Kürt ilişkisinin bin yıllık iki sütun olarak bugüne geldiğinin tespit edilmesi önemlidir. Bu sütunların görülmesi, anlaşılması ve onarılması suretiyle birlikteliğin güçlendirilmesi gerekir. Çizgiler çekerek değil, güncel sorunlarımızı da kapsayacak bir ufuk oluşturarak hareket etmeliyiz. Sınırlı şartlarda tarihi bir mesele için ciddi bir çaba sarf ediyoruz. Yıkıcı ve negatif değil, pozitif bir aşamayı geliştirmeye çalışıyoruz. Kürt olgusunun tüm boyutlarıyla Cumhuriyetin yasallığına dahil edilmesi ve bunun için güçlü bir geçiş süreci temel alınmalıdır. Bütünsel bir olgu olarak yasallığa geçiş, Demokratik Cumhuriyetin hukuksal temellerini sağlamlaştıracaktır. Bugün dönemsel olarak eşiğinde olduğumuz demokratik entegrasyon imkanı hem yerellik hem evrenselliktir. Pozitif aşamaya geçebilmek için bu süreçte herkesin hassasiyet, ciddiyet ve sorumluluk bilinciyle hareket etmesi hayati önemdedir’ " denildi.