ASAYİŞ - 03 Mayıs 2026 Pazar 14:51

Ehliyetsiz sürücü zorluk çıkarınca biber gazı yedi

A
A
A
Ehliyetsiz sürücü zorluk çıkarınca biber gazı yedi

Bursa’nın İnegöl ilçesinde, polise mukavemet gösteren ehliyetsiz motosiklet sürücüsü gözaltına alındı. Biber gazıyla etkisiz hale getirilen sürücünün yere yattığı anlar dikkat çekti.


İnegöl Emniyet Müdürlüğü Trafik Büro Amirliği ekipleri, durumundan şüphelendikleri 16 AIK 408 plakalı motosikleti durdurdu. Sürücü Abidin K.’nin (50) yapılan kontrollerinde ehliyetsiz olduğu tespit edildi.


Ehliyetsiz olduğu belirlenen sürücü, bu sırada polis ekiplerine mukavemet gösterdi. Yaşanan arbede sonrası ekipler, sürücüyü biber gazı kullanarak etkisiz hale getirdi.


Gözaltına alınan sürücü, "gözüm acıyor" diyerek bir süre yerde kaldı. Şahsa ehliyetsiz araç kullanmaktan 40 bin TL idari para cezası uygulanırken, polise mukavemet suçundan da işlem başlatıldı.



Ehliyetsiz sürücü zorluk çıkarınca biber gazı yedi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın AYESOB’ta seçin heyecanı Aydın Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nde (AYESOB) seçim heyecanı yaşanırken, iki aday başkanlık için yarışıyor. AYESOB’ta yeni dönemde 4 yıl görev yapacak olan başkan ve yönetimini belirlemek için delegeler sandık başına gitti. Delegeleri kapıda karşılayan başkan ve yönetim kurulu adayları daha sonra salona geçti. AYESOB’un mevcut başkanı Muhammet Ali Künkcü ile Aydın Şoförler Odası Başkanı Semih Özmeriç’in aday olduğu genel kurulda divan başkanlığını TESK Genel Başkan Vekili ve Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı üstlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ardından faaliyet ve denetim raporlarının okunarak delegelerin oyuna sunularak delegelerin oylarına sunuldu. Kongrede ilk sözü beyaz liste ile seçime giren Aydın Şoförler Odası Başkanı Semih Özmeriç aldı. Konuşmasının başında oda başkanlar ve yönetim kurulu üyelerine seslenen Özmeriç, "1 Ocak’tan 31 Mart tarihine kadar yapmış olduğumuz demokratik genel kurullarda hepimiz görev almış bulunmaktayız. Bu onur ve gururu sizlerle beraber yaşamanın mutluluğunu hissediyorum. Hepinizi kutlar, yeni dönemde başarılar dilerim. Bu mutluluk o kadar güzel bir mutluluk ve o kadar büyük bir sorumluluk ki düşündükçe Aydın gibi büyük bir coğrafyada 82 odanın 600 delegesi ile aslında biz Aydın nüfusunun 5’te 1’ine hitap ediyoruz. 55 bin esnafın güvenini almışız. Bu güveni almak demek esnaflarımız için çalışmak demektir" dedi. Aydın markası oluşturulması gerektiğini ifade eden Özmeriç, "2026 yılı itibari ile savaş çıkması, ekonomik krizin olması dolayısıyla esnafın çok zor durumda olduğu hepimizin malumudur. Herkes bizden bir çözüm bekliyor. Bizler yasanın bize verdiği sorumlulukla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Odalarımız ile ilgili çeşitli sorunlar var ama aslolan sokaktaki, köşedeki esnaf olduğunu unutmamalıyız ve onların sorunları ile ilgili çalışmalar yapmamız çok önemli. Bu da bizim oluşturacağımız komisyonlarda sorunların tespiti ve çözüm önerilerinin bilimsel olarak takip edilmesi gerekir. Gerekirse üniversiten gerekirse üst kuruluşlardan destek almak suretiyle bizlerin bir Aydın markası oluşturmamız gerekiyor. Dünyanın en güzel coğrafyasında yaşıyoruz. Bu coğrafyada üretilen tarım ürünleri bizlerin karnımızı doyuran ve esnafımızın kalitesini yükseltmesi için olmazsa olmazlardır. Üzülerek söylüyorum ki ilimizdeki birkaç münferit olay dolayısıyla bizim ürünlerimiz gerçek değerini bulamamaktadır. Bizim ürettiğimiz incirimiz, zeytin yağımız ve et ürünlerimiz başka yerlerde satılıyor. Ama bir Aydın markası oluşmadığı için bunun katma değerini biz esnaf ve sanatkarlar olarak alamıyoruz. Bizim öncelikli amacımız oluşturacağımız bölgesel meslek komisyonları ile bu çalışmaların bu kalite standardının getirilmesidir" diye konuşarak seçimlerin hayırlı olmasını diledi. Mavi liste ile seçime giren AYESOB’un mevcut başkanı Muhammet Ali Künkcü ise, "Bugün itibari ile 4 yılı tamamladık. Özellikle küçük odalarımız tarihlerinde ilk defa maddi yönden dönemimizde rekor düzeyde yardım aldılar. Manevi olarak da biz odalarımızın ve yönetim kurulu üyelerinin daima yanında olduk. Hiç kimse bu birliğin kapısından içeri girdiğinde eli boş dönmemiştir. Bu kurumda bir zamanlar genel sekreterin odasına girilmiyordu. Oda başkanları birlik başkanının odasına giremiyordu. Ama şimdi o iş öyle değil vur kapıyı gir içeriye. Aydın esnafı için hangi kapıyı çaldıysak istediğimizi aldık. Ankara’daki dostlarımız ve itibarımız sayesinde hiç isteyip de kapıdan döndüğümüz olmadı. Bizler sağlam adımlarla yolumuza devam ediyoruz. Her zaman sizin yanınızda olduk olmaya da devam ediyoruz. 4 yılda, 4 milyonun üzerinde odalarımıza geri ödemeli paralar verdik. Hibe olarak da 4 milyon TL verildi. Bunlar bizim için önemli rakamlar. Ne istemişlerse imkanlar ölçüsünde yerine getirdik. Bizim kapımızdan talep edip de geri dönen olmadı. Bu işi hakkıyla yapmaya çalıştım. Esnaf ve sanatkara hizmet Hakk’a hizmettir. Biz buraya başkan olmaya gelmedik, hizmetkar olmaya geldik. Ben 4 yıl sizler için çalıştım bugün de sizlerden 4 dakikanızı istiyorum" ifadelerini kullandı. Başkan adaylarının konuşmalarının ardından seçimlere geçilirken saat 17.00’ye kadar sürecek oy verme işlemi sonrası AYESOB’un yeni dönem başkanı belli olacak.
Sakarya Çeyizlerin vazgeçilmeziydi, şimdi fabrikasyona direniyor Sakarya’da yarım asrı aşkın süredir yorgancılık yapan usta Hamdi Kılıçaslan, eskiden çeyizlerin ve sünnet törenlerinin vazgeçilmezi olan el işi yorganların yerini fabrikasyon ürünlere bıraktığını belirterek, mesleği devredecek çırak yetişmemesinden yakındı. Ağabeyinin yönlendirmesiyle başladığı mesleğini 60 yıldır ilk günkü heyecanla sürdüren Hamdi Kılıçaslan (74), ilmek ilmek işlediği yorganlarla kaybolmaya yüz tutan bir zanaatı ayakta tutmaya çalışıyor. Eski dönemlerde çeyizlerin ve sünnet törenlerinin vazgeçilmezi olan el işi yorganların artık eskisi kadar rağbet görmediğini ifade eden usta, yeni nesle doğal ürün kullanmaları çağrısında bulundu. "Yün yorgan elektriği alır, ısıyı dağıtır" Elyaf ve fabrikasyon üretimin sektörü olumsuz etkilediğini vurgulayan Kılıçaslan, kentte eskiden 25 imalatçı esnaf bulunurken bugün bu sayının 6-7’ye kadar düştüğünü belirtti. Yün yorganların sağlık ve konfor açısından elyafa göre daha avantajlı olduğunu anlatan Kılıçaslan, "Bizim yaptıklarımız yüzde yüz doğal. Kumaşı doğal, işçiliği el emeği, makine işçiliği değil. Yün yorganda yattığınız zaman vücuttaki elektriği alır, sabaha kadar dinlendirir. Isı doğal olarak her yere dağılır. Elyafta ise sadece ayağınızı uzattığınız yer ısınır" dedi. "Çeyizlik yorgan geleneği bitti" Eskiden yorganların önemli bir kültürel değer taşıdığına değinen Kılıçaslan, "Kız çeyizlerinde çok talep olurdu. Sünnet cemiyetlerinin de olmazsa olmazı ipekli yorganlardı. Şimdi maalesef bu çeyizlik yorgan geleneği Türkiye genelinde bitti. Sadece günlük kullanıma dönüldü" ifadelerini kullandı. "Gençler bu mesleğe ilgi göstermiyor" Mesleği devredecek çırak bulamamaktan da dert yanan yarım asırlık usta, gençlerin bu işe ilgi göstermediğini ve yorgancılığın küçük yaşta öğrenilmesi gereken bir zanaat olduğunu belirterek, "Gençler bu mesleğe ilgi göstermiyor, uğraşmak istemiyorlar. Bizim zanaatımızda maalesef yetişen yok. Türkiye genelinde de yok, eskiler kaldı, bizim gibiler kaldı. Gelecekte de devam etmez çünkü arkamızdan gelen yok. 10 sonra belki çok değerlenecek arayacaklar ve usta bulamayacaklar" şeklinde konuştu.