Son Dakika
|
Erdoğan'dan nüfus uyarısı: "Doğurganlık hızımız düşüyor, rakamlar tedirgin edici''
Kadın avukat cinayetinde zanlının ifadesi ortaya çıktı: ''İstemeden vurdum''
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Yılmaz: "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda"
Bakan Gürlek: "Türkiye fikren ve fiziken güçlü bir konuma gelmiştir"
Bakan Bak’tan Amed Sportif Faaliyetler için tebrik mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Süper Lig’e yükselen Amed Sportif Faaliyetler’e tebrik mesajı
Kenya'da sel felaketi: 10 ölü
Kahramanmaraş’ta okul saldırısında ölenler unutulmuyor
İstanbul’da 1 Mayıs’ta gözaltına alınan 580 kişi serbest bırakıldı
POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakan Adayı Zeydi ile telefonda görüştü
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 23:48:10
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Başbakan Adayı Muhammed Ali Zeydi ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakan Adayı Zeydi arasında telefon görüşmesi gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zeydi’yi Başbakanlığa aday gösterilmesi nedeniyle tebrik ederken, Irak’ta kapsayıcı, dengeli ve istikrarlı bir hükümeti süratle kuracağına inandığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Irak’la yakın iş birliğine stratejik ve kurumsal temelde ciddi ivme kazandırdığını, yeni dönemde bunu daha da ilerletmenin hedeflendiğini, Türkmenlerin Irak ile kardeşliğinin müstesna unsurunu teşkil ettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kalkınma Yolu Projesi başta olmak üzere, terörle mücadele, savunma sanayii, enerji ve ulaştırma gibi pek çok kritik başlıkta ilişkileri ilerletme konusunda kararlı olunduğunu da ifade etti.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 21:28
TBB’de kriz oluşturan ‘mektup’ gerginliği sonrası Alemdar’dan sert eleştiri
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimlerinde yaşanan ve arbedeye dönüşen ’mektup’ gerginliğinin ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" dedi. TBB Meclisi; Başkan, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri seçimi yapılması için Ankara’da bir araya geldi. TBB Başkanvekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in açılış konuşmasının ardından Divan’da konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, İBB davası kapsamında tutuklu bulunan ve İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okumak istemesi üzerine, salonda tepkiler oluştu. Çavuşoğlu’nun mektubu okumaya başlamasıyla birlikte AK Partili belediye başkanlarıyla CHP’li belediye başkanları arasında tartışma yaşandı. Belediye başkanlarının tartışmaları kısa sürede fiziksel arbedeye dönüştü. Tepkilerin ardından salonda bulunan bir grup kürsüye yöneldi ve bunun üzerine fiziksel arbede yaşandı. Yaşanan arbedenin ardından Olağan Meclis Toplantısı’na bir süre ara verildi. "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" Kamuoyunun gündemine oturan olaylı oturumun ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, konuya ilişkin sosyal medyasından açıklamada bulundu. Alemdar, "Türkiye Belediyeler Birliği, kamu yararına çalışan, her görüşten belediye başkanının üye olduğu bir çatı kuruluşudur. Bu yapının tarafsızlığı ve kurumsal itibarı hepimiz için esastır. Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır. Kurumların teamüllerine ve ciddiyetine gölge düşüren bu tür uygulamalar kabul edilemez. Her zemini siyasi ikbal için istismar etmeye kalkmak, en başta kurumlara zarar verir. TBB bir partinin arka bahçesi değildir, olmaz. Bu tavır, yerel yönetimlerin birlik ruhunu yaralar. Tekrar soruyoruz, ‘Bu yapılan doğru bir şey mi?" dedi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 21:22
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2003’ten bu yana GAP’a yaptığımız kamu yatırımları 1.9 trilyon lirayı bulmuştur. DAP dediğimiz Doğu Anadolu bölgemizdeyse bu yatırımlar 1.4 trilyon lirayı aşmıştır. Çok ciddi kamu yatırımları yapıldı. Yollar inşa edildi, duble yollar, üniversiteler, havalimanları, hastaneler, kırsala götürülen hizmetler. Bütün bunlarla Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" dedi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:19
Bakan Ersoy Nazilli’de festival açılışına katıldı
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aydın’ın Nazilli ilçesinde İsabeyli Yöresel Ürünler ve Kültür Sanat Festivali’nin açılışına katıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Aydın’ın Nazilli ilçesi İsabeyli Mahallesi’nde bu yıl ilki gerçekleştirilen "İsabeyli Yöresel Ürünler ve Kültür Sanat Festivali"ne katıldı. Bakan Ersoy ve beraberindeki heyet, açılışın ardından stantları gezerek ilçenin ve bölgenin yöresel ürünleri hakkında bilgi aldı. Aydın Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Taner Sayın’ın ev sahipliğinde İsabeyli Mahallesi’nde ilk kez düzenlenen etkinlik yoğun katılımla gerçekleştirildi. Etkinliğe, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanı sıra Dünya Etnospor Birliği Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, AK Parti İstanbul Milletvekili Zafer Sırakaya, AK Parti Aydın Milletvekilleri Mustafa Savaş, Ömer Özmen, Seda Sarıbaş, Aydın eski milletvekilleri, Aydın Valisi Yakup Canbolat, Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, ilçelerin belediye başkanları, protokol üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. "Her bir değerimiz kültürel mirasımızın yaşayan bir parçası" Festivalin açılışında konuşan Bakan Ersoy, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin açılışı için Aydın’a geldiğini ifade ederek, "Aydın, tarihin derin izlerini, doğanın cömertliğini ve çalışkan insanlarının emeğini aynı anda harmanlayan, geçmişiyle geleceği arasında güçlü bir köprü kuran özel bir şehrimiz. İsabeyli Yöresel Ürünler ve Kültür Sanat Festivali, sadece bir etkinlik olmanın çok ötesinde bu toprakların ruhunu, emeğini ve irfanını geleceğe taşıyan güçlü bir iradenin de tezahürü. Aydın tarih boyunca bereketiyle, üretimiyle ve kültürel zenginlikleri ile öne çıkmış nadide şehirlerimizden biri. Bu topraklar sadece ürün yetiştiren değil aynı zamanda değer üreten, kültür inşa eden ve medeniyet taşıyan bir anlayışın merkezi. Nazilli ise çalışkan insanıyla, üretim gücüyle ve sağlam toplumsal yapısıyla her zaman milletimizin yanında durmuş, değerlerine sahip çıkmış güzide ilçelerimizden biri. Bu festivalde yer alan her bir stant alınterinin, sabrın ve ustalığın bir hikayesini anlatmaktadır. Sergilenen her ürün bu toprakların hafızasını, kimliğini ve ruhunu taşımaktadır. Yöresel lezzetlerimizden el sanatlarımıza kadar her bir değerimiz kültürel mirasımızın yaşayan bir parçası. Bizler bu mirası korumayı, geliştirmeyi ve gelecek nesillere en güçlü şekilde aktarmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz" dedi. Dünyanın zor ve çalkantılı bir dönemden geçtiğine de dikkat çeken Bakan Ersoy, kültürün ve ortak değerlerin bu süreçte daha da önemli hale geldiğini belirtti. Ersoy, bu tür etkinliklerin, toplumların birlik ve beraberliğini güçlendiren önemli buluşmalar olduğuna vurgu yaptı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 14:49
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aile güçlü olduğunda bireyler de toplum da güçlü olur"
2
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 21:22
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda"
3
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 19:09
Bakan Gürlek: "Türkiye fikren ve fiziken güçlü bir konuma gelmiştir"
4
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 00:32
Aile ve Nüfus On Yılı Genelgesi Resmi Gazete’de
5
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 10:41
Bakan Uraloğlu: "35 dakika kısalan seyahat süresiyle toplam 1 milyar 58 milyon lira tasarruf sağlayacağız"
05 Kasım 2025 Çarşamba - 15:07
Cumhurbaşkanı Erdoğan:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefine giden yolda yeni bir kavşağa ulaştığımız görülüyor. Bu konuda herkesin elini taşın altına koyması, sürece destek vermesi, olabilecek en fazla katkıyı sunmaya odaklanması gerekiyor " dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan TBMM’de partisin grup toplantısında konuştu. Grup toplantısının hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis’in 28. Dönem 4. Yasama Yılına oldukça yoğun bir gündemle başladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak ve Suriye’ye asker gönderme yetkisinin süresini 3 yıl uzatan tezkerenin Ana Muhalefetin itirazlarına rağmen büyük bir ittifakla kabul edildiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin güvenliğini garantiye alma yanında, komşuların güvenlik ve huzuruna katkı yapan tezkereye kabul oyu veren tüm siyasi partilere ve milletvekillerine teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bir başka ülkenin toprağında, egemenliğinde, yeraltı ve yerüstü kaynaklarında asla gözü olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Komşularımız başta olmak üzere tüm dost ülkelerin egemenlik haklarına saygılıyız. Mehmetçiğimiz uluslararası hukuk çerçevesinde varlık gösterdiği her bölgede huzurun, barışın, güvenin ve istikrarın teminatı olmuştur. İnşallah bundan sonra da Türk Silahlı Kuvvetlerimiz bulunduğu her yerde barışı, dayanışmayı ve kardeşliği savunmaya devam edecektir. Türk bayrağı dalgalandığı bütün coğrafyalarda tarih boyunca olduğu gibi daha nice seneler dostlarına güven vermeyi sürdürecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bu tarihi gerçeği Türkmen, Arap, Kürt, Sünni, Şii fark etmeksizin tüm kardeşlerimiz zaten çok iyi biliyorlar. Bırakın Mehmetçiğin kendi topraklarında konuşlanmasına itiraz etmeyi, bilakis bundan memnuniyet duyuyorlar" değerlendirmesini yaptı. CHP’nin tezkere kararını eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumhuriyeti kuran parti olduğunu iddia eden CHP’nin tezkereye karşı çıktığını gördük. Türkiye Büyük Millet Meclisi ülkenin ve milletin güvenliğini çok yakından ilgilendiren bir oylama yapıyor, ama bakıyorsunuz ülkenin Ana Muhalefet Partisi saçma sapan argümanlarla kendilerinin bile inanmadığı bir sürü bahanenin arkasına saklanarak buna karşı çıkıyor. Bunu anlamak ve kabul etmek mümkün değil. Önceki gün Kabine sonrası basın toplantımızda da söyledim, Sayın Özel CHP’nin yanlışlarını düzeltme noktasında iyi bir sınav veremiyor. Daha önce yaptığı açıklamalar hilafına, ülkenin güvenliğine ve dış politikaya dair hususlarda ne yazık ki yerli ve milli bir duruş sergileyemiyor. Meydanlarda atıp tutmayı çok iyi biliyor, fakat iş sözlerinin arkasında durmaya gelince nedense aniden çark ediyor, hemen geri vitese takıyor. Gençler; biz eskiden beri CHP’nin tutarsızlıklarına zaten alışığız dolayısıyla, tezkereye hayır demelerine şaşırmadık. Milletimiz de CHP’de iplerin kimin elinde olduğunu biliyor. Ancak siyaset otobanında bu kadar sık şerit ve fikir değiştirmek CHP’ye iyi gelmeyebilir. Sayın Özel böyle siyaset yapmaya devam ederse endişem odur ki CHP ya hararet yapacak ya dingil kıracak ya da şanzımanı dağıtacaktır. Bunun sinyalleri şimdiden alıyoruz, Sayın Genel Başkan yaptığı gaflar ve kırdığı potlarla kendini giderek daha fazla komik duruma düşürüyor. Dün yine çıkmış ileri geri konuşuyor. Deprem bölgesiyle ilgili hezeyanlarına hem Çevre ve Şehircilik Bakanımız hem de bölge milletvekillerimiz gereken cevabı verecek. Önceden turist gibi de olsa bölgeye yollarını düşürüyorlardı, şimdi artık onu bile yapamıyorlar. Ne yürütülen altyapı, üstyapı çalışmalarından, ne tamamlanan konutlardan, ne de deprem bölgemizin nereden nereye geldiğinden haberleri var. Ne diyelim? Nasıl 16 yıldır hizmette olan hızlı trenle daha yeni tanışıyorlarsa, belki 10 sene sonra bizim deprem bölgemize yaptıklarımızın da farkına varırlar" dedi. CHP’nin siyasetini eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz elbette ülkemizin, milletimizin ve bölgemizin güvenliğini CHP’nin itimat telkin etmeyen politikalarına bağlayamayız. Çünkü bizim için asıl olan Türkiye’dir, Türkiye’nin selametidir. 86 milyonun her akşam huzur içinde başını yastığa koymasıdır. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak kırmızı çizgimiz bu ülkenin bekasının her şart altında muhafaza ve müdafaasıdır. Bunun yolu ise hem hudutlarımız içinde hem de sınır ötesinde güvenlik bakımından en küçük bir boşluk bırakılmamasından geçiyor. Tezkerelerin terörsüz Türkiye çalışmalarını zorlaştıran değil, tam tersine süreci kolaylaştıran, destekleyen bir adım olarak görülmesinin daha doğru bir yaklaşım olacağına inanıyorum. Her şey kendi mecrasında ilerlemektedir. Tahrikleri aldırmadan, süreci kundaklamaya dönük, gizli açık girişimlere prim vermeden çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Bir taraftan emniyet ve savunma noktasında işi çok sıkı tutarken, diğer taraftan da ülkemizi neredeyse yarım asırdır canını yakan bu büyük sıkıntıdan, bu büyük kamburdan kurtaracak adımları cesaretle atıyoruz" dedi. Gençlere hitap eden Erdoğan, "Devletin başı olarak şahsımızın kararlı ve dirayetli tutumu, Cumhur İttifakı ortağımız, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin cesur ve ufuk açıcı katkıları, partimizin toplumun her kesimini kucaklayan yoğun çalışmaları, devletimizin ilgili bütün kurumlarının olağanüstü gayretleri neticesinde hamdolsun terörsüz Türkiye menziline doğru emin adımlarla yürüyoruz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, son iki haftada bu minvalde önemli gelişmeler yaşandığını Geçen hafta Meclis Başkan Vekili ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan ile DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar’ı Külliye’de kabul ederek çok yapıcı bir görüşme gerçekleştirdiklerini bildirdi. Erdoğan, Sürecin büyük bir hassasiyette ilerletilmesi noktasında benzer kaygıları paylaştıklarını bir kez daha teyit ve müşahede ettiklerini belirterek," Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefine giden yolda yeni bir kavşağa ulaştığımız görülüyor. Bu konuda herkesin elini taşın altına koyması, sürece destek vermesi, olabilecek en fazla katkıyı sunmaya odaklanması gerekiyor. Cumhur İttifakı olarak biz zaten üzerimize düşeni yapıyoruz, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz" açıklamasını yaptı. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu da 5 Ağustos’tan bu yana yaptığı toplantılarla kuruluş misyonunu başarıyla yerine getirdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Komisyon çatısı altında sürece dair tüm konuların tartışılmasını, kimsenin dışarıda bırakılmadan ilgili bütün tarafların dinlenmesini, aykırı da olsa farklı fikirlerin dile getirilmesini çok ama çok kıymetli bulduklarını sözlerine ekledi. Meclis Başkanının riyasetinde yürütülen çalışmalarla, komisyonun önemli bir boşluğu doldurduğunu aktaran Erdoğan," Biz, karar alıcılara rehberlik edecek güçlü bir birikim oluşturduk. Komisyonumuzun yazacağı kapsamlı raporu ve önümüzdeki döneme dair belirleyeceği hukuki yol haritasını bu bakımdan önemsiyoruz. Biraz daha cesaretle, biraz daha gayretle, biraz daha özgüvenle Allah’ın izniyle bu süreci başarıyla sonuçlandıracağız" dedi. Cumhur İttifakı olarak tam bir dayanışma içerisinde hareket ederek önce terörsüz Türkiye, ardından da terörsüz bölge hedefin ulaşılacağının altını çizen Erdoğan, Bahçeli’ye yaptığı grup toplantısı konuşması için teşekkür etti. Erdoğan, "Bu vesileyle, dünkü Grup Toplantısında yaptığı tarihi değerlendirmelerle, başta FETÖ’cü alçaklar olmak üzere müfsit ve müflis zihniyetin bütün oyunlarını deşifre eden, bununla kalmayıp kirli heveslerini kursaklarında bırakan Sayın Devlet Bahçeli’ye canı gönülden teşekkür ediyorum. Sayın Bahçeli’nin de isabetle dikkat çektiği üzere, terörsüz Türkiye, ayağındaki paslı zincirleri kıran muktedir Türkiye’dir. Terörsüz Türkiye, huzur ve barış içinde yaşayan mutlu Türkiye’dir. Terörsüz Türkiye, muazzam bir kardeşlik ve kucaklama sahnesi olacak muvaffak, muzaffer ve muteber Türkiye’nin nişanesidir. Kardeşlerim, komisyonumuzun ve aziz milletimizin de desteğiyle, inşallah bu Türkiye’yi hep beraber inşa edeceğiz" değerlendirmesini yaptı. Sın toplantıdan bu yana aralarında Filistin mültecilere yardım ajansı UNRWA’nın Ankara’da ofis açmasının da yer aldığı birçok anlaşmanın Genel Kurulda görüşülerek uygun bulundu. Türkiye’nin Filistin davasına ve Filistinli kardeşlerimizin hak, adalet ve özgürlük mücadelesine verdiği önemin yeni bir nişanesi olan bu kararın hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.2026 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu teklifini gazi Meclisimizin takdirine sunduk. Bütçemiz, AK Parti hükümetlerinin hazırladığı 24’üncü, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi döneminin ise 8’inci bütçesi olarak siyasi istikrarımızın ve kurumsal sürekliliğimizin güçlü bir göstergesidir. Bütçe teklifinde her bir vatandaşımızın kalkınma ve büyümenin getirdiği fırsatlardan adil biçimde yararlanmasını temel ilke olarak belirledik. Fiziki altyapısının güçlendirilmesi, beşeri sermayenin geliştirilmesi ve üretim kapasitesinin arttırılması, bu bütçenin temel sütunlarını teşkil ediyor" değerlendirmesini yaptı. Bütçe ile, makroekonomik ve finansal istikrar programıyla uyumlu bir şekilde deprem hariç harcamaları kontrol altına almayı, kamu açığını düşürmeyi ve dezenflasyon sürecini desteklemeyi planladıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan,"2026 yılı bütçesinde, burası önemli, giderlerin 18 trilyon 929 milyar lira, gelirlerin ise 16 trilyon 216 milyar lira olacağını hesaplıyoruz. Deprem nedeniyle yaşanan arizi artış sonrasında bütçe açığını yeniden hükümetlerimiz dönemindeki ortalama seviyeye yaklaştırıyoruz. Sosyal yardım bütçesini 2026 917 milyar liraya çıkarıyoruz ki bu tutar bütçemizin yüzde 4,8’ine denk geliyor. Sosyal konut projelerini desteklemek amacıyla 100 milyar lira kaynak ayırdık. Halihazırda faturalarda mesken aboneleri için doğal gazda yüzde 43, elektrikte düşük kademede yüzde 57 oranında devletimiz destek veriyor. Vatandaşlarımızın elektrik ve doğal gazı daha ucuza kullanabilmeleri için 2026 yılı bütçesinde 373 milyar lira kaynak öngörüyoruz" açıklamasını yaptı. Ailenin korunması ve güçlendirilmesi programına önceki yıla göre yüzde 30’un üzerinde, çocukların korunması ve gelişiminin sağlanması programına yüzde 34, kadının güçlenmesi programına yüzde 35 artışla kaynak ayırdıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü; "2026 yılında tarım sektörü yatırım ödeneğini 190 milyar liraya çıkartıyor, bunun 122 milyar lirasını tarımsal sulama yatırımları için tahsis ediyoruz. Kardeşlerim, tarımsal destek programları için ayrılan kaynağımız 168 milyar liradır. Ayrıca, reel kesimi 493 milyar liralık ödenekle destekleyeceğiz. 2002 yılından beri eğitimi en öncelikli meselemiz olarak gördük ve eğitim bütçemizi 2026 yılında 2 trilyon 896 milyar liraya yükselttik. Böylece 2002’de bütçeden yüzde 9,4 seviyesinde pay alan eğitime, 2026 yılında yüzde 15,3 ile en büyük payı ayırdık. Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanmaları için 1 trilyon 594 milyar lira kaynak tahsis ettik" Cumhurbaşkanı Erdoğan, mahalli idareler için ayrılan kaynağı bu sene daha da artırdıklarını, Büyükşehir ve diğer belediyeler ile il özel idarelerine ayrılan toplam kaynağı 1 trilyon 657 milyar liraya çıkardıklarını belirterek," 2002 yılında bu kaynağın bütçe içerisindeki payı yüzde 4 iken bu oranı 2026 yılında yüzde 8,8’e yükseltiyoruz. Şurası da önemlidir: Son 23 yılda kaynaklarımızı faize değil, kamu hizmetlerine yönlendirdik. Bu sayede önemli altyapı projeleri hayata geçirildi, kamu borç stoku makul seviyelere çekilerek Avrupa Birliği ortalamasının da altına indirildi. 2002 yılında bütçe giderleri içinde faiz harcamalarının payı yüzde 43,2 iken 2026 yılı bütçesinde bu oran yüzde 14,5 seviyesinde kalıyor. Faiz harcamalarının özellikle gayrisafi yurt içi hasılaya oranı 2002’de yüzde 14,3 iken 2026’da yüzde 3,5 düzeyine gerileyecektir" dedi. Vergi gelirleri açısından da benzer bir iyileşmenin söz konusu olduğunu, 2002 yılında toplanan her 100 liralık verginin 85,7 lirası faiz ödemelerine giderken 2026’da bu tutarın 19,9 liraya düşmesini beklediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bununla birlikte 2026 yılı bütçemizin 29 milyar lira faiz dışı fazla vermesini öngörüyoruz. 2026 yılı bütçe kanunu teklifimizin sizlerin de gayretleriyle komisyon ve Genel Kurul safahatını geçerek inşallah kabul edileceğine inanıyorum. Her fırsatta vurguladığım bir hususu bugün tekrar belirtmek isterim. Yasama tarafındaki çalışmalarda ne kadar etkili olursak yürütme tarafında biz de o derece verimli çalışma imkanına sahip oluruz. Burada yaşanacak en küçük bir sıkıntının, aksaklığın ve koordinasyon eksikliğinin yükünü de aynı şekilde yine en fazla biz çekeriz. Bu süreçte milletvekillerimizden azami gayret bekliyorum. AK Parti Grubundaki her bir arkadaşımın milletin emanetine sahip çıkma ve mesuliyetlerini ifa noktasında her türlü birikime, kapasiteye, dirayete, yeteneğe sahip olduğundan hiçbir şüphe duymuyorum" açıklamasını yaptı. Bundan 23 yıl önce 3 Kasım 2002’de milletin sandık başına gittiğini ve AK Parti’yi tek başına iktidara taşıdığını ifade eden Erdoğan," AK Parti kuruluşundan sadece 15 ay sonra girdiği ilk seçimde milletimiz tarafından teveccühle karşılandı, aziz milletimiz tarafından muhabbetle kucaklandı. 3 Kasım’da elde ettiğimiz başarı sonrasında birileri bunun tepki oyu olduğunu, gelip geçici olduğunu söyledi. Ama biz 23 yıldır kesintisiz biçimde ülkeye hizmet etme vazifesini ifa ediyoruz. 3 Kasım sonrası girdiğimiz her seçimde oylarımızı artırdık, milletimizin teveccühüne daha fazla mazhar olduk. Bizim iktidara geldiğimiz günlerde doğanlar şimdi 23 yaşındalar. 2002’de 10 yaşında olan çocuklar bugün 33 yaşındalar" diye konuştu. 3 Kasım ve sonrasında girdikleri her seçimin şeffaflık, güvenilirlik ve katılım noktasında, dünyanın açık ara en temiz seçimleri olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan," Girdiğimiz her seçimde millet iradesi sandığa tam olarak yansımış, millet tercihini her seçimde kendi hür iradesiyle AK Parti’den yana kullanmıştır. Hani diyorlar ya, yok tek adam rejimiymiş, yok diktatörmüş, yok otoriterlikmiş, bunların hepsi safsata. Bu asılsız ithamlar muhaliflerimiz ve muarızlarımız tarafından kendi başarısızlıklarını ve beceriksizliklerini örtmek için kullanılan iftiralardır. Girdiğimiz her seçimde ne dedik, hodri meydan. Girdiğimiz her seçimde yaptıklarımızla, ama daha çok yapacaklarımızla konuştuk. Ortaya bir ufuk koyduk, hedef koyduk, vizyon koyduk. Girdiğimiz her seçimde hür iradesiyle milletimiz bizi tercih etti. Hamdolsun, tercih etmeye de devam ediyor" değerlendirmesini yaptı. Gençlere seslenen Erdoğan," Çok partili hayata geçtiğimiz 1950 yılında kurulan merhum Menderes’in hükümeti, unutmayın, 19. hükümetti. 2002 yılının 18 Kasım’ında bizim kurduğumuz hükümet ise, unutmayın, 58. hükümetti. Arada 52 yıl var, 52 yılda Türkiye’de 39 hükümet kurulmuş. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu 52 yılda Türkiye’de ortalama her 16 ayda bir hükümet değişmiş demektir. Bir başbakan kabinesiyle, ekibiyle göreve geliyor, ortalama 16 ay sonra görevi devrediyor. Ülkede istikrar yok. 16 ayda bir hükümet daha ne olduğunu anlamadan yerini başkasına devrediyor. 1950-2002 arasındaki o 52 yıl içinde Türkiye çok ağır badireler atlattı, çok ağır bedeller ödedi. Böyle istikrarsız bir ortamda yatırım yapamazsınız. Böyle bir ortamda ülkenin sorunlarına çözüm üretemezsiniz. Ekonomiyi yönetemezsiniz. Dış politikada aktif olamazsınız. Huzuru, güvenliği, asayişi sağlayamazsınız. Hükümetlerin ömrünün ortalama 16 olduğu bir ortamda yol yapamazsınız, okul açamazsınız, hastane inşa edemezsiniz, konut üretemezsiniz, tankın, topun, füzenin, uçağın, milli savaş gemisinin hayalini bile kuramazsınız. Üstelik bu 52 yıllık süreçte Türkiye, unutmayın, 4 kez darbeye maruz kaldı. Bakınız, 1945 yılında her yanı enkaz olan Almanya toparlanırken, 2 atom bombası atılmış Japonya ayağa kalkarken, Fransa, İtalya savaşın yaralarını sararken, Türkiye 52 yıl boyunca maalesef yerinde saydı. Şimdi bize diyorlar ki, tabii ki yapacaksınız, bu sizin göreviniz diyorlar. Elbette görevimiz, elbette yapacağız, elbette bu millet için çalışacağız. Ama siz de lütfen bir sorgulayın, Merhum Menderes, Merhum Özal dönemleri dışında bu ülkede yapılması gerekenler acaba daha önce neden yapılmadı? Türkiye’nin ihtiyacı olan yolları neden yapmadılar? Okulları neden açmadılar? Hastaneleri neden inşa etmediler? Köprüler, havalimanları, konutlar, üniversiteler, daha niceleri neden yetersiz kaldı? 26 havalimanı vardı biz geldiğimizde, onu 56 havalimanına biz çıkardık biz. Nereden, nereye... Bu millet neden yıllarca hak ettiği hizmeti, eseri ve yatırımı göremedi? 102 yaşındaki Cumhuriyet Halk Partisi kimi zaman seçimsiz, kimi zaman darbeyle, kimi zaman koalisyon ortağı olarak hükümetteydi. Kendisi iktidarda olmadığında fikirleri iktidardaydı. Acaba şu ülkede dikili bir taşları var mı ya, var mı?" diye konuştu. " Sevgili gençler; büyüklerinize sorun, belgeselleri izleyin, açın arşivden o dönemin gazetelerini okuyun. Anarşi, terör, huzursuzluk, belirsizlik, karamsarlık, umutsuzluk dışında hiçbir şey göremeyeceksiniz." Diyen Erdoğan," Yahu benim İstanbul’da ortaokulda okuduğum sınıfta 80 öğrenci vardı. Üniversite yurtlarında 18-20 öğrenci aynı koğuşta kalıyordu. Hastane çilesi, devlet dairesi çilesi, okul çilesi, yol çilesi, hep bunları yaşadık. Çocuklar çile içinde doğuyor, çile içinde büyüyor, çile ile ölüyorlardı. AK Parti’nin daha 15 ay önce kurulmuş olmasına rağmen 3 Kasım seçimlerinde yüzde 36 oy oranına ulaşabilmesi esasen bir isyanın, bir itirazın, bir çığlığın, büyük bir değişim talebinin tezahürüdür. AK Parti’nin tek başına iktidara gelmesi açıkçası bir halk devrimi olmuştur. 23 yıl boyunca biz 3 Kasım devrimine sadakatle bağlı kaldık. 23 yıldır her seçimde kazanıyorsak işte bu 3 Kasım seçim sonuçlarına olan sadakatimizin bir neticesidir. Yeterli mi? Elbette değil. Daha yapacak çok işimiz var. Ancak şunu da unutmayın değerli arkadaşlarım: 23 yıl boyunca bir yandan ülke için hizmet ve eser üretmeye çalışırken, bir yandan da içeriden ve dışarıdan saldırılara göğüs gerdik. Bu bir mazeret değil. Biz tabiri caizse hem unutmayın şeytanı taşladık, hem de tavafımızı yaptık. Darbe senaryoları yazdılar. Terörle üzerimize geldiler. Sabotajlar, tahrikler, sokak eylemleri, kışkırtmalar, darbe gelişimleri, Allah’a hamdolsun bunların hepsini püskürttük. Çok daha fazlasını da yapabilirdik, yapacağız da" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gezi olaylarının, 17-25 Aralık darbe girişiminin, 15 Temmuz ihanetinin Türkiye’ye, Türk ekonomisine, dış politikaya verdiği zararın istiklal savaşı öncesindeki işgal güçlerinin bile vermediğini kaydetti. Erdoğan," Hep birlikte takip ediyoruz, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin içini boşalttılar. Belediyeye işi düşen herkesi haraca bağladılar. Milyarlarca lirayı siyaseti dizayn etmek için seferber ettiler. Yetmedi, yabancı istihbarat örgütleriyle iş tuttular. İşte biz böyle bir zihniyete, böyle bir ihanet şebekesine gidip, Türkiye’nin hasımlarıyla iş tutan bir anlayışa karşı ayakta duruyor, mücadele ediyor, hem de aynı zamanda bu ülke için hizmet üretiyoruz" açıklamasında bulundu. Toplantıda Son 23 yılda yapılan projelerin anlatıldığı bir video izlendi. Ardından konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan,, 23 yılda yaptıklarımızı artık öyle bir çırpıda saymak mümkün değil. Yollar, köprüler, tüneller, konutlar, okullar, hastaneler, havalimanları, savunma sanayindeki yenilikler hamdolsun 23 seneyi dolu dolu geçirdik. Şunu da açık yüreklilikle söylemek isterim, bunların hepsi dünyalıktır, bunların hepsi gelir geçer, inşallah daha ileride yapılır. Ancak biz öyle bir iş yaptık ki Allah’a hamdolsun asırlar boyunca etkisini sürdürecek. Biz 23 yılda bir gençlik bir nesil yetiştirdik. Özgüvenli bir gençlik yetiştirdik, imanlı bir gençlik yetiştirdik, yerli bir gençlik yetiştirdik. Üstat Necip Fazıl o meşhur hitabesinde ne diyordu? Maya tutması için otuz kusur yıldır kıvrandığım bu gençlik karşısında uykusuz, susuz, ekmeksiz, başımı secdeye mıhlayıp bir ömür Allah’a hamt etme makamındayım mesele bu. Evet, biz işte o mirası devraldık, üstadın mirasına sahip çıktık. 23 yılda ne yaptınız derlerse 23 yılda en başta Anadolu Kıtası büyüklüğündeki dava taşını gediğine koyacak bir gençlik yetiştirdik. Onun için geleceğe dair asla umutsuz değilim, asla karamsar değilim. Siz bakmayın cadı kılığına giren 3-5 kimliksize, siz takılmayın alkol şişelerinden haç yapan 3-5 şarlatana. Bu ülkede allı secdede milletine saygılı, vatanına aşkla bağlı, nereden geldiğini bilen, nereye gittiğini bilen, ayakları vatan toprağına sapasağlam basan, fedakar, cefakar, eğitimli, donanımlı, dürüst, ahlaklı bir nesil var ve sayıları da her geçen gün artıyor" dedi. Kimsenin eski karanlık günlerin hayalini kurmaması gerektiğini, Kimsenin de eski karanlık günler geri gelir diye kaygılanmaması gerektiğini sözlerine ekleyen Erdoğan,". Bu gençlik kendisi, ailesi, çocukları, torunlarıyla Türkiye’ye sahip çıkacak, Anadolu Kıtasına sahip çıkacak, o dava taşını inşallah çok daha yükseklere taşıyacaktır. Bizi milletimiz takdir ediyor, ama bizdenmiş gibi görünüp de yok şunu yapmadınız, yok bunu yapmadınız diyenler bilsin ki, bu gençlik, bu nesil bizim yapamadıklarımızı da yapacak. Bizim ömrümüz, bizim siyasi tarihimiz mücadeleyle, en çok da direnişle, savunmayla geçti. Bizden sonraki nesiller ise bizim açtığımız yolda dosdoğru bir istikamette, sağlam bir zeminde Türkiye’yi zirvelere taşıyacak" açıklamasında bulundu. 3 Kasımın seçimlerden bir seçim olmadığını 3 Kasım okun yaydan fırladığı, Türkiye’nin potansiyelini yeniden keşfettiği, Türkiye’nin şahlanışa geçtiği, şaha kalktığı bir sürecin başlangıcı olduğunu söyleyen Erdoğan," 3 Kasım milletin istiklal ve istikbal mücadelesinde yepyeni bir milattır, buradan geri dönüş olmaz. Ne yaparlarsa yapsınlar artık Türkiye’yi girdiği bu yoldan saptıramaz, rayından çıkaramazlar. Bu büyük değişimi burada olan ya da olmayan çok sayıda arkadaşımızla başardık. Bu millete özgüvenini yeniden biz kazandırdık. Bu ülkenin ufkunu yeniden biz aydınlattık. Bu ülkeye çok sağlam, karakterli bir nesil kazandırdık. Biz bir emanet devraldık ve o emanete sıkı sıkıya sahip çıktık. Emin olunuz bizden emaneti alacak olanlar tıpkı bizim gibi o emanete sahip çıkacak, sağlam karakterli nesiller Türkiye’yi büyütmeye, yüceltmeye, inşallah daha güçlendirmeye devam edecekler" dedi. "15 Temmuz gecesi kurulan Cumhur İttifakı’nın surlarında gedik açılmasına asla izin vermeyeceğiz. Aramızda çatırdama ve çatlak arayanları bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hayal kırıklığına uğratmaya devam edeceğiz." diyen Erdoğan şöyle konuştu; "Başlattığımız yeşil vatan seferberliğine herkesin destek olmasını bekliyorum. Başta yangınlardan zarar gören ormanlarımız olmak üzere yılda bir yılda 550 milyon fidan ve tohumu toprakla buluşturmayı hedefliyoruz. Seferberliğimizin ilk adımı 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü olacak. 81 il, 922 iki ilçede 7’den 70’e bütün vatandaşlarımızla birlikte fidanlarımızı toprakla buluşturacağız. 13,8 milyonla 2019 yılında kırdığımız bir günde fidan dikme rekorunu bu yıl yine birlikte aşmayı hedefliyoruz. Gelin hep birlikte yeşil vatana olan sevgimizi gösterelim, geleceğe nefes olalım. Meclis çalışmalarınızda başarılar diliyorum."
05 Kasım 2025 Çarşamba - 14:43
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nu Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nu Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti.
05 Kasım 2025 Çarşamba - 14:04
Manisa’nın 2 mahallesi için kentsel dönüşüm projeleri geliyor
AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile bir araya gelerek Manisa’nın ihtiyaç duyduğu toplu konut ve kentsel dönüşüm projelerini görüştü. Baybatur, Yunusemre ilçesine bağlı Mutlu ve Lalapaşa mahallelerinde yürütülecek kentsel dönüşüm çalışmalarıyla ilgili kısa süre içerisinde sevindirici gelişmeleri vatandaşlarla paylaşacaklarını ifade etti. Baybatur, Manisa’nın her geçen gün daha modern, güvenli ve yaşanabilir bir kent haline gelmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirterek, "AK Parti olarak her zaman vatandaşımızın can güvenliğini, yaşam kalitesini ve şehirlerimizin geleceğini önceleyen bir anlayışla çalışıyoruz" dedi. Kentsel dönüşümün sadece eski yapıları yenilemekten ibaret olmadığını, şehirlerin daha dirençli, çevreyle uyumlu ve modern yaşam alanlarına dönüştürülmesi anlamı taşıdığını söyleyen Baybatur, "Bu vizyon doğrultusunda Manisa’mızda da önemli projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Mutlu ve Lalapaşa mahallelerinde yaşayan hemşehrilerimiz daha güvenli ve modern konutlara kavuşacak" diye konuştu. Baybatur, yapılan görüşmelerin Manisa genelinde TOKİ aracılığıyla planlanan yeni projelerin hız kazanmasına katkı sağlayacağını da sözlerine ekledi.
05 Kasım 2025 Çarşamba - 13:51
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Demirtaş açıklaması!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğuna ilişkin “Bu ülke yargı ülkesidir, yargı ne derse ona uyarız” dedi.
05 Kasım 2025 Çarşamba - 13:47
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "(Demirtaş’ın durumu)Bu ülke yargı ülkesidir yargı bu konuda ne derse ona uyarız."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "(Demirtaş’ın durumu)Bu ülke yargı ülkesidir yargı bu konuda ne derse ona uyarız."
05 Kasım 2025 Çarşamba - 13:37
8. Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmaları başladı
Konya Sanayi Odası (KSO) tarafından, Savunma Sanayii Başkanlığı’nın destekleriyle düzenlenen 8. Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmaları başladı. KTO-TÜYAP Konya Uluslararası Fuar Merkezinde düzenlenen program, Konya Sanayi Odası tanıtım videosunun izlenmesiyle başladı. "Konya’mız, bugün sanayinin kalbinin attığı bir üretim üssü haline geldi" Programın açılış konuşmasını yapan Konya Sanayi Odası (KSO) Başkanı Mustafa Büyükeğen, "Bugün Türk savunma sanayinin kabiliyetine ve yerli üretim gücüne bir kez daha şahitlik edeceğiz. İçişleri Bakanlığımızın, Milli Savunma Bakanlığımızın, Savunma Sanayi Başkanlığımızın, ana sanayi firmalarımızın, Konya’dan ve şehir dışından katılan alt yüklenici ve tedarikçi firmalarımızın ürünlerini, teknolojilerini göreceğiz. 164 katılımcımızın, kurum ve kuruluşumuzun stant açtığı organizasyonumuz kapsamında, firmalarımız ikili iş görüşmeleri yaparak hem yeni iş birlikleri kuracaklar, hem de tedarikçi olmak isteyen firmalarımız için yepyeni bir sürecin kapısı buradan aralanacak. Ayrıca yarın bu alanda, Milli Savunma Bakanlığımızın, Savunma Sanayii Başkanlığımızın, Güney Afrika Ticaret, Sanayi ve Rekabetçilik Bakanlığı’nın ve 3. Ana Jet Üs Komutanlığımızın konferansları olacak. Firmalarımız, onaylı tedarikçi olma süreçlerine dahil en kapsamlı bilgileri, en yetkili isimlerden dinleyecekler. Ben; savunma sanayinin Anadolu’daki en büyük buluşması haline gelen 8. Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmalarımızın sektörümüz, şehrimiz ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Bir zamanlar, tarımın bereketiyle anılan Konya’mız, bugün sanayinin kalbinin attığı bir üretim üssü haline geldi. 186 ülkeye, yıllık 3,5 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştiriyoruz. İhracatımızın yüzde 97’sini sanayi ürünleri oluşturuyor. Makine ve aksamları, otomotiv, savunma ve havacılık sanayi, kimya, plastik, gıda, demir-çelik, ayakkabı ve döküm gibi sektörlerde faaliyet gösteren, uluslararası başarıya ulaşmış güçlü firmalarımızla Türk sanayisine yön verir hale geldik. Pek çok sektörde Türkiye’nin öncü şehirleri arasındayız. Öyle ki; Türkiye’de makine sektörünün 4. büyük, otomotiv endüstrisinin 7. büyük, savunma ve havacılık sanayinin 4. büyük ihracatçısı konumuna ulaştık" dedi. Savunmada yılın ilk 10 ayında 6.7 milyar dolarlık ihracat Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, savunma sanayiinde yılın ilk 10 ayında 6.7 milyar dolara ulaşmış bir ihracat rakamı olduğunu belirterek, "Türkiye’nin toplam ihracatına bakıldığında ise 6.7 milyar dolar Türkiye’nin tüm ihracatının yaklaşık yüzde 3 buçuğunu karşılar duruma geldi. Biz özellikle yetişmiş insan kaynağımız, altyapımız, yenilikçi yaklaşımımız ve aldığımız sorumlulukları en iyisiyle üzerine getirme bilinciyle ortaya koyduğumuz gayretlerle bu oranın çok daha artacağını, platformlarımızın uluslararası alanda karşılığını buldukça hem teknolojik bağımsızlığımızla birlikte hem de ekonomik bağımsızlığımıza savunma sanayi olarak daha fazla değer katacağımızı biliyoruz. Savunma sanayinde bugün itibariyle 100 bin kişi çalıştığımızı söyleyebiliriz. Kilogram başı ihracatımız ortalamada 65 doların üzerinde. Bazı ürünlerimiz var ki 10 bin dolar, bazıları 20 bin dolar, 50 bin dolar üzeri kilogram başı ihracat değerine sahip ürünlerimiz var. İşte biz burada yerli, milli platformlarımızı, bu platformlarımızın içinde kullanılan alt sistemleri ve kritik komponentleri ürettikçe ve bunları ihraç ettikçe hem bu alanda çalışan kişi sayısının arttırılmasına hem de nitelikli üretim yapan firmaların arttırılmasına olan ihtiyacımızı her vesileyle ifade ediyoruz. İşte bu tip platformlar, bu tip tedarikçi buluşmaları bunlar için en büyük fırsatlar" şeklinde konuştu. "PKK ile diğer isimlerdeki uzantıları ve iltisaklı tüm gruplar yurt içinde ve sınırlarımızın ötesinde derhal tüm terör faaliyetlerine son vermeli" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de Konya’nın kadim tarihiyle bugünkü dinamizm ve gücünü birleştirerek üretim ve kalkınma yolculuğunda da öncü bir rol oynadığını, savunma sanayiinin de Konya’nın büyük katkılar sunduğu alanlardan biri olduğunu söyledi. Bakan Güler, Türkiye’nin yerli-milli savunma sanayisinin artan etkinliğiyle birlikte köklü tarihi birikimi, stratejik coğrafyası, etkin caydırıcı ve saygın ordusuyla bölgesinde ana aktör, dünyada ise prestij sahibi bir ülke haline geldiğini ifade ederek, "Tüm bu özellikleriyle Türkiye kendi güvenliğini teminat altına alma kudretinin yanında stratejik dış politikası, ikili askeri ilişkileri, krizleri yöneten ve çözüm üreten akılcı ve barış odaklı hamleleriyle pek çok bölgede güvenlik, barış ve istikrara katkı sağlayan bir ülke konumundadır. Bu etkinlik ve gücümüzü muhafaza edebilmek ve daha da artırmak maksadıyla içerideki birlik ve beraberliğimizi tahkim etme ve pekiştirme gayretlerimizi de sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanımızın ortaya koydukları devlet iradesiyle yürütülen Terörsüz Türkiye süreci bu politikamızın en somut yansımasıdır. Hedefimiz yıllardır ülkemizin daha fazla ilerlemesine engel teşkil eden ve milli kaynaklarımızın boş yere harcanmasına sebep olan terör belasından tamamıyla kurtulmaktır. Terörsüz bir Türkiye savunma sanayine, teknolojiye, AR-GE ve inovasyona daha fazla yatırımın yapıldığı, milletimizin alın terinin büyük kalkınma yatırımlarıyla karşılık bulduğu bir sürecin adıdır. Nitekim terör örgütünün aldığı fesih kararı kapsamında 26 Ekim’de yaptığı açıklamayla ülkemizden tamamen çekilme kararını sürecin işlerliği ve hızlanması adına kayda değer ve önemli buluyoruz. Ancak bir kez daha vurgulamak isterim ki PKK ile diğer isimlerdeki uzantıları ve iltisaklı tüm gruplar yurt içinde ve sınırlarımızın ötesinde derhal tüm terör faaliyetlerine son vermeli, koşulsuz ve en hızlı şekilde silahlarını tamamıyla teslim etmelidirler. Halihazırda sahadaki gelişmeleri büyük bir hassasiyetle yakından takip ediyor, ülkemizin ve asil milletimizin bekası için gereken ne varsa kararlılıkla uyguluyoruz. Şu bir gerçek ki kim ne derse desin Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda ve sizlerden de aldığımız destekle ülkemizi en üst düzeyde kalkındıracak aydınlık ve müreffeh bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz. Bu noktada ‘güçlü savunma sanayii eşittir güçlü ve tam bağımsız Türkiye’ şiarıyla ülkemizi daha muteber kılmak aynı zamanda bağımsız ve caydırıcı savunma kapasitemizi geliştirmek için her birimize hayati görevler düşüyor. Boşa geçirecek tek bir dakikamızın olmadığının bilinci ve başarının bir varış değil yolculuk olduğu anlayışıyla artan bir şevk ve gayretle çalışmalıyız. "Savunma sanayii; egemenliğin zırhı, caydırıcılığın dili, barışın sigortasıdır" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da bugünün dünyasında, savunma teknolojilerinde Ar-Ge ve askeri harcamaların küresel ölçekte 2.7 trilyon doların üzerine çıkmış durumda olduğunu belirterek, "Savunma sanayii; egemenliğin zırhı, caydırıcılığın dili, barışın sigortasıdır. Bu alanda güçlü olmayanın, sözünün sınırları da dardır. Günümüz dünyasında haklı olmak tek başına yetmez; kuvvetli olmak da şarttır. Son 23 yılda Türkiye, savunma sanayiinde büyük bir paradigma değişimi yaşamıştır. Yerlilik oranını yüzde 20’lerden, yüzde 80’lerin üzerine taşıyan, tasarımdan seri üretime kadar, tüm zinciri millîleştiren bir Türkiye doğmuştur. Bu başarı, yalnızca bir teknolojik atılım değil; aklın, sabrın ve inancın birleştiği bir medeniyet dirilişidir. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki: Artık Türkiye’nin savunma sanayi ürünleri, Dünya piyasalarına damga vurmaktadır. Ancak küresel rekabetin hızlandığı bu çağda, Büyük ve Güçlü Türkiye için, daha çok çalışmamız, daha fazla üretmemiz ve inovasyona daha fazla odaklanmamız gerekiyor. Türkiye Yüzyılı; güçlü devlet, rekabetçi ekonomi, tam bağımsız savunma vizyonudur. Bu vizyon; yalnızca merkezi idarenin değil, iş dünyasının, üniversitelerin, teknoparkların, odaların, girişimcilerin omuzlarında yükselecek. Hamd olsun, Her ‘Konya Savunma Sanayi Tedarikçileri Buluşması’, bir öncekinden daha çok güçleniyor. Katılımcı ülkeler, firmalar artıyor, iş görüşmeleri daha çok iş bağlantısına dönüşüyor. Bu tablo, Konya Sanayi Odası’nın vizyonunu, sanayicimizin kapasitesini ve Türkiye’nin savunma ekosistemindeki itibarını gözler önüne seriyor" diye konuştu. Programda Konya Sanayi Odası ile Malezya Uluslararası İslam Ticaret ve Sanayi Odası arasında mutabakat zaptı da imzalandı. Mutabakat zaptını KSO Başkanı Mustafa Büyükeğen ile Malezya Uluslararası İslam Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Muhamad Amin Fahmi Bin Solahuddin imza attı. Programa, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Konya Valisi İbrahim Akın, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, milletvekilleri, protokol mensupları, sanayiciler, yerli ve yabancı davetliler katıldı. 5-6-7 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek olan etkinlikte, 160’ın üzerinde firma ve kurum stant açarak ürünlerini sergileyecek. Ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, İspanya, Malezya, Güney Afrika, Tunus, Nijerya, Özbekistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi 17 farklı ülkeden firma, büyükelçi, ataşe ve STK’lar etkinliğe katılacak.
05 Kasım 2025 Çarşamba - 13:30
Bakan Bolat: "2 Mayıs 2024’ten bu yana İsrail ile ticaret sıfırdır"
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "2 Mayıs 2024’te hükümetimizin aldığı kararla Türkiye’den İsrail’e bütün ürün gruplarında; ihracat, ithalat, transit ticaret ve serbest bölge ticaretleri tamamen durdurulmuştur. Gümrüklerde ve serbest bölgelerimizde İsrailli ile ticaret işlemi yapılamamaktadır. Çünkü sistem kapalıdır. 2 Mayıs 2024’ten bu yana İsrail ile ticaret sıfırdır" dedi. Bakan Bolat, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda düzenlenen 2026 Merkezi Yönetim Bütçe ve 2024 Kesin Hesap Kanun Teklifi görüşmelerine katıldı. Bolat, Ticaret Bakanlığı ve bağlı kuruluşların bütçelerine ilişkin milletvekillerine sunum yaptı. Bolat, şöyle konuştu: "İhracatçılarımızla birlikte dünya pazarlarında zor şartlara rağmen büyük bir mücadele ile ihracatımızı arttırarak ekonomik büyümemize, kalkınmamıza katkı yapmanın azami gayreti içindeyiz. Son 12 ay itibarıyla 271 milyar dolarla tarihi rekor seviyeye mal ihracatımızı yükselttik. Böylece bu yılın ilk on ayının sekizinde mal ihracatımızda artışlar kaydettik. 2025 yılının ilk on ayı sonunda mal ihracatımızda net 8.4 milyar dolar artış kaydettik. 2025 yılının ilk on ayında da hizmetler ihracatımızda net 4 milyar dolar artış kaydettik. Böylece 2025 yılı Ekim ayı itibarıyla yıllıklandırılmış hizmetler ihracatımız bizim hesaplarımıza göre 121.2 milyar dolara ulaştı. 2025 yılı Ekim ayı itibarıyla ilk 10 ay sonunda yıllıklandırılmış yani son 12 ay itibarıyla ithalatımız 361 milyar dolar noktasındadır. Özellikle dünya piyasalarında altında olan büyük dalgalanmalar karşısında bir yatırım aracı olarak altına olan talebin artması ve otomotiv ithalatındaki artışla ithalatımızda kısmen bir artış gerçekleşmiştir. 2025 yılı Ekim ayı itibarıyla ilk on ay sonunda yıllıklandırılmış yani son 12 ay itibarıyla ithalatımız 361 milyar dolar noktasındadır. Özellikle dünya piyasalarında altında olan büyük dalgalanmalar karşısında bir yatırım aracı olarak altına olan talebin artması ve otomotiv ithalatındaki artışla ithalatımızda kısmen bir artış gerçekleşmiştir. Dış ticaret açığımızda Ekim ayı itibarıyla yıllıklandırılmış olarak 90.7 milyar dolar seviyesindedir. Bu da 2023 yılı Mayıs ayındaki tepe noktası olan 122 milyar dolardan 31.5 milyar dolar azalışı ifade etmektedir. İthalat politikaları ve ticaret politikası önlemlerini çok geniş bir şekilde uyguluyoruz. Dünyada kendi milli üreticilerini ithalat kaynaklı zarar ve tehditlere karşı ticaret politikası savunma araçlarıyla en fazla koruyan ülkeler arasındayız. Dumping ve sübvansiyona karşı önlem sıralamasında dünyada dördüncü korunma önlemlerinde üçüncü sıradayız." Temmuz ayında cari fazla verdiklerini hatırlatan Bolat, "Eylül ayında bir milyar dolar, Ekim ayında da 500 milyon dolar cari işlemler fazlası bekliyoruz. 4 ay üst üste inşallah cari işlemler fazlası vermiş olacağız. Orta vadeli program gereğince önümüzdeki yıl 2026’da inşallah ekonomik büyümenin yüzde 3.8’e ve 2028 yılında yüzde 5 seviyesine, kişi başına milli gelirimizin de gelecek yıl 18 bin 621 dolara ve 2028’de 21 bin dolara yükselmesi beklenmektedir. 2026 yılında ihracatın 282 milyar dolara, mal ihracatının 282, mal ithalatının 378 milyar dolara yükselmesi öngörülürken hizmetler ihracatımızın da inşallah 228 milyar dolara yükselmesini tahmin etmekteyiz. 2025 yılında şu ana kadar yüzden fazla ülkenin ticaret bakanları ile toplantılar yaptık. Ve bu temaslarda pazara giriş konularında ihracatımızın önündeki engellerin azaltılmasına, yerli üreticilerimizin korunmasına, yeşil mutabakat, dijital dönüşüm gibi önemli konuları uyum sağlama noktasında önemli çalışmalar yaptık, somut adımlar aldık. İngiltere’yle STA müzakerelerinin hizmetler sektörünü ve tarım ürünlerine kapsamasıyla alakalı görüşmeler başlatıldı. İnşallah İngiltere pazarında tarım ihracatımız için daha fazla tarife kontenjanları almak için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. 16 ülkeyle Kanuni Ekonomi Komisyonu toplantıları yapıldı. 5 ülkeyle JETKO toplantıları gerçekleştirildi" ifadelerini kullandı. Suriye ile ticarete yönelik olarak Bolat, "İlk başta Suriye ile ticaretimizdeki ihracat ve ithalat ürünleri ve transit ticarette birkaç istisna hariç tamamen serbestleşmeye gittik. Bunun yanında gümrüklerimiz ki Suriye sınırı 910 kilometre 9 gümrük kapımız faaldir. Orada yenileme, modernleşme, genişletme çalışmalarını başlattık. Suriye hükümetiyle dediğimiz ortak ekonomi ve ticaret komitesini kuran anlaşmayı imzaladık. Kurumsal kapasite ve idari gelişim noktasında iş birliği anlaşması imzaladık. Türkiye Suriye İş Konseyi’ni kuran anlaşma imzalandı. Ve aynı zamanda gümrük konularında iş birliği ve karşılıklı yardımlaşma ortak bildirisi imzalandı" şeklinde konuştu. İsrail ile ticaret konusunda Bolat, "2 Mayıs 2024’te hükümetimizin aldığı kararla Türkiye’den İsrail’e bütün ürün gruplarında; ihracat, ithalat, transit ticaret ve serbest bölge ticaretleri tamamen durdurulmuştur. Gümrüklerde ve serbest bölgelerimizde İsrailli ile ticaret işlemi yapılamamaktadır. Çünkü sistem kapalıdır. 2 Mayıs 2024’ten bu yana İsrail ile ticaret sıfırdır. Bu veriler Ticaret Bakanlığı gümrük verileri, Türkiye İhracatçılar Meclisi verileri ve Türkiye İstatistik Kurumu verileriyle şeffaf bir şekilde kamuoyunun önündedir ve sabittir. Filistin hükümetinin Türkiye’yle ticaret yapma ve acil ihtiyaçlarını karşılamak için ısrarlı istekleri karşısında 7 Haziran 2024 tarihinde Türkiye Filistin Devleti protokolü imzalanmıştır. 7 Haziran 2024’ten sonra Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı’nın talep ettiği ve onayladığı ihtiyaçların varış yeri Filistin adresi ve alıcısı Filistinli ithalatçı olmak şartıyla özgün bir kontrollü ticaret mekanizması geliştirdik. 2025 yılının ilk on ayında Filistin’e yapılan ihracatın toplam tutarı 437 milyon dolardır. Ancak 7 Ekim 2023 tarihinden önce bu rakam 2 milyar dolara yakın yakındır. Bu noktada Gazze’de Cumhurbaşkanımızın mimarlarından biri olduğu ateşkes anlaşmasından da memnuniyet duyduğumuzu ve ülkemizin Filistinli mazlumların korunması için aldığı sorumluluk ve önemli rolden gurur duyduğumuzu belirtmek istiyorum. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin değerli üyelerinin ve halkımızın da Filistin konusundaki ortak dayanışma ve tutumundan gurur duyuyoruz" dedi. Komisyon toplantısı öncesinde CHP milletvekilleri açıklama yaptı. CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, küçük esnafa verilen ’7 bin 200 prim günü’ sözünün yerine getirilmesini istediğini ifade etti. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da kayyum atanan Can Holding’e değinerek, Ticaret Bakanlığı’nın 2020 ve 2022 yıllarında Can Holding soruşturması yaptığını söyledi. Ağbaba, "2020-2021 yılında 42 milyar liralık sahte fatura var. Kaçırılan vergi bedeli 18 milyar TL. MASAK’a bildirilen şüpheli para hareketi 88 milyar TL" ifadelerini kullandı.
05 Kasım 2025 Çarşamba - 13:29
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "AK Parti’nin iktidara tek başına gelmesi bir halk devrimi olmuştur"
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
05 Kasım 2025 Çarşamba - 13:07
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "2026 bütçe teklifini Meclis’imize sunduk. Siyasi istikrarımızın ve kurumsal sürekliliğimizin göstergesidir. Fiziki altyapısının güçlendirilmesi ve üretim kapasitesinin artırılması bu bütçenin temel sütunlarını teşki
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
05 Kasım 2025 Çarşamba - 12:59
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Devletin başı olarak şahsımızın dirayetli tutumu, sayın Bahçeli’nin cesur ve ufuk açıcı katkıları, partimizin çalışmaları, devletimizin gayretleri ile Terörsüz Türkiye’ye emin adımlarla yürüyoruz"
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor.
05 Kasım 2025 Çarşamba - 12:48
CHP Genel Başkanı Özel’den Selahattin Demirtaş açıklaması: "Baharın gelmesi için önce bir çiçeğin açması lazım, o çiçek açacaksa Edirne’de açsın"
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, cezaevindeki Selahattin Demirtaş’ın tahliyesiyle ilgili sözlerini değerlendirerek, "Bir çiçek açtı diye bahar gelmez ama baharın gelmesi için önce bir çiçeğin açması lazım. O çiçek açacaksa Edirne’de açsın" dedi. CHP Lideri Özel, merhum Başbakan ve CHP 3. Genel Başkanı Bülent Ecevit’in vefatının 19’uncu yıldönümünde Devlet Mezarlığı’ndaki kabri başında düzenlenen törene katıldı. Ecevit’in mezarına çelenk bırakan Özel, daha sonra partisinin önceki dönem Genel Başkanı merhum Deniz Baykal’ın kabrine karanfil bıraktı. Özel, edilen duaların ardından gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı. "Huzurunuza seçimleri kazanarak geleceğiz demiştik" Merhum Genel Başkan Ecevit’e kabri başında verdikleri sözü yerine getirdiklerini söyleyen CHP Lideri Özel, "Partimizin 3’üncü Genel Başkanı, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Rahmetli Bülent Ecevit’i mezarı başında andık. Kendisine mezarı başında da söz vermiştik. Siz 70’lerde partimizi, girdiği iki seçimden de birinci parti çıkarmıştınız. Biz de bir daha huzurunuzu seçimleri kazanarak geleceğiz demiştik. Geçen yıl ve bugün de geldiğimizde, partimizi girdiği ilk yerel seçimlerden, rahmetli Ecevit ve arkadaşları gibi birinci parti yapmanın huzuruyla geldik" dedi. "İstanbul İl Başkanlığı binamızın komple yenilenmesi lazım" İstanbul İl Başkanlığına kayyum atanmasına yönelik karara yapılan itirazın reddi ile ilgili soruya Özel, "Bazı odalar çok kötü durumda. Beş bin polise bu gece burada kalacaksınız denilince, normalde gündüz ve birkaç yüz kişinin kullanımı için hazırlanmış bir yerde beş bin kişi ihtiyaç görünce bazı odalar çok kötü durumda. Kırıldı, döküldü, komple yenilenmesi lazım birçok şeyin. Biz zaten orada tadilat yapacağız, boya yapacağız. Bir de ilaçlayacağız. Olmadık şeyler oldu. Dedik ki bu tedbir kararını kaldırsın öyle yapalım. Yoksa bizim binamız, genel merkezin binası. Veririm il başkanı oturur. Götürürüm başka bir şey yaparım, il başkanlığını başka bir adrese taşıdık zaten" ifadelerini kullandı. "Baharın gelmesi için önce bir çiçeğin açması lazım, o çiçek açacaksa Edirne’de açsın" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin cezaevindeki Selahattin Demirtaş’ın tahliyesiyle ilgili sözlerine yönelik soruyu cevaplandıran Özel, "Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının tamamının uygulanması lazım doğrusu bu. Burada zorluklar varsa birkaç gün, bir kaç hafta gecikmeler olacaksa, başvurular olacak, bir kararlar olacak veya bir şeyler gecikecekse gecikmeden olabilecek hepsi olmalıdır. Şöyle bakarım ben; bir çiçek açtı diye bahar gelmez ama baharın gelmesi için önce bir çiçeğin açması lazım. O çiçek açacaksa Edirne’de açsın. O olmadan bu olmasın, hepsi birden olsun değil. Başlasın ve hepsine uygulansın yaklaşımındayım ben. Bugün Demirtaş’la ilgili iyi bir haber gelmesini ümit ederiz" dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek ve Aziz İhsan Aktaş ile ilgili yöneltilen soruya Özel, "Çip mi takmış Aziz İhsan Aktaş’a da kaçtığını biliyor. Demek ki her ne yapıyorsa, görüntülü mü görüşüyorlar bütün gün Akın Gürlek’le kaçmadığını biliyor. Yurt dışına çıkış yasağı var mı, adli kontrol var mı, çıksa gitse kim ne diyecek de kaçmadı diyor. İş birliği içinde. Bakın öyle bir komik durum var ki Türkiye’nin dünyanın dört bir tarafında geçmişte teması olan kim varsa hangi suçlu varsa hangi itirafçı varsa avukatları arattırılıyor. ‘Ne dediniz, ne biliyorlar’ diye. Akşam göreceksin ne bildiklerini. Ne bildiğimi biliyorsun. Akşama kadar itiraf et. Etmezse söyleyeceğim" yanıtını verdi.
05 Kasım 2025 Çarşamba - 12:45
Bakan Tunç: "Bu süreçte hep birlikte mahkemenin değerlendirme sırasını beklemek gerekecek"
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, basın mensuplarının sorularını cevaplandırırken Selahattin Demirtaş’ın durumuyla ilgili, "Bu süreçte hep birlikte mahkemenin değerlendirme sırasını beklemek gerekecek" dedi. AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Selahattin Demirtaş’ın istinaf sürecinin devam ettiğini ve bu süreçte hep birlikte mahkemenin değerlendirmesini beklemek gerektiğini belirtti. "Şu anda istinaf süreci devam ediyor" Bakan Tunç, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde verilen bir karar söz konusuydu. 2019’dan bu yana tutukluluğunun devam ettiği ’Kobani Davası’ olarak bilinen davayla ilgili olarak şu anda istinaf süreci devam ediyor. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi’nde dava serbest. Tabi tutuklukla ilgili Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. maddesindeki güvenlik hakkıyla ilgili olarak tutuklama şartlarıyla ilgili olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan ilgili dairede görüşülmesi talebi panel tarafından kabul edilmemişti. Şu anda görünmekte olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi’ne gelmesi durumunda, orada ilgililerin müracaatı durumunda, mahkeme tarafından değerlendirilecektir. Bu süreci hep birlikte mahkemenin değerlendirme sırasını beklemek gerekecek."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder