POLİTİKA
01 Mayıs 2026 Cuma - 09:13 Alın terine vefa Bursa’da Kestel Belediyesi, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla saha personeline yönelik anlamlı bir program düzenledi. Başkan Ferhat Erol’un katılımıyla gerçekleşen buluşmada emekçiler aynı sofrada bir araya gelirken, program davul zurna eşliğinde çekilen halaylarla bayram havasına dönüştü. Kestel Belediyesi, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında saha personelini bir araya getiren anlamlı bir organizasyona imza attı. Ak Güvercinlik Piknik Alanı’nda düzenlenen programda Başkan Ferhat Erol; temizlik işleri, fen işleri ile park ve bahçeler müdürlüğü personeliyle aynı sofrayı paylaştı. Günün anlam ve önemine yakışır bir atmosferde gerçekleşen buluşmada samimiyet ön plandaydı. Başkan Erol, alana gelen personelle tek tek selamlaşarak sohbet etti, onların talep ve düşüncelerini dinledi. Sahada alın teri döken çalışanlarla kurulan bu sıcak iletişim, programa ayrı bir anlam kattı. Program boyunca davul zurna eşliğinde çekilen halaylar, buluşmayı adeta bir bayram havasına dönüştürdü. Başkan Erol da personelle birlikte halaya katılarak bu coşkuya ortak oldu. "Ak güvercinlik piknik alanı yaz boyunca açık olacak" Programda yaptığı konuşmada Ak Güvercinlik Piknik Alanı ile ilgili önemli bir mesaj da veren Başkan Erol, alanın yaz boyunca vatandaşların hizmetinde olacağını belirtti. Başkan Erol, "Bu alanı yaz boyunca hemşehrilerimizin güvenle, huzurla vakit geçirebileceği şekilde açık tutacağız. Gerekli tüm önlemleri alıyoruz. Amacımız, Kestel’imize yakışır bir sosyal yaşam alanını sürekli canlı tutmak" ifadelerini kullandı. Kestel Belediyesi’nin düzenlediği bu anlamlı buluşma, çalışanlara verilen değeri bir kez daha ortaya koyarken; birlik, beraberlik ve dayanışma duygusunun en güzel örneklerinden biri olarak hafızalarda yer etti. Programda konuşan Başkan Erol, 1 Mayıs’ın sadece bir gün değil, emeğe verilen değerin en güçlü ifadesi olduğunu vurgulayarak, "Bugün burada aynı sofrayı paylaşmak bizim için çok kıymetli. Kestel’imizde hayatın her alanında emeği olan, gece gündüz demeden çalışan tüm personelimize gönülden teşekkür ediyorum. Sizlerin alın teri, bu şehrin en büyük gücüdür" dedi. Sahada görev yapan personelle kurulan bağın önemine dikkat çeken Başkan Erol, "Biz büyük bir aileyiz. Aynı hedef için çalışan, aynı sorumluluğu taşıyan bir ekibiz. Sizlerin emeğiyle Kestel her geçen gün daha yaşanabilir bir ilçe haline geliyor. Bu birlik ve beraberliği güçlendirerek yolumuza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 08:00 Bakan Işıkhan: "32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Şu an yaklaşık olarak 32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor, 35 milyondan fazla vatandaşımız iş gücüne katılım sağlıyor" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 1 Mayıs programları kapsamında Pursaklar Belediyesi Fen İşleri Şantiyesinde çalışan belediye işçilerini ziyaret etti. Burada konuşan Bakan Işıkhan, " Öncelikle, basın emekçilerimizin, kameranın önünde, arkasında, teknik personele çok teşekkür ediyorum, buraya kadar yoruldunuz. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününüzü de tebrik ediyorum. Burada kıymetli kaymakamımız, kıymetli belediye başkanımız ve fen işlerinde, temizlik işlerinde çalışan, Pursaklar’daki işçi kardeşlerimizle birlikteyiz" diye konuştu. 1 Mayıs kutlamasına bir gün önceden başladıklarını vurgulayan Işıkhan, "Öğlen Gölbaşı’nda savunma sanayiinde çok önemli hizmetler sunan, tedarik sunan bir fabrikada başladık. Çalışma Bakanlığı olarak 1 Mayıs’ı alanlarda kutlamayı saat 4’te başladık. Oradaki işçilerle bir araya geldik. Onların da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günlerini tebrik ettim. Gerçekten savunma sanayiindeki bu gelişmişliği oradaki mühendis kardeşlerimizle, teknisyenlerimizle ve işçilerimizle gördük. Orada başladık, bugün de kıymetli emekçi kardeşlerimizle bir araya geldik. Sağ olsun kıymetli başkanıma teşekkür ediyorum ev sahipliği yaptığı için de. Tabii bu süreç Türkiye Yüzyılı vizyonunda Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sizler de şahit oluyorsunuz gece gündüz üretime katılıyoruz, istihdama katılıyoruz ve iş gücünde inanılmaz rakamlara ulaşıyoruz. Değerli arkadaşlarım işsizlik verileri son 35 aydır tek haneli seviyelerde devam ediyor ve Cumhuriyet tarihinde gerçekten müthiş rekorlara imza atıyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak aynı zamanda Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu başarıları elde ediyoruz" şeklinde konuştu. "32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor" 32 milyondan fazla vatandaşın istihdama katıldığını ifade eden Işıkhan, "Tabii Türkiye’nin iş gücü ve istihdam ekosistemini değerlendirdiğimizde bize çok önemli sorumluluklar da düşüyor. Çünkü şu an yaklaşık olarak 32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor, 35 milyondan fazla vatandaşımız iş gücüne katılım sağlıyor. Ancak burada geleceğe yönelik özellikle atıl iş gücünü de biz harekete geçiriyoruz. 6 Ocak’ta hatırlarsanız Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız gençlerin üretim çağında genç istihdam hamlemizi başlatmıştık. Gençleri de istihdama katmamız gerekiyor. Neet’leri biliyorsunuz siz genç olduğunuz için daha iyi bilirsiniz bunları; ne eğitimde ne istihdamda bulunan gençlerimizin oranı gittikçe artıyor. Buna yönelik çok önemli çalışmalarımız var. Her şeyi bu üretim sürecine katma amacıyla yapıyoruz. Burada tabii ki çok önemli başarılara da imza atıyoruz ve istihdam politikalarımızın temel hedefi de işsizlikle mücadele" ifadelerini kullandı. Sendikaların öneminden bahseden Işıkhan, şunları kaydetti: "Bu çerçevede biliyorsunuz 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü olarak dünyanın birçok yerinde kutlanıyor. Özellikle Uluslararası Çalışma Teşkilatı, özellikle çalışma barışının sağlanması, eşit işe eşit ücret, insana yakışır iş koşullarının sağlanması, toplumsal adaletin, eşitliğin sağlanması gibi çeşitli temalarla kutlanabiliyor. Biz de 1 Mayıs’ı bu çerçevede ülkemizde sendikalarımız, dün Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın kabulü vardı, o da çok önemli hürmetlerimi iletiyorum Saygıdeğer Cumhurbaşkanımıza. Hem sendikalarımız hem de konfederasyonlarımızın temsilcileri hem işçi hem işveren temsilcilerinin katıldığı bir kabul oldu. Böyle yarın da sendikalarımız alanlarda olacak. Bu süreçte de farklı illerde üyeleriyle bir araya gelecekler ve 1 Mayıs’ı adına yakışır şekilde, bayram havasında. Tabii burada şunu da söylemem lazım, 1 Mayıs aynı zamanda işçi haklarının dile getirildiği, taleplerinin dile getirildiği, emeğin, alın terinin kutsallığının ön plana çıkartıldığı ve toplumda bir farkındalık günü olarak kutlanıyor. Biz sizler de şahitsiniz burada işte çiftçilerimiz, esnafımız, memurlarımız, şu an çalışan arkadaşlarımız bakın bizden sonra mesai başlıyor ve Pursaklar özelinde temizlik harekatına başlayacaklar." "1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum" Herkesin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik eden Işıkhan, "Ben tüm emekçi kardeşlerimin huzurlarınızda da onların da 1 Mayıs Emek Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum. Gerçekten Türkiye’nin üretimine, gelişimine katkıda bulunan her emekçinin alın teri bizim için kutsaldır. 25 yıldır bu şekilde politikaları geliştirdik ve bundan sonra da böyle devam edeceğiz inşallah. Ben sizlere de çok teşekkür ediyorum. Ekranları başında bizi izleyen aziz milletime de saygı ve sevgilerimi iletiyorum. Tabii emeklilerimiz bizim için de çok önemli. Uzun yıllar ülkenin kalkınmasına emek göstermiş emektarlarımızın da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum. Sendikalarımıza da teşekkür ediyorum. Özellikle sosyal diyalog çerçevesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bundan sonra da böyle olacak. Çünkü biz aynı gemideyiz. Birlikte hareket ediyoruz ve Türkiye’nin büyümesi, iş gücünün artması, istihdamın artması bizim en önemli hedefimiz. Ve bunlar bizim yol arkadaşlarımız, sendikalarımız. Bugüne kadar da bu şekilde sürdürdük. Ben tekrar teşekkür ediyorum. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü de tebrik ediyorum" dedi. Bakan Işıkhan konuşmanın ardından işçilerle bir araya gelip yemek yedi. Bakan Işıkhan basın mensuplarının da 1 Mayıs’ını kutladı.
Başkan Şadi Özdemir’den kadınlara: "Birlikte güçlü olun" mesajı
11 Kasım 2025 Salı - 17:31 Başkan Şadi Özdemir’den kadınlara: "Birlikte güçlü olun" mesajı Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ilçede faaliyet gösteren mahalle kadın derneklerinin temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda, üye sayılarını artırma ve daha güçlü olma çağrısı yaptı. Özdemir, "Kadının gücünü ve dayanışmasını ön plana çıkarmalıyız" dedi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ilçede faaliyet gösteren 34 mahalle kadın derneği temsilcisi ile Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer ilçesinin bir kadın şehri olduğunu hatırlatarak, kadınların rahat, özgür ve kendilerini iyi hissettikleri bir yer olduğunu belirtti. Kadınların hayatlarının kolaylaşması ve mutlu topluluklar oluşması için örgütlü olmanın hayati önem taşıdığını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, mevcut örgütlülük düzeyinin yeterli olmadığını kaydetti. Derneklerin üye sayısının düşük olduğunu ifade eden Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: "Bu oranı büyütmeliyiz. Burada olan 50 kişiyi değil, 500 kişiyi, 5 bin kişiyi daha dayanışma içinde birlikte hareket eder hale getirmemiz lazım. Kuvvetli, güçlü olursanız, siyaset de karşınızda karar verici olamaz. Benim arzu ettiğim, sizin isteklerinizin dikkate alınacağı kadar güçlü olmanız. Kadının gücünü ve dayanışmasını ön plana çıkarmalıyız." Her mahallede kadın derneklerinin kuvvetli olmasını istediklerini belirten Başkan Şadi Özdemir, bu konuda kendilerinin de destek olacaklarını sözlerine ekledi. Konuşmaların ardından Başkan Şadi Özdemir, mahalle kadın derneklerinin temsilcilerinin talep ve önerilerini dinledi. Öğleden sonra ise Alternatif Yaşam Derneği Başkanı ve eğitmen Ercan Tutal, mahalle kadın derneklerinin temsilcilerine derneklerde gönüllü yönetimi ve kapsayıcılık ile ilgili bir eğitim verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yöneticisi olduğu belediyeyi arpalık olarak gören zihniyet, şehirlerimizin göz göre göre çürümesine, çökmesine, çoraklaşmasına seyirci kalıyor."
11 Kasım 2025 Salı - 16:52 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yöneticisi olduğu belediyeyi arpalık olarak gören zihniyet, şehirlerimizin göz göre göre çürümesine, çökmesine, çoraklaşmasına seyirci kalıyor." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Azerbaycan’dan Türkiye’ye gelmekte olan C-130 askeri kargo uçağın Gürcistan Azerbaycan sınırında düştüğü bilgisini derin bir üzüntüyle öğrendiklerini belirterek, "Enkaza ulaşma çalışmalarıyla ilgili ülke makamlarıyla koordineli biçimde çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah Bu kazadan en az badireyle çıkarız. Rabbim Şehitlerimize rahmet eylesin. Dualarımızla onların yanında olalım" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Medeniyetimizde Şehir ve Mekan" Temalı Şehircilik Zirvesi ve "Kentkırım Sergisinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk şehircilik tarihine adını altın harflerle yazdıran ve "Bir yapı sadece sağlam olmakla yetinmez, aynı zamanda zarif olmalıdır" diyen büyük usta Mimar Sinan’ın şahsında; eserleri ve fikirleriyle bizlere yol gösteren ecdadımızı bir kez daha burada rahmetle yad ediyorum. Bugün de aynı tasavvurla şehirlerimizin imarına katkı yapan, ihyasına destek olan bilim insanlarımızı, sanatçılarımızı, mühendislerimizi tebrik ediyorum.Şehircilik Zirvesini, gerek biz politika belirleyenler gerekse bu politikaları uygulama merciinde olan kurumlarımız açısından çok kıymetli buluyoruz. Zirvede sunulacak bildirilerin, buradan çıkacak sonuçların şehirlerimize, ülkemize, milletimize yeni ufuklar kazandıracağına inanıyor, zirvemizin başarılı geçmesini can-ı gönülden temenni ediyorum" dedi.Millet olarak, insanın gönlünü "Beytullah" bilen, evle eşdeğer tutan, gönül yapmayı erdem ve fazilet, gönül yıkmayı ise zulüm ve felaket olarak gören bir anlayışa sahip olunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan," "Dostun evi gönüllerdir/gönüller yapmaya geldim" diyen Yunus Emre, aslında bizim mekân tasavvurumuzu da hülasa ediyor.İnancımız, medeniyet birikimimiz ve bunu ifade ettiğimiz dilimiz; yapmak, mamur kılmak, inşa ve ibda etmek merkezlidir. Bunun içindir ki; milletimiz tarih boyunca şehir yıkan bir millet olmamış; tam aksine şehir yapan, şehir kuran, fethettiği şehirlere zarar vermek şöyle dursun, onları eskisinden daha mamur hale getiren bir millet olmuştur" ifadelerini kullandı."Şehir, medeniyetinde, bir arada yaşanan mekân olmanın ötesinde, bizatihi kimlik ve kişilik sahibi bir muhatap olarak kabul edilmektedir." Diyen Erdoğan, insanın şehre bir kimlik verdiği kadar, şehrin de insana bir kimlik bağışladığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan," Tarihte ilim, kültür, sanat ve edebiyat erbabının şehirleriyle birlikte anılması "hemşerilik" refleksinden ziyade, şehrin insana kimlik kazandıran, işte bu yönünü vurgular" açıklamasını yaptı.Türkiye’nin geleneksel şehir mimarisinde insanın kalbinin şehrin kalbiyle, şehrin kalbinin, insanın kalbiyle birlikte attığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan,"Kentimiz kendimizdir" ve kentimizi nasıl gördüğümüz, kendimizi nasıl gördüğümüzün bir nevi aynasıdır. Türk-İslam şehir mimarisinde insanın hakkı gözetilirken; şehirde beraber yaşadığımız küçük canlıların, kuşların, ağaçların, ufkun, gün ışığının hakkı da gözetilmiş, bunlara her zaman riayet edilmiştir" değerlendirmesinde bulundu.Türkiye’nin özellikle de Anadolu’nun dünyada eşi benzeri görülmeyen bir şehircilik tecrübesine sahip olduğunu bildiren Erdoğan,"Bin yıldır yurt tuttuğumuz ve ebediyete kadar yurdumuz olacak bu topraklar, dünya şehircilik ve mimari tarihi açısından bir laboratuvar gibidir.Milletçe; Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerinde, bir yandan bu mirasın yaşayan yanlarını alarak yeni terkipler oluştururken, diğer yandan da kendi şehircilik anlayışımızı yansıtan yeni şehirler kurarak, coğrafyayı vatana dönüştük.Ecdat fethettiği her beldeyi öncelikle şehir mimarisi açısından ele almış, abat etmiş ve mamur kılmıştır. Batıya ilerleyişimiz, şairin dediği gibi ardında "çil çil kubbeler" serperek bir fetih hareketiyle birlikte bir imar ve inşa hareketi olarak gerçekleşmiştir" dedi.- Mimarimizi yeniden milli üslupla buluşturmak zorundayızCumhurbaşkanı Erdoğan, Haçlı işgalinde taş üstünde taş bırakılmayan İstanbul’un yaralarının, fetihten sonra süratle sarıldığı gibi, dünya mimari mirasına, Yahya Kemal’in "Türk İstanbul" olarak adlandırdığı yeni bir İstanbul hediye edildiğini belirterek, "Bakın şurası da fevkalade önemlidir: Ecdat, medeniyet havzası özelliğine sahip, daha öncesinde bir şekilde hanlık merkezi olan başkent karakterli şehirlere şehzade göndermiş, ülke yönetme stajının bir şehri yönetmekten, ülke mamur etme stajının bir şehri mamur etmekten geçtiğini uygulamalı olarak göstermiştir.Nasıl Asya içlerinde kurduğumuz şehirler yerden bitmemişse, nasıl Ahlat birdenbire ortaya çıkmamışsaDünya mimarlık tarihine armağan ettiğimiz Mimar Sinan da hudayinabit değildir; kökleri tarihimiz kadar eski olan kolektif bir şuurun, bir zihniyetin eseri olarak ortaya çıkmıştır. Ev yaparken "Sırtını dağa yüzünü bağa ver" atasözüyle sağlamlığı, ufuk açıklığını, tarım alanlarının korunmasını öğütleyen milletimizin şehircilikte karşılaştığı açmazları iyi değerlendirmek, mimarimizi yeniden milli üslupla buluşturmak zorundayız.Fakat doğrusunu söylemek gerekirse, dünya kültür tarihinde şiir, musiki ve mutfakla birlikte ilk sıralarda yer aldığımız sanatların biri de mimari ve şehircilik iken, maalesef bu mirastan bugün yeterince istifade edemiyoruz" diye konuştu.- "Çöp dağlarının cephanelik gibi patladığı bir şehri, Türkiye’de örnek gösterilen bir konuma getirdik"Bu zengin mirasın ve müktesebatın rehberliğinde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından itibaren şehirleri sadece inşa değil, daha önemlisi ihya etmek için canla, başla çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan," Çöp dağlarının cephanelik gibi patladığı bir şehri, görev süremiz boyunca tüm Türkiye’de örnek gösterilen bir konuma getirdik. Dört buçuk yıl gibi kısa sürede musluklardan temiz su akmaya başladı, kokudan yanına yaklaşılmayan İstanbul Boğazının incisi Haliç temizlendi, çöp dağları kaldırıldı, İstanbul yeniden rahat bir nefes aldı. İnsanı merkeze alan, hizmet ve eser odaklı yerel yönetim vizyonuyla İstanbul’da yaktığımız bu meşaleyi, son 23 senede tüm Türkiye’ye taşıdık. Bir defa şunun bilinmesinde fayda görüyorumHem İstanbul’da emaneti yüklendiğimizde hem de 2002 Kasım’ında tüm Türkiye için kolları sıvadığımızda, karşımızda on yılların birikmiş sorunları vardı" dedi.Bunların en başında da 1950’lilerde başlayıp 1970 ve 1980’lerde zirveye çıkan düzensiz göç, çarpık kentleşme, gecekondulaşma ve hazine arazilerinin işgali gibi kronikleşmiş sorunlar bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunları görmezden gelmek yerine üzerlerine kararlılıkla gittik. Altyapı sorunlarını önemli ölçüde çözdük. Kentsel dönüşüm ve konut seferberliği ile dirençli kentleşme konusunda tarihi adımlar attık.Karşılaştığımız tüm engellere rağmen 2 milyonun üzerinde bağımsız birimi dönüştürmeyi başardık" ifadelerini kullandı.TOKİ vasıtasıyla 1 milyon 750 bin konut ürettiklerini kydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan," TOKİ projeleri sayesinde insanımız sadece ev sahibi değil, aynı zamanda iş sahibi oldu, bu projelerde istihdam edildi.Eser ve hizmet siyasetimizle vatandaşlarımızın hayat kalitesini yükselttik.Bunu özellikle şunun için ifade ediyorum: Biz, bu adımları atarken; "kentsel tasarım", "kentsel estetik" veya "kentsel dönüşüm" gibi kavramlar kimsenin gündeminde değildi. Zira o yıllarda başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin şehirleri, henüz en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyordu. Yolların çukurlarla dolu olduğu, temiz suyun evlere ulaşmadığı, şehirlerin adeta kaderine terk edildiği günlerden bahsediyoruz .Bugün, şehirlerimizi geleceğe hazırlayan onlarca reformumuz sayesinde artık çok farklı bir noktadayız. Yeni nesil şehircilik anlayışımızın gerektirdiği altyapı yatırımlarının büyük kısmını tamamlamış bir Türkiye’ye kavuştuk. Bölünmüş yollarla birbirine bağlanan şehirlerimizleDağları delen tünellerimizleKıtaları birleştiren köprülerimizleDünya ölçeğinde havaalanlarımızlaYüksek standartlarda spor tesislerimizleDünyada örnek gösterilen şehir hastanelerimizle81 ilimize kazandırmakta olduğumuz millet bahçelerimiz ve daha nice eserimizle 23 yıl öncesiyle kıyas dahi edilemeyecek bir yerdeyiz" diye konuştu.Şehircilik vizyonlarını sürekli ileriye taşıdıklarını köklerden beslenerek özgün ve yenilikçi projeleri hayata geçirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eşim Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projemizle 81 şehrimizde tasarruf kültürünü olabildiğince yaygınlaştırıyoruz. Geçtiğimiz aylarda yürürlüğe giren İklim Kanunu ile doğa dostu, çevre dostu yeni bir ekonomik modele geçişin altyapısını kuruyoruz. Bir taraftan 6 Şubat depremlerinde yıkılan şehirlerimizi tekrar ayağa kaldırırken, diğer taraftan da vatandaşlarımızın acil ihtiyaçlarını giderecek projeleri devreye alıyoruz. 81 ilimizde inşa edeceğimiz 500 bin sosyal konut projemizin başvuruları dün itibarıyla başladı. Vatandaşlarımız projemize gerçekten büyük ilgi gösteriyor. Milletimizin ev sahibi olma hayalini gerçeğe dönüştürüyoruz. Yine ilk kez İstanbul’da hayata geçireceğimiz kiralık konut uygulamamızla enflasyonu körükleyen kira fiyatlarını dengelemeyi arzu ediyoruz" açıklamasını yaptı."Hayatın akışı içinde, biz de kendimizi ve şehircilik anlayışımızı yeniliyor, geliştiriyor, güncelliyoruz." Diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan," Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de köyden kente göç, hız kesmeden devam ediyor. Önümüzdeki dönemde şehirlerimizin daha da kalabalıklaşacağını tahmin etmek, hiç de zor değildir. Dolayısıyla sorumluluk sahipleri olarak ne yapacaksak, bu projeksiyonlar ışığında yapmak ve planlamak mecburiyetindeyiz. Ülkemizin, iki boyutlu imar planı anlayışını yavaş yavaş geride bırakıp, Türkiye Yüzyılı’nın şehirlerine hayat verecek "3 boyutlu kentsel tasarım" yaklaşımına geçmeye hazır olduğu görülüyor. Şehircilik Zirvesi boyunca, diğer başlıklar yanında, bu konunun da enine boyuna tartışılmasında fayda olduğuna inanıyorum. Şu gerçeği sizler de gayet iyi biliyorsunuz: Bir şehrin sınırlarını büyütmek, parselleri çoğaltmak, yapı izinleri vermek kolaydır" değerlendirmesini yaptı.Sağlıklı şehirleşmenin vizyon, emek, ve güçlü bir irade istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan," Sadece bina dikmekle bir kenti güzelleştiremeyiz, dönüştüremeyiz; içinde yaşayanlara huzuru getiremeyiz.O binaya nefes olacak yolu, parkı, meydanı yapmak; sosyal donatıları inşa etmek, yani o şehri yaşatacak hayat damarlarını açmak gerekir. Bugün, muhalefetin yönettiği birçok şehrimizde en temel sorun budur.İhm al, duyarsızlık ve vizyonsuzluk şehirlerimizin kaderi olmuş durumda. Yöneticisi olduğu belediyeyi arpalık olarak gören zihniyet, şehirlerimizin göz göre göre çürümesine, çökmesine, çoraklaşmasına seyirci kalıyor. "Ne kadar çok yol yaparsak, trafik o kadar sıkışır" diyerek trafik sorununu çözeceğini zannedenlerin elinde metropollerimiz, 6-7 yıldır kelimenin tam manasıyla yeni bir "fetret devri" yaşıyor. Rüşvet, irtikap, iltimas, usulsüzlük, yolsuzluk iddialarının ardı arkası, hiç kesilmiyor.Biz, "imar mantığından tasarım disiplinine" geçmekten bahsederken, ana muhalefet partisi mevcut kazanımları bile koruyamıyor. Bizim 30 sene önce tarihe gömdüğümüz sabıkalı belediyecilik anlayışı, ne yazık ki, yeniden hortladı. Toplanmayan çöpler, bozuk yollar, akmayan sular, elinde bidonla su bekleyen insanlar, muhalefet belediyelerinin tekrar rutini haline geldi" ifadelerini kullandı.Katılımcılara hitap eden Erdoğan," Eski Türkiye güzellemesi yapa yapa, yönettikleri şehirleri 90’ların karanlık ve buhran dolu günlerine yeniden çevirdiler. Atalarımız ne demiş: At binenin, kılıç kuşananın. Biz bunlara aldırmayacak, bunların beceriksizliğinden medet ummayacak, milletin emanetine gözümüz gibi bakmaya devam edeceğiz. Şehirlerimizi bu iş bilmezlerin, bu tembellerin insafına terk etmeyeceğiz. Sorun çıkaran değil çözüm üreten, yara açan değil yara saran bir şehircilik anlayışıyla çalışmayı gece gündüz sürdüreceğiz" diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan’dan Türkiye’ye gelmekte olan askeri uçağın Gürcistan Azerbaycan sınırında düştüğü bilgisini derin bir üzüntüyle öğrendiklerini belirterek," Enkaza ulaşma çalışmalarıyla ilgili ülke makamlarıyla koordineli biçimde çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah Bu kazadan en az badireyle çıkarız. Rabbim Şehitlerimize rahmet eylesin.Dualarımızda onların yanında olalım.
Kaymakam Safitürk, şehadetinin 9’uncu yılında Derik’te anıldı
11 Kasım 2025 Salı - 16:14 Kaymakam Safitürk, şehadetinin 9’uncu yılında Derik’te anıldı Mardin’in Derik ilçesinde 2016 yılında terör saldırısında görevi başında şehit edilen Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk, şehadetinin 9’uncu yılında görev yaptığı ilçede anıldı. Derik Kaymakamlığına 2015’te atanan, İçişleri Bakanlığınca Derik Belediye Başkan Vekili olarak da görevlendirilen, teröristlerce makamına yerleştirilen el yapımı patlayıcının 10 Kasım 2016’da infilak ettirilmesiyle ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede bir gün sonra şehit düşen Safitürk için ilçede Mevlid-i Şerif okutuldu ve hatmi şerif duası yapıldı. Ardından Derik Kültür Merkezinde anma programı düzenlendi. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Şehit Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk’ün özgeçmiş videosu izlendi. Görüntüler izlendiği sırada duygusal anlar yaşandı. Şehit Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk’ün ilçe halkının gönlünde derin bir iz bıraktığını belirten Derik Kaymakamı Yunus Emre Bayraklı, "Şehit Kaymakamımızın şehadetinin dokuzuncu yıl dönümünde anma programları için değerli Derikli vatandaşlarımız, şehit ailelerimiz, gazilerimiz, öğrencilerimiz ve il dışından gelen misafirlerimizle bir araya geldik. Şehit kaymakamımız adına okunan mevlidin ve hatmi şerif duasını yaptık. Bugün de kültür merkezinde devamındaki programda şehit kaymakamımızı anmak üzere kıymetli hazirunla bir araya geldik. Şehit kaymakamımız Derik’te sevgi kalplerde sevgi hafızalarda bırakmış olduğu anılar ile şehadetinden bu yana hemen hemen her gün gerek vatandaşın için gerekli kamu kurumlarında hayırla ve rahmetle yad edilmektedir. Şehit kaymakamımız burada pek çok projesi, hedefi vardı. Ondan sonra gelen bizler kaymakamımızın şehadetinden sonra elimizden geldiğince tüm projelerini, yarım bırakmış olduğu eserleri tamamladık. Bizler de şehit kaymakamımızın devam ettirdiği bu yolda onun eserlerini projelerinin fikirlerini devam ettirerek hem fikirleriyle hem projeleri ile hem de şahsı ile anılması için elimizden geleni yapıyoruz. Bu sene de valimizin, büyükşehir belediyemizin ve Dicle Kalkınma Ajansımızın desteğiyle, şehit kaymakamımızın Derik zeytinini duyurmak gibi bir hedefi vardı. Bu hedefi sonuca ulaştırmak adına da bu sene valimizin destekleriyle Derik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir zeytin atölyesi kurduk" dedi. Bayraklı, ilçede şehit kaymakamın adının yaşatıldığı cami, Kur’an kursu, taziye evleri, lise ve bir tepenin bulunduğunu da ifade ederek, "Sadece bununla değil bugün esnafın içerisinde pek çok esnafı gezdiğiniz zaman göreceksiniz ki şehit kaymakamımızın fotoğrafı asılı. Kamu kurumlarına gittiğiniz zaman şehit kaymakamımızın fotoğrafları var. Kalplerde bıraktığı sevgi ve hafızalarda bıraktığı anılar ile şehit kaymakamımızı rahmetle ve minnetle yad ediyoruz. Şehit kaymakamımızla birlikte tüm aziz şehitlerimizi rahmetle saygıyla anıyor intikal etmiş gazilerimizi de rahmet diliyorum" ifadelerini kullandı. Oğluna "Muhammed Fatih" adını verdi Anma programına katılan öğretmen Şelal Kızılok ise oğluna şehit kaymakamın adını verdiğini anlattı. Kızılok, 2019 yılında Derik’e atandıktan sonra Safitürk’ün ilçede çok sevilen, değerli bir yönetici olduğunu öğrendiğini belirterek, "Rabbimiz bize bir evlat nasip ettiğinde, adını yaşatmak için Muhammed Fatih ismini verdik. Adını her söylediğimizde onu hatırlıyoruz. Bugün de özellikle çocuğumu getirerek ismini taşıdığını söylemek istedim" dedi. Program, satranç turnuvasında dereceye giren öğrencilere ödüllerin verilmesiyle sona erdi.
Başkan Balaban Yenimahalle’de esnafı dinledi
11 Kasım 2025 Salı - 16:09 Başkan Balaban Yenimahalle’de esnafı dinledi Mahalle ve esnaf ziyaretlerine hız kesmeden devam eden Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, son olarak Yenimahalle esnafını ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. Göreve geldiği günden bu yana halkla iç içe bir belediyecilik anlayışıyla hareket eden Başkan Balaban, mahalle mahalle gezerek esnafın ve vatandaşların sorunlarını yerinde dinlemeye devam ediyor. Yenimahalle’deki ziyaretinde işyerlerini tek tek gezen Balaban, esnafa "hayırlı işler" dileklerini iletirken, vatandaşlarla da samimi sohbetler gerçekleştirdi. Başkan Balaban’a ziyaretlerinde Belediye Başkan Yardımcısı Haydar İzci ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yunusemre İlçe Başkanı Yalçın Arcak da eşlik etti. Ziyaret sırasında hem esnafın hem de mahalle sakinlerinin talep ve önerilerini dinleyen Başkan Balaban, belediye olarak her zaman esnafın ve vatandaşın yanında olduklarını vurguladı. Başkan Balaban konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Her mahallemizde olduğu gibi Yenimahalle’de de vatandaşlarımızın ve esnaflarımızın yanındayız. Onların görüş ve önerileri bizim için çok değerli. Belediyecilik anlayışımızın merkezinde halk var. Birlikte hareket ederek daha yaşanabilir, daha güzel bir Yunusemre’yi hep birlikte inşa edeceğiz." Yenimahalle esnafı ve vatandaşlar da ziyaretlerinden dolayı Başkan Balaban’a teşekkür ederek, taleplerini doğrudan iletme fırsatı bulduklarını ifade etti.