POLİTİKA
Bakan Bayraktar: "Eskişehir bir maden kenti aslında" 01 Mayıs 2026 Cuma - 15:07:28 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Eskişehir’in aslında bir maden kenti olduğunu belirterek, "Eskişehir’de bu sene adeta bir yatırım yılı haline gelmiş olacak" dedi. Bakan Alparslan Bayraktar, Seyitgazi ilçesinde bulunan Eti Maden İşletmeleri Kırka Bor Müdürlüğü’nde saha ziyareti gerçekleştirdi. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak ve il protokolü eşliğinde yetkililerden bilgi alan Bayraktar, enerji yatırımlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. "Eskişehir bir maden kenti aslında" Tüm çalışanların 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ederek sözlerine başlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "1 Mayıs hakikaten iş ve emeğin sembolize olmuş önemli günlerinden bir tanesi. Biz de bugün burada işçi kardeşlerimizle birlikte olmak istedik. Burası malumunuz Eskişehir, tabii bir maden kenti aslında. Türkiye madenciliğinde çok önemli bir yeri var ama Eskişehir özelinde de tabii bizim Eti Maden’imiz, ulusal markamız, dünya çapında bir marka haline gelmiş Eti Maden şirketimizin üretim tesislerine geldik. Burası 7/24 çalışan bir tesis. Bugün 1 Mayıs resmi tatil ama burası hiç durmadan, gece gündüz çalışan, üç vardiya çalışan önemli bir tesis. Eti Maden şirketimiz tabii Türkiye’nin medarıiftiharı; zira Türkiye madenciliğinin yaklaşık yüzde 20 ihracatını burası yapıyor. Yılda yaklaşık 1,3-1,4 milyar dolarlık bir ihracat gerçekleştiriyoruz. 8 bine yakın çalışanıyla, Türkiye’nin muhtelif şehirlerindeki tesisleriyle hakikaten dünya çapında, dünyadaki bor rezervlerinin çok önemli bir kısmına sahip olup dünya bor pazarında da yüzde 65’lik bir pazar payına sahip. Bu içinde bulunduğumuz Kırka tesisimiz de yine çok önemli bir üretim yeri, yaklaşık 2 bin 600 çalışanın olduğu önemli bir tesisimiz. Burada da gördüğünüz gibi yoğun bir çalışma var, yine yaklaşık 1,4 milyon tonluk yıllık bir üretimi gerçekleştiriyor" şeklinde konuştu. "Eskişehir’de bu sene adeta bir yatırım yılı haline gelmiş olacak" Ziyaret vesilesiyle başka çalışmaları da yerinde inceleme şansı bulduklarını belirten Bakan Bayraktar, "Şu anda içinde bulunduğumuz tesis aslında bizim lityum karbonat pilot tesisimiz. Malumunuz pilot tesislerden sonra endüstriyel tesis üretimine geçiyoruz ve inşallah lityum karbonatta da bu anlamda tesislerimizin temellerini bu sene atmayı hedefliyoruz. Keza penta tesislerimiz; en son Penta-5 ile şimdi biraz önce oradan hep birlikte geldik, Penta-6 tesisimizin de bu sene içerisinde yine temellerini atacağız, onun çalışmalarına başlamış durumdayız ve bunlarla Eskişehir’de bu sene adeta bir yatırım yılı haline gelmiş olacak. Beylikova’daki nadir toprak elementlerimiz; onda da bu sene için endüstriyel tesisi kurmayla alakalı çok önemli bir aşamaya geldik. 2026 yılı bu anlamda Eti Maden’in Eskişehir’de özellikle çok yoğun bir anlamda yatırıma gireceği ve inşallah önümüzdeki yıllarda da bunun istihdama dönüştüğünü göreceğimiz, sadece Penta-6’da yaklaşık 300 yeni çalışma arkadaşımıza kavuşacağız. Dolayısıyla biz bir taraftan hem Eti Maden’i buradaki faaliyetleri büyütmeye devam ediyoruz hem de ülkemizin ihracatına, ekonomisine katkı yapmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "500 milyon dolarlık bir endüstriyel tesis yatırımı" Yatırımların toplam miktarına da değinen Bayraktar, son olarak şunları söyledi: "Aslında 3 tesisten bahsettik; nadir toprak elementi ve diğer tesislerimizle bunlar yaklaşık olarak yarım milyar dolarlık, 500 milyon dolarlık bir endüstriyel tesis yatırımıdır ama Eti Maden’in güçlü finansal altyapısıyla ve tabii bu tesislerin ülkemize katacağı faydaları göz önünde bulundurduğumuzda hakikaten çok önemli, Eskişehir’e de katkıları olacak bu üç tesisimizin inşallah temellerini bu sene atmayı hedefliyoruz." Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın programı saat 16.00’da Eskişehir Valiliği ziyareti, saat 16.30’da AK Parti Eskişehir İl Başkanlığı ziyareti ve saat 17.45’de Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde (EOSB) maden sektörü temsilcileri ile buluşma programıyla devam edecek.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:05 Aküzüm’den, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü açıklaması HAK-İŞ Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Aküzüm, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, emekçilerin gününü kutladı. HAK-İŞ Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Aküzüm, beraberindeki yönetici ve üyelerle birlikte Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi idare girişinde basın açıklaması düzenledi. Aküzüm, "Emeğin hakkını savunmak için omuz omuza yürüdüğümüz 81 ildeki ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetindeki teşkilat mensuplarımızın, dünyanın dört bir yanında savaşa, soykırıma, zulme ve sömürüye rağmen haklarından vazgeçmeyen tüm emekçilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun. Bugün 1 Mayısta emeğin hak ettiği değeri görmesi, çalışma hayatında adaletin güçlendirilmesi, sendikal hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması ancak barış, kardeşlik ve toplumsal dayanışma yoluyla mümkün olacaktır. Bizler bugün burada, savaşa, zulme, sömürüye ve adaletsizliğe karşı ses yükseltmek, birlik, mücadele ve dayanışma irademizi meydanlardan haykırmak için bir aradayız. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, şiddetin, terörün, savaşın ve her türlü çatışma ortamının karşısında, barışın, kardeşliğin, dayanışmanın ve demokratik zeminde güçlenen Terörsüz Türkiye’nin yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Ücrette adalet, vergide hakkaniyet, işte güvence ve sosyal adalet için meydanlardayız. Tüm emekçilerin ücretlerinin enflasyona karşı korunmasını, emekçilerin ve emeklilerin milli gelirden aldığı payın artırılmasını, refahın adil paylaşılmasını istiyoruz. Asgari Ücret Tespit Komisyonunun demokratik, katılımcı ve çoğulcu bir anlayışla yeniden yapılandırılmasını aile yükümlülüklerini dikkate alan adil, hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir vergi sisteminin hayata geçirilmesini talep ediyoruz. 1 Mayısta meydanlardan bütün dünyaya sesleniyoruz, savaşa hayır, zulme hayır, soykırıma hayır. HAK-İŞ olarak, dünyanın dört bir yanında zulme uğrayan mazlumların yanındayız. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günümüz kutlu olsun. Savaşlara hayır, soykırıma hayır, zulme hayır’’ dedi. Atılan sloganlar ile basın açıklaması sorunsuz bir şekilde dağıldı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:45 Bakan Uraloğlu: "Hızlı trenle Karaman’dan sadece Konya’ya, İstanbul’a, Ankara’ya değil Akdeniz’e de ulaşmış olacağız" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, hızlı trenle Karaman’dan sadece Konya’ya, İstanbul’a, Ankara’ya değil Akdeniz’e de ulaşmış olacaklarını belirterek, "İlerleyen zamanda bu tren hattıyla Irak’ın Basra Limanı’na kadar gitmiş olacağız. Sultan Abdülhamid Han Hicaz Demiryolu’nu yapmıştı. Biz bu hattı oraya da bağlayarak esasında Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan’a kadar gideceğiz" dedi. Çeşitli ziyaretler ve Karaman Çevre Yolu 1. kısım açılışı için kente gelen Uraloğlu, AK Parti Karaman İl Başkanlığını ziyaret etti. Burada konuşan Uraloğlu, bugüne kadar Karaman’a 68 milyar liralık yatırım yaptıklarını, 19 kilometre olan bölünmüş yolu 175 kilometreye çıkardıklarını kaydetti. Bölünmüş yollar, otoyollar ve hızlı tren altyapısıyla birçok çalışma yaptıklarını belirten Uraloğlu, "6 ilimiz birbirine bölünmüş yollarla bağlıydı. Bugün 77 ilimiz birbirine bölünmüş yollarla bağlı. Bölünmüş yollar ve otoyollarla beraber birçok işi hayata geçirdik. Karaman’ı, hava yoluyla rekabet eden hızlı trenle tanıştırdık. Bu da gerçekten çok kıymetli. Tabii demiryolu hattını Karaman’da bırakmadık, bırakmayacağız. Öncelikle Ulukışla’da mevcut olan demir yolu hattına bağlayacağız. İnşallah önümüzdeki sene hızlı tren hattı olarak bağlamış olacağız. Aynı zamanda Aksaray’dan, Ulukışla’dan Mersin’e inen demir yolu ihalesini de yapmış durumdayız. Yani sadece Konya’ya, İstanbul’a, Ankara’ya değil, Akdeniz’e de ulaşmış olacağız. Bir taraftan aynı hızlı tren hattıyla, şimdilik Gaziantep’e kadar giden bölümle oralara kadar gitmiş olacağız. Yani ilerleyen zamanda bu tren hattıyla Irak’ın Basra Limanı’na kadar gitmiş olacağız. Sultan Abdülhamid Han Hicaz Demiryolu’nu yapmıştı. Biz bu hattı oraya da bağlayarak esasında Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan’a kadar gideceğiz" diye konuştu. Uraloğlu, Türkiye’de 90’lı yıllarda ertesi gün bankadan maaşımı çekebilecek miyim tereddütünün yaşandığı günler olduğunu, artık Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde 50 yıllık planların yapıldığı Türkiye’ye ulaşıldığını söyledi. Türkiye’nin tüm İslam coğrafyasında ve mazlumların olduğu her yere yardım eli uzattığını aktaran Uraloğlu, Türkiye’nin kendi milli gelirine göre en fazla yardım yapan ülke olduğunu kaydetti. Bugün Karaman Çevre Yolu’nun 1. etabını hizmete açacaklarını belirten Uraloğlu, şöyle devam etti: "Vekillerimizle ve il başkanımızla 2. etap çalışmalarını gözden geçirecek, onun da ne zaman açılabileceğine bugün karar vermiş olacağız. Orada da çok işimiz kalmadı. Çok uzamadan onu da hayata geçireceğiz. Hizmet yapmak bizim görevimiz. Siz bize o görevi hem Cumhurbaşkanımızı hem AK Parti’yi seçerek hem de vergilerinizi ödeyerek veriyorsunuz. Biz görevimizi yapıyoruz. Köprüleri, yolları, tünelleri nasıl yapıyorsak aynı şekilde vatandaşımızın gönlüne de yollar, tüneller, köprüler yaparak girmeye devam edeceğiz. Bunu yapan, 11,5 milyon üyesiyle beraber AK Parti’dir. Önümüzde bir seçim var. Biz, Cumhurbaşkanımızı ve AK Parti’yi inşallah tekrar seçerek yolumuza devam edeceğiz." "Cumhur İttifakı olarak çok güçlüyüz" Uraloğlu, ’Terörsüz Türkiye’ sürecine değinerek, Suriye’de yaşananların bu sürecin kıymetini bir kez daha gösterdiğini kaydetti. Cumhur İttifakı’yla çok güçlü bir birlikteliklerinin olduğunu ifade eden Uraloğlu, "Allah birliğimizi, beraberliğimizi bozmasın. Terörsüz Türkiye sürecinin ne kadar kıymetli olduğunu Suriye’de yaşanan olaylarda gördük. Orada süreç suhuletle yoluna girdi. Eğer biz Terörsüz Türkiye sürecini başlatmamış olsaydık, bu şekilde ilerlemek mümkün olmayabilirdi. Bugün Orta Doğu’da ciddi sıkıntılar var. Kuzeyimizde Rusya-Ukrayna savaşı var ama Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde adeta bir güven adasıdır. Biz bu şekilde yolumuza devam edeceğiz, hizmet etmeyi sürdüreceğiz. Teşkilatlarımız olarak da vatandaşımızın gönlüne girmeye, oradaki yerimizi daha da güçlendirmeye devam edeceğiz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun partisinin il başkanlığını ziyaretinde AK Parti İl Başkanı Murat Öztürk, AK Parti Karaman Milletvekilleri Selman Oğuzhan Eser ve Osman Sağlam ile partililer hazır bulundu.
CHP Genel Başkanı Özel: "Bu bir iddianame değil, darbecilerin siyasete yönelik bir muhtırasıdır"
11 Kasım 2025 Salı - 19:44 CHP Genel Başkanı Özel: "Bu bir iddianame değil, darbecilerin siyasete yönelik bir muhtırasıdır" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB ve Ekrem İmamoğlu’na yönelik "yolsuzluk" soruşturması iddianamesiyle ilgili, "Bu bir iddianame değil, darbecilerin siyasete yönelik bir muhtırasıdır. Yaşadığımız kötülüklerin sebebi asla ‘hukuki’ değildir, bir kişinin siyasi ihtiraslarından ibarettir" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iddianamesine ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bilindiği gibi 19 Mart’ta ülkemizde bir sivil darbe yaşandı. Darbeciler bu kez, tankla ya da postalla değil, yargı cübbeleriyle geldiler. Seçimle gelen ancak seçimle gitmek istemeyen bir avuç insan, korktukları rakiplerini hapse atarak, Türkiye’yi büyük bir siyasi ve ekonomik krizin karanlığına sürüklediler. Aradan geçen 237 günde, aziz milletimizle birlikte büyük bir hukuksuzluğun her saatine tanıklık ettik. Bugün çıkan iddianame ise herkesin bildiği gerçeği bir kez daha ilan etti. Bu dava hukuki değildir, tamamen siyasidir. Amacı son seçimlerin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi‘ni durdurmak ve Cumhurbaşkanı adayını engellemektir" ifadelerini kullandı. "Bu bir iddianame değil, darbecilerin siyasete yönelik bir muhtırasıdır" Özel, "Darbeciler bugün, tapusu Mustafa Kemal Atatürk’e kayıtlı olan, Türkiye’nin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisinin kapatılmasını talep edecek kadar şuurlarını kaybettiler. Anayasa’nın siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin maddelerini hatırlatarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulması meselenin İBB’ye yönelik bir soruşturma olmadığının kanıtıdır. Bugün yaşananlar demokratik siyasete ve gelecek seçimlerin sonuçlarına yargı eliyle müdahalenin suç üstü halidir. Bu bir iddianame değil, darbecilerin siyasete yönelik bir muhtırasıdır. Yaşadığımız kötülüklerin sebebi asla ‘hukuki’ değildir, bir işinin siyasi ihtiraslarından ibarettir. Partimizi en son 12 Eylül’de Kenan Evren kapatmaya kalktı, milletimizle birlikte yeniden açtık. Evren’in milletimizin gönlündeki yeri de siyasi tarihimize geçiş şekli de bellidir. Biz, geçmişte çok bedel ödedik, bugün de ödüyoruz ve ödeyeceğiz. Ama millete inanmaktan ve güvenmekten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz. Atatürk’ün partisi milletimize emanettir" dedi.
Başkan Şadi Özdemir’den kadınlara: "Birlikte güçlü olun" mesajı
11 Kasım 2025 Salı - 17:31 Başkan Şadi Özdemir’den kadınlara: "Birlikte güçlü olun" mesajı Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ilçede faaliyet gösteren mahalle kadın derneklerinin temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda, üye sayılarını artırma ve daha güçlü olma çağrısı yaptı. Özdemir, "Kadının gücünü ve dayanışmasını ön plana çıkarmalıyız" dedi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ilçede faaliyet gösteren 34 mahalle kadın derneği temsilcisi ile Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer ilçesinin bir kadın şehri olduğunu hatırlatarak, kadınların rahat, özgür ve kendilerini iyi hissettikleri bir yer olduğunu belirtti. Kadınların hayatlarının kolaylaşması ve mutlu topluluklar oluşması için örgütlü olmanın hayati önem taşıdığını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, mevcut örgütlülük düzeyinin yeterli olmadığını kaydetti. Derneklerin üye sayısının düşük olduğunu ifade eden Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: "Bu oranı büyütmeliyiz. Burada olan 50 kişiyi değil, 500 kişiyi, 5 bin kişiyi daha dayanışma içinde birlikte hareket eder hale getirmemiz lazım. Kuvvetli, güçlü olursanız, siyaset de karşınızda karar verici olamaz. Benim arzu ettiğim, sizin isteklerinizin dikkate alınacağı kadar güçlü olmanız. Kadının gücünü ve dayanışmasını ön plana çıkarmalıyız." Her mahallede kadın derneklerinin kuvvetli olmasını istediklerini belirten Başkan Şadi Özdemir, bu konuda kendilerinin de destek olacaklarını sözlerine ekledi. Konuşmaların ardından Başkan Şadi Özdemir, mahalle kadın derneklerinin temsilcilerinin talep ve önerilerini dinledi. Öğleden sonra ise Alternatif Yaşam Derneği Başkanı ve eğitmen Ercan Tutal, mahalle kadın derneklerinin temsilcilerine derneklerde gönüllü yönetimi ve kapsayıcılık ile ilgili bir eğitim verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yöneticisi olduğu belediyeyi arpalık olarak gören zihniyet, şehirlerimizin göz göre göre çürümesine, çökmesine, çoraklaşmasına seyirci kalıyor."
11 Kasım 2025 Salı - 16:52 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yöneticisi olduğu belediyeyi arpalık olarak gören zihniyet, şehirlerimizin göz göre göre çürümesine, çökmesine, çoraklaşmasına seyirci kalıyor." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Azerbaycan’dan Türkiye’ye gelmekte olan C-130 askeri kargo uçağın Gürcistan Azerbaycan sınırında düştüğü bilgisini derin bir üzüntüyle öğrendiklerini belirterek, "Enkaza ulaşma çalışmalarıyla ilgili ülke makamlarıyla koordineli biçimde çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah Bu kazadan en az badireyle çıkarız. Rabbim Şehitlerimize rahmet eylesin. Dualarımızla onların yanında olalım" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Medeniyetimizde Şehir ve Mekan" Temalı Şehircilik Zirvesi ve "Kentkırım Sergisinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk şehircilik tarihine adını altın harflerle yazdıran ve "Bir yapı sadece sağlam olmakla yetinmez, aynı zamanda zarif olmalıdır" diyen büyük usta Mimar Sinan’ın şahsında; eserleri ve fikirleriyle bizlere yol gösteren ecdadımızı bir kez daha burada rahmetle yad ediyorum. Bugün de aynı tasavvurla şehirlerimizin imarına katkı yapan, ihyasına destek olan bilim insanlarımızı, sanatçılarımızı, mühendislerimizi tebrik ediyorum.Şehircilik Zirvesini, gerek biz politika belirleyenler gerekse bu politikaları uygulama merciinde olan kurumlarımız açısından çok kıymetli buluyoruz. Zirvede sunulacak bildirilerin, buradan çıkacak sonuçların şehirlerimize, ülkemize, milletimize yeni ufuklar kazandıracağına inanıyor, zirvemizin başarılı geçmesini can-ı gönülden temenni ediyorum" dedi.Millet olarak, insanın gönlünü "Beytullah" bilen, evle eşdeğer tutan, gönül yapmayı erdem ve fazilet, gönül yıkmayı ise zulüm ve felaket olarak gören bir anlayışa sahip olunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan," "Dostun evi gönüllerdir/gönüller yapmaya geldim" diyen Yunus Emre, aslında bizim mekân tasavvurumuzu da hülasa ediyor.İnancımız, medeniyet birikimimiz ve bunu ifade ettiğimiz dilimiz; yapmak, mamur kılmak, inşa ve ibda etmek merkezlidir. Bunun içindir ki; milletimiz tarih boyunca şehir yıkan bir millet olmamış; tam aksine şehir yapan, şehir kuran, fethettiği şehirlere zarar vermek şöyle dursun, onları eskisinden daha mamur hale getiren bir millet olmuştur" ifadelerini kullandı."Şehir, medeniyetinde, bir arada yaşanan mekân olmanın ötesinde, bizatihi kimlik ve kişilik sahibi bir muhatap olarak kabul edilmektedir." Diyen Erdoğan, insanın şehre bir kimlik verdiği kadar, şehrin de insana bir kimlik bağışladığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan," Tarihte ilim, kültür, sanat ve edebiyat erbabının şehirleriyle birlikte anılması "hemşerilik" refleksinden ziyade, şehrin insana kimlik kazandıran, işte bu yönünü vurgular" açıklamasını yaptı.Türkiye’nin geleneksel şehir mimarisinde insanın kalbinin şehrin kalbiyle, şehrin kalbinin, insanın kalbiyle birlikte attığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan,"Kentimiz kendimizdir" ve kentimizi nasıl gördüğümüz, kendimizi nasıl gördüğümüzün bir nevi aynasıdır. Türk-İslam şehir mimarisinde insanın hakkı gözetilirken; şehirde beraber yaşadığımız küçük canlıların, kuşların, ağaçların, ufkun, gün ışığının hakkı da gözetilmiş, bunlara her zaman riayet edilmiştir" değerlendirmesinde bulundu.Türkiye’nin özellikle de Anadolu’nun dünyada eşi benzeri görülmeyen bir şehircilik tecrübesine sahip olduğunu bildiren Erdoğan,"Bin yıldır yurt tuttuğumuz ve ebediyete kadar yurdumuz olacak bu topraklar, dünya şehircilik ve mimari tarihi açısından bir laboratuvar gibidir.Milletçe; Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerinde, bir yandan bu mirasın yaşayan yanlarını alarak yeni terkipler oluştururken, diğer yandan da kendi şehircilik anlayışımızı yansıtan yeni şehirler kurarak, coğrafyayı vatana dönüştük.Ecdat fethettiği her beldeyi öncelikle şehir mimarisi açısından ele almış, abat etmiş ve mamur kılmıştır. Batıya ilerleyişimiz, şairin dediği gibi ardında "çil çil kubbeler" serperek bir fetih hareketiyle birlikte bir imar ve inşa hareketi olarak gerçekleşmiştir" dedi.- Mimarimizi yeniden milli üslupla buluşturmak zorundayızCumhurbaşkanı Erdoğan, Haçlı işgalinde taş üstünde taş bırakılmayan İstanbul’un yaralarının, fetihten sonra süratle sarıldığı gibi, dünya mimari mirasına, Yahya Kemal’in "Türk İstanbul" olarak adlandırdığı yeni bir İstanbul hediye edildiğini belirterek, "Bakın şurası da fevkalade önemlidir: Ecdat, medeniyet havzası özelliğine sahip, daha öncesinde bir şekilde hanlık merkezi olan başkent karakterli şehirlere şehzade göndermiş, ülke yönetme stajının bir şehri yönetmekten, ülke mamur etme stajının bir şehri mamur etmekten geçtiğini uygulamalı olarak göstermiştir.Nasıl Asya içlerinde kurduğumuz şehirler yerden bitmemişse, nasıl Ahlat birdenbire ortaya çıkmamışsaDünya mimarlık tarihine armağan ettiğimiz Mimar Sinan da hudayinabit değildir; kökleri tarihimiz kadar eski olan kolektif bir şuurun, bir zihniyetin eseri olarak ortaya çıkmıştır. Ev yaparken "Sırtını dağa yüzünü bağa ver" atasözüyle sağlamlığı, ufuk açıklığını, tarım alanlarının korunmasını öğütleyen milletimizin şehircilikte karşılaştığı açmazları iyi değerlendirmek, mimarimizi yeniden milli üslupla buluşturmak zorundayız.Fakat doğrusunu söylemek gerekirse, dünya kültür tarihinde şiir, musiki ve mutfakla birlikte ilk sıralarda yer aldığımız sanatların biri de mimari ve şehircilik iken, maalesef bu mirastan bugün yeterince istifade edemiyoruz" diye konuştu.- "Çöp dağlarının cephanelik gibi patladığı bir şehri, Türkiye’de örnek gösterilen bir konuma getirdik"Bu zengin mirasın ve müktesebatın rehberliğinde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından itibaren şehirleri sadece inşa değil, daha önemlisi ihya etmek için canla, başla çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan," Çöp dağlarının cephanelik gibi patladığı bir şehri, görev süremiz boyunca tüm Türkiye’de örnek gösterilen bir konuma getirdik. Dört buçuk yıl gibi kısa sürede musluklardan temiz su akmaya başladı, kokudan yanına yaklaşılmayan İstanbul Boğazının incisi Haliç temizlendi, çöp dağları kaldırıldı, İstanbul yeniden rahat bir nefes aldı. İnsanı merkeze alan, hizmet ve eser odaklı yerel yönetim vizyonuyla İstanbul’da yaktığımız bu meşaleyi, son 23 senede tüm Türkiye’ye taşıdık. Bir defa şunun bilinmesinde fayda görüyorumHem İstanbul’da emaneti yüklendiğimizde hem de 2002 Kasım’ında tüm Türkiye için kolları sıvadığımızda, karşımızda on yılların birikmiş sorunları vardı" dedi.Bunların en başında da 1950’lilerde başlayıp 1970 ve 1980’lerde zirveye çıkan düzensiz göç, çarpık kentleşme, gecekondulaşma ve hazine arazilerinin işgali gibi kronikleşmiş sorunlar bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunları görmezden gelmek yerine üzerlerine kararlılıkla gittik. Altyapı sorunlarını önemli ölçüde çözdük. Kentsel dönüşüm ve konut seferberliği ile dirençli kentleşme konusunda tarihi adımlar attık.Karşılaştığımız tüm engellere rağmen 2 milyonun üzerinde bağımsız birimi dönüştürmeyi başardık" ifadelerini kullandı.TOKİ vasıtasıyla 1 milyon 750 bin konut ürettiklerini kydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan," TOKİ projeleri sayesinde insanımız sadece ev sahibi değil, aynı zamanda iş sahibi oldu, bu projelerde istihdam edildi.Eser ve hizmet siyasetimizle vatandaşlarımızın hayat kalitesini yükselttik.Bunu özellikle şunun için ifade ediyorum: Biz, bu adımları atarken; "kentsel tasarım", "kentsel estetik" veya "kentsel dönüşüm" gibi kavramlar kimsenin gündeminde değildi. Zira o yıllarda başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin şehirleri, henüz en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyordu. Yolların çukurlarla dolu olduğu, temiz suyun evlere ulaşmadığı, şehirlerin adeta kaderine terk edildiği günlerden bahsediyoruz .Bugün, şehirlerimizi geleceğe hazırlayan onlarca reformumuz sayesinde artık çok farklı bir noktadayız. Yeni nesil şehircilik anlayışımızın gerektirdiği altyapı yatırımlarının büyük kısmını tamamlamış bir Türkiye’ye kavuştuk. Bölünmüş yollarla birbirine bağlanan şehirlerimizleDağları delen tünellerimizleKıtaları birleştiren köprülerimizleDünya ölçeğinde havaalanlarımızlaYüksek standartlarda spor tesislerimizleDünyada örnek gösterilen şehir hastanelerimizle81 ilimize kazandırmakta olduğumuz millet bahçelerimiz ve daha nice eserimizle 23 yıl öncesiyle kıyas dahi edilemeyecek bir yerdeyiz" diye konuştu.Şehircilik vizyonlarını sürekli ileriye taşıdıklarını köklerden beslenerek özgün ve yenilikçi projeleri hayata geçirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eşim Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projemizle 81 şehrimizde tasarruf kültürünü olabildiğince yaygınlaştırıyoruz. Geçtiğimiz aylarda yürürlüğe giren İklim Kanunu ile doğa dostu, çevre dostu yeni bir ekonomik modele geçişin altyapısını kuruyoruz. Bir taraftan 6 Şubat depremlerinde yıkılan şehirlerimizi tekrar ayağa kaldırırken, diğer taraftan da vatandaşlarımızın acil ihtiyaçlarını giderecek projeleri devreye alıyoruz. 81 ilimizde inşa edeceğimiz 500 bin sosyal konut projemizin başvuruları dün itibarıyla başladı. Vatandaşlarımız projemize gerçekten büyük ilgi gösteriyor. Milletimizin ev sahibi olma hayalini gerçeğe dönüştürüyoruz. Yine ilk kez İstanbul’da hayata geçireceğimiz kiralık konut uygulamamızla enflasyonu körükleyen kira fiyatlarını dengelemeyi arzu ediyoruz" açıklamasını yaptı."Hayatın akışı içinde, biz de kendimizi ve şehircilik anlayışımızı yeniliyor, geliştiriyor, güncelliyoruz." Diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan," Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de köyden kente göç, hız kesmeden devam ediyor. Önümüzdeki dönemde şehirlerimizin daha da kalabalıklaşacağını tahmin etmek, hiç de zor değildir. Dolayısıyla sorumluluk sahipleri olarak ne yapacaksak, bu projeksiyonlar ışığında yapmak ve planlamak mecburiyetindeyiz. Ülkemizin, iki boyutlu imar planı anlayışını yavaş yavaş geride bırakıp, Türkiye Yüzyılı’nın şehirlerine hayat verecek "3 boyutlu kentsel tasarım" yaklaşımına geçmeye hazır olduğu görülüyor. Şehircilik Zirvesi boyunca, diğer başlıklar yanında, bu konunun da enine boyuna tartışılmasında fayda olduğuna inanıyorum. Şu gerçeği sizler de gayet iyi biliyorsunuz: Bir şehrin sınırlarını büyütmek, parselleri çoğaltmak, yapı izinleri vermek kolaydır" değerlendirmesini yaptı.Sağlıklı şehirleşmenin vizyon, emek, ve güçlü bir irade istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan," Sadece bina dikmekle bir kenti güzelleştiremeyiz, dönüştüremeyiz; içinde yaşayanlara huzuru getiremeyiz.O binaya nefes olacak yolu, parkı, meydanı yapmak; sosyal donatıları inşa etmek, yani o şehri yaşatacak hayat damarlarını açmak gerekir. Bugün, muhalefetin yönettiği birçok şehrimizde en temel sorun budur.İhm al, duyarsızlık ve vizyonsuzluk şehirlerimizin kaderi olmuş durumda. Yöneticisi olduğu belediyeyi arpalık olarak gören zihniyet, şehirlerimizin göz göre göre çürümesine, çökmesine, çoraklaşmasına seyirci kalıyor. "Ne kadar çok yol yaparsak, trafik o kadar sıkışır" diyerek trafik sorununu çözeceğini zannedenlerin elinde metropollerimiz, 6-7 yıldır kelimenin tam manasıyla yeni bir "fetret devri" yaşıyor. Rüşvet, irtikap, iltimas, usulsüzlük, yolsuzluk iddialarının ardı arkası, hiç kesilmiyor.Biz, "imar mantığından tasarım disiplinine" geçmekten bahsederken, ana muhalefet partisi mevcut kazanımları bile koruyamıyor. Bizim 30 sene önce tarihe gömdüğümüz sabıkalı belediyecilik anlayışı, ne yazık ki, yeniden hortladı. Toplanmayan çöpler, bozuk yollar, akmayan sular, elinde bidonla su bekleyen insanlar, muhalefet belediyelerinin tekrar rutini haline geldi" ifadelerini kullandı.Katılımcılara hitap eden Erdoğan," Eski Türkiye güzellemesi yapa yapa, yönettikleri şehirleri 90’ların karanlık ve buhran dolu günlerine yeniden çevirdiler. Atalarımız ne demiş: At binenin, kılıç kuşananın. Biz bunlara aldırmayacak, bunların beceriksizliğinden medet ummayacak, milletin emanetine gözümüz gibi bakmaya devam edeceğiz. Şehirlerimizi bu iş bilmezlerin, bu tembellerin insafına terk etmeyeceğiz. Sorun çıkaran değil çözüm üreten, yara açan değil yara saran bir şehircilik anlayışıyla çalışmayı gece gündüz sürdüreceğiz" diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan’dan Türkiye’ye gelmekte olan askeri uçağın Gürcistan Azerbaycan sınırında düştüğü bilgisini derin bir üzüntüyle öğrendiklerini belirterek," Enkaza ulaşma çalışmalarıyla ilgili ülke makamlarıyla koordineli biçimde çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah Bu kazadan en az badireyle çıkarız. Rabbim Şehitlerimize rahmet eylesin.Dualarımızda onların yanında olalım.
Kaymakam Safitürk, şehadetinin 9’uncu yılında Derik’te anıldı
11 Kasım 2025 Salı - 16:14 Kaymakam Safitürk, şehadetinin 9’uncu yılında Derik’te anıldı Mardin’in Derik ilçesinde 2016 yılında terör saldırısında görevi başında şehit edilen Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk, şehadetinin 9’uncu yılında görev yaptığı ilçede anıldı. Derik Kaymakamlığına 2015’te atanan, İçişleri Bakanlığınca Derik Belediye Başkan Vekili olarak da görevlendirilen, teröristlerce makamına yerleştirilen el yapımı patlayıcının 10 Kasım 2016’da infilak ettirilmesiyle ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede bir gün sonra şehit düşen Safitürk için ilçede Mevlid-i Şerif okutuldu ve hatmi şerif duası yapıldı. Ardından Derik Kültür Merkezinde anma programı düzenlendi. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Şehit Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk’ün özgeçmiş videosu izlendi. Görüntüler izlendiği sırada duygusal anlar yaşandı. Şehit Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk’ün ilçe halkının gönlünde derin bir iz bıraktığını belirten Derik Kaymakamı Yunus Emre Bayraklı, "Şehit Kaymakamımızın şehadetinin dokuzuncu yıl dönümünde anma programları için değerli Derikli vatandaşlarımız, şehit ailelerimiz, gazilerimiz, öğrencilerimiz ve il dışından gelen misafirlerimizle bir araya geldik. Şehit kaymakamımız adına okunan mevlidin ve hatmi şerif duasını yaptık. Bugün de kültür merkezinde devamındaki programda şehit kaymakamımızı anmak üzere kıymetli hazirunla bir araya geldik. Şehit kaymakamımız Derik’te sevgi kalplerde sevgi hafızalarda bırakmış olduğu anılar ile şehadetinden bu yana hemen hemen her gün gerek vatandaşın için gerekli kamu kurumlarında hayırla ve rahmetle yad edilmektedir. Şehit kaymakamımız burada pek çok projesi, hedefi vardı. Ondan sonra gelen bizler kaymakamımızın şehadetinden sonra elimizden geldiğince tüm projelerini, yarım bırakmış olduğu eserleri tamamladık. Bizler de şehit kaymakamımızın devam ettirdiği bu yolda onun eserlerini projelerinin fikirlerini devam ettirerek hem fikirleriyle hem projeleri ile hem de şahsı ile anılması için elimizden geleni yapıyoruz. Bu sene de valimizin, büyükşehir belediyemizin ve Dicle Kalkınma Ajansımızın desteğiyle, şehit kaymakamımızın Derik zeytinini duyurmak gibi bir hedefi vardı. Bu hedefi sonuca ulaştırmak adına da bu sene valimizin destekleriyle Derik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir zeytin atölyesi kurduk" dedi. Bayraklı, ilçede şehit kaymakamın adının yaşatıldığı cami, Kur’an kursu, taziye evleri, lise ve bir tepenin bulunduğunu da ifade ederek, "Sadece bununla değil bugün esnafın içerisinde pek çok esnafı gezdiğiniz zaman göreceksiniz ki şehit kaymakamımızın fotoğrafı asılı. Kamu kurumlarına gittiğiniz zaman şehit kaymakamımızın fotoğrafları var. Kalplerde bıraktığı sevgi ve hafızalarda bıraktığı anılar ile şehit kaymakamımızı rahmetle ve minnetle yad ediyoruz. Şehit kaymakamımızla birlikte tüm aziz şehitlerimizi rahmetle saygıyla anıyor intikal etmiş gazilerimizi de rahmet diliyorum" ifadelerini kullandı. Oğluna "Muhammed Fatih" adını verdi Anma programına katılan öğretmen Şelal Kızılok ise oğluna şehit kaymakamın adını verdiğini anlattı. Kızılok, 2019 yılında Derik’e atandıktan sonra Safitürk’ün ilçede çok sevilen, değerli bir yönetici olduğunu öğrendiğini belirterek, "Rabbimiz bize bir evlat nasip ettiğinde, adını yaşatmak için Muhammed Fatih ismini verdik. Adını her söylediğimizde onu hatırlıyoruz. Bugün de özellikle çocuğumu getirerek ismini taşıdığını söylemek istedim" dedi. Program, satranç turnuvasında dereceye giren öğrencilere ödüllerin verilmesiyle sona erdi.