Son Dakika
|
Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı
Bursa’da tekmeli sopalı kavga
Endonezya'da tren kazası: 14 ölü, 84 yaralı
Yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 81 şüpheli adliyeye sevk edildi
Sahte vekâletle 770 milyon liralık vurguna suçüstü
Almanya: "BM'nin yenilenmesi gerekmektedir"
Arnavutköy sahilinde erkek cesedi bulundu
Ayasofya’da dev restorasyonda kritik aşama: Kubbe kapatılıyor
Kene kabusu geri döndü, 21 yaşındaki genç hayatını kaybetti
Çocukluk arkadaşına IBAN’ını verdi, hakkında 70 dava açıldı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Tekirdağ’da sarı şölen: Paramotorlar sarı tarlaları gezdi
Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı
İstanbul’da 2 hırsız metro ve tramvaylarda turistlerin paralarını çaldı: O anlar kamerada
Endonezya'da tren kazası: 14 ölü, 84 yaralı
Kurban pazarında hareketlilik başladı
Servis minibüsü kaldırıma çarparak durağı yere serdi!
ABD basını: "Trump, İran’ın son teklifini beğenmedi"
POLİTİKA
Türkiye ile Ermenistan arasında düzenlenen ’Ortak Çalışma Grubu Toplantısı’ Kars’ta gerçekleştirildi
28 Nisan 2026 Salı - 16:18:13
Türkiye ile Ermenistan arasında düzenlenen, Kars-Gümrü demiryolunun rehabilitasyonu ve faaliyete geçirilmesi amacıyla oluşturulan ’Ortak Çalışma Grubu’nun toplantısı Kars’ta gerçekleştirildi. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan paylaşımda, "Türkiye-Ermenistan normalleşme süreci kapsamında varılan mutabakat çerçevesinde, Kars-Gümrü demiryolunun rehabilitasyonu ve faaliyete geçirilmesi amacıyla oluşturulan Türkiye-Ermenistan Ortak Çalışma Grubu’nun Toplantısı 28 Nisan tarihinde Kars’ta düzenlenmiştir. Taraflar, bölgesel ulaştırma bağlantılarının geliştirilmesi kapsamında Kars-Gümrü demiryolunun bir an evvel faaliyete geçirilmesinin önemini vurgulamışlardır" ifadelerine yer verildi.
28 Nisan 2026 Salı - 16:17
Denizli’de sosyal hizmetleri için 774 milyon TL’lik dev bütçe
İnsan odaklı belediyecilik anlayışıyla onlarca sosyal destek projesini hayata geçiren Denizli Büyükşehir Belediyesi, bütçesini vatandaşın sofrasına, eğitimine ve sağlığına yönlendirerek sosyal hizmetlerde yeni bir dönem başlattı. Başkan Çavuşoğlu, ihtiyaç sahibi her kesime dokunduklarını belirterek, "Bu şehirde hiç kimse kendini yalnız hissetmeyecek" mesajı verdi. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, göreve geldikleri günden bu yana sosyal hizmetlere ayırdıkları bütçeyi açıkladı. Şehrin sadece binalarla değil, huzur ve dayanışmayla büyüyeceğini vurgulayan Başkan Çavuşoğlu sosyal belediyecilik odaklı bir anlayışla hayata geçirdikleri projeleri anlattı. Denizli’de ilk kez hayata geçirdikleri Horoz Kart’tan emekli desteklerine, yeni doğan yardımından HPV aşısına, çocuk gelişim merkezlerinden ilkokula giden çocuklara beslenme desteğine kadar dev bir bütçeyi vatandaşın doğrudan sofrasına, eğitimine ve sağlığına yönlendirdiklerini kaydeden Başkan Çavuşoğlu, insan odaklı onlarca projeyle ihtiyaç sahibi tüm kesimlerin yanında yer aldıklarını söyledi. "Hiç kimse kendini yalnız hissetmeyecek" Sosyal hizmetleri çok önemsediklerini vurgulayan Başkan Çavuşoğlu, "Göreve gelirken geride hiç kimseyi bırakmayacağımızın sözünü vermiştik ve bunu her geçen gün büyütüyoruz. Herkesin ve her kesimin geride bırakılmadığı bir sistem inşa ediyoruz. Biz bu kenti yönetirken sadece fiziki projelere değil insan hayatına dokunmaya da odaklanıyoruz. Bu şehirdeki hiç kimse kendini yalnız hissetmeyecek. Hiç bir anne ‘Çocuğum nasıl beslenir?’ diye düşünmeyecek. Çünkü bugün birbirimizin elinden tutmaya, yanımızdakine omuz vermeye ve dayanışmaya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı. Her bir kuruş vatandaşın huzuru ve refahı için ‘Mutlu İnsanların Şehri Denizli’ vizyonuyla çalıştıklarının altını çizen Başkan Çavuşoğlu, "İnsanlar güne huzurla ve güvenle başlayamazsa, dünyanın en güzel binalarını verin onları mutlu edemezsiniz. Çocuğuna süt alamayan anneyi bina yaparak mutlu edemezsiniz" dedi. Kaynakların doğru, yerinde ve adaletli kullanılmasının öncelikleri olduğunu belirten Çavuşoğlu, "Her bir kuruşu vatandaşın huzuru ve refahı için harcıyoruz. Denizli’nin parası artık Denizli halkının cebine, mutfağına ve çocuklarının geleceğine gidiyor. Şehrin kaynaklarını bu zor günlerde yanımızdaki insana omuz vermek için harcıyoruz" ifadelerine yer verdi. İşte insan hayatına dokunan projelerden bazıları Denizli Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığının hayata geçirdiği ve sürdürdüğü sosyal hizmet projelerinin bazıları şöyle: "Horoz Kart, emeklilere yönelik ramazan ikramiyesi, yeni doğan yardımı, çocuk gelişim merkezleri, beslenme yardımı, mobil ikram araçları, hane yardımları, gıda kolisi, ısınma desteği, taşınma desteği, 65 yaş üstüne ücretsiz tamirat desteği, bebek çantası, bebek bezi (0-2 yaş) ve bebek maması desteği, evlilik desteği, kırtasiye paketi, ortaokul, lise ve MESEM öğrencilerine ulaşım desteği, test kitabı ücreti desteği, YKS sınav ücreti desteği, HPV aşısı desteği, çölyak hastalarına glütensiz gıda yardımı, hasta yatağı ve hasta bezi desteği, alzheimer, demans, zihinsel engelli ve otizm tanılı vatandaşlara takip cihazı, asker çantası desteği, asker ailelerine yemin töreni için yol ve yemek desteği, Evde Bakım ve Sağlık Koordinasyon Merkezi, Sevgi Eli ve Aşevi."
28 Nisan 2026 Salı - 15:47
DEM Parti Genel Başkanı Oruç: "İşçilerin haklarını tanıyın"
DEM Parti Genel Başkanı Tulay Hatımoğulları Oruç, "İşçilerin haklarını gasp eden Yıldızlar Holding’e bir uyarıyı da biz buradan bir kez daha yapıyoruz. Amasız, fakatsız, eksiksiz ve zaman geçirmeden işçilerin haklarını tanıyın" dedi. Oruç, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Oruç, gözaltı ve operasyon furyasına uyandıklarını belirterek, dün Kazancı Yokuşu’nda 1977 1 Mayıs’ında katledilenleri anmak için oraya karanfil bırakmak için gidenlerin gözaltına alındığını ifade etti. Oruç, "Bugün bizler barışı konuştuğumuz bu süreçte bugün Türkiye’nin demokratikleşmesinin ne kadar önemli olduğunu konuştuğumuz bu süreçte hala klasik bir biçimde baskıların devam ediyor olması hala bildik, tanıdık, on yıllardır devam eden gözaltı ve operasyonların yine bu şekilde devam ediyor olmasını kabul etmek mümkün değil. Bu sürecinde asla doğasıyla uygun bir durumda değildir. Buradan bir kez daha ifade ediyoruz ki bir Mayıs engellenemez. Ezilenlerin ve sömürülenlerin haklarını savunanlar gözaltına alınamaz, tutuklanamaz" ifadelerini kullandı. Oruç, konuşmasında iş kazalarına değinerek, "Biz bunu iş kazası olarak görmüyoruz. Bu bir iş cinayetidir. Neden mi? Bakın patronlar üç işçinin yapması gereken işi şayet az ücret ödemek için bir işçiye yaptırıyorsa ve bunun sonucunda o işçi yaşamını kaybediyorsa bu bir iş cinayetidir. Patronlar ve devlet işçilerin temel yasal haklarını dahi yok sayıyor. Koruma mekanizmaları eksik. Ayrıca var olanlar da çalıştırılmıyor. Bu nedenle de iş cinayetidir. Bakın sadece geçen yıldan bugüne kadar en az 2 bin 500 yüz eve karanlık haber gitti. Mesela soruyorum. Ökkeş Erol’u tanıyor musunuz? Ökkeş Erol 74 yaşında. Ve bu yaşında geçinemediği için çalışmak zorunda kalan bir işçi. Tekirdağ Malkara’da fiber optik kablo döşemede çalışırken yaşamını yitirdi" şeklinde konuştu. Oruç, Doruk Madencilik’te çalışan işçiler günlerdir Ankara’da eylemde olduklarını hatırlatarak, "Onları ziyaret ettim. DEM Parti vekilleri her daim yanlarında muhalefetin milletvekilleri sürekli onlarla dayanışma içinde. Bu çok kıymetli, çok önemli. Açız, yoksuluz, çıplağız diyerek açlık grevine giren işçiler bugün açlık grevlerinin 9. günündeler. Ve işçilerin direnişleri kısmi bir kazanımla devam ediyor. Neden kısmi diyorum? Şunun için. Çalışma Bakanlığı maaşlarının bir kısmının ödendiğini söylese de edindiğimiz bilgilere göre bu ödenen kısım son derece cüziymiş. Madenciler tüm alacaklarını ve haklarını alana kadar grevi devam ettireceklerini söylüyorlar. Bakın biz maden işçilerini ziyaret ettiğimizde bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyordu. Ve işçiler orada o yağmurun altında direniyorlar. Niye? Aç kalmamak için. Niye? Maaşları ödensin diye. Niye? Mahrum edildikleri analarının ak sütü kadar helal olan haklarını alabilmek için yapıyorlar. Aşağıda metan gazı yukarıda biber gazı bize reva görülen bu diyor işçi. Gözaltına alınıyorlar. Gaz sıkılıyor işçiye. İnanılır gibi değil. Esas gözaltına alınması gereken esas hakkında işlem yapılması gereken o işçilerin hakkı olan maaşlara çöken patronken o patrona karşı hakkını müdafaa etmek için alana meydana çıkan işçilere gazlı, joplu saldırılar düzenleniyor ve işçiler gözaltına alınıyor. Bakın mecliste bir kaç yüz metre ileride Kurtuluş Parkı’nda eylemlerini devam ettiriyor bu işçiler. Ve doymak bilmez Yıldızlar Holding’e aynen şu mesajı veriyorlar. Yıldızlar da kayar. Durmaz yerinde. Evet. İşçilerin haklarını gasp eden Yıldızlar Holding’e bir uyarıyı da biz buradan bir kez daha yapıyoruz. Amasız, fakatsız, eksiksiz ve zaman geçirmeden işçilerin haklarını tanıyın" dedi. Oruç, Gülistan Doku dosyasının yeniden açılmasının önemine işaret ederek, "Gülistan’ın arkadaşı Rojvelat Kızmaz ölümü mutlaka araştırılmalıdır. Rojin Kabaiş başta babası ailesi olmak üzere kadın hareketinin aylardır gündemden düşürmediği konu ve Rojin Kabaiş için adalet talebi mutlaka sağlanmalı. Dağ fare doğurmamalı. Faili meçhul dediğiniz şey gökten inen bir karanlık değil. Bu sistemin ürettiği koruduğu sakladığı karanlığın ta kendisidir. Bakın Mehmet Sincar, Uğur Mumcu, Ceylan Önkol, Deniz Poyraz, Hrant Dink, Berkin Elvan, Gar Keçi davası, 10 Ekim Gar Faili meçhuller. Bunları biz saysak inanın günler yetmez bize. Günler yetmez. Bu kadar uzun bir liste ve bu kadar uzun karartılmış hayatlar var. Cumartesi anneleri bir ömürdür kayıplarını arıyor. Tüm faili belli davalar için gereken adımlar acilen atılmalı evet ama bu adımlar sahici ve sonuç alıcı adımlar olmalı" Oruç, 27 Şubat’ta Abdullah Öcalan’ın yaptığı açıklamaya değinerek, Öcalan’ın Türkiye’nin önüne tarihsel bir eşik koyduğunu ifade etti. Oruç, "Çatışma çözümleri deneyimlerine baktığımızda örgütlerin on yıllar boyunca atabildiği adımlar Türkiye’de bir yılda atıldı. Bakın bu çok önemli. Ve inanın bununla ilgili ileriki zamanlarda çatışma ve çözüm çalışacak olan akademisyenler bunu önemli inceleyecekler. PKK silahlara veda ettiğini örgütsel yapısını laf ettiğini dünyaya ilan etti. Bunu gerçekleştirerek de tarihi bir hamle yapmış oldu. Bu 100 yıllık Cumhuriyet tarihinin en önemli gelişmelerinden birisi değerli arkadaşlar. Bu adımın gereklilikleri yapılırsa Türkiye sadece prangalarından kurtulmayacak. Toplumsal kutuplaşma son bulacak. Demokratikleşmenin zemini büyüyecek. Önümüzde bu kadar aydınlık bir tablo varken barışa bu kadar yaklaşmışken barışı ve demokratikleşmeyi bu kadar konuşuyorken barış menziline koşar bir adımla gidilmesi gerekirken iktidar ne yapıyor? İktidar aksak, ürkek ve oyalayıcı bir tutum içinde. Altını tekrar çiziyoruz. Barış sürecinde iktidarın adım atmadığı her an süreç karşıtlarının hile ve hurdayla dolu provokatif tutumları geliştirmesinin önünü açar. Bakın bu kadar fırsat ve risk denklemi söz konusuyken iktidara şu soruları soruyoruz. Ekranlarda sürekli süreç tıkandı diyerek ortalığı bulandıran medya simsarlarının ellerini nasıl oluşturduklarını görmüyor musunuz? Bunu görmemek mümkün mü? Bu kesimler ve onlara çanak tutanlar şu sözümüzü iyi dinlesinler. Ne olursa olsun barış gemisini limana ulaştıracağız. Ve yine iktidara bir soru daha soruyoruz. Orta Doğu’daki istikrarsızlığı derinleştirmek isteyen güçler bekleme halinizden son derece memnunlar. Son derece. Bunu görmüyor musunuz gerçekten? Farkında değil misiniz bunun? Madem dış güçler diye bir tehdit algınız var. O zaman bu tehditleri ortadan kaldırmak için barıştan daha iyi bir yol yok. Bunun halkını defalarca kez çizdik. İktidar artık Nasreddin Hoca misali ipe un sermekten vazgeçmeli. Teyit tespit tekerlemesine sarılarak puslu bir hava üretmemeli. Meclis komisyonunun nihai raporunu eksik de olsa siyasi barışın yolunu açmak için bir rehber olarak kabul etmeli. Ve buradan ilerlenmeli. Artık Arif’e tarif gerekmiyor değerli halkımız. Adım atılsın ki ülke nefes alsın. Adım atılsın ki barış umudunun üstündeki kara bulutlar dağılsın. Adım atılsın ki bu ülkede onurlu bir barış sağlansın" dedi.
28 Nisan 2026 Salı - 15:38
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Anayasa Mahkemesi 64. Kuruluş Yıl Dönümü ve Ant İçme Töreni”ne katıldı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Anayasa Mahkemesi 64. Kuruluş Yıl Dönümü ve Ant İçme Töreni”ne katıldı
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Nisan 2026 Pazartesi- 17:04
Akçadağ Belediye Başkanı Ulutaş, doludan etkilenen üreticileri ziyaret etti
2
27 Nisan 2026 Pazartesi- 18:43
MHP Kütahya İl Başkanlığı’na atanan Türker görevi devraldı
3
27 Nisan 2026 Pazartesi- 23:28
Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul’da film galasına katıldı
4
26 Nisan 2026 Pazar- 17:25
MHP Gaziantep İl Başkanı Mehmet Sait Kılıç göreve başladı
5
27 Nisan 2026 Pazartesi- 16:10
Cumhurbaşkanı Erdoğan "Dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor"
21 Kasım 2025 Cuma - 09:31
Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 Liderler zirvesi için Esenboğa’dan Johannesburg’a hareket etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin ev sahipliğinde 20.’si düzenlenecek G20 Liderler Zirvesi için Johannesburg’a hareket etti.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22-23 Kasım tarihlerinde Johannesburg’da düzenlenecek 20. G20 Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere, Güney Afrika Cumhuriyeti’ne gitti.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Esenboğa Havalimanı’ndan ’TUR’ uçağıyla Güney Afrika Cumhuriyeti’ne hareket etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Esenboğa Havalimanı’ndan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Ankara Valisi Vasip Şahin ile diğer ilgililer uğurladı. Erdoğan beraberinde, eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik ile bazı yetkili heyet ile Güney Afrika Cumhuriyeti’ne gitti. (OHÖ-
21 Kasım 2025 Cuma - 09:18
İBB’de mikrofon gerginliği: Başkan Cin İmamoğlu’nu eleştirince İBB Başkan Vekili Aslan mikrofonu kapattırdı
Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi’nde yaptığı konuşmada CHP’li yönetimi "vesayet altında olmak", "İstanbul’u borç, yolsuzluk ve çöküş döngüsüne sürüklemek" ve "İBB’yi siyasi finans aparatına çevirmekle" suçladı. Mecliste zaman zaman tansiyonun yükseldiği konuşma sırasında İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Başkan Cin’in Ekrem İmamoğlu’na yönelik eleştirileri üzerine "Arkadaşlar mikrofonu kesin" diyerek oturuma ara verdi.
21 Kasım 2025 Cuma - 00:06
Milli Eğitim Bakanı Tekin: "Hiçbir sivil toplum örgütüne kamunun bütçesinden kaynak ayıracak protokol yapmayız"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Biz hiçbir sivil toplum örgütüne, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ya da kamunun bütçesinden zerre miktarı kaynak ayıracak bir protokol yapmayız" dedi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesi ve kesin hesabının görüşmeleri tamamlandı. Milletvekillerinin konuşmalarının ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, soruları cevapladı. Çeşitli dernek ve vakıflarla yapılan protokollere ilişkin konuşan Bakan Tekin, "Ben size şimdi buradan bazı şeyler okuyacağım. Kadın Sağlıkçıları Eğitim ve Dayanışma Cemaati ile protokol imzaladık. Kadınla Demokrasi Tarikatı ile protokol imzaladık. Lösemili Çocuklar Cemaati ile protokol imzaladık. ’Çocuklar Gülsün Diye’ cemaatiyle protokol imzaladık. Türk Böbrek Cemaatiyle protokol imzaladık. Ben size defaten söyledim. Bakın, ben üniversitelerde yıllarca Anayasa Hukuku dersini anlatmış bir insanım ve şunu söylüyorum: Hukuk devleti içinde yaşıyoruz ve benim için bir sivil toplum örgütünün İçişleri Bakanlığı Dernekler Masası ya da ilgili sivil toplum genel müdürlüğü bünyesinde akredite olmuş olması ya da Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde akredite olmuş bir vakıf olması sivil toplum olarak tanımlanması için yeterlidir" diye konuştu. LGS sınavında soruların sızdırılması iddialarına ilişkin yanıt veren Bakan Tekin, "Sınavı yapar yapmaz, yaptığımız gün biz bütün sınavlarda böyle. ÖSYM için de, bizim için de yapılan bütün sınavlardan sonra illerden bize ulaşan usulsüzlükler ya da herhangi bir sınav kurallarına aykırılık varsa biz gerekli işlemleri anında başlatırız. O gün de bu olaylarla ilgili olarak biz bir açıklama yaptık ve dedik ki, ‘Bazı illerimizde sınavla ilgili biz soruşturma açtık’. Bunlardan bir tanesinde de kamuoyuna çokça eleştiri tartışma konusu olan soruların sızdırıldığı iddiası ile ilgili yapılan açıklama var. Bununla ilgili bir açıklama yaptık. Resmi basın müşavirliğimizden açıklama yaptık" dedi. Bakan Tekin, "Ben gerçekten eleştiriye karşı saygılı bir insanım. Şahsımla ilgili Özgür Özel Bey başta olmak üzere kim hangi eleştiriyi yaptıysa yapsın hiçbirisine çıkıp da kaba bir ifade kullanmadım bugüne kadar. Fakat LGS ile ilgili mevzuda mevzu şöyle: Yaklaşık 1 milyon çocuğumuz hayatlarının tamamında etkisi altında kalacakları bir manipülasyon ortada söz konusu iken yaklaşık 13 defa açıklama yapmışız. ’Yok. Bakın biz burada sınav güvenliğini ihlal eden bir durum söz konusu değil. Gerekli tedbirleri aldık’ dememize rağmen kamuoyunda, sosyal medya ortamlarında birileri bu konuda ısrarlı bir biçimde çocuklarımızın geleceğini karartacak söylemler içerisine girdiler ve ben şahsen onları kastederek dedim ki: Bakın bu yanlıştır. Bu çocukların geleceklerini karartıyor. Bakın bugün çocuk hakları günündeyiz. Bu çocuklar ömürleri boyunca bu yalanın etkisinde kalacaklar" diye konuştu. Eğitim sistemine gelen eleştirilere cevap veren Tekin, "Eğer elinizdeki kitapçığı dikkatle okursanız, biz iyi olduğumuz yerleri de, eksik olduğumuz ve desteklerinizi istediğimiz yerleri de kitapçığımızın içerisine yazdık. Bu şekilde de devam edeceğiz. Bunun altını çizeyim. İkincisi, ben 1994 yılından beri eğitimin içerisindeyim. Üniversiteye araştırma görevlisi olarak başladım ve birçok üniversitede öğretim üyesi olarak çalıştım. Milli Eğitim Bakanlığında 5 buçuk yıla yakın bir süre müsteşarlık yaptım. Dolayısıyla bu konuda lütfen bizim de en az sizin kadar Türkiye’deki eğitim öğretim sisteminin bilimsel, laik, demokratik ve çağdaş bir eğitim sistemi kurgulamaya çalıştığımızı lütfen kabul edin" ifadelerini kullandı. "Ben hukuk devletinin formasyonu içerisinde davranıyorum" Cemaat ve tarikatlara para aktarma ile ilgili iddiaya cevap veren Tekin, "Ben geçen yılda söyledim. Dedim ki bir tane vakıf gösterin, bir tane dernek gösterin. Eğer protokolümüzü iptal etmezsek bakın hiçbir şey bilmiyorum. Bunun altını çizerek söylüyorum. Biz hiçbir sivil toplum örgütüne, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ya da kamunun bütçesinden zerre miktarı kaynak ayıracak bir protokol yapmayız. Sivil toplum örgütleri arasında da bize yakın, bize uzak, bilmem ne ayrımı yapmayız. Ben hukuk devletinin formasyonu içerisinde davranıyorum" diye konuştu. "15 milyon İstanbul’un kişisel verilerini siyasi çıkarları uğruna satan kişi için niye bir şey demiyorsunuz" Diploma ve denklik belgelerinin sahte olduğuna yönelik gelen iddialara yanıt veren Tekin, "Bu konudaki her olayın arkasından soruşturmamızı açtık, gereğini yapıyoruz. Peki ben bir soru soracağım. 15 milyon İstanbul’un kişisel verilerini siyasi çıkarları uğruna satan bir kişi için niye bir şey demiyorsunuz? Evet. Ben soruyorum. Size söz konusunda bir cevap vereyim. Şimdi devam edelim. Şimdi iftira falan atıyorum. Ben İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nı dikkate alıyorum" şeklinde konuştu. Köy okullarına yönelik gelen sorulara cevap veren Tekin, "Biz köy okulları ile ilgili kararımızı alacağımızı söylemiştik ve bu yıl itibariyle tek bir öğrencisi dahi olsa köyden talep varsa köy okullarını açtık. Öğrenci sayısı bir olan köy ilkokulu sayımız 41, öğrenci sayısı 2 olan köy okulu sayısı ilkokulu sayısı 81, 3 olan 122, 4 olan 158, 5 olan 204, 6 olan 196, 7 olan 241. Öğrenci sayısı 8 olan 190 toplam 404 tane köy okulumuzu bu yaz itibariyle ilgili mevzuatın revize edilmesi sayesinde açtık" yanıtını verdi. MESEM’lerle ilgili soru üzerine Tekin, "MESEM’lerde hayatını kaybeden çocuklarımıza ilişkin burada öyle bir şey yapıyorlar ki… Biz de bir babayız. Ben de bir öğretim üyesiyim, bir eğitimciyim. Ve bu olayların hepsinden biz de en az sizler kadar rahatsız oluyoruz. Ve bununla ilgili de gerekli tedbirleri, gerekli soruşturma süreçlerini yürütüyoruz. MESEM’ler ile ilgili olarak ben şunu söyleyeyim. MESEM’e kayıt olmak için 14 yaşını doldurmuş olmak şartı var. Uluslararası Çalı?ma Örgütü’nün ILO’nun hükümlerine uygun olmasından hareketle Anayasamız başta olmak üzere uluslararası sözleşmeler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca koordine edilen, takip yapılan iş sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili yasal düzenlemeler doğrultusunda bütün bu işletmeler MESEM kapsamında veya bizim protokol okullarımızdaki iş yeri ve beceri eğitimlerinin tamamı bu mevzuata uygun olarak tasarlanmak zorundadır" dedi. Görüşmelerin tamamlanmasının ardından Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesi kabul edildi.
20 Kasım 2025 Perşembe - 23:18
Vakıflar Kanunu teklifi kabul edildi ve kanunlaştı
Vakıflar Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. TBMM Genel Kurulu’nda Vakıflar Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmeleri düzenlendi. Kanun teklifi kabul edilerek yasalaştı. Buna göre, afet bölgesi kabul edilen Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya illerinde faaliyet gösteren seyahat acentaları 2025 yılı için aidat alınmayacak ve önceki döneme ait yıllık aidat borçları herhangi bir işleme gerek kalmaksızın silinmiş sayılacak. Marina, liman tesisleri, kıyı tesisleri, gemi/araç turizm aracı için kimlik bildirme zorunlulu olacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletme Merkez Müdürlüğü memur ve işçi kadrolarında bulunup, madde yürürlüğe girdiği tarih itibariyle Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü koro ve toplulukları ile il Kültür ve Turizm Müdürlükleri bünyesindeki müzik topluluklarında ses ve saz sanatçısı olarak icra eden ve bir ay içinde başvuranlar Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek sözlü ve yazılı sınavda başarılı olanlar 28 Şubat 2026 tarihine kadar sözleşmeli sanatçı pozisyonlarına atanacak. Belgesiz konaklama işletmelerinin elektronik ortamda tanıtım, pazarlama ve satış yapılması amacıyla ilan veren konaklama işletmesine mahalin en büyük mülki amirince her ilan için 25 bin TL idari para cezası uygulanacak. Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı yönetiminde bulunan saray, köşk, kasır, müze, tarihi fabrikalar ve diğer yapıların restorasyonu, çevre düzenlemesi ve ihyası sırasında bu mekanların buluntuları parsellerde gereken araştırma, sondaj ve arkeolojik kazı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığınca yapılacat ve yaptırılacak. Vakıflar Genel Müdürlüğü ve mazbut vakıflara kira süresi 3 yıldan 5 yıla çıkartılacak. Sermayesinin tamamı Vakıflar Genel Müdürlüğü ve mazbut vakıflara ait olan şirketlerin faaliyetlerini yürütürken ihtiyaç duyduğu taşınmazlar, Genel Müdürlük tarafından rayiç bedelinden düşük olmamak üzere bu şirketlere doğrudan kiraya verebilecek. Uludağ Alanında Kanun kapsamında doğal sitler ve tabiat varlıkları ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğüne verilen görevler, Başkanlık tarafından yerine getirilecek. Gelibolu Tarihi Alanı arkeolojik, coğrafi, kültürel ve tarih varlıkları göz önüne alınarak ilgili kurumların görüşü, Başkanlığın teklifi ve Bakanlığın uygun görüşü üzerine Cumhurbaşkanı kararı ile Tarihi Alan sınırları genişletilebilecek. Çanakkale Savaşlarıyla ilgili her türlü silah, teçhizat, kıyafet, aksesuar, belge ve benzeri malzemeler korunması gerekli taşınır kültür varlığı sayılacak. Çanakkale Savaşları ve tarihi Alana ilişkin müze kurulabilecek.
20 Kasım 2025 Perşembe - 22:48
Düzce’ye spor yatırımı müjdesi
DÜZCE(İHA) – AK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile bir araya gelerek önemli projeleri Düzce’ye kazandırdıklarını duyurdu. TBMM’de nöbetçi olan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ı ziyaret eden Milletvekili Öztürk’e, Gümüşova Belediye Başkanı Kenan Sübekçi ve Boğaziçi Belediye Başkanı İbrahim Ercan eşlik etti. Yapılan görüşmelerde Milletvekili Öztürk, iki bölgenin spor altyapısı ihtiyaçlarını bizzat Bakan Bak’a iletti. Görüşme sonucunda, Gümüşova’ya kapalı yarı olimpik yüzme havuzu, Boğaziçi’ne kapalı halı saha projesi için Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından tam destek verildi. Milletvekili Öztürk, "Sporla büyüyen nesillerini çok önemsiyoruz. Bu projeler, gençlerimizin, çocuklarımızın enerjisini doğru yönlendirecek, spor kültürünü güçlendirecek, Gümüşova ve Boğaziçi’nin sosyal hayatına yeni bir dinamizm katacak önemli yatırımlar olacak. Bizler, şehirlerimizin gelişimi ve hemşehrilerimizin istifade ettiği her hizmet için Ankara’da kapı kapı dolaşmaya, çözüm üretmeye ve takipçisi olmaya devam edeceğiz. Gümüşova’ya, Boğaziçi’ne ve tüm Düzce’mize hayırlı olsun" dedi. Söz konusu yatırımların kısa süre içinde planlama aşamasına alınarak ilçelere kazandırılması bekleniyor.
20 Kasım 2025 Perşembe - 21:59
CHP Genel Başkanı Özel: "Adil vergi sistemi olan bir Türkiye müjdeliyor, ona doğru ilerliyoruz"
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Prime değil, vergiye dayalı, kiranın da katılım payının da primin de alınacaksa gelire göre alındığı ya da sistemin doğrudan bir adil vergi sistemiyle beslendiği bir Türkiye’yi umut ediyoruz, müjdeliyoruz, ona doğru ilerliyoruz" dedi. CHP Genel Başkanı Özel, Ankara’da Türk Eczacıları Birliği 45. Olağan Büyük Kongresi’ne katıldı. Yarın kurultaya yönelik tanıtım toplantısı olacağını belirten Özel, "Ben yarın bir tanıtım, bir lansman toplantısında olacağım. Bir hafta sonra başlayacak partimizin kurultayına yönelik. Orada kurultayın ilk gününde yapılacak olan program değişikliğine yönelik bir tanıtım toplantısı. O programla birlikte biz ülkede gördüğümüz sorunları tespit etmeyi değil, nasıl çözeceğimizi ve iktidar olduğumuzda ne noktaya hangi alandaki sorunu çözerek geleceğimizi anlattığımız bir süreç olacak" açıklamasında bulundu. "Adil vergi sistemiyle beslendiği bir Türkiye’yi umut ediyoruz, müjdeliyoruz, ona doğru ilerliyoruz" Yoksullukta mücadele etmeden sağlık, ilaç ve eczacılık sisteminin sunulamayacağını anlatan Özel, "Bir temel vatandaşlık gelirini Türkiye’nin artık tartışması falan değil, uygulaması lazım. 25 yıl önceki orta direk, ben bakıyorum bugün eczaneme. Şimdi yoksul olmuş. 25 yıl öncenin zenginleri, ortalama gelire gelmiş. Orta direk yoksullaşmış, derin yoksulluğun pençesinde perişan durumda. Prime değil, vergiye dayalı, kiranın da katılım payının da primin de alınacaksa gelire göre alındığı ya da sistemin doğrudan bir adil vergi sistemiyle beslendiği bir Türkiye’yi umut ediyoruz, müjdeliyoruz, ona doğru ilerliyoruz" diye konuştu.
20 Kasım 2025 Perşembe - 21:22
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye’nin her yerinde sadece kardeşlik türküleri söylenecektir"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "İnşallah 100 yılın 50 yılını esir almış terörden kurtularak, terörsüz bir Türkiye’yi inşa edecek ve Türkiye’nin her yerinde sadece kardeşlik türküleri söylenecektir" dedi. Bir dizi açılış ve programlar için Aksaray’a gelen TBMM Başkanı TBMM Numan Kurtulmuş, ilk olarak Aksaray Valisi Mehmet Ali Kumbuzoğlu’nu ziyaret etti. Ardından Aksaray Üniversitesi 2025-2026 Akademik Yılı açılışı dolayısıyla üniversitenin konferans salonunda düzenlenen programa katılan Kurtulmuş, Aksaray’ın Anadolu’nun kalbi olduğunu, böylesi güzel bir şehirde ve üniversitede öğrencilerle birlikte olmanın ayrıcalığını yaşadığını söyledi. Kurtulmuş, bu topraklarda yaşayan her gencin, üzerinden 102 yıl geçen milli mücadeleden bu yana iki temel duyguyu bugüne kadar birlikte taşıdıklarını dile getirdi. Bunlardan ilkinin milli ruhun esasını oluşturan özgürlük, diğerinin ise adalet duygusu olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Aksaray’daki böylesine önemli bir üniversitenin öğrencilerin de 100 yıl geçmiş olmasına rağmen aynı duyguya sahip olduklarını ve bu duygu içerisinde de aynı milli mücadele içerisindeymiş gibi önümüzdeki dönemin yoğun ve devasa sorunlarıyla da mücadele etme azim ve kararlılığı içerisinde olduğunu gayet iyi biliyorum. İnşallah bu anlamda kendinizi yetiştirerek, ilimi hikmetle ve irfanla buluşturarak dünyaya, dünyanın bütün sorunlarına karşı meydan okuyabilecek bir yetkinliğe sahip olacaksınız. Gençlerimizi hangi alanda yetişiyor olursa olsun bu ana çerçevede bu bilinçle yetiştirmek mecburiyetindeyiz" dedi. "Bugün devasa sorunlarla karşı karşıyayız" Kurtulmuş, küresel adalet arayışının bugünün dünyasının en önemli meselelerinin başında geldiğini bildirdi. Büyük kazanımlar elde edilen bir dönemde, teknolojinin en üst seviyede olduğu dönemlerden geçtiklerine değinen Kurtulmuş, "İnsanoğlunun hemen her şeye sahip olduğu ama birçok konuda da yoksunluk içerisinde olduğu bir dönemdeyiz. Yoksunlukların en başında gelen ise adalet yoksunluğu. Dolayısıyla hiç şüphesiz ki insan yitik olan şeyin peşinde koşar ve o yitik olanın peşinde mücadele eder. Bugün devasa sorunlarla karşı karşıyayız. İklim krizlerinden bölgesel çatışmalara, iç savaşlara, silahlanma yarışına ve iklim krizlerine bağlı olarak ortaya çıkan küresel kuraklık ve su krizlerine kadar çok büyük problemlerle boğuşuyoruz. Bunların hemen hemen her gün bizim gündemimizde etki ettiğini, artık hiçbir sorunun tek başına bir ülkenin, bir bölgenin ya da bir kıtanın sorunu değil, bütün insanlığın ortak sorunları olduğunu gayet iyi biliyoruz. Bu çerçevede bu sorunların en temelinde bu bütün sorunların kaynağında yatan hususun da küresel ölçekte bir adaletsizlik olduğunu gayet iyi şekilde biliyoruz" şeklinde konuştu. Kurtulmuş, dünyada adaleti tesis etmek üzerine kurulmuş olan bütün uluslararası kurum ve kuruluşlarının da neredeyse tamamen fonksiyonsuz hale geldiği bir sürecin içerisinde olduklarını söyledi. Başta dünyada savaşları ortadan kaldırmak için kurulmuş olan barışı ve yeryüzünde adaleti sağlamak için kurumsal varlığı ortada bulunan BM başta olmak üzere hemen hemen küresel kurumların tamamının fonksiyonsuz hale geldiğini belirten Kurtulmuş, "Bu kurumların tamamını ya sadece kağıt üzerinde bir güçten ibaret olduğunu ya da bir takım binalardan ibaret olduğunu gayet iyi biliyoruz. Dünya kendisi için çözümleri bulması gereken kurumların dahi artık sorun kaynağı haline geldiği bir noktadan geçiyor. En başta Birleşmişler Milletler Güvenlik Konseyi bugünkü yapısıyla dünyada savaşları durdurmak barışı sağlamak şöyle dursun kendisi çatışmaların tarafı haline gelmeye çalışıyor. Çünkü artık veto diplomasisi diyebileceğimiz uluslararası alanda yeni bir alan açılmıştır. BM’de dünya üzerinde söz sahibi olduğu iddiasıyla 2. Dünya Savaşı sonrası dengeleri sürdürmek isteyen 5 ülke sahip olduğu veto gücüyle birlikte dünyadaki herhangi bir sorunu çözümsüz hale gelmesini sağlayabilmektedir. Örnek mi istersiniz, Ukrayna krizi. Örnek mi istersiniz, iki seneyi aşkın süredir devam eden Gazze’deki insanlık suçları ve soykırımı. Maalesef bu veto diploması yoluyla dünyada veto gücünü kullanarak istediği etki alanını oluşturabilen ülkelerden birisi hangi konuyu veto ediyorsa o ne kadar büyük insanlık suçu olursa olsun, ne kadar büyük ortak sorun olursa olsun ne yazık ki çözülemiyor, çözümsüz halde bırakılıyor. En başta küresel adalet arayışında yeni bir küresel siyasi ve ekonomik mimariye ihtiyacımız olduğu ortadadır" diye konuştu. İklim kriziyle boğuşulduğuna değinen Kurtulmuş, "Niçin iklim krizlerinin yükünü minimal etkileri olan ülkeler ödeyecekte, dünyayı bu hale getiren, kirleten, iklimi perişan eden, bozan, büyük güçler niye bunun bedelini ödemeyecek. Böylesi çifte standartlı bir dünya düzeni nasıl ve ne kadar daha devam edebilecek. Onun için diyoruz ki bu sorunları çözebilmek için cesur ve güçlü sözlerle yolumuzu açmak, yolumuza devam etmek durumundayız" ifadelerini kullandı. "Tarih doğru tarafta duranları yazacaktır" Kurtulmuş, Filistin ve Gazze meselesinin özellikle büyük güçlerin ikiyüzlülüğünü de ayan beyan ortaya koyduğunu söyledi. Gazze’de yaşananların binde birinin dünyanın başka bir yerinde olsa, dünyada kıyamet koparacak olan ülkelerin insani kriz karşısında 100 bini aşkın insanın öldüğü bu soykırım karşısında bir kelime bile söylememiş olmalarının dikkat çekici olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Bu ikiyüzlülük hükümetler tarafından ne kadar sürdürülürse sürdürülsün küresel adalet talebine sahip olan ve bunu dile getiren yeryüzünün insan ve vicdan sahibi özellikle gençleri meydanlara çıkmakta, sokaklarda toplanmakta ve siyonizmin insanlık dışı suçlarını avazı çıktığı kadar protesto ederek önlemeye gayret ediyorlar. Filistin davası, ikiyüzlülüğü de ortaya konulduğu bir yer. Aynı zamanda Filistin ve Gazze meselesi küresel adalet anlayışı içerisinde küresel vicdanın da test edildiği bir alandır. Tarih doğru tarafta duranları yazacaktır. Burada onurla ifade etmek isterim ki yeryüzünde millet ve devlet olarak hep beraber Filistin halkının yanında duran en önemli devlet Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Türkiye sadece masum ve mazlum durmakta kalmadı her uluslararası platformda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere güç merkezli değil, hak ve adalet merkezli yeni bir dünya sistemin kurulması için avazımız çıktığı kadar bağırdık. Sözün en kuvvetlisini en zor platformlarda dile getirerek üzerimize düşenin bir kısmını hiç olmazsa yerine getirmeye gayret ettik" dedi. Türkiye’nin küresel adalet arayışının üç temel halkası olduğunu, bunlardan birincisinin mekan olarak Anadolu ve çevresi olduğuna işaret eden Kurtulmuş, "Anadolu ve geniş gönül coğrafyalarda kim haksızlığa, kim zulme uğramışsa onun elinden tutmak, imdadına yetişmek bizim vazifemizdir. Çünkü bugünün dünyasının bize yüklediği bir borç olmanın ötesinde ecdadın bize bıraktığı tarihi bir mirasın gereğidir" diye konuştu. "Adaletin tesis edilmesi için gayret sarf edeceğiz" Anadolu ve gönül coğrafyasında yaşayanların hakkaniyet ve adalet terazisinde hakkını alması için mücadeleyi sürdürdüklerini vurgulayan Kurtulmuş, "Bu çerçevede her şeyden evvel böylesine geniş bir coğrafyaya bakabilmemiz için kendi iç cephemizi tahkim etme, evimizi tanzim etmemiz, hak ve özgürlükler çerçevesinde bu ülkenin 86 milyonunun eşit ve özgür yurttaş olduğu bir Türkiye’yi kurmamız mecburiyettir. Bunun için barışı, kardeşliği sağlayacağız, demokrasinin standartlarını yükselteceğiz. Bunun için adaleti bu ülkenin en ücra köşesine kadar yaygınlaştırarak, bu geniş coğrafyamızda da hakkaniyetin ve adaletin tesis edilmesi için gayret sarf edeceğiz" şeklinde konuştu. Kurtulmuş, küresel adalet arayışının ikinci halkasının sistem olarak devlet ve demokrasi olduğuna değinerek, "Bu toprakların kapısı milletimize açıldığından bu yana hep devleti, devlet-i aliye ve devletin güçlü olması fikrini, ’devlet ebed müddet’ fikrini esas almış bir milletiz. Asıl olan milletin devletle birlikte güçlü olması ve millet-devlet ayrışması olmaksızın hep beraber kenetlenerek yoluna devam etmesidir" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin her yerinde sadece kardeşlik türküleri söylenecektir" Kurtulmuş, milli dayanışmayı artırma, birliği ve beraberliği pekiştirme mecburiyetinde olduklarını belirterek, "Yunus Emre’nin hepimizin bildiği sözünü bir kere daha hatırlatıyorum. ’Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz’. Asırların tecrübesini özetleyen bir cümledir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de yürüttüğümüz çalışmalar bunun bir parçası. İnşallah 100 yılın 50 yılını esir almış terörden kurtularak, terörsüz bir Türkiye’yi inşa edecek ve Türkiye’nin her yerinde sadece kardeşlik türküleri söylenecektir. Demokratik olgunluğumuz birliği, beraberliği, huzuru ve barışı sağlamaya yeter de artar bile. Yurt dışındaki bazı emperyalist odakların başımıza bela ettiği, vekalet unsuru olarak kullandığı bu terör örgütlerinin tamamını bir kenara bırakarak, bu ülkede yaşayanların bir ve beraber olduğunu bilerek yolumuza devam edeceğiz" dedi. "Adil bir dünyanın kurulduğunu mutlaka göreceksiniz" Kurtulmuş, adalet arayışının cesaret gerektirdiğini vurgulayarak, "Belki biz görmeyeceğiz ama bu salonda bulunan gençler, çok kısa bir süre içinde Birleşmiş Milletler başta olmak üzere dünyanın bu gayrı adil sisteminin dağıldığını ve yerine yepyeni adil bir dünyanın kurulduğunu mutlaka görecek. Bu, sizlere nasip olacaktır" dedi. Dünyanın zor bir dönemden geçtiğine değinen Kurtulmuş, sözlerini şöyle tamamladı: "Türkiye’ye büyük sorumluluklar düşüyor. Kaybedecek vaktimiz, bir tek günümüz ve insanımız olmadığını, ihmal edeceğimiz tek bir imkanımızın bulunmadığını paylaşmak istiyorum. Dışlamak, ötekileştirmek, yok saymak ve eyyamcılık kolaydır. Zor olan, bir fikre odaklanarak, o fikrin gerçekleşmesi için sonuna kadar mücadele etmek. Bu mücadelenin kapıları sonuna kadar açıktır. Türkiye’nin önünde bu bölgede güçlü ve lider ülke olmaktan başka hiçbir şans yoktur. Bu ülkede eyyamcılık yapan, gününü gün eden, bir takım iç ihtilaflarını esas meseleymiş gibi öne koyan bir Türkiye’nin inanın ki esamesi okunmaz. Birlik, beraberlik içerisinde bütün imkanlarımızı seferber ederek yolumuza devam edeceğiz. İnşallah 21. yüzyılı, güçlü Türkiye’nin yüzyılı yapacağız. Sözü güçlü, gücü tesirli Türkiye’nin yüzyılı yapacağız. Bunun için gayret sarf edeceğiz." TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği Aksaray’da, Hazreti Ali Şifa Camii ve Külliyesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Başkan Kurtulmuş, ikindi namazının ardından camideki vatandaşlarla selamlaştı ve cami hakkında bilgi aldı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, açılışının ardından bilim merkezinde sivil toplum örgütü başkanlarıyla bir araya geldi. Başkan Kurtulmuş burada da STK başkanlarıyla ekonomi ve çalışmaları değerlendirdi. Kurtulmuş son olarak Aksaray Spor Salonunda düzelenen Somuncu Baba Hazretlerini Anma 613. Vuslat Yıl Dönümü Programına katıldı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 19:29
CHP Genel Başkanı Özel, komisyon üyeleriyle İmralı ziyaretine ilişkin toplantı yaptı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, parti genel merkezinde komisyon üyeleriyle İmralı ziyaretine ilişkin toplantı gerçekleştirdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun CHP’li üyeleriyle toplantı gerçekleştirildi. CHP Genel Merkezi’nde yapılan toplantıda, ’Komisyon bünyesinde oluşturulacak heyetin İmralı ziyaretine yönelik partinin alacağı karar’ görüşüldü. 2 buçuk saat süren toplantıda komisyon üyeleri, Özel ile görüşlerini paylaştı. Toplantıda İmralı’ya gidilip gidilmemesi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar çıkmadı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 18:54
Bakan Güler, Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Hafter’i kabul etti
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Saddam Hafter’i kabul etti. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Saddam Hafter’i Ankara’da kabul etti.
20 Kasım 2025 Perşembe - 17:17
Söke Belediye Başkanı Arıkan, ABGC Yönetimiyle bir araya geldi
Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti (ABGC) Başkanı Ümit Özmen ve yönetim kurulu üyeleri, Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette Başkan Arıkan, gazetecilerle çalışmaları üzerine sohbet ederek yürütülen projeler hakkında bilgi verdi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Arıkan, "Gazetecilik, toplumun doğru bilgiye ulaşması için büyük bir sorumluluk üstlenen önemli bir meslektir. Kentimizin gelişimine katkı sağlayan, basın meslek kuralları içerisinde halkı doğru bilgilendirmeye yönelik yaptığınız çalışmalar bizim için çok değerli" dedi. Başkan Arıkan, ABGC yönetimine çalışmalarında başarılar dileyerek, "Her zaman olduğu gibi iletişim kanallarımız açık. Söke için ürettiğimiz her çalışmada sizlerin katkısı, desteği ve eleştirileri bizim için yol göstericidir" ifadelerini kullandı. ABGC Başkanı Ümit Özmen, kendilerini samimi bir şekilde ağırlayan Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan’a teşekkür etti. Gazeteciler ve Başkan arasındaki keyifli sohbette karşılıklı fikir alışverişi de yapıldı.
20 Kasım 2025 Perşembe - 17:11
AK Parti Grup Başkanı Güler: "Komisyon’un İmralı ziyaretine olumlu bakıyoruz"
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, "Komisyon’un İmralı ziyaretine olumlu bakıyoruz. Bu bir dinleme, Komisyonda oylamaya ihtiyaç olmayabilir. İmralı’ya gidecek isim henüz net değil, değerlendirilecek" dedi.
20 Kasım 2025 Perşembe - 16:58
Komünist Başkan Maçoğlu’na 86 milyon lira ceza
Tunceli’de 2019 yılında Türkiye Komünist Partisi’nden (TKP) belediye başkanı seçilen Fatih Mehmet Maçoğlu’na, kamu zararı nedeniyle 86 milyon 620 bin lira tutarında ceza kesildiği bildirildi. İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişleri tarafından Tunceli Belediyesi hakkında inceleme başlatılmıştı. Başlatılan inceleme tamamlanırken, 2019 yılında TKP’den belediye başkanı seçilen Fatih Mehmet Maçoğlu’nun görevi boyunca 145 işçiyi usulsüz şekilde işe aldığı ve işçilerin giderlerinin belediyenin gelirinin yüzde 84’üne denk geldiği, bundan dolayı kamunun zarara uğratıldığı tespit edildi. Mülkiye müfettişlerinin Maçoğlu’nun 86 milyon 620 bin liralık kamu zararına neden olduğu gerekçesiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğu ve Maçoğlu’na 86 milyon 620 bin lira zimmet çıkarıldığı bildirildi. Başkan Maçoğlu’nun Tunceli Belediyesi’ne dilekçe vererek itirazda bulunduğu, itirazın Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl tarafından reddedildiği öğrenildi. Ayrıca İŞKUR tarafından yapılan incelemelerde Tunceli Belediyesi’nin 2019-2024 yılları arasında 145 işçiyi duyuru yapılmadan ve ilana çıkılmadan işe aldığı gerekçesiyle belediyeye ait şirkete toplam 500 bin liralık ceza kesildiği bildirildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder