POLİTİKA
AK Partili Vekil Sarıbaş, CHP Lideri Özel’e cevap 26 Nisan 2026 Pazar - 23:22:05 CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu için sarf ettiği "Aydın’da sokağa çıkamıyor" sözlerine, AK Parti Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile cevap verdi. Sarıbaş konuyla ilgili açıklamasında "Belli ki Başkanımızın topuk sesleri sizleri ürkütmüş. Sizler, yolsuzluğu, kanunsuzluğu ve rant odaklı siyaseti kendinize yol edinenleri savunmaya, gerçeklerden kopuk polemiklerle gündemi işgal etmeye devam edebilirsiniz" ifadelerini kullandı. AK Parti Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş, konuyla ilgili açıklamasında "CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımız Özlem Çerçioğlu hakkında sarf ettiği mesnetsiz beyanlar, siyasi bir hazımsızlığın ve çaresizliğin dışavurumudur. Belli ki Başkanımızın topuk sesleri sizleri ürkütmüş. Sayın Özel şunu iyi bilmelidir: Özlem Başkanımız, sizin hayal ürünü iddialarınızın aksine; yaşlılarımızın hayır duasında, gençlerimizin samimi gönlünde ve Aydın halkının sarsılmaz güveninde görevini icra etmektedir. AK Parti kadroları olarak; birlik ve beraberliğimizden aldığımız güçle, gece gündüz demeden sokak sokak gezmeye, kapı kapı dolaşarak Aydınlı hemşehrilerimizin her anında yanlarında olmaya devam ediyoruz. Sizler, yolsuzluğu, kanunsuzluğu ve rant odaklı siyaseti kendinize yol edinenleri savunmaya, gerçeklerden kopuk polemiklerle gündemi işgal etmeye devam edebilirsiniz. Ancak hakikat sokağın ta kendisidir ve Aydın halkı, kimin gerçek bir hizmet sevdalısı olduğunu gayet iyi bilmektedir. Dün olduğu gibi bugün de milletin gönlünde yeri olmayanlar, sadece karalama siyasetiyle ayakta kalmaya çalışanlar yine hüsrana uğrayacaktır. Her zamanki gibi yine kaybedeceksiniz! Milletimizin emrinde, Aydın’ın hizmetinde durmaksızın çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
26 Nisan 2026 Pazar - 20:55 CHP Genel Başkanı Özel: "Ülkeyi düze çıkartmak için üstümüze ne düşerse yaparız, kendimizden eminiz" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu ülkeyi düze çıkartmak için üstümüze ne düşerse yaparız. Adım adım kurtuluşa yürüyoruz, kendimizden eminiz" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sakarya’da 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde konuştu. Kentin yeterli yatırım alamadığını savunan Özel, partisinin iktidara gelmesi halinde ülkenin refaha kavuşacağını söyledi. Özel, "Bir ülkede adalet olmazsa hiçbir şey olmaz. Türkiye’de vatandaşların yüzde 82’si yargıya güvenmediğini söylüyor. Ekonomide, demokraside, yargıda kriz var. Bu düzenin adı AK Parti’nin kara düzeni. Millet, bu kara düzenden yaka silkmiş durumda ama AK Parti bunu duymak yerine milletin kararına savaş açmış durumda. İstanbul’u 30 sene yönettiler onlar kazandı, onlar yönetti kimse karışmadı. İlk başta Erdoğan türlü şeylerle suçlandı, tutuksuz yargılandı, ceza aldı, cezaevine bile telefonla çağırıldı, yanındaki koğuş arkadaşını bile kendi seçti, cezaevine balık pişirme partileri verdi, cezaevinde şiir kasetleri doldurdu çıkarttı ve sattı. Kimse engel olmadı. Şimdi öyle bir haldeki seçilmiş belediye başkanını bir iftar sofrasında diplomasını iptal eden o, ertesi sabah sahur sırasında şafak baskını yaptıran o, 4 gün emniyette tutan, sonra tutuklayan o. Bugün 403 gün oldu, rakibini hem de cezası kesinleşmeden asla ve asla suçlu denilebilecek değilken suçluymuş gibi tutan o. Devletin televizyonuna, Atatürk’ün kurduğu ajansa yalan yanlış bilgiler yaydıran, partimize, Ekrem başkanımıza ve belediye başkanlarımıza iftiralar atan, yargı savaşı başlatan o. Bunların sonunda öyle bir noktaya geldik ki ‘terörist’ dediler yalan çıktı, ‘yolsuz’ dediler bütün iddiaları boş çıktı. ‘Ajan’ dediler milletin buna gülmekten canı çıktı ama hala başkana çeşitli iftiralarla atılan bir mahkeme sürüyor" dedi. "Ülkeyi düze çıkartmak için üstümüze ne düşerse yaparız" Özel, "Her gün iddianame satır satır çürüyor, sayfa sayfa dökülüyor. Yol arkadaşlarımız dimdik duruyor. Bu operasyon başladığında ne diyorlardı, ‘Bir ay içinde iddianame çıkar. İnsan içine çıkamayacak, birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar. Hatta eşlerinin bile gözlerinin içine bakamayacak’ diyorlardı. O iddianame 1 ayda değil, 8 ayda çıktı. Dedik ki, ‘İddianame çıksın, yargılama canlı yayında yapılsın. Biz arkadaşlarımıza güveniyoruz’ dedik. Önce canlı yayını kabul ettiler, şimdi canlı yayından vazgeçtiler. Çünkü ilk günden beri atılan o yalanı bir türlü ispatlayamıyorlar. ‘560 milyar’ dediler, 560 kuruş bile yok tamamı yalan çıktı. Kendi evlerinden ayakkabı kutularıyla paralar çıkmıştı, bizden kör kuruş çıkmadı. ‘Bin 200 cep telefonu dağıtıldı’ dediler, birisi bile yok. ‘Parkelerin altında para görüntüsü’ dediler, ‘Başkasından duymuştum, beni de kandırdılar’ diye gazeteciler çıktı. Her söylediklerinin içi boş, içinde para dedikleri valizin içinden jammer çıktı. Bir yıl boyunca anlatılanların hiçbiri gerçek çıkmayacak, iddianame bom boş olacak, sonra canlı yayın sözü verenler bu sözlerinden cayacaklar. Ben diyorum ki kendine güvenen, savcısına güvenen karşımıza çıksın. Silivri’den canlı yayın yapılsın, hodri meydan. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu ülkeyi düze çıkartmak için üstümüze ne düşerse yaparız. Adım adım kurtuluşa yürüyoruz, kendimizden eminiz. Arkadaşlarımız 12 metrekarelik hücrelerinde yerin 7 kat üstündeler, birileri bin 500 odalı sarayda yerin 7 kat dibindeler" diye konuştu.
26 Nisan 2026 Pazar - 18:52 BBP Genel Başkanı Destici, Kocaeli’deki kongrede İsmail Türüt ile sahneye çıkıp türkü söyledi Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, suça sürüklenen çocuklarla ilgili yasal düzenleme yapılması gerektiğini belirterek, "Israrla sonu ölümle biten bu tür cinayetlerde yaş sınırı 15-18 değil, 15 olmalı ve 15 yaşının üstündekiler büyükler gibi ceza almalıdır dedik" dedi. Aynıca Destici, kongrede sanatçı İsmail Türüt ile "Çırpınırdı Karadeniz" türküsünü de seslendirdi. BBP Kocaeli İl Başkanlığı Olağan Kongresi, İzmit Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. Kongrede partililere hitap eden Genel Başkan Mustafa Destici, suç örgütleri ve çetelerin özellikle 15 yaş üstü çocukları istismar edip kullandığına dikkati çekti. Çetelerin çocuklara "kahraman" oldukları hissini vererek istedikleri suçları işlettirdiklerini söyleyen Destici, şunları kaydetti: "Hemen hemen her gün böyle bir hadiseyle karşı karşıyayız. Onun için biz Büyük Birlik Partisi olarak ne dedik? Israrla sonu ölümle biten bu tür cinayetlerde yaş sınırı 15-18 değil, 15 olmalı ve 15 yaşının üstündekiler büyükler gibi ceza almalıdır dedik. Büyükler de bu tür saldırılarda ya da kadına karşı işlenen cinayetlerde, terör suçlarında mutlaka ama mutlaka tahliyesiz müebbet cezasına çarptırılmalı. Tahliyesiz müebbet olmazsa, idamı da kaldırmışsınız o zaman ne olur? 40 bin kişinin katili Apo için bile af gündeme gelebilir. Umut hakkından ya da teröristlere aftan bahsedilmemesi için bu tür suçlara tahliyesiz müebbet verilmelidir. Ama bu millet Büyük Birlik Partisi’ne yetkiyi, iktidarı versin; bakalım o 40 bin kişinin katili Apo’yu sallandırıyor muyuz sallandırmıyor muyuz? Bütün Türkiye ve dünya görecek." "Atina’dan bize parmak sallayamazsınız" Destici, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Yunanistan üzerinden Türkiye’ye mesaj vermesini de eleştirdi. Destici, "Türkiye’ye Yunanistan’dan, Atina’dan parmak sallayan Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a da söylüyorum; siz o zaman bizim padişahlarımızın, sultanlarımızın eteğini öpüyordunuz. Sizin kralınız bizim vezir-i azamımızla ancak görüşebiliyordu. Padişahımızla görüşemiyordu. Yalvardınız yakardınız kraliçelerinizi gönderdiniz Osmanlı saraylarına ve Osmanlı sizi düşmanlarınızdan korudu. Bugün Fransa diye bir cumhuriyet varsa bunu önce Osmanlı’ya borçlusunuz. Onun için haddinizi bileceksiniz. 400 yıl bizim bayrağımız dalgalanan Atina’dan bize parmak sallayamazsınız. Gün gelir o şanlı bayrak Atina’da da tekrar dalgalanır, gün gelir siz yine bizim cumhurbaşkanımızın, devlet başkanlarımızın elini eteğini öpmek zorunda kalırsınız. Onun için haddinizi bileceksiniz. Eğer Türkiye, Yunanistan’a saldırmaya ya da Yunanistan’la savaş yapmaya karar verse sen mi kurtaracaksın Yunanistan’ı? Ama bizim böyle bir niyetimiz yok. Biz barış istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Bizdeki soysuzlar dün yine ’Soykırım’ dediler" Ermeni iddialarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Destici, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın "Bunu geride bırakalım" söylemine karşın içerideki bazı kesimlerin tutumunu eleştirdi. "Paşinyan bile soykırım demezken bizdeki soysuzlar dün yine ’Soykırım’ dediler" diyen Destici, "Evet, bizdeki soysuzlar bunu söylemeye devam ediyorlar. Bu soysuzlar asla ve kat’a bizden değil. Bunlar asla iyi niyetli değil. Bunların dillerinde barış var ama gerçek niyetleri, ellerinden gelse bu memlekette kendilerinden başka, kendilerine itaat etmeyen bir Allah’ın kulunu bırakmamaktır. Çünkü ellerine fırsat geçtiğinde neler yaptıklarını gördük" dedi. "Sen hangisinden rahatsız oldun ey CHP il başkanı?" Gaziantep’te 23 Nisan töreninde çocuk mehter takımına sırtını dönen CHP İl Başkanı ve beraberindeki gruba da tepki gösteren Destici, "Çocuğa sırt dönülür mü Allah aşkına? Hata yapan çocuğa bile sırt dönülmez. Mehter bölüğü kurmuşlar, ’Ceddin Deden’i söylüyorlar, ’Çırpınırdı Karadeniz’i söylüyorlar, ’Türkler Geliyor’u söylüyorlar. Sen hangisinden rahatsız oldun ey CHP il başkanı? Çırpınırdı Karadeniz’den mi rahatsız oldun, Ceddin Deden’den mi rahatsız oldun, Türkler Geliyor’dan mı rahatsız oldun, Zafer Marşı’ndan mı rahatsız oldun? Sen hangisinden rahatsız oldun? Ama siz ne kadar rahatsız olursanız olun bu topraklarda ’Ya Allah, Bismillah, Allahuekber’ demeye devam edeceğiz. Bu topraklarda Çırpınırdı Karadeniz’i okumaya devam edeceğiz. Bu topraklarda Ceddin Deden’i söylemeye devam edeceğiz. Siz de engelleyemeyeceksiniz, başkaları da engelleyemez" dedi. "Kentte sıkılmadık el bırakmayacağız" BBP Kocaeli İl Başkanı Metehan Küpçü ise göreve geldikleri günden bu yana 12 ilçe başkanı ve 41 kişilik yönetim kurulu ile sahada olduklarını belirterek, "Biz göreve geldiğimizden bugüne birçok faaliyetimizi gerçekleştirdik. ’Kentte sıkılmadık el, girilmedik gönül bırakmayacağız’ dedik. O sebeple de mücadelemizi sonuna kadar 12 ilçe başkanım, ben dahil 41 kişilik yönetim kurulu üyesi kardeşlerimle beraber önce yüce Türk milletine, sonra Büyük Birlik Partisi’ne ve sonra Cumhur İttifakı’na yakışır icraatları Kocaeli’de sizlerle beraber gerçekleştirdik. Bundan sonraki süreçte kentimizde daha fazla nasıl birlik ve beraberliği sağlayabiliriz, bu salonları dolup taşacak kıvama nasıl getirebiliriz, onun için mücadele edeceğiz" dedi. Destici ve İsmail Türüt Çırpınırdı Karadeniz’i seslendirdi Konuşmasının ardından sahneye davet edilen BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, sanatçı İsmail Türüt ile birlikte "Çırpınırdı Karadeniz" türküsünü seslendirdi. Programda birlik mesajı veren Türüt, "Bir şey sormak istiyorum; samimi duygularımla söylüyorum. Bu memleketin sevdalıları, Türk milliyetçileri, bayrak sevdalıları niye böyle paramparça? Bize yazık olsun be" dedi. Türüt’ün sözleri üzerine Destici, "Büyük birlik olmak zorundayız, büyük birlik olmaktan başka çaremiz yok" ifadelerini kullandı.
DEM Parti Genel Başkanı Hatimoğulları’ndan ’İmralı görüşmesi’ açıklaması
25 Kasım 2025 Salı - 15:25 DEM Parti Genel Başkanı Hatimoğulları’ndan ’İmralı görüşmesi’ açıklaması DEM Parti Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Abdullah Öcalan’ın komisyonla yaptığı görüşmede, "Suriye sorununun çözümüne ışık tutacak önemli değerlendirmeler" yaptığını ifade ederek, "Kuzeydoğu Suriye özelinde ve Suriye’nin bütünü açısından çözüm sürecinin anahtarı olabilecek bir perspektifi ortaya koymuştur" dedi. DEM Parti Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Mecliste partisinin grup toplantısında konuştu. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu heyetinin İmralı’da Öcalan’la çok önemli bir görüşme gerçekleştirdiğini belirten Hatimoğulları, "Partimiz adına bu heyette Gülistan Kılıç Koçyiğit vekilimiz yer aldı. Bu heyette yer alan, giden komisyona burada bir kez daha teşekkür ediyoruz. Bu görüşme Türkiye’nin barış ve demokrasi sürecine odaklanan yapıcı, kapsayıcı, umut verici bir niteliğe sahip olmuştur. Bu görüşme Türkiye’nin uzun süredir beklediği barış ve kardeşlik kapısını aralayan tarihi bir adım oldu. Bu görüşme sadece bir dinleme ve temas değil, halkların ortak geleceğini şekillendirecek bir diyalog köprüsüne dönüşmelidir. Görüşmenin içeriğine dair şüphesiz Meclis Başkanı ve komisyon gerekli paylaşımları yapacaktır" diye konuştu. Abdullah Öcalan’ın görüşmede, "Suriye sorununun çözümüne ışık tutacak önemli değerlendirmeler" yaptığını ifade eden Hatimoğulları, "Kuzeydoğu Suriye özelinde ve Suriye’nin bütünü açısından çözüm sürecinin anahtarı olabilecek bir perspektifi ortaya koymuştur. Bu görüşmede barışın sağlanması, komisyonun hukuki ve siyasi düzenlemeler üzerindeki çalışmalarını destekleyecek mahiyette değerlendirmeler yapmıştır. Barış ve demokratik toplum bu süreçte dün itibarıyla tarihi bir eşik, adım atılmış oldu. Türkiye halklarının geleceği için bu sürecin başarıya ulaşması şart. Başarıya ulaşmasının yolu iktidar ve muhalefetin süreci tam, açık ve cesurca sahiplenmesiyle, barışın daha çok toplumsallaşabilmesi için çalışmasıyla mümkündür. Bu komisyonda temsili bulunan bütün partilerin İmralı’ya giden komisyonda yer almasını elbette çok isterdik ama olmadı" dedi. Hatimoğulları, İmralı görüşmesine ilişkin bir soru üzerine komisyon başkanının komisyon toplantısı sonrasında görüşmeye ilişkin açıklama yapacağını belirterek, tutanakların açık olması gerektiğini ifade etti.
Başkan Kocagöz, Kepez’i anlattı
25 Kasım 2025 Salı - 14:53 Başkan Kocagöz, Kepez’i anlattı Sürdürülebilir Ekonomi Topluluğu (SET), tarafından düzenlenen toplantıda konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, belediyeciliğin yalnızca yol ya da park yapmak olmadığını belirterek, "Ben belediyecilik hizmetini, yarınımızın geleceği çocuklarımız, gençlerimiz, engellilerimiz, emeklilerimiz, yaşlılarımız ve tüm vatandaşlarımız için ne yapabiliriz diye bakarak tanımlıyorum" dedi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Sürdürülebilir Ekonomi Topluluğu’nun (SET) konuğu oldu. Kepez’in dününü, bugününü ve geleceğini anlatan Başkan Kocagöz, "Biz buraya yaptıklarımızı anlatmak için değil, sizlerin kıymetli fikirlerini almak için geldik" dedi. Kepez’de katılımcı belediyecilik anlayışını esas aldıklarına dikkat çeken Başkan Kocagöz, yaklaşık 700 bin nüfusu olan ilçenin 81 ili kucakladığını söyledi. Kepez’de deniz hariç her şeyin olduğunu ancak sosyal hayatın olmadığını vurguladı. 31 Mart Yerel Seçimlerine değinerek, genel seçimlerdeki 70 bin oy farkının üzerine 17 bin 500 oy farkı ile Kepez’de belediye seçimlerinin alındığını hatırlattı. Cezaevi sürecine de değinerek, destek olan herkese teşekkür etti ve "Sizlerin bu desteği beni Kepez için daha çok çalışmaya motive etti" dedi. Mali tabloya değindi Kepez’in mali bütçesine değinen Başkan Kocagöz, "Göreve başladığımda 1 milyar 226 milyon TL borcun olduğunu gördüğümde gerçekten çok şaşırdım çünkü bütün sosyal medya ve gazetelerde kasamız dolu şeklinde demeçler vardı. Bütçe 2 milyar 700 milyon TL, ve neredeyse yarısı borçtu, belediyenin banka hesapları hacizliydi. Bu durum beni gerçekten çok şaşırttı çünkü sosyal medyada ve bazı gazetelerde belediyenin kasasının dolu olduğu yönünde yanlış algılar vardı. Borç yükü ve kısıtlı kaynaklarla, öncelikli hizmetleri aksatmadan, yatırımları sürdürülebilir hale getirmek için yoğun bir tasarruf ve verimlilik çalışması yürüttük. Bugün bu borcu 490 milyon 428 bine düşürdük. 736 milyon borç ödedik. Bu şartlar altında borcun yüzde ikisini ödedik." diye konuştu. "Kendi üniformamızı kendimiz ürettik" "Kepez’in giderlerini düşürdük, gelirleri artırdık. Bunu nasıl yaptık?" diyerek sözlerini sürdüren Başkan Kocagöz, "Üniforma giderlerinin 20-24 milyon olduğunu gördüm. Hemen bir atölye kurduk ve kadın çalışan istihdamıyla üniformalarımızı kendimiz ürettik. Tasarruflarımızdan biri buydu" dedi. "Kepez’i su basmadı" Bütçeyi düzeltirken Kepez’in acil problemlerine de çözüm ürettiklerine değinen Başkan Kocagöz, "Seçim öncesi Kepez’de yaşanan sel felaketinde bir vatandaşımızı kaybettik. İlk çözüme kavuşması gereken sorunlardan birisi de buydu bizim için. Hemen mazgal temizleme aracıyla bütün mahallelerdeki mazgalları temizlettik. Fevzi Çakmak ve Ay Deresi’ndeki dere üzerine gecekondular yapılmış. Önce dere yatağındaki gecekondu sorununu çözdük. ASAT’ta bu konuda bize çok destek oldu. Aralık ayında aynı yağmur yağdı. Valimizde bu konuda bize teşekkür etti. Çünkü Kepez’i su basmadı" diye konuştu. "Çek, yaz, gönder" Kepez’deki acil sorunlardan birinin de temizlik olduğuna dikkati çeken Başkan Kocagöz, "Çöp konteynerlerinin üzerine yazdık. Çek yaz gönder, ve herkes Kepez’de belediye başkanı olsun dedik. Kepez’de problem mi var, insanlar çekiyor konumunu da atıyor ve biz anında müdahale ediyoruz. Çöp Taksi uygulaması başlattık. Temizlikle ilgili 89 şikayet geliyordu. Çöp kamyonu gerekli, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvurduk ‘ret’ geldi. Hiçbir mazeret başarının yerini tutamaz. Biz ne yaptık? Temizlik hizmet çalışmamızı vardiyalı hale getirdik" dedi. "Parklarımızı ışıl ışıl yaptık" Başkan Kocagöz, yarının geleceği çocuk ve gençlere daha güvenli alanlar oluşturmak için 100’den fazla parkın ışıklandırıldığını belirterek, "Parklarımızı ışıl ışıl yaptık. Karanlıktı parklar. Emniyetimizle iş birliği içinde gençlerimize sahip çıkmaya çalışıyoruz. Gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak için hep beraber mücadele etmeliyiz. Ben belediyeciliği yol yapmak, park yapmak olarak görmüyorum. Çocuklarımız için, gençlerimiz için, engellilerimiz için, emeklerimiz için, yaşlılarımız için, vatandaşımız için ne yapabiliriz diye bakıyorum" diye konuştu. Sosyal belediyecilik alanında yaptıkları çalışmalara da değinen Başkan Kocagöz, Mimar Sinan Kongre Merkezi’ni akademiye çevirdiklerini belirterek, "Müzik, sanat, resim, halk oyunları her şey bu akademide var. Geçenlerde Halk oyunları ekibimiz birinci oldu" dedi. Antalya’yı UNESCO Dünya Kitap okuma Başkenti yapma hedefine de değinen Başkan Kocagöz, "Bunu başaracağız. İnsan isterse yapar. Bu şehrin en önemli problemi kültür. Yerel yöneticilerinin esas görevi o şehre kültür vermektir" diye konuştu. "Kimse yatağa aç girmesin" Kepez’de sosyal belediyecilik ilkesiyle yürütülen hizmet çalışmalarına değinen Başkan Kocagöz, "Kepez’de bir tane çocuk yatağa aç girmesin. Bir insan yatağa aç girmesin. Ben siyasete insanlara hizmet etmek olarak bakıyorum" dedi. "Projeleri anlattı" Muhtar, kadın, genç, yaşlı, engelli ve siyasi partilerin mahalle temsilcilerinden oluşan Mahalle Meclisi, Ortak Buluşma Alanı, Emekli Lokalleri, Türkiye’nin tek Öğrenci Kent Lokantası, Yaşlı Dostu Kepez, Kepez Market ve engellilere yönelik projesini de detaylarıyla SET üyelerine anlattı. Siyasi partilerin hizmet için bir araç olduğunu da belirten Başkan Kocagöz, "Bizim için önemli olan önce insandır. Bizim kırmızı çizgilerimiz var, bayrağımız vatanımız, milletimiz ve insan" dedi. SET Grubu Yönetim Kurulu Başkanı ve iş adamı Ahmet Alper Alveroğlu, katılımlarından dolayı Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’e teşekkür etti. Başkan Kocagöz’ün Türkiye’nin en başarılı ilçe belediye başkanları listesinde yer almasından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Sizleri kutluyorum. Gurur duyduk" dedi.
Bakan Memişoğlu: "Hedefimiz küresel ölçekte söz sahibi olan bir Türkiye’yi inşa etmektir"
25 Kasım 2025 Salı - 14:52 Bakan Memişoğlu: "Hedefimiz küresel ölçekte söz sahibi olan bir Türkiye’yi inşa etmektir" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, ‘Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık’ modelinin sağlık politikalarının ana omurgasını oluşturduğunu belirterek, "Hedefimiz küresel ölçekte söz sahibi olan bir Türkiye’yi inşa etmektir" dedi. Bakan Memişoğlu, Cumhurbaşkanlığı himayesinde Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı’nca (TÜSEB) Ankara’da bir otelde düzenlenen 11. Türk Tıp Dünyası Kurultayı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Memişoğlu, "Bugün burada bir araya gelen her bir katılımcı; yalnızca kendi ülkesinin değil, insanlığın sağlık geleceğine katkı sunma sorumluluğunu da omuzlarında taşımaktadır. Çünkü tıp, sınır tanımayan; dili, coğrafyayı ve kültürü aşan evrensel bir vicdan alanıdır. Türk Tıp Kurultayı ise bu evrensel sorumluluğun milli bir bilinçle ve küresel bir bakış açısıyla ele alındığı önemli bir buluşma noktasıdır" dedi. "Toplumu hastalığa değil, sağlığa hazırlayan bir yapıya dönüştürme gayreti içerisindeyiz" Memişoğlu, insanı merkeze alan, koruyucu ve geliştirici yaklaşımı esas alan, erişilebilirliği güçlendiren ve kaliteyi sürekli yükselten bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, potansiyellerini bütüncül bir bakış açısıyla yeniden yapılandırdıklarını aktardı. Memişoğlu, "Son yıllarda yürüttüğümüz politikalarla, sağlık sistemimizi yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren değil; geleceğin risklerini öngören, toplumu hastalığa değil sağlığa hazırlayan bir yapıya dönüştürme gayreti içerisindeyiz" ifadelerini kullandı. Güçlü sağlık sisteminin bilim ekosistemiyle mümkün olacağının altını çizen Memişoğlu, sağlıkta üretimi, teknolojik gelişimi ve bilimsel kapasiteyi stratejik bir öncelik olarak ele aldıklarını ifade etti. "Hedefimiz küresel ölçekte söz sahibi olan bir Türkiye’yi inşa etmektir" ‘Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık’ modelinin sağlık politikalarının ana omurgasını oluşturduğunu dile getiren Bakan Memişoğlu, "Bu modelle hedefimiz sadece hizmet sunan değil, aynı zamanda bilgi üreten, teknoloji geliştiren ve küresel ölçekte söz sahibi olan bir Türkiye’yi inşa etmektir. Sağlık bizim için yalnızca bir hizmet alanı değil, milletimizin geleceğine yön veren stratejik bir güçtür. Bu niyetle hayata geçirdiğimiz üreten sağlık vizyonu, sağlık sistemimizin dönüşümünde yeni bir eşiği ifade etmektedir. İlaçtan tıbbi cihaza, biyoteknolojiden ileri tanı yöntemlerine kadar geniş bir alanda bilimi, sanayiyi ve teknoloji geliştirme kapasitemizi aynı hedefte buluşturuyoruz. Fikrin ürüne, ürünün katma değere dönüşmesini mümkün kılan bu yaklaşım, Türkiye’nin sağlıkta tam bağımsızlık idealinin en somut zeminini oluşturmaktadır" değerlendirmesinde bulundu. "Türkiye, sağlıkta sadece söz söyleyen değil, yön veren bir küresel aktör olmaya devam edecektir" Üreten sağlık vizyonunun Bakanlığın stratejik iradesi olduğuna dikkati çeken Memişoğlu, "TÜSEB’in bilimsel öncülüğü ve sizlerin kıymetli katkılarıyla daha da güçlenecek; Türkiye, sağlıkta sadece söz söyleyen değil, yön veren bir küresel aktör olmaya devam edecektir" şeklinde konuştu. "4 şehir hastanemizde daha teknoloji transfer ofisi kurarak, bu ağı 24 merkeze çıkarmayı hedefliyoruz" Şehir hastanelerinde kurulan teknoloji transfer ofislerinin bilginin ürüne dönüştüğü bir üretim üssü haline geldiğine değinen Memişoğlu, şöyle devam etti: "Bu merkezler sayesinde sahada görev yapan hekimlerimizin, akademisyenlerimizin ve araştırmacılarımızın geliştirdiği yenilikçi fikirler, artık daha hızlı şekilde projelendirilebilmekte, prototipe dönüştürülmekte ve yerli sağlık teknolojilerine katkı sunan ürünler haline gelebilmektedir. Böylece bilim insanlarımızın yalnızca düşünmesi değil üretmesi; yalnızca hayal kurması değil, hayata geçirmesi için güçlü bir zemin oluşturulmuştur. Yıl sonuna kadar 4 şehir hastanemizde daha teknoloji transfer ofisi kurarak bu ağı 24 merkeze çıkarmayı hedefliyoruz. Bu genişleme, destek mekanizmalarımızın daha da yaygınlaşmasını ve her bir fikrin sistem içinde karşılık bulmasını sağlayacaktır." "Ülkemizin gerçek gücü laboratuvarlarda, hastane koridorlarında, üniversite kürsülerinde ve bilimle yoğrulan zihinlerde filizlenmektedir" Klinik araştırmalarda da önemli çalışmalar yürüttüklerini aktaran Memişoğlu, "Sosyal Güvenlik Kurumu’nun klinik araştırmalarda hastanelerin hasta maliyetlerini karşılamaya yönelik düzenlemesi, bilim insanlarımızın önünü açan, araştırma süreçlerini cesaretlendiren ve üretim dinamizmini güçlendiren çok kıymetli bir adımdır. Bu sayede araştırmacılarımız daha özgür, daha sürdürülebilir ve daha sistematik bir şekilde çalışmalarını yürütebilmektedir. Bakanlık olarak yeni bir fikir ortaya koyan her bilim insanının arkasında duran, onu yalnızca teşvik eden değil, aynı zamanda destekleyen bir anlayışı kararlılıkla sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki, ülkemizin gerçek gücü laboratuvarlarda, hastane koridorlarında, üniversite kürsülerinde ve bilimle yoğrulan zihinlerde filizlenmektedir" değerlendirmesinde bulundu. Türk Tıp Dünyası Kurultayı’nın 11.’si bu yıl ilk kez "Üreten Sağlık" temasıyla düzenleniyor. Kurultaya Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Nobel ödüllü bilim adamı Aziz Sancar, ülkelerin sağlık bakanları ve çok sayıda sağlık alanında uzman isim katıldı. Açılış konuşmalarının ardından Bayraktar, Memişoğlu ve Sancar fuaye alanındaki stantları gezdi.
Kotan: "Konyaaltı belediyesi olarak şiddetin her türlüsüne karşıyız"
25 Kasım 2025 Salı - 14:22 Kotan: "Konyaaltı belediyesi olarak şiddetin her türlüsüne karşıyız" Konyaaltı Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla farkındalık sergisi ve konferans düzenledi. Açılışta konuşan Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, "Sosyal Hizmet Uzmanlarımız ile kurumumuz içerisinde verdiğimiz eğitimler sonucu, kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla farkındalık için bu sergiyi hazırladık" dedi. Konyaaltı Belediyesi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla farkındalık sergisi düzenledi. Konyaaltı Belediyesi Sosyal Hizmet Uzmanları’nın koordinesiyle kurum içerisinde gerçekleştirilen eğitimler sonucu düzenlenen serginin açılışını Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan yaptı. Konyaaltı Belediyesi Ana Hizmet Binası içerisinde yer alan fuaye alanında yer alan serginin açılışına Başkan Kotan’ın yanı sıra, Konyaaltı Belediyesi Başkan Yardımcıları, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Öte yandan Konyaaltı Belediyesi içerisinde gerçekleştirilen farkındalık eğitimlerinin sonunda çoğunlukla erkek personelin hazırladığı farkındalık tabloları da sergideki yerini aldı. Başkan Cem Kotan; aile, kadın, sevgi, şiddet, çocuk, insan, erkek ve iletişim konularının ele alındığı tabloların parçalarını katılımcılarla birlikte birleştirdi. Tablolar, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. "Şiddete karşı eğitim ve çalışmalarımız devam edecek" Sergi açılışında konuşan Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, "Sergimiz bugüne özel, personelimizin hazırladığı bir sergi. Sosyal Hizmet uzmanlarımız ile kurumumuz içerisinde verdiğimiz eğitimler sonucu, kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla farkındalık için bu sergiyi hazırladık. Kurum içindeki eğitimlerin bu şekilde sanata dönmesi bizim için ayrı bir onur kaynağıdır. Sergide emeği olan tüm çalışma arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum" dedi. Park ve Bahçeler, Fen İşleri ve Temizlik İşleri Müdürlüğü’nde bu tip eğitimlerin gerçekleşmesinin ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Kotan, "Konyaaltı Belediyesi olarak şiddetin her türlüsüne karşıyız. Bu yüzden kurum içi ve kurum dışı eğitim ve çalışmalarımız devam edecek. Biz, pankarta yazdığımızda kaybettiğimiz kadınların sayısı 403’tü. Ne yazık ki 5 gün içerisinde bu sayı 411’e yükseldi. Maalesef ki kadın şiddetiyle alakalı Türkiye’de büyük bir sıkıntı var. Bununla ilgili eğitim çalışmaları çok önemli. Sadece kadınla ilgili değil şiddetin her türlüsü ve başta çocuklarımız olmak üzere de bu eğitimlerimiz devam edecek. Bu yüzden hem anlamlı hem de bir sosyal proje olarak karşınızdayız. Tekrar çalışma arkadaşlarıma ve eğitimi veren hocalarımıza çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. ‘Aile içi iletişimde şahitlik kavramı’ konferansı Açılış sonrası Konyaaltı Belediyesi Ana Hizmet Binası’ndaki Feslikan Salonu’nda ‘Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesinde Aile İçi İletişimde Şahitlik Kavramı’ konulu konferansta Dr. Murat Kaplan konuşmacı olarak bilgilendirmelerde bulundu. Farkındalık amacıyla düzenlenen konferansa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
Bakan Ersoy: "Ayasofya’da gerçekleştirilen en kapsamlı restorasyon sürecini başlattık"
25 Kasım 2025 Salı - 12:53 Bakan Ersoy: "Ayasofya’da gerçekleştirilen en kapsamlı restorasyon sürecini başlattık" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Mimar Sinan’dan bu yana Ayasofya’da gerçekleştirilen en kapsamlı, en geniş çaplı restorasyon sürecini başlattık" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara’da Vakıflar Genel Müdürlüğünce düzenlenen ‘Zamanın İzleri-Vakıf Medeniyeti Fotoğraf Yarışması’nın ödül törenine katıldı. Ersoy, törende yaptığı konuşmada vakıf kültürünün asırlardır toplumsal dayanışmayı, iyiliği ve insanı merkeze alan bir medeniyet anlayışını yaşattığını kaydetti. Bakanlık olarak vakıf kültürünü güçlendirmeye devam ettiklerini belirten Ersoy, "Ecdat yadigarı vakıflarımızı, vakıf eserlerimizi gelecek nesillere en doğru ve en sağlam şekilde aktarmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Restorasyon projelerinin önemine de vurgu yapan Bakan Ersoy, özellikle Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen kapsamlı çalışmalara dikkati çekti. Ayasofya’nın ibadete açılmasının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı duruşu ve güçlü iradesi sayesinde gerçekleştiğini hatırlatan Ersoy, caminin UNESCO’daki statüsünün korunması için ciddi bilimsel çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. "Ayasofya’da gerçekleştirilen en kapsamlı restorasyon sürecini başlattık" Ayasofya’da en geniş kapsamlı restorasyon sürecini başlattıklarını kaydeden Ersoy, "Cumhurbaşkanımız liderliğinde üstümüze düşen neyse yapmak için kollarımızı sıvadık ve Mimar Sinan’dan bu yana Ayasofya’da gerçekleştirilen en kapsamlı, en geniş çaplı restorasyon sürecini başlattık. Külliyenin her noktasında çalışmalar yaptık, yapmaya da devam ediyoruz" dedi. Ayasofya’da mühendislik ve bilim odaklı restorasyon Bakan Ersoy, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde gerçekleştirilen güçlendirme, onarım ve koruma çalışmalarının mühendislik, sanat ve bilimin buluştuğu büyük bir seferberlik olduğuna vurgu yaptı. Ersoy, bilim heyetinin çalışmalarını Prof. Dr. Can Binan, Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın, Prof. Dr. Ahmet Güleç, Prof. Dr. Hasan Fırat Diker ve Doç. Dr. Mehmet Selim Ökten gibi isimlerin yürüttüğünü söyledi. Kubbe, minare ve dış cephede devam eden teknik işlemler hakkında bilgi veren Ersoy, deprem güçlendirme kapsamında kubbenin kurşun kaplamalarının yenilendiğini, mozaiklerin korunması için kurulan çelik konstrüksiyonun 43,5 metre yüksekliğe ulaştığını belirtti. Bakan Ersoy, zemini korumak için uygulanan çok katmanlı sistemin de Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin özgün dokusunun zarar görmemesi amacıyla titizlikle planlandığını aktararak, çalışmaların ibadet düzenini aksatmamak için yatsı sonrası başlayıp sabah namazına kadar sürdürüldüğünü sözlerine ekledi. Konuşmasında İzzet Keribar’a da atıf yapan Bakan Ersoy, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin restorasyonu tamamlandığında Keribar ile birlikte yeni fotoğraf çekimleri yapılabileceğini ifade etti. Ersoy, "İlk kitabın sergisini Cumhurbaşkanımız açmıştı; yeni fotoğraflardan hazırlanacak sergiyi de yine Cumhurbaşkanımızın teşrifiyle açarız" dedi. Bakan Ersoy, tüm sanatçılara ve jüriye teşekkür ederek, yarışmanın vakıf kültürüne yönelik farkındalığı artıracak, topluma ilham veren ve gelecek nesiller için kalıcı bir hafıza oluşturan bir vesile olduğunu söyledi. Fotoğraf sanatının bu mirası geleceğe taşıyan gücüne de değinen Bakan Ersoy, yarışmayı vakıf medeniyeti ruhunun diri tutulmasına sağladığı katkı nedeniyle son derece anlamlı bulduğunu söyledi. Ersoy, vakfın sadece maddi bir bağış değil, insanın yüreğini, kalbini ve ruhunu da sonsuzluğa bağlaması olduğunu ifade etti. Vakıf geleneğinin yetimlerden yaşlılara, şehirlerden doğaya kadar insanlığın tüm kesimlerini düşünen bir medeniyet anlayışı oluşturduğunu kaydeden Ersoy, gerçek zenginliğin mal biriktirmekle değil paylaşmakla mümkün olduğunu dile getirdi. "Fotoğraf sadece görüntü değil, bir anın duygusunu, hafızasını ve hikayesini geleceğe taşıyan eşsiz bir sanat" Bakan Ersoy, yapay zeka çağında bile fotoğrafın sadece görüntü değil, bir anın duygusunu, hafızasını ve hikayesini geleceğe taşıyan eşsiz bir sanat olduğunun altını çizdi. Sergide yer alan fotoğrafların vakıf medeniyetinin toplumsal dayanışmaya, paylaşmaya ve insanı merkeze alan yaklaşımına dair güçlü tanıklıklar sunduğunu ifade eden Ersoy, ünlü isimlerden oluşan jüriye de teşekkür ederek, İzzet Keribar, Coşkun Aral, Merih Akoğul, Cengiz Karlıova ve Ali Can Atay’ın eserler arasında seçim yaparken zorlandığını söyledi. Ödüller sahiplerini buldu Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu ise törende yaptığı konuşmada, yarışmanın bu yıl iki ayrı kategoride düzenlendiğini hatırlatarak, ödül alan isimleri açıkladı. Aksu, ’Dijital Renkli ve Siyah-Beyaz’ ile bu yıl ilk kez açılan ’Mobil Fotoğrafçılık’ kategorilerinin büyük ilgi gördüğünü ifade etti. Aksu, "Bu yıl yarışmamıza ülkemizin dört bir yanından, Azerbaycan, Kıbrıs ve Balkanlar gibi kardeş coğrafyalardan gelen 2 bini aşkın fotoğraf, vakıf kültürünün yalnızca Anadolu’ya değil, gönül coğrafyamıza da sirayet eden evrensel bir değer olduğunu bir kez daha göstermiştir" dedi. Yarışmaya katılımın genişliğine dikkat çeken Aksu, ödül listesini de şu şekilde aktardı: "Dijital Fotoğrafçılık Kategorisi: Fatih Sultan Mehmet Han 1.’lik ödülü, Mimar Sinan 2.’lik ödülü, Bezmialem Valide Sultan 3.’lük ödülü." Aksu, Mobil Fotoğrafçılık kategorisinde ise vakıf ruhunun farklılık ve çeşitliliğini yansıtmak amacıyla üç özel ödül verildiğini belirterek, "Fahrettin Türkan Paşa Özel Ödülü, İzzet Keribar Özel Ödülü, Coşkun Aral Özel Ödülü" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuşmaların ardından ödülleri sahiplerine takdim etti.
Merkezefendi’nin 33’ncü mama makinesi Çerkezköy’e teslim edildi
25 Kasım 2025 Salı - 12:29 Merkezefendi’nin 33’ncü mama makinesi Çerkezköy’e teslim edildi Merkezefendi Belediyesi’nin Ar-Ge ve İnovasyon Merkezi’nde üretilen mama makineleri, yeni durağı olan Tekirdağ Çerkezköy Belediyesi’ne ulaştı. Türkiye’nin dört bir yanında kullanılmaya devam eden makinelerin sayısı 33’e yükseldi. .Merkezefendi Belediyesi’nin Ar-Ge ve İnovasyon Merkezi’nde üretilen mama makineleri, bugüne kadar Tekirdağ Çerkezköy Belediyesi ile beraber Türkiye genelinde 33 belediyeye ulaştırıldı. Her biri özenle hazırlanan sistemler, hem doğaya hem de sokak hayvanlarının yaşamına katkı sunuyor. Ar-Ge ve İnovasyon Merkezi’nde tamamen yerli imkânlarla geliştirilen mama makineleri, geri dönüşümden elde edilen atıkları değerlendiren yapısıyla sürdürülebilir belediyeciliğin güçlü bir örneğini oluşturuyor. "Üreten belediyecilik anlayışımızla 33’ncü mama makinemizi Çerkezköy’e ulaştırdık" Hem doğaya hem de sokak hayvanlarının yaşamına katkı sunan projeleriyle dikkat çektiklerini belirten Başkan Doğan, "Kendi imkânlarımızla hem belediyemize ekonomik katkı sağlıyor hem de can dostlarımız için değer üretiyoruz. Ürettiğimiz mama makinelerimizin 33’ncü durağı olan Tekirdağ Çerkezköy Belediyesi’ne teslimatını gerçekleştirdik. Her bir mama makinemiz, çevreye duyarlılığın ve sosyal sorumluluğun somut bir göstergesidir. Üreten, yenilikçi ve her alanda sürdürülebilirliği hedefleyen bir belediye olarak çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.
AK Parti Kadın Kolları Başkanı Ercan: "Kadınların ve çocukların maruz kaldığı şiddete karşı uluslararası toplumu acilen harekete geçmeye çağırıyoruz"
25 Kasım 2025 Salı - 12:15 AK Parti Kadın Kolları Başkanı Ercan: "Kadınların ve çocukların maruz kaldığı şiddete karşı uluslararası toplumu acilen harekete geçmeye çağırıyoruz" AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, kadına yönelik şiddetle mücadelenin evrensel bir mücadele olduğunu vurgulayarak, "Gazze, Doğu Türkistan ve Ukrayna başta olmak üzere kadın ve çocuklara yönelik her türlü saldırıyı lanetliyor; dünyanın neresinde olursa olsun kadınların ve çocukların maruz kaldığı şiddete karşı uluslararası toplumu acilen harekete geçmeye çağırıyoruz" dedi. AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla parti genel merkezinde yaptığı basın açıklamasında risk altındaki kadınlara destek olmak için durmadan çalıştıklarını ifade etti. Ercan, "Konuşmak kolaydır, bildiri yayımlamak kolaydır. Zor olan ise kadına yönelik şiddetle mücadeleyi kağıt üzerinde olmaktan çıkarıp, uygulamada, sahada, KADES çağrısında, ŞÖNİM kapısında, kadın konukevinin sıcak odasında ve bu mücadelenin her satırında gösterebilmektir. Bizler AK Parti Kadın Kolları olarak bu mücadelenin sahadaki en güçlü paydaşıyız. 81 ilde, 922 ilçede milyonlarca kadına ulaşan yapımızla hem farkındalık çalışmalarını yürütüyor hem de risk altındaki kadınlara destek olabilecek tüm mekanizmaların doğru şekilde işletilmesi için durmadan çalışıyoruz. Kadınların sesi olmak, ihtiyaçlarını devletimizin ilgili kurumlarına iletmek, politika üretmek ve çözüm mekanizmalarının güçlenmesine katkı sunmak en temel sorumluluğumuzdur. Bu doğrultuda Kadın Kolları olarak iki ayrı başlıkta ’Güven Toplumunun İnşası: Şiddetin Anatomisi ve Çözüm Yolları’ ile ’İki İnsan’ eğitim programlarını 81 ilde başlatıyoruz. Bu eğitimlerle şiddetsiz bir toplum idealine katkı sunan bilinç ve farkındalık çalışmalarımızı güçlendirmeye devam ediyoruz" dedi. "Kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 36,6 seviyesine ulaştı" Ercan, kadınların her alanda güçlendirilmesinin şiddetle mücadelenin en temel unsuru olduğunu belirterek, "Kadınların her alanda güçlendirilmesi, şiddetle mücadelenin en önemli unsurlarından biridir. Bu nedenle bir yandan koruma mekanizmalarını güçlendirirken bir yandan da kadınların ekonomik, sosyal ve toplumsal hayatta daha görünür ve güçlü olmasını sağlayacak politikalar üretmeye devam ediyoruz. Bu bilinçle, kadın istihdamını artıracak, girişimcilik fırsatlarını güçlendirecek, eğitim ve mesleki gelişim imkanlarını yaygınlaştıracak projeleri bir bir hayata geçiriyoruz. Bugün kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 36,6 seviyesine ulaştı, üst ve orta düzey yönetici pozisyonlarındaki oranı ise yüzde 20’yi aştı. Parlamentoda kadın milletvekili oranı yüzde 20’lere, kadın girişimcilerin oranı ise yüzde 18’lere ulaştı. Bu rakamlar, kadınların sadece aile ve özel hayatlarında değil, toplumsal karar alma süreçlerinde, iş dünyasında ve kamusal alanda da giderek daha güçlü bir şekilde var olduklarını göstermektedir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, siyasi hayatı boyunca her daim kadının bu ülkenin siyasetinde ek bir başlık değil, asli özne olduğunu savunmuştur. Bugün kadınların siyasette, karar alma mekanizmalarında, eğitimde, istihdamda, bürokraside, sivil toplumda ulaştığı düzey; tesadüflerin değil, bu vizyonun sonucudur" ifadelerini kullandı. "Tüm kadınlara yalnız değilsiniz diyoruz" Kadına yönelik şiddetle mücadelenin evrensel bir mücadele olduğunu vurgulayan Ercan, "Kadına yönelik şiddet tüm dünyanın ortak meselesidir. Bu nedenle mücadelemiz evrensel bir mücadeledir. Bu çerçevede özellikle şunu vurgulamak isterim; Gazze, Doğu Türkistan ve Ukrayna başta olmak üzere kadın ve çocuklara yönelik her türlü saldırıyı lanetliyor; dünyanın neresinde olursa olsun kadınların ve çocukların maruz kaldığı şiddete karşı uluslararası toplumu acilen harekete geçmeye çağırıyoruz. AK Parti Kadın Kolları olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde daha adil, daha güvenli bir hayatı güçlü kadınlarla birlikte inşa etmeye devam edeceğiz. Sözlerime son verirken ifade etmek isterim ki hiçbir kadın kendisini çaresiz hissetmeyene kadar, bu topraklarda kadına yönelik şiddet tamamen son bulana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi 25 Kasım vesilesiyle Türkiye’nin dört bir yanından yükselen güçlü bir sesle bir kez daha ilan ediyoruz ve tüm kadınlara yalnız değilsiniz diyoruz" diye konuştu.
MHP lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı’dır"
25 Kasım 2025 Salı - 12:11 MHP lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı’dır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ""Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı’dır" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde haftalık olağan grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "2025 Akademi Giriş Sınavı sonuçlarına göre bu sayının artırılması temennimizdir" MHP Genel Başkanı Bahçeli, "Öğretmenler medeniyet meşalemiz, aydınlık geleceğin mimarlarıdır" sözleriyle başlayarak 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutladı. Bahçeli, "2023 KPSS sonuçlarına göre, ilk 20 bine giren ve atanmaya hak kazanan, ne var ki mülakatlarda elenen bin 611 öğretmen adayımızın haklarının iadesi, bu suretle ilave kontenjan tahsisinin ifası; 2024 KPSS’de yüksek başarı gösterip dereceye giren, ancak kısıtlı kontenjanlar sebebiyle ataması yapılamayan öğretmen adaylarımıza ek kontenjan hakkı tanınması, 2025 Akademi Giriş Sınavı sonuçlarına göre sadece 10 bin kadro ihdas edilmesinin mağduriyetlere yol açmasından mütevellit bu sayının artırılması, ayrıca 14 aylık akademi eğitiminin uzunluğu dikkate alındığında bu eğitim süresinin makul sınırlara çekilmesi teklif ve temennilerimizden bir kısmıdır" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin terörden arınması ve arındırılması beni alakadar etmez diyenlerin alayı birden suikastçıdır" MHP Genel Başkanı Bahçeli, Prof.Dr. Ahmet Süheyl Ünver’in, "Bu beni alakadar etmez dediğiniz gün bu ülkeye en büyük suikastı yapmış olursunuz. Aksini vatana ve millete hizmet sayarım" sözlerini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: "Türkiye’nin terörden arınması ve arındırılması beni alakadar etmez diyenlerin alayı birden suikastçıdır. Neymiş, bizi yargılayacaklarmış? Neymiş, bizden hesap soracaklarmış? Neymiş, anayasa ve kanunlara göre suç işliyormuşuz. Siz yargılasanız yargılasanız çantacı pespayeliğinizi ve cukka düşkünlüğünüzü yargılarsınız. Bakınız, şu yaşımda mertçe ve dürüstçe haykırıyorum, yeter ki Türkiye ve Türk milleti barış, huzur ve sükûnet bulsun, yeter ki terör hayatımızdan kalıcı olarak sökülüp atılsın; bizim sonumuz da varsın darağacı olsun. Biz korkuyu korkutalı çok oldu. Bizim sahte korkuluklara eyvallah ettiğimiz de hiç duyulmadı, hiç görülmedi. Kurt izine karışmış çakal izinin sahte meydan okumalarına aldırış etseydik ya ülkümüzden ya da ülkemizden çoktan şüpheye düşerdik. Kurdun takip edeceği yine kurttur, kimin kemik peşinde koşacağının cevabını verecek olanlar da bellidir." "Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı’dır" Terörsüz Türkiye sürecinde partisinin tarafının Türk milleti olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı’dır. TBMM’de kurulan ‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi’ Komisyonu’nun geçtiğimiz Cuma günü İmralı’ya gitmek üzere nitelikli çoğunlukla aldığı karar, bu karar doğrultusunda MHP, AK Parti ve DEM Parti’den birer milletvekilinin adaya gitmesi tarihi bir gelişmedir. Bu vesileyle Genel Başkan Yardımcımız ve İstanbul Milletvekilimiz Feti Yıldız ile diğer milletvekillerimize yürekten teşekkür ediyorum. CHP ve komisyonda bulunan diğer partiler İmralı’ya gitmekten sarfınazar etmişler. Varsın etsinler, hiç sorun değil, ondan bundan medet umarak ‘Terörsüz Türkiye’ hedefini takip etmiş olsaydık, onun bunun ağzının içine bakarak izin ve icazet arasaydık böylesi ağır bir sorunu bırakınız konuşmayı, yerimizden bile kıpırdayamazdık" şeklinde konuştu. "Biriz, beraberiz, kardeşiz, hep birlikte Türk milletiyiz" Mevzu bahsin Türkiye ise ayrıyı gayrıyı bir kenara bırakıp birleşmenin önemini vurgulayan Bahçeli, "Bozgunculara, yıkıcılara fırsat vermeyeceğiz. İstismarcılara itibar etmeyeceğiz. Tahrik ve tertiplere ihtimam göstermeyeceğiz. Birlik olup kucaklaşacağız. Kürt ve Türk olarak tek bir ses, tek bir nefes olacağız. Türkiye’mizi ve aziz milletimizi çağların ötesine taşıyabilmemizin başka bir yolu ve yöntemi olmadığını aklımızdan çıkarmayacağız. Hepimiz bunu başaracak azim ve inanca sahibiz. Gün; kısır tartışmaların günü değildir. Gün birleşme, bütünleşme, saflarımızı sıkılaştırma günüdür. Hakikati arayan, hakkın peşinden giden hiç kimse gürültüye kulak asmaz, yalan ve dedikoduya itibar etmez. İsrail’in bölgemizdeki soykırım ve şiddete dayalı provokasyonları, 10 Ekim ateşkes kararını inatla ihlali, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın ABD Başkanı’nın hazırladığı 28 maddelik planıyla sözde sona erdirme çabaları, Mücavir coğrafyalardaki kutuplaşma ve kamplaşmadaki sertlik, yeni bir küresel çatışma denkleminin kurulma çalışmaları bize iç cephemizi sağlam esaslara bağlamayı mecburi kılmaktadır. Biriz, beraberiz, kardeşiz, hep birlikte Türk milletiyiz. Türk-Kürt kardeştir, araya giren, bozgunculuğa heveslenen kim varsa kamburdur, kalleştir, kanser hücresidir, kahrolmaya mahkumdur. Terörün her türlüsünü reddetmenin, defetmenin ve imha etmenin sonsuz kararlığındayız" dedi.
MHP lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı’dır"
25 Kasım 2025 Salı - 12:07 MHP lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı’dır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı’dır" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde haftalık olağan grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. MHP Genel Başkanı Bahçeli, "Öğretmenler medeniyet meşalemiz, aydınlık geleceğin mimarlarıdır" sözleriyle başlayarak 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutladı. Bahçeli, "2023 KPSS sonuçlarına göre, ilk 20 bine giren ve atanmaya hak kazanan, ne var ki mülakatlarda elenen bin 611 öğretmen adayımızın haklarının iadesi, bu suretle ilave kontenjan tahsisinin ifası; 2024 KPSS’de yüksek başarı gösterip dereceye giren, ancak kısıtlı kontenjanlar sebebiyle ataması yapılamayan öğretmen adaylarımıza ek kontenjan hakkı tanınması, 2025 Akademi Giriş Sınavı sonuçlarına göre sadece 10 bin kadro ihdas edilmesinin mağduriyetlere yol açmasından mütevellit bu sayının artırılması, ayrıca 14 aylık akademi eğitiminin uzunluğu dikkate alındığında bu eğitim süresinin makul sınırlara çekilmesi teklif ve temennilerimizden bir kısmıdır" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin terörden arınması ve arındırılması beni alakadar etmez diyenlerin alayı birden suikastçıdır" MHP Genel Başkanı Bahçeli, Prof.Dr. Ahmet Süheyl Ünver’in, "Bu beni alakadar etmez dediğiniz gün bu ülkeye en büyük suikastı yapmış olursunuz. Aksini vatana ve millete hizmet sayarım" sözlerini anımsatarak şu ifadeleri kullandı: "Türkiye’nin terörden arınması ve arındırılması beni alakadar etmez diyenlerin alayı birden suikastçıdır. Neymiş, bizi yargılayacaklarmış? Neymiş, bizden hesap soracaklarmış? Neymiş, anayasa ve kanunlara göre suç işliyormuşuz. Siz yargılasanız yargılasanız çantacı pespayeliğinizi ve cukka düşkünlüğünüzü yargılarsınız. Bakınız, şu yaşımda mertçe ve dürüstçe haykırıyorum, yeter ki Türkiye ve Türk milleti barış, huzur ve sükûnet bulsun, yeter ki terör hayatımızdan kalıcı olarak sökülüp atılsın; bizim sonumuz da varsın darağacı olsun. Biz korkuyu korkutalı çok oldu. Bizim sahte korkuluklara eyvallah ettiğimiz de hiç duyulmadı, hiç görülmedi. Kurt izine karışmış çakal izinin sahte meydan okumalarına aldırış etseydik ya ülkümüzden ya da ülkemizden çoktan şüpheye düşerdik. Kurdun takip edeceği yine kurttur, kimin kemik peşinde koşacağının cevabını verecek olanlar da bellidir." "Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı’dır" Terörsüz Türkiye sürecinde partisinin tarafının Türk milleti olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı’dır. TBMM’de kurulan ‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi’ Komisyonu’nun geçtiğimiz Cuma günü İmralı’ya gitmek üzere nitelikli çoğunlukla aldığı karar, bu karar doğrultusunda MHP, AK Parti ve DEM Parti’den birer milletvekilinin adaya gitmesi tarihi bir gelişmedir. Bu vesileyle Genel Başkan Yardımcımız ve İstanbul Milletvekilimiz Feti Yıldız ile diğer milletvekillerimize yürekten teşekkür ediyorum. CHP ve komisyonda bulunan diğer partiler İmralı’ya gitmekten sarfınazar etmişler. Varsın etsinler, hiç sorun değil, ondan bundan medet umarak ‘Terörsüz Türkiye’ hedefini takip etmiş olsaydık, onun bunun ağzının içine bakarak izin ve icazet arasaydık böylesi ağır bir sorunu bırakınız konuşmayı, yerimizden bile kıpırdayamazdık" şeklinde konuştu. "Biriz, beraberiz, kardeşiz, hep birlikte Türk milletiyiz" Mevzu bahsin Türkiye ise ayrıyı gayrıyı bir kenara bırakıp birleşmenin önemini vurgulayan Bahçeli, "Bozgunculara, yıkıcılara fırsat vermeyeceğiz. İstismarcılara itibar etmeyeceğiz. Tahrik ve tertiplere ihtimam göstermeyeceğiz. Birlik olup kucaklaşacağız. Kürt ve Türk olarak tek bir ses, tek bir nefes olacağız. Türkiye’mizi ve aziz milletimizi çağların ötesine taşıyabilmemizin başka bir yolu ve yöntemi olmadığını aklımızdan çıkarmayacağız. Hepimiz bunu başaracak azim ve inanca sahibiz. Gün; kısır tartışmaların günü değildir. Gün birleşme, bütünleşme, saflarımızı sıkılaştırma günüdür. Hakikati arayan, hakkın peşinden giden hiç kimse gürültüye kulak asmaz, yalan ve dedikoduya itibar etmez. İsrail’in bölgemizdeki soykırım ve şiddete dayalı provokasyonları, 10 Ekim ateşkes kararını inatla ihlali, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın ABD Başkanı’nın hazırladığı 28 maddelik planıyla sözde sona erdirme çabaları, Mücavir coğrafyalardaki kutuplaşma ve kamplaşmadaki sertlik, yeni bir küresel çatışma denkleminin kurulma çalışmaları bize iç cephemizi sağlam esaslara bağlamayı mecburi kılmaktadır. Biriz, beraberiz, kardeşiz, hep birlikte Türk milletiyiz. Türk-Kürt kardeştir, araya giren, bozgunculuğa heveslenen kim varsa kamburdur, kalleştir, kanser hücresidir, kahrolmaya mahkumdur. Terörün her türlüsünü reddetmenin, defetmenin ve imha etmenin sonsuz kararlığındayız" dedi. (OHÖ-