POLİTİKA
10 Nisan 2026 Cuma - 10:54 Kahta Tarım ve Orman Müdürü Yıldırım gazetecilerle bir araya geldi Adıyaman’ın Kahta İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Selim Yıldırım, Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti’ni ziyaret ederek tarım, hayvancılık ve yerel basının bölgeye katkıları üzerine karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Ziyarette konuşan İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Selim Yıldırım, Kahta’da yürütülen tarımsal faaliyetler hakkında bilgi vererek, üreticilerin desteklenmesine yönelik çalışmaların aralıksız sürdüğünü söyledi. Müdür Yıldırım, "İlçemizde tarım ve hayvancılığın daha ileri seviyeye taşınması için çiftçilerimizle sürekli iletişim halindeyiz. Yerel basın da bu süreçte önemli bir köprü görevi görüyor. Doğru ve hızlı bilgilendirme sayesinde üreticilerimize daha etkin ulaşabiliyoruz. Bu anlamda cemiyetinizin çalışmalarını yakından takip ediyor ve önemsiyoruz" dedi. Yerel basının kamu kurumlarıyla iş birliği içerisinde çalışmasının önemine vurgu yapan Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri ise, "Müdürümüzün nazik ziyareti bizleri son derece memnun etmiştir. Tarım ve hayvancılık, bölgemizin en önemli geçim kaynaklarının başında gelmektedir. Bizler de yerel basın olarak yapılan çalışmaları kamuoyuna doğru ve tarafsız bir şekilde aktarmaya devam edeceğiz. Kurumlar arası bu tür ziyaret ve istişarelerin artarak sürmesini temenni ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: "Vatandaşlarımızın lehine olan vergi mevzuatındaki güncellemeleri daha yüksek olan yeniden değerleme oranında arttıracağız"
15 Aralık 2025 Pazartesi - 22:07 Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: "Vatandaşlarımızın lehine olan vergi mevzuatındaki güncellemeleri daha yüksek olan yeniden değerleme oranında arttıracağız" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Gelir vergisi tarifesi gibi vatandaşlarımızın lehine olan vergi mevzuatındaki güncellemeleri daha yüksek olan, yani yüzde 25.5 olan yeniden değerleme oranında arttıracağız. Dolayısıyla kamunun fiyatlarını yüzde 16-19 arasında belirlerken, vatandaşın lehine olan hususlarda yeniden değerleme oranında uygulayacağız" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TBMM Genel Kurulu’nda ’2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’ görüşmelerinde Bakanlığı ile bağlı kurumlarına ilişkin sunum yaptı. Konuşmasına vefat eden Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’a Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) başsağlığı dileyerek başlayan Şimşek, 2022-2023 yılları sonunda yüzde 64-65 bandına yerleşen enflasyonun geçen sene yüzde 44.4’e kadar düştüğünü belirtti. Bakan Şimşek, "Bu sene kasım ayı itibarıyla yüzde 31.1 seviyesinde gerçekleşti. Tabii hedeflerimizin bir miktar üzerinde. Burada şunu ifade etmek istiyorum. Dayanıklı tüketim malları, giyim gibi ürünlerde aslında temel mal enflasyonu yüzde 18.6’ya kadar düştü. Gıda enflasyonu yüzde 27’ye kadar geriledi. Manşet enflasyonunun yüzde 30’un üzerinde olmasının esas sebebi, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hizmet sektörü enflasyonu dezenflasyon tedbirlerine gecikmeli tepki veriyor. Ülkemizde hizmet enflasyonunda bir katılık var. Geçmişe yönelik bir endeksleme var. Ayrıca daha önce kiraya bir üst sınır getirmiştik kanunla, eğitime bir üst sınır getirmiştik. Tabii bunun da etkileri var. Özellikle son iki yılda kira ve eğitim enflasyonu, manşetin en az iki katı hızla arttı. Ancak önümüzdeki dönemde sosyal konut seferberliği, deprem konutlarının tamamlanmasıyla birlikte konut arzı artıyor ve kira artışını sınırlayacak. Ayrıca eğitime değer kural bazlı bir fiyatlama modelini yüce Meclisimiz kabul etti. Yine bütçe imkanları çerçevesinde 2026 için vergi ve harç güncellemelerini yeniden değerleme oranında değil, hedeflediğimiz enflasyon oranında belirleyeceğiz. Ancak şunun da altına çizmek istiyorum; gelir vergisi tarifesi gibi vatandaşlarımızın lehine olan vergi mevzuatındaki güncellemeleri daha yüksek olan, yani yüzde 25.5 olan yeniden değerleme oranında arttıracağız. Dolayısıyla kamunun fiyatlarını yüzde 16-19 arasında belirlerken, vatandaşın lehine olan hususlarda yeniden değerleme oranında uygulayacağız" dedi. "Bu yıl da cari açık, hedeflerimiz doğrultusunda gidiyor" Bakan Şimşek, 2026 yılında da enflasyonun hedefler doğrultusunda düşmeye devam edeceğini söyledi. Şimşek, "Özellikle cari açık konusunu bir endişe kaynağı olmaktan çıkarttık. Uyguladığımız programın başına gidersek cari açık milli gelire oran olarak yüzde 5’in üzerindeydi. 2024 yılında yüzde 0.8’e geriledi. Hatta portföy tercihi olarak ağırlıklı olarak ithal edilen altını bir kenara bırakırsanız geçen sene cari dengede fazla verdik, 3.2 milyar dolarlık bir fazla söz konusu. Bu yıl da cari açık, hedeflerimiz doğrultusunda gidiyor. Ciddi bir iyileşme söz konusu. Özellikle yeşil dönüşümde epey mesafe katettik. Bugün petrol ihtiyacımızın yüzde 15’ini, doğal gaz ihtiyacımızın yüzde 16’sını kendi üretimimizle karşılıyoruz. Yenilenebilir enerjinin kurulu kapasitedeki payı yüzde 62’ye çıktı ama kuraklık nedeniyle bu sene üretimdeki payı yüzde 45. Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığı azaldıkça cari denge kalıcı olarak iyileşiyor. Son 23 yılda petrol ve doğal gaz ve türevlerinin ithalatına tam 1 trilyon dolar ödedik. Burada tabii ki mesafe katettikçe yapısal bir dönüşüm sağlanmış olacak. Cari dengedeki iyileşmeyle birlikte milli gelire oran olarak yüzde 23’e çıkmış olan brüt dış finansman ihtiyacımız bu sene yüzde 17’nin altına düşüyor. Program dönemi sonunda da muhtemelen yüzde 13, 14’lere kadar inmiş olacak. Bu da finansal piyasalarda ve ekonomide istikrarı güçlendirecek" şeklinde konuştu. "Finansal istikrarımızın güçlenmesiyle birlikte ülkemizin risk algısı da iyileşiyor" Bakan Şimşek, uluslararası standartlara göre rezerv yeterliliği sağladıklarını kaydederek, "2023 yılı Mayıs ayına göre brüt rezervlerimiz 88 milyar dolar, SWAP hariç net rezervler yaklaşık 123 milyar dolar arttı. Önemli bir koşullu yükümlülük olan kur korumalı mevduattan çıkışı başarıyla yönettik. Böylece net rezervlerdeki artış ile koşullu yükümlülüklerdeki düşüşü birlikte değerlendirirseniz ülkemizin bilançosunda yaklaşık 260-265 milyar dolarlık iyileşme söz konusu. Türk lirasına bu dönemde güven arttı. Türk lirasının toplam mevduat içerisindeki payı bugün itibarıyla yüzde 60’ın üzerinde. Tabii bütün bunlar ülkemizin risk birimine yansıdı. Finansal istikrarımızın güçlenmesiyle birlikte ülkemizin risk algısı da iyileşiyor. Bakın program öncesinde 700 baz puana kadar yükselen risk birimimiz, bugün itibarıyla 216 baz puana geriledi. Yani 2018 yılı Mayıs ayından bu yana en düşük seviyeye indik" diye konuştu. Gelişmekte olan ülkelerde risk primi 62 baz puan düşerken, Türkiye’de 487 baz puan düştüğünü hatırlatan Şimşek, "Türkiye program sayesinde olumlu bir şekilde ayrıştı. Düşen risk biriminin bize ne faydası var diye sorabilirsiniz. Özellikle kamunun ve özel sektörün dış borçlanma maliyetleri önemli ölçüde düştü. Teorik bir şeyden bahsetmiyorum. Mayıs 2023’te 5 yıl vadeli dolar cinsi tahvilimizin faizi yüzde 11.3’tü. Bugün yüzde 5.5 civarı. Yani yurt dışı borçlanma maliyetlerimiz yarı yarıya düştü. Reel sektörün ve bankalarımızın dış finansmana erişimi arttı. Bakın dış borç çevirme oranları 2023 ilk beş ayında yüzde 70, bankacılık sektörü için yüzde 97. Son 2.5 yılın ortalamasına bakarsanız sırasıyla reel sektör için yüzde 151’e, bankalar için yüzde 186’ya ulaştı. Programımızın başarısını tabii ki reyting kuruluşları da teyit ediyor. İstisnai bir şekilde son 2.5 yılda kredi notumuz 2 ila 3 kademe arası yükseltildi" dedi. "OVP döneminde bizim beklentimiz 2.5 milyon vatandaşımıza istihdamın sağlanacağı yönünde" Carry trade işlemlerine yönelik tedbirler aldıklarını belirten Şimşek, "Merkez Bankamız zorunlu karşılıkları son altı ayda carry trade’e karşı iki kez yükseltmiştir. Vadeler itibarıyla da ayrıştırılmıştır. Zorunlu karşılıklar; bankaların diğer yükümlülüklerinden yurt dışı banka mevduatından yüzde 8’den yüzde 12’ye, yurt dışı repo işlemlerinden sağlanan fonlar ve yurt dışı kredilerden yüzde 8’den vadeye göre yüzde 12 ile 18 arasında yükseltilmiştir. Yani carry trade’e karşı tedbir alıyoruz. Hem yurt dışı hem yurt dışı yatırımcıların mevduat ve fonların brüt gelirleri üzerinden enflasyon ayarlaması da yok. Yüzde 17.5 stopaj alıyoruz. Bu dönemde ekonomik aktivite ılımlı seyretti. Ama dezenflasyon süreciyle sürdürülebilir yüksek büyüme patikasına tekrar ulaşacağız. Son iki yılda küresel büyüme ortalama yüzde 3.2. Ama bizim ticaret ortaklarımızdaki büyüme Avrupa Birliği başta olmak üzere ortalama büyüme yüzde 2.2. Bu dönemde Türkiye yüzde 3.5 civarında büyüdü. Dezenflasyonla birlikte biz inanıyoruz ki kademeli olarak büyüme tekrar yükselecek. OVP döneminde bizim beklentimiz 2.5 milyon vatandaşımıza istihdamın sağlanacağı yönünde. Mali disiplini tesis ettik ve bunu kararlılıkla sürdürmek zorundayız, sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Muhalefetin iş bilmezliğine bakıp asla umutsuzluğa kapılmayın, liyakatli kadrolar Türkiye’de iş başındadır"
15 Aralık 2025 Pazartesi - 21:43 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Muhalefetin iş bilmezliğine bakıp asla umutsuzluğa kapılmayın, liyakatli kadrolar Türkiye’de iş başındadır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dünyada merkezinde bölgemizin olduğu sancılı bir dönüşüm yaşanırken, Türkiye olarak belirlediğimiz hedeflere doğru adım adım kararlılıkla ilerliyoruz. Hiç endişeniz olmasın. Emanetiniz emin ve ehil ellerdedir; liyakatli kadrolar Türkiye’de iş başındadır" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu. Alınan kararların ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Türk tarihinin ilk yazılı metinlerinden Orhun Kitabeleri’ne atıfta bulunan Erdoğan, Türkiye’nin kararlılıkla hedeflerine ilerlediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "86 milyon, birlik ve beraberlik içinde birbirimizden güç ve cesaret alarak hamdolsun her alanda büyük bir atılım halindeyiz. Dünyada merkezinde bölgemizin olduğu sancılı bir dönüşüm yaşanırken, Türkiye olarak belirlediğimiz hedeflere doğru adım adım kararlılıkla ilerliyoruz. Milletçe hep beraber güzel günlere her gün biraz daha yaklaşmanın umudunu ve heyecanını yaşıyoruz. Önümüze çıkan engeller ne kadar büyük olursa olsun Allah’ın izniyle bunları aşacak iradeye, azme ve cesarete fazlasıyla sahibiz" diye konuştu. Toplumsal birlikteliğin Türkiye’nin en büyük gücü olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, etnik ve mezhepsel ayrımlar üzerinden yapılan söylemlere karşı net mesajlar vererek, "Tarihi tecrübelerimizden özellikle aldığımız güçle, bizi güçlü kılan, bizi dirayetli kılan Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkez, Sünni-Alevi fark etmeksizin birbirimize olan sarsılmaz bağlılığımızdır. Her zaman söylediğim gibi biriz, beraberiz, kardeşiz, hep birlikte Türkiye’yiz. Bunu kimsenin bozmasına, kimsenin dinamitlemesine izin vermeyeceğiz. Kimi zaman kadınları, kimi zaman Alevi canlarımızı, kimi zaman Kürt kardeşlerimizi hedef alan hadsiz söylemler karşısında nefret siyasetine prim vermeyecek, tam tersine birbirimize daha sıkı kenetlenecek, kardeşliğimizi yüceltmenin yollarını arayacağız. Hazreti Mevlâna’dan aldığımız ilhamla biz topraklara sevgiden başka hiçbir tohum ekmedik; bundan sonra da ne bu topraklara ne de bölgemize sevgiden, iyilikten, güzellikten, merhametten başka tohum ektirmeyeceğiz. Her zaman kucaklayıcı olacağız. Kimsenin dünya görüşüne, yaşam tarzına, ideolojisine bakmadan 86 milyonun ebedi kardeşliğini büyütecek; muhabbetimizi, dayanışmamızı büyütecek; ekmeğimizi, aşımızı büyütecek, milletimizle birlikte bölgemizdeki tüm kardeşlerimizin refahını, huzurunu, barış ve istikrarını büyütecek; inşallah yolumuza işte bu anlayışla devam edeceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlara seslenerek güven mesajı verdi. Erdoğan, "Hangi siyasi partiden olursa olsun şu an ekranları başında bizleri izleyen tüm vatandaşlarıma sesleniyorum. Hiç endişeniz olmasın. Muhalefetin iş bilmezliğine bakıp asla umutsuzluğa kapılmayın. Emanetiniz emin ve ehil ellerdedir; liyakatli kadrolar Türkiye’de iş başındadır. 23 yıldır sizin emanetinize hamdolsun zerre miskal gölge düşürmedik. En zorlu badirelerin bile üstesinden gelmeyi hamdolsun başardık. Hiçbir şart altında ülkemize ve milletimize zarar gelmesine izin vermedik. Bundan sonra da sizin emanetinize gözümüz gibi bakmayı sürdüreceğiz. ’Halka hizmet, Hakk’a hizmettir’ düsturuyla gece gündüz demeden ülkemiz ve milletimiz için koşturuyoruz. Millete hizmet yolunda, medeniyetimizi güçlendirme yolunda sınır tanımıyor, asla yorulmuyor; kesintisiz bir şekilde çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Dosyaların kapatılma sürelerini kısaltarak, bu alanda birçok Avrupa ülkesini geride bıraktık" Son Kabine Toplantısı’ndan bu yana yapılan çalışmalara değinen Erdoğan, 2 Aralık’ta toplam bin 351 yeni hakim ve savcının atamasının yapıldığını hatırlattı. Erdoğan, "Son Kabine Toplantımızdan bu yana yine sizin için, 86 milyonun huzur ve esenliği için gecemizi gündüzümüze kattık. 2 Aralık’ta eğitim ve staj dönemlerini başarıyla nihayete erdiren 712’si hakim, 492’si cumhuriyet savcısı, 147’si idari hakim olmak üzere toplam bin 351 yeni yargı mensubumuzun atamasını gerçekleştirdik. Kendilerini tebrik ediyor; adaletin tecellisi yolunda ortaya koyacakları çabalar için her birine şimdiden teşekkürlerimi iletiyorum" açıklamasında bulundu. Adalet teşkilatının hem insan kaynağı hem de fiziki ve teknik altyapı bakımından güçlendirildiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin AİHM kararlarına uyum oranının yüzde 90 seviyesinde olduğunu söyledi. Erdoğan, "Son 23 yılda adalet personeli sayımızı 26 bin 274’ten 95 bin 224’e; hâkim ve savcı sayımızı ise 9 bin 349’dan 26 bin 803’e ulaştırdık. Aynı dönemde müstakil adliye binalarımızın sayısını 78’den 391’e çıkardık. Adli ve idari yargıdaki mahkemelerimizin sayısını önemli ölçüde artırdık. Dosyaların kapatılma sürelerini kısaltarak, bu alanda birçok Avrupa ülkesini geride bıraktık. Aynı şekilde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyma oranımız yüzde 90 ile Avrupa Konseyi’ne üye ülkelerin çok çok üzerindedir. İhlal kararlarına ilişkin oranlarda da yüzde 1,09 ile Konsey üyesi ülkelerdeki ortalama ihlal oranından daha düşük bir seviyedeyiz. İnşallah bunu daha da aşağıya çekeceğiz. Türkiye’yi bu konuda acımasızca eleştirenlerin AHİM kararlarını yıllardır uygulayamayan birçok ülkeyle ilgili seslerini çıkarmadıklarını görüyoruz. Yine bu çevreler, Gazze soykırımında 270 gazeteciyi katleden İsrail’in sözde basın özgürlüğü endeksinde Türkiye’nin ve Filistin’in önünde olmasına hiçbir tepki göstermiyor; bu çarpık tabloda hiçbir sorun, sıkıntı görmüyor. Fakat söz konusu Türkiye olunca, bakıyorsunuz hakkaniyet kayboluyor, objektiflik ortadan kalkıyor, nesnelliğin yerini ideolojik at gözlükleri alıyor. Biz elbette bunlara aldırmayacağız. Adalet teşkilatımızı güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Devlet olarak hayatın her sahasında engelli vatandaşlarımıza dönük hizmet ve desteklerimizi devam ettireceğiz" 4 Aralık Dünya Engelliler Günü ve 5 Aralık Kadın Zirvesi programlarına da değinen Erdoğan, engelli bireyler ve kadınlar için atılan adımları anlattı. Kadınların seçme ve seçilme hakkının 91’inci yıl dönümü olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Programda çalışmalarıyla öne çıkan kurumlarımıza Erişilebilirlik Ödüllerini takdim ettik. Engelli vatandaşlarımızın hayat yolculuklarında önlerine çıkan bariyerleri aşmaları için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. 2002’den bugüne kamudaki engelli memurlarımızın sayısını 15 kattan fazla artırarak 83 bine ulaştırdık. Sosyal yardım ve destek hizmetlerini etkin bir şekilde devreye aldık. 23 sene önce evde bakım hizmetlerinden yalnızca 5 bin kişi yararlanıyordu. 100 katın üzerinde bir artışla bugün 520 binden fazla vatandaşımız evde bakım hizmetlerinden istifade ediyor. Hukuki ve idari düzenlemelerimizle işverenlerimize sağladığımız teşviklerle devlet olarak hayatın her sahasında engelli vatandaşlarımıza dönük hizmet ve desteklerimizi devam ettireceğiz" dedi. "Grup başkan vekilimizin şahsında kadın milletvekillerine ve Gazi Meclisimize yapılan saygısızlığı şiddetle kınıyorum" 5 Aralık’ta "Kadınla Yükselen Şehirler" temasıyla tertip edilen Uluslararası Yerel Yönetimlerde Kadın Zirvesi’ne iştirak ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizin yanı sıra, dünyanın dört bir yanında başarılarıyla temayüz etmiş hanım kardeşlerimizin katıldığı Zirve’de çok önemli meseleler ele alındı. 5 Aralık, aynı zamanda ülkemizdeki kadınların seçme ve seçilme hakkını elde edişinin 91’inci yıldönümüydü. AK Parti olarak kadın haklarının tam ve etkin şekilde kullanılması için göreve geldiğimiz ilk günden itibaren devrim niteliğinde adımlar attık. Eğitim görme ve seçilme hakkı başta olmak üzere anayasamızda kayıtlı hak ve özgürlükleri yasaklarla, baskılarla, ayrımcı uygulamalarla ellerinden alınan hanım kardeşlerimizin önündeki engellerin tamamını ortadan kaldırdık. Tek parti döneminin kötü mirasını, 28 Şubat zihniyetinin utanç lekelerini bir daha geri gelmemek üzere tarihin çöp sepetine yolladık. Bu vesileyle bütçe görüşmeleri esnasında partimizin grup başkan vekiline yönelik ana muhalefet partisi milletvekilinin edep sınırlarını aşan çirkin ifadelerini esefle karşıladığımızı burada ifade etmek istiyorum. Grup başkan vekilimizin şahsında kadın milletvekillerine ve Gazi Meclisimize yapılan saygısızlığı şiddetle kınıyorum. Siyasette nezakete herkes dikkat etmeli, siyasetin seviyesini düşürecek bu tür yakışıksız ifadelerden uzak durulmalıdır. Milleti temsil edenler, evvelemirde millete örnek olacak bir siyasi üsluba sahip olmalıdır. Polemiklerin ve atışmaların sertleştiği bütçe maratonunda herkesten üslup noktasında biraz daha özenli davranmalarını önemle rica ediyorum. Birbirimizi elbette eleştireceğiz ama kırıcı ve yıkıcı da olmayacağız" diye konuştu. Manisa’nın vefat eden Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’a rahmet dileğinde bulunan Erdoğan, "Merhum Gülşah Durbay Hanımefendi’nin ailesine, yakınlarına, Cumhuriyet Halk Partisi camiasına ve Manisa halkına başsağlığı dileklerimi iletiyorum" dedi. "Macaristan ile ilişkileri bir üst noktaya taşıyacak 16 anlaşma imzalandı" 8 Aralık’ta Türkiye-Macaristan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin 7’nci toplantısı vesilesiyle Macaristan Başbakanı Viktor Orban ve heyetini İstanbul’da ağırladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantılar neticesinde ilişkileri bir üst noktaya taşıyacak 16 anlaşma imzalandığını, 6 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşılmasına çok az kaldığını bildirdi. Orban’la birlikte bu rakamı 10 milyar dolara yükseltmeyi hedeflediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Macaristan, Türk Devletleri Teşkilatı’nın çalışmalarına da çok önemli katkılar yapıyor. Mayıs 2025’te Budapeşte’de düzenlenen gayriresmi zirve, Avrupa Birliği sınırları içerisinde yapılan ilk Türk Dünyası Zirvesi olarak tarihe geçti. 9 Aralık’ta Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul edilişinin 77’nci yıldönümü münasebetiyle düzenlenen ’İnsanlık İçin Güçlü Türkiye’ programına katıldık. 1948’de ilan edilen bu önemli belgedeki ilke ve değerler, bizim insan merkezli medeniyet mimarimizin tam kalbinde yer alıyor. İnsanı ’yaratılmışların en şereflisi’ olarak gören inanç ve kültür değerlerimiz, milletimizin insana odaklanmasını, asıl yatırımı insana yapmasını, dünyaya hak, adalet ve merhamet penceresinden bakmasını adeta zorunlu kılmıştır" açıklamasını yaptı. "Uluslararası toplum ve kuruluşlar, dünyanın farklı yerlerinde meydana gelen bu ihlallerin önüne geçememiş, sorunları çözmek yerine sadece seyretmiştir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Gazze’de yaptığı soykırımda uluslararası kuruluşların da yetersiz kaldığını bir kez daha ifade ederek, bölgede son yıllarda patlak veren çatışmalara bakıldığında yaşam hakkı başta olmak üzere beyannamenin ayaklar altına alındığını belirtti. Erdoğan, "İsrail’in Gazze’de iki yıl boyunca tüm dünyanın gözleri önünde perrvasızca işlediği savaş ve soykırım suçları, bunun en somut delilidir. Aynı şekilde komşumuz Suriye’de Baas rejimi, 13,5 sene boyunca kimyasal saldırılardan işkencelere varıncaya kadar insan haklarına ilişkin ne kadar kural, kaide, değer, ilke, norm varsa hepsini ihlal etmiştir. Uluslararası toplum ve kuruluşlar, dünyanın farklı yerlerinde meydana gelen bu ihlallerin önüne geçememiş, sorunları çözmek yerine sadece seyretmiştir. Türkiye, devleti ve milletiyle Gazze’de, Suriye’de, Somali’de, Yemen’de, Libya’da hülasa kan ve gözyaşıyla ıslanmış bölgelerin tamamında barış ve hakkaniyet odaklı çalışmalarıyla dünyaya insan hakları dersi vermiştir. İnşallah bu şekilde de yola devam edeceğiz" diye konuştu. "İş insanlarımız Türkmenistan’ın bağımsızlığından bu yana 55 milyar dolar tutarında bini aşkın projeyi başarıyla tamamladılar" 11 Aralık’ta Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) 29. Olağan Genel Kurulu’na iştirak ettiklerini ifade eden Erdoğan, çalışmalarındaki özveriden dolayı TİSK camiasına teşekkür etti. Erdoğan, "TİSK Genel Kurulu’nun ardından Türkmenistan’ın daimi tarafsızlığını ilanının 30’uncu yıldönümü etkinliklerine katılmak üzere Aşkabat’a gittik. Türkmenistan’la ortak tarih, dil, din ve kültüre dayanan münasebetlerimiz, karşılıklı saygı ve müşterek menfaat temelinde her geçen gün güçleniyor. İş insanlarımız Türkmenistan’ın bağımsızlığından bu yana 55 milyar dolar tutarında bini aşkın projeyi başarıyla tamamladılar. Halihazırda firmalarımız 10 milyar dolar büyüklüğünde 19 projeyi başarıyla yürütüyor. 2024 yılında 2 milyar doları aşan ikili ticaret hacmimizi 5 milyar dolara yükseltmenin gayreti içindeyiz. Türkmenistan’da Milli Lider Sayın Gurbangulu Berdimuhammedov ve Devlet Başkanı Sayın Serdar Berdimuhammedov’un yanı sıra, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Sayın Putin ve Pakistan Başbakanı Sayın Şerif’le görüşmeler gerçekleştirdik. Türkmen kardeşlerimizle işbirliğimizi gelecekte daha da güçlendireceğiz" değerlendirmesini yaptı. "Ülkemizi dünya deniz ticareti filo listesinde 10’uncu sıraya yükselttik" Kabine Toplantısı’nda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın yatırımlarımlarla ilgili kapsamlı bir sunumu olduğunu ifade eden Erdoğan, "Türkiye’yi denizcilikte de küresel aktör haline getirmek için yatırımlarımızı artırıyor, filomuzu büyütüyor, uluslararası iş birliklerimizi derinleştiriyoruz. 2025’in ilk yarısında 53,1 milyon detveyt kapasiteye ulaşarak, ülkemizi dünya deniz ticareti filo listesinde 10’uncu sıraya yükselttik. Dünyanın en fazla konteyner elleçleyen ilk 100 limanı arasında olan Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ ve Mersin limanlarımıza bu yıl ilk kez Aliağa Limanımızı da ekledik. 2025 sonu itibarıyla limanlarımızda elleçlenen yük miktarının 550 milyon tona ulaşmasını öngörüyoruz. Sayısını 85’e çıkardığımız tersanelerimiz, dünyanın dört bir yanından aldığı 61 gemi siparişiyle küresel gemi siparişlerinde 9’uncu sıraya yerleşti. Dünyanın en büyük tam elektrikli feribotu, ilk bataryalı tam elektrikli liman römorkörü, dünyanın ilk yüzer balık çiftliği ve Türk donanma tarihindeki ilk havuzlu helikopter gemisi gibi gurur projelerimizi tek tek hayata geçiriyoruz. Deniz dibi, kıyı yapıları ve balıkçı barınakları tarama faaliyetlerimiz sürüyor. Bunun yanında ’yol medeniyettir’ şiarıyla ulaştırma yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. ’Ne kadar çok yol yaparsak, trafik o kadar çok sıkışır’ diyen beceriksizler gibi olmadık. İktidarlarımız döneminde ulaştırma ve haberleşme altyapısına kamu olarak yaklaşık 300 milyar doların üzerinde yatırım yaptık" dedi. "Yatırım programına aldığımız Esenboğa Havalimanı metro hattının inşasına 2026 yılında ’Bismillah’ diyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "6 bin 101 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol mesafemiz, 30 bin 14 kilometreye çıktı. Bin 714 kilometre olan otoyol uzunluğumuz, 3 bin 796 kilometreyi buldu. Türkiye’yi hızlı trenle biz tanıştırdık. Toplam 2 bin 32 kilometre uzunluğunda hızlı tren ağı inşa ettik. Ayrıca 2 bin 971 kilometre uzunluğunda demiryolu ağını, toplam 10 bin 561 kilometre uzunluğunda elektrikli ve sinyalli hattı milletimizin hizmetine sunduk. 11 bin 668 kilometre uzunluğundaki demiryollarımızı komple yeniledik. Şehirlerimizin kent içi ulaşımını raylı sistemlerle donatarak rahatlattık. 12 ilimize toplam bin 33 kilometre uzunluğunda raylı sistem kazandırdık. Bunun 162 kilometresini İstanbul’umuzda inşa ettik. Şimdi de Başkentimiz için önemli bir adım atıyoruz. Yatırım programına aldığımız Esenboğa Havalimanı metro hattının inşasına 2026 yılında ’Bismillah’ diyoruz. İlk etapta Kuyubaşı İstasyonu’ndan aktarma yapılarak planlanan hattı, Gar’dan başlayacak şekilde yeniden tasarladık. Toplam 36 kilometre uzunluğunda, 12 istasyondan oluşacak Gar-Kuyubaşı-Esenboğa Havalimanı metro hattımızın yapımına önümüzdeki yıl başlamayı hedefliyoruz. Projemizin şimdiden Ankaralı kardeşlerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Şurası bir gerçek ki halkın kaynakları iç edilmediği, talan edilmediği, ona buna peşkeş çekilmediği takdirde bu şehre de, bu ülkeye de ziyadesiyle yeter. Tabii bunun için öncelikle milletin verdiği yetkiye emanet nazarıyla bakmak ve ona ihanet etmemek gerekiyor. Biz siyasi hayatımız boyunca da, 23 yılı deviren iktidarlarımız boyunca da iğne ucu kadar dahi olsa emanete leke bulaştırmamaya hassasiyet gösterdik. Siyaseti bir ikbal kapısı, rant kapısı olarak değil, millete hizmet vasıtası olarak gördük. İnşallah son nefesimize kadar bu istikamet üzere olmaya devam edeceğiz."
Bakan Yerlikaya: "2025 yılında 103 terörist ikna yoluyla yurt dışından gelerek güvenlik güçlerimize teslim oldu"
15 Aralık 2025 Pazartesi - 20:13 Bakan Yerlikaya: "2025 yılında 103 terörist ikna yoluyla yurt dışından gelerek güvenlik güçlerimize teslim oldu" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "2025 yılında 103 terörist ikna yoluyla yurt dışından gelerek güvenlik güçlerimize teslim oldu" dedi. Bakan Yerlikaya, TBMM Genel Kurulu’nda İçişleri Bakanlığının ve bağlı kuruluşlarının 2025 yılına ilişkin faaliyetleri ve 2026 yılı bütçe teklifine ilişkin sunum yaptı. 688 bin personelle tüm suç ve suçlularla mücadelenin kesintisiz, tavizsiz ve amansız bir şekilde yürütüldüğünü dile getiren Yerlikaya, "Ülkemiz, yıllardır devam eden terörle sınanmasını bitirecek; kardeşliğimizi, birliğimizi ve dirliğimizi güçlendirecek yeni bir dönemin, ‘Terörsüz Türkiye’ döneminin kapılarını aralamıştır. Terörsüz Türkiye; Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın ve bütün farklılıkların aynı sofrada, aynı kaderde, aynı vatanda kardeşçe yaşadığı bir büyük aile demektir. Terörsüz Türkiye; huzur, kalkınma ve kardeşliğimizi büyütme projesidir. Çocuklarımızın korkusuz büyüdüğü, şehirlerimizin canlandığı, dağların, vadilerin, sokakların kardeşliğin sesiyle dolduğu, hiçbir gencimizin terör örgütlerinin ağına düşmediği, demokrasinin ve hukukun güç kazandığı, uluslararası alanda güçlü, bölgesinde lider bir Türkiye’nin adıdır. Ülkemizin kaynaklarını gençlerimizin eğitimine, çiftçimizin emeğine, esnafımızın ticaretine, sanayicimizin üretimine, şehirlerimizin turizmine ve kalkınmasına yönlendirmektir" ifadelerini kullandı. "2025 yılında 103 terörist ikna yoluyla yurt dışından gelerek güvenlik güçlerimize teslim oldu" Terörle mücadele kapsamında kırsalda arama-tarama faaliyetlerinin kesintisiz şekilde sürdüğünün altını çizen Bakan Yerlikaya, "2025 yılı içinde 308 mağara ve sığınağı imha ettik. İHA ve İKU’larımız 44 bin 157 saat uçuş gerçekleştirdi. 10’u Diyarbakır annelerinin çocukları olmak üzere toplam 103 terör örgütü mensubu ikna yoluyla yurt dışından gelerek güvenlik güçlerimize teslim oldu. 30 terör eylemi engellendi. Terör suçlarından hapis araması olan 439 şahıs yakalandı. Kırmızı bültenle aranan 7 şahsın ülkemize iadesi sağlandı. Terör suçlarından aranmakta olan 71 şahıs hakkında kırmızı bülten çıkartıldı. Terörle mücadele kapsamında bin 602’si din istismarcısı FETÖ ve 746’sı yine din istismarcısı DEAŞ olmak üzere diğer terör örgütlerini de dahil ettiğimizde toplam 2 bin 587 şahıs tutuklandı" dedi. "Asayiş ve trafik hizmetlerimizdeki ekip sayılarımızı yaklaşık yüzde 30 arttırdık" Göreve geldikleri andan itibaren 14 bin olan yaka kamerası sayısının son 2,5 yıldaki yeni alımlarla 104 bine yükseldiğini ve 2026 yılında planlanan 60 bin yeni alımla birlikte toplam sayının 164 bine ulaşacağını söyleyen Yerlikaya, "Göreve geldiğimizden itibaren 29 bin 637’si hizmet aracı, 2 bin 64’ü motosiklet, 332’si zırhlı araç, 52’si hava aracı, 185’i yüzer araç olmak üzere araç sayımızı 32 bin 270 arttırarak filomuzu güçlendirdik. Böylece asayiş ve trafik hizmetlerimizdeki ekip sayılarımızı yaklaşık yüzde 30 arttırdık. Artık daha görünürüz, daha caydırıcıyız. Asayiş suçlarına yönelik geldiğimiz noktayı, meydana gelen olay sayılarını, aydınlatma oranlarını düzenli olarak kamuoyu ile paylaşıyorum. Ülkemiz genelinde geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla 2025’in ilk 11 ayında kişilere karşı işlenen suçlarda olay sayısını 49 bin 408, malvarlığına karşı işlenen suçlarda olay sayısını 42 bin 315 azalttık. Yani sadece 11 ayda 91 bin 723 daha az olay meydana geldi. Bir şey daha söyleyeyim; son 2,5 yılda olay sayılarını 250 bin 771 azalttık" şeklinde konuştu. "Terör propagandalarına, yasa dışı bahis ve ödeme sistemi ağlarına karşı çok yönlü operasyonlar yürütüyoruz" Ulusal güvenliğin sadece kara, hava ve denizlerle sınırlı olmadığını ifade eden Yerlikaya, "Yeni mücadele alanlarımızdan biri de sınırları olmayan bir dünyadan oluşuyor. O da siber dünyadır. Bu siber dünyanın her bir yanı karanlık dehlizlerle dolu. Klavye başında sinsice bekleyen ‘yeni nesil düşmanlar’ var. Deepfake videolar, siber zorbalık, sanal bahis ve sanal kumar platformları bir tıkla başlayan süreç, hayatları karartabiliyor. Orada yapılan bir saldırı, burada bir evladımızın hayatına, bir vatandaşımızın mahremiyetine zarar verebilmektedir. İşte bu nedenle siber devriyelerimiz teknolojik donanımı, yapay zekâ destekli istihbarat analizleri ve ileri seviye tarama sistemleriyle 7 gün 24 saat görev başındadır. Bu kararlılıkla terör propagandalarına, yasa dışı bahis ve ödeme sistemi ağlarına, bilişim dolandırıcılığına, çevrimiçi çocuk istismarlarına karşı çok yönlü operasyonlar yürütüyoruz. Avrupa ülkeleri İçişleri Bakanlıkları 2024 verilerine göre siber suçlarda aydınlatma oranımız ülkemizde yüzde 86. Bu oran İspanya’da yüzde 13, Almanya’da yüzde 32" dedi. "Narkokapan operasyonlarında tutuklama oranımız yüzde 96" Uyuşturucuya karşı savaş açtıklarını dile getiren Bakan Yerlikaya, "Bu savaşı, sadece ülkemiz adına değil, insanlık adına sürdürüyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonuyla bir hedef koyduk. Ülkemizi uyuşturucuya karşı aşılmaz, erişilmez bir kale haline getirmek. Sadece bu yılın 11 ayında zehir tacirlerine yönelik düzenlediğimiz operasyonlarla 40 bin 346 şahıs tutuklandı. Son 2,5 yılda tutuklananların sayısı 96 bin oldu. İllerimizde eş zamanlı düzenlediğimiz Narkokapan operasyonlarıyla sokaklarımızı torbacılardan temizliyoruz. Bu operasyonlarımızdaki tutuklama oranımız yüzde 96. Son 2,5 yılda 349 narkotik organize suç örgütünü çökerttik. Sadece bu yıl narkotik suçlarından hapis cezalı aranan 31 bin 390 şahsı yakaladık. Kırmızı bültenle narkotik suçlardan aranan 51 yabancı şahsı ülkemizde yakaladık. Kırmızı bültenle narkotik suçlarından aramakta olduğumuz 64 şahsın ülkemize iadesini sağladık. Yine bu yıl düzenlediğimiz operasyonlar sonucunda 47 ton uyuşturucu madde, 130 milyon adet uyuşturucu hap ele geçirdik" dedi. "2016 yılından bu yana ise ülkelerine gönüllü dönüş yapan Suriyeli sayısı 1 milyon 330 bine ulaştı" Göçe yalnızca bir "güvenlik" meselesi olarak değil, aynı zamanda insani, sosyolojik ve uluslararası boyutları olan çok yönlü bir olgu olarak yaklaştıklarını belirten Bakan Yerlikaya, "Her adımımızı hukukun, merhametin, vicdanın ve medeniyet değerlerimizin rehberliğinde atıyoruz. Bunu yaparken de kamu düzeninden asla ödün vermeyen bir dengeyi titizlikle koruyoruz. Türkiye bu yönleriyle tüm dünyaya örnek olan bir ‘model ülke’ konumundadır. Düzensiz göçe karşı verdiğimiz kararlı mücadeleyle ülkemiz, düzensiz göçe hedef olmaktan ve transit göç rotası olmaktan çıkmıştır. Düzensiz göçle mücadelede odağımız, göçmen kaçakçılığı organizatörleridir. Bunlara karşı yaptığımız operasyonlar sonucu sadece bu yıl 4 bin 88, son 2,5 yılda ise 11 bin 928 göçmen kaçakçılığı organizatörü tutuklandı. Yine bu yıl 105 bin düzensiz göçmen sınır dışı edildi. Düzensiz göçe karşı tavizsiz tutumumuz sayesinde vize, vize muafiyeti veya ikamet süresi biten 374 bin yabancı da kendiliğinden çıkış yaptı. Düzensiz göçle mücadelede, entegre sınır yönetimi kuran, son teknolojiyi sahada uygulayan bir devletiz. Sınırlarımızda bin 323 kilometre güvenlik duvarı, bin 755 kilometre devriye yolu inşa ettik. Bu dönemin en önemli yeniliklerinden biri de Mobil Göç Noktası araçlarımızdır. 81 ilimizde 375 Mobil Göç Noktası ile sahadayız. 8 Aralık 2024’ten bu yana 590 bin Suriyeli gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli şekilde ülkesine döndü. 2016 yılından bu yana ise ülkelerine gönüllü dönüş yapan Suriyeli sayısı 1 milyon 330 bine ulaştı. Türkiye olarak bir yandan düzensiz göçle mücadele ederken, diğer yandan düzenli göçe yönelik çekim merkezi olacak politikalarımızı da sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. "Bu yılın ilk 11 ayında 3 milyon 235 bin pasaport verdik" Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün büyük bir özveriyle çalışmalarını sürdürdüğünü vurgulayan Yerlikaya, "Bu yılın ilk 11 ayında 3 milyon 235 bin pasaport, 7 milyon 921 bin yeni kimlik kartı ve 5 milyon 602 bin yeni tip sürücü belgesi verdik. 112 Acil Çağrı Merkezimiz, bu yılın ilk 11 ayında 88 milyon çağrı aldı. Bu çağrılara reaksiyon süremiz 2,86 saniye olarak gerçekleşti" ifadelerini kullandı.
Bakan Uraloğlu: "Gölbaşı Veri Merkezi, kritik bilgileri barındıran kurumların veri ve bulut hizmeti ihtiyaçlarını yerli yazılım ile karşılayacak"
15 Aralık 2025 Pazartesi - 18:03 Bakan Uraloğlu: "Gölbaşı Veri Merkezi, kritik bilgileri barındıran kurumların veri ve bulut hizmeti ihtiyaçlarını yerli yazılım ile karşılayacak" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat’ın veri merkezi kapasitesini 8 katın üzerinde artıracak Gölbaşı Veri Merkezi ile e-Devlet Kapısı başta olmak üzere tüm veri ve bulut hizmetlerine yönelik ihtiyacı yerli yazılım ile karşılayacaklarını ifade etti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, e-Devlet Kapısı başta olmak üzere Türkiye’nin dijital altyapısını kuran Türksat’ın yeni bir projeyi hayata geçireceğini açıkladı. Uraloğlu, Ankara’da kurulacak olan Gölbaşı Veri Merkezi ile kritik bilgileri barındıran kurumların iş sürekliliklerini sağlayabilmeleri için tüm veri ve bulut hizmetlerine yönelik ihtiyacı yerli yazılım ile karşılayacaklarını ifade etti. Bakan Uraloğlu, merkez hakkında yaptığı açıklamada, "Gölbaşı Veri Merkezi, 28 bin 500 metrekarelik dev alanı ile Türkiye’nin en büyük veri merkezlerinden biri olacak" dedi. Veri merkezi kapasitesi artacak 2026 yılında veri merkezinin inşaat ve mimari çalışmalarını büyük oranda tamamlamayı planladıklarını belirten Bakan Uraloğlu, "Kritik bilişim merkezimizi 2027 yılı içerisinde ise hizmete almayı hedefliyoruz. Yapılacak yatırım ile Türksat’ın mevcut veri merkezinin fiziksel kapasitesi ilk fazda 3 kat, ikinci fazda ise 8 katın üzerinde artırılacak" açıklamasında bulundu. Türksat Gölbaşı Veri Merkezi’nin 6 sistem salonu, 2 adet 20’şer kabinlik yüksek performans odası ve 6 bin metrekare beyaz alana sahip olması planlanırken, tesiste 200 kişi kapasiteli ofis çalışma alanın da bulunacağını belirten Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Merkez, enerji verimliliğinde LEED-Gold sertifikasına, veri merkezi standartlarında ise Uptime Institude TIER-III ve TSE 50600 uyumlu olarak kurulacak. Kurulacak veri merkezi yapay zeka uygulamaları, derin öğrenme, veri madenciliği, makine öğrenmesi gibi başlıklar altında veri analizi, veri kümelerinin işlenmesi, algoritmaların eğitimi, modelleme, tahmin, sınıflandırma, yüksek hızlı matematiksel hesaplamalar yapılması gibi hizmetlerin sunumu için gerekli altyapıya sahip olacak. Türkiye’nin en büyük kurum ve kuruluşlarının olağanüstü durumlarda dahi güvenli ve kesintisiz hizmet almasını sağlayacak merkez ile e-Devlet projeleri kapsamındaki hizmetlerde kesinti yaşanmasının önüne geçilecek." Düşük karbon salımı ve yüksek enerji verimliliğine sahip olacak veri merkezi ile Türkiye’ye çevreye de duyarlı bir tesis kazandırmayı planladıklarını ifade eden Uraloğlu, "Ayrıca sektörde rekabetin sağlanması ve kamuda tasarruf için büyük bir oyuncu olarak görev yapacak Türksat, ülkemizin kaynaklarının etkin kullanılması amacına hizmet etmiş olacak" ifadelerini kullandı.
TBMM Genel Sekreterliği’nden taciz iddialarına ilişkin açıklama
15 Aralık 2025 Pazartesi - 17:49 TBMM Genel Sekreterliği’nden taciz iddialarına ilişkin açıklama TBMM genel Sekreterliği, Mecliste tacizlerin sistematik şekilde 2018 yılından bu yana sürdürüldüğü iddialarının gerçeği yansıtmadığını, staj yapan öğrencilere taciz iddialarıyla ilgili yürütülen adli soruşturma kapsamında 4 personel hakkında tutuklama, 1 personel hakkında adli kontrol kararı verildiğini açıkladı. TBMM Genel Sekreterliği tarafından kurumda staj yapan öğrencilere taciz iddialarına ilişkin yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, "Yürütülen idari soruşturmada İki stajyerin TBMM mutfağında 2024 yılının Eylül ayından 2025 yılının Haziran ayına kadar staj yaptığı, Meclis çalışanı H.İ.G. isimli aşçının anlık mesajlaşma uygulaması üzerinden bir stajyerimize 18 Haziran-1 Kasım 2025 tarihleri arasında, İ.B. isimli aşçının ise diğer stajyerimize 19-21 Temmuz 2025 tarihleri arasında yakınlaşma amaçlı taciz mesajları attıkları görülmüştür. İlgili personeller (H.İ.G. ve İ.B.) 4-5 Aralık 2025 tarihlerinde işten el çektirilmiştir. 11 Aralık 2025 tarihinde tamamlanan soruşturmaya göre de bu kişiler hakkında kamu görevinden çıkarılması teklifi getirilmiştir. Üçüncü stajyerin ise TBMM mutfağında 2025 yılının Eylül ayında başladığı stajına devam ettiği, Meclis çalışanı D.U. isimli aşçının sözlü ve fiziksel tacizlerine maruz kaldığı yönünde şikayetçi olduğu, kamera kayıtlarının incelenmesi sonucunda 24 Eylül 2025 tarihinde Halkla İlişkiler binası mutfağında diğer personellerin de yoğun olarak bulunduğu ve çalıştığı bir ortamda 13 dakika içerisinde üç kez fiziksel temasta (koluna ve beline) bulunduğu görülmektedir. Çocuğun üstün yararı ve kamera kayıtlarına yansıyan fiziksel temaslar göz önünde bulundurularak D.U. öncelikle işten el çektirilmiş, 11 Aralık 2025 tarihli soruşturma raporu ile de kamu görevinden çıkarılması teklifi getirilmiştir. Yine haklarında taciz suçlamasında bulunulan R.Ç. isimli aşçı ile R.S. isimli aşçıbaşı hakkındaki iddialar soruşturma sonucunda doğrudan sübuta ermemekle beraber kamu görevi sırasında itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak kapsamında disiplin cezaları teklifi getirilmiştir. Soruşturma kapsamında elde edilen tüm bilgiler ve disiplin raporunun bir örneği Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile de paylaşılmıştır. Yürütülen adli soruşturma kapsamında 4 personel hakkında tutuklama, 1 personel hakkında adli kontrol kararı verilmiştir. Hepimizi üzen ve stajyerlerimiz ile ailelerini mağdur eden bu menfur hadisenin karşısında kararlı bir şekilde duracağımızın ve tekrarlanmaması adına her türlü idari tedbirleri almaya devam edeceğimizin herkes tarafından bilinmesini istiyoruz. Suç işlediği iddia edilen personelin konumuna, kıdemine veya unvanına bakılmaksızın gerekli idari ve adli işlemler en sert şekilde uygulanmaya devam edecektir. Öte yandan suça bulaşan, ahlaksızlık sergileyen az sayıdaki kişi nedeniyle ülkenin gözbebeği konumundaki TBMM’nin, personelinin genelini töhmet altına alınmasını da büyük bir haksızlık olarak görmekteyiz. Görev ve sorumluluklarını hukuka ve iş ahlakına uygun şekilde yerine getiren Meclis çalışanlarımızın yanında durmaya ve TBMM’nin saygınlığını korumaya devam edeceğiz" denildi. Taciz iddiaları kamuoyuna yansımasa konunun üzerinin kapatılacağı, herhangi bir işlem yapılmayacağı söylemlerinin gerçeği yansıtmadığı vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Taciz iddiasıyla ilgili müşteki aile ilk olarak genel sekretere ulaşmıştır. Kendilerine verilen etkin soruşturma güvencesi çerçevesinde aile şikayet dilekçesini vermiş ve TBMM Başkanlık makamının emriyle soruşturma derhal başlatılmıştır. Taciz iddiaları medyada ilk olarak 10 Aralık’ta yer almakla birlikte idari soruşturmanın başlatılma tarihi 20 Kasım’dır. Hakkında delil elde edilen 3 personel 4-5 Aralık tarihinde işten el çektirilmiştir. Dolayısıyla konu medyadan öğrenilmemiş, tam aksine idari soruşturma kapsamındaki ifade alma v.b süreçler nedeniyle medya konudan haberdar olmuştur. Başlangıçta tek şikayetçi varken soruşturmanın titizlikle yürütülmesi sonucunda diğer iki şikayetçiye de ulaşılabilmiş ve soruşturmanın kapsamı genişletilerek 5 personel hakkında işlem yapılmıştır. Disiplin soruşturması kapsamındaki bilgi ve belgeler adli makamlarla anında paylaşılarak, adli sürecin önü açılmıştır. Bir stajyere ’iddialarını ispat etmeden konuşma’ şeklinde telkinde bulunulduğuna yönelik suçlamalara ilişkin ayrı bir disiplin soruşturması devam etmektedir. Mecliste tacizlerin sistematik şekilde 2018 yılından bu yana sürdürüldüğü söylemleri gerçeği yansıtmamaktadır. 2018 yılındaki hadise başka bir birimde görevli hizmetlinin stajyere fiziksel temas teşebbüsü şeklinde gerçekleşmiş ve yürütülen soruşturma sonucunda ilgili kişi kamu görevinden çıkarılmıştır. Gündemdeki vakayla suç mahalli, suçun işlenme biçimi, suçu işleyen personel gibi unsurlar açısından hiçbir benzerlik bulunmamaktadır. 7/24 esasına göre güvenlik kameraları ile izlenmekte olan ve kalabalık çalışma ortamı ile yoğun mesai sergilenen Meclis mutfağının kamera kayıtlarının geriye dönük incelenmesi sonucunda taciz iddialarına yönelik şüpheli tek durum tespit edilerek bahse konu soruşturmaya dahil edilmiştir. Taciz vakalarının kapsamının açıklanandan çok büyük olduğu, tecavüz, kürtaj gibi durumların üzerinin kapatıldığı iddiaları kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Öncelikle bilinmesi gereken husus müşteki stajyerler ve aileleri tarafından asla dile getirilmeyen bu tür iddialarla özellikle bu çocukların hakları ihlal edildiğidir. Yürütülen idari soruşturma kapsamında bu şekilde bir bilgi/belge/emareye ulaşılmamıştır. Adli makamlarla yapılan görüşmelerde adli soruşturma aşamasında da bu iddiaları doğrulayacak herhangi bir bilgi/belge/emare olmadığı ifade edilmiştir. Ortada bir müşteki olmamasına, bu yönde adli ve idari makamlarda bir tespit bulunmamasına rağmen, mağdur, suçlu, fiil, yer, zaman açısından hiçbir bilgiye dayanmayan iddiaları ortaya atmak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Şu hususun da altını çizmek gerekir ki elinde bu yönde bir bilgi, belge veya emare olduğunu iddia eden ya da kamuoyunda bu iddiaları dillendiren kişilerin bir an evvel adli ve idari makamlara başvurmaları kanuni ve vicdani zorunluluktur. Soruşturmanın gizli kapaklı yürütüldüğü söylemleri gerçeği yansıtmamaktadır. TBMM Başkanlık makamının talimatları ile titiz ve kapsamlı şekilde yürütülen soruşturma süreci ile ilgili olarak şeffaflık ilkesi gereğince TBMM Genel Sekreterliğince 10 Aralık’ta yapılan basın duyurusu ile soruşturma süreci ile bilgilendirme yapılmış, disiplin soruşturmasının sonuçları 11 Aralık tarihinde kamuoyu ile paylaşılmıştır. Ayrıca siyasi parti gruplarımız ve KEFEK Komisyonumuz bilgilendirilmiş ve soruşturma sürecinde her türlü bilgi/belge paylaşımına açık olunduğu özellikle ifade edilmiştir. KEFEK Komisyonu içerisinde grubu bulunan siyasi partilerimizden birer üyeden oluşturulan İzleme Komitesi ile kapsamlı bir toplantı gerçekleştirilmiş, soruşturma kapsamındaki tüm bilgi ve belgelere erişimleri sağlanmıştır. İdari soruşturma kapsamında elde edilen tüm bilgiler adli makamlarla da paylaşılmıştır."