Son Dakika
|
AB’nin Giriş-Çıkış Sistemi Schengen bölgesinin tamamında uygulamaya girdi
Pezeşkiyan: "Türkiye'nin tutumunu takdir ediyoruz"
Küçükçekmece’de İETT otobüsünden inen yolcuya motosiklet çarptı
Mersin’in Yenişehir Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu:
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
Pezeşkiyan: "Lübnan'a yönelik saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir"
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
Manş Denizi'nde göçmen faciası: 4 ölü
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "Ateşkes Lübnan'ı da kapsamalı"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
Kuzey Marmara Otoyolu’nda yağış kazayı beraberinde getirdi: 3 araç birbirine girdi
Kayserispor ile Fenerbahçe 50. randevuda
Başkent’te kar yağışı
Kastamonulu Hattat Emrullah Demirkaya’nın 73 eseri vefatından 34 yıl sonra ilk defa bir sergide toplandı
Kadıköy’de alkollü sürücü ekiplere zorluk çıkardı
İstanbul’da organize suç örgütü operasyonu: 18 gözaltı
Hizbullah'tan İsrail'e roket saldırısı
POLİTİKA
Çokkeser’den Toroslar Belediyesine ’ihale’ ve ’israf’ iddiası
10 Nisan 2026 Cuma - 13:16:06
AK Parti Toroslar İlçe Başkanı Ferdi Çokkeser, CHP’li Toroslar Belediyesinde kamu kaynaklarının korunmadığını, şeffaf ve hesap verebilir belediyecilik anlayışının bulunmadığını, ihale süreçlerinin mevzuata uygun yürütülmediğini, israfın önlenemediğini ve mali disiplinin sağlanamadığını öne sürdü. Çokkeser, ilçe binasında düzenlediği basın toplantısında Toroslar Belediye Meclisi Denetim Komisyonu raporuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. AK Partili ve Cumhur İttifakı Belediye Meclis üyeleri tarafından verilen muhalefet şerhinin kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin ciddi sorunları ortaya koyduğunu ifade eden Çokkeser, kamuoyunu doğru bilgilendirme sorumluluğu kapsamında açıklama yaptıklarını belirtti. Toroslar Belediyesinin 2025 yılı mali verilerine değinen Çokkeser, belediyenin yılı 167 milyon TL bütçe açığıyla kapattığını savundu. Ortaya çıkan açığın mali yönetimde planlama eksikliğini gösterdiğini öne süren Çokkeser, kaynak kullanımında israf ve savurganlık anlayışının hakim olduğunu iddia etti. Denetim sürecinde elde edilen bulgulara göre Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri Genelgesine uyulmadığını ileri süren Çokkeser, Devlet Malzeme Ofisi aracılığıyla temin edilmesi gereken birçok ürünün doğrudan temin yoluyla alındığını ve bunun belediye bütçesine gereksiz yük oluşturduğunu söyledi. Temsil, ağırlama, organizasyon ve tanıtım harcamalarında da gerekli hassasiyetin gösterilmediğini iddia eden Çokkeser, yüksek maliyetli etkinliklerin sürdürüldüğünü belirtti. Doğrudan temin alımlarındaki artışa dikkat çeken Çokkeser, "Raporda en dikkat çeken hususlardan biri ise doğrudan temin alımlarındaki olağanüstü artıştır. 2025 yılı içerisinde yapılan 522 alımın 486’sının doğrudan temin yoluyla gerçekleştirilmiş olması, ihale süreçlerinin sistematik biçimde devre dışı bırakıldığını göstermektedir. Bu tablo; rekabeti ortadan kaldırmakta, şeffaflığı zedelemekte ve kamu zararına açık bir yapı oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı. Bazı işlerin ihale limitlerinin altında tutulacak şekilde bölündüğünü, planlanabilir organizasyonların ihalesiz gerçekleştirildiğini ileri süren Çokkeser, bu uygulamaların kamu ihale mevzuatının rekabet, şeffaflık ve eşit muamele ilkeleriyle çeliştiğini söyledi. Denetim raporunda yer alan örneklere de değinen Çokkeser, milyonlarca liralık organizasyon harcamalarının piyasa değerlerinin üzerinde gerçekleştirildiğini iddia etti. Aynı etkinlik için farklı kalemlerde ayrı ayrı doğrudan temin yapıldığını ve toplam maliyetin arttığını savunan Çokkeser, "Sadece iki günlük bir etkinlik için yapılan harcamaların 18 milyon TL’yi aşması ve bazı kalemlerde piyasa fiyatlarının katbekat üzerinde ödemeler yapılması, kabul edilemez bir tabloyu gözler önüne sermektedir" dedi. Belediye bünyesinde yapılabilecek bazı hizmetlerin dışarıdan yüksek bedellerle satın alındığını da iddia eden Çokkeser, bazı teknik rapor ve test sonuçlarının Denetim Komisyonuna sunulmadığını belirtti. "Şeffaf olan saklamaz. Saklayan hesap veremez" diyen Çokkeser, CHP’li Toroslar Belediyesinde kamu kaynaklarının korunmadığını, şeffaf ve hesap verebilir belediyecilik anlayışının bulunmadığını, ihale süreçlerinin mevzuata uygun yürütülmediğini, israfın önlenemediğini ve mali disiplinin sağlanamadığını öne sürdü. Toroslar halkının bütçesinin kamu yararı, mali disiplin ve hukuka uygunluk çerçevesinde yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Çokkeser, sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını kaydetti.
10 Nisan 2026 Cuma - 12:57
TBMM Başkanı Kurtulmuş, TBMM Koruma Daire Başkanı Çelik ve emniyet mensuplarını kabul etti
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla TBMM Koruma Daire Başkanı Murat Çelik ve beraberindeki emniyet mensuplarını kabul etti. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Koruma Daire Başkanı Murat Çelik ve beraberindeki heyeti kabul etti. TBMM’nin X hesabından kabule ilişkin yapılan paylaşımda, "TBMM Koruma Daire Başkanlığı bünyesinde görev yapan personel başta olmak üzere ülkemizin dört bir yanında fedakârca görev yapan polislerimizin gününü kutlayan Kurtulmuş, milletimizin huzuru ve güvenliği uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi ise minnetle ve saygıyla andı. Gazi Meclis’in güvenliğinin emniyet teşkilatına emanet olduğunu belirten Kurtulmuş, ülke genelinde huzur ve asayişin sağlanması için büyük bir özveriyle görev yapan polislerimize teşekkür ederek, görevlerinde başarılar diledi" denildi.
10 Nisan 2026 Cuma - 12:33
Balkanlarla göbek bağımız var
Yıldırım’ı kültür, sanat ve düşünce alanında bir çekim merkezine dönüştüren Yıldırım Belediyesi önemli bir programa daha ev sahipliği yaptı. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Dünya Altüst Olurken Balkanlar’ Paneli büyük ilgi gördü. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Bengül Güngörmez Akosman’ın yaptığı panelde konuşmacılar Prof. Dr. Mustafa İsen ve Dr. Murat Yılmaz Balkanlar’a dair önemli bilgiler paylaştı. Alev Alatlı Şehir, Düşünce ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen programa ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra; Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, BALGÖÇ Genel Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, STK temsilcileri, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı. "Kardeşliğimiz bakidir" Panelin açılışında yaptığı konuşmada Bursa’nın, Balkanlarla olan tarihi ve kültürel bağlarına dikkat çeken Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; "Bizim bir ayağımız Balkanlar’da. Ramazan ayında Bulgaristan’da, Batı Trakya’da, Makedonya’da iftar programları düzenleyip, oradaki kardeşlerimizle bir araya geldik. Bursa ve Balkanların çok derin bir bağı var. İki coğrafya arasındaki kardeşlik her türlü hesabın üstündedir ve bakidir. Biz de bu kardeşliği ve bağı sürdürmeye, diri tutmaya gayret ediyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye ve Balkanların çok güçlü bağlarla birbirine bağlı olduğunu vurgulayan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz ise; "Balkanlarla yakın ve güçlü ilişkilerimiz var. Orada irtibatlarımız, dostluklarımız, gönül bağlarımız var. 1993-1995 yılları arasında Bulgaristan’ın Şumnu şehrinde öğretmenlik yaptım. Bu vesileyle iki coğrafya arasındaki o gönül bağını yakından tanıdım. Bu bağı güçlendirerek devam ettirmemiz gerekiyor" diye konuştu. "Bursa’ya görev düşüyor" Bursa ve Balkanların tarihi ilişkisine dikkat çeken Prof. Dr. Mustafa İsen; "Balkanları Bursa’da konuşmak çok değerli ve keyifli. Çünkü Balkanların fethi, Bursa başkent olduğu dönem başladı. Rumeli medeniyetinin planlaması Bursa’da yapıldı. Bu nedenle iki coğrafya birbirine sıkı sıkıya bağlıdır" ifadelerini kullandı. Avrupa’nın önemli değişikliklerin eşiğinde olduğuna dikkat çeken Dr. Murat Yılmaz; "Bursa hem tarihi hem de siyasi misyonuyla Balkanlar’a yakından bağlı. Ortada bir birliktelik var. Şu an Avrupa güvenlik açısından arayış içinde. Bu nedenle Balkanlar’da da bir değişim kaçınılmaz. Buradaki boşlukları ve fırsatları iyi görmek gerekiyor. Bursa’ya bu noktada önemli görevler düşüyor" dedi.
10 Nisan 2026 Cuma - 12:27
Başkan Çetinkaya, öğrencilerle bir araya geldi
Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, Şehit Mehmet Dinçel İlkokulu’nda öğrencilerle bir araya geldi. Gerçekleşen ziyarette öğrencilerle sohbet eden Başkan Çetinkaya, onların taleplerini dinledi. Öğrencilerle soru-cevap şeklinde samimi bir sohbet gerçekleştiren Çetinkaya, çocukların merak ettiği soruları yanıtladı. Kendi hayatından da kesitler paylaşan Çetinkaya, bu şehirde doğup büyüdüğünü ve Karabük’e hizmet etmekten gurur duyduğunu ifade etti. Çocukların taleplerini de dinleyen Çetinkaya, futbol sahası isteğine olumlu yanıt vererek en kısa sürede yapılacağı müjdesini verdi. 5000 Evler’de hizmete giren Sosyal Tesis ve Has Bahçe örneğini hatırlatan Çetinkaya, yeni tema parkların da hayata geçirileceğini belirtti. Ziyaret kapsamında okul yönetimi ve öğretmenlerle de görüşen Çetinkaya, eğitim süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Program, günün anısına çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Nisan 2026 Perşembe- 10:12
Kuşadası Belediyesi Başkan Vekili Demirtaş, Güzelçamlı Mahallesi’nde vatandaşlarla buluştu
2
06 Nisan 2026 Pazartesi- 19:13
CHP Genel Başkanı Özel: "Şu an 8 milletvekili boşta. Bir an önce TBMM’nin boşalan sandalyeler için ara seçim kararı alması ve TBMM Başkanının üzerine düşeni yapması zorunludur"
3
09 Nisan 2026 Perşembe- 13:39
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
4
09 Nisan 2026 Perşembe- 20:40
Bakan Fidan: "İsrail, beklediğimiz gibi oyun bozuculuğunu yaptı"
5
09 Nisan 2026 Perşembe- 13:53
AK Parti Belediye meclis üyesi Şahin Biba 61 oy ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkan vekili seçildi
15 Aralık 2025 Pazartesi - 19:21
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Nefret siyasetine pirim vermeyecek, kardeşliğimizi yüceltmenin yollarını arayacağız. "
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: "Nefret siyasetine pirim vermeyecek, kardeşliğimizi yüceltmenin yollarını arayacağız. "
15 Aralık 2025 Pazartesi - 18:13
Dışişleri Bakanı Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Al Sani ile görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 18:03
Bakan Uraloğlu: "Gölbaşı Veri Merkezi, kritik bilgileri barındıran kurumların veri ve bulut hizmeti ihtiyaçlarını yerli yazılım ile karşılayacak"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat’ın veri merkezi kapasitesini 8 katın üzerinde artıracak Gölbaşı Veri Merkezi ile e-Devlet Kapısı başta olmak üzere tüm veri ve bulut hizmetlerine yönelik ihtiyacı yerli yazılım ile karşılayacaklarını ifade etti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, e-Devlet Kapısı başta olmak üzere Türkiye’nin dijital altyapısını kuran Türksat’ın yeni bir projeyi hayata geçireceğini açıkladı. Uraloğlu, Ankara’da kurulacak olan Gölbaşı Veri Merkezi ile kritik bilgileri barındıran kurumların iş sürekliliklerini sağlayabilmeleri için tüm veri ve bulut hizmetlerine yönelik ihtiyacı yerli yazılım ile karşılayacaklarını ifade etti. Bakan Uraloğlu, merkez hakkında yaptığı açıklamada, "Gölbaşı Veri Merkezi, 28 bin 500 metrekarelik dev alanı ile Türkiye’nin en büyük veri merkezlerinden biri olacak" dedi. Veri merkezi kapasitesi artacak 2026 yılında veri merkezinin inşaat ve mimari çalışmalarını büyük oranda tamamlamayı planladıklarını belirten Bakan Uraloğlu, "Kritik bilişim merkezimizi 2027 yılı içerisinde ise hizmete almayı hedefliyoruz. Yapılacak yatırım ile Türksat’ın mevcut veri merkezinin fiziksel kapasitesi ilk fazda 3 kat, ikinci fazda ise 8 katın üzerinde artırılacak" açıklamasında bulundu. Türksat Gölbaşı Veri Merkezi’nin 6 sistem salonu, 2 adet 20’şer kabinlik yüksek performans odası ve 6 bin metrekare beyaz alana sahip olması planlanırken, tesiste 200 kişi kapasiteli ofis çalışma alanın da bulunacağını belirten Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Merkez, enerji verimliliğinde LEED-Gold sertifikasına, veri merkezi standartlarında ise Uptime Institude TIER-III ve TSE 50600 uyumlu olarak kurulacak. Kurulacak veri merkezi yapay zeka uygulamaları, derin öğrenme, veri madenciliği, makine öğrenmesi gibi başlıklar altında veri analizi, veri kümelerinin işlenmesi, algoritmaların eğitimi, modelleme, tahmin, sınıflandırma, yüksek hızlı matematiksel hesaplamalar yapılması gibi hizmetlerin sunumu için gerekli altyapıya sahip olacak. Türkiye’nin en büyük kurum ve kuruluşlarının olağanüstü durumlarda dahi güvenli ve kesintisiz hizmet almasını sağlayacak merkez ile e-Devlet projeleri kapsamındaki hizmetlerde kesinti yaşanmasının önüne geçilecek." Düşük karbon salımı ve yüksek enerji verimliliğine sahip olacak veri merkezi ile Türkiye’ye çevreye de duyarlı bir tesis kazandırmayı planladıklarını ifade eden Uraloğlu, "Ayrıca sektörde rekabetin sağlanması ve kamuda tasarruf için büyük bir oyuncu olarak görev yapacak Türksat, ülkemizin kaynaklarının etkin kullanılması amacına hizmet etmiş olacak" ifadelerini kullandı.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 17:49
TBMM Genel Sekreterliği’nden taciz iddialarına ilişkin açıklama
TBMM genel Sekreterliği, Mecliste tacizlerin sistematik şekilde 2018 yılından bu yana sürdürüldüğü iddialarının gerçeği yansıtmadığını, staj yapan öğrencilere taciz iddialarıyla ilgili yürütülen adli soruşturma kapsamında 4 personel hakkında tutuklama, 1 personel hakkında adli kontrol kararı verildiğini açıkladı. TBMM Genel Sekreterliği tarafından kurumda staj yapan öğrencilere taciz iddialarına ilişkin yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, "Yürütülen idari soruşturmada İki stajyerin TBMM mutfağında 2024 yılının Eylül ayından 2025 yılının Haziran ayına kadar staj yaptığı, Meclis çalışanı H.İ.G. isimli aşçının anlık mesajlaşma uygulaması üzerinden bir stajyerimize 18 Haziran-1 Kasım 2025 tarihleri arasında, İ.B. isimli aşçının ise diğer stajyerimize 19-21 Temmuz 2025 tarihleri arasında yakınlaşma amaçlı taciz mesajları attıkları görülmüştür. İlgili personeller (H.İ.G. ve İ.B.) 4-5 Aralık 2025 tarihlerinde işten el çektirilmiştir. 11 Aralık 2025 tarihinde tamamlanan soruşturmaya göre de bu kişiler hakkında kamu görevinden çıkarılması teklifi getirilmiştir. Üçüncü stajyerin ise TBMM mutfağında 2025 yılının Eylül ayında başladığı stajına devam ettiği, Meclis çalışanı D.U. isimli aşçının sözlü ve fiziksel tacizlerine maruz kaldığı yönünde şikayetçi olduğu, kamera kayıtlarının incelenmesi sonucunda 24 Eylül 2025 tarihinde Halkla İlişkiler binası mutfağında diğer personellerin de yoğun olarak bulunduğu ve çalıştığı bir ortamda 13 dakika içerisinde üç kez fiziksel temasta (koluna ve beline) bulunduğu görülmektedir. Çocuğun üstün yararı ve kamera kayıtlarına yansıyan fiziksel temaslar göz önünde bulundurularak D.U. öncelikle işten el çektirilmiş, 11 Aralık 2025 tarihli soruşturma raporu ile de kamu görevinden çıkarılması teklifi getirilmiştir. Yine haklarında taciz suçlamasında bulunulan R.Ç. isimli aşçı ile R.S. isimli aşçıbaşı hakkındaki iddialar soruşturma sonucunda doğrudan sübuta ermemekle beraber kamu görevi sırasında itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak kapsamında disiplin cezaları teklifi getirilmiştir. Soruşturma kapsamında elde edilen tüm bilgiler ve disiplin raporunun bir örneği Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile de paylaşılmıştır. Yürütülen adli soruşturma kapsamında 4 personel hakkında tutuklama, 1 personel hakkında adli kontrol kararı verilmiştir. Hepimizi üzen ve stajyerlerimiz ile ailelerini mağdur eden bu menfur hadisenin karşısında kararlı bir şekilde duracağımızın ve tekrarlanmaması adına her türlü idari tedbirleri almaya devam edeceğimizin herkes tarafından bilinmesini istiyoruz. Suç işlediği iddia edilen personelin konumuna, kıdemine veya unvanına bakılmaksızın gerekli idari ve adli işlemler en sert şekilde uygulanmaya devam edecektir. Öte yandan suça bulaşan, ahlaksızlık sergileyen az sayıdaki kişi nedeniyle ülkenin gözbebeği konumundaki TBMM’nin, personelinin genelini töhmet altına alınmasını da büyük bir haksızlık olarak görmekteyiz. Görev ve sorumluluklarını hukuka ve iş ahlakına uygun şekilde yerine getiren Meclis çalışanlarımızın yanında durmaya ve TBMM’nin saygınlığını korumaya devam edeceğiz" denildi. Taciz iddiaları kamuoyuna yansımasa konunun üzerinin kapatılacağı, herhangi bir işlem yapılmayacağı söylemlerinin gerçeği yansıtmadığı vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Taciz iddiasıyla ilgili müşteki aile ilk olarak genel sekretere ulaşmıştır. Kendilerine verilen etkin soruşturma güvencesi çerçevesinde aile şikayet dilekçesini vermiş ve TBMM Başkanlık makamının emriyle soruşturma derhal başlatılmıştır. Taciz iddiaları medyada ilk olarak 10 Aralık’ta yer almakla birlikte idari soruşturmanın başlatılma tarihi 20 Kasım’dır. Hakkında delil elde edilen 3 personel 4-5 Aralık tarihinde işten el çektirilmiştir. Dolayısıyla konu medyadan öğrenilmemiş, tam aksine idari soruşturma kapsamındaki ifade alma v.b süreçler nedeniyle medya konudan haberdar olmuştur. Başlangıçta tek şikayetçi varken soruşturmanın titizlikle yürütülmesi sonucunda diğer iki şikayetçiye de ulaşılabilmiş ve soruşturmanın kapsamı genişletilerek 5 personel hakkında işlem yapılmıştır. Disiplin soruşturması kapsamındaki bilgi ve belgeler adli makamlarla anında paylaşılarak, adli sürecin önü açılmıştır. Bir stajyere ’iddialarını ispat etmeden konuşma’ şeklinde telkinde bulunulduğuna yönelik suçlamalara ilişkin ayrı bir disiplin soruşturması devam etmektedir. Mecliste tacizlerin sistematik şekilde 2018 yılından bu yana sürdürüldüğü söylemleri gerçeği yansıtmamaktadır. 2018 yılındaki hadise başka bir birimde görevli hizmetlinin stajyere fiziksel temas teşebbüsü şeklinde gerçekleşmiş ve yürütülen soruşturma sonucunda ilgili kişi kamu görevinden çıkarılmıştır. Gündemdeki vakayla suç mahalli, suçun işlenme biçimi, suçu işleyen personel gibi unsurlar açısından hiçbir benzerlik bulunmamaktadır. 7/24 esasına göre güvenlik kameraları ile izlenmekte olan ve kalabalık çalışma ortamı ile yoğun mesai sergilenen Meclis mutfağının kamera kayıtlarının geriye dönük incelenmesi sonucunda taciz iddialarına yönelik şüpheli tek durum tespit edilerek bahse konu soruşturmaya dahil edilmiştir. Taciz vakalarının kapsamının açıklanandan çok büyük olduğu, tecavüz, kürtaj gibi durumların üzerinin kapatıldığı iddiaları kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Öncelikle bilinmesi gereken husus müşteki stajyerler ve aileleri tarafından asla dile getirilmeyen bu tür iddialarla özellikle bu çocukların hakları ihlal edildiğidir. Yürütülen idari soruşturma kapsamında bu şekilde bir bilgi/belge/emareye ulaşılmamıştır. Adli makamlarla yapılan görüşmelerde adli soruşturma aşamasında da bu iddiaları doğrulayacak herhangi bir bilgi/belge/emare olmadığı ifade edilmiştir. Ortada bir müşteki olmamasına, bu yönde adli ve idari makamlarda bir tespit bulunmamasına rağmen, mağdur, suçlu, fiil, yer, zaman açısından hiçbir bilgiye dayanmayan iddiaları ortaya atmak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Şu hususun da altını çizmek gerekir ki elinde bu yönde bir bilgi, belge veya emare olduğunu iddia eden ya da kamuoyunda bu iddiaları dillendiren kişilerin bir an evvel adli ve idari makamlara başvurmaları kanuni ve vicdani zorunluluktur. Soruşturmanın gizli kapaklı yürütüldüğü söylemleri gerçeği yansıtmamaktadır. TBMM Başkanlık makamının talimatları ile titiz ve kapsamlı şekilde yürütülen soruşturma süreci ile ilgili olarak şeffaflık ilkesi gereğince TBMM Genel Sekreterliğince 10 Aralık’ta yapılan basın duyurusu ile soruşturma süreci ile bilgilendirme yapılmış, disiplin soruşturmasının sonuçları 11 Aralık tarihinde kamuoyu ile paylaşılmıştır. Ayrıca siyasi parti gruplarımız ve KEFEK Komisyonumuz bilgilendirilmiş ve soruşturma sürecinde her türlü bilgi/belge paylaşımına açık olunduğu özellikle ifade edilmiştir. KEFEK Komisyonu içerisinde grubu bulunan siyasi partilerimizden birer üyeden oluşturulan İzleme Komitesi ile kapsamlı bir toplantı gerçekleştirilmiş, soruşturma kapsamındaki tüm bilgi ve belgelere erişimleri sağlanmıştır. İdari soruşturma kapsamında elde edilen tüm bilgiler adli makamlarla da paylaşılmıştır."
15 Aralık 2025 Pazartesi - 17:27
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı
15 Aralık 2025 Pazartesi - 17:19
Bahçeli: "Türk dili; millet olma şuurunu besleyen, tarih bilincini diri tutan ve kültürel sürekliliği temin eden temel sütundur"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü; kökü mazinin derinliklerine uzanan, istikbale yönelen büyük Türk milletinin müşterek hafızasını, irfanını ve tarihi yürüyüşünü idrak etmeye imkan sunan müstesna bir gündür" dedi.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 17:03
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı
15 Aralık 2025 Pazartesi - 17:03
Gülşah Durbay gözyaşlarıyla defnedildi
Genç yaşta hayatını kaybeden Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay, onbinlerce Manisalı‘nın katıldığı cenaze töreninin ardından Koldere Mahallesi Mezarlığında toprağa verildi. Durbay’ın cenazesinin defnedilmesinin ardından ailesi ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Durbay ailesinin evinde taziyeleri kabul etti. Yaklaşık 14 günlük bir tedavi sürecinin ardından metastaz kolon kanseri ve çoklu organ yetmezliği nedeniyle dün akşam hayatını kaybeden Manisa’nın ilk kadın belediye başkanı Gülşah Durbay’ın naaşı görev yaptığı Şehzadeler Belediyesindeki törenin ardından Hatuniye Camiine getirildi. Öğle namazının ardından Manisa İl Müftüsü Şükrü Kabukçu tarafından helallik alınmasının ardından omuzlarda taşınarak, teşrik tekbirleriyle Cumhuriyet Meydanına götürülen Başkan Durbay’ın naaşını burada on binlerce Manisalı karşıladı. Yol boyunca Manisalılar Başkan Durbay’ın naaşını çiçeklerle uğurladı. Cenaze törenine Manisa Valisi Vahdettin Özkan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkan Yardımcıları, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, çok sayıda belediye başkanı ve milletvekili, annesi Fatma Durbay, babası Osman Durbay, kardeşi Nevsale Durbay Ekin ile binlerce Manisalı katıldı. Gözyaşlarıyla defnedildi Manisa İl Müftüsü Şükrü Kabukçu tarafından kıldırılan cenaze namazının ardından Gülşah Durbay’ın naaşı, doğup büyüdüğü Koldere Mahallesindeki aile kabristanlığında toprağa verilmek üzere alandan dualar ve gözyaşları içinde ayrıldı. Durbay’ın cenazesi önce baba evine getirildi ve burada alınan helalliğin ardından binlerce seveni tarafından kabristanda karşılandı. Kabristanda CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile belediye baskanlari milletvekilleri ve parti üyeleri yer aldı. Gülşah Durbay’ın naaşı burada gözyaşları içerisinde toprağa verildi. Baba evinde taziye Gülşah Durbay’ın cenazesinin defninin ardından, doğup büyüdüğü Koldere Mahallesi’ndeki evinde annesi Fatma, babası Osman Durbay ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından taziyeler kabul edildi.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 16:45
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı.
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 16:02
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "CHP, Türk dünyasına halen şaşı bakmayı, yanlış pencereden bakmayı sürdürmektedir"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Tek parti zihniyetinin önümüzdeki temsilcisi olan ve günümüzde de yerini koruyan CHP, Türk dünyasına halen şaşı bakmayı, yanlış pencereden bakmayı sürdürmektedir" dedi.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 15:55
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türk devletleriyle dış ticaretimizi orta vadede 60 milyar dolara, uzun vadede 100 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türk devletleriyle dış ticaretimizi orta vadede 60 milyar dolara, uzun vadede 100 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz."-Cumhurbaşkanı Erdoğan: -"Vizyon belgemiz 61 alt başlıkta bütüncül bir yaklaşım geliştiriyor" -"Ekonomik alandaki stratejiler vizyon belgemizin belkemiğini oluşturmaktadır"-"2026 senesi Türkiye için uluslararası zirveler yılı olacaktı"-"Vizyon belgesini hayata geçirebilmek gayesiyle bir AR-GE merkezi kurmayı planlıyoruz" ANKARA- (İHA) Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Dünyası Vizyon Belgesi’nin ayrıntılarını açıkladı.
15 Aralık 2025 Pazartesi - 15:47
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Tek parti zihniyetinin temsilcisi olan ve günümüzde de yerini koruyan CHP, Türk dünyasına halen şaşı bakmayı ve yanlış pencereden bakmayı sürdürmektedir."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Tek parti zihniyetinin önümüzdeki temsilcisi olan ve günümüzde de yerini koruyan CHP, Türk dünyasına halen şaşı bakmayı, yanlış pencereden bakmayı sürdürmektedir" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin kongre merkezinde gerçekleştirilen ‘AK Parti Türk Dünyası Vizyon Belgesi Tanıtım Programı’na katıldı.Burada konuşan Erdoğan, Lefkoşa’dan Taşkent’e, Bakü’den Aşkabat’a, Bişkek’ten Astana ve Budapeşte’ye selam ve sevgilerini gönderdiğini ifade etti.Erdoğan, bugünün aynı zamanda özel bir anlamı olduğuna vurgu yaparak, UNESCO tarafından Türkiye’nin de çağrısıyla ilan edilen "15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü’nü idrak ettiklerini, Türk dünyasının ve yeryüzünün farklı köşelerinde aynı dili konuşan, aynı hayali kuran ve kalplerin beraber çarptığı herkesin Türk Dili Ailesi Günü’nü kutladığını da sözlerine ekledi."Türklerin birbiriyle kucaklaşmaması, kaynaşmaması, tek yürek, tek bilek olmaması için tüm yollar denendi"Son iki asrın sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için değil, bütün Türk dünyası için zorluklarla, sıkıntılarla, çilelerle ve işgallerle geçtiğini kaydeden Erdoğan, "Kültür coğrafyamızın birçok bölgesinde o toprağın kadim kimlikleri, dilleri, inanç değerleri yasaklandı; halklar parçalandı. Kelimenin tam anlamıyla bir hazan mevsimi yaşadık. Azerbaycanlı şair Rüstem Behrudi bir dönem adeta Türk dünyasının kaderi haline gelen manzarayı bakın nasıl anlatıyor; ‘O hangi millettir, kaderi sırdır? Yüz ada bölündü yine de birdir.’ Türklerin birbiriyle kucaklaşmaması, kaynaşmaması, tek yürek, tek bilek olmaması için tüm yollar denendi. Kimliğini savunan, değerlerine sahip çıkan münevverler Turancılıkla suçlanarak ya hapse atıldı, ya sürgün edildi ya da Süleyman Çolpan gibi nicesi kurşunların, dar ağaçlarının kurbanı oldu" ifadelerini kullandı."CHP, Türk dünyasına halen şaşı bakmayı, yanlış pencereden bakmayı sürdürmektedir"Türk dünyasının varlığından bahsetmek konusunda sadece sınırlar ötesinde değil, tek parti döneminde de Türkiye’de yasaklandığını hatırlatan Erdoğan, "Mesela 1944 yılında sırf Türkiye dışındaki soydaşlarımızla ilgilendikleri için birçok aydın, yazar, sanat erbabı ’Turancı’ denilerek tabutluklara konulmuş ve işkence görmüştür. Yani tek parti döneminde Türkiye dışında da Türk var demek suç sayılıyor, yıllarca tabutluklarda işkence görmek anlamına geliyordu. Bakın sadece bununla da kalmadılar; Türkiye’ye sığınan Azerbaycan Türklerini Boraltan Köprüsü’nde kurşuna dizileceklerini bilerek katillerine teslim etmiş, tarihe ’Boraltan Faciası’ olarak geçen bir utanç lekesi bulaştırmışlardır. Boraltan faciası, CHP’nin Türkiye tarihine geçmiş bir kara lekesidir. Boraltan faciası, hem milletimizin hem de Azerbaycan Türklerinin zihin ve gönül dünyasında iyileşmesi uzun yıllar alan derin yaralar açmıştır. Tek parti zihniyetinin önümüzdeki temsilcisi olan ve günümüzde de yerini koruyan CHP, Türk dünyasına halen şaşı bakmayı, yanlış pencereden bakmayı sürdürmektedir. Karabağ’ın 44 gün süren vatan muharebesinde bunu bir kez daha gördük. Ülkemizin düşmanlarının servis ettiği söylentiler üzerinden Türkiye’yi Azerbaycan’a destek vermekle suçladılar. Hatırlayın, CHP’nin dış politikasını yöneten isim çıktı aynen şunu söyledi; ’Maalesef gelen haberlerde Türkiye’den Azerbaycan’a silah yardımı yapıldığı ve söylentilere göre cihatçı grupların Azerbaycan’a gönderildiği ifade ediliyor’ dedi. Tıpkı 1945 yılında Boraltan faciasında olduğu gibi Karabağ’ın azatlık mücadelesinde de yanlış yaptılar, milletimizi mahcup ettiler, utandırdılar. Bakın sadece Karabağ’da değil, onun öncesinde Suriye ihtilafında da aynı basiretsizliğe, aynı vicdansızlığa şahit olduk. Suriye halkının tepesine varil bombaları yağarken, CHP’nin devrik genel başkanı grup kürsüsünden şunları söylüyordu: ’Bayırbucak’tan söz ediyorlar. Ne bayırı kaldı ne bucağı kaldı. Hala dünyadan haberleri yok bunların’ CHP bu, başka bir şey beklemeyin. Evet, son yıllarda yaşadığımız iki önemli meselede de CHP’nin tavrı bu oldu. Yeni genel başkanın geçtiğimiz günlerde bir televizyon programında, elinde binlerce soydaşımızın kanı olan Baas diktasını sekülerlik üzerinden aklamaya çalışması, daha ileri giderek CHP ile Baas rejimi arasında özdeşlik kurması, bu zihniyetin halen devam ettiğinin işaretidir. Alevi canlarımızla ilgili partimize yönelik iftiraları ise bühtandan öte apaçık bir provokasyondur, 86 milyonun kardeşliğini kundaklama teşebbüsüdür. Partimize oy veren milyonlarla birlikte Alevi vatandaşlarımızı da derinden yaralayan bu çirkin yakıştırmaları biz reddediyoruz" dedi."Kardeş Cumhuriyetlerin bağımsızlığını tanıyan ilk ülke Türkiye oldu"Türkiye’yi soydaşlarıyla birlikte tüm kardeşlerinden, hatta bütün dünyadan izole ederek yönetmeye çalışanların Türkiye’yi yıllarca içine kapattığını ve yalnız hale getirdiğini söyleyen Erdoğan, "1974’teki Kıbrıs Barış Harekatı’na kadar 80’lerde Jivkov’un asimilasyon dayatmasına kadar sınırlarımız dışındaki Türklerle yeterince ilgilenilmedi. Bakınız bu ilgisizliğe son veren 8. Cumhurbaşkanımız Özal olmuştur. 1990’ların hemen başında Sovyetlerin dağılmasıyla birlikte yeni bir dönem başladı. 1991 yılında Türk Cumhuriyetleri bağımsızlıklarına kavuşurken kardeş Cumhuriyetlerin bağımsızlığını tanıyan ilk ülke Türkiye oldu. 1992 senesinde Türkiye’nin girişimleriyle Türk dili konuşan ülkeler devlet başkanları zirveleri düzenlenmeye başlandı. Merhum Turgut Özal’ın şu sözü çok anlamlıdır, ‘Türkiye’nin önünde hacet kapıları açılmıştır. 21. asır Türk ve Türkiye asrı olacaktır.’ Merhum Özal’dan sonra rahmetli Demirel de Türk dünyasıyla ilişkilerin geliştirilmesine büyük önem vermiştir. Elbette ülkemizde bu mücadelenin bayraktarlığını son nefesine kadar Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi’nin kurucusu ve ilk genel başkanı rahmetli Alparslan Türkeş yapmıştır. Bu vesileyle Türkiye’nin Türk dünyasıyla kucaklaşması için kalemiyle, kelamıyla gayret gösteren herkesi bir kez daha rahmetle yâd ediyorum. Onların özlemini çektiği birlikteliği, dayanışmayı ve kardeşlik iklimini, son 23 yıldır attığımız adımlarla biz gerçeğe dönüştürüyoruz. İsmail Gaspıralı’nın işaret ettiği ‘Dilde, fikirde, işte birlik’ şiarına uygun şekilde Türk Devletleri ile işbirliğimizi her alanda güçlendiriyoruz" diye konuştu."Türk Konseyi’nin kurucu belgesi Nahçıvan Anlaşması, Türk dünyası açısından bir dönüm noktasını teşkil etti"Erdoğan, 2009 yılında 9. Türk Dili Konuşan Ülkeler Zirvesi’nde Türk Konseyi’nin kuruluşuna dair Nahçıvan Anlaşması’nın imzalandığını hatırlatarak, "Türk Konseyi’nin kurucu belgesi Nahçıvan Anlaşması, Türk dünyası açısından bir dönüm noktasını teşkil etti. 2021 senesinde Türk devletlerinin bağımsızlığının 30. yıl dönümünün kutlandığı İstanbul Zirvesi’nde işbirliğimizi bir üst aşamaya çıkardık ve Türk Devletleri Teşkilatı olarak yola devam etme kararı aldık. Zirvede ayrıca Türk Dünyası 2040 Vizyon Belgesi’ni kabul ettik. Teşkilatımızın gözlemci üyelerinden Macaristan’da düzenlenen zirvede ise teklifimiz üzerine 2021 Mart’ın Türk Devletleri Teşkilatı Nevruz Anma ve Kutlama Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdık" şeklinde konuştu."Vizyon belgemizi altı lehçede ve ortak alfabe ile hazırladık"Geride kalan 34 yıllık süreçte Türk devletleri olarak eğitimden ticarete, güvenlikten enerjiye, kültürden sanata kadar her alanda geçmişle kıyas dahi yapılamayacak sıkı bağların geliştiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "TİKA, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Türkiye Maarif Vakfı, Türkiye Diyanet Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlarımız aracılığıyla Türk dünyasıyla aramızda yeni köprüler kurduk. Bugün bütün bu çabaları çok daha güçlü bir şekilde geleceğe taşıyacak yeni bir adım atıyoruz. Türk halklarının birikimini, tecrübesini ve hedeflerini aynı ufukta buluşturan bu belge, gelecek yüzyılın inşasında önemli bir rehber niteliğindedir. Merhum Erol Güngör, Türk dünyasının birliğinin ortak bir tarih ve kültür şuuruna dayanması gerektiğini vurgulamıştı. Mümtaz Turhan Hoca da Türk dünyasının birliği için önce ortak bir alfabe ve ortak bir edebiyat dili oluşturmanın şart olduğunu ifade etmişti. Bu anlayışla vizyon belgemizi altı lehçede ve ortak alfabe ile hazırladık. Belgemiz, AK Parti’nin küresel sorumluluk bilinciyle Türk dünyasında birlik ve beraberliği pekiştirme iradesinin en somut göstergesidir. Türk devletleri arasındaki entegrasyonun derinleştirilmesini ve çok boyutlu işbirliklerinin kurumsal bir çerçevede güçlendirilmesini amaçlıyoruz. Ekonomik kalkınma, kültürel dayanışma, stratejik işbirlikleri ve bölgesel barışın sağlanması vizyon belgemizin merkezinde yer alıyor. Belge hazırlanırken mevcut uluslararası anlaşmaları, ikili ve çok taraflı işbirliklerini, bölgesel ve özellikle küresel gelişmeleri dikkate aldık. Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurumsal yapısını, Türk dünyasındaki siyasi ve ekonomik dönüşümleri, partimizin dış politika perspektifini belgeyi hazırlarken rehber edindik" ifadelerine yer verdi."Türk devletleri ile ticaret hacmimizi orta vadede 60, uzun vadede 100 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz"Türk Dünyası Vizyon Belgesinin birbirine bağlı 61 alt başlıkta bütüncül bir yaklaşım geliştirdiğine değinen Erdoğan, "Ekonomik entegrasyon hedeflerinden kültürel işbirliklerine, enerji güvenliğinden ulaştırma ağlarına, eğitimden gençlik politikalarına kadar geniş bir yelpazede düzenlenmiş bölümler, Türk devletlerinin mevcut potansiyelini verimli biçimde harekete geçirmeyi hedefliyor. Özellikle son dönemde attığımız karşılıklı adımlarla ülkelerimiz arasında artan güven, bu hedeflerin uygulanabilirliğini daha da güçlendiriyor. Böylece Türk dünyasının geleceğine yönelik planlar, soyut önerilerin ötesine geçerek somut projelere dönüşüyor. Belgenin bir diğer önemli yönü kapsamlı bir kurumsal yapılanma teklifidir. Koordinasyonu güçlendiren, karar alma mekanizmalarını hızlandıran ve ortak projelerin takibini mümkün kılan bir yönetim modeli sunuyoruz. Bu adımlar sayesinde işbirlikleri daha sistematik bir çerçeveye kavuşacak, alınan kararlar daha hızlı ve etkili şekilde hayata geçirilecektir. Birçok başlığın yanında bilhassa ekonomik alandaki stratejiler, vizyon belgemizin bel kemiğini oluşturmaktadır. Ticaret hacminin genişletilmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve ortak pazar hedefi, mevcut ekonomik ilişkileri yeni bir düzeye taşıyacaktır. Enerji koridorları, lojistik hatlar ve dijital altyapı çalışmalarının birbirini tamamlayan unsurlar haline gelmesi, Türk dünyasını küresel düzlemde yükselen bir ekonomik güç odağına dönüştürecektir. Türk devletleri ile dış ticaretimizi inşallah orta vadede 60 milyar dolara, uzun vadede 100 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.Ulaştırma ve lojistik stratejilerinin de vizyon doğrultusunda önemli halkalar olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Koridor’un Bakü’den Nahçıvan’a uzanan koridor ve Hazar geçişli hatların bütünleşik bir sistem haline getirilmesinin Türk devletleri arasındaki ticaret akışını hızlandıracağını sözlerine ekledi."Türk dünyası olarak güçlenen birlikteliğimizi, tüm insanlığın barış, huzur ve dayanışmasının da güçlenmesi olarak görüyoruz"Belgenin güvenlik perspektifinin ise bölgesel barışın pekiştirilmesine yönelik detaylı bir yaklaşım sunduğunu aktaran Erdoğan, "Terörle mücadele başta olmak üzere çeşitli tehditlere karşı ortak hareket etme iradesi, Türk devletleri arasındaki dayanışmayı somutlaştırıyor. Türk dünyası olarak güçlenen birlikteliğimizi, tüm insanlığın barış, huzur ve dayanışmasının da güçlenmesi olarak görüyoruz. Çevre, iklim, sürdürülebilirlik başlıkları çağın gereklilikleri doğrultusunda ayrıntılı biçimde belgede ele alındı. Yeşil dönüşüm hedeflerinin koordineli şekilde yürütülmesi, ekolojik hassasiyetin politikalarımızda güçlü bir yer edinmesini sağlayacaktır. Su kaynaklarının korunması, doğal afetlere karşı dayanıklı şehirlerin inşası ve karbon nötr hedefinin desteklenmesi, Türk dünyasının çevre politikalarında ortak bir duruş geliştirilmesine imkan veriyor. Vizyon belgesinin en dikkat çekici yanı, dil ve kültürel ortaklığa dayalı genişleyen bir coğrafi ufka sahip olmasıdır. Soydaş ve akraba topluluklarımızla birlikte Türk dünyasının etki alanını genişleten bir bakış açısı ortaya koyuyoruz. Bu stratejik bakış, gönül coğrafyamızda insan ve kalkınma odaklı, kültürel derinliğe dayalı bir diplomasi anlayışını esas almaktadır" diye konuştu."Bölgesel entegrasyonun sürdürülebilir olması için finansal mekanizmaların kurulması hayati önem taşıyor"Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi, ortak dış politika mekanizmalarının oluşturulması, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası tanınırlığının artırılması gibi hedeflere de belgede yer verildiğini vurgulayan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:"Bununla birlikte bölgesel entegrasyonun sürdürülebilir olması için finansal mekanizmaların kurulması hayati önem taşıyor. Kamu-özel sektör işbirliği modelleri, dijital finans çözümleri ve uluslararası yatırımcıların bölgeye çekilmesi gibi kritik hususların üzerinde durduk. Türkiye’nin sanayi, teknoloji, tarım, enerji ve lojistik alanlarında sahip olduğu birikim bu noktada önemli imkanlar sunmaktadır. Vizyon belgemizin ayırt edici yönlerinden biri, işbirliğimizi derinleştirmeye dönük pek çok somut öneri ortaya koymasıdır. Türk Dünyası Verimlilik Ajansı, Yapay Zeka ve Dijital Dönüşüm Merkezi, Çevre Fonu, Acil Müdahale ve Sağlık Destek Birimi ile Ortak Dil Platformu kurulması gibi teklifler müşterek ve müreffeh geleceğimizin inşasında önemli alternatifler olacaktır."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder