POLİTİKA
07 Mart 2026 Cumartesi - 13:10 AK Parti Elazığ İl Başkanı Selmanoğlu: "Türkiye Yüzyılı kadınların yüzyılı olacak" Türkiye Yüzyılının kadınların daha fazla söz sahibi olduğu, daha güçlü temsil edildiği ve başarılarıyla dünyaya örnek olduğu bir yüzyıl olacağını dile getiren AK Parti Elazığ İl Başkanı Sencer Selmanoğlu, "Kadınların güçlü olduğu bir toplumun geleceği de güçlü olur. Bu anlayışla kadınlarımızın yanında olmaya, onların emeğini ve mücadelesini desteklemeye devam edeceğiz" dedi. AK Parti Elazığ İl Başkanı Sencer Selmanoğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Başkan Selmanoğlu, "Aziz milletimizin tarihine baktığımızda en zor zamanlarda dahi omuz omuza vererek mücadele eden, fedakarlığıyla destan yazan kadınlarımızın izlerini görmek mümkündür. Kurtuluş mücadelemizden bugüne kadar Türk kadını; cesaretiyle, emeğiyle ve iradesiyle milletimizin kaderinde belirleyici bir rol oynamıştır. Bugün de aynı inanç ve kararlılıkla ülkemizin geleceğine yön veren en büyük güçlerden biri yine kadınlarımızdır. Kadın; hayatın merkezinde yer alan, toplumu şekillendiren, geleceği inşa eden en güçlü değerdir. Ailenin temel direği, toplumun vicdanı ve yarınlarımızın mimarı olan kadınlarımız; fedakarlıkları, emekleri ve azimleriyle ülkemizin kalkınmasında her zaman belirleyici bir rol üstlenmiştir" diye konuştu. AK Parti’nin kurulduğu ilk günden bu yana kadınların hayatın her alanında daha güçlü, daha etkin ve daha görünür olması için önemli reformlara imza attığını dile getiren Selmanoğlu, "Eğitimden siyasete, ekonomiden sosyal hayata kadar pek çok alanda kadınlarımızın önünü açan adımla atıldı. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kadınlarımız artık sadece hayatın bir parçası değil; aynı zamanda karar alma mekanizmalarının da güçlü aktörleri haline geldi. Bugün Türkiye Yüzyılı vizyonuyla yürüdüğümüz bu kutlu yolda kadınlarımızın emeği, cesareti ve kararlılığı en büyük gücümüzdür. İnanıyoruz ki Türkiye Yüzyılı; kadınların daha fazla söz sahibi olduğu, daha güçlü temsil edildiği ve başarılarıyla dünyaya örnek olduğu bir yüzyıl olacaktır. Kadınların güçlü olduğu bir toplumun geleceği de güçlü olur. Bu anlayışla kadınlarımızın yanında olmaya, onların emeğini ve mücadelesini desteklemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Bakan Işıkhan ve Bakan Göktaş, Darülaceze sakinleriyle iftarda buluştu
27 Şubat 2026 Cuma - 23:55 Bakan Işıkhan ve Bakan Göktaş, Darülaceze sakinleriyle iftarda buluştu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri’nde düzenlenen ’Çınarlarımızla Vefa İftarı’ programına katıldı. İstanbul Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri’nde "Çınarlarımızla Vefa İftarı" programına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Darülaceze sakinleri katıldı. Bakanlar, buradaki vatandaşlarla aynı sofrada buluştu. Darülaceze’yi kurarak geçmişten bugüne kimsesizleri yuvaya kavuşturan 2. Abdülhamid Han’ı yad eden Bakan Işıkhan, "SGK bütçesinin güçlenmesi emeklilerimize daha iyi imkanlar sunabilmenin en sağlam zeminini oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde emeklilerimizin hayat standartlarını yükseltecek ve onların refahını artıracak adımları atacağız. Sosyal güvenlik gelirlerinin giderleri karşılama oranı yüzde 100,64’e, prim gelirlerinin giderlerini karşılama oranımız ise yaklaşık yüzde 80 seviyesine yükselmiş durumdadır. SGK bütçesinin güçlenmesi emeklilerimize yakın zaman içinde daha iyi imkanlar sunabilmenin, onların refah seviyesini kısa zamanda daha yukarıya taşıyabilmenin en sağlam zeminini oluşturuyor. İşte bu güçlü zemin sayesinde, önümüzdeki dönemde emeklilerimizin hayat standartlarını yükseltecek ve onların refahını artıracak adımları atacağız" diye konuştu. Vatandaşların refahını artırmak için birçok adım attıklarını belirten Bakan Işıkhan, "Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın talimatıyla ilk kez kanser ilaçlarını geri ödeme kapsamına aldık. Yurt dışından ilaç teminine yönelik düzenlemeleri hayata geçirdik. İlaç rapor sürelerini uzattık, aile hekimlerimizin yazabileceği ilaç sayısını artırdık. Her bir düzenlememizin merkezine insanı koyarak, ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.’ diyerek 7’den 70’e tüm vatandaşlarımızın güvencesi ve sığınağı olmaya devam edeceğimizi ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Darülaceze’nin devletin güvenli bir limanı olduğunu söyleyen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bu mübarek günlerin milletimize, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Bizi şefkatiyle saran, duasıyla yolumuzu aydınlatan değerli büyüklerimizin ellerinden öpüyorum. Devletimizin kimseyi yalnız bırakmadığının en kıymetli göstergesi olan Darülaceze, ihtiyaç sahibine önce ’hoş geldin’ diyen koşulsuz bir şefkat kapısıdır. Darülaceze hiçbir ayrım gözetmeden herkese aile sıcaklığını sunan güvenli bir limandır. Barınmadan sağlığa, eğitimden sosyal desteğe kadar geniş bir hizmet ağı bulunuyor. Dünyada bir eşi ve benzeri olmayan bu hayır kurumunu modern imkanlarla güçlendirerek hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Bugün Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri; geniş yaşam alanları, rehabilitasyon merkezleri, hasta poliklinikleri, çocuk yuvası ve atölyeleriyle örnek bir yaşam modeli sunuyor. Avrupa’nın en büyüğü ve ödüllü bu kurumumuzla 130 yıllık köklü sosyal hizmet geleneğimizi büyük bir özveriyle sürdürüyoruz. Türkiye’nin ilk resmi Alzheimer ve Demans Bakım Merkezi’nde özel ihtiyaçlara yönelik sağlık, rehabilitasyon ve sosyal destek hizmetleri sunuyoruz. Ayrıca geçtiğimiz yıl ilk öğrencilerini kabul eden Arnavutköy Darülaceze Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ile yaşlı ve engelli bakımı alanında nitelikli insan kaynağının yetişmesini sağlıyoruz. Düzenlememiz yürürlüğe girdiğinde, Darülaceze’nin bakım tecrübesini İstanbul’dan bütün Türkiye’ye, ardından inşallah dünyaya yaygınlaştıracağız. Darülaceze, sosyal devlet vizyonumuzun en seçkin örneklerinden biri olarak güven ve huzur veren bir yuva olmaya devam edecek" diye konuştu.
TBMM Başkanı Kurtulmuş STK’lar için düzenlenen iftar programına katıldı
27 Şubat 2026 Cuma - 23:54 TBMM Başkanı Kurtulmuş STK’lar için düzenlenen iftar programına katıldı Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, STK’lar için düzenlenen iftar programı kapsamında "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Terör örgütlerinin kendini feshi ve silahların bırakılma sürecinin barış ve kardeşlik içerinde yürütülmesinin önemine dikkat çeken Kurtulmuş, "Bu süreçte şehitlerimizin ruhuna zarar verecek, ailelerini tedirgin edecek ve onların beğenmeyeceği hiçbir şey bu süreçte gündeme gelmemiş; bundan sonra da gelmeyecektir" dedi.Olağan üstü şartlar altında bir dönemde olduğunu belirten Kurtulmuş, "Özellikle önümüzdeki dönemde Türkiye’nin toplumsal dayanışmasının arttırılması, güçlendirilmesi, Türkiye’nin Allah’a çok şükür bölgesinde yıldız bir ülke olarak yükselişe geçtiği bu dönemin şartlarına uygun bir şekilde STK’larımızın da çalışmalarını artırarak sürdürmesini temenni ediyorum. Bölgemizin ve dünyanın olağanüstü şartlar altında olduğu bir dönemdeyiz. Bu dönemde, böyle bir dünyada ve hemen hemen böyle bir coğrafyada bizim Türkiye olarak güçlü olmaktan başka hiçbir şansımız yoktur. Dolayısıyla bizim güçlü olmamız ve bu çerçevede kendimizi, kendi geleceğimizi daha sağlam bir şekilde sürdürme mecburiyetimiz vardır. Bu çerçevede uzunca bir süredir devam ettiğimiz, ilk olarak 2024 yılının Ağustos ayında Sayın Cumhurbaşkanımızın dile getirdiği ve ardından Meclis açılış töreninde gündeme getirdiği Türkiye’nin iç kalesini tahkim etme meselesi, Türk siyasetinin en önemli meselelerinden biri haline gelmiştir. Hemen ardından Sayın Devlet Bahçeli’nin DEM Partisi grubuyla temas etmesi ve arkasından dile getirdiği açılımlarla birlikte Türkiye, "Terörsüz Türkiye’yi inşa etme noktasında önemli adımlar atmıştır" diye konuştu.Çözüm sürecine değinen Kurtulmuş, "Geçtiğimiz sene 27 Şubat’ta İmralı silahları bırakacağını; örgütü feshedeceğini ve bunun da dönemin gereği olduğunu ilan eden bir açıklama yapmıştı. Bu açıklamasında özellikle örgütün kuruluşuna neden olan, ideolojik yapının çöktüğü ve Türkiye’de artık silahlı mücadele döneminin gereğinin kalmadığını; çünkü ilkel politikaları geride kaldığı için Türkiye’de demokratik bir sürecin açılmasıyla ilgili fikirlerini beyan etmişti. Ardından neredeyse bütün siyasi partiler bu sürece sahip çıkan yaklaşımlarıyla sürecin yürümesi için önemli desteklerde bulundular ve sonunda da Türkiye’de ilk defa siyaset bütünüyle sorumluluk alarak, TBMM çatısı altında dayanışma, kardeşlik ve demokrasi komisyonunun kurulduğu ve 5 Ağustos’ta ilk toplantısını yaptığımız komisyon, verimli görüşmeler sonucunda nihai bir rapor hazırlamış oldu.Daha evvelki dönemlerde bu meselenin çözülebilmesi için rahmetli Demirel, Özal, Erdal İnönü ve Erbakan hoca çeşitli kereler hem de örgütle doğrudan temasların da içinde olduğu bir takım adımlar atmışlar; ama dönemin şartları gereği sürecin ilerletilebilmesi için gerekli imkânlar ortaya çıkmamıştır. Burada herkes üzerine düşeni yapmaya çalıştı ve gayretli bir çalışma ortaya konuldu. 21 toplantı sonunda komisyonun ortak raporu kabul edildi. Bu ortak rapor en başta, toplumumuzun bazı kesimlerinde var olan hangi endişe varsa, hiçbirinin geçerli olmadığını ortaya koyan bir rapordur. Bu raporun inşallah gereğinin yapılması ve Türkiye’nin hızlı bir şekilde bu süreci tamamlaması gerektiği kanaatindeyim" ifadelerine yer verdi.İmralı’dan yapılan ikinci açıklama da örgütün tasfiyesi ve silahların bırakılması hakkında yapılan açıklamanın önemi vurgulayan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Örgütün bütün bileşenlerinin de buradan ilan edilen karara uyması beklenmektedir. Zaten raporun ortak noktalarından birisi de ‘kritik eşik’ olarak tanımladığımız; örgütün feshi ve silahların bırakılmasıyla birlikte gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasıdır. Böylece bundan sonraki süreçte örgütün kendini bütün unsurlarıyla birlikte feshi ve silahların bırakılması temin edilecek ve ardından Türkiye, demokratik standartlarımızın yükseltilmesi için gerekli adımları atarak çok kısa süre içerisinde de 103 yıllık Cumhuriyetimizin 50 yılına mal olmuş olan bu ağır faturanın bedellerini bir daha ödemeyecektir. Rahatlıkla söyleyebilirim ki süreç tamamen siyasetin kontrolündedir.Şehitlerimizin ruhuna zarar verecek, ailelerini tedirgin edecek ve onların beğenmeyeceği hiçbir şey bu süreçte gündme gelmemiş; bundan sonra da gelmeyecektir. Dolayısıyla silahların bırakılması ve örgütün feshiyle birlikte Türkiye 50 yılını verdiği, yaklaşık 2 buçuk trilyon dolar gibi çok ağır bir fatura ödediği, on binlerce canın kaybedildiği, çok büyük tedirginlikler yaşadığı ve şehirlerin baskı altında kaldığı o karanlık dönemi geride bırakacaktır. Türkiye’nin bu terör meselesinden kurtulması ve demokratik standartları yüksek; barışın kardeşliği ve toplumsal dayanışmanın artırılmasıyla birlikte her alandaki duruşu ve yürüyüşü çok daha hızlanacak ve güçlenecektir. Ümit ediyorum Türkiye’deki bu gelişmelerle birlikte bölgemizdeki tüm ülkelerde terör tahdidinin ortadan kalkacağını ve huzurun, barışın ve kardeşliğin hakim olacağını hep birlikte göreceğiz" dedi.Suriye’deki devrimden sonra ortaya çıkan gelişmelerin Türkiye’deki bu süreci olumlu etkilediğini ifade eden Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü: "Çok şükür devrimin ilk gününden itibaren taraflara tavsiyemiz Suriye’nin toprak bütünlüğünün bozulmaması, Suriye’deki terör örgütlerinin varlığının sona erdirilmesi ve terör örgütlerinin devletin güvenlik birimleri içerisinde entegrasyonunun sağlanmasıydı. Son olarak da Suriye’de gerçek bir devlet yapısının ortaya çıkarılması, güçlendirilmesi ve Suriye’nin ekonomik ve siyasi bakımdan tahkim edilmesiydi.Dünyanın bütün güçlerinin gözünü dikip baktığı ve medeniyetlerin beşiği olan bu coğrafyada inşallah Türkiye dostlarıyla birlikte doğru istikamette yürüyüşüne devam edecek ve inşallah bugün konuştuğumuz sorunların tamamını tasfiye edecek bir güce ve kararlılığa sahip olacaktır.Hep söylediğimiz şey şudur: Türk’ün onurunu ve gururunu korumayan hiçbir söz aslında birliği, beraberliği ve kardeşliği sağlamaz. Bu ülkede yaşayan Kürtler kendilerine her alanda fırsatların eşit olarak verildiği insanlar olduklarını kalben hissedecek ve ona göre hareket edeceklerdir. Ülkenin çoğunluğunu oluşturan Türkler de bütün bu demokratikleşme ve barış süreci içerisinde ülkenin bölünmeyeceğinden, parçalanmayacağından ve kan kaybetmeyeceğinden emin bir şekilde yer alacaklar"İmralı’dan yapılan açıklamanın ardından sürecin daha hızlı ve daha yapıcı bir şekilde devam etmesini ümidinde bulunan başkan Kurtulmuş, "Örgütün bir an evvel silahları bütünüyle bırakmasının ve artık terörün T’sinden bile konuşmadığımız bir Türkiye ve bölge için çabaların ortaya konulması, bu sürecin en önemli gerekliliklerinden birisidir. Her türlü tedirginliğe ve acabaların ortaya çıkmasına; hatta ve hatta bazı çevrelerin kasıtlı olarak dezenformasyonlarına rağmen süreç çok şükür oldukça olumlu bir şekilde yürümüş ve halkımızın büyük bir bölümü bu sürece destek vermiştir. Bu coğrafyanın insanları olarak araya kimseyi sokmadan, elin oğlunun araya girip şeytanlaşmasına müsaade etmeden inşallah bu barış ve kardeşlik sürecini en iyi şekilde değerlendirecek ve sonuç alacağız. Hepinize bu konudaki desteklerinizden dolayı çok teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi.Program daha sonra STK temsilcilerinin soru cevapları ile devam etti.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye’nin terör meselesinden kurtulmasıyla birlikte her alandaki duruşu güçlenecektir"
27 Şubat 2026 Cuma - 23:49 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye’nin terör meselesinden kurtulmasıyla birlikte her alandaki duruşu güçlenecektir" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye’nin terör meselesinden kurtulması ve demokratik standartları yüksek, barışın kardeşliği ve toplumsal dayanışmanın artırılmasıyla birlikte her alandaki duruşu ve yürüyüşü çok daha hızlanacak ve güçlenecektir" dedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Filizi Köşk’te sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle iftar programında bir araya geldi. Olağanüstü şartlar altında bir dönemde olduğunu belirten Kurtulmuş, "Özellikle önümüzdeki dönemde Türkiye’nin toplumsal dayanışmasının arttırılması, güçlendirilmesi, Türkiye’nin Allah’a çok şükür bölgesinde yıldız bir ülke olarak yükselişe geçtiği bu dönemin şartlarına uygun bir şekilde STK’larımızın da çalışmalarını artırarak sürdürmesini temenni ediyorum. Bölgemizin ve dünyanın olağanüstü şartlar altında olduğu bir dönemdeyiz. Bu dönemde, böyle bir dünyada ve hemen hemen böyle bir coğrafyada bizim Türkiye olarak güçlü olmaktan başka hiçbir şansımız yoktur. Dolayısıyla bizim güçlü olmamız ve bu çerçevede kendimizi, kendi geleceğimizi daha sağlam bir şekilde sürdürme mecburiyetimiz vardır. Bu çerçevede uzunca bir süredir devam ettiğimiz, ilk olarak 2024 yılının Ağustos ayında Sayın Cumhurbaşkanımızın dile getirdiği ve ardından Meclis açılış töreninde gündeme getirdiği Türkiye’nin iç kalesini tahkim etme meselesi, Türk siyasetinin en önemli meselelerinden biri haline gelmiştir. Hemen ardından Sayın Devlet Bahçeli’nin DEM Partisi grubuyla temas etmesi ve arkasından dile getirdiği açılımlarla birlikte Türkiye, Terörsüz Türkiye’yi inşa etme noktasında önemli adımlar atmıştır" diye konuştu. "Bu raporun gereğinin yapılması ve Türkiye’nin hızlı bir şekilde bu süreci tamamlaması gerektiği kanaatindeyim" Kurtulmuş, "Geçtiğimiz sene 27 Şubat’ta İmralı silahları bırakacağını; örgütü feshedeceğini ve bunun da dönemin gereği olduğunu ilan eden bir açıklama yapmıştı. Bu açıklamasında özellikle örgütün kuruluşuna neden olan, ideolojik yapının çöktüğü ve Türkiye’de artık silahlı mücadele döneminin gereğinin kalmadığını; çünkü ilkel politikaları geride kaldığı için Türkiye’de demokratik bir sürecin açılmasıyla ilgili fikirlerini beyan etmişti. Ardından neredeyse bütün siyasi partiler bu sürece sahip çıkan yaklaşımlarıyla sürecin yürümesi için önemli desteklerde bulundular. Ve sonunda da Türkiye’de ilk defa siyaset bütünüyle sorumluluk alarak, TBMM çatısı altında Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulduğu ve 5 Ağustos’ta ilk toplantısını yaptığımız komisyon, verimli görüşmeler sonucunda nihai bir rapor hazırlamış oldu. Daha evvelki dönemlerde bu meselenin çözülebilmesi için rahmetli Demirel, Özal, Erdal İnönü ve Erbakan hoca çeşitli kereler hem de örgütle doğrudan temasların da içinde olduğu bir takım adımlar atmışlar; ama dönemin şartları gereği sürecin ilerletilebilmesi için gerekli imkanlar ortaya çıkmamıştır. Burada herkes üzerine düşeni yapmaya çalıştı ve gayretli bir çalışma ortaya konuldu. 21 toplantı sonunda komisyonun ortak raporu kabul edildi. Bu ortak rapor en başta, toplumumuzun bazı kesimlerinde var olan hangi endişe varsa, hiçbirinin geçerli olmadığını ortaya koyan bir rapordur. Bu raporun inşallah gereğinin yapılması ve Türkiye’nin hızlı bir şekilde bu süreci tamamlaması gerektiği kanaatindeyim" ifadelerine yer verdi. "Süreç tamamen siyasetin kontrolündedir" İmralı’dan örgütün tasfiyesi ve silahların bırakılması hakkında yapılan açıklamanın önemi vurgulayan TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Örgütün bütün bileşenlerinin de buradan ilan edilen karara uyması beklenmektedir. Zaten raporun ortak noktalarından birisi de ‘kritik eşik’ olarak tanımladığımız; örgütün feshi ve silahların bırakılmasıyla birlikte gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasıdır. Böylece bundan sonraki süreçte örgütün kendini bütün unsurlarıyla birlikte feshi ve silahların bırakılması temin edilecek ve ardından Türkiye, demokratik standartlarımızın yükseltilmesi için gerekli adımları atarak çok kısa süre içerisinde de 103 yıllık Cumhuriyetimizin 50 yılına mal olmuş olan bu ağır faturanın bedellerini bir daha ödemeyecektir. Rahatlıkla söyleyebilirim ki süreç tamamen siyasetin kontrolündedir. Şehitlerimizin ruhuna zarar verecek, ailelerini tedirgin edecek ve onların beğenmeyeceği hiçbir şey bu süreçte gündeme gelmemiş; bundan sonra da gelmeyecektir. Dolayısıyla silahların bırakılması ve örgütün feshiyle birlikte Türkiye 50 yılını verdiği, yaklaşık 2 buçuk trilyon dolar gibi çok ağır bir fatura ödediği, on binlerce canın kaybedildiği, çok büyük tedirginlikler yaşadığı ve şehirlerin baskı altında kaldığı o karanlık dönemi geride bırakacaktır. Türkiye’nin bu terör meselesinden kurtulması ve demokratik standartları yüksek; barışın kardeşliği ve toplumsal dayanışmanın artırılmasıyla birlikte her alandaki duruşu ve yürüyüşü çok daha hızlanacak ve güçlenecektir. Ümit ediyorum Türkiye’deki bu gelişmelerle birlikte bölgemizdeki tüm ülkelerde terör tahdidinin ortadan kalkacağını ve huzurun, barışın ve kardeşliğin hakim olacağını hep birlikte göreceğiz" dedi. Suriye’deki gelişmelere değinen Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü: "Çok şükür devrimin ilk gününden itibaren taraflara tavsiyemiz Suriye’nin toprak bütünlüğünün bozulmaması, Suriye’deki terör örgütlerinin varlığının sona erdirilmesi ve terör örgütlerinin devletin güvenlik birimleri içerisinde entegrasyonunun sağlanmasıydı. Son olarak da Suriye’de gerçek bir devlet yapısının ortaya çıkarılması, güçlendirilmesi ve Suriye’nin ekonomik ve siyasi bakımdan tahkim edilmesiydi. Dünyanın bütün güçlerinin gözünü dikip baktığı ve medeniyetlerin beşiği olan bu coğrafyada inşallah Türkiye dostlarıyla birlikte doğru istikamette yürüyüşüne devam edecek ve inşallah bugün konuştuğumuz sorunların tamamını tasfiye edecek bir güce ve kararlılığa sahip olacaktır. Hep söylediğimiz şey şudur: Türk’ün onurunu ve gururunu korumayan hiçbir söz aslında birliği, beraberliği ve kardeşliği sağlamaz. Bu ülkede yaşayan Kürtler kendilerine her alanda fırsatların eşit olarak verildiği insanlar olduklarını kalben hissedecek ve ona göre hareket edeceklerdir. Ülkenin çoğunluğunu oluşturan Türkler de bütün bu demokratikleşme ve barış süreci içerisinde ülkenin bölünmeyeceğinden, parçalanmayacağından ve kan kaybetmeyeceğinden emin bir şekilde yer alacaklar." "Bugün 27 Şubat’ta yapılan ikinci İmralı açıklamasıyla birlikte sürecin bundan sonra daha hızlı ve daha yapıcı bir şekilde devam etmesini ümit ediyorum" diyen Kurtulmuş, "Örgütün bir an evvel silahları bütünüyle bırakmasının ve artık terörün T’sinden bile konuşmadığımız bir Türkiye ve bölge için çabaların ortaya konulması, bu sürecin en önemli gerekliliklerinden birisidir. Her türlü tedirginliğe ve acabaların ortaya çıkmasına; hatta ve hatta bazı çevrelerin kasıtlı olarak dezenformasyonlarına rağmen süreç çok şükür oldukça olumlu bir şekilde yürümüş ve halkımızın büyük bir bölümü bu sürece destek vermiştir. Bu coğrafyanın insanları olarak araya kimseyi sokmadan, elin oğlunun araya girip şeytanlaşmasına müsaade etmeden inşallah bu barış ve kardeşlik sürecini en iyi şekilde değerlendirecek ve sonuç alacağız. Hepinize bu konudaki desteklerinizden dolayı çok teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi. Program daha sonra STK temsilcilerinin soru cevapları ile devam etti.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye’nin terör meselesinden kurtulmasıyla birlikte her alandaki duruşu güçlenecektir"
27 Şubat 2026 Cuma - 23:25 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye’nin terör meselesinden kurtulmasıyla birlikte her alandaki duruşu güçlenecektir" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, STK’lar için düzenlenen iftar programı kapsamında "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Terör örgütlerinin kendini feshi ve silahların bırakılma sürecinin barış ve kardeşlik içerinde yürütülmesinin önemine dikkat çeken Kurtulmuş, "Bu süreçte şehitlerimizin ruhuna zarar verecek, ailelerini tedirgin edecek ve onların beğenmeyeceği hiçbir şey bu süreçte gündeme gelmemiş; bundan sonra da gelmeyecektir" dedi. Olağan üstü şartlar altında bir dönemde olduğunu belirten Kurtulmuş, "Özellikle önümüzdeki dönemde Türkiye’nin toplumsal dayanışmasının arttırılması, güçlendirilmesi, Türkiye’nin Allah’a çok şükür bölgesinde yıldız bir ülke olarak yükselişe geçtiği bu dönemin şartlarına uygun bir şekilde STK’larımızın da çalışmalarını artırarak sürdürmesini temenni ediyorum. Bölgemizin ve dünyanın olağanüstü şartlar altında olduğu bir dönemdeyiz. Bu dönemde, böyle bir dünyada ve hemen hemen böyle bir coğrafyada bizim Türkiye olarak güçlü olmaktan başka hiçbir şansımız yoktur. Dolayısıyla bizim güçlü olmamız ve bu çerçevede kendimizi, kendi geleceğimizi daha sağlam bir şekilde sürdürme mecburiyetimiz vardır. Bu çerçevede uzunca bir süredir devam ettiğimiz, ilk olarak 2024 yılının Ağustos ayında Sayın Cumhurbaşkanımızın dile getirdiği ve ardından Meclis açılış töreninde gündeme getirdiği Türkiye’nin iç kalesini tahkim etme meselesi, Türk siyasetinin en önemli meselelerinden biri haline gelmiştir. Hemen ardından Sayın Devlet Bahçeli’nin DEM Partisi grubuyla temas etmesi ve arkasından dile getirdiği açılımlarla birlikte Türkiye, "Terörsüz Türkiye’yi inşa etme noktasında önemli adımlar atmıştır" diye konuştu. Çözüm sürecine değinen Kurtulmuş, "Geçtiğimiz sene 27 Şubat’ta İmralı silahları bırakacağını; örgütü feshedeceğini ve bunun da dönemin gereği olduğunu ilan eden bir açıklama yapmıştı. Bu açıklamasında özellikle örgütün kuruluşuna neden olan, ideolojik yapının çöktüğü ve Türkiye’de artık silahlı mücadele döneminin gereğinin kalmadığını; çünkü ilkel politikaları geride kaldığı için Türkiye’de demokratik bir sürecin açılmasıyla ilgili fikirlerini beyan etmişti. Ardından neredeyse bütün siyasi partiler bu sürece sahip çıkan yaklaşımlarıyla sürecin yürümesi için önemli desteklerde bulundular ve sonunda da Türkiye’de ilk defa siyaset bütünüyle sorumluluk alarak, TBMM çatısı altında dayanışma, kardeşlik ve demokrasi komisyonunun kurulduğu ve 5 Ağustos’ta ilk toplantısını yaptığımız komisyon, verimli görüşmeler sonucunda nihai bir rapor hazırlamış oldu. Daha evvelki dönemlerde bu meselenin çözülebilmesi için rahmetli Demirel, Özal, Erdal İnönü ve Erbakan hoca çeşitli kereler hem de örgütle doğrudan temasların da içinde olduğu bir takım adımlar atmışlar; ama dönemin şartları gereği sürecin ilerletilebilmesi için gerekli imkânlar ortaya çıkmamıştır. Burada herkes üzerine düşeni yapmaya çalıştı ve gayretli bir çalışma ortaya konuldu. 21 toplantı sonunda komisyonun ortak raporu kabul edildi. Bu ortak rapor en başta, toplumumuzun bazı kesimlerinde var olan hangi endişe varsa, hiçbirinin geçerli olmadığını ortaya koyan bir rapordur. Bu raporun inşallah gereğinin yapılması ve Türkiye’nin hızlı bir şekilde bu süreci tamamlaması gerektiği kanaatindeyim" ifadelerine yer verdi. İmralı’dan yapılan ikinci açıklama da örgütün tasfiyesi ve silahların bırakılması hakkında yapılan açıklamanın önemi vurgulayan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Örgütün bütün bileşenlerinin de buradan ilan edilen karara uyması beklenmektedir. Zaten raporun ortak noktalarından birisi de ‘kritik eşik’ olarak tanımladığımız; örgütün feshi ve silahların bırakılmasıyla birlikte gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasıdır. Böylece bundan sonraki süreçte örgütün kendini bütün unsurlarıyla birlikte feshi ve silahların bırakılması temin edilecek ve ardından Türkiye, demokratik standartlarımızın yükseltilmesi için gerekli adımları atarak çok kısa süre içerisinde de 103 yıllık Cumhuriyetimizin 50 yılına mal olmuş olan bu ağır faturanın bedellerini bir daha ödemeyecektir. Rahatlıkla söyleyebilirim ki süreç tamamen siyasetin kontrolündedir. Şehitlerimizin ruhuna zarar verecek, ailelerini tedirgin edecek ve onların beğenmeyeceği hiçbir şey bu süreçte gündme gelmemiş; bundan sonra da gelmeyecektir. Dolayısıyla silahların bırakılması ve örgütün feshiyle birlikte Türkiye 50 yılını verdiği, yaklaşık 2 buçuk trilyon dolar gibi çok ağır bir fatura ödediği, on binlerce canın kaybedildiği, çok büyük tedirginlikler yaşadığı ve şehirlerin baskı altında kaldığı o karanlık dönemi geride bırakacaktır. Türkiye’nin bu terör meselesinden kurtulması ve demokratik standartları yüksek; barışın kardeşliği ve toplumsal dayanışmanın artırılmasıyla birlikte her alandaki duruşu ve yürüyüşü çok daha hızlanacak ve güçlenecektir. Ümit ediyorum Türkiye’deki bu gelişmelerle birlikte bölgemizdeki tüm ülkelerde terör tahdidinin ortadan kalkacağını ve huzurun, barışın ve kardeşliğin hakim olacağını hep birlikte göreceğiz" dedi. Suriye’deki devrimden sonra ortaya çıkan gelişmelerin Türkiye’deki bu süreci olumlu etkilediğini ifade eden Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü: "Çok şükür devrimin ilk gününden itibaren taraflara tavsiyemiz Suriye’nin toprak bütünlüğünün bozulmaması, Suriye’deki terör örgütlerinin varlığının sona erdirilmesi ve terör örgütlerinin devletin güvenlik birimleri içerisinde entegrasyonunun sağlanmasıydı. Son olarak da Suriye’de gerçek bir devlet yapısının ortaya çıkarılması, güçlendirilmesi ve Suriye’nin ekonomik ve siyasi bakımdan tahkim edilmesiydi. Dünyanın bütün güçlerinin gözünü dikip baktığı ve medeniyetlerin beşiği olan bu coğrafyada inşallah Türkiye dostlarıyla birlikte doğru istikamette yürüyüşüne devam edecek ve inşallah bugün konuştuğumuz sorunların tamamını tasfiye edecek bir güce ve kararlılığa sahip olacaktır. Hep söylediğimiz şey şudur: Türk’ün onurunu ve gururunu korumayan hiçbir söz aslında birliği, beraberliği ve kardeşliği sağlamaz. Bu ülkede yaşayan Kürtler kendilerine her alanda fırsatların eşit olarak verildiği insanlar olduklarını kalben hissedecek ve ona göre hareket edeceklerdir. Ülkenin çoğunluğunu oluşturan Türkler de bütün bu demokratikleşme ve barış süreci içerisinde ülkenin bölünmeyeceğinden, parçalanmayacağından ve kan kaybetmeyeceğinden emin bir şekilde yer alacaklar" İmralı’dan yapılan açıklamanın ardından sürecin daha hızlı ve daha yapıcı bir şekilde devam etmesini ümidinde bulunan başkan Kurtulmuş, "Örgütün bir an evvel silahları bütünüyle bırakmasının ve artık terörün T’sinden bile konuşmadığımız bir Türkiye ve bölge için çabaların ortaya konulması, bu sürecin en önemli gerekliliklerinden birisidir. Her türlü tedirginliğe ve acabaların ortaya çıkmasına; hatta ve hatta bazı çevrelerin kasıtlı olarak dezenformasyonlarına rağmen süreç çok şükür oldukça olumlu bir şekilde yürümüş ve halkımızın büyük bir bölümü bu sürece destek vermiştir. Bu coğrafyanın insanları olarak araya kimseyi sokmadan, elin oğlunun araya girip şeytanlaşmasına müsaade etmeden inşallah bu barış ve kardeşlik sürecini en iyi şekilde değerlendirecek ve sonuç alacağız. Hepinize bu konudaki desteklerinizden dolayı çok teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi. Program daha sonra STK temsilcilerinin soru cevapları ile devam etti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Sami Er Başkanımız büyük projelere cesaretle öncülük etmiş"
27 Şubat 2026 Cuma - 23:12 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Sami Er Başkanımız büyük projelere cesaretle öncülük etmiş" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Büyükşehir Belediye Başkanımız Sami Er, büyük projelere cesaretle öncülük etmiş, bir kısmını tamamlamış, bir kısmını da kararlılıkla sürdürmektedir. Kendisini yürekten tebrik ediyorum" dedi. AK Parti Malatya İl Başkanlığı’nın Nikah Sarayı’nda düzenlediği iftar yemeğine katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’i kentte yaptığı çalışmalardan dolayı tebrik etti. Başkan Er’in Malatya’da ihtiyaç olan çalışmalar yaptığını ve ihtiyaçlara cevap verdiğini söyleyen Yılmaz, "Geleceği daha güzel, daha güçlü bir mahalle inşa etmek adına çok kıymetli adımlar atılmış durumda. Altyapı çalışmalarından yol düzenlemelerine, çevre güvenliğinden ileri biyolojik arıtma tesisine ve teknik altyapı yatırımlarına kadar her ayrıntıya büyük bir hassasiyetle yaklaşılmış. Altyapı çalışmaları çoğu zaman görünmeyen, sessiz ilerleyen işlerdir. Ancak doğrudan yaşam kalitemizi belirler. Sağlam bir altyapı güvenli bir çevre, konforlu bir ulaşım ve sürdürülebilir bir şehir hayatı demektir. Bu anlayışla hareket eden Malatya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sami Bey, büyük projelere cesaretle öncülük etmiş bir kısmını tamamlamış, bir kısmını da kararlılıkla sürdürmektedir. Kendisini yürekten tebrik ediyorum. Kurumlarımızın iş birliği ve koordinasyonu sayesinde mahallemiz daha planlı, daha güvenli ve daha yaşanabilir bir geleceğe doğru emin adımlarla ilerlemektedir. İnanıyorum ki bu çalışmalar tamamlandığında, hep birlikte çok daha güçlü bir mahallede yaşamaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Yasav: "28 Şubat’ın ‘Bin yıl’ hayali 29 yılda çöktü"
27 Şubat 2026 Cuma - 23:09 Yasav: "28 Şubat’ın ‘Bin yıl’ hayali 29 yılda çöktü" Memur-Sen Manisa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Manisa 1 Nolu Şube Başkanı Ahmet Yasav, 28 Şubat darbesinin 29. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, darbeci zihniyetin milletin vicdanında mahkum edildiğini belirterek, "Unutmadık, unutturmayacağız" dedi. Memur-Sen Manisa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Manisa 1 Nolu Şube Başkanı Ahmet Yasav, 28 Şubat 1997’de gerçekleştirilen post-modern darbenin 29. yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir basın açıklaması yaptı. Yasav, 28 Şubat sürecinin millet iradesine ve milletin değerlerine yönelik bir müdahale olduğunu belirterek, darbeci anlayışın tarihin çöp sepetine atıldığını ifade etti. "Milli Güvenlik Kurulu’nun 28 Şubat 1997’de aldığı kararlar, Refah-Yol hükümetine dayatılmış; millet iradesine balans ayarı yapılmak istenmiştir" diyen Yasav, söz konusu sürecin sadece siyasi iktidarı değil, toplumun tüm kesimlerini hedef aldığını kaydetti. 28 Şubat’ın bir mühendislik projesi olarak toplumu, siyaseti, ekonomiyi, yargıyı ve eğitimi yeniden dizayn etmeyi amaçladığını dile getiren Yasav, özellikle inanç özgürlüğüne yönelik uygulamaların derin yaralar açtığını vurguladı. Başörtüsü yasakları, katsayı uygulaması, imam hatiplerin orta kısımlarının kapatılması ve kamuda yürütülen fişlemelere dikkat çeken Yasav, "Yaklaşık 6 milyon insan fişlendi. İnancının gereğini yerine getiren insanlar soruşturmalara uğradı, görevlerinden edildi, eğitim hakları engellendi" ifadelerini kullandı. Dönemin askeri ve bürokratik kadrolarının medya, iş dünyası ve bazı sivil toplum yapılarıyla birlikte hareket ettiğini belirten Yasav, darbecilerin ‘bin yıl sürecek’ söyleminin milletin kararlı duruşu sayesinde tarihe gömüldüğünü söyledi. Yasav açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "28 Şubat darbecileri yargılandı, rütbeleri söküldü ve mahkûm edildi. Ancak onlar için en büyük ceza milletimizin vicdanında mahkûm olmalarıdır. Milletimiz darbecileri bin yıl sürecek bir utanca mahkûm etmiştir." Eğitim-Bir-Sen olarak sürecin tüm boyutlarıyla aydınlatılması gerektiğine inandıklarını belirten Yasav, özellikle medya, siyaset ve ekonomi ayağının tam anlamıyla ortaya çıkarılmasının, benzer girişimlere karşı toplumsal bilinci güçlendireceğini ifade etti. Yasav, açıklamasını, "Biz her zaman sivil iradeden, özgürlüklerden ve adaletten yana olduk. Vesayetçi ve darbeci anlayışlara karşı mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. 28 Şubat’ı unutmayacak, unutturmayacağız" sözleriyle tamamladı.
CHP’li Belediye Başkanı Gencan’dan Bakan Kurum’a teşekkür mesajı: "Minnettarız"
27 Şubat 2026 Cuma - 23:05 CHP’li Belediye Başkanı Gencan’dan Bakan Kurum’a teşekkür mesajı: "Minnettarız" Edirne’de düzenlenen "Ev Sahibi Türkiye" kura çekim töreninde konuşan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a kente yönelik hizmetlerinden dolayı minnettar olduklarını belirtti. Türkiye genelinde 500 bin sosyal konutun inşa edileceği Yüzyılın Konut Projesi kapsamında Edirne’de Mimar Sinan Spor Salonu’nda, "Ev Sahibi Türkiye" kura çekim töreni düzenlendi. 2 bin 530 konutun hak sahiplerinin belirlendiği tören Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla gerçekleşti. "Sizlere minnettarız" Törende konuşan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Bakan Kurum’a kente kazandırılan hizmetler için teşekkür etti. Gencan, "Özellikle birlik ve dayanışmanın Mübarek Ramazan ayında Sayın Bakanımızı şehrimizde ağırlamaktan çok büyük bir onur ve mutluluk duyuyorum. Ben sözlerime başlamadan önce sayın bakanımıza tüm hemşerilerimizin huzurunda teşekkür etmek istiyorum. Hem şehrimizde Selimiye Meydanı ile ilgili ve hem de sokak sağlıklaştırma gibi daha birçok çalışmada birçok güzel işin gerçekleşmesine vesile oldunuz. Çok teşekkür ediyorum, sizlere minnettarız" dedi. "Bakanlığımızla beraber nice güzel işleri gerçekleştireceğiz" Başkan Gencan, "Serhat şehrimiz çok özel bir şehir. Ülkemizin her şehri her bölgesi çok kıymetli ama şehrimiz birçok Osmanlı mirasına ve geniş bir kültürel masa sahip bir şehir. O yüzden ben hep şöyle söylüyorum Sayın Bakanım, bu şehre sahip çıkmak aslında ecdat yadigarına sahip çıkmak. Ben aynı zamanda bir Belediye Başkanı olarak bugüne kadar yapmış olduğunuz desteklerden ötürü tüm ilçe ve belde belediye başkanlarım adına da sizlere çok teşekkür ediyorum. İnşallah bundan sonra da şehrimiz için Bakanlığımızla beraber nice güzel işleri gerçekleştireceğiz" diye konuştu. "Şehrimize teşrif eden Bakanımıza ayrıca teşekkür ediyorum" Gencan, "Bugün Edirne’miz için, özellikle 2 bin 530 ailemiz için çok önemli bir gün. Bir ev sahibi olmak yalnızca bir konuta sahip olmak değildir, geleceğe daha güvenle bakabilmek, çocuklarımız için sağlam bir hayat kurabilmek demektir. Kurada ismi çıkacak kıymetli hemşehrilerimiz için bugün, uzun zamandır beklenen bir hayalin gerçeğe dönüşeceği gündür. Bu sürecin tüm hak sahibi ailelerimiz için hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Şehrimize teşrif eden Bakanımıza ayrıca teşekkür ediyorum. Yeni yuvalarında tüm hemşehrilerime sağlık, huzur ve mutluluk temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.
AK Parti Ankara Milletvekili Baykoç: "Cumhur İttifakı Alparslan Türkeş’tir, Necmettin Erbakan’dır"
27 Şubat 2026 Cuma - 23:05 AK Parti Ankara Milletvekili Baykoç: "Cumhur İttifakı Alparslan Türkeş’tir, Necmettin Erbakan’dır" AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet Fethan Baykoç, "Cumhur İttifakı Alparslan Türkeş’tir, Necmettin Erbakan’dır. Cumhur İttifakı bugün Devlet Bahçeli’dir, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Ankaralılar Derneği tarafından Ankara’nın Keçiören ilçesindeki Mevlana Spor Merkezi’nde iftar yemeği düzenlendi. Programda konuşan Ankaralılar Derneği Genel Başkanı Hilmi Yaman, "Sizlerle aynı gönül sofrasında buluşmanın büyük onurunu yaşıyoruz. Bu anlamlı programa ev sahipliği yaparak bizleri bir araya getiren Keçiören Belediye Başkanımız Mesut Özarslan’a gönülden teşekkür ediyorum. Ramazan ayı; birlik, beraberlik, paylaşma ve kardeşlik ayıdır" ifadelerini kullandı. Programda konuşan Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ise, "Dünyamız inanılmaz bir coğrafya değişikliğinden geçiyor, ülkemiz üzerinde oynanan oyunların haddi hesabı bulunmuyor. Yanı başımızda Suriye’sinden, Irak’ından, Kafkaslarına ve Balkanlarına kadar her yeri incelediğinizde Türk milletine olan tehdit açıkça görülmektedir. Bu tehditleri bizler daha öncesinde gördük, o tehditleri Dikmen sırtlarına Gazi Mustafa Kemal Atatürk geldiğinde de, Ankara’nın yiğit seğmenleri elinin tersiyle itip yerle yeksan ettiğini bu millet görmüştür" diye konuştu. Keçiören Belediye Başkanı’nın konuşmasının ardından konuşan AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet Fethan Baykoç ise, "Cumhur İttifakı, 1071’de Sultan Alparslan’dır, 1453’te Sultan Fatih’tir, 1923’te Mustafa Kemal’dir, Cumhur İttifakı Alparslan Türkeş’tir, Necmettin Erbakan’dır. Cumhur İttifakı bugün Devlet Bahçeli’dir, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır, Cumhur İttifakı sizlersiniz" ifadelerini kullandı. Programa; Ankaralılar Derneği Başkanı Hilmi Yaman, AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet Fethan Baykoç, MHP MYK Üyesi Mehmet Ali Tanvıverdi, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Bakan Kurum: "Türkiye zorluklar karşısında dimdik ayakta"
27 Şubat 2026 Cuma - 23:03 Bakan Kurum: "Türkiye zorluklar karşısında dimdik ayakta" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Edirne’de vatandaşlarla iftarda bir araya geldi. Bakan Kurum, "Türkiye zorluklar karşısında dimdik ayakta durmaya devam ediyor. Milletimizin desteğiyle her imtihandan güçlenerek çıktık, çıkmaya da devam edeceğiz" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Edirne’de AK Parti İl Teşkilatı tarafından düzenlenen "Vefa İftarı" programına katıldı. "Türkiye kendi değerlerine sarılarak güçleniyor" Bakan Kurum, Türkiye’nin köklü değerlerine bağlı bir ülke olduğunu belirterek, "Bugün Türkiye kendi töresine, örfüne, kültürüne, inancına dört elle sarılan ve bu bereketle her imtihandan güçlenerek çıkan bir ülkedir" dedi. "Yarım milyon yuvayı 2 yılda teslim ettik" "Asrın felaketi" olarak nitelendirilen deprem sürecine değinen Kurum, Türkiye’nin büyük bir dayanışma örneği sergilediğini ifade ederek, "Türkiye asrın felaketi ile sarsılsa da yıkılmayan, yarım milyon yuvayı hamdolsun 2 yılda afetzede kardeşlerimize teslim eden bir ülkedir" diye konuştu. "Edirne, Balkanlar’dan Anadolu’ya uzanan gönül köprüsüdür" Balkan coğrafyasına ve Edirne’nin tarihi kimliğine değinen Kurum, Selanik’ten Manastır’a, Üsküp’ten Bosna’ya uzanan göç hikayelerinin Anadolu’nun mayasında yer aldığını belirtti. Kurum, "İşte Edirne budur. İşte Trakya, Balkanlar, benim güzel Anadolu’m budur. İşte aslında Türkiye budur" ifadelerini kullandı. "Milletimiz yıllarca alamadığı hizmetleri gördü" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eser ve hizmet siyasetine vurgu yapan Kurum, 2001 yılından itibaren hayata geçirilen projelerle milletin uzun yıllar beklediği hizmetlere kavuştuğunu söyledi. Bakan Kurum, "Bu millet bağrından öyle bir yiğit çıkardı ki on yıllar boyunca alamadığı tüm hizmetleri, tüm eserleri gördü. En önemlisi de değer gördü, hürmet gördü" dedi. Bakan Kurum, "Türkiye zorluklar karşısında dimdik ayakta durmaya devam ediyor. Milletimizin desteğiyle her imtihandan güçlenerek çıktık, çıkmaya da devam edeceğiz" dedi. "Tüm dünya Türkiye’nin duruşunu konuşuyor" Ramazan ayının birlik ve beraberlik iklimini güçlendirdiğini ifade eden Kurum, Türkiye’nin savunma sanayiinden afet konutlarına kadar birçok alanda önemli mesafeler kat ettiğini belirterek, "Tüm dünya bunu takdirle izliyor. Türkiye’nin duruşunu, liderliğini konuşuyor" şeklinde konuştu.
Bakan Kurum: "11 ilimizde eş zamanlı çalışarak bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı yeniden inşa ettik"
27 Şubat 2026 Cuma - 22:06 Bakan Kurum: "11 ilimizde eş zamanlı çalışarak bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı yeniden inşa ettik" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "11 ilimizde eş zamanlı çalışarak, bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı yeniden inşa ettik. 455 bin yuvamızı, 2 yıl gibi kısa bir sürede tamamlayarak depremzede kardeşlerimize teslim ettik. Söz verdiğimiz gibi konutlarımızı sahiplerine ulaştırdık. Asrın inşası, Türkiye’nin başarısıdır. Asrın inşası, Türkiye’nin yüz akıdır" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Edirne’de "Yüzyılın Konut Projesi 500 Bin Sosyal Konut" kapsamında düzenlenen ’Ev Sahibi Türkiye Kura Çekim Töreni’ne katıldı. Bakan Kurum, "500 bin sosyal konut seferberliğimiz kapsamında Edirne’de inşa edeceğimiz 2 bin 537 konutumuzun kura heyecanını yaşıyoruz. Şimdiden yeni yuvalarımızın kıymetli annelerimize, babalarımıza, yavrularımıza ve gençlerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum" dedi. "Selimiye’nin görkemini ön plana çıkardık" Bakan Kurum, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Edirne’de bugüne kadar yaklaşık 27 milyar liralık yatırımımızda devam ediyor. Edirne’de hamdolsun, 7 bin 597 konutu, eğitimden sağlığa, sosyal donatı alanlarından altyapıya kadar birçok projeyle birlikte şehrimize kazandırdık. Meriç Nehri kenarında, yürüyüş ve bisiklet yolları, gençlerimiz için sosyal alanlar, kütüphaneler ve 7 gün 24 saat hizmet veren millet bahçesiyle toplam 600 bin metrekarelik büyük bir projeyi Edirne’ye armağan ettik. Ayrıca Selimiye Camii’nin eski ihtişamına kavuşması için meydan ve çevre düzenlemesini gerçekleştirdik. Çarpık yapıları kaldırdık, tarihi silueti ortaya çıkardık. Yeşil alanları, aydınlatması ve zemin düzenlemeleriyle Selimiye’nin görkemini ön plana çıkardık. Edirne’nin kalbi Saraçlar Caddesi’nde de restorasyon ve sokak sağlıklaştırma çalışmalarını tamamladık. Caddeyi ışıl ışıl, modern ve huzurlu bir görünüme kavuşturduk" şeklinde konuştu. "455 bin konutu hızla tamamlıyoruz" "Bir yandan deprem bölgesinde 455 bin konutu hızla tamamlıyoruz, diğer yandan 500 bin sosyal konut projemizi sürdürüyoruz" diyen Bakan Kurum, "Bugüne kadar yaklaşık 72 ilde 314 bin konutun hak sahiplerini belirledik. Edirne’de de 2 bin 537 konutumuzun inşa sürecini başlatıyoruz. Vatandaşlarımızı bir saat, bir dakika daha erken yuvalarına kavuşturabilmek için işçi kardeşlerimizle birlikte gece gündüz, 7 gün 24 saat çalışmaya devam ediyoruz" diye konuştu. "Asrın inşası, Türkiye’nin başarısıdır. Asrın inşası, Türkiye’nin yüz akıdır" 2 yıl gibi kısa bir sürede Avrupa ülkesi büyüklüğünde alanı yeniden inşa ettiklerini belirten Bakan Kurum, "11 ilimizde eş zamanlı çalışarak, bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı yeniden inşa ettik. 455 bin yuvamızı, 2 yıl gibi kısa bir sürede tamamlayarak depremzede kardeşlerimize teslim ettik. Söz verdiğimiz gibi konutlarımızı sahiplerine ulaştırdık. Asrın inşası, Türkiye’nin başarısıdır. Asrın inşası, Türkiye’nin yüz akıdır. Biz sadece afet sonrasında değil, afetlere hazırlık noktasında da kararlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar 2 milyondan fazla konutun dönüşümünü gerçekleştirdik" dedi. "İstanbul’da bugüne kadar 924 bin konutu dönüştürdük" "Yapılan her iki dönüşümden birini bugün İstanbul’da hayata geçiriyoruz. Çünkü biliyoruz ki yaşanabilecek bir İstanbul depremi, Allah korusun, bir milli güvenlik meselesidir. Bunun tek ve zorunlu çözümü kentsel dönüşümdür" ifadelerini kullanan Bakan Kurum, "Bu anlayışla İstanbul’da bugüne kadar 924 bin konutu dönüştürdük, 300 bin konutluk kentsel dönüşüm projesini de hızla sürdürüyoruz. Bu süreçte belediyelerimizin sorumluluk alması, vatandaşlarımızın dönüşüme destek vermesi hayati öneme sahiptir. Biz devlet olarak dönüşümü teşvik edecek her adımı atıyoruz. Milletimizden gelen talepleri dikkate alıyor, süreci kolaylaştıracak düzenlemeleri hayata geçiriyoruz. Son olarak İstanbul’da ’Yarısı Bizden’ kampanyasında uzun süredir beklenen bir düzenlemeyi uygulamaya alıyoruz. Kampanya 31 Aralık 2026 tarihine kadar devam edecek. Bu tarihe kadar evini ya da iş yerini riskli yapı olarak tescil ettiren tüm vatandaşlarımız kampanyadan yararlanabilecek. Böylece ruhsat, kat irtifakı ve hak sahipliği gibi zaman alan işlemler nedeniyle yaşanabilecek mağduriyetlerin de önüne geçmiş olacağız. Şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.
Bakan Kurum: "11 ilimizde eş zamanlı çalışarak, bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı yeniden inşa ettik"
27 Şubat 2026 Cuma - 22:03 Bakan Kurum: "11 ilimizde eş zamanlı çalışarak, bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı yeniden inşa ettik" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum "11 ilimizde eş zamanlı çalışarak, bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı yeniden inşa ettik. 455 bin yuvamızı, 2 yıl gibi kısa bir sürede tamamlayarak depremzede kardeşlerimize teslim ettik. Söz verdiğimiz gibi konutlarımızı sahiplerine ulaştırdık. Asrın inşası, Türkiye’nin başarısıdır. Asrın inşası, Türkiye’nin yüz akıdır" dedi. Edirne’deki Mimar Sinan Spor Salonu’nda "Yüzyılın Konut Projesi 500 Bin Sosyal Konut" kapsamında düzenlenen "Ev Sahibi Türkiye Kura Çekim Töreni’nde konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "500 bin sosyal konut seferberliğimiz kapsamında Edirne’de inşa edeceğimiz 2 bin 537 konutumuzun kura heyecanını yaşıyoruz. Şimdiden yeni yuvalarımızın kıymetli annelerimize, babalarımıza, yavrularımıza ve gençlerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum" dedi. "Selimiye’nin görkemini ön plana çıkardık" Bakan Kurum, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Edirne’de bugüne kadar yaklaşık 27 milyar liralık yatırımımızda devam ediyor. Edirne’de hamdolsun, 7 bin 597 konutu, eğitimden sağlığa, sosyal donatı alanlarından altyapıya kadar birçok projeyle birlikte şehrimize kazandırdık. Meriç Nehri kenarında, yürüyüş ve bisiklet yolları, gençlerimiz için sosyal alanlar, kütüphaneler ve 7 gün 24 saat hizmet veren millet bahçesiyle toplam 600 bin metrekarelik büyük bir projeyi Edirne’ye armağan ettik. Ayrıca Selimiye Camii’nin eski ihtişamına kavuşması için meydan ve çevre düzenlemesini gerçekleştirdik. Çarpık yapıları kaldırdık, tarihi silueti ortaya çıkardık. Yeşil alanları, aydınlatması ve zemin düzenlemeleriyle Selimiye’nin görkemini ön plana çıkardık. Edirne’nin kalbi Saraçlar Caddesi’nde de restorasyon ve sokak sağlıklaştırma çalışmalarını tamamladık. Caddeyi ışıl ışıl, modern ve huzurlu bir görünüme kavuşturduk" şeklinde konuştu. "455 bin konutu hızla tamamlıyoruz" Bakan Kurum, "Bir yandan deprem bölgesinde 455 bin konutu hızla tamamlıyoruz, diğer yandan 500 bin sosyal konut projemizi sürdürüyoruz. Bugüne kadar yaklaşık 72 ilde 314 bin konutun hak sahiplerini belirledik. Edirne’de de 2 bin 537 konutumuzun inşa sürecini başlatıyoruz. Vatandaşlarımızı bir saat, bir dakika daha erken yuvalarına kavuşturabilmek için işçi kardeşlerimizle birlikte gece gündüz, 7 gün 24 saat çalışmaya devam ediyoruz" diye konuştu. "Asrın inşası, Türkiye’nin başarısıdır. Asrın inşası, Türkiye’nin yüz akıdır" 2 yıl gibi kısa bir sürede Avrupa ülkesi büyüklüğünde alanı yeniden inşa ettiklerini belirten Bakan Kurum, "11 ilimizde eş zamanlı çalışarak, bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı yeniden inşa ettik. 455 bin yuvamızı, 2 yıl gibi kısa bir sürede tamamlayarak depremzede kardeşlerimize teslim ettik. Söz verdiğimiz gibi konutlarımızı sahiplerine ulaştırdık. Asrın inşası, Türkiye’nin başarısıdır. Asrın inşası, Türkiye’nin yüz akıdır. Biz sadece afet sonrasında değil, afetlere hazırlık noktasında da kararlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar 2 milyondan fazla konutun dönüşümünü gerçekleştirdik" dedi. "İstanbul’da bugüne kadar 924 bin konutu dönüştürdük" Yapılan her iki dönüşümden birini bugün İstanbul’da hayata geçiriyoruz. Çünkü biliyoruz ki yaşanabilecek bir İstanbul depremi, Allah korusun, bir milli güvenlik meselesidir. Bunun tek ve zorunlu çözümü kentsel dönüşümdür. Bu anlayışla İstanbul’da bugüne kadar 924 bin konutu dönüştürdük, 300 bin konutluk kentsel dönüşüm projesini de hızla sürdürüyoruz. Bu süreçte belediyelerimizin sorumluluk alması, vatandaşlarımızın dönüşüme destek vermesi hayati öneme sahiptir. Biz devlet olarak dönüşümü teşvik edecek her adımı atıyoruz. Milletimizden gelen talepleri dikkate alıyor, süreci kolaylaştıracak düzenlemeleri hayata geçiriyoruz. Son olarak İstanbul’da "Yarısı Bizden" kampanyasında uzun süredir beklenen bir düzenlemeyi uygulamaya alıyoruz. Kampanya 31 Aralık 2026 tarihine kadar devam edecek. Bu tarihe kadar evini ya da iş yerini riskli yapı olarak tescil ettiren tüm vatandaşlarımız kampanyadan yararlanabilecek. Böylece ruhsat, kat irtifakı ve hak sahipliği gibi zaman alan işlemler nedeniyle yaşanabilecek mağduriyetlerin de önüne geçmiş olacağız. Şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum" ifadelerini kıllandı.