POLİTİKA
29 Mart 2026 Pazar - 17:26 BBP Genel Başkanı Destici, Erzurum kongresinde konuştu: Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye’nin hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmayacağını ifade ederek, "Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir" dedi. İbrahim Erkal Kültür Merkezi’nde düzenlenen BBP 13. İl kongresinde konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, yaklaşık bir aydır devam eden ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve bölgede yaşanan süreci değerlendirdi. İçinden geçtiğimiz sürecin bölgemizde güç dengelerinin yeniden şekillendiği, stratejik denklemlerin yeniden yazıldığı bir süreç olduğunu anlatan BBP Genel Başkan Mustafa Destici, "Sadece askeri değil; dezenformasyon, algı yönetimi, psikolojik harp unsurları ve dijital/siber alanı kapsayan çok boyutlu bir enformasyon mücadelesinin yürütüldüğü kritik bir eşiktir. Bu toz duman içerisinde "son günler" Türkiye Cumhuriyeti’nin duruşu, bazı kesimlerce speküle edilmeye çalışılsa da, esasen devletimiz tek bir pusulaya odaklıdır: o da Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti ve sarsılmaz milli egemenliktir" dedi. Son dönemde bölgemizdeki krizin uzaması ihtimaline binaen dile getirilen "geniş koalisyon" tartışmaları, kamuoyumuzda bazı soruları beraberinde getirdiğini ifade eden BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Şunun altını net bir şekilde çizmek gerekir: Türkiye, hiçbir emperyal ajandanın veya haksız bir işgal stratejisinin "cephe ülkesi" olmamalıdır ve olmayacaktır. Bu çerçevede, Türkiye’nin herhangi bir askeri veya siyasi angajmana dahil olması ancak uluslararası hukukun meşruiyet zemini, doğrudan milli güvenlik tehdidi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iradesiyle, Cumhurbaşkanımız ve hükümetin kararıyla mümkün olabilir" diye konuştu. "Birilerinin bölgedeki vekalet savaşları üzerinden kurguladığı koalisyon senaryoları, Türkiye’nin milli çıkarları ve bölgesel barış vizyonuyla uyuşmadığı sürece bizim için sadece birer dış gözlemdir" diyen Genel Başkanı Destici konuşmasını şöyle sürdürdü; "İsrail’in saldırgan tutumu karşısında Türkiye ve Türk Milleti olarak sergilediğimiz ilkeli duruş, sadece söylemde değil, bölgedeki dengeleri koruma gayretimizde de vücut bulmaktadır. Ne ABD-İsrail saldırılarının yanında taraf olmalıyız ne de İran karşıtı blok diye oluşturulmaya çalışılan yapı içinde aktif bir şekilde yer almalıyız. Tarafsızlığımızı korumalı ve tarafsızlık sıfatımız algısına zarar verecek hamlelerden ve siyaset dilinden uzak durmalıyız. Bizim için asıl olan, komşularımızın istikrarsızlaştırılması üzerinden ülkemize yönelebilecek tehditlerin önüne geçmektir. Bilhassa saldırgan ABD ve İsrail kaynaklı hem de resmi ve gayri resmi ağızlardan gelen "Sıradaki hedef Türkiye" tehditlerinin farkındayız ve daha da mühimi devlet aklımız, şüphesiz ve tereddütsüz her türlü senaryoya karşı en üst düzeyde teyakkuz halindedir. Bu kapsamda sınır ötesi risk projeksiyonları, göç dalgaları, terör örgütlerinin yeniden yapılandırılması ve enerji arz güvenliği gibi başlıklar devletimiz tarafından bütüncül bir güvenlik perspektifiyle ele alınmaktadır. Kamuoyunda son günlerde artış gösteren; ülkemizde yeni askeri kapasite artırımları veya yabancı güçlere ait yeni üs inşaatları gibi spekülasyonlara dair de bir çift sözümüz bulunmaktadır. Türkiye, NATO üyesi bir devlet olmanın getirdiği sorumlulukları, kendi egemenlik haklarının önüne hiçbir zaman geçirmemiştir, geçirmeyecektir. Topraklarımızdaki her askeri varlık, sadece ve sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin kontrolünde ve milli güvenlik doktrinimize hizmet ettiği sürece mevcudiyetini sürdürebilir. Milli üniter yapımıza ve egemenlik haklarımıza aykırı hiçbir planın parçası olmamız katiyen söz konusu değildir." Gelinen aşamada ne NATO’dan, ne Ankara’dan, ne de uluslararası güvenilir kaynaklardan "Türkiye topraklarına 40 bin NATO askeri konuşlandırılacak" iddialarını doğrulayan resmi bir bilgi bulunmadığını belirten Destici; "Her şey genellikle sosyal medya da yoğunluk gösteren iddialardan ibaret. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz diyenler olabilir. Devletimiz, güvenlik politikalarının doğası son günlerde bilhassa sosyal medyada artan spekülasyon ve iddialar karşısında bazen sessiz kalmayı tercih edebilir. Ancak biliyoruz ki, bilgi çağında oluşan her boşluk, psikolojik harp unsurları tarafından gerçek dışı iddialarla doldurulmaya müsaittir. Binaenaleyh Buradan ilan ediyoruz: Sivil ve askeri makamlarımız, halkımızın tatmin olacağı, şeffaf ve berrak bir bilgilendirme sürecini kararlılıkla devreye sokmalıdır. Kamuoyu indinde dezenformasyona ve spekülasyonlara yol açan iddialara karşı anlaşılır ve şeffaf bir şekilde "resmi" açıklamalar yapılmalıdır. Bu günlerde panik atmosferine yer yoktur; çünkü Türkiye, ne yapılmak istendiğinin bilincinde, tecrübeli, basiretli ve güçlü bir Cumhurbaşkanına ve yönetime sahiptir. Sonuç olarak; bu saatten sonra Türkiye’nin ihtiyacı olan şey panik değil, sağduyulu bir "berrak akıl"dır. Bizler, ne batı merkezli bir dayatmanın figüranı, ne de bölgesel kaos planlarının sessiz izleyicisiyiz. Devlet Kendi stratejik ortaklıklarını yönetebilir. Lakin yönetirken, bağımsızlığımızdan ve milli onurumuzdan asla ödün vermeyecek anlayışta olduğumuzu tüm dünyaya bir kez daha hatırlatıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, tarihî tecrübesi, kurumsal kapasitesi ve Türk milletinin iradesiyle bu tür küresel kırılma anlarından güçlenerek çıkma potansiyeline sahiptir. İnşallah bu sıkıntılı günlerde de üstümüze başımıza emperyalistlerin ve Türkiye’ye hasım olanların atacağı çamur ve pisliklere mani olup yüzümüzün akıyla ülkemizi ve milletimizi rengini şehitlerimizin kanından alan, ay yıldızlı al bayrağımız altında tek ve birlik içinde ayakta tutacağız. Diri olacağız. Birlik içinde olacağız. Büyük birlik olacağız" şeklinde konuştu. Genel kurul sonunda BBP İl kongresinde mevcut başkan Ahmet Eşref Yılmaz yeniden il başkanlığına seçildi. Kongreye AK Parti İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, AK Parti Palandöken ve Aziziye ilçe başkanları, STK temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı.
Ak Parti Bursa İl Başkanı Gürkan’dan CHP’li büyükşehire eleştiri
03 Ocak 2026 Cumartesi - 18:02 Ak Parti Bursa İl Başkanı Gürkan’dan CHP’li büyükşehire eleştiri Ak Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Bursa’nın CHP belediyeciliğinin simgesi olan plansızlık, kararsızlık ve vizyonsuzluğun bedelini ödediğini belirterek, "Büyükşehirdeki mevcut yönetim Bursa’ya zaman kaybettirmekten başka hiç bir şey yapmamaktadır. Malesef yağmurlu havalarda bile susuzluk ne demek CHP sayesinde öğrenmiş olduk. Projesi hazır olan katı atık entegre tesisi hayata geçirilemedi. Bursa yakında Hamitler’de çöp dağları ile tanışacak. Çalı yolunun 3.etabına 20 ayda bir çivi çakamadılar. Şehir Hastanesi Gar etabında bir santim kamulaştırma yapamadılar. Çınarcık Barajı’nda 205 günlük su varken şehri yağmurlu havada susuz bıraktılar" dedi. "49 bin yeni üye kazandırdık, 407 bin üyeye ulaştık" Bursa Merinos Kongre Merkezi’nde düzenlenen İl Danışma Meclisi toplantısında konuşan AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, teşkilatın Mayıs ayında başlattığı üye seferberliğiyle 49 bin 394 yeni üye kazandırdıklarını ve toplam üye sayısının 407 bin 543’e ulaştığını açıkladı. Gürkan, "Bu başarı Cumhurbaşkanımıza olan vefanın, liderimize duyduğumuz sarsılmaz güvenin ve milletimizle kurduğumuz güçlü bağın en önemli göstergesidir" dedi. Gürkan, İl Danışma Meclislerinin istişarenin berekete dönüştüğü, kardeşliğin tazelendiği toplantılar olduğunu vurgulayarak, "Burada bir araya gelen irade AK Parti’nin Bursa’daki vicdanı, aklı, yüreğidir. Konuşarak değil çalışarak, vaat ederek değil üreterek yol aldık. Hizmet bizim siyasetimizin özüdür" ifadelerini kullandı. CHP vizyonsuzluğunun bedelini tüm Bursa birlikte yaşıyoruz Ak Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala ve Bursa Milletvekilleri ile birlikte son 3 yılda Bursa’da 80 milyardan fazla yatırımın hizmete sunulduğunu hatırlatan Davut Gürkan CHP belediyeciliğini eleştirerek ""Bugün maalesef Bursa’da CHP belediyeciliğinin simgesi olan plansızlığın, kararsızlığın ve vizyonsuzluğun bedelini hep beraber yaşıyoruz. Yağmurlu havalarda bile susuzluk ne demek CHP sayesinde öğrenmiş olduk. Bursa Büyükşehir Belediyesindeki mevcut CHP’ li yönetim Bursa’ya zaman kaybettirmekten başka hiç bir şey yapmamaktadır" dedi. Çöp dağları ile Bursa CHP sayesinde tanışacak 2017 yılında Ak Partili Belediye Başkanı Alinur Aktaş döneminde Kayapa’da başlattığı katı atık dönüşüm entegre tesisi üzerinde 5 yıl çalışılmış olmasına rağmen mevcut CHP’li yönetimin inatlarından dolayı burayı iptal edip başka arayışa girdiğini belirten Gürkan, "Hamitler çöplüğünde vahşi depolama ile ucuz olsun diye müteahhidini değiştirmişler. Derin kirli suları deşarj etmesi gerekirken son aylarda koku ve sıkıntılı bir depolama sistemine girdiler. Önümüzdeki süreçte susuzluktan sonra çöple ilgili nöbetleşe toplanmaya başlayacaklar. Çöp dağları ile Bursa onlar sayesinde tanışacak. Hep yaptıkları mazeret üretmek, suçlamak. Aynı Çalı yolunun 3. etabında olduğu gibi. Alinur başkanımızın döneminde bir yılda 2 etabı bitirdik. 20 ay oldu 3. etaba bir kazma daha vuramadılar. Sadece burada mı? Gardan Şehir Hastanesi’ne gidecek karayolunun kamulaştırması için bir santim yer bile kamulaştırma yapmadılar. Bakan Bursa’ya geldiğinde projede tadilat yaptılar. Şehir içi ağ ulaştırma bakanlığının sorumluluğunda olmamasına rağmen biz bunu da gerçekleştireceğiz dediler. Bununla da kalmadılar. Çınarcık Barajı’nı yapmışız. Arıtma tesisini bitiremediler. Öncesi sonrası, hiç fark etmez. Bursa tarihinde ilk defa susuzluktan dolayı su kesintisi yaşandı. Bunu CHP belediyesinde yaşadık. Su verilemediği günde Bursa’da durum neydi. Çınarcık Barajı’nda 205 günlük su olmasına rağmen maalesef evlere suyu götüremeyecek kadar vizyonsuzlukları var" dedi. CHP’nin tüm vizyonsuzluğuna karşın Ak Parti belediyecilik anlayışının hiç bir zaman günü kurtaran bir belediyecilik anlayışı olmadığına vurgu yapan Davut Gürkan, "Hep geleceği inşa eden bizim belediyelerimiz, altyapıyı ihmal etmeyen, sosyal belediyeciliği lafta değil icraatla yapan belediyelerdir. 11 başkanımız burada. Her birine yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. Bakanlarımız Bursa’yı yakından takip ediyorlar. Bursa’nın hizmetlerini en yakından takip eden başta genel başkanvekilim olmak üzere vekillerimize teşekkürlerimi arz ediyorum ifadelerini kullandı. 2026 yılının Bursa için çok önemli olduğunu kaydeden Gürkan Bursa için çok önemli projelerin bu dönemde tamamlanacağını bildirdi. Gürkan, "En başta uzun zamandan beri beklediğimiz hızlı trenimiz faaliyete geçmiş olacak. Bunun ardından Şehir Hastanesi’ne giden raylı sistemimiz gar bölümüne kadar faaliyete geçecek. 3 ay içinde fiziki çalışmalarını bitirdiğimiz Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanemiz hizmete alınacak. Bunlar çok kıymetli projeler. Bir çok ilin şehir hastanesinden büyük 1315 yatağa sahip. TOKİ projelerimiz yükseliyor. Önümüzdeki süreçte 9 büyük okul ihalesi yapıldı. 9 okul haricinde 3 proje var ki çok kıymetli. Çelebi Mehmet Lisesi Yıldırım’da 129 milyon liraya mal olacak. Nilüfer’de 15 Temmuz Okulu 174 milyon liralık. Bursa’nın Abdülmecid Döneminde başlamış olan Hamidiye Sınai Mektebi diye adlandırılan 158 yıllık okulu hayata geçireceğiz. Genel başkan vekilimiz Efkan Ala ve milletvekillerimizin desteği, Cumhurbaşkanımızın onayıyla 700 milyon lira bedelle hayata geçireceğiz" diye konuştu. Bursa Cumhurbaşkanının yanında Konuşmasının sonunda Bursa’da toplam 407 bin 543’e ulaştıklarını, bu başarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan vefanın, ona olan sarsılmaz güvenin ve milletle kurulan güçlü bağın en önemli göstergesi olduğuna işaret eden Davut Gürkan, "Bizim yürüdüğümüz yol makam yolu değil millet yoludur. Bu yolun lideri mazlum coğrafyalarının sesi, Türkiye yüzyılının mimarı olan Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bugün Türkiye’nin 4 yanında yükselen her eser, her yatırım, onun ortaya koyduğu büyük vizyonun sarsılmaz iradenin, millete adanmış bir ömrün eseridir. Ne zaman zorlansak, ne zaman yol daralsa, liderimizin kararlılığı bize güç ve cesaret olmuştur. Bursa dün olduğu gibi bugün de yarın da Cumhurbaşkanımızın arkasında dimdik durmaya, onun ve büyük güçlü Türkiye sevdasına omuz vermeye devam edecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Rabbim birliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin. Bu yolda yürüyen herkesten Allah razı olsun" dedi.
Ak Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala:
03 Ocak 2026 Cumartesi - 17:56 Ak Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala: Ak Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Güney Amerika ve Amerika arasındaki gerilimi hatırlatarak, "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çökmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi. Bölgemize bakınca, ülkeler tarumar oldu. Suriye’den Irak’a herşey gözümüzün önünde oldu" dedi. Terörsüz Türkiye Projesi’nin bugüne kadar ön görülen şekilde gerçekleştiğini ifade eden Efkan Ala, "Bundan sonra da emin adımlarla bu projeyi tamamlayıp 86 milyonun kardeşliğiyle, dayanışmasıyla Türkiye’yi hedeflerine doğru taşıyacağız. Bölgemizde ve ülkemizde kullanılmaya müsait bir yapı varsa, bir örgüt varsa, emin olun onu kullanacak olanı hiç uzakta aramaya gerek yok. Bilin ki yanıbaşımızdadır. Topyekün bu meseleden kurtulmak, Türkiye’nin hayat memat meselesidir" dedi. Çiftçi, emekli ve çalışanların sıkıntılarını bildiklerini de anlatan Efkan Ala, bu grupların gelirini arttıracaklarını, enflasyonu da tek haneli rakama düşüreceklerini söyledi. Ak Parti Bursa İl Danışma Meclisi, geniş katılımla Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde yapıldı. Toplantıya katılan Ak Parti Genel Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Efkan Ala’nın gündeminde Terörsüz Türkiye Projesi, Ana muhalefet partisindeki gelişmeler ve asrın felaketi sonrasında yapılan hizmetler vardı. Efkan Ala, Ak Parti’nin 19 seçimi de kazındığını, Yargıtay’ın açıkladığı üye sayılarına göre bütün partilerin üye sayısının iki katına ulaştığını kaydederek, "11 milyon 550 bin üyeye ulaştık. Çeyrek asırdır biz Türkiye’yi yönetiyoruz. Bakıyoruz 2002’den beri bu dinamizm ve heyecan var. Ak kadroların inancı var. Bu nasıl bir Türkiye inşa etti? Bütçe konuşmasında CHP Genel Başkanı kadın haklarından söz ediyor. Dedim ki, partimiz adına konuşma yapıyorum. Siz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak genç kızlarımızın okula girmesine engel olanların arkasında duruyordunuz. Bizim sadece kadın kolları üye sayımız, sizin partinizin üye sayısının 3 katı. Hangi haktan bahsediyorsunuz. Hangi hakkı verdiniz de kullandırttınız. Hakka sahip olmakta, Ak Parti gibi olun. Gazze meselesi oldu. Türkiye dimdik. Cumhurbaşkanımız dimdik ayakta iradesini ortaya koydu. Her platformda mazlumun hakkını savundu. Ama Amerika’da bir masa kurulmuş. Konu Gazze, masanın başında kim oturuyor. Başında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oturuyor. Bu gücü sizin çalışmalarınızdan alıyor. Geldik Mısır’da bir masa kuruldu. Yine konu Gazze. Oradaki zulüm ve ona karşı duruş konu. 4 devlet başkanı imza attı orada. Mutabakata 4 devlet başkanı imza attı. Biri kim. Recep Tayyip Erdoğan. Arkasındaki irade sizlere, milletimize ait. Tebrik ediyorum. Yürekten alkışlıyorum. Kolay bir şey değil. Dünyadaki gidişatı görüyorsunuz. Dünyada tuhaf bir zamanda yaşıyoruz. İnanılmaz gelişmeler oluyor" ifadelerini kullandı "Uluslararası sistem çökmüş durumda" Rusya Çin Japonya, Güney Amerika Amerika arasında gerilime de değinen Efkan Ala, "Dünya sürekli bir silahsız savaş halinde. Uluslararası sistem çökmüş durumda. Uluslararası kuruluşlar işlevsiz hale geldi. Bölgemize bakınca, ülkeler tarumar oldu. Saymaya lüzum yok. Suriye’den Irak’a herşey gözümüzün önünde oldu. Burada bu kadar ateş çemberinin içerisinde istikrarla, büyümeyle Türkiye’yi hedeflerine taşıyan bir iktidarı siz iş başına getirdiniz. Siz arkasında durarak bu istikrarla Türkiye’nin yol almasını sağlıyorsunuz. Başardığımız işler dünyaya örnek olacak düzeyde işlerdir. Bölgemizdeki bu durum da dikkate alındığında Türkiye’nin içerisinde başardıklarımızı saysak zaman yetmez. Dış politikadaki duruşumuz nedeniyle, erdemli duruş nedeniyle, yarım asırlık Baas rejimi Suriye’de çöktü. Suriye’de yeni bir düzen inşa ediliyor. Şimdi Türkiye’nin 86 milyonun menfaatini, çıkarını geleceğini dikkate alan anlayışla hedefine yürümesi lazım. Onun için ayak bağı olan prangalarından kurtulması gerekir. Bölgemizde aynı anlayışla düzenin tesis edilmesi lazım. Kaosun kargaşanın olduğu yerde sürekli gelişme olmaz. Tüm bu meseleleri çözerken hedefimize doğru emin adımlarla yürürken bu sorunu da ele aldık. Terörsüz Türkiye hedefiyle inşallah bu sorundan da kurtulup bu Türkiye’nin ayak bağı olan pranga olmuş bu sorundan kurtulup 86 milyon tek yürek olarak emin adımlarla hedefe yürüyeceğiz. Terörsüz bölge, terörsüz Türkiye temel hedefimizdir. Terörün kazanma hitimali yoktur. Türkiye terörle mücadelede tarih yazmıştır. Zarar verme imkan ve ihtimalini ortadan kaldırmak için bu projeyi ortaya koyduk. Israrla emin bir biçimde bu projeyi uyguluyoruz." dedi. "Terör örgütünü kullananları uzakta aramaya gerek yok" Türkiye’nin terörden topyekün kurtulmasının hayati mesele olduğuna işaret eden Efkan Ala sözlerini şöyle sürdürdü: "Bölgemizde ve ülkemizde kullanılmaya müsait bir yapı varsa, bir örgüt varsa, emin olun onu kullanacak olanı hiç uzakta aramaya gerek yok. Bilin ki yanıbaşımızdadır. Topyekün bu meseleden kurtulmak, Türkiye’nin hayat memat meselesidir. En önemli projesi. Türkiye ne zzaman emin adımlarla yükselse, birileri devreye giriyor. Türkiye’nin bu gidişatını sekteye uğratmak için elinden geleni yapıyor. Onların ellerinden bu imkanları almanın adıdır Terörsüz Türkiye Projesi. Bugüne kadar ön gördüğümüz biçimde geldi, bundan sonra da emin adımlarla bu projeyi tamamlayıp sonuçlandırıp, 86 milyonun kardeşliğiyle dayanışmasıyla Türkiye’yi hedeflerine doğru taşıyacağız. Biz bunları yaparken, bütün bu gelişmelerin altına imza atarken, bir muhalefet partisi ana muhalefet partisi ne yapıyor? Onun ne yaptığına bakarak bizim sorumluluğumuzun ne kadar ağır olduğunu, ne kadar büyük sormulluk üstlendiğimizi tekrar hatırlamakta yarar var" "Ana muhalefet partisi tam bir Ortadoğu’ya döndü" Ak Parti’nin sorunların çözümü ile uğraşırken ana muhalefet partisinin de Ortadoğu’ya döndüğünü kaydeden Efkan Ala, "Biz Ortadoğudaki problemleri halledelim diyoruz, ana muhalefet partisinde birbirini hançerleyen mi , birbirini şikayet eden mi birbiri için itirafçı olanı mı ararsınız. Hepsi var. Cumhurbaşkanımız devlet başkanlarıyla görüşüyor. Dünyanın ve bölgenin sorunlarını çözmeye çalışıyor. Oralarda en etkili inisiyatifi alıyor. Ama ana muhalefet partisinin lideri Avrupa’da iktidar dileniyor. Türkiye’yi şikayet ediyor. Oralarda da devlet başkanlarıyla görüşemiyor. Onu da kendisi söylüyor. İçeride inanılmaz bir kaos kargaşa. Milletin derdiyle dertlenme yerine Silivri’nin derdiyle dertleniyor. Biz Hatay’a gittik. Hatay’da dikkatinizi çekiyorum 455 bininci konutu teslim ettik. Asrın felaketini, asrın hizmetine çevirdik. Peki İstanbul belediye başkanlığıyla ilgili hazırlanan iddianeme kabul edildi. İddianameye göre ne olmuş? Bizim 14 bakanlığımızın bütçesinden daha fazla bütçeye sahip olan İstanbul büyükşehir belediyesinde bir düzen kurulmuş, bir eko sistem kurulmuş. Asrın talanına imza atılmış o iddiaanameye göre. Biz asrın hizmetini yapıyoruz, yapamazsınız diyorlardı. Bunu başardık. Biz orada milletin derdiyle dertleniyoruz. Bunlar bir el uzatacaklarına, ellerini İstanbul Büyükşehir Beledyiyesi’nin bütçesine uzatmışlar, talan edilmiş. Talan düzeni kurulmuş. Şimdi böyle bir anlayışa, İski yolsuzluğundan asrın talanına geldiler"diye konuştu. "Türkiye’nin CHP zihniyetine teslim edilmesinin maliyetini 86 milyon değil, gönül coğrayamızdaki bütün kardeşlerimiz öder" diyen Efkan Ala şunları kaydetti: "Bunların sınırlarımız dışındaki kardeşlerimizin derdiyle dertlendiğini gördünüz mü. Ne işiniz vardı dediler. Bunlar içeride de vatandaşın olduğu yere gitmiyorlar. Varsa yoksa Silivri. Oraya gidip ağzına geleni söylüyor. Bizim bunlara ayıracak vaktimiz yok.Bunlara oy verenlere çağrımız, görüyorsunuz ülkenin, bölgenin, dünyanın bir çok meselesi varken, bunların temel meselesi, kendileri. Kendilerinin dışında bir dertleri yok. Onun için gelin, 86 milyon vatandaşlarımız,Türkiye’de gerçekten dünyada liderler diplomasisinin kitabını yazan Recep Tayyip Erdoğan’a daha fazla destek verelim ki, dünyanın meseleleri Türkiye’nin bölgenin meseleleri ile daha güçlü şekilde uğraşabilsin. Biz bunun çabası içindeyiz. Türkiye’nin yüklendiği tarihi misyon, tarihi sorumluluk bize bunun bir vazife olarak önümüze koymaktadır. Bugüne kadar Türkiye’yi getirdik, hedefler koyduk" "Türkiye’deki sorunlar masamızın üzerindedir. Emekli, çalışan ve çiftçimizin gelirini arttıracağız" Türkiye’de yaşanan sıkıntıları bildiklerini ifade eden Efkan Ala, "Merak etmeyin. Çalışan, işçimiz, çiftçimiz, emeklimizin meselesini biz her hafta masamızda tartışıyoruz. Programlar yapıyoruz. Tedbirler alıyoruz. Herşeyin bir sırası ve zamanı var. İnşallah onları da kararlılık ile uyguluyoruz. Enflasyonu tek haneli rakamlara indireceğiz. Başta emekliliremiz olmak üzere çalışanlarımız ve tüm kardeşlerimizin gelirini arttıracağız. Yüksek gelirli ülkeler grubunda emin adımlarla ilerleyeceğiz. Türkiye’nin ekonomisini bugüne kadar 5 kat büyüttük. 15 kat büyütecek kadrolar da Ak kadrolardır. Milletimizin beklentisi bu, bizim de milletimize sevdamızın ucu bucağı yoktur. Türkiye ne zaman ihtiyaç duyduysa Bursa Uludağ gibi bu kadroların arkasında durmuştur. Milletimiz ikaz yaptıysa, başımızın üstünde yeri vardır. Biz de o ikazı aldık, gereğini yapıyoruz. Bursa’nın lokomotifi olduğu gibi ak kadroların lokomatifi de bu kardeşlerimizdir. Yolumuza emin adımlarla devam edeceğiz. Türkiye’yi hedefleriyle buluşturacak kadrolar Ak kadrolardır. Milletimiz bize bazen sitemkar bakabilir davranabilir. Dönüp de kalıcı olarak başka yere bakmıyor. Umut, vizyon, imkan burada ve çalışma burada. Türkiye’nin ihtiyacı olan da budur" ifadelerini kullandı.
TBMM Başkanvekili Celal Adan: "Elli senedir Türkiye’yi yoran, bir büyük olaydan da kurtuluyoruz"
03 Ocak 2026 Cumartesi - 17:14 TBMM Başkanvekili Celal Adan: "Elli senedir Türkiye’yi yoran, bir büyük olaydan da kurtuluyoruz" TBMM Başkanı Celal Adan, Elli senedir Türkiye’yi yoran, bir büyük olaydan da kurtuluyoruz" dedi. Adan, tarihi Mısır Çarşısını ziyaret etti. Çarşı içerisinde esnafla bir araya gelen Adan, Mısır Çarşısı’nın Terörsüz Türkiye Sürecine destek verdiğini söyledi. TBMM Başkanvekili Celal Adan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin talimatlarıyla başlayan, "Hayırlı Günler Komşum - Derdin Derdimizdir" temalı sohbet toplantıları kapsamında Fatih’te bulunan Mısır Çarşısını ziyaret etti. Çarşıdaki esnafla bir araya gelen Adan, ziyaretlerine Mısır Çarşısı Esnafı Yardımlaşma ve Koruma Derneği Başkanı Sami Koyuncu ve üyeleriyle başladı. Adan’a, MHP İstanbul İl Başkanı Sertel Selim, MHP Eyüpsultan ve Fatih ilçe Başkanları eşlik etti. "Türkiye Terörle Mücadelede tarihinin en güçlü dönemeçlerinden birini yaşamaktadır" Türkiye’nin terörle mücadelede tarihin en güçlü dönemeçlerinden birini yaşadığını söyleyen Adan, "Devlet hayatının en temel gerçeklerinden biri güvenliktir. Güvenliğin olmadığı, yerde ticaret olmaz. Güvenliğin olmadığı yerde çarşı nefes alamaz. Türkiye Terörle Mücadelede tarihinin en güçlü dönemeçlerinden birini yaşamaktadır. Sınırlarımızın içinde ve dışında, ötesinde terörün hareket alanı ciddi bir şekilde daralmıştır. Milletimizin için huzuru için tavizsiz bir irade ortaya konmaktadır. Terörün bittiği yerde hayat vardır, huzur vardır, bereket vardır. Mısır Çarşısında bugün güvenli alışveriş yapılabiliyorsa bu güvenlik sayesindedir. Terörsüz Türkiye Hedefi milletin ortak hedefidir. Milli bir projedir. Bu işin milli bir proje olduğunun en başında Genel Başkanımız Lider Devlet Bahçeli Bey, bu süreci yürütmüş olmasıdır" şeklinde konuştu. "Terör örgütü kendisini feshetmiştir" Konuşmasına devamında ise Adan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin başlattığı Terörsüz Türkiye sürecini başlatmasıyla terör örgütünün kendini feshettiğini belirterek, "Genel Başkanımız, terörün kendisini feshetmesi, silahların bırakılmasını istemiştir. Bu konuda gelişmeler olmuştur, terör örgütü kendisini feshetmiştir. Ve silah bıraktığı yönünde bir irade beyan etmiştir. İkinci olarak Genel Başkanımızın gündeme getirdiği bu meselenin TBMM’de bir komisyon marifetiyle meclisin sorumluluk alması gerektiğindeki idaredir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kurulduğundan bugüne muhalefet her zaman meclisin itibarını kaybettiği, gücünü kaybettiği şeklindeki beyanlarını hep beraber duyduk. Ancak gördük ki TBMM Komisyonuna bütün Türkiye koşarak gitti. Türkiye’nin en büyük STK’ları, sendika başkanları gitti. Herkes oraya gitti. Şu gerçekle karşı karşıyayız: Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde meclisin, muhalefet ağzında itibarını kaybettiği gerçeğinin doğru olmadığı ortaya çıktı" dedi. "Elli senedir Türkiye’yi yoran, bir büyük olaydan da kurtuluyoruz" Ayrıca sözlerinde terörün Türkiye’yi yorduğuna da değinen Celal Adan, Türk Milletini kimsenin bölemeyeceğini söyledi. Adan, Mısır Çarşısı’nın da sürece destek verdiğini söyleyerek, "Elli senedir Türkiye’yi yoran, bir büyük olaydan da kurtuluyoruz. Mısır Çarşısındayız. Bugün seslensek 39 ilçeden birilerini duymak mümkündür. Bana göre 81 ilden de birilerine rastlayabiliriz. 16 milyon insan İstanbul’da yaşamaktadır. İstanbul’da yaşayanlar, 81 ilin mensuplarıdır. 16 milyonun dünyaya verdiği mesaj. Türkiye bir bütündür. Kimse bölemez, kimsenin bölmeye gücü yetmez. Dışarıdan destekli terör örgütünün de kendisini feshetmesi, silahı bırakması, bırakmayanların bir an önce bırakmaları. Çünkü bölgedeki huzuru da milleti temsil etmektedir. Türk Devleti, her zaman merhameti, şefkati, adaleti önceleyen bir geleneğe sahiptir" ifadelerini kullandı. "Kimse Türkiye’ye terörü tekrar getiremez" Öte yandan konuşmalarında, Türkiye’ye terörü kimsenin getiremeyeceğini de belirten Adan, "Bazı dışarıdan güçler, bu işe talipli, bu işe güçleri yetmez. Milletimizin şu anda Terörsüz Türkiye konusunda Rize’de, Şırnak’ta, Diyarbakır’da, Edirne’de, Kayseri’de Türkiye’nin 81 ilinde bir ortak referansa dönmüştür. Bunun karşısında kimse duramaz. Kimse Türkiye’ye terörü tekrar getiremez. Bunu düşünenler, akıllı olsunlar. Devletin gücü büyüktür. Bunu bozmaya çalışanlardan da devlet cevabını çok sert şekilde verecektir" diye konuştu. Yapılan konuşma sonrası Adan, çarşı esnafı ziyaretlerine devam ederek, sohbet etti.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: "Dünyaya sesleniyorum, Trump’ın düzeni dünya düzeni olamaz"
03 Ocak 2026 Cumartesi - 16:48 CHP Genel Başkanı Özgür Özel: "Dünyaya sesleniyorum, Trump’ın düzeni dünya düzeni olamaz" Çankırı’da düzenlediği mitingde vatandaşlara seslenen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Amerika Birleşik Devletleri’nin Venezuela saldırısına tepki göstererek, "Bütün dünyaya sesleniyorum, Trump’ın düzeni dünya düzeni olamaz. Ya bu çılgınlığa direnilecek ya da bu Trump teker teker bütün dünyanın tepesine binecek" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingleri kapsamında, Çankırı’daki 15 Temmuz Milli İrade Meydanı’nda vatandaşlara seslendi. Ekonomi üzerinden AK Parti’yi eleştiren Özel, "AK Parti 24 yıldır iktidarda. Türkiye’yi nereden nereye getirdi. Yoksullukta Avrupa birincisi, işsizlikte Avrupa birincisi, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisi, yüksek faizde Avrupa birincisi, yoksullukta Avrupa birincisi. 5 alanda birden birinci. 5 altın madalyası yok, AK Parti’nin kara düzeninin 5 tane utanç madalyası var boynunda. Geçtiğimiz hafta Edirne’deydim, Edirneliler her hafta Yunanistan’a geçip orada alışveriş yapıyorlar. Türkiye’de etin kilosu bin lira, Yunanistan’da 500 lira. Bir otobüse doluşup, bir arabaya doluşup alışverişi oradan yapıp geliyor. Bin liralık eti Yunanistan’da 500 liraya alıyor. Bizde asgari ücret 500 Euro, Yunanistan’da bin 400 Euro. Bizden 3 katı fazla asgari ücret alıp yarı fiyatımıza et yiyebiliyorlar" dedi. "Bu bir sefalet ücretidir" Asgari ücrete ve en düşük emekli maaşına sonuna kadar itiraz ettiklerini belirten Özel, kendileri iktidara geldiklerinde bugünkü şartlarda en düşük emekli maaşının asgari ücretle eşit olacağını ifade ederek, "Emekliler emekli maaşının kaç para olacağını bekliyorlar. En düşük emekli maaşı 20 bin liranın altında olacak. 19 bin 800 lira civarında olacak. Bu bir sefalet ücretidir. Buradan Çankırı’nın AK Partili, MHP’li emeklilerine söylüyorum, AK Parti geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu, bugün en düşük emekli maaşı 1,5 çeyrek altın alıyor. Emekli maaşını 22 bin lira yapsalar ancak iki çeyrek altın alacak. AK Parti’den önce 8 çeyrek, AK Parti gelmiş 2 çeyrek. Bu AK Parti’nin kara düzenidir, bu haksızlıktır. Bu yıllarca çalışılan, alın teri dökülen, dirsek çürütülen, göz nuru harcanan ve devletin ‘yeter, sen çalışma, bugüne kadar sen bize baktın, şimdi çalışanlar sana bakacak’ dediği emekliye haksızlıktır, vefasızlıktır ve vicdansızlıktır. Buradan bütün emeklilere sesleniyorum, bu iktidar sizi bitirmiştir, bu iktidarı bitirme vakti şimdi size gelmiştir" diye konuştu. "Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bugün olsa asgari ücret 39 bin lira olacak" İktidara geldiklerinde vergide adalet sağlayacaklarını belirten Özel, "Tarihte ilk kez oluyor, asgari ücret açlık sınırının altında açıklanmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bugün olsa asgari ücret 39 bin lira olacak, söz veriyoruz. Ayrıca adaletsiz vergi düzenini değiştireceğiz. Bunlar gibi vergiyi tabana değil, tavana yayacağız. Çok kazanandan çok, az alandan az alacağız. Bu meydan gibi hiç kazanamayanlardan hiç vergi almayacağız. Bugün Türkiye dünyanın en acımasız vergi sistemini uygulamaktadır. 10 lira verginin en az 65’i dolaylı vergiler. Fabrikatörden de kapıdaki bekçisinden de aynı vergiyi alan dolaylı vergilerle dönmektedir. Elektriğe, suya, telefona, yoğurda, pirince, zeytin yağına, çocuk bezine multi milyarder de en gariban da aynı vergiyi ödemekte. Bunun üstüne vergilerin kalan yüzde 23’ü gelir vergisinden. Hepimizin daha eline almadığı maaşından alınan gelir vergisinden alınmaktadır. Geriye yüzde 11, çok kazanan üreticiden, ihracatçıdan, zenginden, holdinglerden, anonim şirketlerden aldıkları vergi. Yoksuldan yüzde 89 vergi alan, zenginden yüzde 11 iktidar alan AK Parti’nin kara düzeni gidecektir. Çankırı’dan sesleniyorum, bir devri kapatmaya, yeni bir devri açmaya geliyoruz. Bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak" şeklinde konuştu. "Biz bu ülkede kardeşlik ve huzur olsun istiyoruz" diyerek konuşmasını sürdüren Özel, "Kavga değil, milletin sorunun sorunları çözülsün itiyoruz. Ama ne yazık ki AK Parti yönetimi bunu istemiyor. O gerginlik istiyor ki yoksulluk konuşulmasın, o kavga istiyor ki işsizlik konuşulmasın, o kutuplaşma istiyor ki bu millet kucaklaşmasın, hep birlikte kurtuluşu aramasın. Bunun için 2026 yılının ilk mitinginde, Anadolu’nun bağrında, bu yarenler diyarında bütün Türkiye’ye diyorum ki Tayyip Erdoğan’ın kutuplaştırmasına inat kucaklaşmaya, düşmanlaştırmasına inat kardeşliğe, AK Parti’nin, MHP’nin seçmeniyle muhalefetin seçmeni omuz omuza vermeye, yoksulluğu yenmeye geliyoruz" ifadelerini kullandı. "Enflasyon hedefin iki katına çıktı, farkı bu milletin cebinden çıktı" Enflasyonun hedeflerin çok üzerinde kaldığını kaydeden Özel, "Yüzde 17,5 enflasyon hedefiyle yola çıkıp yüzde 30 enflasyonla yılı bitirenlere soruyorum, bu yıl ne oldu, savaşa mı girdik, ekonomiyi allak bullak edecek afet mi oldu, ne oldu da ‘yüzde 17’ deyip enflasyon yüzde 30’a çıktı?. Hedefin iki katına çıktı, farkı bu milletin cebinden çıktı. Bu ülkede maalesef 19 Mart’ta bir sivil darbe oldu. Ülkeyi seçimle kazanamayacaklarını görenler geleceğin iktidarına darbe yapmayı, geleceğin Cumhurbaşkanına darbeye yapmaya, Ekrem İmamoğlu’na darbe yapmaya kalkıştılar. Bütün kriz de buradan çıktı. Karşımızda darbe kendisine yapılınca, ‘koşun yardım edin’ deyip, sonra sıkışınca rakibine darbe yapanlar var" dedi. "Trump 400 yıllık kaideyi ayaklarının altına alırken Erdoğan korkusundan bir kelime edememektir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Maduro’ya yönelik düzenlenen saldırı üzerinden eleştiren Özel, şu ifadelere yer verdi: "Bugün dünyanın öbür ucundaki Venezuela’da ülkenin liderine ve karısına Amerika Birleşik Devletleri tarafından bir operasyon yapıldı ve ülke dışına kaçırıldı. Buradan açıkça söylüyorum. Maduro seçimleri güvenli yapmadığında, muhalefetin itirazlarına kulaklarına kulak kabartmadığında yanlış yapıyordu. O günlerde Erdoğan ‘kardeşim Maduro’ diyordu. Bugün Erdoğan’ın her lafı yiyip sustuğu, randevu almak için kıymetli toprak elementlerimizi feda ettiği, randevu almak için Amerikan malına vergi indirimi, Çin malına gergi bindirimi teklifi ettiği Erdoğan, Trump’ın Venezuela’ya darbesine, Maduro’yu alıp ülkesinden kaçırmasına tek kelime edememiştir. Buradan herkes görsün ki Erdoğan Maduro yanlış yaparken de yanlışa yanlış diyememiştir, bugün yanlış Venezuela’ya yapıldığında, Amerika, Birleşmiş Milletler sistemini alt üst ettiğinde, bugün Trump 400 yıllık kaideyi ayaklarının altına alırken Erdoğan korkusunda bir kelime edememektir. Bir danışmanı twit atmış, twitini sildirdiler. Buradan Erdoğan’a bir kez daha sesleniyorum. Sen Trump’tan korkan, meşruiyeti onun oval odasında arayan, doğruya doğru demeyen, sıkışınca tükürdüğünü yalayan ve cesareti olmayan bir siyasetin insanısın. Biz 6. Filo’yu denize dökenlerin, Kıbrıs işgalinde hepsine kafa tutanların, geldiklerinde birileri kırmızı halı sararken düşman donanmasına bakıp ‘geldikleri gibi gidecekler’ diyen anti emperyalistlerin partisiyiz." "Trump’ın düzeni dünya düzeni olamaz" Trump’a tepki gösteren Özel, "Dünyaya sesleniyorum, Trump’ın düzeni dünya düzeni olamaz. Ya bu çılgınlığa direnilecek ya da bu Trump teker teker bütün dünyanın tepesine binecek. Burada, Anadolu’da Trump’ın tepesine bineceği bir cumhuriyet yoktur. Çünkü bu cumhuriyet, kanla, mücadeleyle ve emperyalizme, işgale direnerek kurulmuştur. Ne Trump’tan ne de Amerka’dan korkumuz yoktur, korkanlara yazıklar olsun" şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Dış ticaret performansımızı daha üst seviyelere taşımayı amaçlıyoruz"
03 Ocak 2026 Cumartesi - 15:58 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Dış ticaret performansımızı daha üst seviyelere taşımayı amaçlıyoruz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Dış ticaret performansımızı önümüzdeki dönemde daha üst seviyelere taşımayı amaçlıyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2025 yılı ihracat verilerine ilişkin açıklama yaptı. Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, zorlu küresel şartlara rağmen ihracatın devam ettiğini belirterek, "2025 yılı Aralık ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,8 oranında artan ihracatımız, 26,4 milyar dolar ile tüm zamanların en yüksek aylık ihracat rekorunu kırmıştır. 2025 yılı ihracatımız OVP hedefimizle uyumlu olarak 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşmıştır" ifadelerini kullandı. "2025 yılında toplam mal ve hizmet ihracatının, 396 milyar doların üzerinde gerçekleşmesini bekliyoruz" Hizmet ihracatına ilişkin de konuşan Yılmaz, "Turizm gelirleri dahil 123 milyar doları aşmasını öngördüğümüz hizmet ihracatımız da ilave edildiğinde, 2025 yılında toplam mal ve hizmet ihracatının, 396 milyar doların üzerinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Yüksek ihracat performansımıza ek olarak, 2025 yılında ithalatın öngördüğümüz değerin altında gerçekleşmesiyle, dış ticaret açığımızı 92,1 milyar dolarla hedeflediğimiz seviyeden daha olumlu bir noktaya taşıdık" açıklamasında bulundu. "Dış ticaret performansımızı daha üst seviyelere taşımayı amaçlıyoruz" Yılmaz, Türkiye’nin dış ticaret performansına yönelik değerlendirmelerde bulunarak, "Dış ticaret performansımızı önümüzdeki dönemde daha üst seviyelere taşımayı amaçlıyoruz. Önümüzdeki üç yılda da ticaret ortaklarımızda büyümenin yüzde 2,5 oranında yukarı yönlü olması ihracatımızı desteklemeye devam edecektir. Bu çerçevede, 2026 yılında mal ihracatımızı 282 milyar dolar düzeyine yükseltmeyi, mal ve hizmet ihracatında ise 410 milyar doları aşmayı hedefliyoruz. Bu olumlu gelişmeler ile cari açığımız düşük seviyelerde kalmaya devam edecek, dış finansman ihtiyacımız azalacak ve finansal istikrarımız pekişecektir" diye konuştu. "Dengeli büyüme yaklaşımı ile yatırım, üretim, istihdam ve ihracatı artırmaya devam edeceğiz" İhracatı artırmaya devam edeceklerine dikkati çeken Yılmaz, "Düşük cari açık ile desteklenen enflasyonla mücadelemizi kararlı şekilde sürdürürken; dengeli büyüme yaklaşımı ile yatırım, üretim, istihdam ve ihracatı artırmaya devam edeceğiz. Korumacılık eğilimlerinin hızla arttığı, tarifeler ve ihracat kısıtlamalarının yaygınlaştığı bu zorlu küresel ortamda sergiledikleri güçlü performans için, başta Ticaret Bakanlığımız olmak üzere tüm kurumlarımızı ve ihracatçılarımızı yürekten tebrik ediyorum" şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2025 yılında ihracat rekoru kırıldı
03 Ocak 2026 Cumartesi - 15:51 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2025 yılında ihracat rekoru kırıldı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde "2025 Yılı İhracat Rakamlarının Açıklanması" programında açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ekonomimizi, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde 1 trilyon 538 milyar dolara taşıyarak yeni bir rekor daha kırdık" dedi. Erdoğan, "Aralık ayında 26,4 milyar dolarla aylık bazda yeni bir ihracat rekoruna imza attık. Önceki yıla kıyasla yüzde 4,5 artan mal ihracatımız toplam 273,4 milyara dolara ulaştı. 2025’te Cumhuriyet tarihimizin en büyük ihracatını gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde 2025 yılı ihracat rakamlarının açıklandığı programda açıklamalarda bulundu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dış ticaret dahil ekonominin bütün alanlarında belirlediğimiz hedeflerin küresel gelişmelerden bağımsız ele alınması beklenemez. Globalleşmenin bu kadar yayıldığı, dünyanın devasa bir köye dönüştüğü, insanlığın kaderinin daha önce hiç olmadığı kadar kesiştiği bu dönemde ister menfi, ister müspet olsun her olay bizi de etkilemektedir. Küresel ekonomideki belirsizliklerin, tıkanıklıkların her ülke gibi Tükiye’de de yansımaları oluyor. Uluslararası sistem, özellikle BMGK yine kendisinden beklenenleri yerine getiremedi. Bunun da bedelini maalesef Gazze’li mazlumlar ödedi. Bizim de çabalarımıza sağlanan ateşkese rağmen İsrail hükümeti insani yardım girişlerini engellemeye, sivilleri katletmeye, Ortadoğu’dan Afrika’ya uzanan geniş bir alanda istikrarsızlık üretmeye devam ediyor" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz seneye damgasını vuran bir diğer çatışma Rus-Ukrayna savaşı. Savaş 5. yılına girmek üzere. Orada da yüzbinlerce insan öldü. Bu savaşın bir an önce adil ve sürdürülebilir barışla sona erdirilmesi samimi temennimizdir. Biz her iki tarafla da güvene dayalı ilişkiler tesis etmiş bir ülkeyiz. Barışa giden yolun açılması için her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Biz ne rol ne şov yapma peşindeyiz. Çatışmalardan menfaat devşirme gibi bir anlayışımız asla olmadı. Bugün de yoktur. Bizim dış politikamızın esası düşman üretmek değil, dost kazanmaktır. Dostlarımızın sayısını olabildiğince çoğaltmaktır. Kavga ile kaybetmek yerine dostlukla birlikte kazanalım istiyoruz. Biz herkesin hayrına olacak ve güvenlik kuşağı kurmanın mücadelesini veriyoruz. 2026 senesinde bu yöndeki gayretlerimizi biraz daha yoğunlaştıracağız" ifadelerini kullandı."Yüzünü Ankara’ya dönen kazanır"Türkiye’yi yanına alanın kazacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’yi saf dışı bırakma girişimleri şimdiye kadar sonuçsuz kaldı. Türkiye’siz denklem kurulamayacağı, kurulmak istense de bunun uzun ömürlü olmayacağı herkes tarafından anlaşılmıştır. Fevri çıkışlar, afaki söylemler, kibirli açıklamalar eninde sonunda gerçeğin duvarına toslamış Türkiye’nin vazgeçilmezliği defalarca kanıtlanmıştır. Türkiye’yi yanına alan kazanacak, karşısına alanlar kaybedecektir. Yüzünü Ankara’ya dönenler kazanacak, kıblesini şaşıranlar, kısa vadeli düşünenler, emperyalistlere lejyoner yazılanlar ise kaybedecektir" dedi.İhracatta Cumhuriyet Tarihi RekoruTüm karalama kampanyalarına rağmen büyüme stratejimizin meyvelerini toplamaya devam ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2025 yılının 3. çeyreğinde yüzde 3,7 oranında büyüme kaydeden ekonomimiz tam 21 çeyrektir kesintisiz büyümeyi sürdürüyor. 2024 yılında 1 trilyon 260 milyar dolar olan ekonomimizi, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde 1 trilyon 538 milyar dolara taşıyarak yeni bir rekor daha kırdık. Belediyeleri arpalığa çevirenleri yargıdan kurtarmak için milli markaları boykot çağrısı yapan, sokaklarımızı terörize eden, yurt dışında ülkemizi kötüleyen ve maalesef tek amacı Türk ekonomisine zarar vermek olan muhalefetin sorumsuzluklarına rağmen başardık. Aralık ayında 26,4 milyar dolarla aylık bazda ihracat rekoruna imza attık. Aralık ayında geçen seneye göre 3 milyar artış sağladık. 273,4 milyar dolara ile yeni bir rekora imza attık. 2025’te Cumhuriyet tarihimizin en büyük ihracatını gerçekleştirdik. 2025 yılı mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolara ulaştığını tahmin ediyoruz" şeklinde konuştu.İhracatta İlk 5’teki İllerİhracatta ilk 5’teki isimleri açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "En fazla ihracat yapan 5 ilimiz ise; 57,8 milyar dolar ile İstanbul birinci, 35,2 milyar dolar ile Kocaeli 2., 23,6 milyar dolar ile İzmir 3., 20 milyar dolar ile Bursa 4. 13,2 milyar dolar ile Tekirdağ 5. olmuştur. Terazinin diğer tarafı olan ithalatta 2025 yılını 365,5 milyar dolarla kapattık. Otomotiv sektöründe yıllık 1,5 milyon araç üretimi, 41 milyar doları aşan ihracatla Avrupa’nın 4., dünyanın 12. en büyük üretim üssü konumundayız. Yerli ve milli markamız Togg’un yeni modelleriyle Avrupa pazarında yer alması, mühendislik ve tasarım gücümüzü ortaya koyuyor. 2025 yılında otomotiv sektörü ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,8 oranında artarak 41,4 milyar dolara yükseldi. Makineler ve elektrikli makineler sektöründe ihracatımız ise yüzde 4 artışla 43,7 milyar dolara ulaştı. Bir diğer gurur kaynağımız Savunma ve havacılık ihracatımızdır. Türkiye bu alanda artık küresel ölçekte adından söz ettiren bir ülkedir. En son İspanya ile varılan HÜRJET tedarik anlaşmamız ülkemizin bu alandaki öncü rolünü teyit etmiştir. Savunma ihracatında 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımız, aradan geçen sürede 40 kat artışla 2025 yılında 9 milyar 870 milyon dolara yükseldi. Türkiye, Avrupa Birliği’nin en büyük 5. ticaret ortağı haline gelmiş ve ticaret hacmimiz 2025 yılında 232,7 milyar dolar seviyesine çıkmıştır. Gümrük Birliği’nin modernizasyonu artık kaçınılmazdır. Avrupalı dostlarımızın ekonomik güvenlik kavramı ile bazı sektörlerdeki korumacı tedbirlerini ve yasal hazırlık süreçlerini yakından takip ediyoruz. Avrupa Birliğinden korumacı reflekslerle aramızdaki ticaretin doğasını bozmamalarını ve ortaklık hukukumuza sadık kalmalarını bekliyoruz. Tek taraflı düzenlemeler karşısında sanayimizin rekabet gücünü özellikle koruyacak her türlü adımı atmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Avrupa pazarının yanı sıra 2025 yılında ihracatımız İslam İşbirliği Teşkilatı üyeleriyle 73,7 milyar dolar. Türk Devletleri Teşkilatı ile 11 Milyar dolar, Avrupa Birliği üyesi olmayan Balkan ülkelerine 5,6 milyar dolar. Amerika, Kanada, Meksika ile 19,2 milyar dolar civarında gerçekleşmiştir. Mal ihracatımızda bunlar yaşanırken, hizmetler ihracatımız da çok iyi gitti. 2025 hedefimizi 121 milyar dolar olarak açıklamıştık. Bu hedefe 121,9 milyar dolar ile Eylül ayında ulaşmanın sevincini yaşadık. Yılsonunda hizmetler ihracatımızın 123 milyar doları aşmasını bekliyoruz. 2026 yılı için hedefimiz 282 milyar doları mal ihracatı, 128 milyar doları hizmetler ihracatı olmak üzere toplam 410 milyar dolar ihracattır. Geçen seneki hedefimizin üzerine çıkmayı başardık. Cumhuriyet tarihimizin en yüksek rakamını ülkemize, milletimize ve sizlere hayırlı olmasını diliyorum" açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan:" Gazze’de son asrın en büyük soykırımlarından biri yaşandı"
03 Ocak 2026 Cumartesi - 15:28 Cumhurbaşkanı Erdoğan:" Gazze’de son asrın en büyük soykırımlarından biri yaşandı" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde "2025 Yılı İhracat Rakamlarının Açıklanması" programında açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ekonomimizi, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde 1 trilyon 538 milyar dolara taşıyarak yeni bir rekor daha kırdık" dedi. Erdoğan, "Aralık ayında 26,4 milyar dolarla aylık bazda yeni bir ihracat rekoruna imza attık. Önceki yıla kıyasla yüzde 4,5 artan mal ihracatımız toplam 273,4 milyara dolara ulaştı. 2025’te Cumhuriyet tarihimizin en büyük ihracatını gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde 2025 yılı ihracat rakamlarının açıklandığı programda açıklamalarda bulundu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dış ticaret dahil ekonominin bütün alanlarında belirlediğimiz hedeflerin küresel gelişmelerden bağımsız ele alınması beklenemez. Globalleşmenin bu kadar yayıldığı, dünyanın devasa bir köye dönüştüğü, insanlığın kaderinin daha önce hiç olmadığı kadar kesiştiği bu dönemde ister menfi, ister müspet olsun her olay bizi de etkilemektedir. Küresel ekonomideki belirsizliklerin, tıkanıklıkların her ülke gibi Tükiye’de de yansımaları oluyor. Uluslararası sistem, özellikle BMGK yine kendisinden beklenenleri yerine getiremedi. Bunun da bedelini maalesef Gazze’li mazlumlar ödedi. Bizim de çabalarımıza sağlanan ateşkese rağmen İsrail hükümeti insani yardım girişlerini engellemeye, sivilleri katletmeye, Ortadoğu’dan Afrika’ya uzanan geniş bir alanda istikrarsızlık üretmeye devam ediyor" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz seneye damgasını vuran bir diğer çatışma Rus-Ukrayna savaşı. Savaş 5. yılına girmek üzere. Orada da yüzbinlerce insan öldü. Bu savaşın bir an önce adil ve sürdürülebilir barışla sona erdirilmesi samimi temennimizdir. Biz her iki tarafla da güvene dayalı ilişkiler tesis etmiş bir ülkeyiz. Barışa giden yolun açılması için her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Biz ne rol ne şov yapma peşindeyiz. Çatışmalardan menfaat devşirme gibi bir anlayışımız asla olmadı. Bugün de yoktur. Bizim dış politikamızın esası düşman üretmek değil, dost kazanmaktır. Dostlarımızın sayısını olabildiğince çoğaltmaktır. Kavga ile kaybetmek yerine dostlukla birlikte kazanalım istiyoruz. Biz herkesin hayrına olacak ve güvenlik kuşağı kurmanın mücadelesini veriyoruz. 2026 senesinde bu yöndeki gayretlerimizi biraz daha yoğunlaştıracağız" ifadelerini kullandı."Yüzünü Ankara’ya dönen kazanır"Türkiye’yi yanına alanın kazacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’yi saf dışı bırakma girişimleri şimdiye kadar sonuçsuz kaldı. Türkiye’siz denklem kurulamayacağı, kurulmak istense de bunun uzun ömürlü olmayacağı herkes tarafından anlaşılmıştır. Fevri çıkışlar, afaki söylemler, kibirli açıklamalar eninde sonunda gerçeğin duvarına toslamış Türkiye’nin vazgeçilmezliği defalarca kanıtlanmıştır. Türkiye’yi yanına alan kazanacak, karşısına alanlar kaybedecektir. Yüzünü Ankara’ya dönenler kazanacak, kıblesini şaşıranlar, kısa vadeli düşünenler, emperyalistlere lejyoner yazılanlar ise kaybedecektir" dedi.İhracatta Cumhuriyet Tarihi RekoruTüm karalama kampanyalarına rağmen büyüme stratejimizin meyvelerini toplamaya devam ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2025 yılının 3. çeyreğinde yüzde 3,7 oranında büyüme kaydeden ekonomimiz tam 21 çeyrektir kesintisiz büyümeyi sürdürüyor. 2024 yılında 1 trilyon 260 milyar dolar olan ekonomimizi, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde 1 trilyon 538 milyar dolara taşıyarak yeni bir rekor daha kırdık. Belediyeleri arpalığa çevirenleri yargıdan kurtarmak için milli markaları boykot çağrısı yapan, sokaklarımızı terörize eden, yurt dışında ülkemizi kötüleyen ve maalesef tek amacı Türk ekonomisine zarar vermek olan muhalefetin sorumsuzluklarına rağmen başardık. Aralık ayında 26,4 milyar dolarla aylık bazda ihracat rekoruna imza attık. Aralık ayında geçen seneye göre 3 milyar artış sağladık. 273,4 milyar dolara ile yeni bir rekora imza attık. 2025’te Cumhuriyet tarihimizin en büyük ihracatını gerçekleştirdik. 2025 yılı mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolara ulaştığını tahmin ediyoruz" şeklinde konuştu.İhracatta İlk 5’teki İllerİhracatta ilk 5’teki isimleri açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "En fazla ihracat yapan 5 ilimiz ise; 57,8 milyar dolar ile İstanbul birinci, 35,2 milyar dolar ile Kocaeli 2., 23,6 milyar dolar ile İzmir 3., 20 milyar dolar ile Bursa 4. 13,2 milyar dolar ile Tekirdağ 5. olmuştur. Terazinin diğer tarafı olan ithalatta 2025 yılını 365,5 milyar dolarla kapattık. Otomotiv sektöründe yıllık 1,5 milyon araç üretimi, 41 milyar doları aşan ihracatla Avrupa’nın 4., dünyanın 12. en büyük üretim üssü konumundayız. Yerli ve milli markamız Togg’un yeni modelleriyle Avrupa pazarında yer alması, mühendislik ve tasarım gücümüzü ortaya koyuyor. 2025 yılında otomotiv sektörü ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,8 oranında artarak 41,4 milyar dolara yükseldi. Makineler ve elektrikli makineler sektöründe ihracatımız ise yüzde 4 artışla 43,7 milyar dolara ulaştı. Bir diğer gurur kaynağımız Savunma ve havacılık ihracatımızdır. Türkiye bu alanda artık küresel ölçekte adından söz ettiren bir ülkedir. En son İspanya ile varılan HÜRJET tedarik anlaşmamız ülkemizin bu alandaki öncü rolünü teyit etmiştir. Savunma ihracatında 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımız, aradan geçen sürede 40 kat artışla 2025 yılında 9 milyar 870 milyon dolara yükseldi. Türkiye, Avrupa Birliği’nin en büyük 5. ticaret ortağı haline gelmiş ve ticaret hacmimiz 2025 yılında 232,7 milyar dolar seviyesine çıkmıştır. Gümrük Birliği’nin modernizasyonu artık kaçınılmazdır. Avrupalı dostlarımızın ekonomik güvenlik kavramı ile bazı sektörlerdeki korumacı tedbirlerini ve yasal hazırlık süreçlerini yakından takip ediyoruz. Avrupa Birliğinden korumacı reflekslerle aramızdaki ticaretin doğasını bozmamalarını ve ortaklık hukukumuza sadık kalmalarını bekliyoruz. Tek taraflı düzenlemeler karşısında sanayimizin rekabet gücünü özellikle koruyacak her türlü adımı atmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Avrupa pazarının yanı sıra 2025 yılında ihracatımız İslam İşbirliği Teşkilatı üyeleriyle 73,7 milyar dolar. Türk Devletleri Teşkilatı ile 11 Milyar dolar, Avrupa Birliği üyesi olmayan Balkan ülkelerine 5,6 milyar dolar. Amerika, Kanada, Meksika ile 19,2 milyar dolar civarında gerçekleşmiştir. Mal ihracatımızda bunlar yaşanırken, hizmetler ihracatımız da çok iyi gitti. 2025 hedefimizi 121 milyar dolar olarak açıklamıştık. Bu hedefe 121,9 milyar dolar ile Eylül ayında ulaşmanın sevincini yaşadık. Yılsonunda hizmetler ihracatımızın 123 milyar doları aşmasını bekliyoruz. 2026 yılı için hedefimiz 282 milyar doları mal ihracatı, 128 milyar doları hizmetler ihracatı olmak üzere toplam 410 milyar dolar ihracattır. Geçen seneki hedefimizin üzerine çıkmayı başardık. Cumhuriyet tarihimizin en yüksek rakamını ülkemize, milletimize ve sizlere hayırlı olmasını diliyorum" açıklamasında bulundu.