Son Dakika
|
Azerbaycan, İran'daki tüm diplomatik personelini geri çekiyor
İran, Kuveyt'te ABD üssünü hedef aldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile telefonda görüştü
Savaş sonrası İranlılar ülkelerine dönüyor
FETÖ firarisi Şadan Sakınan’ın ifadesi ortaya çıktı!
İran, Bahreyn'de otel ve 2 konutu hedef aldı
Bakan Gürlek'ten 'Umut Hakkı' açıklaması!
İran, Tel Aviv'i vurdu
İran Dışişleri Sözcüsü Bekayi: "ABD ve İsrail, sivil bölgeleri kasten hedef alıyor"
İran Kızılayı: "ABD ve İsrail, 636 ayrı noktada bin 332 saldırı düzenledi"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Beyaz Saray: "İran’a yönelik saldırıların hedeflerine 4 ila 6 hafta içinde ulaşılması bekleniyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, çocuklarla iftarda buluştu
İsrail: "Lübnan’a yönelik saldırılarda İran ve Hizbullah’a ait karargahlar imha edildi"
Küçükçekmece’de otomobil iki kadına çarptı: 1’i ağır 2 yaralı
İran Devrim Muhafızları, IKBY ve Kuveyt’e yönelik saldırı görüntülerini paylaştı
Merz:" İran’da sonsuz bir savaş çıkarımıza değil"
Trump: "İran ile şartsız teslimiyet dışında hiçbir anlaşma yapılmayacak"
POLİTİKA
Tarihi Abdal Meydanı’nda binler sahur sofrasında buluştu: Varank’tan birlik mesajı
07 Mart 2026 Cumartesi - 05:42:26
AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, Osmangazi ilçesindeki tarihi Abdal Meydanı’nda düzenlenen sahur programında vatandaşlarla bir araya geldi. Çay, simit ve Bursa’ya özgü tahanlı pide eşliğinde yapılan sahurda konuşan Varank, Ramazan ayının birlik ve beraberliği güçlendirdiğini belirterek çevredeki "ateş çemberine" dikkat çekti. AK Parti Bursa Milletvekili ve TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Tuzpazarı Mahallesi’nde bulunan tarihi Abdal Meydanı’nda vatandaşlarla sahur yaptı. Programa Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda konuşan Varank, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını güçlendirdiğini belirterek, "Birlik ve beraberliğin, kardeşliğin yüksek olduğu bir aydayız. Özellikle çevremizdeki ateş çemberine baktığımızda birlik ve beraberliğimizi artıracak vesilelere daha çok ihtiyaç duyduğumuzu görüyoruz. Ramazan ayı da bu vesilelerden biridir. Yeter ki biz bir olalım, beraber olalım. Değerlerimize ve bayrağımıza sahip çıkalım. Biz bir araya gelmeyi başardığımız sürece Türkiye’nin başaramayacağı hiçbir şey olmaz" dedi. Bursa’nın tarihi, kültürü ve gastronomisiyle Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olduğunu ifade eden Varank, Abdal Meydanı’nın da kentin önemli buluşma noktalarından biri olduğunu söyledi. Sosyal medya üzerinden yaptıkları çağrıyla vatandaşları sahur programına davet ettiklerini belirten Varank, Bursalıların kendilerini yalnız bırakmadığını dile getirdi. Her Ramazan ayında sahur sofralarında vatandaşlarla buluşmaya devam edeceklerini belirten Varank, tüm Türkiye’yi Bursa’yı ziyaret etmeye davet etti. Varank, "Bursa kültürü, tarihi ve lezzetleriyle çok özel bir şehir. Buraya gelen vatandaşlarımız simit ve tahanlı pide gibi Bursa’ya özgü lezzetleri tatma imkanı buluyor. Tüm Türkiye’ye çağrımız, Bursa’yı ziyaret edin ve Abdal Meydanı’nın bu güzel atmosferini yaşayın. İnşallah her Ramazan’da bu sahur sofralarını kurmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
07 Mart 2026 Cumartesi - 00:33
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinde, bölgemizdeki çatışmalı süreç ve son gelişmeler ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, her şeye rağmen diplomasiye fırsat verilmesi, sorunların diyalog yoluyla çözümü ve müzakerelere dönülmesi için görüşmeler yaptığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar nedeniyle Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a geçmiş olsun dileklerini iletti.
07 Mart 2026 Cumartesi - 00:32
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar hakkında karar Resmi Gazete’de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile yayımlanan karar ile birlikte, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda açık bulunan Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu üyeliklerine Hamza Gökçe, Salih Akyüz, Sedat Aydınlı ve Ferruh Şen atandı. Ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı Hatay İl Müftülüğüne atanan Ahmet Dilek, Bilecik İl Müftülüğüne atanan Ahmet Aktürkoğlu ve Adıyaman İl Müftülüğüne atanan Mustafa Düzgün’ün atamalarına ilişkin bölüm iptal edilirken, Hatay İl Müftülüğüne, Ağrı İl Müftüsü Necati Şafak, Ağrı İl Müftülüğüne İhsan İlhan, Adıyaman İl Müftülüğüne Mehmet Reşat Şavlı, Edirne İl Müftülüğüne ise Burhan Çakır atandı. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Viyana Ofisi Nezdinde Türkiye Daimi Temsilciliğine Mustafa Kibaroğlu, Gürcistan Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine Mustafa Türker Arı, Vatikan Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı Fahrettin Altun, Arnavutluk Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Balkanlar ve Orta Avrupa Genel Müdür Yardımcısı Barış Ceyhun Erciyes atandı. Ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdür Yardımcısı Elif Uzun Sümercan görevden alındı. Kültür ve Turizm Bakanlığında açık bulunan Strateji Geliştirme Başkanlığına ise, Personel Genel Müdür Yardımcısı Fatih Mehmet Özveren atandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı Enver Merallı görevden alınırken yerine Seda Şentürk atandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı Erkan Tahran görevden alınırken yerine Cem Can Deliorman atandı. Kültür ve Turizm Bakanlığında açık bulunan Tanıtma Genel Müdür Yardımcılığına ise Aslı Gündoğdu Aksungur atandı. Ayrıca Vakıflar Genel Müdürlüğü 1’inci Hukuk Müşaviri Hakan Sezgin görevden alınırken yerine Yıldıray Korkmaz atandı. Vakıflar Meclisi Üyeliğine ise Mustafa Halil Çelik atanırken Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ise Muhammet Enes Çınar atandı. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığına ise Başkan Yardımcısı Abdulhadi Turus atandı. Milli Eğitim Bakanlığı, Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürü Kemal Bülbül görevden alınırken yerine Erdal Kılınç atandı. İnşaat ve Emlak Genel Müdürü Özcan Duman görevden alınırken yerine Aynur Gökalp Durna atandı. Ayrıca Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdür Yardımcılığına Murat Nedirli, Talim ve Terbiye Kurulu üyeliğine ise Mahmut İnan atandı. Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığına ise Halil İbrahim Güray atandı. Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanlığı Ardahan İl Tarım ve Orman Müdür Muhammet Fatih Cineviz görevden alınırken yerine Harun Akıllı atandı. Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğünde açık bulunan Yönetim Kurulu Üyeliğine ise Nebi Çelik atandı. Ayrıca Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Tek görevden alınırken yerine Uğur Erdem atandı. Ayrıca, Adalet Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına İbrahim Çelik, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Ahmet Ergül, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Ali Mert, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına İsmail Ceylan, Dışişleri Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Taner Ataman, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Selim Çiçek, Gençlik ve Spor Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Mustafa Çelik, Hazine ve Maliye Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Murat Çevik, İçişleri Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Mustafa Güngör, Kültür ve Turizm Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Arda Heb, Milli Eğitim Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Metin Tayarer, Sağlık Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Gökhan Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına İbrahim Kütük, Tarım ve Orman Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Hüseyin Erbaş, Ticaret Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına Tayfur Temur, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Acil Durumlar ve Savunma Planlaması Başkanlığına ise Şakir Ünver atandı.
07 Mart 2026 Cumartesi - 00:12
Başkan Kul: "Hizmet kalitemizi daha da ileriye taşıyacağız"
SAMSUN (İHA) – Samsun’un Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, belediye çalışanları ile bir araya geldiği iftar programında, ilçedeki hizmet kalitesini daha ileriye taşıyacaklarını söyledi. Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, belediye personeli ve aileleriyle Yalı Kafe’de düzenlenen iftarda buluştu. Programa, Terme Belediyesi personelinin yanı sıra Başkan Kul’un özel daveti üzerine Samsun Büyükşehir Belediyesi SASKİ Terme Şube Müdürlüğü ve Samsun Büyükşehir Belediyesi Terme Fen İşleri Müdürlüğü personelleri de katılım sağladı. Başkan Kul, kurumlar ayrı olsa da Terme’ye hep birlikte hizmet ettiklerinin altını çizerek bu geniş katılımın önemine vurgu yaptı. İftar öncesi yapılan duaların ardından personeline hitap eden Başkan Kul, "İçeri girdiğim andan itibaren yüzlerinizdeki samimiyet, güler yüz ve müspet bakışlar kalbimi yumuşattı, moralimi yükseltti. Kendimi yalnız hissetmediğim bu takım arkadaşlığının bir parçası olarak yeniden güç buldum. Biz sadece belediyecilik yapmıyoruz; biz bir iyilik zincirinin halkalarıyız" dedi. "Hizmet kalitemizi daha ileriye taşıyacağız" Kamu hizmeti yapmanın vicdani bir sorumluluk olduğunu belirten Başkan Kul, "Kamu hizmeti yapmak başka bir mesuliyettir. Hiçbir kaygı gütmeden sadece Terme’ye layık olmaya çalışıyorum ama bunu tek başıma yapamam. Dürüst, ahlaklı ve namuslu bir duruş sergilemek istiyorsak birbirimize kenetlenmeliyiz. Benim size ihtiyacım var, beni bu yolda yalnız bırakmayın. Hemşehrilerimize ve şehrimize karşı büyük sorumluluklarımız var. Her geçen gün hizmet kalitemizi nasıl daha iyi seviyelere ulaştırırız diye çalışmaya devam edeceğiz. Rabbim emeklerimizi bereketlendirsin" diye konuştu. Belediye hizmetlerinin arkasındaki en büyük gücün özveriyle çalışan personel olduğunu dile getiren Başkan Şenol Kul, "Yaptığımız işlerde hepinizin emeği var; şimdi başarılarımıza yenilerini ekleme zamanı! Rabbim bizleri bayram sabahına sağlıkla, huzurla ve birlik içinde ulaştırsın. Tuttuğunuz oruçlar kabul, Ramazanınız mübarek olsun" şeklinde konuştu. Kadınlar unutulmadı Programda ayrıca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü de unutulmadı. Başkan Şenol Kul, bu özel gün vesilesiyle kadın personellere üzerinde isimleri yazılı olan ve özel olarak hazırlatılan kupalar ile çiçek takdiminde bulundu. Kadın personelin emeğinin şehir için çok kıymetli olduğunu belirten Kul, her birine özverili çalışmaları için teşekkür etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
05 Mart 2026 Perşembe- 21:37
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye bu bölgesel türbülanstan da başarıyla çıkacaktır"
2
06 Mart 2026 Cuma- 11:42
Adalet Bakanı Gürlek: "(Umut Hakkı) Şahsa özgü, genel af anlayışı olan düzenlemeler yapılamaz"
3
06 Mart 2026 Cuma- 14:29
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile telefonda görüştü
4
05 Mart 2026 Perşembe- 15:21
Karatay’dan her adımda bir yatırım
5
06 Mart 2026 Cuma- 00:34
Ankara’da dernek çalışanları iftarda buluştu
28 Şubat 2026 Cumartesi - 12:09
Başkan Öntürk’ten, CHP lideri Özel’e kaldırım taşı ve çöp konteyneri göndermesi
Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk, Altınözü ilçesinde düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmasında bölgeye yapılan milyonlarca TL’lik hizmetleri anlatarak CHP lideri Özgür Özel’e kaldırım taşı ve çöp konteyneri göndermesi yaptı. Ramazan ayının manevi iklimini yaşatmak için düzenlediği iftar programları kentte yer alan 15 ilçede gerçekleştirilmeye devam ediliyor. Hatay Büyükşehir Belediyesi (HBB), Ramazan ayının manevi iklimini yaşatmak için düzenlediği iftar programları kentte yer alan 15 ilçede gerçekleştirilmeye devam ediliyor. HBB Başkanı Mehmet Öntürk, HBB tarafından düzenlenen iftar programları ile Ramazan ayında da vatandaşlarla bir araya geliyor. HBB Başkanı Öntürk son olarak Altınözü’ndeki programda vatandaşlarla iftar yaptı. Altınözü Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirilen iftar programına AK Parti Hatay İl Başkanı Mustafa Erdoğan ile siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. İftar öncesi Altınözlü vatandaşlara hitap eden Hatay Büyükşehir Başkanı Mehmet Öntürk, Altınözü’nün kendilerine her zaman en büyük desteği veren ilçe olduğunu kaydetti. Göreve geldiklerinde kendileri için su ve yol konusunun çok önemli olduğuna dikkat çeken HBB Başkanı Öntürk, ilçeyi ziyareti sırasında su ile ilgili sıkıntıların dile getirildiğini hatırlatarak "Vatandaşlarımız susuz kalmasın diye yeni isale hatlarına, kuyulara vesaire 600-700 milyon TL harcayarak su sorununun çözümü için çalıştık" dedi. Başkan Öntürk "Kırıkhan, Reyhanlı, Kumlu ve Altınözü’nde su sorunu tarihe karışacak" Hatay’ın geçtiğimiz yıl Türkiye’de en az yağış alan illerin başında geldiğine vurgu yapan Başkan Öntürk, bu yıl yaşanan barajlarda su seviyelerinin iyi noktalara geldiğini, su kuyuları ve yeraltı kaynaklarının dolduğunu, yağışlarla yüzlerinin güldüğünü ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ancak, geçtiğimiz yıl yaşadığımız sıkıntıları düşünerek Büyükşehir olarak tedbirimizi alıyoruz. Kırıkhan Gölbaşı Gölünde hayata geçirecekleri proje ile Kumlu, Reyhanlı ilçelerini kapsayan, oradan Hacıpaşa mahallesi ve burada kurulacak terfi merkezi ile Tüm Altınözü’nün su ihtiyacını karşılayacak B Planımızı hazırlıyoruz. 500 Milyon liraya ihalesini gerçekleştirdik." Başkan Öntürk’ten CHP Genel Başkanı Özel’e eleştiri Kendilerinin ilçelerdeki su sorunlarını çözmek adına projeler geliştirdiğini ancak bunun reklamını yapmadıklarını kaydeden HBB Başkanı Öntürk, diğer taraftan muhalefet liderinin "biz Hatay’a 5 tane bank, 3 tane çöp tenekesi bıraktık, 20 tane konteyner bıraktık" şeklindeki açıklamalarını eleştirerek, "Farkı görüyor musunuz" dedi. Hatay Büyükşehir olarak bu yıl ilçede yapmayı planladıkları yolları tek tek sayan Başkan Öntürk, "yollarımızı asfaltlayacağız, sathi kaplamalarımı ve onarımlarımız gerçekleştireceğiz. Bu kış rahat geçecek" açıklamalarında bulundu. HBB Başkanı Öntürk, bir yandan yollar, bir yandan altyapı, gençlik merkezi, salonlar ve diğer projeler ile ilçenin ihtiyacı olan her şeyi yaparak ilçeyi daha güzel bir hale getireceklerini, tüm bunlara ek olarak bir millet bahçesi parkının da planlandığının müjdesini verdi. Başkan Öntürk, vatandaşların Ramazan ayını kutlayarak sözlerini noktaladı.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 12:02
Başkan Şahin: "28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ediyoruz"
AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Turgay Şahin 28 Şubat post-modern darbesinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, "Son zamanlarda yine başörtüsü ve Anadolumuzun yerel kıyafetlerine yönelik çirkin tavrı gördükçe 28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ediyoruz" dedim 28 Şubat darbesinin 29’ncu yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması yapan Başkan Şahin, darbeyi ve darbeci zihniyeti her zaman kınadıklarını ifade etti. Başkan Şahin, "Amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik de indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz. Sonuçlarının nesillerce sürmesi amaçlanan, hesaplı bir şekilde kurgulanmış bir darbedir. Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef almış bir pusudur. AK Parti olarak 28 Şubat ve benzeri tüm darbeci ve vesayetçi girişimlerin karşısında olduğumuzu burada bir kez daha ilan ediyoruz. İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi bu süreçte yeniden inşa ederek ülkemizi ve milletimizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk. Ancak son zamanlarda yine başörtüsü ve Anadolu’muzun yerel kıyafetlerine yönelik çirkin tavrı gördükçe 28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ediyoruz. Maalesef bazıları AK Parti iktidarı döneminde atılan demokratikleşme adımlarıyla hak ve özgürlükler noktasında kaydedilen ilerlemeye rağmen hala içinde bu köhne zihniyeti taşıyor. Bu anlamda milli iradenin inşası noktasında demokrasi bilincinin, sivil iradenin, sandığın gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır. Ancak bizler tüm bu engelleri milletimizle beraber aşmaktan geri durmayacağız" dedi. Öte yandan, basın açıklamasına TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Milletvekili Av. İbrahim Yurdunuseven de katıldı.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 11:53
AK Parti Ankara İl Başkanlığı’ndan 28 Şubat’ın yıl dönümünde açıklama
AK Parti Ankara İl Başkan Yardımcısı Cemal Güngör, 28 Şubat’ta yaşananlara ilişkin, "27 Mayıs, 12 Eylül, 27 Nisan ve 15 Temmuz neyse, 28 Şubat’ta odur. 28 Şubat, sonuçları nesillere sirayet eden hesaplı bir şekilde kullanılmış bir darbeydi" dedi. 28 Şubat Darbesi’nin üzerinden 29 yıl geçti. AK Parti Ankara İl Başkan Yardımcısı Cemal Güngör, konuya ilişkin AK Parti Ankara İl Başkanlığı önünde bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Güngör, 12 Eylül, 27 Nisan ve 15 Temmuz neyse 28 Şubat’ın da darbe girişimi olduğunu belirtti. O dönemde yaşanan olayların demokrasiye ağır bir darbe olduğunu ifade eden Güngör, milletin iradesine tanklarla yüründüğünü, seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne zorla görevden el çektirildiğini vurguladı. 28 Şubat’ta yaşananların ‘postmodern darbe’ olarak ifade eden Güngör, 28 Şubat ve benzeri darbelerin karşısında milletçe durduklarını söyledi. "15 Temmuz neyse, 28 Şubat’ta odur" 28 Şubat’ta yaşananların Türk milletine ve hükümetine darbe girişimi olduğunu ve AK Parti olarak bu zihniyetin karşısında durduklarını belirten AK Parti Ankara İl Başkan Yardımcısı Cemal Güngör, "28 Şubat postmodern darbesinin 29’uncu yılındayız. 27 Mayıs, 12 Eylül, 27 Nisan ve 15 Temmuz neyse, 28 Şubat’ta odur. 28 Şubat, sonuçları nesillere sirayet eden hesaplı bir şekilde kullanılmış bir darbeydi. 28 Şubat, bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerine hedef almış bir pusudur. Millet iradesine karşı tanklar seçilmiş; başta başörtülü bacılarımızın, kardeşlerimizin, kızlarımızın, halalarımızın, teyzelerimin yaşantısına yönelik büyük bir zulüm başlatılmıştır. Bu ülkenin vatandaşları, inançlarından dolayı iş yerlerine sokulmamıştır. AK Parti olarak 28 Şubat benzeri bütün darbeci girişimlerin karşısında olduğumuzu buradan bir kez daha ilan ediyoruz" diye konuştu. "Milletimizi, hak ettiği demokratik bir ortama kavuşturduk" 28 Şubat’tan sonrasında AK Parti iktidarı döneminde Türk milletinin hak ettiği demokratik hakları verdiklerini ifade eden Güngör, "İktidarımız döneminde attığımız adımlarla, milli iradeyi yeniden inşa ederek ülkemizi ve milletimizi hak ettiği demokratik bir ortama kavuşturduk. Maalesef iktidarımız döneminde atılan adımları görmezden gelerek hak ve özgürlükler noktasında kaydedilen ilerlemeye rağmen çürümüş zihniyete tanıklık ediyoruz" şeklinde konuştu.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 11:51
Miran: "28 Şubat’ı unutmayacak, unutturmayacağız"
Türkiye’nin demokrasi tarihine "postmodern darbe" olarak geçen 28 Şubat’ın üzerinden 29 yıl geçmesine rağmen Siyonist güdümlü ihanet şebekesinin izlerinin hafızalardan silinmediğini belirten Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, "Onları ne millet ne tarih ne hakikat affedecektir. Milletimiz onları ‘bin yıl sürecek’ utanca mahkûm etmiştir" dedi. 28 Şubat Postmodern darbesinin 29. yıl dönümünde açıklama yapan Memur Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, "28 Şubat Siyonist güdümlü ihanet şebekesinin millî iradeyi yok etmek amacıyla 29 yıl önce gerçekleştirdiği meşum 28 Şubat darbesini unutmadık, unutturmayacağız. O tarihin çöp sepetine süpürülmüş günlerin özlemi ile bugün bile millet iradesini yok sayan her türlü nafile girişimi açık ve net bir şekilde lanetliyoruz" dedi. 28 Şubat darbesi ile milletin iradesinin ve değerlerinin kamusal alandan çıkartılmaya çalışıldığını belirten Miran, "Dönemin askeri vesayet kurumu olan Milli Güvenlik Kurulu, 28 Şubat 1997’de aldığı muhtıra niteliğindeki kararları Refah-Yol hükûmetine imzalaması ve uygulaması için dayattı. Millet iradesine balans ayarı yapma gayreti olan 28 Şubat darbesi, özünde millete, milletin değerlerine ve milletin iradesine yönelmiş bir darbedir. Bütün darbeler gibi 28 Şubat da bir mühendislik projesidir ve toplumu, siyaseti, idareyi, inancı, ticareti, ekonomiyi, yargıyı, eğitimi, kısacası hayatın tüm alanlarını dizayn etmeyi amaçlamıştır. Darbecilerin ‘bin yıl sürecek’ hülyası ile gerçekleştirdikleri zulümler ülke ekonomisinde ve milletin belleğinde onulmaz yaralar açmıştır" diye konuştu. "Birçok insan fişlendi" Miran, 28 Şubat sürecinde birçok insanın fişlendiğini, yargılandığını, sürgün edildiğini, hapsedildiğini ve mesleklerinden uzaklaştırıldığını ifade ederek, eğitim ve çalışma hayatının olumsuz etkilendiğini söyledi. Yapılan uygulamaların laiklik ve çağdaşlık adına gerçekleştirildiğinin savunulduğunu belirten Miran, bu dönemde milletin değerlerinin "irtica" olarak yaftalandığını söyledi. 28 Şubat sürecinde yasakların yaygınlaştığını ve özgürlük alanlarının daraldığını ifade eden Miran, dönemin atmosferinin kamuoyuna farklı şekilde yansıtıldığını savundu. 28 Şubat sürecinden en fazla etkilenen sendikalardan biri olduklarını belirten Miran, milletin değerlerinden ve emekten yana duruşlarından taviz vermediklerini söyledi. Yasakçı anlayışa karşı mücadele ettiklerini ifade eden Miran, mağduriyetlerin giderilmesi için çalışmalar yaptıklarını ve yapmaya devam ettiklerini belirtti. Miran sözlerini şöyle sürdürdü: "Eğitim-Bir-Sen olarak, özellikle medya, siyaset, finans ve ekonomi ayaklarının tamamıyla aydınlığa kavuşturulmasının, 28 Şubat’a ve darbelere karşı direnç ve direniş bilincini artıracağına inanıyoruz. Biz her zaman sivil iradeden, özgürlüklerden ve adaletten yana olduk. Bunun için 28 Şubat’la hesaplaşmanın, yasakların kaldırılmasının, özgürlük alanlarının genişletilmesinin mücadelesini verdik. Aynı azim ve kararlılıkla vesayete, darbeci güçlere karşı mücadeleyi, aynı ülke acıları bir daha yaşamasın diye sürdürdük, sürdüreceğiz. 29 yıl geçse de milletimize büyük ezalar çektirmiş ve büyük kayıplara yol açmış 28 Şubat darbesini unutmayacak, unutturmayacağız."
28 Şubat 2026 Cumartesi - 11:11
AK Parti Sözcüsü Çelik: "28 Şubat, değerlerimize düşmanca bakan saldırgan ve vahşi bir projeydi"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "28 Şubat, değerlerimize düşmanca bakan saldırgan ve vahşi bir projeydi. Dış destekli bu süreçte binlerce gencimizin dünyası karartıldı" dedi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 10:43
AK Partili Böhürler: "Hiçbir medya kurumunda başörtülü kadınların çalışması söz konusu dahi olamazdı"
AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler, 28 Şubat sürecinde medyada yaşananlara ilişkin "Hiçbir medya kurumunda başörtülü kadınların çalışması söz konusu dahi olamazdı" dedi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 10:40
AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "28 Şubat’ı özlemle ananlar istedikleri kadar eski günleri arasınlar"
AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, "28 Şubat’ı özlemle ananlar istedikleri kadar eski günleri arasınlar; Türkiye, özgürlükleri kısıtlayan değil, özgürlükleri genişleten bir anlayışla yoluna devam ediyor" dedi. AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, 28 Şubat darbesinin 29’uncu yıl dönümü çerçevesinde sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Ala, 28 Şubat sürecinin Türkiye’nin siyasi tarihine kara bir leke olarak geçtiğini belirterek, sürecin, milletin iradesine pranga vurmayı hedefleyen vesayet odaklarının en acımasız dönemlerinden biri olduğunun altını çizdi. Ala, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "O dönemde, ‘bin yıl sürecek’ denilen zulüm düzeni, sadece siyaseti değil, sokakta yaşayan insanımızın inancını, kıyafetini, vicdanını da hedef aldı. İşte tam da bu karanlık tablonun ortasında, Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve onun ardında yürüyen milyonlar dimdik ayakta durdu. Haksızlığa boyun eğilmedi, milletin iradesi vesayete teslim edilmedi. Ve o dirayetli duruş sayesinde, 28 Şubat’ın karanlık gölgesi 2010 yılında tarihin çöplüğüne gömüldü. Bin yıl sürecek denilen zulmü on yılda yıkan irade, işte budur. Din ve vicdan özgürlüğünün önündeki tüm engeller teker teker kaldırıldı. Çünkü bu millet, kendisine zincir vuranlara değil, zincirleri kıranlara inandı. 28 Şubat’ı özlemle ananlar istedikleri kadar eski günleri arasınlar; Türkiye, özgürlükleri kısıtlayan değil, özgürlükleri genişleten bir anlayışla yoluna devam ediyor." Gençlerin bugün özgürce okullarına gittiğini, kadınların başı dik bir şekilde iş hayatında yer aldığını ve inancını yaşamak isteyen hiç kimsenin önünde bir engel bulunmadığını ifade eden Ala, Türkiye’de artık, milletin iradesi hüküm sürdüğünü dile getirdi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 10:38
Fidan’dan Büyükkılıç’a hizmet övgüsü: "Başkanımızın ortaya koyduğu vizyon ve hizmet ger türlü takdirin üstünde"
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar ile birlikte AK Parti Kayseri Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Başkan Büyükkılıç, Bakan Fidan’a Kayseri’ye teşriflerinden dolayı teşekkür ederken Fidan ise Büyükkılıç’ın hizmetlerinden övgüyle söz ederek, "Başkanımızın ortaya koyduğu vizyon, hizmet her türlü takdirin üstünde" dedi. Kadir Has Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen AK Parti Kayseri Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’na Başkan Büyükkılıç, Bakan Fidan ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar’ın yanı sıra AK Parti MKYK Üyesi ve Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, AK Parti Kayseri Milletvekillileri Ayşe Böhürler, Şaban Çopuroğlu, Murat Cahid Cıngı, S. Bayar Özsoy, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, ilçe belediye başkanları, AK Parti Kayseri İl Kadın Kolları Başkanı Meral Koşar ile teşkilat mensupları katıldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, salonda günlerde sosyal medyada popüler olan Celal Karatüre’nin ‘Kabe’de Hacılar’ ilahisiyle karşılandı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda teşkilat mensuplarına hitap etti. Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin 16 ilçesinden gelerek salonu dolduran teşkilat mensuplarına teşekkür etti. Büyükkılıç, Bakan Fidan’a Kayseri’ye teşriflerinden dolayı teşekkür ederek, "Çok değerli Dışişleri Bakanımızın onurlu, kararlı, cesur ve deneyimli, Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, yüz akımız çalışmalarından dolayı takdir ediyor, dualar ediyor, teşekkür ediyoruz. Yerli ve milli, şahsiyetli dış politikanın en güzel temsilciliğini yapmak suretiyle adeta dünyada huzurun sağlanmasına, Sayın Cumhurbaşkanımızla ele ele vererek, bu çalışmaları yapan bu güzel ekibe huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyoruz. Alnımız ak, başımız dik elhamdülillah" diye konuştu. Düzenlenen toplantıdan dolayı AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan’a teşekkür eden Başkan Büyükkılıç, birlik beraberlik vurgusu yaptı ve ayrıştırmadan, ötekileştirmeden 16 ilçede hizmetten hizmete koştuklarını vurguladı. "Bu Güzel Şehir Anlatılmaz, Yaşanır" Büyükkılıç, Kayseri’nin huzur şehri, güvenli bir liman, değişik medeniyetlere ev sahipliği yapmış hoşgörü merkezi, âlimler şehri bir kent olduğunu dile getirerek, "Kayseri’miz ay yıldızlı Türk bayrağına bağlı, vatanına, milletine, devletine bağlı. İşte bu güzel şehir anlatılmaz, yaşanır. Kayseri büyükşehirler arasında insanların yaşamını zorlaştıran değil kolaylaştıran, kolay şehir. Büyükşehirlerin konforunu yaşatan, büyükşehirlerin sıkıntısını yaşatmayan yegâne şehir. Yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koşarak 30 büyükşehir içerisinde yatırıma en çok pay ayıran, verdiği sözleri en çok hayata geçiren şehir olarak anılırken yine aynı şekilde içme suyu ücret tarifesinde en uygun şehir olarak ikinci sırada yer alıyor" şeklinde konuştu. Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin Dünya Spor Başkenti ve TÜRKSOY Türk Dünyası Kültür Başkenti adaylıklarına da değinerek, ticaret ve sanayi şehri Kayseri’nin savunma sanayii alanında yapmış olduğu çalışmalarla Türkiye’ye değer katacağını belirtti. "Beni Bugün Bağrınıza Bastığınız İçin Çok Teşekkür Ediyorum" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da sıcak karşılamaları ve samimi misafirperverliklerinden dolayı Kayserililere teşekkür ederek, "Aziz Kayserililer beni bugün bağrınıza bastığınız için size çok teşekkür ediyorum sağ olun, var olun" diyerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kayserililere selamlarını iletti. AK Parti Kayseri Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nın bir aile havasında geçtiğini ifade eden Bakan Fidan, "Bu aile havasının içerisinde bulunmak benim için de ayrıca bir gurur kaynağı. Sizlerle bir araya gelmek, bu enerjiyi, bu bereketi, bu rahmeti, bu birlik, beraberliği burada görmek gerçekten benim için çok özel. Tekrar teşekkür ediyorum il teşkilatına bu organizasyonu yaptığı için" dedi. Bakan Fidan’dan Başkan Büyükkılıç’a Hizmet Övgüsü Toplantıya katılmadan önce Başkan Büyükkılıç’ın makamında olduklarını hatırlatan Fidan, "Yıllar içerisinde çeşitli vesilelerle Kayseri’ye gelir giderim. Gerçekten sayın başkanımızın ortaya koyduğu vizyon, hizmet her türlü takdirin üstünde. Hem Ankara’dan verilen destek hem milletvekillerimiz, başta sayın bakanımız olmak üzere, hem il teşkilatı el ele vererek Kayseri’de hiçbir siyasi görüş ayrımı yapmaksızın bütün vatandaşa hizmet götürmenin çok güzel bir örneğini vermiş. Ben bunun için kendilerine çok teşekkür ediyorum, tebrik ediyorum. Bu bizim için çok önemli" ifadelerini kullandı. Bakan Fidan, teşkilat çalışmalarının önemine işaret ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğine dikkat çekti. Fidan, dünyada olağan üstü gelişmeler meydana gelirken Türkiye’nin risklere karşı durabilmek ve fırsatları yakalayabilmek için her zamankinden daha hazır, daha güçlü, daha birlik, beraberlik içerisinde olması gerektiğini vurguladı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın konuşması salondaki coşkulu gençler tarafından sık sık alkışlar ve sloganlarla kesilirken Bakan Fidan gençlere teşekkür ederek, tüm katılımcıların Ramazan ayını tebrik etti. TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar ise teşriflerinden dolayı Bakan Fidan’a teşekkür ederek, Kayseri’nin tüm yönetici, idareci ve bürokratlarının el ele vererek Türkiye’nin ve Kayseri’nin kalkınmasına gayret gösterdiğini söyledi. TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Türkiye için ortaya koyduğu özverili çalışmalara değinerek, Fidan’a teşekkür etti. Büyük ve güçlü Türkiye vurgusu yapan Akar, "Terörsüz Türkiye çalışmaları yoğun bir şekilde devam ediyor. İnşallah yakın bir zamanda bu terör belasından kurtulacağız. Hep birlikte Türk’üyle, Kürt’üyle, Çerkez’iyle, Zaza’sıyla hep beraber çalışmak suretiyle 86 milyon tek yumruk, tek yürek bütün engelleri aşacağız" ifadelerinde bulundu. TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar, Kayseri’deki gelişim ve hamlelerden de bahsederek kentin Anadolu’nun parlayan yıldızı olmaya devam edeceğini kaydetti. AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan da Kayseri’nin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ı çok sevdiğini dile getirerek Bakan Fidan’a Kayseri’ye teşriflerinden dolayı teşekkür etti. AK Parti Kayseri Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nın ardından Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı, AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar ve milletvekilleri iftar sofrasında teşkilat mensupları ile bir araya geldi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 10:32
Davut Gürkan: "28 Şubat darbesini unutmuyor, unutturmuyoruz"
AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, 28 Şubat Darbesi’nin 29. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, darbe ve vesayetçi zihniyeti sert sözlerle kınadı. 28 Şubat sürecinin, Türkiye demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçtiğini ifade eden Gürkan, "27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse; 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta yalnızca siyaseti değil, doğrudan toplumu hedef alan, sonuçları nesiller boyu sürmesi amaçlanan planlı bir müdahaledir" dedi. 28 Şubat’ta millet iradesinin tanklarla ezilmeye çalışıldığını vurgulayan Gürkan, seçilmiş hükümetin görevden el çektirildiğini, başta başörtülü kadınlar olmak üzere toplumun geniş kesimlerinin inançları nedeniyle büyük bir zulme maruz bırakıldığını hatırlattı. Vatandaşların, kendi ülkelerinin kurumlarına sırf dini hassasiyetlerinden dolayı alınmamasının kabul edilemez olduğunu belirtti. AK Parti’nin her zaman darbeci ve vesayetçi anlayışların karşısında olduğunu söyleyen Gürkan, iktidarları döneminde atılan adımlarla vesayet odaklarının dağıtıldığını ve milli iradenin yeniden inşa edildiğini ifade etti. "Ülkemizi, milletimizin hak ettiği demokrasi standartlarıyla buluşturduk" diyen Gürkan, son dönemde bazı çevrelerce sergilenen ayrımcı tutumların 28 Şubat zihniyetinin hâlâ tamamen yok olmadığını gösterdiğini kaydetti. Demokrasinin teminatının millet iradesi olduğunu vurgulayan Gürkan, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu zihniyetle mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Gürkan, "Bu mücadele bizim için bir demokrasi mücadelesi, bir hak mücadelesi ve büyük Türkiye mücadelesidir" ifadelerini kullandı. 28 Şubat benzeri karanlık süreçlerin bir daha yaşanmaması için milli irade bilincinin daima diri tutulacağını vurgulayan Gürkan, AK Parti’nin darbeci anlayışlara karşı dimdik durmaya devam edeceğini söyledi.
28 Şubat 2026 Cumartesi - 00:20
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Dünyanın 16. büyük ekonomisi olduk"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Milli gelirimiz henüz netleşmedi ama geçen gün itibariyle 1,5 trilyon doları aştığını tahmin ediyoruz. 1,6 trilyon dolara hatta yakın bir seviyeye gelebilir, kişi başına gelirimiz 17 bin doların üzerinde. Dünyanın 16. büyük ekonomisi olduk" dedi. Milli gelirimiz henüz netleşmedi ama geçen gün itibariyle 1,5 trilyon doları aştığını tahmin ediyoruz, 1,6 trilyon dolara hatta yakın bir seviyeye gelebilir, kişi başına gelirimiz 17 bin doların üzerinde" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Elazığ’a geldi. İlk olarak Elazığ Valiliği’ni ziyaret eden Yılmaz, Vali Numan Hatipoğlu ve ilgili kurum amirleri tarafından karşılandı. Valilik makamında gerçekleştirilen görüşmede, kentte devam eden kamu yatırımları, ekonomik gelişmeler ve sosyal projeler ele alındı. Ayrıca, toplantıda Yılmaz, bölgedeki inşaat ve altyapı çalışmalarının detaylarını paylaşarak, sosyal konut projeleri ve enerji yatırımlarına vurgu yaptı. Katılımcılara, bölgedeki ekonomik destek ve yatırımlar hakkında da bilgi verildi. Elazığ’daki buluşmada sanayi, enerji, lojistik ve insan kaynakları alanındaki öncelikleri anlatan Yılmaz, "Bugün Malatya’daydım, Malatya malum çok büyük bir yıkım yaşamıştı. Gerçekten kısa bir sürede muazzam bir inşaat çalışması yapılmış, bir kez daha görmüş oldum yerinde. Daha önce Hatay’a gitmiştim, Osmaniye’ye, değişik illere gittiğimizde de bunu görüyoruz. Tarihimizin en büyük afetini yaşadık, asrın afeti diyoruz ve bunu da tarihimizin en büyük dayanışmalarından biriyle aşıyoruz. Yerelde valilerimiz, belediye başkanları, yerel yöneticiler, meslek kuruluşları, sivil toplum, merkezi idare olarak da bizler bu ağır yükün altından kalkıyoruz. 455 bin hak sahibine anahtarları teslim edildi, bu kolay bir iş değil, 3 yıllık bir süreçte. Dünyada bunu yapan başka bir ülke var mı ben bilmiyorum doğrusu. Dünyada afetler sonrası bu kadar geniş bir alanda, bu kadar büyük bir inşaat çalışması yapıp, vatandaşa da çok düşük bir bedelle bunu sağlayan başka bir devlet yok. O yüzden Türkiye Cumhuriyeti Devleti’yle gurur duyuyoruz. Bu müşrik anlayış, vatandaştan yana, vatandaşı şefkatle kucaklayan anlayışa liderlik yapan Sayın Cumhurbaşkanımıza iradesiyle, liderliğiyle bütün bunlara öncülük yapan Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz, aynı şekilde bakanlarımıza, özellikle Çevre Şehircilik Bakanlığımız başta olmak üzere çok çok teşekkür ediyoruz. Kolay değil bu işler, iş yapan bilir, laf eden değil de iş yapan bilir. En küçük bir yer yapayım deseniz ne kadar vakit alır, sıkıntı doğurur. Koca bir bölge yeniden inşa edilir. 90 milyar doların üzerinde şu bugüne kadar bir maliyeti ödemiş durumdayız, finans maliyetini de saymıyorum, yani bu ekstra bir maliyet. Bunu yapabilmek için hazinemiz ister istemez borçlandı, daha fazla kaynak kullanmak durumunda kaldı, bunun bir de finans maliyeti var, onu da saymıyoruz, 90 milyar doların üzerinde bir kaynak harcandı, sadece konutlar inşa edilmedi, yollar yapıldı, tüneller, köprüler inşa edildi, şehirlerin altyapıları, arıtma tesisleri yapıldı, hastaneler, okullar, organize sanayi bölgeleri, küçük sanayi siteleri inşa edildi, alt yapısıyla üst yapısıyla komple bir bölge ayağa kaldırılmış oldu. Ve bu sene Allah’ın izniyle bu çalışmalar tamamlanmış olacak, bu sene yine bütçemizde beklediğimiz ödeneğimiz var, ondan sonrası biraz daha ufak tefek eksiklerin tamamlanması şeklinde gidecek, çok şükür bugünleri gördük gerçekten, tekrar emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" dedi. Elazığ’ın kalkınma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, "Elazığ’ımız da bu depremde yıkım yaşayan illerimizden biri oldu. Bu vesileyle tüm vefat edenlerimizi de Allah’tan rahmet diliyoruz. Her zaman altını çiziyoruz, deprem öncesi yapılan bir birimlik harcama, deprem sonrası yedi birimlik bir maliyete denk geliyor, yani bu afeti yaşamadan riskleri ortadan kaldırıcı tedbirler aldığınızda çok daha düşük maliyetlerle bu süreçleri yönetiyorsunuz. Bu çerçevede de kentsel dönüşümün Türkiye’de bir güç değil, bir zorunluluk olduğunu, hayatın tabiatının bir zorunluluğu olduğunu buradan vurgulamak istiyorum. Bununla ilgili geçmiş dönemde yeni yasal düzenleme de yaptık, kolaylaştırıcı bir düzenleme, kentsel dönüşüm başkanlığı kurduk, içinde üç tane genel müdürlük olan büyük bir başkanlık şeklinde bakanlığın içinden çıkarıp ayrı bir kurum haline getirdik ve kurallarını da değiştirdik, mali kaynaklarını çeşitlendirdik. İnşallah önümüzdeki süreçlerde kalan kısımları yatırımlarla ve bu kentsel dönüşümlerin yapılmasıyla risklerini en aza düşürdüğümüz bir şekilde yola devam ederiz. Şehirlerimizin yapması gereken bu, yerel yönetimlerimizin de tabii bunda öncü bir rol olduğunu ifade etmek istiyorum, bir taraftan da ekonomiyle ilgili bir program uyguluyoruz, onu da şöyle özetleyeyim. 2020-2024 dönemi tüm dünya için farklı bir dönem oldu. Pandemiyi yaşadığımız ve pandemi sonrasında etkileri yaşadığımız bir dönem oldu, bütün dünyada ekonomik faaliyet yavaşladı, bütün dünyada devletler daha borçlu hale geldiler, çünkü bir taraftan ekonomi büyüme olmadığı için gelirleri azaldı. Diğer taraftan sosyal harcamaları arttığı için giderleri arttı. Dolayısıyla devletlerin borçlandığı bir dönem yaşandı dünyada, büyüme oranı 2020-2024 döneminde yüzde 2,5 yıllık ortalama dünya büyümesi, ondan önce yüzde 3,5-4 seviyesindeyken son bu beş yılda ortalama yüzde 2,5 büyümüştü dünya. Aynı dönemde biz yüzde 5 büyümüştük, iki katı aşan bir oranda dünya büyümesini, çünkü biz pandemiyi iyi yöneten ülkelerden biri olduk. Kim ne derse desin, herkes daha ekonomik etkilendi. Özellikle tarımda ve sanayide olabildiğince üretimi devam ettiren bir anlayış içinde hareket ettik. Bazı ülkeler, Avrupa özellikle hala bir ekonomik canlılık yakalayabilmiş değil. Bazı ülkeler işte bazı lojistik problemler oluşturuyorlar, belki bir iki ay olumsuz etkileniyor ama yılı kurtarıyoruz. Yılın genelinde bu sene tarım sektöründe çok daha olumlu bir yıl bekliyoruz, geçen yıl maalesef tarım sektörü üç küçüldü. Hem kuraklık yaşadık hem don yaşadık, ikisini aynı sene yaşadık geçen sene. Bunu Elazığ’da her bölgemizde hissettik, hükümet olarak da bazı desteklerle çiftçilerimizin yanında olduk" şeklinde konuştu. Hayata geçirilen ve geçirilmesi planlanan projelerde öncelikli olanlara değinen Yılmaz, "Yine sosyal konut yapmayı destekliyoruz. Van’da da Ankara’da güzel uygulamalar yapılıyor. Bence bu düşünülmesinde fayda var. Trafiği de azaltmış oluyoruz. Vakit kaybı da olmuyor. İşçi çalışan yorulmadan işine ulaşıyor. Üretim alanıyla yaşam alanını olabildiğince yaklaştırmakta fayda var. Üçüncü önceliğimiz enerji. Enerjide yenilenebilir enerji, güneş, rüzgar başta olmak üzere milli, yerli üretimi artırmak istiyoruz. Böylece dışa bağımlılığımızı azaltmak, cari açığımızı düşürdüğümüz gibi içeride enerjiyi sanayide rekabet oluşturucu bir unsur olarak daha fazla değerlendirmeye imkanımız olacak. Sanayicilerimizin özellikle enerjiyle ilgili taleplerini öncelikli değerlendirme konusunda bir politikamız var. Enerji Bakanlığımızla birlikte özellikle öz tüketim dediğimiz kendi ihtiyacı için enerji üreten sanayilere daha fazla destek olmak istiyoruz. Bir diğer politikamız lojistik. Lojistik de çok önemli. Burada da demir yollarımızı genişletmiş durumdayız. Bir taraftan da elektrifikasyon, sinyalizasyon projeleri yürütüyoruz. Fakat bu sene 1 milyar TL kadar daha buraya para harcıyoruz. Burada da temel yaklaşımımız üretim sahalarını limanlara demir yoluyla bağlamak. Böylece lojistik maliyetlerini düşürmek, özel sektörün rekabet gücünü artırmak. Bir diğer öncelikli alanımız insan kaynakları. Orada da her şeyin başı insan diyoruz. Mesleki eğitimle yeni iş modelleri geliştirerek, yeni teknolojilerin gerektirdiği, kadınların, gençlerin daha fazla iş gücüne katılım sağlayacağı modeller geliştirerek iş gücü piyasalarımızı geliştirmek, insan kaynağımızı daha büyük bir şekilde değerlendirmek istiyoruz" diye konuştu. Türkiye’nin geçtiğimiz sene milli gelirinin 1.6 trilyon dolara yakın seviyeye çıktığını belirten Yılmaz, "Geçtiğimiz sene yağışın az olması gıda üretimini olumsuz etkiledi, hidroelektrik üretimini olumsuz etkiledi ama sonuçta bu sene olağanüstü demiyorum. Normal bir tarım yılı yaşarsak bu büyümemize olumlu etki edecek, gıda fiyatlarını olumlu etki edecek ve diğer sektörlerimizi de olumlu etkileyecek. Dolayısıyla bu sene tarımda böyle bir tablo var. Hizmet sektörlerine gelecek olursak, hizmetlerde Türkiye gayet iyi gidiyor. Turizm sektörümüz geçen sene 65 milyar doları aştı. Diğer hizmet ihracatlarıyla birlikte geçen yıl hizmet ihracatımız 122-123 milyar dolarlara kadar yükseldi. Bir taraftan da mal ihracatımız var, o da 373 milyar doları aştı. İkisini topladığınız zaman yani mal ve hizmet ihracatı olarak 396 milyar dolar mal ve hizmet ihraç etmeyi başardık. Dünyadaki talebin kısıtlı olduğu, şartların olumsuz olduğu, bölgemizde birçok savaşın, gerilimin devam ettiği bir ortamda Türkiye bunu başardı. İnşallah bu sene yani 400 milyar doların üstünde bir mal ve hizmet ihracatı hedefliyoruz. Milli gelirimiz henüz netleşmedi ama geçen gün itibariyle 1,5 trilyon doları aştığını tahmin ediyoruz. 1,6 trilyon dolara hatta yakın bir seviyeye gelebilir, kişi başına gelirimiz 17 bin doların üzerinde. Dünyanın 16. büyük ekonomisi oldu. Türkiye geçen yıl, satın alma gücü paritesiyle de 11. büyük ekonomi oldu. Sanayimize baktığınızda genel tablo sanayide fena değil, güzel, büyümemiz devam ediyor. İhracatımız devam ediyor ama alt sektörlerine baktığımızda bazı sektörlerde sorun görüyoruz. Teknolojisi daha yoğun, savunma sanayindeki sektörlerimiz çok iyi gidiyor. Savunma ihracatımız 10 milyar doları aştı. Orta teknoloji, yüksek teknolojili sektörler iyi gidiyor, büyümesi, ihracatı ama teknoloji düzeyi daha düşük, emek yoğun sektörlerimiz bazı sıkıntılar yaşıyor, onu da görüyoruz, onun da farkındayız ve ona dönük olarak da tedbirler geliştiriyoruz. Genel politikamızı şöyle özetleyebilirim, makro olarak finansal istikrarımızı güçlendirip faizlerin ve enflasyonun aşağıya indiği bir ortamda kalıcı bir şekilde genel finansal koşulları iyileştiriyoruz, bu genel politikamız"ifadelerini kullandı. Finansal yaklaşımlar geliştirdiklerini ve bunun da olumlu etkilerini gördüklerini dile getiren Yılmaz, "Bunun içinde de daha özel alanlara spesifik dediğimiz, seçici dediğimiz finansal yaklaşımlar geliştiriyoruz, mesela esnafımıza yüzde 7 faizli bir finansman sağlıyoruz. Çiftçimizin faizinin yüzde 70’ini hazine ödüyor. İhracatçımız genel faizlerle borçlanmıyor, biz 23-24ler civarında şu an izlediğimiz kredilerle borçlanıyor. Yüksek teknoloji yatırımı yaptığımızda belli bir ölçekte, YTAK dediğimiz bir program var. 10 yıl vadeli, 2 yılı geri ödemesiz, düşük bir faizle destek oluyoruz. Buna benzer bu genel iyileşmeyi beklemeden özel alanlarda da adımlar atıyoruz. Bu çerçevede emek yoğun sektörlerle ilgili son dönemde 3 tane önemli adım attık, birincisi geçen yıl emek yoğun KOBİ sektör diyelim, tekstil, konfeksiyon, mobilya, deri gibi sektörler, buralarda geçen yıl istihdamını koruyan KOBİ’lere 2 bin 500 lira destek vermiştik. Şimdi bu sene bu desteği 3 bin 500’e çıkardık ve konfeksiyon, mobilya dışında olanları da dahil ettik. Tekstil, konfeksiyon ölçeğinde olursa olsun büyük küçük bütün şirketlere istihdamlarını korumaları şartıyla kişi başı 3 bin 500 lira destek veriyoruz. Bu birinci tedbirimiz. İkincisi son dönemlerde Çalışma Bakanlığımızla Sanayi Bakanlığımız güzel bir program geliştirdi. 100 milyar liralık bir paket oluşturdular, yine istihdamını koruyan KOBİ’lere, hassas sektörlere, işletmelere düşük faizli ve kredi garanti fonuyla desteklenmiş bir kredi paketini hayata geçiriyoruz, finansal erişimini bu sektörlerin güçlendirici bir politika izliyoruz. Bir diğer önemli inisiyatifimiz ise İŞKUR tarafından ortaya konan, Sayın Cumhurbaşkanımızın da geçtiğimiz günlerde ilan ettiği GÜÇ dediğimiz program, gençlerin üretime katılım çağrısı. Bu GÜÇ programında birçok başlık var ama en önemli başlığı söyleyeceğim sadece, bu imalat sanayini çok ilgilendiren bir başlık, şimdi gençlerimiz iş arıyorlar, doğal olarak işletmeler de diyor ki tecrübem var diyor, tecrübem yok diyorsa şansını kaybedebiliyor, biz de gençlerin iş gücü piyasasına tecrübeli girişini desteklemek amacıyla yeni bir program geliştirdik. 18-25 yaş arasındaki genç bir işletme tarafından istihdam edilirse 6 ay boyunca asgari ücret düzeyinde maaşını ödeyeceğiz, işçi primini, işveren primini biz ödeyeceğiz, yani işletmeye bir maliyet gelmeyecek. Gencimiz de bir tecrübe edinme imkanı bulmuş olacak, böyle bir programla da emek yoğun özellikle imalat sanayinin güçleneceğine inanıyoruz" diye kaydetti. Merkez bankasının rezervlerinin 200 milyar doları aştığını belirten Yılmaz, "Başka tedbirlerimizle buna devam ediyoruz, finansal tarafta da çok şükür Merkez Bankamızın rezervleri 200 milyar doları aşmış durumda. CDS dediğimiz ülke risk primi 200’lere yakın seviyelerde düşmüş vaziyette. Cari açığımız yüzde 1,6. dünyada borçluluk yükselirken depreme rağmen, birçok harcamaya rağmen Türkiye’de kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 25’lerde oldukça düşük. Avrupa’da yüzde 80’in üzerinde, dünyada büyük bir borçluluk var, biz çok şükür borçlu bir ülke değiliz, halkımız da çok borçlu değil, şirketlerimiz de değil. Geçici nakit problemleri yaşanabiliyor bu ayrı bir mesele ama stok olarak baktığımızda böyle yüksek borçlu bir ülke değiliz. Bu da önümüzdeki dönem en şanslı olduğumuz noktalardan bir tanesi. Önümüzdeki dönem inşallah para ve maliye politikalarımızı kararlılıkla uygulayıp bunları arz yönlü politikalarla da birleştirerek yolumuza devam edeceğiz. Arz yönlü politikalar derken de 5 alan bizim için önceliklidir. Birincisi gıda, gıda üretimini artırmak istiyoruz. Sulamaları bu çerçevede önceliklendirmiş durumdayız. Özellikle de tarla içi sulamaları, hayvancılıkta, gıdada üretimi artırmak istiyoruz. İkincisi konut, sosyal konut, sosyal konut için yeni bir kampanya başlattık. Hem konut fiyatları düşsün hem kiralar düşsün diye yapıyoruz bunu, iki artı bir, üç oda bir salon bu sefer, tasarruf ekonomisiyle hareket ediyoruz, israf ekonomisiyle bakmıyoruz. Maalesef aile yapılarına baktığımızda çocuk sayıları da düştü. Türkiye’de ortalama 3’e indi hane büyüklüğü, dolayısıyla üç artı bir son derece iyi planlanmış sosyal konutlarla, enerjisini iyi kullanan, depreme dayanıklı, işçiliği iyi yapılmış konutlarla bir sosyal konut seferberliği yapıyoruz. Yani bir taraftan disiplinli para ve maliye politikaları uygulamaları, bir taraftan da altyapıyı geliştireceğimiz bu politikalarla çok daha güçlü hale geleceğiz. 2026 daha iyi bir yıl olacak" diye konuştu. Toplantı daha sonra basına kapalı olarak gerçekleştirildi.
27 Şubat 2026 Cuma - 23:55
Bakan Işıkhan ve Bakan Göktaş, Darülaceze sakinleriyle iftarda buluştu
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri’nde düzenlenen ’Çınarlarımızla Vefa İftarı’ programına katıldı. İstanbul Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri’nde "Çınarlarımızla Vefa İftarı" programına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Darülaceze sakinleri katıldı. Bakanlar, buradaki vatandaşlarla aynı sofrada buluştu. Darülaceze’yi kurarak geçmişten bugüne kimsesizleri yuvaya kavuşturan 2. Abdülhamid Han’ı yad eden Bakan Işıkhan, "SGK bütçesinin güçlenmesi emeklilerimize daha iyi imkanlar sunabilmenin en sağlam zeminini oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde emeklilerimizin hayat standartlarını yükseltecek ve onların refahını artıracak adımları atacağız. Sosyal güvenlik gelirlerinin giderleri karşılama oranı yüzde 100,64’e, prim gelirlerinin giderlerini karşılama oranımız ise yaklaşık yüzde 80 seviyesine yükselmiş durumdadır. SGK bütçesinin güçlenmesi emeklilerimize yakın zaman içinde daha iyi imkanlar sunabilmenin, onların refah seviyesini kısa zamanda daha yukarıya taşıyabilmenin en sağlam zeminini oluşturuyor. İşte bu güçlü zemin sayesinde, önümüzdeki dönemde emeklilerimizin hayat standartlarını yükseltecek ve onların refahını artıracak adımları atacağız" diye konuştu. Vatandaşların refahını artırmak için birçok adım attıklarını belirten Bakan Işıkhan, "Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın talimatıyla ilk kez kanser ilaçlarını geri ödeme kapsamına aldık. Yurt dışından ilaç teminine yönelik düzenlemeleri hayata geçirdik. İlaç rapor sürelerini uzattık, aile hekimlerimizin yazabileceği ilaç sayısını artırdık. Her bir düzenlememizin merkezine insanı koyarak, ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.’ diyerek 7’den 70’e tüm vatandaşlarımızın güvencesi ve sığınağı olmaya devam edeceğimizi ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Darülaceze’nin devletin güvenli bir limanı olduğunu söyleyen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bu mübarek günlerin milletimize, İslam alemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Bizi şefkatiyle saran, duasıyla yolumuzu aydınlatan değerli büyüklerimizin ellerinden öpüyorum. Devletimizin kimseyi yalnız bırakmadığının en kıymetli göstergesi olan Darülaceze, ihtiyaç sahibine önce ’hoş geldin’ diyen koşulsuz bir şefkat kapısıdır. Darülaceze hiçbir ayrım gözetmeden herkese aile sıcaklığını sunan güvenli bir limandır. Barınmadan sağlığa, eğitimden sosyal desteğe kadar geniş bir hizmet ağı bulunuyor. Dünyada bir eşi ve benzeri olmayan bu hayır kurumunu modern imkanlarla güçlendirerek hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Bugün Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri; geniş yaşam alanları, rehabilitasyon merkezleri, hasta poliklinikleri, çocuk yuvası ve atölyeleriyle örnek bir yaşam modeli sunuyor. Avrupa’nın en büyüğü ve ödüllü bu kurumumuzla 130 yıllık köklü sosyal hizmet geleneğimizi büyük bir özveriyle sürdürüyoruz. Türkiye’nin ilk resmi Alzheimer ve Demans Bakım Merkezi’nde özel ihtiyaçlara yönelik sağlık, rehabilitasyon ve sosyal destek hizmetleri sunuyoruz. Ayrıca geçtiğimiz yıl ilk öğrencilerini kabul eden Arnavutköy Darülaceze Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ile yaşlı ve engelli bakımı alanında nitelikli insan kaynağının yetişmesini sağlıyoruz. Düzenlememiz yürürlüğe girdiğinde, Darülaceze’nin bakım tecrübesini İstanbul’dan bütün Türkiye’ye, ardından inşallah dünyaya yaygınlaştıracağız. Darülaceze, sosyal devlet vizyonumuzun en seçkin örneklerinden biri olarak güven ve huzur veren bir yuva olmaya devam edecek" diye konuştu.
27 Şubat 2026 Cuma - 23:54
TBMM Başkanı Kurtulmuş STK’lar için düzenlenen iftar programına katıldı
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, STK’lar için düzenlenen iftar programı kapsamında "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Terör örgütlerinin kendini feshi ve silahların bırakılma sürecinin barış ve kardeşlik içerinde yürütülmesinin önemine dikkat çeken Kurtulmuş, "Bu süreçte şehitlerimizin ruhuna zarar verecek, ailelerini tedirgin edecek ve onların beğenmeyeceği hiçbir şey bu süreçte gündeme gelmemiş; bundan sonra da gelmeyecektir" dedi.Olağan üstü şartlar altında bir dönemde olduğunu belirten Kurtulmuş, "Özellikle önümüzdeki dönemde Türkiye’nin toplumsal dayanışmasının arttırılması, güçlendirilmesi, Türkiye’nin Allah’a çok şükür bölgesinde yıldız bir ülke olarak yükselişe geçtiği bu dönemin şartlarına uygun bir şekilde STK’larımızın da çalışmalarını artırarak sürdürmesini temenni ediyorum. Bölgemizin ve dünyanın olağanüstü şartlar altında olduğu bir dönemdeyiz. Bu dönemde, böyle bir dünyada ve hemen hemen böyle bir coğrafyada bizim Türkiye olarak güçlü olmaktan başka hiçbir şansımız yoktur. Dolayısıyla bizim güçlü olmamız ve bu çerçevede kendimizi, kendi geleceğimizi daha sağlam bir şekilde sürdürme mecburiyetimiz vardır. Bu çerçevede uzunca bir süredir devam ettiğimiz, ilk olarak 2024 yılının Ağustos ayında Sayın Cumhurbaşkanımızın dile getirdiği ve ardından Meclis açılış töreninde gündeme getirdiği Türkiye’nin iç kalesini tahkim etme meselesi, Türk siyasetinin en önemli meselelerinden biri haline gelmiştir. Hemen ardından Sayın Devlet Bahçeli’nin DEM Partisi grubuyla temas etmesi ve arkasından dile getirdiği açılımlarla birlikte Türkiye, "Terörsüz Türkiye’yi inşa etme noktasında önemli adımlar atmıştır" diye konuştu.Çözüm sürecine değinen Kurtulmuş, "Geçtiğimiz sene 27 Şubat’ta İmralı silahları bırakacağını; örgütü feshedeceğini ve bunun da dönemin gereği olduğunu ilan eden bir açıklama yapmıştı. Bu açıklamasında özellikle örgütün kuruluşuna neden olan, ideolojik yapının çöktüğü ve Türkiye’de artık silahlı mücadele döneminin gereğinin kalmadığını; çünkü ilkel politikaları geride kaldığı için Türkiye’de demokratik bir sürecin açılmasıyla ilgili fikirlerini beyan etmişti. Ardından neredeyse bütün siyasi partiler bu sürece sahip çıkan yaklaşımlarıyla sürecin yürümesi için önemli desteklerde bulundular ve sonunda da Türkiye’de ilk defa siyaset bütünüyle sorumluluk alarak, TBMM çatısı altında dayanışma, kardeşlik ve demokrasi komisyonunun kurulduğu ve 5 Ağustos’ta ilk toplantısını yaptığımız komisyon, verimli görüşmeler sonucunda nihai bir rapor hazırlamış oldu.Daha evvelki dönemlerde bu meselenin çözülebilmesi için rahmetli Demirel, Özal, Erdal İnönü ve Erbakan hoca çeşitli kereler hem de örgütle doğrudan temasların da içinde olduğu bir takım adımlar atmışlar; ama dönemin şartları gereği sürecin ilerletilebilmesi için gerekli imkânlar ortaya çıkmamıştır. Burada herkes üzerine düşeni yapmaya çalıştı ve gayretli bir çalışma ortaya konuldu. 21 toplantı sonunda komisyonun ortak raporu kabul edildi. Bu ortak rapor en başta, toplumumuzun bazı kesimlerinde var olan hangi endişe varsa, hiçbirinin geçerli olmadığını ortaya koyan bir rapordur. Bu raporun inşallah gereğinin yapılması ve Türkiye’nin hızlı bir şekilde bu süreci tamamlaması gerektiği kanaatindeyim" ifadelerine yer verdi.İmralı’dan yapılan ikinci açıklama da örgütün tasfiyesi ve silahların bırakılması hakkında yapılan açıklamanın önemi vurgulayan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Örgütün bütün bileşenlerinin de buradan ilan edilen karara uyması beklenmektedir. Zaten raporun ortak noktalarından birisi de ‘kritik eşik’ olarak tanımladığımız; örgütün feshi ve silahların bırakılmasıyla birlikte gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasıdır. Böylece bundan sonraki süreçte örgütün kendini bütün unsurlarıyla birlikte feshi ve silahların bırakılması temin edilecek ve ardından Türkiye, demokratik standartlarımızın yükseltilmesi için gerekli adımları atarak çok kısa süre içerisinde de 103 yıllık Cumhuriyetimizin 50 yılına mal olmuş olan bu ağır faturanın bedellerini bir daha ödemeyecektir. Rahatlıkla söyleyebilirim ki süreç tamamen siyasetin kontrolündedir.Şehitlerimizin ruhuna zarar verecek, ailelerini tedirgin edecek ve onların beğenmeyeceği hiçbir şey bu süreçte gündme gelmemiş; bundan sonra da gelmeyecektir. Dolayısıyla silahların bırakılması ve örgütün feshiyle birlikte Türkiye 50 yılını verdiği, yaklaşık 2 buçuk trilyon dolar gibi çok ağır bir fatura ödediği, on binlerce canın kaybedildiği, çok büyük tedirginlikler yaşadığı ve şehirlerin baskı altında kaldığı o karanlık dönemi geride bırakacaktır. Türkiye’nin bu terör meselesinden kurtulması ve demokratik standartları yüksek; barışın kardeşliği ve toplumsal dayanışmanın artırılmasıyla birlikte her alandaki duruşu ve yürüyüşü çok daha hızlanacak ve güçlenecektir. Ümit ediyorum Türkiye’deki bu gelişmelerle birlikte bölgemizdeki tüm ülkelerde terör tahdidinin ortadan kalkacağını ve huzurun, barışın ve kardeşliğin hakim olacağını hep birlikte göreceğiz" dedi.Suriye’deki devrimden sonra ortaya çıkan gelişmelerin Türkiye’deki bu süreci olumlu etkilediğini ifade eden Kurtulmuş sözlerini şöyle sürdürdü: "Çok şükür devrimin ilk gününden itibaren taraflara tavsiyemiz Suriye’nin toprak bütünlüğünün bozulmaması, Suriye’deki terör örgütlerinin varlığının sona erdirilmesi ve terör örgütlerinin devletin güvenlik birimleri içerisinde entegrasyonunun sağlanmasıydı. Son olarak da Suriye’de gerçek bir devlet yapısının ortaya çıkarılması, güçlendirilmesi ve Suriye’nin ekonomik ve siyasi bakımdan tahkim edilmesiydi.Dünyanın bütün güçlerinin gözünü dikip baktığı ve medeniyetlerin beşiği olan bu coğrafyada inşallah Türkiye dostlarıyla birlikte doğru istikamette yürüyüşüne devam edecek ve inşallah bugün konuştuğumuz sorunların tamamını tasfiye edecek bir güce ve kararlılığa sahip olacaktır.Hep söylediğimiz şey şudur: Türk’ün onurunu ve gururunu korumayan hiçbir söz aslında birliği, beraberliği ve kardeşliği sağlamaz. Bu ülkede yaşayan Kürtler kendilerine her alanda fırsatların eşit olarak verildiği insanlar olduklarını kalben hissedecek ve ona göre hareket edeceklerdir. Ülkenin çoğunluğunu oluşturan Türkler de bütün bu demokratikleşme ve barış süreci içerisinde ülkenin bölünmeyeceğinden, parçalanmayacağından ve kan kaybetmeyeceğinden emin bir şekilde yer alacaklar"İmralı’dan yapılan açıklamanın ardından sürecin daha hızlı ve daha yapıcı bir şekilde devam etmesini ümidinde bulunan başkan Kurtulmuş, "Örgütün bir an evvel silahları bütünüyle bırakmasının ve artık terörün T’sinden bile konuşmadığımız bir Türkiye ve bölge için çabaların ortaya konulması, bu sürecin en önemli gerekliliklerinden birisidir. Her türlü tedirginliğe ve acabaların ortaya çıkmasına; hatta ve hatta bazı çevrelerin kasıtlı olarak dezenformasyonlarına rağmen süreç çok şükür oldukça olumlu bir şekilde yürümüş ve halkımızın büyük bir bölümü bu sürece destek vermiştir. Bu coğrafyanın insanları olarak araya kimseyi sokmadan, elin oğlunun araya girip şeytanlaşmasına müsaade etmeden inşallah bu barış ve kardeşlik sürecini en iyi şekilde değerlendirecek ve sonuç alacağız. Hepinize bu konudaki desteklerinizden dolayı çok teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi.Program daha sonra STK temsilcilerinin soru cevapları ile devam etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder